Balıkesir

57 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Balıkesir'de siyasi hayat (1946-1960)

7 Ocak 1946 yılında Demokrat Parti'nin (DP) kurulması ile beraber çok partili siyasi hayata geçilmiş ve 23 yıldır iktidarda olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) rakip bir parti oluşmuştur. Kurulmasının ardından hızla tüm yurtta teşkilatlanma sürecine giren Demokrat Parti, Balıkesir'de de kısa süre içinde teşkilatlanmasını tamamlamıştır. Öyle ki 1946 seçimlerine gelindiğinde Demokrat Parti, Balıkesir'in tüm ilçelerinde teşkilatlanma sağlamıştır. Kısa zaman içinde Balıkesir halkının desteğini kazanan Demokrat Parti 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanarak Balıkesir ili için "Demokrat Parti'nin Kalesi" ünvanını almıştır. DP'nin Balıkesir'de büyük başarı elde etmesi karşısında önce CHP sonrasında ise Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP) ve Hürriyet Partisi (HP) ile partiler arası rekabet ortamı oluşmuş ve bu rekabet ortamı Balıkesir siyasi hayatına da yansımıştır. Bu çalışma da 1946-1960 yılları arasında Balıkesir'deki siyasi hayatta partiler arası mücadeleler, partiler arası rekabetler, önemli gün ve olaylar, partiler arası iktidar yarışı incelenmiştir. Özellikle bu dönemde Balıkesir'de CHP yanı sıra DP ön planda olsa da CMP ve HP de Balıkesir'deki seçimler ve seçmeni kazanma yarışını bırakmamıştır. Anahtar Kelimeler: Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Hürriyet Partisi, Cumhuriyetçi Milliyet Partisi, Balıkesir.

BalıkesirCumhuriyet Halk PartisiCumhuriyetçi Millet Partisi+6
Nazife Kılınç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Balıkesir il merkezinde yaşayan yaşlıların tıbbi ve sosyal sorunları, yaşam kalitesi düzeyi ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Balıkesir ilk merkezinde yaşayan yaşlıların tıbbi ve sosyal sorunlarını ortaya çıkarmak, yaşam kalitesi düzeylerini saptamak ve bireylerin yaşam kalitelerine etki eden faktörleri ortaya çıkarmaktır. Gereç-Yöntem: Bu çalışma toplum tabanlı kesitsel bir çalışmadır. Çalışma evrenini Balıkesir'in il merkezinde yer alan iki ilçeden birisi olan Altıeylül 'de ikamet eden 65 yaş ve üzeri 14.137 yaşlı birey oluşturmaktadır. %20.6'lık prevalans, %4 düzeyinde sapma, 1.4'lük desen etkisi ve %5 hata payı ile minimum 535 yaşlı bireye ulaşılması hedeflenmiştir. Çalışmada çok aşamalı olasılıklı örnekleme kullanılmıştır. Veriler anket aracılığı ile yz yüze görüşülerek elde edilmiştir. Ankette, yaşlılara yönelik sosyodemografik bilgiler, sağlık durumları ve sağlık hizmet kullanımları, alışkanlıklar, ilişkiler ve şiddet görme durumları, geriatrik sendromlar ve yaşam kalitesi değişkenleri yer almıştır. Yaşam kalitesini ölçmek için WHOQOL-AGE ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkenleri yaşam kalitesi toplam puanı ve iki alt boyutudur. Tek değişkenli analizlerde Ki-kare testi, çok değişkenli analizlerde lojistik regresyon kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza katılan bireylerin yaş ortalaması 71.57±6.02 olup %51.4'ü kadındır. Katılımcıların %25.9'u örgün eğitim görmemiş olmakla birlikte %17.6'sı gelirinin giderinden az olduğunu belirtmiştir. Araştırma grubumuzun %85.1'inin en az bir kronik hastalığı, %42.7'sinin hekim tavsiyesi olmadan ilaç kullanma durumu, %61.0'ının genel sağlığını takip eden bir doktorunun olmama durumu, %34.4'ünün acil olmayan bir sağlık sorununda ilk olarak ASM'ye başvurma durumu, %39.9'unda inkontinans, %33.1'inde son bir yıl içerisinde düşme öyküsü, %19.6'sında şiddete maruz kalma, %41.0'ında depresif duygudurum ve %14.0'ında günlk işlerinde bağımlılık saptanmıştır. Çalışmamızda yaşam kalitesi toplam puanı 70.92 ± 13.94 bulunmuştur. Çalışmamızda düşük yaşam kalitesi, kentsel bölgede yaşayanlarda 2.28 kat (%95 G.A=1.38±3.78), bekâr ya da eşinden ayrılmış olanlarda 3.96 kat (%95 G.A=1.49±10.51), herhangi bir okul bitirmeyenlerde 1.90 kat (%95 G.A=1.06±3.40), geliri giderinden az olanlarda 4.48 kat (%95 G.A=1.85±10.88), evinde alafranga tip tuvalet bulunmayanlarda 3.02 kat (%95 G.A=1.62±5.64), herhangi bir kronik hastalığı olanlarda 2.02 kat (%95 G.A=1.01±4.06), görme ya da işitme durumu kötü olanlarda 2.76 kat (%95 G.A=1.32±5.76), egzersiz yapmayanlarda 2.37 kat (%95 G.A=1.31±7.28), günlük ilişkilerinden memnun olmayanlarda 4.57 kat (%95 G.A=2.50±8.36), günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı olanlarda 9.33 kat (%95 G.A=3.18±27.46) ve depresif duygudurum içerisinde bulunanlarda 5.20 kat (%95 G.A=3.09±8.76) riskli bulunmuştur. Sonuç ve Öneriler: Araştırma grubumuzda kronik hastalık varlığı, günlük temel işlerinde bağımsızlık, yardımcı araç kullanımı, akılcı olmayan ilaç kullanımı yüksek düzeyde saptanmıştır. Yaşlıların birinci basamak kullanımları, sağlık durumlarını takip eden doktor varlığı, düşmelere karşı önlem alma durumları düşük düzeyde saptanmıştır. Sosyo-ekonomik ve fiziksel sağlık açısından bağımlı olan yaşlılar ile egzersiz yapmayan ve sosyal çevresi ile ilişkileri kötü olan yaşlıların yaşam kaliteleri 113 düşük saptanmıştır. Sağlık sistemi içerisinde yer alan zorunlu hizmet grupları arasına, ülkemizde en azından yaşlı şehirler için yaşlılar da dâhil edilmelidir. Toplumun kendine ait olmayan ilacı kullanmama bilinci oluşturulmalıdır. İlaç kullanımı bilincinin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Yaşlıların aktif zaman geçirebileceği ve katılım sağlayabilecekleri sosyal ve çevresel imkânlar oluşturulmalıdır. Bu bağlamda erişilebilir güvenli yürüyüş ve egzersiz alanları, sosyal olabilecekleri ve iyi ilişkiler kurabilecekleri sosyal ortamların oluşturulmalıdır. Anahtar kelimeler: yaşam kalitesi, depresyon, düşme

BalıkesirDepresyonDüşme kazaları+5
Soner Güneş
Manisa Celal Bayar University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir ilinde yapılan el örgüsü patiklerin değerlendirilmesi

Bu araştırma, Balıkesir ilinde bulunan el örgüsü patik örneklerinin, özellikleri bakımından incelenerek değerlendirilmesi ve belgelenerek gelecek nesillere aktarılması amacı ile ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini, Balıkesir ilinde bulunan el örgüsü patik ürünleri, örneklemini ise; Balıkesir ili Altıeylül Belediyesi Selimiye Mahallesi (Köyü) sınırları içerisinde kaynak kişilerden ulaşılabilen 45 adet örgü patik oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan ürünlerin özelliklerinin belirlenmesi için fotoğrafları çekilmiş, desenleri bilgisayar ortamında çizilmiş, her bir ürünün araç, gereç, teknik, renk, motif ve kompozisyon özellikleri bakımından değerlendirilmesi için bilgi formları oluşturulmuştur. Bilgi formlarından elde edilen veriler, bulgular ve yorumlar bölümünde sunulmuştur. Ürünlerin yapımında çoğunlukla beş şiş ve tığ aracı kullanılmıştır. Patikler genellikle düz örgü tekniği ile örülmüş, kenarlarına çift kroşe tekniği uygulanmıştır. El örgüsü patiklerin zemin renginde en fazla siyah, desen renginde açık sarı, kenar temizliğinde ise siyah ve açık sarı renklere rastlanılmıştır. Ürünlerin desenlerinde en çok bitkisel ve geometrik bezemelerin kullanıldığı belirlenmiştir. Motiflerin ise çoğunlukla yatay kompozisyon biçimine göre yerleştirildiği tespit edilmiştir.

BalıkesirEl sanatlarıEl örgüsü+2
Esra Uyar
Ankara Hacı Bayram Veli University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Pullusu işlemelerin incelenmesi

"Balıkesir Pullusu İşlemelerin İncelenmesi" araştırmanın konusu olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı; Balıkesir Pullusunun çeşit, malzeme, teknik, motif, renk ve kompozisyon özelliklerini belgeleyerek kendine özgü örneklerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak, el sanatları ve el sanatları ile ilgili disiplin alanlarının bilgisine kazandırmaktır. Bu araştırmanın evrenini, Balıkesir Pullusu ile yapılmış işlemeler oluşturmaktadır. Bu araştırma tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır. 26 adet esere, bilgi formu uygulanmış, genel ve detay fotoğrafları çekilerek, desenleri bilgisayar ortamında Adobe Illustrator 2020 programında çizilmiştir. Bilgi formlarından elde edilen bilgiler tablolar ve grafikler halinde, sayısal verilere dönüştürülüp, çalışmanın araştırma bulguları ve yorumlar bölümünde sunulmuştur. Araştırmada; Balıkesir Pullusu işleme tekniğinin daha çok gelinlik üzerine uygulandığı, son yıllarda ise yenilik arayışına girildiği ve giyim-kuşam, aksesuar, ev aksesuarı vb. olarak çeşitlendirildiği görülmüştür. Zeminde ipekli kumaş, işlemede altın rengi, bakır rengi ve gümüş rengi gibi kılaptan ve pul, süslemede ise tırtılın kullanıldığı belirlenmiştir. Kenar temizleme ve astarda, keten kumaş, hazır dantel ve dikiş ipliğinin en çok kullanılan gereçler olduğu görülmüştür. İşlemelerde genellikle, kabartma sarma tekniği, tırtıl tutturma iğne tekniği, iğne ardı tekniği, uygulanmıştır. İşlemelerde en çok bitkisel bezeme uygulanmış az da olsa nesneli ve geometrik bezemelerinde kullanıldığı görülmüştür. İşlemelerin ana motiflerinde, motiflerin birleştirilerek tek bir birim biçiminde sunulmuş kompozisyonlar ve düzgün sıralama ile düzenlenmiş kompozisyonlar yoğun olarak kullanılmıştır.

BalıkesirEl sanatlarıNakış+3
Semanur Aytemur
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde müşteri ilişkileri yönetimi: Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi örneği

Başta iletişim alanında olmak üzere, bilgi ve teknoloji alanlarında yaşanan hızlı değişim, pazarlama biliminin ve müşteri kavramının kimyasını değiştirmiştir. Özel sektör işletmelerini hızla etkileyen bu değişim, ister istemez kamu sektöründeki kurumların faaliyetlerini de etkilemiştir. Kamu sektörü faaliyetlerinin de, vatandaşı merkez alması ve yönetim felsefesinin vatandaş odaklı yönetim olması, başta vatandaşın memnuniyeti olmak üzere, kamu hizmetlerinin verimliliğinin, etkinliğinin, hızlılığının arttırılması ve maliyetlerin azaltılması için büyük önem kazanmıştır.Bu çalışmanın amacı, bir pazarlama yönetim felsefesi olan Müşteri İlişkileri Yönetimi'nin kamu sektöründe uygulanabilirliğini ve uygulama sonucunda elde edilecek sonucun neler olabileceğini ortaya koymaktır. Bu amaçla, bir devlet hastanesinde, 257 hastane çalışanı ve 400 hastayı kapsayan anket yöntemi ile bir saha çalışması yapılmıştır. Bu çalışmanın sonucuna göre, Müşteri İlişkileri Yönetimi, hastane yönetimi tarafından büyük bir ciddiyetle uygulandığında, hem hastaların hem de hastane çalışanlarının memnuniyeti artmıştır. Hastane çalışanları, hastaların istek ve beklentilerini karşılama yolunda yapılan yenilikleri kendileri için olumlu algılamış, bu durum onların hastane ortamından ve çalışma şartlarından memnun olmalarını sağlamıştır. Diğer yandan Müşteri İlişkileri Yönetimi uygulamaları, hastaların hastaneyi tekrar tercih etmelerini ve başkalarına da tavsiye etmelerini sağlamıştır.Anahtar Sözcükler:1.Müşteri İlişkileri Yönetimi2.Müşteri Memnuniyeti,3.Müşteri Sadakati,4.Müşteri Odaklılık,5.Sağlık Sektörü.

BalıkesirDevlet hastaneleriHastaneler+3
Volkan Çobanoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Rüzgar-güneş hibrit enerji sistem tasarımı: Balıkesir örneği

Günümüzde teknolojik gelişmeler, nüfus artışı, sanayileşme ve küreselleşme gibi nedenlerle enerjiye olan ihtiyaç artmaktadır. Artan ihtiyacı karşılamak için alternatif kaynak arayışları önem kazanmıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları temiz ve tükenmemesinden dolayı özellikle tercih edilmektedir. Türkiye coğrafi konumu, yer altı zenginlikleri ve enerji kaynakları açısından zengin potansiyele sahip bir ülkedir. Bu sebeple çalışmada güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte kullanıldığı hibrit sistem tasarımı verimlilik analizleri yapılmıştır. Analizler için meteorolojik ve coğrafi konum itibari ile rüzgâr ve güneş enerji santrallerinin kurulmasına elverişli olan Balıkesir İli tercih edilmiştir. Analizlerde gerçek verilere yakın değerler gösteren PvSOL programı kullanılmıştır. Hibrit sistemler, kurulu kapasiteleri 7 ile 50 KW arasında değişen 10 farklı durum için tasarlanmıştır. Çalışmalarda şebekeden bağımsız ve şebekeye bağlı sistem tasarımları ayrı ayrı analiz edilmiştir. Şebekeden bağımsız sistemlerde kurulu güç kaynağına ve üretilen enerjiye bağlı olarak, akümülatör ve şarj kontrolörleri seçilmiştir. Şebekeye bağlı sistemlerde akümülatöre ihtiyaç yoktur. Analizlerde sistem tasarımlarında güneş paneli, rüzgâr türbin, konvertör, regülatör ve akü sistemleri gibi tüm ekipmanların seçimi yapılırken verimlilik değerleri incelenmiştir. Çalışmanın şebekeye bağlı ve şebekeden bağımsız farklı kurulu güç kapasitesine sahip hibrit sistemlerin tasarlanmasında yol gösterici olması amaçlanmıştır.

BalıkesirGüneş enerjisiMelez sistemler+2
Ayşenur Sekin
Gaziantep Islam Science and Technology University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Balıkesir ili ağızları (inceleme-metinler-sözlük)

Balıkesir Ağzı, Türkiye Türkçesi Ana Ağız Gruplarından Batı Grubu'nun I. Alt Ağız Grubunda yer alır. Balıkesirde Türkmen, Çepni, Manav ve Yörük muhacir ağızları dışında 4 ana ağız grubu vardır. Bunlardan başka bir de muhacir ağızları bulunmaktadır. Bu ağızlar ses ve şekil bilgisi yönlerinden incelendiğinde, Türkmen ağzının Çepni ağzı ile; Manav ağzının da Yörük ağzı ile yakın oldukları görülür.Bu dört topluluk içerisinde boy adını günümüze kadar kaybetmemiş olan topluluk, Çepnilerdir. ?Tahtacı? adıyla da bilinen Türkmenlerin kökenleri hakkında farklı görüşler olsa da 13. asırda Anadolu'ya gelen Oğuz boylarından oldukları düşünülmektedir. Manavlar ise Anadolu'ya geldikten sonra konargöçerlikten ilk olarak yerleşik düzene geçen Türk topluluklarının genel adı olmalıdır. Yörükler ise yakın zamanlara kadar konargöçerliğe devam eden, boy adından çok oymak veya aşiret adıyla yaşayan ve ağız farklılıklarının en yoğun olarak görüldüğü topluluktur.Ağız grupları kendi aralarında bazı benzerlikler gösterseler de farklı oldukları noktalar da bulunmaktadır.Ses bilgisiyle ilgili olarak ağız bölgesindeki ó, ú yarı kalın ünlüler ile ?, ?, ¤ gırtlak ünsüzleri, Çepni ağzında yaygındır. Damak ñ'si, ağız bölgesinin tamamında yoğun olarak görülür. Eski Türkçe döneminde kelime başındaki k ve t ünsüzlerinden bir kısmı Manav ve Yörük ağızlarında korunmaktadır.Şekil bilgisiyle ilgili olarak şimdiki zaman çekiminde kullanılan ?-yoru? ile ?-I4p batır? biçimleri ve aynı zamanın olumsuz çekiminde karşımıza çıkan -mA olumsuz yapan ekin sonundaki ünlü uzaması sadece Yörük ağzında görülür. Yine aynı kipin çekimlerinde kullanılan ??n, ?m; m?n? biçimleri Dursunbey, Bigadiç, Sındırgı ilçelerine bağlı Manav köylerinde görülür.Gelecek zaman çekimiyle ilgili olarak Çukurova ve yöresinde yaygın olarak görülen -IcI gelecek zaman eki sadece Çepni ağzında karşımıza çıkar. Gelecek zaman çekiminde Manav ve Yörük ağızlarında başka bir ayırt edici durum da kip ekinin kalın ünlüyle sona eren fiil tabanlarına, ince biçimiyle eklenebilmesidir.Ağız grupları arasındaki başka bir farklılık da şahıs eklerinin kullanılmasıyla ilgilidir. Türkmen ve Çepni ağızlarında teklik 1. kişi çekiminde şahıs eki olarak her zaman -m eki kullanılırken; Manav ve Yörük ağızlarında sık olarak -n eki de kullanılır. Bu türden dil özellikleri tezimizin dil incelemesi bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.Balıkesir ili ağızları Batı Anadolu ağızlarıyla olan benzerliklerinin yanında kendi yöresi dışındaki ağızlarla da benzerlikler göstermektedir. Çepni ağzının İç Anadolu ve Çukurova yöresi ağılarıyla olan benzerlikleri bu konuda örnek olarak gösterilebilir.Anahtar Sözcükler1. Balıkesir2. Ağızlar3. Türkmenler4. Yörükler5. Çepni

AğızlarBalıkesirTürkmenler+1
Hüseyin Kahraman Mutlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Edremit Ovası'nda alüvyal jeomorfoloji araştırmaları

Bu çalışma, Balıkesir il sınırları içerisinde bulunan ve üzerinde Edremit, Burhaniye ve Havran yerleşmelerinin bulunduğu Edremit Ovası ve çevresini kapsamaktadır. Ege Bölgesi'nin kuzeyinde yer alan Edremit Ovası, Batı Anadolu'daki grabenlerden farklı olarak Kaz ve Madra Dağları arasında üçgen şeklinde görünüme sahip, bir yarı graben özelliğindedir. Edremit Ovası gibi jeolojik anlamda karmaşıklığın bulunduğu bir yörenin alüvyal jeomorfolojisine ait birimleri açıklamak ve alüvyal birimleri yeni yaklaşımlarla değerlendirmek tezin temel amacıdır. Araştırma alanının kuzeyindeki Kaz Dağları global iklim değişiklikleri neticesinde buzullaşmaya maruz kalmamakla birlikte periglasyal süreçlerden etkilenmiştir. Bu dönemde, Edremit Körfezi'nde ise deniz seviyesi değişmelerine bağlı olarak kıyı çizgisi sürekli değişiklikler göstermiştir. Buna bağlı olarak, Edremit Körfezinde tektonik ve jeolojik unsurların denetiminde çeşitli alüvyal ortamlar gelişmiştir. Bunlar; karasal, denizel ve deltaik ortamlardır. Bu çalışmada Edremit ovası ve çevresindeki alüvyal ortamlar sayısal analizler kullanılarak incelenmiştir. Bu bağlamda önce ova tabanına doğru akış gösteren drenaj ortamları hidrografik analizlerle değerlendirilerek, alüvyal birimin taşınmasında etkin olan akarsu havzaların morfolojik özellikleri ortaya konulmuştur. Edremit Ovasında bulunan güncel akarsu yataklarından alınan örnekler granülometrik analize tabi tutularak, ova tabanındaki akarsuların taşıdıkları malzemelerin tane boyut analizi yapılmıştır. Bu sediman örneklerinin bir kısmı element analizine tabi tutularak, yoğunluk kazanan elementlerin oranı belirlenmiştir. Sedimanlardan alınan örneklerin yapısal anlamda karakterizasyonunu ortaya çıkarmak amacıyla mineralojik analizler yapılarak, ovadaki mineral yoğunluklu fazlar tespit edilmiştir. Son olarak ise Edremit ovası üzerinde D.S.İ, Burhaniye Belediyesi ve özel şirketlerce yapılan sondaj verileri değerlendirilerek, ovanın paleocoğrafik gelişimi hakkında çıkarımlar elde edilmiştir.

Alüvyal topraklarBalıkesirEdremit Ovası+4
Sefa Ak
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Aygören, Dumlupınar, Karaoğlan mahalleleri sivil mimarlık örneklerinin incelenmesi ve koruma önerileri geliştirilmesi

Tarihte pek çok krallığın egemenliği altına girmiş kent, ilk idari yapısını 14. yüzyıl başlarında Karesi Beyliği'nin kurulması ile elde etmiştir. Beylik merkezinin günümüz kent merkezi olarak kullanıldığı Balıkesir kenti, Osmanlı egemenliğinde uzun süre sancak olarak yer almış, son dönemde vilayet seviyesine ulaşmıştır. 17. yüzyıldan itibaren yaşanan göçler sebebiyle Osmanlı kentlerinde görülen gayrimüslim nüfusun artışı Balıkesir'de de etkisini göstermiştir. Günümüzde Dumlupınar, Karaoğlan ve Aygören adları ile anılan mahallelerde gayrimüslim nüfusun iskan edildiği görülmektedir. Zamanla alan içinde yoğunlaşan Ermeni nüfusa ait kilise, okul gibi kurumlar inşa edilmiştir. Balıkesir kentinde yaşayan gayrimüslim nufüs ile ilişkilerin iyi olmasından dolayı kent 1908 yılı mübadelesine girmemiş, aksine gayrimüslim nüfusta artış yaşanmıştır. Kentte yaşanan 1898 yılı depremi ile pek çok yapı zarar görmüştür. Bunun akabinde 20. yüzyıl başlarında kentte ciddi bir yenileme çalışması yapıldığı görülmektedir. 20. yüzyıl başlarında inşa edilen bu yapıların çoğu koruma yaklaşımının oturmaması, yerel yönetim kusurları gibi sebeplerle yıkıma uğramıştır. Kentte halen ayakta olan yapıların büyük bölümü Dumlupınar, Karaoğlan ve Aygören mahallelerinde yer almaktadır. Tez kapsamında, mevcut dokuda yer alan yapıların tespiti, belgelemesi ve koruma sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar yapılmıştır.

Balıkesir
Mehmet Bora Dönmez
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

179 Numaralı Manisa ve 717 Numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicillerine göre Lâle Devri'nin ilk yıllarında Batı Anadolu'da sosyal ve ekonomik hayat

Bu çalışmanın temel kaynağını Batı Anadolu'ya ait kısıtlı miktardaki şer'iyye sicillerinin en önemlilerinden olan Manisa ve Balıkesir kadılıklarına ait belgeler oluşturmaktadır. Bilindiği gibi, şer'iyye sicilleri kaydedildiği bölgenin yerel tarihini aydınlatmanın yanı sıra merkezi idarenin ve devlet teşkilatının işleyişi hakkında da önemli bilgiler içermektedir. Manisa Şer'iyye sicilleri özellikle 17. Yüzyılın sonu ve 18 yüzyılın tamamını içeren defterleriyle yalnızca Manisa'nın değil Muhassıllık idaresinin en önemli bölgelerinden biri olarak ayrıldığından beri neredeyse tüm Batı Anadolu'yu ilgilendiren belgeleri içermektedir. Dönem olarak belirlediğimiz Lâle Devri'nin ilk yıllarında Anadolu Osmanlı Tarih araştırmalarında şimdiye kadar üzerinde çok durulmamış bir konudur. Bizde bu durumdan yola çıkarak Lâle Devri'nin ilk yıllarında Batı Anadolu'nun ne durumda olduğu sorusuna cevap bulmaya çalıştık. Çalışmamızda buna dair pek çok örnek belge yer almaktadır.

18. yüzyılBalıkesirBatı Anadolu+7
Huriye Sarıkaya
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

707 numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicili Defteri'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi

Çalışma konumuzu oluşturan 707 Numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicil Defteri H. 1103-1104 / M. 1691-1692-1693 yılları Balıkesir şehri hakkında bilgi sahibi olmamız açısından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Çalışmamız aynı zamanda II. Ahmet dönemi siyasi olaylarına katkı sağlayacak belgeleri de muhteva etmesi bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla bu çalışmamız kayda alındığı dönemin siyasi, sosyal ve yerel tarihi hakkında önemli bilgiler içermesi sebebiyle araştırmacılar için önemli bir kaynak niteliğindedir.

17. yüzyılBalıkesirKent tarihi+4
Aylin Tanyıldızı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir koşullarında yetiştirilen pırlak kuzuların canlı ağırlık ve vücut ölçülerini etkileyen çevresel faktörlerin belirlenmesi

Bu çalışmada, Balıkesir koşullarında yetiştirilen Pırlak kuzuların altı aylık yaşa kadar çeşitli dönemlerdeki canlı ağırlık ve vücut ölçüleri ile bu parametrelere etki eden çevre faktörlerinin saptanması ve bu sonuçlardan faydalanma olanaklarının araştırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın materyalini Balıkesir'de bulunan bir koyunculuk işletmesinde yetiştirilen Pırlak ırkı 81 baş koyun ve 7 baş koçtan 2020–2021 doğum sezonunda elde edilen 104 baş kuzu oluşturmuştur. Bunların doğum, sütten kesim ve altıncı ay canlı ağırlıkları ile sütten kesim ve altıncı ay cidago yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs derinliği, göğüs genişliği, sağrı genişliği, sağrı uzunluğu, göğüs çevresi ve incik çevresi ölçümleri alınmıştır. Bu canlı ağırlık ve vücut ölçülerine doğum mevsimi, doğum tipi, cinsiyet ve ana yaşının etkisi istatistiki olarak önemli olmuştur (P<0,05). Doğum, sütten kesim ve altıncı ay canlı ağırlıkları 4,799±0,058; 30,326±0,469 ve 50,383±0,422 kg; sütten kesim ve altıncı ay vücut ölçüleri ise, cidago yüksekliğinde 53,642±0,321 ve 61,708±0,295 cm; vücut uzunluğunda 53,994±0,391 ve 63,661 ±0,319 cm; göğüs derinliğinde 22,851±0,261 ve 29,175±0,165 cm; göğüs genişliğinde 15,793±0,171 ve 19,977±0,189 cm; sağrı genişliğinde 13,989±0,158 ve 18,287±0,169 cm; sağrı uzunluğunda 19,111±0,168 ve 23,079±0,145 cm; göğüs çevresinde 68,322±0,635 ve 85,882±0,514 cm; incik çevresinde 9,310±0,081 ve 11,009±0,078 cm olarak bulunmuş ve Minitab 18 istatistik programının GLM opsiyonu ile analize tabi tutulmuştur. Bu çalışmada canlı ağırlık ve vücut ölçüleri incelenmiş ve kimi çevre faktörlerinin farklı düzeylerde istatistiki öneme sahip olduğu belirlenmiştir. Bu çevre faktörlerinin Balıkesir şartlarında yetiştirilen Pırlaklarda uygulanacak bir seleksiyon programında göz önünde bulundurulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Balıkesir, Canlı Ağırlık, Koyun, Pırlak, Vücut Ölçüsü.

BalıkesirBeden ölçüleriBölgesel faktörler+4
Elif Berberoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Balıkesir, Bolu ve Sakarya illerinde etlik piliç yetiştiriciliğinin ekonomik ve ekonometrik analizi

Bu tez çalışmasında, ülkemizde üretim hacmi itibariyle ilk üç merkez olan Balıkesir, Bolu ve Sakarya İllerindeki piliç eti üretiminin ekonomik ve ekonometrik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, adı geçen illerden tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenen 125 adet etlik piliç işletmesinin 2012-2013 faaliyet dönemine (1 yıllık) ait üretim verileri oluşturmuştur. Anket yoluyla sağlanan verilerin ekonomik analizinde, işletmelerin yıllık faaliyet sonuçları yanında karlılık ve verimlilikleri incelenmiştir. Ekonometrik analizde ise CA karı (Y) ile kara etkisi olduğu düşünülen değişkenler arasındaki ilişkinin yönünü ve niceliğini tahmin etmek amacıyla çoklu regresyon modeli kurulmuştur. İşletmeler kapasitelerine göre küçük (1-10 000), orta (10 001-30 000) ve büyük (30 001 ve üzeri) olarak ölçeklendirilmiştir. Tüm işletmeler için üretime ilişkin teknik sonuçlar incelendiğinde, ölüm oranı %6,16; ortalama CA 2,434 kg; ortalama besi süresi 42,33 gün; ortalama besi devresi 5,28 adet/yıl; FCR 1,7983 kg; kapasite kullanımı ise %99,56 olarak hesaplanmıştır. İncelenen dönemde işletmelerin tümünde toplam üretim maliyetinin %93,84'ü değişken, %3,25'i sabit nitelikte meydana gelmiştir. Üretim maliyetleri içinde ilk sırayı yem (%67,44) alırken, bunu sırasıyla civciv (%13,81), enerji (%4,59), diğer (%3,69), genel idare (%2,91), sağlık (%1,58), bakım-onarım (%1,41), işgücü (%1,25), altlık materyali (%1,16), temizlik-dezenfeksiyon (%0,90), yakalama-yükleme (%0,68) ve amortisman (%0,59) kalemleri takip etmiştir. 1 kg CA maliyeti 2,47 TL, mali rantabilite ise 2,03 olarak hesaplanmıştır. Araştırmaya dahil edilen işletmelerde yem kısmi verimliliği 0,6179 kg; işgücü kısmi verimliliği 1 133,35 kg ve Avrupa Verimlilik Faktörü de 312,27 olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan tahmini regresyon denklemine göre, kg CA başına civciv, yem, işçilik, sağlık, enerji, diğer ve bina + genel idare masrafları maliyetinde görülen %1'lik artışın kg CA karını sırasıyla %1,022; %1,010; %0,995; %1,089; %1,001; %1,016 ve %0,994 oranlarında azalttığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan kg CA satış fiyatındaki %1'lik artışın ise kg CA karını %1,012 oranında arttırdığı belirlenmiştir. Sonuç olarak; üretimin teknik performanslarında ölçekler ve araştırma merkezleri itibariyle işletmeler arasında belirgin farkların olmadığı, ekonomik performanslar açısından ölçek büyüklüğünün önemli olduğu, ekonometrik analize göre ise işletme ölçeği ve araştırma merkezlerinde değişkenler arasında benzer ilişkiler görüldüğü söylenebilir.

BalıkesirBoluBroiler+6
Murat Tandoğan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2014
10
DoctorateOpen AccessTR

XVII. yüzyılda Balıkesir'de kadınlar

17. Yüzyıl Balıkesir Şer'iye Sicillerine göre kadınlar, tıpkı erkekler gibi bizzat veya vekilleri aracılığıyla mahkemeye müracaat edebiliyor, şikayette bulunabiliyor ve hakkını arayabiliyordu. Kadınlar boşanma, malî veya adlî konularda "davacı" oluyor ve hatta kocalarını, anne-babalarını, çocuklarını ve diğer akrabalarını dahi dava edebiliyorlardı. Mahallî mahkemede hakkını alamayınca üst mahkemeye (Divân-ı Hümâyûn) müracaat etmekten çekinmiyorlardı. Kadınlar mahkemeye sadece davacı olmak için değil, alım-satım veya hibe işlemlerini tescil ettirmek için de gidiyordu. Yıllardır kayıp olan kocasının öldüğünü tespit ettirip yeniden evlenebilme imkanı buluyordu. Her tür işlem için kendisine vekil tayin ediyor veya kendisi çocuğu için vasi veya veli tayin edebiliyordu. Bu işlemleri sicillere kaydettiriyordu, Kocalarından, babalarından veya erkek kardeşlerinden bağımsız olarak mülk sahibi olabilen kadınlar onları dilediği gibi satabiliyor, köle- cariye satın alabiliyordu. Miras, mihr, vakıf görevi, kira gibi yollarla kendisine gelir sağlıyor, az da olsa bazı iş kollarında çalışıyordu. Onlar ekonomiye "alıcı"dan çok "satıcı" olarak katkıda bulunuyorlardı. Ailede önemli bir yeri bulunan kadın genellikle ev işleriyle uğraşıyor. Aile dışındaki sosyal ve iktisadî faaliyetlere erkekler kadar katılmıyorlardı. Hayır kurumlarına bağışta bulunan kadınlar, sevap kazanmak için çoğu kez köle ve cariyeleri azat ediyorlardı. Gayr-ı müslim kadınlar da temel hak ve hürriyetler açısından diğerlerinden farklı değildi. Cariyeler ise, hür kadınlar kadar haklara sahip olmasalar da sonunda çoğunun hürriyetine kavuştuğu görülüyor.

17. yüzyılBalıkesirKadın hakları+8
Abdülmecit Mutaf
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessEN

The first traces of settlement in Northwest Anatolia

Anatolia Turkey's gate opening Europe has became an attractive settlement for settlers throughout history since prehistoric times Even today it is of great promience as settlement. In result of surface surveys and excavations, It is understood that there were settlements in Northwestern Anatolia in the Paleolithic, Epipalaeolytic, Neolithic and Chalcolithic Periods. Cities of Çanakkale and Balıkesir have been included in our study topic.In both of the cities we studied, We encountered settlementsbelonging to Paleolithic Period- 6 in Çanakkale and 5 in Balıkesir in total 11; settlements belonging to Epipalaeolytic –only one in Balıkesir; settlements belonging to Neolithic 6 in Çanakkale and 3 in Balıkesir in total 9, and finally settlements belonging to Chalcolithic - 11 in Çanakkale and 14 in Balıkesir in total 25. It was identified that Most of these settlements were established in areas close to wetlands which is basic need of human life. Information which sheds light on these settlements is reached thanks to findings acquired as a result of surface surveys and excavations caried out in these areas. As a matter of fact, Findings unerathened from these settlements reflect the features of these prehistoric ages. Yet due to not only unsufficient researches but also to damage uncounciously caused by the living in the nature, It wasn't possible to obtain very detailed extensive information from settlements. The aim of this thesis study titled "First settlements traces in Northwest Anatolia" is to examine by studying their surface surveys and excavations which were done in Northwest Anatolia in time interval which is from Paleolithic Period to Bronze Age with very wide lines in the frame of Çanakkale and Balıkesir cities and to provide as source for subsequent works . Another aim of this study is to provide better understanding which the first settlements are in Paleolithic, Epipaleolytic, Neolithic and Chalcolitik Ages from prehistoric times of Çanakkale and Balıkesir, that these settlements separated from each other by showing what like variabilities and findings obtained from settlements which were identfied and general featurs as to settlements. Key Words: Northwest Anatolia, Settlement, Çanakkale, Balıkesir, Prehistoric.

AnatoliaBalıkesirNorthwest Anatolia+5
Kibar Bal
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu yüncü kilimlerinde görsel algı yanılsamaları (Balıkesir bölgesi)

Çalışmanın ana amacı, Gestalt Algı Kuramı şekil-zemin ilişkisinin havsız kirkitli dokumalar üzerindeki ilişkisini incelemektir. Araştırma süresince elde edilen verilerin ve ulaşılan sonuçların halı kilim tasarımı eğitim öğretim süreçlerinde kullanılabilmesini sağlamak ve bu konu ile ilgili daha sonra yapılacak çalışmalarda öncül olmak amaçlanmaktadır. Cavit Binbaşoğlu (1992, s.34 )' na göre algı, nesne ve olaylara karşı organizmanın yaptığı anlamlı, sistemli ve toptan bir tepkidir. Bu sebeple algı kısmen öğrenmeye dayalı bir kişilik tepkisidir. Doğal olarak kişinin algısına göre görme değişebilmektedir. Önder Yağmur (2014, s.149-151)'a göre, Görsel algılama ve anlamlandırmada en önemli psikolojik kuramlardan biri olan Gestalt Algı Psikolojisi, 1910'da Max Wertheimer, Kurt Koffka ve Wolfgang Köhler tarafından oluşturulmuştur. Gestalt teorisi şekil-zemin ilişkisi, yakınlık, benzerlik, tamamlama, devamlılık ve basitlik olmak üzere altı bölüme ayrılmaktadır. Bu bölümler, algı psikolojisinin tasarımdaki önemini vurgulamak amacı ile, çalışmada ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tez çalışmasında sanat eğitiminde önem taşıyan görsel algının, tasarım üzerindeki etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede Balıkesir bölgesindeki Yüncü Kilimlerindeki havsız kirkitli dokumalarda motif, tasarım, renk ve şekil zemin ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Dokumaların incelenmesinin yanında temel tasarım, tasarım ilkeleri, Görsel algılamada belirliliği sağlayan ilkeler, algı psikolojisi gibi kavramlar araştırılmıştır. Ulaşılmak istenen hedefler; Bakmak ve görmek arasındaki farkı okuyucuya aktarmak, görme ve algılama ilişkisini kavramak, dokumalar üzerindeki algı yanılsamalarını fark ettirmek ve Gestalt Algı Kuramının kirkitli dokumalardaki önemini vurgulamaktır. Araştırmada varılan sonuçta, toplam yirmi dokuz adet kilime ulaşılmıştır. Balıkesir'in yüncü köyleri gezilmiştir. Köylerde dokuma geleneği bitmiştir. Atalardan kalan kilimler üzerinde, görsel algı yanılsamasına zemin hazırlayan öğelerin olduğu belirlenmiştir. Bu öğelere ayrıntılı biçimde çalışmada yer verilmiştir.

AlgıBalıkesirGörsel algılama+1
Gizem Çolpan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Sıfır Atık Yönetimi Sisteminin atık yönetimi sürecine etkileri: Balıkesir ili örneği

Başlangıcı 2000 yılı olarak kabul edilen sıfır atık anlayışı, atık yönetiminde en yeni inovasyon dalgası olarak karşımıza çıkmaktadır. Hükümetler bu anlayış doğrultusunda politika üretmekte ve uygulamaya koymaktadır. Günümüzde yüksek geri dönüşüm ve düşük atık depolama oranları ile uygulama başarısını ispat eden ve atık yönetiminde örnek teşkil eden ülkeler mevcuttur. Türkiye'de sıfır atık politikası kapsamındaki uygulamalar 2017 yılında başlatılan ve 2019 yılında Sıfır Atık Yönetmeliği ile yasal mevzuata kavuşan Sıfır Atık Projesi ile başlamıştır. Yönetmelikte belirlenen hedefler doğrultusunda tüm Türkiye'de kamu kurumları başta olmak üzere sıfır atık yönetimi sistemine hızlı bir şekilde geçiş yaşanmaktadır. Atık yönetimi faaliyetlerinde etkin rol oynayan yerel idarelerde ilgili sisteme geçişin sürece etkileri üzerinde çalışılabilecek bir konudur. Bu bağlamda sıfır atık yönetimi sisteminin atık yönetimi süreci üzerindeki etkilerinin belirlenmesi araştırmanın problemi olarak seçilmiştir. Araştırma, Türkiye'de sıfır atık politikasının uygulama sürecine ışık tutmaktadır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu tezde, araştırma deseni olarak örnek olay seçilmiş ve araştırma derinlemesine inceleme gerektirdiğinden Balıkesir ili ile sınırlandırılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Görüşmeler sonucu elde edilen veriler MAXQDA 2022 (demo sürümü) programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak sıfır atık yönetimi sisteminin atık yönetimi sürecinde maliyeti artırdığı ve belediyelerin uygulamada finansal kaynak yetersizliği yaşadığı, atığın değerlenmesi sonucu sahada kayıt dışı toplayıcıların arttığı ve bu toplayıcıların belediyeler için bir sorun teşkil ettiği, belediyelerin sorumluluklarında artışa neden olduğu, eğitim çalışmaları ve medyanın insanların bilinç ve farkındalık düzeyini arttırdığı fakat halkın bilinç düzeyinin -özellikle atıkların kaynağında ayrıştırılması noktasında- istenilen seviyede olmadığı, bunun da sistemden verim alınmasının önünde önemli bir engel olduğu tespit edilmiştir. Son olarak yapılan araştırma sonucunda, Türkiye'de sıfır atık politikası hedefleri doğrultusunda merkezde alınan kararların yerel düzeyde etkin şekilde uygulanamadığı gözlemlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Atık, Atık Yönetimi, Sıfır Atık, Sıfır Atık Yönetimi Sistemi, Balıkesir İli

Atık yönetimiAtıklarBalıkesir+1
Betül Tüfek
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dağıtım şebekelerinde gerilim düşümü problemine çözüm önerileri: Balıkesir örneği

Enerji nakil hatlarında her geçen gün meydana gelen yük artışına bağlı olarak zaman içerisinde hatlardaki teknik kayıplar da artmaya başlamakta ve bu durum gerilim düşümlerine yol açmaktadır. Bunun neticesi olarak da nihai kullanıcının ihtiyaç duyduğu sabit gerilim seviyesi sağlanamamakta ve çeşitli problemler yaşanmaktadır. Bu gibi durumlarda enerji hattının yenilenmesi, ilave hat çekilmesi veya gerilim regülatörü kullanımı gibi çözüm yolları uygulanmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında Balıkesir ili, Erdek/Narlı-Marmara Adası – Saraylar Mevkii arasındaki elektrik dağıtım hattında meydana gelen gerilim düşümü problemi için çözüm önerileri getirilmiş ve bu öneriler maliyet ve uygunluk bakımından incelenmiştir. Sistemden alınan ölçümler ile sistemin Matlab/Simulink modeli oluşturulmuş ve bu değerler simülasyon ortamında elde edilerek modelin doğruluğu ortaya konmuştur. Devamında sistem modelinde en yüksek gerilim düşümü olan Saraylar Kök-1 hücresine gerilim regülatörü yerleştirilerek regülatör vasıtasıyla yük gerilimindeki gerilim yükselmesi ortaya konmuştur. Ayrıca sistemdeki denizaltı, havai hat ve deniz hattı ile beraber havai hattın yenilenmesi senaryoları da incelenmiştir. İncelenen senaryolar neticesinde hattaki Saraylar bölgesinde meydana gelen gerilim düşümü probleminin çözümü için en etkin yöntemin orta gerilim regülatörü kullanımı olduğu ortaya konmuştur.

BalıkesirGerilimGüç sistemleri+2
Barış Can Toygun
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde kıyı tesisi işletmeciliğinin değerlendirilmesi: Balıkesir örneği

Ulaştırma sektörü, diğer tüm sektörler ile etkileşim halindedir. Bu yüzden sektörlerdeki gelişmelerin hızlanması, yavaşlaması ya da engellenmesi ulaştırma sektörüne bağlıdır. Deniz taşımacılığı, ulaştırma sektörünün önemli kollarından birisidir. Taşıma kapasitesinin büyüklüğü ve ucuzluğu sebebiyle doğru uygulandığında dünya ticaret hacminde en büyük oranlı taşımacılık olmaktadır. Yeni ticaret kapıları ve pazarlar doğuran limanlar, ülkelerin dünyaya açılan kapıları olup bölgesel ve ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada belediyeler, oluşma nedenleri ve görevleri, yerel yönetimlerde liman işletmeciliği, liman çeşitleri ve hizmetleri, liman yönetimi, Türkiye'deki limanlar ve durumları, liman yeri seçimi, liman planlaması, bölgeye etkileri ve liman yapılırken izlenen yollar incelenmiş ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Erdek Feri İskelesi, Paşalimanı(Balıklı) İskelesi, Avşa İskelesi, Ekinlik İskelesi, Marmara İskelesi, Çınarlı İskelesi ve Saraylar Limanı isimli limanların mevcut durumu SWOT-PEST analizi ile değerlendirilmiştir.

BalıkesirKıyı alanları yönetimiLimanlar+2
Gökhan Uçdu
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Engelliler için ulaşım önerileri: Balıkesir ili örneği

Kırsaldan kentlere göçün artışı nedeniyle şehirdeki nüfus artışı, ekonomik gelir artışı ve buna bağlı olarak araç sahipliliğinin artışı trafik yoğunluğunu ve ulaşım sorunlarını etkileyen en önemli unsurlar olmuştur. Bununla birlikte engelli bireyler için ulaşım sorunları toplumdaki engelli artışı nedeniyle daha da önemli hale gelmiştir. Özellikle engelli bireyler için ulaşımda düşünülmesi ve çözülmesi gereken çok önemli sorunlar gittikçe artmaktadır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için gerek özel sektör gerek kamu sektörü ve ilgili bakanlıklar çeşitli çözümler ve ürünler sunmaktadır. Fakat bunların uygulanması mevzuatı yasal sorumlulukların yaygınlaştırılması, ticarileştirilmesi önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli göstergelerinden biri ulaşımda fırsat eşitliğinin kullanılamamasıdır. Ayrıca bu fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için engelli bireylerin sorunlarını ele alan yeterli çalışmalar bulunmamaktadır. Bu boşluğu doldurmak ve benzer çalışmalara zemin hazırlamak için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi özelinde engelsiz ulaşım çalışması olarak bu tez yapılmıştır. Balıkesir'in seçilme sebebi tezin yapıldığı üniversitenin Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sınırlarında olması, değişik ulaşım türlerine sahip olması, turizm açısından önemli bir yere sahip olması, göç alan şehirlerden olması bunun yanı sıra sürekli nüfus artışı olmasıdır. Bu amaçla engelli bireylerin kentçi ulaşımda karşılaştıkları sorunlar, beklentileri farkındalıkları ve kendilerine sunulan hizmetlerden memnuniyetlerini belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda edilen verilerin istatistik analizleri yapılarak sonuçlar yorumlanmış ve Balıkesir özelinde Türkiye genelinde çıkarımlar yapılmıştır.

Akıllı kentlerAkıllı ulaşım sistemleriBalıkesir+1
Hatice Merve Peker
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir tarihi bibliyografyası

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Balıkesir hakkında çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır. Bu çalışma ile Balıkesir hakkında yazılmış olan eserler bir araya getirilerek bibliyografya hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada geçmişten günümüze Balıkesir ve ilçeleri, bu ilçelerde bulunan milletler, dilleri, tarihi yapıları, idari, sosyal, ekonomik durumları hakkında yazılan Cumhuriyet dönemi eserlerinin künyeleri bibliyografik bir usulle verilerek, Balıkesir ile ilgili araştırma yapacak olanların eserlere hızlı ve kolay ulaşması amaçlanmıştır. Araştırma aşamasında Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi başta olmak üzere kütüphanelere gidilip, başlığında ve içeriğinde "Balıkesir" geçen eserler tespit edilmiş ve bu eserler kitap, tez, dergi, gazete, ayrıbasım, makale-sempozyum, harita, kartpostal, fotoğraf ve albümler olmak üzere konuya göre tasnif edilip alfabetik olarak bibliyografik künye formatında hazırlanmıştır. Ayrıca Üniversite kütüphaneleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının kütüphane katalogları çevrimiçi olarak taranmıştır. Sonuç olarak 3100 adet bibliyografik künye incelenmiştir. Bu künyelerin 1334 tanesi kitap, 878'i tez, 189'u sempozyum ve makale, 17'si ayrıbasım, 72'si dergi, 8'i Elektronik Tez, 16'sı Elektronik Kitap, 299'u fotoğraf, 49'u gazete, 47'si harita, 183'u kartpostal ve 8 adedi ise albümden oluşmaktadır. Bu künyeler Balıkesir'in tarihi, edebiyatı, coğrafyası, jeolojisi, sanat tarihi, sporu, el sanatları ve turizmi ile ilgilidir. Anahtar Kelimeler: Altıeylül, Ayvalık, Balıkesir, Balya, Bandırma, Bibliyografya, Burhaniye, Edremit, Erdek, Dursunbey, Gömeç, Gönen, İvrindi Karesi, Manyas, Savaştepe, Sındırgı, Susurluk

BalıkesirBibliyografyaKent tarihi+1
Barış Yıldırım
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul kent-bölgesinde bir aracı kent örneği olarak Balıkesir

Kent çalışmalarında yeni bir olgu olan aracı kentler, kentleşme pratiklerinin ve biçimlerinin mekâna ve zamana göre değiştiğini gösteren örneklerden biridir. Bu kentler, ulus devlet mekânlarında eşitsiz gelişen ve mekânsal patlamaların yoğunlaştığı bölgelerde dengeli büyümeyi sağlayabilecek yeni kentsel oluşumlardır. Küresel ekonominin ve ağların güçlenmesi küresel kentleri, küresel kentlerin etki alanlarını genişletmeleri ise kent-bölgeleri yaratır. Bu süreçte devletlerin yatırımlarını rekabetçi kent-bölgelere aktarması ve bu bölgeleri öne çıkarması ulus devlet mekânlarını yeniden ölçeklendirir; eşitsiz gelişime yol açar. Kent-bölgelerdeki politikalar ve müdahaleler, çeperindeki kentlerin toplumsal ve ekonomik dönüşümünü etkilerken yeni bir mekânsal iş bölümü yaratır ve işlevlerini farklılaştırır. Bu farklılaşma ise aracı kentleri gündeme getirir. Küresel ve yerel ağlar arasında köprü olabilen bu kentler, metropol kentlerin arasında ve ağında yer alan stratejik noktalardır. Metropol kentlere alternatif ve/ veya rakip olabilen aracı kentler, yeni bir kentsel yaşamın, girişimciliğin ve rekabetin simgesini; yeni bir ekonomik, toplumsal, demografik ve mekânsal yapının temsilini sunar. Çalışma, eleştirel kent teorisinin odağına zamanı-mekânı ve makro-mikro yapıların ilişkiselliğini yerleştirerek aracı kentleri ele almaktadır. Bu çalışmanın amacı; yeni bir kentsel oluşum olan aracı kentleri ulus devlet mekânının yeniden ölçeklenmesini simgeleyen kent-bölge etkisi içinde analiz etmek ve kent-bölge etkisi ile kentlerin yeni statüler ve ölçekler kazanabildiklerini İstanbul kent-bölgesinde yer alan Balıkesir bağlamında anlamaya çalışmaktır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin harmanlandığı karma yöntem kullanılarak çalışma alanı çok yönlü bir biçimde ele alınmıştır. Böylece çalışma hinterlandıyla kurduğu ilişki yoluyla ölçeğini genişleten İstanbul kent-bölgesinin, etki alanındaki kentlere yeni işlevler kazandırdığını; kent-bölge içinde meydana gelen eşitsiz gelişimi azaltmak için bölge içinde yeni bir kentsel oluşum olan aracı kentin Balıkesir'de biçimlenmesine neden olduğunu göstermektedir.

BalıkesirKent coğrafyasıKentler+4
Betül Kızıltepe
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel hizmet sunumunda katılım kültürünün yerel demokrasi açısından değerlendirilmesi: Balıkesir ve Eskişehir illeri üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Türkiye'de 2000'li yıllarla birlikte geleneksel kamu yönetimi anlayışı ve uygulamalarına yönelik başlatılan yönetsel içerikli ve çok yönlü yeniden yapılanma çalışmaları, "yönetişim" başlığı altında etkinlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, katılım gibi kavramları yönetim sisteminin hâkim ilkeleri haline getirmiştir. Söz konusu durum, kamu hizmetinden yararlanan ve hizmet sunan kesim arasındaki ilişkinin niteliğini değiştirmiş, hem halkın hem de uygulayıcıların yönetsel kararların alınması ve politikaların oluşturulması sürecine aktif olarak katılımını öngören bir süreç yaşanmaya başlamıştır. Bu dönemde, hemşehrileri merkeze alan yeni yönetsel katılım mekanizmaları geliştirilmiş, halka en yakın birimler olarak yerel yönetimler ise bu mekanizmaların uygulamaya geçirildiği ilk basamağı oluşturmuştur. Yönetsel katılımın, kuramsal düzeyde yeni yönetsel anlayışlarda öne çıkan bir kavram olmasının yanı sıra, uygulama düzeyinde de yeni araçlar ve yöntemler aracılığıyla hayata geçirilmesi, her geçen gün önem ve meşruiyetinin arttığının bir göstergesidir. Yönetsel katılımın, işbirliğini temel alan ve hemşehri ile yönetimin etkileşim ve iletişim içinde olmasını savunan yaklaşımları destekleyici tavrı ancak katılımın geniş kesimlerce benimsenerek bir kültür haline getirilmesi ile anlam kazanmaktadır. Hemşehrilerin katılıma yönelik oluşturdukları kültürel birikimlerinde hayat bulan "katılım kültürü" kavramına, kültürün toplumsal, siyasal ve yönetsel (bürokratik-örgütsel) boyutlarından hareket ederek ulaşılmaktadır. Çalışmanın amacı, yönetim reformu çalışmalarında planlanan biçimiyle ve demokratik katılımın yerel yönetimler için temel değer olduğu kabulünden yola çıkarak, katılım kültürü ve yönetsel katılım kavramlarının kuramsal ve uygulamaya yönelik bir analizini gerçekleştirmektir. Söz konusu kavramların günümüzdeki durumunun daha iyi analiz edilebilmesi açısından, alan araştırması yöntemlerinden olan anket çalışması yapılması uygun görülmüştür. Bu kapsamda yeniden yapılanma çalışmalarının katılımcılığı teşvik eden atmosferinde, katılım kültürünün yerel düzeydeki gelişimi, Türkiye'nin yerel yönetim geleneği bakımından en zengin illerinden birisi olan Eskişehir ve 6360 sayılı kanun ile Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşan Balıkesir illeri tercih edilerek karşılaştırmalı şekilde analiz edilmiştir. Araştırmada Balıkesir ve Eskişehir il merkezlerinde ikamet eden hemşehrilere ve Büyükşehir Belediyeleri'nde çalışan personele yönelik iki ayrı anket çalışması gerçekleştirilmiş, bu sayede katılım kültürünün boyutları, hem hizmet sağlayıcıların hem de hizmetten yararlananların bakış açısı yansıtılarak ortaya konulmuştur. Çalışmanın, yerel demokrasi amacı doğrultusunda toplumsal ve yönetsel kapsamda yeni katılım mekanizmalarına yönelik artan talep ile orantılı olarak, bu yönde yapılmış çalışmalara olan ihtiyacın giderilmesine katkı vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Katılım, Yönetsel Katılım, Katılım Kültürü, Yerel Yönetimler.

BalıkesirBelediyelerEskişehir+4
Sinem Şahnagil
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal desteklerin üretim miktarı üzerine etkileri: Balıkesir örneği

Tarımsal üretim potansiyeli oldukça yüksek olan Türkiye'de, tarımsal destekler her geçen gün daha önemli hale gelmiştir. Artan maliyetler sebebiyle üreticilerin reel gelirlerinin azalıyor olması, tarım sektöründen kaçışı hızlandırmış ve kırsaldan şehirlere göçü arttırmıştır. Son dönemde sıkça duyulan tarımsal desteklerle buna çare olmaya çalışılmıştır. Tarımsal politikalarda yer alan destek programlarının net etkilerinin anlaşılabilmesi için verilen destekler ve bunları etkileri üzerine değerlendirmelerin yer aldığı çalışmaların, ihtiyaç olduğu kanısına varılmıştır. Bu çalışmada, Türkiye'deki tarımsal desteklerin tarihçesi araştırılmış ve günümüzde uygulanan destek programlarının üretim üzerindeki etkileri hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Çalışmada uygulanan panel veri analizi ile 2009-2015 yılları arasında, Balıkesir İli'nde verilen tarımsal desteklerin, buğday üretimi üzerine etkileri araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, tarımsal destekler ve buğday üretim miktarı arasında, uzun ve kısa dönemde pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

BalıkesirDestekleme alımlarıDestekleme politikaları+6
Reha Aslan
Yalova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects