Clothes
132 theses under this subject heading
Hatay/Kırıkhan yörüklerinde halk bilimi unsurları
Konargöçerlik, temeli hayvancılığa dayanan Türklerle özdeşleşen Anadolu'yu vatan haline getirdikten sonra da uzun yıllar sürdürülen bir yaşam biçimidir. Tarihi süreç içerisinde bu yaşam biçimi merkezinde kendine özgü bir kültür oluşmuştur. Hatay, Antep, Maraş, Kayseri ve Adana bölgeleri tarih boyunca konargöçer yaşam biçiminin sürdürüldüğü daha çok kışlak olarak kullanılan ardından yerleşik hayata geçilen bir coğrafya olmuştur. Söz konusu yaşam biçimi günümüzde, geçmişteki kadar canlılığını korumamakla birlikte, bölgede yaşamaya devam etmektedir. Bu çalışma Hatay bölgesinde konargöçerliği geçmişte yaşamış ve halen yaşamaya devam eden Yörük ve Türkmenleri konu edinmektedir. Bu çalışmada binlerce yıllık, göçebe Türk kültürünün son temsilcisi olan Yörüklerin yaşam biçimini, kültürel hayatımıza katkılarını, binlerce yıllık Türk tarihindeki oynadıkları rolleri ele alınmıştır. Türk toplumunun içerisindeki bazı gruplar yerleşik hayata geçip, şehirler kurup, tarım yaparak yaşamış olsalar da Türklerle ve Türk kültürü ile özdeşleşen yaşam biçimi konargöçerlik olmuştur. Yine çalışmamızda Yörüklerin nereden geldiği ve Yörük- Türkmen kavramlarının açıklanması ve Yörük soy ağacından bahsedilmiştir. Kırıkhan Yörüklerinde geçiş dönemleri olan doğum, evlilik ve ölüm konuları ile birlikte işlevlerinden ve uygulamalarından dinî-millî bayramlar ve törenlerin nasıl yapıldığı ve mevsimlik uygulamaların nasıl olduğundan bahsedilmiştir. Yörüklerde hayvancılık hakkında bilgi verilmiş Yörüklerde deve ve deve ile ilgili terimler, devenin ekonomik katkılarından; koyun ve koyun ile ilgili ekonomik faaliyetler ve koyun ile ilgili terimlerden keçi, keçi adları ve hayvanlardan yapılan süt ve et ürünleri ile alakalı bilgiler verilmiştir. Hayvan hastalıkları ve tedavi yöntemlerinden bahsedilmiştir. Sosyokültürel yapı çerçevesinde, Yörüklerde kültürel yapı, yardımlaşma dayanışma, eğitim öğretim, teknolojik araçlar, göçebelik ve göç ve yaşam tarzları hakkındaki konulardan ve yaşam tarzları ile kıl çadırın yapılışı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Halk kültürü ve buna bağlı meslekler ile birlikte halk hekimliği ve halk hekimliğine bağlı olarak kullanılan şifalı bitkiler ve uygulamaları hakkında bilgi verilmiştir. Yörüklerde lakaplar ve kullandıkları öz Türkçe sözcükler ve anlamlarından bahsedilmiştir. Yörüklerde çocuk oyunları, köy seyirlik oyunları ve giyim kuşam bahsedilmiştir. Yörüklerde anonim ve ferdi halk anlatımlarından bunların içerisinde yer alan atasözü, deyim, ağıt, masal, hikâye, şiir, fıkra anlatıları hakkında bilgi verilerek örnekler verilmiştir. Bu çalışmayla Kırıkhan bölgesindeki konargöçer halk kültürünü tespit etmek, tarihi süreç içinde söz konusu kültürde yaşanan değişim ve dönüşümü ortaya koymak, konargöçerlerin oluşturdukları ve konargöçerliği konu edinen halk bilimi ürünlerini kayıt altına almak, benzer çalışmalara katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Üç boyutlu yazıcı ile üretilen yüzeyler ve bu yüzeylerin giysi üretimi açısından değerlendirilmesi
Üç boyutlu baskı, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan katmanlı üretim yöntemi ve üç boyutlu obje imalatı yapabilen yenilikçi bir teknolojidir. Çağın ilerlemesi ve gelişmesi ile üretim yöntemlerinde yeni teknolojiler keşfedilmiş ve üç boyutlu baskı teknolojisi de bu üretim sistemlerinden biri olmuştur. Zaman ilerledikçe üç boyutlu yazıcılar üretilmeye ve yaygınlaşmaya başlayarak çeşitli sektörlerde kullanılır hâle gelmiştir. 3D yazıcılar iş gücünün ve zaman kayıplarının önemli derecede giderilmesinde rol oynamış, üretimde farklı cihazlara olan ihtiyacı en aza indirgemiştir. Birçok sektörde kullanıldığı gibi tekstil ve moda tasarımı alanında da kendine yer edinen bu teknoloji özgün, geleceğe dönük, sanatsal açıdan güçlü tasarımların oluşmasında, birçok tasarımcının çağın ötesinde bir düşünce tarzı benimsemesinde rol oynamıştır. Tasarım alanında gelişme sağlayan bu teknoloji giysilerin yanı sıra tamamlayıcı aksesuarların da üretiminde yer almış, yeni tasarımcıların fikirlerini hayata geçirmelerine imkân sağlamıştır. Üç boyutlu yazıcı teknolojisi bünyesinde çok çeşitli üretim yöntemi barındırdığı gibi farklı ve çeşitli hammadde seçeneklerine sahip olması ve zaman veya mekân farketmeksizin çalışabilme imkânı sunması ile üretimde yüksek performans sağlamaktadır. Bu çalışmada üç boyutlu baskı teknolojisi kullanılarak işlevsel özelliği olan giysi üretimi yapılmış, elde edilen bilgiler görseller yardımıyla sunulmuştur. Üç boyutlu yazıcı ile yazdırılmış yüzeylerden 4 adet işlevsel özellik (karanlıkta parlama, parça eklenebilme, hareket mekanizması) kazandırılmış giysi elde edilmiştir. Çalışmada, Creality Ender 3 V2 3B yazıcı, Esun marka PLA+ filament çeşitleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: 3D Teknolojisi, 3D Yüzey Üretimi, Giysi
Geleneksel kispet ustalığı ve kispet'in moda ve tekstil tasarımında uygulanması
Bu çalışma, Türk güreş tarihinde geleneksel hale gelen kispet ve kispet ustalığının usta-çırak ilişkisi ile sürdürülebilirliği, mesleğin son temsilcilerinden Unesco Yaşayan İnsan Hazinesi ilan edilen İrfan Şahin'in hayatı, mesleği icra edişi ve yetiştirdiği son ustalar ile ilgili araştırmalar yapılacaktır. Bu geleneğe bağlı olarak kispet dikiminde kullanılan malzemeler, desenler ve işlemelerin moda tasarımında farklı kıyafetlerde uygulanabilirliği üzerine çalışmalar yapılacaktır. Araştırma, Türk Kültürünün zenginlikleri arasında yer alan Geleneksel Kispet Ustalığı, öne çıkan objesi Kispet ve Kispet yapımının tarihsel süreçteki gelişmelerini kapsamaktadır. Türk Kültürü içinde kendine has ritüelleriyle yerini alan Geleneksel Kispet Ustalığı ve Kispet yapımı incelenmiştir. Kispet yapımında kullanılan malzemenin özellik ve gelişimi, ustaların yetişmesi tarihsel süreç içinde değerlendirilmiştir. Araştırmada konuyla ilgili yazılı ve dijital kaynaklar taranmış, saha çalışmaları yapılarak geleneksel öğreti yöntemleriyle yetişmiş kispet ustalarıyla mülakatlar gerçekleştirilmiştir. İnsanlık tarihinin en eski sporlarından olan güreş, ilk çağlardan itibaren savunma, spor, oyun ve eğlence amacıyla yapılarak günümüze kadar gelmiştir. Geleneksel güreşlerimizden Aba, Şalvar (Don) ve Karakucak güreşleri yanında "yağlı güreş" de kendine has kurallarıyla yerini almıştır. Geleneksel sporumuz yağlı güreşi diğerlerinden ayıran önemli farklılıklardan birisi, pehlivanlar tarafından müsabakalarda giyilen ve "Kispet" adı verilen özel kıyafettir. Yağlı güreşlerin öne çıkan bir öğesi olarak Kispet, malzeme seçimi ve yapım aşamalarında özel ustalık gerektiren, geleneksel öğreti yöntemleriyle usta çırak ilişkisi içinde kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar yaşatılan maddi kültür öğelerimizdendir. Kispet dikimi günümüzde unutulmaya yüz tutmuş zanaatlar içerisinde yer almaktadır. Kispet ustalığı da bu zanaata gönül veren birkaç usta tarafından yaşatılmaya çalışılmaktadır. Usta-çırak ilişkisi içerisinde geleneksel öğreti yöntemleriyle dikilen kispet, nesilden nesile yaşatılmakta ve gelecek kuşaklara emanet edilerek sürdürülmektedir. Kispetin Türk kültüründe sürdürülebilirliği bağlamında kendine has malzeme, süsleme ve dikiş teknikleriyle Moda Tasarımında farklı giysi ve aksesuarlar tasarlanarak Türk Kültürünün tanıtımına katkı sağlaması önerilmektedir.
