Higher education institutions

107 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türk Hukukunda yükseköğretimin vergilendirilmesi

Türk hukukunda, yükseköğretim kurumlarına ve öğretim elemanlarına özel bir hukuki statü tanınmıştır. Bu tez kapsamında, öncelikle yükseköğretim kurumlarının ve öğretim elemanlarının hukuki statüleri tespit edilmiştir. Daha sonra, yapılan tespitlere bağlı olarak yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının gelirleri belirlenmiş ve bu gelirlerin tabi olduğu vergi rejimi ele alınmıştır. Son olarak, yükseköğretim kurumlarının kurumsal olarak vergi hukuku karşısındaki durumları açıklanmıştır.

HukukHukuka uygunlukKamu hukuku+4
Yusuf Nusret Barutcu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanlarının sahip olduğu duygusal zekânın, örgütsel sessizlik ve duygusal emek davranışları ile etkileşimi üzerine bir çalışma: Anadolu Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi örneği

Çalışanlar sahip olduğu ve organizasyonlara katkı sağlayabilecek bilgi, fikir ve düşünceleri paylaşmak yerine sessiz kalmayı tercih edebilmektedir. Sessizliğin yarattığı kayıplar ise artan bir biçimde açığa çıkmaktadır. Bu sebeple sessizlik sorunsalını çözebilecek farklı çözüm önerileri araştırmalara konu olmaktadır. Öte yandan çalışma yaşamında duygusal becerilerin ve sergilenen duyguların etkilerinin önemi de gün geçtikçe daha fazla anlaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Anadolu Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim elemanlarının sergilediği duygusal zekâ, duygusal emek ve sessizlik davranışlarının etkileşimini incelemektir. Özellikle organizasyonlar için büyük bir problem olan sessizlik davranışını azaltabilecek faktörler araştırılmaktadır. Bu amaçla duygusal zekâ ve duygusal emek faktörlerinin sessizlik üzerinde azaltıcı bir etkiye sahip olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma neticesinde bu değişkenler ve alt boyutları arasında farklı düzeylerde pozitif ve negatif ilişkilerin bulunduğu ortaya konulmuştur. Duygusal emek sessizliği azaltmamaktadır. Hatta duygusal emeğin alt boyutu olan yüzeysel duygusal emek, örgütsel sessizliğin alt boyutu olan kabullenici sessizliği arttırmaktadır. Duygusal zekâ sessizlik türlerinden bazılarını azaltıcı etkiye sahiptir. Duygusal zekâ, örgütsel sessizliğin alt boyutları olan kabullenici ve savunmacı sessizliği azaltmaktadır. Son olarak duygusal zekâ, örgütsel sessizliğin alt boyutu olan korumacı sessizliği arttırmaktadır.

Duygusal emekDuygusal emekDuygusal zeka+4
Tanju Çolakoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında güncel gelişmeler ve ilişkisel pazarlamanın kaynak avantajı teorisi bakış açısıyla yükseköğretim kurumlarında etkileri: Uşak Üniversitesi

Yükseköğretim kurumlarındaki güncel gelişmeler ve gelişen rekabet koşulları neticesinde etkin şekilde rekabet edebilmek için yükseköğretim kurumlarının en azından bazı ilişki ağlarında güvenilir bir kurum olması giderek önem kazanmaya başlamıştır. Kaynak avantajı teorisi çerçevesinde rekabet işletmelerin bazı pazar konumlarında rekabet avantajı elde etmelerini ve böylelikle üstün finansal performans göstermelerini sağlayacak olan kaynaklar için işletmeler arasındaki sürekli mücadele olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada, Uşak Üniversitesi eğitim işbirliği çerçevesinde ilişkisel pazarlama faktörleri ile yetkinlik temelli ve kaynak temelli bakış faktörlerinin konum avantajı, işbirliği başarısı ve kurum performansı üzerindeki etkileri ile birbirleri arasındaki karşılıklı etkileşimler kaynak avantajı teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik bir model içerisinde test edilmeye çalışılmıştır.

Eğitim pazarlamasıHizmet pazarlamasıPazarlama+6
Fatih Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamada kurumsal itibar yönetimi: Yükseköğretimde yapılandırılmasına yönelik bir model önerisi

İşletmelerin en değerli varlığı, kurumsal itibarıdır. Son yıllarda yapılan araştırmalar ile birlikte itibarın ölçülebilir bir değer olduğunun anlaşılması, kurumsal itibarın nasıl yönetilebileceğini ilişkin tartışmaları beraberinde getirmiştir. Çeşitli araştırmalarla elde edilen bulgular itibarın, kurumsal anlamda sahip olunan entelektüel birikimini yansıtan ve sürdürülebilir bir rekabet gücü kazandırarak farklılık yaratan özgün bir değerini temsil ettiğini ortaya koymaktadır.Kurumsal itibar yönetimi farklı disiplinlerde çeşitli bilim insanları tarafından geniş bir şekilde çalışılmış olmasına rağmen, yükseköğretim alanında göreceli olarak sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma ile kurumsal itibar yönetimi bileşenlerinin, makro boyutta ulusal yükseköğretim, mikro boyutta üniversiteler için nasıl tanımlanabileceğini, üniversitelerin yönetsel yapıları içerisinde kurumsal itibar yönetiminin uygulanabilirliğine ilişkin farklı bir boyut kazandırarak, kurumsal itibar çalışmalarının alanını genişletmektedir.Bu tezin amacı, üniversitelerde kurumsal itibar yönetiminin bileşenlerinin üniversiteler ölçeğinde belirlenmesi ve yönetsel bir yaklaşım olarak Türkiye yükseköğretim sistemi içerisinde üniversitelerde yapılandırmasına ilişkin bir model geliştirmektir. Araştırma da öncelikle, üniversitelerin yönetsel stratejileri içerisinde, itibarı ölçme ve değerlendirme ekseninde örgütsel yapılanmanın boyutları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında sürdürülebilir bir rekabet gücü sağlamada kurumsal itibar yönetiminin Türkiye'deki üniversiteler üzerinde yapılandırılmasına yönelik model önerisi sunulmuştur.Türkiye'nin bilim dünyasında uluslararası göreceli konumu ve sürdürülebilir rekabet gücünün kazandırılması, kurumsal itibar yönetiminin üniversitelerinde başarıyla uygulanmasıyla eşdeğer bir gelişim gösterecektir.

Kurumsal itibarRekabetSürdürülebilir rekabet+4
Mesut Öncel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında bütçe algısı üzerine ampirik bir çalışma

Bütçe, kamu kesiminin etkin bir şekilde çalışabilmesi için temel ilkeleri gerçekleştirebilecek etkin bir mali araç olarak görülmektedir. Bütçe bir hükümetin en güçlü sosyal ve ekonomik politika aracıdır ve her bir vatandaşında yaşamlarında önemli bir rol oynar. Vatandaşların hükümet bütçelerini anlaması, bu konuda bilgi alması ve süreçlere erişiminin olması, onların kamu fonlarının kullanımı için hükümete hesap sormasını sağlaması nedeniyle hayati önem taşımaktadır. Bu çalışma yükseköğretim kurumlarında bütçe algısını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bütçe ve bütçe hakkının kavramsal çerçevesi çizilerek; İngiltere, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Türkiye'de bütçe hakkının tarihsel gelişimine yer verilmiştir. Daha sonrasında, çalışmanın ana teması olan bütçe algısının geliştirilmesine yönelik olarak yapılan katılımcı bütçeleme, vatandaş bütçesi ve vatandaş bütçesinin uygulandığı bazı ülkelere yer verilmiştir. Çalışmanın son kısmında ise, yükseköğretim kurumlarında bütçe algısını ölçmek için anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması, Dumlupınar Üniversitesi'nde çalışan akademik personel, idari personel ve üniversitede İİBF' de maliye bölümünde okuyan öğrencilerinden basit rassal örnekleme yoluyla seçilen 474 kişiye uygulanmıştır. Katılımcıların bütçe ve bütçe uygulamalarına ilişkin algılarını ölçmek amacıyla elde edilen veriler IBM SPSS Statistics (21.0) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimleler: Bütçe, Bütçe Hakkı, Yükseköğretim Kurumları, Katılımcı Bütçeleme, Vatandaş Bütçesi.

BütçeBütçe sistemleriEğitim kurumları+2
Fatma Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumuna özel yetenek sınavı ile giren öğrencilerin çoklu zekâ alanlarının incelenmesi

Bu çalışma, Yükseköğretim Kurumuna özel yetenek sınavı ile giren öğrencilerin çoklu zekâ alanlarının incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırma tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 ve 2019-2020 eğitim öğretim yılları için Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Türk Musikisi ve Devlet Konservatuarı ve Güzel Sanatlar fakültesine özel yetenek sınavı ile yerleşen öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu rastgele yöntemle seçilen 408 (240 erkek, 168 Kadın) öğrenci oluşturmaktadır (Spor Bilimleri 180, Konservatuar 100, Güzel Sanatlar 128). Çalışmada veri toplamak amacıyla, Gardner (1993) tarafından geliştirilen ve Saban (2001) tarafından Türkçeye çevrilen "Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmanın amacı çerçevesinde toplanan verilerin, istatistiki çözümlemeleri için SPSS 20.0 (Statistical Packet for the Social Science) paket programı kullanılmıştır. Öğrenciler hakkındaki genel bilgilerin değerlendirmesinde frekans (f) ve yüzde (%), ortalama (X) ve standart sapma (Ss) değerleri hesaplanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda independent sample t testi ve One Way Anova testleri, yaş grupları ile zekâ türleri arasındaki ilişkiler için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır ve anlamlılık düzeyi p= 0.05 kabul edilmiştir. Araştırmamızın sonucuna göre Yükseköğretimi özel yetenek sınavı ile kazanan öğrencilerin cinsiyet, yaş, bölüm, gelir durumu değişkenlerine göre farklı zekâ alanlarına sahip olduğu ve bu zekâ alanlarının farklı düzeyde geliştiği görülmüştür. Bu zekâ alanlarının sosyal, çevresel, ekonomik vb. durumlardan etkilendiği düşünülmektedir. Çoklu zekâ teorisini sadece bir zekâ teorisi olarak değil, eğitim ve öğretim felsefesi olarak değerlendirmek gereklidir. Bireylerin öğrenme ortamındaki rolü açısından kendi zekâ alanlarının farkında olmaları da önemlidir. Özel yetenek sınavı yapan bölümler örneğin; spor bilimleri fakültesi sadece bedensel zekâ alanına göre değil içerisinde bireylerin diğer zekâ alanlarını da kapsayan özel yetenek sınavları uygulamaları getirilebilir. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Güzel Sanatlar, Konservatuar, Spor Bilimleri, Çoklu Zekâ

Güzel sanatlarKonservatuvarSpor+5
Mehmet Ali Can Uyduran
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında yükseköğretimde öğretim elemanları disiplin ve ceza soruşturmaları

Hazırlanan tez, daha önce 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan hüküm uyarınca Yönetmelik ile düzenlenmiş olan yükseköğretim öğretim elemanlarının disiplin işlemlerinin, söz konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 38, 128 ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi sonucunda 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile tümüyle yeniden düzenlendiği dikkate alınarak, yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının disiplin suçları nedeniyle yapılacak disiplin soruşturmaları ve yine aynı maddede yer bulan göreve ilişkin suçları nedeniyle yapılacak ceza soruşturmalarının usul ve niteliklerinin yargı kararları da göz önüne alınarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, üç bölüm halinde hazırlanan çalışmanın birinci bölümünde, disiplin kavramı ile disiplin suçu ve disiplin hukukuna ilişkin genel ilkeler incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının hangi fiillerinin disiplin suçu olarak tanımlandığı ve bu fiiller karşılığında verilecek cezaların neler olduğu hususlarına kısaca değinildikten sonra, öğretim elemanlarının disipline aykırı fiilleri nedeniyle yapılacak soruşturmalarda izlenecek usul, soruşturmalarda dikkat edilmesi gereken ilkeler ve soruşturma sonucunda tesis edilecek işlemler yargı kararları ile birlikte incelenmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise, yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarının görevleri nedeniyle ya da görevlerini yaptıkları esnada işledikleri ileri sürülen suçlarına yönelik olarak yapılacak ceza soruşturmalarında 2547 sayılı Kanun ile benimsenen soruşturma sistemi, bu soruşturmalarda yetkili olan makamlar, izlenecek usuller, soruşturmaları yürütenlerin yetkileri ve soruşturmalar sonucunda ilgililer hakkında verilecek kararlar ve bu kararlara itiraz yolları yine yargı kararları ile birlikte incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: Soruşturma, Yükseköğretim Kanunu, Öğretim Elemanları.

Disiplin cezasıDisiplin soruşturmasıSoruşturma+4
Özgür Bozkurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A qualitative study on reflection and teacher autonomy in tertiary level online EFL classes

The covid-19 pandemic has brought about dramatic changes in almost all fields including teaching English as a foreign language (EFL). It has triggered the use of online classes by EFL teachers. Teacher autonomy and reflection play a vital role in offering effective language teaching in the online setting. In this respect, the present study aimed to examine how Turkish EFL teachers' reflection influenced their perception of teacher autonomy in online classes throughout the pandemic. This descriptive qualitative case study was conducted in the School of Foreign Languages (SFL) of a foundation university in Gaziantep, Turkey, during the 2020-2021 academic year. The data were collected in three stages from 5 Turkish EFL teachers through convenience sampling with the help of e-mail interviews, reflective journals and in-depth interviews. Inductive content analysis was employed in the current study, and the findings suggested that Turkish EFL teachers' reflection influenced their perceived teacher autonomy in terms of teaching skills, classroom management and professional development during online learning. Accordingly, learner-centeredness and ways of providing effective teaching were the most frequently mentioned issues in their teaching skills. Likewise, in terms of classroom management, the participants' reflection mostly influenced their perception of teachers' individual characteristics and classroom management strategies. The findings also indicated that reflection and CPD emerged as the most frequently referred ways of professional development by Turkish EFL teachers. The study suggested implications for educational institutions, EFL teachers and curriculum designers. Keywords: Teacher Autonomy, Reflection, Online Learning

Language educationProfessional autonomyDistance education+6
Ahmet Konukoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında kriz iletişimi

Kurumlar, kriz durumlarında itibarlarını yönetmek için etkin kriz iletişim stratejileri benimsemeli ve uygulamalıdır. Böylece paydaşlar sürekli bilgilendirilerek, kriz sebebiyle oluşabilecek olumsuz algılar azaltılabilir ve ortadan kaldırılabilir. Dolayısıyla kriz iletişimi faaliyetlerine yönelik yapılan çalışmalara gereksinim duyulmaktadır.Bu çalışmada; üniversitelerin yaşadıkları krizlerin türlerinin neler olduğu ve uyguladıkları kriz iletişim çabaları konusu araştırılmıştır. Krizler ve kriz iletişim çabaları, medyadaki yansımaları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Krizlerle ilgili veriler, Anadolu Ajansı tarafından servis edilen haberlerden elde edilmiştir. Saha araştırmasında, URAP'ın yayınladığı `2000 Yılından Önce Kurulan Üniversiteler Genel Sıralaması' kapsamında dört vakıf ve dört devlet üniversitesi seçilmiştir. Krizlerin ve krize yönelik sunulan cevapların sınıflandırılmasında ve analizinde içerik analizi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda Türkiye'deki üniversitelerde yaşanan krizlerin türleri; yerleşke güvenliği, eylemler, protestolar, gizli bilgi kaybı, maddi olanakların kaybı, yönetici ve önemli personel kaybı, personel arası problemler, kazaların artışı, iftira ve dedikodular, gereksiz açıklamalar, söylentiler, örgüt ve çalışanların itibarına zarar, terör, işyerinde şiddet, yolsuzluk, yangın ve salgın olarak belirlenmiştir. Üniversitelerin yerleşke güvenliği, personel arası problemler, kazaların artışı, yolsuzluk ve yangına yönelik hiçbir iletişimsel çaba sarf etmediği görülmektedir. Diğer taraftan, devlet üniversitelerinin kriz çeşitliliği ve sıklık açısından vakıf üniversitelerinden daha geniş kapsamda sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir. Vakıf üniversitelerinde meydana gelen söylenti dışındaki tüm kriz türlerine cevap verilmiştir. Ancak devlet üniversitelerinde yaşanan terör, protesto, personel arası problemler gibi birçok krize cevap verilmemiştir. Üniversitelerin yaşadığı krizler ile krize yönelik sundukları cevap genellikle birbiriyle ilişkilidir.Anahtar Kelimeler: Üniversiteler, Krizler, Kriz İletişimi, Üniversitelerde Kriz İletişimi, İçerik Analizi

KrizKriz iletişimiYükseköğretim kurumları+2
Dilek Penpece
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik çalışmaları açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik profillerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Ayrıca matematik eğitimi alanındaki yüksek lisans ve doktora programlarının bölgesel dağılımlarından da bahsedilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Bu çalışma kapsamında 2014 yılında matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan 443 öğretim elemanı tespit edilmiştir. Bunlar arasından 411 öğretim elemanının elektronik posta adresine ulaşılarak iletişime geçilmiştir. İletişime geçilen öğretim elemanlarına çalışmanın amacı kısaca anlatılmış ve öğretim elemanlarından akademik özgeçmişleri talep edilmiştir. Bu yöntemle toplanan verilerin analizi sonucunda, matematik eğitimi alanında görev yapan öğretim elemanlarından en fazla sayının yardımcı doçent doktor (%39,73) ve araştırma görevlileri (%33,41) kadrolarına ait olduğu görülmüştür. Profesör doktor unvanına sahip öğretim elemanları arasından doktorasını matematik eğitimi alanında yapanların sayısının çok az (%15,78) olduğu tespit edilmiştir. Yayınlar açısından incelendiğinde; ulusal dergilerde yayınlanan makalelerin %88,02'sinin matematik eğitimi konularına ait araştırmalardan oluştuğu, pür matematik konularını araştıran öğretim elemanlarının ise daha çok (%89,30) uluslararası dergilerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir. Konferanslarda sunulan ya da özet kitabında yer alan bildirilere ait veriler analiz edildiğinde ise ulusal konferanslarda profesör doktor kadrosunda bulunan öğretim elemanlarının kişi başına düşen bildiri sayısının diğer unvanlara göre daha fazla (13,14 bildiri) olduğu görülmektedir. Uluslararası konferanslarda ise bu oranın en yüksek (12,31 bildiri) olduğu grubun doçent doktor unvanına sahip öğretim elemanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: matematik eğitimi, öğretim elemanları, akademik profil

Akademik personelAkademik çalışmalarBilimsel araştırmalar+4
Derya Kocaçinar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu üniversitelerinde bütçe tahsisi: Türkiye için alternatif bir öneri

Üniversite bütçelerinin ortalama olarak yüzde 55inin kamu kaynaklarıyla finanse edildiği ülkemizde, bu kaynakların üniversiteler arasında dağıtımında formüle dayanan bir kriter bulunmamaktadır. Yanlış kaynak tahsisine yol açabilecek bu sorunun giderilmesi amacıyla çeşitli ülkelerdeki uygulama modelleri incelenerek bu modeller içerisinde üzerinde uzlaşı sağlanarak 40 yıldan fazla bir süre uygulanmakta olan İtalyan modeli seçilmiş ve bu model 22 Türk üniversitesinin 2010 yılı bütçe rakamlarına uygulanarak sonuçları değerlendirilmiştir. İtalyan modelinde yer alan formülasyonun seçilmiş üniversitelerin 2010 yılı bütçelerine uyguladığımızda 7 üniversitenin mevcut bütçe rakamlarında artma, 14 üniversitenin ise azalma meydana gelmiştir. Toplam sapma oranının ise yüzde 29 olduğunu görmekteyiz. Sonuçta üniversite bütçelerine genel bütçeden kaynak tahsislerinin, sorunsuz bir şekilde uygulanmakta olan İtalyan modeli çerçevesinde yapılması gerektiği Yükseköğretim Kurulu ve ilgili bakanlıklara önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Yükseköğretimin maliyetleri, yükseköğretimin finansmanı,finansman kriterleri, bütçe ile finansman, İtalyan modeli

BütçeDevlet okullarıFinansman+5
Ali Serdar Aksoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü, TRC1 bölgesi uygulaması

Yükseköğretim kurumlarının sayısı ülkemizde ve dünyada her geçen gün artmaktadır. Bu artan sayıyla birlikte yükseköğretim kurumları nitelik ve niceliklerinde de önemli gelişmeler olmaktadır. Bu pozitif gelişmeler yükseköğretim alanındaki rekabeti de günbegün zorlaştırmaktadır. Yükseköğretim kurumları, bir yandan ülke sınırları içerisinde sayısı artan güçlü sermaye sahipleri tarafından desteklenen yeni yükseköğretim kurumlarıyla rekabet etmek zorunda kalırken; diğer yandan da küreselleşmenin etkisiyle ülke sınırları dışındaki diğer kurumlarla rekabet etmek durumundadırlar. Dolayısıyla kurumlar da birbirlerine karşı rekabette üstünlük sağlayabilmek için çeşitli farklılaşma stratejileri izlemeye başlamışlardır. Pazarlama iletişimi faaliyetleri de bu farklılaşma stratejilerinin sürecinde önemli araçlardan biridir. Yükseköğretim kurumları kendilerinin ve verdikleri eğitim hizmetlerinin üstün yönlerini ve paydaşlarına sundukları fırsatları pazarlama iletişimi faaliyetleri ile paylaşarak bilinirliğini ve değerini artırmalıdır. Bu çalışmada, öncelikle yükseköğretim kurumlarının tercih edilmelerinde pazarlama iletişiminin ne derecede önemli olduğu araştırılmış, pazarlama iletişimi faaliyetlerinin öğrenci tercihleri üzerindeki rolü belirtilmeye çalışılmış, üniversite öğrencilerinin, tercih aşamasında hangi pazarlama iletişimi unsurlarında etkilendikleri ortaya konulmuştur. Bu amaçla, hazırlık ve birinci sınıf öğrencilerine anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 22.0 programına yüklenmiş ve tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik testleri, faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Böylelikle yükseköğretim kurumlarının pazarlama stratejileri oluştururken temel alması gereken pazarlama iletişimi faaliyetleri ortaya konmaya çalışılmıştır.

PazarlamaPazarlama iletişimiTercih+3
Erhan Durur
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimde üst düzey yeterlik tanımlama sorunsalı ve yeni bir yeterlik modeli geliştirilmesi

Bu çalışma, eğitim programları ve öğretim (EPÖ) alanı doktora programlarına yönelik üniversiteler tarafından tanımlanan yeterlikleri, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ile belirlenmiş düzeyler ve alanlar bağlamında incelemeyi, bu programların hangi yeterlikleri kazandırmaya odaklandıklarını tespit etmeyi ve uzman görüşleri doğrultusunda yeni bir yeterlik modeli ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırma, iki aşamalı nitel bir araştırma şeklinde tasarlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. EPÖ alanında doktora programı bulunan ve öğrenci alımına devam eden 35 üniversiteye ait Bologna sayfalarındaki yeterlikler araştırmacı tarafından geliştirilen doküman inceleme formu ile incelenerek araştırmanın ilk aşamasına ait veriler toplanmıştır. Elde edilen bu veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Analiz süreci TYYÇ'de daha önceden tanımlanmış yeterlik düzeyleri ve alanları ile karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ise, Delphi tekniği kullanılmıştır. Bu aşamadaki veriler EPÖ alanı doktora düzeyinde öğrenci alımına devam eden üniversitelerde çalışan ve EPÖ alanı doktora mezuniyetine sahip 29 uzmandan üç tur süren Delphi anketleri ile toplanmıştır. İlk Delphi turunda açık uçlu sorular ile uzmanlardan EPÖ alanına yönelik yeterlikleri tanımlamaları istenmiştir. Bu turdan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz tekniklerine başvurulmuştur. İçerik analizi sürecinde uzmanlar tarafından kelime, kelime grubu ya da cümle şeklinde ifade edilen görüşler anlamı yansıtan alt kodlara (görüşler) ayrılmıştır. Bu alt kodlar, anlamsal benzerlikleri dikkate alınarak bir araya getirilmiş ve kodlara (yeterlikler) dönüştürülmüş, daha sonra bu kodların (yeterlikler) sınıflandırılması ile alt temalar (alt yeterlik alanları) belirlenmiştir. Betimsel analiz sürecinde ise, yeterlik ifadeleri bilgi, beceri, yetkinlik, tutum ve değerler yeterlik alanları (temalar) altında toplanmıştır. Delphi 2. ve 3. tur anketleri, Delphi 1. tur anketindeki soruların analizi doğrultusunda elde edilen yeterliklerden oluşmaktadır. 7'li Likert şeklinde hazırlanan bu anketler ile uzmanlara yeterliklere ilişkin katılma düzeyleri sorulmuştur. Delphi 2. ve 3. tur anketinden elde edilen verilerin analizinde merkezi eğilim ve dağılım hesaplamaları yapılmıştır. Araştırma sonucunda, EPÖ alanına yönelik; 5'i bilgi, 10'u beceri ve 7'si tutum ve değerler olmak üzere toplam 22 yeterlik ifadesinin yer aldığı bir model önerilmiştir. Modele ait bilgi yeterlik alanını; bilgiye sahip olma ve bilgiyi derinleştirme şeklinde iki alt yeterlik alanı oluşturmaktadır. Beceri yeterlik alanını; ekip çalışması ve liderlik, bilgiyi paylaşma ve yaygınlaştırma, bağımsız çalışabilme ve özerklik, problem çözme ve eleştirel düşünme ve yenilikçi ve analitik düşünme alt yeterlik alanları oluşturmaktadır. Tutum ve değerler yeterlik alanını ise; mesleki duyarlılık ve profesyonellik, hayat boyu öğrenme, etik ilkelere ve değerlere bağlılık alt yeterlik alanları oluşturmaktadır.

Delphi tekniğiDoktoraTürk eğitim sistemi+4
Mehmet Kart
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında sosyal girişimsel liderlik

Bu çalışma, Türkiye'de yükseköğretim kurumlarının sosyal girişimsel lider yetiştirme kapasite ve yeterlik düzeylerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma karma yönteme uygun olarak yakınsayan paralel desene göre tasarlanmıştır. Çalışma biri devlet diğeri vakıf olmak üzere iki farklı üniversiteye ait doküman ve son sınıf öğrencilerinin görüşleri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri araştırma kapsamına alınan üniversitelerin stratejik planları, kalite belgeleri, faaliyet raporları, kurum iç değerlendirme raporları vs. sosyal girişimsel liderliğin sosyal sorumluluk, yenilikçilik, etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarına göre doküman analizine tabi tutularak elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Girişimsel Liderlik Ölçeği yardımı ile toplanmıştır. Araştırma kapsamına alınan her iki üniversitede öğrenim görmekte olan ve küme örnekleme tekniği ile belirlenen 958 son sınıf öğrencisi araştırmanın nicel örneklemini oluşturmuştur. Nicel veriler aritmetik ortalama, ikili ve çoklu karşılaştırma tekniklerinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede normal dağılım özelliği gösteren veriler için karşılaştırma tekniği olarak t-testi ve ANOVA testi tercih edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen bulgulara göre araştırma kapsamındaki her iki üniversiteye ait yazılı belge ve dokümanlarında sosyal girişimsel liderliğin sosyal sorumluluk boyutu toplumsal fayda, toplumsal katkı, sosyal fayda, sorumluluk, toplum yararı, toplumsal duyarlılık temaları ile ele alınmakta olduğu; yenilikçilik boyutunda girişimcilik, yenilikçilik, üretkenlik, katılımcılık, yaratıcılık, kaynak yaratma, risk alma temalarının dile getirildiği; etkileme boyutunda ise görünürlük, hedeflere yöneltme, paylaşımcılık, katılımcılık, öğrenci memnuniyeti gibi temalarının ön plana çıkarıldığı tespit edilmiştir. Girişimsel liderliğin sürdürülebilirlik boyutunda ise değişim, dönüşüm, gelişim, kalite odaklılık, yeniliğe açıklık, destek, topluma duyarlılık, sürekli gözden geçirme temalarının ön plana çıkarılarak ifade edildiği tespit edilmiştir. Araştırmada nicel verilerin analizi ile elde edilen bulgulara göre çalışmanın yürütüldüğü her iki yükseköğretim kurumunda da öğrencilerin yönetici ve öğretim elemanlarını sosyal girişimsel liderliğin tüm boyutlarında ve toplamda "yüksek" düzeyde değerlendirdikleri belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre öğrenci görüşleri tüm boyutlarda farklılaşmaktadır. Buna göre üniversitelerin sosyal girişimsel liderlik kapasiteleri erkek öğrencilere göre daha yüksek düzeyde bulunmaktadır. Öğrencilerin öğrenim görmüş oldukları üniversitelere göre sosyal girişimsel liderlik algıları sosyal sorumluluk boyutunda farklılaşırken yenilikçilik, etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarında değişmemektedir. Öğrencilerin sosyal girişimsel liderliği algılama düzeyleri öğrenim gördükleri bilim alanı değişkenine göre ele alındığında ise görüşlerin tüm boyutlarda farklılaştığı tespit edilmiştir. Sosyal girişimsel liderlik algısı öğrencilerin başarı durumlarına göre farklılaşmazken, kariyer planı değişkenine göre etkileme ve sürdürülebilirlik boyutlarında anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Girişimcilik ve sosyal girişimcilik dersi alan öğrencilerin üniversitelerine ait sosyal girişimsel liderlik algıları bu dersleri almayan öğrencilere göre tüm boyutlarda daha yüksek düzeydedir. Bulgular, ilgili literatür temelinde tartışılmış araştırma sonunda uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Eğitim yönetimiGirişimcilikLiderlik+3
Hamza Öz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimin kültürel değişimdeki rolü

Araştırmanın genel amacı öğretim üyelerine göre yükseköğretimin kültürel değişimdeki rolünü belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu Afganistan ve Türkiye'de yükseköğretim kademesinde görev yapan öğretim elemanlarından oluşturulmuştur. Veri toplama aracı araştırmacı ve danışmanı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmanın verileri, görüşme formunda yer alan sorulara gönüllü olarak yanıtlayan katılımcılardan mail yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir. Eğitimin toplumsal, siyasal, ekonomik ve bireysel işlevleri vardır. Eğitimin toplumsal işlevleri; toplumun sosyalleşmesini ve bütünleşmesini sağlamakta, bireysel işlevleri; bireylere meslek, statü ve yaşantı biçimi kazandırmakta, toplumsal hareketliliği sağlamaktadır. Eğitimle insanlar kendini tanımakta, iletişim ve işbirliğini geliştirmekte, sağlıklı yaşamayı öğrenmektedir. Eğitimin kültürel işlevleri; kültürün muhafaza edilmesi, sosyal hayatın inşası, bireyin toplumsallaştırılması, toplumsal hareketliliği sağlayarak değişime yol açması, toplumun devamını sağlaması, ülkenin ekonomik, kültürel değişim ve gelişimi sağlamasıdır. Kültür dünyayı algılayış biçimini ve toplum tasavvurunu şekillendirmekte, hayal gücünü etkilemekte, eğitim, öğrenme ve öğretme stilleri üzerinde güçlü bir etkiye sahip olmaktadır. Okullarda kültür temelli bir eğitim olmalıdır. Kültür ve eğitim birbirlerinin tamamlayıcısıdır. İkisine de eşit şekilde önem verilmelidir. Yükseköğretim kültür üzerinde en fazla etkiye sahip olan kurumların başında gelmektedir. Yükseköğretim doğru bir şekilde kurgulandığında toplumdaki birçok sorunu çözebilecektir. Eğitim farklı fikirleri kitleler arasında yaymakta, bilim, sanat ve siyasi olaylara erişimi kolaylaştırmakta, zengin ve fakir arasında oyun alanını eşitlemektedir. Günümüz dünyasında farklı toplumlar arasında rekabet söz konusudur. Her ülke bilginin yayılması ve kendi kültürünün geliştirilmesi için çaba göstermektedir. Kültürel gelişim ve bilginin yayılmasında eğitimin ve özellikle yükseköğretimin rolü önemlidir. Özellikle başarılı bir toplum inşasında genelde eğitim özelde de yükseköğretim oldukça önemlidir. Toplumsal değişim yavaş yavaş gerçekleşmektedir. Bu değişimde eğitimin önemli bir rolü vardır. İnsanı değiştirmede eğitim en güçlü araçtır. Eğitim bir yandan bireyi kültürleştirirken diğer yandan toplumun kültürünü korumakta, gerektiğinde de kültürel değişimi sağlamaktadır. Yükseköğretim farklı kültürlerin toplandığı, bireylerin birbirinden etkilendiği ve toplumu etkilediği yerdir. Akademik kültür bilgiyi üretmekte ve yaymaktadır. Böylece toplumsal yapıyı ve kültürü etkilemektedir. Bununla birlikte mevcut eğitim kültürel ihtiyaçları karşılamak yerine, ekonomik ihtiyaçlara, hakim üretim ve ekonomik sisteme cevap vermek için geliştirilmiştir. Eğitim eşitsizlikleri meşrulaştırmış, itaat etmeye uygun insanlar yetiştirmiş, insanların kendi kaderlerinden memnun olmalarına yardımcı olmaktan başka bir amacı olmamıştır. Anahtar kelimeler: Yükseköğretim, Kültürel değişim, Afganistan kültürü.

AfganistanKültürKültürel değişim+3
Nasratullah Rahımı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararasılaşma stratejisi: Uluslararası ilişkiler ofislerinin rolü

Bu çalışmada, Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararası ilişkiler ofislerinin 'uluslararasılaşma' sürecinde oynadığı rol süreç yaklaşımı çerçevesinde ele alınmıştır. Olgubilimsel bir nitel araştırma desenini benimseyen bu çalışmada amaca yönelik örneklem yöntemiyle seçilen, çalışma grubundaki üniversitelerin uluslararasılaşma süreçlerini yürüten, 7 uluslararası ilişkiler ofis yöneticisiyle uluslararasılaşma hakkındaki deneyimleri üzerine derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, uluslararasılaşma sürecinde uluslararası ilişkiler ofislerinin önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Ancak etkin bir faaliyet yürütebilmek adına, ofislere yönetim desteğinin sağlanması ve birimler arası koordinasyonun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, çalışmada, uluslararasılaşma sürecinde karşılaşılan yabancı dil, politik nedenler ve fiziki koşullar gibi sorunlara dikkat çekilmiş ve bu sorunlara yönelik de çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uluslararasılaşma, Süreç Yaklaşımı, Uluslararası İlişkiler Ofisi

Ege bölgesiStratejik planlamaUluslararası ilişkiler+3
İpek Yeniay Hatipoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessDE

Berufsbezogener Deutschunterricht an ausbildungsstätten für tourismus in der Türkei, problemdarstellung und lösungsansätze

Infolge der fundamentalen Weiterentwicklungen in der Wirtschaft, den Technologien und Wissenschaften, haben Fremdsprachen auf dem nationalen und internationationalen Arbeitsmarkt weiterhin an Bedeutung gewonnen. Neben einer soliden Berufsausbildung, stellen vor allem Fremdsprachenkenntnisse und deren adäquate Verwendung eine unerlässliche Grundvoraussetzung für eine erfolgreiche berufliche Tätigkeit in der Tourismusindustrie dar. Auf wissenschaftlicher Ebene und in der Arbeitswelt spielen dann, wenn die Probleme der Tourismusindustrie in der Türkei auf akademischer Ebene diskutiert werden, die mangelnden Fremdsprachenkenntnisse der Angestellten mit beruflichem Tourismusabschluss unter den aktuellen Problemen im Tourismussektor eine besonders wichtige Rolle. In dieser Arbeit wurden in Ausbildungsstätten für Tourismus die Problemwahrnehmungen aus der Sicht der Lerner untersucht und geeignete Lösungsansätze zur Diskussion gestellt, die beim Unterrichten von Deutsch als Fremdsprache (DaF) und berufsbezogener Fremdsprache hilfreich sein können. Zu diesem Zweck wurden zunächst die Lehrpläne der Ausbildungsstätten für Tourismus von 9 Universitäten, die zugleich die Stichprobengröße darstellen, einer genaueren Analyse unterzogen. Hierbei wurde die genaue Anzahl der Unterrichsstunden für (1) den allgemeinen Fremdsprachenunterricht, (2) den Deutschunterricht und (3) (falls vorhanden) die Stunden für die berufliche Fremdsprache untersucht. Im quantitativen Teil der Arbeit wurde ein Fragebogen mit 42 Fragen und 5 lernrelevanten Faktoren erstellt und per Post verschickt. Der Rücklauf umfasste insgesamt 402 verwertbare Fragebögen, die durch SPSS 18.0 statistisch analysiert wurden. In der Auswertung der Ergebnisse haben sich vor allem die nachfolgend aufgelisteten Problempunkte herauskristallisiert: ● Defizit an den zur Verfügung stehenden Unterrichtsstunden für Fremdsprachen, ● Probleme im Hinblick auf das individuelle Fremdsprachenlernen. ● Mangel des berufsbezogenen Fremdsprachenunterrichts in den Lehrplänen. ● Sprachprobleme bzw. Kommunikationsprobleme im beruflichen Umgang. Des Weiteren wurde bei der statistischen Analyse und Interpretation der Differenztest Einstichproben t-Test herangezogen. Der interne Konsistenzkoeffizient nach Cronbachs Alpha für Skalen wurde mit einem Wert von 0,92 ermitelt. Mit dieser Studie soll ein wertvoller Beitrag zur Entwicklung eines effektiveren Lehrangebots für Deutsch als Fremdsprache an den Ausbildungsstätten für Tourismus geleistet werden. Schlüsselwörter: Fremdsprachenunterricht im Tourismus, berufsbezogener Fremdsprachenunterricht, Deutsch für den Tourismus, berufsbezogener Deutschunterricht im Tourismus.

Bülent Bay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimde yurttaşlık eğitimi bağlamında eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması

Bu araştırmanın amacı, yükseköğretim öğrencilerinin yurttaşlık eğitimi bağlamında eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması doğrultusunda hazırlanan uzaktan eğitim uygulamalarında, eleştirel düşünme becerilerinin kazanımına yönelik; planlama, uygulama, değerlendirme ve yansıtma çalışmalarını; öğrencilerin; yaşantı ve deneyimleri ile uygulama sürecinin yapısına ve işleyişine yönelik algılarını ve öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerinde nasıl bir dönüşüm gerçekleştiğini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden "ölçüt örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2020/2021 akademik yılında İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi programında lisans dersi olarak okutulan "Günümüz Dünya Sorunları" dersini yürüten akademisyen, bu dersi alan ve araştırmaya gönüllü katılan 30 öğretmen adayı ve Araştırmacı olmuştur. Verilerin toplanmasında görüşme, odak grup görüşmesi ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama araçları; çevrimiçi ZOOM dersleri, öğrenci ürünleri, yarı yapılandırılmış görüşme formu, yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu ve WhatsApp yazışmalarıdır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi bir arada kullanılmıştır. Toplanan veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre beş eylem döngüsü içerisinde ele alınan, argümanı ayırt etmeye dayalı sistematik ile yazı yazma pedagojisinin bütünsel bir yaklaşım içerisinde kullanılması, ilgili eleştirel düşünme becerilerini geliştirmiştir. Bu sürecin birbirini takip eden belirgin bir örüntü içerisinde gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Süreçle ilgili öğrenci deneyimlerine bakıldığında; okul kültürü ekseninde; öğrencilerin uzaktan eğitim süreçleri de dahil olmak üzere, öğrencileri pasivize eden, sınav ve puan odaklı, yorumlayıcı perspektifleri desteklemeyen hâkim normları deneyimledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal etkileşim ekseninde; araştırmacı- öğrenci etkileşiminin etkili bir deneyim sağladığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin birbirleriyle etkileşim ve işbirliğine dayalı sosyal gruplar oluşturarak, süreç boyunca dayanışmacı sosyal ağlar geliştirdikleri görülmüştür. Bireysel katılım sağlanan küçük sosyal grupların dışında, sınıfta belirgin ayrışmış sosyal grupların olduğu ve bu etkileşimlerin normatif yapısı sebebiyle eleştirel düşünme becerilerinin sekteye uğradığı belirlenmiştir. Güç ilişkileri ekseninde; öğrencilerin uygulamaya yönelik şaşkınlık ve merak duymalarının yanı sıra, bilişsel yüklerinin çokluğu ve pandemi şartlarından etkilendikleri belirlenmiştir. Ayrıca, diğer akademisyenlere yönelik içselleştirdikleri otorite anlayışı içerisinde, araştırmacının yer almaması sebebiyle başlangıç aşamasında uygulamaya katılmada direnç deneyimleri sergiledikleri görülmüştür. Araştırmacı- öğrenci ilişkisinin sosyal ve bilgi boyutlarındaki etkileşimlerde, hiyerarşik yapının korunduğu ve öğrencilerin diğer akademisyenlere yönelik, içselleşmiş bir tepkisellik duydukları belirlenmiştir. Toplumsal cinsiyet ekseninde; epistemolojik yeterliklerle ilgili kız öğrencilerin yoğun çaba sarfetme, öğrenme sürecinde kendinden şüphe etme, düşük kariyer beklentileri taşıma gibi deneyimleri olduğu; hem kız hem de erkek öğrencilerin bakım sorumluluğu nedeniyle akademik çalışmalarda geride kaldıkları belirlenmiştir. Öğrenme süreçlerinde, toplumsal cinsiyete karşı ilgi ve merakın olduğu ve örtük programda, toplumsal cinsiyete dayalı etkileşimlerin deneyimlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin algılarında nasıl etkileşim ve değişimler olduğuyla ilgili; öğrencilerin, yapılan çalışmaları, kendi perspektiflerini geliştirmeyi sağlaması, insan hakları temelinde farkındalığı ve bilinçli düşünen yurttaşlık kimliğini geliştirmesi bakımından demokratik yurttaşlık yeterlikleriyle ilişkilendirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin anlama isteği içerisinde, eleştirel düşünme sistematiğiyle ilgili ek çalışmalar yapma, derslere ve çalışmalara etkin şekilde katılma gayreti gösterme ve bu kapsamda eleştirel okuma ve etkin dinleme yapma gibi eylemler kapsamında sürece yönelik iyimser bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin ZOOM oturumlarından "bilişsel buradalık"; "işlevsellik" ve "etkileşim" bakımından etkin şekilde faydalandıkları, tartışma oturumlarını verimli ve motive edici buldukları, uzaktan eğitim süreçlerinde sosyal etkileşim gereksinimi duydukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri temelindeki dönüşümlerine bakıldığında; öğrencilerin "argümanı ayırt etmeye yönelik sistematiği"; "tetikleyici olay" ile "keşif & bütünleştirme" aşamalarından oluşan bir süreçte kavradıkları, bu sistematiği; okuduklarına/yazdıklarına; konuşmalarına/dinlediklerine uyarlayarak bilişsel referans çerçevesi olarak epistemolojik bir farkındalık geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin, üstbilişsel düşünme kapsamında yazı yazmayı geliştirme ve bakış açıları edinmeleriyle ilgili öz-değerlendirmeler yaptıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin bilgiye ve kendilerine yönelik eleştirel bakış geliştirdikleri ve bu süreçte rasyonalist bir epistemoloji kullandıkları, süreç boyunca derinlemesine kavrayış ve sosyal gerçekliğe ilişkin perspektif geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin birbirleriyle üretken iletişim ve diyalog geliştirdikleri ve tarafsız olmayı yaşama geçirdikleri, ancak bu beceriyle ilgili zorluklar da yaşadıkları belirlenmiştir. Öğrenciler, üst bilişsel düzeyde kendi düşüncelerini ve düşünsel hatalarını değerlendirmekle birlikte uygulamaya dayalı araştırma sürecini de değerlendirmeye tabi tutmuşlardır. Ayrıca, çalışmalarda kullanılan değerlendirme ölçütlerinin kolaylaştırıcı olduğu ve bu ölçütleri anlayıp kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları kapsamındaki öneriler şunlardır: Uzaktan eğitim süreçlerinde "argümanı ayırt etmeye dayalı sistematik" ile "yazı yazma pedagojisinin" bütünsel bir yaklaşım içerisinde kullanılmasıyla ilgili belirlenen işlem döngüsü, yükseköğretim programlarının uzaktan eğitim süreçlerine entegre edilerek eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde kullanılabilir. Yükseköğretim programlarında; salgın hastalıklar, göç ve mültecilik, kadın sorunları gibi sorunların bu araştırmada izlenen benzer bir süreç içerisinde ele alınması, öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerini ve dolayısıyla demokratik yurttaşlık yeterliklerini geliştirebilir. Son olarak, okul kültüründe öğrencileri pasivize eden hakim normların değişmesi, öğrencinin öğrenme sürecine daha etkin şekilde dahil olması, öğrenciler arasında sosyal etkileşimin artırılması ve akademisyen-öğrenci etkileşiminin eşit bir ilişkiye dönüşmesi gerekmektedir.

Eleştirel düşünceVatandaşlıkVatandaşlık eğitimi+2
Arzu Saldıray
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde yükseköğretim kamu harcamalarının karşılaştırmalı etkinlik analizi

Bireylerin ekonomik gücünün ?bilgi ve öğrenim düzeyleri?, ülkelerin rekabet gücünün ?beşeri ve sosyal sermaye? ile ölçüldüğü günümüz bilgi toplumunun itici gücünü, yükseköğretim kurumları oluşturmaktadır. Dünya genelinde yükseköğretim hizmeti ağırlıklı olarak kamusal kaynaklarla finanse edilmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle kamu kesiminde saydamlık, verimlilik, etkinlik ve kalite ekseninde meydana gelen yeniden yapılanma süreci, yükseköğretim kurumlarını da etkisi altına almıştır. Son dönemlerde bir taraftan yaşanan ekonomik krizler sonucu yükseköğretime aktarılan kamu kaynaklarının kısıtlanması, diğer taraftan yükseköğretim kurumlarının dışa açılması (sanayi işbirliği, uluslararası yeni oluşumlar, şirket üniversiteleri, girişimci üniversite gibi) yükseköğretime aktarılan özel kaynakların payında artış meydana getirmiştir. Bu noktada, kısıtlı yükseköğretim kamu kaynaklarının etkin kullanımı sorunsalı gündeme gelmiştir.Kamu kesiminde etkinlik ölçümü özellikle sosyal fayda amaçlı hizmet sunumu ve tam kamusal malların fiyatlandırılamaması nedeniyle önemli bir sorun teşkil ederken, yükseköğretim kamu harcamaları etkinlik analizini mümkün kılmaktadır. Buradan hareketle çalışma, öncelikle hem Türkiye'de, hem de seçilmiş Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile Türkiye'nin bir arada bulunduğu iki farklı gözlem kümesi çerçevesinde etkinlik analizini, ardından yükseköğretim kamu harcamalarının, ulaşılan etkinlik skorları üzerinde meydana getirdiği etkinin yönü ve önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Literatürle uyumlu sonuçlanan çalışma bulguları istatistiki açıdan anlamlı olup, yükseköğretim kurumlarına aktarılan kamu kaynaklarında meydana gelecek artışın etkinlik skoru üzerinde negatif yönlü ve önemli etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, literatürden farklı olarak çalışmaya ilave edilen bağımsız değişkenler ?yükseköğretim kurumlarına aktarılan proje ödenekleri? ile ?öğrenci başına düşen kurumsal harcamada? meydana gelecek artışın etkinlik skorları üzerinde pozitif yönlü ve önemli etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiEtkinlikKamu harcamaları+6
Sibel Aybarç Bursalıoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fikri ve sınai mülkiyet hakları çerçevesinde Türkiye'de yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşların ticarileştirilmesi sürecinde karşılaşılan engeller ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşların ticarileştirilmesi sürecinde karşılaşılan engellerin incelenmesi ile bu engellerin kaldırılması için çözüm önerileri sunulmasıdır. Bu amaçla çalışma, fikri ve sınai mülkiyet hakları konusunda ortaya koyulan kavramsal çerçeve, elde edilen istatistiki verilerin incelenmesi ile Türkiye'de ve dünyada yükseköğretim kurumlarında gerçekleşen buluşların ticarileştirilme süreçleri ve uygulamaları kapsamında ortaya koyulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda, söz konusu alandaki engeller tespit edilmiş olup, bu engellerin büyük çoğunun Türkiye'de yer alan kanuni düzenlemelerdeki eksiklikler ve belirsizliklerden kaynaklandığı görülmektedir. Türkiye mevzuatı içerisinde her ne kadar fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin uluslararası anlaşmalar ışığında yenilik yapılmışsa da bunun ilgili ulusal mevzuatın tümüne yansıtılamamış olduğu ve farklı kanunlar arasında çelişkiler bulunduğu gibi aynı kanun içerisinde de eksikliklerin ve belirsizliklerin yer aldığı tespit edilmiştir. Tespit edilen eksiklikler ve belirsizlikler özetle; 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri gereğince kamu ihalesi sürecinin uygulanması zorunluluğu, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 28. maddesinde vakıf üniversitelerinin öğretim faaliyeti kapsamı haricindeki faaliyetlerden gelir sağlayamayacağı düzenlemesinin bulunması, devlet üniversitelerinde gerçekleştirilen buluşların patent başvuru masraflarının karşılanacağı kaynak ve bütçe kalemi noktasındaki belirsizlik, bir yükseköğretim kurumunda buluş yapmış ve patentini almış olan kişinin başka bir yükseköğretim kurumuna geçmesi durumunda buluşun yapıldığı yükseköğretim kurumunun patentin hak sahipliği konusunda buluşu yapana karşı uygulaması gereken esaslar hakkında SMK(Sınai Mülkiyet Kanunu)'da herhangi bir düzenleme bulunmaması, yükseköğretim kurumlarının buluş üzerinde hak sahipliğinde bulunmayarak strateji gereği buluşu ticari sır olarak saklayarak ticarileştirmek istemesi durumundaki belirsizlik, yükseköğretim kurumlarının kamu projesinde yer alması sonucu gerçekleştirilen buluşlar için uygulanması gereken süreç hakkında düzenleme bulunmaması, yükseköğretim kurumlarında birden çok kişinin bir buluşu beraber yapması sonucunda hak sahipliğinin dağıtımı esasları hakkında bulunan belirsizlik ve yükseköğretim kurumlarında gerçekleşen hizmet buluşları hakkında hükümlerin yer aldığı SMK madde 113, SMK madde 121 ve ÇBY(Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik) madde 28'de yer alan düzenlemeler arasındaki çelişki olarak sıralanabilir. Çalışma sonucunda, ortaya koyulan engel ve belirsizliklerin çözülmesi amacıyla yasa koyucu tarafından ek yasal düzenlemeler getirilmesinde ve belirsizlik içeren konular hakkında açıklayıcı düzenlemeler getirilmesinde fayda olabileceği sonucuna varılarak bazı engellerin kaldırılması amacıyla çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Girişimcilik, Buluş, Sınai Mülkiyet Hakları, Ticarileşme, Fikri Mülkiyet Hakları

BuluşFikri ve sınai mülkiyet haklarıGirişimcilik+3
Yasemin Baykal
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında konumlandırma boyutlarının pazarlama karmasına yansıması, konumlandırmanın ve pazarlama karmasının performans göstergeleri üzerindeki etkisi

Çalışmanın temel amacı; yükseköğretim kurumlarında uygulanan konumlandırma boyutlarını, pazarlama karması elemanlarını ve performans kriterlerini tespit etmek, tercih edilen konumlandırma boyutları ile pazarlama karması elemanları arasındaki ilişkiyi, konumlandırmanın pazarlama karmasına etkisini ortaya koymak, konumlandırmanın ve pazarlama karmasının performans kriterleri üzerindeki etkisini incelemek ve üniversite türlerine göre farklılaşma olup olmadığını belirleyerek üniversiteler için öneriler sunmaktır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren tüm yükseköğretim kurumlarıdır. Amaçlı örneklem yöntemi ile URAP'ın 2012-2017 yılları arasında yayınlanan sıralamalarında, en üst sıralarda yer alan, en alt sıralarda yer alan ve belirlenen dönemde en fazla yükseliş sağlayan üç vakıf ve üç devlet üniversitesi olmak üzere toplamda 18 üniversite araştırmanın örneklemi olarak berlirlenmiştir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği tercih edilmiş ve üniversitelerin senato temsilcilerinden, 262 kişiden veri toplanabilmiştir. Çalışma kapsamında üniversitelerde; saygınlık, kampüs imkânları, araştırma olanakları, öğrenci yönlülük ve uluslararası yönlülük olmak üzere 5 farklı konumlandırma boyutu tespit edilmiştir. Bu boyutlar içinden üniversitelerin en çok tercih ettikleri konumlandırma boyutunun öğrenci yönlülük olduğu ve kendilerini öncelikli olarak Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler eğitim alanında konumlandırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca konumlandırma boyutlarının, pazarlama karması elemanları üzerinde etkisinin olduğu fakat tercih edilen konumlandırma boyutunun tüm pazarlama bileşenleri üzerinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Bununla beraber üniversitelerde; eğitim-araştırma, topluma katkı, uluslararasılaşma ve girişimcilik olmak üzere 4 farklı performans kriteri tespit edilmiştir. Konumlandırma boyutlarının ve pazarlama karması elemanlarının genel olarak bu performans kriterleri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca konumlandırma boyutlarından saygınlık boyutunun ve pazarlama karması elemanlarından dağıtım elemanının tüm performans kriterlerini etkilediği görülmüştür. Çalışma kapsamında elde edilen bir diğer sonuç ise devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinde; konumlandırma boyutları, pazarlama karması elemanları ve performans kriterlerine yönelik algıda farklılıklar olmasıdır. Üniversite türüne göre senato üyelerinin, pazarlama bileşenlerinin tümüne yönelik algısı farklılaşırken, konumlandırma boyutlarından saygınlık, kampüs imkânları, araştırma olanakları, öğrenci yönlülük boyutlarında, performans kriterlerinden ise topluma katkı ve girişimcilik kriterleri algısında farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Kurumları, Konumlandırma Boyutları, Pazarlama Karması, Performans Göstergeleri

Eğitim kurumlarıKonumlandırmaPazarlama+4
Serap Çakır Çömlekçi
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İşyerinde zorbalık, örgüt bağlılığı ve çalışan memnuniyeti ile performans ilişkisi: Irak'ta yükseköğretim kurumlarında bir araştırma

Çalışmanın önemi, herhangi bir ülkede kalkınmanın itici güçlerinden biri olarak yükseköğretim sektörünün öneminden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, Irak'taki yükseköğretim kurumlarında zorbalıkla ilgili araştırmaların azlığı, konunun tanımlanmaması ve bunun diğer temel göstergeler üzerindeki etkilerinin teşhis edilmemesi nedeniyle bir risk oluşturmaktadır. İşyerinde zorbalığın etkilerini hafifletmek için zamanında alınması gereken müdahale önlemleri, sorunun anlaşılamaması ve analiz edilememesi nedeniyle engellenmektedir. Araştırmanın temel amacı, işyerinde zorbalığın iş tatmini, örgütsel bağlılık ve performans üzerindeki etkisini araştırmaktır. İstatistiksel analiz, kavramlar ve alt boyutları arasındaki ilişkiyi incelemeyi de içerecektir. Irak'taki yükseköğretim kurumlarındaki çalışanlardan rasgele bir örneklemden toplam 398 nitelikli anket toplanmıştır. Açımlayıcı faktör analizinde, dört ölçeğin maddelerinin çoğu, ölçek maddeleri arasında iyi bir karşılıklı korelasyon gösteren yüksek faktörlerle yüklenmiştir. Korelasyonel analizde, Spearman'ın rho testi analizi, iş yerindeki zorbalık ile diğer üç değişken arasında negatif, orta ila güçlü ilişkiler göstermiştir. Araştırmanın dört değişkeni için Smart PLS 4 ile yol analizi yapılmıştır. Modele dayanarak, işyerinde zorbalığın örgütsel bağlılık, çalışan memnuniyeti ve performans üzerinde olumsuz etkisi, örgütsel bağlılığın performans üzerinde orta düzeyde pozitif bir etkisi bulunurken İşyerinde zorbalığın performans üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılık ve çalışan memnuniyetinin aracılık ilişkisi bir süreç makro analizi ile test edilmiştir. Analiz sonuçları, her iki değişkenin de ilişkiye aracılık ettiğini göstermiştir. Araştırma bulgularının Irak eğitim sektörüne ve yetkililere yol göstermesi, araştırmacılara da katkı sağlaması beklenmektedir. ANAHTAR KELİMELER: İşyerinde Zorbalık, Örgütsel Bağlılık, Çalışan Memnuniyeti, Çalışan Performansı, Yüksek Öğrenim, Irak

IrakPerformansYükseköğretim kurumları+7
Mohammed Jaber Mohammed
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında kurumsal imaj: Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu öğrencilerinin görüşleri üzxerine bir alan araştırması

Bir kurumun algılanış biçimi olarak tanımlanabilen imaj, kurumların amaçlarına ulaşabilmelerinde etkin bir role sahiptir. Bir kurumun sahip olduğu kurumsal imaj, kendisini rakiplerinden farklı kılmakta ve farklı pazar koşullarında kendisine rekabet avantajı sağlayan bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Tüm kurumlar için kritik önem arz eden kurumsal imaj, bilginin üretilmesinde kilit rol oynayan yükseköğretim kurumları açısından da oldukça önemlidir. Yükseköğretim kurumları, bilginin üretilmesindeki rollerinin yanı sıra tüm sektörlerin ihtiyaç duyduğu insan kaynaklarını yetiştirme rolleri nedeniyle güçlü bir kurumsal imaja sahip olmak gereksinimdedirler. Bu çerçevede yükseköğretim kurumlarının imajını belirleyen ve etkileyen unsurların neler oldukları, bu kurumların imajının şekillenmesinde hangi faktörlerin daha çok önem arz ettiğinin ortaya konulması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı, yükseköğretim kurumlarının kurumsal imajının öğrencilerin bakış açıları ile değerlendirilmesidir. Çalışmada, Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun, kurumsal imajı niceliksel araştırma yöntemi kapsamında anket tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler ışığında, Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun kurumsal imajı, öğrencilerin kurumu algılayış biçimleri ve beklentileri çerçevesinde ortaya konulmuştur. Çalışma, genel olarak dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde imaj kavramı, imaj çeşitleri ve imajın yapısı ile ilgili olarak teorik bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise kurumsal imaj kavramı ve kurumsal imajı etkileyen unsurlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise yükseköğretim kurumlarının gelişim süreci ve Düzce Üniversitesi ve Akçakoca turizm İşletmeciliği ve Otelcilik yüksek okulu hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu bölümde Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun kurumsal imajının ortaya konulması amacıyla uygulanan anket sonucunda ulaşılan verilerin değerlendirilmesi yer almaktadır.Çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlara göre Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun kurumsal imajı şu şekildedir: Öğretim elemanları ve yönetim ile öğrenciler arasındaki iletişim olumludur. Öğretim elemanları öğrencilere ders dışında da yardımcı olmaktadır. İngilizce ve bilgisayar uygulamalı ders saatleri de yeterli düzeyde olması Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun imajını olumlu yönde etkilemektedir. Yükseköğretim kurumlarının sağlaması gereken hizmetler arasında yurt ve barınma hizmeti olmamasına rağmen, bu konuda yaşanan sıkıntının kurumsal imajı olumsuz etkilediği görülmektedir. Ulaşım hizmetleri ve sosyal etkinliklerin yeterli olmaması öğrenciler tarafından olumsuz olarak görülmektedir. Ayrıca öğrenciler, Düzce Üniversitesi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nun kendisini çevresine ve Akçakoca halkına yeterince tanıtılmadığını ifade etmektedir. Çalışamaya konu olan yükseköğretim kurumunun öğrencilerin tercihleri açısından kurumsal imajın önemli olması, kurumsal imajı etkileyen olumsuzlukların giderilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Düzce ÜniversitesiKurum imajıTurizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu+6
Hakan Tuna
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında toplam kalite yönetimi anlayışı: Düzce Üniversitesi ve Oviedo Üniversitesi örnekleri

Yükseköğretim kurumları ülkelerin kültürel, ekonomik, sosyal ve politik kalkınmasında önemli rol oynayan unsurlardan birisidir. Üniversitelerin yüksek başarı standartlarına sahip olmaları küreselleşen dünya düzeni içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle ülkeler, bütüncül bir bakış açısıyla sistemi değerlendirmeye ve gereken işlemleri başarılı bir şekilde uygulamaya geçirip yükseköğretim kurumlarının sayılarını ve kalitesini artırmak için çalışmaktadırlar. Bu durum da kalite çalışmalarının gerekliliğinin önemini ve kalite çıktılarının değerlerini ortaya koymaktadır. Kalite çıktılarının uygulama alanı olarak Yükseköğretim Kurumlarının bu sayede küresel değişiklikler ile irtibatını korumayı ve her gün yenilenen ve yeniden oluşan ihtiyaçları ve gereksinimleri karşılayacak hale gelmeyi sağlayacak dinamik bir yapıya kavuşmuş olması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, küreselleşen dünyada yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde hayata geçirdikleri kalite uygulamaları, çıktıları ve toplumsal fayda gözetilerek hazırlanan projelerin özellikleri ve hedef kitlelerinin yapısal yenilikleri Toplam Kalite Yönetimi altında incelenmiştir. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi ve Oviedo Üniversitesi'nin kalite araştırmaları, uygulamaları ve çıktıları ortaya konulmuş; her iki üniversite Toplam Kalite Uygulamaları bağlamında değerlendirilmiştir.

DüzceDüzce ÜniversitesiOviedo Üniversitesi+6
Seda Gökmen
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects