Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Tolunay
19 theses · Isparta University of Applied Sciences
Orman Genel Müdürlüğü örgütsel yapısında yapılan reorganizasyon çalışmaları ve bunların istihdama etkileri
Bu çalışmada, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) örgütsel yapısında yapılan reorganizasyon çalışmaları ve bunların istihdama etkileri incelenmektedir. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Anket çalışmasına 500 kişi katılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatistiksel analizlerde 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile veriler değerlendirilmiştir. Katılımcılar "Orman Genel Müdürlüğü yeni Orman İşletme Müdürlükleri ve İşletme Şefliklerini kurması ile stratejik olarak önemli bir reorganizasyon değişikliği yapmıştır" önermesine %52'si katılıyorum, %23.8'i kesinlikle katılıyorum şeklinde cevap vermiştir. Böylece katılımcıların %75.8'i OGM'nün örgütsel yapısında yapılan reorganizasyon çalışmalarını önemli olduğunu belirtmişlerdir. Böylece reorganizasyon çalışmaları ile yeni kurulan ormancılık birimlerine çok sayıda açıktan Orman Mühendisi ve Orman Muhafaza Memuru atamaları yapılmıştır. Bu atamalar sonucunda iş bekleyen Orman Mühendisi ve Orman Muhafaza Memuru sayısında ciddi azalmalar olmuştur. Orman Mühendisi ve Orman Muhafaza Memuru istihdamında sorun olmadığını gören üniversite adayları 2022 yılında girdikleri üniversite sınavlarında, bu mesleklerin eğitimini veren programları tercih etmişler ve kontenjanları doldurmuşlardır.
Kırsal kalkınma çalışmalarında kullanılan ölçüt ve göstergelerin güncel durumunun belirlenmesi: Isparta köyleri örneği
Kırsal kalkınma; insan yaşamına olumsuzluklar getiren kırsal yöre koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalardır. Kırsal kalkınma çalışmalarında, kırsal toplumların problemleri belirlenmekte ve tanımlanmakta, bu problemlere göre uygun çözüm önerileri geliştirilmektedir. Kırsal kalkınmada karşılaşılan sorunlar kırsal kalkınma göstergeleri ve bu göstergelerin yansıttığı ölçütler çerçevesinde belirlenmektedir. Bu çalışmada, kırsal kalkınma uygulamalarında geçmişte kullanılan ve günümüzde yeni eklenmesi gereken ölçütler ve göstergeler belirlenmiştir. Çalışma Isparta İli köyleri baz alınarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre kırsal kalkınma çalışmalarında geçmişte 4 sosyal ölçüt ve 38 gösterge, 7 ekonomik ölçüt ve 32 gösterge, 4 siyasal ölçüt ve 16 gösterge ile 4 çevresel ölçüt ve 15 göstergenin kullanıldığı tespit edilmiştir. Günümüz kırsal kalkınma çalışmaları için yeni olarak 8 sosyal ölçüt ve 36 adet gösterge, 6 ekonomik ölçüt ve 35 adet gösterge, 6 siyasal ölçüt ve 21 gösterge, 6 çevresel ölçüt ve 28 gösterge belirlenmiştir.
Türkiye'de market zincirlerinin kırsal toplumların satın alma ve tüketim anlayışı üzerine etkileri: Yozgat kırsal yöreleri vaka çalışması
Bu tez çalışmasında; Türkiye'de market zincirlerinin gelişimi ve ürün markalaşmasının kırsal toplumların satın alma ve tüketim anlayışı üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma Yozgat İli kırsal yöresinde bulunan köylerde yürütülmüştür. Köylülerin yaşadıkları alanlar ve geçim kaynaklarını, köylülerin ürettikleri ürünleri ne şekilde, nereye ve nasıl pazarladıklarını, köylülerin yaşadıkları konumlara göre alışveriş yapma şekillerini ve alışkanlıklarının araştırılmasına yönelik anket formu geliştirilmiştir. Anket formu toplam 46 adet sorudan oluşmuş ve 200 kişi üzerinde uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 20 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Ankete katılan köylülerin hemen hemen hepsi üretmiş oldukları ürünleri zincir marketlere satamazken köylülerin %34'ü üretmiş oldukları ürünleri yöresel marketlere pazarlayarak satabilmektedirler. Köylülerin en çok yöresel marketlere pazarladığı ürünler sırasıyla peynir, köy yumurtası, süt ve tereyağıdır. Anket çalışmasına katılan köylülerden her iki kişiden birisi yöresel marketlerde, zincir marketlere göre fiyatların daha pahalı olduğunu, yöresel marketlerde istediği her ürünü bulamadıklarını ve zincir marketlerde ise yöresel marketlere göre ürün kalitesinin daha kaliteli olmadığını belirtmişlerdir. Anket çalışmasına katılan köylülerin yarısından fazlası zincir marketlerden her türlü ihtiyacını karşılayabildiklerini, zincir marketlerin olması yöresel marketlerin de ürünlerin yüksek fiyata satmasına engel olduğunu, zincir marketlerin olması yörenizde iş imkânı sağladığını, zincir marketler doğal ürün üretimi için köy ve kasabalardaki üreticiler ile iş birliği yapmasının gerektiğini, zincir marketler sayesinde mevsim dışı sebze ve meyveyi satın alıp tüketilebildiğini, yöresel marketlerde daha çok doğal ürün bulunabildiğini ve zincir marketlerden alınan elektronik ürünlerin garanti belgesinin olduğunu söylemektedirler.
Sürdürülebilir orman yönetimi ölçüt ve göstergelerinin uygulanmasındaki ilerleme ve zorluklara ilişkin orman mühendislerinin görüşleri: Batı Akdeniz Bölgesi örneği
Sürdürülebilir orman yönetimi, doğal kaynakların dengeli bir şekilde kullanılmasını ve ekolojik dengeyi korumayı amaçlayan bir stratejidir. Bu kapsamda, orman mühendisleri, ölçüt ve göstergelerin etkin bir şekilde uygulanmasıyla ilgili önemli bir rol üstlenmektedirler. Orman ekosistemlerini koruma, toplumsal refahı artırma ve ekonomik sürdürülebilirliği sağlama amacıyla sürdürülebilir orman yönetimi ölçüt ve göstergelerini uygulamanın olumlu etkileri bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Batı Akdeniz Bölgesi'nde bulunan Muğla, Isparta ve Antalya Orman Bölge Müdürlüklerindeki ormancılık çalışmalarıyla birlikte Sürdürülebilir orman yönetimi ölçüt ve göstergelerinin uygulanabilirliği ve uygulamada karşılaşılan zorluklara ilişkin mühendis görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, Batı Akdeniz Bölgesi'nde görev yapan 117 orman mühendisi oluşturmuştur. Araştırmada mühendis görüşlerinin belirlenmesi amacıyla 9 bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizlerini yapmak için, Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi 28.0 programı yardımıyla; frekans ve yüzde, ortalama, ikili grup karşılaştırmasında t testi (independent samples t test) ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise tek yönlü varyans analizi (one way anova) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda gruplar arası anlamlı bir fark bulunması durumunda ise Tukey HSD (multiple comparisons) testleri uygulanarak faklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan sonuçlara göre; orman mühendislerinin sürdürülebilir orman yönetimi konusunda algı ve farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu, özellikle Muğla Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarının ölçüt ve gösterge setine önem verdikleri görülmektedir. Sürdürülebilir orman yönetimi ölçüt ve gösterge setinin ölçülebilirliği konusunda gerekli iyileştirme ve standartlaştırma yapılması gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Veri setinin alanda bulunmasına ilişkin katılımcıların homojen bir görüşe sahip olduğu alanda göstergelerin varlığından söz ettikleri belirlenmiştir. Ölçüt ve gösterge seti için alanda yapılan gerekli planlamaların başarılı olduğu saptanmıştır. Kadın orman mühendislerinin ölçüt ve gösterge setinin ölçülmesinde erkek orman mühendislerine göre daha fazla zorlandıkları tespit edilmiştir. Ulusal setin günümüz koşullarında yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Türkiye'de umumi hayata müessir afetler dolayısıyla orman alanlarının tahsisine yönelik 7269 sayılı kanun uygulamaları: Bingöl, Malatya ve Ordu illeri örneği
Bu tez çalışmasında; Türkiye'de 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun Ek 10. Maddesi kapsamında orman alanlarının; yangın, sel, çığ, heyelan, deprem gibi afetler sonucunda afetzedelere konut ve iskân yeri temini için tahsis edilmesi konusu incelenmiştir. İnceleme konusu Bingöl, Malatya ve Ordu illerindeki uygulama örnekleri ile desteklenmiştir. Elde edilen veriler sentezlenerek uygulamanın ormancılık ve kamu yararı açısından olumlu ve olumsuz yanları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, Acil Durum ve Afet Yönetimi Başkanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen orman alanlarının afetzedelere konut yapılmak üzere Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılması iş ve işlemleriyle ilgili yazışmalar, inceleme raporları, hak sahipliliğinin belirlenmesi, yer seçimi gerekçe raporu, arazi tespiti, orman kadastro komisyonunun görevlendirilmesi, komisyon tarafından teknik değerlendirme ve tutanakların düzenlenmesi, son olarak da askı suretiyle ilan süresinin tamamlanmasıyla, talep edilen orman alanının Hazine adına tescil işlemleri süreci değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; ormanların afetzedelere konut yapılmak üzere tahsisinin gerçekleştirilmesi işlemi, afetzedelerin iskân sorununun ivedilikle çözülmesi noktasında kamu yararı açısından son derece faydalı bir hizmettir. Bunun yanında Ek 10. Madde Uygulama Yönetmeliğinin henüz yayımlanmamış olması nedeniyle uygulamada yeknesaklığın sağlanamamış olması, uygulamadaki bürokrasinin azaltılması ve hızlı aksiyon alınması açısından Orman Genel Müdürlüğü ile Acil Durum ve Afet Yönetimi Başkanlığı arasında protokol yapılmış olmaması, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından tescil işlemlerinin yeterince hızlı yapılmaması gibi aksaklıkların sürecin aciliyetini sekteye uğrattığı ortaya çıkmıştır.
İklim değişikliğinin Batı Akdeniz Bölgesi su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi (Antalya, Burdur ve Isparta illerinde yaşayan) su ürünleri yetiştiricileri ve su ürünleri avcılarının iklim değişikliğine bakış açılarını ve iklim değişikliğinin bölgedeki su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı üzerindeki etkilerini araştırmak ve çözüm önerileri geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma amacı kapsamında Batı Akdeniz Bölgesi'ndeki su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı yapan bireylerin, sosyo-ekonomik ve demografik özellikleri ile iklim değişikliğine yönelik bilgi düzeyleri anket tekniği vasıtasıyla elde edilmiştir. Anket verisinin değerlendirilmesinde Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi (SPSS) 20.0 programından yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Batı Akdeniz Bölgesi'ndeki su ürünleri yetiştiricileri ve su ürünleri avcıları iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin kuraklık/susuzluk/su seviyesinin azalması olarak kendini gösterdiğini, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılabilmesi için doğal kaynakların korunması, temiz ve tatlı suyun üretimini yapan orman varlığının artırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Yetiştirici ve avcılar iklim değişikliği hakkında televizyon programları ve sosyal medya aracılığı ile bilgi sahibi olmaktadır. Katılımcılar iklim değişikliğinden en çok etkilenen ve gelecekte de etkilenecek alanların başında su kaynaklarının (göller, barajlar, akarsular) olduğunu/olacağını ifade etmişlerdir. Bunun için; (1) İklim değişikliğinden olumsuz etkilenen yetiştirme ve avlanma alanlarındaki su kaynakları düzenli olarak izlenmelidir, (2) İklim değişikliğine dayanaklı sürdürülebilir üretim ve avlanma teknikleri geliştirilmeli ve uygulanmalıdır, (3) Kırsal yörede su depolama ve biriktirmeye yönelik uygulamalar (örneğin yağmur suyu hasadı) yerel halka öğretilmelidir, (4) Toplumda su kaynaklarının dikkatli ve tasarruf kullanılmasına yönelik farkındalık oluşturulmalıdır.
6360 sayılı yeni büyükşehir yasasının aydın ili orman köyleri ve köylüleri üzerine yansımaları
Bu tez çalışması, 6360 sayılı yasa kapsamında Aydın ilinde bulunan orman köylerinin mahalleye dönüşümünün köylüler üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada konuya ilişkin literatür taraması yapılarak yasanın hukuki ve idari boyutları incelenmiş ve sonrasında Aydın ilinde seçilen orman köylerinde anket çalışması yapılmış ve köylülerin görüşleri alınmıştır. Anket yöntemi ile katılımcıların demografik profili, yasa hakkında bilgi düzeyleri ve köylerin sosyal-ekonomik durumlarındaki değişimleri değerlendirilmiştir. Bulgular, yasa ile hizmetlere erişim ve altyapı alanlarında olumlu etkiler oluştuğunu, ancak resmi işlemler ve tüzel kişiliğin kaybı gibi bazı durumların orta düzeyde olumsuzluk yarattığını göstermektedir. Çalışma, köylerin sosyal ve ekonomik yaşamında genel olarak iyileşme sağlansa da idari ve ekonomik alanda bazı sınırlamaların devam ettiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, 6360 sayılı yasanın Aydın ilinde bulunan orman köylerinde ekonomik, sosyal ve idari anlamda önemli etkiler yarattığı ancak bu süreçte köylülerin bilgilendirilme ve uyum sağlama konusunda zorluklar yaşadığı görülmüştür. Çalışma, yasa uygulamalarının kırsal alanlardaki toplumsal ve ekonomik etkilerini anlamaya yönelik katkı sağlamaktadır.
Çevre ve doğa eğitim okullarının toplumsal bilinçlenme ve gelişmeye katkıları: Burdur ili örneği
İnsanların yeryüzünde var olduğu günden bu yana varlığını sürdürmekte olan doğa olayları ve çevre sorunları günümüzde çok büyük sorunlara ulaşmış, çözümü zor bir hale gelmiştir. Bütün kamuoyu bu çevre sorunları için çözüm aramakta, bu çözümler için de çevre ve doğa eğitim okulları kurulmaktadır. Bu kurulan çevre ve doğa eğitim okulları ile birlikte toplum olarak bilinçlenme ve gelişme sağlanmak amaçlanmaktadır. Dünyada 1968'li yıllardan itibaren giderek artmakta olan çevre sorunları, hastalıklar ülkemizde de gün geçtikçe çoğalmaktadır. Bu sorunları en aza indirgemek için ülkemizde 1990 yılından itibaren özellikle çevre eğitimi ve çevre bilincine karşı gösterilen ilgi artmıştır. Kamuoyunun doğaya ve çevreye karşı ilgisi ve baskıları bütün siyası ve yerel kadroların çevre ve doğa eğitimlerine karşı yaklaşımını sağlamış, kamuoyu, çevreci ve doğacı gruplar baskılar yaptıkça karar veren kişi ve gruplar bu baskılardan etkilenerek, kararlarını çevre ve doğa lehinde almaya başlamışlardır. Doğa ve çevreye gösterilmekte olan duyarlılık ve olumlu tutum ancak çevre ve doğa eğitim okullarının çalışmaları, toplumsal bilinçlenme ile olacaktır.
Ege bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, Ege Bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda, Ege Bölgesinde Denizli, Manisa, Uşak ve Aydın ilerlideki 4 farklı ilin bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket 401 kişiye uygulanmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatistiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinde yetişen sebze ve meyve türlerinin olgunlaşma sürelerinde değişikliğe sebebiyet vermektedir" önermesine katılımcılar en çok % 91,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Ayrıca "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinin orman örtüsünü olumsuz etkilemektedir" önermesine katılımcılar yine en çok % 81,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Jeotermal enerjinin çıkarılıp işlenmesi ile ilgili olarak katılımcıların vermiş oldukları söylemeler neticesinde Orman örtüsünün olumsuz etkilendiği fakat sebze ve meyvelerin olgunlaşma sürelerinin değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir.
Ege bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, Ege Bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda, Ege Bölgesinde Denizli, Manisa, Uşak ve Aydın ilerlideki 4 farklı ilin bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket 401 kişiye uygulanmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatistiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinde yetişen sebze ve meyve türlerinin olgunlaşma sürelerinde değişikliğe sebebiyet vermektedir" önermesine katılımcılar en çok % 91,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Ayrıca "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinin orman örtüsünü olumsuz etkilemektedir" önermesine katılımcılar yine en çok % 81,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Jeotermal enerjinin çıkarılıp işlenmesi ile ilgili olarak katılımcıların vermiş oldukları söylemeler neticesinde Orman örtüsünün olumsuz etkilendiği fakat sebze ve meyvelerin olgunlaşma sürelerinin değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir.
Ege bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, Ege Bölgesinde jeotermal enerji kullanımının tarımsal alanlar ve orman kaynakları üzerine etkilerine yönelik toplumsal görüşlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda, Ege Bölgesinde Denizli, Manisa, Uşak ve Aydın ilerlideki 4 farklı ilin bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket 401 kişiye uygulanmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatistiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinde yetişen sebze ve meyve türlerinin olgunlaşma sürelerinde değişikliğe sebebiyet vermektedir" önermesine katılımcılar en çok % 91,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Ayrıca "Jeotermal enerji kaynaklarının çıkarılıp işletilmesi Ege bölgesinin orman örtüsünü olumsuz etkilemektedir" önermesine katılımcılar yine en çok % 81,3 oranla katılıyorum cevabını vermişlerdir. Jeotermal enerjinin çıkarılıp işlenmesi ile ilgili olarak katılımcıların vermiş oldukları söylemeler neticesinde Orman örtüsünün olumsuz etkilendiği fakat sebze ve meyvelerin olgunlaşma sürelerinin değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir.
Orman alanları içinde su kaynaklarında tarımsal ormancılık (aquaforestry) uygulamaları
Bu çalışmanın amacı, Dünya nüfusunun artması sonucu ortaya çıkan ve günümüzün en büyük problemlerinden birisi olan kaynak yetersizliği sorununu çözmek için yapılan çalışmalara ışık tutmaktır. Çölleşmeyle mücadeleye katkı sağlayıp, verimi arttırıcı çalışmalara destek olabilmektir. Ormanlık alanların içerisindeki göl ve akarsularda balıkçılık, tarım ve ormancılık faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmaları arttırabilmektir. Çiftçilerimizin ve köylülerimizin elde ettiği ürün miktarını ve ürün çeşidini arttırarak, sosyal ve hukuksal problemleri olabildiğince düşük seviyelere indirebilmektir. Balık avcılığı ve yetiştiriciliğinin ekonomik yönünü özellikle orman köylülerimize benimseterek onları bu konuda bilgilendirebilmektir. Minimum girdi ile maksimum çıktı elde ederek, insanları bilinçli avcılığa ve kaynakların düzenli kullanılmasına teşvik edebilmektir. Bu amaçla, ormanlık alanlardaki su kaynaklarından avcılık yapan 57, bu kaynaklarda işletmecilik yapan 32 işletme sahibinin fikirleri ortaya konulmuştur. Çalışma da bilgi toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak SPSS paket programı ile istatiksel analizler yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre en önemli önermeler olarak "Orman içindeki göl veya akarsular da tür çeşitliliğinin ve miktarının azalmasında göle veya akarsuya bırakılan atıkların önemli bir etkisi vardır." önermesine anket çalışmasına katılanlar en çok %61,4 oran ile kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Bunun yanında ankete katılan işletmeciler "İşletmenin atıklarını akarsuya bırakmamaya özen gösterilmektedir." önermesine %84,4 oranlarla kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Buda bize gösteriyor ki aslında avcılarımız ve işletmecilerimiz bilinçlidirler, biraz daha eğitim ve teknik bilgi verilerek bu seviyeler daha yukarılara taşınabilir.
Orman alanları içinde su kaynaklarında tarımsal ormancılık (aquaforestry) uygulamaları
Bu çalışmanın amacı, Dünya nüfusunun artması sonucu ortaya çıkan ve günümüzün en büyük problemlerinden birisi olan kaynak yetersizliği sorununu çözmek için yapılan çalışmalara ışık tutmaktır. Çölleşmeyle mücadeleye katkı sağlayıp, verimi arttırıcı çalışmalara destek olabilmektir. Ormanlık alanların içerisindeki göl ve akarsularda balıkçılık, tarım ve ormancılık faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmaları arttırabilmektir. Çiftçilerimizin ve köylülerimizin elde ettiği ürün miktarını ve ürün çeşidini arttırarak, sosyal ve hukuksal problemleri olabildiğince düşük seviyelere indirebilmektir. Balık avcılığı ve yetiştiriciliğinin ekonomik yönünü özellikle orman köylülerimize benimseterek onları bu konuda bilgilendirebilmektir. Minimum girdi ile maksimum çıktı elde ederek, insanları bilinçli avcılığa ve kaynakların düzenli kullanılmasına teşvik edebilmektir. Bu amaçla, ormanlık alanlardaki su kaynaklarından avcılık yapan 57, bu kaynaklarda işletmecilik yapan 32 işletme sahibinin fikirleri ortaya konulmuştur. Çalışma da bilgi toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak SPSS paket programı ile istatiksel analizler yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre en önemli önermeler olarak "Orman içindeki göl veya akarsular da tür çeşitliliğinin ve miktarının azalmasında göle veya akarsuya bırakılan atıkların önemli bir etkisi vardır." önermesine anket çalışmasına katılanlar en çok %61,4 oran ile kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Bunun yanında ankete katılan işletmeciler "İşletmenin atıklarını akarsuya bırakmamaya özen gösterilmektedir." önermesine %84,4 oranlarla kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Buda bize gösteriyor ki aslında avcılarımız ve işletmecilerimiz bilinçlidirler, biraz daha eğitim ve teknik bilgi verilerek bu seviyeler daha yukarılara taşınabilir.
Orman alanları içinde su kaynaklarında tarımsal ormancılık (aquaforestry) uygulamaları
Bu çalışmanın amacı, Dünya nüfusunun artması sonucu ortaya çıkan ve günümüzün en büyük problemlerinden birisi olan kaynak yetersizliği sorununu çözmek için yapılan çalışmalara ışık tutmaktır. Çölleşmeyle mücadeleye katkı sağlayıp, verimi arttırıcı çalışmalara destek olabilmektir. Ormanlık alanların içerisindeki göl ve akarsularda balıkçılık, tarım ve ormancılık faaliyetleri kapsamında yapılan çalışmaları arttırabilmektir. Çiftçilerimizin ve köylülerimizin elde ettiği ürün miktarını ve ürün çeşidini arttırarak, sosyal ve hukuksal problemleri olabildiğince düşük seviyelere indirebilmektir. Balık avcılığı ve yetiştiriciliğinin ekonomik yönünü özellikle orman köylülerimize benimseterek onları bu konuda bilgilendirebilmektir. Minimum girdi ile maksimum çıktı elde ederek, insanları bilinçli avcılığa ve kaynakların düzenli kullanılmasına teşvik edebilmektir. Bu amaçla, ormanlık alanlardaki su kaynaklarından avcılık yapan 57, bu kaynaklarda işletmecilik yapan 32 işletme sahibinin fikirleri ortaya konulmuştur. Çalışma da bilgi toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak SPSS paket programı ile istatiksel analizler yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre en önemli önermeler olarak "Orman içindeki göl veya akarsular da tür çeşitliliğinin ve miktarının azalmasında göle veya akarsuya bırakılan atıkların önemli bir etkisi vardır." önermesine anket çalışmasına katılanlar en çok %61,4 oran ile kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Bunun yanında ankete katılan işletmeciler "İşletmenin atıklarını akarsuya bırakmamaya özen gösterilmektedir." önermesine %84,4 oranlarla kesinlikle katılıyorum demişlerdir. Buda bize gösteriyor ki aslında avcılarımız ve işletmecilerimiz bilinçlidirler, biraz daha eğitim ve teknik bilgi verilerek bu seviyeler daha yukarılara taşınabilir.
Ekosistem hizmeti oluşturan kırsal etkinliklere yönelik ödeme eğiliminin belirlenmesi: Orman alanlarında küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılarak orman yangını riskinin azaltılması örneği
Orman yangınları, orman ekosistemlerini olumsuz etkileyerek insanoğlunun orman ekosistemlerinden sağlamış olduğu mal ve hizmetlerin azalmasına sebep olmakta ve insan yaşamı için tehlike oluşturmaktadır. Birçok ülke orman yangını çıktıktan sonra yüksek maliyetlere ulaşan söndürme faaliyetlerinin yerine, orman yangınları başlamadan önce daha az maliyetli yangın önleme faaliyetlerine odaklanmıştır. Bu kapsamda, orman alanlarında hayvan otlatmacılığı yapılarak yanıcı maddenin uzaklaştırılmasını sağlayan uygulamalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi'ndeki orman alanlarında küçükbaş hayvan otlatmacılığının orman yangınlarının önlenmesindeki etkisi araştırılmıştır. Orman yangınlarına karşı küçükbaş hayvan otlatmacılığının ekonomik değerinin tahmin edilmesi amacıyla çalışmada Koşullu Değer Belirleme Yönteminden faydalanılmıştır. Veriler, Koşullu Değer Belirleme Yöntemine ilişkin anket çalışması ile toplanmıştır. Toplanan veriler ile ilgili analizler ise, Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi 20.0 programı vasıtası ile Ki-kare testi, Kruskal-Wallis testi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Batı Akdeniz Bölgesinde öncelikli ve serbest otlatma alanlarında küçükbaş hayvan otlatması yaparak 1 küçükbaş hayvanın 1 hektarlık alanda yanıcı madde miktarının uzaklaştırması çalışması için ortalama ödeme eğilimi 4.34₺ olarak tahmin edilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından 1 ha alanda uzaklaştırılan yanıcı madde miktarı karşılığında, sürü yöneticilerine ödenmesi ön görülen ödeme miktarı 17.36₺ olarak tahmin edilmiştir. Toplam Ekonomik Değer ise 10 996 722.38₺/yıl olarak tahmin edilmiştir.
