Theses supervised by Prof. Dr. Çetin Semerci
18 theses · Fırat University, Bartın University
Güncellenen 5. sınıf İngilizce öğretim programının (2017) eğitsel eleştiri modeliyle değerlendirilmesi: Bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, uygulamadaki güncellenen 5. Sınıf İngilizce öğretim programını eğitsel eleştiri modeliyle değerlendirmektir. Bu çalışma 2017- 2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Hatay ilinin İskenderun ilçesinde bir devlet ortaokulunda 3 İngilizce öğretmeni ve 64 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma durum çalışması ile desenlenmiş nitel bir çalışmadır. Veriler sınıf içi gözlem, 5. sınıf öğrencileri ile yapılan odak grup görüşmeleri ve 5. sınıflarda derse giren öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışmaya ilişkin bulgular sunulurken eğitsel eleştiri modelinin dört basamağı olan "betimleme", "yorumlama", "değerlendirme" ve "temalaştırma" kullanılmıştır. Her bir basamağın özelliğine uygun olarak öğretmen görüşleri, öğrenci görüşleri ve sınıf içi gözlem notlarına yer verilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, güncellenen programda kazanım sayılarının azaltılması programın uygulanabilmesi açısında olumlu bir değişiklik olarak görülmektedir. Programda dört dil becerisinden dinleme, konuşma ve okuma becerilerine ilişkin kazanımlar bulunmakta, yazma becerisine ilişkin kazanım bulunmamaktadır. Buna rağmen sınıfta yazma becerisine ilişkin etkinlikler yapılmaktadır. Programda en çok vurgulanan dinleme becerisi teknolojik olanakların bulunmaması sebebi ile yapılamamaktadır. Kazanımlarına en çok ulaşıldığı düşünülen beceri okuma becerisidir. Güncellenen programda içeriğin sade, günlük yaşamla uyumlu ve öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verir nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Programda önerilen iletişimsel yöntemin etkili bir şekilde kullanılamadığı görülmektedir. Bunun nedenleri arasında, haftalık ders saatinin yetersiz oluşu, sınıf mevcutlarının kalabalık oluşu, iletişimsel yaklaşıma uygun ders materyallerinin bulunmayışı gösterilebilir. Programın güncellenme nedenlerinden biri olan değerler eğitiminin uygulanmasının öğretmenlerin sorumluluğuna bırakıldığı sonucu elde edilmiştir. Değerler eğitiminin programa eklenmiş olması öğretmenler arasında uygulamada bir farklılık yaratmamış, daha önceki uygulamalara devam edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Benzer şekilde programa eklenen anahtar yeterlilikler kavramı öğretmenler tarafından yeterince anlaşılmamıştır. Programda önerilen ölçme ve değerlendirme yaklaşımları ile sınıf içi uygulamaların örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Geleneksel ve alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımlarının kullanıldığı sonucu elde edilmiştir. Bunun yanında programda yapılması önerilen öz değerlendirmenin ihmal edildiği görülmüştür. Programın geneli ile ilgili öğretmenler ve öğrenciler olumlu görüş bildirmiş, programın uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Güncellenen ortaokul 5. sınıf İngilizce öğretim programının etkili uygulanabilmesi için yapılan öneriler şu şekildedir: Programlar güncellenirken programın uygulanmasındaki bütün değişkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Programa eklenen seçmeli İngilizce dersleri zorunlu hale getirilerek haftalık ders saati arttırılmalıdır. Programın uygulayıcısı olan öğretmenlere düzenli aralıklarla nitelikli hizmet içi eğitim verilmelidir. Benzer çalışmalar Türkiye'nin farklı bölgelerindeki okullarında da yapılmalıdır.
Bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımının ingilizce öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına, kalıcılığa, yansıtıcı düşünme ve üstbiliş becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımı temel alınarak yapılan öğretimin, öğrencilerin akademik başarısına, başarının kalıcılığına, yansıtıcı düşünme ve üstbiliş becerilerine etkisini araştırmaktır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmacının deneysel bir çalışmanın içerisine ikincil araştırma sorusunu cevaplamak için nitel bir aşama eklemesiyle oluşan iç içe desen ise araştırma desenini oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri gerçek deneme modellerinden 'ön test-son test kontrol gruplu' desenle yürütülmüştür. Çalışmada gruplar bir deney ve bir kontrol grubu desenine göre oluşturulmuştur. Araştırmacı deney grubunun ve kontrol grubunu oluşturan iki sınıftan birinin derslerini yürütmüş, kontrol grubunu oluşturan diğer sınıfın dersi ise gönüllülük esası temel alınarak sınıfın kendi öğretim elemanı tarafından yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda ise eylem araştırması deseni tercih edilmiş ve de bu çerçevede "Bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim uygulamalarıyla ilgili olarak deney grubu öğrencilerinin düşünceleri nelerdir?" sorusuna cevap aramak için öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler için deney grubundan farklı seviyelerde dokuz öğrenci gönüllülük esası ile seçilmiştir. Araştırma 2013-2014 Akademik yılı bahar döneminde Elazığ Fırat Üniversitesi yabancı Diller Yüksek Okulunda hazırlık eğitimi gören öğrenciler üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada deney ve kontrol grupları 30'ar öğrenciden oluşmuştur. Gruplar, öğrencilerin ön test puanları, I. Dönem Grammar dersinden aldıkları not ortalamaları, I. Dönemde Main Course, Grammar ve Reading derslerinden aldıkları notların total ortalaması ve YGS'den aldıkları puan ölçütlerine göre kümeleme analizi yapılarak oluşturulmuştur. Dersler deney grubunda bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımına dayalı etkinliklerle işlenirken; kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 50 sorudan oluşmaktadır. Geliştirilen testin analizleri TAP (Test Analysis Program) ile yapılmış ve ortalama güçlüğü .547 ve KR-20 güvenilirlik katsayısı .882 olarak belirlenmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen dörtlü likert tipinde ve 38 maddeden oluşan İngilizce Öğreniminde Üstbiliş Ölçeğinin (YDÖÜÖ) KMO değeri .882; Barttlet testi sonucu 8521.921; Cronbach Alpha katsayısı .877 olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında kullanılan bir diğer nicel veri toplama aracı ise Kember ve arkadaşları (2000) tarafından geliştirlen ve Başol ve Engin (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Yansıtıcı Düşünme Düzeyini Belirleme Ölçeğidir (YDDBÖ). Nicel verilerin analizinde SPSS-17 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımının uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin ve geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerin başarı düzeylerinin arttığı görülmüştür. Ancak deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Her iki grubun başarı testinden aldıkları erişi ve kalıcılık puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Ayrıca deney ve kontrol gruplarının da sontest arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Gruplar kalıcılık açısından karşılaştırıldıklarında da deney grubu öğrencilerinini lehine puanların yüksek olduğu görülmüştür. Gruplardaki öğrencilerin YDÖÜÖ aldıkları puanlara bakıldığında; ölçeğin genel, yabancı dil öğrenme sürecini denetleme, yabancı dil öğrenmeye ilişkin geliştirilen tututm, yabancı dil öğrenme sürecini planlama, yabancı dil öğrenme amaçlarının farkındalığı ve süreci değerlendirme alt boyutlarının hepsinde de deney grubu öğrencilerinin araştırılan konular bazında ilerleme kaydettikleri aldıkları yüksek puanlarla belirlenmiştir. YDDBÖ ele alındığında da genel, alışkanlık, anlama, yansıtma ve kritik yansıtma alt boyutlarında deney grubunun puanları kontrol grubuna oranla anlamlı bir şekilde farklı olarak tespit edilmiştir.Araştırmanın nitel bulguları değerlendirildiğinde ise, bilişsel koçluk destekli yansıtıcı öğretim yaklaşımının deney grubundaki öğrenciler tarafından oldukça olumlu değerlendirildiği belirlenmiş, konuyu bu şekilde daha iyi anladıkları ve öğrenmeyi öğrenme noktasında kazanımlarının yüksek olduğu vurgulanmış ve bu becerilerin diğer derslerde olduğu kadar yaşamlarının her alanında kullanılacağı belirtilmiştir.
Yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin 5. sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Araştırmanın amacı, "Yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin 5. sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisini" belirlemektir. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma "ön-test son-test kontrol gruplu model" ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma alanını 2014-2015 eğitim öğretim yılı içerisinde Bartın Merkez Vali Tevfik Başakar Ortaokulunda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmadaki gruplar, grup eşleştirme yöntemi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grupları 20'şer kişiden oluşmaktadır. Deney grubuna "yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü" dağıtılmış ve modüler öğretim uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise "geleneksel yöntemle" ders işlenmiştir. Araştırmada, çoktan seçmeli akademik başarı testi kullanılmıştır. Akademik başarı testinin sonucunda elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz aşamasında denenceye göre Mann-Whitney U testi veya Wicoxon İşaretli Sıralar testleri yapılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarına göre yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü ile ders işlenen deney grubunun akademik başarısı (ortanca=4) ile geleneksel yöntemle ders işlenen kontrol grubunun akademik başarısı (ortanca=1) arasında deney grubunun lehine olacak şekilde anlamlı sonuç elde edilmiştir (U=68,5, p<0, 05). Araştırmadan elde edilen bir başka sonuca göre de deney grubundaki öğrencilerin son test ve kalıcılık testi başarı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (z= -1, 221, p>0,05). Bu analiz sonucuna göre yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli kelime işlemci modülü kalıcı öğrenme sağlamıştır. Bulgulara dayalı olarak yansıtıcı düşünme etkinlikleri destekli modüler öğretimin bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde kullanılabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Modüler Öğretim, Yansıtıcı Düşünme, Kelime İşlemci Programı, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım.
Hayat bilgisi dersi için hazırlanan öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin öğrencilerin öğrenme ve çalışma sorumluluğuna etkisi
Araştırmanın amacı 'Hayat Bilgisi Dersi İçin Hazırlanan Öz düzenlemeli Öğrenme Modeli Destekli Etkinliklerin Öğrencilerin Öğrenme ve Çalışma Sorumluluğuna Etkisini' belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bartın ili Karahüseyinli İlkokulunda öğrenim gören 28 üçüncü sınıf öğrencisi ve Bartın ili Terkehaliller İlkokulunda öğrenim görmekte olan 29 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kontrol grubu ve deney grubu öğrencileri cluster (kümeleme) analizi verileri doğrultusunda oluşturulmuştur. 20 öğrenci deney grubunu, 20 öğrenci de kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma deneysel yöntemin; öntest- sontest kontrol gruplu modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Deney grubundaki öğrencilere öz düzenlemeli öğrenme modeline dayalı Hayat Bilgisi dersi uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise Hayat Bilgisi dersleri, Hayat Bilgisi programına dayalı hazırlanan öğretmen kılavuz kitabındaki etkinlikler doğrultusunda işlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğrenme ve Çalışma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şöyledir: Deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluklarına ilişkin öntest puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Araştırmaya katılan kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeğinden aldıkları deney öncesi ve sonrası puanların arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Araştırmaya katılan deney grubundaki öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeğinden aldıkları deney öncesi ve sonrası puanların arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin uygulanması sonunda deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluklarında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli hazırlanan etkinlikler ile ders işlenen deney grubunun öğrenme ve çalışma sorumluluğu puan ortalamaları kalıcıdır. Araştırma sonuçları öz düzenlemeli öğrenme modeli destekli etkinliklerin öğrencilerin öğrenme ve çalışma sorumluluğunu olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Öz düzenlemeli öğrenme destekli hazırlanan etkinliklerle ders işleyen deney grubu öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluk düzeyleri yüksek ve kalıcıdır. Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi dersi, öz düzenlemeli öğrenme, öz düzenleme süreci.
Türkçe öğretmenlerinin mesleki etik davranışlarına ilişkin ortaokul öğrencilerinin görüşleri
Araştırmanın amacı, 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin Türkçe öğretmenlerinin mesleki etik davranışları hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma yöntemin açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerine ait örneklemi, 2016-2017 eğitim-öğretim akademik yılı bahar döneminde, Bartın ili Merkez ilçede bulunan 10 ortaokul kurumunun 7. ve 8. sınıfında öğrenim gören 1181 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel verileri için çalışma grubunu, yine aynı ortaokulların 7. ve 8. sınıfında okuyan 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplama aracı olarak Gündüz ve Coşkun'un (2012) geliştirdiği, iki faktörlü ve 30 maddeli, 'Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada nitel verileri toplamak için, 'Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği' ne bağlı kalınarak araştırmacı tarafından sekiz soru hazırlanmıştır. Bu soruların dört tanesi Mesleki Sorumluluk alt boyutu ile ilgili, dört tanesi de Mesleki Yeterlilik Alt Boyutu ile ilgilidir. Nitel sorular çalışma grubundaki öğrencilere Bireysel Görüşme yoluyla yöneltilmiştir. Öğrenci Algısına Göre Öğretmen Etik Değerler Ölçeği'ne ait Cronbach Alpfa güvenirlik katsayısı 0.95, test tekrar test korelasyon katsayısı 0.88' dir. Araştırmanın nicel verileri SPSS 22.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin gözüyle Türkçe öğretmenlerinin mesleki etik (genel) kurallara uyma düzeyleri, mesleki sorumlulukları ve mesleki yeterlilikleri arasında yüksek düzeyde, pozitif yönde, anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.
Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavlarına ilişkin 9. sınıf öğrencilerinin görüşleri
Araştırmanın amacı, temel eğitimden ortaöğretime geçişte yapılmakta olan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Sınavlarına ilişkin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli çerçevesinde nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde devlet okullarında öğrenim gören 2715 dokuzuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 1022 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin sınavlara ilişkin görüşlerini belirlemek üzere araştırmacı tarafından anket hazırlanmıştır. Anketler, dokuzuncu sınıf öğrencileri tarafından doldurulmuştur. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package of the Social Sciences) paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz aşamasında bazı kişisel değişkenler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla chi-square testine ve yüzde-frekans değerlerine yer verilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bazı değişkenler açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. TEOG sınavlarına ilişkin öğrenci görüşlerinin genellikle olumlu olduğu ancak olumsuz görüşlerin de ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır. Olumlu görüşlerden bazıları sınavların iki dönem ve oturumlar halinde olması, telafi sınavlarının olması, kendi okulunda sınava girmenin stresi azaltması, soruların okul müfredatı ile uyumlu olması şeklindedir. Olumsuz görüşlerden bazıları ise sistemin okul dışı kaynaklara yönelimi engellemediği, sanatsal, kültürel ve sportif etkinlikleri olumsuz etkilediği şeklindedir. Kültürel, sportif ve sanatsal etkinlikler değerlendirme sürecine dahil edilmelidir.
Yabancı dil öğretiminde ECRIF taksonomisinin akademik başarı ile öğrenme ve çalışma sorumluluğuna etkisi
Bu araştırmanın amacı, ECRIF taksonomisine dayalı öğretimin öğrencilerin İngilizce dersi akademik başarıları ile öğrenme ve çalışma sorumluluk düzeyleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmanın uygulaması, 2018–2019 eğitim öğretim yılında ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören 56 öğrenciden oluşan çalışma grubu üzerinde yapılmıştır. Araştırmada deneysel yöntemin ön test, son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Deney grubu öğrencilerine 5 haftalık sürede "Cartoon Characters" ünitesinin öğretimi, karşılaşma (encounter), açıklama (clarify), hatırlama (remember), içselleştirme (internalize) ve akıcı kullanım (fluently use) olmak üzere beş aşamadan oluşan ECRIF taksonomisine göre yapılandırılan ders planlarına göre yapılmıştır. Kontrol grubunda ise, öğretim programında belirtildiği gibi öğretim uygulamaları yapılmıştır. Ayrıca ders ve öğrenci çalışma kitapları kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmanın başında tüm gruplara araştırmacı tarafından hazırlanan başarı (listening - speaking) testi ile Semerci ve Pamuk (2012) tarafından geliştirilen öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeği kümeleme analizi yapılması için uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar karşılaştırılmış ve birbirine en yakın puan ortalamasına sahip bir sınıf deney grubu, bir sınıf kontrol grubu olarak seçilmiştir. Aynı zamanda bu iki sınıfın denkliği ile ilgili olarak bu sınıflara derse giren öğretmenlerle de görüşülmüş ve bu iki sınıfın birbirine denk olduğu öğretmenler tarafından da kabul edilmiştir. Uygulamalar sonunda 4/A deney grubu 4/B ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Öğretimin sonunda ise, akademik başarı (listening - speaking) testi ile öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeği son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada ön test – son test puan ortalamaları karşılaştırılırken bağımlı gruplar için t testi, ön test puanları ile son test puanları arasında anlamlı fark bulunduğunda farkın etki büyüklüğü Cohen's d değerine bakarak bulunmuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre; ECRIF taksonomisi kullanılarak yapılan İngilizce dersi öğretiminin, öğrencilerin akademik başarılarının artmasında, öğrenme ve çalışma sorumluluğu düzeylerinde deney grubu lehine anlamlı farklılıklar sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil öğretimi, ECRIF taksonomisi, öğrenme ve çalışma sorumluluğu, akademik başarı
Yabanci dil sınıflarında öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin İngilizce metin yazımında yaptıkları hataların analizi
Araştırmada Anadolu Lisesi yabancı dil sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin İngilizce metin yazımında yaptıkları hataları kapsamlı bir şekilde belirlemek ve değerlendirmek amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde araştırmada; "Anadolu Lisesi yabancı dil sınıflarında öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencileri İngilizce metin yazma sürecinde ne tür hataları ne sıklıkta yapmaktadırlar?", "Bu hataların kaynakları nelerdir?" ve "11. ve 12. sınıf öğrencileri arasında hata türleri ve sıklığı bakımında fark nasıldır?" sorularına cevap aranmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilen 2018-2019 eğitim öğretim yılında Zonguldak ilinde bulunan iki Anadolu Lisesi dil sınıflarında 11. ve 12. sınıfa devam eden 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ölçüt olarak; "Anadolu Lisesi öğrencisi olmak", "dil sınıfı öğrencisi olmak" ve "11., 12. sınıfta olmak" belirlenmiştir. Araştırmada belirlenen iki Anadolu Lisesi bu ölçütleri karşıladığı için ve araştırmacı tarafından kolay ulaşılabilir ve az maliyetli olduğu için seçilmiştir. Araştırma verilerini toplamak maksadıyla doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Toplanan yazılı materyaller nitel içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin yazılarında 444 diller arası aktarımdan ve 619 dil içi aktarımdan kaynaklı hata tespit edilmiştir. Hata türü bakımından en fazla hata türünün dilbilgisel (f=861) başlığı altında, en az hata türünün ise biçim bilgisel düzeyde (f=11) yapılan hatalar olduğu saptanmıştır. Araştırmada dil bilgisi hataları arasında en fazla tanım edatı (f=157), en az eksik nesne (f=5) ve etken edilgen fiil (f=5) hatası yapıldığı görülmüştür. Ayrıca, 12. sınıf yabancı dil sınıfı öğrencilerinin İngilizce yazımında yaptıkları hata sayısının 11. sınıf yabancı dil öğrencilerininkinden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin dil öğretmenleri, öğretim süreci ile ilgili planlama yaparken bu çalışmada tespit edilen öğrenci hatalarını dikkate almalıdır. Ayrıca, öğrenci ve öğretmen görüşleri alınarak daha kapsamlı çalışmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Hata; metin yazma; yabancı dil
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin hak, sorumluluk ve katılımcılık bağlamında vatandaşlık bilincine ilişkin görüşlerinin Hammond modeliyle değerlendirilmesi
Vatandaşlık eğitiminin amacı; vatandaşlığın tüm boyutlarını (kimlik, haklar, sorumluluklar, katılımcılık) kapsayacak şekilde, bilgi, beceri, değer ve tutumlara ilişkin eyleme geçmeyi de içeren vatandaşlık bilincine sahip iyi vatandaşlar yetiştirmektir. İyi vatandaş yetiştirme sorumluluğu hem aileye hem okula hem de topluma aittir. Bunun yanında devletler, özellikle okullara bu sorumluluğu yükleyerek kendi geleceklerini garantiye almak eğiliminde olmuşlardır. Vatandaşlık eğitimi, hem devletlerin hem Avrupa Birliği gibi toplulukların hem de eğitimcilerin temel meselelerinden biri olmuş ve olmaya devam etmektedir. Alanyazında vatandaşlığın felsefi, sosyolojik ve hukuki yönlerine ilişkin birçok araştırma olduğu gibi, vatandaşlık eğitiminin bilgi, kavram, öğretim materyali, öğrenme-öğretme yöntemlerine yönelik de çok fazla sayıda araştırma vardır. Ancak vatandaşlığın tüm boyutlarını kapsayan vatandaşlık bilinci ile ilgili yapılmış araştırma oldukça azdır. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin hak, sorumluluk ve katılımcılık bağlamında vatandaşlık bilincine ilişkin görüşlerinin Hammond modeliyle değerlendirilmesidir. Araştırmada nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı karma (mixed) yöntem ve program değerlendirme modeli olarak "Hammond Program Değerlendirme Küpü Modeli" (Hammond Evaluation Cube Model) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında nicel verilerinin toplanmasında 634, nitel veriler için ise 54 sekizinci sınıf öğrencisine ulaşılmıştır. Araştırmada; kişisel bilgi formu, Vatandaşlık Bilinci Ölçeği, görüşme ve olay metinleri formu ile veriler toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 21.0 ve AMOS 23.0 programları kullanılmış ve istatistiki hesaplamalar yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yönteminin kullanılması tercih edilmiştir. Araştırmada; Vatandaşlık Bilinci Ölçeği'nin genel ortalamasının "çok yüksek" olduğu, öğrencilerin sorumluluklarını yerine getirmeye yönelik bilincinin daha yüksek düzeyde olduğu, kız ve erkek öğrencilerin vatandaşlık bilincinin alt boyutları olan hak, sorumluluk ve katılımcılık boyutlarına ilişkin görüşlerinde cinsiyete göre anlamlı bir fark olduğu, şehir merkezinde öğrenim gören öğrenciler lehine anlamlı bir fark olduğu, anne-baba eğitim düzeyi ile okulun yeri değişkenlerine göre anlamlı fark olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bağlılık ve aidiyet hisseden öğrenciler iyi vatandaşı; kurallara uyma, vergisini verme, seçimlerde oy kullanma gibi vatandaşlık sorumluluklarını yerine getiren, yardımsever, vatansever, barışçıl yöntemlerle sorunları çözen, iyi ahlaklı, çevreye duyarlı, ülkesine bağlı, haklarını bilen ve koruyan, insanlara saygı duyan kişi olarak tanımlamışlardır. Öğrencilere göre bilinçli bir vatandaşın bilmesi ve yapması gerekenlerin başında da sorumlulukları gelmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, korelasyon değerleri doğrultusunda öğrencilerin vatandaşlık bilinci durumlarının cinsiyet ile düşük düzeyde ve negatif yönde; hak kullanma ve ailede katılım ile düşük düzeyde ve pozitif yönde; sorumluluklarını yerine getirme ve okulda katılım ile orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada öğrencilerin hak kavramını, doğuştan veya sonradan sahip olunan ve sınırları olan özgürlükler; sorumlulukları görevini yapma; katılımcılığı görüş bildirme şeklinde algıladıkları ortaya çıkmıştır. Bunun yanında araştırmada öğrencilerin; hak arama bilgi, beceri ve değerlerine sahip olmadıkları, insanlara ve hayvanlara yardım etmenin, aile, okul ve iş yerinde sorumlulukları yerine getirmenin önemli olduğunu düşündükleri, seçimlerde oy kullanma katılımını bir vatandaşlık görevi olarak önemli gördükleri, yurt dışında yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etme davranışı sergileyebilecekleri, katılımcılık boyutuna ilişkin açıklama ve örnek vermede zorlandıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye'de geniş kapsamlı ve katılımlı araştırmalar yapılabileceği, öğrencilere vatandaşlığın boyutları olan hak, sorumluluk ve katılımcılık bilincinin arttırılmasına yönelik gerçek yaşamla ilişkilendirilmiş etkinlik temelli sınıf içi ve okul dışı öğrenme fırsatlarının sunulması gerektiği önerilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin (5.sınıf) öğrenme ve çalışma sorumluluğuna ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin öğrenme ve çalışma sorumluluğuna ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı desen kullanılmıştır. Araştırma evrenini Bartın ili Merkez ilçesi içinde yer alan 10 ortaokulda öğrenim gören 1385 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 1138 öğrenci ile yürütülerek hedeflenen evrene % 82.17 oranla ulaşılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak öğrenme sorumluluğu alt boyutu 9 maddeden, çalışma sorumluluğu alt boyutu 9 maddeden olmak üzere toplamda 18 maddeden oluşan öğrenme ve çalışma sorumluluğu ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde durum çalışması deseni kullanılmış, öğrenci görüşlerine ilişkin mevcut durum ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Evrende yer alan ortaokullardan kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 13 öğrenci, araştırmanın nitel çalışma grubunu oluşturmaktadır. Nitel veri toplama aracı olarak, öğrenme sorumluluğu ve çalışma sorumluluğu alt boyutlarını içeren 6 maddeden oluşturulmuş, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu, bir profesör ve iki öğretmen aracılığıyla oluşturulmuş amaca uygunluğu gözden geçirilerek geliştirilmiştir. Görüşmelere ait veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Nicel ve nitel veriler, sonuç ve tartışma bölümünde sıralı bir biçimde verilerek değerlendirme ve yorumlar yapılmıştır. Öneriler araştırmaya ilişkin ve araştırmacılara ilişkin olacak şekilde iki başlık altında sunulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular, kız öğrencilerde öğrenme ve çalışma sorumluluğunun erkek öğrencilere göre daha fazla olduğu noktasında örtüşmektedir. Öğrenme ve çalışma sorumluluğu okullara göre farklılık göstermiştir. Öğrencilerin evde derslerle ilgili yaptıkları çalışmalar, daha çok ödev yapma, kitap okuma, konu tekrarı, test çözme konularında yoğunlaşmıştır. Öğrencilerin ödev yapma konusunda sorumluluk gösterdikleri, ödevlerini sıklıkla yaptıkları, ödev yapma gerekçelerinin de daha çok öğrenmek, sorumlulukları olarak görmeleri ve eksi almamak için şeklinde sıralandığı görülmüştür. Öğrenci ifadelerinde dersin oyundan önce gelme nedeninin, onların iyi bir meslek sahibi olmaya yönelik inançlarından kaynaklandığını göstermiştir. Öğrenci görüşlerinden, öğrencilerin öğrenme isteği taşıdıkları ve çoğunlukla yeni bir şeyler öğrenip, bilgi edinmek ve okul başarılarını arttırmak için öğrenmeyi sevdikleri görülmüştür. Ödev yapılmadığında en çok hissedilen rahatsızlıklar üzüntü, öğretmenden çekinme, küçük düşme endişesi, başarısızlık endişesi, endişe duyma, uyuyamama ve sorumluluk hissetme şeklinde sıralanmıştır. Öğrenciler aileleri tarafından ders çalışmaya zorlanmazken, ders takibi ve kontrolü noktasında onlara en çok destek veren konumundadır. Ders çalışırken en çok tercih edilen stratejiler, tekrar etme ve yazma üzerinde yoğunlaşmıştır. Görüşler, öğrencilerin çoğunluğunun düzenli not tuttuğu ve gerekçelerinin de hatırlamak/iyi anlamak ve sınavlar/dersler şeklinde sıralandığı yönündedir. Not tutmamaya ilişkin gerekçeler, yazmayı sevmeme/yorulma, sıkılma, ihtiyaç duymama şeklinde sıralanmıştır. Evde çocuklara sorumluluk verme noktasında kız/erkek ayırımı yapmadan hareket edilmeli, erkek çocuklarda da öğrenme ve çalışma sorumluluğunun arttırılması sağlanmalıdır. Evde ders çalışmayla ilgili öğrenme ve çalışma sorumluluğunu destekleyecek çalışmalar planlanmalıdır. Okullarda öğretmenden çekinmeye yönelik değil, içten gelen bir motivasyonla ödeve yönelten uygulamalara ağırlık verilmelidir. Öğrenciler oyundan mahrum edilmeden planlı çalışmaya yönlendirilmeli, sorumluluk sahibi olmayan öğrencilerde küçük adımlarla da olsa sorumluluk kazandırma yoluna gidilmelidir. Sorumluluk sahibi öğrencilerde ise ders takibine devam edilerek başarılarını arttırma yolunda destek verilmelidir. Düzenli not tutması konusunda öğrenciler isteklendirilmelidir.
Tam öğrenme modeline dayalı hazırlanan "Bilinçli Tüketici Aritmetiği" ders planlarının öğrencilerin akademik başarısına etkisi ve bu etkinin balık kılçığı tekniğiyle irdelenmesi
Bu araştırmada lise 11. sınıf matematik dersi programında bulunan denklem ve eşitsizlikler alt öğrenme alanına ilişkin 'Bilinçli Tüketici Aritmetiği' konusunun, tam öğrenme modeline dayalı hazırlanmış ders planları ile yapılan öğretimin öğrencilerin matematik dersindeki akademik başarısına etkisi ve bu etkinin balık kılçığı tekniğiyle ortaya konması amacı güdülmüştür. Araştırmanın katılılmcıları, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bartın ili Merkez ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 11. sınıfının dört şubesinde öğrenim gören 62 öğrencidir. Araştırmada deneysel yöntemin ''ön test- son test kontrol gruplu model''i kullanılmıştır. Kümeleme analizi için kullanılan başarı testi sonuçları, öğrencilerin 9. ve 10. sınıf genel not ortalamaları değerlendirelerek şubelerin araştırma için elverişli ve denk gruplar olduğu gözlemlenmiştir. Şubelerden ikisi deney diğer ikisi kontrol grubu olarak atanmştır. Beş haftalık sürede deney grubunda bulunan öğrencilere "Bilinçli Tüketici Aritmetiği" konusu tam öğrenme yöntemi ile kontrol grubu öğrencilerine ise aynı konu var olan öğretim programında öngörülen yöntemlerle anlatılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda tam öğrenme modeline dayalı hazırlanmış ders planları ile yapılan öğretimin lise öğrencilerinin matematik dersi akademik başarılarına anlamlı etkisi olduğu saptanmış ve saptanan bu etkide rolü olduğu bulunan faktörler balık kılçığı tekniği ile ortaya konmuştur.
Öğretmenlerin dijital okuryazarlığı ve engellerine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada öğretmenlerin dijital okuryazarlık ve engellerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada geleceğin Dijital okuryazar bireylerini yetiştiren öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeylerini ve var olan dijital okuryazarlık engellerini belirleyerek ileride yapılacak olan araştırmalara yardımcı olması bu araştırmanın önemini oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı için karma yöntem kullanılmıştır. Nicel kısımda öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeylerini belirlerken Hamutoğlu ve arkadaşları tarafından Türkçeye uyarlanan Ng (2012) tarafından geliştirilen Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılmıştır. Nitel kısımda dijital okuryazarlık engellerine ilişkin verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel kısımda araştırmaya 653 öğretmen katılırken nitel kısımda 36 öğretmen katılmıştır. Araştırmanın nicel kısmına katılan öğretmenlerin dijital okuryazarlık ortalama değerleri katılıyorum düzeyinde bulunmuştur. Ayrıca öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri; tutum, teknik, bilişsel ve sosyal faktörleri ile cinsiyet, branş ve eğitim durumları değişkenleri karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri, tutum, teknik ve bilişsel faktörlerle öğretmenlerin mesleki deneyimleri ve bir günde dijital platformlarda geçirilen süre değişkenine göre karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak, sosyal faktör ile bu değişkenler arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki deneyimi arttıkça sosyal faktörler açısından dijital okuryazarlık düzeyleri düşmektedir. Fakat öğretmenlerin bir günde dijital platformlarda geçirilen süre arttıkça sosyal faktörler açısından dijital okuryazarlık düzeyleri de artmaktadır. Öğretmenlerin dijital okuryazarlık engellerine ilişkin görüşleri; tutum faktörü açısından incelendiğinde, öğretmenlerin çoğunluğu teknolojiyi kullanmayı sevmeme ve ilgi duymama, teknolojiyi kolay öğrenememe engelleri üzerinde durmuştur. Teknik faktörü boyutu açısından incelendiğinde, öğretmenlerin çoğunluğu teknoloji hakkında bilgi eksikliklerinin, teknolojiyi kullanma yetersizliği yönündeki engelleri üzerinde durmuştur. Bilişsel faktörü açısından incelendiğinde, öğretmenlerin çoğunluğu teknoloji hakkında bilgi yetersizliğinin üzerinde durmuştur. Sosyal faktörü açısından incelendiğinde, ekonomik engeli, teknolojiyi sosyal olarak kullanmama ve sevmeme engeli ile teknolojini yanlış ve hatalı kullanımı engeli üzerinde yoğunlaşıldığı görülmüştür. Yönetici faktörü engelleri açısından incelendiğinde, öğretmenlerin çoğunluğunun yöneticilerin teknolojik altyapısını sağlamadıkları ve bazılarının da teknolojiyi gereksiz gördüklerini belirtmişlerdir. Bir öneri olarak, teknolojiyi kolay öğrenememe engelinin bulunduğu görülmektedir. Bu engelin kaldırılması için program geliştirme uzmanlarından da yararlanarak teknolojinin kolay öğrenebileceği eğitim programları geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Okuryazarlık, dijital okuryazarlık, dijital okuryazarlık engelleri.
Hibrit koçluk destekli öğretimin 5.Sınıf matematik dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Dünya değişim ve gelişim göstermektedir. Değişen dünyaya uyum sağlamak ama-cıyla her alanda büyük değişiklikler gerçekleşmektedir. Dünyanın hızla değişmesi ve bü-tünleşmesi her alanda olduğu gibi eğitim sistemini de etkilemiştir. Eğitim sistemi yaşanan bu değişimlerin en somut yansımalarının olduğu alandır. Eğitim alanındaki çalışmalar uzaktan eğitimin, ömür boyu eğitime katkısının büyük olduğunu göstermektedir. Teknolo-jinin eğitime yansıması sadece okullarda karşılanan bir ihtiyaç olmaktan öte eğitim ve öğ-retimin bir bütün olarak düşünüldüğünde; eğitimin tamamlayıcı yönü ortaya çıkmaktatır. Artık geleneksel eğitim yerini öğrenci merkezli eğitime bırakmıştır. Kullanılan öğretimde öğrencinin merkeze alındığı eğitimle, teknolojik araçlardan daha fazla yararlanılmış, öğ-rencinin bireysel farklılıkları dikkate alınmış, bilginin tek kaynaktan ulaşılması engellenmiş ve öğretime farklı bir bakış açısı getirilmiştir. Bu bakış açısı; sorgulayan, eleştiren, e-birey olma yolunda kendisini yenileyen, bilim ve teknolojiye uyum sağlayan, araştıran bir birey görüntüsü oluşturmuştur. Öğrenenin merkeze alındığı ve bireysel öğrenmenin ön planda olduğu öğrenme stilleri ön plana çıkmıştır Öğrencinin başarılı olabilmesi, sürecin daha etkili ve ekonomik olması amacıyla hem yüz yüze iletişim halinde olduğu hem de çevrimiçi iletişim yollarına imkân veren bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Hibrit koçluk hem teknolojinin eğitime yansımasını hem de örgün eğitimin okul dışı etkinlikler ile tamamlayıcı yönünü kuvvetlendirir ve öğrencilere değişen dünyanın etkilerinde teknolojiyi eğitime dâhil etmelerinde yardımcı olur. Hibrit koçluk sisteminin esnek yapılı sayesinde eğitime kanalize edilmesini kolay olacaktır. Hibrit koçluk aynı zamanda bireysel öğrenmeye destek verir. Bu çalışmada hibrit koçluk uygulamasının ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki belirlenen hedef becerileri öğrenme düzeylerine etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan öğrencilerin hibrit koçluğuna ilişkin görüşleri incelenmiştir. Çalışmanın katılımcıları bir ortaokulda öğrenim gören 5.sınıf düzeyindeki yirmiyedi öğrencidir. Araştırma bulguları hibrit koçluk destekli öğretimin öğrencilerin hedef becerileri edinimi, kalıcılığı ve genellemesinin sağlanması üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcıların koçluk uygulaması ile öğretime ilişkin görüşlerinin ise olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hibrit Koçluk, Akademik Başarı, Matematik dersi.
Ortaöğretim okullarında İngilizce öğretim programının ve öğrenme ortamlarının evrensel tasarıma dayalı öğrenme ilkelerine uygunluk açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim İngilizce öğretim programının ve öğrenme ortamlarının evrensel tasarıma dayalı öğrenme (ETDÖ) ilkelerine uygunluk açısından değerlendirilmesidir. Araştırmada karma yöntem kullanılmış olup açıklayıcı desenden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde tarama araştırması; nitel bölümünde durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Bartın ve Zonguldak illerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel bölümünde çalışma grubunu 202 İngilizce öğretmeni, nitel bölümünde ise çalışma grubunu 8 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri toplanırken araştırmacı tarafından geliştirilen 2 ölçek ve nitel verileri için ise 1 görüşme formu kullanılmıştır. Ortaöğretim İngilizce programının kazanım, içerik, materyal, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme öğelerine yönelik öğretmen görüşlerine ilişkin veriler 'Evrensel Tasarıma Dayalı Öğrenme Temelli Eğitim Programı Değerlendirme Ölçeği' ile; ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin bilgi aktarımı, yansıtıcı düşünme, özerklik, sözel bilgi aktarımı, çoklu ortam ve üst bilişsel düşünmeye ilişkin görüşlerine yönelik verilerin elde edilmesinde 'Öğretmenler İçin Evrensel Tasarıma Dayalı Öğretme Ölçeği'; ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin derslerinde evrensel tasarıma dayalı öğrenmenin ilkelerini göz önünde bulundurma durumlarına ilişkin veriler ise görüşme formu ile çevrimiçi olarak toplanmıştır. Toplanan nicel verilerin analizinde SPSS 19.0 (The Statistical Packet for the Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Yapılan normallik testi sonrasında ölçeklerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle bağımsız grupların karşılaştırılmasında parametrik olmayan testlerden Mann-Whitney U-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde çevrimiçi ortamda görüşmeler yapılarak elde edilen verilerin incelenmesi için betimsel analiz kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen kayıtların yazıya dökülmesinin ardından verilen cevaplar dikkatle incelenerek temalar oluşturulmuş ve İngilizce öğretmenlerinin görüşlerini belirtmek için doğrudan alıntılara yer verilmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, ortaöğretim İngilizce programının cinsiyet, yaşanılan şehir ve öğrenim durumu değişkenlerine göre; ETDÖ temelli eğitim programı değerlendirme ölçeği ve bu ölçeğe ait alt faktörlerin sonuçları incelendiğinde, ETDÖ temelli program değerlendirme açısından cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin erkeklere göre daha olumlu olduğu, yaşanılan şehre göre araştırma yapılan şehirlerde görev yapan öğretmenlerin görüşlerinin benzer olduğu ve öğrenim durumuna göre ise lisans mezunu öğretmenlerin lisansüstü olanlardan daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır; evrensel tasarıma dayalı öğretmeye göre değerlendirilmesinde ise, cinsiyet değişkenine göre kadın ve erkek öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir, yaşanılan şehre göre şehirlerde görev yapan öğretmenlerin benzer görüşte olduğu ve öğrenim durumuna göre ise lisans ve lisansüstü mezunu öğretmenlerin görüşlerinin benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın nitel bulguları incelendiğinde, ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin bireysel farklılıklara dikkat ederek derse başlangıçta ilgi çekme ve katılım sağlama, güncel teknolojik araçları etkin bir şekilde kullanma, çeşitli yöntemler, stratejiler, etkinlikler ve alternatif materyaller yardımıyla öğretimi zenginleştirme, öğrencileri hayata hazırlamada öz becerilerini geliştirmek için çaba sarf etme, değerlendirmelerinde her ne kadar resmi uygulamalar yapmak mecburiyetinde de olsalar farklı ve çeşitli değerlendirme alternatifleri sağlamak için çaba gösterdikleri belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, evrensel tasarıma dayalı öğrenme ilke ve prensiplerinin kullanımı ve teknoloji ve materyalleri derslere entegre etmede sıkıntılar gözlenmesi nedeniyle ETDÖ ve materyal kullanımında eğitim verilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Evrensel tasarıma dayalı öğrenme, İngilizce programı, karma araştırma.
Bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde 6. sınıf öğrencilerinin nesnelerin interneti (Nİ) teknolojisini kullanarak ürettikleri projelerin Rasch ölçme modeliyle değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; bilişim teknolojileri ve yazılım dersinde 6. sınıf öğrencilerinin Nesnelerin İnterneti (Nİ) teknolojisini kullanarak ürettikleri projelerin Rasch ölçme modeliyle değerlendirilmesidir. Ayrıca çalışmada, Nİ teknolojisini kullanarak üretilen projelerin kalibrasyon haritasının çıkarılması, üretilen projelerin analizi, jürilerin puanlama davranışlarındaki hoşgörü/sertlik durumlarına ilişkin analizi, proje değerlendirme ölçütleri maddelerine ilişkin madde güçlük analizi ve jürilerin tarafsızlık analizi yapılmıştır. Yapılan proje çalışmalarının eğitimde Nİ teknolojisinin nerede ve ne şekilde kullanılabileceğine yönelik olarak araştırmacılara fikir verebilmesi, eğitim alanında öğretmenlerin Nİ teknolojisini derse entegre etmelerini kolaylaştırılmasının sağlanması yönleriyle araştırmanın önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Batı Karadeniz'de bir ilde 2021-2022 bahar akademik yarıyılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ortaokulda okuyan 37 6.sınıf öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Öğrenciler çalışma kapsamında gruplara ayrılmış, her grup kendi içerisinde Nİ teknolojisini kullanarak eğitim alanına dair birer proje hazırlamıştır. Toplamda beş proje çalışması yapılmıştır. Araştırmada, Rasch ölçme modeli ile değerlendirme yapılmış, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ortaokulda görev yapan branş öğretmenlerinden oluşan 10 kişilik jüri 15 ölçüt ile beş proje çalışmasını değerlendirmiştir. Proje grupları da kendi çalışmalarını ve diğer grupların çalışmalarını verilen 15 ölçüt ile değerlendirmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre beş projeden Proje4 kodlu "Akıllı Kuş Yemliği Projesi" en başarılı, Proje2 kodlu "Akıllı Fen Laboratuvarı Projesi" en başarısız proje olmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, en başarılı proje olan Proje4 937 puan alırken, en başarısız proje olan Proje2 777 puan almıştır. En hoşgörülü jüri J2 kodlu kadın branş öğretmeni olurken en sert jüri J14 kodlu "Yıldızlar Grubu" öğrencileri olmuştur. Jürilerin ve araştırmaya katılan öğrencilerin tarafsızlık nedenlerinin daha belirgin olarak ortaya konulabilmesi için Rasch ölçme modeline ilave olarak nitel araştırma yapılması önerilmektedir.
Matematik dersinde kullanılan dijital eğitsel oyunların 6. sınıf öğrencileri tarafından Rasch ölçme modeli ile değerlendirilmesi
Bu çalışmada 6. sınıf matematik dersinde kullanılan dijital eğitsel oyunların Rasch ölçme modeli ile değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada, Rasch ölçme modeli yardımıyla; dijital eğitsel oyunların kalibrasyon haritası, puanlama yapanların katılık- cömertlik analizi, dijital eğitsel oyunların yeterlillik güçlüğü ve puanlama yapanların yanlılıkları incelenmiştir. Çağımızda öğrencilerin bilgisayar oyunlarına karşı ilgisi her geçen gün artmakta ve dijital oyun sektörü gün geçtikçe büyümektedir. Öğrencilerin bu oyunları oynarken motivasyonları ve dikkatleri üst düzeye çıkmaktadır. Bu motivasyonun matematik öğretiminde kullanılması önem arz etmektedir. Yapılan akademik çalışmalar ve yayınlanan tezler incelendiğinde; İngilizce, Türkçe ve fen Bilimleri derslerinde dijital eğitsel oyunlar kullanılmış ve olumlu sonuçlar görülmüştür. Bu noktada, eğitsel hangi dijital oyunun seçilmesi gerektiği veya derste kullanılacak dijital eğitsel oyunlar seçilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği sorulara ön plana çıkmaktadır. Yapılan akademik çalışmalarda ve yayınlanan tezlerde, kullanılan dijital oyunların hangi kriterlere göre seçildiği veya hangi dijital oyunların daha iyi sonuç verdiğine dair bir çalışmaya rastlanmamıştır. Dijital oyun temelli öğrenme yaklaşımının başarılı olması için, seçilen oyunların özellikleri önem arz etmektedir. Dolayısıyla, matematik branşında kullanılan dijital eğitsel oyunların sahip olması gereken özelliklerinin belirlenmesi, dijital oyun temelli öğrenme yaklaşımı ile gelecekte yapılacak çalışmalara da katkı sağlayacaktır. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmadaki nicel veriler Rash ölçme modeli ile elde edilmiş bulunmaktadır. Rasch ölçme modelinde üç yüzey bulunmaktadır. Bu yüzeyler, 24 puanlayıcı (çalışma grubundaki dijital eğitsel oyun aktivitelerine katılan 6. sınıf öğrencileri), 13 yeterlik (Bu yeterlikler alanyazın incelenerek oluşturulan ölçütlerdir) ve değerlendirilen 6 dijital eğitsel oyundur. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bartın Gazi Ortaokulu'nda 6/B sınıfında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Puanlayıcılardan elde edilen veriler, FACETS analiz programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf ortamında uygulanan dijital eğitsel oyunların arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Dijital eğitsel oyunlardan Oyun5'in en yüksek yeterliliğe sahip olduğu, Oyun2'nin ise en düşük yeterliliğe sahip olduğu söylenebilmektedir. Puanlamayı yapanların katı olma\cömert olma arasındaki fark kay-kare istatistiği ile incelendiğinde, puanlama yapan 24 öğrencinin katı olma\cömert olmadaki farklılık anlamlıdır. Bu farklılığa dair puanlayıcı ayırma indeksi 3.36 ve güvenirlik katsayısı 0.92 olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, en cömert puanlayıcı P10 ve en katı puanlayıcı P8 olarak tespit edilmiştir. Sınıf ortamında kullanılan dijital eğitsel oyunların özelliklerinin güçlükleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmiştir. Bu farka dair ayırma indeksi 4.03 ve güvenirlik katsayısı 0.94 olarak bulunmuştur. Bu durumda, en zor karşılanan madde ''Dijital oyun gizem içermektedir" maddesidir. En kolay karşılanan madde ise, "Dijital oyunun problem çözme becerilerine katkı sağlamaktadır" maddesidir. Yapılan yanlılık analizine göre ise, bazı puanlayıcıların bazı dijital eğitsel oyunlara karşı katı ya da cömert değerlendirmede bulundukları söylenebilmektedir. 15 numaralı puanlayıcı (P15), 5 numaralı oyuna 57,93 puan vermesi beklenirken 39 puan vererek aşırı derecede katı bir değerlendirmede bulunduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda, 14 numaralı puanlayıcının (P14), dijital eğitsel oyunlara ilişkin değerlendirmesinde 3 numaralı oyuna 51.62 puan vermesi beklenirken 62 puan vermesi cömert puanlama yaptığını göstermektedir. Araştırma sonucunda, dijital eğitsel oyun tasarlanırken oyunun gizem içermesine dikkat edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, öğrenmeye yönelik dijital anlatı oyunları da tasarlanması, uygulanması ve uygulama sonuçlarının incelenmesi de önerilmektedir.
Nesnelerin interneti eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının proje performansına, bilgi işlemsel ve tasarım odaklı düşünmelerine etkisi
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde en büyük ihtiyaçlardan biri dijital dünyada uzman olan yetişmiş insan kaynağıdır. Eğitimin temeli olarak görülen ilkokul basamağındaki sınıf öğretmenlerine bu anlamda çok sorumluluk düşmektedir. Bu araştırmanın amacı da son yıllarda önem kazanan Nesnelerin İnterneti (Nİ) teknolojisi ile zenginleştirilmiş eğitimin, sınıf öğretmeni adaylarının proje performansına, bilgi işlemsel ve tasarım odaklı düşünmelerine etkisini belirleyebilmek ve sınıf öğretmeni adaylarının bu eğitime yönelik görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın uygulaması 2023-2024 güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, Bartın Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Lisans Programında okumakta olan 32'si deney ve 32'si kontrol grubu olmak üzere toplam 64 üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çeşitleme karma yöntemin kullanıldığı bu araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desenlerden kontrol gruplu ön test-son test desen uygulanmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda ise sınıf öğretmeni adaylarının Nİ eğitimine karşı bakış açısını derinlemesine tanımlamak amacıyla olgubilim deseni kullanılmıştır. Deney grubuna uygulanan Nİ kavram ve çalışmalarını içeren kurs 7 hafta ders ve bir hafta proje sergisi olmak üzere toplam 8 hafta sürmüştür. Kontrol grubuna ise temel anlamda bir bilgilendirme gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutta kontrol ve deney grubuna Ertuğrul-Akyol (2020) tarafından geliştirilen "Bilgi İşlemsel Düşünme Ölçeği" ve araştırmacının geliştirdiği "Tasarım Odaklı Düşünme Eğilimleri Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubu öğrencilerinin tasarladıkları Nİ projelerinin performanslarının değerlendirildiği rubrik ve her eğitim haftası sonunda tuttukları günlük ile yarı yapılandırılmış görüşme sorularından veriler elde edilmiştir. Nicel boyuttaki verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi için hipotezler oluşturulmuş ve tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerden rubrik ölçme aracı için Rasch analizi, yarı yapılandırılmış görüşme aracı için betimsel analiz ve günlük verileri için içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Nİ eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının bilgi işlemsel ve tasarım odaklı düşünmelerinin ön test ve son test puan ortalamalarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Nitel verilerde de tüm öğrencilerin proje performanslarına bakıldığında projeleri çalışır halde tamamladıkları görülmüştür. Yansıtıcı günlük ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları değerlendirildiğinde deney grubu öğrencilerinin başlangıçta Nİ ve Endüstri 4.0 kavramlarına dair bilgileri olmamasına rağmen Nİ eğitimden sonra geleceğe dair mesleklerinde yordayıcı etkisini gördükleri ve Nİ teknolojisi içeren robotik kodlamanın ilkokul basamağından başlanarak tüm ilkokul seviyelerinde uygulanabileceği bulgusuna erişilmiştir. Bu bulgular ışığında sınıf öğretmeni adaylarının aldıkları Nİ eğitiminin proje performanslarını, bilgi işlemsel ve tasarım odaklı düşünmelerini olumlu yönde etkilediği sonucuna erişilmiştir. Araştırmada Sınıf Öğretmenliği Lisans Programına Nİ ve robotik kodlamaya dair bir ders eklenmesi, sınıf öğretmenlerinin de bu bağlamda kendilerini geliştirmesi gibi önerilere yer verilmiştir.
Türkiye'de öğretmen eğitiminde olası gelecek senaryoları (20 yıl sonrası için: 2043)
Araştırmanın amacı Türkiye'de öğretmen eğitiminde olası gelecek senaryolarının belirlenmesidir. Bu çerçevede şu sorulara cevap aranmıştır. Öğretmen eğitiminde öğretmenlik meslek bilgisi açısından gelecek senaryoları nelerdir? Öğretmen eğitiminde alan bilgisi açısından gelecek senaryoları nelerdir? Öğretmen eğitiminde genel kültür bilgisi açısından gelecek senaryoları nelerdir? Öğretmen eğitiminde eğitim felsefeleri açısından gelecek senaryoları nelerdir? Öğretmen eğitiminde eğitim fakültesi dışına verilen pedagojik formasyon eğitimi açısından gelecek senaryoları nelerdir? Bu çalışma nitel bir çalışma olup fenomenolojik bir desenle tasarlanmıştır. Elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak Türkiye'de Öğretmen Eğitiminde Olası Gelecek Senaryoları (TÖE-GELSE) anketi oluşturulmuş ve veriler online olarak toplanmıştır. Türkiye'de öğretmen eğitimine ilişkin gelecek senaryoları…olursa…sonuç(lar) ortaya çıkar" kalıbından hareket edilerek öğretmen eğitimine ilişkin olası gelecekler öngörülmeye çalışılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, belirli bir olguya dair deneyime sahip bireyler arasından, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırma grubunu 68 farklı eğitim fakültesinde görev yapan 375 öğretim elemanı oluşturmuştur. Araştırmada, öğretmen eğitiminde öğretmenlik meslek bilgisi, alan bilgisi, genel kültür bilgisi, eğitim felsefeleri ve eğitim fakültesi dışına verilen pedagojik formasyon eğitimi açısından gelecek senaryoları belirlenmiştir. Öğretmenlik meslek bilgisi açısından, "Öğretmenlik meslek bilgisi dersleri, alanında uzman kişiler tarafından ve ciddi bir şekilde verilmezse, bu durum toplumun tüm meslek alanlarını olumsuz etkileyecektir." senaryosu birinci sırada öne çıkan senaryo olmuştur. Alan bilgisi açısından, "Alan bilgisi dersleri içerik açısından doyurucu olarak verilirse, öğretmenliğin öğretim gücünü artıracaktır." senaryosu birinci sırada öne çıkmıştır. Genel kültür bilgisi açısından, "Genel kültür dersleri, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği çocuğu sevme, hoşgörülü olma, disiplin sağlama, doğru düşünmeyi öğrenme, mantık yürütme, araştırmacı olma gibi beceriler üzerine kurulursa, öğretmen adayları kendilerini geliştirecektir." senaryosu birinci sırada öne çıkmıştır. Eğitim felsefeleri açısından, "Öğretmen eğitimi ve siyaset birbirinden ayrılırsa, sürdürülebilir ve kalıcı bir öğretmen eğitimi modeli uygulanır; böylelikle öğretmenliğin kalitesi ve saygınlığı artacaktır." senaryosu birinci sırada öne çıkan senaryo olmuştur. Eğitim fakültesi dışına verilen pedagojik formasyon eğitimi açısından ise, "Pedagojik formasyon eğitimi dersleri sıradan bir sertifika dersleri gibi verilirse, öğretmenlik saygınlığını kaybedecektir." senaryosu birinci sırada öne çıkmıştır. Araştırmada, öğretmen eğitiminin farklı boyutlarında öne çıkan senaryoların analiziyle birlikte, eğitim politikaları ve uygulamaları için rehberlik edebilecek bir çerçeve sunulmaya çalışılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan sonuçların, öğretmen eğitiminin kalitesini artırmak için gelecekte yapılacak düzenlemelere ve stratejik planlamalara katkı sağlaması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gelecek senaryoları, öğretmen eğitimi, öğretmenlik mesleği.