Tokat

108 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk el sanatlarından Tokat ahşap baskı yazmacılık sanatı ve yaşayan son ustaları

Bu araştırmada; bulunduğu yörenin tarihi ve coğrafi yapısıyla ilgili olduğu düşünülen Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın gelişim süreci ve bugünkü durumu ele alınmıştır. Basılı ve internet yayınlarının taranması ile yaşayan son üç Yazmacılık ustalarıyla yapılan görüşmelerden veri elde etme yoluna gidilmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde; Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın tarihteki en eski kumaş desenleme yöntemlerinden birisi olup, nesilden nesle yaşatılan kültürün sanat ile birleşen bir dil olduğu, fakat 600 yıllık geçmişe sahip olan bu sanatın bugün sürdürülebilirliğinin azaldığı anlaşılmıştır. Araştırmanın sonuç bölümünde Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın taşıdığı kültürel önem belirtilerek, bu sanatın devamlılığının yeniden sağlanması için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geleneksel, Yazmacılık Sanatı, Tokat Yazmacılığı, Ahşap Kalıp, Tokat Ahşap Baskı Sanatı.

El sanatlarıGeleneksel Türk sanatıTokat+2
Fatih Mehmet Açar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat türküleri üzerine bir inceleme

Bu incelemede, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan Tokat yöresi türküleri ve kaynak kişilerden derlenen Tokat türküleri bir araya getirilip edebî ve müzikal yönden incelenerek halk bilimi yöntemlerine göre tasnif edilmiştir. Tokat türkülerinin metinleri üzerine, bu zamana kadar herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. İncelemenin ilk amacı, Tokat'a ait türkü metinlerini düzenli bir şekilde bir araya getirerek bilimsel bir çalışma sunmaktır. Bu çalışma ile Tokat yöresi türkülerinin tasnifi yapılmış, Türk folklor araştırmalarında yapılacak olan diğer çalışmalara bir basamak oluşturulmuştur. Tokat'ın tarihî, coğrafi özellikleri ve kültürel durumu hakkında bilgiler verilerek incelemenin daha anlaşılır olması sağlanmıştır. Türkü üzerine bir inceleme yapıldığından türkünün tanımı ve tarihçesi hakkında da bilgiler verilmiştir. İncelememizde TRT THM Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan ve yanında kaynak kişilerden derlenen türkülerle birlikte toplam yüz doksan yedi türkü metnine ulaşılmıştır. Ulaşılan bu yüz doksan yedi metnin içinde, Tokat yöresine ait kırık ve uzun havalar bulunmaktadır. Çalışmanın esasını, Tokat türkülerinin şekil ve yapı yönünden incelenerek tahlil ve tasnif edilmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmada bulunan Tokat türkülerini şekil açısından tahlil ve tasnif edilerek şekillerine göre numaralandırılmıştır. Türküler konuları, kullanıldıkları yer ve ezgileri bakımından da incelenmiştir. İncelemenin son kısmında yöreye ait kelimelerin bir sözlüğü çıkarılmıştır. İncelemede bulunan bütün türkü isimleri alfabetik olarak sıralanmış ve dizin çalışmasıyla sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muzaffer Sarısözen, Tokat türküleri, Tokat Halk Müziği, Salih Turhan

Halk müziğiTokatTürk edebiyatı+3
Yasemin Kılınçer
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nebiköy (Tokat) kalsedonlarının mineralojik-petrografik incelemesi ve gemolojik özellikleri

Bu yüksek lisans tez çalışmasının konusunu oluşturan kalsedonlar, Tokat merkeze bağlı Nebiköy ve çevresinde bulunmaktadır. Kalsedonlar Permiyen-Triyas yaşlı metamorfik kayaçlar içerisinde birkaç mm'den 10 cm kalınlığa kadar ulaşan damarlar halinde gözlenmektedir. Açık mavi-mavi tonlarında renge sahip olan kalsedonlar genellikle bantlı yapıda olup yer yer böbreğimsi yapı da göstermektedir. İnceleme alanından alınan kalsedon örneklerinden yapılan XRD analizlerinde kuvars ve dolomit birlikteliği tespit edilmiştir. XRF analizlerine göre; yan kayaçta %37,5 SiO2, %16 CaO, %8 MgO, %6 Al2O3 ve %4 Fe2O3 bulunurken; kalsedon örneğinde ise %94,08 SiO2, %1,45 CaO, %1,06 MgO, %0,37 Al2O3 ve %0,31 Fe2O3 tespit edilmiştir. Yapılan ICP-MS analizlerine göre yan kayacın 53,3 ppm V, 28,9 ppm Ni, 7,5 ppm Co, 4,8 ppm As, 4,6 ppm Cu, 2,4 ppm Mo, 2 ppm Ga, 1,5 ppm Bi elementi; kalsedon örneğinin ise 140,4 ppm As, 36,97 ppm Co, 5,4 ppm Ni, 1,45 ppm Cu elementi içerdiği belirlenmiştir. İnceleme alanından alınan kalsedon örneklerinden takıda kullanılmak üzere kabaşon kesim çalışmaları yapılmıştır. Yaklaşık 1 km2'lik bir alanda gözlenen, açık-koyu mavi renk tonu, dayanıklılığı, masif yapısı ve işlenebilirliği gözönünde bulundurulduğunda bölgedeki kalsedonların süstaşı olarak kullanılabilir oldukları belirlenmiştir.

Değerli taşlarGemolojiMineraloji+2
Elif Özbay Candan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bakışlı (Tokat) kalsedonlarının yanal ve düşey dağılımlarının jeofizik yöntemlerle incelenmesi

Bu yüksek lisans tez çalışmasında Tokat İli Bakışlı köyünde jeofizik yöntemlerden Çok kanallı yüzey dalgası analizi (MASW),yer radarı ve düşey elektrik sondaj (DES) yöntemiyle bir araştırılma yapılmıştır. Çalışmanın amacı, yarı değerli taş olarak bilinen mavi kalsedonun yanal ve düşey yöndeki dağılımlarının tespiti için jeofizik yöntemlerin katkı sağlayıp sağlayamayacağı hakkında bir araştırma amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışma alanına jeofizik yöntemlerden bazıları uygulanmıştır. 11 noktada DES ölçümleri alınmıştır. Schlumberger elektrod dizilimi kullanılmıştır. Çok kanallı yüzey dalgası analizi (MASW) yöntemi için de 12 jeofon ile 2 hat boyunca ölçüm alınmıştır. Yer radarı yöntemi yaklaşık 120 metrelik bir hat üzerinde yürüyerek, ölçüm alınmıştır. Sonuç olarak da bu yöntemlerin birbiriyle uyumu ve değerli taş aramasında jeofizik yöntemlerin faydaları araştırılmıştır.

