Tokat
111 theses under this subject heading
Tokat ili merkez köylerinden derlenen yer adlarının halk etimolojisi ve toponimi bağlamında incelenmesi
İnsanlık ve kültür tarihinde ortaya konulan pek çok ürün büyük ölçüde dil aracılığıyla aktarılmıştır. Bu bakımdan dil, insan ve kültür tarihi kadar eski ve bir o kadar da önemlidir. Buradan hareketle dil ve kültür arasında önemli bir ilişki vardır. Bu nedenle yapılan bu çalışmada dil ve kültür odaklı bir çerçevede yer alan toponimi konusu her yönüyle ele alınmıştır. Bunların en başında dil kültür ilişkisini anlamak ve ortaya koymak için folklordan yararlanılmıştır. Yeradları Türkçenin ses ve şekil özelliklerini içinde barındırdığı kadar halkın inancını, dünya görüşünü, yaşamını da içinde barındırmaktadır. Bu yeradları halkın kullandığı dil ve dil unsurları yani halk etimolojisi ve folklor bağlamında incelenip, çok disiplinli bir yapıyla birçok koldan ele alınmıştır. Ele alınan bu konunun bir disiplin özelinde aktarılması gerek nicelik gerekse nitelik açısından imkânsız olduğundan bu konu çok disiplinli bir bağlamda incelenmiştir ve aktarılmıştır. Sahadan elde edilen bulgular Tür ve Leksik-Semantik Sınıflandırma yöntemiyle gruplandırılıp tasnif ve tahlil edilmiştir. Bu çalışmada folklor ve adbilim çalışmalarında yaygın olarak kullanılan görüşme ve gözlem yöntemi ile birlikte elde edilen veriler derlenmiş ve tasnif edilmiştir. Bu çalışmada Tokat ili merkez köylerindeki 12 köy yerleşimi ve 211 yeradının incelenmesiyle yapılmıştır. Bu yeradlarının gerek kültüre gerek Türk diline sunduğu zenginliklerin kaybolmasının önüne akademik bir çalışma ile geçilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile yeradları folklor ve halk etimolojisi bağlamında incelenip yeni ve özgün bir sınıflandırma yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Folklor, Adbilim, Yeradbilim, Halk Etimolojisi.
XIII. asır Tokat medreseleri
Tokat şehri, tarihsel süreçte çeşitli uygarlıkların kurulduğu önemli merkezlerden biri olmuştur. Toprakları üzerinde Hitit, Frigya, Pers, Roma ve Bizans gibi imparatorlukların hüküm sürdüğü bu güzide şehir; Müslüman Türklerin Anadolu'ya hâkim olmasıyla beraber sırasıyla Dânişmend Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti, Moğol İmparatorluğu, İlhanlı Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde yer almıştır. Bu tarihsel süreç içerisinde Türklerin Anadolu'daki kurumsallaşma girişimleri kapsamında Türk İslâm Medeniyetinin en önemli aşamalarından biri olan ve kökeni itibariyle Hz. Peygamber dönemi Suffa Ashâbının ilmî faaliyetlerine dayanan medreseleşme ve eğitim faaliyetleri diğer merkezlerde olduğu gibi Tokat şehrinde de büyük bir özveriyle gerçekleştirilmiştir. İslâm dininin ilme verdiği değer İslâm tarihinin her döneminde eğitim kurumlarının varlığını gerekli kılmıştır. Nitekim dünyanın neresinde olursa olsun İslâm dini ile müşerref olan ilmin ve bilimin öncelik arz ettiği bu merkezlerde medreseleşme neticesinde İslâm Medeniyetine pek çok âlim kazandırılmıştır. Dânişmendliler Beyliği ve Anadolu Selçuklu Devleti dönemlerinde Tokat şehrinde medreselerin inşâ edilmesiyle beraber ilmî yükseliş beraberinde kültürel gelişmeyi getirmiştir. İslâm Tarihi boyunca medrese ve eğitim faaliyetleri birçok toplumu ihyâ ettiği gibi Tokat şehrini de bu anlamda geliştirmiştir. Araştırmamızda Dânişmendliler Beyliği ve Anadolu Selçuklu Devleti dönemlerinde Tokat'ta inşâ edilen medreselere ve özellikle XIII. asırda bu medreselerde yürütülen ilim ve eğitim faaliyetlerine yer verilmiştir. Bu eğitim merkezlerinde yetişen âlimlere, burada ders veren müderrislere ve bölgenin idarecileri tarafından başka ilim merkezlerinden Tokat'a ilmî faaliyetlerde bulunması için davet edilen âlimlere (Muînüddin Pervâne tarafından Tokat'a davet edilen Sâid el-Cendî vb.) yer verilmiştir. Araştırmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynak incelemesine yer verilmiştir. Birinci bölümde; Tokat'ın coğrafi konumu, adının menşei, şehrin Türk hâkimiyetinden önce ve sonraki tarihinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde; Dânişmendliler ve Selçuklu Döneminde XIII. asırda Tokat'ta inşâ edilen medreseler ve genel yapıları, mimari özellikleri, medreselerin vakıfları, ders veren müderrisler ve yetişen âlimlere yer verilmiştir. Ayrıca medreselerde okutulan dersler ve öğrenim gören talebeler hakkında genel bilgiler aktarılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: İslâm Tarihi, Dânişmendliler, Anadolu Selçukluları
İstanbul Alibeyköy ve Taşdelen cemevlerindeki cem törenlerinde Tokat Hubyar/Sıraç köylülerince icra edilen müzikal eserlerin tespiti ve değerlendirilmesi
Bu çalışmada, İstanbul'da iki farklı cemevinde tespit edilmiş Tokat Hubyar / Sıraç köylülerinin müzikal eserleri, usul ve dizi özellikleri bakımından incelenmiş, müzikal eserlerin benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılmıştır. Birinci bölüm olan giriş bölümünde, araştırmanın amacı, literatür özeti, araştırmanın yöntemi ve öne sürülen hipotezler açıklanmıştır. İkinci bölüm, Alevilik ve Cem kavramı ile ilgili genel bilgilerden oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise, İstanbul Alibeyköy ve Taşdelen Cemevlerinde Tokat Hubyar/Sıraç köylülerince yapılan Cem Töreni genel olarak anlatılmış, icra edilen eserlerin notaları sunulmuş ve ilgili müzik eserleri incelenip değerlendirilmiştir.
XII-XIV. yüzyıllarda Anadolu'da tıp kurumları
XII-XIV. Yüzyıllarda Anadolu'da inşa edilen Tıp Kurumları darüşşifa, maristan, darüssıhha, darülafiye, darürraha vb. farklı terimlerle adlandırılmıştır. Bu dönemden günümüze ulaşan Anadolu tıp kurumları, Kayseri Gevher Nesibe Darüşşifası (Maristan), Sivas İzzeddin I. Keykavus Darüssıhhası, Divriği Darüşşifası, Tokat Gökmedrese Darüşşifası ve Amasya Darüşşifası'dır. Günümüze ulaşamayan Anadolu tıp kurumları ise Mardin Eminüddin Maristanı, Çankırı Darüşşifası (Darülafiye), Kastamonu Pervaneoğlu Ali Darüşşifası (Maristan), Sivas Rahatoğlu Darürrahası, Konya Maristan-ı Atik, Konya Alaeddin Darüşşifası (Maristan) ve Aksaray Darüşşifası'dır. Bu çalışma günümüze ulaşan tıp kurumlarının mimari plan gelişimi özellikleri ve ortak mimari özelliklerinin tespitini amaçlamaktadır. İnceleme sonuncunda ilk tıp kurumlarının bir külliye bünyesinde yer aldığı ancak Amasya Darüşşifası'nda olduğu gibi zamanla bağımsız bir yapı olmaya doğru bir plan gelişimi sürecinin yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca Anadolu tıp kurumlarının ortak mimari özelliği olarak giriş eyvanına açılan mekânların varlığı tespit edilmiştir.
Organize sanayi bölgeleri ve Tokat Organize Sanayi Bölgesi uygulaması
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ VE TOKAT ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ UYGULAMASI HAhmet ALP AT İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mayıs-2000 Danışman: Doç.Dr.Mustafa ÖZER Türkiye'de organize sanayi bölgeleri giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde 40 yıldır uygulanmakta olan organize sanayi bölgeleri ile yatırımlar istenilen bölgelere yönlendirilmektedir. Sanayi işletmelerinin altyapı ihtiyaçları organize sanayi bölgeleri ile sağlanmaktadır. Organize sanayi bölgeleri ile sanayi gelişmekte, bölgesel dengeli kalkınma sağlanmakta ve sanayi işletmelerinin çevreye yaptıkları zararlar önlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri orta ve küçük boy işletmeler dayanmaktadır. Ülke içerisinde bu tip işletmelerin yaygınlaşması organize sanayi bölgeleriyle sağlanabilmektedir. Bu çalışmada ülkemizde önemi çok büyük olan organize sanayi bölgeleri incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Tokat Organize Sanayi Bölgesi kapsamlı bir şekilde incelenmiş ve sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde organize sanayi bölgelerinin teorik yapısı incelenmiştir. Organize sanayi bölgesi kavramı, amaçları ve uygulama ilkeleri ile önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'deki gelişimi, planlanması ve yönetim yapısı incelenmeye çalışılmıştır. Tokat Organize Sanayi Bölgesi ayrıntılı biçimde üçüncü bölümde incelenmiştir. Dördüncü bölümde Tokat Organize Sanayi Bölgesi'nin sorunları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Mustafa Recai Güreli mülki ve siyasi hayatı (1884-1960)
Cumhuriyetin ilanından sonra ülkenin kalkınmasında ve çağdaşlaşmasında yerel yönetimler önemli bir yere sahip olmuşlardır. Çünkü yereldeki değişim ve dönüşüm önce halkın sonra da ülkenin çağdaşlaşmasında önemli bir göstergedir. Yereldeki bu değişimi ve dönüşümü sağlayacak en önemli mülki amirler ise o bölgenin valileridir. Bu bağlamda Cumhuriyetin ilanından sonra Anadolu'nun her alanda kalkınabilmesi için Atatürk; genç, dinamik, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı şahsiyetleri vali olarak değişik illere atamıştır. İşte bu kişilerden birisi de memleketin çeşitli bölgelerinde valilik yapmış olan Mustafa Recai Güreli'dir. Recai Güreli devlet görevine ilk defa asker olarak başlamıştır. 31 Mart Ayaklanmasını bastıran Hareket Ordusu ile İstanbul'a gelmiştir. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde jandarma komutanlığı yapmış, sonrasında ise mülki idareye geçerek kaymakamlık görevini sürdürmüştür. Merzifon, Vezirköprü, Ödemiş Kaymakamlıklarının ardından sırasıyla; 1933-1936 yılları arasında Tokat, 1936-1939 yılları arasında Muğla, 1939-1943 yılları arasında Balıkesir Valiliklerinde görev yapmıştır. Valiliği zamanında toplumun ekonomik ve kültürel bakımdan kalkınmasını sağlayarak halkı aydınlatmaya çalışmıştır. Yaptığı çalışmalarla halk tarafından çok sevilmiştir. Valilik görevlerinin ardından CHP'den TBMM'de VII. dönem Gümüşhane, VIII. dönem Tokat Milletvekillikleri görevlerini sürdürmüştür. Recai Bey VII. dönemde Dâhiliye Encümeni, VIII. dönemde ise TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği görevlerini yapmıştır. Meclis toplantılarında toplumun her kesiminden insanın sorununa çözüm getirmek üzere çalışmalarda bulunmuştur. Sadece seçildiği bölgenin değil tüm ülkenin vekili olarak hareket etmiş ve halkın menfaatlerini savunmuştur. Recai Güreli 1950, 1954 ve 1957 seçimlerinde Muğla'dan milletvekili adayı olmuşsa da nispi seçim sistemine geçilmediği için seçilememiştir. Mustafa Recai Güreli 30.04.1960'ta Ankara'da vefat etmiş ve Cebeci Mezarlığı'na defnedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vali, Milletvekili, Mustafa Recai Güreli, Tokat, Muğla
XX. yüzyılda Tokat'ın sosyal ve kültürel yapısı
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Tokat ve yöresi (Metin-dil incelemesi-söz varlığı-dizin)
Dünya tarihinin en önemli seyyahlarından biri olan Evliya Çelebi, Osmanlı coğrafyasını ve çeşitli komşu ülkeleri gezerek elde ettiği bilgileri 10 ciltlik Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır. Bu seyahatler sırasında yaptığı gözlemlerin yanı sıra sözlü ve yazılı kaynaklardan aldığı bilgilere, kendi değerlendirmelerini de ilave etmiştir. Evliya Çelebi, mizah anlayışı ve güçlü tasvirleriyle gezmiş olduğu şehirleri en ince detaylarına kadar sade ve anlaşılır bir dille eserinde anlatmaya çalışmıştır. Bu çalışmada, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nin Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü B.307 (Tarih-i Seyyah) envanterine kayıtlı yazma nüshasına ulaşıldı. Seyahatnâme'nin 5. cildinde yer alan Danişmentlilerin hakim olduğu Tokat şehrinin anlatıldığı kısımlar ele alındı. Evliyâ Çelebi'nin bakışından tarihî Tokat şehrinin nasıl göründüğü ve bu şehrin mimari, fiziki ve kültürel değerlerinin nasıl yansıtıldığı belirlenmeye çalışıldı. Ayrıca ilgili bölümde kullanılan dilden hareketle dönemin dil özellikleri ve söz varlığı incelendi. Anahtar Kelimeler: Ad Bilim, Evliya Çelebi, Seyahatnâme, Söz Varlığı, Tokat
Karkas et fiyatlarının box-jenkins modeller ile geleceğe yönelik kestirimleri: Tokat ili örneği
Hayvancılık sektöründe kırmızı et fiyatlarının gelecekteki seyri, üreticiler ve tüketiciler açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Türkiye'de, hayvansal ürünlerin piyasalarında yaşanan belirsizlik, enflasyonist ortam ve ithalat baskısı gibi faktörler, bu konuda ihtiyacı artıran ana etkenler olarak öne çıkmaktadır. Gelecekteki fiyat tahminlerinin yapılması, bu beklentiyi karşılayabilir ve zaman serilerinin ekonometrik yöntemlerle analizi bu tahminlerde kullanılabilmektedir. Bu çalışmada; Tokat ilinde karkas et fiyatlarının ekonometrik yöntemlerle geleceğe yönelik kestirimlerin yapılması amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için ekonometrik analiz yöntemlerinden Box-Jenkins geleceğe yönelik kestirim yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda, Tokat ilinde 2018-2024 yıllarına ait karkas fiyatlarının zaman serisi analizi ile çözümlenerek, bu fiyatların 2025 yılı için tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın materyalini Piyasa Takip Sisteminden elde edilen veriler oluşturmuştur. Veri seti; 2018-2024 yılları arasında kesilen aylık dana, inek, düve ve tosun karkas fiyatlarından oluşmuştur. Verilerin tanımlayıcı istatistikleri yapılarak fiyat tahmininde Box-Jenkins modellerinden uyum iyiliği yüksek olan modelin parametreleri tahmin edilerek fiyat kestirimi yapılmıştır. Zaman serilerinin analizlerinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Yapılan zaman serileri analizi sonucunda dana, düve, inek ve tosun karkas fiyatları için en uygun modeller sırasıyla ARIMA (1,1,0) (0,0,0), ARIMA (3,1,0) (0,0,0), ARIMA (3,1,0) (0,0,0) ve ARIMA (0,1,0) (1,1,0) modeli olarak belirlenmiştir. Belirlenen ARIMA modelleri doğrultusunda karkas fiyatlarının 2025 yılı Mayıs ayına kadar kestirim sağlanmıştır. Kestirim sonuçlarına göre Türkiye'de Mayıs 2025 döneminde dana karkas 378.57 TL/kg, inek karkas 397.69 TL/kg, düve karkas 352.61 TL/kg ve tosun karkas 550.37 TL/kg' ulaşması tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, zaman serisi analizinin geleceğe yönelik olarak dana, düve, inek ve tosun karkas fiyatlarının tahmininde kullanılabileceği ancak tahminlerin zaman içerisinde güncellenmesi gerektiği ve hem üretici hem de tüketicilerin ileriye yönelik yapacağı planlamalara katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır.
Geleneksel Türk el sanatlarından Tokat ahşap baskı yazmacılık sanatı ve yaşayan son ustaları
Bu araştırmada; bulunduğu yörenin tarihi ve coğrafi yapısıyla ilgili olduğu düşünülen Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın gelişim süreci ve bugünkü durumu ele alınmıştır. Basılı ve internet yayınlarının taranması ile yaşayan son üç Yazmacılık ustalarıyla yapılan görüşmelerden veri elde etme yoluna gidilmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde; Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın tarihteki en eski kumaş desenleme yöntemlerinden birisi olup, nesilden nesle yaşatılan kültürün sanat ile birleşen bir dil olduğu, fakat 600 yıllık geçmişe sahip olan bu sanatın bugün sürdürülebilirliğinin azaldığı anlaşılmıştır. Araştırmanın sonuç bölümünde Tokat Ahşap Baskı Yazmacılık Sanatı'nın taşıdığı kültürel önem belirtilerek, bu sanatın devamlılığının yeniden sağlanması için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geleneksel, Yazmacılık Sanatı, Tokat Yazmacılığı, Ahşap Kalıp, Tokat Ahşap Baskı Sanatı.
Tokat türküleri üzerine bir inceleme
Bu incelemede, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan Tokat yöresi türküleri ve kaynak kişilerden derlenen Tokat türküleri bir araya getirilip edebî ve müzikal yönden incelenerek halk bilimi yöntemlerine göre tasnif edilmiştir. Tokat türkülerinin metinleri üzerine, bu zamana kadar herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. İncelemenin ilk amacı, Tokat'a ait türkü metinlerini düzenli bir şekilde bir araya getirerek bilimsel bir çalışma sunmaktır. Bu çalışma ile Tokat yöresi türkülerinin tasnifi yapılmış, Türk folklor araştırmalarında yapılacak olan diğer çalışmalara bir basamak oluşturulmuştur. Tokat'ın tarihî, coğrafi özellikleri ve kültürel durumu hakkında bilgiler verilerek incelemenin daha anlaşılır olması sağlanmıştır. Türkü üzerine bir inceleme yapıldığından türkünün tanımı ve tarihçesi hakkında da bilgiler verilmiştir. İncelememizde TRT THM Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan ve yanında kaynak kişilerden derlenen türkülerle birlikte toplam yüz doksan yedi türkü metnine ulaşılmıştır. Ulaşılan bu yüz doksan yedi metnin içinde, Tokat yöresine ait kırık ve uzun havalar bulunmaktadır. Çalışmanın esasını, Tokat türkülerinin şekil ve yapı yönünden incelenerek tahlil ve tasnif edilmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmada bulunan Tokat türkülerini şekil açısından tahlil ve tasnif edilerek şekillerine göre numaralandırılmıştır. Türküler konuları, kullanıldıkları yer ve ezgileri bakımından da incelenmiştir. İncelemenin son kısmında yöreye ait kelimelerin bir sözlüğü çıkarılmıştır. İncelemede bulunan bütün türkü isimleri alfabetik olarak sıralanmış ve dizin çalışmasıyla sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muzaffer Sarısözen, Tokat türküleri, Tokat Halk Müziği, Salih Turhan
Nebiköy (Tokat) kalsedonlarının mineralojik-petrografik incelemesi ve gemolojik özellikleri
Bu yüksek lisans tez çalışmasının konusunu oluşturan kalsedonlar, Tokat merkeze bağlı Nebiköy ve çevresinde bulunmaktadır. Kalsedonlar Permiyen-Triyas yaşlı metamorfik kayaçlar içerisinde birkaç mm'den 10 cm kalınlığa kadar ulaşan damarlar halinde gözlenmektedir. Açık mavi-mavi tonlarında renge sahip olan kalsedonlar genellikle bantlı yapıda olup yer yer böbreğimsi yapı da göstermektedir. İnceleme alanından alınan kalsedon örneklerinden yapılan XRD analizlerinde kuvars ve dolomit birlikteliği tespit edilmiştir. XRF analizlerine göre; yan kayaçta %37,5 SiO2, %16 CaO, %8 MgO, %6 Al2O3 ve %4 Fe2O3 bulunurken; kalsedon örneğinde ise %94,08 SiO2, %1,45 CaO, %1,06 MgO, %0,37 Al2O3 ve %0,31 Fe2O3 tespit edilmiştir. Yapılan ICP-MS analizlerine göre yan kayacın 53,3 ppm V, 28,9 ppm Ni, 7,5 ppm Co, 4,8 ppm As, 4,6 ppm Cu, 2,4 ppm Mo, 2 ppm Ga, 1,5 ppm Bi elementi; kalsedon örneğinin ise 140,4 ppm As, 36,97 ppm Co, 5,4 ppm Ni, 1,45 ppm Cu elementi içerdiği belirlenmiştir. İnceleme alanından alınan kalsedon örneklerinden takıda kullanılmak üzere kabaşon kesim çalışmaları yapılmıştır. Yaklaşık 1 km2'lik bir alanda gözlenen, açık-koyu mavi renk tonu, dayanıklılığı, masif yapısı ve işlenebilirliği gözönünde bulundurulduğunda bölgedeki kalsedonların süstaşı olarak kullanılabilir oldukları belirlenmiştir.
Bakışlı (Tokat) kalsedonlarının yanal ve düşey dağılımlarının jeofizik yöntemlerle incelenmesi
Bu yüksek lisans tez çalışmasında Tokat İli Bakışlı köyünde jeofizik yöntemlerden Çok kanallı yüzey dalgası analizi (MASW),yer radarı ve düşey elektrik sondaj (DES) yöntemiyle bir araştırılma yapılmıştır. Çalışmanın amacı, yarı değerli taş olarak bilinen mavi kalsedonun yanal ve düşey yöndeki dağılımlarının tespiti için jeofizik yöntemlerin katkı sağlayıp sağlayamayacağı hakkında bir araştırma amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışma alanına jeofizik yöntemlerden bazıları uygulanmıştır. 11 noktada DES ölçümleri alınmıştır. Schlumberger elektrod dizilimi kullanılmıştır. Çok kanallı yüzey dalgası analizi (MASW) yöntemi için de 12 jeofon ile 2 hat boyunca ölçüm alınmıştır. Yer radarı yöntemi yaklaşık 120 metrelik bir hat üzerinde yürüyerek, ölçüm alınmıştır. Sonuç olarak da bu yöntemlerin birbiriyle uyumu ve değerli taş aramasında jeofizik yöntemlerin faydaları araştırılmıştır.
Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Ordu, Samsun Tokat Müzelerindeki kese örneklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, müzelerdeki sergilenen tüm örnekler, müze müdürlüğünün izni dâhilinde, Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müze?sinde 20 ürün, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müze?sinde 16 ürün, Tokat Arkeoloji Müze?sinde 9 ürün araştırma kapsamına alınıştır. Yapılan araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Ordu, Samsun, Tokat Müzelerindeki tığ örücülüğü ile yapılmış kese örneklerine ulaşılmış ve bu kese örnekleri sınıflandırılarak; teknik, araç-gereç, renk, kullanım yeri, kompozisyon, bezeme konuları açısından incelenerek desen çizimleri yapılıp belgelenerek incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesinde yer alan tığ örgüsü ile yapılmış kese ürünler oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Ordu, Samsun, Tokat illerinde yer alan müzelerde en çok para kesesine rastlanılmıştır. Müzelerde incelenen kese örneklerinde keselerin sağlam olmasının yanı sıra sim ipliklerin yıprandığı, renklerinin bozulduğu görülmüştür. Madensel ve bitkisel ipliklerin bir arada kullanıldığı ve en sık uygulanılan teknik ise sık iğne olduğu keselerin ağız temizliğinde de trabzan ve piko tekniklerinin uygulandığı belirlenmiştir. Keselerin zemininde, deseninde ve ağız temizliğinde sarı sim kullanılmıştır. Ürünlerin tamamında çoğunlukla bitkisel ve geometrik bezeme, en çok da düzgün sıralamalarla düzenlenmiş kompozisyonlar uygulandığı belirlenmiştir.
Tokat Bey Sokağı evleri
Tokat, Orta Karadeniz bölümünün iç kesiminde yer alır. Tokat geleneksel Türk evleri bakımından zengin olmasına rağmen sanat tarihi açısından yeterince incelenmediği görülmüştür. Böyle bir eksikliğin giderilmesi düşüncesiyle ?Tokat Bey Sokağı Evleri? başlıklı çalışmamıza yönelerek öncelikle literatür çalışması, ardından röleve çizimleri ve fotoğraflarla belgelemek suretiyle tespit işlemlerini tamamladıktan sonra, sistematik katalog düzeni içinde her birinin ayrıntılı tanıtımı ve ayrı bir bölüm halinde tüm evlerin karşılaştırma ve değerlendirmelerini yaparak, geleneksel Türk konut mimarisi gelişim çizgisindeki yerlerini belirlemeye çalıştık.Bu çalışmada Bey Sokağı'nda yer alan toplam 21 ev örneği incelenmiştir. Tokat Bey Sokağı evleri Türk evi görünümünü koruyarak günümüze kadar gelebilmişlerdir. Bu evler Bey Sokağı'nda yaşayan halkın yaşam tarzını, ekonomik durumunu ve kültürünü yansıtmaktadır. Bu çalışmada Bey Sokağı evleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bey sokağı evlerinin hepsi 19. yüzyılın ortası ve 20. yüzyılın başına tarihlendirilmektedir.Bey Sokağı evleri iki katlıdır. Evler ahşap karkas tekniği (hımış) ile yapılmıştır. Zemin katlar taş olup, hizmet işleri için kullanılmaktadır. Üst katlar asıl yaşam alanı olup, farklı biçimlerde çıkmalarla sokağa açılmıştır. Bey Sokağı evlerinde ikiyüzlü iç sofalı ve üç tarafı odalı dış sofalı plan tipleri görülmektedir. Tokat Bey Sokağı'nda sayıca az olmasına rağmen tek yüzlü iç sofalı ve iki tarafı odalı dış sofalı plan tiplerine ait örneklerde karşımıza çıkmaktadır. Tokat Bey Sokağı evlerinin dış cepheleri oldukça sade olmasına rağmen iç mekânda ahşap ve alçı malzemeyle yapılan süslemeler dikkat çekmektedir.Çalışmamız kültür tarihimiz açısından son derece önemli olan bu eserlerin en iyi şekilde korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında katkı sağlayacağı inancındayız.Anahtar Sözcükler1. Tokat2. Ev3. Ahşap karkas4. Çıkma5. Ahşap ve alçı süsleme
Sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi
Bu tezde sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi araştırılmıştır.Araştırmada, toplumsal cinsiyet etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile uygulanmadığı kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Tokat ili merkezde yer alan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, deney grubu 26 (7/B), kontrol grubu ise 25 (7/A) öğrenci olmak üzere toplam 51 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada veriler, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, ilköğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutumlarını ölçen araştırmacı tarafından geliştirilen ?Toplumsal Cinsiyet Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak da, ekonomi (çalışma yaşamı), eğitim, siyaset ve sosyal yaşam alanlarına ve cinsiyet kalıp yargılarına özgü toplumsal cinsiyet etkinlikleri hazırlanıp, drama, örnek olay, soru cevap, tartışma teknikleri ve bilgisayar destekli öğretim materyalleri kullanılarak öğrencilere uygulanmıştır.Araştırmada nicel verilerin analizinde, aritmetik ortalama, frekans, bağımsız t testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda çalışma grubundaki öğrencilerin deneysel işlem sonrası puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (t=2.219, p<.05) sonucu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin deney sonrası uygulamasında kontrol grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalaması = 113.76'ya düşerken, deney grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalamasının =128.88'e yükseldiği görülmektedir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin deney öncesi ve deney sonrası tutum puanları incelendiğinde, hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutum düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir (p<.05). Toplumsal cinsiyet etkinliklerine dayalı toplumsal cinsiyet eğitiminin öğretim süreci ve sürece ilişkin bulgular incelendiğinde; toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin toplumsal cinsiyete ilişkin algılarını somutlaştırdığı ve onlara farkındalık kazandırdığı, toplumsal cinsiyet etkinlikleri yaşam örneklerini doğrudan sunduğu için öğrenciler üzerinde etkili olduğu, cinsiyet eşitliği bakımından duyarlılık kazandırdığı ve eğitim sürecini zevkli bir hale getirdiği uygulama sürecinde gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri.
Kamu sektöründe yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonu üzerine etkisi: Tokat ili örneği
Bu araştırmanın amacı, kamu sektöründeki yönetici davranışlarının neler olduğunu belirleyip bu davranışların motivasyon üzerine etkisinin tespit edilmesidir.Araştırmada tanımsal araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Tokat Valiliği'nde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 729 birey oluşturmaktadır. Belirlenen evren üzerinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile örneklem seçilmiş, örneklem büyüklüğü 254 olarak tespit edilen araştırmada 300 anket Tokat Valiliği bünyesinde hizmet veren birimlere dağıtılmış, 260 anket cevaplandırılmış bir şekilde toplanmıştır.Araştırma verileri Ekwall ve Arvonen (1991) tarafından geliştirilen yönetici davranış anketi yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler; Anova, t testi, Tukey HSD, Tamhane's T2, Levene Testi ve Welch testleri ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonları üzerinde etkili olduğu, yönetici davranışlarının demokratik, otoriter ve liberal yönetici davranışları olarak ifade edildiği, bu davranış türleri ile motivasyon arasında da oldukça güçlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Şer'iyye sicillerine göre: 19. yüzyılda Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerinde dokumacılık
19. yüzyılda Osmanlı imalatçılığının çöküş sürecine girdiği bilinmektedir. Bu sürecin sebeplerine dair görüşler ise birbirinden farklıdır. Yapılan çalışmada şer'iyye sicilleri incelenen Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerindeki örneklerden Osmanlı imalatçılığına bakılmıştır. Kumaşların menşesi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sayede şehirlerde dokunan kumaşlar, bunların oranları, imalatçıların durumu ve ithal girdilerin boyutu belirlenmiştir. Çalışmanın kapsamına belirtilen dört şehir alınmıştır. Bu şehirlere ait 19. yüzyıldaki şer'iyye sicilleri kaynak olarak temel alınmıştır. Şehirlere ait şer'iyye sicilleri ortalama onar yıllık dönemlerle incelenmiştir. Elde edilen veriler diğer kaynak ve arşiv belgeleri ile kıyaslanmıştır.Yapılan çalışmanın sonucunda 1000'i aşkın terekede 313 çeşit kumaş tespit edilmiştir. Bu kumaşların dörtte biri incelenen şehirlerin dışından getirilen çeşitlerdir. İthal Kumaş çeşitleri ve Kullanımının çok sınırlı düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Yüzyıl boyu en çok kullanılan kumaşlar çuha, çit ve basmadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde kumaş çeşitliliğinin arttığı görülmüştür. Tokat şehri incelenen diğer üç şehre göre oldukça canlı bir imalat düzeyine sahiptir. Tokat diğer şehirler için belirleyici konumdadır. Araştırma kapsamına alınan dört şehir açısından bakıldığında 19. yüzyılın dokumacılar yönünden çok dalgalı bir seyrinin olduğu görülmüştür. İmalatçılar en çok Fiyat artışları karşısında sıkıntıya düşmüşlerdir. Ancak her şeye rağmen muazzam bir mücadele azmiyle imalat yöntemlerini değiştirerek yeni şartlara uyum sağlamaya çalışmışlardır. Devletin bilinen rolüne dair anlatılanların aksine imalatçıları desteklediği anlaşılmıştır. Bu dört şehirde yaşanan imalat ikliminin İstanbul ve Bursa gibi daha çok bilinen dokuma üreticisi şehirlerden farklı olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Dokuma2. İmalat3. Zanaat4. Şer'iyye sicili5. Tekstil
13.-14. yüzyıl Tokat merkez yapılarında taş süsleme
13. yüzyılın başlarından 14. yüzyılın sonuna kadar Anadolu da mimari ve taş süsleme alanında gerçekleştirilen faaliyetler özellikle 13. yüzyıl Anadolu sanatında eşine az rastlanılan bir verimliliği ortaya koymaktadır.Taş süsleme: bölgedeki malzeme bolluğuna, var olan geleneğe, zamana karşı dayanaklı olma özelliği ile bu alanda yetişmiş sanatçı grubuna bağlı olarak farklı alanlarda, farklı motif ve kompozisyonlarla çok kullanılmıştır.13. yüzyılın ilk yarısında taçkapıların yan yüzlerinde yer alan bordür sayısı 12. yüzyıla göre daha fazladır ve 13. yüzyılın ikinci yarısında geometrik bezemenin yerini bitkisel düzenlemeler almıştır.Bu dönemde taçkapı nişinin iç yan duvarları, bordürlerle çevrilerek bezeme alanları daha düzenli ve simetrik bir süsleme anlayışı ile ele alınmıştır. Yüzeysel olarak süslenmiş arkaik karakterdeki Selçuklu yapılarının taçkapıları, bu dönemle birlikte daha dolgun ve yüzeyden kabarık motif ve kompozisyonlarla bezenmiştir. Mukarnas hücrelerinin sayıları artırılmış ve hücrelere estetik bir görünüm kazandırılmıştır.13. yüzyılın son çeyreğinde bitkisel ve geometrik süsleme öğelerinin büyük kısmı, barok üslubunda süsleme kompozisyonları ortaya koymaktadır.Çoğu kez ?ara devre veya geçiş devresi? olarak nitelendirilen İlhanlı etkili 14. yüzyıl da eserlerinin, plan şemaları Selçuklu dönem özellilerini tekrarlarken, cephe düzenlemelerinde değişim ve çeşitlilik gözlenmektedir.Bu dönemde bitkisel motiflerin yüzeyden oldukça taşkın şekilde işlendikler görülmektedir. Süsleme unsurları üzerinde, katlı biçimlenme ile sağlanan ışık- gölge zıtlığının yarattığı derinlik etkisi ve motiflerin bağımsız kullanımı farklılıklar meydana getirmektedir.14. yüzyıl sanatını Selçuklu sanatından kesin hatlarıyla ayırmak çok zordur. Çünkü birbirinin devamı niteliğindedir ve biri diğerinden devraldığı mirası yaşatmıştır.Anadolu da yoğun olarak bulunan taşın, hem mimari hem de süsleme oldukça geniş bir kullanım alanına sahip olması hiç şüphesiz Anadolu Selçukluların da olduğu gibi İlhanlı eserleri üzerinde de etkili olmuştur.13.-14. yüzyıl Tokat merkezde yer alan eserlerde de bahsedilen dönem özelliklerini bölgesel farklılıklar dışında görmek mümkündür.Anahtar Kelimeler1.13.-14. Yüzyıl2.Tokat3.Taş Süsleme4.Gök Medrese5.Halef Sultan Zaviyesi6.Sünbül Baba Zaviyesi7.Nureddin İbn-i Esentimur Türbesi
Tokat ilinde gıda alışverişi esnasında halkın etiket okuma alışkanlığının saptanması
Bu araştırmanın amacı, Tokat İlinde gıda alışverişi yapan tüketicilerin etiket okuma alışkanlığının saptanmasıdır. Araştırma örneklemini 03.06.2009 ve 13.07.2009 tarihleri arasında Tokat İlindeki alışveriş merkezlerinde alışveriş yapan 183 tüketici oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket formları kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin frekans, yüzde ve ki-kare analizleri yapılmıştır.Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan tüketicilerin satın aldığı gıda ürününün ambalajı üzerindeki yazıları %51.4'ü okurken, %40.4'ü bazen okumaktadır. Tüketicilerin %8.2'si ise gıda ambalajı üzerindeki yazıları hiç okumamaktadır. Kadın tüketicilerin %92.1'inin, erkek tüketicilerin ise %91.5'inin etiket bilgilerini okudukları tespit edilmiştir. Etiket bilgilerinin okunmasıyla cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Tüketicilerin etiket üzerindeki bilgilerden en çok üretim ve son kullanma tarihi bilgilerini okuduğu bulunmuştur.Etiket okuma alışkanlığı ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bu sonuçla eğitim düzeyinin tüketicilerin daha bilinçli gıda alışverişi yapmasında etkili olduğu söylenebilir. Tüketicilerin çoğunluğu, doğru ve dengeli beslenmeyi sağlayacağı ve besin değeri yüksek olan yiyeceklerin seçimine yardımcı olacağı için etiketi gerekli görmektedir. Tüketicilerin etiket üzerinde dikkatini en çok; işaretler ve yazılar çekmektedir.Araştırmaya katılan tüketicilerin, yarıya yakının etiket üzerinde TSE garantisi olup olmadığına dikkat ettiği saptanmıştır. Araştırmaya katılan tüketicilerin, yarıdan fazlası etiketle ilgili bir problem karşılaştıklarında nereye başvuracaklarını bilmemektedir. Tüketiciler etiketle ilgili bir problemle karşılaştıklarında öncelikle TÜKODER ve Tüketici mahkemelerine başvurmaktadır.
Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda kırım kongo kanamalı ateş virüs enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması
Bu çalışmada, Elazığ, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat illerindeki sığır ve koyunlarda Kırım Kongo Kanamalı Ateş Virüs (KKKAV) enfeksiyonunun seroprevalansının araştırılması amaçlanmıştır.Çalışmada her ilden 20 sığır ve 20 koyun olacak şekilde toplam100 sığır ve 100 koyun kullanılmıştır.Tüm hayvanların sistematik klinik muayeneleri yapıldıktan sonra, serolojik ve biyokimyasal muayeneler için hayvanların vena jugularislerinden antikoagulantsız vakumlu tüplere kan örnekleri alınmıştırBiyokimyasal analizler otoanalizatörde ticari kitler kullanılarak, serolojik incelemeler ise Capture IgG ELISA yöntemiyle yapılmıştır.İstatistiksel analizler SPSS 11,5 windows programında yapılmıştır. Gruplar arasındaki farkın önemliliği bağımsız iki örnekli t testi ile belirlenmiştir.ELISA analizleri sonucunda, 100 sığırın 17'sinin seropozitif (%17), 83'ünün seronegatif (%83), koyunlarda ise, 100 koyunun 37'si seropozitif (%37), 63'ünün seronegatif (%63) olduğu tespit edilmiştir.Klinik parametrelerde, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların vücut sıcaklıkları, solunum ve kalp frekansları ve rumen hareketi sayılarının ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistikî olarak farkın önemsiz olduğu (p>0,05) belirlenmiştir.Biyokimyasal parametrelerde ise, hem sığır hem de koyunlarda seropozitif gruplardaki hayvanların serum ALT, AST, GGT ve TBİL düzeylerinin ortalama değerleri ile seronegatif gruptakilerin ortalama değerleri arasında istatistiksel olarak farkın önemli (p>0,05) olmadığı gözlenmiştir.Sonuç olarak; bu çalışmada KKKAV enfeksiyonunun sığırlardaki seroprevalansı %17, koyunlarda da %37 olarak saptanmıştır. Bununla beraber ülkemizde evcil çiftlik hayvanlarının KKKAV enfeksiyonunun epidemiyolojisinde ve bulaşmasındaki rollerinin araştırılması ile ilgili geniş kapsamlı çalışmaların yapılmasının gerekliliği kanısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sığır, Koyun, KKKAV, ELISA, Seroprevalans
Vakfiyelere göre Tokat vakıfları: H. 1000 - 1200 / M. 1591 - 1785
Vakıf müessesesi, Osmanlı toplumunda sosyal hayatın düzenlenmesi, şehirlerin imarı, eğitimin ve kültürel hayatın gelişmesi gibi pek çok konuda, devlete hizmet etmiş bir müessesedir. Tokat da vakıf müessesesi yoluyla, dini, iktisadî, kültürel yönlerden gelişme kaydetmiştir. Tokat şehrine Türk-İslâm kimliği kazandıran camiler, medreseler, mescidler, köprü ve çeşmeler, hanlar; vakıf gelirleri ile ayakta kalmışlardır. Yine vakıflar yoluyla şehirdeki ticari hayat desteklenmiş, birçok zanaatkar, vakıf han ve dükkânlarda çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Tokat'ta H. 1000-1200 yıllarına ait vakfiyeler incelenerek, vâkıflar, cinsiyetleri, sosyal statüleri, vakıf kurma amaçları ve vakıfların yönlendiği alanlar açısından irdelenmiştir. Vakfiyelerde belirtilen şartlar, eğitim-öğretim ve dini hizmet amaçlı vakıflar yanında, tilâvet ve dua vakıflarının, bayındırlık ve sosyal hizmet amaçlı vakıfların bulunduğu; vakıf müesseseler inde çalışarak geçimlerini temin eden insanlar olduğu tespit etmemize yardımcı olmuştur.
Tokat yazma baskı sanatı
Bu çalışmada Tokat Yazma Baskı Sanatı incelenmiştir. Bu amaçla, Tokat'a gidilerek ilgili kişilerle görüşmeler yapıl mıştır. Eskiden "Basmacı Han" diye tanımlanan bugün "Yazma Hanı" diye bilinen handa işlemlerin tüm safhaları ile uygulanışı gözlenmiştir. Bu lunabilen tüm örnekler incelenerek fotoğraflarla tesbit edilmiş, kağıt üzerine orijinal kalıplarla baskılar yapılmıştır. Eserlerin özelliklerini tesbit edebilmek amacıyla gözlem fişleri hazırlanmış ve fişler aracnlığıyla incelenen tüm örnekler, aynı tip sorularla analiz edilmiştir. Tokat yazma baskı sanatı ile ilgili bölgesel araştırmaların yeter sizliği üzerinde durularak karşılaşılan problemler çeşitli yönleri ile tanıtılmıştır. Daha sonra konunun amacı, önemi, sınırlılıkları ve kap samı belirtilmiştir. Ayrıca kullanılan metod, verilerin toplanması ve çözümlenmesi ile ilgili bilgiler açıklanmıştır. Bulgular ve Yorum Bölümünde, Anadolu'nun gelmiş geçmiş medeniyet- leriyle yoğrulan, kuşaktan kuşağa şekillenen, Türklerin kendine has sa nat anlayışından doğan anlam yüklü motifler ile Tokat yöresinde engüzel örneklerini veren yazma desen özellikleri, bölge hakkında genel bilgi, tarihi, doğal ve kültürel yapısı kısaca anlatılmıştır. 146147 Yazma baskıcılığın sınıflaması, kullanıldığı yerler, tekniği, kul lanılan ana gereçleri ve yapılış şekli üzeri'nde durulmuştur. Doğal ve yapay boyalar hakkında bilgi verilmiştir. Yazma ahşap kalıplar kullanılarak çeşitli boyalarla, pamukla ku maşlar üzerine, elle çizip resmederek veya basarak yapılan süsleme sa natına denir. Bu işi yapanlara da yazmacı veya basmacı denir. Yazmacılık çok eskiden beri, insanoğlunun süsleme ve süslenme ih tiyacı ile başlamış ilk el sanatlarından biridir. Orta Anadolu'nun uygarlık yönü ile zengin olan Tokat ilinde Ana dolu yazmacılığının en az altı asırlık bir mazisi olduğu ortaya çıkmış tır. Çarşı ve ev faaliyeti olarak yürütülmüş bu sanat dalı, yorgan yü zü, seccade, bohça, sofra altı, yemeni, peşkir, mendil gibi pekçok çe şitleri ile insanların günlük yaşantısının vazgeçilmez eşyası olmuştur. Genel olarak yazma sanatı üç türde yapılır. 1. Kalem işi yazma 2. Kalıp-kalem yazma 3. Kalıp yazma Kalem işi Yazma : Sanat yönü ile en kıymetli olanıdır. Desen çi zildikten sonra içleri fırça ile boyanır. Bugün bu tür çalışma hiç ya pılmamakta, elde kalanlar müzelik eşya olarak saklanmaktadır. Kalıp-kalem Yazma : Dış konturlar kalıp ile basılıp desenin iç kısımları ise fırça ile boyanmaktadır.148 Kalıp Yazma : Bugün yaygın olanıdır. Oyulmuş tahta kalıplar kulla nılır. Çeşitli bölgelerde, değişik şekilde yapılır. Tokat'da elvan işi ve kara kalem türü uygulanmaktadır. Beyaz zemin üzerine değişik renklere göre hazırlanan kalıplarla yapılan baskı türüne "ELVAN ÎŞÎ" denir. Tek kalıp kullanılarak, beyaz zemin üzerine siyah, siyah üzerine ise beyaz işlenir. Bu türüne de "KARA KALEM" yazma denir. Baskı kalıpları genellikle ıhlamur ağacından oyulur. Motiflerini doğadan almıştır. En çok işlenen, çiçek yaprak ve meyve motifleridir. Bir yüzeyin kenar suyu ile çerçevelenmesi esas yazma prensiple rindendir. Kompozisyonlarda ortadan başlayıp dışa doğru geliştirilen daire planlarına çok rastlanır. Bazılarında da çiçekler buket halinde kenar suyunun ortasından veya köşesinden fışkırır, dört çevreye yayılır. Yazmacılıkta boyama önemli yer alır. Eskiden kullanılan boyalar bitkisel, bugün kullanılanlar ise genellikle kimyasal boyalardır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan giderek Tokat yazma baskı sanatının yok olmaması için özetle şunlar önerilebilir. 1. Yazma baskı sanatı örneklerinden oluşan bir arşiv oluşturulmak tadır. 2. Bitkisel boyacılıkta kullanılan bitkilerin yetiştirilmesi için gereken önlemler alınmalıdır. 3. Yazma baskı sanatında kullanılan orjinal kalıpların korunması ve saklanmasına önem verilmektedir.149 4. Tokat yazma baskı sanatında kullanılan motif özelliklerinin yozlaştın İmadan kullanılmasına özen gösterilmelidir.
Tokat il merkezindeki beş yaş altı çocukların ebeveynlerinde aşı tereddüdü reddi ve ilişkili faktörler
Tanımlayıcı kesitsel nitelikte olan bu araştırma; Tokat il merkezinde yaşayan beş yaş altı çocukların ebeveynlerinde aşı tereddüt ve aşı reddinin sıklıkları ile bunlarla ilişkili faktörleri saptamak için yapılmıştır. Araştırma sahada beş yaş altı çocuğu olan ebeveynlerle DSÖ SAGE ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılarak yapılmış ilk çalışmadır. Araştırma sahada beş yaş altı çocuğa sahip 402 ebeveynle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; ebeveynlere ve çocuklara ilişkin tanımlayıcı sorular içeren anket formu ile DSÖ SAGE Aşı Tereddüdü Çalışma Grubu tarafından geliştirilen ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılmıştır. Aşı Tereddüt Ölçeği'nin geçerlilik ve güvenilirlik analizi için çalışma örneklemine ek olarak, beş yaşından küçük çocuğu olan 200 ebeveynle de görüşülmüştür. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçek yedi maddeden oluşan tek faktörlü yapıya sahiptir ve Cronbach α=0,83'dür. Ebeveynlerin %19,7'si çocukluk çağı aşıları konusunda aşı tereddüdü yaşamaktadır. Önerilen aşılardan (özel veya ücretsiz aşılar) en az birinin ret oranı %18,2'dir. Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sunulan aşıların tamamını ret edenlerin oranı ise %0,7'dir. Ebeveynlerden baba olmak, ileri ebeveyn yaşı, ekonomik durumun iyi olması, lisans ve üstü eğitime sahip olmak aşı tereddüdü ile istatistiki anlamlılık düzeyinde ilişkilidir. Aşı reddi ile ebeveyn öğrenim durumunun lisans ve üstünde olması arasında istatistiki anlamlılık düzeyinde ilişki vardır. Katılımcıların çocuklarında aşı sonrası yan etki gelişme durumundaki her birimlik artış aşı tereddüdü yaşama olasılığını 1,9 kat artırmaktadır. Aşıların çocukları ciddi hastalıklardan koruyacağına inanmayanlarda inananlara göre 4,6 kat daha fazla aşı tereddüdü görülmektedir. Aşılar hakkında olumsuz bilgi duymak veya okumak aşı tereddüdü yaşama olasılığını 13,5 kat artırmaktadır. Ebeveynlerin Aşı Tereddüt Ölçeği puan ortalaması 1,86±0,53'dür. Buna göre katılımcıların aşı tereddüt düzeyi düşüktür. Araştırmanın sonuçlarına göre aşı tereddüt ve reddi karmaşık birçok faktörden etkilenen yapıya sahiptir. Bu sebeple DSÖ SAGE Aşı Tereddüdü Çalışma Grubu tarafından geliştirilen ''Aşı Tereddüt Anket Formu'' ve ''Aşı Tereddüt Ölçeği'' kullanılarak bu araştırmada tespit edilen faktörler de göz önünde bulundurularak daha kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Aşı tereddüt ve reddi ile mücadele için bilimsel veriler ışığında topluma uygun stratejiler belirlenmelidir.