Self concept

74 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sinema, kişisel gelişim, sanat alanlarında verilmiş çağdaş felsefi ve düşünsel yapıtlardan esin ve çözümlemelerle "Üç" isimli dans projesinin hazırlanması ve sahneye konması

Bu tezin konusunu oluşturan "Üç" isimli dans projesi; performansın koreografı olan Sernaz Demirel Temel'in insan ilişkileri ve davranışları kapsamındaki kişisel deneyimlerinin, gözlemlerinin ve fikirlerinin hem fiziksel hem de entelektüel yansımalarını ortaya koymaktadır. Koreograf, kavramsal açıdan varoluşa dair sahip olduğu şahsi bakış açısını faydalandığı pek çok yazılı, görsel ve işitsel kaynaktan aldığı ilhamla harmanlayarak bu tezin konusu olan koreografiyi oluşturmuştur. "Üç", Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi, Peter Jackson'nun yönetmenliğini yaptığı "Zeitgeist" belgesel filmi ve Alman yazar Eckhart Tolle'ün "Yeni Bir Dünya" adlı kitabından çıkarılan sonuçların sentezlenmesini içerir. "Üç", tüm bu kaynak ve verilerden yola çıkılarak ulaşılan sonucun bir dans projesi ile sanatsal yapıta dönüştürülmesidir. "Üç" isimli dans projesi, koreografın esinlenmelere bağlı sentezini ve bunun duygusal ve düşünsel yansımalarını sunacak şekilde vücuda getirilmiştir. Sonuç olarak, temel konusu ego ve onun insan ilişkileri üzerindeki etkileri ve önemi olan "Üç" isimli dans projesi vasıtasıyla, bunu sahneye koyan performans sanatçıları, günlük koşuşturmaca, kendini iyice kaybetmiş bir halde sadece kendi isteklerine, arzularına odaklanmış olan insanları, hiç olmazsa bir dans performansı süresi boyunca, yeniden bilince çağırmaya, yaşamlarını, hedeflerini bir kez daha gözden geçirmeye davet etmeye çalışmıştır. Her bir performans; önceden hazırlanmış hareketlerden ve akıştan oluşan bir koreografiye sahip olsa da, işin insan faktörünü temsil eden dansçı ve izleyici unsurlarının da etkisiyle, her zaman hem bir öncekinden hem de bir sonrakinden farklılaşmaktadır. Sanat her zaman insanları durup düşünmeye, sorgulamaya, daha iyisinin, daha doğrusunun ne olabileceğini araştırmaya sevk eder. Anahtar Kelimeler: Beşeri İlişkiler, Açgözlülük, İhtiras, Çelişki / Çatışma, Ego

Benlik kavramıDansKoreografi+6
Sernaz Demirel Temel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen bilgisi dersine ilişkin tutum, akademik risk ve öz-kavram algılarının incelenmesi

Okullarda verilen eğitimlerde öncelikle öğrenciyi derinlemesine tanımak, onun eğitim ihtiyaçlarının dizaynında yol gösterici olacak, sonraki aşamada bireyin kendini tanıması ve olumlu benlik algısı içinde olması kısa vadede eğitim kalitesine, uzun vadede ise ülke kalkınmışlığına fayda sağlayacaktır. Bu düşünce ile yola çıkılan bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin fene ilişkin tutum, akademik risk algısı ve öz-kavram bir başka deyişe öz-benlik algısı durumlarının incelenmesi varsa bu değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ortaya konulan araştırma problem ve alt problemlerine yanıt aramak için Evrekli (2015) tarafından geliştirilen "Fen bilgisi dersine yönelik tutum ölçeği"; Clifford (1991) tarafından geliştirilen ve Korkmaz (2002) tarafında Türkçeye uyarlanan "Akademik risk alma ölçeği" ile "kendim hakkında düşüncelerim" adı ile anılan 80 maddelik Piers-Harris' in (1964) geliştirdiği ve Öner (1996) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Çocuklarda öz-kavram ölçeği" kullanılmıştır. Bunlara ek olarak söz konusu durum ve davranışları etkilediği düşünülen bazı maddeler ve diğer demografik özellikleri içeren "katılımcı profili" aracılığı ile veriler toplanmıştır. Araştırma Kırşehir ilinde merkezi sınavlarda en başarılı olan iki ortaokulunun 5., 6., 7. ve 8. Sınıflarında okumakta olan 400 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma niceliksel tarama modeli kategorilerinden biri olan kesitsel araştırma deseni ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda Okullara göre akademik risk alma ve öz-kavram puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmazken okullara göre fen tutumu arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

Akademik risk almaBenlik kavramıFen bilgisi+5
Bengü Güzel
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz bölgesindeki çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerinde koruma altında olan çocukların benlik kavramı düzeylerinin araştırılması

Amaç: Bu çalışma çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerinde koruma altında olan 9-15 yaş grubu çocuklarda benlik kavramı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesini amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma genel tarama modelinin bir türü olan betimleyici ilişkisel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni Doğu Karadeniz illerinde AÇSHB İl Müdürlüklerine bağlı Çocuk Evleri ve Çocuk Evleri Sitelerinde koruma altında olan 9-15 yaş arası çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Çocuk Tanıtım Bilgi Formu" ve "Piers-Harris Çocuklar İçin Benlik Kavramı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesi SPSS 23.0 ile yapılmıştır. Veriler Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanarak analiz edilmiştir. Uygulanan testlerde p<0.05 düzeyi anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çocuk evleri ve çocuk evleri sitelerinde koruma altında olan çocuklar için çeşitli değişkenlerle benlik kavramı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. PHÖK ölçeğinin alt boyutlarıyla değerlendirme yapıldığında fiziksel uyum ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve koruma altında olan erkek çocukların, koruma altında olan kız çocuklarına göre fiziksel görünümlerinden daha memnun oldukları söylenebilir. Sonuçlar: Kurgulanmış kurum temelli bakım hizmet modellerinin çocukların doğal ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ve bu yapı içinde doğallığını kaybetmiş ilişkilerin çocukların benlik kavramına olumlu katkı sağlayamayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Korunma ihtiyacı olan çocuk, Bakım modelleri, Kurum bakımı, Ev tipi bakım modelleri, Benlik kavramı.

Benlik kavramıDoğu Karadeniz bölgesiKoruma altındaki çocuklar+5
Davut Karaman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Travmaya maruz kalan çocuklarda TSSB gelişimi ve şiddetiyle ilişkili faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Şanlıurfa il sınırları içerisinde yer alan Suruç ilçesinde travmaya maruz kalan 9-12 yaş çocuklarda TSSB gelişimi ve şiddetiyle ilişkili faktörlerin incelenmesi araştırılmaktadır. Araştırmaya Şanlıurfa il sınırları içerisinde yer alan Suruç ilçesinde travmaya maruz kalan 9-12 yaş grubu 249 çocuk katılmıştır. Bu araştırma ile katılımcılara Çocuk ve Gençlerde Travma Sonrası Tepki Ölçeği uygulanarak TSSB dereceleri ağır-orta-hafif olarak sınıflandırılıp, ölçekten alınan puanlarla sosyodemografik parametreler, aile içi şiddet, Çocuklarda Depresyon Ölçeği ve Piers-Harris'in Çocuklarda Öz Kavramı Ölçeği puanları arasındaki ilişki kesitsel olarak incelenmiştir. Araştırmada, Pynoos ve arkadaşları tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik güvenirlik çalışması Erden ve arkadaşları tarafından yapılan Çocuk ve gençlerde Travma Sonrası Tepki Ölçeği, E.V. Piers ve Dr. Harris tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik güvenirlik çalışması Öner tarafından (1996) yapılan Piers-Harris'in Çocuklarda Öz-Kavramı Ölçeği (PHÇÖKÖ), Kovacs tarafından (1980) geliştirilen, Türkçe geçerlik güvenirlik çalışması Öy (1991) tarafından yapılan Çocuklarda Depresyon Ölçeği (ÇDÖ) kullanılmıştır. Çalışmadaki bulgular SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17,0 programı kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyodemografik özellikler incelendiğinde erkek katılımcılarda TSSB oranı yüksek bulunmuş ve aynı zamanda annenin eğitim seviyesinin düşük olduğu katılımcılarda da TSSB oranı yüksek çıkmıştır. Çalışmanın sonucunda depresyon ile TSSB arasındaki ilişkiye bakıldığında depresyon arttıkça TSSB'nin de arttığı görülmüştür. Çocuklarda öz kavramıyla TSSB arasındaki ilişkiye bakıldığında ise ağır ve orta derecede TSSB'li olanların büyük bir çoğunluğu ortalamanın altında çıkarken hafif derecede TSSB'li olanlar ortalamanın üstünde çıkmıştır. Çalışmaya alınan katılımcıların aile içi şiddet faktörüne bakıldığında ise; ebeveynleriyle problem yaşayan çocukların büyük bir çoğunluğu ağır ve orta derecede TSSB'li bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış; araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiş ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: travma, depresyon, aile içi şiddet, benlik kavramı.

Aile içi şiddetBenlik kavramıDepresyon+4
Esra Okcu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Benlik yapılarına göre başa çıkma stratejileri ve yaşam doyumunun incelenmesi

Aynı kültürde yetişen bireylerin farklı benlik yapılarına sahip olabileceği, bu özellikleri doğrultusuna farklı başa çıkma stratejileri geliştireceği ve bu durumun yaşam doyumlarını etkilediği düşünülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı benlik yapılarının başa çıkma stratejileri ve yaşam doyumu açısından incelenmesidir.Araştırmada Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesinin çeşitli fakültelerinde okuyan 147 erkek ve 247 kız öğrenci olmak üzere toplam 394 katılımcı yer almaktadır. Bu çalışmada veriler Benlik Yapıları Ölçeği, Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği Kısa Formu ve Yaşam Doyumu ölçeklerinden elde edilmiştir.Benlik yapıları Özerk Ayrık Benlik, Bağımlı İlişkisel Benlik, Özerk İlişkisel Benlik ve Bağımlı Ayrık Benlik olarak işleme alınmıştır. Araştırma bulgularına göre, Özerk İlişkisellik, katılımcılar arasında en çok görülen benlik yapısı olmuştur. Araştırmada benlik yapılarının cinsiyete, yerleşim biçimine ve öğrenim görülen bölüme göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Başa çıkma stratejisi olarak Araçsal Sosyal Destek Kullanmak, Kendini Sınırlandırma, Olumlu Yeniden Yorumlama ve Planlama Stratejileri benlik yapıları açısından anlamlı bir şekilde farklılık göstermektedir. Araştırmada ele alınan bir diğer değişken olan Yaşam Doyumu benlik yapıları açısından farklılaşmaktadır. Özerk İlişkisel bireyler, Bağımlı Ayrıklardan daha yüksek yaşam doyumu göstermektedir. Benlik yapılarına göre başa çıkma stratejilerinin yaşam doyumu ile ilişkisinin araştırıldığı bulgular, Özerk Ayrık Benlik sahibi kimselerin Mizah kullanması ile Yaşam Doyumu arasında negatif, Planlama Stratejisi ile Yaşam Doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bağımlı İlişkisel Benlik sahibi kimselerin Dine Yönelme, Duygusal Sosyal Destek Kullanma ve Planlama Stratejisi ile Yaşam Doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki vardır. Bağımlı Ayrık Benlik yapısına sahip kimselerin Araçsal Sosyal Destek Kullanma, Madde Kullanımı ve Davranışsal Olarak İlgiyi Kesme ile Yaşam Doyumu arasında negatif, Dine Yönelme ile Yaşam Doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca Benlik Yapıları Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeğinin güvenirlikleri hesaplanarak ölçek bilgilerine dahil edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Benlik yapıları, başa çıkma stratejileri, yaşam doyumu

Başa çıkmaBenlik kavramıBenlik kurguları+1
Hilal Karatekin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Emmanuel Levinas felsefesinde başka'nın görünümü

Tezde öncelikle Levinas felsefesinin önemli kavramı olan ben kavramından hareketle başkalık ve aynılık problemi açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bakımdan başka'nın görünümlerini açığa çıkartmak bu tezin amaç ve kapsamını oluşturmaktadır.Levinas'ta ben ve başkası arasındaki temel ilişki etik üzerine kurulmuştur. Çünkü Levinas felsefesinde Batı felsefesinden farklı olarak varlığın temelini ontoloji değil, etik oluşturmaktadır. Ona göre, ontoloji üzerinden hareket ettiğimizde ben ve başkası aynılaştırılmış olur. Bundan dolayı gelenekten kopuş ancak dil düzleminde gerçekleşebilir. Levinas, felsefesinin en temel noktası da başkası'yla etik ilişkide açığa çıkan etiksel dildir. Etik de beraberinde sorumluluk kavramını getirdiğinden dolayı sorumluluk kavramına odaklanıldı. Ben ve başkası arasındaki sorumluluk ilişkisi koşulsuz, sınırsız ve tek yönlüdür. Bu ilişkinin kaynağını bulmak ise mümkün değildir. Bu ilişki sonsuzluğu kendi içerisinde barındırmaktadır. Ben'in kendisiyle olan özdeşliğini kıran art zamanlılık sorumluluğun sonsuzlaşması anlamına gelmektedir. Tüm bunlardan hareketle tezde ben ve başkası arasındaki farklılıkların ön plana çıkartılması amaçlanmıştır.Tezin sonucunda da ben'in sorumluluğunun özgür bilincine mi yoksa sonsuz'a mı dayandığı tartışılarak, aslında Levinas'ın çok eleştirmiş olduğu Batı metafiziğindeki aynılaştırma mantığının içerisine düştüğünü görürüz. Çünkü başkası'nın, ben'in acizliği karşısındaki mecburiyeti, başkası'nın özgürlüğünü ortadan kaldırır ve ben'e karşı sorumluluğunu zorunlu kılar. Bu ise başkası'nın farklılıklarının ben içerisinde eritilerek aynılaştırılmasına neden olur.

AynılıkBenlik kavramıEtik+3
Cemzade Kader
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu'da var olma iradesi

Bu çalışma Topçu'nun irade düşüncesini inceleme amacı taşımaktadır. Bu anlamda ilk olarak iradenin tanımından yola çıkılmış, felsefe tarihinde irade hakkındaki farklı bakış açıları incelenmiştir. Topçu'nun irade düşüncesinin mistik bir irade anlayışı çerçevesinde geliştiği gözlenmiş ve bu noktadan hareketle Topçu'da iradenin seyri anlamında, iradenin, fertte, devlette, millette, sanatta, dinde ve son tahlilde ahlakta aldığı şekiller gözler önüne serilmiştir. Son tahlilde Topçu'nun iradeye bakış açısının varoluşsal bir bakış açısıyla paralellik arz ettiği üzerine vurgu yapılmıştır.

Benlik kavramıTopçu, NurettinVaroluşçuluk+1
Ramazan Karaman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kierkegaard'da kişi ve özgürlük problemleri

Bu tez Kierkegaard felsefesinin merkezinde yer alan `Ben' kavramını ve bu kavramın Özgürlükle ilişkisine yer vermektedir. Çünkü Kierkegaard'ın bütün felsefesi bu kavram etrafında açılarak ilerler. Her ne kadar Kierkegaard genellikle, dini düşünceleriyle ön plana çıksa da, aslında onun bu husustaki tavrının altında yine `Ben' kavramı yatmaktadır.İnsanın bir `Ben' olarak ele alınması kuşkusuz Kierkegaard'la başlamamıştır. Fakat Kierkegaard'ı burada ayıran yan, `Ben'in varoluşunu ortaya koymasındaki farklı görüşleridir.`Ben'i bir sentez olarak ele alır. O, ruh ve beden'in sentezidir ama aynı zamanda zorunluluk ve olabilirliğin; sonsuz ve zamansalın da sentezidir. Aslında tek bir sentez vardır; o da ruh-beden sentezidir. Diğer iki sentez, bu birinci sentezin farklı görünümleri olarak ifade edilmektedir. Bu tezde özellikle üzerinde durulan konulardan biri de işte bu sentezlerin açıklanmasıdır.Ben'in sentezinde yer alan bu öğeler arasındaki dengelerinin değişmesi, farklı kişilikleri oluşmasına neden olur. Bunlar Estet, Etikçi ve Dini Ben olarak adlandırılır. Estetikçiye, Don Juan, Faust ve Baştan Çıkarıcı; Etikçiye, Agamemnon ve son olarak Dini Ben'e H.Z. İbrahim kişilikleri örnek olarak verilir. Tez'de bu insan kişilikleri üzerinde özellikle durulmuştur.Bu tezde özellikle değinilen diğer bir konu ise varoluş alanlarıdır. Birbirinden farklı insan tipleri, farklı alanlarda yer alırlar. Estet (Estetikçi), Estetik; Etikçi, Etik ve Dini Ben, Dini Varoluş alanında bulunur.Son olarak `Ben'in bir `Özgürlük' olarak ele alınmasına değinilmektedir. Özellikle insanın bir `Ben' olarak özgürlüğü tam anlamıyla hangi varoluş alanında elde ettiği üzerinde durulmuştur.

Benlik kavramıKierkegaard, SorenÖzgürlük
Mustafa Sarp
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim düzeyindeki öğrencilerin benlik kavramlarının ve çalışma alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim düzeyindeki öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca bu öğrencilerin benlik algıları ve verimli ders çalışma alışkanlıkları düzeylerinin cinsiyete, sınıf düzeyine, anne baba eğitim düzeylerine, anne baba meslek ve aile gelir düzeylerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektedir.Bu araştırmada genel tarama modelleri arasında yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu Ankara il merkezindeki alt orta ve üst ekonomik düzeyi temsil eden üç ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 213 (115 kız ve 98 erkek) öğrenciden oluşmaktadır.Verileri toplamak için Piers Harris'in Çocuklarda Öz Kavramı Ölçeği (Öner, 2005), Çalışma Alışkanlıkları Envanteri (Uluğ, 1981) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel işlem olarak aritmetik ortalama, t-testi ve varyans analizinden yararlanılmış ve verilerin çözümlenmesi için SPSS 16.0 bilgisayar programı kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre ilköğretim 6,7 ve 8. sınıflardaki öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasında anlamlı olmayan 0.081 bir ilişki bulunmuştur. Bu korelasyon sıfıra yakın bulunmuş olup öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasında bir ilişki olmadığı yönünde yorumlanmıştır. İlköğretim öğrencilerinin benlik algısı puanları cinsiyete, sınıf düzeyine, ailelerinin ortalama aylık gelirlerine, anne baba eğitim düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Kız öğrencilerin verimli çalışma alışkanlıklarını bilme düzeyleri erkek öğrencilere göre biraz daha yüksek olduğu görülmüştür. 6. Sınıf öğrencilerinin verimli ders çalışma alışkanlıklarını bilme düzeyleri 7 ve 8. Sınıf öğrencilerine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Annesi ev hanımı olan öğrencilerin verimli ders çalışma alışkanlıkları, anneleri çalışan öğrencilerinkine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırma sonuçları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

Benlik algısıBenlik kavramıDers çalışma alışkanlıkları+2
Gözde Güngör
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

A descriptive study on self-concept and its relation to language learning strategy use

This present study investigated a sample of 95 high school learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies in high schools in Osmaniye in 2014-2015 academic year. The aim of the study was to explore the learners' perceptions of self-concept and their use of learning strategies in order to find out the relationship between the learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies. The current study gained data by means of quantitative research methods. The quantitative data was gathered through Personal and Academic Self-Concept Inventory (PASCI) (Fleming & Whalen, 1990) and Strategy Inventory for Language Learning (SILL) (Oxford, 1990). Descriptive analyses and Pearson correlation r were computed to analyze the data via Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 20.This study revealed that the participants use language learning strategies at a medium level. Also, the participants reported that they use metacognitive strategies most frequently. Additionally, no significant differences were found between the uses of subgroups of self-concept. Finally, as to Pearson r correlation coefficient there was a weak correlation between self-concept and language learning strategies.

EgoSelf perceptionSelf concept+7
Ganime Cesur Bayındır
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

A case study: factors affecting EFL self-concept formation regarding the role of social comparison

This exploratory case study was carried out to investigate the factors that affect EFL self-concept formation and the role of social comparisons in EFL self-concept formation of a 10th grade high school student. The data was gained by using qualitative research methods. The data was gathered through interviews one of which was semi-structured and the other was unstructured. The participant was asked to keep a journal and write a narration about a specific experience related to her language learning process. She was also asked to draw a mind map about her perceptions of the self as a language learner to help the researcher comprehend her EFL self-concept. Besides, a sociogram was formed to have a better understanding of her social relations. Due to the nature of the study, content analysis was conducted to identify the emerging themes. The codes were classified and interpreted through Mercer's (2011a) I/E Model. The results were compared to the literature to be able to support the findings. The findings of the study indicated that a variety of internal and external factors affect EFL self-concept of the participant. The other findings of the study demonstrated that social comparisons as one of the external factors highly affected the participant's EFL self-concept. Comparisons with different people about various subjects resulted in different effects on her EFL self-concept. This study support the findings of the previous studies that examine the factors that affect EFL self-concept formation. Keywords: self-concept, EFL self-concept, social comparisons

Self conceptStudy of languagesSocial comparison+4
Hatun Çomak
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili Çukurova ilçesi Vakıfbank ortaokulunda 11-12 yaşındaki çocuklarda yaratıcı dramanın öz-kavram üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; yaratıcı dramanın 11-12 yaş grubundaki çocuklarda öz-kavram üzerine etkisini incelemektir. Araştırma Adana İli, Çukurova İlçesi'nde bulunan Vakıfbank ortaokulunda 40 kişilik bir örneklem grubu ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar seçkisiz olarak 20 katılımcı kontrol grubuna ve 20 katılımcı ise deney grubuna atanmıştır. Çocukların öz-kavram algısının belirlenmesi amacıyla; Piers-Harris Öz-Kavram Ölçeği ve sosyo-demografik bilgi formu kullanılmıştır. Yaratıcı drama eğitimine başlamadan önce ilk olarak her iki gruba Piers-Harris Öz-Kavram Ölçeği uygulanmış, daha sonra deney grubuna 4 ay boyunca haftada 6 saat yaratıcı drama eğitimi uygulanırken kontrol grubuna herhangi bir yaratıcı drama eğitimi uygulanmamıştır. 4 aylık eğitim sonunda tekrar her iki gruba Piers-Harris Öz-Kavram Ölçeği uygulanarak sonuçlar elde edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırma için Mann Whitney U testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; yaratıcı drama eğitimi alan deney grubundaki katılımcılar 4 aylık yaratıcı drama eğitimi sonucunda, yaratıcı drama eğitim almayan kontrol grubundaki katılımcılara göre öz-kavram ölçeğinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek puan almıştır.

Benlik kavramıOrtaokul öğrencileriSosyalleşme+1
Ayhan Canyurt
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yatılı ilköğretim bölge okullarındaki öğrencilerin benlik algılarının bazı değişkenlere göre incelenmesi

ÖZET Yüksek Lisans YATILI İLKÖĞRETİM BÖLGE OKULLARINDAKİ ÖĞRENCİLERİN BENLİK ALGILARININ BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yücel YILDHUM Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim Dalı 2004, Page: 70 Bu araştırma, yatılı okul yaşantısıyla, öğrencilerin benlik algısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla planlanmıştır. Bu amaçla, araştırma Elazığ il merkezinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda okuyan 53 sekizinci sınıf öğrencisiyle, ilçelerinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okullarında okuyan 49 sekizinci sınıf öğrencisi üzerinde betimsel ve tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında benlik algısı üzerinde etkili olan bazı değişkenleri belirlemek için bir değişken ölçümü testi hazırlanmıştır. Öğrencilerin benlik algılarını ölçmek için Offer Benlik İmgesi Envanteri (OSIQ-99) kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından uygulanan anketten elde edilen verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, veri türüne göre varyans analizi, t testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki farkın (f puanı) anlamlı olduğu durumlarda farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre merkez YİBO öğrencileri ile ilçelerdeki öğrenciler arasında aile ilişkileri, cinsel tutumlar ve bireysel değerler alt ölçeğinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Cinsiyete göre ise cinsel tutumlar ve baş etme gücü alt ölçeğinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Ayrıca benlik imgesi ile iletişim olanakları ve arkadaşlık ilişkileri arasında anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Katılımcıların görüşleri olumsuza doğru gittikçe, öğrencilerin aldığı puanların yükseldiği ve dolayısıyla düşük benlik algısının oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, yatılı okul yaşantısının çeşitli aktivitelerle zenginleştirilerek, öğrencilerin sosyal ve psikolojik gelişimlerinin desteklenmesi gerektiği önerilmiştir. Yatılı okul eğitiminin farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve öğrencilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yeni düzenlemelerin yapılması ayrıca önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benlik, Benlik Algısı, Benlik İmgesi, Yatılı İlköğretim Bölge Okulu.

Benlik algısıBenlik imajıBenlik kavramı+5
Yücel Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimine devam eden ve etmeyen ilköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinin öz kavramlarının ve anne baba tutumlarının incelenmesi

Okul öncesi Eğitime Devam Eden ve Etmeyen İlköğretim Üçüncü Sınıf Öğrencilerinin Öz kavramlarının ve Anne Baba Tutumlarının incelenmesi. Bu araştırma, Okul öncesi eğitime devam eden ve etmeyen üçüncü sınıf öğrencilerinin anne-baba tutumları ve öz kavramları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2002-2003 Eğitim -Öğretim yılında Ankara İli Çankaya İlçesi 'nde M.E.B.'na bağlı 13 ilköğretim okulunda birinci kademe üçüncü sınıfa devam eden toplam 560 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla; araştırmanın bağımlı değişkeni olan öz kavramı ve ana-baba tutumlarını ölçmek üzere "Piers-Harris Çocuklar İçin Geliştirilmiş Öz Kavramı Ölçeği", Polat'ın geliştirmiş olduğu "Anne-baba tutum ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan öğrencilere yönelik kişisel bilgileri içeren kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veri toplama araçları, öğrencilere araştırmacı tarafından uygulanarak, çocuklara ölçeklerle ilgili gerekli açıklamalar yapılmış, mümkün olduğunca objektif sonuçlar alınması ve gerçek durumun yansıtılması için sadece çocuğun sorularına, kendi görüşlerini ortaya koyacak biçimde yöneltme yapacak dönüt sorularla cevap verilmiştir. Veri toplama araçlarının uygulanması esnasında; belli bir süre sınırlaması yapılmadan, çocukların kendi cevaplandırma hızlarına bağlı kalınarak rahat bir ortam sağlanmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, örnekleme alınan ilköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinin kendileri ve aileleri ile ilgili tanıtıcı bilgiler, tablolar halinde frekans ve yüzdelik değerleriyle birlikte belirtilmiştir. Araştırmada, okul öncesi eğitime devam eden ve etmeyen öğrencilerin; a- Öz kavram düzeyleri b- Anne tutumları c- Baba tutumları arasında öğrenciye ilişkin cinsiyet, kardeş sahibi olma, doğum sırası, anne ve babanın yaş, öğrenim ve meslek durumlarına yönelik olarak, bazı değişkenlere göre anlamlı bir fark olup olmadığı iki boyutlu varyans analizi ile incelenmiştir. Bu analizde,analize alman değişkenlerin ölçek puanları üzerindeki temel etkilerinin yanı sıra analize alman iki değişkenin ortak etkilerinin de test edilmesi mümkün olmaktadır. Temel etki testlerinde, karşılaştırılan grup sayısının üç ve ya daha fazla olması durumunda, sonuç anlamlı çıkmış ise grup ortalama puanları arasındaki farklılıkları belirlemek için scheffe testi uygulanmıştır. Öğrencilerin, öz kavram düzeyleri ve anne - baba tutumları arasındaki ilişki, Pearson korelasyon katsayısı ile belirtilmiş, anlamlılık düzeyi için.05 temel alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul öncesi eğitime devam eden ve etmeyen ilköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinin öz kavram düzeyleri arasında okulöncesi eğitime devam edenler lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. İlköğretim üçüncü sınıf öğrencilerinin okul öncesi eğitime devam etme durumuna göre anne-baba tutumları arasında okul öncesi eğitime devam edenler lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Ayrıca, örneklemi oluşturan öğrencilerin okul öncesi eğitime devam etme durumlarına göre öz kavram düzeyleri ile anne-baba tutumları arasında anne-babası demokratik tutum sergileyenler lehine anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öz kavram ile anne-baba tutumları arasındaki ilişki okul öncesi eğitime devam eden öğrenciler için incelendiğinde, öz kavram ile hem anne hem baba tutumları arasında negatif anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Öz kavram ile anne tutumu arasındaki ilişki okul öncesi eğitime devam etmeyen öğrenciler için incelendiğinde, okulöncesi eğitime devam edenler kadar yüksek düzeyde olmasa da öz kavram düzeyi ile hem anne hem baba tutumları arasında negatif anlamlı bir ilişki vardır. Bu bulgular, araştırmaya katılan öğrencilerden okulöncesi eğitime devam edenlerin bu eğitime devam etmeyenlere nazaran anne-baba tutumlarının daha yüksek düzeyde demokratik eğilim içinde olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi Eğitimin Önemi, Öz Kavram Gelişimi, Anne-Baba Tutumları.

Ana-baba tutumuBenlik kavramıOkul öncesi eğitim+1
Fatma Nesrin Dabakoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin iş doyumları ile benlik tasarımları arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZET Bu araştırma okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin iş doyumları ve benlik tasarımlan arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2003-2004 Eğitim- Öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerinden Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle ilçelerinde görevli okul öncesi eğitimi öğretmenlerinden oluşmuştur. Öğretmenlerin iş doyumunu ölçmek için Ali Balcı 'mn geliştirdiği "Yöneticilerin İş Doyumu" ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, her cümle için Tamamen Katılıyorum(5), Orta Düzeyden Çok Katılıyorum(4), Orta Düzeyde Katılıyorum(3), Orta Düzeyden Az Katılıyorum(2) ve Hiç Katılmıyorum(l) seçeneklerine yer verilen, 51' er maddelik iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öğretmenlerin işlerine ilişkin isteklerini, ikinci bölümde de istelderinin gerçekleşme derecesini belirtmeleri istenmiştir. İş doyumu bu iki kriter arasındaki fark olarak belirtilmiştir. Aradaki fark ne kadar düşükse iş doyumu o kadar yüksek olarak kabul edilmiştir. Öğretmenlerin benlik tasarımını ölçmek için ise Feriha Baymur'un "Benlik Tasarım Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlere sorulan 62 soruluk anket Tam Benim Gibi(5), Biraz Benim Gibi(4), Kararsızım(3), Benim Gibi Değil(2), Hiç Benim Gibi Değil(l) şıklarının yer aldığı beşli derecelendirme ölçeği ile değerlendirilmiştir. Öğretmenlerden, her cümle için kendilerine uygunluk derecelerini belirlemeleri istenmiştir. Benlik tasarımı sonuçlarının değerlendirilebilmesi ve karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla çan eğrisi oluşturulmuştur. Bu çan eğrisine göre benlik tasarımı sonuçlan Düşük (248 ve altı), Orta (249-273 ) ve Yüksek (274 ve üstü) olarak derecelendirilmiş ve öğretmenlerin benlik tasarımlan ile iş doyumlan karşılaştınlırken, benlik derecelendirmesinde bu değerler dikkate almmıştır.Anket formunun ilk bölümünde "Kişisel Bilgiler Formu"na yer verilmiştir. Bu formda öğretmenlerin yaşı, öğrenim durumlan, mezun olduklan bölüm, çalıştıklan okul, meslekteki kıdemleri, çalıştıklan okuldaki kıdemleri ve çalışma saatleri sorulmuştur. Belirlenen okullara toplam 270 anket dağıtılmış ve 235 adeti geri dönmüştür. Araştırmada, toplanan verilerin analizinde İki Yönlü Varyans Analizi(ANOVA) kullanılmıştır.11 Araştırma sonuçlarına göre, benlik tasarımı yüksek olan öğretmenlerin iş doyumlarının, tüm kriterlerde, benlik tasarım düzeyi orta ve düşük olan öğretmenlerden daha yüksek olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, iş doyumunun, öğretmenlerin yaşma, çalıştıkları okul türüne, mezun oldukları bölüme, meslekteki kıdemlerine göre anlamlı farklılık gösterirken; çalışma saatlerine, öğrenim durumlarına, çalıştıkları okuldaki kıdemlerine göre anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, İş Doyumu, Benlik Tasarımı.

Benlik kavramıBenlik tasarımıOkul öncesi eğitim+3
Aysun Bayrak Erdönmez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik eğitimi alan ve almayan lise öğrencilerinin benlik tasarımı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

MÜZİK EĞİTİMİ ALAN VE ALMAYAN LİSE ÖĞRENCİLERİNİN BENLİK TASARIMI DÜZEYLERİNİN ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ (Doktora Tezi) DOLUNAY AKGÜL BARIŞ GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Haziran 2002., c4ZET Bu araştırma, müzik eğitimi alan ve almayan lise öğrencilerinin, Benlik tasarımı düzeylerini, cinsiyet, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, anne- babanın eğitim düzeyi, ailenin müzikle ilgilenip ilgilenmeme durumu, okul dışı müzik etkinliğinde bulunulup bulunulmaması ve yaşanılan çevre değişkenlerine göre inceleyerek, bu değişkenlerin her iki grupta da öğrencilerin benlik tasarımı düzeylerine etkisini saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma, Ankara - Bolu - Antalya Anadolu Güzel Sanatlar Liselerine devam eden 57 lise son sınıf müzik öğrencisi ve Ankara Ömer Seyfettin Lisesi, Bolu Atatürk Lisesi ve Antalya Karatay Lisesi son sınıflarına devam eden, lise döneminde müzik dersi almamış 60 öğrenci olmak üzere toplam 117 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, örnekleme seçilen öğrencilerin belirlenen değişkenlere ilişkin bilgilerini toplamak amacıyla kişisel bilgi formu hazırlanıp kullanılmış, öğrencilerin benlik tasarımı düzeylerini belirlemek amacıylaise Benlik Tasarımı Envanteri - Lise Formu araştırmacı tarafından bizzat uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesi aşamasında, değişkenlerin, öğrencilerin benlik tasarımı düzeylerine etkilerini saptamak amacıyla tek yönlü ve çift yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda ise iki grup karşılaştırıldığında, müzik eğitimi almanın, öğrencilerin benlik tasarımı puanları üzerinde olumlu yönde farklılığa neden olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bununla birlikte cinsiyet, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi, anne-babanın eğitim düzeyi, ailenin müzikle ilgilenip ilgilenmeme durumu değişkenlerinin her iki grupta da benlik tasarımı puanları üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Buna karşılık okul dışı müzik etkinliğinde bulunulup bulunulmaması ve yaşanılan çevre değişkenlerinin her iki grupta da benlik tasarımı puanları üzerinde olumlu yönde anlamlı bir farklılığa neden olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Çalışmanın sonunda, ailelere, eğitimcilere ve yeni araştırmalara ilişkin bazı öneriler getirilmiştir. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi 6001019 Müzik Eğitimi, Benlik, Benlik Tasarımı 103 Doç. Yılmaz ŞENDURUR T-fi. YÜKSEKÖĞBETtö İOKUMÂNTASYÖÎ

Benlik kavramıBenlik tasarımıLise öğrencileri+1
Dolunay Akgül Barış
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Jose Ortega Y. Gasset`te ben ve öteki arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, Jose Ortega y Gasset'te "Ben ve Öteki Arasındaki İlişki"yi incelemek, onun bu konuya ilişkin düşüncelerini sistemli bir şekilde ortaya koymak ve onları bugünkü perspektiften değerlendirmektir. Ortega, insanı etkileyen ve insanın kişiliğini oluşturan her şeyi inceleme konusu yapmıştır. İnceleme konusu yaptığı her şeyi de, yaşamla olan bağlantısı içinde ele almaya çalışmıştır. Çünkü insan; çevre.toplum, ilişkiler, yapıp ettikleri, olaylar ve varolan her şeyin toplamı olduğu için, Ortega, insanla ilişkili olan ve insanı ilgilendiren her şeyle ilgili olmuştur. Bundan dolayı, bu çalışma da,ben ve öteki arasındaki ilişkiyle ilgili olduğu noktalarda.Ortega'nın felsefesinin temelini oluşturan ortam, toplum, bireysel yaşam, benlik ve yaşamsal akıl gibi kavramlara, kısaca değinmeye çalıştık. Ben ve öteki kavramlarına kapsamlı bir şekilde değinilmiştir. Çünkü Ortega'nın felsefesinde tek birey, bireyin kendini bulması ve onun yaşamı çok önemlidir. Bunun nedeni de, tek insanın yani bireyin bir yığın haline gelen toplumda kaybolmasıdır.Amaç, bireyin yeniden kişi olabilmesi, kendini bulması, yaşamına hakim olması ve sorumluluklarını üstlenmesidir. Bu amacın gerçekleşmesi içinde Ortega, aynen Sokrates gibi, yönetimi uyaran ve insanları uyandıran bir "at sineği" olmaya çalışır. Çünkü o felsefesiyle ülkesinde ve çağında gördüğü toplumsal sorunlara çözümler aramış ve bu çözümleri de hayata geçirmeye çalışmıştır. Bu nedenle Ortega, birçok filozofun aksine yaşamla ve onun sorunlarıyla mücadele eden ve sesini entellektüel azınlıktan çok, halka duyurmaya çalışan bir halk adamı olmuştur. Bu yüzden politikayla da ilgilenmiş, ve politika aracılığıyla ülkesinin ve halkının kaderini de değiştirmeye çalışmıştır.Ben ve öteki arasındaki ilişki tüm yönleriyle ele alınmış; yanlış ilişkinin yarattığı sorunlar ve doğru ilişkinin kazançları üzerinde ayrıntılı bir şekilde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise, Ortega'nın ben ve öteki arasındaki ilişkiyle ilgili olarak ortaya koyduğu problemler ve çözümleri, eleştirel bir bakış açısıyla, özellikle de başka düşünürlerin bu konudaki düşünceleriyle karşılaştırılmalı olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Benlik kavramıFelsefeGasset, Ortega+1
Nevin Gülten
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Grup rehberliğinin ilkokul II. devre öğrencilerinin problemlerine ve benlik kavramlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, grup rehberliğinin ilkokul II. devre (4. ve 5. sınıf) öğrencilerinin problemleri ve benlik kavramı düzeylerine etkisini araştırmaktır. Bu araştırma Ön Test - Son Test Deneme ve Kontrol Grup (Split-Plot-t Design) 2x2 faktörlü (iki grup ve iki ölçüm) ve tekrar ölçümlü desene dayalı deneysel bir çalışmadır. İlkokul 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin problemleri araştırıcı tarafından geliştirilen Problem Tarama Listesi ile benlik kavramı düzeyleri de Piers-Harris (1974) tarafından geliştirilen; Türkçe'ye uyarlaması özyürek (1983) ve Çataklı ve öner (1987) tarafından yapılan Benlik Kavramı ölçeği ile ölçülmüştür. Araştırma, 1996-1997 öğretim yılında Giresun Cumhuriyet İlköğretim Okulu 4. ve 5. sınıf daki öğrencilerden Problem Tarama Listesi Puanı yüksek ve Benlik Kavramı ölçeği puanı düşük 80 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın deseni gereği, 80 öğrenci 20'şer kişilik dört gruba ayrılmış ve bu grupların ikisi deney grubu, ikisi ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu oniki haftalık grup rehberliği uygulamasına tabii tutulmuştur. Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Elde edilen verilerin analizinde iki parçalı desene uygun olarak geliştirilmiş tekrarlanmış ölçümler için tek faktör üzerinde iki boyutlu varyans analizi (F-testi) uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, grup rehberliği uygulamasının genel olarak, öğrencilerin benlik kavramı düzeylerini artırdığını ve problemlerini azalttığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, grup rehberliği uygulamasının, Problem Tarama Listesi'nin alt problem alanlarından Sağlık ve Beden Gelişimi, Okul Yaşamı, Benlik ve İç Yaşamı, Gelecek Yaşamı ve Arkadaşlık ve Başkaları ile İlişki Kurma problem alanlarındaki problemlerini azaltmada etkili olduğu görülmüştür. Ancak Problem Tarama Listesi'nin alt problem alanlarından Aile Yaşamı problem alanındaki problemleri üzerinde etkili olmamıştır. ııı

Benlik kavramıGrup rehberliğiRehberlik+3
Enver Sarı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli çocuğu olan ebeveynlerin psikolojik sağlamlıklarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Araştırmanın amacı, özel yetenekli çocuğu olan ebeveynlerin psikolojik sağlamlıklarının öz-yeterlik inancı, benlik saygısı ve sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Örneklem grubu, basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilerek İstanbul'da yaşayan, 2015 yılında Başakşehir Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Bahçelievler Bilim ve Sanat Merkezi tarafından incelenerek "Özel Yetenekli Birey" tanısı almış çocukların (5-13 yaş) anne-babalarından oluşturulmuştur. Kişilerin psikolojik sağlamlık düzeyleri Gürgan (2006) tarafından geliştirilen "Yılmazlık Ölçeği"; benlik saygısı düzeyleri Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği"; öz-yeterlik inancı düzeyleri Cavkaytar, Aksoy ve Ardıç (2014) tarafından geliştirilen "Ebeveyn Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılarak ölçülmüştür. Verilerin analizinde SPSS 20.00 programı kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Katsayısı; değişkenlerin psikolojik sağlamlık üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığını incelemek amacıyla Bağımsız Gruplar T-Testi, Mann-Whitney U Testi ve ANOVA Analizi; değişkenlerin psikolojik sağlamlık üzerinde etkisini incelemek amacıyla Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda benlik saygısı ve öz-yeterlik inancının psikolojik sağlamlık ile anlamlı bir nedensellik ilişkisi içinde olduğu bulunmuştur. Psikolojik sağlamlık ile benlik saygısı ve öz-yeterlik inancı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki söz konusudur. Psikolojik sağlamlık puanları yaş, medeni durum, çalışma durumu ve özel yetenekli çocuğun okula gitme durumu açısından farklılık göstermezken; cinsiyet durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler : Psikolojik Sağlamlık, Benlik Saygısı, Öz-Yeterlik Ġnancı, Cinsiyet, YaĢ, Medeni Durum, Özel Yetenekli Birey, Ebeveynler, Anne-Baba, ÇalıĢma Durumu,Aylık Gelir.

Benlik kavramıBenlik saygısıEbeveynler+5
Kübra Kahvecioğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Doğuştan görme engelli ergenlerin (12-18 yaş) öz kavramı ve stresle baş etme tarzlarının araştırılması

Bu tez çalışmasının amacı, görme engelli ergenlerin öz kavramı ve stresle baş etme tarzlarının ne derece geliştiğinin incelemektir. Genel olarak engelli bireyler toplumun strese en açık gruplarından birisidir. Engelli bireyler içinde en fazla zorluk yaşayan guruplardan biriside görme engellilerdir. Bu insanlar engelli olmalarından dolayı özel ve kamusal alanlarda birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Hem fiziksel hem çevresel hem de toplumsal zorluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Toplumdan dışlanma, ayırımcılık ve toplumsal önyargılar gibi psikososyal stres etkenlerle baş etmeleri gerekmektedir. Peki, bu bireyler stresle nasıl ve ne düzeyde baş etmekte, stresle baş etmek için hangi mekanizmaları kullanmaktadırlar? Çevreyi tanıma ve anlamlandırmada görme yetisi büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada görme engelli bireylerin öz kavramının ne derece geliştiği ele alınmak istenmiştir. Bu çalışma doğuştan görme engelli ergenlerle (12-18 yaş) yürütülmüştür. İstanbul'daki Türkan Sabancı Görme Engelliler Ortaokulu, Veysel Verdal Görme Engelliler İlköğretim Okulu ve Altı Nokta Körler Vakfı'nda uygulanmıştır. 57 erkek ve 47 kız olmak üzere toplamda 104 ergenle yapılmıştır. Yaptığım bu araştırma sonucunda, bireylerin cinsiyetine, özel eğitim almama durumlarına, sosyal destek veren akraba/dost olup olmama durumuna, yetiştirilme biçimine ve göz doktoruna gidilme zamanına göre, öz kavramının gelişimi açısından anlamlı bir fark görülmektedir. Ayrıca görme engelli grubumuzun yetiştirilme biçimine, kronik fiziksel hastalık olup olmama durumuna ve sosyal destek veren akraba/dost olup/olmama durumuna göre stresle başa çıkma tarzlarında anlamlı bir farklılık görülmektedir.

Benlik kavramıErgenlerGörme engelliler+1
Selda Tekdemir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ailesiyle birlikte yaşamayan kız üniversite öğrencilerinin bağlanma stillerinin benlik kavramı, yeme tutumu ve davranışları üzerindeki etkisi

İnsanların doğduğu ve büyüdüğü ortamlar, bağlanma stilleri üzerinde etkisini göstermektedir. Bireylerin sahip oldukları olanakların farklı olması ya da ailenin çocuğa karşı yaklaşımı bağlanmayı etkilemektedir. Üniversite döneminde aileyle birlikte kalma ya da kalmama durumunun bağlanma stillerinin yanı sıra benlik ve yeme tutumuna etkisi olduğu düşünülmektedir ve bu düşünce böyle bir çalışmanın ortaya çıkmasındaki temel etkendir. Çalışmanın temel amacı ailesiyle yaşamayan kız üniversite öğrencilerinin bağlanma stillerinin benlik, yeme tutumu ve davranışlarına etkisini ölçmektir. Bu amacın gerçekleştirilmesi için İstanbul ilinde, 18-22 yaş arasında olup, kolay örneklem yöntemiyle seçilmiş 308 üniversite öğrencisine üç farklı ölçek uygulanarak anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmada İlişkiler Ölçeği, Yeme Tutumu ve Davranışları Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre kız üniversite öğrencilerinin ailesiyle yaşama durumunun bağlanma, benlik ve yeme tutumu üzerinde etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ailesiyle yaşamayan kızlarda korkulu bağlanma düzeyinin daha yüksek olduğu dikkat çeken sonuçlardan bir tanesidir. Benlik saygısının artmasının yeme tutumu bozukluğunu azaltması, çalışmadaki bir diğer sonuçtur. Bağlanma stillerinin yeme tutumu bozukluklarını düşürme etkisine sahip olduğu da çalışmanın ulaştığı sonuçlar arasındadır. Çalışmanın sonuçlarına göre benlik saygısı arttıkça güvenli bağlanma, saplantılı bağlanma ve kayıtsız bağlanma azalmakta iken korkulu bağlanma artmaktadır. Literatür taramasında konuyla ilgili olarak az sayıda bulduğumu çalışmaların ışığında tartışmayı yapmış olmamız ve anketin uygulandığı sınırlı sayıdaki örneklem grubu, bu çalışmanın sınırlılıklarını meydana getirmektedir.

BağlanmaBağlanma stilleriBenlik kavramı+5
Ferda Çıkrıkcıoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde benlik ve benlik saygısı (Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi örneği)

Hemşirelik, zor ve stresli bir meslek olup temelinin insan ilişkilerine dayanması hasebiyle hemşirelerde öz güveninin yüksek olması, kendilerini iyi ve yeterli bir şekilde ifade edebilmeleri ve etkili iletişim kurabilmeleri gerekmektedir. Tüm bunların olabilmesi için ise öncelikle kendi kimliklerini yani benliklerini oluşturmalı yahut geliştirilmelidir. Bunların gerçekleşmesi ile kişiler, kendisine ve çevresine daha duyarlı, ikili ilişkilerde sağlıklı yaklaşımlar sunan ve daha uyumlu bireyler haline gelirler. Bu nedenle hemşirelerin benlik saygılarının arttırılması iş verimi için oldukça önemlidir. Bu araştırmada hemşirelerin benlik değerlerinin iyileştirilmesi ve benlik saygılarının geliştirilmesinin gerekli olduğu literatür ve çeşitli araştırmalar dahilinde sunulmuştur. Bu araştırmada, çalışmakta olan hemşirelerin benlik saygı düzeylerinin, çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılaşma gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma 2013 yılında Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ndeçalışmakta olan 269 hemşire üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak için Rosenberg benlik saygısı ölçeği ve 14 sorudan oluşan demografik anket kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hemşirelerin benlik saygısı düzeylerinin birçok değişkene göre anlamlı farklılaşma gösterdiği tespit edilmiştir. Hemşirelerin benlik saygılarının iyileştirilmesinden önce benliklerinin yapılandırılması amaçlanmalı ve hemşireler bu minvalde bilinçlendirilmelidir. Anahtar Kelime : Hemşirelerde meslek seçimi, Benlik saygısı ve Mesleği seçmelerini etkileyen faktörler

Benlik kavramıBenlik saygısıHastane hemşireleri+3
Sinem Aydemir
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed İkbal'de benliğin hürriyeti

Hürriyet kavramı, düşünce tarihi boyunca en çok konuşulan ve tartışılan kavramlardan birisidir. Bilimsel ilerlemeye paralel olarak tartışma alanı genişlemeye devam eden bu kavramla ilgili yeni yaklaşımlar ortaya konulmaktadır.Muhammed İkbal, felsefesinin temeline koyduğu benlik kavramı ekseninde hürriyet problemini de yine bu çerçeveden değerlendirmiştir. Hürriyet mefhumu, İkbal'in sisteminde benliğin geliştirilip gerçek anlamda var edilmesinden ayrı bir değer olarak ele alınmamaktadır. Zira düşünüre göre benlik hürriyeti tadınca var olur, köle insan ise benliğinden habersizdir.Hürriyeti yüce bir insani değer olarak gören İkbal, her ne kadar kesin olarak bir ayrıma gitmese de, akli (felsefi) hürriyet ve kalbi (sezgisel) hürriyet olmak üzere iki tür hürriyetten bahsetmektedir. Akli ve kalbi hürriyeti değerlendirirken çağının modern düşüncelerini de nazara alan İkbal, dini ve tasavvufi düşünce ile felsefenin sağlam bir sentezini yapmaktadır.İkbal'in hürriyeti ferdî ve toplumsal olarak ikiye ayırdığı anlaşılmaktadır. Ferdin şahsî benliğinin değerine varması, düşünürümüz için hürleşme yolunda önemli bir merhaleyi ifade etmektedir. Fakat bireysel hürriyetin tek başına çok kuvvetli olmadığını ifade eden Muhammed İkbal, bireysel benliğin milli benlik içinde şuurlu ve iradi olarak eritilmesinin daha güçlü olan toplumsal hürriyetin elde edilebilmesine vesile olduğunu söylemektedir.İkbal, hem ferdi hem de toplumsal benliğin hürriyetini değerlendirirken İslam ve Hz. Muhammed kaynağından beslenmiştir. Dinin ve peygamberin insani dirilme ve hürleşme yolunda esas öğreticiler olduğunu söyleyen düşünür, İslam âlemi ve Şark'ın köleleşmesinin ardındaki gerçeği dinin ve peygamberin öğretisine sahip olunmaması olarak değerlendirmektedir. İkbal'e göre Doğu'nun dirilmesi bu değerlere hakkıyla sarılarak ve taassuptan kurtularak mümkündür. Bu bir nevi benliğin özgürlüğe ulaştırılmasıdır ve bu durum insani hürriyeti de tanımlamaktadır.

Benlik kavramıDin felsefesiFelsefe+3
Tevfik Can Küçükşahin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Marka rezonansının satın alma niyeti üzerinde etkisi ve benlik algısının düzenleyici rolü

Günümüzde rekabetin ve tüketicilerin bilinç seviyelerinin artmasıyla birlikte işletmeler markalaşmaya daha çok önem vermektedir. Günden güne mal ve hizmet çeşidindeki artışlar hem işletmeler için hem de tüketiciler için tehdit oluşturmaktadır. Bu noktada marka, işletmeler ve tüketiciler için hayati önem taşımaktadır. Marka ürün veya hizmetle ilgili hislerin toplamıdır. İşletmeleri diğer işletmelerden ayıran önemli faktörlerden biri olan marka aynı zamanda işletmelere sadık müşteriler yaratmaktadır. Havayolu sektörü ile ilgili literatür incelendiğinde, genel olarak müşteri memnuniyeti, hizmet kalitesi ve müşteri sadakati konularına ağırlık verilmiştir. Havayolu hizmetlerinde marka rezonansı ile ilgili çalışmaların yok denecek kadar az olduğu gözlemlenmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı havayolu seyahati gerçekleştiren yolcuların, marka rezonansının alt boyutlarının satın alma niyetine etkisinde, marka benliğinin düzenleyici etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda kolayda örnekleme yöntemiyle ve çevrimiçi anketler aracılığıyla 541 havayolu seyahati yolcusundan veri elde edilmiştir. Veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) aracılığıyla analiz edilmiş ve hipotezler test edilmiştir. Bulgular, marka rezonansının rezonans, his, performans, farkındalık, yargı ve imaj boyutlarının satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca düzenleyici değişken olan benliğin de satın alma niyeti üzerinde etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Diğer yandan rezonans, farkındalık, yargı, imaj ve benliğin etkileşimsel etkisinin satın alma niyeti üzerinde etkisi bulunmamaktadır. His boyutu ile benliğin etkileşimsel etkisinin satın alma niyeti üzerinde etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla, marka rezonansının performans boyutunun satın alma niyeti üzerindeki etkisinde benliğin düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda işletmeler, müşteri ile marka arasında bir ilişki oluşturmaya çalışmalı ve müşterilerin marka ile uyum içinde olmasını sağlamalıdır. Bu doğrultuda işletmeler, hizmeti satın aldıktan sonra da katılımcılarla iletişim kurmalı ve marka toplulukları aracılığıyla, markayla ilişkili diğer kişilerle bir tür bağlantı sağlamalıdır. Anahtar Kelimeler: Marka Rezonansı, Satın Alma Niyeti, Benlik Kavramı, Havayolu Kullanıcılar

Benlik algısıBenlik kavramıHava yolları+6
Reyhan Çağla Baykam
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10

Related subjects