Ekosistem hizmeti oluşturan kırsal etkinliklere yönelik ödeme eğiliminin belirlenmesi: Orman alanlarında küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılarak orman yangını riskinin azaltılması örneği
Orman yangınları, orman ekosistemlerini olumsuz etkileyerek insanoğlunun orman ekosistemlerinden sağlamış olduğu mal ve hizmetlerin azalmasına sebep olmakta ve insan yaşamı için tehlike oluşturmaktadır. Birçok ülke orman yangını çıktıktan sonra yüksek maliyetlere ulaşan söndürme faaliyetlerinin yerine, orman yangınları başlamadan önce daha az maliyetli yangın önleme faaliyetlerine odaklanmıştır. Bu kapsamda, orman alanlarında hayvan otlatmacılığı yapılarak yanıcı maddenin uzaklaştırılmasını sağlayan uygulamalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi'ndeki orman alanlarında küçükbaş hayvan otlatmacılığının orman yangınlarının önlenmesindeki etkisi araştırılmıştır. Orman yangınlarına karşı küçükbaş hayvan otlatmacılığının ekonomik değerinin tahmin edilmesi amacıyla çalışmada Koşullu Değer Belirleme Yönteminden faydalanılmıştır. Veriler, Koşullu Değer Belirleme Yöntemine ilişkin anket çalışması ile toplanmıştır. Toplanan veriler ile ilgili analizler ise, Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi 20.0 programı vasıtası ile Ki-kare testi, Kruskal-Wallis testi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Batı Akdeniz Bölgesinde öncelikli ve serbest otlatma alanlarında küçükbaş hayvan otlatması yaparak 1 küçükbaş hayvanın 1 hektarlık alanda yanıcı madde miktarının uzaklaştırması çalışması için ortalama ödeme eğilimi 4.34₺ olarak tahmin edilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından 1 ha alanda uzaklaştırılan yanıcı madde miktarı karşılığında, sürü yöneticilerine ödenmesi ön görülen ödeme miktarı 17.36₺ olarak tahmin edilmiştir. Toplam Ekonomik Değer ise 10 996 722.38₺/yıl olarak tahmin edilmiştir.
Ekosistem hizmeti oluşturan kırsal etkinliklere yönelik ödeme eğiliminin belirlenmesi: Orman alanlarında küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılarak orman yangını riskinin azaltılması örneği
Orman yangınları, orman ekosistemlerini olumsuz etkileyerek insanoğlunun orman ekosistemlerinden sağlamış olduğu mal ve hizmetlerin azalmasına sebep olmakta ve insan yaşamı için tehlike oluşturmaktadır. Birçok ülke orman yangını çıktıktan sonra yüksek maliyetlere ulaşan söndürme faaliyetlerinin yerine, orman yangınları başlamadan önce daha az maliyetli yangın önleme faaliyetlerine odaklanmıştır. Bu kapsamda, orman alanlarında hayvan otlatmacılığı yapılarak yanıcı maddenin uzaklaştırılmasını sağlayan uygulamalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi'ndeki orman alanlarında küçükbaş hayvan otlatmacılığının orman yangınlarının önlenmesindeki etkisi araştırılmıştır. Orman yangınlarına karşı küçükbaş hayvan otlatmacılığının ekonomik değerinin tahmin edilmesi amacıyla çalışmada Koşullu Değer Belirleme Yönteminden faydalanılmıştır. Veriler, Koşullu Değer Belirleme Yöntemine ilişkin anket çalışması ile toplanmıştır. Toplanan veriler ile ilgili analizler ise, Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi 20.0 programı vasıtası ile Ki-kare testi, Kruskal-Wallis testi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Batı Akdeniz Bölgesinde öncelikli ve serbest otlatma alanlarında küçükbaş hayvan otlatması yaparak 1 küçükbaş hayvanın 1 hektarlık alanda yanıcı madde miktarının uzaklaştırması çalışması için ortalama ödeme eğilimi 4.34₺ olarak tahmin edilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından 1 ha alanda uzaklaştırılan yanıcı madde miktarı karşılığında, sürü yöneticilerine ödenmesi ön görülen ödeme miktarı 17.36₺ olarak tahmin edilmiştir. Toplam Ekonomik Değer ise 10 996 722.38₺/yıl olarak tahmin edilmiştir.
Ormansızlaşmanın önlenmesine yönelik görüşlerin belirlenmesi: Isparta ili örneği
Tezin amacı Türkiye'de ormansızlaşmaya neden olan etmenleri incelemek ve halkın çevresel sorunlara ( çölleşme, erozyon vb. ) olan bilgi ve ilgi durumunu ölçmektir. Bu kapsamda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümü öğrencileri, Mezun Orman Mühendisleri, Isparta Orman Bölge Müdürlüğündeki Orman mühendisleri, memurlar, işçiler ve diğer meslek gruplarından oluşan 220 kişilik bir grubun bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 22.0 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Spearman's rho korelasyon analizi ile veriler analiz edilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, günümüzde yaşanan en önemli çevresel sorunlar iklim değişikliği ve kuraklıktır. Katılımcılar orman kaynaklarından en çok endüstriyel odun kullanımı ve yakacak odun kullanımı olarak faydalanmaktadır. Katılımcılar orman kaynaklarının tahrip ve yok olmasını istememektedir. Ormanların gelecek nesillere kalmasına önem vermektedir. Katılımcılara göre ormanların erozyon ile mücadeleyi arttırmak için para harcanabilir. Katılımcıların %62,7'si ormanların sağladığı birçok fayda ve hizmeti dikkate alarak ekosistem hizmet ödemesi yapabileceklerini belirtmiştir. Katılımcılar ekosistem ödemelerini OGM ve TEMA'ya yapmak istemektedir. Katılımcılar çeşitli çevre sorunlarından ve doğal afetlerden korunmak istediklerini belirtmiştir. Katılımcılara göre ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı ve meralardaki aşırı otlatma erozyona sebep olmaktadır. Katılımcılara göre bu araştırmanın sonuçları ormancılık politikalarının belirlenmesinde yeni bir bakış açısı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ormansızlaşma, Çölleşme, Erozyon, Kuraklık, İklim değişikliği, Isparta, Türkiye.
Ormansızlaşmanın önlenmesine yönelik görüşlerin belirlenmesi: Isparta ili örneği
Tezin amacı Türkiye'de ormansızlaşmaya neden olan etmenleri incelemek ve halkın çevresel sorunlara ( çölleşme, erozyon vb. ) olan bilgi ve ilgi durumunu ölçmektir. Bu kapsamda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümü öğrencileri, Mezun Orman Mühendisleri, Isparta Orman Bölge Müdürlüğündeki Orman mühendisleri, memurlar, işçiler ve diğer meslek gruplarından oluşan 220 kişilik bir grubun bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 22.0 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Spearman's rho korelasyon analizi ile veriler analiz edilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, günümüzde yaşanan en önemli çevresel sorunlar iklim değişikliği ve kuraklıktır. Katılımcılar orman kaynaklarından en çok endüstriyel odun kullanımı ve yakacak odun kullanımı olarak faydalanmaktadır. Katılımcılar orman kaynaklarının tahrip ve yok olmasını istememektedir. Ormanların gelecek nesillere kalmasına önem vermektedir. Katılımcılara göre ormanların erozyon ile mücadeleyi arttırmak için para harcanabilir. Katılımcıların %62,7'si ormanların sağladığı birçok fayda ve hizmeti dikkate alarak ekosistem hizmet ödemesi yapabileceklerini belirtmiştir. Katılımcılar ekosistem ödemelerini OGM ve TEMA'ya yapmak istemektedir. Katılımcılar çeşitli çevre sorunlarından ve doğal afetlerden korunmak istediklerini belirtmiştir. Katılımcılara göre ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı ve meralardaki aşırı otlatma erozyona sebep olmaktadır. Katılımcılara göre bu araştırmanın sonuçları ormancılık politikalarının belirlenmesinde yeni bir bakış açısı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ormansızlaşma, Çölleşme, Erozyon, Kuraklık, İklim değişikliği, Isparta, Türkiye.