Farklı deri tipleri üzerine uygulanan ekolojik baskının değerlendirilmesi ve bunların giysi ürünlerine dönüştürülmesi
Ekolojik baskı; bitkilerin yaprak, dal veya çiçeklerinin renklerinin ve dokularının mordan malzemeleri yardımı ile doğal yüzeylere geçirildiği bir tekniktir. Ekolojik baskı yapmak için yün, pamuk, keten, ipek ve deri gibi doğal yüzeyler kullanılmaktadır. Bu araştırma ile; dana, koyun ve keçi gibi farklı tip doğal derileri mordanlayarak farklı bitkilerle ekolojik baskı tekniğini uygulamak ve hangi derinin ekolojik baskıya daha elverişli olduğunu belirlemek amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra ekolojik baskılı farklı deri ürünlerini yapılan tasarımlarla giysi formlarına dönüştürülmüştür. Araştırmada betimsel ve deneysel araştırma modelleri kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşaması olan betimsel yöntemin tarama modeli ile konunun temellendirilmesi ve yönlendirilmesi için literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın deneysel modeli ile farklı deri tipleri üzerine(dana, koyun, keçi) ekolojik baskı tekniği uygulanan derilerden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun olanlar giysi tasarımları doğrultusunda giysi ürünlerine dönüştürülmüştür. Araştırmanın amacına yönelik olarak deneysel süreç verileri deney raporları ile düzenlenmiştir. İlgili süreç görseller ve işlem basamakları ile sunulmuştur. Yapılan ekolojik baskıların kalitesi, görünümü, uygunluğu vb. özellikleri bakımından değerlendirmelerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda; farklı deri tipleri üzerine yapılan deneylerde kullanılan tüm deri tiplerinin ekolojik baskıya uygun olduğu görülmüştür. Dana derisi üzerine uygulanan baskılardaki bitkilerden sıcak ve parlak renkler elde edilirken koyun ve keçi derisine uygulanan baskılardan ise soğuk renkler elde edilmiştir. Deneylerden elde edilen ekolojik baskılı yüzey tasarımları doğrultusunda 10 adet giysi ürünü tasarlanmıştır. Tasarlanan giysi ürünlerinden 5 adeti üretilebilmiştir.
Ankara ili Çamlıdere ilçesinde maddi kültür unsurları
.Sözlü ve maddi kültür, bir toplumun sosyal ve kültürel ilişkilerini anlamak için nesneleri merkezine alarak onları hangi maddelerden, hangi yöntem veya teknik ile kim ya da kimler tarafından yapılıp kullanıldıklarına vurgu yapar. Nesneler aracılığıyla bir toplumun sosyo-ekonomik ve kültürel yapılarını anlamaya ve yorumlamaya çalışan maddi kültür, sosyoloji, tarih, sanat tarihi, arkeoloji gibi birçok bilimlerin içinde yer almaktadır. Dünya milletlerini ekonomi ve iletişim bakımlarından birbirine yaklaşmaya ve bir bütün olmaya götüren küreselleşme. Günümüzde küreselleşme ile berber teknolojinin gelişmesine paralel olarak sanayileşme artmış ve kentleşme süreci de hızlanmıştır. Bu durum toplumların emsal ürünlere ihtiyaç duymasını sağlar, toplumların tek tipleşmesi nedeniyle pek çok kültürel unsurların unutulmasına neden olmaktadır. Yaşam biçimlerinin ve toplumsal hayatın değişimi, kültürün her alanında etkili olmakla birlikte, yoğun emek ve iş gücü gerektiren maddi kültür unsurları içinde yer alan el sanatları büyük oranda etkilenmiştir. Bu çalışmada Ankara ili Çamlıdere ilçesinde üretimi yapılan maddi kültür ve sözlü kültür unsurları araştırılmıştır. Anadolu'nun birçok il ve ilçesinde görüldüğü gibi Ankara'nın ilçeleri içinde yerini alan Kızılcahamam, Çamlıdere ve çevresinde de ev, mutfak, giyim, hayvan, ahır, samanlık donatıları gibi günlük ihtiyaçları karşılarken ortaya çıkan ürünler günümüzde bölgenin kültürünü yansıtmaktadır. Bu unsurlarının günümüzde kullanılmadığı, üretimlilerinin yapılmadığı ve bu nedenle unutulmaya yüz tutmuş bu değerimizin kayıt altına alınması ve kültürümüzün günümüz giyimine taşıyarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ankara, Çamlıdere, Ev Donatıları, Giyim Donatıları, Kültür, Maddi Kültür, Sözlü Kültür
Türk mitolojisindeki hayvan imgelerinin günümüz giysi tasarımlarına uyarlanması
Mitoloji ilk insanın inandığı kutsal bildiği değerler sistemi ve bu sistemin biçimlenmiş ve metne dökülmüş şeklidir.Kısacası mitoloji kozmik bilgilerin sembolik bir üslupla takdimi, gizli bilimlerin ve dillerin ifade edilmesidir. Bütün bunlara, bir bütün hâlinde Türk mitolojik sisteminde ve sistemin yansıması olan halk edebiyatı ve folklor türlerinde rastlanmaktadır (Bayat, 2005, s.14). Türk mitolojisin de özellikle İslamiyet sonrası hayvan figürleri anlam değişikliğine uğramış ve birçoğu kullanılmamaya başlanmıştır. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türkler, hem dini inançları hem de etkilendikleri diğer uygarlıklar doğrultusunda hayvan figürlerine kendi yorumlarını katmışlardır. Türk toplumunun tarihinde çok tanrılı dinler, şamanizm gibi inanışlar ve göçebe olmasının vermiş olduğu zengin bir kültür birikimi vardır. Bu zenginlik, değişimleri de beraberinde getirmiştir. Şamanizm'in etkili olduğu dönemde güç simgesi olarak kullanılan hayvanlar zaman içinde ve inançlar doğrultusunda değişimler gösterdiği, ya da hiç değişmediği örnekler görülmektedir. Geyik, kurt, ayı, kartal, kuş, tilki gibi gerçek hayvanlar Türklerde kült olarak kullanılmışken, ejderha, zümrüdü anka, grifon, sfenks gibi gerçek üstü hayvanlar da ifade biçimi olarak etkili olmuşlardır (Yıldırım, 2016, s.3). Araştırmanın genel amacı Türk mitolojisindeki hayvan imgelerinin genel özellikleri ile değerlendirilmesi, imge, renk ve kompozisyon özellikleri araştırma sonuçlarına göre modern giysi tasarımları üzerinde uygulanmasıdır.
Gelenekselden beslenme anlayışına bir örnek Dr. Gönül Paksoy
Tasarımlarda geleneksel öğelerin kullanılması gelenekten geleceğe aktarılması bakımından önem taşımaktadır. Bu tasarımları en güzel şekilde icra edenlerden olan Dr. Gönül Paksoy, moda trendleri arasında, dar sınırlar içinde olmayan, toplumda statü sahibi kişilere ürün ve hizmetler sunar. Bu ürünler, giyilebilir, özgün kıyafet tasarımları ve atıksız mutfak gibi gelenekten beslenerek oluşturulur. Onun tasarımları simgesel ve işlevsel, tasarım değeri açısından son derece önemli ve iletişim dili oluşturmaya çalışan tasarımcılara kıymetli örnekler sunar. Ayrıca geleneksel öğelerin yaratıcılık ve giysi tasarımına kattığı değeri göstermek gelenekselden beslenmeye dikkat çekmek açısından önemlidir. Örtünme, insanoğlunun iklim şartlarından korunma ihtiyacı ile doğmuştur. İnsanoğlu bunun için önce yaprakları kullanmaya başlamışlardır. İnsanların zamanla kendilerini geliştirmesi, ihtiyaçları ve örtünme için kullandıkları eşyalarla paralel olarak değişim ve gelişim gösteren bir faaliyetler bütünü olmuştur. Örtünme önceleri zorunlu bir ihtiyaçken zamanla giyinme gibi bir zevke dönüşmüştür. Giyimin gelişimi, toplumları ve kültürleri kendi içinde, alt ve üst tabakalar olarak birbirinden ayırmaya yardımcı olurken tasarım kavramını da meydana getirmiştir. Böylece giyinme, zamana, yere ve kültüre göre değişkenlik gösteren komplike bir yapıya dönüşmüştür. Kıyafetin giyinmeye dönüşmesiyle de bu kavramın içine duygu, zevk ve anlayış girmiştir. Böylece sanat değeri taşıyan tasarımların önü açılmıştır. Bu çalışmada giyim kuşamın gelişim seyri, sürdürülebilirliği, eski ve yeninin birleşiminden oluşan yeni tasarımlar ele alınmış; bu tasarımlara hayat veren önemli isimlerden Dr. Gönül Paksoy'un hayatı, tasarımlarında kullandığı malzemeler ve onların kullanım şekilleri, kitapları, sergileri, aldığı ödüller incelenmiştir.
2017 – 2018 yayın sezonunda Türk televizyon drama dizilerinde kullanılan giysi ve kostüm tasarımlarının Türkiye'de kadın modasına yansımaları
Günümüzde görsel kültürü besleyen ve yayan en önemli araçlardan biri haline gelen televizyon, görsel kültürün gücünden yararlanarak sunduğu "kurmaca dünya" ile insanları etki alanına almıştır. Popüler kültürü yayan ve hızlı tüketimi benimseten televizyon günümüzde bu misyonunu diziler ile daha da pekiştirmiştir. Dizilerde yaratılan kurgulanmış hikayeler ile izleyiciler, sunulan popüler kültür ürünlerini benimsemiş ve gerçekliğini kabul etme eğilimine girmişlerdir. Bu da popüler kültürün oluşturduğu yeni bir moda pazarı sonucu moda tasarımının geldiği yeni boyutları gözlemlememize olanak vermiştir. Bu çalışmada görsel kültürün etkisi ile hayranlarına moda akımı olarak ulaşan dizi sektörünün kapitalizmin etkisi ile yarattığı yeni moda pazarlama sektörü üzerinde bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Televizyon dizileri, moda trendleri, sanal medya.
Jeanne Lanvin örneği üzerinden bayan ve çocuk giyim koleksiyon önerileri
Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar geçen zaman diliminde giysi; insanları soğuktan koruyan, sert ve zorlu iklim koşullarına bağlı olarak insanın dayanma gücünü arttıran bir örtünme, korunma unsuru iken zamanla kültürel değişimler, teknoloji alanındaki gelişmeler, değişen ekonomik koşullar doğrultusunda insanoğlunun birey olarak kendisini ifade edebilmesinde önemli bir unsur olarak gelişme göstermiştir. Günümüzde giyim olgusu insanlar için sadece örtünme veya dış etkenlerden korunma şeklinde düşünülen bir olgu olsaydı kişiye ait sadece birkaç parça giyim eşyası olacaktı. Ancak insanlar karakter, zevk, kendilerini dış dünyaya karşı ifade etme biçimi, sosyal ve ekonomik statü açısından birbirlerinden ayrılmak amacı ile giysiyi kullanmışlardır. Tarihsel devinim boyunca gerçekleşen ilerleme içerisinde giyim olgusu öncelikli olarak bireyin belli bir gruba, sınıfa ait olduğunu göstermesi ve vurgulaması için materyal, renk, doku, kumaş, aksesuar, desen açısından çeşitlendirilmiş ve tasarlanmıştır. Giyim tarihi incelendiği zaman, insanoğlunun içerisinde yaşadığı toplumun, ait olduğu kültürün, ayak bastığı coğrafyanın örtünme ile giyinme eylemi arasında bulunan ilişkiyi yakından etkilediği fark edilebilmektedir. Moda olgusunun oluşum ve gelişimi; modanın giyim sektörü içerisinde yer bulması toplumlardaki estetik bir duyarlılığın ilerlemesi ile orantılıdır. Toplum içerisinde ortaya çıkan ticari, siyasi, kültürel anlamdaki eylemler, sanatsal düşünce yapıları, çevresel faktörler, teknoloji alanında ortaya çıkan yenilikler ve gelişmeler, bireylerin kendi içlerinde ve ilişkilerindeki etkenler modaya yön vermekte ve böylece moda toplumsal bir olgu haline gelmektedir. Moda hızlı bir devinim halindedir. Çünkü moda, toplumda meydana gelen, herhangi bir alanda ortaya çıkan değişimler, insanlar arasında oluşan düşünce farklılıkları, o andaki olay ve durumlara karşı etki- tepki gibi sebeplerden etkilenmeye ve şekil değiştirmeye uygun bir kavram ve oluşumdur. Moda tarihinin anlamı, günümüz dünyasında 'tasarım' kavramının nasıl ortaya çıktığı ve hangi aşamalardan geçtiği ile ilişkilidir. Çünkü 20. Yüzyıldan itibaren moda dünyasında 'tasarımcı' tek yönlü açıdan bakılarak sadece giysileri hayal eden ve diken bir birey değil; içerisinde yaşadığımız dünyanın kavramlarını inşa eden bir üretici konumunda bulunmaktadır. Giysilerimizi hayal eden ve terziliğini yapan kişilerin bir terzi olmaktan çok nasıl dünyanın en büyük sektörlerinden birinin yüzü haline geldikleri sorusunun cevabına ulaşabilmek için ise yapılan araştırmalar ve tespitler doğrultusunda Avrupa' da tanınmış ve gelişme göstermiş tasarımcı- terzi- modacı niteliğini taşıyan Jeanne Lanvin dikkat çekmektedir. Kurulduğu ilk günden günümüze kadar en uzun süreli ve aralıksız bir şekilde aktif olarak varlığını sürdüren moda evlerinden biri olan Lanvin markasının kurucusu Jeanne Lanvin, moda ve giyim sektöründe yenilikler ve tasarımlar ortaya koymuş; moda tasarım dünyasına giysi tasarımı, aksesuar tasarımı ve tekstil tasarımı açısından farklı ve dikkat çekici bir boyut getirerek haute couture dünyasına da katkıda bulunmuştur. Lanvin kızından ilham alarak 'Anne- Kız' elbiseleri tasarlamıştır ve bunlara ek olarak kıyafetleri aksesuarla zenginleştirmiştir. Bu giysi tasarım biçimini markasına uyarlayarak özgün olmak adına dikkat çekmiştir. Yaşadığı dönemde bu tasarım fikri ve uygulama yöntemleri ile giysi moda sektöründe özgün bir konuma sahip olmuştur. Tasarımlarını oluştururken geleneksel olandan kopmamış; ürünlerini güncel olan gelişmeler ile birleştirerek tasarlamış ve kullanıcıya sunmuştur. Bu çalışma moda ve tekstil tasarımı öğrencileri için özgünlük ve tasarımda farklılık ortaya koymak, yaratıcılığın geçmiş, şuan ve gelecekle birlikte harmanlanması, farklı fikirlerden beslenmek bakımından olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada amaç; literatür taramasının sonucunda elde edinilen bilgi ve analizler ışığında tekstil ve moda eğilimlerinde geleceğe yönelik tasarım ve uyarlamaların doğru ve net tespitini yapabilmek olarak düşünülmektedir. İncelenen konu ile ilgili yeterli Türkçe kaynak ve veri bulunmamasından dolayı yabancı dildeki kaynaklardan Jeanne Lanvin örneği üzerinden gidilerek incelemeler ve bu incelemeler doğrultusunda uygulamalar yapılmıştır. Ayrıca araştırmada ilgili branşlardaki tasarım eğitimi programları ve öğrenciler için Türkçe kaynak oluşturulması planlanmıştır.
1910-1914 yıllarına ait Ahenk gazetesi reklamlarında İzmir halkına sunulan ürünler ve hizmetler
1910- 1914 Yıllarına Ait Ahenk Gazetesinde İzmir Halkına Sunulan Ürünler ve Hizmetler Reklam kavramının dünyada birçok tanımı bulunmaktadır. Bu tanımlardan birine göre reklam; tüketiciler gözünde bir markanın bilinirliğini arttırmak, söz konusu markanın imajını değiştirmek, güçlendirmek ya da yeni bir marka için istenilen yönde olumlu bir tutum oluşturmaktır. Matbaanın hayatımıza girmesiyle birlikte reklam faaliyetleri, Osmanlı Devleti'nde de diğer ülkelerde olduğu gibi yeni bir döneme girmiştir. Basılı reklam ortamlarından biri olan gazeteler ülkenin çeşitli vilayetlerinde yayın hayatına başlamış ve reklamlar gazetelerde yerlerini almıştır. Gazetelerde yayınlanan bu reklamlar vasıtasıyla halkın sosyal ve kültürel hayatı hakkında bilgi edinilebilmektedir. Aynı zamanda halka sunulan ürünler ve hizmetlere de bu reklamlar sayesinde ulaşılmaktadır. Bu çalışmanın konusu olan Ahenk gazetesi de coğrafi açıdan önemli bir şehir olan İzmir'de yayın hayatına başlamıştır. Bu gazetede yayınlanan reklamlar sayesinde İzmir halkına sunulan ürün ve hizmetler hakkında bilgi edinilebilmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde reklam kavramının daha iyi anlaşılabilmesi için tanımı yapılmış bunun yanında reklamın türleri ve reklam ortamları açıklanmaya çalışılmıştır. Daha sonra İzmir'de basın hayatı, Ahenk gazetesi ve Ahenk gazetesi reklamlarına dair genel bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın ikinci bölümünde ise reklamlar konularına göre tasnif edilmiş ve başlıklara ayrılmıştır. Bölümlere ayrılan reklamlar açıklanmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmada yer verilen bu reklamlar vasıtasıyla İzmir halkının kullandığı ürünler, giydiği kıyafetler, yararlandığı hizmetler ve birçok konuda fikir sahibi olunmaktadır. Anahtar kelimeler: Reklam, Reklam Ortamları, İzmir, Ahenk, Gazete
60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik örnek model geliştirme
Araştırmanın amacı, 60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik örnek bir model geliştirmedir. Yaşlı insan sayısı gün geçtikçe arttığından iç giyim ihtiyacı da aynı oranda artış göstermektedir. İç giyim ürünlerinin de özellikle yaşlı kadınlar tarafından hem vücuda form vermesi hem de rahat olması aranan özelliklerdendir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, kadınların beklentileri dikkate alınarak kullanılabilir bir sütyen oluşturulması amaçlanmıştır. Bu araştırma, 60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik yaşadıkları rahatsızlıkları belirlemek amacıyla deneme modeline dayalı yarı deneme araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket önce uzman görüşüne sunulmuş, alınan öneriler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak 20 kişilik bir gruba pilot uygulama yapıldıktan sonra ankete son şekli verilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Marmara bölgesindeki 60 yaş üstü kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Marmara bölgesinden Edirne, Tekirdağ, Kırklareli illerinden tesadüfî olarak seçilen 200 kişiden oluşmaktadır. Uygulanan anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde
İnternet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışları üzerine bir araştırma
Son yıllarda, internet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ve internet kullanımının yaygınlaşması günlük hayatta birçok alışkanlığı değiştirdiği gibi satın alma davranışlarında da değişikliklere ve yeni alışkanlıklara sebep olmuştur. Bu duruma bağlı olarak internet üzerinden pazarlama konusu önem kazanmıştır. Birçok sektör internet üzerinden pazarlama faaliyetlerine ağırlık vermiştir. Bu sektörlerden biri ise ülkemize büyük bir oranda istihdam ve katma değer sağlayan hazır giyim sektörüdür. İnternet üzerinden hazır giyim alışverişi yapan tüketiciler bu süreçte birtakım kolaylıklarla beraber bazı riskler ve zorluklarla da karşılaşmaktadır. Hazır giyim ihtiyacını internet aracılığı ile sağlayan tüketiciler satın alma öncesinde, satın alma esnasında ve satın alma sonrasında farklı davranışlar ve tutumlar içerisinde olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, internet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışlarını etkileyen faktörleri ve demografik özelliklere göre farklılıklarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle internet ortamında pazarlama, internet üzerinden yapılan alışveriş, tüketici davranışları, hazır giyim sektörü ve tüketicilerin internet üzerinden hazır giyim satın alma davranışları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın sonra ki kısmında ise internet tüketicilerinin hazır giyim satın alma davranışları, internet üzerinden hazır giyim alışveriş yapan kişilere online olarak yapılan anket yardımıyla incelenmiştir. Çalışma kolayda örnekleme yöntemiyle, internet ve sosyal medya kullanıcıları arasından ulaşılan 449 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri tanımlayıcı istatistiki analizler (frekans, ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık), faktör analizi, güvenilirlik ve geçerlilik analizi, T-testi ve Anova analizi ile test edilmiştir. Katılımcıların internet alışveriş davranışı faktörlerine yönelik algılarının, algılanan risk faktörlerine yönelik algılarının ve katılımcıların internet alışverişini etkileyen faktörlerine yönelik algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
20. yüzyıl kadın modasında elbise formlarının değişimi üzerine kronolojik bir araştırma
Modanın önemli gelişmelerin olduğu 20. yüzyılda kadın elbise formlarının değişim sürecinin kronolojik olarak incelenmesinin amaçlandığı çalışmada; Araştırma kapsamında, yerli ve yabancı, basılı ve online kaynaklar taranmış, Vogue dergisinin resmî web sitesinden 1900 – 2000 yılları arasındaki yüzyıllık döneme ait kadın giysi fotoğraflarına ulaşılmıştır. 1978 yılına kadar ağırlıklı olarak Vogue dergisinin Mart ve Ağustos sayılarından birer elbise görseli seçilmiş fakat zamanla derginin aylık baskı sayısı azaldığı için 1978-2000 yılları arasındaki görsel örnekleri bire düşürülmüştür. Böylece 1978 yılına kadar 10 yıllık periyot 20 giysi görseli ile temsil edilecek şekilde sınıflandırılırken son 22 yıl için bir adet giysi görseli ile sınıflandırma tamamlanmış ve 178 adet elbise görseli araştırmanın materyalini oluşturmuştur. Söz konusu periyotlardaki kadın giysi görsellerinin dönemlere özgü siluet, yaka ve kol formlarının biçimsel çizimleri yapılmış, dönemin sanatsal, kültürel ve ekonomik yapısıyla ilişkilendirilerek tasarım özellikleri ve değişim süreci baskın olan özellikleriyle birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada kadın giysilerinden seçilerek formları incelenmek üzere ele alınan elbisenin, geleneksel olarak kadınlar tarafından giyilen ve gövdeyi örterken bacakların üzerine sarkan bir giysi türü olmakla birlikte herhangi bir uzunlukta etek içeren, bazen tek bazen ise iki parçadan oluşan, resmi veya gündelik olarak tercih edilen ve farklı dikiş teknikleriyle şekillendirilebilen bir giyim ürünü olduğu söylenebilmektedir. Giysilerin kronolojik değerlendirilmesinde, çok çeşitli siluet formları arasından araştırmada kullanılacak 8 siluet formu belirlenmiş, alan literatüründe yer alan temel kol ve yaka formları ile uzun, kısa ve truvakar kol boyu dikkate alınmıştır. 20. Yüzyılda elbise formları on yıllık periyotlarla karşılaştırılmış; H siluetin yüz yıllık dönemde baskın bir biçimde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. 1940 ve 1950'li yıllarda daha zarif ve kadınsı görüntüsüyle Kum Saati siluet görülürken, S ve X siluet ise daha spesifik bir formu temsil ettiği için sadece kendi dönemlerini yansıtarak 1900'lü ve 1950'li yıllarda baskın olarak kendisini göstermiştir. A ve V siluetlerin ise hazırlanmış olan tablolarda zaman dilimlerinin içerisine karışarak biraz daha geri planda kalan formlar olmuşlardır. Yüzyıl içinde çoğunlukla beden üzerinden şekillenen oyuntulu yaka kullanılırken en çok tercih edilen kol formunun ise uzun takma kol olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dönemsel siyasi olaylardan, sanayinin ve teknolojinin ilerlemesi ile endüstrileşmeden ve bunların doğurduğu rekabet ortamlarından dengelerin değişmesi ile modanın çok fazla etkilendiği ve yaşanan savaşlar sırasında tarafların giyim öğelerinin moda trendlerinde ani bir hızla yer aldığı, kimi zaman mikro, kimi zaman ise makro trendlerle modanın elbise formlarını siluet, yaka, kol ve süsleme detaylarıyla şekillendirildiği ve zaman zaman kendini yenileyerek tekrarladığı görülmüştür.
Gençlerin sürdürülebilir modaya yönelik farkındalıklarının giysi satın alma davranışlarına etkisi
Gençlerin Sürdürülebilir moda hakkındaki farkındalıklarının giysi satın alma davranışlarına etkilerinin ne olduğunu ortaya koymayı amaçlayan bu araştırmanın modeli; tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır. Tüm üniversite öğrencilerinin evrenini oluşturduğu bu araştırmanın örneklemini Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerinde öğrenim gören, tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen, gönüllü 505 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan ölçme aracı kullanılmıştır. Üç bölümden oluşan ölçme aracının ilk bölümünde öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin sorular, ikinci bölümünde sürdürülebilirliğe yönelik farkındalıklarını belirlemeyi amaçlayan likert tipi sorular yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise bu farkındalığın satın alma davranışına hangi yönde etki ettiği yine likert tipi sorular ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucunda toplanan veriler SPSS-25 paket programı ile analiz edilmiştir. Gençlerin giysi satın alma davranışları nasıl olduğuna ilişkin alt problem sonuçlarına göre; gençlerin yoğun olarak ihtiyaç duyduklarında ve bütçelerine uygun seçenekler olduğunda giysi satın aldıkları ve sıklıkla AVM, online satış siteleri ve cadde mağazalarını tercih ettikleri belirlenmiştir. Gençlerin sürdürülebilir modaya ilişkin tutumlarının incelenmesi alt problemi sonuçlarına göre; ikinci el giysi satın almadıkları görülen gençlerin kendi ihtiyaçları için gelecek kuşakların yaşamını tehlikeye atmaya karşı olumsuz bir tutuma sahip oldukları, sürdürülebilirliğin en son moda trendlerine cevap veren bir yaklaşım olmadığını ve markaların atık ürünleri yeniden kullanmaya dair politikalara geliştirmelerinin gerektiğini düşündükleri gözlenmiştir. Gençlerin sürdürülebilir modaya ilişkin farkındalıklarının giysi satın alma davranışları üzerinde etkisi alt problem sonuçlarına göre; giysi atıklarının geri dönüşüme alınmasına önem verdikleri, geri dönüşümden elde edilen giysileri satın alma oranlarının düşük olduğu, ikinci el giysi satın almayı tercih etmedikleri, giysi satın alırken kaynakların kullanımına ilişkin endişe taşıma oranlarının düşük olduğu belirlenmiştir. Gençlerin, çevre dostu giysileri tercih etmelerinin düşük oranda olduğu, giysi satın alma yerleri olarak sürdürülebilirliğe önem veren yerlere ilişkin arayışlarının az olduğu tespit edilmiştir. Son olarak demografik veriler incelendiğinde; Yaşları daha yüksek olan bireylerin sürdürülebilirliğe yüksek düzeyde önem verdikleri, eğitim durumu doktora düzeyinde olanların sürdürebilirliğe verdikleri önemin yüksek olduğu, medeni duruma göre bekar ve evli bireylerin sürdürebilirliğe ilişkin görüşlerinin birbirine yakın olduğu, çalışan bireylerin sürdürebilirliğe verdikleri önemin yüksek olduğu saptanmıştır.
Bursa ili Keles ilçesi geleneksel giyim kuşam özellikleri ve turistik bebekler
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü El Sanatları Anasanat Dalı Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma ile Bursa İli Keles İlçesi' nde yapılan yöresel yapma bebeklerin özelliklerinin incelenmesi, yöre ekonomisine, bölgenin tanıtımı ve turizme katkısı ayrıca ilçenin giyim-kuşam kültürünün araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya literatür taraması ile başlanmıştır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, sayıltılar, sınırlılıklar, tanımlar, araştırma yöntemleri ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. İkinci bölümde; kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara, üçüncü bölümde; araştırma bulgularına yer verilmiştir. Anket formu 17 sorudan oluşmaktadır. Anketler 30 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.00 programı kullanılarak yapılmıştır ve üçüncü bölümde tablolar halinde verilerek yorumlanmıştır. Anket sonuçlarına göre yöresel yapma bebek ile ilgilenen bireylerin tamamı kadındır. Bu bireylerin çoğunluğu ev hanımıdır ve 16 ve üzeri yıldan beri Keles' te yaşamaktadır. Diğer meslek gruplarından da bu sanat ile ilgilenenler vardır. Çoğunluğu ilköğretim mezunu olup, aralarında lise ve lisans mezunu olanlar da vardır. Bireylerin çoğunluğu bu sanat ile yakın çevresi sayesinde tanışmışlardır. Bireyler bu sanatı kazanç elde etmek için ve kültürlerini yansıttığı için, az bir kısmı da hobi amaçlı yapmaya başlamıştır ve çoğunluğu bu sanatı başkalarına da tavsiye etmektedir. Bireylerin hepsi bebek olarak plastik bebek kullanmaktadır ve yaptıkları yöresel yapma bebekler ile yaşadıkları yörenin tanıtımına fayda sağladıklarını düşünmektedir. Bireyler sırasıyla başlık, önaba (peşkir), çorap ve dizgenin yapımının zor olduğunu düşünmektedir. Yöresel yapma bebeklerin iç ve dış turizme tanıtılması için festival ve sergilere katılmanın gerektiğini ve Halk eğitimi kurslarının devamının sağlanması gerektiğini düşünmektedir. Keles' te yapılan yöresel yapma bebeklerin fotoğrafları çekilerek yöresel yapma bebek bilgi formları, giysilerin fotoğrafları çekilerek de giysi bilgi formları oluşturulmuştur. Oluşturulan bilgi formları ile incelenme tarihi, bulunduğu yer, yöresel adı, kullanım amacı, giysiler için tarihlendirme, kullanılan malzeme, teknik ve renkler incelenmiş, kompozisyon kısmında yapım aşamaları anlatılmıştır. Ayrıca kaynak kişi künyesi oluşturulmuştur. 32 adet yöresel giyimli bebek bilgi formu vardır. Bu formların 26 tanesi kadın, 6 tanesi erkek giyimli yöresel yapma bebektir. Yöreye ait kadın ve erkek giyimi kendi içinde bilgi formları ile açıklanmıştır. Kadın giyim ile ilgili bilgi formları 15 adet, erkek giyimi ile ilgili bilgi formları 12 adetten oluşmaktadır. Dördüncü bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır. Daha sonra kaynaklar, ekler ve özgeçmiş vardır. Ekler kısmında kullanılan bilgi formu örnekleri ve anket formu örneği yer almaktadır. Bu çalışma Keles' te yapılan yöresel yapma bebeklerin ve yörenin iç ve dış turizmde tanıtılması açısından önem taşımaktadır ve bu yönde önerilere yer verilmiştir.
Otizmli çocuklar için modifiyeli giysi uygulamaları
Bu çalışma ile otizmli çocukların giyinme/giydirilme sırasında, giysilerle ilgili yaşadıkları problemlerin belirlenmesi ve bu problemlerin giderilmesi için ebeveynlere giysi modifikasyon tekniklerini uygulayabilme becerisi kazandırmak hedeflenmiştir. Modifiyeli giysilerle otizmli çocukların bağımsız giyinmelerini kolaylaştırmak böylece ebeveyn desteğini azaltmak ve güncel modayı yansıtan, işlevsel, ergonomik, konforlu giysi kullanmalarına katkı sağlamak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de yaşayan otizmli çocuk anneleri amaçlı örneklemini ise İstanbul'da ikamet eden, Tohum Otizm Vakfı, Otistik Çocuk Eğitim Merkezleri (OÇEM), MEB'e bağlı özel eğitim sınıflarında, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim gören 6-12 yaş aralığında otizmli çocuğu olan ve araştırmaya gönüllü katılmayı kabul eden 10 anne/ebeveyn oluşturmuştur. Otizmli çocukların giyinme/giydirilme problemlerinin çözümüne odaklı olduğu için bir vaka/durum çalışmasıdır. Çalışmada annelere, otizmli çocuklarının giyinme becerilerini kolaylaştıracak modifiyeli giysiler hazırlamalarına katkı sağlayacak fotoğraflı ve aşamalı giysi modifikasyon tekniklerini anlatan bir kılavuz hazırlanmıştır. Kılavuzun tasarımı ve içerdiği uygulamalar sebebiyle "tasarım tabanlı araştırma modeli" kullanılmıştır. Otizmli çocukların giyinme/giydirilme problemlerinin çözümü gerektiğinden her çocuğun modifiyeli giysi gereksinimi de ayrıdır. Çevrimiçi ebeveyn anketiyle toplanan verilere göre her bir çocuğun ihtiyaçları özel olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle çalışmada, Tim Brown'un "İnovatif Alan Yaklaşımı" ve "Kullanıcı Merkezli Tasarım" modelleri tercih edilmiştir. Araştırmada, giysi modifikasyon uygulamaları kılavuzunda kullanılan tekniklerin belirlenmesi, ebeveynlere ve otizmli çocuklara katkılarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi için iki farklı çevrimiçi anket uygulanmıştır. Bu amaçla ilk olarak, içerik belirlenmesi için hazırlanan anket uygulanmış ve içerik analizi yapılmıştır. Böylece hangi giysi grubuna hangi tekniklerin uygulanacağı belirlenmiştir. İkinci olarak, hazırlanan kılavuz dijital ortamda e-kılavuz formatına dönüştürülmüş, annelerin e-kılavuza erişimini kolaylaştırmak ve bilgi akışını hızlandırmak için kare kod oluşturulmuştur. E-kılavuz ebeveynlerin incelemesine sunulmuş, sonrasında uygulanan çevrimiçi anket ile kılavuzdaki uygulamaların otizmli çocuklara ve ebeveynlere katkısı olup olmadığı ölçülmüş değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, hazırlanan "Giysi Modifikasyon Uygulamaları Kılavuzu" nun katılımcılar tarafından otizmli çocuklarının ve ebeveynlerinin giyinme/ giydirilme esnasında giysilerde yaşadıkları problemlerin çözümüne katkı sağlayacağını belirttikleri gözlenmiştir.
Diyaliz hastalarının giysi problemlerine yönelik tasarım önerileri
Temel ihtiyaçlardan biri olarak kabul edilen giyinmenin günümüzdeki amacı vücudu korumanın ötesinde, kişisel tatmin, kültür yansıtma, sosyal-statü, modaya uyum sağlama, farklı olma gibi birçok anlamı içerisinde barındıran bir olgu haline gelmiştir. Giyim, kişilerin kimliğini ortaya koymasının yanında, tasarımıyla farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için, kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulan bir alandır. Kronik hemodiyaliz hastaları da böbrek nakli oluncaya kadar bu tedavi sürecinin devam etmesi durumuyla karşılaşmaktadırlar. Bu gerçeklikten ve ihtiyaçlardan yola çıkılarak yapılan bu araştırmanın amacı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik giysi gereksinimi olan, hemodiyaliz işlemi gören hastaların bu işlem sırasında kalıcı damar yolu girişi ile yaşadığı problemlere çözüm getirmek için giysi tasarım önerileri geliştirmek, tedavi süreçlerini daha rahat geçirebilecekleri fonksiyonel, ergonomik ve estetik model özelliklerine sahip kullanıcı odaklı giysi tasarımları oluşturmaktır. Araştırmada belirlenen amaçlara ulaşmak için açıklayıcı karma yöntem kullanılmıştır. İki aşamalı olan açıklayıcı yöntem gerçekleştirilirken; birinci yöntem nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli seçilmiştir. İlk aşamada 30 kişiye pilot anket uygulaması yapılmıştır. Yapılan bu pilot çalışma sonucunda elde edilen Cronbach Alphasına bakılmıştır. Geçerlilik ve güvenilirlik saptandıktan sonra 96 hemodiyaliz tedavisi gören bireylere anket uygulanmıştır. Bu anket uygulaması sonucunda çapraz ve frekans tablolar ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda tasarım kritikleri oluşturulmuştur. Araştırmanın ikinci yönteminde ise tarama modeli ile ulaşılan bulgulardan yararlanılarak nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kısmına geçilmiştir. Oluşturulan kritiklerdeki sorunları gidermeye yönelik fonksiyonel, ergonomik ve kullanıcı odaklı giysi tasarım önerileri geliştirilmiştir. Tasarım önerileri kadınlar için 4 adet erkekler için 3 adet, hem erkek hem kadın (unisex) hastaların kullanabileceği 1 adet olmak üzere toplamda 8 adet tasarım önerisi hazırlanmıştır. Anket sonucunda en fazla manşet, yaka, kol genişliğinden ve yardımcı malzemelerden memnun olmadıkları ve giyside damar girişinin olduğu bölgelerin açılıp kapanabilir olmasını istedikleri belirlenmiştir. Tedavi sürecinde farklı nedenler sonucunda damar yolunun yeri değiştirilmesi durumunda mevcut giysilerinin bu değişime cevap veremediği yönünde bulguların olduğu ve özellikle boyun ve kasık da açılan damar yolunda tedavi sırasında mahremiyet ile ilgili sıkıntılar yaşandığı görülmüştür. Yaşanılan bu problemler göz önüne alınarak tasarım önerileri geliştirilmiştir.
Z kuşağı giysi satın alma davranışları ve kullanıcı odaklı giysi tasarımı hakkında görüşlerinin incelenmesi
Literature göre 2000 yılından itibaren doğanlar Z kuşağı olarak adlandırılmaktadır. Z kuşağının dijital çağda büyümüş olmaları nedeni ile önceki kuşaklardan farklılıkları oluşacağı öngörülmekte, dijital ortamın sanal alışverişte yaygın olarak kullanılması kullanıcı odaklı tasarımları da beraberinde getirdiği görülmektedir. Bu araştırmada Z kuşağının giysi kullanım alışkanlıklarına, giysi satın alma davranışlarına, kullanıcı odaklı tasarıma yönelik görüşlerinin alınması ve Z kuşağı yaş gruplarının görüşlerine ilişkin benzerliklerin ve farklılıkların ortaya koyularak geleceğe bir projeksiyon tutulması hedeflenmektedir. Araştırmanın başlangıcında kuşak kavramı, kuşaklar, gelişim dönemleri, dijital çağ ve özellikleri, tüketicilerin satın alma davranışları ve kullanıcı odaklı tasarım kavramı konularına ilişkin literatür taraması yapılıp, ilgili araştırmalar incelenmiştir. Amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi 4 gruba uygulanmış, ölçme aracı olarak bir görüşme formu hazırlanıp pandeminin risk oluşturması nedeniyle çevrimiçi ortamda bir odak grup görüşmesi yapılmıştır. Çalışma grupları kartopu yöntemi ile oluşturulmuştur. Kıyaslama yapabilmek ve daha doğru bilgiler elde edebilmek adına gruplar içerisinde cinsiyet eşitliği sağlanmış, eğitim durumuna bağlı 4 ayrı grupta (ilköğretim, ortaöğretim, lise ve üniversite) görüşme uygulanmıştır. Öncesinde görüşme formu iki kişilik gruplara uygulanarak pilot bir çalışma uygulanmıştır. Ulaşılan veriler tablolara aktarılmış, katılımcıların çarpıcı görüşlerine yer verilerek veri analizleri yorumlanmıştır. Elde edilen veriler gruplar arasında ilişkilendirilip tartışılmıştır. Sonuç olarak Z kuşağının giysi kullanım alışkanlıklarına ilişkin; dijital platformları etkin bir şekilde kullandıkları, giysi değiştirmeye gerek duyulmayacak aktivitelere çoğunlukla sahip oldukları, ikili ilişkilere ve aktivitelerine dayalı olarak anlam yükledikleri giysileri olduğu, Z kuşağının giysi satın alma davranışlarına ilişkin; sıklıkla giyim eşyası satın aldıkları, satın aldıkları giysiden çoğunlukla memnun oldukları, giysi üzerinde bir değişiklik yapmak istemedikleri, yaş küçüldükçe alışverişte tercih edilen yerlerin sayısının azaldığı, giysi alışverişinde etkilenilen unsurların sayısı yaş büyüdükçe arttığı, dijital platformlara bağlı unsurlardan lise yaş grubunun daha fazla etkilendiği, Z kuşağının kullanıcı odaklı tasarım kavramına ilişkin; çoğunluğunun bilgisi olmadığı fakat farkındalıkları olduğu, bu nedenle doğru tanımlayabildikleri ve tercih ettikleri, sanal ortamda kendi giysilerini tasarlamak istedikleri ve sanal prova odasını kullanmayı tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Z kuşağının daha iyi anlaşılabilmesi için araştırma konusu önerileri geliştirilmiştir.
Giyim konforu açısından temizlik görevlilerinin iş kıyafetlerinin incelenmesi
İş kıyafetleri, çalışanları kötü çevre koşullarından korumayı sağlamak, zararlı maddelere maruz kalma riskini önlemek ya da riskleri en aza indirmek için kullanılan giysi olarak tanımlanmaktadır. İş kıyafetleri iş verimini büyük ölçüde etkilemektedir. Bu yüzden çalışanlar için iş kıyafetlerinin verimliliğe ve çalışma rahatlığına etkisi oldukça önemlidir. İş kıyafetleri kullanımı kolay, vücut özelliklerine uygun ve konforlu olmalıdır. Giyim konforu açısından temizlik görevlilerinin iş kıyafetlerinin incelenmesi adlı bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, küme tipi rastgele örnekleme yöntemine göre Ankara ilinin Keçiören ve Yenimahalle ilçelerindeki devlet okullarında çalışan temizlik görevlileri oluşturmuştur. Keçiören ilçesindeki okullar gruplanarak bu gruplar içerisinden rastgele seçilen okullarda sekiz temizlik görevlisi mevcut iş önlüğü ile yedi farklı açıdan fotoğraflanarak ilk örneklem grubu ve Yenimahalle ilçesindeki okullar gruplanarak bu gruplar içerisinden rastgele seçilen okullarda 10 temizlik görevlisi ile görüşme sağlanarak ikinci örneklem grubu oluşturulmuştur. Üçüncü örneklem grubunu oluşturan 102 temizlik görevlisinin iş önlüklerinin konforunu tespit etmek için anket formu geliştirilmiş ve uygulanmıştır. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgileri, ikinci bölümde ise duyusal konfor, psikolojik konfor, vücut hareketi konforu ve termofizyolojik konforu belirlemek için hazırlanan sorulara yer verilmiştir. Yapılan fotoğraf çekiminin görsel analiz sonuçlarına göre iş önlüklerinin beden, kol evi ve kol boylarında problemler yaşandığı saptanmıştır. Görüşme sonuçlarına göre çalışılan alan ve iş değiştikçe önlükle ilgili memnuniyet durumlarının değiştiği sonucuna varılmıştır. Anket sonuçlarına göre; temizlik görevlilerinin renk, kumaş, model ve yaz-kış mevsimleri için tek bir önlük kullanımı konusunda problem yaşadıkları belirlenmiştir. Genel olarak iş önlüklerinin konforlu olmadığı, çalışanların renk, kumaş ve model olarak öneriler sunduğu saptanmıştır.
Anadolu erkek toplantılarının halkbilimsel incelenmesi
Anadolu erkek toplantıları Türk halk edebiyatını, halk dansları ve müziğini, köy oyunlarını ve toplumsal değerleri aktarmada önemli role sahiptir. Türk erkekleri yerel ve toplumsal sorunları tartışmak, dayanışmayı, karşılıklı anlayışı ve toplumda yaşama hissini teşvik etmek amacıyla düzenli olarak özellikle kışın evlerde toplanırlar. Toplantılarda yemek eşliğinde müzik, oyun ve danslar olabilir. Anadolu Erkek Toplantıları sabahın erken saatlerine kadar sürebilir. Toplantılara din, dil ve konum farkı gözetmeksizin 16 yaş üzeri erkek çocukları katılabilir. Katılanlarda dürüst bir aileden gelme, güvenilir ve yaşlılara karşı saygılı olma, kumar oynamamış ve toplu yerlerde içki içmemiş olma şartı aranır. Herhangi bir üye özel bir mazeret olmadıkça toplantıya katılmazsa para cezası ile cezalandırılır. Kadınlar erkek üyeleri bu toplantılara katılmaya teşvik ederler. Bu toplantıların toplumsal ve kültürel faydaları vardır. Topluluklar genelde 5 ila 30 üyeden oluşur ve seçimle veya ihtiyarlar tarafından önerilen bir lider topluluğu yönetir. Üyeler hak ve sorumluluklar bakımından eşittir. Sohbet Toplantıları, toplumsal adalet, ahlaki değerler, iyilik yapma, saygı, müsamaha gibi değerleri aktardığı için önemli bir eğitici işlevi gerçekleştirir.
Geleneksel Urfa giysilerinde kullanılan altın ve gümüş kemerlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Şanlıurfa'daki geleneksel giysilerde kullanılan, altın ve gümüş ile yapılmış olan kemerlerin tesbit edilmesi, bu kemerlerin üretiminin, kullanılan teknik ve malzemelerin incelenmesidir.Çalışma tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmacı tarafından literatür taraması sonucunda, araştırmayı oluşturacak verileri elde etmek amacıyla araştırma kapsamında yer alan kuyumculara uygulanmak üzere anket hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırmanın çalışma evreni, Şanlıurfa ilindeki altın ve gümüş kemerleri yapan atölye çalışanları, kuyumcu, gümüşçü ve kemer kullanıcıları oluşturmaktadır.Bu araştırma kapsamında kuyumculara anket formu uygulanmış, anket formu ile elde edilen bulguların frekans ve yüzde analizleri yapılarak tablolar oluşturulmuştur.Araştırma sonucunda; Şanlıurfa'da son zamanlarda yapılan altın ve gümüş kemerlerin özelliklerine, üretici ve tüketici düşüncelerine, kullanılan malzeme ve tekniklere ulaşılmıştır.Şanlıurfa'da son zamanlarda yapılan altın ve gümüş kemerler değerlendirilmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler ve bu konuda yapılan uygulamalarla ilgili bulgular doğrultusunda elde edilen sonuçlar ve sonuçlara bağlı olarak bazı öneriler sunulmuştur.
Kayseri ili geleneksel giyim-kuşam kültürü üzerine bir inceleme
Araştırma Kayseri ilinde kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel giyim kuşam kültürünün gelecek nesillere aktarılması ve kadın erkek kıyafetlerinin baş süslemeleri takılar giysiler kullanım yerleri geleneksel Türk nakış tekniklerinin motif özelliklerini tanıtmak amacıyla yapılmıştır.Kayseri ili ve ilçelerinde geleneksel kadın erkek giyim kuşamındaki baş süslemeleri kullanılan takılar elbiseler ve başlarda kullanılan kumaşlar süsleme için kullanılan motifler nakış teknikleri elbiselerin kalıpları ve kullanım yerleri ile ilgili verilerde survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Kayseri ili ve ilçeleri oluşturmaktadır. İlçelerin seçimi rastgele (Rondom) yöntemi ile seçilmiştir. Seçilmiş olan ilçeler Develi, Pınarbaşı, Yahyalı, Akkışla, Yeşilhisar'dır. Kayseri ili ve ilçelerinde bulunan kadın erkek giysileri, takılar, başlıklar, baş süslemelerinin incelendiği 51 adet ürün örneklem olarak alınmıştır.Kayseri ilinde tarihsel süreç içerisinde kullanılmış ve kullanılmakta olan geleneksel kadın ve erkek giyim kuşamı yazılı kaynak olarak hazırlanmıştır. Yazılı kaynaklardan müzelerden örnekleri elinde bulunduran kurumlar ve kişilerden yararlanılarak toplanan verilere göre bilgi formları hazırlanmıştır. Bilgi formları bulgular ve yorum kısmında takılar elbiseler ve başa giyilenler için ayrı ayrı ele alınmıştır.Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler kadın ve erkek giysilerindeki malzeme teknik, renk, boyut, desen, nakış, baş süslemeleri ve aksesuarlara ait bilgi formlarında sunulmuş olan bilgilerden tablolar oluşturulmuştur. Tablolara ilişkin elde edilen verilerin yüzde dağılımları alınmıştır. Tabloların yüzde dağılımlarına göre yorumları yapılmıştır.
İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin giyim seçimlerini etkileyen faktörler
2011-2012 yılları arasında gerçekleştirilen bu çalışmada ergenlerin giysi tercihleri, giysi alımlarındaki seçimleri ve giysi satın almadaki davranışlarına etki eden faktörler incelenmiştir. Çalışmada Adana ili Seyhan ve Çukurova ilçesindeki 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin görüşlerine başvurulmuştur.Giysi tercihleri, satın alma tercihleri ve davranışlarını belirlemek için anket uygulanmıştır. 838 öğrenci üzerinde uygulanan anketlerden elde edilen veriler analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 16.0 paket programı ile yapılmış olup ki-kare testi ve bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır.Çalışma sonucunda ergenlerin giysi tercihleri, satın alma davranışları ve tercihleri hakkında oldukça önemli bulgular elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Giyim, ergen
Geçmişten günümüze vintage giyimin tercih edilme nedenleri ve kullanım düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, geçmişten günümüze vintage giyimin mağazalar ve tüketiciler açısından tercih edilme nedenleri ve kullanım düzeylerinin belirlenmesidir.Araştırmada, betimsel (survey) yöntem kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, ayrıca vintage, ikinci el, nostalji, ve retro kavramları hakkında ulaşılabilen sayıda kaynak taraması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul, Ankara ve İzmir illerindeki tüketiciler ve mağaza sahipleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 226 tüketici ve 10 mağaza sahibi oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde vintage giyimin ülkemizde özellikle gençler ve genç yetişkinler tarafından rağbet gördüğü, tüketicilerin geçmişe olan özlem duygusu, farklı görünme isteği ve nostaljik giysilere olan ilgisinin, vintage giyimin önemini her geçen gün arttırdığı, mağazacıların tüketicilerden gelen ilgiden ve talepten memnun oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: vintage, ikinci el, nostalji, retro