Adana
291 theses under this subject heading
Ovalık Kilikya (Kilikia Pedias) bölgesi kapsamında Adana ve Osmaniye illerinde yer alan höyükler
Kilikya olarak adlandırılan bölge, Anadolu'nun güneyinde yer almaktadır. Bu bölge Ovalık ve Dağlık olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Dağlık Kilikya Korakeison'dan (Alanya) başlayıp, Soloi/Pompeiopolis'e (Viranşehir) kadar olan kesimi, Ovalık Kilikya ise Soloi/Pompeiopolis'ten başlayıp doğuda Alexandreia Kat Isson'a (İskenderun Körfezi) kadar olan bölgeyi kapsamaktadır. Ovalık Kilikya olarak bilinen bölge düz ovalık olduğu için Çukurova olarak nitelendirilmiştir. Kilikya gerek konumu itibariyle gerekse de coğrafi şartları nedeniyle tarih çağları boyunca iskân görmüştür. Bölgenin iskân edilmesinde hem Akdeniz'e kıyısı olması hem de özellikle Ovalık Kilikya kesiminin düz, ovalık ve yerleşime elverişli olması bunun nedenlerinin başında gelmektedir. Ovalık Kilikya olarak adlandırılan Çukurova, genel itibariyle kapalı bir havza görünümünde olup, kuzeyi dağlarla çevrili kapalı bir havza görünümündedir. Ancak, Orta Anadolu'yu Doğu Akdeniz ve Suriye-Mezopotamya'ya, Mezopotamya'yı da Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Ege dünyasına bağlayan yollar üzerinde yer alması sebebiyle de aslında dışarıya açık bir bölge konumundadır. Bu nedenle Çukurova, kendine özgü konumu itibariyle çeşitli kavimlerin akınına, Orta Anadolu, Mezopotamya ya da deniz yönünden gelen siyasi güçlerin kolayca hâkimiyetleri altına alındığı merkezi bir konum olmuştur. Söz konusu çalışma kapsamında Ovalık Kilikya (Kilikia Pedias) bölgesindeki Adana ve Osmaniye illerinde yer alan konuya dahil edilmiş höyük yerleşimleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kilikya, Ovalık Kilikya, Dağlık Kilikya, Çukurova.
Adana Halkevi Görüşler dergisinin Türk modernleşmesi açısından analizi
?Adana Halkevi Görüşler dergisinin Türk modernleşmesi açısından analizi? adlı tez çalışması Adana Halkevi'nin kuruluşundan 1950 yılına kadar olan süre içerisinde Türk modernleşmesine yönelik faaliyetleri, halk üzerindeki etkileri, Adana'nın sosyo-kültürel hayatına etkileri ortaya konulmuştur.Adana Halkevi Cumhuriyetin ilanından sonra CHF tarafından milli devlet kurma çabalarının sonucu olarak, sosyal ve kültürel alanlarda ?devlet-halk? bütünleşmesini sağlamak, ?resmi devlet ideolojisini?, ?inkılâpları? halka benimsetmek, inkılâpların yayılmasını sağlamak amacıyla, 24 Şubat 1933 tarihinde açılmıştır. Adana Halkevi'nin dokuz şubesi kısa zamanda faaliyetleri ile dikkatleri üzerine çekmiştir.Adana Halkevi 1933-1951 yılları arasında Adana'da kültürel ve sosyal faaliyetlerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. İnkılâpların benimsetilmesinde etkin rol oynamış ve bu amaç doğrultusunda konferanslar, kahve sohbetleri, temsiller, çay ve garden partileri, tören ve kutlamalar yapmıştır. Temsillerde kadının rol alması sağlamıştır. ?Modernleşme Projesi?nde önemli görülen dil ve tarih çalışmaları yapmış, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun faaliyetlerine katkı sağlamıştır.Başta halkın eğitimi olmak üzere birçok alanda etkinliği bulunan Adana Halkevi 1933-1951 yılları arasında Adana halkının hem fikren, ruhen hem de bedenen eğitilmesine katkı sağlamıştır. Gerçekleştirdiği etkinlilerle Adana halkını bir araya toplayan Adana Halkevi ulus-devlet olma yolunda milli bilincin gelişmesini ve böylece modern bir toplum inşasına yardımcı olmuştur.
Farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık ilişkisi (Adana – Mersin ili örneği)
Bu çalışmanın amacı farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Adana ve Mersin illerinde bulunan sporcular, seyirciler ve yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 200 profesyonel sporcu, 514 seyirci ve 71 yönetici olmak üzere toplam 785 katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak Morais ve Ogden (2011) tarafından geliştirilen, İbrahim Fevzi Şahin ve Fatih Çermik tarafından Türkçeye uyarlanan "Küresel Vatandaşlık Ölçeği", ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" (Kiper 1984) kullanıldı. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanıldı. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda; sporcuların küresel vatandaşlıkları ile cinsiyet, yaş ve spor yapma sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemektedir (p>0.05). Ancak, öğrenim durumlarında küresel vatandaşlık ölçeğinin, küresel yetkinlik alt boyutunda, aylık gelirin ise küresel sosyal sorumluluk alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Saldırganlık durumlarında ise cinsiyet değişkeninde atılgan saldırganlığın kadınlarda erkeklere oranla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Öğrenim durumu değişkeninde de, yıkıcı saldırganlık alt boyutu ile edilgen saldırganlık alt boyutunda orta öğretim eğitim düzeyine sahip olanların üniversite eğitimine sahip olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Yaş değişkeninde de yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları ile toplam saldırganlıkta 20 yaş ve altı sporcuların, 21-25 yaş ile 31 yaş üstüne göre anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Spor yapma süresinde ise toplam saldırganlığın 6-10 spor yapanın 16 yıldan fazla spor yapana göre anlamlı düzeyde fark olduğu görüldü (p<0.05). Spor yöneticilerinde; küresel vatandaşlık ile çalışmaya katılanların demografik özelliklerinin herhangi birinde anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Ancak, saldırganlık durumlarına ilişkin, yaş değişkeninde atılgan saldırganlık alt boyutunda 31-40 yaş arası grubun 30 yaş ve altı ile 41 yaş ve üstünde anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Aylık gelir değişkeninde ise, edilgen saldırganlık alt boyutunda 2000 TL ve daha az aylık gelire sahip olanların 3001 TL daha fazla olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Seyircilerde; cinsiyet değişkenine göre toplam küresel vatandaşlık, küresel sivil katılım ve sosyal sorumluluk alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Müsabakalara gitme durumunda da toplam küresellik, küresel sivil katılım ve küresel yetkinlik alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Seyircilerin saldırganlık durumunda ise sadece cinsiyet değişkeninde erkek seyircilerin kadın seyircilere göre yakıcı saldırganlık alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılık olduğu tespit edildi (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Küresel Vatandaşlık, Saldırganlık, Sporcu, Seyirci, Spor Yöneticisi
Kadın ve sosyal dışlanma: Adana'daki Suriyeli Dom kadınlar
Sosyal Dışlanma kavramı, bir kişinin, toplumun, cinsiyetin, etnik grubun çeşitli nedenlerle ayrımcılığa maruz kalmaları durumu olarak tanımlanabilir. Dünya üzerinde çeşitli nedenlerden dolayı artmaya başlayan göç hareketleri sonucu artan göçmen nüfusu ile birlikte sosyal dışlanmanın görünürlüğü de artmıştır. 2011 yılında Suriye Arap Cumhuriyeti'nde meydana gelen sosyopolitik olaylar sonucunda milyonlarca kişi farklı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. Bu çalışmanın savaş sonrası zorla yerinden edilen Suriyeli Dom kadınların Türkiye'de yaşadıkları dışlanma deneyimlerini toplumsal cinsiyet, etnik köken ve mültecilik perspektifinden ele almak amacıyla yazılmıştır. Suriye savaşı sonrası Türkiye'ye gelmiş ve Adana'da yaşayan Dom kadınlar ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek araştırma tamamlanmıştır. Görüşmeler sonucu kadınların kendi toplulukları içerisinde yerleşmiş toplumsal cinsiyet rolleri sonucu yaşadıkları ayrımcılığın savaş sonrası farklılıklar gösterse de devam ettiği görülmüştür. Elde edilen bulgular arasında menşei ülkelerinde yaşadıkları dışlanmanın benzerini göç ettikleri ülkede de yaşadıkları görülmüştür. Bunun sonucu farklı etnik kökenden kişilerle iletişimin sınırlı tutulması, zorunda kalmadıkça kamusal alana dahil olmadıkları, geleneklerini ait oldukları topluluk dışında gizledikleri görülmüştür. Göçün geleneksel yaşam tarzlarına etkisi de elde edilen veriler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Sosyal Dışlanma, Dom Kadınlar, Göç.
Adana İlinde çiftçi şartlarının depolanmış ürünlerde zararlıların tespiti
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA İLİ'NDE ÇİFTÇİ ŞARTLARINDAKİ DEPOLARDA ZARARLILARIN TESBİTİ BERRİN ÇANKAYA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ ENTOMOLOJİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. A. FARUK ÖZGÜR Yıl: 1998, Sayfa:27 Jüri : Prof. Dr. A. Faruk ÖZGÜR Doç. Dr. M. Rifat ULUSOY Doç. Dr. İ. Halil ELEKÇİOĞLU Adana ilinde merkez ilçeye bağlı Küçük Çıldırın, Yolgeçen, Gökçeler, Akkuyu ve Çınarlı köylerine Ekim 1996-Ağustos 1997 tarihleri arasında, çiftçi şartlarındaki depolarda surveyler yapılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda Insecta sınıfına bağlı 3 takımdan 11 familyaya bağlı toplam 13 zararlı türe rastlanmıştır. Bunlara ek olarak çok sayıda Akar türü de bulunmuştur. Yapılan araştırmanın sonucunda en yaygın türlerin Si tophi his oryzae (L.), Rhizopertha dominica (F.), Tribolium castamum (Herb.), Trogium pıılsatorhım (L.), Plodia interpunctella (Hübner) ve Sitotraga cerealella (Olivier) olarak belirlenmiştir. Bu köylerde ikinci derecede önemli türler olarak Oryzaephilus surinamensis (L.), Cryptolestesferrugineus (Steph.) tesbit edilmiştir. Hayvan yemlerinde ise çok sayıda Akar türüne rastlanmıştır, Buğdayda S. oryzae, R. dominica, Trogium pulsatorium, arpada S. oryzae, R. dominica, S. cerealella, bulgurda T. castaneum arpa ezmesi ve mısır yeminde bazı Akar türlerinin zararlı olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Depo, depo ürünleri, depo zararlıları, Adana
Adana ili mısır ekim alanlarında turcicum yaprak yanıklığı (Exserohilum turcicum (Pass. ) Leonard. and Suggs) ve maydis yaprak yanıklığı (Helminthosporium maydis Nisik.) hastalıklarının yaygınlığı, biyoekolojisi, mısır çeşitlerinin bu has
öz DOKTORA TEZÎ ADANA İLİ MISIR EKİM ALANLARINDA TURCICUM YAPRAK YAMKLIĞI (Exserohilum turcicum (Pass) Leonard, and Suggs) VE MAYDİS YAPRAK YANIKLIĞI (Helminthosporium maydis Nisik.) HASTALIKLARININ YAYGINLIĞI, BİYOEKOLOJİSİ, MISH* ÇEŞİTLERİNİN BU HASTALIKLARA KARŞI DUYARLILDXLARI VE MÜCADELE OLANAKLARI ÜZERİNDE ARAŞTD3MALAR Veli ÇETİN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. N. Kemal KOÇ Yıl: 1999, Sayfa: 131 Jüri : Prof. Dr. N. Kemal KOÇ : Doç. Dr. Abuzer SAĞIR : Doç. Dr. Ali ERKILIÇ Adana ilinde mısır ekim alanlarının son yıllarda hızla artması, mısırla ilgili sorunların da artmasına neden olmuştur. Bunlar içerisinde Exserohilum turcicum (Pass.) Leonard and Suggs, ve Helminthosporium maydis Nisik. ' in neden olduğu yaprak yanıklıkları da önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışma iki yaprak yanıklığı etmeninin bazı kültürel özelliklerinin, Adana ili mısır ekim alanlarında yaygınlıklarının, kışı nerede ve nasıl geçirdiklerinin, bazı mısır çeşitlerinin bu hastalıklara karşı duyarlılıklarının ve mücadele yöntemlerinin belirlenmesi amacıyla 1994 - 1998 yıllan arasında yürütülmüştür. E. turcicum en fazla koloni gelişimini dekstozu azaltılarak modifıye edilmiş PDA ortamında, H. maydis yulaf ağarda gösterirken, en fazla konidi sayısı her iki etmen için de pepton dekstroz ağarda saptanmıştır. Etmenler 5 ile 9 pH dereceleri arasında optimum koloni gelişimi gösterirken, E. turcicum için 25 °C, H.maydis için 30 °C nin uygun olduğu görülmüştür.. Değişik ışık sürelerinin E. turcicum1 un gelişimi üzerinde etkisi görülmezken, H. maydis' in gelişimi ışıkta kalma süresinin azalmasına paralel olarak azalmıştır. Sörvey çalışmaları sonucunda, Adana ili mısır ekim alanlarında Maydis Yaprak Yanıklığının, Turcicum Yaprak Yanıklığına göre daha önemli olduğu görülmüştür. Her iki etmen de kışı toprak altında geçirememiş, konidilerin canlı kalma süreleri toprak derinliğine bağlı olarak azalmış, tarlada olduğu gibi kalan yada toprak yüzündeki bitki artıklarında konidi olarak kışlayabilmiştir. Turcicum yaprak yanıklığına karşı 1994' de doğal enfeksiyon koşullarında denenen çeşitlerin tamamı dayanıklı bulunurken, yapay enfeksiyon koşullarında 1996' da denenen çeşitlerden 16'sı dayanıklı, 2'si orta dayanıklı, 4'ü orta duyarlı, 1997 yılında 16' sı dayanıklı, 3' ü orta dayanıklı 5'i orta duyarlı bulunmuştur. Maydis Yaprak Yanıklığına karşı denenen çeşitlerden 1995' te 6' sı dayanıklı, 3'ü orta dayanıklı, 9'u orta duyarlı ve 1' i duyarlı, 1997 yılında 5' i dayanıklı, 5' i orta dayanıklı, 6' sı orta duyarlı ve 7'si duyarlı olarak belirlenmiştir. Sera koşullarında yapılan denemede maneb, mancozeb, metconazole, prochloraz, propiconazole, cyproconazole ve çaptan ümitvar bulunurken, carbendazim ve triadimenol etkili olmamışlardır. Anahtar Kelimeler: Mısır, E. turcicum, H. maydis,
Cumhuriyet Dönemi'nde mimarlık akımları ve Adana'daki yansımaları
Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi Türk mimarlığı ele alınarak, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel ortama bağlı olarak mimarlığın gelişim süreci araştırılmıştır. 19. yüzyıl Osmanlı Dönemi dahil olmak üzere, 1900'lerin başlarında bir arayış içerisine girdiği gözlenen Türk Mimarlığının ilk elli yıllık dönemi ele alınarak, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı, Rasyonel-Fonksiyoncu ve Kübist Mimarlık Akımları ile İkinci Ulusal Mimarlık Akımları dönemleri dahilinde incelenmiştir. Cumhuriyet Döneminde, Türkiye'de ortaya çıkan mimari akımların perspektiflerinden bakılarak Adana İlindeki Cumhuriyet Dönemi yapılan incelenmiş bu yapılardaki mimari özelliklerinin yansımaları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Adana Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı, Türk Mimarlık Akımları
Adana ili ve çevresindeki hayvancılık tesislerinde ortaya çıkan atıkların yarattığı çevre kirliliği üzerinde bir çalışma
Bu çalışmada, Adana ili ve çevresinde bulunan hayvancılık tesislerinin özellikle de süt ve et üretimi yapan büyükbaş hayvancılık tesislerinde oluşan hayvansal katı ve sıvı atıkların durumları, depolama sorunları ve atık depolama sistemleri, ilgili yapıların yer seçimlerinde gerekli yasal ve teknik kriterlerin uygulanma dereceleri, bu olumsuz koşulların neden olduğu sorunlar, yarattığı çevre kirliliği faktörleri kapsamında irdelenmiş ve elde edilen sonuçlar konuyla ilgili literatür bilgileri ile kıyaslanarak ifade edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çiftlik Yerleşimi, Çiftlik Atık Depolan, Hayvansal Atıklar, Katı ve Sıvı Hayvansal Atık Depoları.
Adana'da satışa sunulan yoğurtların genel mikroflorası ve izole edilen koliform grubu bakterilerin tanımlanması
Bu çalışmada Adana'da Satışa sunulan yoğurtlardan 60 adet örneğin mikrobiyolojik kaliteleri incelenmiş ve koliform grubu bakteriler izole edilerek tanımlanması yapılmıştır. Toplam 1707 kültürün tanımlanmasında IMVIC testi ile beraber farklı biyokimyasal özelliklende ele alınmıştır. Yoğurtlardan izole edilen 1707 adet koliform susundan 1486'sı Escherichia coli, 50'si Citrobakter, 41'i Klepsielh, 62'si E. aerogenes, 51'i E. cloacae ve 17si diğer enterobakterler olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoğurt, Koliform, İzolasyon, Tanımlama, Genel Mikroflora
KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi performans ve iş tatmini arasındaki ilişki: Adana'daki KOBİ'lerde bir araştırma
Yönetici olsun ya da olmasın tüm insanlar günlük yaşamın artık vazgeçilmezi olan stresle karşı karşıyadır. Stres, organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan kızgınlık, sıkıntı, endişe, üzüntü, gerilim gibi nitelendirilebilen bir tepkidir. îş hayatından yansıyan stresler ve bunların sonuçlan doğrudan veya dolaylı olarak gerçekte tüm insanları ilgilendirmektedir. Çünkü, stresin işletmelerde çalışanları uzun veya kısa dönemde etkileyerek bir işletmenin verimliliğini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle yönetim bilimcileri de stres konusuyla yakından ilgilenmekte ve bu konuda pek çok araştırma yapmaktadırlar. Bir işletmenin başarısında yöneticinin payının çok büyük olduğu bilinmektedir. Çünkü, kaynaklan yöneten ve onların etkin, verimli şekilde kullanılmasını sağlayan yöneticidir. KOBİ'lerin de ülke ekonomisine olan faydalan düşünüldüğünde, KOBÎ yöneticilerinin performansları ve iş tatminlerinin önemi anlaşılabilmektedir. Bundan hareketle, bu çalışmada ülke açısından önem taşıyan KOBİ yöneticilerinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini arasındaki ilişki araştırılmıştır. Konu ile ilgili teorik çalışmalardan sonra, anket metodu kullanılarak 100 KOBİ yöneticisinin stres düzeyi, performansı ve iş tatmini ile ilgili bilgiler toplanmıştır. SPSS programı kullanılarak anket sonuçlan sınıflandırılmış, kodlanmış ve ANOVA yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen verilerden yararlanarak yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan yöneticilerin stres düzeyi ile performansı arasında, stres düzeyi ile iş tatmini arasında ve iş tatmini ile performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres, KOBİ, performans, iş tatmini
Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden ailelerde toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet
Bu çalışmada, Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden çiftçiler, toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet açısından incelenmiştir. Ayrıca, kırsal ve kentsel kesim arasında kuşaklararası karşılaştırma yapılarak aradaki farkların ortaya konulmasına çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Yapı, Toplumsal Cinsiyet,, Toplumsal Değişme, Göç, Cinsiyet Rolleri
Adana'da turunçgil bahçelerinde turunçgil nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb)'nun popülasyon dalgalanması ve verime olan etkisinin araştırılması
YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA'DA TURUNÇGIL BAHÇELERİNDE TURUNÇGİL NEMATODU (TYLENCHVLUS SEMIPENETRANS COBB)'NUN POPULASYON DALGALANMASI VE VERİME OLAN ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI HALİL TOKTAY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANA BİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. İ. Halil ELEKÇİOĞLU Yıl: 2001, Sayfa:33 Jüri: Prof. Dr. İ. Halil ELEKÇİOĞLU Prof. Dr. Nedim UYGUN Prof Dr. Turgut YEŞİLOĞLU Turunçgil nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb)'nun Nisan 1998- Mart 2000 tarihlerinde populasyon dalgalanmasını incelemek amacıyla Adana ilinde iki farklı bölgede Turunçgil nematoduyla bulaşık turunç üzerine aşılı Washington Navel ve Yafa portakal çeşitlerinin (Citrus cinensis (L.) Osbeck) bulunduğu iki bahçe belirlenmiştir. Washington Navel çeşidi portakal bahçesinde aynı zamanda Turunçgil nematodunun verim üzerine etkisi araştırılmıştır. Turunçgil nematodunun populasyonu her iki bahçede yılın aralık ve ocak aylarında en düşük düzeye, temmuz ayında en yüksek düzeye ulaşmıştır. Nematisit uygulaması sonucu meyve veriminde kontrole göre 1998 yılı hasat döneminde % 0.9, 1999 yılı hasat döneminde ise % 9.2 oranında verim artışı olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu artış istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Turunçgil, Tylenchulus semipenetrans, Populasyon dalgalanması, meyve verimi.
Adana ili ve çevresindeki yumurta tavukçuluğu işletmelerinde amonyak ve hidrojensülfür gazlarının oluşum düzeylerinin belirlenmesi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA İLİ VE ÇEVRESİNDEKİ YUMURTA TAVUKÇULUĞU İŞLETMELERİNDE AMONYAK VE HİDROJENSÜLFÜR GAZLARININ OLUŞUM DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ İLKER ÖNER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Danışman : Prof Dr. Yılmaz YILDIZ Yıl : 2001 Sayfa : 76 Jüri : Prof. Dr. Yılmaz YILDIZ Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN Prof. Dr. Nazım ULUOC AK Bu çalışma, Adana ili ve çevresindeki iki farklı tip yumurta tavuğu kümesinde zararlı gazlardan olan amonyak ve hidrojensülfür gazlarının zamana bağlı olarak değişen düzeylerinin belirlenmesi amacına yöneliktir. Araştırma kapsamında seçilen üçü kafes, diğer üçü de yerde yetiştiricilik yapılan altı adet yumurtacı tavuk kümesinde kış ve yaz üretim dönemlerinde kümes içi amonyak ve hidrojensülfür gazları ölçülmüştür. Ayrıca ölçüm sürecinde, kümes içi sıcaklık ve bağıl nem değerleri de ölçülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre kümeslerde hidrojensülfür gazına rastlanmamıştır. A, B ve C işletmelerinde kafes tipi yetiştiricilik yapılmakta olup bu işletmelerde ölçülen amonyak gazı değerleri, A işletmesinde kış üretim döneminde, üst ve yer seviyelerinde 1-3 ppm, yaz üretim döneminde ise sırasıyla 1-4 ppm aralığında değişmektedir. B işletmesinde kış üretim döneminde, üst seviyede 2 - 10 ppm, yer seviyesinde 1-5 ppm, yaz üretim döneminde, üst seviyede 4-12 ppm, yer seviyesinde ise 0 - 5 ppm aralığında değişim göstermiştir. C işletmesinde kış üretim döneminde, üst seviyede 3 - 4 ppm, yer seviyesinde 2-3 ppm, yaz üretim döneminde üst seviyede 1-5 ppm, yer seviyesinde ise 1-3 ppm aralığında olup, bu değerler hayvanlar için zararlı eşiğin altındadır. D, E ve F işletmelerinde yerde yetiştiricinle yapılmakta olup bu işletmelerde ölçülen amonyak gazı değerlerleri; D işletmesine ait kümeste kış üretim döneminde 10 - 17 ppm arasında ve kritik değerlere yakındır. Yaz döneminde D işletmesine ait kümeste üretim yapılmadığından ölçüm yapılamamıştır. E işletmesine ait kümeste, yaz üretim döneminde amonyak gazı konsantrasyonu 4 - 12 ppm aralığında ve önerilen kritik değerlere yakın, Mat altoda bulunmuştur. Kış döneminde ise yaz döneminde ölçülen değerin üzerinde (8-18 ppm) ve kritik değere yakındır. F işletmesine ait kümeste kış üretim döneminde amonyak gazı konsantrasyonu 6-16 ppm aralığında değişmekte ve önerilen kritik değerlere yakın bulunmuştur. Yaz döneminde F işletmesinde üretim yapılmadığı için ölçüm yapılamamıştır. İki kümes tipi birlikte değerlendirildiğinde kafeste yetiştiricilik yapılan kümeslerde amonyak gazı konsantrasyonu daha düşüktür. Bu durumun kümeslerin havalandırma sistemleri ile yetiştirme sistemlerinin (altlıklı ve altlıksız) farklılığından kaynaklandığı söylenebilir. Sonuç olarak, kümeslerde havalandırma sistemlerinin doğru olarak projelenmesi ve çalıştırılmaları için, hayvanlar için kısıt aktör olan zararlı gazların da dikkate alınması gerekmektedir. Anahtar kelimeler : kümes, zararlı gazlar, amonyak, hidrojensülfür
Ceyhan ve Seyhan havzalarının bölgesel taşkın frekans analizi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ CEYHAN VE SEYHAN HAVZALARININ BÖLGESEL TAŞKIN FREKANS ANALİZİ Neslihan SEÇKİN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Recep YURTAL Yıl: 2002, Sayfa: 132 Jüri : Doç. Dr. Recep YURTAL : Prof. Dr. M. Salih KIRKGÖZ : Prof Dr. Ahmet YÜCEER Belirli tekerrür periyotları için meydana gelebilecek taşkının büyüklüğü ve frekansı, rezervuar, gölet, köprü, baraj, savak, kanal, menfez gibi su yapılarının yerlerinin seçimi ve özel planlama projeleme amaçlan için gereklidir. Taşkın frekans anlizinin amacı belli bir dönüş aralığına karşı gelen taşkın debisinin tahminidir. Taşkın frekans analizinin iki türü vardır. 1) Noktasal taşlan frekans analizi 2) Bölgesel taşkın frekans analizi Bu çalışmada Seyhan ve Ceyhan Havzaları için bölgesel taşkın frekans analizi boyutsuz olarak incelenmiş ve güçlü taşkın tahminlerine imkan veren modeller, yapılan testler sonucu belirlenmiştir. Havzalar homojen alt bölgelere ayrıldıktan sonra Log Lojistik, Log Pearson 3, Pearson 3, Wakeby, Log Boughton, Gumbel ve Log Normal dağılımları kullanılarak spreadsheet programlan yardımıyla analizleri yapılmış, bölgesel taşlan frekans eğrileri elde edilmiştir. Daha sonra fortran lisanında hazırlanmış bilgisayar programı yardımıyla noktasal analiz yapılarak eğriler elde edilmiş ve yine bu program yardımıyla Kolmogorov-Simirnov, Cramer Von Mises ve Chi2 testleri yapılarak bu eğrilerin güçlü bir model teşkil edip etmediği araştırılmıştır. Homojen alt bölgelere ait en uygun dağılımlar tespit edilmiş ve bölge tek olarak incelendiğinde elde edilen sonuçların kısmen farklı olduğu görülmüş, bölgesel analizin daha hassas sonuçlar verdiği kanaatine varılmıştır. Anahtar kelimeler : Taşkın Frekans Analizi, Olasılık Ağırlıklı Momentler Yöntemi, Bölgesel Taşlan Frekans Analizi
Adana - Mersin Demiryolu Hattı üzerindeki istasyon binalarının tarihi ve mimari analizi
Bu çalışmada, Osmanlı döneminde yapılan ve en önemli hatlardan biri olan "Bağdat Demiryolu"nun Mersin-Adana hattı üzerindeki istasyon binaları ele alınmıştır. Bu hat üzerindeki istasyon binalarının yapıldıkları dönemler itibariyle tarihi ve mimari özellikleri incelenmiş olup bu dönemlerdeki mimari anlayışın istasyon binalarına yansımaları saptanmıştır. Çalışmada; XIX. yüzyılda Avrupa'nın sanayileşme süreci ve Avrupa'da demiryolunun gelişimi, Osmanlı İmparatorluğu'nun demiryolu çalışmaları ve Osmanlı'da yabancı sermayedarlar tarafından yapılan ve işletilen demiryolu hatları ile Mersin-Adana hattı üzerinde bulunan istasyon binalarının bulundukları dönemler içerisindeki mimari gelişim süreçleri araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Demiryolları, Demiryolu İstasyon Binaları, Mersin-Adana Hattı
Adana Sofulu çöp depolama alanı örneğinde faaliyet sonrası alternatif kullanımların toplumsal fayda ve maliyet değerlendirmeleri
oz DOKTORA TEZİ ADANA SOFULU ÇOP DEPOLAMA ALANI ÖRNEĞİNDE FAALİYET SONRASI ALTERNATİF KULLANIMLARIN TOPLUMSAL FAYDA VE MALİYET DEĞERLENDİRMELERİ CENGİZ USLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL Yıl: 2002 Sayfa: 161 Jüri : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL : Prof. Dr. Faruk ALTUNKAS A : Doç. Dr. Veli ORTAÇEŞME Toplumsal fayda ve maliyet değerlendirmelerinin amacı toplumu ve özellikle çevreyi ilgilendiren yatırım projelerinin uygulanabilirliğinin ve toplumsal açıdan getirilerinin saptanabilmesinde ve değişik alternatifler söz konusu olduğunda bunlar arasından birinin seçilmesindeki kararlan belirleyen temel ölçütlerin ortaya konulmasıdır. Bu çalışma ile Adana-Sofulu Çöp Depolama Alanında çöp depolama faaliyeti sonunda yapılacak iyileştirme çalışmaları sonucunda, alanda uygulanabilirliği söz konusu olabilecek değişik alternatiflerin kuramsal olarak koşullu değerlendirme yöntemi ile değerlendirilmesine çalışılmıştır. Çalışma bulgularına göre alanı toprakla kaplamanın faydası maliyetinin 143 katı; ağaçlandırma alam olarak değerlendirilmesinin faydası maliyetinin 102 katı ve alanın kent parkı olarak değerlendirilmesinin faydası maliyetinin 60 katı olarak saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuç, bu değerlendirmelerin çevreyi iyileştirmeye yönelik yatırım projelerinde uygulanabileceği ve serbest mal olarak nitelendirilen çevresel unsurlara ekonomik bir değer verilerek piyasa fiyat sistemi içerisinde temsil edilebileceği doğrultusundadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Fayda ve Maliyet Değerlendirmeleri, Koşullu Değerlendirme Yöntemi, Çöp Depolama Alanları rv
Eğitimli sınıflama metodlarının karşılaştırması ve yeni algoritmanın denenmesi
96 ÖZET Bu çalışmada eğitimli sınıflama metotlarının sınıflama doğrulukları belirlenmiştir. Ayrıca NN sınıflama metodu için bir algoritma denenmiştir. Adana iline ait 27-3-1992 LANDSAT-TM uydu verilerinden yarlanılarak seçilen bölgeler için doğruluk tabloları oluşturulmuş ve sınıflama yapılmıştır. Kullanılan sınıflama metotlarının sınıflama süreleri CPU zamanı olarak belirlenmiştir. Sınıflama yapılmadan önce, çalışılacak bölgenin uydu görüntüsünden yararlanılarak yer gerçeği için önçalısma yapılmıştır. Daha sonra bu bölgelerin DSİ 'den sağlanan 1/5000 lik 11 pafta ile uydu görüntüleri karşılaştırılmış ve doğrulukları tespit edilmiştir. Yer gerçeği çalışmalarından sonra, test bölgeleriden sınıfları temsil eden pikseller seçilmiştir. Bu pikseller üzerinde sınıflama öncesi çalışmalar yapılmıştır. Sınıfların ortalama, varyans, standart sapma, varyans-covaryans matrisleri ve ters matrisler değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca bu veriler önerilen yönteme göre ve yalnızca CNN algoritmasına göre azaltılmıştır. Metotların doğruluklarını karşılaştırmak için test alanlarındaki bölgelerden çeşitli kullanım tarlaları çıkartılmış ve doğruluk tabloları oluşturulmuştur. önerilen yöntem diğerlerine göre sınıflama doğruluğu, diğer yöntemlere göre daha iyi bulunmuştur. Ayrıca NN sınıflaması içjn ilk kez eşik değer kullanılmıştır. Böylece sınıflama doğruluğunu ve süresini azaltmak amaçlanmış, başarıyla uygulanmıştır. Değişik büyüklükdeki görüntülerin sınıflamasında ise, önerilen yöntem iyi sonuç vermiştir. Sınıflama süresi olarak en iyi sonucu elipsoid ve minimum mesafe sınıflaması vermiştir. NN sınıf lamsının çokzamanda sınıfladığı bilinmektedir. Ancak önerilen yöntem elipsoid metodunun zamanının 1.5 katı olarak bulunmuştur. Sınıfları oluşturan tüm pikseller kullanıldığında NN sınıflaması bir saati geçmiştir.
Adana ili sanayi işletmelerinde hizmet içi eğitim bir uygulama
Çatalan barajı ve çevresi doğal bitki örtüsü ve yaban hayatının doğa koruma yönünden incelenmesi
Araştırma alanı Adana iline kuş uçuşu 23 km. uzaklıkta bulunan Catalan Baraj Golü ve yakın çevresidir. Araştırma alanı Adana ili sınırlan içerisinde 37° 05' ile 37° 22* Kuzey enlem ve 35° 15' ile 35° 30' Doğu boylam koordinatları arasında kalmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Catalan Baraj Gölü ve Hidroelektrik Santralinin tesis edilmesiyle doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı üzerinde yapabileceği etkilerin saptanmasıdır. Bu saptamalar doğrultusunda ne gibi tedbirler alınması gerektiği de araştıma konusudur. Çalışmanın birinci aşamasında araştırma alanındaki doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı içerisinde yer alan türlerin tespiti için arazi çalışmaları yapılmış, baraj göllerinin doğal bitki örtüsü üzerinde ne şekilde etkili olabileceği incelenmiştir. Bunun yanında araştırma alanının tüm özellikleri belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise belirlenen doğal bitkiler ve yabani hayvan türlerinin birbirleriyle ilişkileri, yayılış alanları, hayat formları, hangi vejetasyon içerisinde yer aldıkları ve hangi habitat içerisinde bulundukları belirlenmiştir. Sonuç olarak tüm bu türlein baraj yapımından ne şekilde etkilenecekleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Adana ilinin sıcaklık verilerinin stokastik ve olasılık yöntemlerle incelenmesi
Adana Meteoroloji istasyonu uzun yıllık günlük maksimum, ortalama ve minimum sıcaklık değerleri zaman serisi kavramı içinde gidiş (trend), periyodik ve stokastik bileşenleri incelenmiştir. Gidiş (Trend) bileşeninin analizinde dönen nokta ve kendall sıra korelasyon testleri, periyodik bileşende varyans ile fourier analizleri ve stokastik bileşende ikinci derece markov zinciri çalışması yapılmıştır. Bu kışımın sonunda periyodik bileşenli deterministik ve stokastik yapıda bir denklem elde edilmiştir. Daha sonra, oluşturulan modelle üretilen verilerin farklı olasılık dağılım yöntemleri ile frekans (olasılık) analizleri yapılmış, uygunluk testleri yapılmış ve uygun frekans dağılımları saptanmıştır.
Adana ili kıyı bölgesinde ekonomik öneme sahip balık türlerinden barbunya (Mullus barbalus) ıskarmoz (Sourida undosguamis ) ve sarıağız (Argyrosomus regius) türlerinin büyüme performansları
Bu araştırmada Akdeniz balıkçılığında gerek miktar gerekse ekonomik yönden önemli olan Mullus barbatus (Barbunya), Saurida undosquamis (Iskarmoz) ve ArgyrosomusB reqius (Sarıağız) türlerinin bazı büyüme ve morfometrik özelliklerini belirlemek suretiyle daha sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunulmaya çal ışı lmıştır. Çal ışma Eylül- 1992 ve Eylül-1993 tarihleri arasında Adana'nın Yumurtalık ilçesinde sürdürülmüştür. Bu süre içerisinde 348 adet Mullus barbatus, 333 adet Saurida undosquamis, 125 adet Argyrosomus regius bireyi incelenmiştir. İncelenen türlerde ortalama çatal boy ve total ağırlık değerleri saptanmış, boy ve ağırlık büyüme ; hem salt büyüme hem de oransal büyüme şeklinde değerlendirilmiştir. Argyrosomus regius bireylerinde iee total boy değerleri hesaplamalarda esas alınmıştır. - Yumurtalık açıklarından elde edilen Mullub barbatus bireyleri 0- IV yaşlar arasında dağılım göstermiştir. Farklı yaş gruplarındaki ortalama boy ve ağırlık değerleri; 0 yaşındaki ler in 9.27 ± 0.06 cm; 14.58 ±0.34 g., ve diğer gruplar için sırasıyla 10.52 ± 0.05 cm; 20. 18 ±0.49 g.f 12.36 ±0.04 cm; 33. 11 ±0.46 g., 13. 50 ±0.03 cm; 44. 44 ±0.59 g., 14.23 ±0.01 cm; 52.90 ±0.97 g. bulunmuştur. Boy ve ağırlık büyüme matematiksel olarak da incelenmiş, yaş-boy, yaş- ağırlık, boy/ağırlık eğrileri hem ölçülen hem de hesaplanan değerlerden elde edilmiştir. Ortalama kondisyon değeri Yumurtalık körfezi populasyonu için 1.791 bulunmuştur. Büyüme karakteristiği değerlerine göre eşeysel olgunluğa II yaştan itibaren ulaştığı saptanmıştır. -İncelenen Saurida undosquamis bireylerinin 0- III yaş gruplarından oluştuğu saptanmıştır. Yaş gruplarına göre ortalama boy ve ağırlık değerleri ; 0 yaşındakiler 12.03±0.33 cm; 16. 30±2.09 g.,ve diğer yaş grupları için sırasıyla 16.70+0.22 cm; 40.79 ±1.67 g., 19.43 ±0.25 cm; 67.89 ±2.38 g., 20.14 ±0.48 cm; 85.46±6.22 g. bulunmuştur.Büyüme matematiksel olarakta incelenmiş yaş-boy, yaş-ağırlık, buy/ağırlık ilişkileri hem ölçülen hem de hesaplanan değerlerle oluşturulmuştur. Her yaş grubu için kondisyon değerleri saptanmış ve ortalama kondisyon değeri 0.924 olarak bulunmuştur. Büyüme karakteristiği değerlerine göre eşeysel olgunluya en erken 11 yaşta ulaştığı saptanmıştır. Diğer bir araştırma materyalimizi oluşturan Argyrosomus regıus türünün ise I I -V yaş grubundan oluştuğu belı rlenmiştir. 1 1 yaş grubu için ortalama boy ve ağırlık değerleri ; II yaşındakiler 28. 57±0.62cm; 246.60± 10.0 g., ve diğer yaş grupları için sırasıyla 32.43±0. 46cm; 37 1. 10 ±15.0 g.. 35.84+0.62 cm; 485. 2±27.0 g., 37.85±3.78 cm:657±218 g. elde edilmiştir.,. Boy ve ağırlık büyüme matematiksel olarak incelenmiş, yas-boy, yaş-ağırlık, boy/ağırlık ilişkisi hem ölçülen hem de hesaplanan dağerlerle elde edilmiştir, ortalama kondisyon değeri 1.107 olarak saptanmıştır. Bu türün cinsel olgunluğa ulaşma yaşı konusunda, 0 ve I. yaşlara ait örnekler bulunamadığından değerlendirilememiştir. Elde edilen verilere göre boy olarak avlanma alt sınırının en asından Doğu Akdenizde Mullus barbatus için 13 cm., Saurida undosquamis için 20 cm. olarak uygulanmasının yararlı olacağı sonucu ortaya çıkmıştır.
Adana ili kentsel alanda hayvansal gıda tüketim yapısı
Bu çalışma, Adana kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketimi ile gelirin tüketim üzerine olan etkisi belirlenmek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda, tüketim üzerine etkisi olduğu düşünülen tüketici özellikleri ile tüketicilerin satın alımına ve tüketimlerine etkisi olan zevk, tercih ve alışkanlıkları da incelenmiştir. Bu amaçla 200 aile ile anket yapılmıştır. Araştırma alanında, 1993 yılında, aileler ortalama gelirlerinin %11,2'sini oluşturan 8.161.247TL"sini hayvansal gıda maddeleri tüketimi için ayırmaktadırlar. Bu miktarın ?539,42'si et, %18,12'si süt mamulleri, £15,14'ü süt, %15,06"sı tavuk eti ve 9512,26'sı yumurta tüketimi için harcanmıştır. Gelir- harcama esneklikleri ise ette 0,60, sütte 0,38, süt mamullerinde 0,52, tavuk etinde 0,24, yumurtada 0,17 ve toplam hayvansal gıda maddelerinde 0,44 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Adana kentsel alanda anket yapılan ailelerin gelirleri arttıkça genellikle hayvansal gıda maddeleri tüketim miktarlarının arttığı ve gelir-harcama esnekliklerinin ise düştüğü saptanmıştır.
Adana kentinde gürültü kirliliği üzerine bir araştırma
IX ÖZ Araştırma, Adana Kenti Seyhan ve Yüreğir ilçeleri'nin yerleşim alanları içinde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, kentin gürültü kaynaklarının belirlenerek, yapılan ölçümlerle gürültü kirliliğinin saptanıp, gürültü haritasının oluşturulması ve alternatif çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Bu araştırmada ulaşım, endüstri, inşaat, yerleşim ve ticaret gibi kentin önemli gürültü kaynakları saptanmış, gürültü haritasına veri oluşturacak şekilde 240 noktada gürültü düzeyleri ölçülmüştür. Ayrıca, bitkisel malzemenin gürültü önlemede etkiniğini belirlemek amacıyla 16 ölçüm daha yapılmıştır. Adana halkının gürültüye duyarlılığını saptamak amacıyla standart formlar aracılığı İle bir anket çalışması uygulanmıştır. Tüm ölçüm sonuçları, kentteki gürültü yoğunluğunun bölgesel dağılımı ve anketten elde edilen veriler dikkate alınarak gürültü önleyici ya da azaltıcı önlemler geliştirilmiştir.