Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü

55 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Açık ve uzaktan öğrenme programlarında oyunlaştırma kullanımı

Oyunlaştırma, en basit haliyle oyun unsurlarının oyun dışı uygulamalarda kullanılması olarak tanımlanabilir. Eğitim-öğretim ortamlarında oyunlaştırmanın kullanımı yeni bir uygulama olarak görülmesine karşın, işletme gibi diğer alanlarda bir süredir kullanılmaktadır. Örneğin, kullanıcıların bulundukları mekân bilgisini girerek, kullanım sıklığına oranla puan ve ödül kazandığı "foursquare" uygulaması oyunun dört temel unsurunu – puan, seviye, rozet, lider sıralaması – başarıyla kullanmaktadır. Eğitim alanında, özellikle çevrimiçi öğrenmede de oyunlaştırmanın kullanımı artmaktadır ancak incelendiğinde çoğu uygulamanın bir ders kapsamında yapıldığı, büyük ölçekli sistemlerde özellikle katılımı arttırma konusunda fazla çalışma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda gerçekleştirilen araştırmanın temel amacı üniversitelerin çevrimiçi öğrenme web sitelerine oyunlaştırma unsurları eklenmesinin öğrencilerin derslere katılımını ve bu ortamlarda sunulan hizmetlerden yararlanma durumlarını artırıp artırmadığı incelemektir. Ayrıca bu unsurları kullanmanın öğrencilerin akademik başarıları üzerine yardımcı olup olmadığı ve öğrenci memnuniyeti de araştırılmıştır. Sıralı açımlayıcı karma araştırma deseninin kullanıldığı çalışma sonunda öğrencilerin e-öğrenme ortamını ziyaretleri, içeriklere erişimleri, kaynakları indirmeleri ve ödev ve/veya testleri tamamlamaları açısından oyunlaştırma öncesi ve oyunlaştırma sonrası durumları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir artışın olduğu bulunmuştur.

Açıköğretim sistemiBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüEğitim yöntemleri+5
Murat Sümer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik algıları

Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik algılarını incelemektir. Araştırmada, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bursa ili Yıldırım, Nilüfer ve Osmangazi ilçelerinde devlete ait ortaokullarda görev yapan ortaokul matematik öğretmenlerinin içinden seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiş 508 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel verileri toplamak için görüşme talebini kabul eden öğretmenler arasından 8 öğretmen rastgele seçilmiştir. Bu görüşmede öğretmenlerin uzaktan eğitim tanımlamaları, uzaktan matematik eğitiminin değerlendirme, kaynak, öğrenci, kazanım, konuların işlenişi, verim, iletişim, etkileşim, öğretim yöntem ve teknik, zaman-mekan açısısından avantaj ve dezavantajlı yönlerini tespit etmeye yönelik sorularla uzaktan eğitim faaliyetlerini yürütürken kullandıkları araç-gereçler ve bu araç-gereçleri nasıl finanse ettiklerine dair sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel veriler MAXQDA 12 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmenlere göre uzaktan matematik eğitimi zaman-mekân, kaynakların çokluğu, bazı kazanımların öğretimini kolaylaştırma, somutlaştırma, çoklu zekaya hitap etme gibi avantajlara sahip iken iletişim, etkileşim, değerlendirme, grupla eğitime olanak vermemesi, sınıf içi uygulama gerektiren etkinliklerin yapılamaması sebebiyle dezavantajlıdır. Nicel verilerini toplamak için gönüllük esasına uygun 500 öğretmenin katılımı sağlanmıştır. Veriler bir ölçek yardımıyla toplanmış ve IBM SPSS programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmenin uzaktan eğitim algılarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık yoktur. Öğrenim durumu değişkeni ile uzaktan eğitim algıları arasında temel bakışa ilişkin algı alt boyutunda yüksek lisans lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılmıştır. Kıdem değişkenine bağlı olarak gerçekleşen farklılaşma incelendiğinde ise kaynaklara erişim alt boyutunda anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Bu farklılığın 5-9 yıllık tecrübeye sahip öğretmenlerde diğerlerinden daha fazla olduğu görülmektedir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüMatematikMatematik eğitimi+5
Gülperi Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık durumlarının incelenmesi: Bursa ili örneği

Dünya üzerinde çok büyük etkileri olan Covid-19 salgınının, eğitim üzerindeki önemli etkileri ve bu etkilere bağlı olarak yaşanan ani değişimler uzaktan eğitime olan ihtiyacı hızla artırmıştır (Can, 2020). Uzaktan eğitime olan ihtiyacın artmasından dolayı bunun en büyük uygulayıcısı olan öğretmenlerin de uzaktan eğitime yönelik tutumları, dijital okuryazarlık durumları hiç olmadığı kadar önem kazanmıştır. Çalışmada, Bursa ili kamu ve özel okullarında 2020 – 2021 eğitim-öğretim döneminde görev yapan 432 öğretmenin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık durumları ele alınmıştır. Bu çalışmada, betimsel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bursa'daki okullarda görev yapan tüm öğretmenlere Google Forms ile hazırlanan anketler mail ve Whatsapp iletişim uygulaması ile gönderilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlere Ağır (2007) tarafından geliştirilen Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği, Üstündağ ve diğerleri (2017) tarafından geliştirilen Dijital Okuryazarlık Ölçeği uygulanmış ve cinsiyet, yaş, kurum türü, görev yaptığı kademe, mesleki kıdem değişkenleri açısından uzaktan eğitime yönelik tutum ve dijital okuryazarlık durumları incelenmiştir. Veriler SPSS v23 paket program kullanarak analiz edilmiştir. Veriler analiz edilmeden önce dağılımlarının normalliği incelenmiştir ve tüm boyutların normal dağılım gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla parametrik analizlere başvurulmuş, başvurulan bu testlerden t testi ve ANOVA kullanılmıştır. ANOVA sonuçlarından çıkan anlamlılık durumuna göre Post hoc testleriyle gruplar arasındaki anlamlı farklılık ortaya konulmuştur. Araştırmada p anlamlılık değeri <.05 olarak alınmıştır. Çalışma sonunda öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları düşük düzeyde çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları görev yaptığı kademe, mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin dijital okuryazarlık durumları iyi çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin dijital okuryazarlık durumları ile cinsiyet, yaş değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen sonuçlara göre uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Dijital okuryazarlık, öğretmen tutumları, uzaktan eğitim

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüBursaDijital okuryazarlık+3
Uğurcan Demiröz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik devre elemanları dersine yönelik artırılmış gerçeklik ve simülasyon destekli öğrenme ortamının tasarlanması

Elektronik Devre Elemanları dersi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü lisans öğretim programına birinci sınıf ikinci yarıyılda okutulmak üzere eklenmiştir. Elektronik Devre Elemanları dersi 3 saat teorik olarak okutulmaktadır. Bu dersi alan öğrenciler ile yapılan görüşmeler doğrultusunda dersin uygulama isteyen içeriklerinin olduğu fakat dersin uygulama saatinin bulunmamasından dolayı ders kavramlarının bilgi düzeyinde kaldığı sonucu elde edilmiştir. Bu çalışma, birinci sınıf lisans öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda elektronik devre elemanları dersinde kullanılmak üzere geliştirilen artırılmış gerçeklik ve simülasyon destekli öğrenme ortamının tasarım süreci ile ilgilidir. Öğrenme ortamının tasarımına bu dersi alan gönüllü 5 öğrenci yön vermiştir. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma araştırmacının başlangıçta tasarım ilkelerine bağlı kalarak geliştirmiş olduğu uygulamanın, versiyonlarının her seferinde etkilerine bakarak tasarımını gözden geçirdiği ve tatmin edilecek sonuçları elde edene kadar süreci tekrar ettiği, sonuçlar doğrultusunda en gelişmiş versiyon olan uygulamayı ürettiği araştırma sürecidir (Kuzu, Çankaya, Mısırlı, 2011). Bu araştırmada paydaşlar başlangıçta tasarım ilkelerine bağlı kalarak geliştirilen ilk aşamaya da dâhil ederek tasarımın daha etkin, faydalı ve döngüsel sürecini daha hızlı tamamlaması sağlanmıştır. Dersi alan öğrenci görüşleri, var olan tasarım ilkeleri ve alanyazında bulunan çalışmalar doğrultusunda, üç aşama döngüsel düzeltme süreci geçiren öğrenme ortamı nihai tasarımına ulaşmıştır.

Artırılmış gerçeklikBenzetimBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü+3
İbrahim Kavak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Akran ve öğretmen değerlendirme yöntemlerinin uygulandığı web tabanlı uzaktan eğitim ortamlarında araştırmaya dayalı öğrenme topluluğunun gelişimi

Bu çalışma akran değerlendirme ve öğretmen değerlendirme yöntemlerinin araştırmaya dayalı öğrenme topluluk gelişimine katkılarını ve topluluk oluşumunda akran değerlendirme yönteminin, öğretmen değerlendirme yöntemiyle farklılaşan yönlerini algılanan ve yansıtılan öğretimsel, toplumsal ve bilişsel bulunuşluk düzeylerini belirleyerek ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada nicel ve nitel araştırma teknikleri kullanılmış olup araştırma modeli karma yöntem olarak benimsenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenleri araştırma topluluğu öğeleri olan öğretimsel bulunuşluk, toplumsal bulunuşluk ve bilişsel bulunuşluk olmuştur. Bağımsız değişken ise uygulanan değerlendirme yöntemi olmuştur. Çalışma grubunu İstanbul'daki bir okulda Çocuk Gelişimi Bölümü (Uzaktan Eğitim) I. sınıfına kayıtlı olan 44 önlisans öğrencisi oluşturmaktadır. Akran değerlendirme grubu ve öğretmen değerlendirme grubu olmak üzere iki eşdeğer grup üzerinde deneysel işlemler yürütülmüştür. Nicel verilere deneysel işlemler sonucunda deney gruplarına uygulanan "Araştırma Topluluğu Ölçeği" sonuçlarından ulaşılmıştır. Elde edilen nicel veriler ortalama tabloları düzenlenerek ve Mann Whitney-U testi uygulanarak incelenmiştir. Nitel araştırma tekniği olarak içerik çözümleme yöntemi benimsenmiştir. Nitel verilere deneysel işlemlerde kullanılan öğrenme yönetim sisteminin veri tabanına kaydedilen tartışma forumları metinlerinin içerik çözümlemesi sonuçlarından ulaşılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesi için ise, araştırmaya dayalı öğrenme topluluğunun öğelerini oluşturan kategoriler bazında mesaj sayıları ve yüzdelik tabloları düzenlenmiştir. Ayrıca, veriler Mann Whitney-U testi uygulanarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları, çalışma gruplarının her ikisinde araştırmaya dayalı öğrenme topluluğunun geliştiğini göstermektedir. Ancak, sonuçlar değerlendirme yöntemine bağlı olarak araştırmaya dayalı öğrenme topluluğu bulunuşluk düzeylerinde gelişimsel farklılıklar ortaya çıkarmaktadır. Algılanan toplumsal bulunuşluk kapsamındaki 'Bütünleştirici' kategorisi gruplar arasında farklılık göstermiştir ve akran değerlendirme grubunda öğretmen değerlendirme grubuna göre daha yüksek düzeyde algılanmıştır. İçerik çözümleme sonuçlarına göre, bilişsel bulunuşluğun bütünleştirme kategorisi deney gruplarında en sık kodlanan kategori olmuştur. Anket analizi sonuçları ise, deney gruplarının her ikisinde öğretimsel, toplumsal ve bilişsel bulunuşluğu algılama düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Fakat bu düzeyler öğretmen değerlendirme grubunda daha yüksek olmuştur. Deney grupları arasında algılanan toplumsal bulunuşluk açısından anlamlı bir farklılık görülmüştür. Algılanan toplumsal bulunuşluk akran değerlendirme grubuna göre öğretmen değerlendirme grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Araştırmaya dayalı öğrenme topluluğu, öğretimsel bulunuşluk, toplumsal bulunuşluk, bilişsel bulunuşluk, değerlendirme yöntemi

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Kerime Yılmaz Özdemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı eğitsel arayüzler kullanılarak hazırlanan bilgisayar destekli öğretim yazılımlarının öğrencilerin akademik başarılarına, motivasyonlarına, derse ilgilerine, bilgisayar destekli öğretimi değerlendirmelerine ve bilişsel yüklerine etkisi

Araştırmanın ana amacı, bigisayar destekli öğretim yazılımlarında eğitsel arayüz tür ve şekillerinin incelenmesidir. Bu ana amaç doğrultusunda öncelikle süregelen öğretimin, eğitsel arayüze sahip olmayan öğretim yazılımı ile yapılan bilgisayar destekli öğretimin (BDÖ), sabit bir eğitsel arayüz türüne sahip öğretim yazılımı ile yapılan BDÖ'nün ve tercihe dayalı çoklu eğitsel arayüze sahip öğretim yazılımı ile yapılan BDÖ'nün öğrencilerin BDÖ değerlendirmelerine, akademik ders başarılarına, motivasyonlarına, derse ilgilerine, bilişsel yüklerine etkisi ve eğitsel arayüz tercihleri incelenmiştir. Araştırma konusu, uluslararası alanda birçok kere çalışılmış olmasına rağmen ulusal alanda nadir çalışılması nedeniyle, bu çalışma özgün bir çalışma olarak görülmekte ve alana ciddi katkılarının olacağı düşünülmektedir. Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Adana ilindeki biri pilot çalışma olmak üzere dört okulda yürütülmüştür. Araştırmada değişkenler incelenmesinin yanısıra birden fazla ölçeğin uyarlaması da yapılmıştır. Bu bağlamda ana çalışmaya 347 öğrenci katılmış olup, toplamda 1776 öğrenciye ait veriler, araştırmada kullanılmıştır. Araştırmada yaygın nicel istatistiki analizleri kullanıldığı gibi, herbir değişken için Hedges' g etki büyüklüğü de hesaplanarak bulguların daha net anlaşılması sağlanmıştır. Araştırmada farklı bulgular elde edilmesine rağmen çalışmanın genelinde eğitsel arayüze sahip BDÖ yazılımları ile yapılan öğretimin değişkenler açısından oldukça yararlı olduğu, anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitsel arayüz, eğitsel ajan, motivasyon, derse ilgi, etkileşim.

Akademik başarıBilgisayar eğitimiBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü+3
Serkan Dinçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin bütünleşik FeTeMM eğitimi yoluyla bilgi işlemsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı 5E öğretim modeline göre tasarlanan bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri, FeTeMM tutumları ve FeTeMM motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmada şu sorulara yanıt aranmıştır: 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin; ● Bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisi nedir? ● FeTeMM tutumlarına etkisi nedir? ● FeTeMM motivasyonlarına etkisi nedir? Araştırmaya 2022-2023 eğitim- öğretim yılının güz döneminde 28 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırma, tek grup ön test-son test zayıf deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Bu desende işlemin etkisi tek grup üzerinde yapılan çalışma ile test edilmektedir. Verilerin toplanmasında ön test ve son test olarak kullanılan Korkmaz, Çakır ve Özden (2015) tarafından geliştirilmiş olan "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Ölçeği" ; Güzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen ve Aydın, Saka ve Güzey (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Tutum Ölçeği" ve Luo, Wang, Liu, ve Zhou (2019) ve Dönmez (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Alanyazında ilkokul seviyesine uygun geliştirilmiş bilgi işlemsel düşünme becerileri ve FeTeMM motivasyonlarını ölçen bir araç bulunmadığı için 22 maddelik "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği" ve 28 maddelik "FeTeMM Motivasyon Ölçeği"nin ilkokul seviyesine geçerleme çalışması yapılmıştır. 5E öğretim modeline dayalı olarak 10 haftalık bütünleşik FeTeMM eğitimi tasarlanmış ve uygulanmıştır. Eğitim sürecinin başında ve sonunda yukarıda anılan ölçekler ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler ve Wilcoxen işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerine anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt faktörleri açısından, yaratıcılık, algoritmik düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme alt faktörlerinde öğrencilerin ön test ve son testleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur ve bu fark son test lehinedir. Bununla beraber 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM tutumlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Son olarak bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda FeTeMM motivasyon ölçeğinin dört alt faktörü incelendiğinde, bilim faktörü hariç teknoloji, mühendislik ve matematik faktöründe son test lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik FeTeMM eğitimi, 5E öğretim modeli, Bilgi işlemsel düşünme becerisi, FeTeMM tutumu, FeTeMM motivasyonu, ilkokul öğrencileri.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüFeTeMM
Sevde Hilal Şensoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Anlamsal web temelli öğretimde yönlendirmenin kazanıma ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın amacı Anlamsal Web Temelli Öğretimde yönlendirmenin kazanıma ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamıdır. Bağımsız değişkenin iki alt düzeyi bulunmaktadır: yönlendirmenin olduğu Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamı ve yönlendirmenin olmadığı Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamı. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise kazanım ve kalıcılıktır. Araştırma, 2012-2013 güz döneminde, Muğla-Merkez Türdü 100. Yıl Ortaokulu 8.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmaya 72 öğrenci ile başlanmış, fakat farklı nedenlerle derse devam etmeyen 3 (Anlamsal Web Temelli Öğrenme grubundan 1, Yönlendirilmiş Anlamsal Web Temelli Öğrenme grubundan 2) öğrenci araştırmadan çıkartılmış ve araştırma, deneysel sürecin tümüne katılan 69 öğrenci ile tamamlanmıştır. Öğrenciler yönlendirme olan ve olmayan Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamlarına yansız olarak atanmıştır. Yönlendirme olmayan Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamında öğrencilere aranan kazanım ile ilgili bilgiler, kazanımın 8. 7. ve 6. sınıf düzeyinde ön koşul kazanımları ile ilgili bilgiler ve bu kazanımlara yönelik olarak öğrenme nesnelerine erişim bağlantıları sunulmaktadır. Yönlendirme olan Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamında ise öğretim ön bilgilere göre bireyselleştirilmektedir. Aranılan kazanımın 8. 7. ve 6. sınıf düzeyinde ön koşul kazanımlarına yönelik olarak bir test uygulanıp öğrencilerin ön bilgi eksiklikleri tespit edilmekte ve ön öğrenme eksikliklerini tamamlamaları konusunda öğrenciler yönlendirilmektedir. Yine seçilen kazanım ve bu kazanımın ön koşul kazanımlarına ilişkin öğrenme nesnelerine erişim bağlantıları sunulmaktadır. Her iki ortamda da ayrıca seçilen kazanımın öğrenilememesi halinde ileride hangi kazanımların öğrenilmesinin zorlaşacağı ile bilgi verilmektedir. Kovaryans analiziyle (ANCOVA) elde edilen bulgulara göre, öntest puanları kontrol edildiğinde yönlendirme olan ve olmayan Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamında çalışan öğrencilerin sontest puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bonferroni testi sonuçlarına göre, bu farkın yönlendirme olmayan ortamda çalışan öğrencilere göre daha yüksek ortalamaya sahip olan, yönlendirilmiş Anlamsal Web Temelli Öğrenme Ortamında çalışan öğrenciler lehine olduğu görülmüştür. Gruplar arasında sontest puanlarına göre düzeltilmiş kalıcılık testi puanları arasında ise anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öğrencilerin çalıştıkları ortamlara ilişkin görüşlerinin dağılımı, frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Öğrencilerin genel memnuniyet düzeylerinin, yönlendirme olan ortamda çalışan öğrencilerde yönlendirme olmayan ortamda çalışan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Anlamsal web, web 3.0, ontoloji, anlamsal sorgulama, anlamsal web temelli öğretim, bireyselleştirilmiş öğretim, öğrenme nesneleri.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüBireyselleştirilmiş öğretim materyali
Halit Karalar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

FPGA tabanli bilgisayar mimarisi öğretiminde mikro öğrenme ve proje tabanli öğrenme yöntemlerini kullanarak karmaşık projelere kombine bir yaklaşım

Bu çalışma, öğrencilerin, Alanda Programlanabilir Kapı Dizisi (FPGA) teknolojisi, Mikro Öğrenme (ML) ve Proje Tabanlı Öğrenme (PBL) yöntemlerini kullanarak karmaşık projeleri kısa sürede anlamalarına, başarılı bir şekilde gerçekleştirmelerine ve yeni projeler geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın merkezi işlem birimi (CPU) tasarımı, VHSIC Donanım Tanımlama Dili (VHDL) yardımıyla, PBL ve ML öğrenme yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu yeni yaklaşımlar ve uygulamalarla, üniversite düzeyinde, bilgisayar ve elektronik mühendisliği eğitimi alanında geleneksel eğitim/öğretimin eksiklikleri ele alınmış, bazı karmaşık araştırma projeleri üzerinde PBL ve ML yöntemleri kullanılarak bilgisayar mimarisi öğreniminin hızlandırılması amaçlanmıştır. Birleşik yöntemin, çekicilik ve geçerlik faktörleri açısından daha fazla yarar sağlağı belirlenmiştir. Bununla birlikte ev ödevleri, sınavlar ve projeler açısından birleşik yöntem diğer yöntemlere göre daha başarılı sonuçlar vermiştir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Ismaıl Ibrahım Mohamed Saıd
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümü öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeyleri ve siber zorbalığa ilişkin duyarlılıklarının incelenmesi

Bu çalışmada, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü'nde öğrenim gören öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeyleri ve siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Ayrıca adayların dijital okuryazarlık düzeyleri ile siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Elâzığ Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Bölümü'nde 2017 – 2018 bahar yarıyılında eğitim görmekte olan 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin elde edilmesi amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Siber Zorbalığa İlişkin Duyarlılık Ölçeği ile Dijital Okuryazarlık Ölçeği ve Siber Zorbalık ile Dijital Okuryazarlığa İlişkin Yarı-Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler, SPSS 21.0 paket programıyla analiz edilmiş ve verilerinin analizinde değişkenlere bağlı olarak Kolmogorov-Smirnov Z Testi, Bağımsız Gruplar t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Tukey, LSD, Kruskal Wallis, Mann Whitney U-Testi ve Pearson Korelasyon Analizi Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Adayların dijital okuryazarlık seviyelerinin cinsiyet, yaş, kişisel bilgisayara sahip olup olmama, herhangi bir sosyal ağa üye olup olmama, İnternet'te harcanan günlük süre ve en sık ziyaret edilen site türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna varılmıştır. Adaylardan 3. sınıfta olanların 2. ve 4. sınıfta olanlara göre dijital okuryazarlık düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca adayların bilgisayar kullanma deneyimleri arttıkça dijital okuryazarlık düzeylerinin arttığı görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının siber zorbalığa ilişkin duyarlılıklarının yüksek seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Adayların siber zorbalığa ilişkin duyarlılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf, bilgisayar kullanım süresi, herhangi bir sosyal ağa üye olup olmama, İnternet'te harcanan günlük süre ve en sık ziyaret edilen site türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna varılmıştır. Adaylardan kişisel bilgisayara sahip olanların diğerlerine kıyasla siber zorbalığa ilişkin daha yüksek duyarlılığa sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeyleri ile siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları arasında orta düzeyde pozitif korelasyon bulunmuştur. Buna göre katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyleri arttığında siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları da artmaktadır. Nitel veriler incelendiğinde öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık ve siber zorbalığa karşı duyarlılık konularında bilinçli oldukları gözlemlenmiştir.

Aday öğretmenlerBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüDijital okuryazarlık+2
Mehmet Kozan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ters - düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısı ve görüşlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; ters-düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısına ve görüşlerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desenin öntest-son test, deney- kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Denel işlem sonrasında deney ve kontrol grubuna akademik başarı testi son test olarak uygulanırken; deney grubuna ayrıca Ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerini belirlemek üzere anket ve görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu ile kontrol grubunun akademik başarı testinin tümünden aldığı sontest puanları arasında yapılan bağımsız gruplar t-testi sonucunda p<.05 düzeyinde anlamlı fark olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerine yönelik yapılan anket ve görüşmede ters-düz sınıf uygulaması ile başarılarının arttığını, anlamadıkları konuları daha iyi tespit ettiklerini, öğrendiklerini daha iyi hatırladıklarını, derse daha aktif katıldıklarını, ters-düz sınıf uygulamasında konuyu çalışmış olarak gelmelerinin derse katılımlarını artırdığını, videoları dersten önce izleyerek sınıfta alıştırmaları yapmayı mevcut programa ders işlenen sınıftaki konu anlatımını dinlemekten daha motive edici bulduklarını ifade etmiştir. Ayrıca, öğrenciler ters-düz sınıf uygulaması ile öğretmenlerine daha çok soru yönelttiğini ve bu uygulama sayesinde öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişiminin arttığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Ters-düz sınıf, karma öğrenme, Bilişim Teknolojileri

Akademik başarıBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğrenme+7
Muhterem Akgün
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü öğretmen adaylarının internet bağımlılıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı öğretmen adaylarının internet bağımlılıklarını çeşitli değişkenler açısından inceleyerek; birbirleri ile ilişkili olduğu düşünülen, internet bağımlılığı, akademik erteleme eğilimi ve zaman yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma nicel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemi, 2013-2014 eğitim öğretim yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojlieri Eğitimi bölümünde öğrenim gören 327 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma verileri; kişisel bilgi formu, internet bağımlılığı ölçeği, zaman yönetimi envanteri ve akademik erteleme eğilimi ölçeği olmak üzere 4 farklı veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik teknikleri, bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve regresyon analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmen adayları arasında patolojik internet kullanıcısı olarak nitelendirilen aday bulunmamaktadır. Öğretmen adayları, semptom göstermeyenler ve sınırlı semptom gösterenler olarak iki gruba ayrılmıştır. Öğretmen adaylarının internet bağımlılık ölçeğinden almış oldukları puanlar; cinsiyetlerine, öğrenim şekillerine, günlük internet kullanım sürelerine, internet kullanım amaçlarına ve en çok tercih ettikleri site türlerine göre farklılık göstermektedir. Buna karşılık, öğretmen adaylarının internet bağımlılık puanları, sınıf düzeylerine ve ne kadar süredir internet kullanmakta olduklarına göre farklılık göstermemektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının internet bağımlılık düzeyleri ile zaman yönetimi becerileri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının internet bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme eğilimleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olmadığı; akademik erteleme eğilimleri ile zaman yönetimi becerileri arasında ise anlamlı ilişki olduğu da çalışmadan elde edilen başka bir sonuçtur. Anahtar kelimeler: İnternet Bağımlılığı, Zaman Yönetimi, Akademik Erteleme, Öğretmen Adayı

Aday öğretmenlerAkademik ertelemeBağımlılık+5
Neslihan Ateş
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı hemşirelik tanıları mobil öğrenme sistemi

Amaç: Hemşirelik tanıları, hastaya yapılacak girişimlerin seçiminde yol gösterdiği için hemşirelik sürecinde kritik bir rol oynamaktadır. Yapılan çalışmalarda hemşirelik öğrecilerinin tanı koymada zorluk yaşadıkları görülmüş, bu sorunun çözümünde mobil öğrenme eğitimsel bir girişim olarak seçilmiştir. Çalışmanın amacı, mobil ortamda erişilebilecek web tabanlı eğitim materyalleri ile sistemin öğrencilerin tanı koyma başarısına etkisini, mobil öğrenme uygulamasının etkililiğine yönelik görüşlerini ve tutumlarını değerlendirmektir. Yöntem: Çalışma üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada öğrencilerin mobil öğrenme ortamlarına hazır bulunuşlukları, bu ortamlara ilişkin tercih ve tutumları belirlenmiştir. İkinci aşamada bu sonuçlar dikkate alınarak "nandacepte.org" web tabanlı mobil öğrenme sistemi geliştirilmiştir. Son aşamada ise ön test-son test ile sistemin tanı koymadaki başarıya etkisi, çevirim içi anket ile sistemle ilgili görüş ve tutumları değerlendirilmiş, odak grup görüşmeleri ile öğrencilerin mobil kullanım davranışları, sistemle ilgili görüş ve önerileri derinlemesine incelenmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %67'si mobil öğrenmeye hazır olduğunu belirtmiştir. İçerisinde 30 adet hemşirelik tanısına ait sunumların, kavram haritalarının, bilgi testlerinin, senaryoların ve videoların yer aldığı sistemin üç ay boyunca kullanımı sağlanmıştır. Sistem en sık akıllı telefon ile kullanılmıştır. Sistemi kullanan ve kullanmayan öğrencilerin ön testteki tüm başarı puanları arasında fark bulunmazken, son testte sistemi kullanan öğrencilerin ortalama genel başarı puanlarında artış görülmüştür (X̄1=%40,36; X̄2=%53,62; p<0,001). Sistem kullanma sıklığı (r=0,379; p<0,001) ve sistemi kullanan öğrencilerin akıllı telefon kullanma sıklığı arttıkça (r=0,393; p=0,013) genel başarı puanındaki fark da artmaktadır. Öğrencilerin içerikle ilgili memnniyetleri genel olarak yüksek bulunmuştur. Kullanılan cihazların avantaj ve dezavantajları belirlenmiştir. Sistemle ilgili en önemli öneriler, sistemin mobil uygulamasının geliştirilmesi ve forum gibi kullanıcılar arası etkileşimi sağlayan unsurların artırılması yönündedir. Sonuç: Mobil öğrenme, hemşirelik tanıları eğitimine katkı sağlamıştır. Çalışmadan elde edilen önerilerle mobil öğrenme projelerinin başarısı artırılabilir. Anahtar Kelimeler: mobil öğrenme, hemşirelik tanıları eğitimi, mobil teknolojiler, görüş ve tutum

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüHemşirelerHemşirelik+6
Deniz Özel Erkan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim alanında değişik kademelerde eğitim gören öğrencilerin girişimcilik eğilimlerinin karşılaştırılması

Hızla gelişen ve değişen dünya koşullarında ulusal ve uluslararası alanda ilerleme, kalkınma ve geleceğe güvenle adım atabilmede ön plana çıkan unsurlardan birisi de girişimcilik kavramıdır. Bilişim çağında ve özellikle bilişim alanındaki girişimcilik hamleleri tüm dünyada kısa zamanda ses getirmekte ve hızlı kalkınma ve ekonomik gelişim ile birlikte sosyal kazanımları da beraberinde getirmektedir. Bu tezin amacı, bilişim alanında değişik kademelerde eğitim gören öğrencilerin girişimcilik eğilimlerinin saptanması ve bu eğilimin demografik veriler, girişimcilik eğitimi alma durumu, cinsiyet gibi değişkenlerle ilişkisinin belirlenmesidir. Bu araştırmanın bulguları ve sonuçlarının bilişim sektöründe girişimcilik politikalarının belirlenmesi noktasında ışık tutacağı düşünülmektedir. Araştırmanın örneklem grubunu Afyonkarahisar'da 2015-2016 öğretim yılında bilişim alanında eğitim görmekte olan lise, meslek yüksekokulu ve fakülte öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya 323'ü (%50,1) erkek, 322'si (%49,9) kız olmak üzere toplam 645 öğrenci katılmıştır. Demografik verileri ve girişimcilik eğilimini ölçmek amacıyla 3 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma verileri için tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paketi (SPSS) programında frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, T-Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin girişimcilik eğitimi alma düzeyinin oldukça düşük olduğu görülmüştür. Bilişim alanında eğitim gören öğrencilerin girişimcilik düzeylerinin yüksek olduğu ve girişimcilik eğilimleri konusunda kız ve erkek öğrenciler arasında belirgin bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Öğrencilerin çabalamaya ihtiyaç olan hallerde girişimcilik eğilimlerinin arttığı tespit edilmiştir. Evde bilgisayar olmasının girişimciliğe doğrudan bir etkisinin olmadığı görülmüştür. İletişim becerileri yüksek olan bireylerin girişimcilik eğilimleri yüksek çıkmıştır. Ayrıca girişimci adaylarının iş fikirlerini başkalarına söyleme konusuna olumlu bakmadıkları tespit edilmiştir. Bilişim alanında değişik kademelerde eğitim gören öğrencilerin girişimcilik eğilimlerinin artırılması için, bu araştırma sonuçları doğrultusunda okullarda verilen girişimcilik eğitimlerinin artırılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüKadın girişimciliğiÖrgüt içi girişimcilik+2
Abdurrahman Günay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik teknolojisinin okul öncesi dönemde kullanımı: Durum çalışması

Bu çalışmanın amacı, artırılmış gerçeklik teknolojisinin okul öncesi dönemde kullanımını incelemektir. Çalışma, nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması şeklinde desenlenmiştir. Durum çalışmasının türü, çalışmanın bir durum hakkında bilgi vermek amacıyla yapılmasından ötürü açıklayıcı/tanımlayıcı durum çalışmasıdır. Çalışmada durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş olup, seçim yöntemlerinden ise ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2017- 2018 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi'ne bağlı anaokuluna devam eden 9'u erkek (%50), 9'u kız (%50) 18 çocuk ve 2 öğretmen oluşturmaktadır. Çocuklar 54-77 ay aralığındadır. Uygulama süreci beş hafta sürmüştür. Çalışmada veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formları, gözlem, gözlem notu, ses ve video kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler, kod ve temalar oluşturularak içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, artırılmış gerçeklik teknolojisinin okul öncesi dönemde kullanılmasının çocukların ilgi ve dikkatini çektiği, çocuklara gerçeklik hissi yaşattığı, içeriği somutlaştırdığı, akran ilişkilerini olumlu yönde desteklediği, bilgiyi renkli aynı zamanda görsel sunduğu ve eğlenceli bir ortam sağlamasından dolayı çocukların etkinliklere istekli katılmalarını ve etkinliğe odaklanmalarını sağladığını göstermektedir. Bunun yanında artırılmış gerçeklik teknolojisinin, çocukların etkinliğe katılımları konusunda bazen teşvik edici bir araçken bazense etkinliğin amacı dışına çıkmasına neden olan dikkat dağıtan bir araç olduğu görülmüştür. Ayrıca, artırılmış gerçeklik teknolojisi bazı materyallerle kıyaslandığında, çocukların doğrudan gerçek yaşamla bağlantısı bulunan materyalleri tercih ettiği, gerçek yaşamla doğrudan bağlantısı bulunmayan materyallerde ise artırılmış gerçeklik teknolojisi içeren materyalleri tercih ettiği görülmüştür. Aynı zamanda artırılmış gerçeklik teknolojilerinin, okul öncesi dönemde kalabalık sınıflarda kullanılmasının, sınıf ve zaman yönetimi konularında problemler oluşturabileceği sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonunda artırılmış gerçeklik teknolojisinin okul öncesi dönemde kullanımına ve gelecek çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüBilişim teknolojisiEğitim teknolojisi
Hacer Kuzgun
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarına yönelik yapay zeka tabanlı akıllı oyuncaklar: Tasarım tabanlı bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi dönemdeki çocukların; sayı, şekil, hayvan ve renk kavram gelişimlerimi desteklemek amacıyla, yapay zeka tekniklerini kullanarak bir akıllı oyuncak geliştirmek, oyuncağın kullanılabilirliğini araştırmak ve kavram gelişimini destekleyiciliğini, okul öncesi öğretmenlerinin ve ebeveynlerin görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Geliştirilen akıllı oyuncağın, kavramları çocuğa kendi öğrenme hızına uygun olarak öğreten bir zeki öğretim sistemi olması planlanmıştır. Günlük hayatta teknoloji ile iç içe olan ve teknoloji ürünlerine oldukça fazla ilgi duyan çocukların, teknolojiye olan bu ilgilerinin eğitim içeriğine yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Çalışma grubunu; 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde bulunan iki bağımsız anaokulunda; 4-5 yaş grubundaki sınıflarda öğrenim görmekte olan 185 çocuk, sekiz okul öncesi öğretmeni ve 10 ebeveyn oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Akıllı oyuncağın ilk prototipin hazırlanması, uygulamasının gerçekleştirilmesi, öneriler çerçevesinde eksikliklerinin giderilmesi ve geliştirilmesi sonucunda nihai oyuncak elde edilmiştir. Akıllı oyuncağın kavram gelişimini destekleyiciliğinin, ebeveynlerin ve okul öncesi öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda tespit edilmesi için bir çalışma planı çerçevesinde uygulama faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Çocukların oyuncakla oynaması sırasında gözlem yapılması, ebeveyn ve öğretmen görüşmeleri gerçekleştirilmesini içeren uygulama süreci bir hafta sürmüştür. Çalışmada verilerin toplanmasında; öğretmen ve ebeveyn görüşmelerinde yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Çocukların gözlemlenmesinde; çocuk gözlem formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analiz edilmesi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğretmen ve ebeveynlerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler Nvivo 11 nitel veri analizi programında organize edilmiş, serbest kodlar ve ağaç kodlar oluşturulmuştur. Ebeveyn görüşmelerinden elde edilen bulgulara çerçevesinde; çocukların oyuncak tercihlerinin farklılık gösterdiği, evde bulunan teknolojik cihazlarla ilgilendikleri, çoğunlukla ışıklı, sesli oyuncakları ve dijital oyunları oynamayı sevdikleri belirlenmiştir. Okullarda, çocukların eğitimi için teknolojiden yararlanıldığı görülmüştür. Okul öncesi öğretmenleri; kullanılacak materyalin teknolojinin zararlı yönlerinden arındırılması koşuluyla eğitimde teknoloji kullanımını benimsemektedir. Öğretmen-ebeveyn görüşmeleri ve yapılan gözlemler doğrultusunda, geliştirilen yapay zeka tabanlı akıllı oyuncağın kavram gelişimini destekleme konusunda başarılı olduğu, bireyselleştirilmiş eğitimde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Oyuncağın; ilgi çekici olduğu, motivasyon sağladığı, çocuğun öğrenme istekliliğini arttırdığı görülmüştür. Oyuncak, çocukların yaşına uygun ve kullanımı kolay olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada oyuncağın öğrenmeyi destekleme ve etkileşim özelliklerinin geliştirilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüErken çocuk eğitimi+1
Mevlüde Akdeniz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
21
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin öğretim teknolojileri ve materyal tasarımlarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada, ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin öğretim teknolojisi ve materyal kullanım becerileri değerlendirilmiştir. Araştırma betimsel bir araştırmadır ve tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evreni, Milli Eğitim Bakanlığı Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı resmi Ortaöğretim Okullarında 2012?2013 Eğitim-Öğretim yılında görev yapan öğretmenlerden oluşturmaktadır. Bu evrende uygun örnekleme yöntemleri kullanılarak örneklem belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarım Becerileri? anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans ve yüzdeler, aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklem t - testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmış olup açık uçlu sorulara ise içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmadan çıkan sonuca göre cinsiyet değişkeninde akıllı tahta ve tablet bilgisayar kullanımı konusunda erkek öğretmenler lehine farklılık ortaya çıkmıştır. Mesleki kıdem değişkenine göre hizmet yılı az olan öğretmenlerin bilgisayar ve internet teknolojilerinin daha iyi kullandıkları görülmektedir. Öğrenim durumu değişkenlerine göre lisansüstü öğrenim gören öğretmenlerin lisans eğitimi alanlara göre algılarının daha iyi olduğu söylenebilir. Branş değişkenine göre anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, öğretim teknolojisi, materyal, tasarım becerisi, eğitim teknolojisi

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüLise öğretmenleriÖğretim materyali
Gülay Verim
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin teknoloji bağımlılık, sanal zorba ve sanal mağdur olma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Teknolojideki gelişmelerin insanların yaşantılarına olumlu katkılar sağlamasıyla teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, insanların teknolojiden uzaklaşamamasına neden olmuş ve insanlarda sürekli olarak teknolojiyi kullanma arzusu doğmuştur. Teknolojinin bu denli hayatın içine girmesiyle bazı problemleri de beraberinde getirmiştir. Bunlardan bazıları teknolojinin insanların yaşamında önemli bir tehdit oluşturan teknoloji bağımlılığı, sanal zorbalık ve sanal mağdur olmadır. Teknoloji bağımlılığı, sanal zorbalık ve sanal mağdur olma insanların günlük yaşantılarına, eğitimlerine, sosyal ilişkilerine, yaşam tarzlarına zarar vermektedir. Bireylerin teknolojiyi kullandıklarında sanal zorba veya sanal mağdur olma gibi kendilerine zarar verebilecek durumların görülme olasılığı artmaktadır. Üniversite öğrencilerinin genel olarak ailelerinden uzakta olması, özellikle teknoloji aygıtlarının kullanımı konusunda aile denetimi altında bulunmamalarının da teknoloji bağımlılıklarını ve sanal zorba / mağdur olma durumlarını etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinin teknoloji bağımlılık düzeyleri ile sanal zorbalık ve sanal mağdur olma durumlarının ilişkisinin incelenmesi amaçlamıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada Uygun/Kazara Örnekleme yöntemi kullanılarak 2018-2019 öğretim yılı güz yarıyılında öğrenim gören 710 öğrenci örneklem olarak seçilmiştir. Bu öğrencilerin 439'unu kadın (%61,8) ve 271'ini erkek (%38,2) öğrenciler oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Teknoloji Bağımlılık ölçeği ve Sanal Zorba/Mağdur Ölçeği kullanılmıştır. Veriler anket aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 24 paket programı ile yapılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde Kruskal-Wallis testi, Spearman Korelasyon Analizi ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiklerde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin ortalama puanlarına göre orta düzeyde teknoloji bağımlısı olduğu, sanal zorbalık ve sanal mağdur olma durumlarının da düşük seviyede olduğu görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin sanal zorbalıkları ile sanal mağdur olmaları arasında ve teknoloji bağımlılığı düzeyleri ile sanal zorba ve sanal mağdur olma durumları arasında pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Bağımlılık, Teknoloji Bağımlılığı, Sanal Zorbalık, Siber Zorbalık, Sanal Mağdur, Siber Mağdur

BağımlılıkBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüMağduriyet+3
Mehmet Başar
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenmeye etkisi

Bu araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme modellerinde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada iki deney grubu ile çalışılmış ve deney grupları halihazırda mevcut olan iki gruba seçkisiz olarak atandığından yarı deneysel desen kullanılmıştır. Birinci deney grubunda hibrit (eşzamanlı ve eşzamansız) çevrimiçi uygulamalar yapılırken, ikinci deney grubunda eşzamansız çevrimiçi uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmedir. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeni müdahale edilen bağımsız değişkeni; çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme ise seçilen bağımsız değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise başarı, performans ve algılanan öğrenmedir. Araştırmada deneysel işlemin öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar yarıyıllarında Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2. sınıfta öğrenim görmekte olan ve Açık ve Uzaktan Öğrenme (EBB 001) fakülte ortak dersine kayıtlı olan 73 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Hazır Bulunuşluk Ölçeği, Teknoloji ile Öz-Yönelimli Öğrenme Ölçeği, Başarı Testleri, Performans Değerlendirme Aracı ve Algılanan Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde araştırmaya katılan öğrencilerin gönüllülük esası göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizine başlamadan önce varsayımlar kontrol edilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklemler T-testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ilk olarak kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine göre başarı, performans ve algılanan öğrenme arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Analizler sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi (eşzamanlı ve eşzamansız) ile başarı arasında anlamlı farklılık olduğu ve eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde öğrencilerin başarı puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (eşzamanlı ve eşzamansız) göre performans puanları incelendiğinde anlamlı farklılık olduğu ve öğrencilerin performans puanlarının eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (hibrit ve eşzamansız) göre öğrencilerin algılanan öğrenmeleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme yöntemleri (hibrit ve eşzamansız), çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeninin akademik başarıyı yordadığı görülürken çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin akademik başarıyı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Performans değişkeni incelendiğinde kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin akademik performansı yordadığı, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun ise performansı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Son olarak araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin algılanan öğrenmeyi anlamlı olarak yordamadığı, ancak çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun algılanan öğrenmenin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Şule Kılınç
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme ortamında öz-düzenleyici öğrenmeyi destekleyici öğrenme analitiği gösterge panellerinin geliştirilmesi

Bu çalışmada çevrimiçi öğrenmede, öğrencilerin öz-düzenleme becerilerini, öğrenme analitiklerinden yararlanılarak destekleyecek bir öğrenme ortamının ve bu ortamla bütünleşik gösterge panelinin tasarlanması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır. Öz-düzenleyici öğrenme stratejilerini kullanarak öğrenme kontrolü ve sorumluluğunu alan öğrenciler, örgün eğitimleri sonrasında da yaşam boyu öğrenmende başarılı olmaktadırlar. Bu çalışmada tasarım-tabanlı araştırma modeli adımları izlenmiştir. Sistematik alanyazın incelemesi ve öğrencilerle gerçekleştirilen odak grup görüşmeleri ile ihtiyaç analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz bulgularına uygun olarak sistem ve gösterge panellerinin tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tasarımın Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü uzmanlarından alınan görüşler sonunda onaylanması ile geliştirme süreci başlamıştır. Moodle öğrenme yönetim sistemi üzerinde geliştirilen sistem Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerine uygulanmıştır. Birinci uygulama sonrası iyileştirmeler ve geliştirmeler ile ikinci uygulama gerçekleştirilmiştir. Her iki uygulamada çevrimiçi öz-düzenleme ölçeği ile uygulama başında ve sonunda öğrencilerin çevrimiçi ortamlardaki öz-düzenleyici öğrenme düzeyleri ölçülmüştür. Beş haftalık birinci uygulama sonrasında öğrencilerin öz-düzenleyici öğrenme değişim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken, 14 haftalık dönemin tamamını kapsayan ikinci uygulamada tekrarlı ölçümler için t-testi sonuçları uygulama sonunda öğrencilerin öz-düzenleyici öğrenmenin anlamlı bir şekilde arttığını göstermiştir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüGösterge paneliÇevrimiçi öğrenme+6
Mehmet Uysal
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bulut bilişim destekli işbirlikli öğrenme yönteminin lisans öğrencilerinin akademik başarı ve işbirlikli öğrenme tutumu üzerine etkisi

Bu araştırmada bulut bilişim destekli işbirlikli öğrenme uygulamasının öğrencilerin akademik başarı ve işbirlikli öğrenmeye karşı tutumlarına etkisi araştırılmıştır. Araştırmada nitel verilerle desteklenmiş nicel araştırma yöntemlerinden öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 öğretim yılı, Sakarya Üniversitesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde öğrenim gören ve İnternet Tabanlı Programlama dersini alan 41 öğrenci oluşturmuştur. Bu 41 öğrencinin 21'i deney, 20'si de kontrol grubunda yer almıştır. Araştırmada, "Bulut bilişim hizmeti destekli İşbirlikli Öğrenme" yöntemi ile öğrenim alan öğrenci grubu deney grubunu, "geleneksel sınıf içi etkinliklere dayalı işbirlikli öğrenme" yöntemi ile öğrenim alan öğrenciler kontrol grubunu oluşturmuşlardır. İnternet tabanlı programlama dersi alan öğrencilerin akademik başarılarında anlamı fark olup olmadığını belirlemek için İnternet Tabanlı Programlama Dersi Başarı Testi geliştirilmiştir. İnternet tabanlı programlama dersi başarı testi geliştirme çalışmasında testin uygulamasından elde edilen veriler ITEMAN programıyla bütün soruların madde analizini yapılmıştır. Yapılan analizde Kuder Richardson 20 güvenirlik katsayısı 0,666 çıkmıştır. Uzmanlardan alınan görüşler ve alan yazın incelendiğinde ölçme aracının kapsam, yapı ve görünüş açısından geçerli olduğu kabul edilmektedir. Araştırmada, öğrencilerin işbirlikli öğrenme çalışmalarına görüşlerinde uygulama öncesi ve sonra anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için, Heba ve Nouby (2008) tarafından geliştirilen, Kiper (2016) tarafından Türkçe uyarlaması tamamlanan İşbirlikli Öğrenme Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Nicel ve nitel verilerin yer aldığı bu çalışmada, öncelikle nicel verilerin analizinin yapılmasına karar verilmiştir. Nicel verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan araştırma kapsamında bulut bilişim destekli internet tabanlı programlama eğitiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve işbirlikli öğrenmeye karşı tutumları ve uygulamaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda gerçekleştirilen 13 haftalık çalışma sürecinde; araştırmaya katılan deney grubu öğrencilerinin yapılan çalışmalara bağlı olarak akademik başarı düzeylerini belirlemek amacıyla, yapılan sınavlardan aldıkları deney öncesi ve deney sonrası puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan kontrol grubu öğrencilerinin yapılan çalışmalara bağlı olarak akademik başarı düzeylerini belirlemek amacıyla, yapılan sınavlardan aldıkları deney öncesi ve deney sonrası puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubu öğrencilerinin araştırma öncesi öntest puanlarına ilişkin akademik başarı düzeylerinde, deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubu öğrencilerinin araştırma sonrası sontest puanlarına ilişkin akademik başarı puanları düzeylerinde, deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, araştırmanın nitel verilerinden elde edilen sonuçlara göre, deney grubu öğrencileri daha önce temel düzeyde programlama eğitimi almış olsalar da PHP eğitimi almadıkları, grupla çalışmaya özellikle gruptaki öğrencilerin görevlerini yerine getirmemesinde dolayı sıcak bakmadıkları, Cloud9 bulut bilişim servisinin ise grupla çalışmadaki birçok kaygıyı giderdiği ve destekleyici olduğu yönündeki görüşleri öne çıkmıştır. Araştırma sonuçları literatür kapsamında tartışılmıştır.

Akademik başarıBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+4
Aydın Kiper
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre incelenmesi

21. yy. becerileri arasında yer alan bilgi işlemsel düşünme becerisi ve algoritmik düşünme becerisi günümüzde karşılaşılan problemlerin çözümünde kullanılabilmektedir. Dijital oyun oynamanın bu bilişsel beceriler üzerinde doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi bulunabilmektedir. Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada bu değişkenlerin birbiri ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İlinde öğrenim gören 266 kız, 202 erkek olmak üzere toplamda 468 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırma nicel yöntemlerden tarama ve nedensel karşılaştırma türü araştırmalara örnek gösterilebilir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", " Çocuklar İçin Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği", ve " Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi uygulanmıştır. Yapılan istatistiklerde anlamlılık düzeyi <.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin dijital oyun oynama özellikleri incelendiğinde ve fazla oynanan oyun türünün savaş, macera oyunları olduğu, en çok oynanan oyunun Pubg, Brawl Stars, Roblox, Minecraft, Zula, Valorant oyunları olduğu, ortaokul öğrencilerinin genelde günde 0-1 saat aralığında oyun oynadığı ve oyun bağımlılığı düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Ortaokul öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumu incelendiğinde bulmaca, macera ve strateji oyun türlerini oynayan öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin bu oyun türlerini oynamayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Günde 0-1 saat oyun oynayan öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin 3-5 saat oyun oynayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşmadığı görülmektedir. Öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu ve cinsiyet değişkenine göre farklılaşmadığı ancak sınıf seviyesi değişkenine göre farklılaştığı görülmektedir. 8. Sınıf öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin diğer sınıf seviyelerine göre daha düşük olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin düşük olduğu, cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüKodlama+1
Hilal Sezer
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik, benzetim ve gerçek nesne kullanımının öğrenme başarılarına, motivasyonlarına ve psikomotor performanslarına etkisi

Bu araştırmada önlisans öğrencilerinin öğrenme ortamlarında artırılmış gerçeklik, benzetim ve gerçek nesne kullanmalarının, öğrenme başarılarına, motivasyonlarına ve psikomotor performansları üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini, artırılmış gerçeklik, benzetim ve gerçek nesne; bağımlı değişkenlerini ise öğrenme başarısı, motivasyon ve psikomotor performans oluşturmaktadır. Araştırmada çoklu metot ile nicel yöntem ve gerçek deneysel desenlerden, ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu rastgele desen kullanılmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen uygulamalar hakkında görüş almak amacıyla da öğrencilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü 2015-2016 güz döneminde 1. Sınıfta öğrenim gören 63 öğrenci oluşturmuştur. Çalışma grubunun kontrol ve deney gruplarına dağılımını belirleyebilmek amacıyla, öğrencilerin ön-test öğrenme başarısı puanları ve akıllı cep telefonuna sahip olma durumu bilgisinden yararlanılarak, gruplar eşleştirilmiştir. Çalışmada, artırılmış gerçeklik (21) ve benzetim grupları (21) deney grubu, gerçek nesne grubu (21) ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Uygulama süreci, uygulama öncesi (1 hafta), uygulama zamanı (7 hafta) ve uygulama sonrası (1 hafta) olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmada veriler, demografik bilgiler formu, psikomotor performans kontrol listesi, öğrenme başarısı testi, motivasyon anketi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Psikomotor performans kontrol listesinin analizinde Kruskal-Wallis, öğrenme başarısı analizinde tek yönlü ve iki yönlü ANOVA, motivasyon analizinde bağımsız örneklemler için t-testi ve görüşme analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışma sonuçları incelendiğinde artırılmış gerçeklik ve benzetim ortamlarının psikomotor performans, öğrenme başarısı ve motivasyon üzerinde en az gerçek nesne kullanılan ortamlar kadar etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan görüşmelere göre, artırılmış gerçeklik ve benzetim uygulamalarının öğrenmelerine destek olduğu, bilgilerinin kalıcılığını artırdığı, uygulamayı ilgi çekici buldukları, uygulamanın bire bir uygulama yapmaya imkân sağladığı, materyallerden memnun oldukları, öğrencilerin kısa sürede psikomotor davranışları öğrenebildiklerini sağladığı, görevlerin gerçekleştirilmesinin daha kolay olduğu ve öğrenme sürecinde etkililiği artırarak zamandan tasarruf edilmesini sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla gerçek nesnenin olmadığı ortamlarda benzetim ve özellikle artırılmış gerçeklik ortamı (her yerde kullanılabilme, ilgi çekici olma, yeni bir teknoloji olma, gerçeği artırarak yansıtma, nesneyle etkileşimde bulunma ve çalışmada bahsedilen diğer özellikler nedeniyle) kullanılması, öğrencilerin ve öğretim elemanının yararına olacak ve onlara daha rahat, tatmin edici ve çalışmaya teşvik edici bir ortam yaratacaktır.

Artırılmış gerçeklikBenzetimBilgisayar eğitimi+6
Aslıhan Babur
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknolojinin öğrenci bağlılığındaki rolü ve derste teknoloji kullanımı ile öğrenci bağlılığı arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Son yıllarda öğrenci bağlılığının azalması sonucunda çok sayıda öğrencinin; okulu terk ettiği, formal öğrenim sürecini sonlandırdığı, derslerde başarısız olduğu, dersleri aksattığı, verilen ödev ya da görevleri yerine getirmediği gibi birçok olumsuz durum gözlenmektedir. Öğrencilerin eğitim süreçlerini başarılı olarak tamamlayabilmeleri ve başarılı öğrenci çıktılarının alınabilmesi için, öğrenci bağlılıklarının yüksek düzeyde olması ve bunun sürekliliğinin sağlanması önem taşımaktadır. Teknoloji ile değişen dünyada eğitimin amaçları, öğrencilerin istekleri, öğrencilerin beklentileri ve ilgileri, bir başka deyişle öğrencilerin kendileri de değişmektedir. Özellikle de teknoloji kültürü içinde doğan ve yetişen günümüz öğrencilerinin eğitim ortamlarından sıkılmaması, eğitim ortamlarına etkin katılım göstermesi ve başarılı öğrenmeler gerçekleştirebilmesi için teknolojinin eğitim ortamlarına entegrasyonu söz konusu olmuştur. Bu nedenlerle, öğrenci bağlılık düzeyini arttırmanın araç, yöntem ve stratejileri çok sayıda araştırmacı tarafından incelenmekte, teknolojinin rolü de bu bağlamda merak edilmektedir. Bu araştırmada teknolojinin öğrenci bağlılığındaki rolünü belirlemek ve derslerde teknoloji kullanımı ile öğrenci bağlılığı arasındaki ilişkileri incelemek amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra, öğrenci bağlılığını etkileyen faktörlerin ve öğrenci bağlılığı yapısının incelenmesi de araştırmanın diğer amacını oluşturmuştur. Araştırma, nicel ve nitel araştırma paradigmalarından yararlanılarak karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutu durum çalışması ile desenlenmişken nicel boyutu ilişkisel tarama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunun katılımcılarını, 2012-2013 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören toplam 45 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutuna ilişkin veriler 2013-2014 öğretim yılı güz döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören toplam 1219 öğretmen adayından toplanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme ve kompozisyon veri toplama yöntem ve teknikleri kullanılmış, veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Nicel verilerin toplanmasında ise "Öğrenci Bağlılığı Ölçeği (ÖBÖ)" ve "Derste Teknoloji Kullanımına Yönelik Eğilim Ölçeği (DTKYEÖ)" kullanılmış, veriler korelasyon, ANOVA, AFA, DFA, kümeleme ve yol analizleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel bulguları sonucunda, öğrenci bağlılığını yükseköğretim bağlamında anlamaya ve açıklamaya ilişkin Kampüs-Ders-Teknoloji Modeli geliştirilmiştir. Ayrıca, öğrenci bağlılığını oluşturan bileşenlerin kampüse ve derse bağlılık olduğu ortaya çıkmıştır. Derse bağlılığı etkileyen faktörler öğretim elemanına ilişkin, derse ilişkin ve öğrenciye ilişkin olmak üzere üç boyutta sınıflandırılmıştır. Buna göre; öğretim elemanı ile ilişkiler ve dersin öğrenciye olan faydası, öğrenci bağlılığında en önemli faktörler olarak ortaya çıkmıştır. Yine nitel bulgular sonucunda, teknolojinin ders işlenişinde ve ders yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kolaylaştırıcı bir rol üstlendiği ve öğrenci bağlılığının arttırılmasına katkı sağladığı anlaşılmıştır. Ancak, teknolojinin sınıf içi ve dışında derse ilişkin kullanımının öğrenci bağlılığının artırılmasına yüksek düzeyde katkı sağlaması için; teknoloji altyapısının sağlanması, derste etkili teknoloji entegrasyonunun gerçekleştirilmesi gerektiği, aksi takdirde öğrenci bağlılığının bu durumdan olumsuz etkilendiği belirlenmiştir. Araştırmanın nicel bulguları sonucunda derste teknoloji kullanımı ile öğrenci bağlılık düzeyi arasında doğru orantılı, bir başka deyişle pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca, nitel bulgular sonucunda elde edilen Kampüs-Ders-Teknoloji Modeli, yol analizleri ile test edilmiştir. Modele ilişkin analizler sonucunda, değer ve aidiyet değişkenleri duyuşsal bağlılığı, duyuşsal bağlılık da davranışsal bağlılığı yordamıştır. Davranışsal bağlılık ise son olarak bilişsel bağlılığı yordamıştır. Modelde, teknoloji derse bağlılığı yordayan ve derse bağlılığı arttıran nedenlerden biri olarak elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, sınıf içi ve dışında derse ilişkin teknoloji kullanımı ve etkili entegrasyonunun öğrenci bağlılığını artırdığı ya da öğrenci bağlılığının geliştirilmesinde kolaylaştırıcı bir rol üstlendiği belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda uygulamaya, kurumlara ve araştırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Öğrenci bağlılığı, kampüse bağlılık, derse bağlılık, öğrenci bağlılığı ölçeği, teknoloji, yükseköğretim

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüBilişim teknolojisiEğitim psikolojisi+3
Selim Günüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Related subjects