Değerli taşlarJeofizikSüs taşları+1
Hakan Can
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Ordu, Samsun Tokat Müzelerindeki kese örneklerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada, müzelerdeki sergilenen tüm örnekler, müze müdürlüğünün izni dâhilinde, Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müze?sinde 20 ürün, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müze?sinde 16 ürün, Tokat Arkeoloji Müze?sinde 9 ürün araştırma kapsamına alınıştır. Yapılan araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Ordu, Samsun, Tokat Müzelerindeki tığ örücülüğü ile yapılmış kese örneklerine ulaşılmış ve bu kese örnekleri sınıflandırılarak; teknik, araç-gereç, renk, kullanım yeri, kompozisyon, bezeme konuları açısından incelenerek desen çizimleri yapılıp belgelenerek incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesinde yer alan tığ örgüsü ile yapılmış kese ürünler oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Ordu, Samsun, Tokat illerinde yer alan müzelerde en çok para kesesine rastlanılmıştır. Müzelerde incelenen kese örneklerinde keselerin sağlam olmasının yanı sıra sim ipliklerin yıprandığı, renklerinin bozulduğu görülmüştür. Madensel ve bitkisel ipliklerin bir arada kullanıldığı ve en sık uygulanılan teknik ise sık iğne olduğu keselerin ağız temizliğinde de trabzan ve piko tekniklerinin uygulandığı belirlenmiştir. Keselerin zemininde, deseninde ve ağız temizliğinde sarı sim kullanılmıştır. Ürünlerin tamamında çoğunlukla bitkisel ve geometrik bezeme, en çok da düzgün sıralamalarla düzenlenmiş kompozisyonlar uygulandığı belirlenmiştir.

El dokumalarıEl sanatlarıKese+7
Firdevs Çakır
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat Bey Sokağı evleri

Tokat, Orta Karadeniz bölümünün iç kesiminde yer alır. Tokat geleneksel Türk evleri bakımından zengin olmasına rağmen sanat tarihi açısından yeterince incelenmediği görülmüştür. Böyle bir eksikliğin giderilmesi düşüncesiyle ?Tokat Bey Sokağı Evleri? başlıklı çalışmamıza yönelerek öncelikle literatür çalışması, ardından röleve çizimleri ve fotoğraflarla belgelemek suretiyle tespit işlemlerini tamamladıktan sonra, sistematik katalog düzeni içinde her birinin ayrıntılı tanıtımı ve ayrı bir bölüm halinde tüm evlerin karşılaştırma ve değerlendirmelerini yaparak, geleneksel Türk konut mimarisi gelişim çizgisindeki yerlerini belirlemeye çalıştık.Bu çalışmada Bey Sokağı'nda yer alan toplam 21 ev örneği incelenmiştir. Tokat Bey Sokağı evleri Türk evi görünümünü koruyarak günümüze kadar gelebilmişlerdir. Bu evler Bey Sokağı'nda yaşayan halkın yaşam tarzını, ekonomik durumunu ve kültürünü yansıtmaktadır. Bu çalışmada Bey Sokağı evleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bey sokağı evlerinin hepsi 19. yüzyılın ortası ve 20. yüzyılın başına tarihlendirilmektedir.Bey Sokağı evleri iki katlıdır. Evler ahşap karkas tekniği (hımış) ile yapılmıştır. Zemin katlar taş olup, hizmet işleri için kullanılmaktadır. Üst katlar asıl yaşam alanı olup, farklı biçimlerde çıkmalarla sokağa açılmıştır. Bey Sokağı evlerinde ikiyüzlü iç sofalı ve üç tarafı odalı dış sofalı plan tipleri görülmektedir. Tokat Bey Sokağı'nda sayıca az olmasına rağmen tek yüzlü iç sofalı ve iki tarafı odalı dış sofalı plan tiplerine ait örneklerde karşımıza çıkmaktadır. Tokat Bey Sokağı evlerinin dış cepheleri oldukça sade olmasına rağmen iç mekânda ahşap ve alçı malzemeyle yapılan süslemeler dikkat çekmektedir.Çalışmamız kültür tarihimiz açısından son derece önemli olan bu eserlerin en iyi şekilde korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Sözcükler1. Tokat2. Ev3. Ahşap karkas4. Çıkma5. Ahşap ve alçı süsleme

EvlerKonutKonut mimarisi+4
Şule Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi

Bu tezde sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi araştırılmıştır.Araştırmada, toplumsal cinsiyet etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile uygulanmadığı kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Tokat ili merkezde yer alan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, deney grubu 26 (7/B), kontrol grubu ise 25 (7/A) öğrenci olmak üzere toplam 51 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada veriler, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, ilköğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutumlarını ölçen araştırmacı tarafından geliştirilen ?Toplumsal Cinsiyet Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak da, ekonomi (çalışma yaşamı), eğitim, siyaset ve sosyal yaşam alanlarına ve cinsiyet kalıp yargılarına özgü toplumsal cinsiyet etkinlikleri hazırlanıp, drama, örnek olay, soru cevap, tartışma teknikleri ve bilgisayar destekli öğretim materyalleri kullanılarak öğrencilere uygulanmıştır.Araştırmada nicel verilerin analizinde, aritmetik ortalama, frekans, bağımsız t testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda çalışma grubundaki öğrencilerin deneysel işlem sonrası puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (t=2.219, p<.05) sonucu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin deney sonrası uygulamasında kontrol grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalaması = 113.76'ya düşerken, deney grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalamasının =128.88'e yükseldiği görülmektedir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin deney öncesi ve deney sonrası tutum puanları incelendiğinde, hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutum düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir (p<.05). Toplumsal cinsiyet etkinliklerine dayalı toplumsal cinsiyet eğitiminin öğretim süreci ve sürece ilişkin bulgular incelendiğinde; toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin toplumsal cinsiyete ilişkin algılarını somutlaştırdığı ve onlara farkındalık kazandırdığı, toplumsal cinsiyet etkinlikleri yaşam örneklerini doğrudan sunduğu için öğrenciler üzerinde etkili olduğu, cinsiyet eşitliği bakımından duyarlılık kazandırdığı ve eğitim sürecini zevkli bir hale getirdiği uygulama sürecinde gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri.

Cinsel kimlikEtkinlikEğitim+8
Fadime Seçgin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonu üzerine etkisi: Tokat ili örneği

Bu araştırmanın amacı, kamu sektöründeki yönetici davranışlarının neler olduğunu belirleyip bu davranışların motivasyon üzerine etkisinin tespit edilmesidir.Araştırmada tanımsal araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Tokat Valiliği'nde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 729 birey oluşturmaktadır. Belirlenen evren üzerinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile örneklem seçilmiş, örneklem büyüklüğü 254 olarak tespit edilen araştırmada 300 anket Tokat Valiliği bünyesinde hizmet veren birimlere dağıtılmış, 260 anket cevaplandırılmış bir şekilde toplanmıştır.Araştırma verileri Ekwall ve Arvonen (1991) tarafından geliştirilen yönetici davranış anketi yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler; Anova, t testi, Tukey HSD, Tamhane's T2, Levene Testi ve Welch testleri ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonları üzerinde etkili olduğu, yönetici davranışlarının demokratik, otoriter ve liberal yönetici davranışları olarak ifade edildiği, bu davranış türleri ile motivasyon arasında da oldukça güçlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

DavranışDavranış analiziKamu sektörü+4
Hüriye Çınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Şer'iyye sicillerine göre: 19. yüzyılda Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerinde dokumacılık

