Theses supervised by Prof. Dr. Yaşar Özbay

21 theses · Hasan Kalyoncu University, Gazi University, Karadeniz Technical University

Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliğini derinlemesine incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma nitel araştırma deseni olan ve bilinen ya da farkında olunan olguları derinlemesine araştırmayı sağlayan, olgu bilim çalışması olarak oluşturulmuştur. Bu kapsamda uzman görüşü alınarak ebeveyn ve çocuk formu olmak üzere görüşme formları hazırlanmıştır. Görüşmeler anne, baba ve çocuk olmak üzere toplam üç aile ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler NVİVO nitel araştırma programı ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği aile içi bağlılık, aile içi destek, aile içi sınırlar, aile içi ritüeller, aile içi roller ve aile içi iletişim boyutları ile kapsamlı olarak ele alınabilmektedir. Bu boyutlardan ise üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerde bağlılığın diğer boyutlara göre daha güçlü olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile, Aile İşlevselliği, Üstün Yeteneklilik

AileAile işlevleriÜstün yetenek+1
Merve Çalışkan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynini kaybetmiş evli bireylerde evlilik doyumunun aile işlevselliği açısından açıklanması

Bu araştırmanın amacı ebeveynini kaybetmiş olan evli bireylerde aile işlevselliğinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini, Batman'da yaşayan evlilik öncesi ya da sonrasında ebeveynlerinden birini kaybetmiş 103 erkek, 134 kadın olmak üzere 237 evli birey oluşturmaktadır. Çalışmada Evlilik Yaşam Ölçeği (EYÖ), Aile İşlevselliği Ölçeği (AİÖ) ve araştırmacı tarafından hazırlanmış Sosyo–demografik Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 23.0 paket program kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre EYÖ ile AİÖ ve ölçeğin alt boyutlarından aile içi destek, aile içi roller, aile içi bağlılık, aile içi ritüeller, aile içi iletişim ve aile içi sınırlar arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aile içi bağlılık, aile içi ritüeller ve aile içi sınırlar alt boyutları kişilerin Evlilik Yaşam Ölçeği puanlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı bulunmuştur. Tüm modelin evlilik doyumundaki toplam varyansın % 26'sını açıkladığı bulunmuştur.

Aile işlevleriEbeveyn kaybıEvli çiftler+2
Coşkun Algan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik çiftlerde öznel partner affediciliğinin ilişki istikrarına etkisi

Bu araştırmanın amacı romantik çiftlerde öznel partner affediciliği ile ilişki istikrarı değişkenleri (ilişki doyumu, seçeneklerin niteliğinin değerlendirilmesi ve ilişki yatırımı) arasındaki ilişkinin ikili (dyadic) bağlamda incelenmesidir. Örneklem grubu belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış, en az 6 aylık romantik ilişki içerisinde olan, 18-30 yaş grubundaki 116 çiftten (n=232) veri toplanmıştır. Araştırmada bağımsız değişkenlerin bireyin kendisinin (aktör) ve partnerinin (partner) bağımlı değişkeni üzerindeki etkisini inceleyebilmek amacıyla Aktör Partner Karşılıklı Bağımlı Model (APKM) kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Öznel Partner Affedicilik Ölçeği ve İlişki İstikrarı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre bireylerin partnerleri tarafından affedildiklerini hissetme puanlarının artması kendilerinin ve partnerlerinin ilişki doyumlarını artırmaktadır. Seçeneklerin niteliğini değerlendirme ve öznel partner affediciliği arasındaki APKM sonuçları bireylerin affedildiklerini hissetme puanları arttıkça partnerlerinin seçeneklerin niteliğini değerlendirme puanlarının azaldığını göstermektedir. İlişki yatırımı ve öznel partner affediciliği APKM sonuçları ise bireylerin affedildiklerini hissetme puanları arttıkça partnerlerinin ilişki yatırım puanlarının arttığını göstermektedir. Bulgular ışığında araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.

BağışlamaDuygusal ilişkiPartner davranışları+2
Esra Eker
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan ebeveyn affediciliği ile umut ve iyimserlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin umut ve iyimserlik puanları ile algılanan ebeveyn affediciliği puanları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığına bakılmıştır. Amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak ulaşılan çalışma grubu, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Gaziantep'te MEB'e bağlı okullardaki (321'i kız, 341'i erkek, 1'i belirtmeyen) toplam 663 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Ebeveyn Affediciliği Ölçeği, Umut Ölçeği, İyimserlik Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. İlişkisel Tarama Modeline dayanarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Pearson Korelasyon Tekniği, Tek Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma için Games-Howell post-hoc testi kullanılmıştır. Algılanan ebeveyn affediciliği ile umut arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, algılanan ebeveyn affediciliği ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, umut ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Umut ve iyimserlik puanları algılanan ebeveyn affediciliğinin her düzeyinde farklılaşmaktadır. Sonuçlar, algılanan ebeveyn affediciliğinin çocukların iyilik hallerine etkisi açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan ebeveyn affediciliği, umut, iyimserlik

Ana-baba algısıAna-baba tutumuBağışlama+6
Makbule Cevher Fincan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde yaşanan çatışma ve affetme durumlarının evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma eşler arası yaşanan çatışma ve algılanan affetme durumunun evlilik doyumu ile ilişkisini incelemektedir. Araştırma grubu 369 kadın ve 306 erkek olmak üzere toplamda 675 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcıların evlilik ilişkisinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek amacıyla Evlilik Yaşam Ölçeği, eşleri/partnerleri tarafından affedildiklerini hissetme durumlarını ölçmek amacı ile Öznel Eş/Partner Affediciliği Ölçeği, evlilikte yaşanan çatışmaların sıklığını ölçmek için Evlilik Çatışma Alanları Belirleme Ölçeği ve demografik bilgileri elde edilmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizinde SPSS 22 istatistik programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda evlilik doyumu, affetme ve evlilikte çatışma sıklığı arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu gözlenmiştir. Evlilik doyumu ve affetme arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki, evlilik doyumu ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki ve affetme ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç bölümünde araştırma bulgularına yönelik önerilere detaylı olarak yer verilmiştir.

BağışlamaEvli çiftlerEvlilik doyumu+3
Sevim Gülgün
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçim kuramı temelli aile yılmazlık programının geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı Seçim Kuramı temelli online aile yılmazlık programının aile yılmazlığını artırmadaki etkisini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturmak amacıyla İlişkisel Yılmazlık Ölçeği, İlişki İstikrarı Ölçeğinin alt ölçeği olan İlişki Doyumu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 24 evli kadın her grupta 8 kişi olmak üzere deney, plasebo ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Deney grubuna araştırma kapsamında geliştirilen 8 oturumdan oluşan seçim kuramı temelli online aile yılmazlık programı uygulanırken, plasebo grubuna 8 oturum film izleme uygulaması yaptırılmış, kontrol grubuna ise deneysel işlem sürecinde herhangi bir işlem yapılmamıştır. İlişkisel Yılmazlık Ölçeği program uygulanmaya başlamadan önce ön test, program sona erdikten sonra son test ve son test ölçümünden 8 hafta sonra izleme testi ölçümü almak üzere uygulanmıştır. Elde edilen veriler karışık ölçümler için iki faktörlü varyans analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen nicel bulguları desteklemek amacıyla izleme testinden 4 hafta sonra deney grubu katılımcıları ile bu görüşmeden 1 hafta sonra ise katılımcıların eşleriyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda Seçim Kuramı temelli online aile yılmazlık programının katılımcıların aile yılmazlık düzeylerini artırmada anlamlı düzeyde etkili olduğu ve bu etkinin 8 hafta sonrasında da kalıcı olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür kapsamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

AileSeçim teorisiYılmazlık+2
Yasemin Kaygas
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçim teorisi temelli aile işlevselliği müdahale programının geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı seçim teorisi Temelli Aile İşlevselliği Ölçeği ve Aile İşlevselliği Müdahale Programı geliştirmek ve etkililiğini test etmektir. Bu doğrultuda iki aşamalı bir çalışma planlanmıştır. Birinci aşama ölçek geliştirme, ikinci aşama müdahale programı geliştirme olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında psikometrik analizler sonucuna göre 30 maddelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında seçim teorisi temelli aile işlevselliği müdahale programı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Program seçim teorisi ve aile işlevselliği bileşenlerini kapsayacak şekilde yedi oturum olarak geliştirilmiştir. Uygulamaya 8 çift 16 katılımcı katılmıştır. Uygulamalar online olarak yürütülmüştür. Katılımcılardan ön-son ve izleme testi olarak nicel veriler toplanmıştır. Ön, son ve izleme testlerine ek olarak uygulama sonunda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular geliştirilen müdahale progamının istatistiksel olarak manidar olmadığını göstermiştir. Nitel bulgular incelendiğinde kontrol grubunun geçirdiği değişimlerin aile işlevselliğini doğrudan etkileyen etkenler olduğu görülmüştür.

AileAile işlevleriAile müdahalesi+5
Merve Usta
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergen-ebeveyn çatışmalarına yönelik gerçeklik terapisi temelli program geliştirilmesi

Bu araştırmada ergenlerin ebeveyn çatışmasının azaltılmasında ve iyi-oluşlarının artırılmasında 7 oturumdan oluşan Gerçeklik Terapisi Ebeveyn-Ergen İlişki Geliştirme Programı'nın (GEİP) etkisi incelenmektedir. Araştırma deney ve kontrol grubu ile ön test, son test ve izleme testi olarak 3 tekrarlı ölçüme sahip, 2×3' lük karışık desen (split plot) kullanılmıştır. Araştırmada nicel verileri açıklamada nitel verilerde kullanılmıştır. Deney grubunda 11 (6 erkek, 5 kız), kontrol grubunda 11 (6 erkek, 5 kız) ergen yer almıştır. Araştırmada veriler Ergen-Ebeveyn Çatışma Ölçeği ve EPOCH Ergen İyi-Oluş Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre GEİP'nın ergen-ebeveyn çatışmalarını azaltmada etkili olduğu ve bu etkinin kalıcı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ergenlerin iyi-oluşunda son test ölçümlerine göre farklılık bulunmuştur. Bu farkın kontrol grubundaki ergenlerin iyi-oluş düzeylerindeki azalmadan kaynakladığı görülmüştür. Ergenlerin iyi-oluşunda izleme ölçümde ise, deney ve kontrol grubu arasında bir fark bulunamamıştır. Bu sonuçlara göre GEİP'nın ergen iyi-oluşunu artırmada etkili olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın bu sonuçlarına yönelik tartışmalar yapılmıştır.

Aile içi ilişkilerEbeveyn-çocuk çatışmasıErgen psikolojisi+4
Şenol Duran
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okulöncesi öğretmenlerine yönelik pozitif genç gelişimi temelli çevrim içi yılmazlık psikoeğitim programının geliştirilmesi

Bu araştırmanın genel amacı, okulöncesi öğretmenlerine yönelik hazırlanan Pozitif Genç Gelişimi Temelli Çevrim İçi Yılmazlık Psikoeğitim Programı'nı geliştirmek ve etkililiğini test etmektir. Araştırmanın çalışma grubu okulöncesi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada, Yetişkin Yılmazlık Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada, ön test, son test ve kalıcılık ölçümlerinin alındığı; deney ve kontrol gruplu (2x3)'lük karışık desen kullanılmıştır. Deneysel işlem tamamlandıktan sonra uygulanan programın etkili olup olmadığını test etmek için ön test puanlarının ortak değişken olarak ele alındığı 2x2 karışık ölçümler için ANCOVA istatistiği kullanılmıştır. Deney grubuna Okulöncesi Öğretmenlerine Yönelik Pozitif Genç Gelişimi Temelli Çevrim İçi Yılmazlık Psiko-Eğitim Programı (8 oturum) uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir program uygulanmamıştır. Araştırmada programın etkileri hakkında katılımcı görüşlerini incelemek üzere kullanılan, yansıtıcı günlük (katılımcı günlüğü) ve odak grup görüşmelerinden elde edilen veriler için, betimsel analiz yapılmıştır. Buna göre, oturumun etkileri, programın etkisi şeklinde iki ana temaya erişilmiştir. İkinci aşamada, oturumun etkileri ana teması altında yetkinlik, özgüven, ilişkiler, merhamet/önemseme, karakter güçleri, problem çözme ve başa çıkma alt temaları programın etkisi ana teması altında ise, özgüven geliştirme, problem çözme ve yetkinlik becerisi geliştirme, ilişki geliştirme, sosyal ilgi geliştirme ve olumlu sonuçlar alt temaları oluşturulmuştur. Araştırma bulgularına göre, deney grubundaki öğretmenlerin aile ve sosyal ağlar alt boyutu dışında, Yetişkin Yılmazlık Ölçeği ile öz yeterlik, iç kontrol odağı, azim, başa çıkma ve uyum alt boyutlarından aldıkları ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu saptanmış, sonuçlar uygulanan psiko-eğitim programının deney grubundaki öğretmenlerin yılmazlık düzeylerinde artış sağladığını göstermiştir. Ayrıca deney grubundaki öğretmenlerin Yetişkin Yılmazlık Ölçeği ile öz yeterlik, iç kontrol odağı, azim, başa çıkma ve uyum alt boyutlarından aldıkları son test ile kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Sonuçlar bu etkinin, deney grubuna verilen psikoeğitim sonrasında üç hafta süresince kaldığını göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Pozitif Genç Gelişimi, Yılmazlık, Öğretmen Yılmazlığı, Psikoeğitim.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerPozitif Ergen Gelişimi Müdahale Programı+4
Esra Eyyupoğlu Dönmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tek ebeveynlerin kök aile ilişkileri ve ebeveynlik stresi

Bu araştırmanın amacı tek ebeveynlerinin ebeveynlik stresinin kök aile ilişkilerinden nasıl etkilendiğini anlamaktır. Bu çalışma kök ailenin tek ebeveynli olma ve ebeveynlik stresi üzerindeki etkilerini odağa alan az sayıda çalışmadan biri olması nedeniyle özellikle önemlidir. Araştırmanın kuramsal temeli ekosistem yaklaşımı ve ebeveynlik stres teorisi ile oluşturulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşımın yorumlayıcı fenomonoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılar amaçlı örnekleme kapsamında kartopu yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma kapsamında 16 tek ebeveyne ulaşılmış, veriler derinlemesine görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Bu kapsamda 21 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerin 8'i yüz yüze, 9'u WhatsApp ve Zoom kullanılarak çevrimiçi ortamda yapılmıştır. Veriler sesli kayıtların çözümlemesi yapılarak, fenomenolojik yaklaşımın kuralları çerçevesinde MAXQDA 24 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin yapılandırılması sonucunda 3 ana tema, 13 kategori ortaya çıkmıştır. Bu ana temalar tek ebeveynin geçmiş yaşamı ve çocukluğu, tek ebeveynlik öncesi süreç ile tek ebeveynlik süreci olarak isimlendirilmiştir. Ortaya çıkan temalar kronolojik evreler üzerinden sıralanmıştır. Çalışma sonunda tek ebeveynlerin kendi çocukluk ve gençlik dönemlerinde kök aileleri ile yaşadıkları tüm sürecin sonraki yaşamlarını etkilediği, boşanma sürecinde psiko-sosyal destek alamayan tek ebeveynli bireylerin ciddi sorunlar yaşadıkları, tek ebeveynlik öncesinde yaşanan travmatik olayların sonraki yaşam kurgusunu olumsuz etkilediği görülmüştür. Yine çalışmada boşanma süreçlerinde sağlanan ücretsiz destek hizmetlerinin yeterli olmadığı, tek ebeveynli bireyin tek ebeveynlik sürecinde yaşam döngüsünün ciddi oranda değiştiği, zorluk yaşanan süreçlerde kök aile ve arkadaş desteğinin olumlu anlamda ciddi fark yarattığı, tek ebeveynli bireylerin sosyal aktivitelerden ve hobilerinden maddi güç ve zaman eksikliği gibi nedenlerle uzak kaldıkları, tek ebeveynlikte kadın olmanın, toplumsal baskı unsurlarının, çocuk sayısının, çocukların sağlık durumunun, bireyin maddi gücünün ve olanaklarının ebeveynlik stresinde önemli olduğu bulunmuştur.

Tek ebeveynli aile
Hayriye Erçetin Altındağ
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağlanma yaralanmasına yönelik duygu odaklı psiko-eğitim programının etkililiği: Bir karma yöntemler araştırması

Bu çalışmanın temel amacı duygu odaklı kendini affetme psiko-eğitim programının (DOKAPEP) bağlanma yaralanması yaşayan evli kadınların kendini affetme ve ilişkisel yılmazlık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmanın çalışma modeli karma yöntem araştırma modellerinden biri olan deneysel (karma) yöntem desenidir. Çalışmanın nicel kısmı ön-test, son-test, izleme testi ölçümlü plasebo kontrol gruplu deneysel desen, nitel kısmı ise durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel verileri Evlilikte Bağlanma Yaralanmaları Ölçeği, Kendini Affetme Ölçeği ve İlişkisel Yılmazlık Ölçeği, nitel verileri ise araştırmacı tarafından hazırlanan Yarı Yapılandırılmış görüşme formları aracılığı ile elde edilmiştir. Nicel ve nitel veriler eş zamanlı olarak toplanmıştır. Kendini Affetme Ölçeğinin yapı geçerliğini belirlemek amacı ile Açımlayıcı Faktör Analizi, ortaya çıkan modelin yapı geçerliğini test etmek için ise Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda evli bireylerin kendilerini affetme düzeylerini ölçmek amacı ile 19 madde 3 faktörlü (Kendini kabul, kendini suçlama, zorlanma) bir yapıdan oluşan Kendini Affetme Ölçeği elde edilmiştir. Deneysel çalışma sürecinde DeneyI (11 katılımcı), DeneyII (11 katılımcı) ve plasebo kontrol (11 katılımcı) olmak üzere üç farklı grupta toplam 33 evli kadın katılımcı ile çalışılmıştır. Araştırma kapsamında her iki deney grubundaki katılımcılara 8 oturumdan oluşan DOKAPEP uygulanmış, plasebo kontrol grubuna bu uygulamalardan bağımsız 4 oturumluk bir uygulama yapılmıştır. Tüm katılımcılara deneysel işlem süreci öncesinde ön-test, deneysel işlem sona erdikten sonra son-test ve son testin ardından 6 hafta sonra izleme testi uygulanmıştır. Deneysel işlem süreci devam ederken katılımcılar Yarı Yapılandırılmış Katılımcı Günlüklerini lider ise Yarı Yapılandırılmış Lider Günlüklerini doldurmuştur. Nicel veri analizinde SPSS 26 istatistik paket program aracılığıyla deneysel işlemin etkililiğini test etmek amacıyla iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Nitel veriler ise MAXQDA 20 programı kullanılarak analiz edilmiş, yansıtıcı günlüklerden elde edilen verilerden tema ve kodlar çıkarılmıştır. Elde edilen bulgulara göre ilişkisel yılmazlık puanlarında DeneyI grubunun lehine anlamlı bir farklılık olduğu, kendini affetmenin alt boyutları olan kendini kabul ve zorlanma puanlarında DeneyI grubunun lehine anlamlı bir farklılık olmadığı ancak nitel bulgularda bu boyutlarda katılımcıların yaşadıkları bağlanma yaralanmalarının neden olduğu olumsuz duygu ve düşüncelerle etkili bir şekilde baş edebildikleri görülmüştür. Bu bulgular birlikte yorumlandığında kendini kabul ve zorlanma alt boyutlarında deneysel uygulama sonucunda düşük düzeyde de olsa bir artış olduğu görülmektedir. Sonuçların yeniden üretilebilirliğini test etmek amacı ile DeneyII grubuna uygulanan müdahale programı sonucunda bu grupta kendini kabul ve zorlanma alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık elde edilmiştir.

Evlilik ilişkisi
Esra Eker Durmuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynleri boşanmış ergenlerin yılmazlık, benlik saygısı, başa çıkma ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkinin incelenmesi: Yılmazlığın aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, anne babası boşanmış ergenlerin yılmazlık, benlik saygısı, stresle başa çıkma tarzları ve psikolojik belirtiler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiyi incelemektir.Çalışmanın katılımcılarını 2012 -2013 eğitim ? öğretim yılında, Ankara, İstanbul, Zonguldak, Çanakkale ve Konya illerinde lisede öğrenim gören 9., 10., 11. ve 12. sınıflara devam eden annesi ? babası boşanmış 14- 18 yaş aralığında 138 erkek, 169 kadın toplam 307 öğrenci oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, Çocuk ve Gençlik Yılmazlık Ölçeği, Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri, Stresle Başa Çıkma Tutumları Envanteri, Kısa Semptom Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışma grubundan toplanan veriler SPSS ve AMOS istatistik programlarıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öne sürülen hipotezleri test etmek için varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, Sobel ve Path Analizi kullanılmıştır.Bulgulara göre ebeveynleri boşanmış erkek ergenlerin kız ergenlere göre yılmazlıkları daha düşük, benlik saygıları ise daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bunun yanında, ebeveynleri boşanmış ergenlerin, ebeveyn boşanma süresi arttıkça yılmazlık ve benlik saygılarında artma olduğu bulunmuştur. Stresle başa çıkma tarzları, benlik saygısı ve psikolojik belirtiler, yılmazlıkla anlamlı düzeyde ilişkilidir. Stresle başa çıkma ve benlik saygısına daha fazla sahip olmak, ebeveynleri boşanmış ergenlerin yılmazlıklarına olumlu katkı sağlarken; yılmazlığa sahip olmak psikolojik belirtilerin azalmasına neden olmaktadır. Bu sonuçlar, ebeveynleri boşanmış ergenlerin yılmazlıklarının, psikolojik sağlıklarını korumada önemli bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda ergenlerin başa çıkma ve benlik saygıları ile yılmazlık arasında ilişkinin ortaya konarak başa çıkmanın yılmazlıktan farklı bir kavram olduğunu göstermiştir. Sonuçlar literatür ve kuramlar açısından tartışılmış, ileride yapılacak araştırmacılara ve alan çalışanlarına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yılmazlık, ergenler, boşanma, benlik saygısı, psikolojik belirtiler, stresle başa çıkma

Başa çıkmaBenlik saygısıBoşanmış aileler+7
Tuğba Kurt Ulucan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik erteleme davranışını açıklayacı bir model

Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını kişilik özellikleri, başarı yönelimleri, akandemik öz yeterlik inancı ve benlik saygısının ne düzeyde açıkladığını bir model çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, araştırma değişkenlerinden neden-sonuç ilişkisi içinde, doğrudan ve dolaylı etkileri belirlemek için bir model kurulmuş ve model testi yapılmıştır. Nedensel karşılaştırmalı desenin kullanıldığı araştırmada, araştırma grubunu farklı sınıf düzeylerinden 406 bayan ve 224 erkek olmak üzere toplam 630 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Aitken (1982) tarafından geliştirilmiş, Balkıs (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmış, ?Aitken Akademik Erteleme Ölçeği?, Bacanlı, İlhan ve Arslan (2007), tarafından geliştirilen, ?Beş Faktör Kişilik Ölçeği?, Frost, Marten, Lahart ve Rosenblate (1990) tarafından geliştirilen, Özbay ve Mısırlı-Taşdemir (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği?, Akın (2007) tarafından geliştirilen ?Başarı Yönelimleri Ölçeği?, Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanması aşamasını Demirtaş ve Dönmez (2006) tarafından yapılan, ?Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği? ve araştırma kapsamında hazırlanan, ?Akademik Öz-yeterlik Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde AMOS ve SPSS 15.00 programları kullanılmıştır. Araştırmada hipotez modellerin test edilmesi amacıyla path analizi modellemesi ve sobel istatistik tekniği kullanılmıştır. Ayrıca DFA, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, İlişkisiz Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi teknikleri de kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin akademik erteleme davranışı, kişilik özellikleri, başarı yönelimi, akademik öz yeterlik inancı ve benlik saygısı ile neden-sonuç ilişkisi içinde doğrudan ve dolaylı bir şekilde açıklandığı belirlenmiştir. Sonuçlar literatür ve kuramsal acıdan tartışılmış, bu bağlamda daha sonra yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıAkademik ertelemeBaşarı+6
Mehmet Kandemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin benlik uyumu modeli: Yaşam amaçları, temel psikolojik ihtiyaçlar ve öznel iyi oluş

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin yaşam amaçları ve amaç-benlik uyumlarının ihtiyaçlar doyumunu ve öznel iyi oluşu ne düzeyde etkilediğini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubuna 14 devlet üniversitesinin çeşitli fakülte ve bölümlerinde okuyan 18?28 yaş aralığında (X= 21.6; S= 2.1) 777 erkek, 697 kız, toplam 1474 öğrenci alınmıştır. Verilerin toplanmasında Yaşam Amaçları Ölçeği, Olumlu-Olumsuz Duygu Ölçeği, Yaşam Doyum Ölçeği, İhtiyaç Doyum Ölçeği, Amaç Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubundan toplanan veriler SPSS ve LISREL istatistik programlarıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öne sürülen hipotezleri test etmek için varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Path Analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre kızlar içsel amaçların tamamını ve dışsal amaçların alt boyutlarından birisi olan fiziksel çekiciliği erkeklerden daha fazla önemsemektedirler. Bunun yanında, içsel amaçlar fakülte türüne göre farklılaşırken, dışsal amaçlarda anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Öğrencilerin içinde bulunduğu sınf düzeyine göre ise içsel ve dışsal amaçların önemsenme düzeylerinde bir farklılaşma olmamıştır. Yaşam amaçları psikolojik ihtiyaç doyumu ve öznel iyi oluşla anlamlı düzeyde ilişkilidir. İçsel amaçlara daha fazla sahip olmak, öğrencilerin temel psikolojik ihtiyaçların doyumuna ve öznel iyi oluşlarına katkı sağlarken; dışsal amaçlara sahip olmak ihtiyaç doyumunun ve öznel iyi oluşun azalmasına neden olmaktadır. Son olarak, üniversite öğrencilerinin amaçlarını ilişkisel nedenlerden çok, kişisel nedenlere göre takip ettikleri ortaya konulmuştur. Bu nedenle kişisel amaç motivasyonu, ilişkisel amaç motivasyonuna göre ihtiyaç doyumunu ve öznel iyi oluşu daha fazla etkilemektedir. Bu sonuçlar, Türk üniversite öğrencilerinin amaç-benlik uyumlarının toplulukçu kültürlerdeki üniversite öğrencilerinden daha çok bireyci kültürlerdeki öğrencilerin amaç-benlik uyumlarına benzediğini göstermiştir. Sonuçlar literatür ve kuramlar açısından tartışılmış, ileride yapılacak araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Tahsin İlhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemindeki üstün yetenekli çocukların belirlenmesinde ebeveyn, öğretmen ve uzman görüşlerinin karşılaştırılması

Bu araştırma, Bursa'da özel bir anaokuluna devam eden 3-6 yaş grubu 123 çocuk arasından üstün yetenekli olanları belirlemek ve belirleme işlemlerinin bu çocukları seçmede ne derece başarılı olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Çalışmada; 2 aşamalı belirleme sistemi oluşturulmuştur. Birinci aşama, hem öğretmen hem de ailelerin üstün yetenekli olduğunu düşündüğü çocukları kaydetmeleri için AGP (Aile Gözlem Formu) ve ÖGP (Öğretmen Gözlem Formu), ikinci aşamada, aileleri ve öğretmenleri tarafından aday olarak gösterilen çocukların araştırmacı tarafından uygulanan UGP (Çoklu Zekâ Gözlem Formu) ile çocukların zekâ alanlarındaki yaşıtlarına göre üstün yeteneklilik durumlarını saptamak amacıyla kullanılmıştır. Gözlem formları toplam 123 öğretmen ve yine 123 anne-babaya uygulanmıştır.Araştırmanın 123 kişilik örneklem grubundan toplam 44 çocuk üstün yetenekli bulunmuş ve bunların 22'si kız, 22'si de erkektir.Aile gözlem puanı ile öğretmen gözlem puanı arasında orta düzeyde doğrusal bir ilişki vardır. Ancak uzman gözlem puanı boyutlarıyla anlamlılık düzeyi yoktur. Buna karşın öğretmen gözlem puanının uzman gözlem puanı boyutlarından dil boyutu, müzik boyutu ve kişilerarası boyutları açısından ilişkili olduğu gözlenmektedir. Öğretmen gözlem puanı ile uzman gözlem puanı boyutlarından matematik boyutu, görsel boyut, kinestetik boyut, doğa boyutu ve içsel boyut açısından ilişki bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Çocuklar, Üstün Yetenek ve Üstün Yeteneğin Belirlenmesi

Ana-baba tutumuOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Meral Alemdar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik erteleme davranışının benlik saygısı, durumluluk kaygi ve öz-yeterlik ile açıklanabilirliği

Bu çalışma, üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerininakademik erteleme davranışlarını; benlik saygısı, durumluluk kaygı ve öz-yeterlikinançları açısından açıklanabilirliğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmagrubunu Konya ilinde üniversite sınavına hazırlanan tesadüfi yöntemle seçilen 400lise son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma grubunda 220 kız öğrenci ve 180erkek öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada; öğrencilerin erteleme eğilimlerinibelirlemek amacıyla Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen ?Akademik ErtelemeÖlçeği?, benlik saygı düzeyini ölçmek için Coopersmith (1967) tarafındangeliştirilen ?Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri?, öz-yeterlik inançlarınındüzeyini belirlemek amacıyla Mısırlı Taşdemir (2003) tarafından geliştirilen?Akademik Öz-Yeterlik Ölçeği? ve durumluluk kaygı durumunu tespit etmek içinSpielberg ve arkadaşları tarafından (1970) geliştirilen ve Öner ve LeCompte (1998)tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Spielberg Durumluluk Kaygı Ölçeği? ve araştırmacıtarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde PearsonMomentler Çarpımı Korelasyonu, Çoklu Regrasyon, T-Testi ve F testi kullanılmıştır.Tüm veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmada; akademik erteleme davranışı ile benlik saygısı arasındaanlamlı bir ilişki olduğu bunun yanı sıra, akademik erteleme davranışı ile durumlulukkaygı ve öz-yeterlilik inançları arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olmadığı ortayaçıkmıştır. Ayrıca benlik saygısı akademik erteleme davranışı için anlamlı biryordayıcı olduğunu durumluluk kaygı ve öz-yeterlik inançlarının akademik ertelemedavranışı için anlamlı bir yordayıcı olmadığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca yüksekve orta düzeyde akademik erteleme davranışı gösteren öğrenciler düşük düzeydeakademik erteleme gösteren öğrencilere göre daha fazla durumluluk kaygıyaşamaktadırlar. Elde edilen bulgular, yapılan araştırmalarla birlikte tartışılmış veönerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Erteleme Davranışı, Akademik Erteleme Davranışı, BenlikSaygısı, Durumluluk Kaygı, Öz-Yeterlilik.

Erteleme
Didem Aydoğan
Gazi University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin ebeveynlerinin sosyal kaygıları ile çocukların sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada, ilköğretim 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin ebeveynlerinin sosyal kaygıları (sosyal kaçınma, eleştirilme kaygısı, değersizlik duygusu) ile öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri (olumlu ve olumsuz sosyal davranışlar) arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırma grubunu, 2006-2007 eğitim öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan üç ilköğretim okulunun 6. ve 7. sınıfında okuyan 237 öğrenci ile onların anne ve babaları oluşturmaktadır.Araştırmada, Ebeveyn Bilgi Formu, Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği ve Sosyal Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, sosyal becerinin alt boyutu olan olumlu sosyal davranışı sırasıyla yordayan değişkenlerin; sosyal anksiyetenin alt boyutu olan babanın değersizlik duygusu ve babanın sosyal kaçınma davranışı olduğu görülmüştür. Sosyal becerinin alt boyutu olan olumsuz sosyal davranışı yordayan değişkenler ise sırasıyla; babanın değersizlik duygusu, cinsiyet, sınıf düzeyi ve babanın eleştirilme kaygısı bulunmuştur.Sonuç olarak araştırma bulguları, sosyal beceri düzeyinin en önemli yordayıcısının babanın sosyal kaygısı olduğunu ve bunu cinsiyet, sınıf düzeyi değişkenlerinin izlediğini göstermektedir. Annenin sosyal kaygısı ile yaş değişkenlerinin sosyal becerinin yordayıcıları olmadıkları bulunmuştur. Öğrencilerin sosyal becerilerini, babanın sosyal kaygısının daha çok etkilediği görülmüştür.

DNA replikasyonuEbeveynlerSosyal beceri eğitimi+2
Ebru Tosun Sümer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Evlilik doyumunu açıklamaya yönelik bir model geliştirme

Bu araştırmada, evlilik doyumunu açıklayan evliliğe hazıroluş düzeyi, evlilikte özyetkinlik, psikolojik belirtiler, stresle başa çıkma tarzlarından olan aktif planlama ve gelişime açıklık, duygusal tutarsızlık, özdenetim ve yumuşak başlılık kişilik özellikleri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri incelemeye yönelik bir model geliştirilerek test edilmiştir. Katılımcılar 1024 evli bireyden (620 kadın ve 404 erkek) oluşmaktadır. Çalışmada, evlilik uyumu ?Çift Uyum Ölçeği?, psikolojik belirtiler ?Kısa Semptom Envanteri?, kişilik özellikleri ?Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Formu?, stresle başa çıkma ?Stresle Başa Çıkma Tutumları Envanteri?, özyetkinlik ?Evlilikte Özyetkinlik Ölçeği?, evliliğe hazır oluş araştırmacı tarafından geliştirilen ?Evlilikte Benzerlik Ölçeği?, ?Kök Aileyle İlişkiler Envanteri? ile birlikte ?Kişisel Bilgi Formu?nda yer alan sorularla ölçülmüştür. Sonuçlar, geliştirilen bu modelin bir bütün olarak evlilik doyumunu açıkladığını ortaya koymuştur. Bir kişilik özelliği olan özdenetim evlilik doyumunu doğrudan etkilerken, duygusal tutarsızlık ve yumuşak başlılık evlilik doyumunu doğrudan etkilemediği bulunmuştur. Evlilik doyumu ile duygusal tutarsızlık arasındaki ilişkide evlilikteki özyetkinliğin dolaylı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Evlilik doyumu ile özdenetim arasındaki ilişkide stresle başa çıkma tarzlarından aktif planlamanın dolaylı bir etkisi vardır. Evlilik doyumu ile yumuşak başlılık arasındaki ilişkide evlilikteki özyetkinliğin dolaylı bir etkisi vardır. Evlilik doyumu ile gelişime açıklık arasındaki ilişkide evlilikteki özyetkinliğin dolaylı bir etkisi varken, evlilik doyumu ile gelişime açıklık arasındaki ilişkide aktif planlamanın dolaylı bir etkisi olmadığı bulunmuştur. Stresle başa çıkma tarzlarından olan aktif planlamanın, psikolojik belirtilerin, evliliğe hazır oluşun ve evlilikteki özyetkinliğin evlilik doyumu üzerinde doğrudan bir etkisi olduğu bulunmuştur. Evlilik doyumu ile evliliğe hazıroluş arasındaki ilişkide evlilikteki özyetkinliğin dolaylı bir etki vardır. Evlilik doyumu ile evlilikteki özyetkinlik arasındaki ilişkide aktif planlamanın dolaylı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Evlilik doyumunu açıklamaya yönelik yapılan çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, arkadaş onayı evlilikten sağlanan doyumu artırırken, aile onayının evlilikten sağlanan doyum üzerinde bir etkisi olmadığı bulunmuştur. İçsel baskı evlilikten sağlanan doyumu negatif yönde yordamaktadır. Evlilik yaşının artması evlilikten sağlanan doyumu etkilememektedir. Eş benzerliği ve kök aile ile ilişkiler evlilik doyumunu en fazla yordayan değişkenlerdir. Erkeklerin evlilik doyumlarının kadınlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Evlilik doyumu, Beş faktör kişilik özelliği, Psikolojik belirtiler, Evlilikte özyetkinlik, Evliliğe hazıroluş, Stresle başa çıkma

EvlilikEvlilik doyumuPsikolojik belirtiler+2
Hüdayar Cihan Güngör
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin temel ihtiyaçlarının karşılanma düzeyi ile zorbacı davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin temel ihtiyaçlarının karşılanma düzeyi (ait olma, güç, özgürlük, eğlence) ile zorbacı davranışları (yapma ve maruz kalma) arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca bu öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılanma düzeyleri ve cinsiyetleri ile zorbacı davranışları arasında etkileşim olup olmadığı incelenmiştir.Bu araştırma tarama modelleri arasında yer alan ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırma grubu Ankara il merkezindeki yedi resmî ilköğretim okulunun yedinci sınıflarında eğitim gören 219'u erkek ve 225'i kız olmak üzere toplam 444 öğrenci üzerinden oluşturulmuştur. Araştırmada veriler öğrencilerin zorbacı davranışlarının düzeyini belirleyen ?Okul Yaşamı Zorbalık Ölçeği (Çalık, 2007)? ve İkinci (2003) tarafından lise öğrencileri için geliştirilen bu araştırma kapsamında ilköğretim öğrencilerine uyarlanan temel ihtiyaçların karşılanma düzeyini belirleyen ?Temel İhtiyaçlar Ölçeği? kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca araştırma grubundaki öğrencilerin kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılarak toplanmıştır.Bu araştırmada veriler Pearson Momentler Korelasyon Katsayısı Tekniği, t testi ve çift yönlü varyans analizi istatistiksel tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Farkın kaynağı için scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları ait olma, güç ve temel ihtiyaçlar puanları ile zorbalık (yapma) davranışları puanı arasında negatif, özgürlük ve zorbalık yapma puanı arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra, öğrencilerin sırasıyla ait olma, eğlence, özgürlük, güç ve temel ihtiyaçlar toplam puanı ile zorbalık (maruz kalma) puanı arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Cinsiyete göre zorbalık (yapma ve maruz kalma) puanları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. Cinsiyetin ve temel ihtiyaçlarının karşılanma düzeyinin zorbacı davranış puanları üzerinde ortak etkisine ilişkin fark anlamlı bulunmamıştır.

Hasan Eşici
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Evli çiftlerin kendi aile yapı ve işlevselliklerinin aile orijinleriyle karşılaştırılması

Bu arastırmada evli çiftlerin, ebeveynlerinin aile yapılarını, Aile Yapısını Degerlendirme Aracı (AYDA)'nın ölçtügü iletisim, birlik, yönetim, yetkinlik, duygusal baglam, birey, doyum ve direnç açısından algılamaları ile kendi aile yapılarını aynı degiskenler açısından algılamaları arasındaki iliski incelenmistir. Çalısma grubunu, 2005?2006 yılında stanbul'da yasıyor olan 100 evli çift olusturmustur. Bu arastırma kapsamında, çiftlerin kendi aile yapıları ve orijinal ailelerinin aile yapıları hakkındaki algıları Gülerce tarafından 1988 yılında gelistirilen ?Aile Yapısını Degerlendirme Aracı (AYDA)? ile ölçülmüstür. Çalısma grubunun kisisel bilgileri de ?Kisisel Bilgi Formu? ile tespit edilmistir ve AYDA ile elde edilen bilgiler tablolar halinde verilmistir. Arastırmaya katılan çiftlerin kendi aile yapıları ile aile orijinlerinin aile yapısını algılamaları arasında iliski olup olmadıgı varyans analizi, t-testi, Tukey Cramer testi, Pearson Moment Korelasyon Katsayısı ile kontrol edilmistir. Arastırmada anlamlılık düzeyi 0,5 olarak kabul edilmistir. Arastırma sonucunda; çalısma grubunun, kendi aile yapılarını ve ebeveynlerinin aile yapılarını algılamaları arasında bir iliski olmadıgı; algılamalarının cinsiyete göre degismedigi; çalısma grubundaki 20?35 yas arası kadınların, aile yapılarını doyum açısından 52?67 yas arası kadınlara göre daha saglıklı olarak algıladıkları; yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki çiftlerin doyum alanında kendi aile yapılarını daha saglıklı olarak algıladıkları; 1?5 yıldır evli olan kadınların kendi aile yapılarını iletisim açısından 16?30 yıldır evli olan kadınlara göre daha saglıklı, ebeveynlerinin aile yapılarını da 6?15 yıldır evli olan kadınlara göre daha saglıklı olarak algıladıkları; 1?5 yıldır evli olan erkeklerin ise kendi aile yapılarını yönetim ve birey açısından 16?30 yıldır evli olan erkeklere göre daha saglıklı olarak algıladıkları; üniversite düzeyinde egitim gören kadınların kendi aile yapılarını iletisim açısından ilkokul mezunlarına göre; yetkinlik ve birey açısından ise ortaokul mezunu olan kadınlara göre daha saglıklı olarak algıladıkları görülmüstür.

Fisun Nezihe Çavuşoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yeteneklerde duygusal zeka ile benlik saygısı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Fen lisesi örnekleminde üstün yeteneklilerde duygusal zeka ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma grubu, Trabzon, Rize, Ordu, Samsun, Sinop, Kocaeli ve Ankara illerindeki Fen liselerinin 356, 9. smıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin 241 'i erkek, 1 14'ü kız öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları, Baymur (1968) tarafından geliştirilen "Benlik Tasarımı Envanteri", ikincisi Hail tarafından geliştirilen ve Ergin (2000) tarafından geçerlik güvenilirlik çalışması yapılan "Duygusal Zeka Değerlendirme Ölçeği", üçüncüsü araştırmacı tarafından hazırlanan "Bilgi Toplama Formu"dur.Araştırma Betimsel ve Korelasyonel yönteme dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Veri analizleri SPSS/WINDOWS programıyla gerçekleştirilmiştir. İstatistik işlemleri yapılmadan önce, veriler doğruluk ve değişik istatistik işlemlerine uygunluk açısından SPSS EXPLORE ile ön testten geçirilmiştir. Veri analiz işlemlerinde tanımlayıcı istatistik kapsamında, t testi, ANOVA, Benferonni Ranj Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, üstün yeteneklilerde benlik saygısı ve duygusal zeka alt faktörleri arasında olumlu yönde ilişki bulunmuştur. Anne ve baba tutumlarının, basan algılamasının, cinsiyetin, anne baba eğitim durumunun duygusal zeka ve benlik saygısı üzerindeki etkisi incelenmiş, sonuçlar beşinci bölümde tartışılmıştır. VII

Benlik Tasarımı EnvanteriBenlik saygısıDuygusal zeka+4
Bahar Erol
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Other supervisors