Current account deficit

90 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji ithalatı ve cari açık sorunu

Ekonomik büyüme ve kalkınma konusunda önemli hedefleri olan Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık %75'ini ithalatla karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık, dış ticaret dengesini bozmakta, dolayısıyla da cari açık düzeyini yukarı çekmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak dünyadaki ve Türkiye'deki enerji kaynakları, enerji arz-talep oranları ve elektrik üretim-tüketim değerleri incelenmiştir. Daha sonra Türkiye'deki sanayi üretiminin enerji ithalatına etkisi analiz edilerek, petrol ve doğal gaz ithalatının cari açığa olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, petrol ve doğal gaz ithalatındaki artışların cari açıkta artış meydana getirdiği görülmüştür. Çalışmanın sonuç kısmında, enerji ithalatına ve cari açığa çözüm getirecek alternatif ve kalıcı hedeflerden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Doğal Gaz İthalatı, Enerji İthalatı, Petrol İthalatı, Yenilenebilir Enerji.

Cari açıkDoğal gazEnerji+6
Reyhan Demir
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İkiz açıklar hipotezi

Bir ekonomide eş zamanlı olarak bütçe ve cari işlemler açığının görülmesi "ikiz açık" olarak tanımlanmaktadır. İkiz açıkların oluşum sürecini açıklayan iki farklı temel görüş bulunmaktadır. İlk olarak "Geleneksel Keynesyen Yaklaşımı", diğeri ise "Ricardian Denkliği Yaklaşımı" dır. Geleneksel Keynesyen Yaklaşım, bütçe açıklarının beraberinde cari işlem açıklarını doğuracağını öne sürerken, Ricardian Denkliği Yaklaşımı ise bütçe açıkları ile cari işlem açıklarının birbiriyle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını öne sürer. Bütçe ve cari işlemler değişkenleri arasında etkileşim olup olmadığının bilinmesi, etkileşim olması durumunda yönünün ve etkisinin tespiti, ayrıca bu etkileşim üzerinde belirleyici olan diğer değişkenlerin tespit edilmesi, ikiz açıklar problemini gidermek üzere uygulanacak iktisat politikaları bakımından önemlidir. Bu çalışmada ilk olarak bütçe açığı ve cari açık kavramları ele alınmıştır, sonrasında ikiz açıklar hipotezinin genel çerçevesine değinilmiştir. Bunun ardından hipoteze yönelik teorik yaklaşımlar ve ikiz açıklar olgusunu etkileyen faktörler üzerinde ayrıntılı biçimde durulmuştur.

Bütçe açıklarıCari açıkEkonometrik analiz+3
Yusuf Akıncı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bütçe açıklarının başlıca makroekonomik değişkenler üzerine etkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada Türkiye'de bütçe açıklarının başlıca seçili makroekonomik değişkenler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bütçe açıklarının, cari denge, M3 para arzı ve GSYH gibi değişkenler üzerindeki etkisi, 2006Q1-2020Q2 çeyreklik veriler elde edilerek seçili değişkenler üzerinde araştırma yapılmıştır.Çalışmada verilerin durağanlık mertebeleri yapısal kırılmalı perron 1997 birim kök testi ile ADF(Agumented Dickey Fuller) ve Philisps Perron geleneksel birim kök testleri ile belirlenmiştir. Daha sonra ARDL sınır testi ile değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisi incelenmiştir. Son olarak Toda yamamato nedensellik testi ile değişkenler arasındaki nedenselliğin varlığı ve yönü tespit edilmiştir.Birim kök testlerinin sonuçlarına göre değişkenlerin farklı mertebede durağan oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca bütçe açıklarının seçili makroekonomik değişkenlerler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla kurulan üç farklı regresyon modelinde ARDL sınır testi prosedürüne göre eş bütünleşme ilişkisi kanıtlanmıştır. Toda yamamato nedensellik testine göre bükçe açıkları ile cari denge arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusu iken, GSYH 'dan bütçe dengesine tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca M3 para arzı ile cari denge arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusudur. Anahtar Kelimeler: Bütçe Açıkları, Makroekonomik Değişkenler, GSYH, Cari Açık, M3 para arzı, Toda Yamamato Nedensellik Testi, ARDL Sınır Testi

ARDL Sınır TestiBütçeBütçe açıkları+7
Safiye Sürmen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1982-2016 yılları arasında kredi hacmindeki genişlemelerin cari açık üzerine etkisi

Türkiye ekonomisi için cari açığın kronikleşmiş bir sorun olduğu söylenebilir. Enerji ithalatının yüksek olması, iç tasarruf oranlarının yetersiz olması, dış ticaret açığının uzun yıllardır devam etmesi ve aşırı değerlenmiş ülke parası cari açığın en önemli nedenleri arasında gösterilmektedir. Cari açığın diğer bir önemli nedeninin de kredi hacmi genişlemeleri olduğu söylenebilir. Türkiye'de ekonomiden sorumlu bazı kişiler de, cari açığın önemli bir nedeni olarak kredi genişlemelerini göstermişlerdir. Kredi hacmindeki artış veya azalış ile cari açığın artma yada azalma dönemleri incelendiğinde, aynı yönlü bir ilişkiden söz edilebilir. Kredi genişlemelerinin olduğu yıllarda cari açık da artmıştır. Ekonominin kriz dönemlerinde ise her ikisi de azalma eğilimi göstermiştir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yeterli miktarda doğrudan yabancı sermaye gelmemektedir. Döviz açığının kapanmasında bir çok gelişmekte olan ülke, kısa vadeli sıcak parayı kullanmaktadır. Ülkeye gelen kısa vadeli yabancı para girişlerinin kredi genişlemelerine neden olduğu söylenebilir. Cari açığın finansmanı olarak kullanılan kısa vadeli yatırımlar hem kredi hacmini artırmakta hem de cari açığa neden olmaktadır. Türkiye'de uygulanan faiz oranlarının dünya faiz seviyesinin üstüne çıkması durumunda, ülkeye sıcak para girişi yaşanmaktadır. Sıcak para girişlerinin artması, dövizin miktarını artırıp değerini düşürecektir. Ülke parası ise ithalatı cazip kılacak şekilde aşırı değerlenecektir. Dış finansman bulmanın kolaylaşması ile artan krediler ise cari açığa neden olmaktadır. 2008 krizi sonrasında gelişmiş ülkelerde uygulanan genişletici para politikaları Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yoğun şekilde kısa vadeli yabancı sermaye girişine neden olmuştur. Türkiye'de tüketim oranlarının önemli oranda artması, buna karşılık gelirlerin aynı oranda artmaması kredi taleplerini artırmıştır. Ülkeye gelen sıcak paranın neden olduğu kredi hacmindeki artış da, ithal tüketime kullanılarak cari açığın önemli bir nedeni olmuştur. Bu çalışmada Augmented Dickey-Fuller ve Phillips-Perron birim kök testi, Cusum ve Cusum-Square testi, Engle-Granger ve Johansen eşbütünleşme testi, Hata düzeltme modeli, Granger nedensellik testi, VAR modeli etki-tepki analizi ve varyans ayrıştırması kullanmıştır. Sonuç olarak, kısıtlı da olsa kredi genişlemelerinin cari açığa neden olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye Ekonomisi, Cari Açık, Kredi Genişlemesi, Granger Nedensellik

Cari açıkGranger Nedensellik TestiKredi genişlemesi+2
Emrah Köroğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de enerji bağımlılığının cari işlemler açığı üzerine etkisi

Enerji bir ülkenin kalkınmasında rol oynayan en önemli unsurlardan bir tanesidir. Türkiye ekonomisi ve Türkiye ekonomisine benzer yapıda enerji yoğun şekilde gelişen ülkelerde büyüme, cari açık ve nüfus unsurları enerji faktörünü etkileyen kilit etmenlerdir. Bu etmenlerin neler olduğuna dair bilimsel çalışmalar referans gösterilerek analizler yapılmıştır. Bu çalışmanın ikinci bölümünde enerji'nin tanımı yapılarak enerji kaynaklarının tarihsel süreç boyunca ekonomi üzerine etkileri incelenmiştir. Dünya ve Türkiye'deki enerji kaynakları bu enerji kaynaklarının ekonomi üzerine etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde makroekonomik sorunlar ve ödemeler dengesi ve enerji açığı ve fazlası veren ülkelerin durumları analiz edilmiştir.4.bölümde Türkiye'deki enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi ekonometrik model ile analiz edilmiştir. Enerji tüketimi nüfus ve cari açık yıllık olarak 1970-2014 dönemi verisi temel alınarak analiz edilmiştir. Enerji tüketimi, nüfus ve cari açık arasındaki ilişkiler Granger nedensellik analizi, birim kök testi ve hata düzeltme modelleri kullanılarak incelenmiştir. Granger nedensellik testi sonucunda cari açık enerji tüketimi arasında çift yönlü nüfus cari açık arasında tek yönlü nüfus enerji tüketimi arasında 'da yine tek yönlü nedensellik ilişkisi saptanmıştır.

Cari açıkDış açıkEkonomik büyüme+2
Kazım Oğuz Çin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme ve cari işlemler dengesi ilişkisi: Türkiye örneği

Cari işlemler açığı 1980'den sonra Türkiye ekonomisinin en önemli ekonomik sorunlarından biri haline gelmiştir. Cari açık yıllar içinde giderek daha fazla büyümüş ve kronikleşmiştir. Bugün halen birçok ekonomide en önemli sorunlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, 2003- 2019 dönemine ait çeyreklik verileri kullanarak Türkiye'de cari işlemler dengesi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada ARDL metodolojisi uygulanmıştır. 2008 yılında küresel ekonomik krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak kukla değişkenler kullanılmıştır. Buna ek olarak, cari işlemler dengesi TL para birimine dönüştürüldü ve daha sonra TÜFE endeksine bölünmek suretiyle fiyat etkisinden arındırıldı. Elde edilen sonuçlar, reel GSYH büyümesi ile uzun vadede cari işlemler dengesi arasında hem istatistiksel hem de ekonomik açıdan anlamlı bir ilişki olduğuna dair güçlü kanıtlar sunmaktadır. Türkiye ekonomisinde cari açık yüksek olduğunda, ekonomik büyüme oranında genel olarak artış gözlemlenmiştir.

