Faculty of Sports Sciences
89 theses under this subject heading
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ve sağlık algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bayburt Üniversitesi örneği).
Bu çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile sağlık algısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu çalışmaya Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinden 168 erkek ve 147 kadın olmak üzere toplam 315 öğrenci katılmıştır. Veriler için Kişisel Bilgi Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi ve Sağlık Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Bulgularına göre, Skewness ve Kurtosis ve Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov testlerine ve postlara göre veriler normal dağılmamıştır. Gruplar arası fark için Hypothesis Test Summary, Independent-Sample Kruskal Wallis Testi ve Pairwise Comparison Testi kullanılmıştır. Verilerin gözlem sıklıklarını ve yüzdesel dağılımlarını bulabilmek için frekans analizi yapılmış, hedef kitle üzerinde istatistiksel olarak çıkarım yapmak ve ölçülebilir durumları göstermek için tanımlayıcı istatistik kullanılmıştır. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk Testi ve grafiksel incelemeler ile değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren değişkenlerin iki grup arası değerlendirmelerinde bağımsız gruplar t Testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlere ilişkin değerlendirmelerde ise Man-Whitney U Testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren değişkenlerin ikiden fazla grup arası değerlendirmelerinde Tek yönlü varyans analizi, normal dağılım göstermeyen değişkenlere ilişkin değerlendirmelerde ise Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Nicel veriler arası ilişki düzeyinin belirlenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Ölçek maddelerinin iç tutarlılık düzeylerinin belirlenmesinde Cronbach alfa katsayısı kulllanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 kabul edilmiştir. Bu çalışmada, uluslararası fiziksel aktivitesine göre katılımcıların cinsiyet, sigara, sınıf ve genel sağlık durumu bakımından alt boyut ve toplam MET puanları arasında anlamlı fark olduğu, Sağlık Algısı Ölçeğine göre, katılımcıların sınıf, alkol ve genel sağlık durumu değişkeni bakımından alt boyut ve toplam puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Sağlık Algısı, Spor Bilimleri Fakültesi, Öğrenci
BESYO öğrencileri ile diğer fakültelerde okuyan öğrencilerin egzersiz bağımlılığının incelenmesi
Bu araştırmada Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) öğrencileri ile Diğer Fakültelerde (DF) öğrenim gören öğrencilerin egzersiz bağımlılığı (EB) düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki tüm üniversiteler örneklemini ise Siirt Üniversitesinde BESYO ile diğer fakültelerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, ikinci kısımda Tekkurşun Demir ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (EBÖ) kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların kişisel özelliklerini tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplanmıştır. Verilerin normallik dağılımını belirlemeye yönelik yapılan Kolmogorov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U Testi ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların egzersiz bağımlılığı tanımlayıcı değerlerine bakıldığında hem BESYO öğrencilerinin (x̄=52,2430) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=55,2470) bağımlı grupta olduğu görülmektedir. Beden eğitimi öğrencilerinin ( x̄=22,3347) ve diğer fakülte öğrencilerinin aşırı odaklanma ve duygu değişimi alt boyutu puanının az riskli grupta olduğu (x̄=23,3825); bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi alt boyutunun hem BESYO öğrencilerinin (x̄=16,4343) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=17,0000) normal grupta olduğu, tolerans gelişimi ve tutku alt boyutun da hem BESYO öğrencilerinin (x̄=13,4741) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=14,8645) normal grupta olduğu görülmektedir. Diğer fakülte öğrencileri ile yaş değişkeni arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, BESYO öğrencilerinin EB ile yaş değişkeni arasında tolerans gelişimi ve tutku alt boyutunda (p<0.05), diğer fakülte öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı ile cinsiyet değişkeni arasında yapılan analiz sonucu kadınlar lehine tolerans gelişimi ve tutku alt boyutunda anlamlı farklılık olduğu fakat BESYO öğrencilerinde anlamlı farklılık yoktur. EB ile ailenin gelir durumu değişkeni arasında yapılan analiz sonucu tolerans gelişimi ve tutku alt boyutu dışında ölçek genel puanı ve diğer alt boyutlarda, EB düzeyleri ile fakülte değişkeni arasında yapılan analiz sonucu bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi alt boyutu dışında diğer tüm değişkenlerde, EB ile sınıf düzeyi değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB düzeyleri ile sporcu lisansı olup olmama değişkeni arasında yapılan analiz sonucu tüm değişkenlerde, egzersiz bağımlılığı ile haftalık spor yapma sıklığı değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB ile günlük spor yapma süresi değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB ile spor yapma amacı değişkeni arasında yapılan analiz sonucu aşırı odaklanma ve duygu değişimi ve bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Bağımlılık, Egzersiz Bağımlılığı.
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerilerinin psikolojik dayanıklılık ve benlik saygısı ile ilişkisi
Bu çalışma, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin problem çözme becerileri ile psikolojik dayanıklılıkları ve benlik saygıları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İlişkisel modele uygun olarak tasarlanan bu araştırmada, demografik özelliklerin lisans öğrencilerinin problem çözme becerileri, benlik saygıları ve psikolojik dayanıklılık durumları ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesi sonucunda; katılımcıların demografik özelliklerinin, cinsiyet konusunda "erkek", sınıf düzeyi konusunda "birinci sınıf", bölüm konusunda "öğretmenlik", gelir düzeyi konusunda "orta", ailenin ikamet yeri konusunda "küçük şehir" gruplarında sıklıkla kümelendikleri ve bunların sonucunda da araştırmaya katılan lisans öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarının "orta düzeyde", problem çözme becerilerinin "orta düzeyde", benlik saygılarının da "orta düzeyde" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri bölüme, sınıf düzeylerine, ailelerinin gelir düzeyine ve ailelerinin ikamet ettikleri yere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmakta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıntılı analiz ve sonuçlar çalışmanın ilgili yerlerinde verilmiştir.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin incelenmesi
Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin İnternet Bağımlılığı Ve Yaşam Doyum Düzeylerinin İncelenmesi Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin tanımlanmasıdır. Araştırmaya veri toplamak amacıyla oluşturulan anket formu Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri arasında tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 137 kadın, 393 erkek olmak üzere toplam 530 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla uygulanan anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu yer alırken ikinci bölümde "İnternet Bağımlılık Ölçeği'' kullanılıp, üçüncü bölümde ise "Yaşam Doyum Ölçeği'' yer almıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyumu arasında negatif bir ilişki olduğu ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmektedir. Bulgulara göre internet bağımlılığı ölçeğinde cinsiyet , yaş, genel not ortalaması, ailenin aylık geliri, haftalık spora ayırdığı zaman, günlük sigara kullanım miktarı, alkol kullanım miktarı, internete bağlanılan cihaz türüne göre anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Bölüm, spor yapma durumu, yalnızlık durumu, sigara kullanımı, alkol kullanımı, internet kullanım süresi, internet kullanım amacı ve internete aylık harcadıkları ücrete göre anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerine ilişkin algıları birbirlerini negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeyleri orta seviyede olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnternet, İnternet Bağımlılığı, Yaşam Doyumu
Spor bilimleri fakültesinde antrenörlük eğitimi programlarında öğrenim gören öğrencilerin liderlik özellikleri ve eleştirel düşünme düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada spor bilimleri fakültesinde antrenörlük eğitimi programlarında öğrenim gören öğrencilerin liderlik özellikleri ve eleştirel düşünme düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın evrenini İstanbul' daki tüm spor bilimleri fakültesinde antrenörlük programlarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ilindeki spor bilimleri fakültelerinde antrenörlük programlarında öğrenim gören ve gönüllük esasına göre çalışmaya katılan 225 öğrenci oluşturmaktadır.
Spor bilimleri mezunlarının motivasyon düzeyi ile örgüt iklimi ilişkisi
Bu çalışmada İstanbul ili Sarıyer ilçesinde çalışan Spor bilimleri fakültesi ve beden eğitimi spor yüksekokulu mezunlarının motivasyon düzeyleri ve örgüt iklimleri arasındaki ilişkiler ile birlikte motivasyon düzeyi üzerinde etkili olabilecek bir takım sosyodemografik değişkenler ele alınmıştır. Bu kapsamda İstanbul ili Sarıyer ilçesinde çalışan 105 spor bilimleri fakültesi ve beden eğitimi spor yüksekokulu mezunları ile görüşülmüş ve ilgili unsurlar arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Örgüt İklimi Ölçeği, Motivasyon Ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan demografik soru ölçeği kullanılarak araştırma verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların motivasyon düzeyleri ile çalıştıkları kurumların örgüt iklimi unsurları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiş ve bu farklılıklar incelenmiştir.
Spor bilimleri sınavlarına hazırlanan adayların kariyer farkındalıkları ile gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan araştırmada üniversitelerin spor bilimleri girmek için hazırlanan öğrencilerin mesleki kariyer farkındalıkları ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim dönemine Üniversitelerin Spor bilimleri fakültelerine hazırlanan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ankara ilinde Üniversitelerin Spor bilimleri fakültelerine hazırlanan 166 kadın ve 209 erkek olmak üzere toplam 375 bireyden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 programından yararlanılmıştır. İki grup arasındaki fark Mann Whitney U Testi ile ikiden fazla olan gruplarda ise Kruskal Wallis testi ile belirlenmiştir. Kruskal Wallis testinde farklılığın hangi grubun lehine olduğunu tespit etmek için ise Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Mesleki kariyer farkındalığı ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkinin tespiti için de Spearman Korelasyon testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda mesleki kariyer farkındalık ölçeği; mesleki gelişim yatkınlığı boyutu ortalaması 23,04±3,53, mesleki hazır bulunma ortalaması 16,33±2,18, mesleki bilinç ortalaması 16,94±2,03, mesleki öz güven ortalaması 16,30±1,78, mesleki kariyer farkındalık genel skor ortalaması 72,62±7,20 olarak tespit edilmiştir. Umutsuzluk ölçeği; umut boyutu ortalaması 1,24±1,67, motivasyon kaybı ortalaması 2,43±1,79, gelecek beklentileri ortalaması 1,10±1,41 umutsuzluk genel skor ortalaması 4,77±4,15 olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet, mezun olunan lise, tercih edilecek bölüm, tercih nedeni, yapmak istedikleri meslek ve spor yapma durumlarına göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Katılımcıların mesleki kariyer farkındalık alt boyutları ile umutsuzluk düzeyi alt boyutları arasında negatif yönde zayıf düzeyde bir ilişki görülmektedir. Başka bir ifadeyle mesleki farkındalık düzeyi arttıkça umutsuzluk düzeyi azalmaktadır. Sonuç olarak; öğrencilere mesleki farkındalık düzeylerini artırmaya yönelik çalışmaların yapılması, öğrencilerin umutsuzluk düzeyini ve geleceğe yönelik kaygılarını azaltabilecektir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin öz yeterlilik algılarıyla liderlik etme motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin öz yeterlilik algılarıyla liderlik etme motivasyonu arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmanın çalışma grubunu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde lisans programına kayıtlı olasılık seçim yöntemiyle belirlenmiş 280 birey oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin cinsiyet, sınıf ve bölüm bilgilerini toplamak amacıyla kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Genel öz yeterlilik düzeyleri için Schwarzer ve Jerusalem'in (1995) geliştirdikleri Aypay (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan Genel Öz Yeterlik Ölçeği ve liderlik etme motivasyonu için Chan ve Drasgow'un (2001) geliştirdiği Polatcan ve Cansoy (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan Liderlik Etme Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada demografik değişkenler, öz yeterlilik algıları ve liderlik etme motivasyonu düzeylerine ilişkin analizler için tanımlayıcı istatistiksel analizler kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi ve Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duyuşsal kimlik liderlik etme alt boyut puanlarının erkekler ile kadınlar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. 4.sınıf ve 3. Sınıf öğrencilerinin öz yeterlilik ölçeği puanlarının 1.sınıf ve 2 sınıfa göre anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlik bölümü öğrencilerinin duyuşsal liderlik etme ve sosyal normatif liderlik etme alt boyut puanlarının antrenörlük öğrencilerine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma sonucunda liderlik etme motivasyonu ile genel öz yeterlilik düzeyi arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin besin takviyesi bilgi düzeyinin belirlenmesi
Bu araştırmada, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören18-30 yaş aralığındaki öğrencilerde, besin takviyesi kullanım bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma kesitsel bir çalışma olarak planlanmıştır. Araştırmaya, Ankara Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 410 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi tekniği kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonunda elde edilen veriler tanımlayıcı istatistik yöntemi ile p değeri, yüzde değerleri ve ki-kare (χ²) önemlilik testi üzerinden değerlendirilmiştir. Anketler, öğrencilerin demografik bilgileri, besin takviyesi kullanım sıklıkları ve bilgi düzeylerinin, kullanım yapanlar üzerindeki etkilerin belirlenmesine yönelik en az 47 sorudan oluşmuştur. Ankete katılan bireylerin besin takviyesi kulanım oranları, kullanım sıklıkları ve kullanım nedenleri, bu ürünler hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları, BE (besin takviye edici), Eİ (enerji içeceği) ve Sİ (sporcu içeceği) arasındaki farkı bilip bilmedikleri, bu takviyelerin kullanımındaki dış etmenler olan aile bireyleri, arkadaş önerisi, antrenör telkini gibi faktörlerin etki ve önemi araştırılmıştır. Ayrıca çalışmada, ikinci bir anket modülü uygulanarak, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ile bu bireylerin sportif performansları, ne düzeyde ve hangi sıklıkla spor yaptıkları kas gücü ile ifade edilen fiziksel aktivelerine olan etkisi ve bu konudaki bilinçlilikleri değerlendirilerek sporcu besin takviyesi kullanımı ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda katılımcıların %18,52'sinin ergojenik ürün kullandığı belirlenmiştir. En çok kullanılan besin takviyesi formu %70 oranında toz form ve kullanımda destek alınan kaynak %40,9 antrenör, %38,37 inetnet, okul, arkadaş olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların %65,37'si düzenli spor yapmakta ve düzenli spor yapanların %38,48'i profesyonel olarak sporla ilgilenmektedir. Enerji içeceklerinin besin takviyesi sınıfına dahil olduğunu kabul edenler %34,5, etmeyenler ise %65,5; performans üzerinde hiç etkisi olmadığını düşünenler %25, çok etkisi olduğunu düşünenler %4 oranındadır. Anahtar Sözcükler: Besin takviyesi, sporda kullanım, bilinçlilik düzeyi, fiziksel aktivite
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Çalışmanın amacı 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenen öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın evrenini 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi bünyesindeki Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği ve Rekreasyon lisans programlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler (n=386) oluşturmuştur. Bu çalışma bir online anket uygulamasıdır. Kullanılacak ölçekler ise İşsizlik Kaygı Düzeyi Ölçeği ve Öğrenci Yabancılaşma Ölçeğidir. Anket ve ölçek uygulamalarından elde edilecek veriler SPSS 25.0 paket programında %95 güven aralığında ve 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Bağımsız değişkenlere ait beta katsayı değerine, t değerine ve anlamlılık seviyesine bakıldığında; işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır (t=.--10,729 p<0.05). Sonuç: Bu araştırmada, işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Pandemi döneminde spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının belirlenmesi
Amaç: Bu çalışmada öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının ve bu tutumlara etki eden faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma 18 yaş ve üzeri 457 öğrenci ile gönüllülük esasına göre gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın katılımcıları, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği ve Rekreasyon olmak üzere dört bölümde öğrenciydi. Araştırmada, 5'li likert tipi, 35 maddeden oluşan "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkeni uzaktan eğitime yönelik tutumdur. Yaş, cinsiyet, bölüm, sınıf, gelir durumu, uzaktan eğitim yeri, haftalık online ders saati, bilgisayara erişim imkânı ve ailede online eğitim alan birey sayısı bağımsız değişkenlerdir. Çalışmada 2'li karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda ise Anova ve farklılıkların belirlenmesine yönelik Tukey testleri uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS paket programında t-testi, Anova ve Tukey testleri ile analiz edilmiştir. Sonuçlar %95 güven aralığında p<.05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Pandemi döneminde zorunlu olarak uzaktan eğitim alan öğrencilerin tutum puanları incelendiğinde %45.1'inin (n=206) uzaktan eğitim konusunda kararsız olduğu, %27.8'i (n=127) olumlu tutum sergilerken, %27.1' (n=124) olumsuz tutuma sahip olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile yaş değişkenine bağlı 23 ve üstü katılımcılar, sınıf değişkeninde ise birinci sınıf öğrencileri lehine istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<.05). Cinsiyet, bölüm, aylık gelir, uzaktan eğitim yeri, haftalık ders saati, bilgisayara erişim ve ailede başka online katılımcı olma değişkenine bağlı fark yoktur (p>.05). Sonuç: Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde, öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik olumlu ve olumsuz tutum oranının birbirine yakın olduğu ancak büyük çoğunluğun kararsız olduğu söylenebilir. Diğer taraftan 23 yaş ve üstü öğrenciler ile buna paralel 4. sınıf öğrencilerinin tutum puanları anlamlı şekilde yüksektir. Gelecekte pandemi veya afetler nedeniyle uzaktan eğitime geçiş durumunda teorik derslerden çok bu tür uygulamalı derslerin olduğu bölümlerde okuyan öğrenciler için farklı stratejiler geliştirmenin uzaktan eğitime karşı olumlu bir tutum geliştirmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Anahtar Kelimeler: Pandemi, Spor Bilimleri Öğrencisi, Tutum, Uzaktan Eğitim.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin öz liderlik özelliklerinin sosyal girişimcilik eğilimlerine olan etkisi: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi örneği
Bu araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin öz liderlik özelliklerinin sosyal girişimcilik eğilimlerine olan etkisini ölçmektir. Araştırma kapsamında toplam 400 öğrenciden veri toplanmıştır. Ancak özensiz doldurulan ve normallik varsayımını karşılamayan ölçekler analizden önce veri setinden çıkarılmış ve kullanılabilir durumda olan 354 kişiden alınan verilerle analizler gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın araştırma evrenini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 200 erkek (%56,5), 154 kadın (%43,5) olmak üzere toplam 354 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel bir yöntem olan tarama modelinde anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada bireylerin, öz liderlik davranışları sergileme düzeylerini belirlemek için Houghton ve Neck (2002) tarafından geliştirilen ve revize edilen Öz Liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeğin Tabak vd. (2011) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmıştır. Çalışmada Tabak vd. (2011) tarafından hazırlanan Öz Liderlik Türkçe Formu kullanılmıştır. Öz Liderlik Türkçe Formu, 3 boyut ve 8 alt boyuttan oluşan 29 madde içermektedir. Ölçekte belirtilen yargı cümlelerine hangi oranda katıldıklarını 5'li likert tipi ölçek üzerinde, "Hiçbir zaman" ile "Her zaman" arasında değişen bir sıklık aralığında ölçülmüştür. Araştırma kapsamında ikinci ölçme aracı olarak Konaklı ve Göğüş (2013) tarafından geliştirilen Sosyal Girişimcilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 21 maddeden oluşmakta olup, katılımcıların ölçekte belirtilen yargı cümlelerine hangi oranda katıldıklarını 5'li likert tipi ölçek üzerinde, "Hiçbir zaman" ile "Her zaman" arasında değişen bir sıklık aralığında ölçülmüştür. Verilerin analizinde istatistiksel yöntem olarak, t-testi, çok faktörlü ANOVA ve Games Howell ve Sidak testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları doğrultusunda araştırmaya katılan öğrencilerin öz liderliğin tüm boyutları ile sosyal girişimcilik davranışları, risk alma davranışları, özgüven davranışları ve yaratıcılık davranışları arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinde madde kullanma eğilimine neden olabilecek bazı psikolojik parametrelerin incelenmesi
Araştırmanın amacı, Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin yaşam doyumu, umutsuzluk, algılanan sosyal destek ve depresyon durumlarının madde kullanma eğilimi üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmamızın evrenini Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanarak hata payı (alpha) = 0.005, hoşgörü miktarı (d) = 0.05 ve kitledeki kişi sayısı (N) = 935 (Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğrenci Sayısı) olarak alınarak örneklem çapı (n) = 420 olarak belirlenmiştir. Çalışmada 220'si kadın 202'si erkek olmak üzere 422 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Madde Kullanma Eğilimi Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Umutsuzluk Ölçeği ve Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlgili literatürde, değişkenlerin basıklık çarpıklık değerlerine ilişkin sonuçların +1.5 ile -1.5 (Tabachnick ve Fidell, 2013), +2.0 ile -2.0 (George, ve Mallery, 2010) arasında olması normal dağılım olarak kabul edilmektedir. Büyük sayılar kanunu ve merkezi limit teoremine göre örneklem olarak yeterli seviyede olmasından dolayı dağılımın normal olduğu varsayılarak analizlere devam edilmiştir (Harwiki, 2013, s.879; İnal ve Günay, 1993; Johnson ve Wichern, 2002). Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda yaşam doyumu ile madde kullanma eğilimi, umutsuzluk ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili duygular ile madde kullanma eğilimi, motivasyon kaybı ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili beklentiler ile madde kullanma eğilimi arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenirken, aileden algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında ve arkadaştan algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bunların yanında yaşam doyumunun madde kullanma eğilimini azalttığı, umutsuzluğun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu artışta umutsuzluk alt boyutlarından motivasyon kaybının etkili olduğu belirlenmiştir. Algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisine ilişkin aileden algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimini azalttığı sonucuna ulaşılırken, özel insandan algılanan sosyal destek ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Depresyonun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Madde kullanma eğiliminin kadınlarda erkeklere göre yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken, madde kullanma eğiliminin yaş, medeni durum, bölüm, ortalama gelir ve sınıftan bağımsız olduğu belirlenmiştir.
Spor bilimleri öğrencilerinin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde lisans eğitimi alan öğrencilerin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesidir. Araştırma, eğitim biliminde sıklıkla kullanılan bir durum tespiti çalışmasıdır. Betimsel bir çalışma desenine sahip olan bu araştırma, anket tekniği ile elde edilen sayısal verilerin analiz edilmesi ile sonuçların yorumlandığı nicel bir çalışmadır. Türkiye evrenindeki spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören tüm öğrencileri temsil edebilecek bir örnekleme ulaşılması hedeflenen araştırma, küresel salgın sebebiyle Muğla ili ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın çalışma evrenini uygun örnekleme tekniği gereği küresel salgın nedeniyle kısıtlı imkânlarla belirlenen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi çatısı altında lisans eğitimlerini sürdüren 1239 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma uzaktan eğitim vasıtası ile ulaşılabilen 436 gönüllü öğrenciden elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiş olup bu sayı çalışmanın örneklem büyüklüğü olarak kaydedilmiştir. Cinsiyet, sınıf, bölüm ve öğretim türü değişkenlerinin yazar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile tespit edildiği çalışmada temel veri toplama aracı olarak Terzi (2015) tarafından geliştirilen Üniversite Öğrencilerine Yönelik Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca öğrencilerin spora yönelik tutumları ve üniversiteye duydukları güvenin belirlenmesi için Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği ile Özdoğan ve Tüzün (2007) tarafından geliştirilen Üniversiteye Güven Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren ve yüksek derecede güvenilir olduğu tespit edilen verilere uygulanan parametrik testler sonucunda ortaya çıkan bulguların ışığında öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, okul iklimi algılarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, birlikte, okul iklimi algıları üzerinde önemli birer yordayıcı (%60) oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin okul iklimi algılarının artırılması için spora yönelik tutumlarının ve üniversiteye duydukları güvenin, akademik ve idari personeller tarafından olumlu yönde desteklenmesinin uygun olacağı önerilmiştir.
Akademik güdülenmenin kişilik tiplerine göre incelenmesi (spor bilimleri fakülte)
daha sonra doldurulacaktır
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin liderlik yönelimleri ve iletişim becerileri üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin liderlik yönelimleri ve iletişim becerilerinin incelenmesidir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışma gurubunu, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Rekreasyon bölümlerinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerden toplam 510 kişiden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından çalışma grubuna Kişisel Bilgiler Formu, Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilmiş ve ülkemizde geçerlik-güvenirlik çalışması ise Dereli (2003) tarafından gerçekleştirilmiş olan ''Liderlik Yönelim Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan diğer ölçek ise; Korkut (1996) tarafından geliştirilmiş olan "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği"dir. Elde edilen verilerin istatiksel analizinde, normallik testi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın öğrencilerin iletişim becerileri erkek öğrencilere göre daha yüksek olup, spor yılı arttıkça iletişim becerilerinin de arttığı görülmektedir. Aynı zamanda bireylerin hayat tecrübeleri, katılmış oldukları organizasyonlar, anne ve babanın bireye olan tutum ve davranışları, öğrenim gördükleri bölüm ile almış oldukları eğitimin öğrencilerin liderlik yönelim düzeylerine etki ettiği söylenilebilir.
Üniversite öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından iletişim becerilerinin incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi örneği
Bu çalışma; iki farklı üniversitenin Spor Bilimleri Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu bölümü öğrencilerinin iletişim beceri düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim dönemindeki Gümüşhane Üniversitesindeki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokul ile Muğla Sıtkı Koçman Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 237 kadın 302 erkek toplam 539 öğrenci katılmıştır. Çalışmada Tabakalı Örneklem Yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Korkut (1996) tarafından geliştirilen ve geçerlik ve güvenirliği yapılmış "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" (İBDÖ) kullanılmıştır. Verilerin toplanması online ortam üzerinden gerçekleştirilmiştir. Eğitim gördükleri üniversitelere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Independent Samples T test kullanılırken, eğitim gördükleri üniversite- diğer demografik değişkenlere göre farklılıkların incelenmesinde MANOVA analizi kullanılmıştır. MANOVA analizinde gruplar arasındaki farklılıkların incelenmesinde post hoc test olarak Tukey testi uygulanmıştır. Sonuç olarak araştırmaya katılan öğrencilerin iletişim ilkeleri ve becerileri kendini ifade etme, etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim ve toplam iletişim düzeylerinin yüksek olduğu, iletişim kurmaya yönelik isteklilik düzeylerinin ise orta seviyenin üzerinde olduğu görülmektedir. Elde edilen veriler ışığında çalışmaya katılan öğrencilerin etkili iletişim becerisine sahip olduğu söylenebilir. Araştırmaya katılan öğrencilerde eğitim gördükleri üniversiteler açısından iletişim becerileri ölçeği alt boyut ve toplam puanlarının arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı görülmektedir. İncelenen alt boyutlar açısından da çalışma verileri çeşitlilik göstermektedir.
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin toplumsal cinsiyet rol algıları ile liderlik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; spor bilimleri fakültesinde eğitim ve öğretim gören öğrencilerin liderlik ve toplumsal cinsiyet rollerini etkileyen değişkenleri belirlemek ve liderlik ve toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik düzeyleri ile toplumsal cinsiyet rollerinin arasında ilişki ve bu ilişki üzerinde etkili olduğu düşünülen demografik faktörler ele alınmıştır. Araştırmanın evreni Uludağ Üniversitesi Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yönetimine göre tespit oluşturulan 191 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada; Dursun vd. (2019) tarafından geliştirilen Çok Yönlü Liderlik Ölçeği (ÇYLÖ), Zeyneloğlu (2008) tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ), Kişisel bilgi formu veri toplama amacıyla kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz aşamasında bağımsız örneklemler t- testi, tek yönlü varyans analizi ve tukey testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Spor Bilimleri Fakültesinde Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümünde okuyan öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerinin cinsiyete, sporla ilgilenme düzeylerine ve okudukları bölüme göre farlılıklar gösterdiği, liderlik özelliklerinin ise kardeş sayısı, cinsiyet ve sporla ilgilenme düzeylerine göre farklılıklar gösterdiği görülmektedir. Bununla birlikte spora yönlendiren kişi, sınıfı, kardeş sayısı,aktif olarak sporla ilgilenme durumu,ilgilenilen spor türü ve aile tipi gibi değişkenlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumların üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı görülmüştür. Liderlik özellikleri üzerinde ise spora yönlendiren kişi, aktif olarak sporla ilgilenme durumu,ilgilenilen spor türü ve aile tipi,okudukları bölüm ve sınıf gibi değişkenlerin liderlik özelliklerini etkilemediği görülmüştür. Toplumsal cinsiyet rolleri ve liderlik arasındaki ilişki boyutunda ise bireylerin eşitlikçi toplumsal cinsiyet rollerine sahip olma düzeyleri arttıkça diğer liderlik tarzlarına göre insan kaynaklı liderlik anlayışına sahip olma düzeyi de artmaktadır. Bireylerin evlilikte cinsiyet rollerine sahip olma, bireylerin geleneksel cinsiyet rollerine sahip olma ve bireylerin erkek cinsiyet rollerine sahip olma düzeyleri arttıkça insan kaynaklı liderlik anlayışına sahip olma düzeyi de artmaktadır. Bununla birlikte evlilikte cinsiyet rolü tutumu ile karizmatik liderlik ve politik liderlik arasında negatif yönde bir ilişki vardır.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerin oryantiring sporuna yönelik tutumların araştırılması
Amaç: Yetişkinlerin oryantiring sporuna karşı tutumlarını ölçmeye yarayan, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirerek; spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin oryantiring sporuna karşı tutumlarını ve tutumlarının nedenlerini incelemektir. Materyal ve Metot: Tez üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, karma araştırma yöntemlerinden keşfedici sıralayıcı desen kullanılarak "Oryantiring Tutum Ölçeği" geliştirilmiştir. İkinci aşamada, nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama yöntemi kullanılarak "Oryantiring Tutum Ölçeği" spor bilimleri fakültesi öğrencilerine uygulanarak çıkan sonuçlar bazı demografik değişkenlere göre incelenmiştir. Üçüncü aşamada ise nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılarak spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin oryantiring sporuna ilişkin tutumlarının nedenleri araştırılmıştır. Bulgular: Toplanan nicel verilere göre spor bilimleri fakültelerinde eğitim gören öğrencilerin oryantiring tutumları yüksek seviyede, oryantiring tutumları arasında cinsiyete, yaşa ve sınıflara göre anlamlı farklılıklar mevcut ancak okullara ve bölümlere göre anlamlı farklılıklar bulunmamaktadır. Elde edilen nitel verilere göre spor bilimleri fakültelerinde eğitim gören öğrencilerin oryantiring sporuna olan tutumları 4 tema altında toplanmıştır. Bunlar; Doğaya Karşı Oluşan Tutum Teması, Oryantiring Sporuna İlgi Duyma Nedenleri Teması, Oryantiring Sporunun Günlük Yaşama Olan Etkileri Teması, Oryantiring Sporunu Diğer Sporlardan Ayıran Özellikler Temasıdır. Sonuç: Yetişkinlerin oryantiring sporuna karşı tutumlarını ölçmeye yarayan "Oryantiring Tutum Ölçeği" geliştirilmiştir. Oryantiring sporuyla bazı öğrencilerin doğaya olan bağlılıklarının arttığı, bazı öğrencilerin ise doğaya olan bağlılıkları nedeniyle oryantiring sporuna karşı daha olumlu tutum geliştirdikleri görülmüştür. Spor bilimleri fakültesi öğrencileri, risk ve özgünlük nedeniyle oryantiring sporunu diğer spor dallarından farklı görmekte ve karakteristik özelliklerine uygun bulmaktadırlar. Ayrıca, günlük yaşamlarını, fiziksel, bilişsel, sosyal ve çevresel faktörleri ile olumlu etkilediği için oryantiring sporuna karşı ilgi duymaktadırlar.
Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iletişim becerilerinin incelenmesi
Amaç: İnsanlar, her kurumun en önemli varlığıdır ve çalışanların güçlü iletişim becerilerine sahip olmaları, onların mutluluğunu artırırken kurumların daha nitelikli hizmet vermelerine neden olur. Etkili iletişim becerileri doğal olarak sahip olunan bir yetenek değildir; bu beceriler sonradan öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Çalışmanın amacı, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iletişim becerilerinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: Çalışmada nicel araştırma modellerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022 yılı Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan 870 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise seçkisiz olarak belirlenmiş. Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün 182 çalışanı oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Korkut tarafından geliştirilen "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ)" nden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş, medeni durum ve kurumdaki görev değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu, cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışma süresi değişkeni ile iletişim becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının yaş, medeni durum ve kurumdaki görev değişkenlerinin iletişim becerileri üzerinde etkili olmadığı, ancak cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışma süresi değişkenlerinin de iletişim becerileri üzerinde etkili olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: İletişim, İletişim becerileri, Örgütsel iletişim, Yazılı ve sözlü iletişim.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin üniversitelerinin örgütsel imajına ilişkin algıları
Bu çalışma Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kendi üniversitelerine dair örgütsel imaj algılarını araştırmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma; yaş ortalaması 21,01±2,24 olup katılımcılar 150 kadın 336 erkek Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada kişisel bilgi formu ve "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Cerit (2006) tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek "Akademik Çevre", "Fiziksel ve Sosyal Çevre" ve "Toplumsal Algılama" olmak üzere toplam üç alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçek 5'i, likert tipi 20 sorudan oluşmaktadıe ve Cronbach alfa katsayısı ,9042'dir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde; örgütsel imaj ölçeğine ve alt boyutlarına ait algıların cinsiyet, aktif spor yapma durumu, spor türü, anne baba eğitimi, millilik ve yaşa göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların bölümleri, sınıf düzeyleri ve kardeş sayıları ile örgüsel imaj puanları analiz edildiğinde; gruplar arası anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. 1 ve 2-3 kardeş olanların örgütsel imajlarının 6 kardeşli olanlara göre daha yüksek olduğu, bölüme göre akademik çevre alt boyutunda en fazla puanın spor yöneticiliği öğrencilerinin en düşük ise antrenörlük öğrencilerinin aldığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre; bölüm ve kardeş sayısı ile fiziksek ve sosyal çevre, toplumsal algılanma alt boyutları, örgütsel imaj genel ölçeği arasında negatif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin üniversitelerine yönelik örgütsel imaj algılarının olumlu yönde olduğu söylenebilir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya, Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde 2019-2020 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan 694 (441 erkek ve 253 kadın) öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurulu İzni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan yazılı olarak alınmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrencilere bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Deneklerin kendini sabotaj düzeylerini belirlemek için Jones ve Rhodewalt tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Akın (2012) tarafından yapılan Kendini Sabotaj Ölçeği (KSÖ) kullanılmıştır. Deneklerin benlik saygısı düzeylerini belirlemek için Rosenberg tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (BSÖ) kullanılmıştır. Deneklere ait betimleyici istatistikler ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde tabloları olarak gösterilmiştir. Deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı ölçeklerinden elde ettikleri puanlar ortalama ± standart sapma olarak gösterilmiştir. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testi analizi sonucunda verilerin normal dağılmadığı görülmüş ve parametrik olmayan testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. İkili grupların karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruba sahip değişkenlerin karşılaştırılması için Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. İstatistiksel incelemeler için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı puanlarının öğrenim gördükleri bölüm, öğrenim gördükleri sınıf, pedagojik formasyon eğitimi alma durumu, yaşanılan en uzun yerleşim birimi, ailenin aylık ortalama gelir düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ve spor dalı sınıfı değişkenlerinde istatistiksel olarak farkın anlamlı olduğu (p<0,05) bulunmuştur. Bununla birlikte deneklerin kendini sabotaj ve benlik saygısı puanlarının cinsiyet, akademik başarı, anne çalışma durumu, baba çalışma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Öğrencilerin kendini sabotaj ve benlik saygısı düzeyleri arasında negatif yönde orta düzeyde (r=-0,499; p<0,001) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kendini sabotaj, Benlik saygısı, Spor.
Pliometrik antrenmanların 14-16 yaş futbolcularda çabukluk, çeviklik ve solunum kas kuvveti üzerine etkisi
Bu araştırmada, pliometrik antrenmanların 14-16 yaş grubundaki futbolcuların çabukluk, çeviklik ve solunum kas kuvveti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma, 24 amatör futbolcunun katılımıyla gerçekleştirilmiş ve katılımcılar deney ve kontrol grubu olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Her iki grup, temel futbol antrenman programını uygularken, deney grubu bu programa ek olarak haftada 3 gün, 30 dakikalık pliometrik antrenman programını gerçekleştirmiştir. Araştırma kapsamında, futbolcuların boy ve kilo gibi temel antropometrik ölçümleri, çeviklik (İllinois Testi), solunum kas kuvveti, 30m ve 60m sürat testleri sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma ön test-son test modeliyle yapılandırılmış olup, elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 25.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Zaman (ön test ve son test) ve grup (deney ve kontrol) faktörlerinin etkilerini incelemek için iki yönlü tekrarlayan ölçümler ANOVA kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak belirlenmiştir. Anlamlı bulunan durumlarda etki büyüklükleri Partial Eta Squared (η²) ile ifade edilmiştir. Sonuçlara göre, deney grubunda çeviklik, sürat ve solunum kas kuvveti değerlerinde belirgin iyileşmeler kaydedilmiştir. Kontrol grubu da bir miktar gelişme göstermiş olmakla birlikte, deney grubundaki artışlar daha yüksek düzeydedir. Ancak, gruplar arasındaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, antrenman süresinin sınırlı oluşu ve örneklem büyüklüğünün etkisiyle ilişkilendirilmiştir. Bu çalışma, pliometrik antrenmanların genç futbolcuların performans gelişiminde etkili bir yöntem olabileceğini göstermektedir. Daha uzun süreli ve geniş katılımcı gruplarını içeren araştırmalar, pliometrik antrenmanların etkilerinin daha net bir şekilde ortaya konulmasına katkı sağlayabilir. Araştırmanın sonuçları, spor performansını optimize etmek için pliometrik antrenmanların etkili bir strateji olarak değerlendirilebileceğini işaret etmektedir.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sosyal medya kullanımı ile siber mağduriyet ve zorbalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sosyal medya kullanımı ile siber mağduriyet ve siber zorbalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2022- 2023 eğitim öğretim yılında Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi ve Rekreasyon bölümlerinde öğrenim gören 306 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ayrıca "Sosyal Medya Kullanım" ölçeği ve "Siber Mağduriyet ve Siber Zorbalık" ölçeği kullanılmıştır (Deniz ve Tutgun Ünal, 2019; Çetin, Yaman ve Peker, 2011). Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 25 paket programına aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. Normallik testi sonucunda verilerin normal dağıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada katılımcıları sosyal medya kullanım düzeyleri ile eğitim gördükleri bölüm, sınıf, yaş, cinsiyet, kullandıkları cihaz ve tanımadıkları kişilerle takipleşme değişkenlerinde anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte sosyal medya kullanım düzeyleri ile sosyal medyada geçirdikleri süre ve paylaşım sıklıkları değişkenlerinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları ile sınıf değişkenleri incelendiğinde siber mağduriyet ve siber zorbalık ile sınıf düzeyi arasında siber dilsel mağduriyet (SDM (Bana Yapıldı)) ve siber sahtecilik (SSM (Bana Yapıldı)) alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Kimliği gizleme (KGM (Bana Yapıldı)), siber dilsel zorbalık (SDZ (Ben Yaptım)), kimliği gizleme (KGZ (Ben Yaptım)) ve siber sahtecilik (SSZ (Ben Yaptım)) alt boyutlarında ise anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir. v Katılımcıların siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları ile yaş, cinsiyet, kullanılan cihaz, sosyal medya kullanım süreleri, tanımadıkları kişiler ile takipleşme değişkenleri incelendiğinde anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların paylaşım sıklıkları değişkeninde siber mağduriyet ve siber zorbalık durumları arasında KGM alt boyutunda anlamlı fark tespit edilmiştir. Katılımcıların sosyal medya kullanım ortalama puanları ile siber mağduriyet ve siber zorbalık puan ortalamaları arasındaki anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir.