Economical crisis 2008

125 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

2008 küresel ekonomik kriz sonrası Türk bankacılık sektöründe nakit tutma oranlarının seçili finansal göstergeler ile ilişkisi

Nakit tutma davranışı organizasyonel anlamda riskten kaçışın ve ihtiyatlı davranmanın en belirgin uygulaması olmaktadır. Nakit veya nakit benzeri bir varlığın korunmak veya gelecekte belirsiz bir zamanda kar etmek amacıyla kullanılmasın ifade eden nakit tutma sektörel ve zamansal olarak farklılıklar göstermekte ve bu farklılıkların en önemlilerinden bir tanesi ekonomik krizlerin öncesi ve sonrası dönemler olmaktadır. Bu çalışmada ise Türk bankacılık sektöründe 2008 dönemi sonrasında nakit tutma davranışları regresyon modeli ile incelenmiş ve bankacılık sektörü göstergelerinden toplam aktifler, krediler, takipteki krediler ve bankalara borçların ve makroekonomik göstergelerden enflasyon ile gayrisafi yurtiçi hasılanın nakit tutma oranı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

BankacılıkBankacılık sektörüEkonomik kriz 2008+5
Atıf Reşat Şeyhoğlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2008 krizi sonrası KOBİ'lerin istihdam üzerindeki etkileri

KOBİ'ler gerek ekonomik büyüklükleri bakımından olsun veya istihdam oranları bakımından, gerekse teknolojik gelişmelere uyum açısından ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, 2008 yılında yaşanan ve tüm dünya ekonomisini etkileyen küresel mali kriz döneminde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) istihdam üzerindeki etkilerine ışık tutabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Ölçek farkı gözetmeksizin yaşanılan bu kriz işletmelerin yaşamlarını tehdit altına almıştır. Büyük işletmeler yeterli önlemleri sağlamış olsa da, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler yeterli önlemleri alamamışlardır. Bu çalışmada KOBİ'lerin 2008 ekonomik krizi sırasında istihdam üzerindeki etkileri araştırılmış, KOBİ'lerin 2008 Krizi dönemindeki durumları incelenerek istihdam üzerindeki etkilerine yönelik istatistiki veriler tablolar halinde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kriz, 2008 Krizi, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ), İstihdam.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizKOBİ+3
Duygu Özkan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2008 krizi sonrası Türkiye'de uygulanan vergi politikası ve sonuçları

Ekonomik kriz, temel makroekonomik değişkenlerin çeşitli nedenlerle ve ani olarak iktisadi (ileriye dönük) dalgalanması ve bunun sonucunda iktisadi faaliyetlerin sekteye uğraması ve beklentilerin kötüleşmesi olarak tanımlanabilir. 1980'li yılından itibaren sıklıkla küreselleşmenin beraberinde getirdiği dalgalanmaların etkileri görülmektedir. Daha önceleri yaşanan ekonomik krizlerin etki alanı ekseriyetle çıktığı ülkeyle sınırlıyken 1990 yılından itibaren etki alanını genişleterek, ticari ilişki ve bağlantı içinde olunan diğer ülkelere de yayılabilmektedir. Krizlerin etkileri yalnızca ekonomiyle sınırlı kalmayıp, sosyal ve politik yıkımlar da sebebiyet verdiği için sonrasında bir dizi tedbirler ve müdahaleler uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu doğrultuda krizi erken tespit etmek ve uygulanacak iktisat politikası, bu politikaların zamanlaması önem arz etmekle birlikte kullanılacak politika araçlarının da birbiriyle uyumlu olması mücadele kapsamında büyük önem taşımaktadır. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik krizlerin çıkış noktalarına bakıldığında; kamu açıkları, uygulanan yanlış vergi politikaları, genişletici maliye politikalarının yarattığı kamu gelir-gider dengesizlikleri, kamu kesimindeki yapısal bozukluklar gibi bir dizi ortak sebeplerin olduğu görülmektedir. Ayrıca yüksek faiz oranları, aşırı açık döviz pozisyonları ve cari işlemler açığı gibi bir takım makroekonomik sorun eklendiği zaman kriz kaçınılmaz haline gelmektedir. Bu çalışmada, 2008 küresel ekonomik krizin Türkiye üzerindeki etkileri ve bu krizle mücadelede uygulanan vergi politikalarının etkilerinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: 2008 Krizi, Vergi politikaları, Kriz, Mücadele

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizFinansal kriz+3
Zeynep Büşra Erdem
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Posthumanism and precarity in the post-2008 crisis science fiction novels: Paolo Bacigalupi's The Windup Girl, Cory Doctorow's Walkaway, and Annalee Newitz's Autonomous

This thesis analyzes three science fiction (SF) novels Paolo Bacigalupi's The Windup Girl (2009), Cory Doctorow's Walkaway (2017), and Annalee Newitz's Autonomous (2017), through the concept of precarity as a shared vulnerability in light of posthumanism. These SF novels reflect the surging precarity in the aftermath of the Global Financial Crisis (2007-2008) and display how SF responds to precarity conditioned by economic structures and environmental problems with posthumanist elements. In the novels, this imaginative response to the crisis is shaped by the critical examination of the concept of vulnerability as a posthuman condition in post-disaster societies constructed as possible future worlds. As such, the works try to produce a criticism of capitalism by projecting critical dystopias with posthumanist elements which examine how to imagine the future after the collapse of capital and the global ecological systems. In the meantime, by questioning what it means to be human, each novel shows that the shared vulnerability of its characters transforms them into posthumans. This vulnerability manifests in the characters' embodied, embedded, affective and interconnected natures. Hence, this study argues that these critical dystopias not only harbor a quest for alternatives by concentrating on precarity, but they also suggest that potential utopian aspirations may emerge from a posthumanist perspective.

American literatureBacigalupi, PaoloScience-fiction+6
Şükran Eda Marangoz Yemenici
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Effectiveness of an optimum currency area within a monetary union: The case of the euro zone in the 2008 financial crisis

Since 2008, it's argued that the financial crisis in the Euro zone has demonstrated that the region was not mature enough to adopt the euro as a currency. A retrospect on the Maastricht convergence criteria and on the Optimum Currency Criteria put forth, clearly points out the deviations in the fulfillment of these criteria in the conception and functionality of the so-called euro area. The goal of this research is to measure the effects of the 2008 financial crisis in the Eurozone by considering exchange rate volatility (risk) on trade flows between the United States and the Eurozone. The null hypothesis being that exchange rate volatility affects trade flows and consequently renders monetary policies ineffective was tested against the alternative hypothesis. This research is prepared in two main parts; in the first part, a review of relevant literature of optimum currency areas is considered, followed by a careful track-down of the euro area monetary systems. The first part concludes in finding out if truly the euro area is an example of a currency area. The second part is the technical frame of the research; an econometric model is applied on trade flows and exchange rate variations, in order to test the Eurozone as an optimal currency area the study employed a conditional autoregressive distributed lag model as its empirical methodology, which verifies co-integration between variables and further differentiate the short and long run impacts. The selection of the appropriate model or the lag length is based on Schwarz Information Criterion and Akaike Information Criterion. The data is a quarterly time series data from 1999 to 2014, which provides enough observations for the time-series econometric model. The last part pays special attention to the Greek economy vis-à-vis the on-going financial turmoil. An analysis on the future of the European monetary system is equally evoked while incorporating the newest reactions/debates as regards the on-going crisis in the Euro zone. After the technical analysis of trade flows, exports were found to be more sensitive than imports to exchange rate volatility. The short run causality effects were generally minimal and the speed of recovery back to the macroeconomic equilibrium was higher in exports. In definitive, the euro area is not a perfect example of a currency club as pointed out by the transfer of asymmetric shocks to members.

European UnionEuropean monetary systemEconomical crisis 2008+5
Lawrence Maishu Ngalim
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of conventional and Islamic banking in the context of crisis and its perspectives in morocco

The financial crisis of 2007-2008, which we faced, represented one of the worst crises that the world has known since 1929. Triggered in 2008 by what we all know as the subprime crisis, the latter has spread to the whole world thanks to a domino effect reinforced by the globalization of finance and the opening up of financial markets. Nevertheless, despite the relentless efforts of states to cope with this crisis and save the world from a collapse, the situation has not been saved to date, which has put the spotlight on one of the most the effectiveness of the capitalist system. Indeed, this situation that we experienced has highlighted the failure of the financial system and its foundations, forcing many researchers to ask questions about what could make the situation and save an economy from collapse. As a solution to this crisis, several analysts have seen in Islamic finance a solution to this crisis, by its different principles that do not advocate the current practices of modern finance namely speculation and the application of interest. Thanks to this, its growth is estimated to be twice as fast as that of conventional finance. To this end, and in order to understand to what extent Islamic finance can be a solution to this crisis, we will first try to present the fundamentals of Islamic finance and then try to see if this system can be an alternative solution to the current system and a solution to crisis. Finally we conclude this research with an empirical study including Moroccans who contracted a loan of not, to analyze measure the perception of Moroccans related to this system concerning the offer of alternative products in Morocco.

Economical crisis 2008Interest-free bankingMorocco+4
Yasser Errabtı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2008 Dünya Ekonomik Krizinin KOBİ' ler üzerindeki etkileri ve reaksiyon politikalarının ölçülmesi üzerine bir araştırma: İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde bulunan Karaköy Perşembe Pazarı hırdavatçılar piyasası örneği

Bu çalışma ile geçmişten günümüze dünyada ve ülkemizde etkili olmuş finansal krizlerin yönetsel bağlamda etkilerinin yorumlayarak bu perspektif te 2008 yılında yaşanan son finansal krizin KOBİ' lerimiz üzerinde ne gibi yönetimsel etkilerinin olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Konunun finansal yönünden ziyade geçmişten gelen işletme yapılarının ve bürokratik yapıların; geçmişten gelen diğer yanlış veya işlerliğini yitirmiş yönetim anlayışlarının veya anlayışsızlığın etkisi altında KOBİ' lerimiz son krizden ne şekilde çıkmıştır? Bu tespit edilmeye çalışılmıştır. Mevcut yönetimsel yapıların karmaşıklığı ve kimi zaman ülkemize özgü çözümsüzlüğü altında yeni ve modern yönetim anlayışının benimsenebilirliği de tartışılmaya çalışılmıştır. Araştırma alanı ekonomik koşullar ve zaman kısıtları nedeniyle küçük tutulmuş ancak seçilen bölge itibariyle ülkemizdeki KOBİ' lerin geçerli bir örneğini yansıttığını düşünülen İstanbul ili Beyoğlu ilçesindeki Karaköy perşembe pazarı hırdavatçılar piyasasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler mevcut durumun yorumlanması ve geleceğe yönelik çıkarımlar yapabilmek amacıyla kullanılmıştır.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizFinansal kriz+3
Ahmet Barış Solmaztürk
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

2008 küresel finansal krizi ve küresel kriz sonrası TCMB'nin uyguladığı makro ihtiyati politika araçları

2007 yılında ABD konut piyasasında subprime kredi borçlarının geri ödemelerinde başlayan sorunlar giderek büyümüş ve 2008 yılında finansal krize dönüşmüştür. Finansal kriz, reel sektöre sirayet ederek bir üretim krizine dönüşmüş, gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan ülkelere de sirayet ederek küresel bir boyut kazanmıştır. 2008 küresel finansal krizi, merkez bankalarına finansal sistemde biriken riskleri görmesi ve varlık fiyatlarındaki aşırı artışları göz önünde tutması gerektiğini öğretmiştir. İktisadi hayatın düzgün işlemesi için finansal istikrar vazgeçilmez unsur olup, finansal sistemde ortaya çıkacak herhangi bir istikrarsızlık reel ekonomiye yansıyacak ve dolayısıyla ekonominin genelinde önemli problemleri beraberinde getirecektir. Ülkeler kriz ekonomisinin yönetiminde ve istikrar politikalarının uygulanmasında konjonktürün gidişatına bağlı olarak farklı politika araçları ve farklı parasal aktarım kanalları merkez bankaları tarafından kullanılmıştır. Bu çalışmada, küresel kriz öncesinde, kriz sürecinde ve sonrasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından izlenen para politikası ve politika araçları kapsamlı olarak incelenmiştir. TCMB, 14 Nisan 2010 tarihinde açıkladığı krizden çıkış stratejisi çerçevesinde faiz koridoru ve zorunlu karşılıkların oldukça aktif olarak kullanıldığı bir para politikası tasarlayarak, rezerv opsiyonu mekanizması gibi yeni enstrümanları para politikası uygulaması olarak hayata geçirmiştir. Krizin 2008 yılında çıkmasına karşın, kriz öncesi Türkiye ekonomisi olumlu ekonomik göstergelere sahip olduğundan krizin olumsuz etkisi ülkemizde 2009 yılında hissedilmiştir. TCMB 2010 yılının sonlarından itibaren makro finansal riskleri de gözeten yeni bir para politikası çerçevesi uygulamaya koymuş ve Türkiye 2010 yılından itibaren küresel krizin etkilerinden sıyrılarak kalkınma sürecini yeniden başlatmıştır. Krizden çıkış sürecinde Türk bankacılık sektörünün fonlama kaynaklarına düşük maliyetle ulaşması, tüketici kredilerinde hızlı bir büyümeyi beraberinde getirmiştir. Tüketici kredilerindeki hızlı artış tasarrufları olumsuz etkilemiş ve cari açığın artmasına sebep olmuştur. TCMB, faiz koridoru uygulaması ve zorunlu karşılıklar kanalıyla bankaların fonlama maliyetlerini yukarı çekmiş ve hızlı kredi genişlemesini kontrol altına alarak cari açığı önlemeye çalışmıştır.

Ekonomi politikalarıEkonomik kriz 2008Ekonomik kriz 2008+5
Mehmet Erişik
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İslam dininin ekonomik prensipleri ışığında 1929 ekonomik buhranının ve 2008 küresel krizinin değerlendirilmesi

1929 Ekonomik Buhranı ile 2008 Küresel Krizi son bir asırda gerçekleşen en büyük ekonomik krizlerdir. Bu iki kriz de ABD kaynaklı olarak başlamış; sonra Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bütün dünya ülkelerinin ekonomilerini ciddi şekilde etkilemiştir. Her iki kriz de kapitalizmin uygulandığı coğrafyalarda doğmuş, finansal piyasalarda başlayarak reel sektöre ciddi tahribatlar yapmıştır. Bu çalışmada yaşanan krizleri oluşturan sebepler İslam'ın Ekonomik Prensipleri ışığında incelenmiş ve bu prensiplerin uygulanması durumunda krizlere etkileri araştırılmıştır.

Dünya krizi 1929Ekonomik kriz 2008Ekonomik kriz+4
Yavuz Bal
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of three crises: 1994, 2001 and 2008-09 on the general unemployment in Turkey

The economy of Turkey has gone through a series of economic crises since the 1980s even after the continuous reforms put in place by the government which were market- oriented. The labor market has gone through changes with the advent of each of the crisis. The main aim of this thesis is to check how the economic crisis of 1994, 2001 and 2008-09 affected the labor market of Turkey by looking specifically at the unemployment during these periods. The study used Vector Autoregression X (VARX) model to conduct annual time series analysis from the period of 1990 to 2019 to estimate how these crises (exogenous variables) affected unemployment (endogenous variables) in these periods. The empirical results show a positive and significant impact of the crisis of 2001 and 2008-09 on unemployment while the crisis of 1994 does not have any impact on unemployment. The 2001 crisis affected unemployment most with the male labor experiencing more of the impact than their female counterpart.

Economical crisis 2008Economic crisisEconomical crisis February 2001+4
Amaama Abdul-malık
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2008 krizi öncesi ve sonrasının Türk bankacılık sektörü üzerindeki etkisi

2008 krizi, ABD'de ortaya çıkan ve sonrasında tüm dünyaya yayılan, dünya tarihin-deki en büyük krizlerden birisidir. Krizin etkilerini yoğun biçimde gösterdiği sektör-lerden birisi de bankacılık sektörüdür. 2008 krizinin öncesinde ve sonrasında Türki-ye'deki bankaların performanslarının karşılaştırılması, çalışmanın temel amacı olarak belirlenmiştir. Bu amacın gerçekleşmesi için literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada 2008 krizi öncesi ve sonrasında Türk bankacılık sektöründe sermaye yeterlik oranı, kârlılık, özkaynak kârlılığı, aktif kârlılık, net faiz marjı, sorunlu kredi oranları, mevduatların krediye dönüşme oranı göstergeleri, donuk aktif göstergeleri değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kriz kârlılık, aktif kârlılık, özkaynak kârlılığı göstergelerinde düzeyleri değişecek şekilde olumsuz etkiler ortaya koymuştur. 2008 krizinin Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilere olan etkilerinin farklılık meydana getirmeyecek yapıda olduğu görülmüştür. Çalışmada ayrıca donuk aktif ortalamaları ile net faiz marjı göstergelerinin krizle birlikte artış gösterdiği yönünde sonuçlar elde edilmiştir.2001 krizi sonrasında yeniden yapılanan ve nispeten güçlenen Türk bankacılık sektörünün krizin olumsuz etkilerine karşın belirli ölçüde istikrar yakalayarak etkilerin düzeyini azalttığı sonucuna varılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarEkonomik kriz 2008+4
Hasanali Ermis
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal finans perspektifinde bireysel yatırımcı kararları ve 2008 Küresel Finans Krizi üzerine bir değerlendirme

Geleneksel finans, insanları rasyonel kabul eden, karar alırken rasyonel davranan, hata yapmayan, hata yaparsa hatasının farkına varıp tekrarlamayan, duygularından arındırılmış bir düşünce sisteminden bahseder. Geleneksel finans teorisi, temel olarak beklenen fayda teorisi üzerine kurgulanmıştır. Ancak her zaman insanların rasyonel davranamayacağı bazı hatalarını tekrarlayabileceği görülmüş ve eleştiri almıştır. Psikoloji ve sosyoloji gibi bilim dallarından faydalanarak davranışsal finans, geliştirilmiştir. Davranışsal finans teorisinde, insanların rasyonel olamayacağı, duyguları ve psikolojik eğilimlerinin olduğu bu gibi faktörlerden etkilendiği varsayılmaktadır. Davranışsal finans, temel olarak beklenti teorisi üzerine kurgulanmış bir teoridir. İnsanların, bir robot gibi matematiksel hesaplamalar yaparak karar alması mümkün görünmemektedir. İnsanlar, ekonomik hayatta karar alırken gelir durumu ve içinde bulunduğu çevre gibi faktörlerden etkilenmektedirler. Bu faktörler görmezden gelinerek, kurulan modellerden doğru sonuca ulaşılması düşük bir olasılık gibi görünmektedir. Bu tezde, bireysel yatırımcıların, yatırım davranışları ve yatırım kararları üzerinde rol oynayan ekonomik ve psikolojik etmenler, 2007'nin sonlarında başlayan 2008'de ivme kazanan ve 2009'un başlarına kadar etkileri devam eden 2008 küresel finans krizi de göz önünde bulundurularak araştırılmaya çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan doküman incelenmesi yapılarak birincil ve ikincil kaynaklar incelenmiş, betimleyici analiz yöntemi kullanılmış ve yorumlanmıştır. Sonuç itibariyle, bireysel yatırımcıların yatırım yaparken psikolojik eğilimlerden, etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansEkonomik kriz 2008+4
Gökhan Ebinç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2008 dünya ekonomik krizinin G20 ülkeleri ekonomik performanslarına etkisinin çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi

Günümüzde bir ülkenin gücü, ekonomik göstergelerinin düzeyi ile ölçülmektedir. Küreselleşme ile birlikte rekabetin artık iktisadi güç ile yapılıyor olması göz önünde bulundurularak, ekonomik performans ölçümü konusu ele alınmıştır. Ekonomik performans ölçümü konusunun çok kriterli karar verme yöntemleri içerisinde kullanılmasına az sayıda çalışmada rastlanmıştır. Bu nedenle ekonomik performans konusu, özellikle Türkiye'nin ekonomik performansının da elde edileceği bir grup olan G20 ile birlikte ele alınmıştır. Bu çalışmada, 2008 dünya ekonomik krizi dönemindeki, ekonomideki iniş çıkışları yansıtabileceği düşünülen, 2006-2013 yılları arasındaki süreç ele alınmıştır. G20 ülkelerinin ekonomik performansları, 9 iktisadi kriter yardımıyla belirlenmiştir. Dünya ekonomisinin büyük bir bölümünü elinde bulunduran G20 ülkeleri ekonomilerinin, 2008 küresel krizi döneminde ne gibi değişikliklere uğradığı ölçülerek, bu ülkelerin kriz dönemindeki ekonomik hayatlarıyla ilgili yorum yapılmıştır. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP (AnalyticHierarchyProcess) ve VIKOR (ViseKriterijumskaOptimizacija I KompromisnoResenje) yöntemi kullanılarak uygulama yapılmıştır. AHP yöntemi yardımıyla, kriterlere ağırlık değeri atanarak, VIKOR yöntemine temel oluşturulmuştur. Çalışmada VIKOR yöntemi, alternatifler arasındaki sıralamayı ve uzlaşık çözümü elde etmeye yaradığı için kullanılmıştır.Uygulama sonucunda G20 ülkeleri içerisinde ekonomik performans açısından ideal uzlaşık çözüm ve alternatiflerin sıralaması, 2006-2013 yılları arasında her yıl için ayrı ayrı elde edilerek yorumlanmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciEkonomik kriz 2008Ekonomik kriz+4
Feyza Altıntaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizlerin reel sektöre etkilerinin incelenmesi "Otomotiv sektörü üzerine bir uygulama"

Küreselleşen dünyada rekabetin de artmasıyla pek çok kriz meydana gelmekte ve bu krizlerin etkileri dönemler, hatta yıllar boyunca devam etmektedir. Krizler bazı sektörleri derinden etkilemiştir. Otomotiv sektörü de kriz dönemlerinde en çok tahribat yaşayan sektörlerin başında gelmektedir. Otomotiv sektörünün pek çok sektörle bağlantılı olması krizden etkilenme hızını da arttırmaktadır. Araştırmada kriz dönemlerinde otomotiv sektöründe yaşanan sıkıntılar ele alınmış, otomotiv sektörü ile bankacılık sistemi arasındaki ilişki ve bankacılık sisteminin araç alımına etkileri incelenmiştir. Kredi kullanım maliyetlerinin otomobil alımlarına etkisi incelenmiştir. Tüketicilerin satın alma kararlarının kriz döneminde azalmakta ve otomotiv sektöründe satışlarda azalma görülmektedir. Araştırmada genel ekonomik durum içerisinde otomotiv sektörü incelenmiş ve çeşitli verilerle bu dönemlerde otomotiv arz ve taleplerinde azalma görüldüğü tespit edilmektedir.

Asya kriziBorç kriziDünya krizi 1929+7
İmren Ceylan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2008 kriz sürecinde çalışma sermayesini etkileyen muhasebe değişkenlerinin değerlendirilmesi

Çalışmada farklı sektörlerde aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerin, küresel kriz döneminde çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın analiz ufku olarak 2005 – 2015 yılları arası kullanılmıştır. 2005 – 2015 yılları arasındaki dönemin kullanılmasının sebebi 2008-2010 yılları arasında ABD'de konut kredilerine dayalı olarak ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan küresel finansal kriz ve 2010-2012 yılları arasında etkisini gösteren Avrupa Borç Krizi dönemlerinde Türk şirketlerinin çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmek istenmesidir.

Ekonomik kriz 2008KrizKriz yönetimi+6
Tuğba Memilioğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2008 küresel krizi ve covid-19 pandemisi krizinin hava kargo taşımacılığına etkilerinin karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada 2008 Küresel Finans Krizi ve Covid-19 Pandemisi Krizinin hava kargo taşımacılığı sektörü üzerinde farklı kaynaklardan çıkan krizlerin olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmaktadır. Söz konusu krizlerin yapısal farklılıkları sonucu ortaya çıkan etkilerin farklılıklarının değerlendirilebilmesi adına dünya genelinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ait; rezerv miktarları, enflasyon, büyüme, mal ve ürün ihracat değerleri, mal ticaret hacmi verileri ile hava kargo taşımacılığı yapan firmaların toplam yük trafiği ve elde ettikleri toplam gelirler incelenmiştir. Bu kapsamda 2008 krizinin etkilerini değerlendirmek için seçilen zaman aralığı 2008-2009 yılları iken Covid-19 Pandemisi için seçilen zaman aralığı 2019-2020'dir. Bununla beraber dünya üzerinde hava kargo pazarının yaklaşık olarak %80,3'ünü oluşturan 21 adet hava taşımacılığı firmalarına ait yıllık faaliyet raporları içerisinden araştırmanın zaman aralığına uygun olanlar belirlenmiş ve söz konusu faaliyet raporları içerisinde yer alan; kargo gelirleri, toplam aktifler, toplam özkaynaklar, cari oran ve toplam yükümlülük verilerindeki değişimler üzerinden Wilcoxon ve T Testi sınamaları yapılarak anlamlı bir sonucun elde edilip edilemeyeceğine bakılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlara göre kargo gelirleri bazında her iki krizinde firmaların geneline yaygın bir etki gösterdiği anlaşılmış, hava kargo taşımacılığının sürdürülebilirliği açısından gelecekteki yaşanması muhtemel kriz süreçlerini en az olumsuz etkilerle yönetilebilmesi için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19Ekonomik kriz 2008Finansal kriz+6
Ömer Faruk Taşkolu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

The analysis of 2008 global economic crisis: The case of Turkish manufacturing industry

This study aims to analyze the impact of the 2008 global economic crisis on Turkish manufacturing industry. Economic impacts of crisis have long been investigated; however, this study differentiates by using a new perspective on the issue. Micro-econometric differences in differences method is used in junction with forecasting method. In the study, importance of the manufacturing industry is revealed for Turkish economy by analyzing all sectors operating in the economy. This study also aims to predict what would have happened in the Turkish economy, if the 2008 crisis did not exist and whether the manufacturing industry showed early signals or not. Results indicate that profit levels of Turkish manufacturing sector are affected from the 2008 global economic crisis at two digit sub-sectors level and showed early signals for the crisis. Further, it was found that profit values of manufacturing sector bounced back and even actual profits exceeded the estimated profits in the later years.

Economic effectEconomical crisis 2008Economic crisis+4
İsmail Çakmak
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

An assessment of coping mechanisms with poverty in Turkey after the 2008 global crisis: A study based on Turkey welfare monitoring survey

The thesis evaluates the variation among low income people?s strategies for coping with poverty in Turkey after the 2008 global crisis and tries to understand the main factors and characteristic differences leading to variations in their decisions. According to Turkey Welfare Monitoring 1st Round (2009) results, low-income households reduced the use of health services, decreased food consumption and also reduced education expenditures. Besides, despite the limited coverage of social insurance in Turkey, poorest urban households do not have access to public safety net programs. They generally use their informal networks while dealing with poverty.In this context, the thesis summarizes descriptive statistics of urban poor characteristics and their reactions to income shocks. Probit estimations are used to determine the factors, such as wealth, household size, education level, employment status, number of children, being an immigrant etc., affecting coping mechanisms of low income people. In general, household size, wealth level of the family, employment status of the household head and social security ownership are found to be significant in Turkish poor urban household strategies to cope with poverty. Furthermore, the city where respondents of the survey reside determines the strategies of households. Household belongings, age, unemployment and speaking other language than Turkish inside the households appear to have strong effects on network choices. Private car ownership and number of children under age 15 are not found to be significant in any regressions.

CopingEconomical crisis 2008Economic crisis+6
Buse Ergün
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative study on mutual fund performances of emerging markets in the era of quantitative easing

This study aims to analyze six emerging markets' equity funds – Turkey, Poland, Taiwan, South Africa, India and Mexico – during the period between January 2009 and October 2014. After the global financial crisis of 2008 came a period of quantitative easing (QE), creating an increase in the money supply and leading to a capital flow from developed countries to developing countries. The stock markets of these selected emerging countries increased dramatically during the era of quantitative easing. In this work, a total of 73 equity funds (11 Turkish Equity Funds, 14 Polish Equity Funds, 15 Taiwanese Equity Funds, 10 South African Equity Funds, 12 Indian Equity Funds, 11 Mexican Equity Funds) are analyzed in order to compare these funds' performances within this period. In order to measure these funds' performances, the Sharpe ratio (1966), Treynor ratio (1965), Jensen's alpha (1968), Sortino ratio (1994) and M2 ratio (1996) methods are used. Jensen's alpha is also used in identifying selectivity skills of fund managers. Furthermore, the Treynor & Mazuy (1966) and Henriksson & Merton (1981) regression analysis methods are applied to ascertain the market timing ability of fund managers.

Economical crisis 2008FinanceFunds+7
Ömer Faruk Tan
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

A Comparative study of bubble components

The co-movement of prices across the world was highlighted during the Credit Crunch of 2008 and the following periods. Since the price drop is attributed to bursting bubbles, it is of interest whether bubbles also follow a diffusion process across countries. This thesis, calculates the bubble percentages using the Kalman Filter approach and runs Granger causality test in order to determine how bubbles spill over across countries. The results suggest that bubbles indeed spill over and the diffusion process is determined by the development level and economic ties of countries rather than geographical proximity. Moreover, bubbles spill over to emerging markets from developed ones and not the other way around. Whereas, the bubbles spill over across developed economies in a bilateral fashion.

BubbleEconomical crisis 2008Economic crisis+6
Alp Güven Buğra Akyüz
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ekonomik etkilerinin incelenmesi

Küreselleşmenin artmasıyla ülkeler arası sermaye hareketleri de önemli derecede hızlanmıştır. Sermaye ihtiyacı olan, sermayesinden para kazanmak isteyen ülkelerin veya şirketlerin yatırım kararı alırken yaşadıkları en büyük sorun asimetrik bilgi eksikliğidir. Mali piyasaların çeşitli olmasıyla yaşanan karmaşıklığın analiz edilmesinin yüksek maliyetli olması ve standart bilgiye ihtiyaç duyulması neticesinde kredi derecelendirme kuruluşlarına ihtiyaç duyulmuştur. 19. yüzyılda ihtiyaç olarak ortaya çıkan kredi derecelendirme ihtiyacı günümüzde şirketleri hatta ülkelerin ekonomik yapılarını değiştirebilecek bir güce sahip olmuşlardır. Kredi derecelendirme kuruluşları verdikleri kredi derece notlarının bir tavsiye değil sadece borcun kalitesini gösterdiğini vurgulamaktadır. Ancak şirketler ve ülkeler borçlanırken, yatırım yaparken kredi derecelendirme kuruluşlarının vermiş olduğu notlara göre karar vermektedirler. Ayrıca sermaye sahibi olan batı ülkelerinde fonların çıkışının sağlanabilmesi için yatırım yapılacak olan ülkenin "yatırım yapılabilir" seviyede olması şartı aranmaktadır. Bu bağlamda derecelendirme kuruluşları, vermiş oldukları notlar ile küresel ekonomiye yön vermede önemli aktörler haline gelmiştir. Bu çalışmada kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye'nin kredi notu geçmişi ve ekonomik verilerinin analizi, kredi derecelendirme kuruluşlarının geçmişi, gelecek yüzyıl içindeki konumu ve dünya ekonomisine muhtemel etkisi detaylı olarak ele alınmaktadır. Ayrıca bu çalışmanın en önemli özelliği yapılandırılmış finans araçları ve menkul kıymetler verilerinden faydalanarak, kredi derecelendirme kuruluşlarının, pazar payları üzerine çalışılan ilk tez olmasıdır. Anahtar Sözcükler: Uluslararası Sermaye Hareketleri, Ekonomik Kriz, 2008 Ekonomik Krizi, Kredi Derecelendirme, Uluslararası Kredi Derecelendirme KuruluĢları, Türkiye.

Derecelendirme kurumlarıEkonomik etkiEkonomik kriz 2008+5
Erman Kedikli
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve 2008 küresel finans krizi sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uyguladığı yeni para politikası araçlarının değerlendirilmesi

Geçmişi 17. yüzyıla dayanan merkez bankalarının 20. yüzyılda ülke ekonomilerinin gelişimindeki rolü çok daha önem kazanmış ve merkez bankalarının üzerine düşen sorumluluk gittikçe artmıştır. Bu doğrultuda merkez bankalarının üzerine düşen görevleri başarılı bir şekilde yerine getirebilmeleri için bağımsız olmaları zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmam da merkez bankası bağımsızlığı çerçevesinde TCMB'nin bağımsızlık derecesini incelemeye çalıştım. Merkez bankalarının bağımsızlığının en önemli göstergelerinden biri uyguladıkları para politikalarındaki başarılarıdır. 2008 Küresel Finans Krizi sonrasında merkez bankaları, temel amaçları olan fiyat istikrarının yanına bir başka temel amaç olan fiyat istikrarını da eklemişlerdir. Bu çalışmama da TCMB'nin bağımsızlığıyla beraber 2008 Küresel Kriz 'den sonra Banka'nın uygulamaya koyduğu yeni politika araçlarını inceleyerek sonuçlarını değerlendirdim. TCMB 2001 yılında 4651 Sayılı Kanunla dünya ölçeğinde bir yasal bağımsızlığa kavuşmuştur. Fakat özellikle son yıllarda siyasal iktidar ile yaşanan gerilimler ve bunun sonucu olarak Banka'nın politika araçlarını kullanma konusunda çekimser kalması, Banka'nın bağımsızlığının yasalarla teminat altına alınmış olmasına rağmen fiiliyatta bunun tam olarak gerçekleşmediği anlamına gelmektedir. TCMB, 2008 Küresel Finans Krizi sonrasında geleneksel para politikası araçlarının etkinliğini artıracak değişiklikler yapmış ve buna ek olarak yeni para politikası araçları geliştirmiştir. Banka'nın kullandığı temel araçlar; politika faizi, faiz koridoru, zorunlu karşılıklar ve ROM, likidite yönetimi olarak sıralayabiliriz. Banka, elindeki araçları 2008 yılından itibaren etkin kullanarak ekonomide önemli iyileşmeler sağlamıştır. Fakat son dönemde politik bağımsızlığıyla ilgili yaşadığı sorunlardan ötürü özellikle politika faizi ve faiz koridoru araçlarını etkin kullanamadığını görmekteyiz. Son yıllarda TL'nin aşırı değer kaybetmesi ve enflasyon hedefinin bir türlü tutturulamaması da TCMB'nin para politikalarında istenilen düzeyde başarılı olmadığını bize göstermektedir.

BağımsızlıkEkonomik bağımsızlıkEkonomik kriz 2008+5
Ersin Yurt
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Thorstein Veblen'in kriz kuramı ve 2008 krizi

Kurumsal İktisat'ın kurucusu Thorstein Veblen, iktisat bilimini bir toplum bilimi olarak görmüş ve antropoloji, sosyoloji, psikoloji vb. bilimlerle bağlantılarını kurmaya çalışmıştır. Klasik İktisat'ın basitleştirici ön kabullerinin aksine iktisat bilimini evrimsel bir anlayış ile ele almıştır, rasyonel birey düşüncesini reddederek, iktisadi ajanların kurumlar, içgüdüler ve çevrelerinin etkisiyle kararlarını aldığını düşünmüştür. Yaşadığı dönemde teknolojinin büyük gelişimini gözlemleme fırsatı bulmuş, finansal sektörün parasal değer olarak reel sektör faaliyetlerini geride bıraktığını, üretim anlayışının kâr odaklı bir hâl aldığını, firma sahiplerinin karlarını artırma adına yasal ama etik olmayan sabotaj faaliyetlerine giriştiğini düşünmüştür. Yatırım bankalarının arz ettiği kredilerin artan hacminin, oligopol piyasa yapısının ortaya çıkmasına neden olduğunu düşünmüş ve krediler temelli bir kriz teorisi oluşturmuştur. 2008 Finansal Krizi'nin başta ABD olmak üzere tüm dünyaya olumsuz etkileri olmuş, krize neden faktörler ve çözüm önerileri aranmaya başlanmıştır. Minsky'nin geliştirdiği Finansal İstikrarsızlık Hipotezi ve Veblen'in krediler temelli ekonomik krizlere dair düşünceleri, Veblen-Minsky Konjonktür Teorisi adıyla kavramsallaştırılmıştır. Teorinin temeli, gelir eşitsizliğinde artışın, kredi talebinde artışa yol açması ve borçla finanse edilen tüketim harcamalarının ekonomik kırılganlıklara yol açtığı düşüncesine dayanmaktadır. Veblen-Minsky Konjonktür Teorileri, makroekonomik bazlı ekonomide stok ve akımların birbirlerine entegre edildiği ve bunların değişimlerinin dönemsel olarak izlendiği Stok Akım Tutarlı Modelleri'yle analiz edilebilmektedir. Bu çalışmada Veblen-Minsky Konjonktür Teorilerini, 2008 Finansal Kriz'i temelinde analiz etmek adına Finansal İstikrarsızlık Hipotezi ve Veblenyen tüketim dinamiklerinin birleştirildiği modelde gelirleri azalan hanehalkının mevcut tüketim kalıplarını değiştirmemek adına tüketici kredileri taleplerini artırmasının bireysel servetlerine olan etkisinin yanı sıra ekonominin geneline olan etkisi incelenmektedir. Model sonuçları, hanehalkları arasında görülen gelir eşitsizliğinin ekonomik istikrar üzerinde bozucu etkilere yol açtığını ayrıca öykünme güdüsü ile yapılan tüketimin toplam harcamaları artırmasının yanı sıra gayri safi yurtiçi hasılayı azalttığını göstermiştir. Stok Akım Tutarlı Modeli'nin sonuçları ve 2008 Finansal Kriz öncesi durum ele alındığında, deregülasyon politikalarının, hanehalkının ödeme gücü dikkate alınmadan arz edilen kredilerin ve öykünme güdüsüyle yapılan tüketim harcamalarının krizlere yol açan faktörler olduğu sonucuna varılmıştır.

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomik kriz 2008+7
Volkan Kaymaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal liberalizasyon ve kriz öncü göstergelerinin analizi

Dünya ekonomisinde küreselleşmeyle birlikte nedenleri ve etki alanları birbirinden farklı sayıda kriz yaşanmıştır. Özellikle, 1900'lü yıllarda artan krizler kriz öncü göstergelerinin belirlenmesine yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Artan krizler, McKinnon ve Shaw'un teorik temelini oluşturduğu finansal liberalizasyon kavramının da sorgulanmasına neden olmuştur. Bu çalışmada ilk olarak, finansal liberalizasyonla ilgili teorik çalışmalar ele alındıktan sonra, 1980 sonrası finansal liberalizasyon sürecinde, Türkiye ekonomisinde yaşanan yapısal dönüşümlere paralel olarak artan krizlere dikkat çekilecektir. Bunun için, Türkiye'de yaşanan 1994, 2000-2001 ve 2008 krizleri incelenecektir. Ekonometrik analiz bölümünde ise finansal liberalizasyon göstergeleri ve Kaminsky, Lizondo ve Reinhart'ın KLR yaklaşımı olarak bilinen çalışmasından esinlenilerek seçilen kriz öncü göstergeleri incelenecektir. Türkiye ekonomisi için, finansal liberalizasyon sürecinin tamamlandığı 1989 sonrası zaman aralığında, bu göstergelerin birbirleriyle olan etkileşimleri, şokların analizi ve nedensellik ilişkileri VAR modeli ve Toda-Yamamoto testi aracılığıyla araştırılacaktır. Amaçlanan, finansal liberalizasyon göstergeleri olan kredi büyümesi, reel faiz oranları ve sıcak para akımlarının kriz öncü göstergelerini olumsuz etkileyerek Türkiye'de yaşanan krizleri tetiklediğini göstermektir. Ayrıca, Türkiye ekonomisi için, kriz öncü göstergeleri üzerindeki en etkin finansal liberalizasyon göstergelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. VAR modeli ve Toda-Yamamoto nedensellik testi sonuçlarına göre finansal liberalizasyon göstergelerinden sıcak para hareketleri ve reel faiz oranlarının kriz öncü göstergeleri üzerindeki olumsuz etkisi, bu göstergeleri açıklama yüzdesi ve nedensellik ilişkileri kredi büyümesine göre daha fazla çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Finansal liberalizasyon, Kriz öncü göstergeleri, KLR yaklaĢımı,VAR modeli, Toda-Yamamoto nedensellik testi.

Ekonomik kriz 1994Ekonomik kriz 2008Ekonomik kriz+7
Ömer Uğur Bulut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects