Din öğretimi
55 theses under this subject heading
DİB 4-6 yaş Kur'an kursu öğretim programının uygulanmasında eğitici görüşlerinin dini gelişim kuramları bağlamında değerlendirilmesi (Gaziantep örneği)
Erken çocukluk dönemi din eğitim ve öğretimi ülkemizde birçok açıdan araştırılan ve geliştirilmeye çalışılan güncel bir konudur. Bir çocuğun bilişsel, duyuşsal, sosyal ve motor gelişiminin yanında, dini gelişim süreci de ele alınması gereken önemli konulardan biridir. Bireyin içinde bulunduğu toplumun kültürü ve öğretileriyle şekil alan, tüm yaşamı boyunca bir kimlik olarak taşıyacağı inanç sistemi gelişimi, çalışmamızın konusu olan 4- 6 yaş dini gelişim sürecini de kapsayan kritik bir dönemde oluşmaktadır. Her çocuk bu kritik dönemde kendi iç dünyasını keşfetmekte, duygularını, inançlarını şekillendirmekte ve bir benlik algısı oluşturmaktadır. Olumlu benlik algısına sahip ve ruhsal bütünlüğünü tamamlamış sağlıklı bireyler yetiştirmek en temelde ailenin sorumluluğundadır. Okul öncesi dönemde bulunan bir çocuk, ailesi ve sosyal çevresinden alacağı ilk izlenimlerini bilincine yerleştirecek, daha sonra bu yaşantılarını tutum ve davranışa dönüştürecektir. Bu açıdan çocuğun diğer gelişim süreçleri kadar, dini gelişim sürecinin de yakından takip edilmesi ve doğru yöntemler eşliğinde çocuğa rehberlik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak ebeveynlerin ve eğitimcilerin fayda göreceği, inanç gelişimine destek olacak ve mevcut ihtiyacı karşılayacak bilimsel çalışmalar yapılması elzem görülmüştür. Din eğitiminin ve öğretiminin toplumda uygulanan eğitim politikalarına göre şekil aldığı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konuda birçok çalışmayı hassasiyetle yürüttüğünü ve yapılan çalışmaları takip ettiğini görmekteyiz. Bu alanda yapılan akademik çalışmaların din eğitimi araştırmalarına ve eğitim politikalarına bilimsel açıdan katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Biz tez çalışmamızda Gaziantep'te görev yapan 4-6 yaş din eğitimi veren personelin, öğretim sırasında kullandıkları yöntem ve teknikler, bu süreçte çocukların hedeflenen kazanımlara nasıl ve ne kadar ulaştıkları, deneyimlenen avantaj ve dezavantajlı durumlar, ortaya çıkan sonuçlar, eğiticilerin öğretim sırasında karşılaştıkları sorunlar literatür tarama ve mülakat tekniği kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız 4-6 yaş çocuklara verilecek din eğitimi ve öğretiminde, çocukların gelişim özellikleri, dini gelişim teorileri, dini gelişim aşamaları ve uygun öğretim yöntemlerinin bir bütün olarak verilmesinin önemini Gaziantep örneğiyle ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.
Ortaokul Din, Ahlak ve Değerler Alanı seçmeli dersleri ile DKAB dersinin kazanım ve içerik açısından karşılaştırmalı incelemesi
Araştırmamız DKAB dersinin ortaokul 5,6,7 ve 8. sınıflarda programa alınırken bunun yanında seçmeli dersler olan Peygamberimizin Hayatı, TDB (1- 2) ile Kur'ânı Kerim dersinin sarmal program yapısının yanında kazanımlarının, içeriklerinin yatay yönlü olarak incelemesini oluşturmaktadır. Çalışmamız literatür tarama modeli kullanılarak hazırlanmış olup zorunlu DKAB dersi ile seçmeli derslerin öğretim programlarının içerik ve kazanımlarını karşılaştırmak; okul yönetimlerine, branş öğretmenlerine, velilere ve öğrencilere tercih sürecini kolaylaştıran yol haritası sunabilmek amaçlanmıştır. Araştırmamızda DKAB dersinin zorunlu olduğuna atıf yapılmış, süreğinde 2012 yılında Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren seçmeli dersler belirtildikten sonra 2021 yılında DYS ile okullara gönderilen seçmeli derslerin uygulama yönergesi açıklanmıştır. DKAB, Kur'ân-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, TDB (1- 2) programlarına genel bir bakış yapılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Daha sonra sınıf seviyesi temel alınarak hem kazanımlar hem içerikler için aynı seviyede bulunan bir öğrencinin seçebileceği dersler açısından tablolar oluşturulmuştur. Bununla beraber, tablolara bağlı kalınarak karşılaştırmalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda bazı çıkarımlara ulaşılmış süreçte görülen olumlu ve eksik yönler ortaya konulmuştur. Devamında yapılan tespitlere bağlı kalınarak kazanımlara ve içeriklere ve seçmeli ders seçim sürecine atıflarda bulunulmuştur. Çalışmamızda, Seçmeli derslerin DKAB dersini içerik ve kazanım açısından sıkça tekrarladığını; DKAB ders programının yoğun işlendiği sınıf seviyesinde seçmeli derslerle desteklenmediği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Kazanım, öğretim programı, seçmeli ders
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları (Adana örneği)
Bu çalışmada Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan-Yüreğir) bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları konu edilmiştir.Çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında amacın belirlenmesi, konunun sınırlandırılması ve araştırma metotlarına değinilmiştir. Birinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde kullanılan araç-gereçler ile öğretimde araç-gereç kullanmanın yararları ve din öğretiminde araç-gereç kullanımı işlenmiştir. İkinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine uygulanan anket verileri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç ve öneriler bölümünde ise değerlendirilen veriler etrafında mevcut durum tespit edilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Öğretim, Araç-Gereç, Din öğretimi.
Din anlayışı açısından 1982 sonrası yayımlanan din öğretimi ders kitapları
Eğitim tarihinin başlangıç noktasının aynı zamanda din eğitimi tarihinin de başlangıcını oluşturduğu söylenebilir. Ne var ki binlerce yıldır bilimsel anlamda dönüşüp gelişerek gelen eğitim tarihi sürecine karşılık din eğitimi bu süreçleri aynı ivmede gerçekleştirememiştir. Bunun temel nedenlerinin başında din eğitiminin içinde bulunduğu ülkenin tarihsel, kültürel, siyasal ve ekonomik gelişim süreçlerinden doğrudan etkilenmesidir. Ülkemizde de 1982 yılından sonra zorunlu olarak ilk ve ortaöğretim düzeyinde okutulmaya başlayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin içinde bulunduğu dönemin siyasal ve kültürel atmosferden etkilenip etkilenmediği sorusu akıllara gelmektedir. Dolayısıyla bu etkinin açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulabilmesi için, birebir öğrencinin de muhatap olduğu ders kitaplarındaki din anlayışlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Çalışmamızda da bu bağlamda öncelikle 1982'den günümüze kadar yayımlanmış ve okullarda okutulan DKAB ders kitaplarından bir örneklem oluşturulmuş, bu kitaplardaki din anlayışları üzerinden dönemsel dönüşümün ortaya konması hedeflenmiştir. Çalışma, amaç, önem, literatür, yöntem ve din anlayışlarıyla ilgili tasnifleri içeren bir giriş ve ilkokul, ortaokul ile lise ders kitaplarının din anlayışı açısından incelenmesini içeren iki ana bölümden oluşmaktadır. Din anlayışları ve dönemsel ayrımlar bağlamında yapılan bu çalışmada, belirli dönemlerde belirli din anlayışlarının nispeten daha ön planda tutulduğu sonucuna varılmış, dönemin siyasal, kültürel ve bilimsel altyapısının ders kitaplarına doğrudan yön verdiği tespit edilmiştir.
Proje imam hatip liselerinin öğrenci, öğretmen ve idareci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Kuruluşu itibariyle neredeyse cumhuriyetimiz ile aynı tarihe denk düşen İmam Hatip Okulları dönemsel olarak kapatıldığı zamanlar olsa da varlığını günümüze kadar devam ettirmiştir. Bu okulların nitelik bakımından daha iyi eğitim vermesi amacıyla 1 Eylül 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ile ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar ile belirli eğitim reformu ve programları uygulayan okulların proje okulu olarak belirlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda Proje İmam Hatip Liseleri ( Fen ve Sosyal Bilimler Programı Uygulayan) açılmıştır. Bu çalışmada ise açılan bu okulların öğrenci, öğretmen ve idareci görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Proje Anadolu İmam Hatip Liseleri yeni açılan eğitim kurumları olduğu için araştırılmaya ve yeni bulgular bulmaya ihtiyacı olan bir alandır. Araştırmanın çalışma grubu Elazığ Şehit Eyüp Oğuz Fen ve Sosyal Bilimler Proje İmam Hatip Lisesi 2019 - 2020 eğitim öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden, bu okuldaki öğretmenlerden ve idarecilerden oluşmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmamızda nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışması kullanılmıştır. Verilerin analizinde, nitel araştırma modeline uygun olarak içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Toplanan veriler kelime işlemciye aktarılmış ve sonrasında kodlanarak, temalar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Bu kod ve temalar tablolar yoluyla da görsel olarak sunulmuştur. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgular yorumlanmış ve öneriler sunulmuştur
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterliliklerini belirlemek ve bu yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, kıdem vb.) değişip değişmediğini tespit etmektir. Nicel araştırmalar kapsamında genel tarama (survey) modelinin kullanıldığı bu araştırmanın katılımcılarını, Kastamonu ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 212 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ölçme aracı olarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Yeterlikleri (TPAB) Ölçeği kullanılmıştır. TPAB ölçeği 37 madde ve teknolojik bilgi (TB), pedagojik bilgi (PB), alan bilgisinin (AB), teknolojik pedagojik bilgi (TPB), teknolojik alan bilgisi (TAB), pedagojik alan bilgisi (PAB) ve teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) şeklinde 7 alt boyuttan oluşmuştur. Araştırma verilerinin analizi için SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken pearson korelasyon, aritmetik ortalama, frekans, yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır. Ayrıca Kolmogorov-Smirnov (K-S), Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) yeterliklerinin genel anlamda yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca TPAB yeterliklerine ve alt boyutlarına (TB, PB, AB, TPB, TAB, PAB ve TPAB) bakıldığında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin cinsiyet, hizmet yılı ve lisans mezuniyet durumu değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında hizmet süresi değişkeni bakımından 6-10 yıl hizmet süresi olan öğretmenler; eğitim düzeyi değişkeni bakımından yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenler; hizmet içinde teknoloji eğitimi alıp almaması durumuna göre eğitim alan öğretmenler; çalıştığı okul türü değişkeni bakımından imam hatip ortaokulunda görev yapan öğretmenler lehine pozitif yönde anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim II. kademe din kültürü ve ahlâk bilgisi ders kitaplarında ahlâk öğrenme alanında kullanılan hadislerin din öğretimi açısından incelenmesi
