Exchange rate policies
82 theses under this subject heading
The effect of foreign exchange and real exchange rate on foreign trade in Liberia
This study adopted an ARDL model framework in estimating the effect of foreign exchange intervention and exchange rates on foreign trade in Liberia in three separate models namely export, import and trade balance using yearly data from 1980-2015. The results indicate a statistically significant positive effect of nominal exchange rate on export, but not necessarily for real exchange rate. Nominal exchange rate was confirmed to be inversely related to import while real exchange rate was positively related to import. The trade balance model results show a statistically significant negative effect of nominal exchange rate on trade balance while real exchange rate was seen to be positively related to trade balance. The exchange rate regime change and monetary intervention by the central bank seems ineffective particularly due to the dual currency and high dollarization. At the same time, the depreciation in the Liberian dollar tend to worsen the trade balance. Keywords: Nominal Exchange Rate, Real Exchange Rate, Foreign Trade, ARDL model,Dual currency
Döviz kuru dalgalanmalarının firmaların ihracat performansına etkisi,firma bazlı bir uygulama
Ulusal para biriminin yabancı para cinsinden değerini ifade eden döviz kurları, uluslararası ticaretin artması ve ekonomilerin birbirlerine bağımlı hale gelmesiyle birlikte ekonomideki en önemli göstergelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada döviz kuru değişmelerinin firmaların ihracat performansına olan etkisini araştırmak amacıyla ISO 500 listesindeki 2005 – 2016 yılları arasında kesintisiz verileri olan 6 farklı sektör grubundaki 69 firma temel alınarak model oluşturulmuş ve ekonometrik yöntemlerle katsayı tahmininde bulunulmuştur. Çalışmada geliştirilen modelde, firmaların ihracat değerleri bağımlı değişken, döviz kuru, katma değer ve sermaye emek oranı bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veri seti İstanbul Sanayi Odası ISO 500 listesinden ve TCMB elektronik veri tabanından temin edilmiştir. Veri setinin kullanımında havuzlanmış modelin uygun olup olmadığı F-Testi ve Breusch –Pagan testi sonuçlarına göre karar verilmiş, daha sonra rassal ya da sabit etkiler modeli seçimi için Hausmann Testi yapılmıştır. Kesitler arasında otokorelasyon, yatay kesit ve değişen varyans problemleri olup olmadığını sınamak için sırasıyla, Wooldrigde, Greene Likelihood ve Pesaran testleri uygulanmış, panel verilerin hepsinde bu problemlerden en az birinin varlığı tespit edilince, bu sorunlara dirençli analiz yöntemi Driscoll Kraay yöntemi kullanılarak, katsayı tahmininde bulunulmuştur. Tüm istatistiki testler için Eviews ve Stata istatistik programları kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Döviz Kuru, İhracat, Panel Veri Analizi, Driscoll Kraay.
Döviz kuru geçiş etkisi: Türkiye örneği
Makroekonomik performansın belirlenmesinde önemli değişkenlerden biri olarak kabul edilen döviz kuru, enflasyonun temel açıklayıcı değişkenleri arasında yer almaktadır. Literatürde döviz kurunun enflasyonist etkileri genellikle geçiş etkisi teorisiyle açıklanmaktadır.Gelişmiş ülkeler için ve döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesi ile ilgili pek çok çalışmanın bulunduğu döviz kuru geçiş etkisi (exchange rate pass-through) literatüründe, gelişmekte olan ülkeler için yapılan çalışmalar da büyük artış göstermeye başlamıştır. Bu çalışmalarda döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesinin yanında, esas olarak gelişmiş ülkelerdekine benzemeksizin döviz kurlarındaki artışın ithal malların yerli para birimi cinsinden değerinin yükseltilmesiyle, öncelikle ithalat fiyatlarını, daha sonra da ithal girdi kullanılarak üretilen tüm yerli malların piyasadaki fiyatlarını etkileyiş mekanizması üzerine yoğunlaşılmıştır.Bu çalışmada, Türkiye'de döviz kurunun ithalat fiyatlarına geçiş etkisi araştırılmıştır. Uygulamada Johansen Eşbütünleşme Analizi aracılığı ile 2002:01-2008:10 dönemi analiz edilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de ithalat fiyatlarının döviz kuruna esnekliğinin oldukça yüksek oluğu ve kısa dönemde uzun döneme göre daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Döviz kuru politikaları-dış ticaret hadleri ilişkisi Türkiye uygulaması (1984-2007)
Çalışmada döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlk olarak döviz kuru politikaları ve döviz kurları, çeşitleri itibariyle ele alınmış daha sonra dış ticaret hadleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki teorik olarak da incelemesi yapıldıktan sonra 1984- 2007 yılları arası, Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları dört farklı döneme ayrılmıştır. İlk olarak 1984-1988 dönemi esnek kur politikası, ikinci dönem 1989 -1994 esnek kur politikası, üçüncü dönem 1994-2001 sabit kur politikası ve son olarak 2001-2007 esnek kur politikası dönemleri olarak döviz kuru ve dış ticaret hadlerinin aylık verilerinden yararlanılarak, VAR analizi yöntemi kullanılarak, ekonometrik analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar granger nedensellik, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırma yöntemlerinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda ilk dönemde döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında anlamlı bir ilişki ve nedensellik bulunamamıştır. İkinci dönemde ise döviz kuru değişkeninden dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin olduğu sonucu elde edilmiştir. Üçüncü dönemde ise döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında zayıf bir ilişkinin varlığı sonucuna ulaşılmıştır. Son dönemde ise döviz kurundan dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin varlığı sonucuna ulaşılmıştır ve iki değişken orta derecede ilişkili çıkmıştır.
Enflasyon hedeflemesinde döviz kuru müdahalelerinin etkinliği:Türkiye örneği
Enflasyon hedeflemesi rejimi, para politikasının en önemli amacının düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını sürdürmek olduğunun vurgulanması ve bunun para otoritesi tarafından benimsenmesidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2002?2005 yılları arasında ?Örtük Enflasyon Hedeflemesi? uygulamıştır ve 2006 yılı başından itibaren ?Açık Enflasyon Hedeflemesi Rejimi? uygulamaya devam etmektedir. Enflasyon hedeflemesi rejiminin esnek döviz kuru sistemi ile birlikte uygulandığı, söz konusu rejimde merkez bankalarının döviz kurundaki aşırı oynaklığı yumuşatmak amacıyla döviz piyasasına müdahalelerde bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye?nin açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçtiği Ocak 2006?dan Ağustos 2012?ye kadar olan dönemde TCMB?nin döviz piyasasına yapmış olduğu dolaylı alım ve satım müdahalelerinin etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Finansal zaman serilerinde oynaklığın modellenmesinde genellikle GARCH modelleri tercih edilmektedir. Bu çalışmada yapılan tanısal testler sonucunda ve kukla değişken kullanımına da izin veren T-GARCH (1,1) modeli en uygun model olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen ampirik bulgulara göre, TCMB?nin döviz piyasasına alım ve satım müdahaleleri ortalama döviz kuru düzeyi üzerinde anlamlı bir etki yaratmamaktadır. Oynaklık üzerinde ise, alım ve satım müdahaleleri oynaklığı arttırıcı etki yaratmaktadır, ancak bu sadece alım müdahaleleri için istatistiksel anlamlılık taşımaktadır. Ayrıca, döviz kuru üzerinde negatif şokların pozitif şoklardan daha büyük etki yaptığı, başka bir deyişle, kaldıraç etkisinin mevcut olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Döviz Kuru Sistemleri, Enflasyon Hedeflemesi, Açık Enflasyon Hedeflemesi, Örtük Enflasyon Hedeflemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Faiz Koridoru, Rezerv Opsiyonu, Zaman Serileri, ARCH/GARCH Modelleri, T-GARCH Modeli
Dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği 2003-2019
Ülkelerin bir önceki dönemlerine göre üretim kapasitelerinde ortaya çıkan artışlar o ülkelerin ekonomik büyümelerinin hızlarını göstermektedir. Ekonomik büyümeyi tetikleyen bir mekanizma olarak savunulan dış ticaret, genel anlamda mal veya hizmet ticaretini kapsamaktadır. Dış ticarette nihai hedef ihracatı arttırmak, ithalatı azaltmak ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktır. Ülkeler arasında meydana gelen söz konusu mal veya hizmet alım satımında kullanılan temel araç ise döviz kurlarıdır. Bu anlamda gerek dış ticaret gerekse de iktisadi büyüme gibi hususlar döviz kurlarından bağımsız şekilde düşünülemez. Dolayısıyla bir ülke ekonomisinin yapısı hakkında bilgi elde etmek ayrıca gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilmek için dış ticaret, döviz ve ekonomik büyüme konusunun araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2003-2019 yılları arasında gsyh, enflasyon, reel efektif döviz kuru, ihracat ve ithalat değişkenlerine ait üçer aylık aylık verilerle ekonometrik analiz yapılmıştır. ADF (Genişletilmiş Dickey-Fuller) Ve PP (Phillips-Peron) birim kök testleri ile birinci dereceden farkları alınarak durağan hale getirilmişlerdir. Uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Yine VAR modeli kapsamında etki-tepki fonksiyonları incelenmiş devamında Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur. Ayrıca enflasyon ve ihracat milli geliri pozitif etkilerken, reel efektif döviz kuru ve ithalatın negatif etkilediği sonucuna varılmıştır.
Türk Lirasi (TRY) artışı: En büyük nedenini bulması
The exchange rate has always been of much debate and focus, owing to the fact it's paramount importance and the role it plays in the lives of the people and economy of a country as a whole. Hence, the thesis deemed it necessary to examine and find the biggest factor or factors that affected the rate of exchange in Turkey. In the thesis collected monthly observations of the data after the revaluation of 2005 until the very end of 2020. Furthermore, using correlation matrices, cointegration analysis (ARDL) which indicated both short-run and long-run relationship, and the Toda and Yamamoto's (1995) which is a modified version of the Granger causality test found that the Turkish Lira (TRY) is affected by three different variables (interest rates, trade, and the inflation rate). The result of this thesis has indicated a strong bidirectional causality between the rate of exchange and inflation and a medium bidirectional causality between the rate of exchange and interest rate and unidirectional causality from the balance of trade to the rate of exchange.
E7 ülkelerinde döviz kuru ile borsa getirileri arasındaki ilişki
Bu çalışmada, E7 ülkelerinde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasında ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bilindiği üzere ülkeler gelişmişlik düzeyi ve ekonomik durumlarına göre: en az gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkeler gibi isimlerle sınıflandırılmaktadır. Bu araştırmada kullanılan, literatüre E7 (Emerging 7) olarak giren ülkeler ise gelişmişlik düzeyleri ve ekonomileri incelendiğinde gelişmekte olan ülkeler arasında yer almakta olup gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi ekonomiye sahip ülkelerdir. Bu ülkeler: Hindistan, Endonezya, Çin, Türkiye, Brezilya, Rusya ve Meksika'dır. 01.01.2010-28.02.2021 dönemi haftalık verilerin kullanıldığı araştırmada; döviz kuru olarak ülkelerin ABD Doları kuru ve ülkelerin en çok işlem hacmine sahip piyasa endeksleri kullanılmıştır. Bu ülkelerde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla VAR (Vector Autoregression) analizi, etki tepki analizi ve Granger nedensellik analizi uygulanmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, Brezilya ve Hindistan dışında kalan diğer ülkelerde döviz kuru ile pay senedi piyasası arasında ilişki olduğunu, genel olarak Meksika' da döviz kurundan pay senedi piyasasına nedeni olduğunu gösterirken diğer ülkelerde (Çin, Rusya Türkiye ve Endonezya) pay senedi piyasasından döviz kurlarına doğru nedenselliğin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye'de döviz kuru oynaklığı ve dış ticaret: ARDL analizi
Küreselleşen dünyada, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için kritik bir ekonomik sorun olan dış ticaret açığı ve bu açığa neden olan faktörler, araştırmalara konu olmuş ve günümüzde de olmaya da devam etmektedir. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ekonomide fiyat değişikliklerine yansımakta bu durum ise insanlığın var olduğu sürece devam edecek olan dış ticaret ve iktisadi büyüme kavramları açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu haline gelmektedir. Bu nedenle çalışmanın en temel amacı döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki bu ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın birinci bölümünde para miktarının dolaylı ve doğrudan olmak üzere ödemeler dengesi üzerinde etkisi olması sebebi ile öncelikle para politikası şokları aktarılmıştır. İkinci bölümünde döviz kuru riski ve yönetimi ile ilgili bilgilendirme yapılmış, üçüncü bölümde uluslararası ticaret ile ilgili bilgiler belirtilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise literatür araştırmasına yer verilmiş ve çalışmanın temel amacı olan ekonometrik uygulama bölümü aktarılmıştır. Türkiye'de 2006: Q1-2021: Q3 dönemi ele alınmış, durağanlık analizleri yapılmış, kısa ve uzun dönem analizleri için ARDL yönteminden faydalanılmıştır. TÜFE bazlı (2006=100) reel efektif döviz kuru, ekonomik büyüme ve mal dengesi değişkenleri ARDL analiz yöntemine dâhil edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptandığından ve ARDL modeli kurulmuş olup, modelin açıklama gücü 0.91 gibi yüksek bir değer çıkmış ve istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Uzun dönemde RDK (Reel Efektif Döviz Kuru) serisi ile DA (Dış Ticaret Dengesi) bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olsa da kısa dönemde bu ilişki anlamlı bulunamamıştır. DA değişkeni uzun dönemde RDK' dan etkilense de kısa dönemde etkilenmemektedir. Modelin kararlılığına bakmak için de CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri incelenmiş ve değişkenlere yönelik herhangi bir kırılmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Literatürde bu konu üzerine birçok çalışma yapılmıştır ancak bu çalışmayı özgün kılan 2006:Q1-2021:Q3 döneminde, ARDL analiz yöntemiyle DA değişkeni üzerinde GSYH ve RDK ilişkisinin test edilmesidir. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Şok, Risk, Uluslararası Ticaret
Gelişmekte olan ülkelerde döviz kuru rejimi tercihi ve makro ekonomik performans
Döviz kuru rejimleri, gerek ülkelerarası ekonomik ilişkilerin temel belirleyicisi olması, gerekse ulusal piyasaları doğrudan etkilemesi nedeni ile uluslararası iktisat literatüründe sıklıkla tartışılan bir konudur. Küreselleşmenin artması ile birlikte, hem uluslararası mal ve hizmet ticaretinin hacmindeki genişleme, hem de sermaye piyasalarındaki serbestleşme döviz kurlarının önemini daha da arttırmıştır.Bu çalışmada, gelişmekte olan ülkelerde, döviz kuru rejim tercihi ve döviz kuru tercihinin makro ekonomik etkileri incelenmiştir. Öncelikle bu ülkelerde döviz kuru rejim tercihinde ?İki kutupluluk Hipotezi?nin geçerliliği olup olmadığı araştırılmıştır. 1990 sonrasında gelişmekte olan ülkelerde, serbest dalgalı döviz kuru rejim tercihinde artış göstermiştir. Ancak finansal serbestleşmede artış olmakla birlikte, ara rejimlerin uygulamadan kalktığı söylenemez. İkinci olarak döviz kuru rejim tercihinin makro ekonomik performans üzerindeki etkileri incelenmiştir. Döviz kuru rejim tercihinin büyüme, enflasyon ve dış ticaret üzerinde net bir etkisi olduğu tespit edilememiştir.Ancak sabit kuru rejimlerinin gelişmekte olan ülkelerde kriz olasılığını arttırdığı söylenebilir.Son olarak gelişmekte olan ülkelerde rejim tercihine ilişkin Panel Probit analiz yapılmıştır. Analiz sonucunda Optimal Para Alanı'na ilişkin değişkenler, dışa açıklık hariç, teorik beklenti doğrultusunda etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak enflasyon ve merkez bankası bağımsızlığının, döviz kuru üzerinde tercihler üzerinde önemli bir etkide bulunmadığı gözlenmiştir. Demokratikleşme, finansal derinlik ve dış borç yükü ise, dalgalı döviz kuru tercihini pozitif yönlü etkilediği tespit edilmiştir.
Döviz piyasasında aşırı tepki anomalisinin ölçülmesi
Geleneksel finans; insanların her zaman rasyonel kararlar aldıkları, geleceğe ilişkin beklentilerinde önyargılı olmadıkları ve piyasaların etkin olduğu varsayımları üzerine geliştirilmiştir. Bu nedenle, geleneksel finans teorilerinde, insanların rasyonel davranması gerektiği için insan psikolojisinin hiçbir önemi yoktur; insan davranışı mekaniktir. Ancak ampirik çalışmalarda bu varsayımlarla çelişen sonuçlar belirlenmiş ve bireylerin belirsizlik ve risk altında her zaman rasyonel davranamayacakları gözlemlenmiştir. Bireylerin bu mantıksız davranışlarını açıklamak için başta psikoloji olmak üzere sosyolojinin katkılarıyla yapılan çalışmalar sonucunda "Davranışsal Finans" literatürdeki yerini almaya başlamıştır. Bireyler gelecekle ilgili beklentilerinde duygu, eğilim, önyargı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmekte ve yatırımlarını bu etki altında şekillendirmektedir. Davranışsal finans, bireylerin davranışsal eğilimlerini de dikkate alarak modeller oluşturarak geleneksel finansın açıklayamadığı piyasa anomalileri yaratmaktadır.
Doğu Asya ülkelerinin döviz kuru politikaları ve ihracat üzerine etkileri
Her ülkenin kendi ekonomik koşulları ve gelişmişlik düzeyine göre politika yapıcılar farklı döviz kuru politikaları arasından en etkili kur politikasını seçmek isterler. Çünkü kur politikaları ekonominin önemli göstergelerinden biri olan dış ticaretin özellikle de ihracatın en önemli belirleyicilerindendir. Genel ekonomi üzerinde büyük bir etkisi olan ihracat günümüzde birçok gelişmekte olan ülkenin benimsediği ekonomik büyüme stratejilerinden biri haline gelmiştir. İhracata dayalı büyüme stratejisinin, doğru seçilmiş bir döviz kuru politikasına bağlı olarak ekonomik büyümeye daha çok katkıda bulunduğu da ampirik çalışmalar sonucunda görülmektedir. Bu çalışmada da, ihracata dayalı büyüme stratejisi benimseyen ve buna bağlı olarak da ekonomileri son yıllarda hızla büyüyen Doğu Asya ülkelerinin reel ihracatı üzerinde reel döviz kurunun ve ortalama GSYİH'nın etkisi araştırılmıştır. Panel veri analiz yönteminde tahmin edilen değişkenlere ait veri seti Çin, Endonezya, Güney Kore, Malezya, Filipinler ve Tayland ülkelerinin 2001-2012 dönemlerini kapsamaktadır. Sabit etkiler modeli ile tahmin edilen reel ihracat fonksiyonuna göre, reel döviz kuru ile reel ihracat ve ortalama GSYİH arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Yani reel döviz kurunda ya da ortalama GSYİH da meydana gelen bir artış, reel ihracatın da artmasına neden olmaktadır. Rassal etkiler modeli ile yapılan tahmin sonucunda ise reel ihracat ve ortalama GSYİH arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiş ancak, reel ihracat ve reel döviz kuru arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanamamıştır.
The effect of exchange rates on economic growth (A case study of Algeria)
This study evaluates the effect of Exchange Rates on Economic Growth (A Case Study of Algeria). The time series data were used during the period 1996 to 2014. I take the augmented dickey fuller test (ADF), philipps-perron test (PP), Johansen Test for Cointegration, and Vector Error Correction Model (VECM), with the support of other estimation techniques test of (Jarque – Bera) to test the normal distribution model, and the test of goodness of the model with auto correlation between second degree error (LM) and test of self-regression condition with (ARCH) error .was employed to show the effect of exchange rate on economic growth in Algeria. The explanatory or independent variables in this study are Real Exchange Rate (REXR), Broad money (BM), and Exports (EXP), while the Gross Domestic Product (GDP) was used as dependent variable. The results shows that there is a positive relationship between real exchange rate and economic growth at both the short-run and long-run. The results reveals that appreciation in the value of Algerian Dinar promotes economic growth at both the short-run and long-run. It also reveals that (BM) have negative relationship with (GDP) at both the short-run and long-run .and Export happens to be positively related to (GDP) at both the short-run and long-run .to reach the goal of the study which is to find out the relationship between the change in the exchange rate and economic growth in theory and practice . we came to several conclusions that the dinar exchange rate affects also it is influenced by both economic growth, broad money, the export across multiple channels such as interest rate, monetary policy. Based on the findings of this study, the researcher recommended that, since dinar appreciation increases economic growth at both the short-run and long-run, then the policy of dinar depreciation in order to increase exports and employment in the economy might not be the suitable policy for Algeria .the best idea is to allow the exchange rates to be determined by the forces of demand and supply. Algeria should also establish a very strict measures on import in order to protect and expand our local industries. This can be easily done by providing an export subside and also imposes the importing tariffs. This will increases patronization of products made in Algeria and also make Algerian dinar stronger, thus boosting a nation's economy. And finally the researcher recommended that the Central Bank of Algeria should guide the exchange rate in the economy considering its shock effect in all time. Key words: exchange rates, economic growth, financial policy.
Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisi
Bretton Woods sisteminin çökmesinin ardından pek çok ülke sabit döviz kuru uygulamasını terk ederek, dalgalı döviz kuru sistemini uygulamaya başlamıştır. Bu durum döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin literatürde önemli bir araştırma konusu haline gelmesini sağlamıştır. Döviz kurunda meydana gelen değişmelerin yurtiçi fiyatlar üzerinde etkisi yansıma veya geçiş etkisi olarak tanımlanmaktadır. Döviz kurundaki değişmelerin, yurtiçi fiyatlara yansıma derecesi Türkiye gibi fiyat istikrarını hedefleyen gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından son derece önemlidir. Bu nedenle çalışmanın temel amaçlarından birisi, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlar (ithalat fiyatları ve tüketici fiyatları) üzerindeki etkisini kıyaslamalı olarak incelemektir. Bir diğeri ise, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlara yansıma etkisi ve enflasyon arasında bir ilişki olup olmadığının test edilmesidir. Bu çalışmada Türkiye ekonomisinde döviz kuru değişimlerinin yurt içi fiyatlar üzerindeki etkisi 'Yapısal VAR (SVAR) modeli' kullanılarak analiz edilmiştir. Yansıma etkisi üç ayrı modelde ele alınmıştır. Her üç model için analizler 1994:02-2001:12, 2002:01-2013:09 ve 1994:2-2013:09 dönemlerini kapsamaktadır. Araştırmada üç farklı dönemin kullanılmasındaki amaç, dalgalı döviz kuru sistemine geçilmesiyle yansıma etkisindeki değişimleri incelemektir. Yapısal VAR modelinin yorumlanması için etki-tepki analizi ve varyans ayrıştırması modellerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisinin düşük olduğunu ve serbest dalgalanan döviz kuru sistemine geçilmesiyle birlikte döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin azaldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Döviz kuru, yansıma etkisi, yapısal VAR modeli, etki-tepki analizi, varyans ayrıştırması.
Türkiye'de döviz kuru politikalarının olası etkileri
Son otuz yılda sermaye hareketlerindeki serbestleşme ile birlikte, sabit döviz kurunun terk edilmesi, bilgi teknolojilerinde yaşanan devrim ve işlem hacminin çok büyük oranlarda genişlemesi finansal gelişmeyi arttırarak, ülkelerin uluslararası piyasalardan borçlanabilmesini kolaylaştırmış ve böylece cari açık veren ülke sayısı artarak, cari açıklar kronik hale gelmiştir. İktisadi kararların ve beklentilerin oluşumunda belirleyici bir role sahip olan ve ülkelerin ekonomik krizler karşısında kırılganlığını arttıran cari açık, ülke ekonomileri için oldukça önemli bir konuma getirmekle birlikte, cari açığın en fazla dış ticaret açıklarından beslendiği görülmektedir. Türkiye'nin dış ticaret hacmi son yıllarda önemli gelişmeler kaydetmekle birlikte ticaret açığına da önemli artışlar yaşanmakta ve bu durumda cari açık da hızla artmaktadır. Ülkenin ticaret hacmindeki hızlı artış, dış ticaretin döviz kurlarından etkilenip etkilenmediği sorusunu da gündeme getirmektedir. Bu nedenle, çalışmanın amacı; 1980 sonrası Türkiye ekonomisi için cari işlemler açığının en önemli nedenlerinden biri olan dış ticaret dengesi ile döviz kuru politikarı arasındaki ilişkinin zaman serisi yöntemi kullanılarak tespiti ve varsa bu ilişkinin yönünün ortaya konmasıdır. Bu nedenle 1995 -2015 yılları arası dış ticaret açığı, reel döviz kuru, Türkiye'nin ve OECD ülkelerin yurt içi gayri safi hasılası değişkenlerine ait çeyrek dönemli veriler ile zaman serisi yöntemlerinden yararlanılmış ve uzun dönemli ilişkinin varlığı ARDL yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçları göstermektedir ki; dış ticaret dengesi ile reel döviz kuru, Türkiye ve OECD ülkelerin GSYİH arasında uzun dönemli bir ilişki söz konusu olmakla birlikte, reel döviz kurunun katsayı istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Türkiye'nin ve OECD ülkelerin GSYİH kaysayıları ise, istatistiksel olarak anlamlı ve iktisadi olarak ilişkinin yönü anlamlı bulunmuştur. Sonuçlardan Türkiye'de yaşanan uzun devalüasyon dönemlerine karşın, dış ticaret açığının artma eğilimi gösterdiği ve döviz kuru politikasının olumlu bir dış ticaret dengesi kuramadığı söylenebilir. Dış ticaret hacimlerinin döviz kurlarındaki değişimlere cevap veremediği de görülmektedir. Türkiye'nin ithalatındaki hızlı artış iç piyasadaki talebin yüksek seyretmesi ile ilişkili olmasına karşın, ihracattaki artış dış pazar sayısındaki artış ve bu pazarlardaki ekonomik büyümelerle ilişkilendirilebilir.
Ekonomik küreselleşmenin kur ve ticaret savaşları üzerinden yansımaları: Türkiye ekonomisi üzerine bir inceleme
Küreselleşme, dünya ekonomilerinin artan finansal, ticari ve kültürel bağlar ile birbirlerine daha fazla bağımlı duruma gelmelerini ifade etmektedir. Bu süreç, bir yandan ülkeler arasında sermaye akışları, serbest ticaret anlaşmaları ve uluslararası yatırımlar vasıtasıyla ekonomik büyümeyi teşvik ederken, diğer yandan ülke ekonomilerini küresel piyasalardaki dalgalanmalara daha açık hale getirmektedir. Küreselleşme ile ekonomik sınırların ortadan kalkması sonucu ülkeler arası iş birliği ve rekabet artışı yaşanmasının yanında bu durum kur ve ticaret savaşlarını da tetiklemektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde küreselleşme kavramı ve tarihsel gelişimi açıklanmış, küreselleşmenin boyutlarına değinilerek ekonomik küreselleşme sürecinden bahsedilmiştir. İkinci bölümünde kur ve ticaret savaşlarının süreçleri, nedenleri ve sonuçları ele alınmıştır. Özellikle ABD-Çin arasındaki ticaret savaşları ve bunların ekonomik yansımaları üzerinde durulmuştur. Döviz kuru sistemleri ile karşılıklı etkileşim perspektifinden açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise kur ve ticaret savaşlarının Türkiye üzerine yansımaları detaylandırılmıştır. Kur savaşlarının Türkiye üzerindeki ekonomik etkisini açıklayabilmek için döviz kuru, gayrisafi yurt içi hasıla ve kurumlar vergisi oranı değişkenlerinin ihracat hacmi üzerindeki etkileri 2005-2023 yılları arasındaki verilerle analiz edilmiştir. Bu kapsamda gayrisafi yurt içi hasıla, kurumlar vergisi oranı, ortalama dolar kuru, ihracat verileri kullanılarak regresyon analizi ve Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Ampirik bulgular döviz kuru ve kurumlar vergisi oranı verisinin ihracatı anlamlı düzeyde etkilediğini, ancak gayrisafi yurt içi hasıla büyüme verisinin ihracat hacmi üzerinde anlamlı düzeyde etkisi olmadığını kanıtlamıştır.