19. yüzyılda Osmanlı imalatçılığının çöküş sürecine girdiği bilinmektedir. Bu sürecin sebeplerine dair görüşler ise birbirinden farklıdır. Yapılan çalışmada şer'iyye sicilleri incelenen Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerindeki örneklerden Osmanlı imalatçılığına bakılmıştır. Kumaşların menşesi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sayede şehirlerde dokunan kumaşlar, bunların oranları, imalatçıların durumu ve ithal girdilerin boyutu belirlenmiştir. Çalışmanın kapsamına belirtilen dört şehir alınmıştır. Bu şehirlere ait 19. yüzyıldaki şer'iyye sicilleri kaynak olarak temel alınmıştır. Şehirlere ait şer'iyye sicilleri ortalama onar yıllık dönemlerle incelenmiştir. Elde edilen veriler diğer kaynak ve arşiv belgeleri ile kıyaslanmıştır.Yapılan çalışmanın sonucunda 1000'i aşkın terekede 313 çeşit kumaş tespit edilmiştir. Bu kumaşların dörtte biri incelenen şehirlerin dışından getirilen çeşitlerdir. İthal Kumaş çeşitleri ve Kullanımının çok sınırlı düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Yüzyıl boyu en çok kullanılan kumaşlar çuha, çit ve basmadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde kumaş çeşitliliğinin arttığı görülmüştür. Tokat şehri incelenen diğer üç şehre göre oldukça canlı bir imalat düzeyine sahiptir. Tokat diğer şehirler için belirleyici konumdadır. Araştırma kapsamına alınan dört şehir açısından bakıldığında 19. yüzyılın dokumacılar yönünden çok dalgalı bir seyrinin olduğu görülmüştür. İmalatçılar en çok Fiyat artışları karşısında sıkıntıya düşmüşlerdir. Ancak her şeye rağmen muazzam bir mücadele azmiyle imalat yöntemlerini değiştirerek yeni şartlara uyum sağlamaya çalışmışlardır. Devletin bilinen rolüne dair anlatılanların aksine imalatçıları desteklediği anlaşılmıştır. Bu dört şehirde yaşanan imalat ikliminin İstanbul ve Bursa gibi daha çok bilinen dokuma üreticisi şehirlerden farklı olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Dokuma2. İmalat3. Zanaat4. Şer'iyye sicili5. Tekstil

19. yüzyılAmasyaDokuma endüstrisi+12
Hüsnü Yücekaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

13.-14. yüzyıl Tokat merkez yapılarında taş süsleme

13. yüzyılın başlarından 14. yüzyılın sonuna kadar Anadolu da mimari ve taş süsleme alanında gerçekleştirilen faaliyetler özellikle 13. yüzyıl Anadolu sanatında eşine az rastlanılan bir verimliliği ortaya koymaktadır.Taş süsleme: bölgedeki malzeme bolluğuna, var olan geleneğe, zamana karşı dayanaklı olma özelliği ile bu alanda yetişmiş sanatçı grubuna bağlı olarak farklı alanlarda, farklı motif ve kompozisyonlarla çok kullanılmıştır.13. yüzyılın ilk yarısında taçkapıların yan yüzlerinde yer alan bordür sayısı 12. yüzyıla göre daha fazladır ve 13. yüzyılın ikinci yarısında geometrik bezemenin yerini bitkisel düzenlemeler almıştır.Bu dönemde taçkapı nişinin iç yan duvarları, bordürlerle çevrilerek bezeme alanları daha düzenli ve simetrik bir süsleme anlayışı ile ele alınmıştır. Yüzeysel olarak süslenmiş arkaik karakterdeki Selçuklu yapılarının taçkapıları, bu dönemle birlikte daha dolgun ve yüzeyden kabarık motif ve kompozisyonlarla bezenmiştir. Mukarnas hücrelerinin sayıları artırılmış ve hücrelere estetik bir görünüm kazandırılmıştır.13. yüzyılın son çeyreğinde bitkisel ve geometrik süsleme öğelerinin büyük kısmı, barok üslubunda süsleme kompozisyonları ortaya koymaktadır.Çoğu kez ?ara devre veya geçiş devresi? olarak nitelendirilen İlhanlı etkili 14. yüzyıl da eserlerinin, plan şemaları Selçuklu dönem özellilerini tekrarlarken, cephe düzenlemelerinde değişim ve çeşitlilik gözlenmektedir.Bu dönemde bitkisel motiflerin yüzeyden oldukça taşkın şekilde işlendikler görülmektedir. Süsleme unsurları üzerinde, katlı biçimlenme ile sağlanan ışık- gölge zıtlığının yarattığı derinlik etkisi ve motiflerin bağımsız kullanımı farklılıklar meydana getirmektedir.14. yüzyıl sanatını Selçuklu sanatından kesin hatlarıyla ayırmak çok zordur. Çünkü birbirinin devamı niteliğindedir ve biri diğerinden devraldığı mirası yaşatmıştır.Anadolu da yoğun olarak bulunan taşın, hem mimari hem de süsleme oldukça geniş bir kullanım alanına sahip olması hiç şüphesiz Anadolu Selçukluların da olduğu gibi İlhanlı eserleri üzerinde de etkili olmuştur.13.-14. yüzyıl Tokat merkezde yer alan eserlerde de bahsedilen dönem özelliklerini bölgesel farklılıklar dışında görmek mümkündür.Anahtar Kelimeler1.13.-14. Yüzyıl2.Tokat3.Taş Süsleme4.Gök Medrese5.Halef Sultan Zaviyesi6.Sünbül Baba Zaviyesi7.Nureddin İbn-i Esentimur Türbesi

13. yüzyıl14. yüzyılGök Medrese Cami+5
Şirin Menevşe
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ilinde gıda alışverişi esnasında halkın etiket okuma alışkanlığının saptanması

Bu araştırmanın amacı, Tokat İlinde gıda alışverişi yapan tüketicilerin etiket okuma alışkanlığının saptanmasıdır. Araştırma örneklemini 03.06.2009 ve 13.07.2009 tarihleri arasında Tokat İlindeki alışveriş merkezlerinde alışveriş yapan 183 tüketici oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket formları kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin frekans, yüzde ve ki-kare analizleri yapılmıştır.Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan tüketicilerin satın aldığı gıda ürününün ambalajı üzerindeki yazıları %51.4'ü okurken, %40.4'ü bazen okumaktadır. Tüketicilerin %8.2'si ise gıda ambalajı üzerindeki yazıları hiç okumamaktadır. Kadın tüketicilerin %92.1'inin, erkek tüketicilerin ise %91.5'inin etiket bilgilerini okudukları tespit edilmiştir. Etiket bilgilerinin okunmasıyla cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Tüketicilerin etiket üzerindeki bilgilerden en çok üretim ve son kullanma tarihi bilgilerini okuduğu bulunmuştur.Etiket okuma alışkanlığı ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bu sonuçla eğitim düzeyinin tüketicilerin daha bilinçli gıda alışverişi yapmasında etkili olduğu söylenebilir. Tüketicilerin çoğunluğu, doğru ve dengeli beslenmeyi sağlayacağı ve besin değeri yüksek olan yiyeceklerin seçimine yardımcı olacağı için etiketi gerekli görmektedir. Tüketicilerin etiket üzerinde dikkatini en çok; işaretler ve yazılar çekmektedir.Araştırmaya katılan tüketicilerin, yarıya yakının etiket üzerinde TSE garantisi olup olmadığına dikkat ettiği saptanmıştır. Araştırmaya katılan tüketicilerin, yarıdan fazlası etiketle ilgili bir problem karşılaştıklarında nereye başvuracaklarını bilmemektedir. Tüketiciler etiketle ilgili bir problemle karşılaştıklarında öncelikle TÜKODER ve Tüketici mahkemelerine başvurmaktadır.

AlışverişEtiketGıda kontrolü+5
Murat Çelik
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda kırım kongo kanamalı ateş virüs enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması

Bu çalışmada, Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateş Virüs (KKKAV) enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması amaçlanmıştır.Çalışmada her ilden 20 sığır ve 20 koyun olacak şekilde toplam100 sığır ve 100 koyun kullanılmıştır.Tüm hayvanların sistematik klinik muayeneleri yapıldıktan sonra, serolojik ve biyokimyasal muayeneler için hayvanların vena jugularislerinden antikoagulantsız vakumlu tüplere kan örnekleri alınmıştırBiyokimyasal analizler otoanalizatörde ticari kitler kullanılarak, serolojik incelemeler ise Capture IgG ELISA yöntemiyle yapılmıştır.İstatistiksel analizler SPSS 11,5 windows programında yapılmıştır. Gruplar arasındaki farkın önemliliği bağımsız iki örnekli t testi ile belirlenmiştir.ELISA analizleri sonucunda, 100 sığırın 17'sinin seropozitif (%17), 83'ünün seronegatif (%83), koyunlarda ise, 100 koyunun 37'si seropozitif (%37), 63'ünün seronegatif (%63) olduğu tespit edilmiştir.Klinik parametrelerde, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların vücut sıcaklıkları, solunum ve kalp frekansları ve rumen hareketi sayılarının ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistikî olarak farkın önemsiz olduğu (p>0,05) belirlenmiştir.Biyokimyasal parametrelerde ise, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların serum ALT, AST, GGT ve TBİL düzeylerinin ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistiksel olarak farkın önemli (p>0,05) olmadığı gözlenmiştir.Sonuç olarak; bu çalışmada KKKAV enfeksiyonunun sığırlardaki seroprevalansı %17, koyunlarda da %37 olarak saptanmıştır. Bununla beraber ülkemizde evcil çiftlik hayvanlarının KKKAV enfeksiyonunun epidemiyolojisinde ve bulaşmasındaki rollerinin araştırılması ile ilgili geniş kapsamlı çalışmaların yapılmasının gerekliliği kanısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sığır, Koyun, KKKAV, ELISA, Seroprevalans

ElazığEnfeksiyonEnzime bağlı immünosorbent testi+7
Akın Kırbaş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Vakfiyelere göre Tokat vakıfları: H. 1000 - 1200 / M. 1591 - 1785

Vakıf müessesesi, Osmanlı toplumunda sosyal hayatın düzenlenmesi, şehirlerin imarı, eğitimin ve kültürel hayatın gelişmesi gibi pek çok konuda, devlete hizmet etmiş bir müessesedir. Tokat da vakıf müessesesi yoluyla, dini, iktisadî, kültürel yönlerden gelişme kaydetmiştir. Tokat şehrine Türk-İslâm kimliği kazandıran camiler, medreseler, mescidler, köprü ve çeşmeler, hanlar; vakıf gelirleri ile ayakta kalmışlardır. Yine vakıflar yoluyla şehirdeki ticari hayat desteklenmiş, birçok zanaatkar, vakıf han ve dükkânlarda çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Tokat'ta H. 1000-1200 yıllarına ait vakfiyeler incelenerek, vâkıflar, cinsiyetleri, sosyal statüleri, vakıf kurma amaçları ve vakıfların yönlendiği alanlar açısından irdelenmiştir. Vakfiyelerde belirtilen şartlar, eğitim-öğretim ve dini hizmet amaçlı vakıflar yanında, tilâvet ve dua vakıflarının, bayındırlık ve sosyal hizmet amaçlı vakıfların bulunduğu; vakıf müesseseler inde çalışarak geçimlerini temin eden insanlar olduğu tespit etmemize yardımcı olmuştur.

Ekonomik etkiSosyokültürel etkiTokat+1
Aylin Tunca
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat yazma baskı sanatı

Bu çalışmada Tokat Yazma Baskı Sanatı incelenmiştir. Bu amaçla, Tokat'a gidilerek ilgili kişilerle görüşmeler yapıl mıştır. Eskiden "Basmacı Han" diye tanımlanan bugün "Yazma Hanı" diye bilinen handa işlemlerin tüm safhaları ile uygulanışı gözlenmiştir. Bu lunabilen tüm örnekler incelenerek fotoğraflarla tesbit edilmiş, kağıt üzerine orijinal kalıplarla baskılar yapılmıştır. Eserlerin özelliklerini tesbit edebilmek amacıyla gözlem fişleri hazırlanmış ve fişler aracnlığıyla incelenen tüm örnekler, aynı tip sorularla analiz edilmiştir. Tokat yazma baskı sanatı ile ilgili bölgesel araştırmaların yeter sizliği üzerinde durularak karşılaşılan problemler çeşitli yönleri ile tanıtılmıştır. Daha sonra konunun amacı, önemi, sınırlılıkları ve kap samı belirtilmiştir. Ayrıca kullanılan metod, verilerin toplanması ve çözümlenmesi ile ilgili bilgiler açıklanmıştır. Bulgular ve Yorum Bölümünde, Anadolu'nun gelmiş geçmiş medeniyet- leriyle yoğrulan, kuşaktan kuşağa şekillenen, Türklerin kendine has sa nat anlayışından doğan anlam yüklü motifler ile Tokat yöresinde engüzel örneklerini veren yazma desen özellikleri, bölge hakkında genel bilgi, tarihi, doğal ve kültürel yapısı kısaca anlatılmıştır. 146147 Yazma baskıcılığın sınıflaması, kullanıldığı yerler, tekniği, kul lanılan ana gereçleri ve yapılış şekli üzeri'nde durulmuştur. Doğal ve yapay boyalar hakkında bilgi verilmiştir. Yazma ahşap kalıplar kullanılarak çeşitli boyalarla, pamukla ku maşlar üzerine, elle çizip resmederek veya basarak yapılan süsleme sa natına denir. Bu işi yapanlara da yazmacı veya basmacı denir. Yazmacılık çok eskiden beri, insanoğlunun süsleme ve süslenme ih tiyacı ile başlamış ilk el sanatlarından biridir. Orta Anadolu'nun uygarlık yönü ile zengin olan Tokat ilinde Ana dolu yazmacılığının en az altı asırlık bir mazisi olduğu ortaya çıkmış tır. Çarşı ve ev faaliyeti olarak yürütülmüş bu sanat dalı, yorgan yü zü, seccade, bohça, sofra altı, yemeni, peşkir, mendil gibi pekçok çe şitleri ile insanların günlük yaşantısının vazgeçilmez eşyası olmuştur. Genel olarak yazma sanatı üç türde yapılır. 1. Kalem işi yazma 2. Kalıp-kalem yazma 3. Kalıp yazma Kalem işi Yazma : Sanat yönü ile en kıymetli olanıdır. Desen çi zildikten sonra içleri fırça ile boyanır. Bugün bu tür çalışma hiç ya pılmamakta, elde kalanlar müzelik eşya olarak saklanmaktadır. Kalıp-kalem Yazma : Dış konturlar kalıp ile basılıp desenin iç kısımları ise fırça ile boyanmaktadır.148 Kalıp Yazma : Bugün yaygın olanıdır. Oyulmuş tahta kalıplar kulla nılır. Çeşitli bölgelerde, değişik şekilde yapılır. Tokat'da elvan işi ve kara kalem türü uygulanmaktadır. Beyaz zemin üzerine değişik renklere göre hazırlanan kalıplarla yapılan baskı türüne "ELVAN ÎŞÎ" denir. Tek kalıp kullanılarak, beyaz zemin üzerine siyah, siyah üzerine ise beyaz işlenir. Bu türüne de "KARA KALEM" yazma denir. Baskı kalıpları genellikle ıhlamur ağacından oyulur. Motiflerini doğadan almıştır. En çok işlenen, çiçek yaprak ve meyve motifleridir. Bir yüzeyin kenar suyu ile çerçevelenmesi esas yazma prensiple rindendir. Kompozisyonlarda ortadan başlayıp dışa doğru geliştirilen daire planlarına çok rastlanır. Bazılarında da çiçekler buket halinde kenar suyunun ortasından veya köşesinden fışkırır, dört çevreye yayılır. Yazmacılıkta boyama önemli yer alır. Eskiden kullanılan boyalar bitkisel, bugün kullanılanlar ise genellikle kimyasal boyalardır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan giderek Tokat yazma baskı sanatının yok olmaması için özetle şunlar önerilebilir. 1. Yazma baskı sanatı örneklerinden oluşan bir arşiv oluşturulmak tadır. 2. Bitkisel boyacılıkta kullanılan bitkilerin yetiştirilmesi için gereken önlemler alınmalıdır. 3. Yazma baskı sanatında kullanılan orjinal kalıpların korunması ve saklanmasına önem verilmektedir.149 4. Tokat yazma baskı sanatında kullanılan motif özelliklerinin yozlaştın İmadan kullanılmasına özen gösterilmelidir.

TokatYazmaYazmacılık
Neslihan Erkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1990
00
DoctorateOpen AccessTR

Tokat il merkezindeki beş yaş altı çocukların ebeveynlerinde aşı tereddüdü reddi ve ilişkili faktörler

Tanımlayıcı kesitsel nitelikte olan bu araştırma; Tokat il merkezinde yaşayan beş yaş altı çocukların ebeveynlerinde aşı tereddüt ve aşı reddinin sıklıkları ile bunlarla ilişkili faktörleri saptamak için yapılmıştır. Araştırma sahada beş yaş altı çocuğu olan ebeveynlerle DSÖ SAGE ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılarak yapılmış ilk çalışmadır. Araştırma sahada beş yaş altı çocuğa sahip 402 ebeveynle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; ebeveynlere ve çocuklara ilişkin tanımlayıcı sorular içeren anket formu ile DSÖ SAGE Aşı Tereddüdü Çalışma Grubu tarafından geliştirilen ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılmıştır. Aşı Tereddüt Ölçeği'nin geçerlilik ve güvenilirlik analizi için çalışma örneklemine ek olarak, beş yaşından küçük çocuğu olan 200 ebeveynle de görüşülmüştür. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçek yedi maddeden oluşan tek faktörlü yapıya sahiptir ve Cronbach α=0,83'dür. Ebeveynlerin %19,7'si çocukluk çağı aşıları konusunda aşı tereddüdü yaşamaktadır. Önerilen aşılardan (özel veya ücretsiz aşılar) en az birinin ret oranı %18,2'dir. Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sunulan aşıların tamamını ret edenlerin oranı ise %0,7'dir. Ebeveynlerden baba olmak, ileri ebeveyn yaşı, ekonomik durumun iyi olması, lisans ve üstü eğitime sahip olmak aşı tereddüdü ile istatistiki anlamlılık düzeyinde ilişkilidir. Aşı reddi ile ebeveyn öğrenim durumunun lisans ve üstünde olması arasında istatistiki anlamlılık düzeyinde ilişki vardır. Katılımcıların çocuklarında aşı sonrası yan etki gelişme durumundaki her birimlik artış aşı tereddüdü yaşama olasılığını 1,9 kat artırmaktadır. Aşıların çocukları ciddi hastalıklardan koruyacağına inanmayanlarda inananlara göre 4,6 kat daha fazla aşı tereddüdü görülmektedir. Aşılar hakkında olumsuz bilgi duymak veya okumak aşı tereddüdü yaşama olasılığını 13,5 kat artırmaktadır. Ebeveynlerin Aşı Tereddüt Ölçeği puan ortalaması 1,86±0,53'dür. Buna göre katılımcıların aşı tereddüt düzeyi düşüktür. Araştırmanın sonuçlarına göre aşı tereddüt ve reddi karmaşık birçok faktörden etkilenen yapıya sahiptir. Bu sebeple DSÖ SAGE Aşı Tereddüdü Çalışma Grubu tarafından geliştirilen ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılarak bu araştırmada tespit edilen faktörler de göz önünde bulundurularak daha kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Aşı tereddüt ve reddi ile mücadele için bilimsel veriler ışığında topluma uygun stratejiler belirlenmelidir.

Ana-babaAşı reddiAşı tereddüdü+5
Gonca Soysal
Başkent University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bellek mekânının kurgulanması: Tokat müze evleri

Bellek bireylerin yaşadığı deneyimlerle birlikte öğrendiklerini hafızalarında saklayıp, ihtiyaç duyulduğunda tekrar kullanma yetisi olarak tanımlanmaktadır. Çeşitli disiplinler tarafından ele alınan bellek, çalışmada mimarlık disiplini kapsamında incelenmektedir. Bu çalışmada bireylerin hatırında kalanların ne kadarının mekânsal olup, mekânın hafızada kalan yönlerinin neler olduğu ön plana çıkarılmak istenmektedir. Bu bağlamda Tokat kenti çerçevesinde literatürde yer almayan ancak belleklerde yeri olan Tokat müze evleri çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Günümüzde müzeler hatırlama kavramını barındırdığından ve toplumsal hafızayı yansıttığından bellek mekânları olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada da bu kapsamda müze evler bellek mekânı olarak incelenmektedir. Müze evler, içinde bulunduğu toplumun sanatsal, kültürel, bilimsel ve siyasal hayatına katkıda bulunan önemli insanların yaşadığı evler olmasından dolayı, bu kişilerin anılarının yaşatılarak, ortaya koydukları değerlere sahip çıkılması adına bellek görevi üstlenmektedir. Bu çerçevede bu çalışmada tarihi ve kültürel değerleri ile Anadolu'da önemli bir yeri olan Tokat'ta müze ev kimliğindeki yapılar ele alınmakta ve bu yapılar bellek mekânları olarak çözümlenmektedir. Yapıların mimari nitelikleri, geçmiş kullanıcılarının hatıraları ve deneyimleri ile ilişkisi tartışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Müze Ev, Tokat, Bellek, Mekân.

BellekMekanMüzeler+1
Kadriye Büşra Özdiri
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Tokat evleri: Kültür konutunun iç mekan açısından incelenmesi

Tarihsel gelişimi içinde ilk olarak yaşadığı Bozkır Kültürünün bir yansıması olan çadır (yurt-oba) formlu yaşam alanlarından, cumbalı, bahçeli ve çoğunlukla Haremlik ve Selamlık bölümlerini de içinde barındıran ev formuna kadar çeşitli evrelerden geçerek oluşan Türk tipi ev planları, coğrafi bölge, inanç sistemleri ve en önemlisi etkilendiği-iletişimde olduğu toplumların ve kültürel yapıların etkisiyle biçimlendiğini gözlemlediğimiz bir yapı formudur. Türk evi, Osmanlı İmparatorluğunun fethettiği sınırlar içersin de özellikle Rumeli ve Anadolu taraflarında gelişerek yayılmış ve beş yüzyıl kendine has özellikleriyle hüküm sürmüş bir ev tipidir. Zira oda ve sofanın önemli ayraç olduğu Türk konut planında, Türklerin bağımsız hayat tarzlarının ev içindeki birimi olan oda ve göçebe kültürdeki çadır formu arasında düzen ve plan örtüşmesi apaçık göze çarpmaktadır. Özellikle inançsal etkilerin ve kültürel algıların katkısıyla şekillenen aile mahremiyeti düşüncesi de göz önünde bulundurarak biçimlenen Geleneksel Türk evi planı, sofasız plan, dış sofalı plan, iç sofalı plan, orta sofalı plan olarak dört grup içeresinde incelenmektedir. Oluşturulan bu plan yapıları, yapının üzerine kurulduğu arazinin ve içinde yer aldığı meskûn mahallin sağladığı olanaklar çerçevesinde biçimlenmiş ve asırlarca Türk insanının gereksinimlerine cevap vermiş konut tipi olarak inşa edilmiştir. Geleneksel Türk konut mimari özelliklerini yansıtan Tokat evleri genellikle iki katlı olmakla birlikte özellikle üzerine inşa edileceği arazinin ve çevresel, mahalli koşulların etkisiyle şekillenmiştir. Yapılar, olanaklar çerçevesinde üst katlarda mekân kazanımına olanak sağlayan çıkmalar ile dikkat çekmektedir. Ancak çoğunlukla yapım yılı ve yapıcısının, mimarının adına rastlanılmayan Tokat evleri, çevresinde yer alan ve hakkında bilgi ve belge bulunan diğer yapılardaki yapı elemanları ve süsleme – bezeme unsurları ile göstermiş olduğu benzerlikler ile karşılaştırma yapılarak tarihlendirilmeye çalışılmaktadır. Geleneksel Tokat Evleri '' Kültür Konutunun İç Mekân Açısından İncelenmesi'' isimli bu Yüksek Lisans tezinde bölgede Papaz Hanı şimdiki adı ile Kültür Evi olarak adlandırılan yapı bağlamında Tarihi Tokat evleri ve Geleneksel Türk konut tipleri incelenmiş, yapının mimari, süsleme ve yapı elemanları çerçevesinde literatüre kazandırılması amaçlanmıştır.

EvlerGeleneksel konutGeleneksel konut mimarisi+6
Serhat Gülebenzer
Akdeniz University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Alevi Bektaşi geleneğinde Hubyâr Sultan

Alevi Bektaşi geleneğini bir bütün olarak ele almak, söz konusu geleneğin doğru anlaşılması için gereklidir. Bu geleneği oluşturan ana parçalardan biri olan Hubyâr Sultan geleneğini anlamak da Alevi Bektaşi geleneğinin bütünsel olarak anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Hubyâr Sultan geleneği daha geniş bir çerçeve olan Alevi Bektaşi geleneğinin içindedir.Çalışmamız vasıtasıyla yüzyıllardır süregelen ancak üzerinde yeterli derecede akademik araştırma yapılmayan Hubyâr Sultan ve Hubyâr Ocağı ile ilgili kaynak taraması yapılmış, alan araştırması yöntemlerinden yararlanarak alandaki veriler derlenmiş, özellikle sözlü gelenekle günümüze kadar gelen ocağın bilgileri yazılı hâle getirilmiştir.Tarihsel veriler ışığında iki Hubyâr'dan söz edilebilir. I. Hubyâr Sultan'ın 13. yüzyılda yaşadığı düşünmektedir. Sözlü geleneğe göre Horasan'dan geldiği söylenen doksan bin erenden biridir. Dergâhını bugünkü Tokat ili Almus ilçesi Hubyâr köyüne kuran Hubyâr Sultan ile ilgili elimizde kesin bilgiler yoktur. Ancak eldeki ferman ve beratlardan yerleştiği yörenin Hubyâr Sultan'a vakfedildiği bilinmektedir. II. Hubyâr Sultan ise I. Hubyâr Sultan'ın torunlarından olup 16. yüzyılda yaşamış ve Hubyâr Abdal adı ile adlandırılmıştır. Hubyâr Sultan ile Hubyâr Abdal, Hubyâr geleneği içinde tek isimde yaşamıştır. Bu ocağa bağlı talipler Hubyâr talipleri olarak bilinmektedir.Hubyâr Sultan geleneği üzerine yapılmış olan çalışmamızda Hubyâr Ocağı analiz edilmiştir. Analiz esnasında Hubyâr Ocağı'nın ritüelleri, semahı, oruçları, duaları, ziyaret yerlerine dair inanç motifleri ikinci bölüm olan ?Hubyâr Ocağı'nda İbadet ve Dinî Hayat? başlığı altında incelenmiştir. Söz konusu ocağın sözlü kültür ürünleri, şiirlerin toplanmasıyla ortaya konmuş ve bu şiirler üçüncü bölümde değerlendirilmiştir. Hubyâr Sultan üzerine yapılan örgütlenmeler ve geleneğin olası geleceği de çalışmamızın son bölümünde analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hubyâr, Ocak, Alevilik, Bektaşilik, Horasan erenleri, Tokat Folkloru, Sözlü Gelenek

AlevilerAlevilikBektaşilik+5
Dilek Bakan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşçi sendikalarının örgütlenme sorunları: Sivas, Kayseri ve Tokat bölgesinde araştırma

İşçi sınıfı, elverişsiz koşullarda çalıştırılması ve emeğinin karşılığını alamaması sonucu haklarını alabilmek için bir araya gelmiş ve işçi sendikalarını kurmuştur. Bu yapılar engellenmeye çalışılsa da başarılı olunamamış ve işçi sendikaları zamanla gelişmiştir. Ancak çalışma ilişkilerinin farklılaşması ve özellikle 1980 yılından sonra küreselleşme adıyla ifade edilen ekonomik, sosyal ve siyasal alanda yaşanan değişimlerden olumsuz şekilde etkilenerek güç kaybetmeye başlamıştır. Bu çalışmada, işçi sendikalarının örgütlenme sorunlarının ortaya konulması amacıyla, "kolayda örnekleme yöntemi" kullanılarak belirlenen Sivas, Kayseri ve Tokat illerinde faaliyet gösteren Türk-İş, Hak-İş ve DİSK'e bağlı sendikaların il/bölge yöneticileri ile görüşme yapılmıştır. Yöntem olarak ise "yarı yapılandırılmış görüşme" yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma sonucunda işçi sendikalarının örgütlenme sorunlarının; işgücünün yapısında ve istihdamın sektörel dağılımında yaşanan dönüşümler, standart dışı ve kayıt dışı istihdam, işsizlik, ekonomik istikrarsızlık, durgunluk ve krizler, özelleştirme uygulamaları, işverenlerin sendika karşıtı faaliyetleri, işçi sendikalarından kaynaklanan sorunlar, işçilerden kaynaklanan sorunlar, siyasilerin müdahaleleri kaynaklı olduğu görülmektedir.

KayseriSendikalarSivas+4
Muhammed Şahin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlanabilirlik açısından Tokat ili turizm potansiyelinin değerlendirilmesi

Gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun turizmin, ülkelerin ekonomik gelişiminde belirli bir payı bulunmaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ekonomik açıdan önemli hale gelen turizm, gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri için potansiyel bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı; Tokat İli turizm potansiyelinin mevcut durumunu ve hâlihazırda yapılan çalışmaları belirlemek ve bu konuda yapılan planların tespitini gerçekleştirmektir. Bununla birlikte Tokat'ın az bilinen bir destinasyon olarak daha etkin nasıl pazarlanabilir sorusuna cevap bulmak da çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmada paydaşların fikir ve çalışmaları daha detaylı ve net bir şekilde öğrenmek amacıyla nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma evrenini Tokat İlinde ki paydaşlar oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda katılımcıların Tokat şehrini daha çok tarih ve kültür destinasyonu olarak görülebileceğini, fakat pazarlama çalışmalarının yetersiz olduğunu düşündükleri tespit edilmiştir. İldeki paydaşlar arasındaki iletişimin zayıf olduğu ve bu nedenden dolayı, ilin turizm potansiyelinin etkin bir şekilde değerlendirilip pazarlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Paydaşlar kısa vadede Tokat turizmine dair bir gelişmenin zor olacağını belirtmiş, orta ve uzun vadede iyi bir çalışma ile sorunların üstesinden gelineceği düşünmektedirler.

PazarlamaTokatTurizm+2
Emre Bozkurt
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüzde Tokat ilinde yaşayan Oğuz boylarının kültürel hayatları

Türk milletinin güçlü bir siyasî tarihe sahip olmasının yanı sıra kültürel zenginliğinin tarihin her devrinde dikkat çekici bir unsur halini alması hakimiyet altına alınan bölgelerin bu durumdan etkilenmesine neden olmuştur. Bu bağlamda Anadolu coğrafyasının Türk hakimiyeti altına alınması yerel unsurlar ile milli unsurların sentezini başlatmış ve böylece zengin bir kültürel yapı meydana gelmiştir. Geleneksel yapının kökleri ve ortaya çıkan anlamsal zenginlik, Türk hakimiyeti altındaki Anadolu coğrafyasında özellikle sufî cereyanların etkisiyle bambaşka bir çehreye bürünmüştür. Bu noktada süregelen geleneksel yapı kültürel aidiyetin en temel ve önemli ögesi haline gelmiştir. Bu çalışmada amacımız geleneğe sıkı sıkıya bağlı Anadolu insanının sözlü kültürle bezenmiş yapısını ve bunların eski Türk gelenekleriyle olan bağlantısını ortaya çıkarmak olmuştur. Bu amaç için Tokat ilinde üç ilçe seçilmiş ve özellikle Oğuz boy isimlerini taşıyan köylerle çalışmaya başlanmıştır. Sahadaki malzemenin eski Türk gelenekleri doğrultusunda şekillenmesi sonucu toplamda 9 köyde bir araştırma gerçekleştirilmiş ve kaynak kişilerin ifadesiyle çalışmanın ana ekseni ortaya çıkarılmıştır. Kültürel ögelerin önemli bir basamağını oluşturan mezar taşları ise Acısu köyü başta olmak üzere Anşa Bacılı Ocağı'na mensup 4 köydeki sembollerin değerlendirilmesi sonucu belirlenmiştir. Doğum, düğün, ölüm ekseninde gerçekleştirilen görüşmeler ve yapılan analizler, bölge insanının bakışını, maddî ve manevî ögelerin geleneğe etkilerini göstermeyi amaçlamıştır.

GeleneklerGeçiş ritüelleriHalk bilimi+6
Çiğdem Gülbaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hitit Döneminde Maşat Höyük: Arkeolojik açıdan bir yeniden değerlendirme çalışması

Tokat il merkezinin güneybatısında yer alan Maşat Höyük, kapsamlı bir şekilde kazısı yapılan sayılı yerleşmeden biri olarak Orta Karadeniz Bölgesi'nin kilit yerleşmelerinden biridir. Höyükte bulunan yazılı belgeler sayesinde höyüğün MÖ II. bin yılında Tapigga adlı bir kent olduğu anlaşılmıştır. İlk kazıları 1945 yılında, bu tabletin ait olduğu arşivi bulmak için Ekrem Akurgal'ın başkanlığında, ikinci kazıları ise 1973-84 yıllarında Tahsin Özgüç başkanlığında yapılan ve buluntuları Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesi'nde korunmakta olan höyüğün, Assur Ticaret Kolonileri, Eski Hitit ve Büyük Hitit Krallık dönemlerini kapsayan, çalışmada Hitit katları olarak adlandırılan beş yerleşim tabakasının ve buluntularının yeni yapılan araştırmalar ile yeniden incelenip değerlendirilmesi bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Yerleşim tabakalarına ait yayınlanmış ve yayınlanmamış buluntularının ve mimari tabakalarının yeniden incelenip ayrıntılı bir değerlendirilmesi ile höyüğün tabakalanması ve tarihlemesinin günümüz bilgileri ışığında yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma ile, buluntuların ve envanter kayıtlarının mimari tabakalar ile birlikte ayrıntılı bir incelemesi yapılarak, tarihlemeleri tam olarak anlaşılamayan höyüğün farklı bölgelerindeki kazısı yapılan alanların alt safhaları ile V. ve IV. Hitit katlarının tarihlemelerinin netleştirilmesi ve buluntularının ayrımının yapılabilmesi mümkün olmuş, ayrıca Aşağı Şehir'in tabakalanması ile Yukarı Şehir'in tabakalanması yeniden incelenip düzenlenmiş ve höyüğün genel tabakalanması içindeki yerleri belirlenip yeni ve anlaşılır bir tabakalanma modeli önerilmiştir. Ayrıca bütün buluntuların tipolojik bir sınıflandırılması yapılarak höyüğün hem genel hem de tabakalara göre ayrı birer tipolojik çizelgesi çıkarılmıştır. Höyükte çıkan tabletler göz önünde bulundurularak Maşat Höyük'ün Kaška'lılar ile Hitit Devleti arasındaki bölgede önemli bir sınır kenti olduğu öne sürülmüştür. Ancak bir sınır kentinden beklenebilecek bir surun Maşat Höyük'te bulunamamış olması ilginçtir. Dolayısıyla sınır kenti tabirini kullanmak pek uygun görünmemektedir. Ancak sınırları zaman zaman değişen Kaška'lıların Hitit Devleti'nin ana arazisine sık sık yaptığı saldırılar sırasında Maşat Höyük'ün önemli bir rol üstlendiğini söylemek mümkündür.

ArkeolojiArkeolojik yerleşimHitit Dönemi+4
Filiz Divarcı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
11
Master'sOpen AccessTR

Tokat ve merkez köylerinden derlenen memoratlar üzerine bir araştırma

Tokat, tarihi boyunca birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmış ve böylelikle de zengin bir kültür harmanı meydana getirmiş şehirlerden biridir. Bu kültürel zenginliğin içerisinde sözlü anlatım türlerinin de önemli bir yeri vardır. Çalışmamızda; insanların şahsi olarak tecrübe ettiği, bu tecrübelerin unutulmaz ve dikkate değer olarak düşündükleri ve bunları nasıl tecrübe ettiklerini tasarladıkları anlatılar olarak tanımlanan memoratlar ele alınmış, Tokat merkez ve merkeze bağlı köylerdeki memoratlar alan araştırması yöntemiyle derlenerek bilimsel yöntemler ışığında incelenmiştir. Yapılan literatür taraması neticesinde Tokat'ta memoratlar hakkında daha önce bilimsel bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiş, buna karşın Tokat'ın zengin bir memorat varlığına sahip olması bu çalışmanın ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Memoratların sosyo-kültürel hayat ve inançlar açısından yeri ve öneminden dolayı bu çalışmayla Türk kültürüne katkı sunulması ve sözlü hafızanın derlenip kayda geçirilerek gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda 114 kaynak kişiyle görülmüş ve 219 memorat anlatısı derlenmiştir. Görüşmeler esnasında yönlendirilmiş ve yönlendirilmemiş görüşme/mülakat ve gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmamız Giriş, Kavram Olarak Memorat, İnceleme, Metin ve Sonuç olmak üzere 5 ana başlıktan meydana gelmiştir. Derlenen anlatılardan hareketle memoratların; geçmişte yapılan pratiklerin günümüze ulaşmasını sağlayarak kültür taşıyıcılığı yaptığı ve dini inançlara dayalı anlatmalarda da insanlara ders verdiği tespit edilmiştir. Derlenen anlatılar, Özkul Çobanoğlu'nun yapmış olduğu sınıflandırma göz önüne alınarak tasnif yapılmıştır. Anlatılar öncelikle anlatıcı, dinleyici ve icra ortamlarının incelemesi yapıldıktan sonra olağanüstü varlıkların şekil özellikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin Tokat özelinden hareketle Türk kültürüne ve halkbilimi sahasına zenginlik kazandıracağı değerlendirilmiştir.

AnlatıDerlemeFolklor+2
Onur Demircan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel yazmacılık sanatında aşındırma tekniği

Giyinmek ve süslenmek insanoğlunun varoluşundan bu yana tekstil ürünlerinin ve baskıcılığın gelişmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Hitit döneminin önemli bulgularının çıktığı kazılarda mühür şeklini andıran ve M.Ö. 7000 yıllarına ait olan kalıplar bulunmuş ve bu da bize kalıp baskı yapmayı bildiklerini kanıtlamaktadır. Yazmacılık sanatı günümüz koşullarına gelene kadar ki süreçte dönem şartlarına göre birçok unsurdan etkilenmiştir. Geleneksel Türk Sanatlarında çok eski tarihlere dayanan ve köklü bir sanat kültürü olan yazmacılık sanatı dünden bugüne gelmeyi başaran nadir el sanatlarımızdandır. Ülkemiz, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve siyasal, ekonomik, kültürel ve sanatsal anlamda tarihsel birikime sahip olmuştur. Geçmişten günümüze kadar uzanan sanat dallarından biri olan yazmacılık sanatı, ülkemizde birçok ilde kendine özgü çeşitlenmiş ve o yörenin adıyla anılmıştır Yazmacılık sanatı pamuklu, keten gibi kumaşlar üzerine boya, fırça veya tahta kalıplarla resmedilerek veya basılarak desenlendirmek koşuluyla yapılan süsleme sanatına verilen isimdir. Geleneksel yazmacılık sanatında aşındırma tekniği ile ilgili yapılan tez çalışması 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Tokat ilinin ipek yolu üzerinde olması tarihsel sürecine değinilerek ve yoğun ticaret içinde bulunmasından dolayı inşa edilen hanlara yer verilmiş, günümüze ulaşan hanlar ve o dönemlerde de Yazmacılık Sanatı yapılan Yazmacılar Hanı üzerinde durulmuştur. Tokat'ta şehir dışında ve şehir içinde bulunan hanların toplam sayısı 31'dir. Kaynaklara dayalı olarak ulaşılabilen ve bugün de ayakta duran üç hanın işlevsel özellikleri arşiv fotoğraflarla desteklenerek verilmeye çalışıldı. İkinci bölümde Yazmacılık sanatının tanımına, önemine ve Tokat'taki yerine değinilirken yazmacılık sanatının yapım teknikleri, kullanılan malzemeler ve örneklere yer verilirken Yazma Sanatı ustalarının isimleri yer almıştır. Üçüncü bölümde ise tez konusunun ana başlığı olan Yazmacılık Sanatında Aşındırma tekniğinde uygulamalı olarak farklı iki bölgeden İstanbul ve Tokat yazmacılığından ustalarla çalışılmıştır. Büyük hanlarda ve Ermeni ustaların yanlarında yetişmiş son ustaların bilgi ve birikimlerinden yararlanılmıştır. Aşındırma tekniği ile ilgili vermiş oldukları bilgiler ve hazırlanan boya reçeteleri, kaynaklarda yer alan reçetelere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise yapılan atölye çalışmaların uygulamaları verilmiştir. Aşındırma Tekniği ile ilgili 6.Aralık 2019 Tokat'ta, 18 Temmuz 2020 İstanbul'da, 9 Nisan 2021 tarihinde Tokat'ta ustalarla yapılan uygulamalara yer verilmiştir. Aşındırma, söktürme tekniğinin tüm uygulama aşamalarının Tokat 75.yıl yazmacılar hanından fotoğrafları çekilip aşamaları ile üçüncü bölümde yer almıştır. Aynı bölümde ustalar ile yapılan aşındırma baskı örneklerinden, günlük yaşamda kullanılmak üzere bayan giyimi olan buluz, etek, kaftan, elbise, pantolon, şalvar ve maske fotoğraf ve desen detayları, Demeter Tekstil Tasarım atölyemde aşındırma teknik uygulama fotoğraflarıdır. Anahtar Kelimeler: Yazmacılık, aşındırma, kireç söktürme.

AşındırmaAşındırma baskıTokat+2
Demet Selek
Akdeniz University · Institute of Fine Arts
2021
00

Related subjects