Theses supervised by Prof. Dr. Servet Özdemir

21 theses · Gazi University, Başkent University

DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim okullarında liderlik kapasitesinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında liderlik kapasitesini belirlemek ve liderlik kapasitesiyle ilişkili etmenleri ortaya koymaktır. Bununla birlikte, araştırmada okul yöneticileri ve öğretmenlerin, liderlik kapasitesinin alt boyutlarına ilişkin görüşlerinin görev, cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği, liderlik kapasitesinin alt boyutları arasında anlamlı ilişkilerin olup olmadığı ve liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik, paylaşılan okul vizyonu, iş birliği ve ortak sorumluluk alt boyutlarının, algılanan öğrenci başarı algısı alt boyutu üzerindeki yordayıcılık gücü incelenmiştir. Araştırma deseni, bir karma yöntem olarak tanımlanan, nitel ve nicel yöntemlerden birlikte faydalanılan açıklayıcı desendir. Araştırmanın nicel boyutunda betimsel bir modelde tasarlanmış korelasyonel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Nitel boyutta ise nicel araştırma yöntemiyle elde edilen veriler ışığında, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması (case study) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu için evren, Ankara'nın Çankaya, Keçiören, Yenimahalle, Mamak ve Altındağ ilçelerinde bulunan 436 ilköğretim okulunda görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada, örnekleme birimi okuldur ve örneklemde 204 okul bulunmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda okul müdürü ve öğretmenlerden oluşan 36 kişilik bir grupla görüşme yapılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Lambert (2003) tarafından geliştirilen ve araştırma kapsamında Türkçe'ye uyarlamasıyapılan "Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği" (OLKÖ) kullanılmıştır. Nitel boyutta veriler ise araştırma konusunun alanyazınına ve alan uzmanlarının görüşlerine dayalıolarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. iii Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: (1) Katılımcıların liderlik kapasitesinin, dağıtımcı liderlik ve paylaşılan okul vizyonu alt boyutlarına ilişkin görüşleri, iş birliği ve ortak sorumluluk ve algılanan öğrenci başarısıalt boyutlarına göre daha düşük düzeydedir. (2) Katılımcıların liderlik kapasitesinin alt boyutlarına ilişkin görüşleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamış; görev değişkenine göre ise liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik, paylaşılan okul vizyonu ve iş birliği ve ortak sorumluluk boyutlarında anlamlı farklılıklar oluşmuş, algılanan öğrenci başarısı boyutunda ise her hangi bir anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. (3) Öğretmenlerin liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik, paylaşılan okul vizyonu, iş birliği ve ortak sorumluluk ve algılanan öğrenci başarısı alt boyutlarına ilişkin görüşleri kıdem değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaşmıştır. (4) Okul yöneticilerinin liderlik kapasitesinin, dağıtımcı liderlik, paylaşılan okul vizyonu, işbirliği ve ortak sorumluluk ve algılanan öğrenci başarısı alt boyutlarına ilişkin görüşleri kıdem değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaşmıştır. (5) Liderlik kapasitesinin alt boyutları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. (6) Algılanan öğrenci başarısının yordayıcılarının iş birliği ve ortak sorumluluk ve paylaşılan okul vizyonu olduğu, dağıtımcı liderliğin ise algılanan öğrenci başarısınıanlamlı bir şekilde yordamadığı ortaya konmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda ortaya çıkan sonuçlar ise şunlardır: (1) Alt, orta ve üst düzey liderlik kapasitesine sahip okullarda görev yapan okul müdürleri ve öğretmenler liderlik kapasitesini, okulda farklı bireylerin uzmanlıklarından, bilgi ve becerilerinden faydalanma, okul liderlik sürecine okul üyelerinin katılımını sağlama ve geniş tabanlı bir liderlik anlayışının okulda yerleşmesi olarak değerlendirmektedir. (2) Alt ve orta düzey liderlik kapasitesine sahip okulların müdürleri otokratik; üst düzey liderlik kapasitesine sahip okulların müdürleri ise dağıtımcı liderlik davranışlarını daha yoğun bir biçimde sergilemektedirler. (3) Liderlik kapasitesi göreli olarak yüksek olan okullarda katılımcılar öğretimle ilgili karar süreçlerine daha fazla katılım göstermektedirler. (4) Alt ve orta düzey liderlik kapasitesine sahip okullarda katılımcılar, okul vizyonunun belirlenmesi sürecine yeterli düzeyde katılım göstermediklerini ifade ederken üst düzey liderlik kapasitesine sahip okullarda katılımcılar okullarındaki vizyon geliştirme süreçlerine etkin bir biçimde katıldıklarını ve sürece katkı sağladıklarınıbelirtmektedirler. (5) Liderlik kapasitesinin yüksek olduğu okullarda okul müdürleri ve ivöğretmenler okullarında öğretime yönelik kolektif bir anlayışın baskın olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. (6) Farklı düzeylerde liderlik kapasitesine sahip okullarda öğrenci başarısını artırmaya yönelik gerçekleştirilen ortak uygulama "öğrenciyle bire bir ilgilenme"dir. (7) Alt ve üst düzey liderlik kapasitesine sahip okullardan katılımcıların görüşlerine göre, öğrencilerin son iki yıllık süreçteki akademik başarıları yükselme yönündeyken, orta düzeyde liderlik kapasitesine sahip okullardan katılımcıların görüşleri kendi içinde farklılaşmaktadır. (8) Öğretmen liderliğinin gelişimini etkileyen unsurlar arasında, okul müdürünün desteği alt, etkili iletişim ve meslektaşların birbirlerinden öğrenmeleri orta ve ekip halinde çalışma, etkili iletişim ve yeniliğe açıklık gibi etmenler de üst düzey liderlik kapasitesine sahip okullarda öğretmen liderliğinin gelişiminde önemli unsurlar olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, kapasite, öğretmen, okul yöneticis

Eğitim yönetimiLiderlikOkul yöneticileri+3
Ali Çağatay Kılınç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumlarında okulun değerleri, varlık sebebi ve geleceğine ilişkin paydaş görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, resmi ilköğretim okullarının değerleri, varlık sebebi ve geleceğine ilişkin okulun paydaşlarının görüşleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları incelemektir. Çağımızdaki toplumsal ve teknolojik değişimler sonucu ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve beklentiler ile değişimin öncüsü olması beklenen okulların, paydaşları tarafından mevcut algılanışını belirleyerek gelecekte okulların ve paydaşlarının üstleneceği rol ve görevlere ilişkin görüşleri belirlenecektir. Bu araştırmada küçük insan grupları ya da durumlar hakkında zengin ayrıntılarla dolu bilgiler sunmasından dolayı nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak; yarı yapılandırılmış görüşmelerde kullanılmak üzere okulun paydaşları için araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formları (Ek-1) oluşturulmuştur. Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, 2012-2013 eğitim öğretim yılı 1. döneminin başında 1 yönetici, 1 öğretmen, 1 veli, 1 yardımcı personel ve 1 öğrenci ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise 1. dönemin sonunda Ankara?da eğitim veren bir resmi ilköğretim kurumundan amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi kullanılarak seçilen yönetici (n=3), öğretmen (n=15), öğrenci (n=13), veli (n=5) ve okul yardımcı personeli (n=3) ile yürütülmüştür. Görüşmeler sonucu elde toplanan veriler içerik analizi yoluyla tablolarla kodlanarak, sınıflandırılarak okulun değerleri, varlık sebebi ve geleceği ile ilgili okulun paydaşlarının görüşleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda okulun paydaşlarının okulun varlık sebebine ilişkin tanım ve beklentilerinin geleneksel okulun değerlerine ve amacına yakın olduğu görülmüştür. Bununla birlikte okulun paydaşlarının görüşlerine göre mevcut okulun işleyiş ve yapısıyla geleneksel okulun amaçlarına da ulaşamadığı görüşü hâkimdir. Okulun paydaşlarına göre mevcut durumda okulların fiziki yapısı ve teknolojik donanımlarının yetersiz olduğu vurgulanmaktadır. Okulun paydaşlarının okulun değerlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde paydaşların doğruluk, dürüstlük, ahlaki, dini ve milli değerleri vurguladıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte okulların stratejik planlarında belirlenen misyon, vizyon ve temel değerlerin okulun tüm paydaşları tarafından paylaşılmadığı belirlenmiştir. Okulun geleceğine ilişkin paydaş görüşleri incelendiğinde okulun gelecekte de var olacağı ve gerekli düzenlemeler yapılırsa olumlu bir geleceğinin olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte araştırma sonuçlarında gelecekte okul ve sisteminin değişmeyeceği görüşünün hâkim olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, okul sistem ve yapısının değişebilmesi için yeni bir okul teorisine ihtiyaç olduğu önerilmiştir. Okul teorisinde gelecek toplumla bugünkü toplumu birleştiren bir felsefe olması gerektiği söylenebilir. Demokratik değerlerin ağırlık kazandığı günümüzde toplumunun değerlerini kullanarak gelecek toplumda istenilen değerleri oluşturan bir okul yapısı ve sistemi geliştirilmesi için sınıf ve okulların bu değerlere göre yeniden düşünülmesi ve bu sebeple okulun fiziki yapı ve şartlarının da geleceğin okullarına göre tasarlanması gerektiği ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Okulun varlık sebebi, okulun değerleri, okulun geleceği, okulun paydaşları, nitel araştırma.

Gelecek beklentisiKurumsal değerlerVarlık felsefesi+3
Mehmet Tufan Yalçın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrenci ve öğretmenlerinin okul ve ideal okul algılarının metafor yoluyla analizi

Bu araştırma, ortaöğretimde öğrenci ve öğretmenlerin okulu ne olarak kavramsallaştırdıklarını ve ideal okul yaşantısıyla ilgili olarak tasarladıkları okul kavramlarının ne olduğunu metafor yoluyla ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.Katılımcılar, Ankara'nın çeşitli semtlerinden seçilen 6 ?düz lise? olarak adlandırılan ortaöğretim kurumundan 576 öğrenciden ve 55 öğretmenden oluşmuştur. Katılımcılardan her birinin ?Okul' u herhangi bir canlı, bir nesne, bir masal kahramanı ya da bir tarihsel kimliğe benzetmenizi istesem neye benzetirdiniz?, Niçin?? ve ?İdeal Okul' u herhangi bir canlı, bir nesne, bir masal kahramanı ya da bir tarihsel kimliğe benzetmenizi istesem neye benzetirdiniz?, Niçin?? sorularını yanıtlamasıyla elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmanın bulgularına göre, katılımcıların okula karşı olumsuz bir tutuma sahip oldukları; okulu gelişimi engelleyici, itaat zorunluluğu olan ve bu yüzden bir an önce terk edilmesi gereken bir yer olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Çalışmada ortaöğretim öğrencileri çok sayıda ?hapishane? metaforunu kullanmış; kendilerine özgürlük tanınmadığını ve okulda kendileri için demokratik bir ortamın oluşmadığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla eğitimin öğrenci merkezli olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuç okullarımızın hala bilgi toplumu öncesi sanayi toplumunun özelliklerini taşıdığını göstermektedir.Katılımcılar tarafından ikinci sırada ?ev/aile? metaforunun tercih edilmiş olması, okulun ayrıca sevgi, saygı, huzur bulunan ve aidiyet duygusunu geliştiren bir yer olarak algılandığını göstermiştir.Araştırmanın diğer bir sonucu ise, okul kademesi arttıkça öğrencilerin okula karşı daha fazla olumsuz tutum sergilediğidir. Ayrıca alt sosyo-ekonomik gruba ait katılımcıların okula dair daha olumlu tutum sergilediği; okulu güven ve mutluluk veren bir yer olarak gördüğü ortaya çıkarken orta ve üst sosyo-ekonomik düzeye ait olan katılımcıların okulu tanımlarken daha fazla olumsuz tutum sergilediği, okulu sınırlandıran, sıkıntı veren ve cezalandıran bir yer olarak algıladığı ortaya çıkmıştır.Ortaöğretim öğrenci ve öğretmenlerinin ideal okul kavramı ile ilgili olarak ürettikleri metaforlar incelendiğinde okulu güven, mutluluk ve heyecan veren aynı zamanda bilgi veren ve aydınlatan bir yer olarak görmek istedikleri ortaya çıkmıştır.

AlgıBenzetmeLise öğrencileri+6
Emek Akkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin mizah tarzları ile öğretim liderliği davranışları ve okulun örgütsel sağlığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin mizah tarzlarının öğretim liderliği davranışlarına ve okulların örgütsel sağlığına etkisine ilişkin öğretmenlerinin algılarını incelemektir. Araştırma kapsamında ayrıca okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışları ile okulun örgütsel sağlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Kastamonu ilinde 2009-2010 ve 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Verilerinin toplanması sürecinde 70 ilköğretim okulunda görev yapan 1046 öğretmene ulaşılmıştır.Araştırmada verilerinin toplanması amacıyla ?Mizah Tarzları Anketi?, ?Örgüt Sağlığı Envanteri? ve ?Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları Anketi? kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla frekans ve yüzde analizleri, t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Dunnett's C ve Scheffe Çoklu Karşılaştırma Testleri, Pearson Momentler Çarpım Korelâsyon Katsayısı (r) ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır.Araştırma sonuçları öğretmenlerin algılarına göre onaylayıcı mizah tarzının en çok algılanan tarz; aktarıcı mizah tarzının ise en az algılanan tarz olduğunu göstermektedir. Okul müdürlerinin mizah tarzları öğretmenlerin cinsiyetine, kıdemine, çalıştıkları okuldaki görev süresine, branşına ve öğrenim durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermezken öğretmenlerin yaşlarına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin algılarına göre, ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını gösterme düzeyleri ile ilköğretim okullarının örgütsel sağlığı okul müdürlerinin mizah tarzlarına göre anlamlı farklılık göstermektedir. Belirgin bir şekilde üretici tarza sahip okul müdürleriyle çalışan öğretmenlerin örgüt sağlığı ve öğretim liderliği puanları en yüksek düzeyde, mizahi olmayan tarza sahip okul müdürleriyle çalışan öğretmenlerin örgüt sağlığı ve öğretim liderliği puanları ise en düşük düzeydedir. Sonuçlar okul müdürlerinin mizah tarzlarının okulların örgütsel sağlığını ve öğretim liderliği davranışlarını sergileme düzeylerini belirlemede önemli bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymakta ve mizahın önemli bir liderlik özelliği olduğu tezini güçlendirmektedir.Öğretmenlerin algılarına göre, ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarını gösterme düzeyleri öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, kıdemine ve çalıştıkları okuldaki görev süresine göre anlamlı farklılık göstermekteyken branşına ve öğrenim durumuna göre farklılık göstermemektedir. İlköğretim okullarının örgütsel sağlığı ise öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, kıdemine, çalıştıkları okuldaki görev süresine ve branşına göre anlamlı farklılık göstermekteyken ve öğrenim durumuna göre farklılık göstermemektedir.Öğretim liderliği ve örgüt sağlığı ile ilgili değişkenler arası korelasyon sonuçları incelendiğinde yüksek düzeyde pozitif yönlü ilişkilerin varlığı göze çarpmaktadır. Bir diğer ifadeyle, okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışları arttıkça, okulların örgütsel sağlık düzeylerinde de artış gerçekleşmektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre ise okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarının bütün boyutlarda örgütsel sağlığın anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Genel olarak değerlendirildiğinde okulların örgütsel sağlığına ilişkin toplam varyansın büyük bir çoğunluğunun okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışları ile açıklandığı söylenebilir.

Eğitim yönetimiLiderlik modelleriMizah+9
Ergün Recepoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlenen eğitim faaliyetlerinin değerlendirilmesi

Bu tezde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen hizmetiçi eğitim faaliyetleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Tezin amacı, TBMM'de görevli idari personelin bilgi, beceri ve yeterliklerini artırmak, görevlerini daha etkili ve verimli şekilde yapmalarını sağlamak ve onların daha sonraki görevlerine daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olmak amacıyla düzenlenen hizmet içi eğitim faaliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmadan elde edilecek bulguların bu hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha amaca uygun ve etkili şekilde gerçekleştirilmesi noktasında uygulamacılara ve karar alıcılara önemli bilgiler sağlayacağı umulmaktadır.Tezde, daha sonra, hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanması, düzenlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin kapsamlı bir literatür taraması yapmak amaçlanarak bunun sonucunda, yerli ve yabancı literatürdeki kuramsal bilgilerin bir sentezinin sunulması planlanmıştır. Ayrıca, araştırma sonuçlarına dayalı olarak ortaya konan bulguların ışığında ideal bir hizmet içi eğitim faaliyetinin nasıl olması gerektiği konusunda bir çıkarımda bulunulması hedeflenmiştir.Araştırmanın bir başka amacı, TBMM tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim etkinliklerine ilişkin olarak bu etkinliklerden yararlanan 169 personelin görüşlerine yönelik tarama metodu ile betimsel bir durum saptaması yapmaktır. Tezde son olarak, TBMM bünyesinde görev yapan idari personelin katıldığı hizmet içi eğitim faaliyetlerine ilişkin amaç ve kapsam, eğitim ortamı ve ulaşım, öğretim süreci, öğretim elemanları ve genel değerlendirme boyutlarında görüşleri incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ulaşılan verilere göre sonuçlar saptanmış ve öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Hizmetiçi Eğitim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Hizmetiçi Eğitim.Destek Olan Kurum: Türkiye Büyük Millet Meclisi

EğitimEğitim faaliyetleriHizmet içi eğitim+1
Erdogan Sakal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk projesi olarak Gönül Köprüsü Projesinin değerlendirilmesi

Bu araştırma ile ?Kurumsal Sosyal Sorumluluk? kavram açıklanmış ve Ülkemizde bu kapsamda gerçekleştirilen kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden biri olan ?Gönül Köprüsü? Projesi'nin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi yapılmıştır.Çalışma, teorik ve uygulama olmak üzere iki temel kısımdan oluşmaktadır. Teorik kısımda, genel olarak kurumsal sosyal sorumluluk kavramı, kavramın ilişkili olduğu ve karıştırıldığı diğer kavramlar açıklanarak, Türkiye'de kurumsal sosyal sorumluluk hakkında bilgi verilmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı ile özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilen kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden bahsedilmiştir. Bu projelerden birisi olan ?Gönül Köprüsü? projesi hakkında ise detaylı bilgi verilmiştir.Uygulama kısmında ise, nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma verileri ?Gönül Köprüsü? projesine Ankara ve Van illerinden katılan toplam 60 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yapılan yüz yüze görüşmelerden elde edilmiştir. Görüşmeler sonunda katılımcıların onayı alınarak kaydedilen ses kayıtları deşifre edilmiştir. Verilerin analizinde ise ?içerik analizi? yöntemi kullanılmış ve oluşturulan kodlar tablolaştırılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; ?Gönül Köprüsü? projesi ile öğrencilerin zihinlerinde var olan doğu-batı önyargısı ortadan kalktığı ve öğrenciler üzerinde olumlu yönde değişiklikler olduğu görülmüştür. Genel olarak, proje ile istenilen sonuçlara ulaşıldığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuçlarının bundan sonra düzenlenecek olan Gönül Köprüsü projesi ve buna benzer projelerin hazırlanmasında yol gösterici olabileceği ayrıca bu tür araştırmaların yapılmasını teşvik edeceği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluk, Eğitim Projeleri, Gönül Köprüsü

EğitimEğitim kurumlarıGönül Köprüsü Projesi+6
Binnur Uzun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin yürütmekte oldukları okul geliştirme çalışmalarının incelenmesi (Kastamonu ili örneği)

Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin bu konudaki görüşlerinden yardım alarak yöneticilerinin okul gelişimi çalışmalarına olan katkısını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini, 2008-2009 eğitim öğretim yılının 2. döneminde Kastamonu ili merkezindeki 36 resmi ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 337 ilköğretim öğretmeni oluşturmaktadır. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmış ve teorik kısım oluşturulmuştur. Araştırma genel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında iki bölümden oluşan bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. Birinci bölümde araştırma örnekleminde yer alan öğretmenlerin demografik değişkenlerini belirlemek amacıyla kişisel bilgilere, ikinci bölümde ise resmi ilköğretim okulu yöneticilerinin okul geliştirme çalışmalarına olan katkısını belirlemek amacıyla okul geliştirme ölçeğine yer verilmiştir. Okul geliştirme ölçeği için, yerli ve yabancı literatür taranıp, uzman görüşleri de alınarak `okul geliştirme ölçeği' geliştirilmiştir. 52 maddeden oluşan Likert türü ölçek, 50 kişiye uygulanarak bir pilot uygulama yapılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS 15.0 (Statistical Package for Social Science) programına aktarılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t testi ve varyans analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre,İlköğretim okullarında görev yapan 51 ve üzeri yaşlarda olan öğretmenlerin genç öğretmenlere göre, okul yönetiminin okul gelişimi çalışmalarına olan katkısı konusunda daha olumlu düşüncelere sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin yaş değişkenine göre, okul yönetiminin liderliği hakkındaki görüşlerinde anlamlı bir farklılık bulunmazken, ancak fiziksel kaynakların, insan kaynaklarının, bilgi ve teknolojik ekipmanların yönetimi ve çevre toplum ilişkilerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.Sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin branş öğretmenlerinin görüşlerinden daha olumlu olduğu gözlenmiştir. Öğretmenlerin branş değişkenine göre, okul yönetiminin okul geliştirme çalışmalarına olan katkısı hakkındaki görüşlerinde anlamlı bir farklılık görülmemektedir.21-30 yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerin, farklı kıdeme sahip olan öğretmenlerin görüşlerinden daha olumlu olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kıdemleri ile okul yönetiminin liderliği ve insan kaynaklarının yönetimi hakkındaki görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; okullarındaki fiziksel kaynakların, bilgi ve teknolojik ekipmanların yönetimi ve çevre toplum ilişkilerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Halen görev yaptıkları okuldaki hizmet süresi 11-15 yıl aralığında olan öğretmenlerin görüşlerinin, diğer öğretmenlerin görüşlerinden daha olumlu olduğu gözlenmiştir. Bu değişkene göre öğretmenlerin görüşlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Okul geliştirme çalışmaları hakkında önceden eğitim alan öğretmenlerin görüşlerinin daha olumlu olduğu gözlenmiştir. Ancak bu değişkene göre öğretmenleri görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Liderlik ve çevre toplum ilişkileri boyutunda üniversiteden, insan kaynaklarının ve bilgi-teknolojik ekipmanların yönetimi boyutlarında görev yapılan okuldan, fiziksel kaynakların yönetimi boyutunda ise MEB hizmetiçi eğitim kurumlarından eğitim alan öğretmenlerin görüşlerinin daha olumlu olduğu gözlenmiştir.Anahtar kelimeler: Okul geliştirme, liderlik, fiziksel kaynaklar, insan kaynakları, bilgi ve teknolojik ekipmanlar, çevre ve toplum ilişkileri.

KastamonuLiderlikOkul geliştirme+4
Funda Yalçın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin şiddet ve okul iklimi algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin şiddet ve okul iklimi algılarını cinsiyet, sınıf düzeyi, alınan başarı belgesi, aile birey sayısı, aile gelir düzeyi, annenin ve babanın eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelemek ve aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir.Araştırma tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmanın evrenini Ankara ili Çubuk ilçesi sınırları içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında görev yapan 4339 ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden random tekniği ile seçilen 14 ilköğretim okulundan 734 ikinci kademe öğrencisi oluşmaktadır.Araştırma verilerinin istatistiksel analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey-HSD testi kullanılmıştır. Farklılıkların anlamlılığının test edilmesinde anlamlılık düzeyi ?=.05 olarak kabul edilmiştir.Bu araştırmada öğrencilerin şiddet algı düzeylerini belirlemek için 1992 yılında Buss ve Peryy tarafından geliştirilen, Buss ve Warren tarafından 2000 yılında güncellenen ?Aggression Questionnaire? adlı ölçeğin tarafımızdan Türkçe'ye uyarlanmış biçimi olan şiddet ölçeği 29 madde ve 4 boyuttan oluşan 5'li Likert tipi bir ankettir ve okul iklimi algı düzeyini belirlemek için de dilsel eşdeğerlik, güvenirlik ve geçerlik çalışması 2006 yılında Faika Yelda Acarbay tarafından yapılan ?Comprehensive Assesment of School Enviroment (CASE)? ölçeği kullanılmıştır. Ölçek on beş alt boyut ve yetmiş bir sorudan oluşmaktadır. Araştırmamızda kullanılan okul iklimi anketi 6 boyut ve 33 sorudan oluşan 5'li Likert tipi bir ankettir.Araştırmada öğrencilerin şiddet ve okul iklimi algısı yönünden sonuçlar şu şekildedir: İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin şiddet genel algısında cinsiyet, sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi ve anne eğitim düzeyi gibi değişkenler açısından anlamlı farklılıklar görülmüştür; alınan belge türü, aile birey sayısı ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ise anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin okul iklimi genel algısı cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne eğitim düzeyi gibi değişkenler açısından anlamlı farklılıklar görülmüştür; aile gelir düzeyi, aile birey sayısı ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından ise bir farklılık tespit edilmemiştir.Bulgular ilköğretimdeki okul ikliminin öğretmen-öğrenci ilişkisi boyutu ile şiddet ölçeğinin fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında anlamlı ve negatif; idare boyutunun, fiziksel şiddet ile anlamlı ve negatif, sözel şiddet ile ise anlamlı ve pozitif bir ilişkisi bulunmaktadır. Ayrıca, okul-aile ilişkilerinin öğretmen veli iletişimi boyutu ile de okul ikliminin samimilik boyutu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin davranışsal değerleri ile fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında anlamlı ve negatif bir ilişki söz konusudur. Son olarak ise okul ikliminin güvenlik ve düzenlilik boyutu ile şiddet ölçeğinin fiziksel şiddet ve öfke boyutları arasında da anlamlı ve negatif ilişkiler gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şiddet, Okul İklimi

Okul iklimiÖğrenci algısıÖğrenci davranışı+2
Yener Akman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin ilköğretim programlarının uygulanmasında ilköğretim okulu yöneticilerinden bekledikleri rollere ilişkin görüşleri

Bu çalışmada, ilköğretim programlarının uygulanmasında öğretmenlerin okul yöneticilerinden bekledikleri rollere ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Nicel araştırma kapsamında, tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini Ankara iline bağlı Keçiören, Yenimahalle, Çankaya ve Kalecik ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmuştur. Kalecik ilçesi hariç diğer ilçelerdeki bütün okullarda görev yapan bütün sınıf ve branş öğretmenlerine ulaşmak çok zor olduğu için bu ilçelerdeki farklı nitelikleri haiz (alt sosyoekonomik seviyedeki yerleşim yerleri ilköğretim okulları, köy ilköğretim okulları, taşra ilçeler ilköğretim okulları, merkez ilçeler ilköğretim okulları, özel ilköğretim okulları, ilköğretim programlarının pilotlamasının yapıldığı okullar) okullar belirlenerek çalışma grubu oluşturma yoluna gidilmiştir.Çalışma grubuna, kişisel bilgi formu ve araştırmacının geliştirdiği ilköğretim programlarının uygulanmasında öğretmenlerin okul yöneticilerinden bekledikleri rolleri içeren 35 maddelik anket uygulanmıştır. Her bir maddenin karşısında ölçülmek istenen davranışın gösterilme sıklığını belirlemek üzere beşli likert tipi seçenekler verilmiştir.648 adet anket, Ekim 2009-Ocak 2010 döneminde araştırmacı tarafından örnekleme dâhil edilen okullardaki öğretmenlere tek tek dağıtılmıştır. Eksik ve hatalı doldurulan anketler de elendikten sonra değerlendirmeye alınan anket sayısı ise 558 olmuştur.Toplanan veriler SPSS 15.0 programına girilmiş ve bu program aracılığıyla analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki anlamlılık testlerinde p=0.05 düzeyi esas alınmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Verilere ilişkin analizler, parametrik testlerle değil de iki grubu karşılaştırmada kullanılan parametrik olmayan Mann-Whitney ve ikiden fazla grubu karşılaştırmada kullanılan Kruskall Wallis testleri ile yapılmıştır.Öğretmenlerin ilköğretim programlarının uygulanmasında ilköğretim okulu yöneticilerinden bekledikleri rollere ilişkin görüşleri incelenmiş ve öğretmenlerden elde edilen bulgulara dayalı olarak aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır.1. Öğretmenlerin ilköğretim programlarının uygulanmasında okul yöneticilerinden bekledikleri rollerin öğretimsel liderlik rolleri olduğu anlaşılmıştır.2. Okul yöneticilerinin ilköğretim programlarının uygulanmasında öğretimsel liderlik rollerine ilişkin öğretmen görüşleri genel olarak incelendiğinde ?programların gerektirdiği kırtasiye (fotokopi vb.) ihtiyacının karşılanmasını sağlama? rolünü en sık gerçekleştirdikleri, ?öğretmenleri ders işlenişinde denetleme? rolünü ise en az sıklıkta gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır.3. Okul yöneticileri; ?rehberlik ve bilgi kaynağı olma, fiziksel ortam yaratma ve gerekli kaynakları temin etme, program uygulamalarını ve öğretimi yönetme, kendi mesleki gelişiminin yanı sıra öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin sağlama, denetleme ve ölçme değerlendirme, eğitim faaliyetleri tasarlama ve düzenleme? öğretimsel liderlik rollerinin tamamını çoğu zaman gerçekleştirmektedir.4. Okul yöneticileri ?rehberlik ve bilgi kaynağı olma? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.5. Okul yöneticileri ?fiziksel ortam yaratma ve gerekli kaynakları temin etme? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.6. Okul yöneticileri ?program uygulamalarını ve öğretimi yönetme? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.7. Okul yöneticileri ?kendi mesleki gelişiminin yanı sıra öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlama? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.8. Okul yöneticileri ?denetleme ve ölçme değerlendirme? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.9. Okul yöneticileri ?eğitim faaliyetleri tasarlama ve düzenleme? boyutundaki rolleri çoğu zaman yerine getirmektedir.10. Okul yöneticilerinin ilköğretim programlarının uygulanmasında öğretmenlerin kendilerinden bekledikleri öğretimsel liderlik rollerinden en sık gerçekleştirdikleri ?fiziksel ortam yaratma ve gerekli kaynakları temin etme? alt boyutundaki rollerdir.11. Okul yöneticilerinin ilköğretim programlarının uygulanmasında öğretmenlerin kendilerinden bekledikleri öğretimsel liderlik rollerinden en az sıklıkta gerçekleştirdikleri ?denetleme ve ölçme-değerlendirme? alt boyutundaki rollerdir.12. Tek başına hiçbir rol ve alt boyutun gerçekleştirilme sıklığı ?her zaman? değildir.13. Okul yöneticilerinin ilköğretim programlarının uygulanmasındaki öğretimsel liderlik rollerini gerçekleştirme sıklığıyla ilgili öğretmen görüşleri öğretmenlerin; ?cinsiyetlerine, mesleklerindeki kıdemlerine, mezun oldukları okula, bulundukları okuldaki hizmet sürelerine, aynı yönetici ile çalışma sürelerine, sınıf ya da branş öğretmeni olmalarına, kendilerini ilköğretim programlarına hâkim görmelerine veya görmemelerine? göre değişmemektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim programları, okul yöneticilerinin rolleri, öğretim programlarının uygulanması

Okul yöneticileriÖğretim programlarıÖğretmen görüşleri+3
Bahadır Gülbahar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan sanal sınıf uygulamalarının mesleki gelişime katkısının değerlendirilmesi (Emniyet Genel Müdürlüğü örneği)

Bu çalışmanın amacı, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde'nde insan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan sanal sınıfın mesleki gelişime katkısını değerlendirmektir. Bu süreç; (1) hizmetiçi eğitim etkinliklerinde, uzaktan öğretim teknolojileri kullanımının gerekli olup olmadığı, (2) uzaktan öğretim teknolojileri kullanımının; ?Birim?, ?Rütbe? ve ?Eğitim Durumuna? göre farklılık gösterip göstermeyeceği, (3) Sanal sınıftan alınan kurslar, katılımcıların mesleki gelişim beklentilerini hangi düzeyde karşıladığı, (4) uzaktan öğretim yöntemi ile alınan kursların, katılımcıların bireysel performansını hangi düzeyde etkilediği, konuları olmak üzere 4 boyutta değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında bir üst rütbeye terfi eden, 1630 emniyet amiri ile 320 emniyet müdürü oluşturmaktadır. Evrenden, 283'ü emniyet amiri ve 77'si emniyet müdürü olmak üzere toplam 360 kişilik ?çalışma grubu? oluşturulmuştur. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Veriler, anket yöntemleriyle toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiş, uygun çizelge ve tablolar oluşturularak yorumlanmıştır. Anket sonuçları, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş ve araştırmanın nitel bulguları yorumlamada kullanılmıştır.Emniyet amirleri ve emniyet müdürleri, insan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan, uzaktan öğretim teknolojilerinden yararlanılmasının gerekliliğini desteklerken, uzaktan öğretim yöntemiyle alınan kursların, katılımcıların mesleki gelişimlerini ve bireysel performansını kısmen artırdığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Kursiyerlerin, uzaktan öğretimi devam ederken, mesleki yoğunluklarının da devam etmesi, mesleki gelişimlerinin kesinlikle olumsuz etkilendiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Sanal sınıftaki kursa, fiziksel ya da sosyal bazı engellerden dolayı katılamama durumunda, kursun kayıtlardan tekrarının izlenme imkanının sağlanması, kursiyerlerin performansını artırdığı görüşünde yoğunlaşılmıştır. Sanal sınıfın, ağır çalışma şartları altında, kendini herhangi bir alanda geliştirmek isteyenlere, eğitim imkanı sunduğu görüşünü benimsemişlerdir.Anahtar Kelimeler: Uzaktan Öğretim, Sanal Sınıf, İnsan Kaynakları, Mesleki Gelişim, Teknoloji Destekli Polis Eğitimi.

Emniyet Genel MüdürlüğüMesleki gelişmePersonel geliştirme+6
Ramazan Terkeşli
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin liderlik yaklaşımlarının okul-çevre ilişkileri üzerinde etkisinin değerlendirilmesi

Okul-çevre ilişkilerinin önemi gittikçe artmaktadır. Okullar çevresini etkileyen ve yakın çevresinden etkilenen kurumlardır. Okulun başarısı, çevresiyle kurmuş olduğu etkileşime bağlı olarak artmaktadır. Okullar yakın çevrenin desteğini almak ve okul toplumu ile bütünleşmek istiyorlarsa, dünyadaki gelişmelerden haberdar olmak zorundadırlar.Okul-çevre ilişkilerini etkileyen birçok değişken olmasına rağmen, bunlardan en önemli ikisi, yönetici ve öğretmenlerdir. Yöneticiler; okulun yönetim, öğretim ve denetiminden birinci derecede sorumlu kişiler olarak görülmektedir. Okulda çalışmaya uygun bir kültürün yaratılması, eğitim faaliyetlerinin kalitesinin artırılması ve yakın çevreyle etkileşim içinde bulunulması, lider yöneticilerin varlığına bağlıdır.Ülkemizde okul-çevre ilişkilerini konu alan sınırlı düzeyde araştırmaya rastlanmıştır. Bu çalışmaların büyük bir çoğunluğu, okul-aile işbirliğine yönelik çalışmalardır. Okul-çevre ilişkileri denilince, okul toplumunu da içine alan daha geniş bir ilişkiler ağı akla gelmektedir. Yapılan çalışmalar bir modele bağlı olarak yürütülmediğinden, bu araştırma sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılmaları mümkün de görünmemektedir. Böyle bir çalışmanın amacı, okul-çevre ilişkilerini bir modele bağlı olarak araştırmaktır.Okul-çevre ilişkilerinin etkili olarak yürütülmesi ile okul yöneticilerin liderlik yaklaşımları arasında bir ilişkinin olup olmadığı merak edilen konulardan birisidir. Bu araştırma ile okul yöneticilerini sahip olduğu liderlik yaklaşımları (dönüşümcü ve işlemci) ile okul-çevre ilişkilerinin geliştirilmesi arasında bir ilişki olup olmadığı, öğretmen ve yönetici görüşlerine dayalı olarak incelenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evreni, Samsun ili, merkez ilçelerde yer alan 80 ilköğretim okulunda görevli 2893 öğretmen ve 159 yöneticidir. Bu okullar, eğitim bölgeleri esas alınarak (Canik, ilkadım ve Atakum) gruplanmış ve bunların içinde 25 okul şans yoluyla örneklem olarak seçilmiştir. Bu okullarda görevli 1130 öğretmen ve 68 okul yöneticisinin görüşleri değerlendirilmiştir.Araştırmada, J. Epstein tarafından geliştirilmiş bir modele dayalı, ?Okul, aile ve toplum ilişkileri? anketi ile Bass ve Avolio'nun geliştirdiği ?Dönüşümcü- İşlemci Liderlik? anketi kullanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış ve yeterli düzeyde olduğuna kanaat getirildikten sonra uygulanmıştır.Toplanan verilerin normal dağılım göstermesi ve parametrik testlerin gerektirdiği koşullarısağlamasına bağlı olarak, betimsel ve anlam çıkarıcı istatistik tekniklerden; aritmetik ortalama, standart sapma, Pearson Momentler Çarpımı korelasyon, tek ve çok yönlü varyans analizi ve t-testi kullanılmıştır. Bunlar, sosyal bilimlerce kabul edilen ölçütlere göre yorumlanmıştır.Araştırma bulgularına göre; okul-çevre ilişkileri yönetici ve öğretmen algılarına göre yeterli düzeyde yürütülmektedir. Okul yöneticilerinin liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri, yönetici ve öğretmen algılarına göre değişiklik göstermektedir. Yöneticilerin liderlik yaklaşımları ile okul-çevre ilişkilerinin geliştirilmesi alt boyutları arasında, anlamlı bir ilişki bulunurken, yalnız ?toplumla ortaklık ve işbirliği kurma? alt boyutu arasında bir ilişki bulunamamıştır. Yöneticilerin sahip olduğu liderlik yaklaşımlarının, okul-çevre ilişkilerini geliştirme alt boyutlarını yordamasına ilişkin bulgulara bakıldığında, öğretmen ve yönetici algıları arasında farklılıklar görülmektedir. Denekler, daha çok işlemci liderlik özelliklerinin okul-çevre ilişkilerinin geliştirilmesi alt boyutlarının önemli bir yordayıcısı olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen algılarının okul yöneticilerinin algılarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür.Araştırma bulgularına dayalı olarak; okul-çevre ilişkilerinin geliştirilmesinde aynı modelin ülkemizde de uygulanması, benzer araştırmaların farklı evrenler kullanılarak yapılması, okul yöneticilerinin seçimi ve yetiştirilmesinde liderlik özelliklerinin dikkate alınması, okul-çevre ilişkilerinin geliştirilmesinde etkili olan farklı değişkenlerle benzer araştırmaların yapılması önerilmiştir.

İbrahim Gül
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin rehberlikle ilgili görevlerini yerine getirme düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu yöneticilerinin mesleki yardım verehberlik yeterliklerini sorgulayarak, rehberlikle ilgili görevlerini hangi düzeydeyerine getirdiklerini, öğretmen ve yönetici görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır.lköğretim okulu yöneticilerinin rehberlik yeterlikleri araştırmanın bağımlıdeğişkenidir. Görüşlerine başvurulan yönetici ve öğretmenlerin yaş ve mesleki kıdemdurumları, araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak, iki bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır.Birinci bölümde araştırmaya katılan bireylere ilişkin kişisel bilgiler; ikinci bölümde,okul yöneticilerinin rehberlik görevlerine ilişkin 30 ifade yer almıştır.Geliştirilen anket, Aksaray li'ndeki okullardan seçilen örneklem grubundakiyönetici ve öğretmenlere uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemleri çözümlenirken,t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalamadeğerleri kullanılmıştır.Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerine göre okulyöneticilerinin en yüksek düzeyde gerçekleştirdikleri rehberlik davranışı ?Eğitimleilgili mevzuatı her fırsatta tanıtır, yeri geldiğinde ilgili kanun ve yönetmelikle ilgiliaçıklamalar yapar. ? maddesi olmuştur.Okul yöneticilerinin en düşük düzeyde gerçekleştirdikleri rehberlik davranışıise ?Örnek dersler vererek bir konunun nasıl anlatılacağı hakkında öğretmenlere fikirbeyan eder.? olarak tespit edilmiştir.

Ali Becerikli
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı ilköğretim uygulamasında taşıma merkezi olan ilköğretim okullarının sorunları: Çankırı, Karabük ve Kastamonu ili örneği

Bu araştırmanın amacı ?Taşımalı İlköğretim Uygulaması?ın sorunlarına ilişkin yönetici, öğretmen, öğrenci ve araç sürücülerinin görüşlerini ortaya koyup, analiz edip yorumlayarak tespit edilen sorunlara çözüm önerileri getirmektir.Bu çalışma ile elde edilecek bulguların, uygulanmakta olan ve giderek yaygınlaşan ?Taşımalı İlköğretim Uygulaması?nda karşılaşılan sorunların çözümünde ve eğitim yönetiminin her seviyede etkililiğini arttırmada gerekli veri tabanının oluşturulmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Araştırmanın çalışma grubunu, 2005?2006 eğitim-öğretim yılında Kastamonu, Karabük ve Çankırı illerinin merkez ilçelerindeki 25 ilköğretim okulu oluşturmaktadır. Çalışma grubunda bulunan 38 yönetici, 256 öğretmen, 440 öğrenci ve 155 araç sürücülerine araştırmanın amacına uygun bilgi toplamak için geliştirilen anket uygulanmıştır.Araştırmanın bulgularını değerlendirdiğimizde; yönetici, öğretmen ve öğrencilere göre taşıma merkezi olan okulun laboratuarlarının, ders araç ve gereçlerinin, kütüphanesinin, spor salonunun, bilişim ve teknoloji sınıfının, öğle yemeklerinin ve yemek için uygun bir yerin, gerekli personel ve hizmetli durumunun, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yetersiz olması ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun sportif faaliyetlere ve sosyal etkinliklere yeterince katılamaması başlıca sorun maddeleri olarak görülmektedir. Yönetici, öğretmen ve öğrenci ve araç sürücülerine göre kış aylarında yolların kapanmasının ve bozulmasının taşımayı güçleştirmesi, öğrencilere göre taşıma araçlarında emniyet kemerinin olmaması, araç sürücülerinin sigara içmesi ve bu araçlara öğrenciler ve görevli personel dışında kimselerin alınması, araç sürücülerine göre de taşıma araçlarında öğrencileri denetleyecek ve onlarla ilgilenecek refakatçi öğretmen yada görevlinin olmaması başlıca sorun maddeleri olarak görülmektedir. Ayrıca yönetici, öğretmen, öğrenci ve araç sürücülerinin görüşleri arasında taşıma ve taşıma araçlarıyla ilgili birçok sorun maddesinde anlamlı bir fark bulunmuştur.

Ergün Recepoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin bireysel ve örgütsel değerlerinin uyumu (Ankara ili örneği)

Birey-örgüt uyumuna ilişkin alanyazında, bireysel ve örgütsel değerlerinuyumunun, işgörenlerin iş doyumunu ve örgütsel bağlılığını artırdığına, bireysel veörgütsel performansı yükselttiğine, işgörenlerin işten ayrılma isteğini azalttığına,örgütsel amaçlar için ekstra çaba gösterilmesine ve örgütsel vatandaşlıkdavranışlarının sergilenmesine yardımcı olduğuna, işgörenlerin rol belirsizliğinigiderdiğine ve örgütte stres oluşturucu olumsuz etkenleri azalttığına ilişkin araştırmasonuçlarının yoğunlukta olduğu görülmektedir. Bu nedenle, okulda öğretmenlerinbireysel ve örgütsel değerlerinin uyumlu olması, öğretmenlerin iş doyumunu artıran,örgütsel bağlılık duygusu oluşturan ve dolayısıyla eğitimin kalitesini yükselten biraraç olarak değerlendirilebilir.Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin bireyselve örgütsel değerlerin uyumuna ilişkin algılarını çeşitli değişkenler açısındanincelemek ve okulda birey-örgüt değer uyumuna yönelik bazı çıkarımlar sunmaktır.Bu amaçla, öncelikle birey-örgüt uyumunun önemine ve bireysel değerler ile örgütseldeğerlerin uyumuna ilişkin genel bir kavramsal çerçeve sunulmuştur. Ayrıca,araştırma kapsamında, birey-örgüt değer uyumunun sonuçları, okulun kendine özgüözellikleri dikkate alınarak iş doyumu, örgütsel bağlılık ve performans gibikavramlarla ilişkilendirilerek tartışılmıştır.Tarama modelinde olan bu araştırmada, ilköğretim okulu öğretmenlerininbirey-örgüt değer uyumuna ilişkin algıları, araştırmanın bağımlı değişkeninioluşturmuştur. Birey-örgüt değer uyumu üzerinde etkisi araştırılan cinsiyet, branş,çalışılan okuldaki hizmet süresi, mesleki kıdem, yaş, öğrenim durumu, mezun olunankurum, işten memnun olma düzeyi, kendini okulun önemli ve değerli bir üyesi olarakhissetme durumu ve okula ilişkin algılanan tutum değişkenleri ise, araştırmadabağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ayrıca, araştırma kapsamında ilköğretimokulu öğretmenlerinin bir dizi değere ilişkin verdikleri önem sıraları da incelenmiştir.Son olarak, araştırmaya katılan öğretmenlerin okulda birey-örgüt değer uyumunungeliştirilebilmesi için yönetsel, teknik ve sosyal (insan ilişkileri) anlamda neleryapılabileceğine ilişkin önerileri araştırılmıştır.Araştırmanın örneklemini, Ankara'nın merkez ilçelerinden (Altındağ,Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle) seçilen 40iiilköğretim okulunda görevli 575 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada verilerintoplanması amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır.Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla Pearson Momentler ÇarpımKorelasyon Katsayısı, İlişkisiz Örneklemler İçin t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi(ANOVA), Tukey-HSD Çoklu Karşılaştırma Testi, Kruskal Wallis H-Testi, MannWhitney U-Testi, Spearman (rho) Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı ve içerik analizikullanılmıştır.Araştırmanın sonuçları, araştırmaya katılan öğretmenlerin bireysel ve örgütseldeğerlere ilişkin algıları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkiolduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin birey-örgüt değer uyumuna ilişkin algılarında,cinsiyet, branş, çalışılan okuldaki hizmet süresi, yaş, öğrenim durumu, mezun olunankurum ve işten memnun olma düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlıfarklılıklar yoktur. Bununla birlikte, öğretmenlerin birey-örgüt değer uyumuna ilişkinalgıları; mesleki kıdem, kendini okulun önemli ve değerli bir üyesi olarak hissetmeve okula karşı algılanan tutum değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. İşdoyumu yüksek, kendini okulun önemli ve değerli bir üyesi olarak hisseden veçalıştığı okula bağlılık duyan öğretmenlerin bireysel ve örgütsel değerlerin uyumunailişkin algıları, diğer öğretmenlere oranla daha olumludur. Ayrıca, araştırmasonuçları, bireysel ve örgütsel açıdan ?dürüstlük?, ?güven? ve ?saygı? gibi değerlerindaha ön planda görülmesine karşın, ?risk alma?, ?katılım? ve ?sorumluluk? gibideğerlerin önem sırası açısından daha sonlarda yer aldığını göstermiştir.Araştırmaya katılan öğretmenler, okullarda bireysel ve örgütsel değerlerinuyumunun artırılmasına yönelik olarak yönetsel bağlamda, karara katılım vekatılmalı yönetimin uygulanmasını, değerlendirmenin objektif ölçütlere göreyapılmasını, öğretmenlere bireysel ve mesleki gelişim olanaklarının sağlanmasınıgerekli görmektedirler. Öğretmenler, teknik alanda, okulların fiziki şartlarınıniyileştirilmesi, teknolojik donanımın güçlendirilmesi ve bilgi teknolojilerininkullanımına önem verilmesi yönünde önerilerde bulunmuşlardır. Ayrıca, insanilişkileri alanında ise, okulda çok yönlü (öğrenci, veli, öğretmen, yönetici, vb.)iletişimin geliştirilmesi, sosyal ve kültürel etkinliklerin özendirilmesi, işbirliği,yardımlaşma, birlikte hareket etme ve takım ruhu anlayışının gelişmesi, sorumlulukve görev bilincine önem verilmesi önerilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiKişisel değerler+3
Ferudun Sezgin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversitelerde etik karar verme: Türk ve Amerikalı yöneticiler üzerine bir çalışma

Üniversite yönetiminde karar vermenin temel unsurlarından birisi de kararların etik yönüdür. Ayrıca küreselleşmenin yükselişi, etik değerlerin ve etik karar verme uygulamalarının anlaşılmasına yönelik daha kapsamlı bir bakış açısına sahip olmayı gerektirmektedir. Farklı kültürlerden yöneticilerin etik karar verme şekilleri, etiğe ilişkin kararların ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlama fırsatı sağlamaktadır. Nitel araştırma yönteminde fenomenolojik desende tasarlanan bu tez çalışması Türk ve Amerikalı üniversite yöneticilerinin etik karar verme süreçlerine ilişkin görüşlerini incelemeyi hedeflemektedir. Rektörlük, dekanlık, müdürlük ve bölüm başkanlığı gibi farklı düzeylerdeki 13 Türk ve 10 Amerikalı üniversite yöneticisiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş, veri analizi sonuçları tablolar halinde gösterilmiş, tartışılmış ve çalışmanın sonunda karar vericiler, paydaşlar ve araştırmacılar için öneriler sunulmuştur. Türk yöneticilerin etik karar verme süreçlerinde adalet etiği ve meslek etiği yaklaşımını, Amerikalı yöneticilerin ise adalet, ilgi, eleştiri ve meslek etiği yaklaşımını kullanma eğiliminde oldukları görülmektedir. Türk yöneticiler üniversite yöneticilerinin etik karar verme süreçlerini örgütsel anlamda olumsuz etkileyen faktörler arasında üst yönetim baskısı, yöneticilerin tavrı, zaman eksikliği ve nepotizmi vurgularken Amerikalı yöneticiler ise bilgi eksikliği, finansal eksiklik ve yetki eksikliğini öne çıkarmaktadır. Bireysel anlamda ise Türk yöneticiler, yöneticilerin kişilik özelliklerini, deneyimlerini ve iletişim becerilerini önemli olarak görmekteyken Amerikalı yöneticiler bu özellikleri fazla önemsememişlerdir. Üniversitelerde etik karar verme süreçlerini iyileştirmek için yönetime ve yöneticilere ilişkin Türk ve Amerikalı yöneticiler hem benzer hem de farklı önerilerde bulunmuştur. Türk yöneticiler nepotizm yerine liyakat olmalı, yasal ve etik çerçeve çizilmeli özerklik ve özgürlük arttırılmalı derken Amerikalı yöneticiler ise sosyal medya kullanılmalı, üniversiteler şirket gibi yönetilmemeli ve üst düzey yönetim çeşitlendirilmeli demektedir. Her iki grubun ortak önerisi ise hesap verebilirlik ve şeffaflık sağlanmalı, yeni araştırmalar yapılmalı, etik karar verme eğitimi verilmeli, etik farkındalık geliştirilmeli ve paydaşların karara katılımı sağlanmalı şeklindedir. Üniversite yöneticilerinin etik karar verme süreçlerini ortaya koyma çabasındaki bu araştırmanın, etik karar verme ile ilgili "tartışmanın" başlamasına ve bu konuda daha çok araştırma yapılmasına yardımcı olması hedeflenmektedir.

Serkan Şen
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okullarda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin zaman yönetimi becerileri ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan özel okullarda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin zaman yönetimi becerileri ile iş doyumları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada betimsel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ankara ili, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bulunan 117 özel okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 295 öğretmen (280 kadın ve 15 erkek) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Britton ve Tesser (1991) tarafından geliştirilen, Alay ve Koçak (2002) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Zaman Yönetimi Anketi" ve Baycan (1985) tarafından uygulaması yapılarak geçerliliği ve güvenirliği test edilen "Minnesota İş Doyum Anketi" kullanılmıştır. Verilerimizin normal dağılıma uygunluğunu test etmek için tek örneklem Kolmogorov- Smirnov testi uygulanmış ve test sonucu zaman yönetimi için Asimptotik önem değeri 0,4; iş doyumu ölçeği için 0,2 bulunmuştur. Elde edilen veriler değerlendirilmesi için; SPSS 25.00 programına aktarılarak, betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), LSD testi ve Pearson Momentler Çapımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık seviyesi 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçları; öğretmenlerin yüksek düzeyde zaman yönetimi (zaman planlaması, zaman tutumları ve zaman harcattırıcılar) becerilerine sahip olduklarını göstermektedir. Öğretmenlerin zaman yönetimi becerileri cinsiyete, medeni duruma ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir şekilde değişmemektedir. Fakat öğretmenlerin zaman yönetimi becerilerinde yaşlarına ve mesleki kıdeme bağlı olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte öğretmenlerin yüksek düzeyde iş doyumuna (içsel doyum ve dışsal doyum) sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin iş doyumları; cinsiyete, medeni duruma, eğitim düzeyine, mesleki kıdeme ve yaşa göre anlamlı bir şekilde değişmektedir. Ayrıca öğretmenlerin zaman yönetimi becerileri ile iş doyumları arasında genel olarak orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin zaman yönetimi becerilerini iyi bilmeleri, iş doyumlarının yüksek olmasını sağlayacaktır. Bu nedenle hizmet öncesinde ve hizmet içinde yapılacak programlarda zaman yönetimi ile ilgili kavramların eğitsel dokümanlar hazırlanarak örgün ve uzaktan eğitim programlarıyla desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Zaman, zaman yönetimi, iş doyumu, okul öncesi, öğretmen

Okul öncesi öğretmenlerZaman yönetimiÖlçekler+3
Kübra Farsak
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okullar arasında öğretmen hareketliliği

Türk eğitim tarihi incelendiğinde, özel okulların tarihi, oluşumları ve eğitim-öğretimde aktif rol almaları Osmanlı Dönemi'ne kadar uzanmaktadır. Osmanlı Dönemi'nden günümüze kadar gerek yapılan antlaşmalar gerek ise eğitim ile ilgili çıkan yeni yasalar ile gelişmiş ve değişime uğramış özel okullar günümüzde de ülkemizde eğitim-öğretimde önemli rol oynamaktadırlar. Türkiye'de özel okulların sayısında son yıllarda artış gözlenmektedir. MEB'den elde edilen verilere göre; Türkiye'de özel okulların sayısı 2003 yılında 2016 yılına kadar yaklaşık 3 katı artmıştır; 2003 yılında ülkedeki özel okulların sayısı 246 iken bu sayı 2013 yılında bu sayı 4 bin 300'e yükselmiştir. Bu artışa bağlı olarak özel okullarda eğitim gören öğrenci sayısı da yaklaşık 660'e ulaşmıştır. Ülke genelinde çok fazla öğrenci sayısına sahip özel okulların ülkenin geleceği ve öğrencilerin gelecek yaşamları için başarılı eğitim stratejileri belirlemeleri gerekmektedir. Bir okulun en önemli kaynağı sahip olduğu insan gücüdür. Eğitim personelinin niteliği okulun niteliği ile doğrudan ilişkilidir. Bu sebeplerden özel okullarda kaliteli ve etkili eğitim-öğretim süreçlerinin ilerlemesi ve okulların hedeflerine ulaşmaları insan kaynaklarının en kalabalık grubunu oluşturan öğretmenler ile direkt olarak ilgilidir. Özel okulların sayısının artışıyla birlikte özel okullarda istihdam edilen öğretmen sayısı ve özel okullarda görev yapmak üzere aranan öğretmen ihtiyacı da artış göstermiştir. Artan özel okul sayısı ve öğretmen ihtiyacı ile özel okullar arasında yaşanan öğretmen hareketliliği giderek sıklaşmış ve okullar, öğretmenler ve öğrenciler açısından sebep olduğu olumsuz sonuçlar dolayısı ile bir problem olarak görülmeye başlanmıştır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılarak özel okullar arasında öğretmen hareketliliğinin sebepleri incelenmiş ve sonucunda kalıcı çözüm önerileri sunulması hedeflenmiştir. Araştırma sürecinde amaçlı örneklem seçme yöntemi ile seçilmiş ve araştırma problemine uygun 12 öğretmen ile görüşülmüş, yarı yapılandırmış görüşme formları ile veriler toplanmıştır. Katılımcılar ile görüşmelerin tamamlanmasının ardından elde edilen veriler Miles&Huberman nitel veri analizi yönteminin basamakları takip edilerek analiz edilmiştir. Katılımcı öğretmenlerin, tamamladıkları görüşme formlarının incelenmesinin ardından elde edilen bulgulara göre, özel okullar arasında yaşanan sık öğretmen hareketliliğinin en çok tekrar eden sebeplerinin; gelir düşüklüğü, örgüt iklimi, yıldırma, gelişimsel sebepler ve rol tanımının eksikliği olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırmacılara, özel okul kurucularına ve idarecilerine, özel okullarda görev yapmakta olan öğretmenlere ve mentor öğretmenlere yönelik önerilere yer verilmiştir.

Özel okullarÖğretmen hareketliliğiÖğretmen sorunları+1
Sena Baransel
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite derecelendirme sistemlerinin değerlendirilmesi ve bir model önerisi

Yükseköğretim büyük bir hızla kitleselleşmekte, uluslararasılaşmakta, üniversitelere olan talep yoğun bir şekilde artmakta ve bu gelişmelere paralel olarak yükseköğretim kurumlarının sayısı fazlalaşmaktadır. Bu gelişmeler, ulusal ve uluslararası ortamlarda üniversiteler arası rekabete neden olmuş ve ayrıca yükseköğretim kurumlarının paydaşları tarafından bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak araçlara gereksinim ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu ihtiyacın büyük bir kısmını kalite güvencesi araçları ve üniversite derecelendirme sistemleri karşılamaktadır. Popülerlikleri ve geniş kitlelere yaygınlıklarıyla beraber yoğun eleştirilere de maruz kalan bu sistemlerin günümüzde birçok çeşidi bulunmaktadır. Nitel araştırma deseninde tasarlanan bu tez çalışmasında söz konusu üniversite derecelendirme sistemleri değerlendirilmiş, alanyazın ve araştırmanın sonuçları kapsamında bir model önerisi sunulmuştur. Ulusal akreditasyon kuruluşları ve farklı ülkelerdeki ulusal sıralama sistemlerinin göstergeleri üzerine doküman analizine ek olarak; sıralama sistemleri üzerine çalışmaları olan yerli ve yabancı araştırmacılarla, politika yapıcılarla, sistem sorumluları ile ve farklı üniversitelerin kalite komisyonu üyeleriyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve veri analizi sonuçları tablolar halinde gösterilmiş, tartışılmış ve çalışmanın sonunda yükseköğretim kurumları, sistemleri, paydaşlar, araştırmacılar ve sıralama sistemi tasarımcıları için politika önerileri sunulmuştur. Çalışmanın bulgularına göre sıralama sistemlerinin mantığı ve gerekçesi çoğunlukla üniversiteler özelinde temellenmiş, güçlü yanlarıyla karşılaştırıldığında zayıf ve geliştirilmesi gereken birçok husus tespit edilmiş, bunların telafi edilmesi yönünde görüşler belirtilmiştir. Çalışma ayrıca sıralama sistemlerinin kurumsal ve ulusal düzeyde kullanılma yaklaşımlarına dikkat çekmiş, bu sistemlerin gerekliliğini sorgulamış, sistemlerin geliştirilmesi için farklı ülkelerdeki sistemlerden ve akreditasyon göstergelerinden istifade edilmesi yönünde gereklilik ve görüş toplamıştır. Çalışmanın sonunda, sıralama sistemlerinin geçerliğini ve güvenirliğini arttıracak kategorik ve karma bir model önerisinde bulunulmuştur. Sistemlere ilişkin güncel sorunlara da dikkat çeken bu çalışmanın; tüm dünya yükseköğretim sistemine, paydaşlara, kalite güvencesi ve sıralama sistemlerine katkıda bulunması temenni edilmektedir.

Üniversite sıralaması
Mustafa Bulut
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri(Çankırı ili örneği)

Son yıllarda karşımıza çıkmakta olan sinizm kavramıyla ilgili çalışmalar artmaktadır. Bu çalışma, eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yaşadığı sinizm durumunu konu edinmektedir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma evrenini Çankırı ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelinde yapılmış olup, kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çankırı il ve ilçelerinde bulunan 24 resmi temel eğitim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada hedeflenen örneklem büyüklüğüne ulaşılmış ve toplam 304 anket değerlendirilmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Sağır ve Oğuz'un 2012 yılında geliştirdiği geçerliliği ve güvenilirliği doğrulanmış olan örgütsel sinizm ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama tekniği olarak anket formu tercih edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Alt problemlere göre kullanılacak analiz tekniğinin belirlenmesi için verilerin normal dağılımına bakılmıştır. Yapılan kolmogorov-Smirnov testi sonucunda anlamlılık değerinin .05 den büyük çıkması sonucunda parametrik testler uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemleri kapsamında aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenlerin okula karşı olumsuz tutum sergiledikleri ve okulda uygulanan kararlara katılımlarının istenilen düzeyde olamadıkları görülmüştür. Cinsiyet değişkenine göre farklılık olup olmadığına bakıldığında erkek öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sendikal duruma ve eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir faklılık bulunamamıştır. Kıdem durumuna göre ise; 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip olan öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Sinizm, Örgütsel Sinizm, Öğretmen

Eğitim yönetimiSinizmÇankırı+2
Dilek Çakıcı
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin karara katılımı ve iş doyumu arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan resmi ortaokullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin karara katılım durumları ve iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan resmi ortaokullarda görev almakta olan 560 erkek, 1905 kadın öğretmen olmak üzere 2465 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 233 kadın 67 erkek olmak üzere 300 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğretmenlerin kararlara katılım düzeylerini belirlemek için Köklü (1994) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Kararlara Katılma Durumu, Katılma İsteği Anketi", öğretmenlerin iş doyumu düzeylerini belirlemek için ise Balcı (1985) tarafından oluşturulan "Eğitim Yöneticisinin İş Doyumu" adlı anket kullanılmıştır. Ölçeklerin verilerle uyumunu analiz etmek için SPSS Amos 24.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, çift yönlü varyans analizi (Two-Way ANOVA), bağımsız t-testi analizi, basit korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin okul kararlarına katılma durumları "Biraz", iş doyumları ise "Orta" düzeydedir. Öğretmenlerin kararlara katılma düzeyleri cinsiyet, kıdem ve branş değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin iş doyumu kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterirken öğretmenlerin iş doyumu düzeyi cinsiyet ve branş değişkenine göre farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin karara katılım düzeyleri ile iş doyumu düzeyleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Anahtar kelimeler: İş doyumu, karar, karar verme, karara katılma

Eğitim yönetimiKarar vermeKararlara katılma+3
Bengül Ayyıldız Erbek
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin temel liseleri seçme nedenlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, öğrencilerin, dershanelerin kapatılması ile ortaya çıkan ve "Özel Temel Lise" olarak adlandırılan ama aslında özel dershane işlevi gören kurumları tercih etme sebeplerini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada temel lise öğrencilerinin temel liseyi tercih etmelerine yönelik bir ölçek çalışması yapılmış. Ölçek geliştirme çalışmasında 2015-2016 eğitim öğretim yılında İç Anadolu bölgesinde bulunan Final Temel Lisesinde ki 500 öğrenciye ulaşılmıştır. Ayrıca 352 öğrenciye daha ulaşarak öğrencilerin temel liseye gitme sebepleri genel olarak cinsiyet, sınıf, veli eğitim düzeyi, aile ekonomik durumu ve okula ödedikleri ücret değişkenleri açısından incelenmiştir. Temel liseye gitme nedenlerine ilişkin ölçeK 4 boyutlu olarak tasarlanmıştır. Birinci boyut rehberlik, ikinci boyut öğrenme ortamı, üçüncü boyut akademik başarı ve dördüncü boyut dış etkenlerdir.

DönüşümLise öğrencileriOkul seçimi+5
Rabia Gökçen Karataş
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2017
00

Other supervisors