Equipments
54 theses under this subject heading
İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.
Material management/ handling: Primary teachers' awareness of effective use of supporting elt materials designed for young learners
This study mainly focuses on teachers? awareness of effectively using supporting English language teaching materials designed for young language learners. The purpose of this study is to investigate primarily whether the language teachers use supporting ELT materials or not. Depending on this investigation, the researcher tries to make out if the teachers use the materials effectively with the help of the analysis of the questionnaire and the interview held with English language teachers? on effective usage of supporting ELT materials in the language classrooms. The results show that although the majority of the teachers use supporting language teaching materials, a considerable amount still do not use materials in their classes. Even if the teachers using the supporting materials know the importance and neccesity of the materials, the domination of the coursebook prepared according to the curriculum which is prepared by the Ministry of Education continues. Fifty-two English language teachers teaching in primary schools constitute the participants of the research.Keywords: Supporting materials, aids, ELT, YL
An analysis of the relationship between EFL students' perception of emotional and instrumental support and their motivational and emotional responses: The case of Gaziantep University
Emotional and instrumental support has an all-important role in learning language effectively, because it helps students to have a successful response motivationally and emotionally. It leads to decreasing the students' anxiety and increasing their intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort which are the factors of learning a foreign language productively. Thus, this thesis analyzes the relationships between EFLstudents' perceptions of emotional and instrumental support in relation to their motivational and emotional responses. To conduct the study, 200 students at the School of Foreign Languages in Gaziantep University were determined as the participants of the study. The data were collected in two stages. In the quantitative section, the data were collected through a questionnaire while in the qualitative section, a semi-structured interview was administered. Descriptive and inferential statistics were used to analyze the result of the questionnaire. Pearson product-moment correlation co-efficient was used to detect the relationships between emotional support and instrumental support with anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Finally, an independent-samples t-test was administered to find out any statistically significant difference between genders of participants in terms of emotional and instrumental support, anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. The results pointed out that there was a positive relationship between emotional support and instrumental support, a negative relationship between emotional and instrumental support with anxiety, and a positive relationship between emotional and instrumental support with intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Furthermore, the results showed that there was no statistically significant difference between male and female students concerning emotional support, anxiety, intrinsic motivation, and effort, but there was a statistically significant difference between male and female students concerning instrumental support and help-seeking behavior. In addition, the findings of the interview supported those of the quantitative analyses in that there was a relationship between emotional supportand instrumental support. Also there was a positive relationship between emotional and instrumental support with intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Key words: Emotional and instrumental support, anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior,effort
Lazer işaretleri ile yapay zeka temelli hedef analizi
Hedef türlerinin sınıflandırılması bilgisayarlı görme alanında popüler olmasına rağmen halen zorlu bir görevdir. Hedef türleri çalışılan alana göre materyal türleri, renkler, cinsiyet ve canlı/cansız varlıklar şeklinde olabilmektedir. Hedef tespit sistemlerinde genel olarak kameralar kullanılmaktadır. Düşük ve yüksek ışıklı ortamlarda kameraların kullanımı sistemlerin başarımının olumsuz etkilemekte ve hatta sistemin çalışmasını tamamen engellemektedir. Bunların yanı sıra kameraların kullanımı günümüzde mahremiyet endişelerine sebep olmaktadır. Bu tez çalışmasında lazerlerin tek yönlü ve aynı fazda yayılma özelliğinden ve ışığın nesnelerle olan etkileşiminden faydalanarak temassız olarak uzak mesafedeki materyal türlerinin tespiti, bir kişinin cinsiyetinin tespiti, bir materyalin renginin tespiti ve canlı/cansız varlıkların tespiti yapılmıştır. Bu amaçla hedefe lazer ışığı yansıtılmış ve hedeften yansıyan lazer ışığı elektro optik alıcı sensör yardımı ile sayısal işaret olarak kaydedilmiştir. Kaydedilen bu lazer işaretleri veri hazırlama adımlarından sonra önerilen derin öğrenme ağında eğitilerek hedef türünün tespiti yapılmıştır. Hedef türü tanımlama çalışması kapsamında yapılan deneysel uygulamalarda günlük hayatta sıklıkla kullanılan 10 farklı materyal türünün tespiti ortalama %93,62 başarım oranı ile yapılmıştır. Deneklerin kolundan alınan tek bir lazer işareti kullanılarak, cinsiyet tespiti ortalama %76,2 başarım oranı ile yapılmıştır. 9 farklı rengin tespiti ortalama %91,3 başarım oranı ile, canlı/cansız varlıkların tespiti ise ortalama %99,7 başarım oranı ile yapılmıştır. Bu tez çalışmasında farklı nem oranları, sis, gün ışığı ve karanlık gibi farklı atmosferik şartların önerilen hedef tespit yaklaşımları üzerindeki başarım etkisi de incelenmiştir. Yapılan bu tez çalışmasında düşük güçlü tek bir lazer işareti ile önerilen yapay zekâ temelli yaklaşımlar kullanılarak uzak mesafedeki bir hedef türünün temassız olarak tespitinin yüksek başarım ile gerçekleştirilebileceği ortaya konmuştur.
Bilim ve sanat merkezlerindeki (BİLSEM) laboratuvar yeterliliklerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırma Türkiye'de üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren bilim ve sanat merkezlerinin (BİLSEM) fen laboratuvarlarındaki mevcut durumun betimlenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmamızda 2008 yılı ve öncesi açılmış, kurumsal yapılanmasını tamamladığı ve kadrosunda deneyimli öğretmenler bulundurduğu varsayılan 19 Bilim ve Sanat Merkezi'nde görev yapan ve kendi rızalarıyla ankete katılan 80 Fen Grubu öğretmeninin Bilim ve Sanat Merkezleri'ndeki laboratuvar şartları ve uygulamaları hakkındaki görüşleri belirlenmiştir.Veriler BİLSEM'lerde görev yapan Fen Bilgisi, Fizik, Kimya ve Biyoloji öğretmenlerine anket uygulaması sonucu elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak daha önce Uluçınar ve diğerleri (2008) tarafından geliştirilmiş ve 6 bölümden oluşan anket araştırmanın amacına uygun olarak BİLSEM'lere uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin anlamlandırılmasında SPSS paket programından faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda, Bilim ve Sanat Merkezlerindeki laboratuvarların fiziksel ve donanımsal altyapısı, güvenlik altyapısı ve araç-gereç altyapısı bakımından yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından, öğretmenlerin cinsiyeti, eğitim durumları ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitimiyle ilgili katıldıkları seminer ve programların, anlamlı bir fark oluşturduğu anlaşılmıştır. Ancak; mesleki kıdem ve branşlar bazında, fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından anlamlı bir fark oluşmadığı görülmüştür. Öğrencilerin deneysel etkinlikler sırasında daha mutlu olduğu ve öğrenmenin de daha kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: BİLSEM, Bilim, Sanat, Üstün Yetenekliler, Laboratuvar uygulamaları, Laboratuvar yeterlilikleri.
Tarih öğretiminde gazete kullanımının çok perspektifliliğe etkisi
Tarih dersi; bireyleri geçmişini öğreterek toplumsal yaşama hazırlayan, onları içinde bulunduğu toplumun etkin bir üyesi haline getiren ve onlara vatandaşlık hak ve sorumluluklarını öğreten en temel derslerden biridir. Tarih dersinde, eğitim ortamlarını zenginleştirerek etkili öğrenmelerin gerçekleşmesini çeşitli araç-gereçler sağlamaktadır. Bu bağlamda, gazeteler bireyin yaşadığı toplumun içinden gelen konularla dolu olması, yaşamdaki problemlerle bireyleri karşı karşıya getirmesi, farklı bakış açıları sunması, güncel ve ucuz olması bakımından Tarih dersinde kullanılması gerekli en önemli araç-gereçler arasındadır.Bu araştırmanın amacı Tarih dersinde gazete kullanımının öğrencilerin çok perspektifli bakış açısı kazanmalarına etkisini belirlemektir. Araştırmanın nicel verileri, deneme modellerinden ?öntest-sontest kontrol gruplu modele? göre nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır.Araştırmayla ilgili nicel verilerin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının öntest ve sontest puanları elde edildikten sonra, grupların ortalama puanları ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplararası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak .05 güven düzeyi benimsenmiştir. Araştırmanın nitel verileri nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde betimsel çözümleme tekniği kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırma sonucunda, Tarih dersinde gazete kullanılarak öğretim yapılan deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerin perspektifleri ve derse ilişkin tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Tarih dersinde gazete kullanılarak öğretim yapılan deney grubundaki öğrencilerin öğretimde gazete kullanılmasına ilişkin görüşleri genelde olumlu yöndedir. Kendileriyle görüşme yapılan öğrencilerin tümü derste gazete kullanımının okuma ve okuduğunu anlama becerisini artırdığını, tümüne yakını gazete kullanımıyla dersi daha iyi öğrendiğini, dersi günlük yaşamla ilişkilendirdiğini ve araştırma becerilerini geliştirdiğini belirtmiştir. Görüşmeye katılan öğrencilerin tümü derste gazete kullanımıyla dersi sevdiğini, tümüne yakını derste gazete kullanımında güçlüklerle karşılaşmadığını ve tüm derslerde gazetenin kullanılabileceğini bildirmiştir.
6-7-8. sınıf matematik öğretmenlerinin öğretim yöntem/teknik ve materyallerine ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, 6-7-8. sınıf matematik öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntem/ teknik ve materyalleri belirlemektir. Betimleme modelinin kullanıldığı araştırmanın evrenini, 2009?2010 eğitim- öğretim yılında, Ankara ili Çankaya ilçesinde resmi ilköğretim okullarında görev yapan tüm 6-7-8. sınıf matematik öğretmenleri, araştırmanın örneklemini ise bu evrenden tesadüfi (random) olarak seçilen 121 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Ayrıca bu gruptan gönüllü olarak seçilen 10 öğretmen ile görüşme yapılarak nitel veri de toplanmıştır.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, anket ve görüşme tekniklerinden yaralanılmıştır. Anket kişisel bilgiler, öğretim sürecinde kullanılan yöntem/ teknikler ve materyallerle ilgili sorular olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Anket sonucunda elde edilen nicel verilerin frekans, yüzde, ortalama hesaplamaları SPSS 11,5 programıyla hesaplanmıştır. Ayrıca, görüşme sonucunda elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre; öğretmenler en sık ?soru- cevap?, ?anlatım? ve ?problem çözme? yöntemlerini kullandıklarını; en etkili yöntemlerin ise ?problem çözme?, ?soru cevap? ve ?bilgisayar destekli öğretim? olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin yöntem seçimini en çok etkileyen faktör ise öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyi olarak belirlenmiştir. Öğretmenler öğretim materyallerini en sık olarak geometrik kavram ve şekilleri içeren konuları öğretirken kullandıklarını belirtmişlerdir.Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda öğretmenlere ve gelecekte yapılabilecek araştırmalara yönelik bazı öneriler geliştirilmiştir.Anahtar kelimeler: Matematik öğretimi, öğretim yöntem/ teknikleri, öğretim materyali.
Türklerde silah ve techizât: Başlangıçtan XIV. yüzyıla kadar
?Türklerde Silah ve Techizât (Başlangıçtan XIV. Yüzyıla Kadar) konulu tez çalışmamız, önsöz, giriş, iki bölüm, sonuç, kaynakça, ekler ve özetten oluşmaktadır.Çalışmamızın giriş bölümünde, savaş, silah ve techizât kavramları ile ilgili genel bilgi verilmiş olup, Türk toplumunda silahın yeri, toplum üzerindeki üç temel fonksiyonu üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda çalışmamızda kullanılan, kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde; Türklerin kullandıkları silah ve techizâtın neler olduğu ve nasıl kullanıldığı hakkında eldeki veriler dâhilinde bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Türk siyasi ve sosyal hayatında silah ile techizâtın yeri ve önemi alt başlıklar altında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Türk tarihinde Silah ve techizâtın sadece bir savaş unsuru olmadığı aynı zamanda muhtelif alanlarda sembol olarak da Türk kültür hayatında önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmıştır.Sonuçta; Türkler hakkında bilgi veren muasır kaynakların büyük kısmından istifade edilmek suretiyle hazırlanan ?Türklerde Silah ve Techizât (Başlangıçtan XIV. Yüzyıla Kadar) adlı bu çalışma, tarihî Türk silahlarının yapı ve teknik özellikleri hakkında bilgi vermek suretiyle, Türk savaş gücünün, büyük ölçüde kullanılan silahların üstünlüğü ile tahakkuk ettiğini ortaya koymaktadır. Bununla beraber, silahın Türk siyasi ve toplum hayatındaki yerine dikkat çekilerek Türk kültürünün ihmal edilmiş bir cephesine de ışık tutulmuştur. Buradaki ifadeler bir beşeri bilim çalışması sınırlılıkları ve metodolojisi içinde, yargılayıcı değil açıklayıcı olarak verilmeye çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Türkler,2.Silah,3.Teçhizat,4.Savaş,5.Sembol
Toplam verimli bakım ve bir imalat işletmesinde uygulaması
Bu çalışmada, Toplam Kalite Yönetimini uygulayan MKE Silah Fabrikası için, klasik bakım yöntemlerinin de değiştirilerek Toplam Verimli Bakım programının Fabrikaya uygulanma safhası anlatılmıştır. Toplam Verimli Bakım uygulamasının etkin olarak uygulanması ve tam anlamıyla sisteme adaptasyonunun sağlanması için ortalama 3 yıl gibi bir süre gerekmektedir. Bu nedenle TVB seçilen pilot tezgâhlara uygulanmıştır. Pilot tezgâhlarda yapılan iyileştirmeler ve uygulamalar sonrası durum, uygulama öncesi durumla karşılaştırılmış ve elde edilen gelişmeler ortaya konmuştur.
Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeyleri (Kırşehir ili örneği)
Bu araştırma, meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeylerine ilişkin öğrenci ve öğretim elemanı görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi bünyesinde bulunan meslek yüksekokullarındaki öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeylerine ilişkin, 566 2.sınıf öğrencisi ve 74 öğretim elemanının görüşleriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde betimsel bir nitelik taşımaktadır.Uzman görüşleri alınarak yapılandırılan anket formları ile öğretim elemanlarının ders esnasında hangi sıklıkla öğretim materyallerini kullandıklarına yönelik öğretim elemanı ve öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilere ilişkin frekans, yüzde dağılım, aritmetik ortalama ve standart sapma bulunmuştur. Öğretim elemanlarının öğretimde araç-gereç kullanma sıklıklarına yönelik öğrenci ve öğretim elemanlarından alınan görüşler arasındaki ilişkiyi karşılaştırmak için ki-kare analizi yapılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilere göre meslek yüksekokullarındaki öğretim elemanlarının öğretim sürecinde yazı tahtası ve basılı materyalleri kullanmalarının yanında, flash bellek, projeksiyon cihazı ve bilgisayarı da derslerinde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, akıllı tahta, opak projektör, televizyon, video kamera, tepegöz gibi araç-gereçlerin ise çok az kullanıldığı gözlenmiştir.Öğretim elemanları materyal ve teknolojilerin birçoğu için, derslerinde kullanmaya uygun olmadığını ve/veya bu materyal ve teknolojilerin okulda bulunmadığını düşünmektedir. Buna göre, meslek yüksekokullarının eğitim teknolojileri kapsamında yeterli araç-gerece sahip olmadıkları ve öğretim elemanlarının yeni teknolojileri öğretime entegre edemedikleri sonucu çıkarılabilir.Öğretim elemanları teorik bilgilerinin yanı sıra, ders öğretiminde kendilerine yardımcı olabilecek yeni öğretim araç-gereçlerini de yakından takip etmeli ve bu araç-gereçleri öğretim sürecinde kullanmalıdır. Öğretim elemanları hangi branştan olursa olsun öğretimde araç-gereç kullanımı konusunda bilimsel yayınları takip edip bu konularda kendilerini geliştirmek için hizmet içi eğitim kapsamında seminer, konferans veya kurslara katılabilirler. Tüm bunlar meslek yüksekokullarına gerekli önemin verilmesi, öğretim materyallerinin rahatlıkla kullanılabilmesi için fiziki açıdan elverişli duruma getirilmesi ve bu okullara ayrılan kaynakların artırılması ile sağlanabilir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Teknolojileri, Materyal ve Teknoloji, Araç-Gereç
Ankara ili Beypazarı ilçesi geleneksel hamam kültüründe kullanılan işlemeli ürünler
Bu çalışmada, Ankara ili Beypazarı ilçesi geleneksel hamam kültüründe kullanılan işlemeli ürünler incelenmiştir. Araştırmayla bu alanda yapılacak eğitim öğretim çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlanmıştır.Araştırma materyalini Ankara ili Beypazarı ilçesinde bulunan ve geleneksel hamam kültüründe kullanılan 58 adet işlemeli ürün oluşturmaktadır. Çalışma tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır.Araştırma kapsamında literatür taraması yapılarak; Beypazarı ilçesinin tarihi gelişimi, ilçenin kültürel yapısı, kültür, hamam kültürü, Beypazarı yöresi hamam kültürü ve hamamda kullanılan malzemeler, sanat, el sanatları, işleme, işlemenin tarihçesi ve Türklerde işlemenin tarihçesi incelenmiş Beypazarı yöresi hamam kültüründe kullanılan ürünler tespit edilmiş ve işleme teknikleri araştırılmıştır.Hazırlanan bilgi formları doğrultusunda tespit edilen ürünlerin özellikleri incelenerek belirlenmiştir. İnceleme sonucu elde edilen verilere göre; Beypazarı hamam kültüründe kullanılan işlemeli ürünlerin çeşit, boyut, kullanılan gereç, teknik, renk, motif ve kompozisyon özellikleri ile bugünkü durumları tespit edilmiştir.Araştırmanın sonuç bölümünde bilgi formlarının değerlendirilmesi yapılmıştır. İlgili bulgular doğrultusunda elde edilen sonuçlar ve sonuçlara bağlı olarak öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Beypazarı, El Sanatları, İşleme, Kültür, Hamam,
Ortaöğret?m kurumları programlarında yer alan grafik tasarım dersler?nde öğretim yöntem ve teknikleri ile araç-gereç kullanımının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi(Ankara ili örneği)
Araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Meslek Liseleri ve Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Grafik Tasarım Derslerinde öğretim yöntem ve teknikleri ile araç-gereç kullanımının öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu inceleme sırasında adı geçen okullardaki öğretmenlerin görüşlerine başvurulmuştur.Araştırmanın çalışma evrenini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı, Ankara'da bulunan Liselerde Grafik Bölümü Grafik Tasarım Derslerinde görevli öğretmenler oluşturmaktadır. Buna göre, araştırma kapsamında yer alan ilgili tüm öğretmenlere ulaşmak hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında 17 meslek lisesi ve 1 güzel sanatlar lisesi olmak üzere toplam 18 okulda uygulama yapılmıştır. Bu okullarda görevli öğretmenlerden 63'ü araştırmaya katılmıştır. Araştırmada Liselerde okutulan Grafik Tasarım Derslerinde uygulanan öğretim yöntem ve tekniklerini ve araç-gereç kullanımı açısından durumunun öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amacıyla geliştirilen anket yoluyla tarama modeli kullanılmıştır.Ara?tırma sonucunda;1. Öğretmenlerin, Grafik Tasarımı derslerinde kullandıkları öğretim yöntem ve tekniklerinde kullanma sıklığına ilişkin olarak, en fazla kullanılan yöntem ya da tekniğin örnekler gösterme olduğu görülmektedir, bunu sırasıyla anlatım, soru-cevap yöntemleri izlemiştir. Öğretmenlerin en az kullandığı yöntem ya da teknikler ise gezi-gözlem, dramatizasyon ve tartışma olmuştur. Bu da öğretmenlerin genellikle geleneksel öğretim yöntem ve tekniklerini kullanma eğiliminde olduklarını göstermektedir.2. Öğretmenlerin, öğretim yöntem ve tekniklerin seçiminde en önemli unsurun yaratıcılığa uygunluk olduğu görülmektedir.3. Bilgisayarın grafik tasarımı konusunda sağladığı katkıların öğrencilere tanıtılmasının önemli olduğu ifade edilmiştir.4. Araç-gereç maliyetlerinin yüksek olması, okulda araç-gereç bulunmaması ya da imkânların yetersizliği, araç-gereç kullanımını etkileyen en önemli nedenler olarak belirtilmiştir.
İlköğretim 6 ve 7. sınıflar resim-iş derslerinde seçilen araç gereçlerin yerindeliği ve sanat etkinliklerinde alınan sağlık ve güvenlik önlemleri
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim okullarında 6. ve 7. sınıflarda Resim-İş derslerinde, araç gereçlerin seçilmesinde ve sanatsal etkinliklerde alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerinin, yeterince uygulanıp uygulanmadığım bulmaktır. Ayrıca bu araştırma resim-iş öğretmenlerinin ve öğrencilerinin gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yeterliklerini ortaya çıkarmayı da amaçlamaktadır. Bu araştırmaya, Nebahat Keskin İ.Ö.O. ve Hamdullah Suphi İ.Ö.O.'dan iki Resim-İş öğretmeni ve 4 sınıf katılmıştır. Her iki okuldan birer 6. sınıf gözlenmiştir. Bu sınıflara anket uygulanmıştır. Ayrıca her iki okuldan seçilen birer 7. sınıfa da sadece konu ile ilgili anket uygulanmıştır. Bu araştırmada hem nicel (anket), hem de nitel (gözlem, görüşme) teknikleri kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak için öğrencilere, öğretmenlerin araç gereçlerin seçilmesinde ve etkinliklerde alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerini uygulamadaki yeterliklerine ilişkin anket uygulanmış; aynı ankette fiziki koşulların sağlık ve güvenlik önlemlerine etkisi de öğrenilmeye çalışılmıştır. Nitel veri kaynakları, öğretmenlerin araç gereçlerin seçiminde ve sanatsal etkinliklerde sağlık önlemleri alma yeterliklerini öğrenmeye yönelik görüşme sorularından ve gözlem formundan oluşmuştur. Her iki okulda da II. yarıyıl boyunca 6. sınıfların resim-iş dersleri gözlenmiştir. Araştırmanın gözlem aşaması, Nebahat Keskin İ.Ö.O'nda 8 hafta, Hamdullah Suphi İ.Ö.O.'da 4 hafta sürmüş olup, gözlem boyunca öğretmenler ve öğrenciler, gözlem formundaki niteliklere göre izlenmiş ve sonuçlar kaydedilmiştir. Nicel verilerin analizinde yüzde(%) tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçları resim-iş derslerinde öğretmenlerin yeterince sağlık ve güvenlik önlemi almadıklarını ortaya koymuştur. Nitel veriler ise, öğretmen ve öğrencilerin tercih ettikleri sanatsal malzemeler ve tehlikeleri hakkında bilgisiz olduklarım göstermiştir.Bu araştırma, sanatsal etkinliklerin uygulandığı resim-iş derslerinde araç gereçlerin seçiminde ve fiziki koşulların sağlanmasında yeterli sağlık ve güvenlik önlemleri alınmasının ihmal edilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Müfredat laboratuar okullanda görev yapan öğretmenlarin eğitim araç-gereçlerini etkili kullanma durumlarına ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarına yönelik bir araştırma
Bu araştırma, Müfredat Laboratuar Okullarında görev yapan öğretmenlerin eğitim araç-gereçlerini etkili kullanma durumlarını ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye genelinde 7 coğrafi bölgede bulunan Müfredat Laboratuar Okulları ve bu okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmakta olup, örneklemini ise her coğrafi bölgeden 2 il olmak üzere 14 ilden (Bunlar ; Adana, Ankara, Balıkesir, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İsparta, istanbul, izmir, Malatya, Samsun, Siirt, Trabzon'dur), küme örnekleme yöntemi ile seçilen, 55 okul ve bu okullarda görev yapan toplam 1100 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma için geliştirilen anket 1998-1999 öğretim yılının ikinci döneminde uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ve çoğaltılan anketlerle toplanmıştır. Anket genel olarak üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde öğretmenlerle ilgili kişisel bilgilere yer verilmiş, ikinci bölümde öğretmenlerin eğitim araç-gereçlerini kullanma durumlarına ve üçüncü ve son bölümde ise öğretmenlerin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarına ilişkin sorulara yer verilmiştir. Ayrıca son bölümün sonunda, öğretmenlerin eğitim araç-gereçlerinin kullanımı ve halihazırdaki sorunlara ilişkin görüş ve önerilerine yer verilmiştir. Öğretmenlerin anketteki sorulara verdikleri cevapların yüzde ve frekansları alınmış, ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Öğretmenlerin, hizmet öncesinde ve herhangi bir hizmet içi eğitim kursunda eğitim araç-gereçlerinin kullanımı ile ilgili ders veya kurs alma durumlarına göre, görüşleri arasında 0.05 anlamlılık düzeyinde fark olup olmadığını belirlemek için " t " testi uygulanmıştır.Araştırmadan çıkan sonuçlar kısaca şöyledir. 1. Öğretmenler, belli seviyede teknik bilgi ve beceri gerektiren araçları ya hiç kullanmamakta ya da çok az kullanmakta olup, fazla teknik bilgi ve beceri gerektirmeyen araçları ise oldukça fazla kullanmaktadırlar. 2. Araçlardan yararlanamama sebepleri olarak öğretmenler en çok; söz konusu araçların okullarında bulunmadığı ya da sayısının yetersiz olduğu, araçları kullanmada bilgi ve beceri eksikliği, gereç geliştirebilmek için gerekli olan kaynağın yetersiz olduğu ve özellikle az kullanılan ya da hiç kullanılmayan araçlar için bu araçların hiç tanınmadığı gibi sebepleri belirtmişlerdir. 3. öğretmenlerin büyük çoğunluğu, eğitim araç-gereçleri ile ilgili bir hizmet içi eğitim kursu açıldığı taktirde katılmak istediklerini belirtmişlerdir. Böyle bir hizmet içi eğitim kursunda, en fazla bilgisayar, data-show, slayt projektörü, tepegöz projektörü gibi daha kompleks araçlarla ilgili olarak kurs almak istediklerini ifade etmişlerdir. 4. Hizmet öncesinde veya hizmet içi eğitim kursunda eğitim araç- gereçleri ile ilgili ders veya kurs alan öğretmenler, böyle bir ders yada kurs almayan öğretmenlere göre eğitim araç-gereçlerini daha fazla kullanmaktadırlar.
Bitlis ili çorap örücülüğünün araç, gereç, motif yönünden incelenmesi üzerine bir araştırma
İnsanoğlunun çağlar boyunca ürettiği, yaşama geçirdiği değerler onun kültür varlığını oluşturmuştur. Bu kültürel değerlerin oluşum ve gelişiminde bir süreklilik vardır. Bu değerler üretilip tüketilerek devamlılığı sağlanmıştır. Anadolu'da yaşamış bir çok medeniyete merkez olmuş ülkemizde el sanatlarının çok zengin çeşitlerine rastlamak mümkündür. Bu el sanatları içerisinde yer alan örücülük kapsamında incelenen el örgüsü çorapların büyük önemi vardır. Bölgelere göre farklı görünümleri olan çoraplar, el örücülüğünün en güzel örneklerini sergilemektedir. Günümüzde de yapımı devam eden el örgüsü çoraplar ile ilgili araştırmaların yeterince yapılmadığı gözlenmektedir. Bu araştırma, Bitlis İli ve Tatvan ilçesinde bulunabilen el örgüsü çorapların teknik, araç-gereç, motif özelliklerinin ortaya konulması, elde edilen sonuçlardan yeni tasarımlar oluşturarak çağdaş bir boyut kazandırılması amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Yörede uygulanan anketlerin istatistiksel işlemleri yapılmış, çizelgelere dönüştürülüp yorumlanmıştır. Tespit edilen çorap örneklerinin tek tek fotoğraflar çekilmiş her çorabın desen özelliklerine göre renkli çizimleri ve analizleri yapılmıştır. Bu çorap örneklerinde elde edilen motiflerin kullanım alanının dışında olmak üzere yeni tasarımları yapılıp ürüne dönüştürülmüştür. Bitlis İlinde araç olarak beş şiş gereç olarak ta eskiden yün iplik kullanılmakta iken günümüzde sentetik iplik tercih edilmiştir. Örgü tekniği olarak düz, desenli, renkli desenli ve ajur örgü kullanılmıştır. Araştırma çerçevesinde incelenen 77 çorap örneğinin 64'ünde renkli desenli, 13'ünde ajurlu örgü tekniği kullanılmıştır.339 Yörede çorap örme tekniği olarak başlık kısmından başlanıp, burun kısmında bitirilmektedir. Çoraplarda geometrik, figürlü, bitkisel, sembolik nesneli olmak üzere 5 ayrı bezeme türünün kullanıldığı gözlenmiştir. Bunlardan geometrik bezeme yoğun olarak kullanılmıştır. Yörede kullanılan motiflerin diğer yörelerle benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Çoraplarda birden fazla kompozisyon şekline rastlanmıştır. Fakat yoğun olarak boyuna kompozisyon şekli kullanılmıştır. Yörede el örgüsü çorapların genelde eski örneklerden bakılarak örüldüğü ve desen motif özelliğini korunduğu gözlenmiştir, Buna dayalı olarak Bitlis ilinde çorap örücülüğünün kuşaktan kuşağa devam eden bir el sanatı olduğu bireylerin çeyiz ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptıkları tespit edilmiştir. Geleneksel özellik taşıyan kültürümüzün önemli bir parçası olan çorap örücülüğünde Bitlis yöresinde yapılan araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilen motif ve desenlerin özelliğini bozmadan teknolojik gelişmeler yanında farklı açıdan bakarak gerçek kullanım alanlarının(giyim- dekorasyon-süsleme) dışında değerlendirmek üzere çeşitli tasarımları yapılarak yeni bir boyut kazandırılması hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda 6 adet tasarım yapılmış ve bunlardan 3 adeti farklı teknik,malzeme,araç kullanılarak giyim alanında uygulanmıştır. Uygulamaya dönüştürülen bu ürünlerin her aşamasında büyük titizlik gösterilerek estetik ve çağdaş yaklaşımla çalışılmış, bundan sonra yapılacak olan araştırmalara rehberlik etmesi sağlanmıştır.
Kız meslek liseleri 1. sınıf öğrencilerinin Türk dili dersi amaçlarını (yapım ekleri ile sözcük türetme) gerçekleştirmek için yeni öğretim yöntemi ve materyallerinin geliştirilmesi
ÖZET Bu çalışmanın amacı Türk Dili dersi amaçlarını ( Yapım ekleriyle sözcük türetme) gerçekleştirmek için geleneksel öğretim yöntemi ve materyallerine alternatif olarak yeni öğretim yöntemi ve materyallerini geliştirmek, yeni geliştirilen yöntem ve materyallerin etkililiğini araştırmaktır. Araştırma yan deneysel bir çalışmadır. Deneme ve kontrol gruplu ön-test, sontest (izleme testi) modeli uygulanmıştır. Çalışmanın evreni ülke genelindeki Kız meslek liseleri birinci sınıf öğrencileridir. Ankara Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi birinci sımf öğrencilerinden iki sınıf örneklem alınarak deneme ve kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deneme grubunda yeni bir öğretimle beraber yeni geliştirilen materyaller, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ve yürürlükteki materyaller uygulanmıştır. Deneme grubunda öğrencilerin daha fazla söz aldığı, kuralların ezbere verilmeyip öğrenciye buldurulduğu bir öğretim yapılmıştır. Kullanılan öğretim materyalleri bol resimli ve bol alıştırmalıdır. Öğrencinin anadilinin kurallarını sezerek günlük yaşamında bu kuralları uygulayacak şekilde materyaller geliştirilmiştir. Kontrol grubunda ise kuralların ezbere verildiği sürekli öğretmenin anlatıcı öğrencinin dinleyici olduğu bir öğretim yapılmış ve MEB'nın onayladığı ders kitabı materyal olarak kullanılmıştır. Yapılan uygulama sonrasında sontest sonuçlarına bakıldığında deneme grubunun ortalama puanlan ile kontrol grubunun ortalama puanlan arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Aynca yapılan izleme testi sonuçlannda deneme grubunda bilgilerin daha kalıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Bütün bu sonuçlar, yeni öğretim yöntemi ve materyallerinin etkililiğini göstermektedir. " Yapım ekleriyle sözcük türetme" ünitesiyle ilgili yapılan bu çalışma öğretim yöntemi ve materyallerle yapılan uygulamanın öğrenci başarısını artırdığını göstermektedir.11 Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri bu çatışmadaki yöntem ve materyallerden yararlanmalı, kendileri de diğer üniteleri için böyle çalışmalar yapmalıdırlar. Araştırmacılar da Türk Dilinin diğer öğretim basamakları ve konulan için yeni öğretim yöntemi ve materyalleri geliştirmelidirler.
Materials development for young learners
114 ABSTRACT This study which consists of five chapters intends to analyze the need for materials development and the usage of additional materials besides the currently followed materials which may sometimes be insufficient or not entirely appropriate for the learners. It also aims to develop sample activities through worksheets as additional aids in the process of teaching of English as a foreign language to young learners. Private Yüce Primary School in Ankara is taken as the case school in order to collect and evaluate the data. The first chapter of the study is the introduction. It gives a general background to the study, explains its aim and the scope, and makes some assumptions about it. The second chapter has three sections. The first section deals with the young learner's identity and the general features of young learners. The discrimination of the young learners from the teenagers and adults is also mentioned in this section. The second section is pertaining to the English language teaching materials which are used in the teaching of English as a foreign language. These materials and the ways of using them in the teaching of English are explained both in general and from the point of view of young learners. The third section discusses the materials development and adaptation and the use of additional materials in the teaching of English. The importance of specifically prepared activities in the worksheets by the teacher is explained in this chapter. In the third chapter which has two sections, the characterisitcs of young learners are given. The115 first section is concerned with the needs and expectations of young learners while the second section deals with the factors affecting young learners. Motivation and the classroom organization which are the most important ones of these factors are mentioned in this section. In the fourth chapter, the data collection procedure and its analysis are given. The explanation about the questionnaire which is the data collection device of the study and the participants as well as their features are mentioned. The answers to the questions are given alongwith their statistical evaluation and the results are anallyzed and interpreted. In the fifth chapter, in the light of the findings gathered, the sample activities are developed and introduced. The last chapter is the conclusion of the study. This study has two appendices: full versions of the questionnaire -one in English and one in Turkish. ^^SSSv*1**
Zihinsel engelli öğrencilere, temel toplama ve saat okuma becerilerinin kazandırılması, sürekliliği ve genellenebilirliğinde, doğrudan ve basamaklandırılmış öğretim yaklaşımlarına göre hazırlanan öğretim materyallerinin farklılaşan etkililiği
ÖZET Bu araştırmanın amacı, zihinsel engelli öğrencilere, temel toplama ve saat okuma becerilerinin kazandırılması, sürekliliği ve genellenebilirliğinde 'Doğrudan ve Basamaklandırılmış Öğretim Yaklaşımlarına Göre Hazırlanan öğretim Materyallerinin' etkililiğini belirlemektir. Araştırmanın deseni, tek denekli deneysel desenlerden, dönüşümlü sağaltımlar desenidir. Araştırmanın deneklerini, 1998-1999 öğretim yılında, Ankara Çağdaş Eğitim ve Uygulama Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi' ne devam eden öğrencilerden, temel toplama ve saat okuma becerilerini bağımsız gerçekleştiremeyen ve bu becerilerin hazırlık davranışlarına sahip 4 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanabilmesi için, öğrencilerin temel toplama ve saat okuma becerilerindeki gereksinimlerini ve öğretim sonu düzeylerini belirlemek üzere, "Temel Toplama Gereksinim Belirleme ölçü Aracı" ve "Saat Okuma Gereksinim Belirleme Ölçü Aracı" geliştirilmiş ve temel toplama ve saat okuma öğretimi öncesinde ve sonrasında üçer kez uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin temel toplama ve saat okuma becerilerindeki giriş davranışlarını belirlemek amacıyla, " Temel Toplama Ayrıntılı Değerlendirme Ölçü Aracı" ve "Saat Okuma Ayrıntılı Değerlendirme ölçü Aracı" geliştirilmiş ve 'Basamaklandırılmış öğretime Göre Hazırlanmış Temel Toplama ve SaatOkuma öğretim Materyalinin' sunumunun 1. oturumunun başında bir kez uygulanmıştır. Araştırma verileri grafiklerle gösterilmiş ve grafikler niteliksel olarak yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, temel toplama ve saat okumanın kazanılmasında, temel toplama ve saat okumanın 'Doğrudan Öğretime Göre Hazırlanan öğretim Materyali' ile sunulmasının, 'Basamaklandırılmış Öğretime Göre Hazırlanan öğretim Materyali' ile sunulmasından daha etkili olduğunu göstermektedir. 'Doğrudan öğretime Göre Hazırlanan Temel Toplama ve Saat Okuma öğretim Materyalleriyle' yapılan öğretim, temel toplama ve saat okumanın sürdürülmesi ve genellenmesine yol açmaktadır fakat, 'Basamaklandırılmış Öğretime Göre Hazırlanan Temel Toplama ve Saat Okuma Materyalleriyle' yapılan öğretim sonunda, öğrencilerde temel toplama ve saat okuma amaçları gerçekleşmediğinden 'Basamaklandırılmış Öğretime Göre Hazırlanmış Temel Toplama ve Saat Okuma Materyalleriyle' yapılan öğretimin, temel toplama ve saat okumanın sürdürülmesi ve genellenmesine yol açıp açmadığı ile ilgili veri toplanması mümkün olmamıştır.
Orta nitelikli konutlarda ebeveyn yatak odası planlaması için optimum çözümler eylemlere yönelik kullanıcı gereksinimleri ve iç donatım elemanları
ORTA NİTELİKLİ KONUTLARDA EBEVEYN YATAK ODASI PLANLAMASI İÇİN OPTİMUM ÇÖZÜMLER, EYLEMLERE YÖNELİK KULLANICI GEREKSİNİMLERİ VE İÇ DONATIM ELEMANLARI (YÜKSEK LİSANS TEZİ) Kemal YILDIRIM GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MAYIS 1995 ÖZ İnsanoğlunun yaşamında teknolojik, ekonomik, kültürel ve sosyolojik gelişmeler, daima dinamik bir yapıyı da beraberinde getirmiştir. Bu değişim kullanıcıların gereksinimlerini karşılayabilecek konut özlemini de artırmıştır. Bu çalışmada, orta nitelikli konutlarda yaşayan ailelerin yatak odası kullanımı, yaşam biçimi ve iç mekan düzenlemeleri incelenmiş; kullandıkları donatı elemanlarının nicelik ve nitelikleri ile depolama sorunları tespit edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Ankara'nın çeşitli semtlerinden otuz adet orta nitelikli konut yatak odası alınmış olup, kendi içlerinde ayrıntıları ile incelenmiştir. Veriler bir anket yardımı ile toplanmış, ayrıca yatak odalarının fotoğrafları çekilmiş, 1/20 ölçekli yerleştirme planlan çizilerek donatı yerleri, resimleri ve ölçüleri kaydedilmiştir. Çalışma sonunda, donatı elemanlarının kapladığı kapalı alanların, yatak odası taban alanına oranının yüksek olması nedeni ile açık alanların yeteri kadar bırakılmadığı, depolama sorunları ve donatı boyutlarının ihtiyaca göre seçilmediği belirlenmiştir. Bilim Kodu: 225.12.01 Anahtar Kelimeler: SED, Yatak Odası Mobilya Boyutları, Mobilya Oranı, Sayfa Adedi: 167 Tez Yöneticisi : Yrd.Doç.Dr. Abdullah SÖNMEZ
Vakum şekillendirici pekiştirme apareylerinin oklüzal kuvvet parametrelerinin T-scan III ile değerlendirilmesi
. Bu araştırmanın amacı pekiştirme tedavisinde sıklıkla tercih edilen vakum şekillendirici plakların kullanımı sonucunda oluşan kontak nokta sayılarının, sentrik oklüzyon ile lateral hareketler esnasındaki oklüzal kuvvet parametrelerinin, oklüzyon ve disklüzyon sürelerinin T-Scan III ile değerlendirilmesidir. Araştırmamıza Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı'nda sabit ortodontik tedavi uygulanmış ve pekiştirme tedavisine geçilmiş 25 birey dahil edilmiştir. Kontak nokta sayısı, sentrik oklüzyon ve lateral hareketler esnasındaki oklüzal kuvvet parametreleri, oklüzyon ve disklüzyon sürelerinin değerlendirilmesinde T-Scan III kullanılmıştır. Değerlendirmeler tedavi sonu, 3. ve 6. aylarda yapılmıştır. VŞP kullanımı sonucu herbir diş bölgesine düşen oklüzal kuvvet dağılımı, sağ anterior, sağ posterior, sol anterior ve sol posterior kuadranta ait oklüzal kuvvet dağılımı ile sağ yarım çene ve sol yarım çeneye ait oklüzal kuvvet dağılımı, lateral hareketlerde çalışan ve çalışmayan tarafa ait kuvvet dağılımı, oklüzyon ve disklüzyon süresi parametrelerinde tedavi sonu, 3. ay ve 6. ay arasında anlamlı fark bulunamıştır. VŞP kullanan bireylerde maksimum interküspidasyonda oklüzal kontak nokta sayısının tedavi sonu ve 3. ay ile tedavi sonu ve 6. ay arasında karşılaştırılması sonucunda: anterior bölge, posterior bölge ve toplam oklüzal kontak nokta sayısındaki artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. VŞP kullanan bireylerde maksimum interküspidasyonda oklüzal kontak nokta sayısının 3. ay ve 6. aylar arasında karşılaştırılması sonucunda ise anterior böle, posterior bölge ve toplam oklüzal kontak nokta sayısı bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırmamızın sonuçlarına göre VŞP kullanan bireylerde ilk 3 ayda kontak nokta sayısında artış meydana geldiği ancak tedavi sonu, 3. ve 6. aylarda; herbir diş bölgesine düşen oklüzal kuvvet dağılımı, sağ anterior, sağ posterior, sol anterior ve sol posterior kuadranta ait oklüzal kuvvet dağılımı ile sağ yarım çene ve sol yarım çeneye ait oklüzal kuvvet dağılımı, lateral hareketlerde çalışan ve çalışmayan tarafa ait kuvvet dağılımı, oklüzyon ve disklüzyon süresi parametrelerinde anlamlı bir değişikliğin oluşmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Vakum Ģekillendirici plak, T-Scan III, PekiĢtrime, Oklüzyon
Osmanlı'da su terimleri ve suyla ilgili materyaller
Toplumların yerleşimlerinin ve ekonomilerinin şekillenmesinde önemli unsurlar arasında yer alan su kaynaklarına, Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti alanındaki şehirlerin imarında büyük bir önem verilmiştir. Bu dönemde birçok su yolları, bentler, köprüler, çeşmeler, hamamlar, şadırvanlar, sebiller inşa edilmiş ve inşa edilen su yolları üzerinde suların dağıtılmasında önemli görevleri üstlenen maksemler ve su terazileri yapılmıştır. Kuruluş döneminde Bizans döneminden kalma pek çok su yapılarını kullanan Osmanlılarda köklü su sistemlerinin kurulması Fatih dönemiyledir. Bu dönemde Bizans'tan kalma eski su yolları tamir edilmiş ve bu su yollarına yenileri de eklenmiştir. Kanunî Sultan Süleyman döneminde su yollarının sevk ve idaresinde önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Su nazırlığı kurulmuş, suların idaresi ve sevkinde vakıflar en önemli rolü üstlenmişlerdir. Su vakıflarına bağlı olarak inşa edilen su yolları üzerinde su yolcuları, su kethüdaları, sebilciler, sakalar gibi görevliler hizmet vermiştir. Osmanlı döneminde gerçekleştirilmiş olan su teknolojilerini dönemin mimarisine ve su estetiğine uygun biçimde yapılarda görmek mümkündür. Osmanlılarla birlikte pek çok terim de su literatürümüze girmiştir. Örneğin, suların ölçümünde pişmiş toprak veya kurşundan imal edilen dairesel kesitli kısa lülelerden, dağıtımında künklerden faydalanılmıştır. Çeşmelerde suların boşa akmasını önlemek için burma lüleler kullanılmıştır. İlerleyen zamanlarda burma lülelerin yerini alan tapalar günümüzdeki muslukların ilk örneklerini oluştururlar.
Türkiye'de sağlık teknolojisi yönetimi ve hastane uygulamalarında fayda maliyet analizi
Sağlık kuruluşlarında, hastalıkların kısa sürede ve doğru şekilde teşhisi, tedavisi ve rehabilitasyonu amacıyla sağlık teknolojisinden yararlanılmaktadır. Sağlık teknolojisinin sağlık hizmetlerinde kullanılması ile birlikte sağlık hizmetlerinin maliyetleri de artmıştır. Bu durumda, etkili bir sağlık hizmetleri yönetimi için ülke üst yönetiminde ve hastane yönetimlerinde sağlık teknolojisinden en az maliyetle en fazla faydanın sağlanabilmesine yönelik uygulamalar söz konusu olmaktadır.Bu tez çalışmasında ki amaç, Türkiye'de sağlık teknolojisinin, nasıl etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde uygulanabilir olduğunu ortaya çıkartmak ve biyomedikal mühendislerle ilişkisini kurabilmektir. Bu amaçla yapılan çalışmada, Türkiye'de devletin görev alanı içindeki sağlık teknolojisi yönetimi ile Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, sağlık teknolojisi yönetimindeki uygulamalar ele alınmıştır. Bu kapsamda, sağlık teknolojisi yönetiminde ki devlet politikaları ve planlamaları ile Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerdeki, sağlık teknolojisinin verimliliğine ve maliyet artışlarına etki eden uygulamalar araştırılmıştır. Araştırma ile ilgili veriler, literatür bilgilerinden ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı ZK Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan gözlem ve değerlendirmeler ile elde edilmiştir.Araştırmada sağlık teknolojisi uygulamalarında, verimliliğe ve maliyet artışlarına etki eden faktörlerin olduğu ve sağlık teknolojisi uygulamalarında fayda ve maliyet analizinin yapılmadığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye'de sağlık teknolojisi uygulamalarında daha az maliyetle daha fazla faydanın sağlanabilmesine yönelik yönetim önerilerinde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sağlık Teknolojisi, Sağlık Donatımı, Tıbbi Cihaz, Verimlilik.
Hastanelerde uygulanan tıbbi teknolojinin Türk sağlık hizmetlerindeki etkisi
Sağlık sektöründe kullnılan yüksek tıbbi teknolojik cihazlar, ülke ekonomisi ve canlıların sağlığıyla dogrudan ilintili olması sebebiyle bu cihazların etkin ve verimli kullanımında söz sahibi olan Biyomedikal Mühendisliğin yeri daha bir önem kazanmıştır.Görüntülü tıp teknolojisinin tanımı, sağlıktaki uygulamaları, gelişimi, görüntüleme sistem çeşitleri, Türkiye'de tıbbi teknolojilerin sağlık hizmetlerinin sunumunda verimliliğe etkisinin değerlendirilmesi hakkında çeşitli incelemeler yapılmış; Türkiye' deki görüntülü teknolojinin işlerliği istatistiki verilerle analiz edilerek incelenmiştir. Ayrıca sağlık teknolojisi; sosyal boyut, teknolojinin aktarımı ve potansiyel verimlilik yönleriylede irdelenmiş, tıbbi cihaz yönetmeliğine değinilmiştir.Anahtar Kelimeler: Biyomedikal Mühendislik, Tıbbi Teknoloji, Görüntülü Cihaz Teknolojisi, Manyetik Rezonans, Bilgisayarlı Tomografi.
Anestezi cihazlarının dokunmatik ekranlı monitörlerinin dezenfeksiyonunda Antımıc®'in etkinliğinin araştırılması
Giriş: Ameliyathanelerdeki tüm cihazların enfeksiyon kaynağı olabileceği bilinmektedir. Ancak, yeni nesil anestezi cihazlarının dokunmatik ekranlı monitörlerinin oluşturduğu enfeksiyon tehlikesi ve dezenfeksiyonu konusunda yapılmış klinik bir araştırma yoktur.Bu prospektif klinik çalışmada; Dräger Zeus IE anestezi cihazlarının dokunmatik ekranlı monitörlerinde (Infinity C500) gelişen kontaminasyonun saptanması ve nanoteknoloji yöntemiyle geliştirilmiş su bazlı bir dezenfektan olan Antimic®'in etkinliğininin araştırılması amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Sekiz dokunmatik ekranlı monitör üzerinde gerçekleştirilen çalışmada; Hastane (Grup H) (n=8) ve Antimic® grubu (Grup A) (n=8) oluşturuldu. Gruplar ve uygulanan dezenfeksiyon işlemleri hakkında ameliyat salonlarında çalışan anestezistlere bilgi verilmedi.Rutinde anestezi cihazlarının dokunmatik ekranları sabahları sadece ıslak bez ile silindiğinden; Grup H'de, anestezi cihazlarının dokunmatik ekranı sabah (saat 07:00'de) nemli bez ile silindi ve monitörün kuruması için yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra dokunmatik ekrandan sürüntü alındı. 10 gün boyunca her sabah ve gün içinde gözle görülen kan bulaşı gelişirse ıslak bez ile silindi.Grup H'de toplam 32 sürüntü alındıktan sonra 1 hafta ara verildi. 1 hafta sonra aynı monitörlerde ikinci grup çalışması başlandı. İkinci grup olan Grup A'da 1.gün sabahı (saat 07:00'de) anestezi cihazlarının dokunmatik ekranı su bazlı Antimic® ile dezenfekte edildi ve yaklaşık 15 dakika beklendi. Monitör kuruduktan sonra dokunmatik ekrandan sürüntü alındı. 10 gün boyunca gözle görülen kan bulaşı olması durumunda ıslak bez ile silinmesi dışında başka bir dezenfeksiyon işlemi uygulanmadı.Her iki grupta 1. gün ameliyatlar başlamadan önce, 1., 5. ve 10. günlerde akşam (saat 17:00'de) olmak üzere toplam 64 sürüntü alındı. Alınan sürüntüler grupları bilmeyen bir mikrobiyolog tarafından kültüre alınarak işlemlendi.Sonuçlar SPSS 15.0 programına yüklenerek Pearson Chi-Square, Mann- Whitney U, Fisher's Exact, Wilcoxon testleri ile analiz edildi. p<0.05 anlamlı kabul edildi.Bulgular: Antimic® grubundaki kültürlerde daha az üreme (%32.35, %67.65) saptandı (p=0.001). Her iki grupta patojen bakteri üremedi. En fazla üreyen bakterinin KNS olduğu ve Antimic®'in KNS, difteroid basil ve Bacillus spp' nin koloni sayılarını belirgin olarak azalttığı saptandı (p<0.05).Tartışma: Monitörlerin Antimic® gibi su bazlı dezenfektanlarla temizlenmesi bakteri kontaminasyonunu azaltmasına rağmen enfeksiyon riskini tamamen yok edememektedir. Bu nedenle daha ileri ve multidisipliner çalışmalara ihtiyaç vardır