Theses supervised by Prof. Dr. Nezahat Güçlü

17 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin tercih ettikleri çatışma yönetimi stratejilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre ilköğretim okulu yöneticilerinin tercih ettikleri çatışma yönetimi stratejilerini belirlemek ve öğretmen algılarının demografik özellikler açısından gösterdiği farklılıkları saptamaktır. Bu araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Denizli ili merkez ilçede Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemi ise 370 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada, okul yöneticilerinin öğretmen algılarına göre tercih ettikleri çatışma yönetimi stratejilerinin belirlenmesine yönelik Rahim (1983) tarafından geliştirilen (ROCI-II) `Çatışma Yönetimi Stratejileri Envanteri? kullanılmıştır. Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır: İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticisi sırası ile tümleştirme, uzlaşma, kaçınma, ödün verme ve hükmetme stratejilerini kullanmayı tercih etmektedir. Cinsiyet değişkenine göre özellikle erkek öğretmenlerin algılarında çatışma yönetimi stratejilerinden hükmetme ve kaçınma stratejilerinde anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 50 yaş ve üzerinde olan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticisi, sıklıkla tümleştirme ve uzlaşma stratejilerinden yararlanmaktadır. 20 yıl ve üzeri kıdemde bulunan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticisi, tümleştirme ve uzlaşma stratejilerini kullanmayı tercih etmektedir. Öğretmenlerin okul yöneticisinin tercih ettiği çatışma yönetimi stratejilerine ilişkin algılarında, eğitim düzeylerinin ve cinsiyet değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin çatışma yönetimi ile ilgili seminerlere katılıp katılmama durumlarında, katılan öğretmenlerin algılarında tümleştirme stratejinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Bulgular doğrultusunda benzer konulu bir araştırma farklı veri toplama araçları kullanılarak (gözlem vb.) ve farklı eğitim kademelerinde (ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğretim vb.) gerçekleştirilebilir.

Okul yöneticileriÇatışma yönetimiÖğretmenler
Serap Canan Horata
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı yöneticilerinin yeniden yapılanmaya ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı yöneticilerinin 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meydana gelen yeniden yapılanmaya ilişkin görüşlerinin değerlendirmesini yapmaktır. Kurumlarda meydana gelen yapısal değişimin uygulama boyutunda ele alınıp incelenmesi hem karar alıcı ve yöneticilere katkı sağlaması hem de araştırmacı ve alanyazına sistematik bilgi sunması açısından önem arz etmektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan grup başkanları oluşturmaktadır. Araştırma olgubilim deseninde nitel bir çalışma olup çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Verilerin toplanması her bir katılımcıdan randevu alınarak, görüşme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonunda katılımcıların izniyle tutulan ses kayıtları deşifre edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çözümlenen katılımcı ifadeleri gerek anlamlandırılması gerekse karşılaştırılabilmesi amacıyla tablolaştırılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, bakanlık hizmet birimleri ve görev yapılan hizmet birimi içinde koordinasyonun yatay olarak genişlediği, değişimin gerekçelerinin başında bürokrasi ve bakanlığın hantal yapısının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Teorinin örgüt yapısı üzerinde önemli göstergesi olan uygulama açısından, gerek karar alıcılara gerekse uygulayıcılara mevcut durumun yönetim süreçleri bağlamında etkililiğinin geliştirilmesi ve geliştirilerek iyileştirilmesi önerilebilir.

Hasan Tabak
Gazi University
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de ilköğretim sisteminin geliştirilmesi için gelecek senaryoları

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de ilköğretimin mevcut durum analizini yaparak, çağ nüfusunun değişimi, gelecekteki sorun alanları, alternatif politika önerileri ve ilköğretimde kalitenin geliştirilmesi sürecinde olası gelecek senaryolarının belirlenmesidir. Çalışmada bu amaçlar doğrultusunda nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve olgubilim (fenomenoloji) deseni benimsenmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi ve buna bağlı olarak maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Bu görüşme formunda açık uçlu ve sondalarla desteklenmiş toplam sekiz soru bulunmaktadır. Görüşmeler önceden alınan randevulara göre yapılmış ve her bir görüşme deşifre edilerek metin dosyası haline getirilmiştir. Elde edilen veriler temalara göre gruplandırılmış, verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler nüfus ve kalite boyutlarında incelenmiştir. İlköğretim çağ nüfusundaki gelişmeler nicelik, nitelik, fırsat ve sorunlar bağlamında ele alınarak sağlıklı bir nüfus yapısının eğitim ve toplumsal kalkınma üzerindeki yansımaları da analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları katılımcıların çoğunlukla Türkiye'de 2023-2050 döneminde ilköğretim çağ nüfusunun azalacağı yönünde görüş belirttiklerini göstermektedir. Okullarda öğrencilerin sayıca azalması ya da artması, dolaylı olarak öğretmen sayısı ve okulların fiziki kapasitesi gibi pek çok değişkeni de etkileyebilecek bir unsur olarak değerlendirilmektedir. İlköğretimde kalitenin geliştirilmesi sürecinde girdi boyutu fiziki kapasite, insan kaynakları veya öğretmen niteliği, öğrenci başına harcama ve bilgisayar sayısı; süreç boyutu öğrenme süresi, öğrenci izleme ve değerlendirme yöntemleri, eğitim sisteminin etkililiği ve ailelerin katılımı ve çıktı boyutu ise öğrencilerde kazandırılması beklenen değer, tutum değişiklikleri ve yaşam becerilerinin önemi, akademik başarının ölçülmesi ve sınavlar ile okul terki sorunu temel alanlarında yoğunlaşmıştır. Araştırmanın bulguları, gelecekte ilköğretimin niteliğini belirleyecek temel faktörün öğretmen niteliği olacağını göstermiştir. Araştırmada, MEB'in ilgili birimlerinin ciddi bir planlama yaparak eğitime ve eğitimin geleceğine ilişkin öngörüleri iyi yorumlaması gerektiği önerisinde bulunulmuştur. Nitelikli bir öğretmen yetiştirme sisteminin oluşturulması amacıyla YÖK ve MEB işbirliğinin geliştirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, ilköğretimde kalitenin artırılmasına yönelik Türkiye'nin kendi özellik ve koşullarına odaklı özgün bir model tasarlaması gerektiği söylenebilir.Anahtar sözcükler: İlköğretim, nüfus, kalite, senaryo tekniği

Eğitim kalitesiEğitim sistemiNüfus+3
Serkan Koşar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel ilköğretim okulu müdürlerinin stratejik liderlik özellikleri ile kurumlarının örgütsel öğrenme düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel ilköğretim okulu müdürlerinin stratejik liderlik uygulamaları ile kurumlarının örgütsel öğrenme düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir.İlişkisel tarama modelindeki bu araştırmada, İstanbul ili Avrupa yakasında 7 farklı ilçeden rastgele seçilen 24 kamu ve 10 özel ilköğretim okulunda görev yapan toplam 606 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada ilköğretim okulu müdürlerinin (Dönüşümsel, Yönetimsel, Etik ve Politik boyutlardan oluşan) stratejik liderlik özelliklerini ölçmek için Pisapia tarafından geliştirilen ?Stratejik Liderlik Ölçeği? (SLQ) ile okulların örgütsel öğrenme düzeylerini ölçmek için ise Watkins ve Marsick tarafından geliştirilen ?Örgütsel Öğrenmenin Boyutları Ölçeği? (DLOQ) olmak üzere iki farklı ölçek veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler aracılığıyla elde edilen veriler SPSS 17 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayıları hesaplanmış, t-Testi, faktör analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde .01 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; devlet okulları ile özel okul müdürlerinin algılanan stratejik liderlik puanları arasında bütün boyutlarda anlamlı bir fark bulunmuştur. Hem devlet okulu hem de özel okul müdürlerinin en çok etik liderlik davranışları en az ise politik liderlik davranışları sergiledikleri görülmüştür.Bu araştırmada devlet ve özel ilköğretim okullarının örgütsel öğrenme düzeyleri incelenmiştir. Hem devlet okullarında hem de özel okullarda algılanan en yüksek öğrenme takım düzeyinde en düşük öğrenme ise bireysel düzeyde gerçekleşmiştir. Ayrıca devlet okulları ve özel okullarda algılanan örgütsel öğrenme puanları arasında bütün boyutlarda anlamlı bir fark bulunmuştur.Bu araştırmada hem kamu hem de özel ilköğretim okullarında stratejik liderliğin bütün boyutları ile örgütsel öğrenmenin bütün boyutları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. En güçlü anlamlı ilişkiler dönüşümsel liderlik uygulamaları ile örgüt düzeyi ve toplum düzeyi öğrenme arasında bulunmuştur. Hem kamu hem de özel ilköğretim okullarında dönüşümsel, etik ve politik liderlik uygulamaları örgütsel öğrenme üzerinde anlamlı yordayıcılardır. Diğer tarThe purpose of this research is to analyze the relationship between strategic leadership actions of public and private primary school principals and the dimensions of organizational learning perceived in their schools. The research was conducted by use of cross-sectional survey method. Participants in the research included 606 teachers who were randomly selected as the sample from 24 different public primary schools and 10 different private primary schools in İstanbul. The data used in the analyses were collected via two scales entitled ?The Strategic Leadership Questionnaire (SLQ)? by Pisapia and ?The Dimensions of Learning Organization Questionnaire (DLOQ)? by Watkins and Marsick.The techniques of means and standard deviation were used to analyze the data to determine the teachers' perception of strategic leadership actions of school principals and the dimensions of organizational learning affected by these actions. ?Independent Samples t-Test? was used to determine if there is significant statistical difference between the ideas of teachers according to school types. To determine the correlation between strategic leadership actions of school principals and the dimensions of organizational learning perceived in their schools, Pearson's correlation coefficient and multiple linear regression techniques were used. SPSS 17.0 for windows package program was used for the statistical analyses at a significance level of .01.The findings of the research have revealed that teachers' perceptions of school principal's strategic leadership actions significantly differed in all four dimensions of strategic leadership by school type. Both public and private school principals use ethical actions the most frequently and they use political actions the least frequently.In this research, dimensions of organizational learning in public and private primary schools have been measured. In both public and private primary schools, the highest level of learning is perceived at team or group level and the lowest level is perceived at individual level. Besides that the level of learning perceived in private primary schools are significantly higher than in public primary schools at all four dimensions of organizational learning.It was found that in both public and private primary schools there is a positive and significant relationship between all of the factors of strategic leadership and all of the factors of organizational learning. The strongest significant relationship was found between transforming leadership actions and organizational and global levels of organizational learning. In both public and private primary schools, transforming, political and ethical leadership actions are the significant predicators of organizational learning. However, it was found that managing actions isn't a significant predicator of organizational learning at any levels.As a result of the research, it was found out that the teachers' perception of organizational learning increases when the school principals use strategic leadership actions more frequently.aftan yönetimsel liderlik uygulamalarının örgütsel öğrenmenin hiçbir boyutu üzerinde anlamlı bir yordayıcılığı bulunmamıştır.Bu araştırmanın sonucu olarak, okul müdürlerinin stratejik liderlik davranışları gösterme sıklığı arttıkça okullarda algılanan örgütsel öğrenme düzeyinin arttığı ortaya çıkmıştır.

LiderlikOkul yöneticileriÖğrenen organizasyonlar+1
Mehmet Kemal Aydın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretimde öğrenci başarısında okullar arası eşitsizliklerin analizi

Araştırmada, akademik başarı yönünden ilköğretim okulları arasındaki eşitsizlik durumunu analiz etmek ve ülke düzeyinde okullar arası başarı farkını azaltacak düzenlemeleri belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında, 2010 SBS okul ortalamaları ve PISA çalışmalarının bulguları ile yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu AÇEV, EĞİTİM-SEN, EĞİTİM-BİR-SEN, ERG, EYEDDER, EYUDER, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, TED, TEGV, TEV, TÜRK-EĞİTİM-SEN ve TEMSEN temsilcileri oluşturmuştur.Nicel ve nitel araştırma yaklaşımına göre tasarlanan araştırmada, iller ve okullar arası farklılığın incelenmesi için aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi kullanılmıştır. Türkiye genelinde, okulların başarı dağılımında eşitsizliğin gösterilmesi için ise Lorenz eğrisi oluşturulmuş ve Gini katsayıları hesaplanmıştır. Okullar arası eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik çözüm önerileri de betimsel analizle incelenmiştir.Araştırma sonucunda, başarı dağılımında iller arası farklılıklar olmakla birlikte, iller içinde okullar arası başarı farklılığının iller arası farklılıktan çok daha geniş boyutta olduğu görülmüştür. Çalışma grubuna göre, ilköğretim basamağında okullar arası başarı farklılıklarını azaltabilmek için kamu kaynak dağılımı, öğretmen eğitimi, öğretmen değişim hızı, aile eğitimi, erken çocukluk eğitimi, okul-aile işbirliği, eğitim sistemi üzerindeki sınav baskısı, öğretim liderlerinin yetiştirilmesi, değerlendirme ve takip sistemi kurulması alanlarında düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Katılımcılar, anlık faydalar yerine uzun vadeli çözüm sunacağı gerekçesi ile bu düzenlemelerden öğretmen eğitimine, okul öncesi eğitime ve okulların özelliklerine göre kaynak dağılımına öncelik verilmesini önermektedirler.

Akademik başarıBaşarıEğitim+9
Emine Önder
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okul müdürlerinin liderlik stilleri ve iletişim becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretimde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlerin görüşlerine göre okul müdürlerinin liderlik stilleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi saptamaktır.Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2009?2010 eğitim-öğretim yılında, Ankara ili merkez ilçelerinden Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle sınırları içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan 14969 öğretmen ve 319 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, ulaşım kolaylıkları ve evreni temsil edecek okul sayısına sahip olmaları nedeniyle Keçiören, Çankaya, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinde görev yapan müdür ve öğretmenler oluşturmaktadır. Bu 4 ilçedeki lise sayısı 200, bu okullardaki toplam öğretmen sayısı 9161 ve müdür sayısı 200'dür.Bu araştırmada okul müdürlerinin liderlik stillerini belirlemek için ise ?Çok Faktörlü Liderlik Anketi - Değerlendirme Formu (5x Kısa)? ve iletişim becerileri düzeylerini belirlemek için ?Okul Yöneticilerinin İletişim Sürecindeki Etkililiği Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır: Ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre okul müdürlerinin iletişim becerilerine ilişkin algıları orta düzeydeyken, okul müdürlerinin kendi görüşlerine göre iletişim becerilerine ilişkin algıları üst düzeydedir. Ortaöğretimdeki öğretmen ve okul müdürlerinin görüşlerine göre iletişim becerilerine yönelik anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ortaöğretim kurumunda görev yapan okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik stillerine ilişkin algıları öğretmen görüşlerine göre daha olumlu iken, işlemci liderlikte ise öğretmen görüşlerinin okul müdürlerinin görüşlerine göre daha olumlu olduğu görülmektedir.Araştırmanın sonuçlarına göre, okul müdürlerinin iletişim becerilerinin dönüşümcü liderliğin geneli ile kuvvetli ilişkili olduğu, diğer yandan iletişim becerilerine ilişkin genel düzeyin işlemci liderliğin geneli ile ilişkili olmadığı görülmektedir.Bu araştırmanın sonucu olarak, okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik becerileri arttıkça okulda öğretmen ve yöneticiler arasında iletişimin arttığı, okul müdürlerinin işlemci liderlik becerileri arttığında ise de okul yöneticileri ile öğretmenler arasında iletişimin azaldığı ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, Dönüşümcü Liderlik, İşlemci Liderlik

LiderlikOkul yöneticileriOrtaöğretim okulları+2
İpek Çetinkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumları müdürlerinin eğitimin yerinden yönetimine ilişkin görüşleri

Eğitim yönetimin yerelleşmesi uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Kalkınma planları ve milli eğitim şuralarında enerji, para ve zaman kaybına neden olan kırtasiyeciliğin yaygın olması, eğitim sisteminde koordinasyon zayıflığının olması ve yetkilerin üst yönetim biriminde toplanmış olması, merkezi yönetimin olumsuzlukları arasında yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda bu olumsuzlukların giderilebilmesi için eğitim yönetiminin yerelleşmesi gerektiği savunulmaktadır.Bu çalışmada ortaöğretim kurumları müdürlerinin eğitim yönetiminin yerelleşmesine yönelik görüşleri incelenmiştir. Lise müdürlerinin görüşleri alınırken eğitim yönetiminde yerelleşmenin yararları ve sakıncalarının yanı sıra, eğitim yönetimi beş boyutuyla değerlendirilmiştir. Bu boyutlar; insan kaynaklarının yönetimi, öğrenci hizmetlerinin yönetimi, eğitim programlarının yönetimi, genel hizmetlerin yönetimi ve para kaynağının yönetimi olarak ele alınmıştır.Tarama modelinde ele alınan çalışmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara ilindeki resmi ve özel lise müdürleri oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından ilgili literatür ve yapılan çalışmalar taranarak ve uzman görüşleri alınarak geliştirilmiş anket formu uygulanmış ve toplanan verilerin istatistiksel çözümlenmesi, SPSS paket programından yararlanılarak yapılmış, Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama,standart sapma kullanılmıştır. Lise müdürlerinin görüşleri cinsiyet, kıdem, eğitim durumları ve görev yaptıkları okul türüne göre görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesinde Scheffe testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Farklılıkların tespit edilmesi için 0.05 anlamlılık düzeyi alınmıştır.Araştırmada, lise müdürlerinin çoğunluğu Milli Eğitim Bakanlığının karar verme yetkisinin üst yönetim birimlerinde toplandığı merkeziyetçi yapısıyla işlevlerini etkili bir şekilde yerine getiremediği; Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünün yetkilerinin bir kısmını yerel örgütlere devretmesi ve eğitim sisteminin yeniden yapılanması gerektiği; eğitim yönetiminin yerelleşmesi durumunda nüfuzlu kişilerin kendi çıkarları yönünde eğitim yönetimini etkilemesi, böylece eğitimde tarafsızlığı sağlanmanın güçleşmesi ve yerel örgütlerde görevli eğitim yöneticilerinin halk tarafından daha çok ilgi gören hizmetlere yönelmesiyle eğitimin genel amaç ve ilkelerinden uzaklaşılması konularında sakıncalı olacağı görüşündedirler.

EğitimEğitim yönetimiMüdürler+5
Nurcan Korkmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin epistemolojik inançları ve değişime direnme tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin epistemolojik inançları ve değişime direnme tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaçla öncelikle öğretmenlerin epistemolojik inançları ve değişime direnme düzeylerinin belirlenmesi, daha sonra öğretmenlerin algılarının cinsiyet, kıdem ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. En son olarak korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapılarak epistemolojik inançlar ve değişime direnme arasındaki ilişkiler ele alınmıştır.Araştırma örneklemini Ankara İli merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden, basit tesadüfi örnekleme tekniği ile seçilmiş 256 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanmasında Schommer'in (1998) geliştirdiği ve Karhan (2007) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan ?Epistemolojik İnanç Ölçeği? ve Oreg (2006) tarafından geliştirilen ?Değişime Direnç Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde İlişkisiz Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi, Korelasyon analizi ve Çoklu Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin epistemolojik inançlarının kısmen gelişmiş epistemolojik anlayışa uygun yanları olmakla birlikte, daha çok geleneksel bilim anlayışına uygun düştüğü, öğretmenlerin değişime direnme tutumlarının düşük veya orta düzeyde olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar öğretmenlerin yeniliğe açık olduklarını ve değişime direnme düzeylerinin düşük olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin epistemolojik inançlarının ve değişime direnme düzeylerinin bazı boyutlarda cinsiyet ve kıdem değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı buna karşın branş değişkenine göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Epistemolojik inançlar ile değişime direnmenin alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde, iki alt boyut dışındaki tüm alt boyutlar arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu görülmektedir. Yapılan regresyon analizi sonucunda epistemolojik inançların değişime direnmeyi açıkladığı sonucunda ulaşılmıştır.

DeğişimDeğişime dirençEpistemoloji+7
Cemile Bacanlı Kurt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin bilgi yönetimi becerilerini gerçekleştirme düzeyleri ile okulların öğrenen örgüt olma düzeyleri arasındaki ilişki (Ankara ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, İlköğretim okul müdürlerinin bilgi yönetimi becerilerini gerçekleştirme düzeyleri ile okulların öğrenen örgüt olma düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.Araştırmanın örneklemi, Ankara Merkez İlçelerinde (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle) görev yapan ve tesadüfî yöntemle seçilen 277 öğretmen ve 85 İlköğretim okul müdürü (toplam 365 kişi) oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanmasında, Okul Müdürlerinin Bilgi Yönetimini Kullanabilme Becerisi Ölçeği (Erten, 2006) ve öğrenen örgüt özelliklerinin tespit edilmesi amacıyla Öğrenen Örgüt Özelliklerinin Belirlenmesi Anketi (DLOQ) (Watkins ve Marsick, 1996) kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 15.00 paket programı kullanılmıştır. 68 öğretmenden oluşan bir gruba araştırmada kullanılan veri toplama araçlarının ön uygulaması yapılmıştır. 30 maddelik ?okul yöneticisinin bilgi yönetimini kullanabilme becerisi? ölçeğinin cronbach alfa güvenirlik katsayısı .98 bulunmuştur. 17 maddelik ?öğrenen örgütün özelliklerinin belirlenmesi? ölçeğinin ise cronbach alfa güvenirlik katsayısı .97'dir. Ölçme araçlarına verilen cevapların iç tutarlılığının yüksek olduğu görülmüştür.Müdür ve öğretmen görüşlerine göre, araştırma sonucunda;- Müdürlerin bilgi yönetimi becerilerini yüksek düzeyde gerçekleştirdikleri,- Okulların öğrenen örgüt olma düzeylerinin yüksek olduğu,- Görev türü, eğitim durumu ve kıdem yılı değişkenine göre;- Müdürlerin bilgi yönetimi becerileri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı,- Okulların öğrenen örgüt olma düzeyi ile arasında anlamlı bir farklılık olmadığı,- Öğretmen ve müdürlerin görüşlerine göre, müdürlerin bilgi yönetimi becerilerinin alt boyutları ile öğrenen örgütün alt boyutları arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu,- Müdürlerin bilgi yönetimi becerilerinin okulların öğrenen örgüt olma düzeyinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Bilgi yönetimiOkul yöneticileriÖğrenen okullar+2
Cansu Şahin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Genel liselerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin mesleki ve iletişimsel yeterlikleri

Bu çalışmanın amacı, genel liselerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin mesleki ve iletişimsel yeterlik algı düzeyi ve bu yeterlikleri kullanma düzeyinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Tarama modeline göre yürütülen bu çalışmada, genel liselerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin mesleki yeterliklerine ilişkin algılama düzeyleri ile iletişimsel yeterliklerine ilişkin algılama düzeylerine demografik değişkenlerinin etkileri araştırılmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara ili merkez ilçelerindeki genel liselerde 2007-2008 öğretim yılında görev yapan 404 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Örnekleme aşamasında her bir ilçe bir tabaka olarak kabul edilmiş ve 163 öğretmen tabakalı örnekleme yöntemine göre seçilmiştir.Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmaya katılan öğretmenlerin çeşitli değişkenlere ilişkin kişisel bilgileri; ikinci bölümde, öğretmenlerin İngilizce Alan Yeterlikleri ve İngilizce Öğretimi Yeterliklerine ve bu yeterlikleri Kullanabilme Düzeylerine ilişkin ifadelerin yanı sıra, öğretmenlerin İngilizce alan ve öğretim yeterliklerini performansa dönüştürememelerinde bireysel ve okulla ilgili engellerin neler olabileceğine ilişkin olarak öğretmenlerin kişisel görüşlerine yer verilen açık uçlu bir soru ve üçüncü bölümde öğretmenlerin iletişimsel yeterliklerine ilişkin ifadeler yer almıştır.Araştırma sonucunda, genel liselerde çalışan İngilizce öğretmenlerinin genel olarak mesleki yeterliklerinin kazanımına ve kullanabilmelerine ilişkin algılama düzeylerinin ?üst? düzeyinde olduğu bulunmuştur. Ayrıca, öğretmenlerin mesleki yeterliklerini kullanabilmeleri önündeki bireysel engellerden en önemli üç engelin sırasıyla ?Zamanımın yetmemesi; haftalık ders saatlerinin fazla olması?, ?Alan bilgisi konusunda yetersiz olmam? ve ?Pratik yapacak yeterli imkânı bulamamam? olduğu bulunmuştur. Diğer yandan, araştırmada, öğretmenlerin iletişimsel yeterlik algılama düzeylerinin ?üst? düzeyine yakın olduğu bulunmuştur. Ancak, araştırmaya katılan öğretmenlerin iletişimsel yeterliklerine ilişkin algılama düzeyleri mesleki yeterliklerine ilişkin algılama düzeylerinden düşüktür. Öğretmenlerin mesleki yeterlik algılama düzeylerinin cinsiyet, mezun oldukları bölüm, hizmet yılı ve hizmet içi eğitim etkinliklerine katılma durumuna göre farklılık göstermediği ancak eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

LiselerMesleki yeterlilikYeterlilik+4
Ömer Faruk Cantekin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve Arnavutluk'taki üniversiteyöneticilerinin öğretimsel rollerinin karşılaştırılması

Bu arastırma ile, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretim kurumlarında görevyapan yöneticilerin öğretimsel liderlik rolleri ve bu roller arasındaki anlamlı farklılıklarınölçülmesi amaçlanmıstır.Arastırmanın örneklemi olarak, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretimkurumlarinda görev yapan 613 öğretim üyesi alınmıstır ve 613 anketin istatistikseldeğerlendirilmesi yapılmıstır. Arastırmada bilgi toplama aracı olarak, iki bölümden olusananket kullanılmıstır. Birinci bölüm kisisel bilgilerden, ikinci bölüm ise yöneticilerin;üniversitenin misyonunu tanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumluüniversite iklimi olusturma rollerini ölçmeye yönelik sorulardan olusmaktadır.Anketin uygulanması sonrası, toplanan veriler SPSS 11.5 (Statistical Packet for SocialSciences) programına aktarılmıstır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama,standart sapma ve çift yönlü varyans analizi hesaplandı. Sonuçlar p<.01 düzeyinde test edildi.Arastırmanın sonucunda, Arnavut ve Türk öğretim üyelerinin, yöneticilerin öğretimliderliği rollerine iliskin algıları ayrı ayrı değerlendirildiğinde; üniversitenin misyonunutanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumlu üniversite iklimi olusturmaalgılama düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemistir. Aynı zamanda, bu üç boyutunbağımsız değiskenlerine göre ülkeler ayrı ayrı incelendiğinde de anlamlı bir farklılıkbulunmamıstır. Arnavutluk ve Türkiye'deki öğretim üyelerinin algıları birliktekıyaslandığında ise, anlamlı farklılık görülmüstür. Türkiye'deki ve Arnavutluk'takiüniversiteler görev yapan öğretim elemanlarının ?misyon tanımlama? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ülke değiskeninin; üniversitedeki kıdem, eğitim durumu ve üniversitetürü ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; mesleki kıdem, cinsiyet veunvan değiskenleri ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediğigörülmektedir; ülke değiskeninin ?öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme? boyutuüzerinde anlamlı bir etkisi bulunmakta, ?olumlu üniversite iklimi olusturma? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ise ülke değiskeninin; mesleki kıdem, üniversitedeki kıdem ve eğitimdurumu ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; cinsiyet, üniversite türü veunvan ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir.

Eğitim hizmetleriLiderlerÜniversite yönetimi
Kseanela Sotirofski
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Genel liseler ve anadolu liselerinin etkili okul olma özelliklerinin karşılaştırılması (Ankara ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, Ankara İli merkez ilçelerinde ( Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle), genel liseler ve Anadolu liselerinde görev yapan öğretmen görüşlerine göre; genel liselerin ve Anadolu liselerinin etkili okul olma özelliklerini ve her iki okul türü arasında etkili okulun boyutlarında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemektir.Araştırmada var olan bir durumu belirlemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı, Balcı (1993)'nın hazırlamış olduğu ?Etkili Okul? anketi kullanılarak araştırmacı tarafından yeniden hazırlanmıştır. 63 maddeli 5'li Likert türü bir ölçek olan aracın geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için 116 öğretmenin yer aldığı bir pilot uygulama yapılmıştır. Araç Ankara merkez ilçelerinde yer alan 26 genel lise ve 15 Anadolu lisesinde görev yapan 456 öğretmene uygulanmıştır.Araştırma verilerinin istatistiksel analizlerinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılmıştır. Farklılıkların anlamlılığının yorumlanmasında anlamlılık değeri ?=.05 olarak alınmıştır.Araştırmanın bulgularına göre Anadolu liselerinin etkili okul olma özelliklerinin, etkili okulun tüm boyutlarında (okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci, okul çevresi-veli ve okul kültürü-ortamı) genel liselerden anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır.

EtkililikOkul etkililiği
Murat Tunçel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul yöneticilerine güvenme düzeylerinin karşılaştırılması (Ankara ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul yöneticilerine güvenme düzeylerini öğretmen görüşlerine göre, karşılaştırmaktır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Polat (2007) tarafından geliştirilen ? Öğretmenlerin Yöneticilerine Güven Ölçeği? kullanılmıştır. Bu ölçek, Ankara ili Altındağ, Çankaya, Mamak ve Yenimahalle merkez ilçelerinde resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 750 öğretmene uygulanmıştır. Araştırmada var olan bir durumu belirlemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Veriler p<0,05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel analizlerinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin okul yöneticisine orta düzeyde güvendiği; öğretmenlerin okul yöneticilerine duydukları güven düzeyleri arasında cinsiyet, eğitim durumları, kıdem değişkeni bakımından anlamlı bir fark bulunmadığı; resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okulda geçen hizmet sürelerine göre okul yöneticilerine ilişkin güven düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunduğu, bulunan bu farkın ise okuldaki hizmet süresi 1-2 yıl olan öğretmenlerin güven düzeyleri ile hizmet süresi 5-6 yıl olan öğretmenlerin güven düzeyleri arasında olduğu; ayrıca resmi ve özel ilköğretim okulları arasındaki güven düzeyi karşılaştırıldığında özel ilköğretim okullarında okul yöneticisine güven düzeyinin resmi ilköğretime göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Çiğdem Evsun Koç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Genel liselerde görevli öğretmenlerin etkili okula ilişkin görüşleri (Ankara ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, genel liselerde görev yapan öğretmenlerin kenditespitlerine göre görev yaptıkları okulların, etkili okul özelliklerine ne derece sahipolduğunun belirlenmesidir. Bu amaçla araştırmada; okul yöneticisi, öğretmen,öğrenci, okul çevresi ve veliler okul ortamı ve okul kültürü boyutlarındaincelenmiştir.Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Ankara ili merkez ilçelerindeki (Altındağ, Çankaya,Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle) Millî EğitimBakanlığına bağlı genel liseler oluşturmuştur. Oluşturulan evrenin içinden, tabakalıörnekleme yöntemiyle yansız olarak seçilen okullar araştırmanın örnekleminioluşturmaktadır. Bu okullarda çalışan 563 öğretmene anket uygulanmıştır. Anketuygulanırken öğretmenlerin okuldaki hizmet sürelerinin bir yıldan fazla olmasına vemüdür veya müdür yardımcısı olmamasına dikkat edilmiştir.Araştırmaya bilgi toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Taslak anketgeliştirildikten sonra içerik geçerliğini kontrol etmek için uzman görüşü alınmıştır.Anketin anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek için de öğretmenlerdenyararlanılmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilenölçek, beşli likert tipinde ve 59 maddeden oluşmaktadır. Geliştirilen anket merkezilçelerde bulunan ve araştırmanın örneklemini oluşturan genel liselerdekiöğretmenlere uygulanmıştır. Araştırmada etkili okulun boyutlarına ilişkin öğretmenalgıları cinsiyet (kadın?erkek), meslekî kıdem ve okullarındaki hizmet yılıdeğişkenlerine göre örneklem grupları arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır.Elde edilen veriler bilgisayara kaydedildikten sonra, bunlardan elde edilenverilerin SPSS programı ile istatistik analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göretablolar oluşturulmuş ve bu tablolar yorumlanmıştır. Araştırma verilerininistatistiksel analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tekyönlü varyans analizi (ANOVA) ve ANOVA sonucunda anlamlı farklar için tukey ?ivHSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Farklılıkların anlamlılığınınyorumlanmasında anlamlılık değeri ?= .05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgular aşağıda sunulmuştur:1. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre, okul yöneticileriyönetsel işleri birinci planda işler olarak algılamakta, buna karşılık öğretim işlerinidolayısıyla öğretim liderliğini ikinci plana atmaktadırlar.2. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre, etkili öğretmenboyutunda öğretmenler eğitim ? öğretim faaliyetleriyle ilgili sorumluluklarını yerinegetirmektedir. Ancak öğrencilerini ve kendilerini geliştirmek için ek zamanayırmamaktadırlar.3. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre, öğrencilerinkendilerine düşen sorumlulukları yerine getirmedikleri ortaya çıkmıştır.4. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre, okul?veli ilişkisininsağlıklı olmadığı belirlenmiştir.5. Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre, okullar eğitim ?öğretim faaliyetlerinde başarılı bulunmuş; ancak okulun fizikî yapısının yeterliolmadığı tespit edilmiştir.6. Okul yöneticilerinin etkililiğine ilişkin öğretmen algılarının öğretmenlerincinsiyetine, meslekî kıdeme ve okuldaki hizmet sürelerine göre anlamlı bir farklılıkgöstermediği belirlenmiştir.7. Öğretmenlerin etkililiğine ilişkin öğretmen algılarında öğretmenlerincinsiyetine, meslekî kıdeme ve okuldaki hizmet sürelerine göre anlamlı bir farklılıkolmadığı ortaya çıkmıştır.8. Öğrencilerin etkililiğine ilişkin öğretmen algılarının öğretmenlerincinsiyetine, meslekî kıdeme ve okuldaki hizmet sürelerine göre anlamlı bir farklılıkgöstermediği belirlenmiştir.v9. Okul ? veli ilişkisinin etkililiğine ilişkin öğretmen algılarınınöğretmenlerin cinsiyetine, meslekî kıdeme ve okuldaki hizmet sürelerine göreanlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.10. Okul ortamı ve okul kültürünün etkililiğine ilişkin öğretmen algılarında,öğretmenlerin cinsiyetine, meslekî kıdeme ve okuldaki hizmet sürelerine göreanlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir.

Filiz Elmas Yelok
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi

Dünyada yaşanan hızlı, hızlı olduğu kadar da çok yönlü olan değişim ve dönüşüm faaliyetleri, özellikle yönetim anlayışındaki yapılanmayı yeniden sorgulamayı gündeme getirmiştir. Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde eğitime ayrılan kaynakları daha etkili ve verimli kullanarak eğitim hizmetlerinde kaliteyi arttırma ve bu hizmetlerden yararlananların memnuniyetini sağlama isteği de eğitim yönetiminde yeni yaklaşımların gündeme gelmesini zorunlu kılmıştır. Böyle bir zorunluluktan hareketle, globalleşme ve küreselleşme süreci de dikkate alınarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de, genel yönetim içerisinde kamunun rolünü yeniden tanımlama ihtiyacı doğmuştur. Yapılan tartışmalar neticesinde bazı kamu hizmetleri sivil toplum kuruluşlarına devredilirken, merkezi yapılar yerine yerinden yönetim anlayışı hakim hale gelmektedir. Merkezi yönetimden yerinden yönetime geçisin tartışıldığı bir ortamda, eğitim yönetiminde yönetim erkinin nerede ve nasıl kullanılması gerektiğinin sorgulanması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirtilen bu realite nedeniyle "Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin uygulanabilirliği konusunda araştırma yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin uygulanabilirliği konusunda MEB. Taşra Teşkilatı Yöneticilerinden İl Milli Eğitim Müdürleri, ilköğretim Müfettişleri Başkanları ve ilçe Milli Eğitim Müdürlerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma için gerekli verileri toplamak amacıyla il Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanları ve ilçe Milli Eğitim Müdürlerine yönelik iki bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere yer verilirken, ikinci bölümünde 'Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden YönetimPnin uygulanabilirliği konusunda "Yetki Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "insan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci işlerinin Yönetimi", "Mali İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "GenelİV Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" faktörlerine ilişkin 7 öğeye dayalı olarak toplam 57 Önermeye yer verilmiştir. Anket, araştırma evreni olarak seçilen Türkiye genelinde il Milli Eğitim Müdürleri ve İlköğretim Müfettişleri Başkanlarının tamamına, İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin ise örneklem alınan ilçelerde görev yapan 169'una uygulanmış olup; ankete ilköğretim müfettişleri başkanlarının ve ilçe milli eğitim müdürlerinin %100'ü katılarak görüşlerini belirtirken, il milli eğitim müdürlerinin % 92,30'u katılarak görüşlerini belirtmiştir. Ölçme araçları ile toplanan verilerin çözümlenmesinde; Pentium III işlemcili, IBM uyumlu bir bilgisayardan yararlanılarak araştırmanın genel amacı çerçevesinde cevapları aranan alt amaçlara yönelik toplanan veriler, önce veri kodlama formlarına işlenmiştir. Daha sonra bilgisayara aktarılan veriler üzerinde gerekli istatistiksel çözümlemeler için SPSS (The Statistical Packet for The Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Anılan paket programdan yararlanarak; a) Yöneticilerin kişisel özelliklerinin ve görüşlerinin belirlenmesinde frekans (t), yüzde (%), aritmetik ortalama (x) ve standart sapma (ss) kullanılmıştır. b) Yöneticilerin bazı kişisel özelliklerine göre görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesinde, scheffe testi ve variyans analizi kullanılmıştır. Farklılıkların test edilmesi için 0.05 anlamlılık düzeyi alınmıştır. Yapılan istatistik analizlerine göre; 1) il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için merkezin tamamen yetkileri devretmesine karşı çıkmakla birlikte, "Yetk) Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "İnsan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", "Malı İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" faktörlerine ilişkin 7 öğe boyutunda genel olarak yetkinin devredilmesinin gerekli olduğuna oldukça katılmaktadırlar.2) Yaptıkları görevler/görev yerleri açısından görüşleri karşılaştırıldığında, ilçe Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanlarına oranla yetkilerin devredilmesi görüşüne daha olumlu yaklaşmaktadırlar. 3) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için eğitim yönetiminin yapısında değişikliğe gidilmesi gerekliliğine oldukça katılmaktadırlar. 4) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanlarının, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetiminin "Yetki Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "insan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", "Mali İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" öğelerine göre görüşleri karşılaştırıldığında da aralarında anlamlı bîr fark bulunmadığı görülmüştür. 5) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları yetkinin devredileceği kişiler olduklarından, doğal olarak 7 öğe boyutunda da yetki almaya istekli görülmüşlerdir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin Uygulanabilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunmaya yönelik olarak bazı önerilerde de bulunulmuştur.

EğitimEğitim hizmetleriEğitim sistemi+7
Celal Gülşen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Arnavutluk'taki orta öğretim kurumlarının örgüt kültürünün karşılaştırılması (Vlora ve Ankara ili örneği)

ÖZET Bu araştırma ile, Vlora ve Ankara illerindeki liselerde görev yapan öğretmenlerin örgüt kültürü boyutlarından olan sosyalleşme, iletişim ve karar verme süreci ile ilgili algılama düzeyleri arasında anlamlı farklılıkların ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi olarak, Vlora ve Ankara liselerinde görev yapan 306 öğretmen alınmıştır ve 306 anketin istatistiksel değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmada bilgi toplama aracı olarak, iki bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Birinci bölüm kişisel bilgilerden, ikinci bölüm ise örgüt kültürü boyutlarından olan sosyalleşme, iletişim ve karar verme sürecine olan algıları ölçmeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. Anketin uygulanması sonrası, elde edilen verilerin analizi için SPSS 11.0 paket programı kullanılmıştır. Öğretmenlerin kıdem, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, kıdem ve çalıştıkları okullardaki kıdeme göre dağılımlarında N (Sayı) ve % (Yüzde) kullanılmıştır. İletişim, sosyalleşme ve karar verme süreçlerinde ise maddelere ilişkin görüşlerin dağılımında frekans (f) ve yüzde (%), ayrıca her maddeye ait aritmetik ortalama ( X ) değerleri verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Arnavut ve Türk öğretmenlerin algılan ayrı ayrı değerlendirildiğinde; sosyalleşme, iletişim ve karar verme süreçlerinin algılama düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Aynı zamanda, bu üç boyutun bağımsız değişkenlerine göre ülkeler ayrı ayrı incelendiğinde de anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Arnavutluk ve Türkiye'deki öğretmenlerin algılan birlikte kıyaslandığında ise, anlamlı farklılık görülmüştür. Arnavut öğretmenlerin iletişim, sosyalleşme ve karar verme boyutlarına ilişkin algılan Türk öğretmenlere oranla daha olumludur. Her iki ülke öğretmenlerinin ortak algılan incelendiğinde, cinsiyet, yaş, okul türü, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar görülmemektedir.

ArnavutlukKarşılaştırmalı eğitimLise öğretmenleri+6
Kseanela Sotirofski
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim meslek okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ve iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, özel eğitim meslek okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ve iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Ankara ilinde özel eğitim meslek okullarında görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmuştur. Bu araştırmada evrenin tamamına ulaşmak amaçlanmıştır. Toplam 283 öğretmenden 201 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilen "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ile Weiss ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Minnesota İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 24 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; özel eğitim meslek okulunda görev yapan öğretmenlerin kendilerini kurumlarına genel olarak bağlı hissettikleri, bununla birlikte görev yaptıkları okullara en az normatif en çok ise duygusal açıdan bağlı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde cinsiyet, yaş ve mesleki kıdeme göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı; branş ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Özel eğitimmeslek okulunda görev yapan öğretmenlerin iş doyumlarının yüksek olduğu, iş doyumunun alt boyutları açısından ise en çok içsel doyum yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinde cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı; branş değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Özel eğitim meslek okulunda görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile iş doyumları arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca özel eğitim meslek okulunda görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve iş doyumunun tüm alt boyutları analiz edildiğinde de pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin iş doyumunun yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre özel eğitim öğretmenleri ve özel eğitim kurumlarında çalışan diğer öğretmenlere, bu kurumlarda çalıştıkları süre boyunca yıpranma payı ve erken emeklilik haklarının tanınması gerektiği önerilebilir. Bununla birlikte öğretmenlere yönelik yatırımların artırılması ve öğretmenlerin toplumsal statülerinin iyileştirilmesine ilişkin çalışmalar yapılabilir.

Branş öğretmenleriMesleki eğitimÖrgütsel bağlılık+3
Gökhan Arı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
10

Other supervisors