Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Demirci

12 theses · Tekirdağ Namık Kemal University, Dokuz Eylül University, Kırklareli University, Karadeniz Technical University

DoctorateOpen AccessTR

Bazı üzüm çeşitlerinin kuruma özelliklerinin araştırılması ve orta nemli kuru üzüm elde edilmesi

Kuru üzüm içerdiği mineral maddeler, vitaminler ve fenolik bileşiklerle besinsel yararı yüksek bir gıdadır ve dünyada gittikçe artan oranda talep görmektedir. Yaptığımız çalışmada, üzüm kurutmada en yaygın olarak kullanılan Sultani Çekirdeksiz çeşidi, yine özellikle güney bölgelerimizde yaygın olarak kullanılan Sergi Karası (çekirdekli siyah), Dimrit (çekirdekli siyah), Rumi (çekirdekli beyaz) ve Besni (çekirdekli beyaz) çeşitleri ile Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından ıslah edilip tescil ettirilen Reçel üzümü (çekirdeksiz siyah), Tekirdağ Misketi (çekirdeksiz beyaz), Barış(çekirdeksiz beyaz) ve Tekirdağ Çekirdeksizi (çekirdeksiz siyah) ile Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 2016 yılında tescil ettirilmiş yeni bir üzüm çeşidi olan Cengizbey (çekirdeksiz siyah) üzüm çeşitleri kullanılmıştır. Bu üzüm çeşitlerinin, kurutmalık özellikleri ve yeni çeşitlerin kurutmalığa uygunlukları, mineral madde miktarları, fenolik madde içerikleri, toplam antosiyanin miktarları, antioksidan kapasiteleri gibi fiziksel ve kimyasal özellikleri incelenmiştir. Toplam fenolik madde miktarları en yüksek bulunan (15546 mgGAE/kg KM) Besni, en düşük bulunan Sultani çekirdeksiz (3714 mgGAE/kg KM) üzüm çeşitleri olmuştur. Çalışmamızda iki farklı kurutma sistemi (güneş kolektörlü kurutma ve laboratuvar tipi tepsili kurutma sistemleri) kullanılmıştır. En kısa sürede laboratuvar tipi kurutma fırınında potasaya bandırılarak kurutulan Dimrit 13,5 saatte, en uzun sürede güneş kolektöründe potasaya bandırılmadan kurutulan Tekirdağ çekirdeksizi 336 saatte kurumuştur. Elde edilen veriler ile bu sistemlerin üzüm kurutmadaki etkileri ortaya konulmuş ve kurutulan üzüm çeşitlerinde duyusal analiz gerçekleştirilmiştir. Yapılan duyusal analize göre Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü (T.B.A.E.) tarafından tescil ettirilen Tekirdağ Misketi ve Cengizbey çeşitleri en çok beğenilen çeşitler olmuşlardır. Ayrıca çalışmamızda kurutmalık özellikleri ile öne çıkan Tekirdağ Misketi üzüm çeşidi ile farklı muhafaza koşullarının denendiği 3 ayrı nem oranına (%35, %30, %25) kadar kurutulan 'orta nemli ürün' çalışması yapılmıştır. Orta nemli üzümler açık alanda beton sergide, güneş kolektörlü kurutma sisteminde ve laboratuvar tipi tepsili kurutma sisteminde kurutulmuştur. Kurutulan üç farklı neme sahip üzümler oda koşullarında herhangi bir uygulama yapılmadan, etanol pedi, anti-mikrobiyal madde, kekik ekstresi uygulamaları ile 12 ay boyunca muhafaza edilmeye çalışılmıştır. Orta nemli üzümlerde muhafaza süresince güneş kolektörü ve fırında kurutulanlarda bozulmalar daha geç gerçekleşmiş, açık alanda kurutulanlarda ise mikrobiyal yükün daha fazla arttığı görülmüştür.

Gamze Uysal Seçkin
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya yöresi ayçiçeği balı, meşe balı ve karaçalı balı' nın çeşitli kalite özellikleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, Trakya Yöresinde bulunan; ayçiçeği (Helianthus annuus) bitkisinden üretilen ayçiçeği balı, meşe ağacı (Quercus) salgısından elde edilen meşe balı, karaçalı bitkisinin (Paliurus spina-christi Miller) çiçeklerinden üretilen karaçalı balı örneklerinin çeşitli kalite özelliklerinin (fiziksel ve kimyasal özellikleri) incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Trakya yöresinin farklı lokasyonlarındaki arı yetiştiricilerinden her bir çeşitten 5'er adet olmak üzere, toplam 15 adet bal örneği temin edilmiştir. Ayçiçeği balı örneklerinin elektriksel iletkenlik değerleri 0,421 - 0,920 ms/cm arasında, meşe balı örneklerinin elektriksel iletkenlik değerleri 0,864 - 1,562 ms/cm arasında, karaçalı balı örneklerinin elektriksel iletkenlik değerleri 0,806 - 0,995 ms/cm arasında tespit edilmiştir. Ayçiçeği balı örneklerinin kül miktarları % 0,12 ile % 0,66 arasında, meşe balı örneklerinin kül miktarları % 0,63 - % 0,99 arasında, karaçalı balı örneklerinin kül miktarları % 0,13 - % 1,02 arasında bulunmuştur. Ayçiçeği balı örneklerinin nem değerleri % 15,4 - %19,6 arasında, meşe balı örneklerinin nem değerleri % 15,80 - %17,60 arasında, karaçalı balı örneklerinin nem değerleri % 16,40 - %19,40 arasında bulunmuştur. Ayçiçeği balı örneklerinin pH değerleri 4,01 - 5,31 arasında, meşe balı örneklerinin pH değerleri 4,80 - 5,06 arasında, karaçalı balı örneklerinin pH değerleri 5,27-5,94 arasında tespit edilmiştir. Ayçiçeği balı örneklerinin invert şeker değerleri % 72,92 - % 78,13 arasında, meşe balı örneklerinin invert şeker değerleri % 61,77 - % 74,38 arasında, karaçalı balı örneklerinin invert şeker değerleri % 67,12 - % 68,54 arasında tespit edilmiştir. Ayçiçeği balı örneklerinin serbest asitlik değerleri 12,83 - 24,56 mEq/kg arasında, meşe balı örneklerinin serbest asitlik değerleri 30,43 - 46,42 mEq/kg arasında, karaçalı balı örneklerinin serbest asitlik değerleri 9,82 - 11,81 mEq/kg arasında bulunmuştur. Ayçiçeği balı örneklerinin diastaz değerleri 8,90 - 30,50 ds/dn arasında, meşe balı örneklerinin diastaz değerleri 19,60 - 28,90 ds/dn arasında, karaçalı balı örneklerinin diastaz değerleri 23,30 - 43,60 ds/dn arasında bulunmuştur. Ayçiçeği balı örneklerinin hepsinde, meşe balı örneklerin birinde ve karaçalı balı örneklerinin ikisinde HMF tespit edilmiştir. Bu durum ilgili bal örneklerinin ısıl işleme maruz kaldığının ya da uygun koşullarda depolanmadığının göstergesidir. Anahtar kelimeler: Ayçiçeği Balı, Meşe Balı, Karaçalı Balı, HMF

Kadriye Şen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Ispanak bitkisine uygulanan işlemlerin nitrit ve nitrat içeriğine etkisinin araştırılması

Bu araştırmada, gübrelemenin, farklı işlemlerin ve depolamanın ıspanaktaki (Spinacia oleraceae L.) nitrat ve nitrit düzeyleri üzerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. İki yıl boyunca üre %46 azotlu gübre kullanılarak 4 farklı gübreleme miktarına göre (0; 7,5; 15 ve 20 gram/m2) yetiştirilen ıspanağın nitrat ve nitrit içerikleri belirlenmiştir. Ayrıca ıspanaklara uygulanan daldırarak ve su buharına tutularak haşlama; ardından da dondurma, kurutma ve konserveleme gibi teknolojik işlemlerin bu bileşenler üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Depolamanın etkisini belirlemek amaçlı ise örnekler 12 ay boyunca, dondurulan örnekler -18℃'de; kurutulan örnekler +4℃'de ve konservelenmiş örnekler oda sıcaklığında depolanmış; 0, 4, 8 ve 12. aylarda örneklerdeki nitrit ve nitrat miktarları belirlenmiştir. Araştırmada ıspanak örneklerinin nitrat ve nitrit içerikleri yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) yöntemi ile analiz edilmiştir. Metot parametrelerini belirlemek amacıyla yapılan geri kazanım çalışmalarına göre; nitrat için saptanan geri kazanım oranı ortamala %101,23 ve nitrit için saptanan geri kazanım oranı ortalama %97,13 olmuştur. Metot parametrelerinden LOD değeri nitrat için 0,001 mg/kg ve nitrit için 0,002 mg/kg; LOQ değeri ise nitrat için 0,004 mg/kg ve nitrit için 0,006 mg/kg olarak hesaplanmıştır. 1. Yıl ekilen ıspanak örneklerinde nitrat miktarları sırasıyla 0 g/m2 gübre uygulananlarda 72,05 mg/kg; 7,5 g/m2 gübreleme uygulananlarda 165,43 mg/kg; 15 g/m2 gübreleme uygulananlarda 203,41 mg/kg ve 20 g/m2 gübreleme uygulananlarda ise 308,43 mg/kg olarak tespit edilmiştir. 2. Yıl ekilen ıspanak örneklerinde ise nitrat miktarları 0 g/m2 gübre uygulananlarda 85,45 mg/kg; 7,5 g/m2 gübreleme uygulananlarda 123,07 mg/kg; 15 g/m2 gübreleme uygulananlarda 208,5 mg/kg ve 20 g/m2 gübreleme uygulananlarda 297,86 mg/kg olarak tespit edilmiştir. Bu değerler, Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği'ne göre taze ıspanakta bulunması gereken maksimum nitrat miktarı olan 3500 mg/kg'ın altındadır. Taze ıspanak örneklerinde nitrit tespit edilememiştir (

Nilay Kocaçınar
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı kavurma koşullarının kuruyemişlerin fiziksel, kimyasal özelliklerine ve mineral biyoerişebilirliğine etkisi

Bu çalışmada farklı kavurma koşullarında üretilen badem, fındık, kaju ve leblebi örneklerinde oluşan fiziksel ve kimyasal değişimler incelenmiştir. Bu çalışmada kuruyemişlerde farklı kavurma koşullarında; % nem, su aktivitesi, renk (L*, a*, ve b*), tekstürel özellikleri (sertlik ve kırılganlık), akrilamid miktarı, aflatoksin miktarı, elementel içerik (Ag, Ca, Cd, Cu, Cr, Fe, K, Mg, Mn, Na, P, Pb, Se ve Zn) ve in-vitro sindirim sonucunda mineral biyoerişebilirliği (Ca, Fe, K, Mg, Mn, Zn, P ve Se) incelenmiştir. Çalışma sırasında çiğ bademde 140 – 180 °C'de 10 – 30 dk, çiğ fındıkda 140 – 180 °C'de 15 – 35 dk, çiğ kajuda 135 – 175 °C'de 8 – 40 dk, ön kavrulmuş leblebide son kavurma işlemi olarak 150 – 195 °C'de 10-40 dk kavurma işlemi uygulanmıştır. Çalışmanın ilk kısmında kuruyemişlerin her bir kavurma koşulundaki kalite kriterlerini oluşturan nem, renk ve testürel özellik değerleri analiz edilmiş ve en fazla tüketici beğenisini oluşturan değerler tespit edilmiştir. Buna göre duyusal olarak en yüksek değeri alanlar; bademde nem % 2,2±0,04, L* değeri 52,13±2,4, sertlik 987,5±95,16 g ve kırılganlık 0,44±0,07 mm fındıkta nem % 1,29±0,03, L* değeri 72,25±3,4, sertlik 241,98±8,18 g ve kırılganlık 0,34±0,04 mm olarak, kajuda nem % 1,99±0,099, L* değeri 61,01±2,32, sertlik 229,08±32 g ve kırılganlık 0,24±0,1 mm ve leblebide nem % 5,12±0,02, L* değeri 74,24±2,57, sertlik 218,02±18,27 g ve kırılganlık 0,46±0,09 mm olarak belirlenmiştir. Isıl işlem ile istenilen tad, renk ve tekstür özellikleri oluşsa da aynı zamanda Maillard reaksiyonuna bağlı olarak akrilamid de oluşmaktadır. Kavrulan kuruyemişlerde tespit edilen en yüksek akrilamid miktarları; bademde 120,25 ppb, fındıkta 67,33 ppb, kajuda 184,59 ppb ve leblebide 148,63 ppb olarak belirlenmiştir. Fındıkta diğer kuruyemişlere göre daha az akrilamid oluştuğu saptanmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında ise kuruyemişlerin 14 farklı element için elementel içeriği ortaya konarak, kavurulan örneklerin in-vitro sindirim sonucunda mineral biyoerişebilirliğindeki değişim araştırılmıştır. Kuruyemişler arasında en yüksek Ca, P ve K miktarı bademde, en yüksek Ag, Mn ve Se miktarı fındıkta, en yüksek Cu, Fe, Mg ve Na miktarı kajuda ve en yüksek Zn miktarı leblebide belirlenmiştir. Mineral biyoerişebilirliğinin ısıl işlem ile azaldığı belirlenmiştir. Çiğ kuruyemiş örneklerinde mineral biyoerişebilirliği Ca için % 17,2 - % 38,8, Fe için % 11,9 - % 20,1, K için % 27,0 - % 39,5, Mg için % 29,6- % 46,8, Mn için % 13,4 - % 48,5, P için % 22,5- % 37,3, Se için % 10,6- % 41,8 ve Zn için % 12,9- % 38,2 aralığında tespit edilmiştir. Ca, Zn, P, Se ve K elementleri için in-vitro sindirim sonucunda en yüksek mineral biyoerişebilirlik değeri leblebide, Fe için bademde Mg için fındıkta ve Mn için kajuda tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında aflatoksin bulaşışı da incelenmiş ve kuruyemiş örneklerinin hiçbirinde aflatoksin B1, B2, G1 ve G2 tespit edilememiştir.

Hakan Apaydın
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Jelatin bazlı yumuşak şekerlerin erime özelliklerinin reometre temelli yeni metot ile belirlenmesi

Bu çalışmada, çok tüketilen şekerleme ürünlerinden biri olan yumuşak şekerin önemli kalite parametrelerinden erime noktasının belirlenmesi için reometre temelli yeni bir metodun geliştirilmesi araştırılmıştır. Geliştirilen metot dahilinde, elde edilen gap değerinin sıcaklığa karşı olan grafiğinde onset analizi yapılarak ürünlerin erime noktaları tespit edilmiştir. Reometre temelli yeni metodun geliştirilmesi amacı ile ısıtma hızı ve örnek kalınlığı olmak üzere 2 parametre üzerinden denemeler yapılmıştır. Aynı şekilde, erimenin tespitinde klasik metotlardan olan G′ ve G′′ kesiştiği sıcaklık değerleri de belirlenmiştir. Elde edilen erime noktalarını doğrulamak amacı ile sabit sıcaklıkta reometrede zaman taraması testleri ile etüv ve su banyosunda farklı sıcaklıkta bekletme analizleri ve çeşitli sıcaklıkta akma gerilimi değerlerinin tespiti yapılmıştır. Ayrıca elde edilen sonuçları karşılaştırmak amacı ile örneklerin diferansiyel taramalı kalorimetreden (DSC) elde edilen termogramları, polarize ışık mikroskobu (PLM) ile çeşitli sıcaklıktaki mikro yapıları ve termogravimetrik analizler (TGA) ile birlikte termal bozunma eğrileri de incelenmiştir. Araştırma kapsamında üretilen yumuşak şeker örneklerine nem ve tekstür profili analizleri de uygulanmıştır. Tüm veriler değerlendirildiğinde, geliştirilmekte olan metodun 4000 µm kalınlıktaki yumuşak şeker örnekleri için 1 °C/dk sıcaklık artış hızı ile çalışıldığında, 1 °C hassasiyet ile tespit yaptığı söylenebilmektedir. Metot parametreleri elde edildikten sonra, metodun ticari olarak kullanılabilirliğini gözlemlemek amacı ile, 2 adet jelatin bazlı yumuşak şeker satın alınarak, erime noktaları hem geliştirilen metot ile hem de doğrulama analizleri ile aynı şekilde belirlenerek metodun etkinliği kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, gap-sıcaklık grafiğinin onset analizi ile değerlendirilmesi yeni bir yaklaşım olarak denenmiş ve erime sıcaklığı analizine farklı bir bakış açısı kazandırılmıştır. Tez çalışması kapsamında erime sıcaklığının tespiti için geliştirilen reometre temelli yeni metot, hassas ve tekrarlanabilir analizler ile kullanım kolaylığı ve kısa süreli tespit sağlamıştır. Buna ek olarak çalışılan materyallerin katı halde kullanılabilmesine de olanak sağladığı için öne çıkmıştır.

Didem Sözeri Atik
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Hakkı Bursevî'nin ?Şerh-i Ebyât-ı Hacı Bayram-ı Velî? adlı eseri (metin ve inceleme)

Tezimizin amacı, İsmail Hakkı Bursevî'nin Şerh-i Ebyât-ı Hacı Bayram-ı Velî adlı yazma eserini yeni harflere aktarmak ve burada yer alan başlıca tasavvuf kavramlarını açıklamaktır.XIV. yüzyılda yaşayan ve Bayrâmîlik'in kurucusu kabul edilen Hacı Bayram Velî ile XVI. yüzyılın ikinci yarısı ve XVII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşayan ve Celvetiyye'nin meşhur şeyhlerinden biri olarak kabul edilen, İsmail Hakkı Bursevî, çok yönlü iki mutasavvıfımızdır. Hem zahiri hem de bâtıni ilimlerde söz sâhibi olmuşlardır. Hacı Bayram Velî'nin şu an elimizde dört şiiri, Bursevî'nin ise oldukça fazla eseri mevcuttur.İsmail Hakkı Bursevî, Şerh-i Ebyât-ı Hacı Bayram-ı Velî adlı eserinde Hacı Bayram Velî'nin ilgili şiirinde, üzerinde durduğu konuları daha geniş bir şekilde örnekler vererek açıklamaktadır.Tezimizin I. Bölümünde, Bursevî'nin özellikler üzerinde durduğu bu kavramlar, kendisinin ve diğer mutasavvıfların bakış açılarıyla birlikte verilmiştir. Çalışmamızın II. bölümünde ise, İsmail Hakkı Bursevî'nin söz konusu eseri, günümüz Türk yazısına çevrilmiştir.

Hacı Bayram VeliTasavvufİsmail Hakkı Bursevi
Arzu Polatoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Necmeddîn Kübrâ ve Kübrevîlik

Necmeddîn Kübrâ (540/1145-618/1221), hicrî altıncı asrın ikinci yarısı ile yedinci yüzyılın başlarında Harezmşahlar Devleti (1097-1231)'nin hâkim olduğu Harezm bölgesinde irşâd faaliyetlerinde bulunmuş dikkate değer bir mutasavvıftır. Gerek yetiştirdiği halifeleri ve gerekse verdiği eserlerle tasavvuf tarihinde adından sıkça söz ettirmektedir. Ayrıca henüz tarîkatların teşekkül sürecinde yaşamış olması ve kendisine Kübreviyye adında bir tarîkatın nispet edilmesi onun önemini bir kat daha arttırmaktadır.Bir giriş, üç bölüm ve bir de sonuçtan oluşan bu çalışmada, Necmeddin Kübrâ'nın hayatı, eserleri, tasavvufî görüşleri ve halifeleri ile Kübreviyye tarîkatının kuruluş safhası diyebileceğimiz ilk dönemi ele alınmaktadır.Giriş kısmında, tezde kullanılan kaynak ve araştırmalar zikredilmekte; metot ve hedeflerimiz üzerinde durulmaktadır. Birinci bölümde, Necmeddîn Kübrâ'nın yaşadığı dönem, hayatı ve eserleri söz konusu edilmektedir. İkinci bölüm, Şeyh Kübrâ'nın halifeleri ve faaliyetlerine tahsis edilmiştir. Akabinde onların diğer tasavvuf çevreleri ile ilişkilerine değinilmektedir. Üçüncü bölümde ise Necmeddîn Kübrâ'nın yazma ve matbu eserleri çerçevesinde tasavvufî görüşleri işlenmekte ve Kübreviyye tarîkatının temel esasları hakkında bilgiler sunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Necmeddîn Kübrâ, Harezm, Kübreviyye Tarîkatı, Tasavvuf, Necmeddîn Kübrâ'nın Halifeleri.

Süleyman Gökbulut
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
20
DoctorateOpen AccessTR

Tasavvuf düşüncesinde ibadetlerin iç anlamı

Cibril hadisi olarak bilinen hadis-i şerife göre belirlenen çerçeve içerisinde ?iman?, kelam ilmiyle; ?İslâm? da fıkıh ilmi ile temsil edilirken, sûfîler, hadiste geçen ?ihsan?ı ise, kendi ilimlerinin temsil ettiğini düşünürler. Mutasavvıfların üzerinde en çok durdukları konulardan birisi bu nedenle-ihsanı elde etmede önemli bir araç olan- ibadetler olmuştur.Bütün ibadetlerin ortak tarafı, kalp temizliğine ve ruhî arınmaya vesile olmalarıdır. Kul, ibadetle arınır ve nefsinin egemenliğinden kurtulur. Bu sayede, ?Her an Rabbi'nin huzurunda olduğunu bilmek? olarak tanımlanan, ihsana ulaşır.İbadetlerde, ortak bazı amaçlar olsa da, onların birisi, tasavvuf düşüncesinde, farklı bâtınî manaların sembolüdür. İbadetlerdeki şeklî kurallara riayet eden kimse, fıkhî anlamda sorumluluktan kurtulabilir. Bunun yanında, onlardaki sırlara da vakıf olmak isterse, ibadetlerin aynı zamanda bâtınî şartlarını yerine getirmek zorundadır. İbadetlerin amacının kalp temizliği olduğu hususunu yanlış anlayan bazı sözde sûfîler, kalplerinin temizliğine hükmederek ?ibâhiyye? yolunu tutmuşlardır. Çalışmamız bâtın ilmini yanlış anlayanların, içine düştükleri usûl hatalarını ve sûfîlerin, ibadetlerin iç anlamlarıyla ilgili görüşlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: İbadet, Zahir, Zahirî, Bâtın, Bâtınî, Sûfî.

Zahiriİbadet
İdris Türk
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi'nin Vahdetname/Usul-i Muhakkıkin'i Işığında Tasavvufi görüşleri (inceleme ve metin)

Bu çalışmanın amacı Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi' nin hayatını, eserlerini incelemek ve UsûIü'I-Muhakkıkîn adlı mesnevisi ışığında tasavvufî görüşlerini tespit etmektir. XVII. yüzyılda yaşayan Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi, melâmilerin ileri gelenlerinden birisidir. İbrahim Efendi sadece irşad faaliyetiyle yetinmemiş, aynı zamanda yazdığı manzum eserlerle tasavvufî düşüncelerini ortaya koymuştur. Onun Divan, Müfîd ü Muhtasar ve Usûl-i Muhakkikin gibi eserleri vardır. İbrahim Efendi' nin Usûl-i Muhakkikin adlı eseri didaktik üslûpla yazılmış tasavufi bir mesnevidir. 1262 beyitten müteşekkildir. İçerisinde vahdet- i vücûd, insân-ı kâmil, hazerât-ı hams, kalb, velî-nebî ve sohbet âdabı gibi konular bulunmaktadır. Tezimizin ek kısmında, Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi'nin adı geçen eseri, yazma iki nüshasından hareketle transkribe edilerek verilmiştir.

TasavvufUsulü'l-MuhakkıkınVahdetname+1
Süleyman Gökbulut
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

İbrahim Gülşeni (hayatı, eserleri, görüşleri)

İbrahim Gülşenî XV. yüzyılın birinci yansında Diyarbakır'da dünyaya gelmiştir. Erken yastayken babasının vefat etmesi üzerine bakımını ve yetiştirilmesini amcası üzerine almıştır. Küçüklüğünden itibaren ilme ve ibadete düşkün olan İbrâhîm Gülşenî, gençlik döneminin ilk yıllarında ilim tahsili için Diyarbakır'dan ayrılıp Tebriz'e gitmiştir. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kazaskeri Molla Hasan'la tanışmış; onun himayesinde hem öğrenimini sürdürmüş hem de çalışmaya başlamıştır. Kısa süre içerisinde açık sözlülüğü ve dürüstlüğü ile Uzun Hasan'ın da takdirim kazanmış ve onun nezdinde imtiyazlı bir konuma kavuşmuştur. Zaman zaman Akkoyunlu devleti tarafından elçilik ve askerin maneviyatım yükseltmek gibi işlerle görevlendirilmiştir. Saraya yakınlığı sayesinde büyük bir servet edinmiştir. Ancak ne ilmi bakımdan belli bir düzeye gelmesi, ne de büyük maddi imkanlara kavuşması onu tatmin etmemiştir. Zamanındaki pek çok kimse gibi o da huzur ve tatmini tasavvufî hayatta bulmuştur. Önceleri Kalenderiler ve Melamiler gibi dönemin bazı tasavvuf zümrelerine sempati şeklinde tezahür eden bu temayülü, bir resmi görev sonucu, zamanın Halveti şeyhi Dede Ömer Rûşenî'yle tanışması sonucu düzenli bir tasavvufî eğitime dönüşmüştür. Tasavvufa olan istidadı sebebiyle büyük merhaleler kateden İbrahim Gülşenî, şeyhi Dede Ömer'in de takdirim kazanmış ve onun tarafından postnişin olarak görevlendirilmiştir. Dede Ömer'in ölümünden sonra tarikatın başına geçmiş ve Şah İsmail'in Tebriz'i işgaline kadar faaliyetlerini burada sürdürmüştür. Daha sonra bu bölgeye göre daha istikrarlı olan Memluk ülkesinin başşehri Kahire'ye yerleşmiştir. Memluk idarecileri tarafından saygıyla karşılanan İbrahim Gülşenî' nin nüfuzu Osmanlı'nın Mısır'ı almasıyla büsbütün artmıştır. Kahire'de inşa ettiği tekkesi, Anadolu'dan gelenler kadar Mısır'daki Osmanlı idarecilerinin de uğrak yeri olmuştur. Onun gittikçe artan nüfuzu İstanbul'daki Osmanlı idarecilerini tedirgin edecek boyuta ulaşmıştır. Bu nedenle İstanbul'a çağırılmış ve bir soruşturma geçirmiştir. Sonuçta siyâsî bir amaç taşımadığı tesbit edilmiş ve serbest bırakılmıştır. Tekrar Mısır'a dönen İbrahim Gülşenî, 940/1534 yılında vefat ederek sağlığında inşa ettirdiği tekkenin avlusundaki türbeye defnolunmuştur. Türkçe, Arapça ve Farsça manzum eserleri bulunan İbrahim Gülşenî, başardı tasavvufî faaliyetleri nedeniyle Halvetiyye tarikatı şubelerinden birinin kurucusu olarak anılmaktadır. Kurmuş olduğu Gülşeniyye adı verilen şube kısa sürede, bugünkü sınırlarla ifade edecek olursak, Azerbeycan, Mısır, Arabistan, Türkiye ve Balkanlar'da yayılma imkanı bulmuştur.

HalvetiyyeTasavvufİbrahim Gülşeni
Himmet Konur
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Erişkin bireylerin sağlıklı beslenme tutumları ile mikrobiyota farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki

Obezite, hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler ve psikolojik hastalıklar beslenme ile yakından ilişkili, sık görülen ve toplum sağlığını tehdit eden halk sağlığı sorunlarıdır. Bireylerin beslenme şekilleri mikrobiyota kompozisyonunu önemli ölçüde etkilemektedir. Mikrobiyota kompozisyonunun ise halk sağlığını tehdit eden birçok rahatsızlığı etkilediğini çeşitli araştırmalar desteklemektedir. Bu çalışmanın amacı erişkin bireylerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarıyla mikrobiyota farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Bu çalışma Şubat 2023-Aralık 2023 tarihleri arasında Trakya Bölgesinde yaşayan kişilere (Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ), sosyal medya üzerinden yapılmıştır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte olan bu çalışmadan alınan veriler SPSS 25.0 programında analiz edilmiştir. Sonuçlar %95 güven düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmamıza 822 kişi katılmış olup katılımcıların %61,9'u kadın, %38,1'i erkektir. Araştırmamız sonucu katılımcıların Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği'nin (SBİTÖ) Sağlık Beslenme Tutumu genel puanı ortalamalarının 71,48±5,83 olduğu ve yüksek düzeyde sağlıklı beslenme tutumlarına sahip oldukları sonucu bulunmuştur. Kesme noktası olmayan ve 18 ile 100 arası puan alınabilen Mikrobiyota Farkındalığı Ölçeği'nin (MFÖ) Mikrobiyota Farkındalığı genel puanının ise 68,65±10,41 olduğu saptanmıştır. Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği ile Mikrobiyota Farkındalık Ölçeği arasında zayıf pozitif korelasyon bulunmuştur (r=0,237). SBİTÖ ve MFÖ arasındaki çok güçlü korelasyonlar incelendiğinde; Genel bilgi alt ölçeği ile Mikrobiyota Farkındalığı ölçeği arasında çok güçlü pozitif korelasyon (r=0,855), Kronik Hastalık Bilgisi alt ölçeği ile Mikrobiyota Farkındalığı ölçeği arasında çok güçlü pozitif korelasyon (r=0,808), Prebiyotik Probiyotik Bilgisi alt ölçeği ile Mikrobiyota Farkındalığı ölçeği arasında çok güçlü pozitif korelasyon (r=0,860) olarak bulunmuştur. Bireylerin sağlıklı beslenmeleri, toplum sağlığının daha iyi bir hal almasına ve bazı hastalıkların önlenmesine destek olabilir. Araştırmamızda diyetisyen takibinde diyet yapma deneyimi olanlar, olmayanlara göre Ürün Bilgisi, Prebiyotik-Probiyotik Bilgisi ve Mikrobiyota Farkındalığı puanlarında daha yüksek puan almışlardır. Bunlara istinaden sağlıklı beslenme ile mikrobiyota bilgisi ve tutumunun olumlu yönde yönetilebilmesi için bu konular ile ilgili halka eğitimler verilmeli, diyetisyenlerin istihdamı arttırılmalıdır. Anahtar sözcükler: Sağlıklı Beslenme, Diyet, Mikrobiyota, Mikrobiyom

Sağlıklı beslenme
Merve Dönmez Göçü
Kırklareli University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Güneş nötrinolarıyla yapılan karanlık madde deneylerinde standart model ötesinde nötrino etkileşmeleri

In this work, we investigate the effects of new physics scenarios on solar neutrino-induced interactions in dark matter direct detection experiments. We consider new light mediator models, where a new light boson mediates additional neutrino interactions; the sterile neutrino dipole portal, which introduces transition magnetic moments between active and sterile neutrino states; and the Higgs triplet model, where singly charged Higgs bosons contribute to neutrino scattering processes. Our analysis focuses on two fundamental processes: elastic neutrino-electron scattering (EνES) and coherent elastic neutrino-nucleus scattering (CEνNS). We use datasets from the CDEX-10, PandaX-4T, and XENONnT dark matter experiments. By performing a χ2-analysis, we derive new and competitive constraints on the considered models from recent low-energy recoil data of these experiments. The analysis incorporates solar neutrino survival probabilities to account for flavor-dependent effects. For comparison, we also include limits from previous studies based on other experimental data. Our results demonstrate significantly improved sensitivity relative to existing bounds, highlighting the potential of low-energy solar neutrino measurements in advancing the search for physics beyond the Standard Model.

Particle physic
Muhammad Fauzı Mustamın
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00

Other supervisors