İnsanlar çocukluk dönemlerinde fiziksel, bilişsel, dil, sosyal, dinî, ahlâkî ve benzeri birçok yönlerden hızlı bir gelişim içindedirler. Bu doğrultuda ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin bulunduğu dönem, bireyin ahlaki kişiliğinin şekillendiği önemli bir devredir. Ülkemizde bu dönemdeki çocuk ve gençlerin ahlak gelişimlerini dinin istekleri doğrultusunda gerçekleştirmeleri, -yaygın eğitimi gözardı etmeksizin- daha ziyade örgün eğitim kurumlarında eğitim-öğretim faaliyetlerine aktif katılmaları ile mümkün olabilmektedir. Ülkemizde ahlâk öğretimi Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersleriyle gerçekleştirilmektedir. Ahlâk öğretiminin din dersleri ile birlikte verilmesi, bu dönem çocuklarının ahlâkî kural ve kaideleri içselleştirip bunları alışkanlık halinde pratiğe dönüştürmelerini gerçekleştirmek için dinin bu konuda desteğinden faydalanma yoluna gidildiğini gösterir. ?İlköğretim II. Kademe Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Ders Kitaplarında Ahlâk Öğrenme Alanında Kullanılan Hadislerin Din Öğretimi Açısından İncelenmesi? başlıklı araştırmamızda, ilköğretim kurumlarının 6., 7. ve 8. sınıflarında ahlak öğrenme alanında kullanılan hadislerin din öğretimi açısından uygunluğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmamızın problemleri: Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitaplarında ahlak öğrenme alanında kullanılan hadisler, öğrencilerin dil ve bilişsel gelişim düzeylerine uygun mudur? Kullanılan hadisler öğrencilerin dini ve ahlaki gelişim düzeylerini desteklemekte midir? Hadisler kullanıldıkları konu, kazanım, beceri ve değerleri desteklemekte midir? Hadislerin verilişi didaktik açıdan uygun mudur? Hadislerin kullanılışı yeni programa (yapılandırmacı yaklaşım) uygun mudur? soruları üzerine tasarlanmıştır. Araştırmamızda bu problemler, öğrencilerin gelişim özellikleri çerçevesinde oluşturulmuştur. İlköğretim II. Kademe Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitaplarında yer alan hadisler, eleştirel bakış açısıyla metin analizi yapılarak tespitlerde bulunulmuştur. Metin analizi sonrasında tespit edilen eksiklikler doğrultusunda da bazı önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi, Ahlâk, Öğrenme Alanı, Hadis, Din Eğitimi, Din Öğretimi
Kur'an kursu öğreticilerinin mesleki yeterlikleri: Diyarbakır örneği
Genel eğitimde temel unsur öğretmen olduğu gibi Kur'an Kursu öğretiminde de temel unsur, Kur'an Kursu öğreticisidir. Kur'an öğretiminde öğretim unsurlarına işlerlik kazandıran ve Kur'an eğitim öğretiminde belirlenen hedeflere ulaştıran öğe Kur'an Kursu öğreticisidir.Bu çalışmada Kur'an Kursu öğreticilerinin yeterlikleri, yapılan anketlerle ve Kur'an Kursu öğreticilerinin kendi ifadeleri çerçevesinde belirlenmiş ve değerlendirilmiştir.Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, evren ve örneklemi üzerinde duruldu aynı zamanda araştırmada kullandığımız yöntem ve teknikler hakkında bilgi verildi. Birinci bölümde, Kur'an öğretiminin Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar uzanan tarihi gelişimi hakkında bilgi verildi. Ayrıca Kur'an Kursu öğreticisinin yeterlikleri ile ilgili teorik bilgiler verildi. İkinci bölümde ise uygulamış olduğumuz anketlerin analizi ve yorumlarına yer verildi. Sonuç ve öneriler bölümünde ise araştırmanın sonucu oluşturuldu ve bu sonuca bağlı öneriler geliştirildi.Araştırmaya katılan Kur'an Kursu öğreticileri, mesleki bilgi (özel alan) açısından kendilerini yeterli gördüklerini ve özel alan bilgisinin eğitim öğretim etkinliklerinde ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olduğunu belirtmişlerdir.Kur'an Kursu öğreticilerinin sorulara verdikleri cevaplardan, eğitim öğretim süreci (pedagojik formasyon) etkinliklerinde genel itibariyle yeterli olmadıkları anlaşılmaktadır. Bununla birlikte öğreticiler, pedagojik formasyon alanında kendilerini geliştirme konusunda herhangi bir gayret göstermemektedir. Kur'an Kursu öğreticilerinin öğretim strateji, yöntem ve teknikleri tanıma ve kullanma, eğitim teknolojisinden faydalanma, materyal hazırlama ve geliştirme konularında oldukça önemli eksiklikleri vardır.Kur'an Kursu Öğreticilerinin Mesleki Yeterlikleri (Diyarbakır Örneği) adlı çalışmamız sonucunda Kur'an Kursu öğreticileri mesleki özelliklerine (yeterliklerine) sahipken pedagojik formasyon bilgisine yeterli düzeyde sahip değildir. İdeal bir öğreticinin özellikleri dikkate alındığında, Kur'an Kursu öğreticilerinin pedagojik formasyon ile ilgili eksiklerinin olduğu ortaya çıkmaktadır.Araştırmamızın sonucunda Kur'an Kursu öğreticilerinin kursları ve öğrencileri ?ile ilgili farklı problemleri olduğu tespit edilmiştir. Kur'an Kurslarının bir kısmı fiziksel bakımdan eğitim öğretimin yapılmasına yeterli düzeyde elverişli olmadığı, Kur'an Kurslarının istikbal vaat etmemesi gibi problemler öğrenciler arasında motivasyon eksikliğine ve devamsızlık problemine sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Kur'an Kursu öğreticilerinin öğrencileriyle ilgilenip ilgilenmeme durumunu tespit etmek amacıyla sorduğumuz sorular sonucunda öğreticilerin öğrencileriyle ders dışında da ilgilendiği ve özel günlerine (düğün, sünnet, taziye gibi) iştirak ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Kur'an Kursu öğreticilerinin eğitim öğretimle uğraşan diğer insanlar gibi birçok problemleri bulunmaktadır. Bu problemlerin giderilmesi için DİB'in yapması gereken bazı yasal düzenlemeler olduğu gibi öğreticilerin de eğitim seviyesinin yükseltilmesi için bireysel gayretleri gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Kur'an Kursu öğreticisi, Kur'an Kursu öğreticisinin yeterlikleri ve problemleri, özel alan bilgisi, pedagojik formasyon.
Din eğitimi perspektifinden dijital çağda bireyin kendini anlamlandırma süreci "Gerçek ve sanal kimliklerin oluşumları ve etkileşimleri"
Araştırmamızın amacı, din eğitimi alan bireylerin gerçek ve sanal dünyaları arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin kimlik bütünlüğü üzerindeki etkisini anlamaktır. Özellikle sanal dünyada edinilen kimliklerin gerçek hayata nasıl yansıdığı ve dini kimliklerle uyumlu olup olmadığı, bireylerin kimlik karmaşalarını aşmaları açısından önemlidir. Araştırma, din eğitimi alan bireylerin sanal dünyadaki kimliklerinin gerçek hayattaki dini kimlikleriyle ilişkisini anlamak için bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Bu sayede araştırmacılara, eğitimcilere ve danışmanlara rehberlik edilmesi hedeflenmektedir. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Diyarbakır'da yaşayan 30-50 yaş arası ilk orta yetişkin grubuyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma evreni, sosyal medya kullanan ve Y kuşağı olarak adlandırılan bireylerden oluşmaktadır. Araştırmamızın sonucunda din eğitiminin bireylere dini kimliklerini anlamaları ve güçlendirmeleri konusunda rehberlik ettiği ortaya çıkmıştır. Medyanın ve özellikle sosyal medyanın insan üzerindeki etkisinin eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sanal dünyanın, bireylerin kendini ifade etme ve var olma ihtiyacını karşılayabileceği, ancak gerçek dünyadaki deneyimlerin öneminin unutulmaması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, sosyal medya kullanımının narsisistik eğilimleri tetikleyebileceği ve bireylerin ahlaki sorumluluklarını gözetmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır. Din eğitiminin, insanlara ahlaki değerleri ve bu değerlerin dijital dünyada nasıl uygulanacağını öğretebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
İlahiyat öğrencilerine göre öğretmenlik uygulaması
Bu araştırma, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi son sınıf öğrencilerinin öğretmenlik uygulaması sürecindeki algılarını ve yaşadıkları sorunları merkeze almaktadır. Her yıl yüzlerce ilahiyat öğrencisi öğretmen kimliğiyle mesleğe adım atmakta ve ilk mesleki deneyimlerini öğretmenlik uygulaması sürecinde yaşamaktadırlar. Bu yönüyle araştırma, staj deneyimlerini geniş bir örneklemle ve nicel yöntemlerle inceleyerek alana katkı sunmayı hedeflemektedir. Araştırmada nicel yaklaşımlardan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler 2023-2024 yılında 411 son sınıf öğrencisinden dört alt boyutlu 5'li Likert tipi ölçme aracı ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programında t-testi ve ANOVA gibi istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiştir. Genel bulgular, öğrencilerin uygulama öğretmenlerine (X̄=4,11) ve akademisyenlere (X̄=3,95) yönelik kişisel algılarının olumlu olduğunu gösterse de, sürecin işleyişinde bazı pedagojik ve sosyal sorunlar barındırdığını da ortaya koymaktadır. Özellikle akademisyenlerin ders gözlem sıklığının yetersizliği (X̄=2,78), uygulama öğretmenlerinin yeterli ders anlatma fırsatı sunmaması (X̄=3,02) ve adayların okulda sosyal kabul görmeyerek kendilerini "fazlalık" hissetmeleri (X̄=3,02) sürecin en zayıf halkaları olarak öne çıkmaktadır. Adayların en çok zorlandıkları alanların başında ise sınıf yönetimi (X̄=2,74) ve zaman yönetimi (X̄=2,63) gibi pratik beceriler gelmektedir. Bu bulgular, adayların sahada en çok ihtiyaç duydukları desteği yeterince alamadıklarını göstermektedir. Ayrıca, algıların cinsiyet, yaş ve doğum yeri gibi değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği de tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırma, fakültede edinilen teorik bilginin sahaya aktarımında bir teori-pratik uyumsuzluğu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu teori-pratik kopukluğu; sahadaki akademik rehberliğin zayıf kalmasından, öğrencilerin pratik becerileri kazanırken zorlanmasından ve okul ortamında mesleki olarak kabul görme konusunda yaşadıkları sorunlardan kaynaklanmaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen yetiştirme programlarının niteliğini artırmak için fakülte-okul arasındaki paydaş iş birliğinin güçlendirilmesi ve pedagojik formasyon derslerinin içeriğinin daha fazla uygulama odaklı yapılandırılması elzemdir.
4-6 yaş kuran kurslarında oyunun çocukların dini gelişimine etkisi: Öğretici görüşleri
Bu araştırma, Kur'an kursu öğreticilerinin perspektifinden hareketle 4-6 yaş grubu çocukların dini gelişim süreçlerinde oyunun rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda "oyun" kavramı, çocukların kendiliğinden geliştirdikleri doğal oyun davranışlarından ziyade, öğreticiler tarafından belirli öğrenme hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla yapılandırılan ve pedagojik sürece entegre edilen oyun temelli etkinlikler olarak ele alınmıştır. Öğreticiler, oyunun çocukların bilgi, beceri ve değerleri içselleştirmelerinde doğal bir öğrenme ortamı sunduğunu ve bu nedenle din eğitimi açısından etkili bir yöntem teşkil ettiğini ifade etmektedir. Araştırma, açımlayıcı sıralı karma desen kapsamında yürütülmüştür. İlk aşamada, Türkiye genelinde görev yapan 202 öğreticiye 31 maddelik beşli Likert tipi bir ölçek uygulanmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde içerik geçerliği uzman görüşleri doğrultusunda sağlanmış, maddelerin teorik çerçeveye uygunluğu güvence altına alınmıştır. Nicel analizlerde betimsel istatistikler, öğreticilerin oyun temelli din eğitimine yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçeğin çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu; maddelerin faktör yüklerinin kabul edilebilir sınırlar içinde yer aldığı belirlenmiştir. Ölçeğin Cronbach's alpha değeri .948 olup yüksek iç tutarlılığa işaret etmektedir. Demografik değişkenlere göre yapılan karşılaştırmalarda yalnızca kıdem değişkeninde anlamlı farklılık görülmüş; diğer değişkenlerde homojen bir tutum dağılımı tespit edilmiştir. İkinci aşamada nicel örneklemden seçilen 50 öğreticiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Tematik analiz sonucunda yaşa uygunluk, değerler eğitimi, soyut dini kavramların somutlaştırılması, motivasyon artışı, oyun temelli değerlendirme ve materyal kullanımı gibi temalar ortaya çıkmıştır. Öğreticiler, oyunun Allah sevgisi, sabır, paylaşma ve yardımlaşma gibi dini ve ahlaki değerlerin kazandırılmasında etkili olduğunu vurgulamış; soyut kavramların ise drama, kukla ve hikâye gibi oyunlaştırılmış yöntemlerle daha anlaşılır hâle geldiğini belirtmişlerdir. Ayrıca oyunun çocukların derse ilgisini artırdığı, öğrenmenin kalıcılığına katkı sağladığı ve doğal bir değerlendirme aracı işlevi gördüğü ifade edilmiştir.
Sosyal hayata katkısı açısından din eğitimi
Dinlerin birçoğu toplumsal yaşamı düzenleme amacı taşır. Fertlerin uyması gereken sosyal kurallar dinin bir parçası kabul edilirken, bu kuralların bireylere aktarılması da din eğitiminin görevi olarak kabul edilmektedir. Çünkü din eğitiminin görevi yalnızca dinin teolojik ve metafizik yönlerinin değil, ahlaki ve sosyal davranışlarla ilgili kuralların da öğretilmesidir. Bireyin sağlıklı bir sosyal hayatının olması, milli birlik ve beraberlik bilincinin oluşması, sosyal barışa katkı sağlaması, toplumsal ahlak ve değerleri öğrenmesi çoğunlukla aldığı din eğitimine bağlıdır. Bu noktada bireyin doğru tutum ve davranışları kazanmasında en etkili kurum olan yaygın ve örgün din eğitimi kurumları daha bir önemli hale gelmektedir. Bu nedenle din eğitiminin sosyal yaşama katkısını ve etkisini bilimsel olarak incelemek önemlidir. Bu çalışmada disiplinler arası anlayış gereği ilgili bilimlerin verileri ve önerileri göz önünde bulundurularak din eğitiminin sosyal hayata katkısı ele alınmıştır. Genelde eğitim, özelde ise din eğitimi sosyalleşme sürecinde bireylerin yaşamına katkı sağlar mı? Sağlar ise hangi açılardan katkı sağlar? Toplumsal birlikteliğin oluşumunda dine, eğitime, din eğitimine ne tür görevler düşmektedir? Gibi sorulara cevap aranarak özellikle günümüz din eğitimine sosyal hayata katkısı açısından bir açılım sağlamaya çalışılmıştır.
Din kültürü ve ahlak bilgisi 6, 7 ve 8. sınıf ders kitaplarında Allah insan ilişkisi
Bu çalışma, Allah ve insan arasındaki ilişkiyi, bu ilişkinin boyutlarını, şekillerini ve nasıl olduğunu, ayrıca bu ilişkinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitaplarında nasıl ele alındığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Eğitim, Din Eğitimi, Kelam, Genel Psikoloji, Din Psikolojisi konusunda yapılan çalışmalarla ilgili kaynaklarla sınırlandırılan bu çalışmada Allah-insan ilişkisinin yanı sıra bu ilişkinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (6-8) ders kitaplarında nasıl işlendiği üzerinde duruldu. Çalışmada 6, 7, ve 8. sınıf DKAB ders kitapları incelendi ve temel olarak literatür taraması yöntemi kullanıldı. Araştırmada Allah-insan ilişkisinin ilk olarak Allah Teâla'nın insanoğlunu takdir etmesi ve yaratmasıyla başladığı, onları türlü kabiliyet ve meziyetlerle donattıktan sonra terk etmediği ve kendi haline bırakmadığı, bilakis kendini bulup bilmesi ve ayetlerini idrak etmesi için de onlara akıl, his ve duygular gibi işlerine yol bulmaya ve gayelerine ulaşmaya imkân veren güçleri bahşettikten sonra onlara elçiler ve kitaplar gönderdiği tespit edilmiştir. Yani Allah Teâla insanoğluyla sırası ile ontolojik, hidâyet, ibâdet ve ahlaki ilişki içinde olmuştur. Ayrıca Allah-insan ilişkisinin insanın Allah'a ibadet ve dua etmesiyle, Allah'ın da bu ibadet ve duaya icabet etmesiyle karşılıklı bir ilişkiye dönüştüğü ve aynı zamanda DKAB ders kitaplarında da, konuların genel itibariyle Allâh-insan ilişkisinin hidâyet, ibadet ve ahlaki boyutuyla ilgili olduğu saptanmıştır.
Pakistan'da yüksek din öğretimi kurumları
Bu araştırmada Pakistan?ın yüksek din öğretimi kurumları incelenmiştir. Öncelikle Pakistan?da yürütülen eğitim-öğretimin mevcut durumu genel olarak ele alınmış, geleneksel ve modern öğretim kurumları ve öğretim sistemleri tanıtılarak, bu kurumlarda yapılan din öğretimi hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde, yüksek din öğretimi kurumlarının tarihî ve hukukî temelleri incelenmiştir. Tarihî temeller bağlamında, Hint altkıtası yüksek din öğretimi oluşum ve yapılanma süreci `kurumsal altyapı oluşumu? (711-980), `program gelişimi ve kurumsallaşma? (980-1857), `yeniden yapılanma? (1857-1947) ve `modernleşme? (1947 sonrası) dönemleri esas alınarak incelenmiştir. Hukukî temeller bağlamında, Pakistan?ın yüksek din öğretimini etkileyen yasal ve siyasal dayanaklar gözler önüne serilmiştir.İkinci ve son bölümde yüksek din öğretimi kurumları hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Pakistan?ın geleneksel ve modern kurumları ve modern bir kurum olarak `Uluslararası İslâm Üniversitesi, İslâm Araştırmaları Fakültesi? örneği olumlu-olumsuz tüm yönleri ile tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Pakistan, din öğretimi, yüksek din öğretimi kurumları
İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi programının kültürler arası din eğitimi açısından değerlendirilmesi
Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, göç yoğunluğu, küreselleşme, insan hakları talepleri gibi faktörler toplumları derinden etkilemiştir. Bu etkileşim bireylerin dinsel, dilsel, kültürel farklılıklarının gözetilmesi taleplerini öne çıkarmıştır. Farklılıkların gözetilmesinin talep edildiği alanlardan biri de din dersleridir. Farklılıklara hitap ederken amaca ulaşmada izlenecek yol son derece önemlidir. Kültürler arası din eğitimi yaklaşımı bu süreçte önemli işleve sahiptir.Bu araştırmanın amacı, kültürler arası din eğitimi bağlamında İslam dini içerisindeki çoğulculuğun ve din eğitimindeki çoğulculuğun İlköğretim DKAB Programına ne ölçüde yansıdığını tespit etmektir. Giriş bölümünde problem, amaç, önem ve araştırmanın üzerine dayandığı temel kavramlar açıklanarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Birinci bölümde ise din eğitiminin amaçları, çoğulcu din eğitimi modelleri ve kültürler arası din eğitimi yaklaşımı ele alınmıştır. İkinci bölümde İlköğretim DKAB programının özellikleri hakkında bilgi verilip program kültürler arası din eğitimi açısından incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda İlköğretim DKAB programında kültürler arası din eğitiminin amaçlarının gözetildiği ve ilgili konulara kısmen yer verildiği, çoğulculuk yönünde gözlenebilir adımların atıldığı fakat bunun yeterli olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Çoğulculuk, Kültürler Arası Din Eğitimi, İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Programı, Din Eğitimi Yaklaşımları.
Eğitimde yapılandırmacılık ve din eğitimi
Günümüzde yaşanan toplumsal değişim ve farklılaşan eğitimsel ihtiyaçlar paralelinde din eğitim ve öğretiminde yeni yaklaşımlar ile programlar geliştirilmeye ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Din öğretiminde Batı?da yeni yaklaşımlar, ülkemizde ise din öğretimi programı geliştirme çalışmalarında yeni eğitim kuram ve yöntemleri temel alınmaya başlanmıştır. Bu süreçte din öğretiminde temel alınan kuramların varsayımlarının din eğitim ve öğretiminin teorik temellerine ve uygulama süreçlerine etkilerinin neler olacağı başlıca inceleme alanlarından birini oluşturmaktadır. Son yıllarda diğer eğitim alanlarında olduğu gibi, din eğitimi ve öğretimini etkileyen ve din eğitimi alanında araştırma konusu haline gelen kuramların başında yapılandırmacılık gelmektedir. Yapılandırmacılığın din eğitiminde gerçeklik ve bilgi bağlamında kuramsal ve pratik olarak kullanılabilirliğinin imkanı ve öğrenme ilkeleri ile yöntemleri açısından uygulanabilirliği konusunda incelemeler artarak devam etmektedir. Yapılandırmacılığı felsefi ve psikolojik zeminde gerçeklik, bilgi ile anlayışı ve temel varsayımları çerçevesinde ele alan araştırmamızda din öğretiminde yapılandırmacılığın bilgi ve gerçeklik konusunda felsefî, teolojik ve eğitimsel açıdan temellendirilmesi amaçlanmış ve ortaya çıkaracağı problemler tartışılmıştır. Araştırmamızda radikal yapılandırmacılığın din eğitim ve öğretiminde aşırı öznel ve göreceli fikirlerden dolayı felsefi ve teolojik açıdan temellendirilemeyeceği gibi eğitimsel açıdan da aşırı bireyselleştirilmiş öğretimin uygun olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Ilımlı yapılandırmacılığın ise din eğitim ve öğretiminin teorik temelleri açısından temellendirilebileceği ve eğitimsel açıdan da uygulanabilirliği konusunda problem teşkil etmeyeceği neticesine varılmıştır. Bununla birlikte yapılandırmacılığın din öğretiminde eğitimsel yönü baskın bir din öğretimi anlayışının oluşmasına, öğrenci merkezli bir eğitim sürecinin uygulanmasında önemli katkılar sağlayacağı ifade edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin laikleşme sürecinde dinde ulusal dil sorunu
Türkiye`deki yüksek din öğretimi kurumları programlarının öğretmen yetiştirme bakımından değerlendirilmesi
Bu araştırmada, 1982 öncesi yüksek din öğretimi kurumlarının programları ve günümüzün DKAB ve İHL MD öğretmenlerini yetiştiren İlahiyat Fakültesi programı öğretmen yetiştirme bakımından değerlendirilmiş ve nasıl olması gerektiği belirlenmeye çalışılmıştır. Uygulamalı bir araştırma olan bu çalışmada literatür taraması ile birlikte betimleme yöntemi kullanılmış, mevcut durum ve problemlerle ilgili görüş ve önerilerin tesbiti için konunun ilgilileri olan İlahiyat Fakültesinin öğretim elemanları, öğrencileri ile DKAB ve İHL. MD Öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın giriş kısmında konunun tanımı, araştırmanın amacı, önemi, kapsamı ve metodu hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde öğretmenin çeşitli bakımlardan önemi üzerinde durulduktan sonra aynı zamanda öğretmen yetiştiren bir meslek okulu da olan medresenin özellikle son dönemi programlan incelenmiş, daha sonra Cumhuriyet dönemi yüksek din öğretimi kurumları programlan günümüze kadarki tarihi süreçte din eğitimi ve öğretimi alanına öğretmen yetiştirme bakımından değerlendirilmiştir. Bulgular ve yorumlannın yer aldığı ikinci bölümde mevcut durum ve problemlerle ilgili öğretim elemanları, öğrenciler ve öğretmenlerin görüş ve önerilerine yer verilmiş, elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın özeti yapılarak, sonuç ve önerilerle birlikte geliştirilen iki model sunulmuştur.
Mezhepsel çoğulculuk bağlamında Caferilerin din eğitimi ve öğretimi ile ilgili beklenti ve önerileri üzerine bir araştırma (Iğdır örneği)
Bu çalışmanın temel gayesi, Iğdır ili örnek alınarak Caferilerin din eğitimi ve öğretiminde temsil edilme sorunundan hareketle bu sorunun çözümüne yönelik Caferilerin talep ve önerilerinin tespit edilmesidir. Çalışma, literatür taraması, yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşme ve anket teknikleri kullanılarak tamamlanmıştır. Çeşitli teknikler kullanılarak elde edilen veriler değerlendirildiğinde ortaya şu sonuçlar çıkmaktadır. Caferilerin büyük çoğunluğu, okullarda verilen din eğitimi ve öğretimin gerekli olduğunu fakat yeterli olmadığını düşünmektedir-ler. Caferilerin din eğitimi ve öğretiminde yeteri kadar temsil edilmediğini, okullarda verilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatında Caferi mez-hebine de yer verilmesi gerektiği görüşü ön plana çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Caferilik, Çoğulculuk, Din Anlayışı, Dini çoğulculuk, Din Eğitimi, Mezhepsel çoğulculuk
1938-1960 yılları arasında Türkiye'de din eğitim politikaları
Din öğretimi toplumların olmasa olmazı olarak varlığını her dönem muhafaza etmiş, toplumsal yapıda önemli bir gereklilik olarak görülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti'nde de bu gereklilik her döneminde tartışılan meseleler arasında yer almıştır. Din öğretiminin uzun bir geçmişi olmasına karşın bu tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden başlayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ve din öğretimi konusunun bu yeni düzende sahip olduğu konum ve sonrasında siyasal yapıda meydana gelen değişikliklerden hareketle 'Tek Partili' ve 'Çok Partili' süreçlerde din öğretimi alanında meydana gelen değişiklikler incelenmiştir. Değişik dönemlerde açılan veya kapanan bu kurumların işlevleri, ders içerikleri, öğrenci sayıları, toplumda bu kurumlarla ilgili tepkiler, siyaset hayatında bu konuyla ilgili tartışmalar, tablo ve istatistik verileriyle incelenmiştir. Osmanlı Devletinde Medreselerde, Rüştiye Mekteplerinde okutulan Din Dersleri, Osmanlı Devleti'nin dağılmasından sonra yeni bir boyut kazanmıştır. Özellikle 3 Mart 1924'de çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile din öğretiminin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülmesine karar verildi. Zaten İlahiyat Fakültesi'nin kurulması ve İmam Hatip Okulları'nın açılması Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nda belirtilmiştir. Bu kanundan sonra söz konusu okullar açılmışsa da uzun ömürlü olamamışlardır. Demokrat Parti'nin kurulmasına kadar, uzun bir süre din öğretimi okullarda yapılmamış, çok partili sürecin başlamasıyla din öğretiminde tekrar canlanmalar olmuştur. CHP'de, özellikle Yedinci Kurultay'da başlayan din öğretimi talepleri sonuç vermiş ve okullarda din dersleri verilmeye başlanmıştır. DP'nin iktidar olmasıyla din öğretimi, Ortaöğretim ve Yükseköğretim kurumlarında da verilmeye başlanmıştır. Bu tez çalışmasında din öğretiminin geçirdiği aşamaları, siyasi yapıda meydana gelen değişimler, partilerin kuruluş aşamaları, dönemin ülke gündemi, meclis tartışmaları ve dönemin basın haberlerinden hareketle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Din Eğitimi, Tek Parti Dönemi.
Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde ahiret inancı öğretiminin öğretim programları, ders kitapları ve öğretmen görüşleri bağlamında incelenmesi
Bu çalışma Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersi öğretim programları ve ders kitaplarında ahiret inancı öğretimini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda öncelikle ahiret inancı konusunun teorik çerçevesi çizilmiş akabinde lise düzeyi öğretim programları ve din dersi kitaplarında ahiret inancı öğretimi çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Son olarak ortaöğretimde görev yapan DKAB öğretmenlerinin mevcut öğretim programı ve ders kitabında ahiret inancı öğretimine dair görüşleri farklı boyutlarıyla ortaya konmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel yaklaşım ve durum çalışması deseni uygulanmıştır. Bu kapsamda Sakarya ilinde fen, anadolu ve meslek liselerinde görev yapan 14 DKAB dersi öğretmeniyle görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubunun seçilmesinde maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilmiştir. Verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu; verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ahiret düşüncesi ilahi dinlerde önemli bir yere sahip olduğu ayrıca bunun yanında reenkarnasyon düşüncesinin de günümüz dünyasında geniş bir kitleye hitap ettiği tespit edilmiştir. Ahiret inancı öğretiminde ise 1967 yılından günümüze kadarki süreçte öğretim programları ve ders kitaplarında öğretmen merkezli doktriner anlayıştan; öğrenci merkezli, yapılandırmacı ve kapsayıcı anlayışa doğru bir geçiş yaşandığı görülmüştür. Araştırmaya bulgularına göre öğretmenler, günümüz ortaöğretim programı ve ders kitabını ahiret inancı öğretimi noktasında genel hatlarıyla yeterli bulmaktadırlar. Bununla birlikte kendilerini yeterli görme eğilimlerinin düşük olduğu, bazı konuların anlatımında zorluk yaşadıkları anlaşılmaktadır. Öğrencilerin ise ahiret konularına ilgilerinin ve merakının olduğu ancak bazı konuları anlamakta güçlük yaşadıkları da öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Öğretmenler, İslam dışındaki diğer dinlerin ve İslam içi farklı yorumların ahiret inancına dair farklı yaklaşımlarını öğrenci soruları geldiğinde açıklamakta ancak bu konuların öğretim programları ve ders kitaplarına yansıtılmasına sıcak bakmamaktadır.
Ortaöğretim din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde "kaza ve kader inancı" Öğretiminin öğretim programları, ders kitapları ve öğretmen görüşleri bağlamında incelenmesi
DKAB dersleri öğrencilerin evreni, hayatı ve kendi varlıklarını anlamlandırabilmeleri noktasında onlara doğru bir kader algısı kazandırmayı hedeflemektedir. Lise düzeyi öğretim programları ve ders kitaplarında kader inancı öğretimini inceleyerek, sınavla öğrenci kabul eden liselerde görev yapan DKAB öğretmenlerin günümüz DKAB derslerinde kaza ve kader inancı öğretimine dair görüşlerini farklı boyutlarıyla ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada, nitel bir araştırma deseni olarak durum çalışması esas alınmıştır. Veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme teknikleri kullanılmıştır. Günümüze kadar lise düzeyinde uygulanan DKAB öğretim programları ve okutulan ders kitapları kader konusu bağlamında incelenmiştir. Yıllar içerisinde öğretim programları ve ders kitaplarının kader konusundaki geleneksel anlayıştan aklı ön plan alan bir anlayışa doğru değişim geçirdiği görülmüştür. Çalışma kapsamında, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme, maksimum çeşitlilik ve kolay ulaşılabilirlik örneklemesine uygun olarak oluşturulan, DKAB öğretmenlerinden oluşan 30 kişilik çalışma grubuna yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Görüşmeler neticesinde elde edilen verilerin çözümlemesinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında ulaşılan bulgular, DKAB öğretmenlerinin, günümüz ortaöğretim DKAB derslerinin öğrencilerin kader algıları üzerinde çok da etkili olmadığını düşündüklerini ortaya koymuştur. Öğrencilerin kader algıları üzerinde aile, akran grupları, siyasal ve kültürel ortam, okul gibi çevresel faktörler ile medyanın etkili olduğu, öğrencilerin kader konusunu anlamakta zorlanmalarına rağmen konuya merak ve ilgi duydukları da görülmüştür. Bu bağlamda, katılımcıların 2018 yılındaki güncellemede kader konulu ünitenin müfredattan çıkarılması ve ders kitaplarının öğrencilerin kader konulu sorgulamaları karşısında oldukça yetersiz kalışına dair ciddi memnuniyetsizlik yaşadıkları dikkat çekmektedir. Ayrıca DKAB öğretmenlerinin kader öğretiminde kendilerini yeterli görme eğilimlerinin düşük olduğu, özellikle kader tanımının yol açtığı sorgulamalar, kötülük problemi ve Allah'ın sıfatları gibi hususlarda öğrencilerin sorularına cevap vermekte bazı zorluklar yaşadıkları da ortaya çıkmıştır.
Azerbaycan'da hadis çalışmaları ve halkın hadis bilgisi
Tez, Azerbaycan'da bağımsızlık sonrası yapılan hadis çalışmalarının tespit edilmesi ve halkın hadise bakışını, Azerbaycan'da hadis öğretimi ve çalışmasının seviyesini belirlenmesi açısından faydalı olacağı düşüncesi ile araştırılmıştır.Tezin ilk bölümünde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de din eğitimi veren ilahiyat fakültelerinde hadis öğretimi programı ve öğretim seviyesi tespit edilmiştir.İkinci bölümde bağımsızlık sonrası Azerbaycan'da yapılan hadis çalışmaları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda konuyla ilgili Azerbaycan kütüphanelerinde hadis literatürü taranmış, bu alanda yapılan akademik araştırma ve makaleler gözden geçirilmiştir. Son olarak elde edilen kaynaklar incelenmiş ve genel özelliklerinden bahsedilmiştir. Tezin son bölümlerinde Azerbaycan halkının hadise olan tutumları tesbit edilmeye çalışılmıştır. Bunun için Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 16 yaş üzeri kişilere anket uygulaması yapılmıştır. Anketin oluşturulmasında Prof. Dr. Ali Çelik'in Halkın Hadis Bilgisi Ve Bilgi Kaynakları kitabında kullanılan anket ve dînî seviyenin tespitinde ise Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının Ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'in birlikte gerçekleştirdiği Türkiyede Dînî Hayat Araştırması anket çalışmasında kullanılan dindarlık ölçeği yönlendirici olmuştur. Anketin değerlendirilmesi zamanı toplam 400 anket Spss programında incelenmiştir. Analiz esnasında frekans ve yüzde dağılımlarını içeren tanımlayıcı istatistikler sunulmuş, farkli iki grup arasındakı ilişkinin anlamlılık derecesini belirlemek için bağımsız grup t-test (Independent Samples t-test), daha fazla grupların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (Oneway Anova) tekniği kullanılmıştır.Çalışmada gerçekleştirilen anket uygulamasından elde edilen sonuç, halkın hadise bakışının olumlu yönde olduğunu göstermiştir.
Nöro linguistik programlama (NLP)'nin ortaöğretim seçmeli peygamberimizin hayatı dersinde kullanılması
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim Peygamberimizin Hayatı dersinde Hz. Muhammed'in örnekliğinin anlaşılması ve uygulanması açısından Nöro Lingoistik Programlama (NLP) iletişim ve modelleme tekniklerinin kullanılması durumunu araştırarak sonuçlarını ortaya çıkarmaktır. Durum çalışması kullanılarak hazırlanan araştırmada, NLP temelli Peygamberimizin Hayatı dersi, örnek olarak lise birinci sınıfa üç hafta boyunca müfredata uygun olarak uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak derslerden sonra gönüllü öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, ders gözlemleri ve ders dokümanlarından faydalanılmıştır. Veri analizinde boylamsal kodlamalar ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma neticesinde ortaya çıkan sonuçlarda öğrenciler dersleri faydalı ve akıcı bulmuş, etkinlik katılımlarını ve öğrenmeyi iyileştirici tavsiyeler vermişlerdir. Derslerin işleniş tarzının Hz. Muhammed'e empati kurdurarak onu anlamayı kolaylaştırması dikkat çeken görüşlerdendir. Derslerde Hz. Muhammed'in İslam'ı yayması ile birlikte ortaya çıkan değişim, bireysel ve toplumsal bazda NLP teknikleri ile irdelenmiştir. Bunun için değişime sebep olan noktalar bulunarak tarihsel süreç temelli analitik okuma yapılmıştır. Bu durum öğrencilerde bilişsel ve duyuşsal farkındalıklara sebep olmuştur. NLP iletişim teknikleri ders anlatımı ve ders içi iletişimde kullanılmıştır. Bu da olumlu bir ders atmosferinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Son derste NLP'den faydalanılarak Hz. Muhammed'i modelleme taslağı paylaşılmış, onun hicret başarısındaki örnekliği incelenmiş ve öğrencilere elde edilen sonuçları kendi hayatlarındaki özel meraklarına ulaşma başarısına uyarlayabilecekleri anlatılmıştır.