Theses supervised by Prof. Dr. Sefer Ada

48 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Pendik bölgesinde görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleki kıdem, branş, okul türü, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısı, okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik durumu, çalışma ortamından memnuniyet durumu, üstlerinden takdir görme durumu, mesleki açıdan verim düzeyini değerlendirme, mesleği isteyerek yapma durumu ve mesleki açıdan manevi doyumu değerlendirme değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla yapılmış betimsel bir araştırmadır.Bu araştırmanın evrenini, İstanbul ili Pendik ilçesi sınırları içerisinde bulunan 67 ilköğretim ve 18 ortaöğretim kurumunda görevli 4048 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemine, random tekniği ile Pendik ilçesinde görevli öğretmenler?Küme Örnekleme? yöntemi ile seçilmiştir. Örneklem, ilköğretim okullarında görev yapan 270 öğretmen ve ortaöğretim okullarında görev yapan 134 öğretmen olmak üzere toplam 404 kişidir.Araştırmada, veriler, iki bölümden oluşan bir anket (Ek-I) aracılığı ile toplanmıştır. Anketin ilk bölümü araştırmacı tarafından geliştirilen, ankete katılan öğretmenlerin kişisel bilgilerinin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu' dur. Anketin ikinci bölümünde ise öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini ölçmek üzere Maslach Tükenmişlik Envanteri (Maslach Burnout Invertory) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 13,0 programından yararlanılmıştır. Araştırma için frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( x ), t testi ve tek yönlü varyans analizi (F) hesaplanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; yaş, medeni durum, mezuniyet durumu, mesleki kıdem, branş, sınıflardaki öğrenci sayısı, çevrenin sosyo-ekonomik durumu, çalışılan ortamdan memnuniyet, üstlerinden takdir görme, mesleğini isteyerek yapma, işinden manevi doyum alma durumu, meslekte verimlilik, öğretmenlerde tükenmişlik düzeylerini artıran değişkenlerdir. Cinsiyet, çalışılan okul türü, tükenmişliği önemli ölçüde etkileyen bir faktör değildir.Anahtar Sözcükler: Tükenmişlik, kişisel başarı, duyarsızlaşma, duygusal tükenme

Tükenmişlik düzeyi
Tarık Özcan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk toplumunun eğitim anlayışına Tanzimat'ın getirdiği yenilikler

Tarihte yaşanan olaylar ve gelişmeler, yarın huzurlu ve refah içinde yaşamak isteyen toplumlarca mutluluk yapıtaşları olarak kullanılmışlardır. Tarih bilinci oluşmuş milletlerde geleceğe güvenle bakmak için, geçmişi iyi anlamak temel felsefe olmuştur.Türk toplumunun tarihinde de Hattı Hümayun'un ilanı ile başlayan sürecin, bir dönüm noktası olması umutlarıyla çaba harcanmış, bu çabalar eğitim süreci için de gösterilmiştir. Bu sebeple ?Türk Toplumunun Eğitim Anlayışına Tanzimat'ın Getirdiği Yenilikler? adı altında yapılan çalışmada, Tanzimat Fermanı'yla başlayan yeni dönemde eğitim alanındaki değişim ve gelişmeler incelenmiş, bugüne katkıları tartışılmıştır.Tanzimat Dönemi'nde bugün için temel teşkil eden siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda yenilikler getirilmeye çalışılmış ancak gerek devletin ekonomik problemleri, gerek farklı sosyal yapıların varlığı, gerekse uygulama aşamasındaki insan kaynağı eksikliği, yenilik hareketinin başarı şansını azaltmıştır. O gün çökmekte olan devletin yaralarına merhem olamamış, ancak uygulamalar bugün için temel teşkil etmiştir.Bütün yaşanan bu olaylara rağmen, yenilik ihtiyacının farkına varılmış olması önemlidir. Çünkü problemin çözümü, problemin belirlenmesiyle başlayan bir döngüdür. O dönemde problemlerin çözümü için atılan adımlar bugüne kadar etkisini sürdürmüştür.

Eğitim sistemiTanzimat
Gökhan Hamdi Akdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devletinin yükselme döneminde Enderun Saray Okulun'un yeri ve önemi

Devletler eğitim sistemlerini oluştururken hiç kuşkusuz geçmişin birikimlerini gözden geçirirler. Eğitim sistemimize ait müfredatlar oluşturulurken de eğitim tarihimiz içerisindeki benzer uygulamaları bir kez daha göz önünde bulundurmak zorundayız.Bireysel farklılıkların önemini fark eden Osmanlı devleti küçük yaşlarda devşirmiş olduğu çocukları öncelikle Türk ailelerin yanında yetiştirerek kültürel değerlerimizi onlara aşılamaya çalışmış ve sonra bunlar içerisinden zeki olanları belirli usuller çerçevesinde sarayda bulunan okul içerisinde tamamen liyakat esasıyla yetirerek Osmanlı toplumuna sadık birer birey haline getirmiştir.I.Murat zamanında temelleri atılan Fatih Sultan Mehmet zamanında asli hüviyetine kavuşan Enderun mektebinin Osmanlı devletinin yükselme döneminde sistemleşmesinden hareketle ?Osmanlı Devletinin Yükselme Döneminde Enderun Saray Okulu'nun Yeri ve Önemi? konulu çalışmayı tez konusu olarak seçip bu dönem ile ilgili yazılan kitap ve dergilerde yer alan makalelerden hareketle tezimizi hazırlamaya çalıştık. Bu tez çalışmasında Enderun'un işleyişini ele alıp inceleyerek Osmanlı devletinin yükselme dönemindeki fonksiyonunu ifade etmeye çalıştık.Osmanlının yükselme dönemi içerisinde Enderun saray mektebi, uygulamış olduğu eğitim ve disiplin anlayışıyla devletine son derece sadık devlet personelleri yetiştirerek Osmanlı devletinin hem merkez teşkilatının hem de taşra teşkilatının oldukça güçlenmesine zemin hazırlamış devşirmeler sayesinde Balkanlarda yer alan insanların sevgisine mazhar olmuştur.

Eğitim tarihiEğitim yüksekokulları
Murat Oğuz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin okuldaki disiplin yaklaşımları

Bu araştırma, öğretmenlere göre, ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin, disiplin sorunlarıyla ilgili tutumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Verilerin toplanmasında nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul İli, Fatih İlçe sınırları içerisinde bulunan, 10 adet ilköğretim okulunda okulda görev yapan 150, sınıf ve branş öğretmen üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin 64'ü bay, 86'sı bayan, 76'sı sınıf öğretmeni, 74'ü ise branş öğretmenidir. Öğretmenlerin çoğu lisans (%75.3) ve eğitim fakültesi (%68) mezunudur. Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ?disiplin sorunları tutum ölçeği? ve ?sosyo-demografik bilgi anket formu? kullanılmıştır. Disiplin sorunları tutum ölçeği, 20 maddeden oluşmaktadır. Ölçek tek boyutlu bir yapı göstermekte olup, cronbach-alfa katsayısı .90'dır. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 20, en yüksek ise 100'dür. Yüksek puan olumlu tutumu ifade etmektedir. Verilerin analizinde yüzde ve sıklık dağılımları, ayrıca değişkenlerin karşılaştırılmasında, bağımsız gruplarda t testi, ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılmıştır. Veriler SPSS 11.5 istatistik paket programı aracılığıyla yapılmıştır.Öğretmenlerin, ?Disiplin Sorunları Tutum Ölçeği? nden aldıkları puan ortalaması 72.3'dür. Öğretmenler genel olarak okul yöneticilerinin disiplin yaklaşımlarına ilişkin olumlu tutum içerisindedir. Öğretmenlerin, yöneticilerin disiplin yaklaşımlarına karşı tutumları, cinsiyete, branşa, mesleki kıdeme, mezun olunan fakülteye, hizmet içi eğitim alıp almamaya, yöneticilik, temel eğitim ve branş eğitimi seminerleri alıp almamaya göre değişmemektedir (p>0.05). Öğretmenlerin, yöneticilerin disiplin yaklaşımlarına karşı tutumları yaşa göre değişmektedir (p<0.05). 36-40 yaş arası öğretmenler diğerlerine göre daha olumsuz tutum içersindedir.Sonuç olarak, öğretmenler genel olarak yöneticilerinin yöneticilik uygulamalarına olumlu bakmaktadır.

Hatice Özden Özcan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin, transaksiyonel analiz kuramı çerçevesinde, birbirlerinde gözlemledikleri ve birbirlerinde bekledikleri ego durumlarının karşılaştırılması

Planlanan bu araştırmada genel amaç; özel ilköğretim ve lise yöneticilerinin ve öğretmenlerinin birbirlerinde algıladıkları ego durumları ile birbirlerinde bekledikleri ego durumları arasındaki farklıkları incelemektir.Araştırma, özel okul yönetici ve öğretmenlerinin cinsiyeti, çalıştıkları okul türü, meslekteki görev süreleri ve çalıştığı kurumdaki görev süreleri ile ego durumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını test etmek üzere ilişkisel tarama modeline göre hazırlanmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli'nin Anadolu Yakası'nda yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel ilköğretim ve liselerinde görev yapan okul müdürleri, okul müdür yardımcıları ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma bu genel evren içinden seçilen 11 özel okul örneklemi üzerinde sınanmıştır. Çalışmanın gerçekleştirildiği özel ilköğretim ve özel liseleri, Kartal, Kadıköy, Ümraniye, Maltepe, Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri listesinden tesadüfi örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma grubunu 2007-2008 Eğitim Öğretim yılında görev yapmakta olan 205' i bayan 55'i erkek öğretmen olmak üzere toplam 260 öğretmen ve 35'i kadın ve 40' ı erkek toplam 75 yönetici oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama araçları olarak bir ölçek ve bu ölçekte yer alan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğretmenlere, algıladıkları yöneticilere ait ego durumlarını belirlemek amacıyla ?Ego Durumları Ölçeği (EDÖ)? ve ideallerindeki yöneticilere ait ego durumlarını belirlemek amacıyla ?Ego Durumları Ölçeği(EDÖ)? kullanılmıştır (Ek3-Ek4). Aynı ölçek yöneticilere, algıladıkları ve ideallerindeki öğretmenler için uygulanmıştır (Ek1-Ek2).Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri SPSS for Windows 15.00 versiyonu kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada veri türlerine göre; ilişkisiz grup t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskall Wallis testi kullanılmıştır. Anova ve Kruskall Walliste anlamlı fark çıktığında ikili gruplar arasındaki farklılığı saptamak üzere tamamlayıcı hesaplardan Scheffe testi, Benferonni Düzeltmeli Mann Whitney U testi kullanılmıştır. İstatistiklerin manidarlıkları .05 ve .001 olarak kabul edilmiş ve değerlerin bunlardan küçük olması anlamlılık olarak değerlendirilmiştir.Sonuçta; öğretmenlerin, gerek halihazırda gözlemledikleri gerekse idealize ettikleri okul müdürlerini değerlendirmelerinde, cinsiyet değişkeninin, ideal müdür DÇ (Doğal Çocuk) ego durumu dışında farklılık yaratan bir değişken olmadığı görülmüştür. Aynı durum, okul müdür yardımcılarını değerlendirmede de söz konusudur.Öğretmenlerin, gözlemlenen okul müdürünü değerlendirmelerinde, görev yaptıkları okul türünün, farklılık yaratan bir değişken olmadığı, ancak ideal müdür ve yardımcılarını değerlendirmede, Eleştirel Ana baba, Yetişkin ve Doğal Çocuk ego durumları bakımından anlamlı farklılık yaratan bir değişken olduğu görülmüştür.Öğretmenlerin, gerek gözlemlenen gerekse idealize edilen okul müdür yardımcılarını değerlendirmelerinde ise, okul türünün anlamlı farklılıklar yaratan bir değişken olduğu görülmüştür.Öğretmenlerin, hem gözlemlenen hem de idealize edilen bakımından, gerek okul müdürlerini gerekse müdür yardımcılarını değerlendirmelerinde, çalıştıkları kurumdaki görev sürelerinin de meslekteki görev sürelerinin de anlamlı fark yaratacak bir değişken olmadığı görülmüştür.Okul yöneticilerinin öğretmenleri değerlendirmeleriyle ilgili sonuçları bakıldığında ise; okul yöneticilerinin cinsiyetlerinin, öğretmenleri değerlendirmede anlamlı farklılıklar yaratan bir etmen olmadığı görülmüştür.Okul yöneticilerinin görev yaptıkları okul türünün, öğretmenleri değerlendirmede anlamlı farklılıklar ortaya koyan bir değişken olduğu görülmüştür.Son olarak da okul yöneticilerinin, gerek çalıştıkları kurumdaki görev sürelerinin gerekse meslekteki görev sürelerinin, öğretmenleri değerlendirmede anlamlı farklılıklar yaratacak bir etmen olmadığı görülmüştür.

Hayriye Özerk
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Özel ve devlet okulu yöneticilerinin liderlik davranışlarının öğretmen görüşlerine göre karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı özel ve devlet okulu yöneticilerinin liderlik davranışlarının öğretmen görüşlerine göre karşılaştırılmasıdır. Değişen dünya düzeninde ayakta kalabilmek için bilgiyi depolayan değil bilgiye ulaşabilen ve etkin olarak kullanabilen bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Çünkü bütün sektörlere eğitim kurumları bireyler yetiştiriyor. ?Özel ve Devlet Okulu Yöneticilerinin Liderlik Davranışlarının Öğretmen Görüşlerine Göre Karşılaştırılması? adlı çalışmada Liderlik (Liderlik Kavramı, Sürekli İyileştirme, Ekip Çalışması, İletişim ve İşbirliği, Topyekün Değişim, Yenilik ve İyileştirme, Eğitim ve İşgücü), Liderliğin Önemi, Liderin Görevleri, Liderliğin Özellikleri, Liderliğin Zorlukları ve Çözümleri, Liderlik Yeterlikleri (Özbilinç, Özyönetim, Sosyal Bilinç, İlişki Yönetimi), Liderlerin Güç Kaynakları (Yasal Güç, Ödül Gücü, Zorlayıcı Güç, Uzmanlık Gücü, Karizmatik Güç), Önemli Dört Liderlik Stili (Yönlendirici Liderlik Stili, Koçluk, Katılımcı Liderlik, Yetki Devredici Liderlik), Temel Liderlik Kuramları (Özellik Kuramları, Davranışsal Kuramlari, Durumsallık Kuramları (Yol Amaç Kuramı, Fielder' in Durumsallık Kuramı, Vroom ve Yetton'un Normatif Kuramı, Hersey ve Blanchard'ın Durumsal Liderlik Kuramı, Reddin'in Üç Boyutlu Liderlik Kuramı), Modern Yaklaşımlar (Dönüşümcü (Transformasyonel) Liderlik, Transaksiyonel (Sürdürümcü) Lider), Yönetim ve Liderlik (Yönetim Kavramı, Liderin Yönetimdeki Önemi, Yöneticilik ve Liderlik, Yönetici ve Lider Arasındaki Farklar), Eğitim Yönetim Süreçleri (Karar, Plânlama, Örgütlenme, İletişim, Etkileme, Koordinasyon, Değerlendirme), Eğitimde Liderlik (Eğitimsel liderlik, Eğitim Liderinin Yetisi), Öğretimsel Liderlik, Etkili Öğretimsel Liderlik Araştırmalarında Dört Önemli Boyut (Okulu Geliştirmeye Yönelik Planlama, Program Geliştirme, Personel Geliştirme, Okulu Değerlendirme), Okul Yöneticiliği ve Öğretimse Liderlik (Kaynak Sağlayıcı Olarak Okul Yöneticisi, Bir Öğretimsel Kaynak Olarak Okul Yöneticisi, İletişim Sağlayan Kişi Olarak Okul Yöneticisi) üzerinde durulmuştur.Bu araştırmanın evreni İstanbul'un Üsküdar ilçesidir.Ölçek olarak Liderlik Davranışları Betimleme Ölçeği kullanılmıştır.Liderlik Davranışları Betimleme Ölçeği eğitim yöneticilerine (müdür ve müdür yardımcılarına) ve öğretmenlere uygulanmıştır.

LiderlikOkul yöneticileriOkul yönetimi+1
Erkan Uzun
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlere göre okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışları ile karar verme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlere göre müdürlerinin öğretim liderliği davranışları ile karar verme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir.Bu araştırmada Mehmet Şişman'ın öğretim liderliği davranışları ölçeği uygulanmış ve öğretim liderliğinin beş alt boyutu incelenmiş ve araştırmanın örneklemini oluşturan 132 öğretmen tüm alt boyutlarda müdürlerinin çoğunlukla öğretim liderliğini sergilediğini belirtmiştir. Tüm alt boyutlar ile cinsiyet, yaş, kıdem ve branş gibi bağımsız değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ayrıca okul türü bağımsız değişkeni için, düz lise ve meslek lisesi lehine anlamlı bir fark saptanmıştır.Araştırmanın bir diğer değişkeni de yönetim süreçlerinden hayati öneme sahip karar verme sürecinde okul müdürlerinin gösterdiği karar verme becerileridir. Okul müdürlerinin karar verme becerilerini ölçmek üzere Ömür Acet tarafından geliştirilen okul müdürlerinin karar verme becerileri ölçeği kullanılmış ve karar verme sürecinin dört alt boyuttan oluştuğu kabul edilerek, bu alt boyutlar için incelenmiştir. Araştırmada araştırmanın örneklemini oluşturan 132 öğretmen müdürlerinin karar verme becerileri gösterdiğine tüm alt boyutlar için kısmen katıldığını belirtmiştir. Tüm alt boyutlar ile cinsiyet, yaş, kıdem ve branş gibi bağımsız değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ayrıca okul türü bağımsız değişkeni için, düz lise ve meslek lisesi lehine anlamlı bir fark saptanmıştır.Araştırmanın ana problemi olarak da öğretmenlere göre okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışları ile karar verme becerileri arasındaki ilişki incelenmiş ve istatistiksel olarak tüm alt boyutlar arasında manidar ilişkiler saptanmıştır. Buna göre tüm alt boyutlar için öğretim liderliği davranışları düzeyi arttıkça karar verme becerileri düzeyinin de arttığı saptanmıştır.

Karar vermeLiderlikOkul yönetimi+2
Gürsel Kaya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında yöneticilerin öğretmenlerle iletişiminde yaşanan sorunlar

İletişim sorunları örgütte çatışma olarak kendini göstermektedir.Çatışma, iki ya da daha fazla kişi veya grup arasında çeşitli sebeplerden ortaya çıkan bir anlaşmazlık, gerginlik ya da diğer sıkıntılar şeklinde tanımlanabilirÇatışma, insanlar için hem günlük yaşamlarında, hem de mesleki yaşamlarında karşılaştıkları çok zor bir durumdur ve çatışma, hem bireysel hem de örgütsel açıdan kaçınılmazdır.Eğitim kurumlarında yönetici ve öğretmen arasında yaşanan iletişim sorunları çatışmalara sebep olmaktadır. Çatışmaların olumlu sonuçlandırılamaması durumunda okul örgütündeki tüm fertler bundan etkilenmektedir. Eğitim faaliyetlerinden hedeflenen verimin alınması yönetici ve öğretmen arasındaki iletişimin problemsiz işlemesiyle de yakından ilişkilidir.

İbrahim Şen
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında istendik davranışların elde edilmesinde kullanılan ödül ve ceza hakkında öğretmen görüşleri

İstendik davranışlar her sınıf ve okul ortamında ve de öğrencide görülmesi hedeflenir. Öğretmenler, sınıf içinde sınıf dışında olumlu, istenen davranışın tekrar etmesi, pekişmesi ve alışkanlığa dönüşmesini arzu ederler. Bunun için, pekiştireçlerin kullanılması gerekir. Ödül ve cezaya göre istendik davranışların pekiştirilmesinde daha etkili bir yoldur.Bu araştırma istendik davranışların pekiştirilmesinde kullanılan ödül ve ceza yönteminin öğrenci davranışları üzerindeki etkisine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmanın evrenini, 2007 ? 2008 Eğitim ? Öğretim yılında, İstanbul ilindeki ilköğretim okullarında görev yapan 200 öğretmen oluşturmaktadır.Anketin ilk bölümünde ankete katılanların demografik değişkenlerden oluşan 9 soruluk kişisel bilgiler formu, ikinci bölümde ise istendik davranışların pekiştirilmesinde ödül ve cezanın öğrenci davranışları üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik toplam 30 soru bulunmaktadır.Deneklere uygulanan anketlerden elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde bilimsel istatistiklerden frekans (N), yüzde (%), ortalama (X), Standart sapmalar (ss) yapılmıştır. Cinsiyet ve çalışılan ilköğretim kademesi ve branş değişkenleri için t ? testi çözümlemesi yapılmıştır. yaş, kıdem yılı, girilen ders saati, eğitim durumu, kural açıklama ve kuralları beraber hazırlama ile ilgili grup değişkenleri arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular için tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre; öğretmenler istendik davranışların pekiştirilmesinde ödül ve ceza kullanmayı öğrenci davranışlarının düzeltilmesinde etkili buldukları görülmüştür. Bunun yanında öğretmenler ödül kullanmayı cezaya göre daha etkili buldukları görülmektedir. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular ışığında öneriler geliştirilmiştirAnahtar Kelimeler: İstendik Davranış, Pekiştireç, Ödül, Ceza

Ercan Keklik
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bayan öğretmenlerde iş-aile çatışmasının iş stresine ve performansa etkileri

Bu araştırma evli bayan öğretmenlerde iş ve aile yaşam alanlarındaki çatışmanın boyutunu, bu boyutun iş stresi ve mesleki performans üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır.Araştırmaya dahil edilen öğretmenlerin tanımlayıcı bilgilerini elde etmek için anket formu, iş-aile yaşam alanlarındaki çatışmayı ölçmek için Netenmeyer, Boles ve McMurrian (1996)'ın geliştirdikleri iş-aile çatışması ölçeği, iş alanlarındaki stres düzeyini ölçmek için Acar ve Zuhal Batlaş (2006)'ın geliştirdikleri iş stresi ölçeği ve mesleki performanslarını ölçmek için MEB'e bağlı öğretmen Yetiştirme ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen `'Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri'' adlı projeden faydalanılarak, geçerliliği ve güvenilirliği araştırmacı tarafından yapılmış mesleki performans ölçeği kullanılmıştır.Araştırmaya İstanbul ili Fatih ve Beyoğlu ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan 266 evli bayan öğretmen dahil edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 11.5 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde yüzde frekans, ortalama, standart sapma, korelasyon, basit doğrusal regresyon, ilişkisiz gruplarda t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.Çıkan sonuçlar, evli bayan öğretmenlerde iş-aile çatışmasının iş stresi üzerinde etkili olduğu, haftada 30-34 saat derse giren öğretmenlerde iş-aile çatışması düzeylerinin daha yüksek olduğu, sınıf öğretmenlerinde çatışmanın branş öğretmenlerine göre daha fazla olduğu, iş stresi düzeyleri yüksek olan öğretmenlerde performansın düştüğü yönündedir. Bununla birlikte, öğretmenlerin yaşları, çalışma süreleri, mezun oldukları okul, ek işte çalışıyor olmaları, çocuk sahibi olma durumları, sahip oldukları çocuk sayısı, çocuk bakımı durumlarının iş-aile çatışması, iş stresi ve mesleki performans üzerinde etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: İş-aile çatışması, iş stresi, performans, öğretmenlik.

Evli kadınlarPerformansÖğretmen başarısı+1
Nurten Öztürk
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin, Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlanmasında ki üst yönetimlerle yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri (Gaziantep ili örneği)

Bilim ve teknolojik gelişmelerin sonucunda eğitim sistemimiz de kendini yenilemek ve çağa ayak uydurmak zorundadır. Bu yüzden eğitim sisteminin en küçük yapı taşı olan okullardan bakanlık makamına kadar bütün yöneticilerin, bu çerçevede kendini geliştirmesi ve çağa ayak uydurması gereklidir. Eğitimde böyle pozitif bir gelişmenin süreklilik haline gelebilmesi için okul yöneticilerinin okul yönetimi sırasında, üst yönetimlerle yaşadığı sorunlara değinmek ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılı içinde Gaziantep ili Şahinbey, Şehitkamil ve Araban ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu bu ilçelerde görev yapan 50 okul yöneticisine uygulanmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin analiz sürecinde nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak bulgular elde edilmiştir. Merkez ve taşra teşkilatı arasındaki kopukluğun giderilmesi için merkez teşkilatlanmasında eğitim alanında uzmanlaşmış yetkin yöneticilerin olması önerilmektedir. Okul yöneticilerinin daha etkin bir yönetim sunabilmesi adına yöneticilik alanında düzenli bir eğitime tabi tutulmaları ve taşra teşkilatlanmasında adam kayırmaca anlayışını bitirmek adına daha liyakatli yöneticilerin göreve getirilmesi sorunların çözülmesine imkan sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Üst yönetimler, Okul yöneticilerinin sorunları, Bakanlık teşkilatlanması, Taşra teşkilatı,

Eğitim yönetimiMilli Eğitim BakanlığıOkul yöneticileri+2
Faruk Kozak
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Maarif müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin incelenmesi(İstanbul ili örneği)

Yerelleşme veya daha doğru kullanımla yerinden yönetim, yetkilerin yerel otoriteler tarafından kullanıldığı, yerel otoritelerin merkezi yönetimden bağımsız olarak kararlar verebildiği ve sorumluk üstlendiği yönetim biçimidir. Yerinden yönetim, bugün Dünya'da ve Türkiye'de üzerinde önemle durulan kavramlardan birisidir. Türkiye'de aşırı merkeziyetçi anlayıştan kaynaklanan hantal bir yapının olduğu ve bu durumun önemli problemlere sebep olduğu ile ilgili görüş ve tespitlere yaygın bir biçimde yer verilmektedir. Ayrıca, Türkiye'de eğitim sistemi içerisinde yer alan önemli problemlerden birisi de okulların ekonomik sorunlarıdır. Bu çalışmanın amacı; İstanbul ilinde görev yapan Maarif Müfettişleri örnekleminde, Maarif müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma, kesitsel tarama modelinde nicel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini İstanbul'da 2015-2016 yıllarında görev yapmakta olan Maarif Müfettişleri oluşturmuştur. Örneklem ise bu evren içerisinden uygun (kolaycı) örnekleme yoluyla seçilen toplam 222 maarif müfettişinden oluşmuştur. Araştırmanın verileri toplam 21 kanıdan oluşan ve araştırmacı tarafından geliştirilen anket aracılığıyla toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesi betimsel analiz yöntemiyle yapılmıştır. Sonuç olarak, Maarif Müfettişleri örnekleminde, Maarif Müfettişlerinin eğitimde yerelleşmenin okulların ekonomik sorunlarının çözümüne katkılarına dair görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin tespiti amacıyla yapılan farklılık analizlerinde; Cinsiyete göre yapılan analiz sonucunda, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, katılımcıların yaşlarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda göre anlamlı bir farklılık bulunduğu en fazla 42-48 yaş aralığında Maarif Müfettişinin ankete katıldığı, katılımcıların kıdem yıllarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda, kıdem yılına göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, görev yapılan bölgeye göre yapılan analiz sonucunda yapılan bölgeye göre anlamlı bir farklılık bulunduğu, katılımcıların eğitim durumuna göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı, katılımcıların branşlarına göre karşılaştırılması amacıyla yapılan analiz sonucunda branş değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Yerinden yönetim lehine olan sorulara katılımcıların verdiği cevapların katılım ortalamasının 2,98 olduğu, katılımcıların bu sorulara genel olarak "katılıyorum" cevabını verdikleri, cevaplar detaylı olarak incelendiğinde katılımcıların en fazla katıldıkları kanıların fiziki sorunların çözümü, okul aile birliklerine destek ve okul – çevre ilişkilerine katkı olduğu görülmüştür. Ayrıca, Maarif Müfettişlerine göre yerinden yönetim okulların ekonomik sorunlarının çözümüne önemli katkılar sağlayacaktır. Yerinden yönetim aleyhine olan sorulara katılımcıların verdiği cevapların katılım ortalamasının 1,36 olduğu, katılımcıların bu sorulara genel olarak "katılmıyorum" cevabını verdikleri, cevaplar detaylı olarak incelendiğinde katılımcıların en fazla katılmadıkları cevapların nitelikli personel eksikliğinin olmasının olumsuz sonuçlar doğuracağı ve fırsat eşitsizliğinin ortaya çıkacağı ile ilgili kanılar olduğu görülmüştür buradaki cevaplar da katılımcıların yerinden yönetimi destekleyici cevaplar verdiklerini göstermektedir.

DenetçilerEkonomik sorunlarEkonomik sorunlar+5
Osman Mutlu
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1996 yılı ve sonrasında alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin mesleğe uyumu, verimliliği ve karşılaştıkları sorunlar: İstanbul ili-Sancaktepe örneği

Sınıf öğretmeni atama konusu Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyetin ilanıyla devam eden ve 2002 yılına kadar devam eden bir sorun olarak günümüze kadar gelmiştir. Veterinerlikten su ürünlerine, İktisattan mühendisliğe kadar değişik fakültelerden mezun olan kişiler, sınıf öğretmeni olarak atanmıştır. Alan dışından gelen kişilerin sınıf öğretmeni olarak atanmasıyla öğretmen açığının kapatılması amaçlanmıştır. Atanan öğretmenlerin bir kısmı lisans eğitimleri sırasında Pedagojik Formasyon Dersleri alırken; bir kısmı ise okul yönetimi, sınıf yönetimi, sınıf öğretmenliği hakkında herhangi bir hizmet içi eğitim kursundan geçirilmeden - ki bu atananların pedagojik formasyonu olmadan- köylere sınıf öğretmeni ve çoğunlukla tek öğretmen olmaları nedeniyle birleştirilmiş sınıflarda öğretmen aynı zamanda müdür yetkili öğretmen olarak çalışmışlardır. Bu çalışmada 1996 yılı ve sonrasında alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin mesleğe uyumu, verimliliği ve karşılaştıkları sorunları inceleyerek; çıkan sonuçlar neticesinde önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Bu amaçla İstanbul İli Sancaktepe İlçesinde alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan 109 öğretmene ulaşılmıştır. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada kaynak taraması yöntemi kullanılmıştır. Uzman görüşü alınmak suretiyle Erhan Saygılı tarafından geliştirilen bir anket yardımıyla veriler toplanmıştır. Uygulanan anket sonucu her üç konuda (verimlilik, uyum, sorunlar) da alan dışından atanan sınıf öğretmenlerinin görüşleri; cinsiyete, mezuniyet bölümüne, kıdeme, pedagojik formasyon alınıp alınmamasına ve yaşa göre ayrı ayrı değerlendirilmiş olup yapılan analizler ışığında özetle şu sonuçlara ulaşılmıştır: Araştırma sonucunda alan dışından atanan sınıf öğretmenlerinin kaliteli ve kalıcı öğrenme konusunda, başarıyı sağlama konusunda, eğitim ortamına uyum konusunda kendilerini yetersiz olarak görmedikleri, meslektaşlarıyla, öğrencileriyle, velileriyle herhangi bir sorun yaşamadıkları ve genel olarak atanmış oldukları sınıf öğretmenliğini benimsedikleri, mesleğe uyum sağladıkları ve eksikliklerini zaman içerisinde giderdikleri ve bu konuda kendilerini yenileme çabası içerisinde oldukları görülmüştür.

Özgür Barış Polat
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İkili öğretim yapan ilköğretim kurumlarında (İlkokul-Ortaokul) görevli yöneticilerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki

Bu araştırma ikili öğretim yapan ilköğretim kurumlarında (ilkokul-ortaokul) görevli yöneticilerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır. Çalışma evreni 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Avrupa yakasındaki Bağcılar, Bahçelievler, Esenler ve Zeytinburnu ilçelerinde ikili öğretim yapan ilköğretim kurumlarında (ilkokul-ortaokul) görevli 300 yöneticiden oluşmuştur. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 300 yöneticiden meydana gelmiş, 297 yöneticinin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, örneklem grubuna, araştırmacı tarafından geliştirilen, yöneticilere yönelik kişisel ve mesleki bilgileri içeren sorulardan oluşan anket formları ile yine aynı gruba uygulanmak üzere, daha önce benzer araştırmalarda kullanılan "Allen Mayer Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Envanteri" seçilmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında kullanılan "Allen Mayer Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Envanteri"den elde edilen verilerin analizinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın alt amaçlarına ilişkin verilerin analizi yapılırken Betimsel İstatistik teknikleri, Bağımsız Gruplar T-testi, Tek Yönlü ANOVA ve Çoklu Regrasyon Analizi kullanılmıştır: İkili eğitim yapan ilköğretim okullarında görevli yöneticilerin örgütsel bağlılık ile toplam tükenmişlik ve alt boyutları arasında anlamlı olmayan, düşük düzeyli bir ilişki olduğu söylenebilir. Yöneticilerin örgütsel bağlılık ile toplam tükenmişlik arasında negatif yönde, düşük ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir ilişki söz konusudur. Yöneticilerin örgütsel bağlılık ile tükenmişlik alt boyutları arasında ise pozitif yönde, düşük ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir ilişki olduğu söylenebilir. Sonuç olarak, toplam tükenmişlik ve alt boyutlarının, örgütsel bağlılık üzerinde anlamlı bir yordayıcı olmadıkları söylenebilir.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriTükenmişlik+3
Volkan Çatır
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sınıf yönetimi anlayışları ile eleştirel düşünme eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (İstanbul ili Beşiktaş ilçesi örneği)

Bu araştırma, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında ilköğretim branş öğretmenlerinin eleştirel düşünce eğilimi ve sınıf yönetimi anlayışı arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.. Araştırma, çok sayıda elemandan oluşan bir evrende, evren hakkında genel bir yargıya varmak amacıyla evrenin tümü ya da ondan alınacak bir örneklem üzerinde taramanın yapıldığı genel tarama modeline (Karasar,2006,s.27), araştırma değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemeye dönük olduğundan genel tarama modellerinden de ilişkisel tarama modeline uygundur. Araştırma evreni, 2013–2014 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Avrupa Yakasında Beşiktaş ilçesinde bulunan devlet ve özel ortaokullarda görev yapmakta olan branş öğretmenlerinden oluşmuştur. Bu evren içinden seçkisiz (random) olarak 249 branş öğretmeni örneklem olarak belirlenmiştir. Öğretmenlerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için ne çeşit faaliyetlerde bulundukları, karşılaştıkları sorunların neler olduğu öğretmenlerin sınıf yönetiminde eleştirel düşünceyi ne ölçüde kullandıklarını ortaya çıkarmak için öğretmenlere sınıf yönetimi ve eleştirel düşünme eğilimi adlı iki çeşit ölçek ve kişisel bilgi formu testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimi ve sınıf yönetimi anlayış algılarının pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişki içinde olduğunu göstermiştir. Ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte, kadro durumu değişkenine göre incelendiğinde ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimlerinin bu değişkenlere göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Eleştirel düşünme eğilimi analitiklik, açık fikirlilik, meraklılık, kendine güven, doğruyu arama ve sistematiklik alt boyutları ortaokul öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte ve kadro durumu değişkenlerine göre incelendiğinde ortaokul öğretmenlerinin cinsiyet değişkeni ile analiktiklik, sistematiklik, meraklılık, kendine güven, doğruyu anlama alt boyutları ilişkisi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi anlayışı algılarının cinsiyet, mezun olunan fakülte, mesleki kıdem ve kadro durumu değişkenine göre incelenmesi sonucunda aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaokul öğretmenlerinin Cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde sınıf yönetimi anlayışları ve cinsiyet değişkenine ilişkin algıları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir

Branş öğretmenleriEleştirel düşünceSınıf yönetimi+2
Gül Varoğlu
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan yöneticilerin uyguladıkları yönetim biçimleri ve problem çözme becerilerine yönelik algıları arasındaki ilişki

Bu çalışmada, okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan yöneticilerin uyguladıkları yönetim biçimleri ve problem çözme becerileri ile demografik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda İstanbul ili Anadolu yakasındaki çeşitli okul öncesi kurumlarında yönetici olarak bulunan 137 eğitimci ile görüşülmüştür. Gerçekleştirilen bu araştırma ilişkisel tarama deseni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Okul Yöneticilerinin Yönetim Biçimleri Ölçeği ve Problem Çözme Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS istatistik analiz programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre okul yöneticilerinin en yoğun kullandıkları yönetim biçimi koruyucu ve birlikçi yönetim tarzıdır. Ayrıca, yetkeci yönetim biçimi haricinde diğer yönetim biçimlerinin, problem çözme becerileri ile yüksek seviyede ilişki içinde olduğu görülmüştür. Okul mevcudu arttıkça koruyucu yönetim biçimi azalmaktadır. Diğer taraftan, personel sayısı arttıkça yetkeci yönetim biçiminin kullanılması da artmakta fakat diğer taraftan birlikçi yönetim tarzının kullanımı azalmaktadır. Cinsiyet değişkenine göre yetkeci yönetim biçiminde kadın okul yöneticileri lehine anlamlı farklılık gözlemlenmiştir. Aynı şekilde, problem çözme becerilerinde de kadınlar lehine farklılıklar gözlemlenmiştir. Son olarak, müdürlerin koruyucu ve destekçi yönetim biçimlerini müdür yardımcılarına göre daha yoğun olarak kullandıkları gözlemlenmiştir. Aynı, şekilde lisansüstü eğitime sahip yöneticilerin de koruyucu ve destekçi yönetim biçimlerini daha yoğun olarak kullandıkları görülmüştür. Elde edilen bu bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkul öncesi eğitim+4
Ayşe Köse
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin sınıf yönetim becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin sınıf yönetim yeterliliklerinin cinsiyete, branşa, kıdeme, mezun oldukları okullara, okuttukları sınıf düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin ve sınıf yönetim yeterlilikleri düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili ilkokul ve ortaokullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Ekim 2014 itibarıyla İstanbul ili ilkokul ve ortaokullarında 78.139 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırma kapsamında 301 öğretmene anket uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlilikleri Gündüz (2001) tarafından geliştirilen 5 boyutlu Sınıf Yönetim Yeterlilikleri Anketi kullanılarak ölçülmüştür. Anketin alt boyutları fiziki ortamın yönetimi, plan-program hazırlama ve uygulama, sınıfın ilişki düzeni, zamanı etkili kullanma ve davranışların geliştirilmesi ve düzenlenmesi alt boyutlarıdır. Anketin güvenilirliğini gösteren Cronbach Alpha değeri 0,84 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenlerin Sınıf Yönetim Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,11) yeterli, Fiziki Ortamın Yönetimi Yeterlilik düzeyleri genellikle ( =3,00) yeterli, Plan Program Hazırlama ve Uygulama Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,05) yeterli, Sınıfın İlişki Düzeni Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,22) yeterli, Zaman Yönetimi Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,09) yeterli ve Davranış Geliştirme Becerisi Yeterlilik düzeyleri her zaman ( =3,16) yeterlidir. Öğretmenlerin sınıf yönetim yeterlilikleri cinsiyete, kıdeme ve okuttukları sınıf düzeyine göre değişmektedir. Kadın öğretmenlerin erkeklere göre, 21 yıl ve üstü kıdemi olan öğretmenlerin diğer kıdem gruplarına göre, 1. sınıfı ve ortaokulu okutan öğretmenlerin diğer sınıfları okutan öğretmenlere göre Sınıf Yönetim Yeterlilikleri daha yüksektir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Sınıf, Sınıf Yönetimi, Öğrenci, Öğretmen.

Mesleki yeterlilikOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+7
Merve Kulaber
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul seçmeli dersler uygulamasının öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi (Gebze örneği)

Bu çalışma 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokullarda uygulanmaya başlanan haftalık ders çizelgesinde; yer alan seçmeli dersler uygulamasının öğrenci görüşleri doğrultusunda incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bakanlığın uygulamaya koyduğu seçmeli dersler uygulamalarına öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve okul idarelerinin nasıl bir yaklaşım içerisinde oldukları, öğrencilerin bakış açısından değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim- öğretim yılında Kocaeli ili Gebze ilçesindeki ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya Gebze ilçesindeki 4 eğitim bölgesindeki özel ortaokul, imam hatip ortaokulu, ilk ve ortaokul aynı binada, ortaokul ve köy ortaokulları evrenini temsil edecek 15 okulda 1123 öğrencinin görüşlerine, anketteki sorular vasıtasıyla ulaşılmıştır. Bu araştırmada veriler " Kişisel Bilgi Formu " ve "Seçmeli Derslere Yönelik Soruların Bulunduğu Anket" ile toplanmıştır. Anket, madde havuzunda araştırılan konuda öğrencilerinden alınan dönütler ve seçmeli derslerin okullarda uygulanması aşamasında karşılaşılabilecek problemlerin anket maddesi formuna dönüştürülmesiyle oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin problemsiz bir şekilde yürütüldüğünü düşündükleri seçmeli derslerin okul idaresi, öğretmen, veli ve öğrenci tarafından zorunlu dersler kadar önemsendiğine ulaşılmıştır. Araştırmanın hareket noktası olan "seçmeli dersleri kimin belirlediği?" sorusuna, öğrencinin kendisinin belirlediğine, bu belirlemede velilerinin ve öğretmenlerinin tavsiyelerini dikkate alındığına, mevcut şubelerinden farklı dersliklerde yapılan seçmeli derslerin yeni arkadaşlıklar ve yeni işbirlikleri kurabilmelerine; öz güvenlerini, ilgi ve yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Ders programlarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+3
Murat Kaya
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğretmenlerinin alıştıkları okullardaki yöneticilerin dönüşümsel liderlik yeterliklerine ilişkin görüşleri ile umut düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (İstanbul Anadolu Yakası örneği)

Gerçekleştirilen bu çalışmanın amacı İstanbul Anadolu Yakasında yer alan Endüstri Meslek Liselerinde çalışan öğretmenlerin algılarına göre umut düzeyleri ile yöneticilerinin dönüşümsel liderlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada temel araştırma türlerinden tarama modelinde olup tarama model türlerinden ilişkisel model kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu 2014–2015 öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye ilçesinde eğitim ve öğretim yapan tüm Meslek Liselerinde görev yapan 169 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Umutsuzluk Ölçeği ve Dönüşümsel liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS 17 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin dönüşümsel liderlik algıları ve umut düzeyleri yüksek düzeydedir. Meslek derslerine giren öğretmenler branş derslerine giren öğretmenlere kıyasla daha fazla düzeyde motivasyon kaybı yaşamaktadırlar, erkek öğretmenler daha fazla düzeyde motivasyon kaybı yaşamaktadırlar. Öğretmenlerin yaş ve kıdemleri ile motivasyon kaybı alt boyutundan elde ettikleri skorlar arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Müdürlerin dönüşümsel liderlik özellikleri bekâr ve evli öğretmenler arasında anlamlı seviyede farklılaşmamaktadır. Elde edilen bu bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

Dönüşümcü liderlikEğitim yönetimiLiderlik+7
Funda Düvenci
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin disiplin algılarının incelenmesi

Disiplin, eğitim kurumlarının ve sınıf yönetiminin en önemli ögelerinin başında gelmektedir. Çünkü eğitimin uygulayıcıları olan öğretmenler, derslerinin ve doğal olarak zamanlarının büyük bir bölümünü, sınıf için disiplini sağlamak ve bunu devam ettirmek için kullanmaktadırlar. Bu sebeple eski, klasik, bilindik yöntemler terk edilip öğrencilerin kendi özgür iradeleriyle kararlara katılacakları, sorumluluk alıp başarma ve kendini gerçekleştirme duygusu tadacakları yeni ve çağdaş metotların uygulanması gerekmektedir.Bu araştırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, disipline bakış açılarının incelenerek ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ilindeki ortaöğretim okullarındaki Motorlu Araçlar, Elektrik-Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Alanlarındaki 11.sınıfta olan 369 öğrenci oluşturmaktadır. Hazırlanan anketin ilk bölümünde 10 sorudan oluşan kişisel bilgiler formu bulunmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünü ise öğrencilerin disiplin algılarına yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 20 soru oluşturmaktadır.Verilerin çözümlenmesinde istatistiklerden frekans(F), yüzde(%), aritmetik ortalama(X ̅), standart sapma (ss), ortalamalar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için "t-Testi" ve ikiden fazla yani çoklu değişkenlerde "Tek yönlü Varyans analizi (Anova)" kullanılmıştır. Varyans analizinde anlamlılık bulunduğu durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunu yani kaynağını belirlemek amacıyla ise tamamlayıcı analizlerden biri olan "Scheffe Testi" kullanılmıştır. Varyansların heterojen olması durumunda ise yaygınlıkla kullanılan "Tamhane's T2" çoklu karşılaştırma tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, kız veya erkek olmasının disiplin algılarını genel olarak etkilemediği, sınıf mevcudu arttıkça disiplin suçu işleme olaylarının artacağı, kiminle yaşadığının disiplin algılarını etkilemediği, annelerinin eğitim durumu ilköğretim ve lise olan öğrenci gruplarının, üniversite olan öğrenci grubuna göre daha az disiplin suçu işleyeceği sonucu bulunmuştur. Öğrencilerin %73'e yakını okulda ya da sınıfta yapmış olduğunuz davranışların hangilerinin disiplin suçu olduğunu bildiklerini belirtmişler ve sınavlarda, konuşmak, kopya çekmek gibi davranışlarda bulunmayı normal olarak algılamışlardır. Öğrencilerin en fazla katıldıkları ifadeler ise, öğretmenleriyle tartışmaktan çekinmeme, okulda yapılan resmi etkinlik ve törenlerden kaçmak sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Disiplin, İstenmeyen Davranış, Endüstri Meslek Lisesi.

DisiplinEğitim yönetimiLise öğrencileri+4
Gülistan Taş
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ve akademik başarı düzeyi arasındaki ilişki

Bilgi çağından bahsedilen günümüzde bilgi önemli bir değer olarak varlığını devam ettirmektedir. Bilgi kaynaklarının çeşitliliğine ve çokluğuna rağmen en güvenilir ve sağlıklı bilgi kaynağı kitaplardır. Herşeye rağmen insanlar bilgi birikimlerinin önemli bir kısmını okuyarak elde etmektedirler. Asırlar geçse de okumanın insan hayatındaki yeri ve önemi azalmayacaktır. Toplumların yayın miktarının gelişmişlik ölçüsü olarak kabul edilmesi de bu durumun önemli bir göstergesidir. Bunun yanında insan hayatında başarının ne denli önemli olduğunu takdir edersiniz sanırım. Araştırmada bahsedilen akademik başarıdır.Çalışmada ?Ortaöğretim Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları ile Akademik Başarı Arasındaki İlişki Düzeyi? saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma, başarının sadece verilen konuya çalışmakla yeterli ölçüde elde edilemeyeceğini, okumanın, kitapların başarıyı artırıcı nitelikte olduğunu bütün öğrencilerin ve eğiticilerin bunun farkında olması gerektiğini vurgulamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Kocaeli il merkezindeki ve ilçelerindeki toplam 509 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS ( Statistical Package For Social Sciences ) istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde bilimsel istatistiklerden frekans ( N ), yüzde ( % ), ortalama (X), Standart sapma ( ss ), ortalamalar arası farkın anlamlılığını test etmek üzere t testi ve çoklu değişkenlerde n>30 olduğu durumlarda anova analizi kullanılmıştır.Araştırmaya katılan öğrencilerin önemli bir bölümü(% 63.5) yeteri kadar kitap okumadığını düşünmektedir. Bu sonuç okuma alışkanlığının toplumumuzda zayıf olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bununla birlikte öğrencilerin önemli bir kısmı kitap okumayı sevmeme nedeni olarak, televizyon izlemeyi ve internette dolaşmayı ifade etmişlerdir(% 41.9). Bu sonuç da göstermektedir ki okumaktan çok izlemeyi ve eğlenmeyi seviyoruz. Araştırmada ortaya çıkan ilginç bir sonuç da anne ve babası çok okuyan öğrencilerin kitap okumayı daha çok sevmesidir. Bu sonuç da bize göstermektedir ki öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında ailelere ve eğiticilere önemli görevler düşmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin sadece % 14.8'i 21'den fazla kitap okuduğunu belirtmiştir. Bu da çok okuyan öğrenci oranının düşük olduğunu gösteren ayrı bir sonuçtur. Araştırmada ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri de öğrencilerin boş zaman aktivitesi olarak kitap okumaya 6. sırada yer vermeleridir( % 9.3).Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma alışkanlığı, Akademik başarı

Ahmet Ali Acıyan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında müdür öğretmen iletişimi

Okul içinde iletişimin önemi öğretimin de iletişime dayanmasından kaynaklanmaktadır. Eğitim, karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Etkileşimin aracı ise iletişimdir. Bu sebeple okulda iletişim süreci, hem yönetim hem de eğitim için temel bir gereksinimdir.İletişim, yalnız okul içinde değil aynı zamanda okuldaki yönetimin etkili olması için gerekmektedir. Yöneticiler astlarından iyi performans beklerken, astlarda yöneticilerinden iyi yönetim beklemekte ve bunu talep etmektedirler. Okul müdürü ve öğretmenler arasındaki iletişimin kalitesi ne kadar iyi olursa ast ve üstler arasında sorunlar yaşanmayacaktır ve eğitimden beklenen verimlilik artacaktır.

Tuğba Yüksel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bayan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplin bozucu davranışlara gösterdikleri tepkilerin incelenmesi

Bu araştırma; İstanbul İli Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ilköğretim okullarında 4. ve 5. sınıfları okutan bayan sınıf öğretmenlerin, öğrencilerinin sınıf içi olumsuz davranışlarına verdikleri tepkilerin neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket İstanbul ili Ümraniye ilçesinde 37 resmi ilköğretim okulunda görev yapan, 4. ve 5. Sınıflara eğitim veren 150 bayan öğretmene uygulanmıştır.Anket sonuçları istatistiksel analizler SPSS (Stattistical For Social Sciences) for Windows Relaese 13.0 paket programından yararlanılarak, t testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testleriyle analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; bayan öğretmenlerin öğrencilerinin disiplin dışı davranışlarına en fazla ?yapıcı eleştirilerde bulunurum?, ?öğrenciyle göz teması kurarım? ve ?davranışın olumsuz sonuçlarını anlatırım? tepkilerini gösterdikleri ve en az ?farkına varamam?, ?fiziksel olarak cezalandırırım? ve ?sınıfın tamamını eleştiririm? tepkilerini verdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca, bayan öğretmenlerin sınıf içi disiplin dışı davranışlara gösterdikleri tepkilerin, kişisel niteliklere göre farklılaştığı; 4. sınıf öğrencilerine 5. sınıf öğrencilerine göre bayan öğretmenlerin daha olumlu tepkiler verdikleri ve evli, çocuk sahibi öğretmenlerin tepkilerinin de bekar ve çocuksuz öğretmenlere göre daha olumlu olduğu, yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve sınıflarındaki öğrenci sayısı değişkenleri açısından ise disiplin dışı davranışlara gösterdikleri tepkilerin değişmediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, disiplin, öğretmen, istenmeyen davranış

Nimet Reyhan Kara
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Alan dışından sınıf öğretmeni olarak atanan öğretmenlerin durumu ve sınıf öğretmenliği mezunlarıyla karşılaştırılması

Ulu önder Atatürk ?Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseridir.? demiştir. Bu söz öğretmenlik mesleğinin önemli ve kutsal olduğunu göstermektedir. Yeni nesli yetiştiren, yönlendiren öğretmenler büyük bir mesuliyeti üzerlerinde taşımaktadırlar. Çünkü bir ulusun yeni nesli onlarla şekillenmektedir. Bu kadar önemli bir mesleği gerçekleştiren öğretmenler sıradan olmamalıdır. Belirli vasıflara ve özelliklere sahip olmalıdırlar.Öğretmen yetiştirmenin üç boyutu vardır: Genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi. Genel kültür, öğretmenin genel olarak sahip olması gereken bilgilerdir. Alan bilgisi, anlatacağı ve aktaracağı derslerin detaylarını gördüğü bilgilerdir. Öğretmenlik meslek bilgisi, bu mesleği gerçekleştirecek kişilerin bilmesi gereken, mesleğe özel bilgilerdir. Sınıf öğretmenliği bölümünde okuyanlar eğitimleri süresince bu bilgileri detaylı ve yıllara dağıtılmış şekilde görmektedirler. Alan dışından atanan öğretmenler ise alan ve öğretmenlik meslek bilgisini; okurken değil, daha sonradan ve sıkıştırılmış şekilde almaktadırlar. Cumhuriyet tarihi boyunca alan dışından çeşitli şekillerde öğretmen alınmıştır. En son 2000 yılında alan dışından öğretmen alınmış, daha sonra bu alım durdurulmuştur.Bu çalışma alan dışından atanan öğretmenlerin durumunu incelemek için yapılmıştır. Bu amaçla alan dışından atanan öğretmenlere ve sınıf öğretmenliği mezunlarına çeşitli sorular yöneltilmiş, yapılan kıyaslamalarla çeşitli çözümlemeler yapılmıştır.Yapılan çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm ?Giriş?, ikinci bölüm ?İlgili Yayınlar?, üçüncü bölüm ?Araştırma Yöntemi?, dördüncü bölümde ?Bulgular ve Yorum?, son bölümde ise ?Sonuç ve Öneriler? yer almaktadır.

Jale Korkmaz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Other supervisors