Animals

93 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İlkokul ders kitaplarında hayvanın epistemolojik yaratımı

Hayvanlar tüketim, giyim ve bilimsel araştırma alanlarında öldürülerek dönüştürülür; hayvanat bahçesi, "doğal yaşam" ve su parklarında kürate edilir; eğlence, spor ve gelenek adı altında muhtelif edimlere zorlanır. Hayvanın dönüştürülmesi temelde araçsallaştırılması antroposantrik rejimle ilişkiseldir. Bu rejimin yapısal ve kemikleşmiş faktörleri, toplumsal kurumların kökeninde aranmalıdır. Eğitim kurumunun bir materyali olan ders kitaplarının hayvanları tanımlama biçimleri, toplumsal hayatta insan hayvan etkileşiminin nasıl olması gerektiğini kuşaklara aktarır. Bu tezin konusunu ders kitaplarının üretip dolaşıma soktuğu hayvan tasavvuru oluşturur. Araştırma Türk eğitim sisteminin ilkokul seviyesindeki Türkçe, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri ders kitaplarıyla sınırlandırılmıştır. Ders kitapları hayvanı endüstriyel bir kaynak, proleter, öldürülebilir, sergilenebilir ve ticarileştirilebilir meta bedenler olarak formülleştirir. Bu formülasyon, kendi hayatının bir eyleyeni olan hayvanın öznelliğine son verir. Sosyoloji biliminde yürütülen çalışmalar, pek tabii çeşitli konuları ele almakla birlikte toplumda sınıfı, etnisitesi, cinsiyeti ve cinsel yönelimi gibi sebeplerden dolayı azınlık konumuna düşürülmüş ve ötekileştirilmiş bireylerin özne olma mücadelesini inceler. Türkiye'de sosyoloji bilimi altında yürütülen araştırmalar, yaşamın kıyısında dünyaya gelip hayatları boyunca sistematik şiddete maruz bırakılan hayvanları göz ardı etmiştir. Hayvanların öldürülmesi ve tahakküm altına alınması temelde onların nesne olarak görülmeleriyle ilişkiseldir. Bu çalışmada hayvanları nesneleştirici söylemlerin ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; ders kitaplarının insanı yeryüzüne yönetici kılan arkaik öğretilerin ve bununla ilişkisel olarak doğa-kültür düalizminin etkisi altında olduğu saptanmıştır. Bunun yanında ders kitapları, devletin resmi hayvan politikasıyla paraleldir. Ders kitaplarının ürettiği söylemler hayvanları radikal bir biçimde imlemekte ve hatalı hayvan epistemolojileri üretip dolaşıma sokmaktadır.

Ders kitaplarıEpistemolojiHayvanlar+3
Nurseda Çetintürk
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Başlangıcından M.Ö. I. bin ortalarına kadar eski Anadolu sanatında boğa-insan ve aslan-insan karışık varlıkları ve tasvirleri

Hayvan-insan karışımı varlıklar, Üst Paleolitik Çağ'dan beri bilinmektedir. Mezopotamya, Elam, Kuzey Suriye ve Mısır sanatında ise yoğun olarak, M.Ö. 3. Bin yıldan itibaren görülür. M.Ö. 2. Bin yılbaşlarında, Anadolu ile Mezopotamya ve Kuzey Suriye arasındaki ticari, sosyal ve kültürel ilişkiler artmıştır. Bu ilişkiler sonucunda, Anadolu sanatına Suriyeli, Mısırlı ve Mezopotamyalı sanat ve üslup özellikleri etki etmiştir. Boğa-insan ve aslan-insan karışık varlıkları tasvirli sanat eserlerinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunlar özellikle Assur Ticaret Kolonileri Çağı'nın bütün silindir mühür üsluplarında ve damga mühür baskılarında görülür. Çatalhöyük'ten açığa çıkartılmış olan insan ve boğa başı tasvirli kap aslında, boğa-adam karışık varlığının çok daha erken bir zamanda Anadolu'daki varlığına işaret edebilir. Tek örnek olmakla birlikte boğa-insan olgusunun insan karışık varlıkları: aslan-adam, kanatlı aslan-adam, bir başı insan diğeri aslan olan adam ve çift aslan başlı adam olmak üzere dört ana tiptedir. Tasvirli sanat eserlerinde her iki mitolojik karışık varlık tipi yüceltme, savaşçı, koruma (bekçilik), ibadet eden veya tapınılan figürler olarak ortaya çıkar. Anahtar Sözcükler: Anadolu, boğa-insan, aslan-insan, mitoloji, karışık varlık.

AnadoluAslanBoğalar+6
Malik Ejder Demirtaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Halid Karay'ın eserlerindeki hayvan unsurları

Hayvanlar, aynı gezegeni paylaştığımız yaşam ortaklarımızdır. En eski tarihi bulgulardan günümüze kadar bakıldığında hayvanların insanlığın yaşamındaki önemi dikkat çekmektedir. Vahşi ve yırtıcı olan hayvanlara karşı duyulan korku, insanların buluşlar yapmasını sağlamış ve medeniyete uzanan yolda önemli bir etken olmuştur. Kimi zaman İnsanlar hayvanlarla dostluk etmiş kimi zaman ise hayatı kolaylaştırmak adına çeşitli alanlarda hayvanlardan faydalanmıştır. Hayvanların yaşamımızdaki önemli yeri, bu durumun sanata yansımasını sağlamıştır. Duvar resimlerinde, heykellerde arkeolojik kazılarda bulunan günlük yaşam ürünlerinde hayvan figürlerinin izlerine rastlanmaktadır. Destanlar, efsaneler, masallar hayvan unsurları ile doludur. Günümüze yaklaştıkça her edebi dönemde, edebi ürünlerde hayvanlara yer verildiği görülmektedir. Hayvanlar edebi ürünlerde; savaş esnasında sahibiyle mücadele veren bir dost, kişinin yiğitliğini kanıtlamak amacıyla yenmesi gereken güçlü bir varlık, haberci, uysal, çalışkan, azimli, lider, sinsi, kötü niyetli gibi yönleriyle ele alınmış ve bunlar gibi pek çok kavramın simgesi olacak şekilde kullanılmıştır. Ömrü boyunca çok sayıda eser veren Refik Halid Karay'ın eserlerinde hayvanları kullanma sıklığı dikkat çekicidir. Kendisi de farklı hayvanların bakımını üstlenmiş olan yazar, çok çeşitli hayvan adlarını eserlerinde kullanmış, hayvanları kullanarak soyut kavramları somutlaştırmıştır. Yazarın eserlerinde hayvanları günlük yaşamın bir parçası, binek hayvanı, etinden faydalanılan bir varlık şeklinde kullandığını gördüğümüz gibi dostluk, sinsilik, cesaret, güçlülük, art niyetlilik, ağırkanlılık, sevimlilik, güzellik, çeviklik gibi soyut kavramları karşılayacak şekilde kullandığı da görmekteyiz. Yaptığımız araştırma sonucunda hayvanların insan yaşamında aslında ne kadar önemli bir yeri olduğu saptanmıştır. Bu tez ile Refik Halid Karay'ın eserlerinde hayvanları kullanma biçimini tespit etmek amaçlanmıştır. Bununla birlikte insanlarla ortak yaşam alanını paylaşan hayvanlara şefkat ve saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamak, bir nebze olsun farkındalık kazandırmak da hedeflenmektedir.

Edebi eserlerHayvanlarKaray, Refik Halid+2
Duygu Bolat
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hayvanları Koruma Yasası ve uygulamalarda izlenen kamu politikalarının analizi

30.03.2005 tarihinde yayınlanan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, içerdiği pek çok kanun ve madde nedeni ile yayınladığı günden bu yana pek çok eleştiriye maruz kalmıştır. Kabahatler kanunu kapsamında değerlendirilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu da Kabahatler Kanunu kapsamında en çok eleştiriyi alanların başında gelmektedir. Özellikle geçtiğimiz son otuz yılda gerek Kabahatler Kanununda konu edinilen maddeler, gerekse hayvanları koruma konusunda yerel yönetimlerce izlenen kamu politikaları büyük değişikliklere gereksinim duymakta, sürekli olarak güncellenmesi gerekmektedir.Yapılan bu araştırmada, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve kanunun uygulanışında izlenen kamu politikalarının analizine yer verilmiştir. Araştırmanın yapıldığı dönemde bu alanda hiçbir akademik çalışma ve yayının olmaması da bu konuda büyük bir eksikliğin olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çalışma betimsel örnekleme modelinden ziyade, alansal araştırma ve kaynak oluşturma modelinde desenlenmiştir. Araştırma sonuçları 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun gerek uygulamada, gerekse cezai hükümler açısından pek çok açık ve istismara yol açabilecek hükümler içerdiğini göstermektedir. Ayrıca araştırma sonuçları göstermiştir ki, her ne kadar eski TCK'dan farklı yönleri olsa ve daha modern bir yaklaşım getirmiş olsa da, Kanunun gerek izlenen politikalar, gerekse yasama ve cezai hükümler açısından caydırıcılığı yeterli görülmemektedir. Bunun temel nedeninin yasanın uygulama aşamasındaki eksikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hayvanları Koruma Kanunu, Barınaklar, Kabahatler Kanunu, Kamu Politikalar.

Devlet politikalarıHayvanlarHayvanları Koruma Kanunu+1
İsmail Köksal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatım

Hz. Peygamber insani olan herhangi bir durumda ve İslam davetinde insanlara hitap ediyordu. Onun bu hitabı bazen İslami bir emrin uygulanması için yapılan açıklamada, bazen de ümmetine nasihati gerektirecek bir konudaki beyanında yer buluyordu. O, Mekke döneminde Arapçayı en iyi bilen bir kavmin içinde onlara kendi diliyle hitap etti. Bu daveti kabul eden etmeyen herkes onun hitabında, dili kullanımında asla bir kusur bulmadığı gibi aksine onun hitabına hayran kalmışlardı. Özellikle Mekke döneminde ne söylediği belli olmayan bir peygamberle karşı karşıya kalsalardı, o gün hiç şüphesiz muarızları bunu bir itiraz gerekçesi olarak kullanmaktan asla çekinmeyeceklerdi. O, dili süslü değil ancak anlaşılır, özlü ve hikmetli bir şekilde anlam yüklü söylerdi. Dinleyeni yormadan, anlamının da dışına çıkmadan maksada uygun ifadeler kullanırdı. Belagat ve Arap dili tabiriyle fasih bir üsluba sahipti. Peygamberler gönderildiği topluluğa Allah'ın yüklediği mesajı en mükemmel şekilde ulaştırmakla görevlendirilmiş ve o toplumun diliyle gönderilmiştir. Zira gönderildiği toplumla dil konusunda anlaşamayan, karşılıklı konuşamayan ve onların dillerinin inceliklerini bilmeyen bir peygamberin risalet görevini hakkıyla yapması düşünülemezdi. Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatımın Hz. Peygamber ümmetini eğitmedeki hassasiyetini, dili kullanımındaki inceliğini ve ne denli belagat içeren bir üsluba sahip olduğunu göstermektedir. Hayvan figürleri ile anlatım aynı zamanda her insanın muttali olduğu objeler üzerinden benzetme yapıldığından evrensel bir dilin kullanımıdır. Bu vesileyle anlatılmak istenen şeyin hafızalarda en kısa yoldan daha kalıcı hale gelmesi sağlanır ve konu daha iyi anlaşılmış olur.

AnlatımBenzetmeHadis+5
Baki Öcal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Marzuban-name metninde geçen hayvan tasvirleri üzerine bir inceleme

14. yüzyıl Anadolusu beylikler döneminde Türkçe okuma bilen beylerin istekleri doğrultusunda ve halkın anlayabilmesi açısından pek çok dinî, ahlâkî ve tasavvufî eser Türkçeye tercüme edilmiştir. Bu eserlerden birisi olan Marzubân-nâme padişahlığa hazırlanacak şehzadeler için çevrilmiş bir nasihat kitabıdır. Eser, içindeki hayvanların insan özelliği göstermesi açısından fabl türüne yakındır. Marzubân-nâme'de bulunan elli üç hikâyenin yirmi ikisinde ana karakterler hayvanlar olup on yedi hikâyede insanlar ile hayvanlar birlikte yer almaktadırlar. Eserdeki hayvanlar; insan özellikleri taşıyanlar, insanlarla konuşanlar ve doğal özellikleri ile bulunanlar olmak üzere üç grupta toplanabilir. Hayvanlar, bazen olumlu bazen de olumsuz yönleriyle eserde yer almıştır. Bu çalışmadaki amaç, Marzubân-nâme adlı eserde ana veya yan karakter olarak geçen tüm hayvanların sembolize ettiği olumlu veya olumsuz anlamları incelemek, farklı yönlerini ortaya koymak ve Türk kültürüne göre yapılmış değişiklikleri tespit etmektir. İnceleme yapılırken Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'ın Marzubân-nâme Tercümesi adlı çalışması esas alınmıştır. Eserde kırk beş tane hayvan bulunmaktadır. Her hayvan için çeşitli karakter özellikleri çıkartılmış, her bir özellik için bu çıkarımın yapıldığı cümlelerden örnekler verilmiştir. Ayrıca hikâyelerde verilmek istenen nasihatler değerlendirilip hikâye özetlerinin altında Nasihat başlığıyla verilmiştir. Sonuç olarak eserdeki hayvanların hangi değerleri temsil ettiği ve bunların Türk kültürüne aktarılırken değişip değişmediği hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marzubân-nâme, hayvan hikâyeleri, motif, Eski Anadolu, fabl

14. yüzyılBeylikler DönemiFabl+6
Banu Özer Grıffın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda nesneleşen hayvan imgesinin sanatsal temsili

Bu çalışmada geçmiş dönemlerden günümüze kadar nesneleştirilen hayvan imgesinin görsel sanatlara yansıması araştırılmıştır. İlk olarak nesne, nesneleştirme, imge kavramları üzerinde durulmuş ardından, hayvan imgesi kavramına genel bir giriş yapılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde mağara duvarlarındaki hayvan figürleri ile başlayan tarihsel süreci, mitoloji ve medeniyetler döneminde hayvan imgesinin kullanım amaçları, hayvan imgesine yüklenen ve değişkenlik gösteren çeşitli anlamlar örnekler eşliğinde açıklanmıştır. Filozof ve düşünürlerin ortaya attıkları farklı savlar neticesinde şekillendiği görülen Modernizm öncesi ve Modernizm dönemi bazı sanatçıların çalışmaları üzerinden nesneleştirilen hayvan imgesinin tarihsel süreçte anlamsal serüveni anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde 1960'lardan günümüze kadar gelen süreçte nesneleştirilen hayvan imgesini farklı bağlamlarda ele alan sanatçılar ve çalışmaları incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünü araştırmacının konuya ilişkin çalışmaları oluşturmuştur.

Görsel sanatlarHayvanlarNesne+3
Eyüp Günaydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mitolojisindeki hayvan imgelerinin günümüz giysi tasarımlarına uyarlanması

Mitoloji ilk insanın inandığı kutsal bildiği değerler sistemi ve bu sistemin biçimlenmiş ve metne dökülmüş şeklidir.Kısacası mitoloji kozmik bilgilerin sembolik bir üslupla takdimi, gizli bilimlerin ve dillerin ifade edilmesidir. Bütün bunlara, bir bütün hâlinde Türk mitolojik sisteminde ve sistemin yansıması olan halk edebiyatı ve folklor türlerinde rastlanmaktadır (Bayat, 2005, s.14). Türk mitolojisin de özellikle İslamiyet sonrası hayvan figürleri anlam değişikliğine uğramış ve birçoğu kullanılmamaya başlanmıştır. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türkler, hem dini inançları hem de etkilendikleri diğer uygarlıklar doğrultusunda hayvan figürlerine kendi yorumlarını katmışlardır. Türk toplumunun tarihinde çok tanrılı dinler, şamanizm gibi inanışlar ve göçebe olmasının vermiş olduğu zengin bir kültür birikimi vardır. Bu zenginlik, değişimleri de beraberinde getirmiştir. Şamanizm'in etkili olduğu dönemde güç simgesi olarak kullanılan hayvanlar zaman içinde ve inançlar doğrultusunda değişimler gösterdiği, ya da hiç değişmediği örnekler görülmektedir. Geyik, kurt, ayı, kartal, kuş, tilki gibi gerçek hayvanlar Türklerde kült olarak kullanılmışken, ejderha, zümrüdü anka, grifon, sfenks gibi gerçek üstü hayvanlar da ifade biçimi olarak etkili olmuşlardır (Yıldırım, 2016, s.3). Araştırmanın genel amacı Türk mitolojisindeki hayvan imgelerinin genel özellikleri ile değerlendirilmesi, imge, renk ve kompozisyon özellikleri araştırma sonuçlarına göre modern giysi tasarımları üzerinde uygulanmasıdır.

Giysi tasarımıGiysilerHayvanlar+3
Merve Gülşen Öztaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda distopya ve hayvan

Bu çalışmada geçmişten günümüze hayvan yaşamı üzerine distopya incelemesi yapılmıştır. Ütopyaya karşıt bir düşünce olarak ortaya çıkan distopyanın tarihsel serüvenine dikkat çekilerek bu bağlamda edebi metinler incelenmiştir. Dünyayı paylaştığımız hayvanların yaşam koşullarının hangi durumlara göre ilerlediği üzerinde durulmuştur. İlk bölümde distopyanın ortaya çıkışını belirleyen ütopyanın doğuşu ve sanata olan etkileri incelenirken hayvanın ütopik konumuna dikkat çekilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise distopyanın doğuşu ve dünya üzerindeki konumunu incelerken çağdaş sanatta distopik hayvan konumu irdelenir. Araştırmanın üçüncü bölümü 1960 öncesi ve 1960 sonrası sanatçılar ve sanat eserlerindeki distopik hayvan üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise araştırmacının konuya ilişkin sanat çalışmaları eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Görsel sanatlar, ütopya, distopya, hayvan.

Anti ütopyaDistopyaGörsel sanatlar+7
Sibel Yavuz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Harezm Türkçesinden Kazakçaya hayvanlarla ilgili söz varlığı

Bu çalışmada, Harezm Türkçesi metinlerinde hayvanlara ilişkin söz varlığı derlenmiş ve elde edilen veriler Kazakçanın yazı dili sözlüklerinde aranmıştır. Çalışmanın amacı, hayvan kavramından yola çıkarak Harezm Türkçesi ve Kazakçanın bu kavrama ilişkin söz varlığını ortaya çıkarmak; böylelikle hem tarihî hem de çağdaş Türk dillerinin söz varlığının aydınlatılmasına katkıda bulunmaktır.Giriş bölümünde tezin amacı, kapsamı, yöntemi, dönem ve eser tanıtımı ile söz varlığı, kavram ve kavram alanına ilişkin teorik bilgiler yer almaktadır.Çalışmanın ana kısmını oluşturan bölümler, Harezm Türkçesi metinlerinde geçen hayvan adlarını, hayvan kavramıyla ilgili sözcükleri, bu sözcüklerin tarihî ve etimolojik sözlüklerle Kazakçaya yansımalarını, Kazakçanın yazı dili sözlüklerindeki karşılıklarını ve konuyla ilgili çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilerin değerlendirmesini kapsamaktadır.Değerlendirme ve sonuç bölümünde, Harezm Türkçesinden elde edilen veriler ile bunların Kazakçadaki korunum düzeyleri ele alınmış, bu alandaki sayısal veriler değerlendirilmiştir. Çalışmada incelenen sözcüklerin birbirleriyle olan kavramsal ilişkileri üzerinde durulmuş, çıkarımlar tablolarla gösterilmiş ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Harezm Türkçesi, Kazakça, hayvan adları, söz varlığı, kavram, kavram alanı.

DilbilgisiHarezmceHayvanlar+4
Sıla Gen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an-ı Kerim' de adı geçen hayvanlar ve özellikleri

Kur'an-ı Kerim Allah (cc) tarafından Arapça bir kitap olarak indirilmiştir. Müslümanlar olarak bizlerin ise indirilen bu Arapça Kur'an-ı anlamaya ihtiyacımız vardır. Kur'an'da ismi geçen hayvanlar da incelenmesi, anlaşılması gereken bir konudur. Bu kavramlardaki bağlamlar anlaşılmalıdır. Allah (cc) bu kavramları ifade ederken sadece ortadoğuda bilinen ve arapların bilip tanıdığı hafızasına yerleşmiş olan hayvanlar üzerinden mi örnek göstermiştir? Yoksa bu ifadelerde başka anlamlar da kast edilmişmidir?, ya da başka bir amaca mı matufdur? Bu durumu incelemeye çalıştık. Bu çalışmamızı iki bölüme ayırmayı uygun bulduk. Birinci Bölümde Kur'an'da direk kullanılan hayvan isimlerini ve özelliklerini inceledik. Bu Bölümde tesbit edebildiğimiz otuz isim yer almaktadır. Bu isimleri çok tanınandan az tanınana şeklinde sıralamaya tabi tuttuk. Bu isimler sırasıyla Sığır, Deve, At, Koyun, Kuş, Sivrisinek, Katır, Örümcek, Çekirge, Ağaç Kurdu, Kurbağa, Ebâbil, Fil, Karga, Eşek, Domuz, Hüdhüd, Arslan, Köpek, Maymun, Haşerât, Keçi, Arı, Karınca, Bıldırcın, Balık, Yılan, Kurt, Kara Sinek ve Kelebek dir. İkinci bölümde Kur'an'ın ikincil kavramlar şeklinde işaret yoluyla ifade ettiği kelimeleri ve hayvanları inceledik. Bunun yanında mükellebin ve türevleri, av ve avcılık şeklinde gelen kavramları da buna ilave ettik. Bu incelememizi yaparken sadece Kur'an ve Tefsir bilgileriyle yetinmeyip konuyla alakalı diğer kaynaklardan da faydalandık. İnek ve arı örneğinde olduğu gibi bu canlıların farklı türleri ve özelliklerini de anlatmaya gayret gösterdik. En'âm kavramını incelerken En'âmı çağrıştıran ikincil kavramlar olan Hedy ve Meyte gibi diğer karamları da buna dahil ettik. Son olarak bu çalışmamızdan hangi sonuçlara ulaşabileceğimizi, Allah (cc) nün kastetmiş olabileceği anlam ve hikmetleri bulmaya çalışıp Arap düşüncesinde yer alan bu zihinsel yapıyı Kur'an üzerinden görmeye çalıştık. Anahtar kelimeler: Hayvan İsimleri, Hayvan, En'âm, Hedy, Arı, İnek, Mükellebin, Av, Avcı.

ArılarHayvan adlarıHayvanlar+3
Ömer Demirtaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsancıl değerler eğitim programı'nın hayvan temalı etkinlikler aracılığıyla okul öncesi eğitimde uygulanması

Son zamanlarda gittikçe artan şiddet olaylarının toplumsal huzur ve güveni bozduğu görülmektedir. Son elli yıl içinde yapılan birçok araştırma erken çocukluk öykülerinde yatak ıslatma, yangın çıkarma ve hayvanlara zulmetme davranışının varlığının; gelecekte şiddet eğilimine işaret ettiğini ortaya koymuştur. Literatürde çocukken hayvanlara zulmeden insanların, büyüdüklerinde insana karşı da şiddet göstermeleri arasında bir bağ olduğunu gösteren birçok araştırma da bulunmaktadır. İnsancıl Değerler Eğitim Programının (İDEP) temelini; değer verme, saygı ve sorumluluk oluşturmaktadır. İDEP'in amacı, hayvanlarla ilgili ders ve etkinliklerle saygı ve sorumluluk gibi değerleri öğreterek insan ve hayvanlara karşı olumlu davranışlar kazandırılmasını sağlamaktır. Okul öncesi dönemde çocuklar gelişimsel özelliklerine bağlı olarak değer verme, saygı ve sorumluluk gibi soyut kavramları anlamakta zorluk yaşarlar. İDEP bu gibi soyut kavramların somutlaştırılmasında her yaştaki insan için önemli deneyimler sağlar. Bu araştırmanın amacı 54 – 66 ay arasındaki çocuklara 8 hafta boyunca hayvanları konu alan Türkçe, drama, sanat etkinlikleri ve alan gezileri gibi etkinlikler aracılığıyla uygulanan İDEP' in, uygulama sürecinin ve yansımalarının farklı bakış açılarından yola çıkılarak betimlenmesidir. Bu çalışmada, çalışmanın amacına uygun olarak yorumlamacı bakış açısını içeren nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Sonuç olarak; İDEP'in Türkiye'de uygulanan okul öncesi eğitim programıyla bütünleştirilerek uygulanabileceği, saygı, sorumluluk ve merhamet gibi değerlerin kazanılmasında faydalı olduğu, çocukların bilişsel ve sosyal- duygusal gelişimlerine ve hayvanlara yönelik olumlu tutum ve davranışlar kazanmalarına katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Okul öncesi eğitim, değerler eğitimi, insancıl değerler eğitim programı

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim+4
Seval Ördek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvan sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalara etkisinin incelenmesi

Evcil hayvan sahipliği asırlardır varlığını sürdüren büyük bir tarihe sahiptir. Tarih boyunca bu roller değişmiş ve günümüzde evcil hayvanlar ailemizin bir parçası haline gelmiştir. Değişen bu rollerle birlikte evcil hayvanlara yapılan harcamalar da değişiklik göstermiştir. Bu çalışmada, evcil hayvan sahiplik rolünün gıda, sağlık ve üründen oluşan evcil hayvanlar için yapılan harcamalar üzerinde oluşturduğu etkiyi araştırmak için kedi ve/veya köpek sahiplerine anket uygulanmıştır. Ayrıca hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan harcamalar arasındaki ilişki ve evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde yarattığı farklılık da incelenmiştir. Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre, beş ayrı sahiplik rolü (arkadaş, genişletilmiş benlik, meta, çocuk ve sorun) bulunmuştur. İleri araştırmalar evcil hayvanın türünün sahiplik rolü üzerinde farklılık yarattığını göstermiştir. Sonuçlar ayrıca sahiplik rolünün evcil hayvanlara yapılan harcamalar üzerinde fark oluşturmadığını göstermiştir. Hane halkı geliriyle evcil hayvanlara yapılan sağlık ve ürün harcamaları arasında ilişki bulunmuştur. Fakat gelirle gıda harcamasına yönelik bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar kelimeler: Evcil hayvan, evcil hayvan sahiplik rolü, evcil hayvan ürünleri,evcil hayvanlara yapılan harcamalar

Evcil hayvanlarGelirlerGıda ürünleri+7
Ayşe Karayılan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dünyası hayvan masallarının değerler aktarımı bakımından incelenmesi

Bu araştırmada amaç, Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan Türkçe dersi öğretim programında anılan değerler eğitimi açısından sözlü millî kültürün yapı taşlarından olan ve artık unutulmaya yüz tutan hayvan masallarının sahip olduğu zenginliği ortaya koymaktır. Sahip olduğu işlev yönüyle sosyal yapıyı şekillendirmede başı çeken unsurlardan olan değerlerin genç nesillere kazandırılmasının, millî kültürün genç kuşağa aktarımı ve "millet olma" bakımından hayatî bir ehemmiyete sahip olduğu düşünülmektedir. Araştırmanın amaç ve nitelikleri göz önüne alındığında araştırma modellerinden doküman incelemesi araştırma modelinin içerik çözümlemesi türünün bu çalışmaya daha uygun olduğu düşünülmüştür. Türk dünyasından derlenen halk masalları içinde yer alan hayvan masalları evreninden seçilen birinci örneklemde yapılan incelemede 36 Türk hayvan masalı içinde muhtelif dağılımlarla tekrar eden 571 deyime ulaşılmıştır. Masal başına deyim ortalamasının 15,86 olduğu görülmüştür. Ana dili eğitiminde söz varlığını zenginleştirme çalışmaları açısından bakıldığında söz konusu masalların bu yönüyle bile dikkate değer bir kaynak olduğu düşünülmektedir. Taşıdığı iletiler açısından incelenen masallarda en yüksek frekansta iyilerin ödüllendirilip kötülerin cezalandırılması gerektiği" iletisi, tespit edilmiştir. Schwartz değerler ölçeğine göre incelenen 42 Türk dünyası hayvan masalında 180 değer tespit edilmiş, en yüksek frekansta iyilikseverlik değerinin olduğu görülmüştür. Kullanımda olan ortaokul Türkçe ders kitapları incelendiğinde 8 farklı ders kitabında 16 masal kullanıldığı, bu masallardan 5 tanesinin serbest okuma parçası olarak; 3 tanesinin dinleme metni olarak; 8 tanesinin ise okuma metni olarak verildiği görülmüştür. İncelenen 16 masaldan 5 tanesinin özgün veya adaptasyon masallardan oluştuğu, 3 tanesinin Beydaba'dan aktarma masallar olduğu, 8 masalın ise La Fontaine'den çeviri olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, çeşitli özellikleri ile ele alınmış olan Türk dünyası hayvan masallarının Türkçe ders kitaplarında ve hatta yabancılara Türkçe öğretimi materyal hazırlığında faydalanılması gereken kaynaklar olduğu sonucu belirtilmiştir.

Değer aktarımıDeğerlerHayvanlar+4
Abdullah Mutlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kültür tarihinde yırtıcı kuşlar ile ilgili inançlar

Tabiatla iç içe yaşamış olan kavimlerin inançlarının ve kültürlerinin, doğa unsurları ile şekillendiği açıkça görülmektedir. Köken itibariyle bozkır coğrafyasında yaşayan Türk kavimlerinin de inançları ve kültürleri temel olarak bu coğrafyaya özgü manevi ürünler yaratmıştır. Bozkır hayvanları kuşkusuz bu ürünlerin başında gelmektedir ve onlar Türklerin maddi ve manevi yaşamlarında epey rol oynamışlardır. Yırtıcı kuşlar bu hayvanlar arasında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Öyle ki çeşitli Türk kavimlerinin inançlarında, sosyal hayatlarında, kültürlerinde fazlaca varlık göstermişlerdir. Ne yazık ki bu görkemli yırtıcıların Türk kültüründe ve inançlarındaki yeri etraflıca araştırılmış değildir. Bu sebeple bu çalışma, yırtıcı kuşların (kartal, akbaba, doğan, baykuş) Türklerin inançlarındaki ve maddi-manevi kültürlerindeki yerini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışma iki bölümden oluşmakta olup, ilk bölümde yırtıcı kuşlar bir inanç ögesi olarak incelenirken; ikinci bölümde bir sosyal ve kültürel unsur olarak ele alınmışlardır. Türk kavimlerinin ve topluluklarının çeşitli coğrafyalara yaptıkları göçlerle meydana getirdikleri dağınık kültürel miras içerisinde bulunan yırtıcı kuşlar, ancak eski ve yeni araştırmacıların etnografik çalışmalarından, ansiklopedik sözlüklerden, seyahatnamelerden, yazılı ve sözlü efsanelerden; yazıtlar, mezar taşları, kurganlardan elde edilen verilerin ışığında incelenebilmiştir.

HayvanlarKuşlarKültür+7
Oğuzhan Küden
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kemâleddin ed-Demîrî'nin Hayâtü'l-Hayevân isimli eserinde hayvanlara ilişkin hükümler

Kemaleddîn ed-Demîrî'nin Hayâtü'l-Hayevân isimli eserini dikkatle inceleyen kimse, onun sadece bir zooloji kitabı olmadığını açıkça görecektir. Çünkü eserin dikkat çekici birçok yönü vardır ve eserdeki konular farklı birçok ilim dalıyla da yakından ilintilidir. Demîrî, birçok ilim dalına vâkıf olmasının yanında çok iyi bir fakihtir. Demîrî'nin Hayâtü'l-Hayevân eseri hacimli bir zooloji kitabı olmasının yanında, alanında geniş mâlûmât barındıran bir fıkıh kitabı olma özelliğine de sahiptir. Eserde hayvanlardan hangilerinin etlerinin yenilmesinin helâl olduğuna, hangilerinin etlerinin yenilmesinin helâl olmadığına dâir bilgilerin yanında, haram olan hayvanların avlanması, hayvanın satışının yapılması, hayvan eti yemekle abdestin bozulup bozulmaması, hayvanın ağılında namaz kılmak, hayvanların itlâfı, hayvanların zekâtı gibi birçok konu fıkhî yönden ele alınmıştır. Fıkıh kitaplarında eti helâl olan ve olmayan hayvanlar konusu genel ilkeler hâlinde ele alınmış, belirli hayvanlar örnek verilerek konu fazla detaylandırılmamıştır. Çalışmanın konusu olan Demîrî'nin Kitâbü'l-Hayevân isimli eserinde, klasik fıkıh kaynaklarında ismine yer verilmemiş birçok hayvan mevzubahis edilerek konu detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu bakımdan çalışmanın başta sosyal ve beşeri bilimler olmak üzere İslam fıkhı alanda önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülmektedir.

EtHaramHayatü`l-Hayevan+6
Mehmet İzci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gürle deresi ve çevresindeki bazı omurgasız hayvanlar

ÖZET GÜRLE DERESİ VE ÇEVRESİNDEKİ BAZI OMURGASIZ HAYVANLAR Birgül AFŞAR Yüksek lisans tezi, Biyoloji Anabilim Dalı Tez yöneticisi: Doç. Dr. Meral Öztiirk Bu çalışma Gürle Deresi ve çevre su birikintilerinde bulunan bazı omurgasız hayvan türlerini belirlemek amacı ile toplam 4 istasyon seçilerek yapılmıştır. Bu amaçla, belirlenen istasyonlarda Kasım1998 - Ekim 1999 tarihleri arasında 12 ay boyunca örnekleme yapılmıştır. Alınan örneklere, örnekleme yapıldığı istasyonda her 500 cc için 2 cc % 4 lük formaldehit eklenerek laboratuvara getirilmiş ve örnekler tür tayinleri için gruplarına ayrılarak %4' lük formaldehit -su karışımına konulmuştur. Bu çalışma sonunda Gürle Deresi ve çevre su birikintilerinde Phylum Platyhelminthes, Classis Turbellaria' dan 1 tür Phylum Aschelminthes, Classis Rotataria' dan 7 tür, Phylum Annelida.Classis Clitellata ' dan 2 tür, Phylum Mollusca, Classis Gastropoda' dan 2 tür, Phylum Arthropoda Classis Crustacea'dan 7 tür, Classis Insecta'dan 1 tür bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Limnoloji, Gürle Deresi, Protozoa, Crustacea, Rotifera, Omurgasızlar sistematiği. IV

Gürle deresiHayvanlarLimnoloji+1
Birgül Afsar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Antikçağ'dan Ortaçağ'a hayvanlar

Günümüzden binlerce yıl önce, insanın doğaya değil, doğanın insana hükmettiği dönemde, insanoğlunun yaşam savaşında ve yeryüzünde bir yer edinme yolunda en önemli öğretmenlerinden biri hayvanlar olmuştur.Vahşi doğa ile olan mücadelesinden galip çıkan insan Gordon Childe'ın Neolitik Devrim adını verdiği atılımla doğa üzerindeki hegemonyasını pekiştirmiştir. Bu safhada insanoğlunun karşısına yine hayvanlar çıkmaktadır. Hayvanlarla olan mücadelesi boyunca kolektif yaşamın önemini ve gerekliliğini öğrenmiş olan insanın toplum düzenini meydana getirmesiyle, ilk medeniyetler ortaya çıkmaya başlamıştır. Topluluk halinde yaşayan ve toplumsallaşan insan hayatı içinde hayvanlar, bu kez insanoğlunun en önemli yardımcısı olarak öne çıkmaktadır. Hızla artan nüfusu doyurmak, iklimin çeşitli etkilerinden korunmak, artan giyim ihtiyacını gidermek, toprağı sürmek ve birbirleri ile olan mücadelelerinde kullanılmak üzere insanoğlunun en yakın yardımcıları, malzemeleri ve araçları hayvanlar ya da hayvani ürünler olmuştur.Bütün eski medeniyetlerin, çeşitli birçok faktörün yanında hayvanlar üzerine kurulmuş olduğunu ifade etmek hamaset olmayacaktır. Bu çalışmada, insanı ve yaşadığı çevreyi konu alan tarih bilimi içerisinde, insanlar ve hayvanlar dünyası arasındaki ayrılmaz girift yapı ve ilişkiler, dönemin kültür ve medeniyetlerinin önem ve konumları açısından ele alınacaktır.

Antik ÇağHayvan figürleriHayvan kültü+2
Onur Günday
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanmerkezcilik ekseninde çağdaş sanatta hayvan bedeni

Bu tez, hayvan bedeninin sanatsal üretim biçimlerinde "nesne" haline gelmesini ve insanmerkezcilik üzerinden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Hazır nesnenin sanata girmesiyle birlikte, yeni imge üretmeden var olanın kullanımı ve hayvan bedenlerinin canlı olarak sanatta yer almasının neden olduğu fiziksel ve duygusal şiddeti ele almaktadır. Bu kapsamda birinci bölüm insanmerkezcilik üzerine odaklanmıştır. İkinci bölüm insanın kendisini merkezi konuma koyduğu Rönesans ideolojisi ile başlamış ve sanatsal üretimler üzerinden hayvan bedeninin metafor, gösteri nesnesi, deneysel yöntemler ve imge olarak kullanılmasıyla devam etmiştir. Çağdaş sanatta hayvan bedeninin insanmerkezci bakış ile sergilenmesi ile hayvan bedenine olan tahakkümün izlerini aramıştır. Sanat yapıtları üzerinden hayvan haklarını düşünmeyi denemiştir. Tüm bu teorik ve uygulama süreci kişisel uygulamalar için zemin oluşturmuş ve kişisel çalışmalar bu çerçevede oluşmuştur. Hayvan bedeninin varlığı ve yokluğu ile oluşan uygulamalar insan ve hayvan arasındaki mesafeyi görünür kılmaya çalışmıştır. Araştırma süreci hayvan bedeni ve mahremiyeti hakkında 20. yüzyıldan günümüze hayvan bedeninin kullanımı üzerinden kişisel çalışmaları anlamlandırma ve şekillendirmede yol gösterici olmuştur. Tez süresince basılı ve elektronik kaynaklardan yararlanılmış, felsefe, sosyoloji gibi farklı alanlarda incelemeler yapılmış, sanatçı siteleri, söyleşileri ve sanat yazıları incelenmiştir.

BedenHayvanlarModern sanat+3
Meltem Çelik
Düzce University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kalpte yanan ateş: Aristoteles'in ruh anlayışı

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren ruhu anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan pek çok düşünür olmuştur. Ruh konusu, önemini felsefe literatüründe geçmişten bugüne korumuş ve her devirde bakış açıları ve yeni anlamlar kazanmıştır. Hemen herkesin önem verdiği bu konu hakkında neredeyse tüm düşünürler bir şeyler söylemiştir. Ruhu bendenden ayrı bir yere koyanlara, ruhu bedenle bir tutanlara, ruhu bir ya da birçok şeye indirgeyenlere bakıldığında konunun epey karmaşık ve karışık olduğu, ruhun ne olduğu ve onun bedenle ilişkisi konusunda bir fikir birliğinin olmadığı görülür. Öte yandan, Batı felsefesi tarihinin en önemli düşünürlerinden olan Aristoteles'in akıl yürütme ve çözümlemelerine dikkatlice bakıldığında, konunun belki de aslında sanıldığı kadar karmaşık olmadığı görülebilir. Ne ki, her ne kadar Aristotelesçi gelenek veya literatürde Aristoteles için ruhun tanımının ne olduğuna ve bu tanımın ne demeye geldiğine ilişkin incelemeler yapılmış olsa da, Aristoteles'in metafiziğine ait terimlerle bezeli bu tanımın Aristoteles külliyatı ve düşüncesindeki biyolojik anlamı veya karşılığının ne olduğu göz ardı edilmiştir. Bu mütevazı çalışma da işte bu eksikliğe işaret etmeye ve onu doldurmaya çalışmaktadır.

BedenHayvanlarKalp+3
Merve Fırat
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nurullah Genç'in şiirlerinde tabiat

Kendi ifadesiyle bir dağ, bir köy ve bir ata diye nitelendirdiği Erzurum'un Horasan ilçesinin Pinaduz köyünde dünyaya gelen Nurullah Genç, edebiyat dünyasıyla küçük yaşta tanışmıştır. İktisat alanında ihtisas yapan ve kariyer basamaklarını tamamlayan şair, şiirleri, romanları ve fotoğraf sanatına dair eserleriyle tanınmaktadır. Nurullah Genç'in tabiatın temel unsurları olan çiçekler ve hayvanlar âlemine olan ilgisi dikkatleri çekmiş, bu vesileyle şiirlerinin medeniyet, inanç ve kozmik unsurlar bağlamında incelenmesi düşüncesi hâsıl olmuştur. Bu çalışmada, şairin tüm şiirilerinin bir araya getirildiği "Mahrem ve Münzevi" kitabı esas alınarak, çiçekler, hayvanlar, kozmik unsurlar ve anâsır-ı erbaa gibi tabiat unsurlarının yer aldığı şiirlerin tahlili yapılmıştır. Dolayısıyla çalışma, şairin Mahrem ve Münzevi adlı şiir kitabıyla sınırlandırılmıştır. Çalışmanın amacı, şairin doğa ile iç içe olan dünyasından ve tabiata karşı tutum ve duruşundan yola çıkarak, bu duygu ve düşüncelerini ortaya koyduğu şiirlerini mana bakımından detaylı olarak incelemek ve bunları, klasik Türk şiirinde geçen örnekleriyle birlikte değerlendirmektir. Buna ek olarak, tasavvufi yönü güçlü olan şairin şiirlerinde kullandığı kozmik âleme dair unsurları ve anâsır-ı erbaa ile anlatmak istediği hususları izah etmek, çalışmanın bir başka yönünü oluşturmaktadır. Giriş'in yanı sıra, dört bölümden oluşan bu çalışmanın giriş kısmında şairin hayatı, edebî kişiliği ve sanat anlayışı açıklanmıştır. Birinci bölümde şairin şiirlerinde geçen bitkilerin ifade ettiği anlamlar detaylı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde şairin hayvanlara olan ilgisinin şiirlere yansıması incelenmiştir. Üçüncü bölümde şairin kozmik dünyası ve bu dünyada anlamlandırdığı duygular tahlil edilmiştir. Dördüncü bölümde ise anâsır-ı erbaa olarak bilinen hava, su, ateş ve toprağın karşıladığı manalar değerlendirilerek şairin tabiata bakışı keşfedilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nurullah Genç, Mahrem ve Münzevi, Çiçekler, Hayvanlar, Kozmik Âlem, Anâsır-ı Erbaa

Anasır-ı erbaaGenç, NurullahHayvanlar+5
Fatma Merve Gurtaran
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Abdullah Hayyât'ın tefsiri Kur'an-ı Kerim'de kuşlar ve hayvanlar

Kur'an-ı Kerim, Cenab-ı Hakk'ın bu kâinattaki ebedî sözüdür. O, derinlikleri kavranamayan, incileri nüfuz etmeyen, harikulade güzellikleri bitmeyen bir denizdir ve kim ona binmek için bir gemiye binerse, Cenab-ı Hakk'ın kendisine verdiğinden ve ihsan ettiğinden başkasına fayda sağlamaz. Bu büyük denizde, bu sonsuz yolculuğun mucizeviliğini gösteren incilerin çıkarılması dışında, hiç kimse ona bundan bahsetmediği için, onun bilgisinden. O zamanlar ve mekanlar nasıl değişirse değişsin her zaman ve mekan için geçerlidir. Kıyamet gününe kadar ölümsüz ruhtur. Risale döneminden günümüze kadar, tefsir bilimi de dahil olmak üzere, adli bilimleri araştıran ve araştıran saygıdeğer alimler, ondan bu evrende parıldayan incileri çıkararak küçük olmayanlar; Her devrin erkânı tefsirinde olduğu ve bu devrin adamları arasında Hicaz memleketinin sancaklarından biri olduğu için, hocamız âlim Şeyh Abdullah Abdülgani Hayyât -Allah ona rahmet etsin- imam ve hatiptir. Ulu Cami ve Suudi Enstitüsü'nde profesör; Arap dili ve Kuran çalışmaları üzerindeki bilimsel etkilerinden onun açık açıklama çabasını inceledim; Şeyh - Yüce Allah ona rahmet etsin - Allah'ın Kitabı'nın bir ezbercisi olduğundan ve bilimlerin çoğunu Haram ve diğer ülkelerin şeyhlerinin elinde okudu, çünkü Mekke'nin ıslahında büyük bir etkisi vardı. toplum ve hukuk bilimleri ve diğer aritmetik ve coğrafya için akademik eğitimin temellerini atıyor ve Şeyh'in kitaplarından bazılarını okuduktan sonra, Allah'ın Kitabının - Yüce - hizmetinin değerli yorumunu Ebu Abdurrahman Abdullah ibn Abd al-Ghani ibn Muhammed ibn Abd al-Ghani Hayyât ve soyu, bazı şubeleri kuzey Hicaz'dan Levant'a göç eden Kuda'ah'ın Beli kabilesine kadar uzanır, daha sonra ataları ikinci yüzyılda Hicaz'a taşındı. Hicri Şeyh Abdullah Hayyât, Şevval 1326'nın/yirmi dokuzuncu Kasım 1908'e tekabül eden bir tarihte Mekke'de doğdu. Hicri 1415 Şaban ayının yedinci Pazar günü, MS Ocak 1995'in sekizinci gününe tekabül eder ve plan şunlardan oluşur: bir giriş ve üç bölüm; Her bölüm birkaç konu içerir ve son olarak sonuç, ardından Kuran ve Hadis indekslerinin bir ifadesi, ardından araştırmanın dayandığı kaynaklar ve referansların bir listesi bulunur. Bu sayede Abdullah Hayyât'ın bilimdeki alçakgönüllülük yorumunu açıklama olasılığının daha yüksek olduğu sonucuna vardık; Abdullah Hayyât, aforizmaların tefsirini annesinin tefsir kitaplarından almış, onlardan çeşitli alanlarda tefsirini karakterize eden çeşitli ilmi izler çıkarmıştır. Abdullah Hayyât, müfessirlerin sözlerinden alıntı yaptığında veya tefsir kitaplarına attığında, birkaçı hariç, ben de o sözleri söyleyenlere havale ettim. Ve hayvan ve o, yorumunu açıklamaya devam etti ve yorumunun başından sonuna kadar kenar boşluklarında kelimelerin anlamlarının bir ifadesinden bahsetti ve bu konu okuyucunun kelimenin anlamını anlamasına yardımcı oldu. Ayetlerin tefsirini açıklığa kavuşturmak ve bu, müfessirlerin doğru yoruma ulaşma eğilimidir. ANAHTAR KELİMELER: Abdullah Hayyât, Hayvan, Kuş.

Abdullah HayyatHayvanlarKur'an-ı Kerim+4
Ghaith Bahjat Saleh Mehdı Al-janabi
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Pet sahiplerinin hayvanlarına olan sadakatini belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirme ve geçerlik çalışması

Bugüne kadar, binlerce yıllık geçmişe sahip insan-hayvan ilişkisini anlamak için çok sayıda çalışma yapılmış ve birçok ölçek geliştirilmiştir. Fakat ev hayvanı sahiplerinin, hayvanlarına olan sadakat düzeylerini ölçmeye yönelik bir ölçeğin geliştirildiğine dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Bu tezin amacı, insanların ev hayvanlarına yönelik olan sadakat düzeylerini ölçebilecek bir ölçme aracını literatüre kazandırmaktır. Pet Sadakat Ölçeği olarak adlandırılacak ölçeğe girecek yargıların keşfedilmesi için nitel yöntem; sadakat düzeyini etkileyen değişkenlerin belirlenmesi ve ölçeğin geçerlik ve güvenirlik tespiti için ise nicel yöntem (Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi) kullanılmıştır. Nitel araştırma Bursa ilinde; Birinci Nicel Araştırma İstanbul ilinde; İkinci Nicel Araştırma ise İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde veteriner kliniklerinde hayvan sahipleriyle görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda 'İçten bağlılık', 'Kararlılık', 'Vazgeçebilirlik' ve 'Sorumluluk' olmak üzere dört boyuttan oluşan ve hayvan sahiplerinin hayvanlarına olan sadakatlerini ölçme konusunda yeterli geçerlik ve güvenirliğe sahip 19 maddelik Pet Sadakat Ölçeği geliştirilmiştir. Ayrıca geliştirilen ölçeğin demografik değişkenlerle olan ilişkisi analiz edilerek Pet Sadakat Ölçeği'nin ilk uygulama sonuçları da elde edilmiştir. Sonuçlara göre, katılımcıların yaşı arttıkça hayvanlarına olan sadakat düzeylerinin azaldığı (P<0.01); hayvanın yaşı arttıkça ise sadakat düzeyinin arttığı (P<0.05) görülmüştür. Cinsiyet ve medeni durum parametresi açısından kadınların erkeklere (P<0.01); bekarların evlilere (P<0.05) kıyasla hayvanlarına daha sadık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların gelir düzeyi arttıkça hayvanlarına olan sadakat düzeylerinin azaldığı (P<0.001) görülmüştür.

Evcil hayvanlarHayvanlarSadakat+4
Seda Çavuş Alan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Evcil hayvanlarda farklı bölgelerden ölçülen vücut sıcaklıklarının yöntemsel değerlendirilmesi

Bu çalışmada, bazı evcil hayvan türlerinde (sığır, koyun, keçi, at, köpek ve kedi) değişik yöntemlerle farklı bölgelerden ölçülen vücut sıcaklıklarının değerlendirilmesi amaçlandı. Her hayvan türünden 52 baş (yarısı dişi ve yarısı erkek) olmak üzere toplamda 312 baş havanın genel klinik muayeneleri yapılarak sağlıklı olanlar çalışmaya alındı. Her türdeki hayvanların yaklaşık olarak aynı yaşlarda olmasına ve sığırların montafon, koyunların akkaraman, keçilerin kıl keçisi, atların İngiliz atları, kedilerin tekir kedisi ve köpeklerin kangal ırkından olmasına özen gösterildi. Çalışmada civalı-cam, dijital ve lazerli termometreler kullanıldı. Civalı-cam termometre ile rektal vücut sıcaklığı ölçüldü ve referans değer olarak kabul edildi. Dijital termometre ile rektum ve kulaktan, lazerli termometre ile kuyruk sokumu, arka bacak iç bölgesi (kılsız kısımdan), merme ve alından (kıllar elle açıldıktan sonra) ölçümler yapıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 bilgisayarlı istatistik programı kullanılarak değerlendirildi. Atlarda civalı termometre ile rektal, dijital termometre ile rektal ve kulak, lazer termometre ile alın, merme, arka bacak içi ve kuyruk sokumu vücut sıcaklığı sırasıyla 37.80±0.25, 37.48±0.32, 35.80±0.62, 36.57±0.31, 36.51±0.27, 36.80±0.47, 37.15±045 ⁰C; keçilerde ise 39.20±0.45, 38.81±0.68, 36.37±0.66, 37.47±1.49, 36.94±0.80, 37.08±1.04 ve 37.77±0.81 ⁰C; koyunlarda aynı parametreler 38.95±0.50, 38.78±0.56, 36.72±0.80, 37.13±1.24, 36.72±0.63, 38.04±1.17, 38.23±1.08 ⁰C; sığırlarda 38.55±0.29, 38.34±0.38, 36.38±0.48, 36.48±0.35, 36.29±0.47, 36.64±0.52, 36.96±0.70 ⁰C; kedilerde 38.68±0.29, 38.39±0.49, 36.40±1.12, 37.52±0.82, 37.26±0.66, 37.46±0.71, 37.82±0.61 ⁰C ve köpeklerde ise sırasıyla 38.58±0.46, 38.48±0.56, 37.38±0.90, 37.58±1.00, 37.14±0.78, 37.37±0.76, 37.79±0.80 ⁰C olarak bulunmuştur. Hayvan türlerine göre gruplar arası istatistiksel farklılığın önemine bakıldığında civalı termometre ile alınan rektal sıcaklık ile dijital termometre ile alınan rektal vücut sıcaklığının koyun, sığır, kedi ve köpeklerde önemsiz (P>0.05) derecede düştüğü belirlenirken at ve keçide aynı parametrelerdeki düşüşün istatistiksel olarak önemli (P<0.05) olduğu görülmüştür. Tüm hayvan gruplarında civalı termometre ile rektal vücut sıcaklığının diğer yöntemlerle alınan tüm vücut sıcaklıklarından gruplar arası farkın istatistiksel olarak önemli derecede yüksek olduğu belirlenmiştir (P<0.05). Erkek hayvan türlerine göre gruplar arası istatistiksel farklılığın önemine bakıldığında civalı termometre ile alınan rektal sıcaklık ile dijital termometre ile alınan rektal vücut sıcaklığının keçi, koyun, sığır, kedi ve köpeklerde önemsiz (P>0.05) derecede düştüğü belirlenirken atlarda ise aynı parametrelerdeki düşüşün istatistiksel olarak önemli (P<0.05) olduğu belirlenmiştir. Dişi hayvan türlerine göre gruplar arası istatistiksel farklılığın önemine bakıldığında, civalı termometre ile alınan rektal sıcaklık ile dijital termometre ile alınan rektal vücut sıcaklığının tüm hayvanlarda istatistiksel farkın önemsiz (P>0.05) olduğu görülmektedir. Çalışmaya alınan hayvan gruplarında kalp ve solunum frekansının at, keçi, kedi ve köpeklerde cinsiyete göre istatistiksel farkın önemsiz olduğu (P>0.05), koyun ve sığırlarda ise P<0.05 düzeyinde önemli olduğu görülmektedir. Rumen hareketleri açısından ise keçi ve sığırlarda cinsiyete göre farkın önemsiz (P>0.05) olduğu görülürken koyunlarda P<0.01 düzeyinde erkeklerde yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, yeni teknolojik cihazların kullanıma girmesiyle özellikle beşeri hekimlikte yer bulan değişik yöntemlerle ve farklı termometrelerle vücut sıcaklığının ölçülmesinin veteriner hekimlikte referans kaynaklarda bildirilen rektal yolla vücut sıcaklığı değeri ile karşılaştırıldığında önemli farklılığın olduğu görülmüştür. Rektal vücut sıcaklığı ölçümüne en yakın değeri dijital termometre ile rektal olarak belirlenen vücut sıcaklığının verdiği belirlenmiştir. Bu yerlerin ve cihazların hasta ve sağlıklı hayvanlarda referans değer olarak değerlendirilebilmesi için de daha kapsamlı çalışmaların yapılması ve düzeltme katsayısı kullanılması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Vücut sıcaklığı, termometre, evcil hayvan

Evcil hayvanlarHayvanlarTermometreler+2
Delal Sorgucu
Fırat University · Institute of Health Sciences
2020
00

Related subjects