Communication technology

145 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Yeni iletişim teknolojileri bağlamında yeni gazeteci kimliği

Bu araştırmanın konusu; yeni iletişim teknolojilerinin günümüz gazeteciliğinin haber üretme pratiğini ve meslek kültürünü nasıl etkilediğidir. Dolayısıyla günümüz gazetecilerinin mesleki pratiklerinde değişim ve dönüşüm farklı konumlarda çalışan habercilerin doğrudan deneyimleri ve meslektaşlarının iş görme pratiklerindeki gözlemlerinden hareketle irdelenmektedir. Araştırmada çoklu araştırma yöntemi kullanılmıştır: Bir taraftan yaygın medyada istihdam edilen gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutum ve düşünceleri ile bu teknolojileri kullanım alışkanlıkları anket yöntemi kullanılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan ise yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel gazeteciliğe etkileri derinlemesine görüş alma tekniği ile derlenen veriler aracılığıyla tartışılmaktadır. Bu kapsamda, yeni iletişim teknolojilerinin (yeni medya ortamının) geleneksel gazetecilik pratiklerine etkileri; gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumları, iletişim teknolojilerini kullanımları, sosyal medyayı kullanım amaçları, izlerkitle ile etkileşimleri ve profesyonel gazeteci kimliğine yönelik görüşlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, gazetecilerin çoğunlukla yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, sosyal medyayı özellikle bilgi ve haber araştırma, gündemi takip etme ve kendi kişisel düşüncelerini açıklama platformu olarak benimsedikleri tespit edilmiştir. Yeni medyanın alternatif/yeni gazetecilik olanakları yarattığı, ancak habercilik açısından geleneksel medya ve mevcut haber üretim kod ve normlarının hala güçlü bir konumda olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, yöndeşme, geleneksel gazetecilik kültürü, sosyal medya, yurttaş gazetecilik.

GazetecilikSosyal medyaYakınsaklık+3
Tezcan Özkan Kutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığı

Yaşamın her alanında sıklıkla kullanılan bilgi iletişim teknolojileri sayesinde, geçmişte basılı materyallerle çalışan öğretmenler, günümüzde bilgiyi dijital ortamlarda üretmekte ve yine dijital ortamlarda saklamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinde teknolojiyi sıkça kullanan öğretmenlerin sahip oldukları dijital verilerin güvenliği son derece önemlidir. Veri güvenliğinin öneminden yola çıkan bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve ilgili ölçeği kullanarak var olan durumu ortaya koymaktır. Ölçek geliştirme sürecinde alanyazın taraması ve kritik paydaşlarla yapılan odak grup görüşmeleri sonucunda 93 maddeden oluşan madde havuzu ortaya konmuştur. 12 alan uzmanının görüşü alındıktan sonra taslak ölçek formunun ön deneme uygulaması ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde birer okuldan 79 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda katılımcılar tarafından anlaşılamayan maddeler çıkarılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliği için 529 öğretmenden toplanan veriler ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır. AFA'dan önce 56 maddeden oluşan taslak ölçek, analiz sonrasında öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığını belirlemeye yönelik tek faktörlü 32 maddelik yapıya kavuşmuştur. Beşli Likert tipindeki ölçeğin Cronbach Alfa (α) iç tutarlık katsayısı .945'tir ve toplam açıklanan varyans % 36.053 olarak hesaplanmıştır. AFA sonucunda ortaya konan faktör yapısını doğrulamak için 335 farklı katılımcı ile doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Modifikasyon indeksleri yardımı ile ideal değerlere ulaşan tek faktörlü yapı, dijital veri güvenliği farkındalık ölçeğinin (DVGFÖ) geçerli ve güvenilir olduğunu, ileride yapılacak araştırmalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Balıkesir ilindeki öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemek için 29 farklı okulda görevli 1446 öğretmenden DVGFÖ kullanılarak veri toplanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının 4.16 ortalama ile oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenler; parola oluştururken harf, sayı ve özel karakter kullanmanın önemi, e-posta ile gelen kimlik bilgilerini doğrulama mesajlarına (parola, kredi kartı vb.) itibar edilmemesi ve parola hatırlatmak için kullanılan güvenlik sorularına başkalarının tahmin edemeyeceği yanıtlar verilmesi konularında daha yüksek farkındalığa sahiptir. Güvenlik duvarı yazılımları, İnternet sitelerinde kullanılan güvenlik sertifikaları ve verilerin çeşitli uygulamalar (Dropbox, Google Drive vb.) kullanılarak İnternet ortamında saklanabileceği konularındaki farkındalıkları ise daha düşüktür. Bu araştırmada, bazı demografik değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerin yanında bu değişkenler ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiler de incelenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Buna göre; cinsiyet, günlük bilgisayar kullanım süresi, günlük İnternet kullanım süresi, kişisel bilgisayar, tablet bilgisayar ve akıllı telefon sahibi olma durumlarına göre öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, MEB tarafından hayata geçirilen projelerde dijital veri güvenliğinin yeterince yer bulmaması ve öğretmenlerin eğitim öğretim etkinliklerinde bilişim teknolojilerini kullanırken dijital veri kaybı yaşamamaları için yapılması gerekenler vurgulanmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların; öğretmenlerde dijital veri güvenliği farkındalığı oluşturulmasına katkı sağlayacağı, MEB'in gerçekleştireceği hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanmasında içerik belirleme çalışmalarına yön vereceği ve ileriki araştırmalara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Dijital Veri, Veri Güvenliği, Veri Güvenliği Farkındalığı, Ölçek GeliĢtirme, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilişsel farkındalık+7
Eray Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü: Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın konusu, kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü ve Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar'ın Facebook sayfalarını kendi kimliklerini oluşturma bağlamında nasıl kullandığıdır. Dolayısıyla bu kullanım pratiklerini ölçmek adına belirlenen örneklem ekseninde 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket sonucunda; Facebook'un kişilere hem bireysel anlamda hem de kültürel anlamda kimliklerini oluşturup ifade edebilecekleri bir mecra yarattığı ortaya çıkmıştır; ayrıca ankete katılanların çoğu, Facebook'ta üye oldukları gruplardaki kişilerle gerçek hayatta da yüz yüze iletişime geçerek sosyal paylaşım sitelerinin bir bakıma sosyalleşme yönünü de ortaya koymuşlardır. Bu sonuç, yeni iletişim teknolojilerinin kişinin bireyselleşme üzerindeki etkisi ve toplumsallaşma bağlamında nasıl bir etki oluşturduğu çalışmaları için bir öngörü niteliği taşıyacağı varsayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri bağlamında sosyal paylaşım sitelerinin giderek yaygınlaşması ve bu sitelerin kullanıcı sayılarının günden güne çoğalması, bu alanla ilgili çalışmaların da yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte bu çalışma, Eskişehir'deki Karaçaylarla ve önemli sosyal paylaşım sitelerinden biri olan Facebook ile sınırlıdır.