Real exchange rate misalignment and macroeconomic performance in open economies: Analysis on selected emerging market economies
Traditional view acknowledges the detrimental impact of Real Exchange Rate (RER) misalignment on the macroeconomic performance of open economies from the long-term perspective. Findings of the earlier studies on the impact of RER misalignment on macroeconomic performance could be misleading as they typically rely on panel data methods in deriving misalignment series which is highly criticized for its strong homogeneity assumption. Moreover, they mostly investigate the growth performance of open economies in response to RER misalignment while dynamics in fundamentals like trade balance, the aggregate level of domestic consumption and domestic investment are also important to draw more inclusive decision. The study first estimates the equilibrium RER and RER misalignment of selected emerging market economies (EMEs) distinctly adopting single equation approach to confirm the heterogeneity of RER behavior in the long-run through 1980-2016 and then examines its impact on macroeconomic performance of the EMEs together with the respective impact of undervaluation and overvaluation employing Blundell & Bond's (1998) System Generalized Method of Moments (SGMM) estimation approach. Results suggest that RER misalignment and its two opposing components- undervaluation and overvaluation hurt the growth of EMEs. Again, the anti-growth effect of undervaluation is later supported by consumption regression as it finds that undervaluation dries up aggregate consumption. The impacts of undervaluation and overvaluation on the trade balance and domestic investment are in line with theoretical claims- undervaluation stimulates trade surplus and domestic investment while overvaluation erodes them. However, RER misalignment helps recover trade imbalances and promotes aggregate domestic investment. Considering the implications of RER misalignment on economic activity, avoiding distortion in RER from its long term equilibrium level is a crucial policy concern for emerging economies. Keywords: Real Exchange Rate Misalignment, Single Equation Approach, SGMM, Emerging Market Economies.
Türkiye de döviz kuru-dış ticaret açığı ilişkisi: 2010 yılı sonrası
Küreselleşen dünyada ekonomilerin birbirini etkilemesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Dış ticaret yapılırken döviz kurunda meydana gelen değişimler ülkelerin birbirini etkilemesinin yönünü belirlemektedir. Dış ticaret dengesi bir ülkenin ithalatı ve ihracatı arasındaki dengedir. İhracat miktarı, yurtdışına satılan malların değerleri toplamına eşitken; ithalat miktarıysa yurtdışından ülkeye giren malların değerleri toplamına eşittir. Bu kalemler döviz kuruyla yakından ilişki içerisindedir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde dış ticaret açığı kronik bir sorun haline gelmiştir. Bu bağlamda dış ticaret açığı ile döviz kuru arasındaki ilişki çalışmalara konu olmaya devam etmektedir. Reel efektif döviz kuru ile dış ticaret arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü Granger Nedensellik analizi kullanılarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın hipotezi reel efektif döviz kuru ile dış ticaret arasında bir nedensellik bağının olduğudur. Genel beklentiler doğrultusunda reel efektif döviz kurunun düşmesi yani TL'nin değer kaybetmesi, dış ticaret dengesinde iyileşme sağlanacağını öngörmektedir. Bu çalışmanın amacı 2011: 01-2020: 04 yılları arasında reel efektif döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişkiyi, Eviews 9 programında, VAR modeli tahmin edilerek, Johansen Eşbütünleşme, Granger Nedensellik, Etki-Tepki ve Varyans Ayrıştırması analizleriyle ortaya koymaktır. Johansen Eşbütünleşme analizi kullanılması sonucunda gözlemlene ilişkinin varlığı ve reel döviz kuru ile dış ticaret arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü Granger Nedensellik analizi kullanılarak belirlenmiştir. Sonuçlar teorik beklentilerle uyumludur.
Döviz kuru rejimleri ve kur savaşları: Türkiye ile seçilmiş ülke karşılaştırmaları
Küresel dünyanın temel sorunlarından biri kur savaşlarıdır. Kur savaşları, ülkelerin ithalatlarını sınırlandırarak kendi paralarının değerini yabancı para karşısında düşük tutmak ve uluslararası ticarette üstünlük sağlamak için yapmış oldukları bir uygulamadır. Dalgalı-kur politikasının uygulanması ve yaygın hale gelmesi ile birlikte, ülkeler rekabetçi devalüasyonlar yoluyla avantaj elde etme arayışına girmiştir. Bugün küresel dünyada kur savaşlarını en etkin şekilde uygulayan ülkeler bulunmaktadır. Bu ülkelerin başında Çin, ABD, Japonya, Brezilya ve Euro Bölgesinde bulunan ülkeler gelmektedir. Dünya ekonomisinde birden fazla ülkenin rekabetçi devalüasyon politikasını uygulaması diğer ülkeleri de bu savaşın içine çekmektedir. Uygulanan kur savaşları çeşitli sonuçlara sebep olmakta ve uluslararası ticaret durgunluk ile karşı karşıya gelmektedir. Çalışma döviz kuru rejimleri ve kur savaşları olgularını ele almaktadır. Ülkelerin uygulamış oldukları döviz kuru rejimlerinin kur savaşlarına etkisi günümüzde de oldukça geniş bir yer tutmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde döviz kurunun oluşumu, rejimleri arasındaki görüş farklılıkları ele alınmış ve devalüasyon kavramı açıklanmıştır. İkinci bölümde "Kur Savaşı" olgusu ele alınmış, ortaya çıktığı dönem, etkili olduğu ülkeler, etkileri ve günümüzde de devam ettiğine dair ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Ayrıca üçüncü kur savaşı açıklanırken 2008 krizi ve uygulanan para politikaları incelenmiştir. Türkiye'nin kur savaşlarındaki yerinden bahsedilmiştir. Son bölümde de Türkiye ile seçilmiş olan 5 ülkenin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Yapılan ekonometrik analiz, yaşanan son kur savaşının etkilerinin belirlenmesi amacıyla, 2000-2018 yılları arası çeyreklik veriler kullanılarak Granger Nedensellik Analizi ile gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kur Savaşları, Döviz Kuru Rejimleri, Rekabetçi Devalüasyonlar, Para Politikaları.
Dış ticaretin döviz kuru değişmelerine karşı duyarlılığı: Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler üzerine bir inceleme
1990' lı yıllardan itibaren daha da etkili olan küreselleşme, bilgi-iletişim teknolojileri ve ulaşımın gelişmesiyle, ülkeler arasındaki en etkin ekonomik araçlardan biri, döviz kuru ve döviz kuru politikaları olmuştur. Uygulanan döviz kuru politikaları başta dış ticaret olmak üzere diğer makroekonomik değişkenler üzerinde de büyük etki yapmaktadır. Bu yüzden döviz kuru politikalarının seçimi ve bu politikaların uygulanması ile ilgili ülke ekonomilerinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. Ülkelerin özellikle de dış ticaret yapısına uygun döviz kuru politikaları belirlemesi ve dış ticaretin diğer ülkeler üzerindeki etkisinin ülkeler tarafından iyi şekilde anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Gelişmekte olan ülkeler daha çok ihracatlarını arttırmaya yönelik politikalar uygularken, ihracat hacmini arttırmak için birçok makroekonomik değişkenleri de kontrol etmeye çalışmaktadır. Döviz kurlarındaki değişim oranları ve bu değişimlerin ekonomiler üzerindeki etkileri her ülke için aynı seviyede olmamaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomileri, yapısal farklılıklarından dolayı döviz kurunda yaşanan değişimlerden daha yüksek oranda etkilenmektedir. Bu çalışmada Türkiye dâhil olmak üzere 17 gelişmekte olan ülkenin reel döviz kuru ile dış ticareti arasındaki ilişki incelenmek istenmiştir. Çalışmanın ilk kısmında dış ticaret kavramları, dış ticaretin nedenleri ve teorileri, dış ticareti etkileyen faktörler, dış ticaret politiklarının amaçları ve araçları, dış ticaretin belirleyicileri ve yaklaşımları son olarak ta Türkiye ekonomisinde dış ticaretin gelişimi ile ilgili konulara değinilmiştir. İkinci kısımda döviz kuru tanımları, çeşitleri ve sistemleri, döviz kurunu etkileyen faktörler, döviz kuru oynaklığı ve Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları gibi döviz kuruna ilişkin kavramsal bir analiz yapılmıştır. Son olarak, üçüncü kısımda ise gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye'de reel döviz kuru ile dış ticaret arasındaki ilişki, 1996-2020 dönemine ait veriler kullanılarak panel veri analizi ve zaman serisi analizi yardımıyla test edilmiştir. Öncelikle değişkenler arasında yatay kesit bağımlılık testi yapılmış ve ülkeler arasında bağımlılığın olduğuna karar verilmiştir. Böylelikle ikinci birim kök testlerinden CADF birim kök testi uygulanmıştır. Uygulama sonucu serilerin I(1)'de durağan olduğu ve eş-bütünleşme analizinin yapılabilmesi için gerekli koşulun sağlandığı görülmüştür. Serilerin uzun dönemli ilişkisini test etmek için ise ARDL eş-bütünleşme analizi yapılmış ve reel döviz kurundaki artışın, ihracatı teorik beklentilere uyumlu olarak arttırdığı, ithalatı ise azalttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yapısal kırılmalar altında denge döviz kurundan sapma ve sapmanın ekonomik performans üzerindeki etkisi: Türkiye ve BRICS ülkeleri analizi
Ülkelerin ticaret hacmi ve sermaye akışkanlığının belirleyicilerinin başında şüphesiz ki nominal döviz kuru gelmektedir. Paranın reel satın alma gücü ile ifade edilmesinde ise reel döviz kuru kavramı kullanılmaktadır. Buna ek olarak ise, sadece gerçekleşen reel döviz kuru ele alınarak yapılan değerlendirmeler yeterli olmamakla birlikte, iktisadi dinamiklerin de dikkate alındığı denge döviz kuru hesaplanması da gerekmektedir. Gerçekleşen reel döviz kuru ile denge döviz kuru arasındaki sapma ekonomik açıdan orta ve uzun dönemde ekonomik büyüme ile ilgili bir bilgi vermektedir. Bu bilgiler ışığında, reel döviz kuru ve denge düzeyinden sapmanın ekonomik performans üzerindeki etkisinin analiz edilme ihtiyacı doğmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, denge döviz kuru çeşitleri ve denge döviz kuru hesaplamaları konusunda süregelen tartışmalara yapısal kırılmalı panel testi yardımı ile yeni bir boyut kazandırmaktır. Denge döviz kurundan sapmayı Türkiye ve BRICS ülkeleri 1995-2005 yılları için inceleyip sapmanın ekonomik performans üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Denge düzeyinin hesaplanmasında hem orta vade döviz kurunu ifade eden Temel Denge Döviz Kurundan (FEER) hem de uzun vade denge kuru ifade eden Davranışsal Denge Döviz Kuru (BEER) modelinden yararlanılacaktır. FEER yaklaşımı analiz sonuçlarına göre, ülkelerin FEER'den sapması 2000'li yılların başından itibaren denge düzeyine yakınken yıllar itibari ile denge düzeyinin altında ya da üstünde değerlenmiştir. Türkiye ve Güney Afrika para birimi 2011 yılından itibaren denge seviyesinden pozitif ayrışmaktayken, Rusya ve Çin 2000 yılına kadar denge seviyesinin üzerinden değerlenmektedir. BEER yaklaşımı analiz sonuçlarına göre ise, denge seviyeden sapmanın orta vadeli denge düzeyi olan FEER'e göre daha fazla olduğu gözlenmiştir. Çalışmaya konu ülkelerin, BEER yaklaşımına göre son yıllarda denge seviyeden pozitif ayrıştığı ifade edilmelidir. FEER ve BEER modelleri çerçevesinde hesaplanmış olan sapma değerleri ile ekonomik büyüme ilişkisi incelendiğinde ise FEER ve ekonomik büyüme arasında negatif bir korelasyon var iken, BEER sapma analizine göre büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisine rastlanmamıştır. Bununla birlikte, BEER sapma sonuçları, ülkelerin Doğu Asya krizi ve global kriz dönemlerine işaret etmektedir.
Türkiye'de döviz kuru sistemlerinin dış ticarete etkileri
Döviz kuru sistemi, bir ülkenin parasının gerçek değerinin belirlenmesinde önemli bir etken olmakla birlikte, ekonomiyi enflasyon, devalüasyon, faiz ve dış ticaret gibi birçok yönden etkilemektedir. Çalışmada, döviz kuru sistemlerinin dış ticaret üzerine etkileri araştırılmaktadır. Türkiye'de tarihsel süreç içerisinde, farklı döviz kuru sistemleri uygulanmakta, belirli dönemlerde, uygulanan döviz kuru sistemleri doğrultusunda, kur ayarlamaları yoluyla, dış ticaret dengesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Dış ticaret dengesini sağlamaya yönelik gerçekleştirilen bir devalüasyon, ihracatta kısa dönemli artış yaratmakta, izleyen dönemde ithalattaki artışın devam etmesi sonucu, dış ticaret açıkları tekrar artış göstermektedir. Bu durum, döviz kuru politikalarının tek başına dış ticaret dengesini sağlamada yeterli olmadığını göstermektedir.Çalışmada, dış ticaret dengesinin sağlanmasında, kur politikasının, etkin bir politika aracı olarak kullanılıp, kullanılamayacağı konusunda net bir sonuca ulaşabilmek için, 1980: 01- 2009: 05 dönemine ait aylık veriler kullanılarak, reel efektif döviz kurunun, dış ticaretin bileşenlerinden ihracat ve ithalat ile olan ilişkisi, Engle Granger nedensellik testi ile analiz edilmektedir. Engle Granger nedensellik testi sonuçlarına göre; ihracat ve ithalatın, reel efektif döviz kuru üzerindeki etkisinin, reel efektif döviz kurunun ihracat ve ithalat üzerindeki etkisinden daha güçlü olduğu söylenebilmektedir. Ekonometrik analiz sonucunda ulaşılan sonuçlar da, döviz kuru politikalarının dış ticaret dengesini sağlamada etkin bir şekilde kullanılamayacağını destekler niteliktedir. Konuyla ilgili yerli ve yabancı, birçok çalışmada ulaşılan sonuçların, çalışmada ulaşılan sonuçlarla aynı yönde olduğu görülmektedir.
Döviz kurunun yurt içi net kredi kullanımları üzerindeki etkisi: Türkiye örneği
Döviz kurları, kişilerin yatırım ve tüketim gibi tercihleri konusunda büyük bir etkiye sahiptir. Hanehalkı (tüketiciler) ve firmalar (üreticiler) tüketim, üretim ve yatırım kararlarını alırken, ekonomideki diğer faktörlerle birlikte, döviz kurlarını da dikkate alırlar. Üreticiler üretim girdisi olarak kullandıkları hammaddeyi yurtdışından karşılıyorsa üretim kararlarını alırken döviz kurlarını dikkate alacak, tüketiciler de satın alacakları ürünlerle ilgili karar alırken, döviz kurlarına bağlı olarak hem maliyet değişimlerinden hem de tüketim ve yatırım arasındaki fırsat maliyeti değişimlerinden etkilenebileceklerdir. Bu bağlamda döviz kurları ekonomideki karar alma mekanizmalarını ve diğer makroekonomik değişkenleri önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada döviz kurlarının yurtiçi net kredi kullanımları üzerindeki etkisi Türkiye ekseninde ele alınmıştır.
Döviz kuru değişkenliğinin bazı makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisi: Türkiye ekonomisi için analiz
Belirsizliğin iktisadi kararlar üzerindeki etkisi kuramsal ve ampirik olarak incelenmiştir. Bu çalışmada belirsizlik ölçüsü için standart sapma olarak döviz kuru oynaklığı seçilerek büyüme, ihracat, ithalat, yatırım, tüketim değişkenleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Türkiye ekonomisi üzerine yapılan çalışmada 2003:1-2018:4 dönemleri arası üçer aylık verilerden yararlanılmıştır. Basit regresyon analizi ve Granger nedensellik analizi yapılmıştır. Örneklemin tamamı olan 2003:1-2018:4 dönemi için döviz kuru oynaklığının yatırıma, ithalata ve tüketime negatif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Fakat 2018 yılında döviz kurunda sıra dışı hareketlilik gözlemlenmiştir. 2018 yılı dışlandığında anlamlı bir etki ve istatistiki olarak nedensellik ilişkisi çıkmamıştır. Bu sonuca göre döviz kuru değişkenliğinin Türkiye' de incelenen dönem itibari ile büyüme, ihracat, ithalat, yatırım ve tüketim değişkenleri üzerinde belirleyici bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılamamıştır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için sabit döviz kuru sisteminin fayda sağlayabileceği ya da esnek döviz kuru sisteminin olumsuz bir etkisinin olabileceği görüşü desteklenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru DeğiĢkenliği, Regresyon Analizi, Granger Nedensellik Testi, Büyüme, Ġhracat, Ġthalat, Yatırım, Tüketim, Türkiye