Commercial banks
72 theses under this subject heading
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ve ticari bankalardaki uygulaması
Küreselleşme ile birlikte uluslararası ticaretin boyutu hızla artmaya devam etmektedir. Bu durum uluslararası vergi hukuku alanına giren ekonomik faaliyetlerin artmasına neden olmuştur. Ülkelerin sahip olduğu vergilendirme yetkilerinin çakışması vergi sistemlerine yeni düzenlemeler getirilmesini zorunlu hale getirmiştir.Türk Vergi Sistemine dâhil edilen transfer fiyatlandırması bu düzenlemelerden biridir. Ulusal ve uluslararası işlemleri konu olan transfer fiyatlandırması uygulaması Kurumlar Vergisi Kanunu'nda ve Gelir Vergisi Kanunu'nda yerini almıştır.Bu çalışmada transfer fiyatlandırması uygulaması ayrıntılı şekilde ele alınmaya çalışılacaktır. Uygulamanın ilk olarak cereyan ettiği ve bu açıdan önemli olması nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri düzenlemeleri başta olmak üzere, OECD düzenlemeleri ve Türk Vergi Sisteminde yer alan düzenlemeler çalışmaya dâhil edilmiş bulunmaktadır.
Borsa İstanbul'da işlem gören ticari bankalar ile halka açık olmayan ticari bankaların finansal performanslarının karşılaştırmalı analizi
Bu tez, Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankaları üzerinde yapılmış bir çalışma olup, payları Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan ticari bankalar ile halka açık olmayan ticari bankaların finansal performanslarını kıyaslamaya yönelik bir araştırmadır. Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankalarının finansal tablolarından elde edilen finansal oranlardan hareketle 2009-2013 yılları arasındaki beş yıllık dönem için bankaların finansal performansları bu yıllar bazında ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında finansal piyasalar ve ticari bankaların bu piyasalar içerisindeki yeri incelenmiştir. Sonraki aşamada mevduat bankacılığı ve Türkiye'deki önemi ele alınmıştır. Literatürde bankaların finansal performansları üzerine yapılan çalışmalar incelenmiş ve finansal performans değerlendirmede kullanılan finansal oranlar araştırılmıştır. Söz konusu bu finansal oranların, bankaların finansal performansının bütününe etkisi incelenmiş ve Türkiye'de 5 yıldan daha fazla süredir faaliyet göstermekte olan ticari bankaların performansları TOPSIS metodu ile elde edilen skorlara göre sıralanmıştır. Oluşturulan bu tablolardaki veriler çeşitli testlere tabi tutularak, halka açık olmanın ticari bankaların finansal performansları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda 2013, 2011 ve 2010 yıllarında halka açık ticari bankaların daha yüksek finansal performans sergilediği sonucuna ulaşılırken, 2009 ve 2012 yılları için istatistiki anlamda yeterliği olan bir sonuca ulaşılamamıştır.
Konvensiyonel bankacılık sisteminde performansın belirleyicilerine ilişkin bir analiz
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat (ticari) bankaların performansını (karlılığını) etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de 2019 yılı itibariyle faaliyet gösteren 32 ticari bankadan 2005-2018 dönemi verilerine ulaşılan 23 ticari banka araştırma kapsamına alınmıştır. Sonuç olarak aktif karlılığın bağımlı değişken olduğu model için kazançlar, likit aktiflerin kısa vadeli yükümlülüklere oranından pozitif olarak etkilenirken, likit aktiflerin toplam aktiflere oranından ve banka yaşından negatif olarak etkilenmektedir. Sermaye yeterliliği likit aktiflerin kısa vadeli yükümlülüklere ve toplam aktiflere oranından pozitif olarak etkilenmektedir. Aktif kalitesi ise yönetim kalitesi, likit aktiflerin kısa vadeli yükümlülüklere oranından negatif şekilde etkilenirken, likit aktiflerin toplam aktiflere oranından, kur riskinden ve banka yaşı değişkenlerinden pozitif olarak etkilenmektedir.
Likidite riski ve kredi riskinin bankaların performansı üzerindeki etkisi: Türkiye'deki ticari bankalar üzerine bir uygulama
Bu çalışmada hayatın her alanında karşılaşılan risk kavramının tanımlarına, bankacılık sektöründe ortaya çıkan risk türlerine ve likidite riski ve kredi riskinin Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan 9 ticari bankanın finansal performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. 2005 yılının birinci çeyreğinden 2020 yılının dördüncü çeyreğine kadar olan dönem için oluşturulan örneklem kapsamındaki bankaların finansal verileri Türkiye Bankalar Birliği (TBB) web sayfasından alınmıştır. Kamuyu Aydınlatma Platformu sitesinden takipteki krediler ve özel karşılıklar verileri yazar tarafından elde edilmiştir. Bununla beraber, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankaları örneklem dışında tutulmuş olup çalışmada klasik panel veri analizinden yararlanılmıştır. Çalışmada iki farklı finansal performans ölçüsü kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla, aktif kârlılığı (ROA) ve özkaynak kârlılığı (ROE) değişkenleridir. Yapılan analiz sonucuna göre likidite riskinin bankaların performans göstergelerinden aktif kârlılığı ile daha ilişkili olduğu ve kredi riskinin ise hem aktif hem de özkaynak kârlılığı ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, likidite riskindeki artış aktifi kârlılığını anlamlı bir şekilde artırırken, bankaların kredi riskindeki artış hem aktif hem de özkaynak kârlılığını önemli bir şekilde arttırdığı görülmektedir. Bu sonuçlar, bankalar için kredi riskinin önemine vurgu yapmakta ve bankaların faaliyetlerini düzgün bir şekilde yürütebilmeleri için kredi riskini doğru bir şekilde ölçüp iyi bir şekilde yönetmeleri gerekliliğini ön plana çıkarmaktadır.
Bölgesel kalkınmada finans kesiminin rolü: Siirt örneği
Bölgesel kalkınma; kalkınma kavramının bir boyutu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle bölgesel kalkınma günümüzde güncelliğini koruyan bir konu olarak belirlenmiştir. Sanayileşme süreci ile birlikte ekonomik kalkınma sürecine girmiş olan ülkeler genel olarak üretim kapasitesinin bölgeler arası dağılımı, diğer bir ifade ile yatırımların hangi sektör ve hangi bölgelere yapılacağının piyasa güçlerine bırakılması nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeler günümüzde sosyoekonomik bakımdan bölgesel dengesizlikler yaşamaktadırlar. Bu çalışma da bölgesel kalkınmada Siirt'te finansal kesimin rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Siirt'in finansal verileri ile bölgesel kalkınma parametreleri belirlenmiş ve karşılaştırması gerçekleştirilmiştir. Siirt'in bölgesel kalkınma parametreleri ile ilgili veriler incelendiğinde finans sektörünün bölgesel kalkınma üzerinde olumlu bir rol oynadığı ortaya çıkmaktadır. Bölgesel kalkınma parametre verileri ile bankaların durumlarının mevduat, kredi ve hibe büyüklükleri karşılaştırması yapıldığında da bu sonuca ulaşılmıştır.
Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan ticari bankaların performansını etkileyen faktörler
Bu çalışmada 2010-2016 yıllarını kapsayan dönemde Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan ticari bankaların performansını etkileyen faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla oluşturulan performans modelleri statik panel veri yöntemi ile analiz edilmiştir. Aktif karlılığının banka performans ölçütü olarak kullanıldığı modelden elde edilen sonuçlar göstermektedir ki banka büyüklüğü, banka istikrarı, gelir çeşitlendirme, faiz gelirleri ve ekonomik büyüme gibi değişkenler aktif karlılığını pozitif yönde etkilerken, kredi riski, faaliyet giderleri ve enflasyon oranı gibi değişkenler ise aktif karlılığını negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, performans ölçütü olarak özkaynak karlılığının kullanıldığı modelde ulaşılan sonuçlara göre özkaynak karlılığı değişkeni; banka büyüklüğü, gelir çeşitlendirme, faiz gelirleri, banka yaşı ve ekonomik büyümeden pozitif yönde ancak kredi riski, faaliyet giderleri ve enflasyon oranı değişkenlerinden negatif yönde etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Bankacılık Sektörü, Banka Performansı, Aktif Karlılığı, Özkaynak Karlılığı, Panel Veri Analizi.
Türkiye'deki ticari bankalarda finansal tablolar analizi ve bir uygulama
Finansal tablolar, işletmelerin muhasebe sistemine kaydedilen ve sınıflandırılan bilgilerin, belirli zaman aralıklarıyla, bu bilgilere ihtiyaç duyanlara iletilir. Bu kişiler; rakipler, yatırımcılar ve kredi verenler şeklinde tanımlanmaktadır. Tanımdan da görüldüğü gibi finansal tablolar, bir bilgi iletişim aracıdır. Bilgiye ihtiyaç duyan ve bilgiyi kullananlar açısından finansal tablolar, bankaların yapıları ve faaliyet sonuçları açısından yapılacak değerlemeler ile alınacak kararlara destek olacak bilgiler sağlar. Bankacılık sektöründe son yıllarda yaşanan hızlı gelişmeler, özellikle teknoloji ve inovasyon bakımından hızlı değişiklikler bankacılık alanını yakından etkilemiştir. Bankaların bu hızlı değişime anında adapte olmaları gerekmektedir. Bu hızlı değişim ve gelişime ayak uyduramayan bankalar rakipleriyle rekabet edemez ve faaliyetlerini sürdüremez hale gelir. Ekonominin lokomotifi olarak ifade edilen bankacılık sektörü, dünyadaki soğuk savaş sebebiyle Türk parasının yabancı para karşısında değer kaybetmesinden çok etkilenmiş ve yeri geldiğinde günler süren zararlar etmiştir. Bankaların, böyle olumsuz koşullar karşısında bilançolarında ve gelir tablolarında kârlılık oranlarında değişiklik olmamıştır. Bankaların, kendilerini kârlıymış gibi göstermeleri, çok iyi bilanço makyajlaması yaptığı anlamına gelmektedir. Bankaların faaliyet raporlarını analiz ederken, objektif bir şekilde, derinlemesine analiz etmemiz gerekiyor. Bu çalışmada; bankalar hakkında detaylı bilgiye, bankacılık tarihine, bankacılıkta muhasebenin önemine, banka tek düzen hesap planına ve finansal tablolar hakkında bilgilere yer verilmiştir. Uygulama bölümünde ise; bankaların finansal tablolarını incelerken objektif olmak ve dikkat edilmesi gereken ana noktalara odaklanmak gerektiği hakkında bilgilere yer verilmiştir. Böylece daha sağlıklı kararlar verebiliriz ve gerek şirket olarak gerekse yatırımcı olarak riski en aza indirmeyi hedefleyebiliriz. Çalışmanın büyük bir bölümünde aktarılan Oran analizi sayesinde sadece rakamsal veriler değil; finansal tabloların bozukluğunun arka planında yer alan bankacılık sektörünün gerçeği de ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bankalar, Banka Muhasebesi, Finansal Tablolar, Oran Analizi
The impact of financial management practices on the loan performance of the commercial banks in Baghdad
Commercial banks strive to manage their working capital well while organizing their budgets to enhance their financial performance. Even though many studies have been done to figure out how well bank loans work based on different predictors, little progress has been made in studying the characteristics of loan performance in terms of loan cost effectiveness and default rates. As a result, the focus of this study was to find out the impact of financial management practices (risk management - working capital management - budgeting) on loan performance (loan cost efficiency - default rates) of commercial banks in Baghdad. This thesis relied on the quantitative approach by distributing a questionnaire to the employees of some Iraqi banks. This study found that the better the working capital management and budget management, the higher the cost efficiency of the loan. As for risk management has little effect on the cost efficiency of the loan, and the better the risk management and working capital management, the lower the default rates. Banks can improve the loan performance by incorporating financial management strategies to their operations. It may also help policymakers influence their policies and improve financial management approaches in banks as a way to improve loan performance.
Makroekonomik ve bankaya özgü faktörlerin ticari bankalarda kredi riski üzerindeki etkisi - Türkiye örneği
Bankacılık sistemi, bir ülkenin finansal sisteminde çok önemli görevler üstlenmekle birlikte finansal istikrarı da etkileyebilmektedir. Sektördeki bankaların birbirine ve büyük bankaların da tüm ekonomiye bağlı olduğu küreselleşmiş bir dünyada, riskler bireysel bankaları, ulusal ve uluslararası finansal sistemleri tehdit etmektedir. Değişen ekonomik ortamın ve bankaların kendilerine has özelliklerinin, bankaların risklerini ve faaliyet sonuçlarını etkilediği düşünülmektedir. Kredi riski veya kredi temerrüt riski bankaların en çok maruz kaldığı risklerden biri olmakla beraber birçok araştırmacı kredi riskinin banka krizlerini tetiklediğini savunmaktadır. Kredi riskinin belirleyicilerini tespit etmek, risk yönetimi üzerinde daha iyi sonuçlar elde etmeye ve riskleri en aza indirgemeye yardımcı olmaktadır. Kredi riskini etkileyebilecek faktörler makroekonomik ve bankaya özgü faktörler olarak sınıflandırılmaktadır. Çalışmanın amacı, makroekonomik ve mikroekonomik faktörler (bankaya özgü faktörler) ile Türkiye'deki ticari bankaların kredi riski arasındaki istatistiksel ilişkiyi tespit etmektir. Çalışmada, 2007-2018 yılları arasındaki aylık veriler kullanılarak 6 makroekonomik ve 5 bankaya özgü faktör olmak üzere, toplam 11 bağımsız değişkenin kredi riski üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada sunulan ampirik sonuçlar, Türkiye'deki ticari bankalarda kredi riskini etkileyen faktörleri ve bu faktörlerin kredi riskini nasıl etkilediğini açıklamaktadır. Ekonomik büyüme göstergesi olarak kullanılan Sanayi Üretim Endeksi dışında diğer faktörlerin takipteki alacak oranı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Reel faiz oranı, işsizlik oranı, banka kârlılığı, verimsizlik ve kaldıraç oranı değişkenlerinin kredi riski üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu tespit edilmişken, döviz kuru, enflasyon oranı, M2 para arzı, banka büyüklüğü ve sermaye yeterlilik oranının da kredi riski üzerinde negatif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Kredi riski, Bankacılık sektörü, Makroekonomik faktörler, Bankaya özgü faktörler, Zaman serisi analizi
Bankacılıkta performans analizi, Azerbaycan bankaları üzerine bir inceleme
Ticari bankaların verimli ve etkili bir şekilde faaliyet göstermesi sayesinde bankacılık sektörünün bir ülkedeki gelişimi mümkün olmaktadır. Bu süreçte müşterilere, hissedarlara zarar verebilecek, operasyon sürecindeki eksikliklere, iflaslara vb. istenmeyen sonuçlara yol açabilecek faktörler bulunmaktadır. Ticari bankaların faaliyetleri esnasında yanlış değerlendirmeler yapmaları sonucu karşılaştığı riskler bu gibi sonuçlara neden olan faktörlerdendir. Dolayısıyla bankacılık sisteminin ne kadar etkin bir şekilde işlediğini saptamak amacıyla faydalanılacak yöntemlerin geliştirilmesi bankacılık sektörünün gelişmesi bakımından son derece büyük bir rol oynamaktadır. Bu çalışma altı bölümden meydana gelmektedir. İlk bölüm, Azerbaycan ekonomisinin son yıllardaki kalkınma trendlerini ele almakta, bunun yanında Azerbaycan bankacılığını ana hatlarıyla incelemekte ve Azerbaycan'ın 2022 yılı 4. Çeyrek Verileri yılları arasındaki reel ekonomik büyümesi hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde, bankacılık sisteminin Azerbaycan'da nasıl kurulduğu ve gelişim süreci, Azerbaycan'daki bankacılık sisteminin hangi aşamalardan meydana geldiği, Azerbaycan'daki bankaların işlevleri, türleri ve ekonomik yapısı açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde, Azerbaycan Cumhuriyeti' nin finansal sistemi hakkında bilgi verilmektedir. Bu kapsamda Azerbaycan'daki finansal sistemin nasıl oluştuğu, finansal piyasalar üzerinde bankaların rolü ve faaliyetleri, menkul kıymetler piyasasının gelişiminin ana göstergeleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde, Azerbaycan'da faaliyet göstermekte olan ticari bankalarının gelir ve giderleri, faiz marjası incelenmiştir. Buna ek olarak ticari bankaların ana gelir kaynağı ve bu kaynağın unsurlarına yine bu bölümde yer verilmiştir. Beşinci bölümde, Azerbaycan'daki bankacılık sektörünün günümüzdeki yapısı analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Ayrıca bu bölümde ticari bankaların ana gelir kaynağı, ticari bankaların finansal durumunun CAMELS analizi sonuçları bulunmaktadır. Son olarak altıncı bölümde, ticari bankaların verimliliklerini nasıl artırabileceği belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan; Bankacılık Sistemi; Ekonomi; Finans.
The determinants of credit risk in Turkish banking sector: Does efficiency matter
The aim of this thesis is to analyze the bank-specific and macroeconomic determinants of credit risk (i.e., non-performing loans) of the commercial banking sector in Turkey over the period 2002 and 2015. The sample data includes the 23 commercial banks, which represents the 90 % of the total banking sector in Turkey. By employing traditional pooled OLS, fixed effect (FE) and random effects (RE) estimators we found significant evidence both with bank-specific and macroeconomic factors. The empirical findings of this thesis is important mainly for the policy makers within financial institutions, bank regulators and bank managers. Accordingly, we found great deal of evidence between efficiency and credit risk. In other words, high technical efficient commercial banks tent to make high quality loans and thus, have better asset quality. We surprisingly found that the rapid growth of commercial and consumer loans over the last decade did not adversely affected the credit risk of commercial banks in Turkey. State-owned banks are found more prone to have higher degree of non-performing loans compared to domestic and foreign private banks. The Global Financial Crisis (GFC) in late 2008 unfavorably influenced the credit risk. Besides the bank-specific (internal) factors we had significant results with macroeconomic factors. Each macroeconomic factor have different effects on the level of non-performing loans. We found negative link between Growth rate of GDP (business cycle) stock market index (BIST 100) and level of credit risk and positive relationship with unemployment, interest and exchange rates and credit risk. Keywords: Credit risk, Technical efficiency, Macroeconomic factors, Panel data analysis.
Türkiye'de faaliyet gösteren ulusal ve yabancı ticari bankaların karşılaştımalı analizi
Bankalar, ekonomide kaynak dağılımını etkilemesi, ekonomik istikrarı etkileyecek şekilde enflasyonist baskıların şiddetlenmesine veya ekonomik durgunluğun artmasına neden olabilmesi ve bu kesimlerdeki başarısızlığın dar bir çerçevede kalmayarak tüm ekonomiye yansıması dolayısıyla mali sistemlerin omurgasını oluşturan unsur olmaktadırlar. Ekonomiye katkıları büyük olan bankaların verimli çalışması ve mali yapılarının sağlıklı olması; banka ortaklarını, yöneticilerini bankalara parasını emanet eden tasarruf sahiplerini, nakit ve gayrinakit kredi ilişkisi içinde olan şirketleri, kısa ve uzun vadeli borç veren yurtiçi ve yurtdışı mali kuruluşları, banka güvencesi ve garantisi ile taahüt altına giren veya yatırım yapan kişi ve kuruluşları, ilgili resmi kuruluşları haklı sebeblerle ilgilendirmektedir. Bu yüzden banka finansal tablolarının analizi, bankaların finansal performanslarını ölçmek ve mali yapılarındaki kuvvetli ve zayıf noktalan ortaya çıkarmak açısından son derece önemlidir. Bu çalışmanın temel amacıda dört grupta toplayacağımız ulusal ve yabancı ticari bankaların 1993-1996 dönemi mali yapılarındaki gelişimlerini ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak çalışma dört bölümde hazırlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, ticari bankacılığın tanımı yapılmış ve temel özellikleri, fonksiyonları üzerinde durularak, 1996 yılsonu itibariyle Türkiye'de faaliyet gösteren ulusal ve yabancı ticari bankalar gruplandırılmıştır. iiÇalışmanın ikinci bölümünde, ticari bankaların analiz gerekliliği üzerinde durularak, mali tablolarının içerikleri belirtilmiş ve analiz yöntemleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise; kamusal sermayeli ve özel sermayeli ulusal bankalar ile, Türkiye'de kurulmuş ve şube açan yabancı bankalar ve bu gruplarda yer alan ticari bankaların Türkiye Bankalar Birliği 'nin yayınlamış olduğu bilançolarından 1993-1996 dönemine ait verilerinden yararlanılarak, karşılaştırmalı ve oran analizi tekniklerinin kullanılmasıyla değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar doğrultusunda ulusal ve yabancı ticari bankaların 1993-1996 dönem için karşılaştırmalı değerlendirmesi verilmiştir.
Küresel kriz çerçevesinde katılım bankalarının ve ticari bankaların mali performanslarının TOPSİS yöntemiyle analizi
Bankalar, halkın parasının kullanılması sürecinde aracı olan mali kuruluşlardır. İlk bankaların tapınaklar, bankacıların ise din adamları olduğu söylenmektedir. Ticari bankacılık Milattan önce (M.Ö.) 3500'e kadar uzanmaktadır. Katılım bankacılığı ise M.Ö. 2123-2081'e kadar uzanmaktadır. Finansal sistem içerisinde ticari bankacılık faiz esasına göre hareket ederken, katılım bankacılığı ise kar payı esasına göre hareket etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren Katılım Bankaları ve Ticari Bankalar analiz edilmiştir. Bankaların kriz öncesi dönemi (2005-2008), kriz dönemi (2008-2011) ve kriz sonrası dönemi (2011-2015) verileri kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamına toplam 13 banka (3 Katılım Bankası, 10 Ticari Banka) alınmıştır. Bankaların mali performansları dönem dönem değerlendirilmiştir. Bu dönem içerisinde varlığı görülen Bank Asya faaliyetlerinin sonlandırılmasından dolayı değerlendirilme dışında bırakılmıştır. Analizde kullanılan mali veriler Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Türkiye Katılım bankaları Birliği (TKBB) ve ilgili internet sitelerinden alınmıştır. Bankaların performansı çok kriterli karar verme yöntemlerinden TOPSİS yöntemiyle ölçülmüştür. Çalışma sonucunda Türkiye'nin diğer ülkelere bakılarak beklenenden daha iyi performans gösterdiği bunun nedeninin de 2001 krizinde yaşanan olumsuzluklardan sonra önlemlerini almış olmasıdır. Bankalara bakılacak olursa küresel kriz öncesinde ve küresel kriz sonrasında ticari bankaların mali performansları başarılı olurken, küresel kriz döneminde katılım bankalarının performanslarının iyi olduğu gözlemlenmiştir. Kriz öncesinde ya da kriz sonrasında ticari bankaları ilk sıralarda görünürken, kriz yılında (2008) katılım bankalarının daha iyi performans gösterdiği, mali değerleri bakımından daha karlı olduğu göze çarpmaktadır. TOPSİS Anahtar Kelimeler: Finansal Performans, Ticari Bankalar, Katılım Bankaları,
Bankacılık sektöründe karlılığı belirleyen faktörlerin analizi
Bankacılık sektöründe karlılık konusu, sektörün ayakta kalabilmesinde önemli bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Banka türlerine göre farklılık gösteren karlılık unsuru, bu çalışmada banka türleri için karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Analize dahil edilen bankalar; ticari bankalar ve katılım bankaları arasından seçilmiş olanlardır. Ticari bankalar için 2010-2017 aralığındaki dönem; Katılım bankaları için ise, 2010-2018 yılları arasındaki dönem ele alınmıştır. Ticari bankaların 2018 yılına ait verilerine ulaşılmadığı için bu yılın verileri analiz edilememiştir. Ayrıca; katılım bankalarının sektörde çok yeni olmalarından ötürü de bu yıla ait verileri analize dahil edilmiştir. Ticari bankalar sınıfındaki Özel Sermayeli Bankalardan; Akbank, Anadolubank, Şekerbank, Turkish Bank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye İş Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası analiz edilmiştir. Yabancı Sermayeli Bankalardan; Arap Türk Bankası, Deniz Bank, Finans Bank, HSBC, Citibank, Deuscthe Bank ve Kamu Sermayeli Bankalar da Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası analiz edilmiştir. Çalışmada analize dahil edilen Katılım Bankaları ise; Albaraka Türk Katılım, Türkiye Finans Katılım, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım Bankalarıdır. Bu çalışmanın amacı; banka türlerinin verilen dönemdeki karlılık performanslarını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Analiz edilecek bankalarla ilgili veriler; Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği'nden (TKBB) alınmıştır, Çalışmada; bankaların karlılık ölçümü için parametrik olmayan regresyon yöntemlerinden biri olan MARS ® (Multivariate Adaptive Regression Splines) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem; bir bağımlı değişken ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek için kullanılmaktadır. Çalışmadaki bağımlı değişkenler; Aktif Karlılık (ROA) ve Özkaynak Karlılığı (ROE) olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler ise; Şube Başına Aktif (AKTIF_SUBE), Şube Başına Mevduat (MEVD_SUBE), Şube Başına Kredi (KRD_SUBE) ve Şube Başına Net kar Oranı (NETKAR_SUBE), Personel Başına Aktif (AKTF_PERS), Personel Başına Mevduat (MEVD_PERS), Personel Başına Kredi (KRD_PERS) ve Personel Başına Net Kar (NETKAR_PERS) şeklindedir. Analiz sonucunda ROA bağımlı değişkeninin iki banka grubu açısından farklı sonuçlar ortaya koyduğu belirlenmiştir. Özellikle modeldeki anlamlı değişken sayısına bakıldığında ticari bankaların katılım bankalarına göre daha fazla değişkeni anlamlı olarak bulunmuştur. Katılım bankalarında ise yalnızca iki adet anlamlı değişken bulunmuştur. Ticari bankaların ROA bağımlı değişkenine göre analizi sonucunda; (NETKAR_PERS), (NETKAR_SUBE), (KRD_SUBE) ve (MEVD_PERS) değişkenleri istatistiki açıdan anlamlı bulunmuştur. Ticari bankaların ROE bağımlı değişkenine göre anlamlı değişkenleri; NETKAR_PERS, NETKAR_SUBE, AKTF_SUBE ve KRD_PERS olarak bulunmuştur. Katılım Bankalarının ROA değeri açısından bakıldığında; MEVD_PERS ve NETKAR_PERS değişkenleri yüksek oranda anlamlı çıkmıştır. Katılım Bankalarının ROE bağımlı değişkeni için analiz gerçekleştirildiğinde ise; KRD_PERS ve AKTF_SUBE değişkenleri; modeli istatistiki olarak açıklayabilen anlamlı değişkenler olarak bulunmuşlardır. Anahtar Kavramlar: Ticari Bankalar, Katılım Bankaları, MARS ® Yöntemi, Karlılık Analizi
Finansal yenilikler ve Türkiye'deki ticari bankaların performasına etkileri
Finansal piyasalar 1980'li yıllardan sonra hızla gelişme göstermiş ve uluslararası alanda etkinlik göstermeye başlamıştır. Uluslararasılaşmayla birlikte özellikle bankacılık sektöründe modernleşme ve yeniden yapılanma süreci başlamış hızla gelişen teknolojik gelişmeler finans piyasalarında da gerçekleşmiştir. Bu teknolojik gelişmeler, artan rekabet ve talep sonucu var olan kurum ve kuruluşları kendilerini geliştirip ve yenilemek duruma bırakmış yeni finansal ürün ve süreç yeniliklerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye'de finansal sektör bankacılık ağırlıklı yapıya sahiptir. Bu nedenle bankacılık sektöründe gerçekleşen performansın düşük ya da yüksek olması finansal sisteme ve tüm ekonomiye etki etmektedir. Bu çalışmada finansal yenilikler ve bu yeniliklerin ticari bankalara etkileri araştırılmıştır. Buna göre, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların 2013-2021 döneminde müşterilerine sunduğu finansal yenilik hizmetlerinin finansal performanslarına etkisi çoklu regresyon analizi yöntemi ile incelenmiştir. Literatüre katkı sağlamak adına, sermaye gruplarına göre kamu-özel sermayeli bankalar ve tüm bankalar için analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular bankaların aktif ve özsermaye karlılığı açısından değerlendirilmiştir.
Türk ticari bankacılık sektörünün 2001 Krizi öncesi ve sonrası CAMELS analizi
Türk bankacılık sektörü, 1980 sonrası finansal liberalleşme hareketleriyle dünya ekonomilerine uyum sürecine girmiştir. Gerekli altyapı ve tecrübe eksikliği nedeniyle bankacılık sektörü çeşitli aralıklarla finansal türbülanslara yakalanmış; kriz ortamına girmiştir. Şüphesiz krizlerin bankacılık ve reel sektöre maliyeti ağır olmuştur. Bu tez, Türk ticari bankacılık sektörünün 1995-2008 yılları arasındaki performansını, 2001 bankacılık krizi çerçevesinde inceler. Performans değerlendirmesi, CAMELS derecelendirme sistemiyle yapılmıştır. Analiz, CAMELS'ın altı bileşenine (sermaye yeterliliği, aktif kalitesi, yönetim kalitesi, kârlılık, likidite, piyasa risklerine duyarlılık), seçilen yirmi beş finansal gösterge aracılığıyla yapılmıştır. Bileşenlerin gelişimi, hesaplanan performans endeksi yardımıyla açıklanmıştır. Bulgular, Türk ticari bankacılık sektörü 2001 krizinde ciddi hasar görmüştür. Ancak, 2001 bankacılık krizi sonrası uygulanan makroekonomik politikalar ve siyasi istikrar, ticari bankaların performanslarını olumlu etkilemiştir. Ayrıca, CAMELS değerlerinin son gözlem yılı bozulmaya başlaması, küresel finans krizinin yansımasını göstermiştir.Türk bankacılık sektörünün 2009 sonu itibariyle BDDK ve TBB verilerine göre finansal kesimdeki payı % 80'dir. Türk ticaret bankalarının bankacılık sektöründeki payı ise % 96'dır. Buna göre, Türk ticaret bankacılık sektörü finansal sistemin en büyük aktörüdür. Bunun için, ticari bankacılık sektörünün sağlamlığı, finansal sistemin gelişimi ve reel sektörün finansmanı açısından önemlidir. Türkiye'de erken uyarı sistemi olarak, CAMELS derecelendirme sistemi tüm bileşenleriyle kullanılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Ticari Bankacılık, 2001 Krizi, CAMELS Derecelendirme Sistemi.
Yatırım ve kalkınma bankalarının performans analizi: 2013-2018 dönemi
Yatırım ve kalkınma bankaları, yatırımların finansmanın öncü rol oynadıkları için bir ülkenin kalkınmasında oldukça önemlidirler. Bu çalışmanın amacı yatırım ve kalkınma bankalarının 2013-2018 yılları arasındaki performanslarını tespit etmektir. Veri setini Türkiye'de faaliyet gösteren 13 adet yatırım ve kalkınma bankasına ait rasyolar oluşturmaktadır. Yatırım ve kalkınma bankalarının performansını ölçmek için CAMELS analizi yöntemi kullanılmıştır. CAMELS değerlerine esas olan endeks puanı mevduat bankaların aynı döneme ait finansal rasyoları (toplam 25 rasyo) dikkate alınarak hesaplanmıştır. Yapılan analiz çerçevesinde yatırım ve kalkınma bankalarının performansları ticari bankalar ile kıyaslanmıştır. Yatırım ve kalkınma bankalarının toplam performans değerlerinin ticari bankalardan yüksek olduğu görülmüştür. CAMELS analizinin bileşenleri açısından değerlendirildiğinde yatırım ve kalkınma bankalarının sermaye yeterliliği (C) ve yönetim kalitesi (M) bileşenlerinde daha yüksek performansa sahipken, ticari bankaların aktif kalitesi (A), kazançlar (E), likidite durumu (L) ve piyasa riskleri (S) bileşenlerinde daha yüksek performans göstermiştir. Yatırım ve kalkınma bankalarının ticari bankalar karşısında daha yüksek performans değerine sahip olmasında en etkili rasyo şube başına net kar rasyosu olmuştur. Anahtar Sözcükler: Yatırım ve kalkınma bankaları, Ticari bankalar, CAMELS analizi, Performans analizi
Türk ticari bankacılık sektöründe reklam harcamalarıyla bankacılık performansı arasındaki ilişki
Ekonomide para ve kredi politikasının vazgeçilmez araçlarından olan ticari bankalar, mali piyasalar içinde yer alan ve kar amacı güden en önemli kuruluşlar olduklarından, tüketicileri; ürettikleri hizmet ve ürünleri konusunda bilgilendirip, bunları satın almaya teşvik etmektedirler. Dolaysıyla karlarını artırmak için reklamı bir aracı olarak kullanırlar. Yapılan reklam faaliyetleri ise harcamalara neden olmaktadır. Bu nedenlere bağlı olarak ticari bankaların yaptıkları reklam harcamalarıyla performansları arasındaki ilişki araştırmamıza konu olmuştur. Bu çalışmada; ticari bankacılık sektöründe reklam harcamalarıyla performansları arasındaki ilişki panel veri seti oluşturularak incelenmiştir. Veri setinde ticari bankaların performansı; aktif karlılığı ve özsermaye karlılığı bağımlı reklam harcamaları ise bağımsız değişkenler olarak tanımlanmıştır. Panel verinin önce durağanlığı birim kök testleri aracılığıyla sınandıktan sonra değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki Pedroni testiyle ve değişkenler arasındaki nedensellik ise Granger testi ile ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ticari Bankacılık, Performans, Reklam Harcaması.
The role of corporate governance and financial technology applications in enhancing the financial performance of the commercial banks in Iraq
Corporate governance is an important and necessary practice to develop the proper functioning of banks to confirm banks' management integrity to fulfill obligations, and pledges and to ensure that banks achieve their objectives legally and economically. In addition to the means of control, they provide that efforts increase quality and develop performance, leading to preserving all parties' interests. Financial technology applications are also significant for banking services; therefore, the main purpose of this study is to investigate the role of corporate governance and financial technology applications in enhancing the financial performance of commercial banks in Iraq. The survey questionnaire was used for obtaining empirical data from managers working within Iraqi commercial banks. The data analysis was conducted by using SPSS, and Amos 23. The results showed that implementing corporate governance positively related to financial technology applications. The results also demonstrated that financial technology applications significantly influence the improve financial performance improvement, and there was a direct impact of corporate governance on the financial performance of commercial banks in Iraq. Furthermore, results displayed that financial technology applications in Iraqi commercial banks partially mediated the impact of corporate governance on financial performance. The study contributes to literature since there is a lack of studies combining these significant variables and examining them within the banking sector. The results provide unique information to the bank managers to improve their understanding of corporate governance and financial technology applications in Iraqi commercial banks.
Efficiency of commercial banks in the gambia: An empirical analysis
This study examines the efficiency (OTE) of commercial banks (CBs) in The Gambia, from 2009 to 2017 by utilizing the non-parametric Data Envelopment Analysis (DEA) method, under the assumption of constant returns to scale and variable return to scale, based on intermediation and production approaches. The study further investigates the influence of internal (bank-specific characteristics) and external (macroeconomic) factors on efficiency measures using the Tobit regression method. The DEA results under both intermediation and production approaches show that commercial banks in the Gambia are not fully efficient during the study period. Generally, under the intermediation approach, the study found that Guaranty Trust Bank (Gambia) Ltd is the most efficient bank in the Gambia, while BSIC bank found to be less efficient bank during the same period. However, under the production approach, the results indicate that Standard Chartered Bank (Gambia) Ltd ranked as the most efficient bank, while Eco bank (Gambia) Ltd appeared as a less efficient bank during the research period. The research showed that the commercial banks in the Gambia were more efficient under the production approach than the intermediation approach. On the other hand, the Tobit regression results under the intermediation approach indicated that Profitability has a positive and significant relationship with overall technical efficiency measures, while Bank Size, Capital Adequacy, Earning and Inflation have a negative and significant correlation with efficiency measures. However, under the production approach, the results demonstrated that Market Power, earnings and GDP have a positive and significant relationship with efficiency measures, while Bank Size and Liquidity have a negative and significant relationship with efficiency measures. This indicates that banks' specific characteristics and macroeconomic factors are the driving and important factors that influence the efficiency of commercial banks in the Gambia and that the banks have more room to improve their efficiency level.
Impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks in Afghanistan
Impact of Organizational Culture on Quality Management Practices of Commercial Banks in Afghanistan This thesis aims to investigate the impact of organizational culture on Quality management practices of commercial banks in Afghanistan. It is quantitative research that inspires to higher the organizational culture and quality management practices of commercial banks in Afghanistan. The study spans over the periods of 2019 to 2021. It used the questionnaires as the source of collecting data from the commercial banks' employees. The organizational culture uses the proxies of teamwork, employee empowerment, continuous improvement, and Decision-making support. In contrast, the quality management practices use the proxies of Top management leadership & vision, organizational power, customer focus & satisfaction, and employee performance measurement. The main objective of this research is to investigate the effect of the organizational culture on quality management practices of commercial banks. About 150 sample sizes of the questionnaires were distributed to employees and managers of different departments of the commercial banks. The research is based on Kabul city only with emphasises on non-state owend commercial banks of Afghanistan. To answer the research questions sixteen hypothesis are developed to test the acceptance and rejection of the hypothesis. This research uses linear regression quantitative method for data collection and analyzation. after calculation of the data the fourteen hypothesises out of sixteen total hypothesises which were developed for this study are accepted and only two hypothesises are rejected. However, the rejections do not mean that those have no impact. hence, it is determined from the perception of the people to the concept during the interview. This study stresses on positive impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks of Afghanistan Therefore, more effort should be done in order to improve organizational culture and quality management practices in order to enhance the profitability and stability of the Banks in Afghanistan.
Mali başarısızlık tahmininde çok değişkenli istatistiksel yöntemlerin ve çok kriterli analize dayalı bir modelin kullanılması: Türk bankacılık sisteminde bir uygulama
ÖZET MALİ BAŞARISIZLIK TAHMİNİNDE ÇOK DEĞİŞKENLİ İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLERİN VE ÇOK KRİTERLİ ANALİZE DAYALI BİR MODELİN KULLANILMASI: TÜRK BANKACILIK SİSTEMİNDE BİR UYGULAMA Süleyman Bilgin KILIÇ Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Prof.Dr. Serpil CANBAŞ Şubat 2003, 140 Sayfa Bu çalışmada, özellikle Türkiye'de, finansal sistemin en önemli unsuru olan bankaların mali başarısızlıklarının öngörülmesine yönelik çok değişkenli istatistiksel yöntemlere ve çok kriterli karar alma analizine dayanan erken uyan modellerinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örnek setini 40 adet özel sermayeli ticaret bankası oluşturmaktadır. Bu bankalardan 20'si 1997-2002 döneminde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiştir. Türkiye Bankalar Birliği kendi web sitesinden bankalar için 49 rasyo yayınlamaktadır. Çalışmada, öncelikle tek değişkenli ANOVA (varyans analizi) testi kullanılarak, yayınlanan bu 49 rasyo içinden, mali başarısızlığın yaşanmasından bir yıl öncesi için, başarısız olan ve faaliyetini sürdüren bankaları birbirinden ayırt eden 12 rasyo (erken uyan göstergesi) saptanmıştır. Daha sonra, seçilen rasyolar Temel bileşenler Analizi ile anlamlı faktörler altında gruplandırılarak Türk bankacılık sisteminin temel finansal karakteristiklerini yansıtan 3 faktör ( sermaye yeterliliği, gelir-gider ve likidite) belirlenmiş ve her banka için bu karakteristiklere (faktörlere) ait skor değerleri hesaplanmıştır. Bankaların durumu bağımlı değişken faktör skor değerleri bağımsız değişken olacak şekilde diskriminant, logit ve probit modelleri tahmin edilmiştir. Ayrıca, son yıllarda mali başarısızlık tahmininde yeni bir yaklaşım olan ve çok kriterli karar alma analizine dayanan ELECTRE TRI modeli tahmin edilmiştir. Tahmin edilen bu modellere göre bankalar mali başarılı yada başarısız şeklinde sınıflandırılarak modellerin sonuçlan, sınıflandırma başarılarına göre karşılaştırılmıştır.II Son olarak, erken uyarı sistemlerinin uygulanmasının, Türk bankacılık sistemindeki yeniden yapılandırma maliyetleri açısından, önem ve gerekliliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın sunuçları, bankacılık sektöründe erken uyan sistemlerinin uygulanması ile, mali başarısızlık sonucu gerçekleştirilen yeniden yapılandırma maliyetlerinden uzun vadede büyük oranda kaçınma şansının olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Faktör Analizi, Diskiriminant, Logit, Probit, ELERCTRE TRI.
Likidite riskinin belirleyicileri: Türkiye örneği
Bankaların likidite riskini belirleyen bankaya özgü ve makroekonomik faktörleri tespit etmeyi amaçlayan çalışmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren ve aktif büyüklüğü en yüksek 10 ticari (mevduat) bankası oluşturmaktadır. Söz konusu bankaların likidite riskini belirleyen faktörlerin tespiti amacıyla bağımlı değişken olarak likidite rasyosu kullanılmış ve elde edilen bulgular likidite rasyosu ve riski bağlamında değerlendirilmiştir. Likidite riski üzerinde etkisi olduğu düşünülen bağımsız değişkenler ise banka ölçeği (büyüklüğü), aktif karlılığı, öz kaynak karlılığı, net faiz marjı, banka sermayesi, mevduatın krediye dönüşüm oranı, kredi büyümesi, takipteki krediler, ekonomik büyüme, enflasyon ve işsizlik oranıdır. Ancak net faiz marjı değişkeninde birim kök sorunu olduğundan modele dahil edilmemiştir. Driscoll-Kraay standart hatalarla sabit etkiler regresyon yöntemiyle yapılan analiz sonucunda banka ölçeği (büyüklüğü), öz kaynak karlılığı, banka sermayesi, kredi büyüklüğü, ekonomik büyüme değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve pozitif ilişki olduğu, dolayısıyla bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini düşürdüğü tespit edilmiştir. Bununla beraber aktif karlılığı, mevduatın krediye dönüşüm oranı ve enflasyon değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu, yani bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini artırdığı ortaya konmuştur. Son olarak çalışmada takipteki krediler ile işsizlik oranı değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.
Performans eğitim ilişkisinin irdelenmesi ve çalışan performansının artırılmasında eğitimin rolünün betimlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışma ile Trakya bölgesindeki bazı kamu ve özel bankaların yönetici ve çalışanlarının performanslarının, mesleki eğitimle olan ilişkisi, eğitimlerinin performanslarına olan katkısı incelenmiştir. Yapılan anketlerden elde edilen sayısal verilerin analizi sonucunda; kırk alt boyuttan otuz beş alt boyutta çalışanların aldıkları eğitimin performanslarını olumlu yönde etkilediği kanaatinde oldukları görülmüştür.Bankacılık sektöründe verilen mesleki eğitimin çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre performansa olan etkisini belirlemeye yönelik yapılan araştırma sonucunda; eğitim ve performans ölçeğine verilen cevaplar doğrultusunda eğitim ve performansa ilişkin dört alt faktör oluşturulmuştur. İlk faktör Çatışma ve Terfilerde Etkinlik alt Boyutu, ikinci faktör Davranış Gelişimi, İletişim ve Yetkinlik alt Boyutu, üçüncü faktör İş Tatmini, Motivasyon ve Performans Artış alt Boyutu ve dördüncü faktör ise İşe ait Teorik ve Pratik Bilgi alt Boyutunu temsil etmektedir. Daha sonra Edirne ve Kırklareli illerinde Kamu ve Özel sektör bankalarında görev yapan memur ve yöneticilerin sosyo demografik ve sosyo ekonomik özellikleri ile söz konusu alt boyutlar arasında anlamlı bir fark olup olmadığı test edilmiş elde edilen bulgular yorumlanarak açıklanmıştır. Tez konumuzla ilgili olarak; eğitimin bir süreç olduğu ve bu sürecin etkin ve verimli olmasına katkıda bulunan yetenek, tutum, motivasyon, yeterlilik, deneyim, eğitim ihtiyacının farkında olma gibi başlıca faktörler olduğunu, bu faktörler arasında sürekli bir etkileşim olduğunu, bu etkileşim sonucunda eğitimin kişiyi geliştirdiğini, böylece performansın az veya çok ama mutlaka geliştiğini söylemek mümkündür. Süreçte bir aksaklık veya başarısızlık söz konusu olmadan önce, geri bildirimin zamanında, etkin olarak ve uygun şekilde yapılması ile performansın artırılabileceği değerlendirilmektedir. İşverenlerin çalışanlarını desteklemesi sonucu, sadece çalışanların memnuniyeti değil, aynı zamanda işteki performansları da artırmaktadır. Çalışanların bir mesleki eğitim programı ile desteklenmeleri, onların işlerine ve kurumlarına olan güven ve bağlılıklarını artırmakta, dolayısıyla performansın ikinci ayağı olan gelecekte yapılması beklenen işler, davranışlar, potansiyel artırılmış olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Performans, Eğitim, Çalışanlar, Ticari banka, Yetenek.