Theses supervised by Prof. Dr. Yavuz Köktaş

16 theses · Recep Tayyip Erdoğan University

Master'sOpen AccessTR

Zâhirî ile günahkâr mü'minin imandan çıktığına delâlet eden hadislerin tesbit ve değerlendirilmesi

Bu çalışma, Hz. Peygamber'den rivâyet edilen ve zâhiri olarak bir mü'minin imandan çıktığını ve ahirette gayr-i müslim gibi muamele göreceğini ifade eden hadislerin doğru anlaşılmasını amaçlamaktadır. Çalışmada ilk olarak yöntemler ve başvurulan kaynaklar çerçevesinde konu tanıtılmıştır. Hadislerin daha doğru bir perspektifle ele alınabilmesi için öncelikle ilgili âyetler değerlendirilmiş; bu âyetlerin, aynı üslup çerçevesinde nasıl bir bağlamda anlaşıldığı açıklanmıştır. Konu tarihsel süreçte itikadî tartışmalara mevzu olması nedeniyle farklı mezheplerin görüşlerine de yer verilmiş, böylece meseleye geniş bir bakış açısıyla yaklaşılmıştır. Ayrıca, Hz. Peygamber'in anlatım tarzı ve bu üslubun mahiyeti üzerinde durularak hadislerin içerdiği mesajın daha doğru bir şekilde anlaşılması hedeflenmiştir. Belirlenen kaynaklardan seçilen hadislerin tercümesi ve sened tahlilleri yapılarak, bu hadislerin sıhhat dereceleri incelenmiş ve meşhur şerh kitaplarında nasıl yorumlandığı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Araştırma, Hz. Peygamber'in bu tür hadislerde terhîb üslubunu benimsediğini ve bu ifadelerin bağlamına göre yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Aksi takdirde, bu üslubun yanlış anlaşılması çeşitli yorum hatalarına sebep olabilmektedir. Bu bağlamda, hadislerin doğru bir şekilde anlaşılması ve yorumlanması, Hz. Peygamber'in ifade tarzının kapsamlı bir şekilde incelenmesi ile mümkün olacaktır.

Edanur Topal
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Hadis tenkidi açısından mana ile rivayet olgusu

Bu çalışma, hadis ilminin temel meselelerinden biri olan mâna ile rivayet uygulamasını, klasik dönem bağlamında uygulamalı şekilde ele almaktadır. Mevcut literatürde mâna ile rivayetin genellikle hadis usulü metinleri üzerinden teorik bir mesele olarak işlenmesi ve uygulamanın ihmal edilmesi, teorik çerçeve ile tarihsel gerçeklik arasında boşluk oluşturmaktadır. Ayrıca 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mâna ile rivayetin hadislerin delil değeri açısından eleştirel bir sorun olarak konumlandırılması, bu araştırmanın temel problem alanını oluşturmaktadır. Tez, mâna ile rivayetin klasik hadis anlayışı içinde hangi sınırlarla kuşatıldığını, bu sınırların aşılması durumunda rivayetlerin nasıl tenkide tabi tutulduğunu ve "anlamın değişmemesi" ilkesinin pratik yansımalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Mâna ile rivayet, hadis literatüründe kapsamlı çalışmalara konu olsa da tanım ve içeriği açısından hâlâ muğlaklık barındırmaktadır. Bu durum, araştırmanın çıkış noktalarından biri olmuş, kavramın tanımı, kapsamı ve tarihsel süreçteki dönüşümünü problematik biçimde ele almayı gerektirmiştir. Araştırma yalnızca râvî merkezli bilgilerin aktarımıyla sınırlı kalmamış, rivayet metinlerinden elde edilen çözümlemeler ve geliştirilen kavramsal çerçeveyle mâna ile rivayetin tarihi sürecine dair özgün bir okuma sunmuştur. Bu yaklaşımla tâbiîn döneminden başlayarak râvîlerin rivayet üslupları ve metinlerin incelenmesinden elde edilen veriler değerlendirilmiş, mâna ile rivayetin farklı uygulama biçimleri ve geçirdiği dönüşümler somutlaştırılmıştır. Mâna ile rivayet konusundaki literatürde, rivayet sürecinin gelişimine odaklanılırken rivayete ilişkin tenkit ve bu tenkidin gelişimi genellikle göz ardı edilmiştir. Bu eksikliği gidermek amacıyla çalışmada mâna ile rivayetin "tabii sınırları ve "tenkide konu olma sınırları" detaylıca incelenmiştir. Söz konusu çerçevede, muhaddislerin mâna ile rivayetin hadisin fıkhî hükmünü, akâidî anlamını, anlatım bütünlüğünü veya kaynağını doğrudan etkilediği durumlarda tenkit mekanizmasını devreye soktuğu tespit edilmiştir. Ayrıca modern dönemde mâna ile rivayet meselesinin farklı bağlamlarda nasıl güncel hâle geldiği ve bu meseleye dair bakış açıları kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu çalışma, mâna ile rivayet olgusunu tarihsel gelişimi, ilk dört asırdaki klasik tenkit prensipleri ve 19. yüzyıl sonrası modern eleştirel yaklaşımlar çerçevesinde bütüncül bir bakışla ele almakta, uygulamalı örneklem ve dönemsel okuma biçimiyle konuya içerik ve yöntem düzeyinde yeni bir yön sunmaktadır.

Büşra Çetin
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kütüb-i sitte çerçevesinde eşler arasındaki ilişkiler

Bu tez, ailenin temelini oluşturan eşlerin aralarındaki ilişkileri ve birbiri üzerlerindeki hakları konu edinmektedir.Bu çalışmada Kuran'dan sonra en makbul kaynak olan Kütüb-i Sitte hadislerinden yararlanıldı. Dolayısıyla çalışmamızı Kütüb-i Sitte hadisleriyle sınırlı tuttuk.İki bölümden oluşan çalışmamızda ilk bölümde eşler arasındaki ilişkileri, ikinci bölümde ise eşlerin birbiri üzerindeki haklarının inceledik. Konumuzu onbeş farklı hadis şerhinden yaralanarak inceledik. Günümüz kaynaklarından yararlanarak ta konumuzu şekillendirdik.Kütüb-i Sitte çerçevesinde işlediğimiz eşler arasındaki ilişkilerle ilgili hadislerin konusuna göre dağılımlarına baktığımızda ibadet, cinsel hayat, sosyal hayat, psikolojik meseleler, adab, anlaşmazlıklar ve haklara dair oldukları görülmektedir. Bu durum, Hz. Peygamber'in hayatın her alanında karı koca ilişkilerinde hem örnek olduğunu hem tavsiyelerde bulunduğunu hem de çözümler ürettiğini göstermektedir.Bu hadislerde görülmektedir ki, ailenin huzuru her iki tarafın sorumluluklarının bilincinde olmasına bağlıdır.

EvlilikHadisKur'an-ı Kerim+4
Hasan Ayyıldız
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sahihayn hadisleri çerçevesinde sahabe söz ve davranışlarına karşı Hz. Peygamber'in tavrı

İnsanın bireysel ve toplumsal alanda huzurlu olabilmesi adına sosyal ilişkilerinde ölçülü olması büyük bir önem arz eder. Bu yönüyle Hz. Peygamber (s.a.v) insanlar için en güzel örnektir. Bu çalışmada Sahihayn hadislerinde Hz. Peygamber (s.a.v)?in sahabe söz ve davranışlarına karşı tavır ve tutumları ele alınmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sahabenin istek, öneri, itirazlarına karşı Hz. Peygamber (s.a.v.) tavrını içeren örnekler incelenmiştir. İkinci bölümde sahabenin kınama gerektirmeyen hallerine karşı Hz. Peygamber (s.a.v)?in tavırları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise sahabenin olumsuz söz ve davranışlarına karşı Hz. Peygamber (s.a.v.)?in tavırlarını içeren örnekler incelenmiştir. Çalışmada konuyla ilgili kitap, makale ve tezlerden faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, sahabe, söz, davranış, tavır, tutum, istek, öneri, itiraz, sözlü tepki, beden dili, takdir etme, hoşgörme, açıklama, onaylama, merhamet etme, misal verme, benzetme, gönül alma, müjdeleme, değer verme, tebessüm etme, terk etme, doğruyu gösterme, darılmama, müdahale, ödüllendirme, kızma, azarlama, kınama, uyarma, cezalandırma, susma, eş, aile, çocuk, kadın, erkek, bedevî.

Fatma Keskin
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Buhari ve Müslim hadisleri çerçevesinde Hz. Peygamber'in nezaket ve zarafeti

İnsanın bireysel ve toplumsal alanda huzurlu olabilmesi adına sosyal ilişkilerinin nezaket ve zarafet sınırları içerisinde olması büyük bir önem arz eder. Bu yönüyle Hz. Peygamber (s.a.v) insanlar için en güzel örnektir. Bu çalışmada Buhârî ve Müslim hadislerinde Hz. Peygamber (s.a.v)?in nezaket ve zarafet içeren davranışları ele alınmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş kısmında konuyla ilgili kavramlar tanımlanmıştır. Birinci bölümde Hz. Peygamber (s.a.v)?in aile ilişkilerinde nezaket ve zarafet örnekleri incelenmiştir. İkinci bölümde ise Hz. Peygamber (s.a.v)?in beşeri ve sosyal ilişkilerinde nezaket ve zarafet örnekleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, eş, aile, çocuk, kadın, erkek, bedevî, din, nezaket, zarafet, incelik, edep, adalet, müsamaha, hoşgörü, iffet, ilgi, duyarlılık, vefa, lâtife, iltifat, vefa.

Elif Kopal
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Nebevî sünnette beden bakımı

İnsanın dış görünüşü günlük hayatın her alanına direk etki eder mahiyettedir. Bu anlamda hayatın nizamını belirleyen ilahi vahyin muhatabı Rasulullah (s.a.v.)'ın beden bakımı ve korunmasıyla ilgili tavsiye ve önerileri, sosyal hayatın içinde bedeniyle var olan insan için son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmada Kütüb-i Sitte eserlerinde geçen hadislerde, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in beden bakımı ve korunmasına dair davranışları ve tavsiyeleri ele alınmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde insan bedeninin önemi Kur'an, Sünnet, Sosyolojik ve Psikolojik açıdan incelenmiştir. İkinci bölümde ise Hz. Peygamber (s.a.v.)'in insan bedeni ve bakımına dair hadisleri ve örnek davranışları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, beden, sünnet, giyim, süslenme, sağlık, takı, tıraş, insan, libas, sahabi, ziynet, spor, saç, sakal, temizlik, fıtrat, estetik, bakım.

BedenGiyimKur'an-ı Kerim+7
Zahir Aslan
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
DoctorateOpen AccessTR

Sünnet-bid'at tartışmalarının mahiyeti ve değerlendirilmesi

Sünnet ve bid'at, İslâm tarihi boyunca aktüalitesini hiç kaybetmemiş olan birbirine zıt iki kavramdır. Bunların mahiyetlerini ve kapsam alanlarını tespit etmek için geçmişten bugüne dek konunun uzmanları, farklı şekillerde bu kavramları tanımlamışlardır. Ayrıca bazı konularla ilgili âlimler arasında sünnet-bid'at bağlamında tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada mezkûr tartışmaların önemli bir kısmı ele alınıp değerlendirilmiştir. Araştırma; giriş, iki bölüm ve sonuçtan ibarettir. Araştırmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi, kaynakları, kapsam ve sınırlılıklarına dair verilen bilgilerin yer aldığı girişten sonra birinci bölümde sünnet kavramıyla başlanarak bu sözcüklerin kavramlaşma süreci ve mahiyeti irdelenmiştir. Dolayısıyla konu, "Sünnetin Kavramlaşma Süreci ve Mahiyeti" ile "Bid'atın Kavramlaşma Süreci ve Mahiyeti" diye iki ana başlık altında incelenmiştir. Bu bölümde konuyla ilgili geçmişte yapılan tartışmaların önemli bir kısmı ele alınıp değerlendirilerek sünnet ve bid'at için yeni tanımlar yapılmıştır. Ayrıca hasene ve seyyie diye iki kısma ayrılan gelenekle sünnet ve bid'at kavramlarının arası ayrılmıştır. İkinci bölümde ise amelî konularda yapılmış olan sünnet-bid'at tartışmaları, bazı uygulamalardan hareketle, "İbadetlerle İlgili Sünnet-Bid'at Tartışmaları" ve "Sosyal Hayatla İlgili Sünnet-Bid'at Tartışmaları" diye yine iki ana başlık altında incelenmiştir. Böylece teorideki tartışmaların pratiğe nasıl yansıdığını ortaya koymak suretiyle bu kavramların mahiyetlerinin anlaşılmasına katkı sağlanmıştır. Zikredilen amelî konularla ilgili tartışmalar değerlendirilirken, araştırmada sünnet ve bid'at için yapılan yeni tanımlar esas alınmıştır. Sonuçta ise araştırma boyunca tespit edilen neticelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sünnet, Bid'at, Gelenek, Hasene, Seyyie.

Bid`atKur'an-ı KerimSünnet+1
Abdulvehhab Gözün
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İbnü'l-Esîr ve en-Nihâye fî Garîbi'l-Hadîs adlı eseri çerçevesinde hadis yorumculuğu ve şerhçiliği

İslam dininin ikinci dereceden kaynağı olan hadisler, dinin anlaşılıp yaşanmasında önemli bir konuma sahiptir. Hadislerin doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için ise rivayetlerin tam olarak anlaşılması lazımdır. Zira Hz. Peygamber hayatta olmadığından dolayı sözlerinin mana itibariyle doğru anlaşılması ve yaşanması hayati önem taşımaktadır. Hadislerin daha iyi anlaşılabilmesi için çaba sarf eden ilim dallarından biri olan Garîbü'l-hadîs ilmi hadislerdeki anlaşılmayan kelimelerin manaları ile ilgilenmektedir. İbnü'l-Esîr'in en-Nihâye adlı eseri de bunlardan biridir. Çalışmada, yazıldığı dönem ve eser özellikleri itibariyle önemli bir yere sahip olan en-Nihâye detaylı bir şekilde incelenmiştir.

HadisKur'an-ı Kerimİbnü`l-Esir+1
Mehmet Şemsi Balat
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde yer alan kadın sahâbîler ve rivayetlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada Hz. Peygamber'in (s.a.v) hanımlarının dışındaki hanım sahâbîlerin rivayetleri Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i çerçevesinde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, râvîlerin incelenmesi, rivayetlerinin sayısı ve konularının belirlenmesi, hadislerin sıhhatleri ve kaynaklara intikali esas alınmıştır. Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde hanım sahâbilerin rivayetleri erkeklere oranla azdır. Rivayetler içerisinde sahih de zayıf da vardır. Ayrıca hanım sahâbilerin hadis rivayetlerin çoğu soru merkezlidir. Anahtar Kelimeler: Hadis, sahih, zayıf, sahabe, Müsned

Ahmed bin HanbelKadın sahabelerKadınlar+6
Merı Kedelidze
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-abbas El-Kurtubî'nin El-mMüfhim li mâ Eşkele min Telhîsi Kitabi Müslim adlı eserindeki şerh metodu

Bu çalışmada Ebu'l- Abbas el-Kurtubî'nin, Sahîh-i Müslim'e yazdığı özet olan Telhîs'i şerhettiği el-Müfhim li ma Eşkele min Telhîsi Kitabi Müslim isimli eseri incelenmiştir. Öncelikli olarak Kurtubî'nin hayatı, eserleri ve el-Müfhim kısaca tanıtılmıştır. El-Müfhim'de Kurtubî'nin hadisleri şerhetme metodu, hadislerin şerhini yaparken kullandığı materyaller, senet ve metin açısından hadisleri anlama biçimi ve bazı hadis meseleleri ile ilgili Kurtubî'nin görüşleri çalışmanın ana konusudur.

HadisKur'an-ı KerimKurtubi+2
Zeynep Genç
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Hicrî dördüncü asır ricâl tenkidinin mukayeseli incelenmesi -İbn Hibbân ve İbn Adî örneğinde-

IV/X. asrın meşhur alimleri arasında bulunan İbn Hibbân ve İbn Adî, zayıf râviler hakkında eser kaleme almış iki önemli münekkittir. Onların bu konudaki kitapları; içerdikleri râvi sayısı, mütekaddim münekkitlere ait değerlendirmeleri ihtiva etmesi ve râviler hakkında hüküm verirken takip ettikleri metotlar açısından ön plana çıkmaktadır. IV/X. asır ricâl tenkidini, İbn Hibbân ve İbn Adî'nin zayıf râviler hakkındaki kitapları üzerinden ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, şu sonuçlara ulaşmıştır: İbn Hibbân ve İbn Adî, ricâl tenkidi yaparken, kendilerinden önceki münekkitlere ait değerlendirmelerden istifade etmiş, karşılaştığı râviler hakkında kişisel kanaatlerini esas almış ve eserlerinde yer verdikleri râvilere ait rivâyetleri inceleyerek onlar hakkında hükme varmışlardır. Bunlar arasında özellikle tenkid edilen râvilere ait hadis rivâyetlerinin araştırılması ön plana çıkmaktadır. Bu asırda gerçekleştirilen ricâl tenkidi; cerh-taʻdîl ilminin tutarlılığı ve kendisinden önceki dönemle uyumlu olduğunu gösteren benzer sonuçlar ortaya koymaktadır. Bununla birlikte İbn Hibbân ya da İbn Adî'nin ricâl tenkidinde kendi aralarında ve kendilerinden önceki münekkitler karşısında belli ölçüde farklı kanaatlere sahip oldukları da görülmektedir. Bu farklılığın aynı zamanda cerh-taʻdîl ilmindeki ictihad mekanizmasının canlılığına işaret olarak değerlendirilmesi de mümkündür. Öte yandan IV/X. asırdaki tenkit faaliyetleri, sıklıkla bir gerekçe üzerine bina edilmiştir. Bu açıdan bakıldığında, IV/X. asır önceki dönemde sarf edilen gayr-ı müfesser veya izaha muhtaç değerlendirmeleri de açıklığa kavuşturmaktadır. Ayrıca bu dönemde kullanılan değerlendirme lafızları, iki farklı eğilime sahiptir. Buna göre İbn Hibbân, net ve kısa değerlendirme lafızlarına sıklıkla yer verirken, İbn Adî, analitik bir üslup barındıran tenkit ifadeleri kullanmıştır. Bu sebeple, özellikle İbn Adî'nin herhangi bir râvi hakkında verdiği hükmün anlaşılmasında, lafzın kullanıldığı bağlam daha önemli hale gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Cerh-Taʻdîl, Ricâl Tenkidi, Kitâbu'l-Mecrûhîn, el-Kâmil fi duafâi'r-ricâl, Cerh

Cerh-tadil yöntemiRavilerRical ilmi+3
İsmail Kurt
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

en-Nevevî'nin Hulâṣatü'l-Aḥkâm adlı eseri çerçevesinde hadis değerlendirme yöntemi

Bu çalışmada Nevevî'nin hayatı ve eserleri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Ḫulâṣatü'l-Aḥkâm adlı eserindeki yöntemi ve hadis kaynakları tespit edilmeye çalışılmıştır. Nevevî'nin bu eserde serdettiği rivayetleri, tashih ve tazᶜifte izlemiş olduğu hadis değerlendirme yöntemi, mukayeseli olarak incelenip ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca Nevevî'nin değerlendirmelerinin tamamı tespit edilmiş ve örneklendirme usûlüyle, rivayetin sıhhati hakkındaki kanaatinin isabetli olup olmadığı incelenmiştir. Müellif rivayetleri değerlendirmede genelde otorite imamlardan faydalanırken bazen de kendisi tashih ve tazᶜifte bulunmuş ve bu noktada kendine has farklı yöntemler kullanmıştır. Genel olarak yaptığı tashih ve tazᶜiflerin isabetli olduğu fakat bazen zayıf olan bir rivayet hakkında hasen ya da sahih değerlendirmesinde bulunduğu, şâhid ya da mütabiᶜlerle sıhhat kazanan bir hadis hakkında da zayıf nitelemesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra müellif Buhârî ve Müslim'in sıhhat şartlarını hadis değerlendirme yöntemi olarak kabul etmiş ve bu iki muhaddisin şartlarına göre rivayetleri tashihte bulunmuştur. Nevevî'nin âlimlere yönelik eleştirilerinin tamamı tespit edilerek incelenmiş ve râvi tenkitleri münekkit âlimler nazarında mukayeseli olarak örnekler üzerinden gösterilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hadis, Tashih, Taᶜzif, Râvi, Şâhid, Mütabiᶜ

HadisNeveviRaviler+1
Hamza Çatan
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bâkıllânî'de haber teorisi ve hadis yorumculuğu

Hicri beşinci yüzyılın ilk çeyreğinin başlarında vefat eden Bâkıllânî, Eşᶜarî kelamının sistemleşmesinde büyük öneme sahip bir âlimdir. Müellif, kelam ve fıkıh usûlü alanlarında yazdığı eserlerle ön plana çıkmaktadır. Söz konusu eserleri telif ederken bazı âlimlerden etkilendiği gibi bazı âlimleri de etkilemiştir. Bu çalışmada Bâkıllâni ve kendisinden önceki bazı âlimlerin haber teorileri genel hatlarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca Bâkıllânî'nin hadis usûlünün çeşitli konularına dair görüşleri de belirtilmiştir. Müellifin söz konusu görüşleri, Hatîb el-Bâğdâdî'nin (ö. 463/1071) mütekaddimûn dönemde önemli yer tutan el-Kifâye isimli eserinde kendisinden yapılan alıntılar çerçevesinde tespit edilmiştir. Haber teorileri tespit edildikten sonra ise Bâkıllânî'nin eserlerinde kullandığı inançla ve Kur'ân'la ilgili hadisleri değerlendirme metodu konu edilmiştir. Bu bağlamda müellifin yaptığı yorumlar ve bu yorumlarından hareketle hadis yorum metodu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha net bir ifadeyle belirtilecek olursa Bâkıllânî'nin hadisler karşısındaki tutumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Öte yandan onun hadis yorumlarının hadis şârihlerine etkisinin olup olmadığı da incelenmeye gayret edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda Bâkıllânî'nin genel olarak hadisleri reddetmek yerine kullanmaktan yana olduğu; bu doğrultuda da teᵓviller yaptığı tespit edilmiştir. Ayrıca yaptığı hadis yorumlarının da hadis şârihleri tarafından dikkate alındığı gözlemlenmiştir.

BakıllaniHadisRivayetler+3
Lokman Korkut
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hicrî ilk üç asırda cehâlet ve meçhul râviler

Bu çalışmada meçhul râvi anlayışının hicrî ilk üç asırda gerçekleştirmiş olduğu gelişim seyri incelenmiştir. Söz konusu asırlar, meçhul râvi anlayışını tesis eden düşüncenin anlaşılmasında, dolayısıyla sonraki dönem hadis usûlü eserlerindeki meçhul râvi kavramının temellendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. En az bir münekkit tarafından meçhul olmakla nitelendirilen râviler, isnad, dönem, bölge ve râvi-münekkit ilişkisi açısından ele alınmıştır. Bununla, münekkitlerin bu tür râvilerin meçhullüğünü belirlerken uyguladıkları yöntemin tespit edilmesi ve meçhul râvilerin yoğunlaştığı zaman dilimi ve bölgelerin ricâl tenkidi açısından yorumlanması hedeflenmektedir. Bu bağlamda hicrî ilk üç asırda meçhul râvilerin hangi bölgelerde yoğunlaştığı ve bunların muhtemel sebepleri, meçhul râvilerin yaşadıkları dönemde mi yoksa vefatlarından sonra mı değerlendirmeye tâbi tutuldukları tespit edilmiştir. Meçhul râvi kavramının ricâl tenkit lafızları arasında yer almasını sağlayan hicrî ilk üç asır münekkitlerinin tespitleri, kimin ne ölçüde bu terime katkıda bulunduğunu açık bir şekilde ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu süreçte meçhul râvinin kime denildiği, münekkitlerin meçhul râvi tespit yöntem ve yaklaşımları ve söz konusu anlayış etrafında vazedilen terminolojinin ne olduğu gibi konular meçhul râvi kavramının seyrini ortaya koymada önemli addedilmiş ve ayrıntılı tetkik edilmiştir. Ayrıca söz konusu döneme ait meçhul râviye delalet etmek üzere münekkitler tarafından kullanılan değerlendirme lafızları ve bazılarının delâlet ettikleri manalar tetkik edilmiştir.

CehaletCerh-tadil yöntemiHadis+6
Fatma Yıldız
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

İmam Şâfiî ve bazı Şâfiîlerin hadisin sıhhatine dair yaklaşımlarının uygulama ile mukayesesi

İslam düşüncesinin önde gelen isimlerinden olan İmâm Şâfiî (ö. 204/820), hadis ve fıkıh ilimlerinin ikisine de hâiz olan önemli bir şahsiyettir. İmam Şâfiî, hem Medine ekolünden hem de Irak ekolünden istifade etmiştir. O'nun 'Hadis sahih olursa, o benim mezhebimdir' şeklindeki ifadesi meşhur olmuştur. Bazı âlimler sahih olarak kabul ettikleri veya sadece sahih hadislerin yer aldığı eserlerdeki bütün hadislerle amel etmişlerdir. Bazı âlimler ise amel edilen bütün sahih hadislerin İmâm Şâfiî'nin sözünün zahirine uygun olduğunu düşünerek bu hadislerle amel edildiğini düşenerek, sahih hadislerden bir kısmında, şeriatın genel kurallarına uygun olmayan durumların varlığını veya insanlar arasında yaygın olan örfi kurallara bir muhalefet olduğunu fark etmiş ve bütün hadislere ihtiyatlı yaklaşmıştır. Çalışmamız, İmam Şâfiî'ye göre bir hadisin sahih olmasının onunla amel edilmesine yeteceğine dair düşünceyi ele almayı, İmam Şâfiî'nin ifadesinin sınırlarınının bilinmesi ve bu ifadeyle amel edilebilmesi için âlimlerin koyduğu gerekli şart ve kuralların farkında olunmasının yanı sıra İmam Şâfiî'nin bazı sahih hadislerle amel etmemesinin nedenlerinin tespit edilmesi üzerine tesis edilmiştir. Ayrıca Şâfiî âlimlerin kitaplarında, Şâfiî ulemanın geçerli olduğunu düşünerek amel ettiği zayıf hadisler de vardır. Bu çalışmadaki amacımız Şâfiî âlimlerin söz konusu zayıf hadislerle amel edip etmemelerinin gerekçelerini ortaya koymaktır. Elde edilen bulgulara göre Şâfiîler, illet, daha güçlü bir delil, icmaa aykırı veya mensuh olması, kişiye özel durumların olması veya hadisin tevil edilmesi sebebiyle bazı sahih hadislerle amel etmemişlerdir. Buna karşılık icmaa ve Kur'ân'ın zahirine uygun olması, sahih bir hadisin umumuna dahil olması, kıyasa uygun ve sahabi kavline veya fiiline uygun olması ayrıca mürsel, mutabaât veya şevahidle takviye edilmesi son olarak ise ihtiyat gerekçesiyle bazı zayıf hadislerle amel ettikleri anlaşılmıştır. Çalışma sözü edilen amaçlar doğrultusunda üç ana başlığa ayrıldı. İlk kısım Şâfiîlerin hadislerin kabul ve reddine dair genel yaklaşımları, ikinci kısım zahiren sahih olmasına rağmen Şâfiîlerin bu hadislerle amel etmeme nedenleri ve sahih olmasına rağmen Şâfiîlerin te'vil etmelerinden dolayı amel etmedikleri hadisleri, üçüncü kısım ise Şâfiîlerin amel ettiği zayıf hadisler ve bu hadislerle amel etmelerinin nedenleri inceleme konusu yapılmıştır.

AmelHadisMezhepler+3
Abdulkarim Dalatı
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hadis-icmâ ilişkisi ve icmâa aykırı görülen hadisler

Şer'î deliller sıralamasında Kur'ân ve sünnetten sonra gelen icmâ, otoritesini İslâm ümmetinin dalâlet üzerinde birleşmeyeceği prensibinden almaktadır. Kur'ân'ın Mushaf haline getirilmesinde ve ashâbın sünnetten olan herhangi bir şeyi zâyi etmemesinde güçlü bir otoritesi bulunmaktadır. Bu tez icmâın, tarihsel süreçteki değişimini ve gelişimini göz önünde bulundurarak, sünnetin bir kısmını oluşturan hadisler üzerindeki etkisini ve fonksiyonunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca matuf olarak çalışmanın konusu, İcmâın tarihsel sürecini, hadis-icma ilişkisini ve icmâa muhalif olduğu iddia edilen rivâyetleri ihtivâ etmektedir. Hemen hemen bütün İslâmî ilimler, icmâın güçlü otoritesinden yararlanmıştır. Klasik hadis usûlü ilminde icmâ müstakil olarak yer almamaktadır. Bununla birlikte hadis ilminin şerh, nâsih ve mensûh, ilel, cerh-ta'dîl ve mevzu hadis gibi pek çok alt dalında icmâa baş vurulmuştur. İcmâ, Hz. Peygamber'in (s.a.s.) vefatından sonra ilk asırlardan itibaren kimi zaman amel kavramıyla kesişerek hadislerin kabul ve reddinde etkili olmuştur. İcmâın bu etkisinin hadis ilminin gelişen sürecinde ne kadar devam ettiği; muhaddislerin ve fakîhlerin icmâın bu fonksiyonlarından ne ölçüde yararlandığı bu araştırmanın cevaplamaya çalıştığı sorulardır. Araştırmanın diğer bir sorusu, âlimlerin bir hadisi hangi koşullarda icmâa muhalif olarak değerlendirdikleri ve bunun neticesinde nasıl bir metod uyguladıklarını tespit etmektir. Ağırlıklı olarak hadisçi ve fakîhlerin yöntemleri yer almakla birlikte değerlendirilen icmâa muhalif hadis örneklerinden dolayı müfessirlerin ve kelâmcıların görüşlerine de yer verilmiştir. Araştırmanın ve soruların neticesinde, icmâın teoride ve pratikte farklı değerlendirildiği ortaya çıkmış; klasik hadis usûlünde yeri bulunmamakla birlikte kimi hadisçilerin uygulamalarında yer aldığı görülmüştür.

Hadis
Esma Yılmazlar
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors