Theses supervised by Prof. Dr. Vejdi Bilgin

16 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

Master'sOpen AccessTR

Dinî sembollerin sosyolojik analizi: İslamcı dergilerde Ayasofya örneği

Bu çalışma, İslamcılar için sembolik anlamı olan Ayasofya'yı önemli kılan hususları ortaya koymak ve sembollerin gruplar üzerindeki etkilerinin tespitini amaçlayan bir araştırmadır. Çalışma metodu olarak nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Daha kapsamlı araştırma yapmak için içerik ve söylem analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu, İslamcı yazarlar oluşturmaktadır. Bu araştırma, Ayasofya'nın müze olduğu 1934 tarihinden sonraki söylemleri içermektedir. Çalışmanın birinci bölümünde Ayasofya'nın sembol olması sebebiyle kimlik ve toplumsal hafıza ile olan ilişkisi kavramsal bir çerçevede ortaya konulmuştur. Son bölümde ise İslamcı yazarların Ayasofya söylemleri ile ilgili sınıflandırmalar yapılarak analiz edilmiştir. Bu bölümde Ayasofya'nın sembolik gücünün kaynağının tespit edilmesi ve toplumu etkileyen önemli unsurların belirlenmesi amaçlanmıştır.

AyasofyaDergilerDin sosyolojisi+6
Özge Betül Kaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif tedavi uygulamalarının din ile uzlaştırılması üzerine sosyolojik bir araştırma

Ülkemizde yeni çağ inanışlarının bir uzantısı olan alternatif tedavi uygulamaları gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bu araştırmada alternatif tedavi uygulamalarını, uygulayıcıların din ile nasıl uzlaştırdığı, bu süreçte geçirdikleri dönüşüm ve bunun toplum üzerindeki etkisi konularına açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Mevcut araştırmada bireylere "yeni bir sen" olmayı vaadeden EFT, theta healing, access bars adlı uygulamaların dindar uygulayıcılar tarafından din ile nasıl uzlaştırıldığı hakkında 16 kişilik çalışma grubu ile derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre çalışma grubu, din ve tekniği birbirinden ayrı tutanlar, tekniğin dine uygun olmadığını düşündüğü kısmı uygulamayanlar, tekniği kabul edip yorumlayanlar şeklinde üç kategori altında toplanmıştır. Sonuç olarak alternatif tedavi uygulamalarından sonra çoğu uygulayıcının bakış açısında bir değişim yaşandığı ve birçoğunun tekniği dinle uzlaştırma çabasında olduğu görülmektedir. Uygulayıcıların uyguladığı tekniğin içeriğine ve bakış açılarında yaşanan değişime baktığımızda yeni çağ inanışlarıyla aralarında kuvvetli bir bağ olduğu ortaya koyulmuştur. Modern dönemin spiritüel rehberi olarak görülen uygulayıcılar dönüşen bakış açılarıyla tüm toplumun düşünce dünyasını da etkilemektedir.

Kübra Nur Sönmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cihan Aktaş eserleri bağlamında İslamcı kadın üzerine sosyolojik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı Cihan Aktaş'ın eserlerinde ele aldığı "İslamcı kadın" olgusunun sosyolojik bir analizini yapmaktır. Birinci bölümde Osmanlı modernleşmesi ve bu bağlamda tartışılmaya başlanılan "kadın" konusu hakkında bilgi verilmiştir. Osmanlı modernleşmesiyle ortaya çıkan "İslamcı tipoloji" içinde yer alan ve modernleşme-batılılaşma ideolojisi arasında kalan "kadının durumu" mercek altına alınmıştır. Akabinde Cumhuriyet Dönemi'nde yeni bir imaj ve rol biçilen "çağdaş" kadın ve bu kadına sağlanan yasal haklar ele alınmıştır. Daha sonra "İslamcılık" ve "İslamcı kadın" kavramlarının Türkiye tarihindeki tanımlanma süreci irdelenmiştir. İkinci bölümde Cihan Aktaş'ın eserleri hakkında bilgi verilmiş ve müellife göre "İslamcı kadın" olgusu incelenmeye çalışılmıştır. "Müslüman kadın"ın konumu ve rolü, Aktaş'ın eserlerindeki değişim ve gerilim noktaları tespit edilerek "İslamcı kadının" politik bağlamı sosyolojik bir analize tâbi tutulmuştur. Ayrıca modernizasyon sürecindeki "İslamcı kadın"ın kamusal alandaki iz düşümleri, geçirdiği anlamsal değişim ve dönüşüm analiz edilmiştir. Bunun yanında Aktaş'ın kadın tipolojileri ele alınmış ve ideal kadın tipolojisi incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Müslüman Kadın, İslamcı Kadın, Cihan Aktaş, Kamusal Alan, İslamcılık, Modernleşme

Aktaş, CihanDin sosyolojisiDindarlık+5
Mahmut Çeliker
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bulgaristan göçmenlerinin dini inanç ve uygulamaları üzerine sosyolojik bir alan araştırması: Hatay-Erzin'de yaşayan göçmenler örneği

Bu çalışmanın amacı göçmenlerin dini tutumlarında belirleyici olan etnik kalıtsallığın halk dindarlığı üzerindeki tezahürlerini dini inanç ve tutumlar üzerinden ele almaktır. Çalışmada örneklem olarak daha önce üzerine yapılmış sosyolojik bir çalışma bulunmayan, Hatay'ın Erzin ilçesindeki iki muhacir köy seçilmiştir. Birinci bölümde Erzin ilçesinin tarihi, coğrafi konumu ve demografik yapısıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Bununla birlikte muhacir köylerindeki dini yapı ve örgütlenme, köylerdeki dini hayatın görünürlüğü, dinî inanç ve uygulamalar ele alınmıştır. Çalışma nitel bir alan araştırmasına dayanmaktadır. Veriler katılımcı gözlem yapılarak toplanmıştır. İkinci bölümde bir toplumun dini ve kültürel bağlarını en açık şekilde görebileceğimiz, bireylerin ait olduğu muhacir alt kültürünü benimseyen topluluk ile bütünleşmesini sağlayan geçiş dönemi ritüelleri üzerinde durulmuştur. Ardından geçiş dönemi ritüellerinde görülen halk inanç ve uygulamalarına geniş bir biçimde yer verilmiş ve bu uygulamaların yeni nesil üzerinde etkilerinin niçin devam ettiği veya etmediği konusu incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Hatay'ın Erzin ilçesinde yaşayan Bulgaristan göçmenlerinin Türkiye'nin diğer bölgelerinde yaşayan Bulgaristan göçmenlerine göre daha dindar tutumlar sergiledikleri görülmüştür. Bu durumun en temel nedeni milli ve dini kimliklerine yapılan baskı sonucunda göç etmiş olmalarıdır. Yapılan baskılara karşı muhacirlerin verdiği tepki göçmenlerin Muhacir- Müslüman- Türk sentezinde bir kimlik benimsemelerinde etkili olmuştur. İkinci bölümde yer alan geçiş dönemi ritüelleriyle ilgili bulgular bazı ritüellerin yeni nesilde uygulamadan kalktığını göstermektedir. Geçiş dönemi ritüellerindeki bazı halk inanç ve uygulamaları ortadan kalkmıştır. Bu durumda yeni neslin kitabi din konusunda daha çok bilinçlenmesiyle birlikte toplumda yaşanan sosyal değişimlerin etkili olduğu tespit edilmiştir.

BulgaristanDin sosyolojisiDini davranışlar+6
İclal Algül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yerli Kıbrıslılar ile 1974 Türkiye göçmenlerinin dini inanç ve uygulamalarının karşılaştırmalı bir analizi: Güzelyurt ilçesi örneği

Bu çalışma, Kıbrıs toplumundaki yerli Kıbrıslılar ile 1974 iskân politikası kapsamında adaya nakledilmiş Anadolu göçmenlerinin dini inanç ve uygulamalarını karşılıklı mukayese ederek analizlerde bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışma Güzelyurt ilçesi ve köylerinde gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 46 yıldır aynı mekânsal alanı paylaşan bu iki topluluğun dini konulardaki inanç ve uygulamaları farklılık göstermektedir. Farklılıkların nedeni, etkileşimde bulunulan konular ve etkileşim önündeki engellerin tespiti çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Birinci bölümde yerli Kıbrıslıların dini hafızalarına etki eden tarihsel süreç, göçmenlerin adaya nakli, göç sonrası toplumda meydana gelen çatışmalar ve dini farklılıkların nedenleri incelenmiştir. İkinci bölümde ise elde edilen bulgular doğrultusunda yerli ve göçmenlerin dini inanç ve uygulamaları, halk inançları tespit edilerek karşılaştırılmıştır. Ayrıca toplumların karşılıklı etkileşime geçtikleri konular ve etkileşimin bulunmadığı alanlar, etkileşimi engelleyen sebepler değerlendirilmiştir.

Din anlayışıDin sosyolojisiDini hayat+7
Hasan Burak Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dinî gruba mensup bireylerde dini inanç, tutum ve davranış açısından kuşaklararası farklılaşma

Dini gruba mensup bireylerde dini inanç tutum ve davranışlar açısından kuşak farklılaşmasını incelediğimiz alan araştırmamız sırasında ilk olarak içinde bulunduğumuz toplumun tarihsel gelişimine, siyasi geçmişine, ekonomik süreçlerine, kültürel kodlarına ve dini duyarlılıklarına uygun kapsamlı bir kuşaklama çalışmasının yapılmış olmadığını tespit ettik. İkinci olarak alan çalışmamız sırasında edindiğimiz veriler ve kaynak taraması neticesinde, 97 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihini üç farklı dönem şeklinde tasnif ettik. (1) 1960 ve öncesinde doğanlar, (2) 1960 ve 1990 arası doğanlar ve (3) 1990 sonrası doğanlar. Bu tasnif doğrultusunda ülkemizdeki kuşak farklılaşmasına etki eden temel faktörleri Erenköy Cemaati üzerine yaptığımız alan araştırmamız çerçevesince tespit ettik. Kuşak farklılaşmasına etki eden faktörleri, siyasi konjonktür, ekonomik gelişmeler, eğitim düzeyinin artması, telekomünikasyonda yaşanan ilerlemeler, medya, popüler kültür, dini söylemlerin çeşitliliği ve bu söylemlerin kolay ulaşılabilirliği olarak belirledik. Çalışmanın sonuç kısmında bu faktörlerin birey üzerindeki etkileri sosyolojik bir analize tabi tutarak kuşaklar arası farklılaşmanın bireyin dini inanç tutum ve davranışları üzerindeki etkilerini tespit ettik.

CemaatlerDin sosyolojisiDini davranışlar+7
Birgül Okcu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bosna-Hersek'te tersine göçün dini ve toplumsal yapıya etkisi: Janja örneği

Semberija bölgesinde bulunan Janja kasabası Bosna-Hersek'in kuzeydoğusunda 1992 yılında başlayan savaşta işgal edilmiş, sonrasında Boşnaklar tehcir edilmiştir. Belirli bir süre sonra Dayton Antlaşması gereğince tüm göçmenlere evlerine geri dönme hakkı tanınmış ve böylece Boşnakların Janja'ya kitlesel tersine göçü başlamıştır. Janja kasabası, tersine göçün en yoğun yaşandığı yerleşim yerlerinden biridir. Savaşta yok olan dini ve sosyal yaşam bu göç hareketi ile yeniden canlanmıştır. Bu bağlamda çalışmada göç kavramı, göç kuramları ve göçün etkilerine yer verildikten sonra gözlem ve derinlenmesine görüşmeler yapılarak dini ve sosyal yapının göç öncesi ve sonrası durumu karşılaştırılmış ve tersine göçün etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.

Bosna-HersekBoşnaklarDin sosyolojisi+5
Dženan Karasalıhovıć
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet tutumları bağlamında aile içi sorumluluk paylaşımı: Yükseköğrenim görmüş çalışan dindar kadınlar ve eşleri örneği

Yemek, temizlik çamaşır, bulaşık, ütü, alışveriş, tamirat, çocuk bakımı, çocukla oyun oynama, çocuğu okula bırakma, okuldan alma, misafir ağırlama, akraba-arkadaş ilişkilerini dengede tutma gibi içeri ve dışarı alana ait olmak üzere çok geniş bir yelpazeye yayılan aileye ait sorumlulukların kim tarafından ne şekilde düzenlenip yapılacağı, karı-koca çalışan çiftlerin hayatlarının merkezinde yer almaktadır. Literatürde "ikinci vardiya" olarak adlandırılan mesai sonrası kısıtlı vaktin nasıl organize edildiği, eşlerin toplumsal cinsiyet tutumlarını ortaya koymak için oldukça elverişli bir zemin sunmaktadır. Çalışmamızda eşlerin toplumsal cinsiyet etkileşimini ve bunun duygusal boyutu da içeren sonuçlarını anlamaya en uygun olduğu düşünülen 0-6 yaş çocuğa sahip çiftlerle çalışılmıştır. Araştırmamızın örneklem grubunu yükseköğrenim görmüş, karı-koca çalışan, dindar ve 0-6 yaş çocuk sahibi 25 evli çift oluşturmuştur. Hem kadınlarla hem eşleriyle yapılan derinlemesine görüşmelerle, katılımcıların toplumsal cinsiyet inşa sürecinde ailenin, eğitiminin ve dinin etkileri ve bunun aile içi sorumluluk paylaşımına yansımaları anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde toplumsal cinsiyet ve ev işi kavramlarının kapsam ve içeriğinin kuramsal arka planına ve aile içi sorumluluk paylaşımına ilişkin sosyolojik yaklaşımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde Türkiye'nin modernleşme sürecinin köşe taşlarından birisi olan Tanzimat Dönemi'nden günümüze kadar Türk aile yapısı, aile içi ilişkiler, aile içi sorumluluk paylaşımı ve kadının statüsünde meydana gelen değişimler ortaya konmaya çalışılmıştır. İlk iki bölümle ilişkilendirilerek ele alınmaya çalışılan saha çalışmaları bulguları ise iki bölümde değerlendirilmiştir. Bunlardan ilki olan üçüncü bölümde katılımcıların bugünkü toplumsal cinsiyet tutumlarının oluşmasında merkezî rol oynayan evlilik hayatından önceki aile, eğitim ve eğitim sonrası bekârlık sürecindeki deneyimlerine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise katılımcıların şimdiki ailelerinde, eşlerin toplumsal cinsiyet etkileşimleri ve aile içi sorumluluk paylaşımın nasıl organize edildiği üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda bu bölümde hamilelik, birinci çocuğun, ikinci çocuğun doğumu gibi aile döngüsünün çeşitli aşamalarında işbölümünün nasıl yeniden düzenlendiği ve sorumluluk paylaşımını etkileyen zaman-uygunluk, kaynaklar, tutum ve din gibi faktörlerin etkisi ile işbölümünün duygusal sonuçlarına yer verilmiştir.

Aile içi aktivitelerAile içi ilişkilerAile içi ilişkiler+7
Sümeyra Ünalan Turan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Modernleşme sürecinde geleneksel dini gruplar: İskenderpaşa cemaati örneği

Modernlik veya modernitenin Batı'nın geçirdiği bir takım zihni süreçler sonrası oluştuğu ve bu süreçler sonucunda var olan yenidünyanın tüm yaşamları altüst ettiği bilinmektedir. Modernliğin orjininin Aydınlanma olduğu ve modernliğin de kendi içe-risinde geçirdiği değişimler sonucu farklı modernliklerin oluştuğu ifade edilmektedir. Türkiye de diğer ülkeler gibi modernitenin doğuşundan sonra oluşan gelişme-lerden etkilenerek bir modernleşme süreci yaşamıştır. Bu modernleşmenin tarzı zaman içerisinde farklılıklar arz etse de Türkiye modernleşirken toplum, kurumlar ve bireyler bu modernlik düşüncesinden şöyle veya böyle etkilenmişlerdir. Tarikat veya cemaat denen dini grupların ve bu gruplar içerisinde bulunanların modernleşme süreçlerine katıldıkları aşikardır. Bu dini gruplar içerisinde Nakşibendiliğe ayrı bir parantez açılmalıdır. Türki-ye'nin en yaygın ve etkin tarikatı olan Nakşibendilik bünyesinde faaliyet gösteren İs-kenderpaşa cemaati de modernleşmeden elbette nasibini almıştır. Modernliğin Türki-ye'ye sirayet etmeye başladığı Tanzimat süreçlerinde ve daha sonraki devirlerde M. Zahid Kotku'nun Fatih İskenderpaşa Camii'ne atanıp ardından İskenderpaşa Cemaati ismini almasından sonraki döneme gelinceye tarikat bünyesinde herhangi bir modern-leşme emarelerine rastlanmamaktadır. Kotku döneminde de modernleşmeden söz ede-meyiz. Kotku'dan sonra gelen ardılı Esad Coşan dönemi geleneksel ile modern olanın harmanlandığı bir duruma tekabül etmektedir. Ardından gelen oğlu Nureddin Coşan dönemi ise Türkiye'nin yaşadığı sürece paralel olarak, modern ve post modern unsurla-rın hâkim olduğu, geleneksel ilişki, örüntü, anlayış ve ritüellerin terk edildiği bir aşa-ma olarak görülebilir. Bir geri dönüşün yaşanmayacağını söyleyebiliriz. Fakat yeni dönemde tarikatın, insanların ruhî ihtiyaçlarının tatmini ve iyi insan yetiştirme görevlerini ifa edebileceği kendisine ait yeni bir form ve zihniyet oluşturup oluşturamayacağının belirsiz olduğu-nu da ifade edebiliriz.

CemaatlerDin sosyolojisiDini akımlar+6
Selim Sözer
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk dinî düşüncesine modern kavramların girişi ve dönüşümü üzerine sosyolojik bir araştırma

Modern siyasi düşünce, Batı dünyasının etkileşimsel koşullarında doğmuştur. Eski siyasi ve sosyal düzeni tepetaklak eden bu düşünce, yeni bir ahlaki düzen inşa etmiştir. Bu yeni ahlakta yönetim, meşruluğunu doğal olarak eşit özgürlüğe sahip bireylerin rızasına dayandırmış ve yönetimin temel amacı bireylerin özgürlüğünü, güvenliğini ve mülkiyet haklarını keyfi muamelelere karşı korumak olmuştur. Bu yeni ahlaki düzen Batı dışı toplumlar için hem yıkım hem de kurtuluş imkânı anlamına gelmiştir. İslam siyasi düşüncesinin inşa ettiği ahlaki düzen içindeki Türk dinî düşüncesi de, hem tehdit eden hem de umut veren modern siyasi düşünceyle yüzleşmek durumunda kalmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde bilgi sosyolojisi bakış açısından bilgi-toplum ilişkileri tartışıldı. Ayrıca siyasi modernleşmenin felsefi, siyasi ve sosyal arka planı, ilgili literatür yardımıyla tartışıldı. Bu bölümde son olarak cumhuriyet, meşrutiyet, demokrasi, eşitlik ve özgürlük kavramlarının, antik Yunan'dan başlayan Batı dünyasındaki serüvenleri ele alındı. İkinci bölümde, Cumhuriyet'in ilanına kadarki dinî düşünceyi temsil eden düşünürlerin metinlerine yorumlayıcı bir yaklaşımla içerik analizi uygulandı. Dinî düşünürler, çökmekte olan Osmanlı Devleti'ni kurtarmak için modern siyasi kavramları, asimetrik bir tarzda dinî terimlerle dinîleştirip halkı seferber etmek istemiştir. Türk dinî düşüncesinin asıl amacı, korkuları olan ve çıkarını düşünmesi gereken eşit özgürlüğe sahip bireyleri toplumsal sözleşmeyle kendilerinin efendisi yapmak değildir. Dinî düşünce, halkı seferber ederek devleti kurtarmayı hedeflediği için modern siyasi kavramlara da araçsal bakmıştır. Üçüncü bölümde, 1950-1980 yılları arasında Türk dinî düşüncesini temsil eden isimler üzerinden modern siyasi kavramların nasıl dönüştüğü analiz edildi. Bu dönemde dinî düşüncenin gözünde modern siyasi kavramlar, daha çok "düşman" Batı'nın "hastalıklı" siyasi hayatının bir ürünüdür. Böylece 1950-1980 yılları arasında Türk dinî düşüncesinin, bu sefer de Batı'daki milliyetçi/nasyonal siyasi düşünceleri asimetrik bir şekilde dinîleştirmeye çalıştığını görmek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Bilgi sosyolojisi, kavramlar, İslamcılık, dinî düşünce, siyasal modernite, hürriyet, meşrutiyet, cumhuriyet, demokrasi

Bilgi sosyolojisiCumhuriyetDemokrasi+7
Orhan Ayaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dindar kadının sembolik tüketim davranışı üzerine sosyolojik bir araştırma: Bursa örneği

Bu çalışmanın amacı, Bursa merkezinde yaşayan dindar kadınların sembolik tüketim davranışlarının sosyolojik bir analizini yapmaktır. Kadınların tüketimlerine etki eden faktörler araştırılmış, dinin sembolik tüketime olan etkisi incelenmiştir. Birinci bölümde tüketimin kavramsal boyutu, tüketim davranışları ele alınırken; özelde sembolik tüketim kavramı incelenmiştir. Sembolik tüketimin kavramsal ve sosyal teşekkülü açıklanmıştır. Modern ve postmodern tüketim dönemleri ele alınmış; tüketimin dönemsel olarak geçirdiği aşamalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde, Bursa'daki dindar kadınların sembolik tüketim davranışları incelenmiştir. Beş kategoride kadınların tüketimlerine etki eden unsurlar araştırılmıştır. Dinin tüketim üzerindeki etkisi ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Çalışmamızda nitel veri analiz türlerinden betimsel analiz tekniği kullanılarak, Bursa merkezinde ikamet eden kadınlarla derinlemesine yapılan mülakatların analizine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Din, Dindarlık, Tüketim, Sembolik Tüketim, Tüketim Davranışı, Modernizm, Postmodernizm

DinDin sosyolojisiDindarlık+5
Esma Son
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal tabakalaşma toplumsal cinsiyet ve din ilişkisi: Üst sosyo ekonomik tabakaya mensup dindar kadınların gündelik hayatı üzerine sosyolojik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, üst sosyo ekonomik tabakaya mensup dindar kadınların zihniyet dünyalarının ve günlük hayatının, tabakalaşma, toplumsal cinsiyet ve din ekseninde analizini yapmaktır. Birinci bölümde sosyal tabakalaşma teorileri, sınıf ve statü temelli genel sosyolojik eğilim ve barındırdığı yöntem sorunları dahil edilerek ele alınmıştır. Coğrafyacı görüşler; burjuvaziye dair tarihsel veriler ışığında zenginliğin bir kopuş olarak evlerde görünür olmasını, yerleşim temelli değerlendirmeler ise tabakalaşmanın bir başka boyutunu "kentsel ayrışma"yı örneklem evreninin oluşmasında açıklayıcı yapmaktadır. Toplumsal cinsiyet ve din; mekân ile bedeni, aile içi rolleri dönüştüren yönüyle gündelik hayata ve dindar kadına dair kamusal-özel alan ayrımına kaynaklık eden "mekânsal ayrışma"ya ilişkin açıklamalarda önemli iki referanstır. Yaşam biçimi analizleri, örneklem grubunun zihniyet çözümlemesi bağlamında ele alınmıştır. Gruba ait vasıfların tasvir ve tahlil edilmesinde kültür ve tüketim odaklı açıklamalar ve muhafazakarlaşma dünyevileşme ekseninde değerlendirmeler söz konusudur. İkinci bölümde örneklem evreni Bademli Mahallesi'nin fiziki özellikleri, örneklem grubu tercihleri ve Bursa'nın sosyo ekonomik yapısı içindeki konumunu borçlu olduğu "zenginlerin yaşadığı bir yerleşim yeri" olma vasıflarını kazanma süreci ele alınmıştır. Katılımcı gözlem ve derinlemesine mülakat yöntemiyle katılımcılardan elde edilen bulgularla; üst sosyo ekonomik tabaka içinde dindar kadınların aile, boş zaman, tüketim gibi sosyal kurumların alternatif görünümleri içindeki yeri ve zihniyet dünyalarının gelenek ve güncel referanslarla bağı ortaya koyularak yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Sosyal Tabakalaşma, Mekânsal Ayrışma, Din, Kadın, Zihniyet, Gündelik Hayat

DinDin sosyolojisiDindarlık+6
Fatma Güler
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Frankfurt Okulu'nun din görüşü: Jürgen Habermas örneği

Bu çalışmanın amacı Frankfurt Okulu'nun Max Horkheimer'dan Jürgen Habermas'a dek dine bakışını ortaya koymaktır. Birinci bölümde Frankfurt Okulu'nun ilk kuşağı incelenmiştir. Bu bölümde Frankfurt Okulu'nu ortaya çıkaran tarihi ve düşünsel arka plan ele alındıktan sonra temel ilgi alanları ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Habermas'ın din ve toplum üzerine görüşleri incelenmiştir. Burada öncelikle modernite savunusu ve İletişimsel Eylem Kuramı ele alınmıştır. Akabinde Frankfurt Okulu'ndan Habermas'a dinin konumu ve Habermas'ın dine dair düşünceleri incelenmiştir.

DinDin anlayışıDin sosyolojisi+5
Fatma Karaman
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güney Kore popüler kültürü'nün (Hallyu) imam hatip lisesi öğrencilerine etkisi üzerine bir alan araştırması

1990'lı yıllardan itibaren gelişme gösteren Güney Kore kültür endüstrisi, hükümetin uyguladığı yumuşak güç politikalarıyla birlikte çok kısa sürede küresel bir başarı kazanmış ve Kore popüler kültür ürünleri, uluslararası düzeyde bir dalga halinde yayılmaya başlamıştır. Küreselleşme süreçleriyle birlikte Kore Dalgası (Hallyu) olarak isimlendirilen fenomenin en başat taşıyıcıları ise küresel hayran kitlesini oluşturan uluslararası genç nüfustur. Doğu-Batı arasındaki sınırları ve tüm farklılıkları bünyesinde eriten melez yapısıyla her geçen gün hayran kitlesini genişleten Hallyu, Türkiye'de on yılı aşkın bir süredir var olan ve sayısı gittikçe artan belli bir hayran kitlesine sahiptir. Kore Dalgası'nın geçmişi ve bugünüyle ilgili güncel bilgilere yer veren bu çalışmanın içeriği; ilgili literatür ve internet kaynaklarının yardımıyla bu dalganın Türkiye'deki genel yansımaları ve Kore dizisi izleme alışkanlığının bir sonucu olarak küresel Hallyu hayran kültürüne katılan İmam Hatip Lisesi öğrencileri üzerine yapılan alan araştırmasına dair bulgulardan oluşmaktadır. Bu araştırmanın sonucunda, bütün ürünleriyle birlikte Kore hayranlığı üreten Hallyu'nun gençler üzerinde düşünceleri, duyguları, gündelik hayatı ve hayalleri yöneten bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Kore dizileri (K-drama) örnekliğinde görüldüğü üzere, içeriğinde İslami değerlere aykırı unsurlar bulunmasına rağmen duygu pazarlamacılığı teknikleri ve popüler imaj üretimini başarılı bir şekilde yürüten Hallyu'nun, gelenek ve modernleşmenin yanında yeni bir psikolojik çatışma alanı oluşturarak Müslüman gençlerin küresel değerlere angaje olmalarını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kore Dalgası (Hallyu), televizyon dizileri (K-drama), İmam Hatip Lisesi, küreselleşme, yumuşak güç, duygu pazarlamacılığı, popüler imaj, psikolojik çatışma.

Din sosyolojisiGüney KoreKore Dalgası+6
Sümeyye Asa
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek dini öğrenim gören gençlerin müziğe yönelik tutumlarını etkileyen sosyo-kültürel ve dini faktörler

Bu çalışmada İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin müzikle ilgili tutum ve davranışlarını etkileyen sosyo-kültürel ve dini faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bunun için literatür araştırmalarının olduğu ilk bölümde dinin boş zaman, popüler kültür ve müzikle ilişkisi; dindar camianın popüler kültür ve müziğe bakışı; kültür ve müzik konusunda ülkemizdeki gelişmeler ele alınmıştır. İkinci bölümde ise nicel anket alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Müzikle ilgili tutum, davranış ve bunları etkileyen faktörleri ölçtüğümüz anket İzmir, Bursa, Ankara, Kayseri ve Diyarbakır'daki İlahiyat Fakültelerinin 1. ve 4. sınıf öğrencilerinden toplam 596 kişiye uygulanmış, analizler ve yorumları tablolarla beraber bu bölümde sunulmuştur. Öğrencilerin müzikle ilgili genellikle olumsuz tutum ve davranış sahibi olduğu yönündeki hipotezlerimizin aksine olumlu bulgular elde edilmiştir.

DinDin eğitimiGençlik+6
Şeyma Arslan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim ve propaganda teknikleri açısından dini gruplar

Bu çalışmanın amacı, günümüzde varlığını sürdüren dört dini grubun kurumsal faaliyetlerini ve iletişim araçlarını kullanarak hedef kitlelerine ulaştırdıkları mesajlarının sosyolojik bir analizini yapmaktır. Birinci bölümde Antik Yunan'dan günümüze gelinceye kadar kullanılmış iletişim türleri, propagandanın tarihsel gelişimi ve propaganda teknikleri hakkında kuramsal bilgiler verilmiştir. Daha sonra faydalanılan iletişim araçlarının propagandadaki kullanımı, insanlar üzerindeki etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra medya alanında gerçekleşen gelişmeler sonucunda kamusal alanda gözlenen değişimler ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Menzil Cemaati, Erenköy Cemaati, Yeni Asya grubu ve Süleymancılık'ın basım-yayın, medya, eğitim, sağlık, turizm, inşaat, dernek, vakıf gibi pek çok farklı alanda kurumsallaşmaları sonucunda, kuruldukları günden bu yana gerçekleştirdikleri faaliyetler ve bu faaliyetler ile aktardıkları mesajlar değişen toplumsal yapı ile birlikte analiz edilmiştir.

CemaatlerDin sosyolojisiDini gruplar+5
Gizem Yakışır
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors