Figure

75 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Resim sanatında kadın figürü betimlemeleri

Bu araştırmada resim sanatında kadın figürü betimlemeleri ele alınmıştır. Araştırmanın konusu, bilinen insanlık tarihi içinde, insan eliyle yapılmış olması ve biricikliği bakımından sanat eseri olarak da görülen, bulunmuş ilk arkeolojik kadın formlarından, günümüz sanatına yansımış kadın figürlerine kadar geniş bir yelpazade değerlendirilmiştir. Seçilmiş örneklerde kadın figürünün, sanat eserlerine yansıtılmasının ardındaki toplumun sosyolojik, ekonomik ve politik durumları okunmaya çalışılmıştır. Bu araştırma için çeşitli bilimsel kitaplar, dergi ve internette yayınlanmış makaleler, yayınlanmış tezler, videolar ve müze web sayfaları taranmıştır. Araştırma beş bölüme ayrılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde, ilk insan inanışlarının sanatsal ürünü Venüs heykelciklerinden başlayarak Rönesansa kadar olan süreçte, sanatın daha çok dini inanışların somut olarak kendisini ifade etme durumunda ortaya çıkmış kadın figürleri üzerinde durulmuştur. Çıplaklık ile Nü arasındaki fark ikinci bölümde ele alınmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde 15. yüzyıldan itibaren, Reform hareketleri ve Karşı Reform hareketlerinin resim sanatını nasıl etkilediği tartışılmıştır. Ayrıca Protestan inancının geliştiği yerlerde yaşanan toplumsal değişim, kadın figürü üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde aydınlanma felsefesi ile sanayi devriminin oluşturduğu yeni toplumsal yapı ve yönetim biçimlerinin değişimi ele alınmıştır. Beşinci bölümde ise endüstri ve sanayi devriminin insanı yaşamak zorunda bıraktığı modern hayatın sanata yansıması ile postmodern sanatı oluşturan etkenler, kadın betimlemeleri referans alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın Figürü, Resim Sanatı, Anaerkil, Ortaçağ, Modernizim.

FigürFigüratif resimFigüratif resim+5
Gülser Aktan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Düşlerin resimsel yorumu

Bu rapor kapsamında ele alınan düş kavramı, temelini, insanın kendi içinde yaşadığı düş ve gerçek kurgusundan alır. Düş ve gerçek, bu anlamda aslında bütünüyle iç içedir ve farkındalığın yarattığı farklılıklarla kurguya ve anlatıma yansır. Yani insan, düşün ve gerçeğin ne kadar farkındaysa, anlatımı o kadar bu farkındalığı ve kendini anlatır. Kurgulanan, buradan yola çıkarak, tümevarım ya da tümdengelim şeklinde, konuyla bütün ya da tamamen alakasız görünür.Çalışmanın birinci bölümünde düş ve gerçek, öncelikle kavram olarak ele alınmış, gerçek ve mecaz anlamda tanımlarından yola çıkılmış, aslında vizyonun gelişmesine bağlı olarak öğrenilenin ve öğretilenin ve her insanın tarihsel sürecinin bir sonu olarak oluşan bilinçlerin yaratılarından, genel olarak söz edilmiştir. Bu yaratıların, nasıl ortaya çıkıp, nasıl geliştiği, bilinçli ya da bilinçsiz ele alınan, seçilen figürlerin ve kavramların, aslında insanın geçmişiyle ve düşleriyle bir bütün oluşturduğu, bunlardan bağımsız düşünülünce anlamını yitirdiği vurgulanmaya çalışılmıştır. Hem bir bütünden, hem de bu bütünü oluşturan parçalardan söz edilmiş, gerek tümevarım gerekse tümdengelim düşünce biçimleriyle konuya yaklaşılmış, `biz mi düşlerimizin belirleyicisiyiz yoksa düşlerimiz mi bizi belirliyor? Bizi diğerlerinden farklı yapan düşlerimiz mi?' sorularına yanıt verilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde düş ve gerçek kavramları sanat tarihi süreci içerisinde değerlendirilmiş ve farklı tarzlarda çalışan sanatçılara ve akımlara yer verilmiştir. Özellikle dada ve gerçeküstücülük üzerinde durulmuş ve bu tarzlarda çalışan sanatçıların düş kavramıyla ilgili düşünceleri vurgulamaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise tez konusu kapsamında yapılan resimler, kavramsal açıdan değerlendirilmiş, resimlerde yer alan kavramların anlamları ve resimlerde yer alış amaçları üzerinde durulmuştur. Resimlerin plastik çözümlemeleri yapılmış, resimler, açık-koyu, renk, mekân, armoni ve biçim anlamında değerlendirilmiştir.

DüşlerFigürGerçeklik+4
Sema Öcal
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Soyut resimde figüratif anlatım biçimleri

Araştırmada soyut resimde figüratif anlatım biçimleri kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca soyut resim sanatında kullanılan figürün sanatçıların üslup farklılıklarına göre ele alış biçimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; soyut resmin tanımı ve felsefi düşüncesi, soyut resmin ortaya çıkış nedenleri ve soyut sanat akımlarına yer verilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde, soyut resimde figüratif anlatım biçimleri ve figür kullanan sanatçılar yer almaktadır.Araştırmanın üçüncü bölümünde; Türk soyut resminde figürün kullanımı ele alınmış, Türk resminde figür kullanan sanatçılar incelenmiştir.Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışma soyut resim sanatında figüratif anlatım biçimleri ve soyutlamalarını ele alan yerli ve yabancı sanatçıların resimleriyle sınırlandırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Soyut, Soyut Resim, Figür.

FigürFigüratif resimResim sanatı+2
Nilgün Kutlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1950-2010 arası Türk resminde figüratif eğilimler üzerine sanatçı görüşleri

Araştırmada 1950-2010 arası Türk resminde figüratif anlatımlar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca resimlerinde figür ögesini kullanmasıyla öne çıkan sanatçıların figüratif resmin 1950-2010 arası gelişimine ve değişimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, figür, figüratif resmin tanımları yapılarak, Batı'da ve Türkiye'de 1950 öncesi figüratif resim ve 1950-2010 arası değişen ve gelişen figüratif resmin günümüze kadar devam eden gelişimine yer verilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde, araştırmanın modeli, katılımcılar, veri toplama süreci, verilerin analizi ve yorumlanması yer almaktadır. Görüşme tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada, amaçlı örnekleme tekniği ile Türk resim sanatında, tuval resminde figüratif eğilimler ile dikkat çeken dört sanatçı (Neşe Erdok, Mustafa Ata, Alp Bartu, Mustafa Ayaz), örneklem olarak belirlenmiştir Araştırma verileri, yarı-yapılandırılmış görüşme soruları ile toplanmıştır. Verilerin analizleri yapılırken, içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada, tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından açıklanmış, ilişkilendirilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın üçüncü bölümünde, görüşme yapılan sanatçıların, 1950 sonrası gelişen figüratif eğilimlerin sanatçılar üzerindeki etkisine ilişkin görüşleri, çağdaşlaşmanın getirdiği gelişmelerin figüratif resmi nasıl etkilediğine ilişkin görüşleri ve günümüz postmodern sanatın getirdiği yeni alternatif çalışmalar içerisinde Türk figüratif resmin yerine ilişkin görüşleri yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Figür, Resim, Sanat, Postmodern.

FigürFigüratif resimFigüratif sanat+4
Ayşe Uğuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1950 sonrası Türk resim sanatında figür

Bu araştırma ?1950 sonrası Türk resim sanatında figür? konusunu içermektedir. Araştırmanın birinci bölümünde; figür ve figüratif resim, Türk resim sanatında figüratif resmin başlangıcı, Avrupa resim sanatının Türk resim sanatına etkileri, figür ve figüratif resim sanatı kavramlarının çağdaş Türk resim sanatı içerisindeki yeri ve tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde; 1950 öncesi ve 1950 sonrası Çağdaş Türk Resminin oluşumu ele alınmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise; 1950 sonrası Türk resim sanatında figüratif resim yapan sanatçılar ve eserleri ele alınmıştır. Türk resim sanatında figürün evreleri, kullanım şekilleri ve oluşum boyutları araştırılarak, 1950 sonrası Türk resim sanatında figüratif resim yapan sanatçılar ve eserlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, figürün yapıtlar üzerinde farklılaşarak günümüze kadar nasıl bir noktaya geldiğinin anlaşılması açısından önemlidir. Tarama modelinde desenlenen araştırma, 1950 sonrası Türk resim sanatında figüratif resim yapan; Nuri İyem, Cihat Burak, Haşmet Akal, Neşet Günal, Nedim Günsur, Orhan Peker, Özdemir Altan, Yüksel Arslan, Mehmet Güleryüz, Mustafa Ayaz, Neşe Erdok, Burhan Uygur, Alaaddin Aksoy, Nedret Sekban ve Aydın Ayan gibi sanatçılarla sınırlıdır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre 1950 sonrası Türk resim sanatında yeni figüratif anlayışla çalışmalar yapılmıştır. Bu yönde çalışan sanatçılar arasında, Avrupa?nın ekspresyonizm akımından etkilenen, naif etkinlik yolları arayan, düşsel tarzda eğilimleri olan, toplumsal sorunları konu olarak seçen sanatçılar toplumun sorunlarına çözüm arayışını sürdürmüş ve figür resmi Türk resim sanatının bütün dönemlerinde etkili olduğu ve bu etkinin evrensel bir sanat dili yaratılması çabasının karşısında gelişen ulusal bir sanat yaratma eğiliminde somutlaşmış olduğu görülmektedir. Bu durum açıkça sanatçılarımızın yapıtlarında kendisini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Figüratif Resim; Çağdaş Türk Resim Sanat

FigürResim sanatıResimler+1
Serap Gümüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Batılılaşma sürecinde Türk resminde figür mekân ilişkisi

Bu araştırmada Osmanlı Devleti'nin Batılılaşma süreci içinde yer alan 19. yüzyılın son çeyreğinden, Cumhuriyetin Kuruluşu ile yeni bir sürece giren Türkiye'nin 1950 yıllarına kadarki dönemi içinde Türk Resim sanatında figür ve mekân ilişkisinin ele alınışı kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Araştırma, Türk Resminde mekân figür ilişkisini ele alan sanatçılar ve yapıtlarıyla sınırlandırılmıştır. Araştırmada Osmanlı devletinin son döneminde başlayan ve Cumhuriyetin kuruluşu ile devam eden modernleşme ve çağdaşlaşma düşüncesi ve bu değişimin, yenilik arayışının resim sanatında figür ve mekân ilişkisi çerçevesindeki etkisi ele alınmıştır. Bu değişimde Osmanlı padişahlarınca saraya davet edilen yabancı ressamlar, azınlıklar ve batıya eğitim almaya giden asker ressamların önemli katkıları olmuştur. Batılılaşma süreci ile birlikte özellikle Avrupa'da ortaya çıkan akım ve oluşumların paralelinde Türkiye de de resim sanatı gelişme göstermiştir. Bu gelişimin hızlı ve içselleştirilememiş bir gelişme olduğu söylenebilir. Çünkü batıdaki kültür sanat ortamındaki yaşanan süreç (Rönesans ve Barok gibi) Türk sanat ortamında yaşanmadığından içselleştirilememiştir. Minyatürden batı resminin genel kurallarına geçiş sürecinde figür, model sorunu, daha ortada olmayan sanat akademilerinin kuruluşu ve akademik anlamda eğitim verebilecek sanatçıların yabancı oluşu ya da yeterli olmayışına rağmen resimde çağdaş ülkelerle paralellik sağlanması açısından ilerleme olduğu görülmüştür. Resim sanatında bu değişime paralel olarak mekân ve nesnelerin daha gerçekçi ifade buluşu, nesnelerin ve en önemlisi insanın bir fotoğraf gerçekliği ya da izlenimci anlayışın romantizmle harmanlanmış yeni senteziyle, bazen dışavurumcu bir tavırda ya da soyutlanmış bir kurgu içinde yer alışı önemli bir gelişme olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Resim sanatı, Resimde Figür, Resimde Mekân, Türk Resmi, Figür ve mekân ilişkisi.

BatılılaşmaFigürFigüratif resim+4
Mustafa Devran Tosun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Jan Vermeer'in resimlerinde figür, mekân ve yalnızlık ilişkisi

Bu araştırma "Jan Vermeer'in resimlerinde figür, mekân ve yalnızlık ilişkisi" konusunu içermektedir. Araştırmada 17. yüzyılda Hollanda'da yaşayan Jan Vermeer'in resimlerinin figür, mekân ve yalnızlık ilişkisi doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Janr (Tür) resminin Hollanda altın çağında içlerinde bulunan sayısız mesajlarla oluşturulmuş, her kesime hitap eden resimler olduğu anlaşılmıştır. Janr resminin, dolayısıyla Jan Vermeer'in resimlerinin bütünleştiği, toplumunun manevi değerlerinin yansıtıldığı yerin "Hollanda" olduğu belirtilmiştir. Jan Vermeer'in resimlerinin ise sosyal ve kültürel etmenler göz önünde bulundurularak oluşturulduğu, yalnızlığı yansıttığı belirtilmiştir. Eleştirel değerlendirme bağlamında tartışıla gelen kimliğine ve yapıtlarına ilişkin görüşlere özel olarak dikkat çekilmiş, Feldman'ın Araştırıcı Sanat Eleştirisi Yöntemine göre Vermeer'in tarihten, mitolojiden yola çıkarak döneminin beğenilerine göre oluşturduğu resimlerine ve yalnızlığı yansıtan resimlerine analizler yapılmıştır. Analiz kapsamında seçilen bu resimlerde, plastik eleman ve ilkelerin kullanılışına dair açıklamalar getirilmiştir. Jan Vermeer'in resim serüveni bütünsel olarak ele alınmış olup sanatçının bu resimlerde ortaya koyduğu semboller üzerinden değerlendirilme yapılmıştır. Hollanda Janr resmi içinde yer alan Jan Vermeer'in resimlerinin niteliğinin önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: 17. yüzyıl, Hollanda, Janr Resmi, Jan Vermeer, Figür, Mekân, Yalnızlık.

FigürHollandaMekan+3
Derya Abana
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

1980-1995 yılları arasındaki postmodern resimde figürün yeri

Bu araştırmada, 1980'li yıllara değin postmodern resmin oluşumuna zemin hazırlayan ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel nedenler bir bütün halinde ele alınarak 1980-1995 yılları arasındaki postmodern resim sanatına etkileri sanatsal ve kuramsal bir çerçevede incelenmeye çalışılmıştır. Postmodernizm, kurumsallaşmış sanata yönelik, onun amacını yadsımayı amaçlayan bir saldırı olarak görülmektedir. O, geniş anlamdaki sanat fikrine, sanat eserinin müze ve galeriler ile sınırlanamayacağı fikrine sahiptir. Postmodernizm anlayışı, sanat ve gündelik hayat arasındaki ayrımın belirsizleşmesini gerektirir. Bu durum ise, "sanat her yerde" düşüncesini beraberinde getirmiştir. Sonuç olarak Postmodernizm, insanlığı büyük bir açmazın içine sokmuş olan modern kültürün eleştirisi gibi görünse de, aslında, modern çağın neden olduğu manevi boşluk ve çöküntünün üzerinde yükselmiş bir sanat akımıdır. Postmodern Resimde figür ise geleneksel olanı çağdaş yaşamla birleştiren bu düşünce içerisinde insan, klasik döneme göre merkezde değildir. İnsanın teknolojik uygarlık içindeki yeri, farklı anlamların yüklendiği nesnelerin de yer aldığı bir konuma sahiptir. Modern sanatın özgünlüğüne karşı, geleneksel olanı çağdaş yaşama taşıyan, yinelemeye dayalı eklektik düşünceye dayanan postmodernizm, rastlantısallığa önem vermiştir. Klasik dönemin figür anlayışından, yani ideal oran, anıtsallık vb. gibi özellikleri dikkate almayarak kendine özgü farklı bir yaklaşımı benimsemiştir. Modern sanatı sorgulayan bu yaklaşım kitsch, pastiche ve ironiyi de beraberinde getirmiştir. Bu durum Batı Resim Sanatında olduğu gibi Türk Resim Sanatında da görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Postmodern, Postmodern Resim, Figür, Postmodern Resimde Figür.

FigürFigüratif resimPostmodern+2
Füsun Erbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Selçuklu mimarisindeki Şamanist figürler (1077-1308)

Türk Mitolojisinde ve inanç sisteminde önemli bir yeri olan Şamanizm'in öyküsü antik çağlara kadar uzanmaktadır. Anadolu'daki uzantısı Asya kökenli olan, içerisinde mistik unsurlar taşıyan, Tanrıyla, yeraltındaki ve yerüstündeki ruhlarla iletişim kurulabilen, hastalıkları tedavi eden kısaca halkın en önemli manevi ihtiyaçlarını gidermeye gayret eden şamanın bağlı olduğu inanç biçimi olan Şamanizm, varlığını ve etkilerini günümüzde de sürdürmektedir. Tez konumuzu "Anadolu Selçuklu Mimarisindeki Şamanist Figürler (1077-1308)" olarak belirleme amacımız, kadim bir inanış olan Şamanizm'in gerek dini gerek sosyal ve gerekse mimari alanda, tarihin sonraki dönemlerine önemli etkilerde bulunduğunu tespit etmemiz ve bu izlerin Anadolu Selçuklu Dönemi Türk İslam Mimarisindeki yansımalarını ortaya koymayı hedeflememizdir. Çalışmamızda ele aldığımız eserler, Anadolu Selçuklu Devletinin ve bu devlete bağlı Beyliklerin hakimiyet kurduğu 1077-1308 yılları arasında inşa ettikleri eserlerdir. Orta Asya topraklarından Anadolu'ya ulaşan Türklerin bu topraklarda inşa ettikleri eserlere baktığımızda, bu yapılarda stilize edilmiş ve çeşitli zihinsel altyapılarla üsluplaştırılmış pek çok Şamanist figürün var olduğu gördük. Bu figürler bazen yapıların dış cephelerinde bazen yapıyı süsleyen çinilerde bazen de yapıların iç mekanlarında karşımıza çıkmaktadır. Karşılaştığımız bu motifler ve figürleri Şamanizm'de var olan inançlarla temellendirmeye, yorumlamaya ve değerlendirmeye gayret ettik. Bu sayede Anadolu Selçuklu mimarisindeki Şamanist figürleri ortaya koymuş olduk. ANAHTAR KELİMELER: Anadolu Selçuklu, Şaman, Şamanizm, Figür, Motif.

Anadolu SelçuklularıBanilikFigür+6
Safiyye Damgacıoğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kubadabad Saray çinilerindeki betisel anlatıların Sgraffitto Tekniği ile seramik yüzeylerde uygulanması

Bu çalışmaya konu olan Kubadabad Sarayı, Anadolu Selçuklu döneminden kalma en önemli kültürel miraslardan biridir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1219-1237 yılları arasında Konya ilinin Beyşehir ilçesinde inşa ettirilen saray yirmi bir binadan oluşmaktadır. Bu kompleksin iç duvar süslemelerinde kullanılan çiniler ilginç Şekil üsluplarıyla Anadolu Selçuklu sanat dünyasını yansıtan en zengin örneklerden oluşmaktadır. Günümüzde yalnızca birkaç duvar kalıntısına ulaşılabilen saray kazılarında ortaya çıkarılan klasik arabesk desenli çiniler sekiz köşeli yıldızlar ve bunları birbirine bağlayan haç şekillidir. Yüzey bezemelerinde yazı, hayvan ve insan figürleri, geometrik ve bitkisel motiflerin yanı sıra insan başına sahip varlıklar da kullanılmıştır. Sgraffito tekniği, seramik ürünlere uygulanan ve süsleme yöntemlerinden en fazla kullanılanlardandır. Neredeyse seramik sanatı kadar eski bir tarihe sahip olan bu teknik, seramik sanatının gelişimine paralel olarak dünyanın birçok bölgesinde kullanılmış ve geliştirilmiştir. Günümüzde halen yaygın olarak kullanılan sgraffito tekniğinde astar yerine seramik boyalar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Anadolu Selçuklu döneminin desen zenginliğini yansıtan Kubadabad Sarayı çinileri, sgraffito tekniği ile seramik yüzeylere uygulanmıştır. Dönemin çinilerinden farklı olarak beyaz seramik çamurunun elle şekillendirme veya alçı kalıba döküm yöntemleriyle 950 oC'ta yapıldığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan 27 eserin, günümüz seramik sanatı estetik anlayışına katkı sağlaması amaçlanmıştır.

FigürKubad-Abad SarayıSeramik sanatı+6
Ayşe Denizli Tüzün
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Moda tasarımında animasyona dayalı figür varyasyonları çalışma materyali oluşturma

Hazır giyim sektöründe tasarımın, üç boyutlu bir ürüne dönüştürülme sürecinin ilk basamağını, resimleme işlemi (moda illüstrasyonu) oluşturur. Moda illüstrasyonunun teknik, estetik ve görsellik açısından albenisi olmalıdır. Bu nedenle, moda tasarımcısının eğitiminin büyük kısmı moda illüstrasyonu hazırlama ve çizim teknikleri üzerinedir. Tasarım eğitimi almadıkları halde sektörde modelist olarak çalışan veya moda tasarımı alanı ile ilgilenmek isteyen bir çok kişinin fikirlerini ifade etmesine yardımcı olacak, işlem sürecini kısaltarak kolaylaştıracak bir çalışma materyalinin geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, Giyim ve Moda Sektöründe, moda illüstrasyonu ve moda figürü hazırlama tekniklerinin irdelenmesi ve moda tasarımında kullanılacak üç boyutlu görüntülerden moda figürü ve varyasyonları oluşturarak bu alanda çalışmakta olan veya çalışmak isteyenlere bireysel öğrenmeyi destekleyen yardımcı bir araç sunmaktır. Problem, amaç, alt amaçlar, moda tasarımında kullanılan teknik terimlerin ve kavramların anlamları açıklanmıştır. Devamında kavramsal çerçeve ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Moda illüstrasyonunun tanımı, tarihçesi (yıllara göre gelişim/değişim süreci), moda illüstrasyonunda kullanılan araç/gereçler, çizim ve boyama teknikleri, insan figürü çizim teknikleri, moda figürü hazırlama teknikleri ele alınıp örnek görsellerle konular desteklenmiştir. Moda figüründe kullanılan pozlar (duruşlar) irdelenmiş, kulanılan pozların kullanım tercihleri ve nedenlerine yer verilmiştir. Doğal insan figürü çizimleri ile moda figürü çizimleri karşılaştırılmış ve aralarındaki farklar vurgulanmıştır. Kullanılan yöntem, evren ve örneklemlere yer verilmiştir. Örnekleme alınan 3D programı için 10 kişiden oluşan uzman bir grubun görüşleri alınarak, modelin hangi program aracılığı ile gerçekleştirileceğine karar verilmiştir. 3Ds Max programı aracılığı ile çalışmada kullanılmak üzere, istenilen ölçü ve niteliklerde hedeflenen moda figürü (kadın) geliştirilmiştir. Geliştirilen moda figürüne istenilen niteliklerde farklı pozlar verdirilmiş ve modelin kendi etrafında 360 derecelik dönüşleri film olarak kaydedilmiştir. DVD?ye aktarılan animasyonlar çalışma materyali olarak adlandırılmıştır. Bulgular ve yorumlar kısmında, geliştirilen çalışma materyalinin etkinliğini test etmek amacı ile bir grup gönüllüye materyal kullandırılarak moda figürü giydirme etkinliği gerçekleştirilmiş ve çıkan sonuçlar gözlemlenerek değerlendirilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Elde edilen veriler ve örneklem grubunun görüşleri değerlendirilmiş, sonrasında yapılması planlanan çalışmalara ışık olması açısından bir takım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Moda İllüstrasyonu, Moda Figürü, 3D Figür

CanlandırmaFigürGiysi tasarımı+4
Serpil Ergül Çakan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta gündelik hayatın temsili ve günümüz bireyi üzerine görsel çözümlemeler

Bu tezde gündelik hayatın sanatta nasıl karşılık bulduğunu araştırmak ve araştırmanın kişisel çalışmalara yön vermesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda gündelik hayatın genel tanımları yapılmış; gündelik hayatın belirleyicisi olarak düşünülen toplumsal olaylar, ekonomik faktörler, iktidarın birey üzerindeki etkisi, sosyoloji ve psikoloji açısından ele alınmıştır. Özellikle kişisel uygulamalarda görünen pasif, edilgen ve yorgun insan figürlerini bir temele oturtmak için iktidarın bireyler ve sistemler üzerindeki etkisine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra gündelik hayatı gösteren resimlerin kökenleri, sanatçılar ve sanat yapıtları üzerinde durulmuştur. Örnekler, gündelik kelimesinin; insanın varlığını geliştirmek için gerçekleştirdiği rutin etkinlikler anlamından hareketle seçilmiştir. Dolayısıyla yeme, içme, ev hali, çalışma hali vb gibi insanın rutin hayatından sahneleri gösteren genellikle resim örneklerine yer verilmiştir. Özellikle 20. yüzyıldan günümüze incelenen sanatçılar ve çalışmalarındaki zenginlik kişisel çalışmalar için de bir zemin oluşturmuştur. Böylelikle bu araştırma, tez sürecinde yapılan çalışmalar hakkında, biçimsel incelemenin yanı sıra içeriksel düşünmeye de fırsat vermiştir. Kişisel uygulamalarda iktidarın ve gündelik olayların getirisi sonucu pasif, yorgun, hareketsiz figürler resmedilmiştir. Gündelik hayatın sanatta sıklıkla ele alınan bir konu olduğu; her dönemin yaşam koşulları, toplumsal olayları, ekonomik faktörlerinin gündelik hayatın algısını değiştirdiği ve bu durumun da sanatçıların çalışmalarında görünür olduğu sonucuna varılmıştır. Antik çağ örneklerinde genellikle gündelik hayatın çalışma ortamı olarak yansıtıldığı; 18. Yüzyıla kadar ev içi mekanlarla gündelik hayatın temsil edildiği; 19. yüzyılda daha kalabalık ve dış mekanlarda gündelik hayatın aktarıldığı; 20. yüzyılda ise genellikle gündelik hayatta kullanılan nesneler ile gündelik hayatın gösterildiği görülmüştür. 2000'ler sonrası çalışmalarda; teknoloji, mimari, popüler kültür gibi genel konuların yanı sıra bireyin yalnızlığı, bireyin yorgunluğu, bireyin ilgisizliği gibi duygu durumlarına da yer verildiği anlaşılmıştır. Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. İlkçağlardan günümüze gündelik hayatın temsil biçimleri sanat yapıtı örnekleriyle ele alınmıştır. Basılı ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır. Sanatçı web siteleri, müze ve galeri web siteleri incelenmiştir.

FigürGünlük yaşamModern sanat+4
Bünyamin Kurt
Düzce University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

9-12 yaş çocuk resimlerinin figüratif, sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmesi

Çocuklar yaşadığı olayları resme aktarırken duygularını ve düşüncelerini kullanırlar.Yaptığı resimler çocuğun iç dünyasını yansıtır. Resim çocuk için bir anlatım aracıdır. Resimde ki dil sade ve yalındır. Çocuk resmi, çocuğun iç dünyasının aynası olduğunu uzmanlar düşünmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada; çocuk resminde figüratif,sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmeye çalışıldı. Çalışmaya Trabzon İli merkez ilçe ve küçük beldelerde ki ilköğretim okullarına devam eden 7-14 yaş arası öğrencilerden toplam 1161 resim alındı. hedeflenen çalışma 9-12 yaş arasındaki öğrencilerle sınırlandırılarak, rast gele seçilen 250 adet resim, anketle tarandı. Öğrencilerin duygu düşünce ve zihinsel boyutunu değerlendirmek amacı ile Goodenough Harris Adam Çizme Testinden yararlanılarak ve üç kategoriye ayrılarak (figüratif, sanatsal ve kültürel) anket soruları hazırlandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü akademisyenlerinin görüşlerine 56 adet anket soruları sunuldu. Düşünceleri alındıktan sonra, figüratif 16 soru, sanatsal 10 soru, kültürel 10 soru olmak üzere toplam 36 adet soruya indirgendi. Hazırlanan sorulara göre öğrenci resimleri değerlendirildi. Öğrencilere aile, sevdiği öğretmen, arkadaşları ve yaşadığı çevre ile resim yapmaları istendi. Çalışmanın sonucunda çocukların cinsiyetine göre resim çizme ve kızların erkeklerden daha başarılı oldukları ve yaş ilerledikçe sanatsal çalışmanın daha ön plana çıktığı gözlemlendi. Ayrıca merkezi bölgede yaşayan öğrencilerin kırsal bölgedeki öğrencilere göre başarı oranının yüksek olduğu izlendi. Uzman kişilerin görüşleri alınarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Tutum ölçeğinin güvenirliği 0, 967 Alpha hesaplanmıştır. SPSS (The Statistical Packet For Social Sciences) 20 Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma içerisinde bulguları ifade ederken frekans (f), yüzde (%), standart sapma (SS), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda özel eğitim öğretmenlerinin Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla beraber, öğretmenlerin bu derse yönelik tutumlarında etkili olan çeşitli değişkenler ve tutumun alt boyutlarına göre farklılaşma söz konusu olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlar doğrultusunda araştırmacı tarafından çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Figür, Sanat, Kültür, Çevre, Çocuk ve Çizim

DeğerlerFigürFigüratif resim+7
Şükran Kantoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk danslarındaki dönüş figürü üzerine halkbilimsel bir inceleme

Anrienne L. Kaeppler ?Dans? adlı makalesinde yer ve zaman içerisinde dansın insan vücudunu kullanarak kültürel bir form oluşturduğundan söz etmiş ve dansı icra etmeninde bu kültürel form kadar önemli bir olgu olduğunu belirtmiştir. Yazar, dans figürlerinin birer sembol taşıdığına dikkati çekerek dansların dile benzer bir gramere sahip olduğunu bu nedenle de dans figürlerinin çözümlenebileceğini öne sürmüştür. ?Türk Halk Danslarındaki Dönüş Figürü Üzerine Halkbilimsel Bir İnceleme? başlıklı bu çalışma Türk halk danslarından sema, semah ve sinsin danslarının dönüş hareketleriyle sınırlandırılmıştır. Çalışmada sema, semah ve sinsin danslarının içindeki ayin, büyü, mitoloji, kozmoloji, inisiyasyon, inanç sistemi ve kültürel biçimin dans vasıtasıyla okunabilirliği incelenmiştir. Bu doğrultuda dönüş figürünün dans içinde taşımış olduğu anlam irdelenerek, çıkarımlarda bulunulmuş netice dönüş hareketinin sahip olduğu sembolik anlam okunmaya çalışılmıştır.Çalışmada, öncelikle dansın kökenlerine inilerek ayin, büyü kavramları irdelenmiş, mitoloji ve kozmolojinin dansta nasıl bir anlatıma sahip olabileceği üzerinde değerlendirilmelerde bulunulmuş, danslardaki dönüş figürüyle inisiyasyon kavramı karşılaştırılmıştır. Anadolu ve İslam kültürünün Türk halk danslarını nasıl biçimlendirdiği örneklerle tartışılmış ve tüm bu oluşumlar çerçevesinde semah, sema ve sinsin danslarının dönüş figürü üzerinde kültürel ve inançsal boyutta okumalar yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu danslar içinde kültürel hafızanın nasıl kullanıldığı üzerinde sorular sorulmuştur.Bu çalışma, Türk halk danslarındaki figürlerin okunabilirliliğine dair oluşturulmuş bir başlangıç çalışması olmaktadır.Anahtar Kelimeler: 1. Dans, 2. Dönüş, 3. Sembol, 4. Kültür, 5. Hafıza

DansDansçılarFigür+6
Meltem Ağır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6-7-8. sınıflardaki imgesel çalışmalarda figür kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri (Ankara ili - Elmadağ ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 6-7-8. sınıflarda, Görsel Sanatlar dersinde imgesel çalışmalarda figür kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini saptamaktır.Araştırmanın kavramsal çerçeve boyutunda belge ve arşiv tarama yöntemiyle içerik oluşturulmuştur. Daha sonra öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemek için anket soruları hazırlanmış ve uygulanmıştır. Veriler betimsel istatistik yöntemler yardımıyla çözümlenerek yorumlanmıştır.Sonuç olarak, anket sonuçlarından elde edilen verilere göre, öğrenciler imgesel çalışmalarda figür kullanımında sorun yaşamaktadırlar. Bu sorunun giderilebilmesi için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

FigürGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Aysen Toklucu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Demir çağda kutsal fahişe figürü: Kökeni, ikonografisi ve yayılımı

Çağdaş zihinlerimize göre, ''kutsal'' ve ''fahişe'' sözcükleri birbiriyle çelişkili kavramlardır. ''Kutsal'' sözcüğü, ilahi bir ruha kendini adamayı akla getirirken, ''fahişe'' ise, insan bedeninin kirletilmesini düşündürmektedir. Tarihsel süreç içerisinde Tanrıça: Sümer'de İnanna, Akad'larda İştar, Fenikeli'lerde Astarte, Yunanistan'da Aphrodite, Roma'da Venüs adını taşıyarak yüzyıllar boyu çeşitli toplumların efsanelerinde yaşamıştır. Sümerlilerin yaratmış olduğu tanrıça kendinden sonraki birçok toplumun panteonunda kendine yer bulmuş ve varlığını devam ettirmiştir. Toplumlar kadınlarda görmek istedikleri bütün nitelikleri, tanrıçanın şahsında toplamışlar, onu yüceltmiş, ona tapmış ve hakkında yığınlarla şiir, hikâye yazarak ölümsüzleştirmişlerdir. O, güzelliğin, çekiciliğin, şefkatin, hırsın, kavganın, önderliğin, kurnazlığın ve en önemlisi bereketin ve çoğalmanın sembolü olmuştur. Aşkı ve seksiyle, insanlara, doğaya yenilenme, çoğalma gücü vermiş, adına yapılan tapınaklarda, onun yerine seks görevi yapmak için toplumların en saygın kadınları yarışmıştır. Demir Çağ'da; Anadolu-Kıbrıs arasında, bütün Levant ve Batı Akdeniz boyunca yayılmış olan "Astarte-Aphrodite Kültü"nün seramikler üzerindeki yansıması olarak karşılaştığımız "Kutsal Fahişe Figürü" bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Demir Çağ ve öncesinde "Kutsal Fahişe Figürü"nün kökenini oluşturan tanrıçalara ait kültler tanıtılmış ve bu kültlere ait yazılı ve arkeolojik kanıtlar ayrıntılı olarak incelenmiştir. İncelenen kültürlerdeki arkeolojik malzemelerin ikonografileri ele alınarak geçiş bölgeleri tespit edilmiştir. "Lotus" ve "Kutsal Fahişe Figürü" ilişkisi arkeolojik buluntularla ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Demir Çağ, Kutsal Fahişe Figürü, İnanna, İştar, Astarte, Aphrodite.

Demir ÇağıFigürKutsal fahişe+3
Mehmet Akçınar
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Selçuklu sikkelerinde yazı dışı figüratif öğeler

Anadolu Selçukluları'nın kuruluşundan, sona erişine kadar geçen süre de, şu ana kadar kazılarda bulunmuş ve teşhir edilmiş 14 sultanın sikkesi bi linmektedir. Anadolu Selçuklularının kurucusu I. Süleymanşah ile I. Kılıç Ars lan ve Şehinşah'ın henüz daha sikkelerine rastlanmamıştır. Tarihçi Osman Turan tarihi belgelerde Şehinşah adına sikke bastırıldığını söylemektedir. İlk bulunmuş sikke I. Mesud'a ait olup, bunlar komşuları Hıristiyanlarla kestirdikleri müşterek sikkelerdir. Ve bu sikkeler bakır sikkelerdir. İlk Dinar ve Dirhem sikkeler II. Kılıç Arslan dönemine aittir. Anadolu Selçuklularının ilk kuruluş dönemlerinde bakır sikkeler kesil miş, daha sonra ekonomik hayatın ve refah seviyesinin artması ile Dirhem ve Dinar sikkeler kestirilmiştir. Bu sikkeler o kadar değerli olmuştur ki, Beylikler döneminde devlet sınırları dışına çıkışları yasaklanmıştır. Dinar sikkeler Moğol istilası sırasında, ganimet olarak yurt dışına götü rüldükleri için bugüne kadar çok az sayıda Dinar sikke kazılarda bulunmuş tur. Sikkeler dövme tekniği ile devletin kontrolü altında kestirilmiştir. Anadolu Selçuklularda 22 mahal, 23 de yerel olmak üzere 45 darphane faliyete geçmiştir. Sikkelerde kompozisyonlar daire, inci dizisi bordur, yıldız, yonca, altı dilimli gül yaprağı ve sade olmak üzere düzenlenmiştir.209 Anadolu Selçuklu sikkeleri çok bol figürlüdür. İnsan hayvan, fantastik, bitkisel, nesneli ve yazı motiflidir. İlk dönemlerdeki sikkelerde at üzerinde süvari olarak resmedilmiş Sultan figürlerine karşılık daha sonraki dönemlerde sadece yazı motifi görülür. Yalnızca II. Gıyaseddin Keyhüsrev Şir-i Hurşid motifini kullanmıştır. Konular Ortaçağın inanç ve düşüncelerini aksettirmektedir. Sikkelerde görülen her öğe, diğer sanat dallarındaki öğelerle paralellik gösterir. Bu figürlerde, Orta Asya, Şamanizm, İslam, geç Antik ve Bizans etkilerinin görülmesine rağmen bütün bu etkileşimlerin özümlenerek kendilerine has özgün resim anlayışı ile ortaya çıktığı izlenmektedir.

Anadolu SelçuklularıFigürMotifler+2
Gündegül Parlar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
10
Master'sOpen AccessTR

Sanatsal tekstilde stilize figürlerin kullanımı

Sanatsal Tekstilde Stilize Figürlerin Kullanımı? konulu bu tez çalışmasında, sanatsal tekstilde stilize figür kullanımı ve sanat yapıtına kattığı estetik değerler açıklanmaya çalışılmıştır. İlk sanat yapıtlarından günümüz çağdaş sanat yapıtlarına kadar, her dönem tüm görsel sanat alanlarında stilize figür kullanımı görülmektedir. Sanat yapıtına estetik değerler kazandıran ve kavramsal bir dil olarak kullanılan stilize figür, anlatımda ana unsur olmuştur. Sanatçı stilize figür ile yaratıcı ifade alanını genişletebilmektedir. Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakarak, görsel sanat yapıtlarında stilize figür kullanımı içeren örnekler incelenmiş ve görsel sanat alanlarından biri olan, sanatsal tekstilde stilize figür kullanımın önemi vurgulanmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası çağdaş sanat sergilerinde yer alan, sanatsal tekstil eserlerinin incelemesi yapılarak, sanatsal tekstil eserlerinde stilize figür kullanımın yeri belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar kelimeler: Sanat Yapıtı, Stilize Figür, Tekstil, Sanatsal Tekstil.?

FigürGörsel sanatlarTekstil+1
Serap Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Harran'da Tunç Çağı pişmiş toprak insan figürleri

Bu çalışma, Şanlıurfa'nın yaklşık 44 km güneyinde bulunan Harran Höyük ören yerinde yapılan arkeolojik kazılarda ETÇ III- OTÇ tabakalarında ortaya çıkartılan figürinler ile Urfa Müzesinde bulunan ve ETÇ III- OTÇ' ye tarihlenen figürinlerinin arkeolojik ve kültürel açıdan değerlendirilmesiniiçermektedir. Badre'ın Euphrates tipi olarak sınıflandırdığı bu tip figürinler kuzey Suriye ve komşu bölgelerde oldukça geniş bir alana yayılmaktadır ve Erken Tunç Çağı III- Orta Tunç Çağı kültüründe dikkat çeken bir konumasahiptir. Harran Höyük kazılarında ortaya çıkartılmış 8 adet Euphrates Tipi figürin ile Urfa müzesinde bulunan 9 adet Euphrates Tipi figürin bugüne kadar Anadolu'da açığa çıkartılan en geniş repertuarı oluşturmaktadır. Bu figürinlerin arkeolojik olarak değerlendirilmesi Euphrates Tipi figürinlerin anlaşılmasına önemli katkı yapabileceklerdir.Anahtar Sözcükler: Tunç Çağı, Heykelcikler, Euphrates, Pişmiş Toprak Eserler

FigürHarran OvasıHeykelcikler+5
Bekir Çetin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Çağ Orta Asya Türk Şaman geleneğinde hayvan figürleri ve onların seramik sanatında yorumları

Türklerin İslam'la tanışmasından önceki süreçte ideolojik, sosyolojik ve kültürel olarak yönlendirici fonksiyon üstlenen Şamanlık felsefesi, Türk kültürünün bütün yönlerini kapsamaktadır. Türklerin zamanla kabul ettikleri dinlerde de (Manihaizm, Budizm, Hıristiyanlık, Musevilik) Şaman öğelerini Türk bilincinden ve Türk kültüründen tamamen silip atamamıştır. Şamanlık, yeni oluşan kültür çevresine bir denge oluşturup ayak uydurarak yaşamını sürdürmüştür. Takip edilen öğeler Şaman unsurlarını yeni dinlerin alt yapısına itmiştir ki, bugün bunlar Türk geleneksel inancının oluşturmakta ve dini kaynaklarda batıl inanç olarak bilinmektedir.Bütün yönleriyle Şamanlık, eski Türklerin yalnızca inanç sistemini değil, aynı zamanda felsefesini de oluşturur. Şaman dünya görüşünün en karakteristik özelliklerinden biri tabiatla cemiyetin birbirinden ayrılmadan, bir bütünlük oluşturmasıdır. Bu nedenledir ki Şamanlığı bütünüyle `'doğa dini'' diye adlandırmak mümkündür. Bu bağlamda doğanın en temel unsurlarından sayabileceğimiz hayvanlara Şamanların verdiği değer oldukça önemlidir. Yaradılış döngüsü içinde anlamlandırılan Yüce Ruh kavramının Şamana hayvanlar aracılığıyla acıma, koruma, şefkat, saygı duygularını ihsan ederek, tüm bunların hayatı yönlendirdiğini düşünmüştür.Şaman felsefesine göre, hayvanlar, fiziksel dünyamızda başarıya erişebilmemiz için nasıl davranmamız ve ne yapmamız gerektiğine ilişkin bazı belirli nitelikler ve davranışlar sergiler. Bütün yaşamımız boyunca her hayvanın bize öğreteceği ve bizimle paylaşacağı şifa güçleri vardır.Türkçe Anahtar Kelimeler:1- ?aman 2- Şamanizm - Din -4- Seramik 5- Sanat

DinFigürHayvanlar+6
Elvan Ünlü
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Selçuklu çinilerindeki hayvan figürlerinin farklı bir yaklaşımla seramik yüzeylerde değerlendirilmesi

Anadolu Selçukluları'nın, Anadolu'da yerleşik bir hayat düzeni ile başlamış olan Türk?İslam dönemi, Hitit, Urartu, Frikya, Likya gibi Anadolu topluluklarının etkileriyle gelen zengin kültür birikimine çeşitlilik katmış ve yeni bir kimlik ile sanat anlayışlarını sunmuşlardır. Orta Asya ve İran kaynaklı bozkır kültürü, Anadolu mirası ile kaynaşmasını sağlamış olup, kendilerine has bir üslup ile hayvan üslubunu sunmuşlardır. Tüm sanat dallarında sıkça işlenen hayvan figürleri, çini sanatında da, özellikle saray çinilerinde kullanılmıştır.Anadolu Selçuklu çini sanatına dair bu güne kadar birçok araştırma yapılmış ve arkeoloji kazıları ile yeni sanat eserleri ortaya çıkmıştır. Bilindiği üzere, kimi doğal afetler, kimi ise bilinçsiz insanların cahilliğine maruz kalmış yapılar sonucunda hemen hemen tüm eserleri yerin altında kalmıştır. Bu yüzden her kazı sonrası Selçuklu sanatına yeni bir eser kazandırmaktadır. Arkeolojik kazılar ve sanat tarihi araştırmaları doğrultusunda, hayvan figürleri ve sembolik anlamları ile ilgili kaynakların sınırlı olduğu görülmektedir. Belki de bu duruma bağlı olarak bu güne dek, Osmanlı bezeme sanatı ile ilgili birçok yayının basılmış olmasına rağmen, Selçuklu hayvan figürlerinin daha önce bir kaynak altında toplanmaması tez konumu seçmemde en büyük neden olmuştur. Böylece bu alanda ileride yapılacak olan araştırmalar ve Selçuklu hayvan figürleri çizimleri ile bir kaynak olabilmesi umut edilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler:1- Çini 2- Seramik 3- Hayvan Figürü 4- Anadolu Selçukluları 5- Biçim

Anadolu SelçuklularıFigürFigüratif resim+5
Koza Kurt
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Figüratif resme kaynaklık etmesi açısından anatomi araştırması

Araştırmada figür resmine katkı sağlaması yönünden anatomi kavramı; bu konuda araştırmaları ve çalışmaları olan sanatçılar ve illüstratörler, sanatçıların eserleri ve bu konuyla ilgili yazdıkları notlar ışığında incelenmiştir. Bu çalışmada sanatsal anatomi alanında yapılan araştırmalar ve resimler bu alanla ilgili yapılan çalışmaların başlangıcından itibaren incelenmiştir. Figür resmi ise tarihsel süreçte incelenmiştir ki anatominin sanatta yer aldığı ve almadığı farklı dönemler irdelenerek figür resmine katkısı incelenebilsin.Rönesans döneminde gelişen hümanist düşünce ile insana gösterilen ilgi ve verilen değer artmıştır. Bu da figür resminin gelişiminde etkili olmuştur. Ortaçağ baskısından kurtulan sanatçı; araştırma yapmaya başlamış, insan bedeni ve anatomisi ise sanatçının araştırdığı alanların en önemlilerinden olmuştur. İnsan bedeninde ideal güzellik arayışı Klasik Ege sanatıyla başlamıştır. Bu dönemde kadavra incelemesi yapılmamıştır. Rönesans dönemi bilimsel araştırmalarla sanatın buluştuğu bir dönem olmuştur. Bu sebeple insan bedenini detaylı inceleme şansı bulan sanatçı figür resmi yaparken sanatsal anatomiden faydalanmıştır. Modern sanat döneminde, sanatçının özgürlüğü önem kazandığından kimi görüş figür resmi için anatominin gerekli olduğunu savunurken kimisi bunu reddetmiştir. Araştırmada farklı dönemlerdeki figür resmi sanatsal anatominin gerekliliği yönünden incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Figür resmi, anatomi

AnatomiFigürFigüratif resim+2
Fatma Yedier
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan biçimli seramik kaplar

İnsan biçimli betimlemeler her zaman mit, masal ve efsanelerin başlıca aracı olarak görülmüştür. Antik Çağ insanının hayallerinin, korkularının veya soyut kavramların kişileştirilmiş biçimi olarak ortaya çıkan bu betimlemeler, tasvir sanatında en çok karşılaşılan betimlemelerdendir. İnsan niteliklerine sahip imgeler kendimize dışarıdan bakmamızı sağlarlar. Bu yüzden bir tabiat olayının kişileştirilmesi veya insanların iyi ya da kötü taraflarının bir yansıması olarak sıklıkla karşımıza çıkarlar. Neolitik dönem insanları, Prehistorik çağlarda başlayan ana tanrıça inancı ile dini amaçlı figürinler yapmışlardır. Çamurun yaşanılan çevrede kolay bulunabilmesi, üretimde ağırlıklı olarak tercih edilen hammadde olmasını sağlamıştır. Büyüsel nitelik taşıdıklarına inanarak pişmiş topraktan ürettikleri figürinlerden sonra idoller ve idollerden sonra da, insan biçimli kaplar ortaya çıkmıştır. Üretilen bu insan biçimli kaplar da genellikle kadın betimlemesi şeklinde olmuştur. Dini ritüellerde sık sık sunu kabı olarak kullanılan bu kaplar, işlev ve fonksiyonları arttırılarak gündelik hayatın her alanına girmiştir. Günümüzde de popülaritesini kaybetmeyerek sanatçılar tarafından konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada bir taraftan insan biçimciliğin din, mit, bilim ve sanatta içerdiği evrensel kavramlar ve betimlemeler irdelenirken, diğer taraftan kültürel etkilerinin sanat yapıtına yansıması araştırılmıştır. Seramik çalışmalarım için kaynak oluşturabilecek bulgular elde edilmesi amaçlanmış bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde insan biçimciliğin genel tanımı, tarihi ve din, bilim, mitoloji ve sanatta ele alınışı; ikinci bölümde seramiğe yansıması; üçüncü bölümde günümüz seramik sanatında bu konuya yaklaşımların örnekleriyle araştırılması; dördüncü bölümde ise konuyla ilgili uygulamalar yer almaktadır. İnsan biçimciliğin hayvanlar, objeler, gerçek ya da hayali varlıkları da içine alan geniş bir kavram olması nedeniyle, sadece insan biçiminin içinde bulunduğu formlar incelenmiştir. İnsan biçimli seramik kap örneklerini incelerken pek çok form ve betimleme ile karşılaşılmış, bundan dolayı da Anadolu'da bulunan insan biçimli kaplar ağırlıklı olarak değerlendirmeye alınmıştır. Yazılı ve görsel kaynakların yanı sıra çevrim içi kaynaklardan da yararlanılmış, tezin metinsel kısmı oluşturulurken bu araştırmalara eş zamanlı olarak kişisel edinimler seramik formlar üzerinde yansıtılmaya çalışılmıştır.

FigürFigüratif heykelSeramik kaplar+4
Güler Oğuz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Selçuklu dönemi sikkelerinin seramik yüzeylere yansımaları

Bu araştırmadaki tasarımların temel çıkış noktasını, Anadolu Selçuklu sikkelerinden hareketle geliştirilen seramik formlar oluşturmaktadır. Araştırmamızda, söz konusu sikkelerin görsel özelliklerini kadın bedeni başta olmak üzere modern görsel imgelerle sentezleyen bir yaklaşım çerçevesinde, özgün eserlerin ortaya konması amaçlanmıştır. M.S. 11. ve 13. yüzyıllar arasında, Anadolu'da bilimde, uygarlıkta, ekonomide ve kültürel faaliyetlerde parlak bir süreç yaşayan Selçuklular, gerek politik yapılanmada gerekse kültür alanında gerçekleştirdikleriyle özgün ve köklü bir uygarlığın yaratıcısı olmuşlardır. Böylesine güçlü bir devletin sanat parçalarından bir kısmını oluşturan sikkeleri de, dönemin tarihine, ekonomisine, kültürüne ve sosyal yaşantısına ışık tutan tarihi bir belge niteliğindedir. Anadolu Selçuklu hükümdarlarının kestirdikleri sikkelerin üzerinde yer alan süslemelerin esas alındığı araştırmamızda, Türkiye'deki en zengin Selçuklu Koleksiyonu'na sahip olan Yapı Kredi Bankası Müzesi'nin arşivinden ve İzmir Arkeoloji Müzesi'ne bağlı olan Şevkullah Bal Koleksiyonu'ndan faydalanılmıştır. Restorasyonda olması sebebiyle İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin teşhirdeki sikkeleri incelenememiş, araştırma yöntemi bu iki arşivle sınırlandırılmıştır. Anadolu Selçuklu sikkelerinin sanat dalları ile olan etkileşimlerinin irdelenmesinde; sikkelerdeki süslemeler, dönemin resim anlayışı, inanç ve düşünce sistemi referans alınmıştır. Sikkelerin üzerinde yer alan süslemelerin, Selçuklu sivil ve dini mimari yapıları, el sanatları, taş, ahşap ve çini işçiliğindeki örneklerle yapılan karşılaştırmaları sonucunda, süslemelerdeki biçimin dönemin inanç ve düşünce sistemiyle bütünleştiği ve her sanat dalında ortak bir dil olarak çokça kullanıldıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu tespit, sikkeler üzerine uygulanabilecek, dönemin zengin kültürünü yansıtan daha pek çok motifin önerilmesi için kültürel bir alt yapı oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Anadolu Selçuklu sikkeleri ve üzerlerinde yer alan süslemeler, kavramsal olarak ele alınmış ve seramik uygulamalar yapılmıştır.

Anadolu SelçuklularıAslan motifiFigür+7
Melisa Engineri
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00

Related subjects