Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Ünlü
17 theses · Çukurova University, Gazi University
Fiziksel olarak arıtılmış evsel atık suların pamuk (Gossypium hirsutum L.) verim ve kalitesi ile toprak kirliliğine etkisi
Bu çalışmada 2011 ve 2012 yıllarında, Diyarbakır koşullarında drenaj tipi lizimetre benzeri tanklar kullanılarak, fiziksel olarak arıtılmış evsel atık su ile pamuk yetiştirilmiştir. Denemede Stoneville-453 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde 4 tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ana parselleri gübreleme, alt parselleri ise atık su düzeyleri oluşturmuştur. Atık su, Dicle Üniversitesi yerleşkesindeki aneorobik + stabilizasyon havuzu olarak çalışan sistem çıkışından alınmıştır. Denemede, atık su ile birlikte atık su+temiz su karışımı yanında, mevcut uygulanan gübre miktarları ile birlikte hiç gübre uygulanmayan konular da denenmiştir. Denemede kullanılan ve arıtma tesisinden çıkan suyun, askıda katı madde (28-60 mg l-1), biyolojik oksijen ihtiyacı (29-30 mg l-1) ve kimyasal oksijen ihtiyacı (71-112 mg l-1) değerleri sisteme giren atık suya göre önemli düzeyde azalmıştır. Ayrıca hem sisteme giren ve sistemden çıkan atık sularda ağır metal yönünden bir kirlilik bulunmamıştır. Ayrıca koliform bakteri (>1100 Kob ml-1), Fekal koliform (1.1-1.5x103 EMS ml-1) ve Eschrechia coli bakımından giriş suyunda önemli miktar tespit edilmişken, çıkış suyunda belirgin bir miktar tespit edilememiştir. Denemenin birinci yılında, normal gübre uygulanan konuya (17.2 g bitki-1) göre, pamuk bitkisine ticari gübre uygulanmasa bile, atık sudan bitkinin yeterli derecede gerekli bitki besin maddesi alması verimi (31.8 g bitki-1) önemli düzeyde artırmıştır. Denemenin ikinci yılında ise normal ticari gübre uygulanan konu ile gübre uygulanmayan konu arasında belirgin bir fark oluşmamıştır. Ancak atık su ile temiz su verimleri arasında ise az da olsa bir verim farkı oluşmuş olup, atık suyu uygulamasında verimin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, atık suyun bitki besleme açısından önemli olduğu ve verimi artırdığı tespit edilmiştir. Toprakta ise, başlangıç pH (7.8-7.9) değerleri deneme sonunda (7.8-8.2) önemsiz düzeyde değişmiştir. Toprak EC'si ise başlangıçta 0.8-1.0 dS m-1 iken deneme sonunda 0.9-1.8 dS m-1 arasında değişerek toprak tuzluluğu nispi olarak artmıştır. Toprakların organik madde (OM) içeriği çok düşük olduğu için kısa süreli deneme süresince OM içeriğin çok belirgin olarak arttığı söylenemez. Ağır metal yönünden ise, atık suda ağır metal kirliliği olmadığı için topraklarda da herhangi bir ağır metal ve diğer kimi mikro element kirliliği olmamıştır. Bu sonuçlara göre, evsek nitelikli ve fiziksel olarak arıtılmış atık sularının, doğrudan insan beslenmesinde kullanılmayan pamuk gibi bitkilerde kontrollü bir şeklide kullanılabileceği söylenebilir. Ancak, her türlü atık suyun niteliği, nüfus hareketleri, yıl içindeki döneme ve iklim koşullarına bağlı olarak değişebileceği, bu nedenle bu tür atık suların sürekli kontrol ve denetimli kullanılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Evsel Atık Su, Su Kirliliği, Pamuk, Sulama, Toprak Kirliliği
Çukurova koşullarında lizimetre yöntemiyle mısır bitki su tüketiminin ve bitki katsayılarının belirlenmesi
Bu araştırma, Çukurova koşullarında, 28.04.2012 ile 02.09.2012 tarihleri arasında, lizimetre yöntemi kullanılarak mısır bitki su tüketimini ve bitki katsayılarını belirlemek amacıyla Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme arazisinde yürütülmüştür. Araştırmada Dekalb 6589 mısır çeşidi kullanılmıştır. A sınıfı buharlaşma kabı ile elde edilen yığışımlı buharlaşma değerleri kullanılarak sulama suyu miktarları hesaplanmış ve 7-8 gün aralıkla sulamalar yapılmıştır. Bitki katsayılarının eldesi için FAO yaklaşımları kullanılarak çim kıyas bitki su tüketimlerinin kestirimi yapılmıştır. Mısır bitkisinin yığışımlı gerçek su tüketim değerleri tartılı lizimetre yöntemine göre 618.2 mm ve su bütçesi yöntemine göre ise 488.8 mm olarak belirlenmiştir. FAO-56 Penman Monteith (FAO-56 PM) yöntemine göre mevsimlik kıyas bitki su tüketim değeri ise 609.8 mm olarak kestirilmiştir. FAO-56 PM kıyas bitki su tüketimi yöntemi dikkate alınarak belirlenen bitki katsayıları başlanğıç dönemi için 0.26, bitki gelişme dönemi için 1.49 ve dönem sonu için ise 0.23 olarak saptanmıştır. Mısır bitkisinin dane verimi yaklaşık 600 kg/da, 1000 dane ağırlığı 291.6 g, en yüksek yaprak alan indeksi (LAI) değeri 4.57, kuru madde miktarı 3154.86 g/m2 ve hasat indeksi (HI) değeri ise 0.19 olarak bulunmuştur.
Management of supplemental and deficit irrigation for wheat production under the Mediterranean climatic conditions
This study evaluated the effect of three different supplemental and conventional irrigation strategies on crop water stress index (CWSI), midday flag leaf water potential Ψl, leaf stomatal conductance gs, chlorophyll content (SPAD), economical parameters, yield, yield components and quality of wheat (Triticum aestivum L. Adana 99) using sprinkler line-source system during 2014 and 2015 seasons in the Mediterranean region. The irrigations strategies considered were: (1) conventional irrigation (CI); (2) supplemental irrigation (SI) during flowering (SIF); (3) SI during grain filling (SIG); and (4) SI both during flowering and grain filling (SIFG). The above strategies were tested under four irrigation levels 100% (I1), 75% (I2), 50% (I3), 25% (I4) levels and rain-fed (I5) was also included in the study. Full conventional treatment achieved the highest yield and yield components and the deficit irrigation 75% had the greatest WUE. A higher grain yield was obtained when the irrigation was applied at CWSI values less than 0.26. The highest chlorophyll reading of CI100 was 17.8% greater than the lowest value in RF. The higher grain yield was achieved when the seasonal gs reached to 207.4 mmol/m2s in CI and to 169.21 mmol/m2s in SI. High determination coefficient between Ψl with grain yield was obtained which could be useful in improving the irrigation water management of winter wheat in the field. In relation to full SI strategies, SIFG and SIF generated the maximum (668.53 $/ha) and minimum net income (424.22 $/ha), respectively. The findings showed positive response between the quality parameters such as protein ratio, wet gluten content and sedimentation volume, and water stress depend on the applied water quantity and which stage the stress occurred.
Kısıntılı sulama tekniğinin ikinci ürün tatlı sorgumun biyokütle ve biyoetanol verimine etkilerinin araştırılması
Çalışma, 2017 yılında, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanında, tesadüf blokları deneme deseninde, 3 yinelemeli olarak yürütülmüştür. Araştırmada, bitki gelişim dönemleri boyunca uygulanan farklı sulama suyu düzeylerinin %100 sulama (I1), %75 sulama (I2), %50 sulama (I3) ve%25 sulama (I4) sorgum bitkisinin biyokütle ve teorik biyoetanol verimine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada, deneme konularına 479.6 mm ile 227.8 mm arasında sulama suyu uygulanmıştır. Çalışmada konulara göre elde edilen kuru madde verimi 6007.4 kg/da ile 3661.8 kg/da arasında değişmiş olup, tam sulanan konuda en yüksek kuru madde verimi elde edilmiştir. Çalışmada sorgum bitkisine ait bitki boyu 388.5 cm ile 283 cm arasında değişmiş olup, tam sulama konusunda en yüksek bitki boyu elde edilmiştir. Sulama suyu kullanım randımanları (IWUE) 16.07 kg/da mm ile 12.43 kg/da mm arasında saptanmıştır. Su kullanım randımanları (WUE) ise 10.2 kg/da mm ile 9.4 kg/da mm arasında gerçekleşmiştir. Deneme konularından elde edilen verim tepki etmeni (ky) değeri 1.17 olarak belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen biyokütle verimi, 8733 kg/da ile 13300 kg/da arasında, biyoetanol verimi ise 189 L/da ile 326 L/da arasında değişmiştir. Çalışmada farklı sulama koşulları altında brix (%) değerlerinde istatistiki olarak farklılık gözlenmemiş, en yüksek şeker verimi tam sulama (I1) konusunda elde edilmiş olup, I3 ve I4 konularında birbirine yakın değerler elde edilmiştir. Şeker verimleri 612 kg/da ve 354 kg/da arasında değişmiştir.
Çukurova koşullarında lizimetre, eddy kovaryans ve su bütçesi yöntemleri ile belirlenen buğday bitki su tüketimlerinin karşılaştırılması
Bu çalışma 2014-2015 yılları arasında buğday yetiştirme mevsiminde Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada doğal yağış koşullarında yetiştirilen buğday bitkisinin su tüketimi Lizimetre, Eddy Kovaryans ve su bütçesi yöntemleri kullanılarak ölçülmüştür. Doğal yağış koşullarında yetişen buğdayın mevsimlik su tüketimleri lizimetre yöntemiyle 368 mm, Eddy Kovaryans yöntemiyle 312 mm ve su bütçesi yöntemiyle 335 mm olarak belirlenmiştir. Çalışmada dane verimi 451 kg/da, kuru madde miktarı 2229 kg/da ve hasat indeksi (HI) değeri 0.20 olarak hesaplanmıştır. Çalışmada kuru madde miktarları ile lizimetre ve Eddy Kovaryans yığışımlı su tüketimleri arasında R=0.99 olan doğrusal ilişkiler elde edilmiştir. Lizimetre ve Eddy Kovaryans yöntemlerine göre ölçülen bitki su tüketim değerleri arasında istatistiksel olarak %99 güvenle yakın korelasyon elde edilmiştir (R=0.99).
Çukurova koşullarında birinci ürün tatlı sorgum bitkisinin su tüketimi ve bitki katsayılarının belirlenmesi
Bu araştırma, Çukurova koşullarında, 06.04.2018 ile 29.08.2018 tarihleri arasında, lizimetre yöntemi kullanılarak tatlı sorgum bitki su tüketimini ve bitki katsayılarını belirlemek amacıyla Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme arazisinde yürütülmüştür. Araştırmada Sorghum bicolor (L.) moench M81E çeşidi kullanılmıştır. A Sınıfı Buharlaşma Kabı ile elde edilen yığışımlı buharlaşma değerleri kullanılarak sulama suyu miktarları hesaplanmış ve 7-10 gün aralıkla sulamalar yapılmıştır. Bitki katsayılarının bulunması için FAO yaklaşımları kullanılarak çim kıyas bitki su tüketimlerinin kestirimi yapılmıştır. Tatlı sorgum bitkisinin yığışımlı gerçek su tüketim değerleri tartılı lizimetre yöntemine göre 613.25 mm olarak belirlenmiştir. FAO-56 Penman Monteith (FAO-56 PM) yöntemine göre mevsimlik kıyas bitki su tüketim değeri ise 718.14 mm olarak kestirilmiştir. FAO-56 PM kıyas bitki su tüketimi yöntemi dikkate alınarak belirlenen bitki katsayıları başlangıç dönemi için 0.27, bitki gelişme dönemi için 1.14 ve dönem sonu için ise 0.89 olarak saptanmıştır. Sorgum bitkisinin en yüksek yaprak alan indeksi (LAI) değeri 7.8 iken, kuru madde miktarı 5311.6 kg/da olarak bulunmuştur.
farklı sulama düzeyinde birinci ürün tatlı sorgum bitkisinin yaprak su potansiyeli değişimlerinin incelenmesi
Bu çalışma, 2018 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada farklı sulama düzeylerinin birinci ürün tatlı sorgum bitkisinde yaprak su potansiyeli ve kimi bitki büyüme parametrelerine etkileri incelenmiştir. Araştırmada, bitki gelişim dönemleri boyunca 4 farklı sulama suyu düzeyleri %100 sulama (I1), %75 sulama (I2), %50 sulama (I3) ve %25 sulama (I4) ile susuz (I0) konuları oluşturulmuştur. Çalışma sonunda; deneme konularına sırasıyla 414.2 mm (I1), 323.5 mm (I2), 232.9 mm (I3) ve 142.2 mm (I4) sulama suları uygulanmıştır. Çalışmada konulara göre elde edilen kuru madde verimi 6020 kg da-1 ile 3380 kg da-1 arasında değişmiş olup, tam sulanan konuda en yüksek kuru madde verimi elde edilmiştir. Çalışmada sorgum bitkisine ait yaprak alan indeksi değerleri 8.41 ile 6.07 arasında değişmiş olup, tam sulama konusundan en yüksek yaprak alan indeksi değeri elde edilmiştir. Sorgum bitkisine ait bitki boyu 300 cm ile 204 cm arasında değişmiş olup, tam sulama konusunda en yüksek bitki boyu kaydedilmiştir. Sulama öncesi yaprak su potansiyeli değerleri sırası ile gelişme dönemi başı, ortası ve dönem sonu ölçümlerinin ortalamaları olarak I1 konusu için (-9 bar, -10.5 bar, -13 bar), I2 konusu için (-10 bar, -12.5 bar, 13.8bar ), I3 konusu için (-11bar, -13bar, -16bar), I4 konusu için (-12 bar, -17 bar, -21 bar) ve I0 konusu için (-14 bar, -19 bar, -24bar) olarak saptanmıştır
Damla sulama sistemlerinde kullanılan farklı fertigasyon ekipmanları ile su kısıntısı uygulamalarının domates bitkisi üzerindeki etkileri
Bu çalışma ülkemizde Çukurova Bölgesi'nde domates yetiştiriciliğinde damla sulama sistemlerinde yoğun olarak kullanılan fertigasyon ekipmanları ile su kısıntısı koşullarının etkilerinin belirlenebilmesi amacıyla 2014 – 2015 yılları arasında Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Tarsus Toprak ve Su Kaynakları Lokasyonu'nda yürütülmüştür. Araştırmada F1 enjeksiyon pompası, F2 ventüri enjektörü ve F3 basınç farkı yöntemi ana konuları, I100 tam sulama ve I70 – I50 kısıntılı sulama konuları ise alt konuları oluşturmaktadır. Çalışma tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlı yürütülmüştür. Araştırmanın her iki yılında da F1 enjeksiyon pompası ve I100 tam sulama konusunda domates bitkisi verimi 2014 yılında 4875 kg da-1 2015 yılında ise 5106 kg da-1 olarak en yüksek değerleri vermiştir. F1 enjeksiyon pompası konusu diğer iki fertigasyon konularına göre sulama süresince sistemde gübre konsantrasyonunu tamamen bitki kök bölgesine iletirken, F2 ventüri yöntemi gübrenin tamamını iletememiştir. Domates bitkisinde en yüksek verim ve diğer kalite bileşenleri I100 tam sulama konusunda belirlenmiştir.
Infrared termomere tekniği kullanılarak sorgum'da bitki su stresi indeksinin belirlenmesi ve sulamaların programlanması
Bu çalışma 2018 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında, tesadüf blokları deneme deseninde, 3 yinelemeli olarak yürütülmüştür. Denemede farklı sulama düzeylerinin birinci ürün tatlı sorgum bitkisinde, bitki su stres indeksi (CWSI) ve bazı bitki büyüme parametrelerine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada, bitki gelişim dönemleri boyunca 4 farklı sulama suyu düzeyleri %100 sulama (I1), %75 sulama (I2), %50 sulama (I3) ve %25 sulama (I4) ile susuz (I0) uygulamaları oluşturulmuştur. Çalışma sonunda; deneme uygulamalarına sırasıyla 414.2 mm (I1), 323.5 mm (I2), 232.9 mm (I3) ve 142.2 mm (I4) sulama suları uygulanmıştır. Çalışmada uygulamalara göre elde edilen kuru madde verimi 6020 kg/da ile 3380 kg/da arasında değişmiş olup, tam sulanan uygulamada en yüksek kuru madde verimi elde edilmiştir. Çalışmada sorgum bitkisine ait yaprak alan indeksi değerleri 8.41 ile 6.07 arasında değişmiş olup, tam sulama uygulamasında en yüksek yaprak alan indeksi değeri elde edilmiştir. Araştırma sonucunda deneme uygulamalarından elde edilen CWSI değerleri sırasıyla I1 uygulaması için 0.02, I2 uygulaması için 0.34, I3 uygulaması için 0.46, I4 uygulaması için 0.59 ve I0 uygulaması için 1 olarak saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda CWSI değerlerinin değişimleri incelendiğinde en yüksek bitki veriminin alındığı I1 uygulamasından elde edilen CWSI değerinin (CWSI=0.02) Çukurova koşullarında sorgum bitkisinin sulama programlamasında kullanılabileceği belirlenmiştir.
Farklı sulama suyu düzeylerinde birinci ürün sorgum bitkisinin kimi fizyolojik ve morfolojik özelliklerinin değişimi
Bu deneme, Çukurova koşullarında, 2018 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında, tesadüf blokları deneme deseninde, 3 yinelemeli olarak yürütülmüştür. Çalışmada farklı sulama suyu düzeylerinde birinci ürün sorgum bitkisinin kimi fizyolojik ve morfolojik özelliklerinin değişimi araştırılmıştır. Araştırmada, bitki gelişim dönemleri boyunca 4 farklı sulama suyu düzeyleri %100 sulama (I1), %75 sulama (I2), %50 sulama (I3) ve %25 sulama (I4) ile susuz (I0) uygulamaları oluşturulmuştur. Çalışmada, deneme konularına sırasıyla 414 mm (I1), 324 mm (I2), 233 mm (I3) ve 142 mm (I4) sulama suları uygulanmıştır. Konulara göre elde edilen kuru madde verimi 6020 kg da-1 ile 3380 kg da-1 arasında değişmiş olup, tam sulanan konuda en yüksek kuru madde verimi elde edilmiştir. Yaprak alan indeksi değerleri 8.4 ile 6.1 arasında değişmiş olup, tam sulama konusundan en yüksek yaprak alan indeksi değeri elde edilmiştir. Sulama suyu kullanım randımanları (IWUE) 14.5 kg/da mm ile 29.5 kg/da mm arasında saptanmıştır. Su kullanım randımanları (WUE) ise 9.9 kg/da mm ile 11 kg/da mm arasında gerçekleşmiştir. Sorgum bitkisinde yapılan fizyolojik ölçümlerde en yüksek değerler I1 konusundan elde edilmiştir. Buna göre I1 konusundan ölçülen en yüksek net fotosentez değerinin yaklaşık 53 µmolm-2s-1, transpirasyon değerinin yaklaşık 6.2 mmolm-2s-1 ve stoma iletkenliği değerinin ise yaklaşık 738 mmolm-2s-1 dolaylarında olduğu saptanmıştır.
Toprak altı damla sulama yönteminin tatlı sorgum bitkisinin biyokütle ve biyoetanol verimlerine etkisi
Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme alanında 2021 yılında yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme deseninde, 3 yinelemeli olarak yürütülen çalışmada, toprak altı damla sulama yönteminin sorgum verimine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, sorgum bitkisi gelişim dönemi boyunca dört farklı bitki-pan katsayısı (Kcp:1.00, Kcp:0.75, Kcp:0.50, Kcp:0.25) değerleri kullanılarak, farklı sulama suyu düzeyleri oluşturulmuştur. Tatlı sorgum (Sorghum bicolor var. saccharatum (L.) Mohlenbr.) M81E çeşidi kullanılan çalışmada, deneme konularına 330 mm ile 590 mm arasında sulama suyu uygulanmıştır. Konulara göre kuru madde verimleri 1720 kg/da ile 5420 kg/da arasında değişmiş olup, en yüksek kuru madde verimi, tam sulanan konudan elde edilmiştir. Sulama suyu kullanım randımanı (IWUE) değerleri 9.19 kg/m3 ile 5.21 kg/m3, su kullanım randımanı (WUE) değerleri ise 5.8 kg/m3 ile 10.5 kg/m3 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Deneme konularından elde edilen biyokütle veriminin 4281 ile 9343 kg/da arasında, teorik biyoetanol veriminin ise 52.1 ile 207.3 L/da arasında değiştiği saptanmıştır. En yüksek özsu verimi 2463 L/da olarak I1 konusundan elde edilirken, en düşük özsu verimi 633 L/da olarak I4 konusundan elde edilmiştir. Farklı sulama düzeyleri altında brix (%) değerlerinde istatistiksel olarak önemli farklar elde edilmemiştir.
Antepfıstığı çöğürlerinde düşük basınçlı farklı sulama yöntemlerinin bitki gelişimine etkisinin araştırılması
Bu çalışmada, 2022 yılında Gaziantep ilinin Nizip ilçesine bağlı Günaltı mahallesinde Antepfıstığı çöğürlerinde (Buttum) düşük basınçlı farklı sulama yöntemlerinin bitki gelişimine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada Damla sulama, Kapinet sulama ve Ahtapot sulama yöntemleri kullanılmıştır. Mayıs-Ekim ayları arasındaki altı aylık süre zarfında toplam 581.5 mm su verilmiştir. Çalışmada, bitki büyüme parametleri içerisinde standart analiz metoduna göre bitki boyu 31.91 cm, bitki taç gelişimi 21.47 cm, gövde çapı 8.54 mm ile damla sulama yönteminden en iyi sonuç alınmıştır.
Topraksız domates yetiştiriciliğinin yapıldığı ileri teknoloji seralarında teorik ve uygulamalı su tüketiminin karşılaştırılması
Bu çalışma, Adana iklim koşullarında ileri teknolojili sistemler ile donatılmış bir domates serasında yürütülmüştür. Seranın her bir tüneli 9,60 m genişliğinde, 5,00 m oluk altı yüksekliğinde olup, yan duvarları 8 mm aralıklı çift kat polikarbon (PC), çatısı ise 180 µm kalınlığında tek kat polietilen (PE) plastik ile örtülmüştür. Serada enerji korunumu ve gölgeleme amacıyla termal perdeler kullanılmıştır. Sıcak dönemlerde serada sıcaklık havalandırma ile düzenlenirken, Nisan-Haziran döneminde gölgeleme ile seraya ulaşan güneş ışınımı kısmen engellenmiş ve bazı günlerde sisleme ile hava sıcaklığı düzenlenmeye çalışılmıştır. Serada sulama damla sulama ile gerçekleştirilmiştir. Her bir bitkiye 2 L/h kapasiteye sahip kılca borular (Spagetti) ile gübreli su verilmiştir. Sulama güneş ışınımı şiddetine göre yönetilmiştir. İklim bilgisayarı tarafından ölçülen küresel rasdayasyona bağlı olarak her 80 J/cm2'de bir bitki başına 100-120 ml sulama suyu verilmiştir. Yapılan sulamanın kontrolü amacıyla sera içinde dört ayrı yerde kurulan kontrol ünitelerinden toplanan drenaj suyu hergün ölçülerek yapılan sulamanın yeterli olup olmadığına karar verilmiştir. Denemede Ocak ayında dış sıcaklık değerleri -3 oC ile 22 oC arasında değişirken, serada sıcaklıklar gece saatlerinde 15 oC'de tutulmuştur. Gündüz saatlerinde ise dış sıcaklığa bağlı olarak 27 oC'ye kadar yükselmiştir. Mayıs ayında dış sıcaklık 32 oC -3 oC arasında değişirken dış sıcaklık değerlerinin yükselmesine bağlı olarak serada sıcaklık değerleri Mayıs ayının başlarında 32,8 oC Mayıs ayının sonlarına doğru 34-35 oC'ye yükselmiştir. Çalışmada hesaplanan sulama sayısı Ocak ayının ilk yarısı için 6 adet gün-1 olarak hesaplanırken, Ocak ayının ikinci yarısı için bu değer 7 adet gün-1 olarak hesaplanmıştır. Mayıs ayının ilk yarısında küresel ışınıma bağlı olarak hesaplanan sulama sayısı 19 adet gün-1 olurken ikinci yarı için sulama sayısı 22 adet gün-1 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, araştırmada yapılan hesaplamalarda üretim periyodu boyunca her bir bitkiye her sulamada 100 ml su verileceği kabul edildiğinde üretim periyodu boyunca uygulanan günlük su tüketiminin, hesaplanan günlük su tüketiminden daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Mardin yöresinde Tarım ve Orman Bakanlığınca desteklenen damla sulama sistemlerinde performans değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Mardin yöresinde Tarım ve Orman Bakanlığınca Desteklenen Damla Sulama Sistemlerinde, 5 işletmeye ait damla sulama sistemlerinin performans değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca, Tarım ve Orman bakanlığınca desteklenen 25 işletmede damla sulama sistemlerinin sorunları ile ilgili anket çalışması yapılmıştır. Çalışmada ortalama damlatıcı debi değerlerinin 1.12 L/h ile 1.89 L/h arasında, yapımcı değişim katsayısı (CV) değerlerinin, 0.02-0.17 arasında, damlatıcı debi türdeşliği (EU) değerlerinin %77 ile %96 arasında, Christiansen eş dağılım katsayısı (CU) değerlerinin 99.25 ile 99.89 arasında, su dağılım türdeşliği (DU) değerlerinin %80.20 ile %97.97 arasında, istatistiksel eş dağılım değerlerinin (Us) %82.87 ile %98.08 arasında, sistem su uygulama randımanı (Ea) değerinin %80.20 ile %96.31 arasında, damlatıcı akış hızı değişimi (qv) değerlerinin %6.45 ile %33.33 arasında değiştiği saptanmıştır. Çalışmada elde edilen anket sonuçlarına göre damla sulama sistemlerinde karşılasan sorunların yaklaşık %20'sini kemirgen zararı ve %24'ünü ise tıkanma sorunun oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, sistemde oluşan damlatıcı tıkanıklılıklarının yaklaşık %76'sının sebebinin gübre ve ilaç kullanımda yanlış tekniklerin uygulanmasının olduğu belirlenmiştir.
Akdeniz iklim koşullarında yetiştirilen mandarin bahçesinde mevcut sulama programının verim ve kaliteye etkisi
Bu çalışma Adana İli Karataş İlçe sınırlarında yeralan Nova ve Satsuma mandarin çeşitlerinden oluşan bir narenciye bahçesinde, 2023 yılında yürütülmüştür. Denemede narenciye bahçesine uygulan mevcut sulama programının, yetiştirilen mandarin çeşitlerinin verim ve kalitesine olan etkisinin araştrılması amaçlanmıştır. Araştırmada narenciye bahçesi damla sulama sistemi ile sulanmıştır. Sulamalarda kullanılan damla sulama sisteminde, damlatıcı debileri Nova mandarininde 3 L h-1 ve Satsuma mandarininde 2.5 L h-1, damlatıcı aralıkları ise 0.90 m olarak ölçülmüştür. Denemede ağaç gövdesinin her iki yanında birbirine paralel damla sulama lateralleri kullanılmıştır. Sulama sezonu boyunca Nova ve Satsuma mandarin çeşitlerine sırasıyla 325.14 mm ve 253.32 mm sulama suyu uygulanmıştır. Çalışmada Nova ve Satsuma mandarin çeşitlerinden sırasıyla 75.75 kg/ağaç ve 250 kg/ağaç verim elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Nova mandarin çeşidinin ortalama meyve ağırlığı 154.87 g, Satsuma mandarin çeşidinin ortalama meyve ağırlığı ise 106.86 g olarak saptanmıştır. Buna göre Nova mandarin çeşidinin ortalama meyve ağırlığının, Satsuma mandarin çeşidine göre yaklaşık 48 g daha fazla olduğu belirlenmiştir. Nova ve Satsuma narenciye çeşidi pomolojik özellik ölçeği kabuk kalınlığı alt boyutu değerlerinin anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen bağımsız grup t testi sonucunda, Nova çeşidinin kabuk kalınlığı ortalaması 2.88 mm ile Satsuma çeşidinin kabuk kalınlığı ortalaması 3.08 mm arasındaki fark %5 önem düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Çalışmada pomolojik özellik ölçeğinin alt boyutu olan dilim sayısının Nova ve Satsuma narenciye çeşidi değişkenlerine göre gösterdiği farklılıkların anlamlı olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız grup t testi analizi yapılmıştır. Dilim sayısı ortalaması Nova çeşidinde yaklaşık 10 adet, Satsuma çeşidinde ise 11 adet olarak elde edilmiş ve Satsumanın lehine olan bu fark %5 önem düzeyinde istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Nova ve Satsuma çeşitlerinde elde edilen suda çözünen kuru madde miktarı (SÇKM) değerleri arasındaki fark bağımsız grup t testi sonucuna göre %5 önem düzeyinde anlamlı bulunmuştur. SÇKM ortalaması Nova çeşidinde 12.25 ve Satsuma çeşidinde ise 11.42 olarak saptanmıştır.
Soliter pulmoner nodüllerin PET/BT ile değerlendirilmesinde tüm vücut BT gerekli midir?
Akciğerde diğer görüntüleme yöntemleri ile tespit edilen soliter pulmoner nodülün metabolik karakterizasyonun yapılmasında 18F-FDG PET, invazif olmayan görüntüleme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla yapılan PET/BT füzyon görüntülemesinde BT, lezyonların anatomik özellikleri ile ilgili bilgi vermekte, PET verilerinin atenüasyon düzeltmesinin yapılmasını ve lezyonların SUVmaks değerlerinin de hesaplanmasını sağlamaktadır.Soliter pulmoner nodül için rutin PET/BT füzyon görüntülemede verteksten uyluk ortasına kadarki vücut bölümü taranmaktadır. Bu uygulamada hastanın vücudunun tamamına yakını BT kaynaklı X ışınına maruz kalmaktadır.Bu çalışmada;Tüm vücudun BT ile taranmasının gerekliliğinin ve BT tarama alanı toraks ile sınırlandırıldığında hastanın evresinde değişiklik olup olmayacağının tesbit edilmesi,Klinik olarak anlamlı toraks-dışı rastlantısal BT lezyonları ile bu lezyonların bulunma sıklıklarının tespit edilmesi,Sınırlandırma yapıldığında hastanın alacağı BT radyasyon dozundaki düşüşün tesbit edilmesi amaçlanmıştır.Çalışmaya Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp bölümünde SPN tanı ve metabolik karakterizasyonu amacıyla PET/BT incelemesi yapılmış hastalar dahil edilmiştir. Hastaların BT görüntüleri incelenerek toraks-dışı rastlantısal bulguları klinik önem derecesine göre sınıflandırılmıştır. Ayrıca hastalara tüm vücut PET/BT taraması yapıldığında uygulanan BT dozu ile yalnızca toraks tarandığında uygulanacak olan BT dozu hesaplanmıştır.İnceleme sonucunda toplam 154 hasta değerlendirilmiş ve şu sonuçlar elde edilmiştir;Soliter pulmoner nodül tanısı ile başvuran hastaya önce tüm vücut PET incelemesi yapıp, ardından toraks dışı tutulum yok ise sadece toraksa yönelik PET/BT incelemesi yapılabilir. Tüm vücudun BT ile taranmasının klinik olarak önemi bulunmamaktadır ve sadece toraks BT ile tarandığında hastanın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık 3,5 kat azaldığı görülmektedir.
Radyoterapi sonrası gelişen miyokard hasarının tespitinde, 18F-FDG PET/BT''nin ve miyokard perfüzyon sintigrafisinin yeri
Bu tez çalışmasında Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp Bölümü'nde 18F-FDG PET/BT görüntülemesi yapılan hasta listesi ile, Gazi Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nde mediastinal radyoterapi uygulanan hasta listesi karşılaştırıldı. Radyoterapiden en az 4 ay sonra 18F-FDG PET/BT görüntülemesi yapılmış olan çoğunluğu akciğer kanseri olan (%89.5) 38 hastaya ulaşıldı. Bu hastaların 8 tanesine radyoterapi işlemi sonrasında ayrıca miyokard perfüzyon sintigrafisi de yapılmış olduğu görüldü. Yapılan görsel değerlendirmede, 5 hastada diffüz 18F-FDG tutulumu görüldü (%13), 5 hastada belirgin 18F-FDG tutulumu izlenmedi (%13), 28 hastada ise bölgesel 18F-FDG tutulumu görüldü (%74). Bölgesel 18F-FDG tutulumu izlenen hastalarda, yapılan kantitatif değerlendirme ile bu alanlardaki SUV ölçümlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (p<0.001). Miyokard perfüzyon sintigrafisi yapılan 8 hastanın 6 tanesinde, 18F-FDG PET/BT ile artmış metabolizma izlenen alanlarda, sabit hipoperfüzyon görüldü. Radyoterapi uygulamasında kullanılan radyasyon dozlarının miktarı ile, miyokarddaki SUV ölçümleri arasında ise herhangi bir korelasyon bulunamadı. Hastalarda bilinen akut miyokard enfarktüsü veya diyabet öyküleri olmaması ve bu alanların tipik olarak koroner arter bölgeleri ile örtüşmemesi nedeniyle, literatür ile de uyumlu olarak bu alanlarda radyoterapiye bağlı miyokard hasarı olduğu düşünüldü. Mediastinal radyoterapi öyküsü olan hastalarda 18F-FDG PET/BT görüntülemesinde, özellikle miyokard bazalinde izlenen hipermetabolik alanların, ileride gelişebilecek kardiyak olayların erken teşhisi ve tedavisi açısından yakın takip edilmesi faydalı olacaktır.