ARDL Sınır TestiCari açıkCari işlemler+3
Fatih Türkönder
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cari açığın belirleyicilerinin eş bütünleşme analizi yöntemiyle incelenmesi: 1992-2012 dönemi

Dünya ekonomisinde liberalizasyon sürecinin hız kazanması ile cari işlemler dengesi özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük önem kazanmıştır. Ekonomik küreselleşmenin dinamiklerine uyum sağlamak ve dünya ekonomisi ile bütünleşebilmek amacıyla Türkiye ekonomisi, 1980 sonrasında köklü bir yapısal değişim geçirmiştir. Bu dönemde korumacı ve ithal ikameci yapı, yerini serbest pazar ve ihracat teşviklerine dayanan, dış ticaretin, kurun, faizin ve sermaye hareketlerinin serbestleştirilmiş olduğu bir yapıya bırakmıştır. Küreselleşme ile birlikte ticaret, sermaye hareketleri ve teknoloji akımı uluslararası bir özellik kazanarak Türkiye ekonomisi 1980 sonrasında hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarda bütünleşme eğilimi giderek hız kazanmıştır. Bu entegrasyon süreci, Türkiye'nin dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olurken, diğer taraftan dünya ekonomisindeki risklerin Türkiye ekonomisine yansımasına neden olmuştur. 1980'li yıllardan bu yana hem finans kesiminde hem de dış ticarette uygulanan serbestleşme politikaları dışardan kısa vadeli sermaye girişlerinin artmasına sebep olmuş, bu da ulusal paranın değer kazanmasına ve ithalatın artmasına yol açarak cari açık oluşmasına zemin oluşturmuştur. Türkiye'nin kronik hastalığı haline gelen cari açığın; tasarruf yetersizliği, dış ticaret açıkları, reel kur azalması, bütçe açıkları, büyüme gibi belirleyicileri vardır. Bu ekonomik göstergeler sürekli etkileşim halindedir ve birbirine bağımlıdır. Cari açığın çözümü için ekonomide bu dengelerin sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı cari açığa sebep olan değişkenleri belirlemek ve bu değişkenlerle elde edilen sonuç ile cari açık sorununa çözüm önerileri getirmektir.

Cari açıkCari işlemler dengesiEşbütünleşme+2
Çisem Bozkurt
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest dış ticaret politikalarının cari denge üzerindeki etkisi: Türkiye üzerine bir uygulama

Cari açık sorunu, son dönemlerde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorun haline gelmiştir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomik istikrarın sağlanması için cari açığın kontrol altına alınması ve cari dengenin sağlanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, 1980-2016 yılları arasında gerçekleşen ekonomik gelişmeler çerçevesinde serbest dış ticaret politikalarının cari denge üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada Türkiye'de 1980-2016 dönemi yıllık verileri kullanılarak ekonomik küreselleşme endeksi, gayrisafi yurtiçi hasıla ve döviz kurlarının cari denge üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Çalışmada ilk olarak değişkenlerin durağanlaştırılması için ADF ve PP birim kök testleri uygulanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki ilişki Johansen Eşbütünleşme Testi ve Granger Nedensellik Testi yardımıyla incelenmiştir. Çalışma sonucunda, değişkenler arasında bir eşbütünleşme ilişkisinin olduğu saptanmış ve ekonomik küreselleşme endeksi ile döviz kurunun cari dengenin tek yönlü nedeni olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cari denge, Ekonomik Küreselleşme Endeksi, Döviz Kuru, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla.

Cari açıkCari işlemler dengesiDöviz kuru+5
Esra Oğuz
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ham petrol fiyatlarının cari açık ve enflasyon üzerine etkisi: Türkiye uygulaması

Petrol dünyada en önemli enerji kaynaklarından biri olup, net petrol ithal eden ülkelerin ithalat tutarı içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Petrol fiyatlarında meydana gelen artış, bu ülkelerin cari dengesinde ve enflasyon oranında olumsuzluk yaratmaktadır. Bu çalışmada, petrol fiyatında meydana gelen dalgalanmaların Türkiye'nin cari açık ve enflasyon oranına etkisi ele alınmıştır. Bu çerçevede ilk olarak "petrol fiyatları cari açığa neden olmaktadır" hipotezi, ikinci olarak ise "petrol fiyatları enflasyon artışına neden olmaktadır" hipotezi sorgulanmıştır. 2009:1-2021:2 üçer aylık dönemleri kapsayacak şekilde 50 döneme ilişkin veriler dikkate alınmıştır. Petrol fiyatlarının cari açığa etkisine ilişkin olarak, cari açık/GSYH, brent petrol fiyatları, reel efektif döviz kuru ve GSYH büyüme oranları değişken olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Petrol fiyatlarının enflasyona etkisine ilişkin olarak, TÜFE, brent petrol fiyatları, Amerikan Doları ve bankalar arası faiz oranı değişken olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Her iki modelde de ARDL analizi ve Toda-Yamamoto nedensellik testi yapılmıştır. Yapılan ARDL analizi sonucunda petrol fiyat artışının, Türkiye'nin cari açığını artırdığı sonucuna varılmıştır. İkinci hipotezde ise petrol fiyat artışının enflasyon oranını artırdığı sonucuna varılmıştır. Toda-Yamamoto analizinde ise, petrol fiyatı-cari açık ve petrol fiyatı-enflasyon arasında nedensellik ilişkisine rastlanmamıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Petrol Fiyatı, Cari Açık, Cari İşlemler Dengesi, Ödemeler Dengesi, Enflasyon.

Cari açıkCari işlemler dengesiEnerji fiyatları+7
Nuray Bircan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekonomik büyüme, cari açık ve kısa vadeli sermaye akımları arasındaki karşılıklı ilişkinin incelenmesi: OECD ülkeleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, 1990-2010 yılları arasında 20 OECD ülkesinde cari açık, kısa vadeli sermaye akımları ve ekonomik büyüme arasında ilişki olup olmadığı analiz edilmiştir. İlk olarak, cari açığın bağımlı değişken, kısa vadeli sermaye akımları ve ekonomik büyümenin açıklayıcı değişken olduğu model, Grup İçi (Within) tahmincisiyle tahmin edilmiştir. Grup İçi tahmincisi sonucuna göre ekonomik büyümeyle anlamlı ve pozitif ilişki çıkmıştır. Modelde kullanılan değişkenlerin birim kök içerip içermediğini tespit etmek için SURADF, CADF ve CIPS panel birim kök testleri kullanılmıştır. Birim kök testleri sonucunda paneli oluşturan yatay kesit birimlerinin aynı mertebeden durağan olmadıkları anlaşılmıştır. Modeli oluşturan değişkenler arasında uzun dönemli ilişki olup olmadığı Westerlund-Durbin-Hausman ve Westerlund Error Correction panel eşbütünleşme testleriyle analiz edilmiştir. Panel eşbütünleşme testleri sonucunda cari açık, kısa vadeli sermaye akımları ve ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Son olarak çalışmada kullanılan değişkenler arasında nedensellik ilişkisi olup olmadığı Dumitrescu-Hurlin ve Emirmahmutoğlu-Köse tarafından geliştirilen nedensellik testleriyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçları 20 OECD ve 13 OECD ülke gruplarında genelde cari açık ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermektedir.Ancak, G7 ülkelerinde kısa vadeli sermaye akımlarında ekonomik büyüme ve cari açığa doğru tek yönlü, cari açıktan ekonomik büyümeuye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Cari Açık, Kısa Vadeli Sermaye Akımları, OECD, Dinamik Panel Veri Modelleri

BüyümeCari açıkEkonomik büyüme+5
Yusuf Ekrem Akbaş
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Cari açık ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sorunlarından olan cari açık özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki etkileri konusunda kesin sonuca varılamadığı için uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Türkiye'nin değişen büyüme verileriyle birlikte cari açık verilerinde de değişimler gözlenmektedir. Buradaki sorun cari açık mı büyümeyi etkilemekte yoksa büyümede meydana gelen değişimler mi cari açığı tetiklemektedir. Bu çalışmada, bu soruya cevap bulabilmek amacıyla cari işlemler dengesi/GSYİH ve GSYİH'daki yüzde değişim için 1998Q1-2014Q1 dönem verileri kullanılarak Türkiye üzerine bir nedensellik testi ve VAR analizi yapılmıştır. Bulgular büyümeden cari açığa doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisine işaret etmektedir.

Cari açıkEkonomik büyümeEkonomik etki+1
Bağdat Sıla Avcı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cari açık sorunu ve politika uygulamaları

Cari işlemler hesabı açıkları, son yıllarda hızlı küreselleşmenin ve finansallaşmanın etkisi ile özellikle gelişmekte olan ülke ekonomileri için önemli bir tehdit unsuru halini almaktadır. Aynı durum Türkiye ekonomisi için de geçerli olup son yıllarda cari açık ile mücadele amaçlı politika önerileri ve tedbirler öngören birçok çalışma yapılmıştır. Cari açığa yönelik olarak sürdürülebilirlik ve finansman sorunlarından önce, cari açığın dinamiklerinin bilinmesinin büyük önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu çalışmada, cari açığa etki eden belirleyiciler ve bu kapsamda uygulanan politikalar ele alınarak, cari açığın kapatılmasına yönelik politika önerileri sunulması amaçlanmaktadır. Çalışmada, 2003-2015 yılları arasında, aralarında eş-bütünleşme ilişkisi bulunan, ihracatın ithalatı karşılama oranı, petrol fiyatları, reel efektif döviz kuru, reel faiz oranı ve Bist100 değişkenleri, VECM ile analiz edilmektedir. Analiz sonucunda Türkiye ekonomisi için ihracatın ithalata bağımlılığının cari işlemler hesabındaki dengesizliklerin en önemli nedeni olduğu saptanmıştır. Ayrıca Türkiye ekonomisinin, üzerinde tartışılan yapısal reformları bir an önce hayata geçirmesinin cari açık ile mücadelede hızlı bir biçimde yol kat edebilmek adına etkili bir faktör olacağı da çalışmanın elde ettiği diğer bir önemli sonuçtur. Anahtar Kelimeler: Ödemeler bilançosu, Cari açık, Ekonomi politikaları, VECM analizi, Türkiye.

Cari açıkCari işlemlerCari işlemler dengesi+3
Veysel Karagöl
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cari işlemler açığı sorunu: Nedenleri, ekonomiye etkileri ve çözüm önerileri

YİĞİT, Hamiyet. Türkiye'de Cari İşlemler Açığı Sorunu: Nedenleri, Ekonomiye Etkileri ve Çözüm Önerileri, Yüksek Lisans Tezi, Çorum, 2018. Cari açık dünyada birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeyi ilgilendiren önemli sorunlardan biridir. II. Dünya Savaşından sonra, uluslararası ticarette artan serbestleşme ve küreselleşmeyle birlikte cari açık, birçok ülke için önemli bir sorun haline gelmiştir. Öte taraftan 1970'li yıllardan itibaren ise, küresel finansal piyasalarda yaşanan serbestleşmenin de etkisiyle, cari açıkları sürdürülemez boyutlara ulaşan ülkeler ekonomik krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Cari açık probleminin önemi Türkiye için finansal serbestleşme yılları olan 1990'lardan sonra daha da netleşmiştir. Cari açığa yol açan birçok unsur olmakla birlikte, özellikle 2000'li yıllardan itibaren Türkiye ekonomisinde, cari açığın sebepleri değişmeye başlamış, ara ve sermaye mallarında, enerjide ithalata olan bağımlılık ve düşük tasarruf oranları gibi yapısal sorunlar, cari açık üzerinde daha fazla belirleyici olmuştur. Cari açık, başta ekonomik büyüme ve istikrar olmak üzere ülkemizin makro ekonomik göstergeleri açısından daha fazla önem arz etmeye başlamıştır. Bu çalışmada 2000'li yıllarda Türkiye ekonomisinde cari açığa yol açan unsurlar, bunların ekonomik etkileri ve çözüm önerileri ele alınmıştır. Ara ve sermaye mallarında ve enerjide dışa bağımlılık, ihracatın düşüklüğü ve yapısı, tasarruf açığı, borçlanma olanakları, döviz kuru politikaları, kısa vadeli sermaye akımları, ekonomik istikrarsızlık gibi birçok yapısal faktör Türkiye'nin cari açık sorununda rol oynamaktadır. Cari açık problemine neden olan unsurların gözden geçirilerek bunların düzeltilmesi için öneriler oluşturulması, problemin çözümünde kritik öneme sahiptir. Bu doğrultuda, sanayileşme stratejileri, ulusal enerji politikaları, doğrudan yabancı yatırımlar, tasarruf-yatırım dengesi, faiz ve kur politikaları, turizm ve teknolojik gelişme gibi konular ele alınmış ve değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma boyunca veri toplama, belge ya da rapor inceleme, içerik çözümleyerek değerlendirmede bulunma yöntemleri izlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ödemeler Bilançosu, Cari İşlemler Hesabı, Ekonomik Büyüme.

Cari açıkCari işlemlerCari işlemler dengesi+4
Hamiyet Yiğit
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlik, reel döviz kuru ve ham petrol fiyatlarının cari açık üzerindeki etkisi: Türkiye üzerine bir uygulama

Son yıllarda gelişmekte olan ülkelerde cari açık sorunu en önemli sorunlardan birisi haline gelmiştir. Makroekonomik dengelerin korunması, orta ve uzun vadede sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ve aynı zamanda ekonomik istikrarın gerçekleştirilmesi için cari açık kontrol altında tutulması gerekmektedir. Gelişmişlik düzeyi Türkiye gibi olan ülkeler açısından da cari açık kadar işsizlik sorunu da bir o kadar öneme sahiptir. Literatüre baktığımızda cari açık üzerine çok sayıda çalışma yapıldığı görülmekte olup cari açığı belirleyen faktörler arasında bulunan işsizlik faktörü ihmal edilmiştir. Çalışmada cari açık ile işsizlik, reel döviz kuru ve ham petrol fiyatlari arasındaki ilişki 2003 yılı ile 2017 yılı arasındaki dönem ele alınarak incelenmiştir. Çalışmada Türkiye için 2003 yılı ile 2017 yılları arasındaki veriler çeyrek dönemlik olarak kullanılmış ve çalışmada VAR yöntemi ve eş bütünleşme tekniklerinden faydalanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda değişkenlerin durağanlığı ADF ve PP testleri ile araştırılmıştır. Daha sonra değişkenler arasında uzun dönem ilişkinin olup olmadığı Johansen eş bütünleşme yöntemi ile incelenmiş ve uzun dönemde değişkenler arasında eş bütünleşme ilişkisi olduğu görülmüştür. Değişkenlerin uzun dönemde birlikte hareket etmesi sonucu, VAR modeli yerine VECM modeli kullanılmıştır. VECM analizi sonucunda, petrol fiyatlarında bir değişim olduğunda cari denge kısa dönemde bundan etkilenmektedir. Cari dengede ve petrol fiyatlarındaki bir değişme işsizlik üzerinde etkiye sahiptir. Ele aldığımız dönemde işsizlik, reel efektif döviz kuru ve ham petrol bağımsız değişkenlerindeki 1 birimlik değişmenin cari dengede 26 dönemlik etkiye sahip olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle bağımsız değişkenlerdeki 1 birimlik değişim cari dengeyi 26 dönem sonunda dengeye getirdiği görülmektedir.

Cari açıkDöviz kuruHam petrol+3
Mustafa Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Banka kredileri ile ekonomik büyüme, cari açık, doğrudan yabancı yatırımlar ve enflasyon arasındaki ilişki: Türkiye uygulaması

Finansal sistemler, ekonomik büyüme için vazgeçilmez bir unsurdur. Bunun en temel sebebi söz konusu sistemler sermaye birikimin oluşmasına ve toplanan sermayenin uygun yatırımlara aktarılmasına katkı sağlamaktadır. Finansal piyasaların reel piyasalar ile arasında kurulan etkileşimi banka kredileri sağlamaktadır. Banka kredilerinde gerçekleşen gelişmeler, ekonomik kalkınma sürecinde firmaların ve bireylerin ihtiyacı olan finansman kaynağın bulunmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektöründe dönüm noktalarından biri olan 2001-2002 ekonomik krizi sonrası dönem olan 2003 Ç1-2020 Ç4 arası dönem için yapılan analizlerde; kısa dönemde kredi hacimleri ile cari açık ve kredi hacimleri ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi, TÜFE'den kredi hacimlerine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiş; yurtiçi toplam kredi hacmi, doğrudan yabancı yatırımlar, TÜFE, GSYİH ve cari açık arasında uzun dönemde bir eşbütünleşme ilişkisinin var olduğu ve cari açık ile GSYİH'nın yurtiçi toplam kredi hacmi üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Banka kredileriCari açıkDoğrudan yabancı sermaye yatırımları+5
Arzu Kenar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru oynaklığının cari işlemler hesabı üzerine etkisi

Cari açık, en yalın ifade ile ihracat ile ithalat arasındaki fark anlamına gelmektedir. Ülke ekonomileri cari açığın pozitif bir görünüm sergilemesini, bir başka ifade ile yurt dışı satışlarının yurt dışı alışlarından fazla olması beklenilmektedir. Cari işlemler hesabını etkileyen döviz kurundaki oynaklık, döviz kurunun uzun dönemde yakınsadığı denge değeri çevresindeki geniş dalgalanmaya karşılık gelen bir terimdir. Cari açık üzerinde birçok faktör olumlu ya da olumsuz etkilere sahip olurken çalışma özelinde döviz kurundaki değişimlerin cari açık üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikli olarak kavramsal bir yaklaşımda bulunulmuş ve ödemeler dengesi olgusuna, cari işlemler hesabı dengesine, Döviz kuru ve döviz kuru sistemlerine, cari açığın sürdürülebilirliğine yer verilmiş, Türkiye'de cari işlemler dengesinin tarihçesine, mevcut cari işlemler açığının nedenlerine ve çözümüne yönelik önerilere yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise oynak olan seri döviz kurunun olması beklendiği için döviz kurunun günlük verileri her ay için 30 gözlem üzerinden ortalaması alındı ve veriler aylık seriye çevrildi. 1996 – 2023 dönemine ait döviz kuru ve cari işlemler açığı verileri kullanılarak GARCH Modeli ile analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda cari açık ile döviz kuru arasında iki yönlü bir ilişki olduğu ve bu değişkenlerden birinde meydana gelen değişimin diğer değişkendeki değişimi de tetiklediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Denge, Döviz Kuru, Döviz, GARCH

Cari açıkCari işlemlerDöviz kuru+5
Ötüken Sünger
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin 2000 yılı sonrası endüstriyel dış ticaret açığı ve ithal girdi bağımlılığı

Türkiye'de 2000-2001 ekonomik krizinden sonra, yapılan ekonomik reformlar ve uygulamaya konulan ekonomi politikaları ile Türkiye ekonomisinin dış rekabet gücünü görünürde arttığı görülmüştür; fakat sermaye, yatırım, hammadde ve teknoloji düzeyi gibi eksiklikler nedeniyle ihtiyaç duyduğu malları yurtdışı alımına yani ithalata yönelmesi ve bunun sürekli hale gelmesi dış girdi bağımlılığını artırmıştır. Bu nedenle hangi sektörlerin daha fazla ithal girdiye bağımlı olduğunu araştırıp bulmak amacıyla konu seçimi yapılmıştır. Bu sektörlerin tespit edilmesi halinde ileride uygulanacak ekonomik politikalara yön verebileceği düşünülmüştür. Çalışmada, Türkiye'nin 2000-2018 yılları arası İmalat sanayinin ithal girdiye olan, doğrudan ve dolaylı bağımlılığını OECD veri tabanından alınan girdi-çıktı tabloları kullanılarak hesaplanmıştır. Analiz sonucu elde edilen verilere göre 2000-2018 yılları arası ithal girdi mallara olan bağımlılığın en düşük olduğu sektörün, yiyecek, içecek ve tütün sektörlerinin olduğu tespit edilmiştir. Diğer sektörlere göre en fazla ithal girdiye ihtiyaç duyduğu ve en fazla bağımlı olduğu sektörün ise Rafine petrol ve petrol ürünleri sektörü olduğu sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin imalat sanayisi için önemli girdilerden biri olan rafine petrol ve petrol ürünleri sektörü, teknolojinin gelişimiyle bu sektöre olan talep gün geçtikçe artmıştır. Fakat artan talebi ülke kaynaklarıyla karşılanması mümkün olmadığından bu sektörlerin ithalatının artması, bağımlılığını artırmaktadır. Ayrıca orta ve yüksek teknolojili endüstrilerin ithal girdi bağımlılığı, düşük ve orta teknolojili ürünlere göre daha fazla arttığı gözlemlenmiştir. Türkiye'de imalat sanayinin dış ticarete açık olmasına rağmen yerli üretimin yeterince desteklenmemesi ve Türkiye'de uygulanan politikaların, bir yapısal dönüşüm oluşturamaması dışa olan bağımlılığımızı artırmıştır.

Cari açıkDış açıkDış ticaret dengesi+6
Esra Altuntaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cari açığın sürdürülebilirliği ve büyüme ile ilişkisi

Cari açık son yıllarda Türkiye'nin en önemli yapısal sorunlarından biridir. Cari açığın GSYİH' ya oranının yüksek olması kriz göstergesi olarak nitelendirilmekte ve bu nedenle cari açık ve büyüme arasındaki ilişki literatürde sıkça tartışılmaktadır. Dolayısıyla büyüme kaynaklı cari açığın sürdürülebilirliğinin analiz edilmesi ve buna dayanarak önerilecek çözüm politikaları oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de cari açığın sürdürülebilirliği 2000M1-2016M12 dönemi aylık veriler ile cari açığın büyüme ile olan nedensellik ilişkisi 2000Q1-2016Q4 dönemi çeyreklik verilerle ekonometrik olarak analiz edilmiştir. İlk olarak serilerin durağanlaştırılması için ADF, PP ve KPSS birim kök testleri uygulanmış ve değişkenlerin düzey değerinde değil farkı alındığında durağan oldukları görülmüştür. Yani seriler I (1) seviyesinde durağandır. Cari Açığın Ekonomik Büyüme ile ilişkisi Granger (1969) nedensellik testi ile incelenmiştir. Daha sonra seriler arasındaki eşbütünleşme ilişkisi VAR temelli Johansen (1988) yöntemi ile incelenmiş ve değişkenler arasında bir eşbütünleşme ilişkisi saptanmıştır. Analiz sonucuna eşbütünleşme katsayısı 0.74 olmasından dolayı cari açığın düşük formda sürdürülebilir olduğu tespit edilmiştir. Kısa dönem analiz katsayısı negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Yani modelin hata düzeltme mekanizması çalışmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Cari Açık, Sürdürülebilirlik, Büyüme, Johansen Eşbütünleşme

Bütçe açıklarıBüyümeCari açık+5
Naciye İlhan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde cari açığın bir nedeni olarak enerjide dışa bağımlılık ve Türkiye'nin enerji politikası üzerine bir analiz

Ülkelerin ekonomik büyümesinde enerjinin önemli bir girdi olduğu düşünüldüğünde, enerji literatürünün başlangıçta ağırlıklı olarak ekonomik büyüme ekseni etrafında geliştiği ve klasik modeller çerçevesinde yapılan araştırmaların daha çok bu alanda yoğunlaştığı görülmektedir. Öte yandan 1970'li yıllarda yaşanan petrol şokunun sadece ülkelerin ekonomik büyüme oranlarında değil, enflasyon ve işsizlik gibi temel makroekonomik değişkenlerde de istikrarsızlığa neden olduğu görülmektedir. Türkiye'nin ödemeler bilançosu, Türkiye'nin 2004 yılından bugüne sürekli (2019 yılı hariç) cari açık verdiğini göstermektedir. Cari açık, kriz yıllarında azalan, diğer zamanlarda genellikle artan bir seyir izlemiştir. Aynı yıllarda Türkiye'nin enerji dengesinin dış ticaret dengesiyle paralel hareket ettiği, enerji açığının düştüğü dönemlerde dış ticaret açığının düştüğü, enerji açığının arttığı dönemlerde dış ticaret açığının arttığı görülmüştür. Bu kapsamda çalışmada; Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı çerçevesinde cari açığın temel nedenleri, cari açığı azaltmak için sürdürdüğü enerji politikaları ve hedefleri incelenerek enerji stratejileri analiz edilmiştir. Çalışmanın ampirik bölümünde petrol fiyatlarının Türkiye'nin cari işlemler dengesini nasıl etkilediği incelenmiştir. Çalışmada petrol fiyatlarının, Türkiye GSYİH'sının, 27 Avrupa ülkesinin toplam GSYİH'sının ve reel efektif döviz kurunun cari işlemler dengesi üzerinde zamana göre değişen yapıda etkisi olup olmadığını görmek için hem en küçük kareler hem de maksimum entropi önyükleme tahmin yöntemine dayalı kayan pencere analizi (Rolling-Window Analysis) uygulanmıştır. Analiz sonucunda incelenen dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açıkta olumlu etki yaptığı görülmüştür.

Cari açıkDışa bağımlılıkEnerji+7
Muhammet Aydoğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık hizmeti ihracatı ve Türkiye örneği

1990'lı yıllar ile birlikte ülkelerin dışa açılımı hızlandığı için, uluslararası hizmet ticareti ekonomide etkin şekilde, yerini almıştır. Sağlık hizmetinin uluslararası arenada bulunması, sağlık hizmetlerinin gelişmesini ve yüksek döviz girdisi sayesinde cari açığın finanse edilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle sektör ödemeler bilançosunda yer alan bir hizmet kalemidir. Ayrıca sağlık hizmeti ihracatı diğer hizmet sektörlerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda söz konusu alan katma değer yaratan bir sektör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında sağlık hizmeti ihracatının, yarattığı birçok sorun bulunmaktadır. Bu bağlamda tez çalışmamızın amacı, uluslararası iktisatta yer alan, sağlık hizmeti ihracatının temelini oluşturan sağlık hizmetinin teorik olarak anlaşılması ve sektörden doğabilecek sorunların etik çerçevede değerlendirilmesidir. Bunun yanı sıra Türkiye'deki sağlık hizmetinin, sağlık hizmeti ihracatına uygunluğu incelenmiştir. Teoride sıkça vurgulanan Türkiye'de sağlık hizmeti ihracatı gelirinin cari açığı etkileyebileceği durumu, ampirik olarak test edilmiştir. Ayrıca 2002:Q1-2019:Q4 dönemi için turizm gelirleri, hizmet giderleri ile reel döviz kuru ve ekonomik büyüme analize dahil edilmiştir. Lee-Strazicich yapısal kırılmalı birim kök testi, Vektör Otoregresyon Model ve Johansen Eşbütünleşme Testi yardımıyla elde edilen sonuçlara göre, sağlık hizmeti ihracatı cari açığı düşük bir oranda etkilemektedir. Ayrıca seriler arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Cari açıkHizmet ticaretiJohansen Eşbütünleşme Testi+6
Şule Batbaylı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarruflar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Bu tezin amacı Türkiye ekonomisinde tasarruf ve büyüme arasında bir ilişki var mı, varsa bu ilişkinin yönünü belirlemeye yönelik bir çalışmada bulunmak. Tezin ilk ve ikinci bölümünde teorik çalışmaya yer verilmiş son bölümde ise Türkiye'nin 1960 ve 2020 yıllarına ait tasarruf oranları ve büyüme verileri kullanılarak panel veri analizi yapılmıştır.

Cari açıkEkonomik büyümeEkonomik etki+3
Vefa Öztürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyük resesyon sonrası makro ihtiyati politikalar: Türkiye örneği

Bu tez çalışmasında, Büyük Resesyon (2008 Küresel Finans Krizi) sonrası dönemde Türkiye'de uygulanmış olan makro ihtiyati önlemler; teorik alt yapısı, dünyadan örnekler ve Türkiye'de kurumlar bazında yapılan çalışmalar yönünden, grafik ve tablolar aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan incelemelerde; 2010-2015 döneminde TCMB, BDDK ve diğer kurumlar tarafından alınan makro ihtiyati önlemlerin başarılı bir şekilde uygulandığı ve ülkenin finansal risklerini azaltmada etkili olduğu görülmüştür. Ancak, 2015 yılı sonrasında ülke içi ve küresel piyasalarda yaşanan gelişmelere bağlı olarak cari işlemler açığının tekrar artmaya başladığı, kredi hacminin özellikle Hazine garantili kredi fonu yardımıyla artmaya başladığı ve ülkenin yakaladığı mali ve finansal disiplinden tekrar uzaklaşıldığı söylenebilir. Bu noktada; yetkililerin gerekli tedbirleri bir an önce alıp, mali ve finansal istikrarı tekrar sağlamalarının, ülkenin yeni finansal risklerle karşı karşıya gelme ihtimalini önleyeceği söylenebilir. Ekonometrik analizde; Türkiye'de bankacılık sektörü yurtiçi kredi hacmindeki genişleme ile cari açık arasındaki etkileşim, 1992:Q1-2017:Q4 dönemi için yapısal kırılmalı zaman serisi analizi yöntemleriyle incelenmiştir. Serilerin durağanlığı Vogelsang ve Perron (1998) birim kök testiyle sınanmış ve serilerin farklı düzeylerde durağan oldukları belirlenmiştir. Seriler arasındaki eşbütünleşme ilişkileri Sınır Testi ile incelenmiş ve serilerin eşbütünleşik oldukları bulunmuştur. Eşbütünleşme denklemindeki yapısal kırılma tarihleri Bai ve Perron (2003) yöntemiyle tespit edilmiştir. Uzun ve kısa dönem analizleri ARDL yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup, bankacılık sektörü yurtiçi kredi hacmindeki %1'lik artışın; cari açığın milli gelire oranını uzun dönemde %0.21, kısa dönemde %0.09 puan artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Modelin hata düzeltme mekanizması çalışmaktadır.

Cari açıkEkonomik kriz 2008Finansal kriz+6
Mehmet Ali Polat
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji ithalatı, cari açık ve ekonomik büyüme ilişkisi ve yakın komşuları ile olan enerji politikalarının değerlendirilmesi

İnsanlık tarihi boyunca birçok sebeple enerjiye duyulan ihtiyaç, sadece hane tüketimi ile kalmamış, sanayileşen toplumlarda üretim faktörlerinden biri haline gelmiştir. Sanayi Devrimi'nin başlattığı makineleşme, ardından teknolojik ilerlemeler ve nüfusun artması makineleşme çağını oluşturmuş, özellikle sanayileşmiş ülkelerde daha çok enerjiye gereksinim duyulmuştur. Enerji kaynakları bakımından zengin ülke özelliğine sahip olmak, ekonomik güç haline gelmiştir. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler ise, özellikle 1970 Petrol Krizi'nden sonra enerji güvenliğine yönelik politikalar izlemeye yönelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'nin enerji ithalatı, cari açık ve ekonomik büyüme ilişkisi incelenmiştir. 2000 ile 2020 yılları arasında zaman serisi uygulanmıştır. Çalışmanın modelinde, cari açık bağımlı değişken olurken, enerji ithalatı ve ekonomik büyüme bağımsız değişkenlerdir. İlk olarak Genişletilmiş Dickey Fuller(ADF) birim kök testi uygulanmış, büyüme değişkeninin bütünleşik olduğu bulunmuş, bütünleşme derecesine karar verebilmek için ise Zivot- Andrews birim kök testi tercih edilmiştir. Daha sonraki aşamada, değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki, Johansen Eşbütünleşme yöntemi ile test edilmiştir. Son olarak, eş bütünleşme vektörünün tahmini için Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi(FMOLS), ardından Granger Nedensellik Testi ile enerji ithalatı ve ekonomik büyümeden cari açığa tek yönlü nedensellik bulunmuştur.

Birim kök testleriCari açıkDickey-Fuller Testi+7
Fatma Nur Şahan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Energy economics, renewable energy & its significance for the Turkish Republic and its economic development

Energy is the most important need that is used in every sector. For instance, people need energy for heating, industry and technological developments. Turkey is a country, whose industry, economy and population is rapidly growing day by day. Thus, energy demand of Turkey is perpetually increasing. Turkey is an abundant country in terms of renewable energy and subterranean resources. In our day, Turkey satisfies most of its energy needs from oil, coal, natural gas and electricity. However, these energy resources cannot renew themselves and spontaneously get depleted after a certain amount of time. Furthermore, using these types of energy has negative effects on environment and the ozone layer. For this reason, United Nations imposed some sanctions on the countries in order to reduce greenhouse gas emissions. United Nations Framework Convention on Climate Change and Kyoto Protocol cover these sanctions on greenhouse gas emissions issue. In addition to these, Turkey produces energy from renewable energy resources as well. These energy resources are green energy and therefore they have no negative effects on the environment. Moreover, renewable energy resources are types of energy, which are clean, highly productive, without fuel expenses and with short amortization. Renewable energy resources in Turkey are hydropower, solar, geothermal, wind, biomass and wave. However, the amount of energy produced from this energy resources do not satisfy Turkey's needs. Although, Turkey is a very abundant country in terms of renewable energy resources, it is a country, which imports a large part of its energy needs. Import of energy, creates another burden on current deficit, which is an important problem of Turkey. Therefore, the Ministry of Energy and Natural Resources of Republic of Turkey should make important investments on renewable energy resources to scale down energy dependency on foreign resources. The purpose of writing this thesis is to indicate the energy potential of world, especially Turkey, and emphasizing the importance of renewable energy resources for energy and economic balances.

Current account deficitEnergyEnergy economy+3
Gururcan Talınlı
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects