Theses supervised by Prof. Dr. Yahya Mustafa Keskin

18 theses · Fırat University, Bolu Abant İzzet Baysal University

Master'sOpen AccessTR

Elazığ Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları mahallelerinde oturan Tunceli göçmeni Alevilerde halk inanışları ve bunlara bağlı uygulamalardaki değişimler

Bu araştırma, adından da anlaşıldığı gibi Elazığ İli Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları Mahallelerinde yaşayan Tunceli göçmeni Alevilerin halk inançları ve bunlara ilişkin pratiklerde meydana gelen değişimlerin sosyolojik bir incelemesidir. Bu incelemelerde din sosyolojisinin metot ve tekniklerini kullanmak suretiyle Elazığ İli Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları Mahallelerinde oturan Tunceli göçmeni Alevilerin halk inançları ve bunlara ilişkin pratiklerde meydana gelen değişimleri açıklamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada genellikle, görüşme, gözlem ve belgesel kaynak taramanın yanında, yerinde ve katılarak gözlem, mülakat ve fotoğraflama gibi saha araştırmaları teknikleri bir arada kullanılmıştır. İncelemeler sonucunda bu mahallerde yaşayan Alevilerin inanışlarının eski Türk inanışlarıyla olan benzerliklerini ortaya koymayı hedeflemektedir.Anahtar Kelimeler: Elazığ, Alevilik, Eski Türk İnanışları, Ziyaret Yerleri, Kült.

AlevilerAlevilikDin sosyolojisi+5
Sümeyye Gülbay Küçük
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyoloji bölümü öğrencilerinin kültürel kimliğinin belirlenmesinde sosyal medyanın rolü: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi örneği

Yüzyıllardır süregelen savaşları incelediğimizde, bir ülkeyi yok etmenin sadece fiziksel güç ile sağlanamayacağı açıkça görülmektedir. Bir ülkeyi tam anlamıyla yok etmek veya ele geçirmek için, o ülkenin yapı taşı niteliğindeki kültüre zarar vererek sağlanacağı söylenebilir. Kocadaş (2005: 1, 2), medyanın kültürü, küresel boyutta, insanlara ulaştırdığını ve ülke bütünlüğü için, ülkenin siyaset, ekonomik ve kültür özelliklerinin birinin dahi eksik olmaması gerektiğini, ayrıca, kültür ve medyanın toplumda en önemli iki kurum olduğunu belirtir. Buradan hareketle, Bu araştırmanın genel amacı, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin, sosyal medya platformları kullanımı, çevrimiçi ve çevrimdışı gösterdikleri bazı tutumlar arasındaki ilişki, sosyal medyanın kültürel kimliklerini nasıl ve ne derecede etkilediğini incelemektir. Belirlenen amaca ulaşmak için, öncelikle konuya ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak, anket tekniği kullanılmıştır. Anket formundaki sorular daha önce yapılan çalışmalar ışığında hazırlanmıştır. Sonrasında, bu form, uzman kişilerle birlikte tekrar gözden geçirilerek, 8 tane demografik bilgi içeren ve 8 tane sosyal medya kullanımına dair ve 14 tane sosyal medya kullanımı ve kültürel kimliğe dair olmak üzere, toplam 30 sorudan oluşan; yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve 5' li likert ölçekli 8 adet kapalı uçlu soru şekillerini içeren, anket formu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen, 200 katılımcının yanıtları, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş, ve ulaşılan bulgular literatürden faydalanarak yorumlanmıştır. Bu doğrultuda, değişkenler arasında, ki kare testi, frekans tabloları analizlerinden yararlanılmıştır. Açık uçlu sorulara verilen yanıtlar not edilmiş ve analize eklenmiştir.Yapılan araştırmada elde edilen bulgularda, katılımcıların, sosyal medya kullanım alışkanlıkları ile günlük yaşamları arasında bir ilişki olduğu, demografik özelliklerin sosyal medya kullanımı ve düşüncelere etkisinin az olduğu, katılımcıların en çok, sosyal medyanın kültürel kimliğe bir etkisi olmadığı ve sosyal medyanın, kültürel kimliği değiştirdiği görüşünde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Küreselleşme, Sosyal Medya, Kültürel Kimlik, Gençler, Küresel Kültür

GençlerKültürel kimlikKüreselleşme+6
Kübranur Erarslan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

2005 sonrası Almanya ile Türkiye arasında gerçekleşen nitelikli işgücü hareketliliğinin ardında yatan sosyolojik nedenler

Bu çalışma Almanya'dan Türkiye'ye dönen ikinci ve üçüncü nesil nitelikli Türk ve/veya Türk kökenli Alman vatandaşlarıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirerek Türkiye'ye göç ve/veya tersine göç sürecinin Almanya'dan başlayarak Türkiye'de devam eden aşamalarında yaşadıkları olumlu olumsuz deneyimlerini bütüncül bir yaklaşımla tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada toplumsal olguların yaşandıkları ve geliştikleri çevrede araştırılması, anlamlandırılması amaçlandığından nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama tekniği olarak nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Böylece katılımcıların Türkiye'ye göç ve/veya tersine göç süreci hakkındaki düşüncelerinin, izlenimlerinin, bu süreçte edindikleri deneyim ve tecrübelerinin, algı ve anlayışlarının tespit edilmesine çalışılmıştır. Görüşmelerden elde ettiğimiz bulguların betimsel analizi ve tartışması, bu kişilerin süreç boyunca yaşadıkları olumlu olumsuz deneyimlerin neler olduğu, mesleki birikimlerinin en iyi şekilde nasıl değerlendirilebileceği, Türkiye'ye uyum noktasında neler yapılabileceği, bu kişileri tekrar Almanya'ya dönmeye zorlayan nedenlerin neler olduğu ve bunlara karşı ne tür önlemler alınması gerektiği ile ilgili önemli bilgiler elde etmemizi sağlamıştır. Bu konuya ilişkin daha gelişmiş ve detaylı çalışmaların yapılabilmesi için öncelikle gerek Türkiye'ye gelmiş olan ve gerekse Almanya'da olup da Türkiye'ye dönmeyi düşünen bu nitelikli Türk ve Türk kökenli Alman vatandaşlalarının demografik verilerinin istatistiki olarak hazırlanmasının gerekliliği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Geriye Dönüş Göçü, Nitelikli Göçmen, İkinci ve Üçüncü Nesil

AlmanyaGeriye göçGöçler+5
Ahmet Küçük
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Denetimli serbestlik sisteminden faydalanan madde bağımlıları üzerine sosyolojik bir araştırma: İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü örneği

Bu araştırma hakkında denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiş uyuşturucu madde kullanan bireyleri konu edinen bir araştırmadır. Çağın sorunu olan ve oldukça mücadele gerektiren uyuşturucu madde kullanımı konusu çerçevesinde oluşturulan bu araştırmada madde kullanan kişilerin sosyal, ekonomik ve kültürel profillerinin incelenmesi, bu kişilerin uyuşturucu madde kullanımı konusundaki bilgilerinin, davranış düzeyleri ve tutumlarının ölçülmesi ve bu kişileri madde kullanımına iten sebeplerin anlaşılması amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra devletin uyuşturucu ile mücadele eden birçok kurumundan biri olan denetimli serbestlik merkezinde uyuşturucu madde kullanan kişilere uygulanan uygulamaların kişiler açısından yeterliliğinin ve faydasının anlaşılması, tüm bulgular ışığında ilgili literatüre katkı sağlanmak amaçlanmıştır. Bu amaçlar ışığında İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Merkezinde bulunan 200 madde kullanıcısı ile anket çalışması yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda bu kişilerin çoğunluğunun medeni durumunun bekar olduğu, orta gelirli olduğu, eğitim seviyesinin düşük olduğu, madde kullanımlarında en etkili nedenin arkadaş ortamı olduğu, madde kullandıkları için hayatlarında en çok aileleriyle ilgili problemler yaşadıkları, maddeyi ilk kez arkadaşları sayesinde temin ettikleri, ilk kez esrar maddesini denedikleri, en çok esrar maddesini kullandıkları, denetimli serbestlik uygulamalarından fayda aldıkları, denetimli serbestlik uygulamalarında eksik bir yön bulmadıkları ve haklarında denetimli serbestlik kararının verilmesinden sonra hayatlarında bir çok alanda iyileşme yaşadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ilgili literatüre katkı sağlamak amacıyla sonuçlar bölümünde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uyuşturucu Madde, Bağımlılık, Madde Bağımlılığı, Denetimli Serbestlik

BağımlılıkDenetimli serbestlik sistemiMadde bağımlılığı+4
Sena Nur Aydın
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi bağlamında lise öğrencilerinin çevresel güvenlik algılarının gelecek beklentileri üzerine etkisi

Bu araştırmada Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi bağlamında lise öğrencilerinin çevresel güvenlik algılarının gelecek beklentileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışma, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumlarında, 2020-2021 eğitim öğretim sürecinde öğrenim gören 1149 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırma tarama modelinde gerçekleşmiştir. Araştırmada "Gelecek Beklentisi Ölçeği" ve "Çevresel Güvenlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 paket programında değerlendirilmiştir. Araştırmanın analizlerde tanımlayıcı istatistiklerin için ortalama, yüzde, frekans ve standart sapma kullanılmıştır. Ölçekler normal dağılıma sahip olduğundan parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada bağımlı ve bağımsız değişkenler arasında ilişkiyi bulmak için korelasyon, etkiyi bulmak için regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; lise öğrencilerinin gelecek beklentilerinin 'çok düzeyde' yüksek olduğu, çevresel güvenlik algılarının ise "kesinlikle katılıyorum" düzeyinde yüksek olduğu görülmüştür. Bunun yanında lise öğrencilerinin gelecek beklentileri ve alt boyutları ile çevresel güvenlik algıları çeşitli kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Bu kapsamda lise öğrencilerinin gelecek beklentisinde anlamlı fark gösteren kişisel değişkenler; cinsiyet, anne iş durumu, okul türü, sınıf seviyeleri, yaşı, birlikte yaşadıkları kardeş sayıları, kiminle yaşadıkları, anne ve baba eğitim durumu, ailenin aylık geliri, yaşadığı çevre yaşadığı ev olarak görülmüştür. Benzer şekilde lise öğrencilerinin çevresel güvenlik algılarında anlamlı fark gösteren değişkenler; anne iş durumu ve sınıf seviyeleri olarak görülmüştür. Lise öğrencilerinin gelecek beklentisi alt boyutlarında; eğitsel gelecek beklentileri düzeyi arttıkça sosyal gelecek beklentileri düzeyi yüksek seviyede doğru orantılı arttığı; kişisel ve mesleki gelecek beklentileri düzeyi arttıkça ekonomik gelecek beklentileri düzeyi zayıf düzeyde doğru orantılı arttığı; kişisel ve mesleki gelecek beklentileri düzeyi arttıkça sosyal gelecek beklentileri düzeyi zayıf seviyede doğru orantılı arttığı; kişisel ve mesleki gelecek beklentileri düzeyi arttıkça eğitsel gelecek beklentileri düzeyi zayıf düzeyde doğru orantılı arttığı görülmüştür. Araştırmada çevresel güvenlik gelecek beklentisinin % 4.90'ını açıklamıştır. Buradan lise öğrencilerinin çevresel güvenlik algısının gelecek beklentisi üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Buna göre çevresel güvenlik algısı 1 birim arttırıldığında gelecek beklentisi algısının 0.332 pozitif yönlü anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Maslow, Çevresel güvenlik, Gelecek beklentisi, Lise öğrencisi

Gelecek beklentisiLise öğrencileriMaslow, Abraham H.+3
Elif Sur
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı nüfusun huzurevlerine ilişkin görüşleri ve beklentileri: Bolu örneği

Gerçekleştirilen bu çalışmada Bolu ilinde yaşayan yaşlıların huzurevlerine ilişkin görüşleri ve beklentilerinin tespit edilerek yorumlanması amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışma Bolu ilinde yaşlılık ve huzurevi adına yapılan ilk çalışmadır. Araştırma kapsamında Bolu il merkezinde ikamet eden 65 yaş ve üzerinde olan 10'u kadın, 10'u erkek olmak üzere toplam 20 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Çalışma sürecinde veriler araştırma kapsamında nitel veri toplama tekniklerinden biri olan görüşme (mülakat) tekniği uygulanmıştır. Bolu il merkezine yaşayan yaşlıların huzurevlerine ilişkin görüşleri ve beklentileri ile ilgili görüşme formunda yer alan sorular yer almaktadır. Görüşme (mülakat) formu soruları araştırmacı tarafından ilgili literatür ışığında oluşturulmuştur. Bu araştırma ile görüşülen yaşlı bireylerin yaş, cinsiyet durumu, gelir durumu, medeni durumu, eğitim düzeyi, huzurevlerine ilişkin bakış açıları, görüşleri ve beklentilerinin tespit edilerek değerlendirilmesidir. Katılımcıların çoğu yaşlılık döneminde bakıma muhtaç olduklarında ve bakacak kimselerinin olmadıklarında huzurevinde kalmayı tercih edecekleri ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, huzurevi personelinden hoşgörülü, saygılı ve kendilerine her türlü ihtiyaçlarında yardımcı olması beklendiği araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır. Huzurevinde boş zamanlarını yaşlı bireyler; el işleri, kitap okuma, spor aktivitesi, televizyon izleme, dini etkinlikler ve toprağı ekip biçme gibi faaliyetlerle geçirmek istedikleri tespit edilmiştir.

BeklentilerBoluHuzurevleri+3
Elif Gürbüz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay zeka ve robotik teknolojinin algılanma durumu üzerine sosyolojik bir inceleme

Bu çalışmada, yapay zekâ ve robot teknolojisinin etkilerini deneyimlecek olan sosyal aktörlerin bu teknolojiye yönelik risk ve işlev algıları incelenmiştir. Bu kapsamda "Yapay Zekâ ve Robot Teknolojisi Algı Ölçeği "geliştirilmiş ve görüşmeler yapılmıştır. Yapay zekâ ve robotların kullanımının toplumun ve bireylerin ihtiyaçlarını karşılaması, yararlı olarak değerlendirilmesi; diğer bir ifade ile yapay zekâ ve robot teknolojisinin toplumun ve kişilerin yaşamlarının düzgün işleyişine katkı sunması şeklindeki düşünce işlev algısı; yapay zekâ ve robotların kullanımının toplum ve bireyler üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerine yönelik düşünce risk algısı olarak değerlendirilmiştir.Sosyal aktörlerin yapay zekâ ve robot teknolojisine ilişkin risk ve işlev algısını ölçmeye yönelik geçerli ve güvenilir ölçme aracı geliştirmek, araştırmanın temel amaçlarındandır. Sosyal aktörlerin yapay zekâ ve robotlarla ilgili risk algısının ve işlev algısının çeşitli değişkenlerle ilişkilerinin araştırılması, sosyal aktörlerin yapay zekâ ve robot teknolojisini nasıl algıladığı bu çalışmanın diğer amaçlarındandır. Bu çalışma, nitel ve nicel çalışmanın birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemine uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırma, dört farklı grup ile gerçekleştirilmiştir. 238 kişi ile açımlayıcı faktör analizi, 222 kişi ile doğrulayıcı faktör analizi, 491 kişi ile ilişkileri belirleme ve 15 kişi ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada, Kişisel Bilgi Formu, Görüşme Formu, Yapay Zekâ ve Robot Teknolojisi Algı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek geliştirmede ve diğer işlemlerde farklı analiz teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ölçek, dört faktörlü 26 maddeden oluşan bir yapıya dönüşmüştür. Genel işlev algısı puanının artması sosyal aktörlerin yapay zeka ve robot teknolojisine dönük algılarıın işlevsel olduğunu, genel risk algısı puanının artması ise yapay zeka ve robot teknolojisine dönük algılarını risksel olduğunu işaret etmektedir. Çalışmanın nitel basamağında görüşmelerden elde edilen veriler, analiz edilmiş ve soruların ortaya koyduğu temalara göre düzenlenmiş ve tablolara dönüştürülmüştür. Araştırmada kullanılan sorular doğrultusunda görüşmelerden elde edilen veriler, tanımlanmış ve gerekli yerlerde doğrudan alıntılarla desteklenmiştir.

AlgıFenomenolojiRobot sistemleri+5
Meltem Toksoy Çağal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal medyada kuşaklararası kültürel etkileşim ve iletişim (X, Y ve Z kuşakları)

Bu doktora tezi kapsamında sosyal medya kullanımının X, Y ve Z Kuşakları arasındaki iletişim ve kültürel etkileşimi nasıl etkilediği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; araştırmanın konusu, amacı, önemi, problemi, alt problemleri ve yöntemi açıklanmıştır. İkinci bölümde kavramsal ve kuramsal çerçeve, üçüncü bölümde ise kuşak kavramı ve araştırmada ele alınan X, Y, Z Kuşaklarının özellikleri verilmiştir. Dördüncü bölümde saha çalışması sonucu elde edilen veriler ortaya koyulmuş ve yorumlanmıştır. Saha çalışması nitel araştırma yöntemi, derinlemesine görüşme tekniği (yarı yapılandırılmış) kullanılarak toplam 35 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın beşinci ve son bölümünde araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar verilmiş, sosyal medya kullanımının X, Y ve Z Kuşakları arasında gerçekleşen iletişim ve kültürel etkileşimi olumlu ve olumsuz etkilediği görülmüştür. Ayrıca sosyal medya kullanımı X, Y ve Z Kuşaklarının gündelik yaşamlarındaki iletişim ve kültürel etkileşimlerini de olumsuz etkilemektedir. Bu bölüme ayrıca araştırma sonuçlarının yanı sıra gelecekte yürütülebilecek benzer çalışmalar için önerilerde eklenmiştir.

Sosyal antropolojiSosyal medyaSosyoloji
Miyase Aslantaş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İran İslam devriminin sinemaya yansıması

Bu tez çalışmasında, 1979 yılında İran'da gerçekleşen İran İslam Devrimi ile beraber İran'da siyasal, ekonomik ve kültürel alanlarda yaşanan değişimlerin İran sinemasına nasıl yansıdığını ve İran sinemasının nasıl bir dönüşüme uğradığını gözler önüne sermeye çalışılacaktır. Araştırma, hem İslam Devrimi'nin öncesini hem de İslam Devrimi'nin sonrasını kapsayacaktır. Bu tezin amacı, İran tarihindeki büyük kırılmalardan biri olan İslam Devrimi'nin İran sinemasına doğrudan veya dolaylı yollardan nasıl özgün bir nitelik kazandırdığını ve kazandırdığı nitelikleri ortaya koymaktır. Bu tez çalışmasında seçilen tüm kaynaklar (konuya ilişkin belgeseller, kitaplar, filmler ve makaleler) tek tek analiz edilerek anlamlı bir yargıyla ulaşılmaya çalışılmış, çalışmada tümevarım yöntemi kullanılmıştır

Sinemaİranİran Devrimi+1
Yılmaz Yılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova'nın Prizren şehrinde yaşayan Türklerin etnik ve dini kimlik algısı ve aidiyet bilinci

Kimlik kavramı, bireylerin belirli özelliklerini ortaya koymalarının yanı sıra bireylerin aidiyetlerini de belirtmektedir. Bireylerin doğumlarından itibaren sosyalizasyon sürecinin de desteğiyle oluşmaya başlayan kimlikler, bireylerin toplumdaki yerlerini, aynı zamanda dini ve etnik aidiyetleri gibi özelliklerini belirterek bireyin varlığını sürdürebilmesi adına belirleyici ve ayrıştırıcı bir unsur görevi görmektedirler. Balkanlarda asırlardır var olan Türkler, asırlar boyunca kimliklerinin varlığını sürdürebilmek için pek çok mücadelenin içinde yer almıştırlar. Asırlar boyu gerek hakim nüfusu oluşturan, gerekse azınlık nüfusunu oluşturan Türkler hala Balkanlarda Türklüğü yaşatmanın mücadelesini vermektedirler. Bu mücadeleler, bu tez çalışmasının inceleme konusunun kapsamını oluşturan Kosova'nın Prizren şehrinde yaşayan Türklerin kendilerini ifade etme biçimlerinde de birtakım farklılıkların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Balkanlarda Osmanlı'nın hakimiyetinin sona ermesinin ardından Türkler, Balkanları Osmanlı Devletinin kendilerine bıraktığı bir emanet olarak algılamıştır. Bölgede söz sahibi olmak isteyen diğer uluslar tarafından birçok defa asimile edilmeye çalışılmaları nedeniyle de etnik kimliklerini ve dini kimliklerini daha fazla ön plana çıkarır hale gelmiştir. Bu çalışmada Kosova'nın Prizren şehrinde yaşayan Türklerin etnik kimlik ve dini kimlik kavramlarına yönelik algılarının incelenmesine ek olarak, Prizren'de yaşayan Türklerin aidiyet bilinci ortaya konmaya çalışılmıştır.

Dini kimlikDış TürklerEtnik kimlik+5
Ece Demirkol
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu'da yaşayan romanların sosyo-kültürel ve ekonomik durumları

Bu tez çalışmasında Dünyanın dört bir yanına dağılmış olmalarına rağmen kültürel dokularını göç ettikleri toplumlarda korumuş olan Romanların tarih sahnesine çıkışlarından günümüze kadar olan süre içerisindeki sosyo-ekonomik yapıları, aile yapıları ve eğitim durumları hakkında literatür taraması yapılmıştır. Ana vatanları olarak kabul edilen Hindistan'dan ayrıldıktan sonra izlemiş oldukları güzergâh doğrultusunda Anadolu'yu geçiş noktası olarak kullanmışlardır. Günümüzde ülkenin farklı bölgelerinde benzer yaşam şekilleri ile gündelik hayatlarına devam etmekte olan Romanlar müzisyenlik, hurdacılık, demircilik ve sepetçilik gibi meslekleri tercih etmişlerdir. Eğitim seviyelerinin düşük olduğu bilinen bu Roman gruplar ekonomik anlamda yaşadıkları problemler nedeni ile genellikle aile ekonomisine destek olmak amacı ile zorunlu eğitim sürecini tamamlamadan çalışma hayatına yönelmek zorunda kalmışlardır. Bu durum erken yaşta evliliği de beraberinde getirmiştir. Bolu'da yaşayan Roman aileler ile yapılan ön görüşme sonrasında Türkiye'de yaşayan Romanların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumlarının birbirlerine benzedikleri düşünülerek görüşme formları hazırlanmıştır. Yapılan odak grup ve bireysel görüşmeler bağlamında anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilerek çalışmalara ve projelere temel oluşturmak amacı ile değerlendirme yapılmıştır.

Akraba evlilikleriBoluEkonomik durum+6
Burcu Karadayı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hayatın geçiş dönemine ilişkin inanç ve ritüeller:Niğde Gümüşler kasabası örneği

Bu tez çalışmasında, Niğde İli Gümüşler Kasabası geçiş dönemlerinin belirli inanç ve ritüelleri ele alınmıştır. Geçiş dönemleri, yıllar içinde halkın yaşadığı tüm değişim ve gelişimleri gözler önüne serer. İnsan hayatının en önemli geçiş süreçleri doğum, evlenme ve ölümdür. İnsanların geçiş süreçlerine kolay uyum sağlayabilmesi ve eşik dönemlerini rahat geçirebilmesi adına bazı inanç ve ritüeller yapılır. Bu inanç ve ritüeller, toplumun kültürel yapısı ve ahlaki değerlerini yansıtır. Çalışmada elde edilen bilgiler yazılı ve sözlü kaynaklara göre düzenlenmiş, geçmişten günümüze karşılaştırmalı analizleri yapılarak anlatılmıştır.Araştırma kapsamında Niğde İli Gümüşler Kasabası'nda yaşayan 10'u erkek, 20'si kadın olmak üzere 30 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Araştırmanın ilk bölümde araştırmanın yöntemi, konusu, amacı, kapsamı ve sınırlılıkları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde araştırma sahasının tanıtımı yapılmıştır. Üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümlerde sırasıyla doğum, evlenme ve ölüm süreçlerinde yapılan inanç ve ritüeller ele alınmıştır. Son bölüm olan altıncı bölümde ise araştırma sonuçlarına yer verilerek değerlendirme yapılmıştır.

DoğumEvlilikGelenekler+7
Elanur Ecemiş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelede bir sosyal politika örneği olarak ŞÖNİM'ler üzerine nitel bir araştırma: Ankara örneği

Bu çalışma kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelede bir sosyal politika örneği olarak ŞÖNİM'lerin incelenmesi ve konuyla ilgili çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada şiddet, kadına yönelik aile içi şiddet, sosyal politika, kadın konukevi, ŞÖNİM gibi kavramlara açıklama getirilmiştir. Bunun yanı sıra kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelere ve sosyal politika uygulamalarına yer verilmiş, ŞÖNİM'lerin yapısı, çalışma sistemi ve faaliyetleri hakkında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın alan uygulaması Ankara'da yapılmıştır. Buradan hareketle ŞÖNİM'de çalışan uzman personel (6 kişi) ve ŞÖNİM'e başvuru yapmış (63 kişi) kadınlarla görüşülmüştür. Başvuru yapan şiddet mağduru kadınlarla kadın konukevinde, çalışanla ŞÖNİM'de mülakat yapılmıştır. Mülakatlar ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Yapılan mülakatlar sonucu çalışma hakkında öneriler geliştirilmiş ve mevcut uygulamanın hem kadınlar hem de çalışanlar gözünden değerlendirmeleri saptanmış, beklenti ve önerilerine yer verilmiştir. Kadına yönelik aile içi şiddetle mücadelenin çok yönlü ve kompleks bir özelliğe sahip olduğu ve mücadelede de aynı şekilde çok yönlü davranılması gerektiği ortaya koyulmuştur.

Aile içi şiddetAnkaraSosyal politika+3
İpek Beyza Altıparmak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de muhafazakâr medyanın sosyal hareketler karşısındaki tutumu: Gezi Parkı örneği

Yaşanan toplumsal değişimlere bağlı olarak modern zamanlardan itibaren her dönemde var olagelen sosyal hareketler, yerleşik düzenin içerisinde, bu düzen için duyulan memnuniyetsizlikler veya mevcut düzeni korumak bağlamında, ortak hedeflere ulaşmayı amaçlayan insan toplulukları tarafından yürütülmektedir. Bu hareketler bazen siyasal perspektifte bürokratik örgütlenme modeli ile ortaya çıkarken bazen de yasal olmayan bir amaçla örgütlenen yapıları anlatmak için kullanılmaktadır. 27 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul Taksim'de yer alan Gezi Parkı'nda bazı ağaçların sökülmesine tepki olarak başlayan ve kısa sürede Türkiye'ye yayılan eylemler de başlangıçta birkaç ağacın sökülmesine tepki olarak çevreci yaklaşımla başlayıp, sonraki süreçte engellenmesi noktasında sıkıntıların baş gösterdiği bir harekete dönüşmüştür. Bu bağlamda, Günümüzde Muhafazakâr kesime hitap eden olarak nitelendirilen medyada yer alan belli başlı gazetelerin (Sabah, Yeni Şafak, Star, Zaman, Bugün) konu başlıkları, haber sayıları ve köşe yazıları üzerinden konuya dair yaklaşımların nasıl olduğu ve işlenme tarzı bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı ise; Türkiye ve Dünya'nın gündeminden düşmeyen ve her gün farklı bir tarz ile devam eden eylemlerin muhafazakâr medya üzerinden ne derecede ve ne şekilde işlendiği ve topluma olayları nasıl sunduklarının belirlenmesidir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kavramsal çerçeve adı altında konuyla ilgili olarak belli başlı temel kavramlara yer verilmektedir. İkinci bölümde muhafazakârlık, muhafazakârlığın oluşum ve gelişim süreci ele alınarak ardından Türkiye'deki muhafazakârlık olgusuna değinilmiştir. Ardından sosyal hareketler tanımlaması yapılmış, dünya üzerinde son yıllarda meydana gelen sosyal hareketlerden birtakım örneklere yer verilmiştir. Üçüncü bölüm de, Gezi parkının geçmişten günümüze yeri ve toplumsal olaylardaki konumuna dikkat çekilerek 27 Mayıs 2013 günü meydana gelen Gezi Parkı olaylarına değinilmiştir. Konuyla ilgili referans gazete olarak belirlenen sekiz günlük gazetede yer alan Gezi Parkı olayları ile ilgili haberler, haber başlıkları ve köşe yazıları herhangi bir yorum katılmaksızın olduğu gibi aktarılmaktadır. Referans gazetelerin sundukları Gezi Parkı haberlerinin içerik analizleri yapılarak, gazetelerin söylemlerinden ideolojileri belirlenmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölüm olan son bölüm de ise, ele alınan gazetelerin haber başlıkları ve üslubu üzerinden konunun genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmada yöntem olarak içerik analiz yöntemi uygulanmıştır. Ele alınan 130 gazete nüshası üzerinden gündem ve politika haberleri ile köşe yazıları incelenmiş olup herhangi bir değişikliğe uğramadan direk aktarılmıştır. Sonuç ve değerlendirme kısmında ise gazetelerin kullanmış oldukları üslup ve içerikler ile olayların genel değerlendirmesi yapılmış, konuya dair birtakım öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Gezi Parkı, Muhafazakârlık, Medya, Sosyal Hareketler

BasınGazetelerGezi Parkı+4
Merve Çakır
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Medeniyet perspektifinde şehir ve kentsel dönüşüm

Şehir kuramayan bir toplumun medeniyet kurması düşünülemez. Çünkü şehir, medeniyetin pilot uygulamasıdır. Şehir inşa etmek medeniyetin ön ayağını hazır etmek demektir. Şöyle diyebiliz ki şehir, medeniyetin bir bölümüdür. Bu bölümlerin tamamı medeniyeti meydana getirir. Bu nedenle medeniyet kurma düşüncesinden önce şehir düşüncesi oluşturmak gerekiyor, şehir konusunda düşncesi olmayanın medeniyet hakkında herhangi bir fikri bildirmesi yersizdir. Bu çalışmada, medeniyet, şehir ve kentsel dönüşüm konularındaki düşünce ve değerlendirmeler araştırılmıştır. Çalışmada öncelikle şehir kavramının açıklaması yapılmıştır. Bu kapsamda şehrin tanımlamaları, tarihçesi, oluşum süreçleri, ekonomisi, özellikleri ve yönetim biçimleri üzerinde durulmuştur. Çalışmada daha sonra şehir ve kültür ilişkisi değerlendirilmiştir. Bu bağlamda şehir ve kültürel hayatın incelenmesi, şehirlerin var olmasında insanın etkisi, şehrin sosyal çevresi medeniyet perspektifinde değerlendirilmiştir. Çalışmada, medeniyet kavramı ile ilgisi bakımından ayrı bir bölüm halinde mimari ele alınmıştır. Bu kapsamda şehirlerin yaşanılır kılınması, mekanın hayata yaptığı etki, mekanın yaşama düzeni ve sosyal ilişkilerdeki rolü incelenmiştir. Ayrıca medeniyetimizin belkemiği olan İslam şehrinde mekanın fonksiyonları değerlendirilmiştir. Bu çalışmada son olarak kentsel dönüşüm tarihsel süreci ile tanımlanmaktadır. Kentsel dönüşüm ekonomik ve toplumsal boyutları ile ele alınmaktadır. Ayrıca kentsel dönüşüm projelerinin uygulama aşamalarında şehir kimliği ilişkisi ve insan unsurunun dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Çalışmanın tamamı medeniyet algımız çerçevesinde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimler: Medeniyet, Şehir, Mimari, Kentsel Dönüşüm.

Kent kimliğiKent sosyolojisiKentler+5
Reyhan Doğan Öztürk
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de boşanma nedenleri: Bolu ili örneği

Araştırma kapsamında hala Bolu'da ikamet eden 15'i kadın, 15'i erkek olmak üzere 30 boşanmış kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Katılımcıların vermiş oldukları cevaplar sonucunda çeşitli boşanma nedenlerine ulaşılmıştır. Katılımcıların çoğu (%76, 7) hukuki boşanma nedenlerinin "şiddetli geçimsizlik" olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışma ile en yaygın boşanma nedeni olan şiddetli geçimsizliğin içinde barındırdığı nedenler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Aile, Evlilik, Boşanma, Boşanma Nedenleri, Boşanma Sonuçları

AileAile hukukuBoşanma+1
Nurbanu Uzunoğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal dışlanma ve Müslüman kimliği ilişkisi: İstanbul Esenler örneği

Bu tezde; Toplumsal Dışlanma ve Müslüman Kimliği İlişkisi: İstanbul Esenler Örneği üzerinden, 457 kişilik örneklem gurubu belirlenerek analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda, sosyal dışlanmanın ekonomik boyutları yanısıra, toplumsal ve politik boyutlarının önemi de gözönünde bulundurulmuştur. Sosyal dışlanmayı incelerken Müslüman kimliğinin de dikkate alındığı araştırmada, bireyin tevekkül anlayışının ve dinin bu dışlanma karşısındaki birleştirici gücünün günümüzde ne yönde değiştiği de detaylı olarak ele alınmaya gayret edilmiştir. Türkiye'de; ekonomik, siyasi ve sosyal sonuçları üzerinden ele alınan yoksuluk, gecekondu ve daha sonra sosyal dışlanma tartışmalarına pek dahil edilmeyen Müslüman kimliği homojenleştirilerek kendi başına bir dışlanma unsuru olarak değerlendirilmiştir. Bu eksiklik araştırmamızda giderilmeye çalışılacak ve sözkonusu değişkenler arasındaki ilişki farklı yönleriyle tartışılacaktır. Anahtar kelimeler: Sosyal dışlanma, Müslüman Kimliği, yoksulluk,Esenler, İstanbul,

Dini kimlikKimlikMüslümanlar+4
Cem Zafer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli çocuğa sahip ailelerin sosyal sorunları ve beklentileri: Düzce-Yığılca örneği

Zihinsel Engellilik toplumda önemli bir konu olmakla birlikte, zihinsel engelli çocuk sahibi aileler için ciddi sosyal, ekonomik ve kültürel problemleri de beraberinde getirmektedir. Zihinsel engelli çocuk sahibi aileler, normal gelişim gösteren bir aileye kıyasla daha fazla bakım ve tedavi masrafları yüklenmekte, çocuklarına ayırdıkları zaman ve göstermek oldukları ilgi açısından da kendilerine, sosyal ve kültürel gelişimlerine yeterince zaman ayıramamaktadırlar. Ayrıca zihinsel engelli çocuğa sahip aileler, çocuklarının sahip olduğu zihinsel engellilik açısından, toplumsal olarak çevrelerinden, dışlanma, damgalanma gibi bazı olumsuz yaklaşım ve tutumlara maruz kalmakta, bu yaklaşımlardan ötürü yaşamları önemli derecede etkilenmektedir. Diğer taraftan zihinsel engelli aileler Devlet tarafından sağlanan yardımları önemli görmekte fakat yeterli olmadığını düşünmekte ve zihinsel engelli çocukları için bazı endişeler taşımaktadırlar. Bu endişeler özellikle zihinsel engelli çocukları için, kendi ölümlerinden sonra oluşabilecek olası ekonomik ve sosyal bakım ihtiyaçları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı Düzce'nin Yığılca ilçesinde bulunan, zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin sosyal sorunları ve beklentilerini belirlemeye çalışmaktır. Bu araştırma zihinsel engelli ailelerin sorunları ve beklentilerini, engele uyum süreci, sosyal destek ve ilişkiler, engelli (sosyal) politikaları, beklentiler ve öneriler şeklinde dört kategoride ele almıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Düzce'nin Yığılca ilçesinde bulunan bir rehabilitasyon merkezinde eğitime devam eden zihinsel engelli çocuklar ve bu çocukların aileleri oluştururken, araştırmanın örneklemini ise bu rehabilitasyon merkezine kayıtlı 20 zihinsel engelli çocuk ailesi (anne veya baba ve birinci dereceden akraba olarak bir zihinsel engelli çocuk yakını) ile yapılan yüz-yüze derinlemesine mülakatlar oluşturmuştur. Anahtar kelimeler: Zihinsel Engellilik, Zihinsel Engelli Aile, Sosyal Problemler, Sosyal Politika, Kır Sosyolojisi.

AileAile sorunlarıSosyal politika+2
Erol Aksakal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Other supervisors