EskişehirEtnik kimlikFacebook+7
Hakan Ayaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları

Bu çalışma kapsamında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin, mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları araştırılmıştır. Bu amaç çerçevesinde literatür taraması gerçekleştirilmiş, mobil iletişim teknolojilerine ve kullanıcılarına ilişkin bilgilere ek olarak algı, tutum, algılama ve kullanım eğilimlerine ilişkin bilgi ve tanımlamalara erişilmiştir. Algılamalara ilişkin verilerin elde edilebilmesi için İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı ve Teknolojinin Kabulü Modeli çerçevesinde bir kuramsal temel ve veri toplama aracı geliştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler kullanılmıştır. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla incelenmiş, bulgular kuramsal temel ve alanyazın ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular arasında üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamalarında eşzamanlılığın ve sesli iletişimin öncelik taşıdığı, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması ile mekan ortaklığının ise aranan nitelikler olmadıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların ifadelerinin tematik analiz yoluyla yorumlanmasıyla katılımcıların öne çıkan kullanımları arasında bilgi erişimi, sesli eşzamanlı iletişim ve metin tabanlı gecikmeli iletişim çıkmıştır. Gerçekleştirilecek olan iletişimin yakın kişilerle mi yoksa tanıdık olunmayan kişilerle gerçekleştirileceği, katılımcılar için anındalık, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması için belirleyici bir etken olmuştur. Cihaz sınırlılıkları, rahatsız edilmeme arzusu ve metin tabanlı iletişimin bazı katılımcılar tarafından yeterli, bazıları tarafından yetersiz görülmesi ise algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı olumsuz etkileyen etkenler olmuştur. Çalışma kapsamında İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı, metin tabanlı iletişime olan yatkınlığı açıklamakta yetersiz kalırken Teknolojinin Kabulü Modeli, algılamaların ölçülmesi için etkili ölçütler sağlamıştır.

Faydalılık algısıGörsel-işitsel medyaHareketli iletişim+6
Onur Yumurtacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi iletişim teknolojileri kullanımı ve firma performansı

Bilgi iletişim teknolojileri (BİT), ilk bilgisayarın 1950'lerin başında kullanılmaya başlanmasından bu yana, oldukça gelişmiştir. BİT'nin kullanımının yaygınlaşması hem bilgi toplama maliyetlerini hem de asimetrik bilgi sorununun önemini azaltmıştır. Bu gelişmeler tüm sektörlerde, verimliliği artırarak ekonomik büyüme için yeni yollar açmış ve BİT'nin firmaların performansı üzerindeki etkisi araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Diğer ekonomilerde hem imalat sanayi hem de hizmet sektörlerindeki firmalar için BİT'nin firma performans göstergesi olan verimliliğe etkisini inceleyen çalışmalar bulunmaktadır. Ancak BİT ve verimlilik arasındaki bağlantıyı inceleyen çalışmalarda, BİT değişkeni olarak genellikle BİT sermayesi kullanılmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de, BİT kullanımının firma verimliliğine etkisini inceleyen bir çalışmanın yapılmaması bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Bu nedenle bu çalışmanın amacı; Türkiye'de firma düzeyinde imalat sanayi ve hizmet sektöründe BİT kullanımının, verimlilik olarak ölçülen firma performansı üzerindeki etkisini araştırmak ve bu etkinin imalat sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar arasında farklı olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu amaçla, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri ve Girişimlerde Bilgi Teknolojileri Kullanımı İstatistikleri kullanılarak 2009-2013 yılları arasını kapsayan panel veri seti oluşturulmuştur. BİT kullanımının işgücü verimliliğine etkisi, Rassal Etkiler modeli kullanılarak, katma değere etkisi ise, Olley-Pakes metodu kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları hem imalat sanayinde hem de hizmet sektöründeki firmalarda BİT kullanımının işgücü verimliliğini ve katma değeri olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi İletişim Teknolojileri, BİT, Verimlilik, İmalat Sanayi,Hizmet Sektörü, Türkiye

Bilgi teknolojisiFirma performansıPerformans+2
Gül Güney
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

The impact of national culture on self-leadership development

In the increasingly globalized market place, "leadership development", too, has become an "export" often in standardized forms. However, such globalized "exports" with "one solution fits all mindset" tend to disregard the factors that critically influence the effectiveness in leadership development, such as national culture. Therefore, new approaches and frameworks are needed to better understand and facilitate the effective self-leadership development in different cultural contexts, in other words the "glocalization" of leadership development. This research examines the effects of the national culture upon the "effectiveness" in self-leadership development in corporate context (comparing Turkish and Canadian mid-level managerial contexts within the ICT sector), with a view of improving the underlying theories, assumptions and practices of self-leadership development trainings. Given the opposing cultural dimension factor indices between Turkey and Canada, significant differences in self-leadership development outcomes were expected between these two cultural contexts. However, the data from the study shows that the differences were statistically insignificant, leading one to wonder, has the sectorial similarities (ICT in this case) has resulted in similar outcomes in both the cultural contexts selected for this research. This shows that contextual factors that can lead to different leadership development outcomes under differing national contexts are in tension with global trends that tend to cross national boundaries.

CanadaGlobalizationGlocalization+7
Suresh Gunaratnam
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

2018 hayat bilgisi öğretim programlarının ve uygulamalarının öğrencilere 21. yüzyıl becerilerini kazandırma durumlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı 2018 Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programının (HBDÖP) ve uygulamalarının öğrencilere 21. yüzyıl becerilerini kazandırmaya yönelik olma durumunu incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada 2018 HBDÖP öğretim programı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılında birinci, ikinci ve üçüncü sınıf düzeyinde kullanılan MEB Hayat Bilgisi ders ve çalışma kitapları incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analiz ile gerçekleştirilmiştir. Öğretim programında yer alan kazanımların, ders ve uygulama kitaplarında yer alan metin ve etkinliklerin 21. yüzyıl becerilerini kazandırmaya yönelik olma durumunun analizinde betimsel analiz tekniği uygulanmıştır. P21 21. Yüzyıl Becerileri Çerçevesi analiz çerçevesi olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 2018 HBDÖP kazanımları ile Hayat Bilgisi ders ve çalışma kitaplarında yer alan metin ve etkinliklerin öğrenme ve yenilik becerilerinden en çok eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik, en az işbirliği becerisini geliştirmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Bilgi, medya ve teknoloji becerileri arasında en çok bilgi okuryazarlığı becerisini geliştirmeye yönelik, en az ise bilgi ve iletişim teknolojisi becerisini geliştirmeye yönelik olduğu saptanmıştır. Yaşam ve meslek becerilerinden ise en çok esneklik ve uyum becerisini geliştirmeye yönelik en az üretkenlik ve sorumluluk becerisini geliştirmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Medya okuryazarlığı becerisini geliştirmeye yönelik hiç etkinlik ve kazanım olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğretim programında yer kazanımlar ile ders kitaplarında yer alan etkinlikler arasında 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeye yönelik olma açısından bir uyum olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile kazanım hangi 21. yüzyıl becerisini geliştirmeye yönelik ise o kazanıma ilişkin kitaplarda yer alan etkinlik ve metinlerin de aynı beceriyi geliştirmeye yönelik olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programı, 21. Yüzyıl Becerileri, Öğrenme ve Yenilik Becerileri, Bilgi Medya ve İletişim Teknolojileri Becerileri, Yaşam ve Kariyer Becerileri

21. yüzyılHayat bilgisiHayat bilgisi dersi+7
Aslı Kıyıkcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik hatlarından iletişim (Power line communication): Sistem verilerinin aktarılması

Bu çalısmada; enerji ve haberlesme gereksiniminin tek bir hattan karsılandıgı DA fan motor kontrol sitemi gerçeklenmistir. letisimin elektrik hattı üzerinden yapılmasına olanak saglayan DC-BUS enerji hattı iletisim teknolojisi, çogullamalı ag yapısı sayesinde tek bir DA hattına baglı azami 16 adet uç birimin birbirleri ile 10 kbps aktarım hızına kadar haberlesmelerine olanak saglamaktadır. Bu sayede, kullanılan kablo miktarındaki azalma ile toplam yük azalmakta, kurulum kolaylıgı saglanmaktadır. Freescale Semiconductor 56F8000 sayısal isaret denetleyicisi ailesine ait 56F8013 kontrolörü ile çogullamalı DC-BUS ag yapısına sahip elektrik hatlarından iletisim uygulaması gerçeklestirilerek test edilmistir. Anahtar kelimeler: Elektrik Hatlarından letisim (EH), DC-BUS, Elektrik Hatlarından Genis Bant, Sayısal saret Denetleyici (DSC 56F8000)

Sayısal işaret işlemeİletişim teknolojisi
Rıdvan Berberoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel mekanda iletişim ve iletişim teknolojilerinin gelişimi perspektifinde kentsel kamusal mekan tasarımına bakış

Kentsel kamusal mekanlar ilk yerleşmelerden günümüze kadar insanlar arası iletişim ve etkileşim alanı olarak gelişmiştir. Ancak 1990'lı yıllarda teknoloji sayesinde hayatımıza aktarılan yeni iletişim biçimleri ile kentsel kamusal mekanın bu niteliği zayıflamaktadır. İletişim teknolojileri, insanlara sanal mekanda farklı bir hareket alanı kazandırmakla birlikte insanların kent içindeki hareketliliğini de değiştirmektedir. Bu süreçte işlevsel niteliği önem kazanan kentler, özel mekan ve ulaşım fonksiyonları odağında biçimlenmekte, farklı iletişim biçimlerini benimseyerek gelişen yeni nesil ise kent ve toplumdan uzak bir gelecek riski taşımaktadır. Bu noktada, kentsel kamusal mekanların toplumun değişen yüzüne uyum sağlaması gerekmektedir.Tezin amacı, hızla gelişmekte olan yeni iletişim biçimlerine koşut olarak, kentsel kamusal mekanın anlamını sorgulamak ve tasarımı üzerine bakış açısı geliştirmektir. Çalışmada kentsel mekan kavramı ?fiziksel iletişim? odaklı incelenmiş, yeni gelişen iletişim biçimlerinin mevcut ve tasarlanan yapısına bağlı olarak, kentsel yaşam ve mekan üzerindeki değişim ve değişim potansiyelleri ortaya koyulmuştur.Bu kavramsal çerçeveye dayanarak, Büyükdere caddesi ve yakın çevresi örnek çalışma alanı olarak değerlendirilmiştir. İstanbul'da üç ilçenin kesişim alanında bulunan çalışma alanı bir merkezi iş alanı ve çevresindeki konut alanlarından oluşmaktadır. Çalışma alanı, ?iletişim ve etkileşim? kavramları çerçevesinde fiziksel ve sosyal açıdan incelenmiştir. Fiziksel açıdan, arazi kullanım, araç ? yaya hareketliliği, kentsel doku ve ölçek gibi çeşitli analizlere bağlı olarak kentsel kamusal mekan kurgusunun ?toplumsal iletişime uygunluğu?, sosyal açıdan ise yapılan anket ve gözlem çalışmalarına dayanarak ?insanların yeni gelişen iletişim biçimleri ile ilişkisi? incelenmiştir. Ortaya çıkan senteze göre, kentsel kamusal mekanların yetersizliği ve değişen iletişim biçimleri karşısında kentsel tasarımın anahtar rolü belirginleşmiş, bu çerçevede çalışma alanında öne çıkan değişkenlere göre öneriler sunulmuştur.Bu çalışma hızla bireyselleşen, özelleşen, ayrışan bir dünyada gelecek adına yapılacak planlama ve tasarım çalışmalarında ?iletişim? alt başlığının önemine dikkat çekmektedir.Anahtar kelimeler: İletişim, kentsel mekan, iletişim teknolojileri, kentsel kamusal mekan.

Kentsel mekanİletişimİletişim teknolojisi
Serkan Sınmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisi üzerine yapılan çalışmalar literatürde artan bir bilgi birikiminin temellerini oluşturmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda oluşturulan bilgi birikimi sürecinde elde edilen bulgular genel olarak BİT'in ekonomik büyümeyi pozitif yönde etkilediği şeklindedir. Buna ek olarak BİT değişkeninin bağımlı değişken üzerindeki etki düzeyleri farklıdır. Bu farklılık ülke gruplarının kendi arasında olduğu gibi aynı ülkelerin farklı zaman dönemleri için de gözlemlenmiştir. Bu çalışmada Solow büyüme modelinin genişletilmiş hali kullanılmıştır. Bunu yaparken sermaye değişkenini BİT sermayesi ve BİT dışı sermaye olmak üzere iki bileşene ayrılmıştır. Burada BİT sermayesi göstergesi olarak Türkiye üzerine yapılan çalışmalarda daha önce kullanılmamış olan BİT ithalat verileri kullanılmıştır. 2000Q1-2016Q2 dönemlerini kapsayan çalışmada değişkenler arasındaki ilişki ARDL sınır testi yöntemiyle incelenmiştir. Uzun dönem tahmin sonuçlarına göre; BİT sermayesi, BİT dışı sermaye ve emeğin Türkiye'nin ekonomik büyümesi üzerinde pozitif bir etkisi vardır. Kısa dönem tahmin sonuçları sadece BİT dışı sermayenin büyümeyi pozitif etkilediği yönündedir. Bu sonuçlar bilgi ve iletişim teknolojilerinin sürdürülebilir ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanabilmesinde stratejik bir unsur olduğu şeklindeki teorik varsayımı desteklemektedir.

Bilgi ekonomisiBilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileri sektörü+5
Seyhun Tutgun
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim bağlamında Arapçada terim oluşturma yöntemleri

Sâmi diller olarak tanımlanan ve bu dil ailesine mensup olan Arapça, kelime yapısı itibariyle bükümlü diller grubuna girmektedir. Genellikle iştikâk (türetim) yöntemiyle kelime elde edilen Arapça yapı itibariyle esnek özelliğe sahip olup bir kök kelimeden çok sayıda kelime türetme imkânına sahiptir. Bu çalışmada, Arapçanın terim türetme potansiyeliyle beraber iletişimin somut tezahürü olan terimleri, iletişim terimlerinin ne şekilde oluşturulduğu bağlamında ele almaya çalıştık. Kavramsal ve kuramsal çerçeve çizilirken klasik eserlerden ve modern dönem Arapça terim çalışmalarından elde edilen örneklerle üzerinde çalışılan konu somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışma, dört bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi ve yararlanılan Türkçe ve Arapça kaynaklardan belli başlıları belirtilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili tespit edilen doğrudan veya dolaylı olarak yapılan çalışmalar kronolojik sırasına göre verilmiş, konuyu çalışmaya duyulan ihtiyacın ne olduğu, literatürde hangi boşluğu doldurduğuna temas edilmiştir. İkinci bölümde terimin tanımı, özellikleri ve terminoloji hakkında genel bilgiler verildikten sonra, Arap dünyasında yapılan terim çalışmalarından, klasik dönemden günümüze kadarki süreçte kişisel ve kurumsal faaliyetlerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Arap dilini geliştiren terim türetme yöntemleri açıklanmıştır. Lafzî, mânevî ve iktirâzî olarak üç ana başlık altında ele aldığımız bu yöntemlerden sonra terim türetmede çok kullanılan Arapça kalıplar üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise iletişimin tanımı ve iletişim türleri tanımlandıktan sonra yazılı iletişime örnek olarak postanın Arap coğrafyasındaki tarihsel gelişimi ve örneklem olarak seçilen bazı posta terimlerinin iştikâk bağlamında değerlendirmesi yapılmıştır. Ardından görsel ve işitsel iletişimle ilgili bilgiler verildikten sonra örneklem olarak seçtiğimiz bazı telekomünikasyon terimlerinin iştikâk bağlamında değerlendirmesi yapılmıştır. Son olarak günümüz medyası ve sosyal medya platformlarıyla ilgili genel bilgiler verildikten sonra yine örneklem olarak seçtiğimiz bazı medya terimlerinin iştikâk bağlamında değerlendirmesi yapılmış ve çalışma sonuç bölümüyle sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Terim, İştikâk, İletişim, İletişim Terminolojisi.

ArapçaTerimlerİletişim+2
Muhammed Tecen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan kavramının tarihsel süreç içindeki incelenmesi ve günümüzde mekan anlayışı

Son yıllarda, bilgisayar teknolojisinin yaygın kullanımı ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler yaşamın her alanında bir değişim ve yeniden şekillenme süreci yaratmaktadır. Bu durumun etkileri mimarlıkta da gözlenmektedir. Her geçen gün adına daha sık rastladığımız 'siber ortam', 'sanal gerçeklik' ve 'sanal mekan' gibi kavramlar, günümüz mimarlarına tasarım dünyasında yeni ufuklar açmaktadır. Bu araştırmanın amacı; mekan kavramından yola çıkarak, mekanın kavramlaştırılması ve sanal mekan arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu çalışmanın ilk aşamasında, çeşitli geleneksel mekan tanımlamaları üzerinde durulmuştur. İnsanlar mimariyi bir kartpostala bakarmış gibi incelerler. Ancak mimarinin gerçeği farklıdır. Mimari, farklı ortam, ışık ve bakış açılarından farklı zamanlarda algılanır. Mimari ile ilişki içindeki bu etkenler, çeşitli niteliklerde, örneğin güzel görsel imajlar üretir. Planlar, kesitler, görünüşler, maket v.b. araçlar mimariyi ve mimari mekanı tanımlamak için kullanılan araçlardır. Ancak bu araçlar, gerçeği tam olarak gösteremedikleri ve yaşatamadıkları için yeterli değildir. Mimariyi anlayabilmek için, içinde yaşamak, değişik bakış açılarından görmek, farklı zamanlarda algılamak ve içinde hareket etmek gereklidir. Bu bağlamda mekanm algılanma olgusu ele alınmış, fiziksel mekanı algılamamıza etki eden boşluk, hareket ve ışık v.s. gibi faktörler üzerinde durulmuştur. Ayrıca, fiziksel mekan kavramının günümüze kadarki gelişimi örnekler üzerinde incelenmiş ve değişimin gözlendiği çeşitli tarih dilimleri saptanmıştır. İkinci aşamada; temel olarak kavramlaştırma ve kavramsal mekan olgusu üzerinde durulmuştur. Bu bölümdeki kavramsal mekan olgusu, "Fiziksel mekandan sanal mekana geçerken mekanı kavramlaştırıyor muyuz?" sorusundan çıkmıştır. Bu bağlamda mekan kavramı edebiyat ve resim gibi farklı disiplinlerde ele alınmış ve fiziksel mekanı algılamamızı sağlayan faktörlerin aslında bu alanlarda da varolduğunu ortaya koyup, mekan kavramına ulaşmak amaç edinilmiştir. Tüm duyu organlarımızdan geçerek nesnelleştirilen duyumlar, bulunulan durumun içeriğine göre bir kavrama ulaşmaktadır. Örneğin, insanın yaşamının herhangi bir evresinde kullanmış olduğu parfüm, yeniden koklandığında kişiyi o döneme götürecektir. Bu götürme işlemi sırasında kişiye olumlu veya olumsuz etkiler yaşatabilecektir. Aynı durum mimari mekanlar için de söz konusudur; çünkü mimari mekan, içinde bulunan insanla etkileşimi bağlammda 'varlık' olarak düşünüldüğünde bir ruh taşır. Bu bölümde ayrıca tarih boyunca gerek mimarlar gerekse dönemin filozofları tarafından yapılmış mimarlık ve mekan kavramı tartışmaları üzerinde durulmuştur ve son olarak kavramsal mekan olgusuna bir tanım getirilmiştir. viiÜçüncü ve son aşamada ise; 'sanal gerçeklik' adı altında 'sanallık' ve 'gerçeklik' kavramları üzerinde durulmuştur. Sanal gerçeklik değil de, sanallık düşüncesi mimarlığa belirsiz, kesin olarak bildirimi olanaklı olmayan bir gelecek, ucu açıklık, geleceğin şimdi ve geçmiş üzerinde üstünlüğü benzetim değil, (zamansal) yer değiştirme vaadi, sonsuz açıklık düşüncesi sunmaktadır. Siberuzay kavramı ise mimarlığa bedenden ayrılmış, fiziksel olmayan veya aşkm bir tasarım kavramı düşüncesi, maddeden ayrılmış tasarım ve duyuların benzetimi, yeniden üretimi, çoğaltılması veya arttırımı düşüncesi sunmaktadır. Sanal mekanda, mekanı algılamamızı sağlayan faktörlerin varlığından söz edebiliriz. Ancak bu faktörlerin içeriği genişlemiştir. Yeni mekan sınırlarının ortak yönü, aslında sınır olmayışlarıdır. Duvar, kesin sınır olarak kabul edilmez. Bu bağlamda araştırmada sanallık konusunda çeşitli mimar ve filozofların düşüncelerine yer verilmiş, mimarlık mesleğiyle ilişkilendirilmiş, günümüzde 'Media-art' adı altında yapılan, sanal mekan ortamına örnek olabilecek denemelere yer verilmiştir ve son olarak sanal mekan olgusunda mekanı algılamamızı sağlayan faktörlerin varlığı tartışılmış ve sanal mekana bir tanım getirilmiştir.

MekanSanal mimariTarihsel gelişim+1
Handan Demirkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessFR

Utilisation des nouvelles technologies dans l'enseignement du Français

Notre travail de recherche se compose de deux parties principales.Dans la première partie, nous avons essayé d'analyser des différentes théories d'apprentissage et des courants méthodologiques qui ont influencé le développement des technologies éducatives. Abordant les progrès dans l'utilisation des nouvelles technologies d'information et de communication, nous avons présenté les programmes éducatifs.La seconde partie de notre recherche est consacrée à l'analyse et à la classification de certains sites et systèmes pour l'apprentissage en autonomie.Finalement cette étude propose des nouvelles perspectives dans le domaine de la formation en apprentissage des langues en autonomie à travers les technologies d'information et de communication.

Umut Hür Yaşar
Çukurova University
2010
00
Master'sOpen AccessFR

Utilisation des technologies de l'information et de la communication en FLE en Turquie

Notre étude sur l'utilisation des technologies de l'information et de la communication en FLE en Turquie se compose trois parties principales.Dans la première partie; on a essayé généralement d'étudier l'histoire des technologies de l'information et de la communication. Du passé à notre jour, les développements technologiques ont été étudiés et on a parlé de l'usage des technologies dans la domaine de l'éducation.Dans la seconde partie; on a exprimé des moyens technologiques utilisés dans l'enseignement du français, les avantages et les desavantages pour l'enseignant et aussi l'apprenant, des fiches pédagogiques dont on peut profiter dans les leçons.La troisième partie comprend l'usage des technologies de l'information et de la communication en Turquie, et son développement. De plus, on a parlé sur l'enseignement du français en langue étrangère en Turquie. Finalement, on a indiqué l'usage des technologies de l'information et de la communication en français, en Turquie et on a proposé quelques modernités.?

Altunay Özpolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessEN

A case study on the effects of teacher-structured out-of-class ict activities on listening skills, motivation and self-efficacy

The current study was designed inorder to investigate the effects of out-of-class ICT activities, which are implemented in a blended manner with the regular listening and speaking course, on students' listening proficiency, intrinsic motivation and self-efficacy perceptions related to listening. bot quantitative and qualitative research methods were utilized to have more reliable results. The participants were 26 preparation class students at English Language Teaching Department, Çukurova University. The participants engaged in extensive out-of-class activities arranged and assigned by the instructor through a class blog and English podcasts for seven months. at the beginning of the study, the participants filled out an out-of-class activities questionnaire to have a general opinion about what kind of out-of-class activities they are involved in, and throughout the study, they assessed the activities and their performances through Intrinsic Motivation Inventory. At the end of the study, the participants also evaluated their self-efficacy in listening and speaking skills retrospectively and currently by filling out a self-efficacy scale, and they were interviewed about the advantages and disadvantages of the implementation to gain a deeper insignt about the effects of the study. Throughout the study, two learning logs investigation the participants' opinions about their own learning processes were administered as well. In order to investigate if there was any improvement in their listening skill proficiency, three achievement tests were utilized. The quantitative data collected through the out-of-class activities questionnaire and the self-efficacy scale were analyzed descriptively first. In order to investigate if there was any change in students' self-efficacy perceptions and in their motivation levels, the Wilcoxon Signed Rank Test was utilized to compare the results. In order to evaluate the achievement test results Repeated Measures ANOVA was utilized. The learning logs and the interviews were analyzed qualitatively. Detailed analyses of quantitative and qualitative data revealed that teacher-structured out-of-class ICT activities, mainly podcasts in this study, used in a blended design with the regular course have positive effects on students' listening proficiency, intrinsic motivation and self-efficacy perceptions. Keywords: Out-of-class activities, podcast, listening skills, intrinsic motivation, selfefficacy perception

Information technologyListening skillEfficiency+7
Ayşe Görgün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve iletişim teknolojileri'nin okullarda kullanımına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Bilgi ve iletişim Teknolojilerinin okullarda kullanılmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Dünya genelinde birçok ülkede Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) okullarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Ülkemizde de okullarımızın teknolojik alt yapısı günden güne gelişerek yeni projeler üretilmektedir. Bu nedenle yönetici ve öğretmenlerin bu konudaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada nicel boyutta yönetici ve öğretmenlere "Bilgi ve iletişim teknolojilerinin okullarda kullanımına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesi" tutum ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların çoğunluğu Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) kullanımını, öğretim programlarının amacına ulaşması açısından yararlı gördüğünü belirtmişlerdir.

Bilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileri sektörüEğitim bilimleri+6
Mehmet Sıddık Balkaya
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimlilik üzerine etkisi:Türkiye örneği

Yaklaşık 20 yıl önce dijitalleşme ile birlikte bilgi ve iletişim teknolojilerinin yoğun kullanımı ekonomik refahı ve uzun vadeli sürdürülebilir verimlilik artışını desteklemektedir. Bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde bilgi akışı ve piyasa sınırları genişlemekte, maliyetler azalmakta ve ekonomik büyüme sağlanmaktadır. Diğer bir söylemle, sınırlı bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısına sahip olan ülkelerde maliyetler daha yüksek, bilgi akışı daha az, pazar fırsatları daha kısıtlı olmakta ve dolayısıyla daha düşük gelir elde edilmesi gibi çeşitli ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Bu yüzden, son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojileri hem akademisyenler hem de politika uygulayıcıları tarafından dikkat çeken bir konu haline gelmektedir. Son on yılda, bilgisayar, e-mail, internet kullanımı gibi bilgi ve iletişim teknolojileri araçları yeniliği, büyümeyi ve sosyal değişimi teşvik eden en önemli araçlardır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimlilik üzerine olan etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda çalışma iki farklı ekonomik modelden oluşmaktadır. İlk model, bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimlilik üzerine etkisini Türkiye için ele almaktadır. Uygulama sonucunda, bilgi ve iletişim teknolojileri ile verimlilik arasında literatüre uyumlu olarak uzun dönemli bir ilişkinin var olduğu kanıtlanmıştır. İkinci model, bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimlilik üzerine olan etkisini Türkiye'nin de içinde bulunduğu seçilmiş OECD ülkelerini için ele almaktadır. Analiz sonucunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimlilik üzerine olan etkisinin pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi teknolojisiBilişim teknolojisiEkonomik büyüme+7
Duygu Serin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler ve yeni bilgi ve iletişim teknolojileri: Türkiye'deki nükleer karşıtı platform örneği

Son yıllarda gözlemlenen çevrimiçi aktivizm örnekleri, çevrimiçi ortamlarda oluşan sosyal ağlar ve internet yoluyla mobilize olan toplumsal hareketlerin ortaya çıkışı, yeni Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) ve toplumsal hareketler ilişkisinin önemine dikkat çekmektedir. Toplumsal hareketler tarafından giderek daha fazla kullanılan yeni BİT, toplumsal hareketler çalışmalarında da kendine yer edinmeye başlamıştır. Bu çalışma yeni BİT'nin toplumsal hareketler üzerindeki etkilerine odaklanarak literatüre katkı yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmada olası etkiler iki farklı nokta üzerinden analiz edilmektedir: toplumsal hareketlere dair sosyal ağlar ve mobilizasyon yapıları. Analiz sürecinde Türkiye'deki Nükleer Karşıtı Platform (NKP) örneği kullanılarak, Platform ve destekçilerinin aktif olarak kullanmakta olduğu yeni iletişim teknolojilerinin (NKP'nin resmi internet sitesi ve sosyal medya sayfaları) kullanım amaçları, sağladığı avantajlar ve/veya dezavantajlar ve bu yeni BİT'nin destekçiler ve NKP arasındaki yüz yüze iletişimin yerini alıp alamayacağı gibi konulara yer verilmiştir. Analiz sonucunda yeni BİT'nin toplumsal hareketler için önemli birer koordinasyon, iletişim ve haber kanalı aracı olduğu belirlenmekle beraber, katılımı artırmak ve hareketin devamlılığını sağlamak için çevrimdışı ve çevrimiçi iletişim kanallarının beraber kullanılmasının ideal olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Toplumsal Hareketler, Yeni Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Sosyal medya, Facebook, Twitter, Sosyal ağlar, Yeni medya, Mobilizasyon, Nükleer Karşıtı Platform, Türkiye

Bilgi teknolojisiFacebookNükleer kirlilik+7
Hilal Atilla
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada paylaşılan toplumsal olaylara ilişkin işlenmiş görüntülerin grafik tasarım ilkeleri açısından incelenmesi

İletişim teknolojilerinde yaşanan nicel ve nitel dönüşümler her türlü yaşantı, duygu, düşünce ve üretimin kolay ve hızlı biçimde toplumla paylaşılabileceği bir medya türünün oluşmasını sağlamıştır. Sosyal medya olarak adlandırılan bu sanal ortam kullanıcı tabanlı olması, insanlar arasındaki etkileşimi arttırması ve kitleleri biraraya getirmesi gibi özellikleri bakımından da önem taşımaktadır. Bugün her türlü görsel, metin, video ve ses içeriklerinin üretilmesi ve paylaşılabilir olmasıyla birlikte sosyal medya, etkileşimin üst düzeyde olduğu bir alan haline gelmiştir. İnternette paylaşım olanaklarının artması ve bireylerin içerik üreterek bu içerikleri sosyal medyada paylaşabilmesi, görseller başta olmak üzere pek çok multimedyanın üretilip paylaşılmasına sebep olmuş; görsel içeriklerin Photoshop, Illustrator, CorelDraw ve Paint gibi görüntü işleme yazılımlarıyla işlenerek üretilmeye başlanması sonucu yeni bir görüntü türü ortaya çıkmıştır. Bu görüntü türünün zamanla hem bir iletişim biçimi, hem de grafik ürün olarak değer görmeye başlaması ise, bu görüntülerin grafik tasarım ilkeleri açısından incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Yapılan bu araştırmada iletişim, sosyal medya ve grafik tasarım hakkında kavramsal çerçeveler oluşturulmuş ve ardından yazılımlar aracılığıyla işlenerek paylaşılan görüntülerden örnekler seçilerek bu örnekler grafik tasarım ilkeleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın; sosyal medyada görülen bu yeni üretim biçiminin, geçmişten bugüne teknolojik gelişmeler ile toplumsal olaylar neticesinde dönüşüme uğramış ve uğramaya devam eden grafik tasarım alanının ilkelerine uygun biçimde üretilmesi konusunda faydalı olacağı öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Sosyal medya, grafik tasarım, işlenmiş görüntüler.

Bilgi paylaşımıGrafik tasarımıGörüntü işleme+7
Cihangir Eker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım sektörünün geleceği: Teknolojik bir bakış

Sanayi 4.0 her sektörün üretim yapısında olduğu gibi tarımsal üretiminin yapısında da önemli değişime yol açmıştır. Bu değişim ve gelişim tarım sektörünün verimini arttırarak ekonomilerdeki büyüme ve kalkınmanın yeni dinamiğini oluşturmaktadır. Teknoloji, tarım sektöründe de her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerleme tarım sektöründe verimlik, kazanç ve kaliteyi yükselterek tarımsal üretimin küresel ekonomide göreceli önemini arttırmaktadır. Dünya Sanayi 4.0 sonrası dönemi hızla benimserken, tarımsal üretimin ana bileşeni olarak makinelerin birbirleriyle etkileşim halinde olmasıyla hız ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda biyoteknolojik çalışmalar sonucunda artan dünya nüfusunun gıda taleplerini karşılayabilmek ve her türlü toprak ve iklim koşullarında ürün elde etme mümkün hale gelmektedir. Gelişen teknoloji ile tarımda kullanılan kimyasalların çevreye olan olumsuz etkisi en az seviyeye indirilmiş ve gıda güvenliğini arttırmak için iklim koşullarına uygun tohumların üretilmesi sağlanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın amacı ise Sanayi 4.0 sonrasında tarım teknolojisinde yaşanan gelişmelerin tarım sektörü üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada tarım sektörünün gelişimi ve değişimi ülkemiz ve dünya ekonomisi açısında incelenmekte ve Sanayi 4.0 sonrasında tarımsal üretimi etkileyen dönüşümler belirlenmektedir. Bu dönüşümlerin tarımsal üretim düzeyi üzerine olan etkisi bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri ile ifade edilen Sanayi 4.0 tarım sektörü üzerinde etkiye sahiptir.

Endüstri 4.0Tarım sektörüTarımsal üretim+4
Çağla Yener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretiminde bilgi iletişim teknolojilerinin akademik başarıya etkisi: Meta analiz çalışması

Bu araştırmanın amacı deneysel çalışmaların bütünleştirilerek incelenmesi olarak ifade edilen meta analiz yöntemiyle Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretimi kapsamında Bilgi İletişim Teknolojileri ve geleneksel öğretim yöntemlerinin öğrencilerin akademik başarı puanları üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda elde edilen çalışmalara ait bulgular ortak başlıklar altında toplanarak yıl, lisans düzeyi, örneklem boyutu ve tercih edilen yöntem ve araç gerece göre farklılıkların incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında yapılan literatür incelemesi sonucunda incelenen veri tabanlarında konu başlıkları dahilinde 60 adet çalışmaya ulaşılmıştır. Oluşturulan kodlama formu ile incelenen çalışmalardan 14 tanesi araştırma probleminin dışında kalması, değişkenlerin içerisinde akademik başarının yer almaması, nitel yöntemlerle hazırlanmış olması ve araştırmacı tarafından belirlenen sınırlılıkların dışında kalması sebebiyle araştırmadan çıkarılmıştır. Araştırma kapsamında 46 çalışma meta analize dahil edilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenini Bilgi İletişim teknolojilerinin akademik başarı üzerindeki etkisine ait etki büyüklükleri; bağımsız değişkenlerini ise yıl, örneklem boyutu, tercih edilen öğretim yöntemi-materyaller ve çalışmanın yayınlanma düzeyi olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında veri analiz aşamasında CMA meta analiz paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında rastgele etkiler modeline göre E++=1.062 olarak hesaplanmıştır ve Cohen's d sınıflandırma ölçütüne göre etki büyüklüğü geniş aralıkta olarak yorumlanmaktadır. Rastgele etkiler modeline göre p değerinin 0.05'ten küçük olması anlamlı düzeyde farkın olduğunu ortaya çıkarmış ve incelenen çalışmalar dahilinde Bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımının geleneksel yöntemlere karşı akademik başarı puanları üzerinde pozitif yönde geniş ölçüde etki yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilere sunulan bilgilerin ve kazanmaları beklenen davranış, beceri ve yeterliliklerin aktarımında Bilgi İletişim Teknolojileri daha etkili bulunmuştur.

Akademik başarıBilgi ve iletişim teknolojileriMeta analizi+4
Burak Doğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital dönüşümün ekonomik büyümeye etkisi: Türkiye örneği

Bilim ve yeniliğin, büyüme ve ekonomik gelişmenin ana etkenleri olduğu bilinmektedir. İktisadi kalkınma ve refah seviyesini artırmada rol oynayan ana etkenlerin başında ise dijital ve mobil ekosistemler gelmektedir. Bu çalışma öncelikle ekonomik kalkınmanın tarihsel yapısını incelemenin yanısıra, ana bilgi ve iletişim teknolojileri(ICT) değişkenlerinden olan dijital gelişim ve bilgi toplumu süreçlerine odaklanmaktadır. Sonrasında odağını "Ekonomik Karmaşıklığın Atlası", "Ekonomik Giriftlik Yapı Göstergesi (ECI)" gibi daha güncel, sistematik ve karmaşık yaklaşımlara daraltmakta ve temel bilgi ve iletişim teknolojileri(ICT) değişkenlerinin, 2000 – 2014 yılları arasında, Türkiye'deki makroekonomik gelişim göstergeleri üzerindeki etkilerini kontrol etmektedir. Sonuç olarak, bu tez gelişmiş ekonomilerin yurt genelinde yaptıkları bilgi ve iletişim teknolojileri(ICT) altyapısı yatırımlarının etkileri ve bunun sektörel ekosistemler aracılığıyla ülkenin altyapısını değerlendirebilme yeteneğine katkısı hakkında analizler üretmektedir.

Bilgi teknolojisiEkonomik büyümeMobil+3
Bekir Pakdemirli
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Celal Bayar Üniversitesi öğrenci işleri e-devlet uygulamasının kamu tasarrufu üzerindeki etkisi

e-Devlet; devlet ve birey ilişkilerinde, devletin vatandaşa karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve hizmetler ile, vatandaşların devlete karşı olan görev ve hizmetlerini karşılıklı olarak elektronik ortamlarında kesintisiz ve güvenli olarak yürütülmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında üniversitelerin e-devlete geçebilmeleri için ?okul yönetimi ? öğrenci ? öğretim elemanı? ilişkisini elektronik ortama taşımaları gerekmektedir. Bu çalışmada bu ilişkiyi elektronik ortama taşımaya yönelik olarak Celal Bayar Üniversitesi'nde yapılan e-devlet uygulamaları incelenmektedir.Bu çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçevede ele alınmıştır. Elektronik devletin özellikleri, amaçları, etkileşim alanları, elektronik devlete geçiş aşamaları ve elektronik devletin yapılandırılmasına ilişkin sorunlardan bahsedilmiştir.İkinci bölümde ise Avrupa Birliği ekseninde yapılan e-devlet çalışmaları, Türkiye'de e-devlete yönelik oluşturulan kurum ve kuruluşların önemli e-devlet uygulamaları incelenmektedir.Üçüncü bölümde ise Celal Bayar Üniversitesi tanıtılarak, üniversitede e-devlet kapsamında yürütülen projelerden bahsedilmektedir. Özelikle de üniversitenin kendi geliştirdiği e-devlet uygulaması olan ?Öğrenci Bilgi Sistemi (ÖBİS)? ayrıntılı olarak incelenmektedir. ÖBİS öncesi ve sonrası iş akışları karşılaştırılmakta, e-devlet uygulamaları ile kamunun sağlayacağı fayda ÖBİS üzerinden anlatılmaya çalışılmaktadır.

Celal Bayar ÜniversitesiE-TürkiyeElektronik devlet+6
İsmail Bektaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların mobil pazarlama uygulamalarını benimsemesinin firma ve pazar performansına etkisi

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler şirketler için önemli pazarlama fırsatları yaratmaktadır. Şirketlerin pazarlama faaliyetlerini etkileyen son teknolojik gelişmelerden biri de mobil iletişimin pazarlama iletişimi kanalı olarak kullanılmasıdır. Malların, hizmetlerin ve fikirlerin tanıtımı sürecinde, bu durum, hedef müşterilerle pazarlama iletişimi kurmak olarak tanımlanabilen "Mobil Pazarlama" nın önemini artırdı. Tornatzky ve Fleischer (1990), örgütsel benimsemeyi etkileyen üç temel belirleyiciden oluşan teknoloji, organizasyon ve çevre bağlamlarını geliştirilerek firma ve kuruluşların çalışmalarında başarıyla uygulanmasına katkı sağlamıştır. Bu çalışmada firmaların teknoloji ve örgütsel bağlamda mobil pazarlama uygulamlarını benimsemesinin firma ve pazar performansında yarattığı etki açıklanmaktadır. Yapılan anket çalışması faktör analizi, korelasyon ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak bulgular analiz edilmiştir. Anahtar Kelime: Mobilite, Mobil İletişim, Mobil Pazarlama, Mobil Pazarlamanın Benimsenmesi, Performans

Mobil pazarlamaPazarlamaPerformans+3
Zühre Zelal Duran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects