Traditions

292 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Vural Bahadır Bayrıl şiirinde gelenek

Vural Bahadır Bayrıl şiirinde gelenek konusunun incelendiği bu çalışmada, gelenekçiliğin şiir üzerinde işlenişine bakılmıştır. Bu amaçla araştırma genelinde belirli kavramlar üzerinde durulmuştur. Bu kavramlar ise genel anlamda 1980 sonrası Türk şiirinde gelenek, kültür, imge, metinlerarasılık olarak belirtilebilir. Araştırmada genelde Bayrıl'ın şiirinin 1980 sonrası dönemindeki yeri; özelde ise şairin çocukluk dönemi ve yaşadığı çevre de dikkate alınarak geleneğe bakışı incelenmiştir. "Muhteva ve Kültür" kavramları etrafında geleneğin, çeşitli imgeler ve değişik anlatım teknikleri ile şiirlere yansıtıldığı anlaşılmıştır. Elde edilen veriler, Vural Bahadır Bayrıl'ın geleneği nostaljik boyutunun dışına taşıyarak günün şartlarına göre yeniden dizayn etme çabasında olduğunu göstermiştir.

Bayrıl, Vural BahadırGeleneklerModern şiir+2
Fatih Balcıoğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk siyasetinde Refah Partisi deneyimi: Gelenek, ideoloji ve politika

Türk Siyasetinde Refah Partisi Deneyimi: Gelenek, İdeoloji ve Politika adlı çalışmamız temel düzeyde 12 Eylül sonrası çok partili hayatın yeniden tesis edilmesi ile iktidar mücadelesine dahil olan ve 1998 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi'nin politik düşüncesini ve iktidar deneyimlerini ele almaktadır. Teorik olarak modern siyasete ait kavramlar ve çağdaş siyasal gelişmeye ait eleştirel yaklaşımlar ele alındıktan sonra, Milli Görüş Hareketinin bir temsilcisi olarak Refah Partisi'nin gelenek içerisindeki yeri sorgulanmış; kendisinden önce ve sonra var olan politik deneyimlere ne düzeyde aracılık ettiği gelenek içi bir tartışma üzerinden sınanmıştır. İkinci olarak Refah Partisi'nin ideolojik tahlili politik aktörler ve siyasal teoriye ait devlet, demokrasi, ekonomi, laiklik ve insan hakları kavramlarına üzerinden incelenmiştir. Modern Türk siyasetinde iktidar mücadelesi veren Refah Partisi'nin Türk modernleşmesine bakışı, İslamcılık söylemi ve din anlayışı ayrıca ele alınmıştır. Türk siyasetinin yaşadığı yapısal kriz ile geliştirilen Adil Düzen söylemi üzerinden üretilen meclis içi muhalefet ile yerel iktidar başarısının ne ölçüde merkezi iktidar başarısına katkı yaptığı değerlendirilmiştir. Refah Partisi'nin Doğru Yol Partisi ile yaptığı koalisyon ve iktidar süresince cari rejimin gösterdiği politik refleks 28 Şubat askeri müdahalesi üzerinden ele alınmıştır. Milli Görüş hareketi ve Refah Partisi, Türk siyasal hayatında cari olan iktidar bölünmelerinin ötesinde ortaya koydukları düşünce ve pratikler ile alternatif bir siyaset iddiasında olmuşlardır. Türk siyasal hayatı için Milli Görüş hareketinin alternatif bir politika ürettiği iddiası ele alınarak sorgulanmıştır. Böylece Refah Partisi'nin Milli Görüş hareketine ve modern Türk siyasetine olan katkısı çözümlenmeye çalışılmıştır.

GeleneklerMilli görüşRefah Partisi+4
Ömer Baykal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Aşiret sisteminde dönüşüm-aşiretin kentte aldığı yeni şekiller-Batman örneği

"Aşiret Sisteminde Dönüşüm -Aşiretin Kentte Aldığı Yeni Şekiller- Batman Örneği" başlıklı bu çalışma, Batman il merkezinde ikamet eden aşiret mensuplarının modernleşme ve kentleşme süreciyle nasıl bir değişim geçirdiklerini anlamak amacıyla gerçekleştirilen nitel bir araştırmadır. Aşiretlerin günümüz kent hayatında nasıl bir görünüme sahip olduklarını anlamak için öncelikle aşiretin geçmişte neye benzediği anlaşılmaya çalışılmış ve bu yöredeki aşiret terminolojisi çerçevesinde, aşiret sisteminin "ideal bir tip"i oluşturulmaya çalışılmıştır. Böylece aşiretin tarihsel süreç içerisinde toplumsal olayları yönlendirmedeki etkisi, değişen şartlara karşıkendini konumlandırması ve sosyolojik açıdan bu kavramanın önemi üzerinde durulmuştur. Aynı çerçevede, bu yapının merkezileşme/modernleşme sürecinden ne şekilde etkilendiği de, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki toprak ile ilgili düzenlemeler, iskân politikası ve Tanzimat ile başlayan idarî/siyasî merkezileşme politikaları üzerinden kısaca değerlendirilmiştir. Araştırmanın teorik kısmında ayrıca kentin, kentleşme sürecinin ve kentliliğin sanayileşmeyle birlikte kazandıklarımodern biçimlerinin, tüm kentlilik ve diğer hayat biçimleri aleyhine evrenselleştiği ve diğerlerini sonlandırma sürecinde olduğu düşüncesinin hakim olduğu bir literatür içerisinde, diğer hayat biçimlerinin de varlığını "bir biçimde" sürdürdüğü ve kentliliğe tek bir "biçimin" model teşkil edemeyeceği düşüncesinin izleri sürülmeye çalışılmıştır. Araştırma alanından edinilen verilerin değerlendirilerek, aşiretin dönüşümünün toplumsal, siyasal, ekonomik ve dinsel görünümleri, özellikle gündelik hayata yansıyan boyutları üzerinden bir analize tabi tutulmuştur. Klasik/modernleşmeci sosyal bilim anlayışı, aşiretin, geleneksel zamanlara ait bir toplumsal biçim olduğu ve modern zamanlarda herhangi bir yerinin olmadığıyönündedir. Oysa araştırmamız, aşiretin yaşanan toplumsal ve küresel değişimlerden bağımsız olarak klasik örgütsel yapılanmasını sürdüremediğini; ancak geleneksel dünyayla iç içe geçmiş bulunan değer ve ilişkilerinin de yerini, modern değer ve ilişkilere bırakmadığını göstermiştir. Her iki dünyanın değer ve ilişkileri yan yana VIII yaşanmakta, bazen çatışma halinde ama bazen de uyumlulaşarak sürdürülmektedir. İnsanlar, bir yandan modern bir aidiyet biçimi olan modern ideolojilere kendini nispet etmekte, ama aynı zamanda geleneksel bir aidiyet biçimi olan "aşiret" aidiyetini de sürdürebilmektedirler. Kuşkusuz eğitim, yaş, cinsiyet, kentte kalış süresi gibi değişkenlerin yanı sıra, benimsenen modern ideoloji de aşirete aidiyeti belirleyebilmektedir. Anahtar Sözcükler: Aşiret, kentleşme, modernleşme, gelenek, töre, gündelik hayat

AşiretlerBatmanGelenekler+4
Sıtkı Karadeniz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür tarihi boyunca çocuk ve kadınlara uygulanan şiddet içeren gelenekler: Adli bilimlere antropolojik bir bakış açısı

Dünya üzerindeki bütün toplumlarda cinsiyetlerin kültürel ve sosyal olarak yerleşik beklentilerine ve davranışlarına dayanan uygulamalar bulunmaktadır. Geçmiş zamanlarda dâhil olmak üzere özellikle günümüz toplumunda kadın ve çocukların üzerinde gerek psikolojik, gerekse fiziksel anlamda bir şiddet giderek artmaya devam etmektedir. Şiddet ve istismar biçimleri genellikle kadınların ve çocukların cinsiyetler arası eşitliğini, güvenliğini, haysiyetini, öz benliklerini ve temel haklarını kabul etmeyen insan hakları ihlallerinin en yaygını olarak görülmektedir. Yapılan tez çalışmasında kadın ve çocuklara uygulanan zararlı geleneklerin temeline inilmiştir. Bu çalışmanın yapılma sebebi geçmiş zamanlardan günümüze kadar olan süreçte kültürlerin, normların, dinlerin ve değerlerin farklı yorumlanarak kadın ve çocuklara zarar verilmesidir. Yaşanılan çevreler ne kadar değişirse değişsin toplumların genelinde yıkılamayan tabular mevcut. Örnekten yola çıkarsak insanlar yaşamları boyunca inanışları uğruna birçok uygulama gerçekleştirmiştir. Ancak birilerini kurban ederken bir zamanlar kendilerinin de onların yerinde olduğunu ve aynı istismarı kendilerinin de yaşadıklarını unutarak zararlı gelenekleri günümüze taşımışlardır. Çalışmamızın asli amacı insanın en temel hakkı olan yaşama hakkının gelenek adı altında tehlikeye atıldığını göstermektir. Her geleneğin uygulanmaması gerektiği gibi, hukukun ve yasaların yeri geldiğinde insanların inanışlarının önünde tutulmasının doğru olmasıdır. Yaşamın doğum ile başladığı düşünülürse bebeklikten yetişkinliğe kadar olan süreç içerisinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre kasten ve yasadışı her türlü şiddet suçtur. Kültürel (sosyal) antropoloji ve Adli bilimlerin kesişim noktası bu kısım olmuştur. Böylelikle sadece kendi alanında değil diğer birçok bilimlere de katkı sağladığı görülmektedir. Adli bilimler ise adaletin tecellisi amacıyla yararlanılan tüm bilim dallarını kapsamaktadır. Bu çalışmada bahsedilen her türlü zararlı uygulama insanların bedeni ve ruhu üzerinde, herhangi bir tedavi amacı olmaksızın, mağdurların sağlığı ve insan hakları üzerinde olumsuz etkisi olan kültürel veya geleneksel nedenlerle kasıtlı olarak yapılan tüm uygulamaları içermektedir.

AntropolojiGeleneklerHukuk+2
Bensu Alisinoğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ercüment Ekrem Talû'nun eserlerinde halk kültürünün yansımaları

Tanzimat döneminin öncü isimlerinden Recaizade Mahmut Ekrem'in oğlu olan Ercüment Ekrem Talû (1888-1956), kültür düzeyi yüksek bir aile ortamında yetişmiştir. Yetiştiği bu çevre onun, küçük yaşlardan itibaren çok iyi bir eğitim almasına olanak sağlamıştır. Galatasaray lisesinde okuması ve Tevfik Fikret gibi döneminin önde gelen isimlerinden dersler alması, ona nitelikli bir eğitim hayatının kapılarını açmıştır. Yazı hayatına Meşrutiyetten evvel başlamış, Cumhuriyet yıllarında da yazmaya devam etmiştir. Ömrünün sonuna kadar aralıksız yazmaya devam eden Talû, öncelikle basın-yayın alanında adını duyurmuştur. Gazetecilik alanında Ahmet Mithat yolundan giden yazar, basın- yayın hayatında da değeri azımsanmayacak mahiyette olan velud bir kişiliktir. Döneminin neredeyse bütün gazete ve dergilerinde çalışmış, peş peşe yazdığı yazılarıyla da okuyucusu tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmiştir. Gazetecilik kimliğinde yakaladığı bu başarının yanı sıra edebiyat alanında da önemli simalardan biri olan Talû; roman, hikâye, şiir, tiyatro, fıkra ve anı gibi pek çok farklı türde eserler vermiştir. Yaşadığı dönemde çok okunan ve kıymeti bilinen bir yazardır. Edebi sahada daha çok mizahi hikayeleriyle ünlenmiş, seri şeklinde oluşturduğu Meşhedî'nin Hikayeleri adlı eserinde yarattığı "Meşhedi Cafer" karakteriyle de döneminde büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu hikayeler onun mizah üstadı olarak anılmasına vesile olmuştur. Genel olarak eserlerinde kadının toplumsal yeri, yanlış batılılaşma gibi pek çok sosyal ve siyasal konuya değinen yazarın kurtuluş savaşını konu alan birkaç eseri de mevcuttur. Hikâye ve romanlarında kullandığı üslup ve nüktedan yapısıyla adeta döneminin Evliya Çelebi'si olarak görülen Ercüment Ekrem, eserlerinde Geleneksel Türk Tiyatrosunun anlatı tekniklerini başarılı bir şekilde kullanmış, atasözü ve deyimler gibi kalıplaşmış sözlerin kullanımıyla dikkat çekmiştir. Eserlerinde geleneksel unsurlar ve halk inanışlarına oldukça yer veren yazar, eserlerini oluştururken meddah tarzı anlatım üslubunu başarı bir şekilde kullanmıştır. Çalışmamız, Ercüment Ekrem Talû'nun hikâye ve romanlarında; geleneksel anlatım üslubu, yeme-içme alışkanlıkları, çeşitli inanışlar ve geleneksel anlatı unsurları etrafında incelenerek, söz konusu eserlerde tespit edilen örnekler uygun başlıklar altında sunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ercüment Ekrem Talû, Geleneksel Anlatı Üslubu, Mizah, Hikâye, Roman, Türk Edebiyatı. Bilim Kodu:

AnlatıBiyografiGelenekler+7
Sultan Topaloğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Alevî-Bektaşî geleneğinde nefes, düvaz ve mersiyeler

Türkler İslamiyeti kabul etmeden önce başta Gök Tengricilik olmak üzere Budizm, Manihizm, Musevilik ve Hıristiyanlık gibi birçok dine mensup olmuşlardır. Bu dinlere ait kültür özelliklerini, bir kısım adet ve ritüelleri İslamiyeti kabul ettikten sonra dahi terk etmemişlerdir. Devam eden süreçte bu kültür emarelerini İslamiyete adapte ederek, hayatlarına devam etmişlerdir. Yine Alevilik ve Bektaşiliğin oluşumunda Yesevilik, Hurufilik, Babailik, Kalenderîlik, Rafizilik gibi tarikatların etkisi görülmektedir. Kütahya Alevi- Bektaşi nüfusunun yoğun olduğu bu şehirde zengin Halkbilim metinlerine ulaşabilmekteyiz. Kütahya İlinde merkez ilçede 14 Alevi-Bektaşi yerleşim biriminde diğer 12 ilçede ise 14 adet yerleşim biriminde yaptığımız araştırmalarda 10 tane Ocak merkezini inceleme altına aldık. Katıldığımız cem törenlerinde nefes, düvaz ve mersiyeleri sözel doku ve sosyal çevre ve şartlar açısından değerlendirme fırsatı bulduk. Araştırmamıza kaynaklık eden Ocaklar: Sarı İsmail Sultan, Seyyid Ali Sultan, Pir Ahmet Efendi, Cemal/Kemal Sultan, Işık Çakır, Hüseyin Gazi, Koçubaba, Sucaettin Veli, Hamza Şeyh, Ali Koç Baba'dır. Anahtar Kelimeler: Hz. Ali, Cem töreni, Kütahya Alevîliği, Nefes, Performans Teori

AlevilerAğıtlarBektaşiler+7
Fatih Çekmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İhsan Oktay Anar'ın romanlarında halk kültürü unsurlarının tespiti ve incelenmesi

Halk kültürü, bir milletin geçmişini geleceğe bağlayan maddi ve manevi değerler bütünüdür. Bu değerler, folklor ürünlerini meydana getirir. Folklor ürünleri halkın inanışlarını, arzularını, sevinç ve üzüntülerini ifade eden milli sanat yapıtlarıdır. İnsan unsurunun ön planda olduğu bu yapıtlardan masallar, destanlar, efsaneler, türküler, halk hikâyeleri; halk inançları, selam şekilleri, el sanatları, giyim-kuşam, mimari vb. daha birçok malzeme diğer edebiyat türleri için konu teşkil eder. Bu türlerden biri romanlardır. Türk edebiyatının değerli yazarlarından İhsan Oktay Anar, diğer romancılar gibi halk kültürüyle yakın ilişki içerisinde olmuş ve bu kültüre ait malzemeyi alarak yeni bir görüş ve düşünüşle romanlarında kullanmıştır. Bu çalışmada, eserlerinde folklorik unsurlar açısından zengin malzeme ile karşılaştığımız İhsan Oktay Anar'ın romanları, halk bilimi unsurlarına göre incelenmiştir. Yazarın romanlarındaki Halk Bilimi unsularını iki ana başlık altında gruplandırabiliriz. İlk grubu, anonim halk edebiyatı başlığı altında mitoloji, destan, efsane, masal, halk hikâyesi, meddah, kalıplaşmış sözler, halk şiiri ve tekke tasavvuf edebiyatı ürünleri oluşturur. Bunlardan özellikle mitoloji, destan, efsane ve masal diğer unsurlara göre ön plana çıkar. Yazar mitleri, destanları, efsaneleri, masalları ve kutsal metinleri genellikle montajlama tekniğiyle romanlarda kullanır. İkinci grup, dil ve anlatım, formel sayılar, geçiş dönemleri, inanışlar, halk sanatları ve zanaatları, oyun, halk mutfağı, giyim-kuşam, halk müziği ve halk mimarîsini oluşturur. Bu unsurlar, halk yaşamıyla paralellik gösterir.

Anar, İhsan OktayGeleneklerHalk bilimi+4
Ali Yalçınkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osman Çeviksoy'un eserlerinde halk bilimi unsurlarının tespiti

Halk bilimi hayatımızın hemen hemen her alanında geniş bir yer tutmaktadır. İnsanoğlu yaşadığı kültürün en önemli taşıyıcısı olarak halk bilimi unsurlarını hayatının her aşamasında kullanır. Kültür ve toplum birbirinden ayrılmayan iki önemli ögedir. Hayatın her aşamasında kültür etkisi derinden derine sezilir. İki unsur iç içe geçerek bir bütün oluşturur. Kültürün en önemli ögesi halktır, kültür halk ile şekillenir ve yoğrulur. Çalışmamızda Osman ÇEVİKSOY'un eserlerinde bulunan halk bilimi unsurları incelenmiştir. Osman ÇEVİKSOY'un hem öğretmen, hem yazar kişiliği, Almanya'da (Türk işçi Çocuklarına) Türk kültürü dersleri öğretmenliği yapmış olması da ayrıca iki kültürün kıyaslanması konusunda ışık tutacaktır. Çalışmamızın ilk bölümünde Osman ÇEVİKSOY'un hayatı, edebi kişiliği ve Halk kültürünün çağdaş kültüre etkisi incelenmiştir. İkinci kısımda ise; yazarın öykülerinde ve romanlarında halk bilimi unsurlarını inceleyerek, kültür hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Halk Bilimi, Ritüel, Halk Edebiyatı, Gelenek, Öykü

GeleneklerHalk bilimiHalk edebiyatı+6
Buket Tepealtı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'da meskûn Üsküp muhacirleri ( Sözlü tarih çalışması )

Kütahya'da meskûn Üsküp muhacirleri adlı bu çalışmada Türkiye'de son zamanlarda gelişmeye başlayan sözlü tarih yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın esası mülâkat tekniğine dayanmakla birlikte arşiv belgeleri ve yazılı eserler de kullanılmıştır. Torbeşler olarak nitelendirilen Üsküp muhacirlerinin göç etmeden önceki yaşamları, içinde bulundukları siyasal, sosyal ve kültürel problemler incelenmiş ve böylece göçün sebepleri ortaya konulmuştur. Akabinde göç süreci incelenmiş, neden ve nasıl Kütahya'ya iskân olundukları araştırılmıştır. Nihayet son bölümde Kütahya'da meskûn Torbeşlerin ilk yerleşimlerinden günümüze kadar yaşadıkları sosyal, kültürel ve ekonomik hayatları araştırılmıştır. Anahtar Kelimler: Sözlü Tarih, Göç, Göçmen, Üsküp, Türkiye, Torbeş, Serbest Göçmen, Kütahya, Örf-âdet

Dış TürklerGeleneklerGöçmenler+3
Müyesser Özkul
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Cumhuriyet döneminde Türk müziğinde geleneğin icadı

Bir uluslar çağı olan 20. yüzyıl Türk ulus devletinin ortaya çıkışına da sahne olmuştur. Modernleşme hareketi ile birlikte ortaya çıkan ulus-devlet inşası gelenek ile olan ilişkisi bakımından önem arz etmektedir. Ulus-devletlerin milli kimlik inşası sürecinde başvurdukları kültürel unsurlardan birisi de müziktir. Cumhuriyet modernleşmesinin müzik geleneği ile olan karmaşık ilişkisi bu süreçte kendisini göstermektedir. Cumhuriyet'in milli kimlik tahayyülünün ürünü olan milli mûsikîye giden yolda geleneksel müzik, resmi söylem tarafından ötekileştirilerek dışlanmıştır. Osmanlı/Türk müziği, maruz kaldığı bu tutuma rağmen ayakta kalabilmek için kendisine meşruiyet sağlayacak yeni uygulamalara başvurmuştur. Bu çalışmada erken Cumhuriyet döneminde uygulanmış olan müzik politikalarının geleneksel müzik üzerindeki etkisini anlayabilmek için tarihsel süreçle bağlantılı olarak gelenek icadının Türk müziği üzerinden okunması amaçlanmaktadır. Burada hem resmi politik söylem tarafından icat edilen halk müziği geleneğinden hem de Türk müziği çevrelerinin söylemsel ve pratik olarak karşılaştıkları saldırılara yanıt olarak icat ettikleri geleneklerden bahsedilecektir.

Erken Cumhuriyet DönemiGeleneklerMüzik+3
Zeynep Tetik
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla-Menteşe beldesi halkbilimi ürünlerinde eski Türk inançlarının izleri

İnançlar, başlangıçtan bu yana insanların, dolayısıyla toplumların yaşayış biçimlerine hükmedip, onları yönlendirmişlerdir. Toplumların, günümüze kadar gelen süreç içerisinde yaşadıkları tarihî, coğrafî, siyasî, dinî, değişim ve etkileşimlere rağmen bu inançlar, girdikleri toplumların hayatlarında varlıklarını hep korumuşlardır. Bunlar, karşımıza bazen fonksiyonları değişmiş, bazen çeşitlenmiş, bazen de hâlâ asıllarını koruyor olarak çıkarlar.Bu çalışmada, Muğla'nın Kavaklıdere İlçesi'ne bağlı Menteşe Beldesi'nde, eski Türk inançlarının izleri araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, Menteşe'nin tarihî, coğrafî ve sosyo-kültürel yapısı hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde, Türklerin geleneksel dininin ne olabileceği üzerinde duruldu; üçüncü bölümde de eski Türk dini olarak benimsenen Gök Tanrı Dini'yle, bu dinin unsurları ve bu unsurların yöredeki izleri tahlil edildi. Dördüncü bölümde, evlenme, doğum, ad verme; nişan, düğün, ölüm gibi geçiş törenleri üzerinde durularak, yöre kültürünün eski Türk kültürüyle olan ilişkileri tespit edildi.Bu araştırmanın sonucunda, Menteşe yöresi halk kültüründe, Orta Asya'ya ve Anadolu'ya ait inanç ve kültür izleri görülmüştür. Bütün bu izler, İslâmi bir kimlikle bugünkü Menteşe halk kültürünü oluşturmuştur.Bu çalışma sırasında, benden manevi desteklerini esirgemeyen ablalarım Menzil ve Firdevs ÖZKAN'a, araştırmanın oluşmasına yardımcı olan kaynak kişilere, yönlendirmeleri ile yol gösteren teşvik ve yardımlarını esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Ali TORUN'a teşekkür etmeyi bir borç bilirim.Anahtar Kelimeler: Eski Türk İnançları, Geçiş Dönemleri, Halk Kültürü, Menteşe, Yöre

GeleneklerHalk bilimiMuğla-Menteşe+1
Hatice Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya gezekleri

İnsan, toplum içerisinde yaşayan ve toplumsal etkileşimlere de ihtiyaç duyan sosyal bir varlıktır. Her dönemde bu toplumsal etkileşime olan ihtiyacı var olmuştur ve var olacaktır.Diğer insanlarla bir arada bulunma; anlaştıklarıyla, sevdikleriyle çeşitli zamanlarda ve şekillerde bir araya gelme, birlikte vakit geçirme gibi istekler, toplumsal etkileşime olan gereksinimin bir tezahürüdür.Toplumumuzda bu gereksinimin karşılanması için yapılan çeşitli toplantılar vardır ki bunlara verilebilecek örneklerden birisi de gezeklerdir. Halk kültürünün, gelenek-görenekler, yardımlaşma ve dayanışmanın devamlılığı ve yok olmaması açısından önem arz eden bu toplantılar, geçmişteki şekli kadar canlı olmasalar bile günümüzde de varlığını devam ettirmektedir.?İnsanların işlerinin azaldığı kış aylarında belli aralıklarla yapılan yemeli-içmeli toplantılar? şeklinde tanımını yapabileceğimiz gezek, sözlüklerde ?sıra, nöbet? gibi anlamlarla karşımıza çıkmaktadır. Geçmişi Ahilik teşkilatına hatta Orta Asya Türk kültürüne dayanan bu gelenek yurdumuzun çeşitli yerlerinde bazen farklı adlarla bazen de aynı adla karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Simav ilçesinde ?yâren? Balıkesir'de ?barana?, Akşehir ve Çankırı'da ?yâren?, Isparta'da ?gezek?, Gaziantep'te ?sıra gezmeleri? vb. şeklinde karşımıza çıkmaktadır.Gezek geleneği Kütahya'da eski zamanlardan beri devam etmektedir. Bazı benzer özellikler (yaş, meslek vb.) gezek gruplarının oluşumuna etki etmektedir. Grup üyeleri arasında sosyal, ekonomik, kültürel dayanışma ve yardımlaşma da dikkate değerdir. Bu toplantılara katılan kişiler çeşitli sorumluluklar almakta, bulunduğu topluma uyum sağlaması için sahip olması gereken bilgileri edinmekte, kısaca, olumlu yönde özellikler kazandıran informal sayabileceğimiz bir eğitime tabi olmaktadır.Teknolojik alanda meydana gelen gelişmelerin etkisiyle toplumsal hayatta da değişimlerin olduğu ve birçok kültürel unsurun bu duruma yenik düştüğü günümüzde, gezekler buna karşı direnmekte, bazı değişmelere rağmen varlığını sürdürmektedir. Henüz son bulmamış; fakat geleceği meçhul olan bu geleneğin incelenmesi tarafımızdan yapıldığı için inceleme ve araştırmada ayrı bir titizlik gösterilmiştir.

GeleneklerGezeklerKütahya+2
Mustafa Şemin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya halk mutfağı

Eski çağlardan günümüze değin en temel gereksinimimiz yaşam için yemek yemektir. İlk zamanlarda ateş bulunmadan önce çiğ yenen yiyecekler, ateş bulunduktan sonra zamanla damak tadına hitap eden mutfak kültürümüz yöreye göre bugünkü gelişimine ulaşmıştır.Birinci bölümde, Kütahya' ya genel bakış yapılmıştır.İkinci bölümde Kütahya yöresi davet yemekleri ele alınmıştır.Üçüncü bölümde günlük gezmeler belirtilmiştir.Dördüncü bölümde öğünlerde yenen yiyecekler ve içecekler belirtilmiştir.Beşinci bölümde mübarek günlere özgü yemekler belirtilmiştir.Altıncı bölümde, Kütahya halk mutfağındaki yemeklerin hazırlanışları detaylı olarak incelenmiştir. Yemekler; çorbalar, et yemekleri, sebze yemekleri, zeytinyağlı yemekler, kuru baklagiller, deniz ve göl ürünleri, mantar ve ot yemekleri, yumurta yemekleri, pilavlar, makarnalar başlıkları altında birer birer incelenmiştir.Yedinci bölümde Kütahya'da yapılan salatalar ve garnitürler ele alınmıştır.Sekizinci bölümde Kütahya' ya özgü olan hamur işleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır.Dokuzuncu bölümde börek türleri belirtilmiştir.Onuncu bölümde tatlı türlerine değinilmiştir.On birinci bölümde kış mevsiminde tüketilmesi için hazırlanan kışlık yiyeceklere değinilmiştir. On ikinci bölümde Kütahya'nın diğer yiyecekleri ve içecekleri incelenmiştir. On üçüncü bölümde ise festivaller, türküler, maniler, bilmeceler ve çocuk oyunları mevcuttur.

FırınlarGeleneklerHalk kültürü+5
Kadriye Aslı Tiryaki
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Aydoğdu Köyü folkloru

Halk bilimi alanında derleme, toplumların sahip oldukları kültürel değerlerin ortaya çıkarılmasında ve kayda geçirilmesinde kullanılan önemli yöntemlerden biridir. Bu yöntem Aydoğdu Köyü Folkloru isimli çalışmanın yöntemi olarak kullanılmıştır.Araştırmamızda çalışma sahamız olan Aydoğdu Köyünün günlük yaşamında ortaya çıkan gelenek-görenek ve inanç yapıları incelemeye tabi tutulmuştur. Köy halkının bireyleriyle yüz yüze görüşmeler yapılarak ve derleme yönteminin kuralları, sınıflamaları ve sınırlamalarının rehberliğinde çalışma sahasının çözümlemesi yapılmaya çalışılmıştır.Derleme çalışmaları yok olmaya yüz tutmuş maddi ve manevi değerlerin kayıt altına alınarak yaşatılması açısında son derece önemli bir konum işgal etmektedir.Anahtar Kelimeler: Gelenek- Görenek, Folklor, Derleme, Kültür.

GeleneklerHalk bilimiKültür+2
Yasemin Domaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesi yâren geleneği

Yâren kültürü, medeniyetimizin en önemli değerlerinden biridir. Yârenlik geleneği, kadim Türk örfü ve âdetlerinin yanında İslâmî ve tasavvufî ahlak ile şekillenmiştir. Yârenliğin temelinde ahilik ve fütüvvet kültürü vardır. Sandıklı Yârenleri, bu değerler üzerine kurulmuş bir teşkilattır. Bu çalışma ise Sandıklı Yârenlerini ve geleneklerini tüm yönleriyle ele alan bir çalışmadır. Birinci bölümde Türk dünyasının ortak değeri olan yâren geleneğini tümüyle ele aldık. Farklı veya benzer adlar altında yaşayan, aynı kültür ve geleneğin kolu olan dost meclislerini anlattık. Orta Asya?dan Balkanlar?a kadar tüm Türk dünyasındaki yâren geleneğine bir göz attık. İkinci bölümde Sandıklı Yârenlerini, tüm yönleriyle özel olarak ele aldık. Sandıklı Yârenlerinin kültürel ve geleneksel açıdan beslendikleri kaynakları inceledik. Bu bölümde ayrıca yâren gecelerini ve eğlencelerini de aktardık. Üçüncü bölümde, Sandıklı Yârenlerinin meclis dışındaki faaliyetlerinden bahsettik. Yârenlerin çeşitli hizmetlerini ve toplumsal faydalarını bu bölüm içerisinde değerlendirdik. Dördüncü bölümde, yârenlik geleneğinin sahip olduğu genel konumu değerlendirdik. Sonuç bölümünde ise yâren kültürünün öneminden ve bu kültürün yaşatılması için yapılması gerekenlerden bahsettik. Anahtar Kelimeler: Yâran, Yârenlik, Sandıklı Yârenleri, Dost ve Muhabbet Meclisleri, Gezek Kültürü, Ahilik ve Fütüvvet Kültürü.

Afyonkarahisar-SandıklıGeleneklerHalk bilimi+2
Bedrettin Akar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Emet ilçe Merkez folkloru

Türk kültürünün geleneksel yapıları ve bunların değişim süreçleri ile kültür içindeki rol ve etkileri araştırmak, teknolojik değişmelerin getirdiği sonuçlarla ortadan kalkan halk kültürü ürünlerini tespit ederek incelemek halkbiliminin temelini oluşturur. Bu çalışma, Kütahya iline bağlı Emet ilçe merkezi halk bilimi unsurlarını konu almaktadır. Yörenin anonim halk ürünleri, gelenek ve görenekleri ile kültürel yapısı incelenmektedir. Halkbiliminin hayata geçirilmesinde önemli bir yere sahip olan derleme, bu çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Yaptığımız derleme çalışmasıyla, ilçenin geleneğe bağlı yapısını ortaya koyup değerlendirmeye çalıştık. Bu araştırmayı yapmaktaki temel amacımız, hızla gelişen teknoloji karşısında geleneksel yapısını yitirmeye başlamış olan ilçenin, bazı kültürel değerlerinin tamamıyla yok olmadan derlenip yazıya geçirilmesi ve bu kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Halk Bilimi, Kültür, Derleme, Gelenek- Görenek

DerlemeGeleneklerHalk bilimi+1
Selma Doğlarlıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya-Altıntaş folkloru

Teknolojik yapıdaki hızlı ve çarpıcı gelişmeler, yaşamın hemen her yerinde olduğu gibi, bir zincir halinde kültürel birikimi de etkilemekte, insanoğlunun ilk çağlarındaki çok kültürlülüğünü, evrensel bir tek kültürlülüğe doğru götürmektedir. Bu durum folklorik ögelerin de hızla değişip yok olmasına ortam oluşturmaktadır. "Kütahya-Altıntaş Folkloru" adını verdiğimiz çalışmamızda, eksen alınan halkbilimi yöntemleri ile sözünü ettiğimiz kültür unsurları incelenerek, yöre insanının geçmişten geleceğe aktardığı tüm maddi ve manevi folklor ürünlerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Herhangi bir halkbilimsel incelemeye konu edilmemiş olan Altıntaş coğrafyası sahip olduğu birikimle tipik bir İç Batı Anadolu yerleşmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Elde edilen bulgular, yörenin bir geçiş coğrafyası olduğunu doğrulamakla beraber, günümüzde hala canlı tutulan yöreye özgü bir folklor varlığının da bulunduğunu göstermektedir. Altı bölüm halinde vücuda getirilen çalışmada, edinilen bulgularla Altıntaş İlçesinin folklor hazinesinin kayıt altına alınarak, sonraki süreçte daha farklı araştırmalara kaynaklık etmesi öngörülmektedir.

DerlemeEkonomik yapıGelenekler+7
Mustafa Dinç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi Büyükkarabağ köyü folkloru

Folklor bir toplumun kültürel birikiminin bütününü inceleyen bilim dalıdır. "Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi Büyükkarabağ Köyü Folkloru" adlı çalışmamızda bu kültürel birikim incelenmeye çalışılmıştır. Öncelikle bu Karabağ Türkleri kimdir? Karabağ Türkleri: Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinden gelerek, Bolvadin'e bağlı; Büyükkarabağ, Derekarabağ, Ortakarabağ köyleri ile Sultandağı ilçesine bağlı Çukurcak ve Yenikarabağ köylerine yerleşmiş Türklerdir (Göker 2000: 295). Biz bu tez çalışmamızda Bolvadin ilçesine bağlı Karabağ Türklerinin yerleşmiş bulunduğu köy olan Büyükkarabağ köyünü araştıracağız. Bu tez çalışmasında iki görüş bulunmaktadır. Birincisi Büyükkarabağın folklorik mirasının çok zengin ve renkli oluşudur. İkinci olarak ise zaman içinde değişen yaşam koşullarının kültüre etkisidir. Değişimin en önemli nedeni kitle iletişim araçlarıdır. Değişim geleneğe ve geleneğe bağlı ürünlere yansımıştır. Beraberinde yeni yorumlar getirmiştir. Çalışmamızda bu değişimler gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Tezin giriş bölümünde Büyükkarabağ; tarihi, coğrafi, ekonomik açılardan kısaca tanıtılmıştır. Tezin ilk bölümünde Büyükkarabağ'ın dil ve anlatım özelliklerine, ikinci bölümde ise tezin çıkış noktası olan anonim ürünlere yer verilmiştir. Diğer bölümlerde Büyükkarabağ halkının dini ve batıl inanışlarına değinilmiştir. Bu inanışların etkisinde oluşan gelenek ve ritüellerden, hayatın geçiş dönemlerinden ve halk hekimliğinden bahsedilmiştir. Sonuç kısmında ise Bolvadin ilçesi Büyükkarabağ köyü folklorunun yaşatılması konusunda fikir ve öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Karabağ, Köy, Folklor, Büyükkarabağ.

Afyonkarahisar-Bolvadin-KarabağGeleneklerHalk bilimi+1
Mehmet Filiz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağına bağlı cem ritüelleri

Kütahya tarihi süreçte farklı kültürlere ev sahipliği yapmış önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Friglerle başlayan tarihi süreç sırasıyla Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlı Devletiyle devam etmiştir. Bu süreç içerisinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kütahya, kültürel açıdan ve tarihe kaynaklık etmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu bölgede yaşayan Türkmenlerin oluşturduğu kültürel faaliyetlerde göz ardı edilemez. Bu faaliyetleri, ortaya koymak için yapılan, bu çalışma ile Alevî-Bektaşîlerin bugüne kadar sır gibi saklanan cemleri gün yüzüne çıkarılmaya çalışılacaktır. Çalışmamızın giriş bölümünde, Kütahya hakkında bilgi verilmiş, sonrasında, kült, ocak, dede, âyin-i cem kavramları ele alınmıştır. Ayrıca, Alevîlik ve ocaklar üzerine, Türkiye ve Kütahya'da yapılmış çalışmalara kronolojik olarak yer verilmiştir. Kütahya'nın Körs Köyü'ndeki Hüseyin Gazi Ocağı merkezli, cem ritüelleri ile ilgili çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; eski Türk dini, ocak kültü ve ocak kültünün diğer kültlerle ilişkisi, Alevî-Bektaşî kültüründe ocak, ocakların hiyerarşik yapısı, ocakların sayısı ve adları, ocakların, ocakzâde dedelerin işlev ve görevleri, ocakzâde dedeler ile kamların benzerliği, Anadolu Alevî ocaklarından Hüseyin Gazi Ocağı, Kütahya Alevîliği ve Hüseyin Gazi Ocağı arasındaki ilişki ortaya konmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise; tezin amacına uygun olarak, Hüseyin Gazi'nin hayatı, Kütahya'da Hüseyin Gazi'nin Türbesi, Hüseyin Gazi Erkânı, Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağı cem ritüelleri ve yapılış amacına göre cemler incelenmiştir. Bu çalışmada, Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağı merkez alınarak Alevîlik ve cem ritüelleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu alanda çalışma yapacak, bilim insanlarına yol gösterici olmasını temenni ederim. Anahtar Kelimeler: Alevîlik, Bektaşîlik, Âyin-i Cem, Ritüeller, Kütahya.

AlevilerAlevilikCem+6
Bilal Nargöz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bilecik ili Söğüt ilçesi Küre köyü folkloru

Türk kültürünün kadim ve köklü geçmişinden bugüne kadar var olan gelenek yapılarını, bu geleneklerin çeşitli etkenlerle olan bağını, değişim süreçlerini ve kültür içindeki rol ve etkilerini araştırmak, yakın tarihteki ya da modern zamanlardaki değişmelerin getirdiği sonuçlarla ortadan kalkan halk kültürü ürünlerini tespit ederek incelemek halkbiliminin temelini oluşturur. Bu çalışma, Osmanlı'nın kuruluşuna ve Milli Mücadele ile elde edilen kurtuluşa beşiklik etmiş olan Bilecik ilinin; Söğüt ilçesine bağlı, (2014 yılı içerisinde belde olmaktan çıkan) Küre köyünün halk bilimi unsurlarını konu almaktadır. Çalışma, Küre köyünün anonim halk ürünlerini, gelenek ve görenekleri ile kültürel yapısını konu edinmekte ve incelemektedir. Halk bilimi açısından, toplum hayatının olağan akışı içinde, kültür unsurlarını incelemeye yönelik olarak önemli bir yere sahip olan "derleme", bu çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Bu derlemede Küre köyünün, Türk Halk Kültürü kapsamında geleneğe bağlı yapısını ortaya koyup değerlendirmeye çalıştık. Bu araştırmayı yapmaktaki temel amacımız, modern zamanların kültürün yaşatılmasına yönelik etkisi, sosyal ve ekonomik gelişmeler ve hızla gelişen teknoloji karşısında; geleneksel yapısı zedelenmiş ve bazı gelenekleri sosyal ve kültürel hayatında unutulma noktasına gelmiş olan Küre köyünün, bir hazine kıymetine sahip olan kültürel değerlerinin, tamamıyla yok olmadan derlenip yazıya geçirilmesi ve Türklüğe hizmete küçük bir katkı bağlamında, bu kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Bilecik, Söğüt Folkloru, Halk Ġnançları, Küre Folkloru.

Bilecik-SöğütBilecik-Söğüt-KüreGelenekler+2
Erkan Çakıcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya yöresi geçiş dönemi, takvim ve bereket ritüelleri

Bu araştırmada, Amasya yöresindeki geçiş, takvim ve bereket ritüellerinin süreç ve anlam yapısı incelenmiştir. Çalışma, öncelikle toplumsal ve bireysel yaşamın her aşamasında önemli işlevlere sahip geçiş, takvim ve bereket ritüellerini, Amasya merkez ve altı ilçesini kapsayacak şekilde, sahadan derleme yöntemleriyle tespit etmeyi, ikinci aşama olarak verileri, ritüellerin ardışık zincirleme akışını takip ederek yapısal bir bütünlük oluşturmayı amaçlayan ritüel süreç yöntemiyle tasnif edip aktarmayı; son olarak da ritüellerin yapısını oluşturan kurucu unsurlarını ayrıştırmak suretiyle inceleyen "elemental analiz" yöntemiyle; ritüellerin, sembolik dilini, kodlarını ve derin anlam yapısını çözümlemeyi amaçlamıştır. Çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'ün ilk basamağında ritüel kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda ritüel tanımlarına, ritüelin temel özelliklerine, ritüel ile ilişkili kavramlara, tasnif çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bölümün ikinci basamağında, batı merkezli ritüel kuram ve teorik yaklaşımlar ele alınmış, aynı zamanda ritüel çalışmaları tarihi özetlenmiştir. "Ritüelin Yapısı ve Yapıyı Oluşturan Unsurlar" başlığını taşıyan Birinci Bölüm'ün üçüncü basamağında inceleme yöntemimiz olan elemental analiz yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'ün son basamağında, çalışmanın örneklem sahası olan Amasya yöresi, tarihî ve coğrafî açılardan tanıtılmıştır. Çalışmanın İkinci Bölümü'nde; doğum, evlenme ve ölüm ritüellerinden oluşan geçiş dönemi uygulamaları ele alınmıştır. Ardışık bir dizilimle verilen ritüellerin aşamaları geçişlerin evrelerine göre yapılandırılmıştır. Buna göre, pre-liminal, liminal ve post-liminal şeklinde bir süreç izleği takip edilmiştir. Üçüncü Bölümde takvim ritüellerine yer verilmiştir. Takvim ritüelleri mevsimsel döngüye dayalı ve anma esasına dayanan ritüeller olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış, her bir kategoriye ait ritüel türleri alt başlıklar hâlinde incelenmiştir. Bu kategoride yer alan ritüeller de belirli bir süreç izleği takip edilmek suretiyle evrelere ayrılarak verilmiştir. Dördüncü Bölümü bereket ritüelleri oluşturmuştur. Bereket ritüelleri; birincisi tarımsal, ikincisi hayvansal bereket ritüelleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Tarımsal bereket ritüeli olarak Yağmur Yağdırma ritüelleri; hayvansal berekete dayalı olarak da Koç Katımı, Saya Gezme ritüelleri ele alınmıştır. "Ritüellerin Yapısal Unsurları" adını taşıyan Beşinci Bölümü'nde zaman, mekân, ritüel kişileri ve rolleri, ritüel nesneleri gibi ritüel unsurları birer gösterge olarak ele alınarak ritüelin işleyişine ve genel olarak anlamın oluşumuna yaptıkları katkılar merkeze alınarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak birinci adımda ritüellerin bir süreç izleğine, bir sisteme sahip olduğu ortaya konulmuştur. İkinci adımda ise ritüellerin çoklu anlam ve yoğunlaştırılmış mesajları incelediğimiz kurucu unsurları üzerinden aktardıkları görülmüştür.

AmasyaDini törenGelenekler+3
Rahime Deveci
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Süruri'nin tarihlerinde sosyal arka plan

İnsanlık tarihi boyunca insanoğlu günlük hayatta karşılaştığı önemli önemsiz pek çok olayı kaydetme, başkalarına anlatma gayreti içinde olmuştur. Bunlar ilk olarak mağaralara çizilen resimlerle başlamış; yazının bulunup gelişmesiyle bu arzu, kitaplar halinde kendini göstermiştir. Osmanlı İmparatorluğunda bu istek doğrultusunda, saraylarda vak'anüvisler bulundurulmuş, bu görevi resmi bir şekilde ifa etmeleri sağlanmıştır. Saray dışında ise birçok şair ve seyyah; gönüllü olarak yaşadıkları dönemlerin önemli olaylarını, geleneklerini, kültürlerini daha sayılamayacak birçok meseleyi eserlerinde işlemişlerdir. 18. yüzyılda yaşayan, şahitlik ettiği pek çok olaya tarih düşürmesiyle meşhur olan müverrih Sürûrî iki binden fazla tarih manzumesi yazmıştır. Bu tarihler, resmi tarihin dışında bir bakış açısıyla yazıldığı için dönemini aydınlatması bakımından büyük öneme haizdir. Bizim bu tezimizde Sürûrî'nin tarihleri incelenip, o dönemin toplumsal hayatı, an'aneleri ve gelenekleri bu tarih manzumelerinden yola çıkarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Tarih düşürme, Sürûrî, günlük hayat, gelenek

GeleneklerGünlük yaşamSosyal hayat+4
Sultan Çetinkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un Çatalca ilçesi üzerine halkbilimsel bir araştırma

Binlerce yıllık bir yerleşke olan Çatalca, coğrafî konumu, tarımı ve su kaynakları açısından dikkate değerdir. Yerel halkında çokkültürlülük hâkimdir. Çatalca'nın bölgesel pozisyonu, tarihçesi, festival geleneği ve Lozan Nüfus Mübadelesini yaşamış olması, kültürel çeşitliliği arttıran etkenler olmuştur. Sahip olduğu bu geniş kültürel nitelik geleneklere, dans ve yemeklere yansımış durumdadır. Günümüz halkı farklılıklara saygılıdır ve bu saygıdan övgü ile bahsetmektedir. Kültür niceliği açısından toplum yaşamı içerisinde uyum mevcuttur. Erguvan ağacı ve erguvanî renk Çatalca için önem teşkil eden unsurlardır. Erguvan adına düzenlenen geleneksel festival ve erguvanî renkteki kamu malları bunun en belirgin göstergelerindendir. Festival ve şenlikler geçmişten bugüne uzanmaktadır. Bazılarına padişahların ve saray erkânının katıldığı bilinmektedir. Doğal tarım ve hayvancılığın varlığına ek olarak temiz içme suyu Çatalca'nın diğer nitelikleridir. Bu sebeple ağır sanayi ve yapılaşma kontrol altında tutulmaktadır. Elbasan ve İnceğiz Mağaraları eski çağ yapılarına örnek teşkil etmektedir. Su yolu ve Anastasius Surları ise en bilinen tarihi kalıntılardandır. Kız Taşı, Şahmeran miti ve Balkan Savaşı dâhilindeki efsanelerin yanı sıra yerel sakinlerin kişisel tecrübelerine dayanan halk hikâyeleri de mevcuttur. Çanakçı Baba gibi kutsal addedilen zatların türbeleri yine Çatalca içerisindedir. Doğum ile başlayıp ölüm ile tamamlanan hayatın geçiş dönemleri Çatalca içerisinde yerel âdetlere sahiptir. Vasilaki Efendi, Bacanos kardeşler ve Ataol Behramoğlu Çatalcalı şahsiyetlerden bazılarıdır. Festivallerinin, tarımın, hayvancılığın, tarihî yapıların ve doğal çevrenin korunması ve yaşatılması Çatalca halkının dikkatinde olan konulardır.

GeleneklerHalk bilimiKültür+4
Serdar Gürçay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. ve XIX. yüzyıllarda İngiliz ve Fransız seyahatnamelerinde Osmanlı toplumu

Sınırlarını XVIII. ve XIX. yüzyıllar olarak belirlediğimiz bu çalışma; söz konusu iki yüzyıllık dönemde dini, siyasi, gezi ve askeri amaçlarla Osmanlı Devleti topraklarına gelen İngiliz ve Fransız seyyahların Osmanlı toplumu hakkındaki izlenimlerini irdelemektedir. Çalışmanın temel amacı Osmanlı sosyal tarihi için önemli kaynaklar arasında yer alan bu seyahatnamelerin aktarmış olduğu bilgiler değerlendirilerek Osmanlı toplumunu ve toplumun sosyal ve kültürel yaşantısını incelemek üzerinedir. Çalışmanın kapsamının belirlenmesinde İngiliz ve Fransız seyyahlarının Osmanlı toplumu hakkında verdikleri bilgiler esas alınmış ve bu hususlar üzerinde durulmuştur. Hem İngiliz hem de Fransız seyahatnamelerini bir arada incelememizin odak noktası ise farklı kültür ve siyasi tabanda olan iki toplum ve seyahatname temsilcilerinin, aynı dönemde farklı perspektiflerle bakmasının temel sebeplerinin neler olduğunun ayrımıdır. Bu temsilcilerin ait oldukları toplumların inançları, bakış açılarındaki farklılıklarındaki abartı, gerçek dışı tasvir, anlatım ve yorumlara sebep olabilmektedir. Çalışmada seyahatnamelerin yanında konu ile ilgili araştırma eserlerden de faydalanılmış ve konu bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde seyahatnamelerin tanımı ve özellikleri, seyyahlar, seyahatnamelerin Osmanlı sosyal tarihi için kaynak değeri ve seyahatnamelerde yer alan resim ve gravürlerin önemi incelenmiştir. İkinci bölümde Osmanlı toplumunun iki ana unsuru olan Müslüman ve Gayrimüslim halkın sosyal yaşamı alt başlıklar altında incelenmiştir. Osmanlı toplumunun aile hayatı, kadınları ve çocukları, evde yaşamı, gelenek görenekleri ile dini inançları araştırılmıştır.

18. yüzyıl19. yüzyılFransızlar+7
Gökhan Gök
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects