Information and communication technologies

69 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Karşılaştırmalı elektronik demokrasi: İspanya ve İsviçre örneği

Bilgi ve İletişim Teknolojisi; sosyal alandan, eğitim sektörüne; ekonomik alandan, siyasal alana kadar hayatımızın her alanında yardımcı araç olarak yaşamımızı biçimlendirmiştir ve biçimlendirmeye devam etmektedir. Özellikle insanlar arası mesafeyi ortadan kaldıran BİT, sunduğu teknoloji ile demokrasi için de yeni bir dönem başlatmaktadır. Demokrasinin imkânsızlığına karşı BİT, günümüzde tam anlamı ile demokrasinin var olabileceğini çeşitli araçlar ile insanlığa göstermektedir. Bugün BİT kullanılarak gerçekleştirilen siyasal katılıma e-demokrasi denmektedir. 1848 yılından beri doğrudan demokrasi yönetim biçimi ile yönetilen İsviçre ve henüz yeni olmasına karşın 1977 yılında demokratik yönetim biçimine hızla adapte olmuş İspanya da belirgin e-demokrasi araçlarını kullanmaktadır. Bu araştırmanın amacı da iki farklı demokrasi tarihine sahip İsviçre ve İspanya ülke örneklerini vererek, e-demokrasinin uygulanabilirliğini sorgulamaktır. İkincil verilerden (siyasi akademik yazın, ilgili endeksler, haber kaynakları, strateji planları) yararlanılarak sunulan çalışmada, BİT'nin 'internet güvenliği' sorunu dışında demokrasiye iyi yönde hizmet ettiği gözlemlenmiştir. İsviçre örneğinde, BİT doğrudan demokrasiye hizmet ederek ülke yönetimini kolaylaştırmıştır ve ülkede internet güvenliği dikkate alınarak çalışmalar yürütülmektedir. Bu bağlamda İsviçre'de e-devlet, e-oylama, siyasal katılım araçları oldukça dikkat çekmektedir. İspanya örneğinde; 'Pegasus Casus Yazılım' skandalı ile internet güvenliği sarsılmış olsa da; ülkede e-demokrasi araçlarından, e-devlet, e-siyasi parti ve yerelde 'decide.madrid.es' portalı e-demokrasi adına önemli girişimlerdir. Bu çalışmanın sonucunda BİT'nin kullanım amacına göre şekillenebilen muazzam bir araç olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi ve iletişim teknolojileriDemokrasiElektronik demokrasi+4
Yasemin Gülbahar
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı ile ilgili ebeveyn tutum ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin teknoloji kullanımı konusunda ebeveynlerin deneyimlerinin ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma ile çocukların teknoloji kullanımlarından kaynaklı karşılaşabilecekleri olumsuz durumlara dönük ebeveynlerin kaygıları, çocukların teknoloji kullanım durumlarının niteliği ile ebeveynlerle birlikte geçirdikleri süreleri arasındaki ilişki, ebeveynlerin teknoloji kullanımı ile ilgili eğitimcilerden beklentilerinin neler olduğu ortaya konulmaya çalışmıştır. Ebeveynlerin görüşlerini ve tutumlarını belirlemek amacıyla yürütülen bu çalışma karma yöntem yaklaşımı, açımlayıcı sıralı yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları tabakalı amaçsal örnekleme yöntemiyle seçilen 326 ilkokul öğrencilerinin ebeveynlerinden oluşmaktadır. Nicel verilerin toplanılmasının ardından katılımcı grubundan gönüllülük esasına dayalı seçilen 24 ebeveynle görüşme yapılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Çocukların Teknoloji Kullanımıyla İlgili Ebeveyn Görüşleri" ölçeği, nitel veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Toplanan nitel veriler içerik analizi, nicel veriler ise betimsel ve çıkarsamalı istatistik yöntemleriyle çözümlenmiştir. Araştırmada ebeveynlerin, çocuklarının internet kullanımlarında kaygılı olduğu, internetin ahlaki açıdan riskler barındırdığı, güvenli internet ya da teknoloji kullanımında çocuklarını yönlendirme konusunda yeterli olmadıklarını düşündükleri, çocuklarının internet ya da teknoloji kullanımını denetlemede en çok başvurdukları yöntemin sınır koyma olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Buna ilave olarak ebeveynlerin okullarda çocuklara internet ya da teknolojik araç kullanımına ilişkin eğitimler verilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda okullara ve ebeveynlere yönelik öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBilgi ve iletişim teknolojileriSiber zorbalık+7
Özlem Uçar
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni medya ve direnç odaklı sanat

Yirmi birinci yüzyıl, dünya nüfusunun önemli bir kesiminin kentlerde ve kasabalarda yaşadığı kent yüzyılıdır. Maddi bir yapı olarak kent cinsiyet, ırk/etnik köken, yaş, cinsellik ve sosyal sınıfların birbirinin üzerine katmanlandığı aynı zamanda sosyo-kültürel bir yapıdır. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) yarattığı teknolojik değişim, gelişmiş küreselleşme ve neoliberal ekonomik yeniden yapılanma ile kentleşme arasında doğrudan bir ilişkiyi zorunlu kılmıştır. Çalışmada neoliberal ekonomi ve BİT kent toplumuna olumsuz etkileriyle öne çıkan iki önemli iktidar aygıtı olarak incelenmiştir. Kent yaşantısının zorunlu öğesi haline gelen küresel kapitalizm ve BİT uygulamaları kentliyi, özgür bir vatandaş olmaktan çok bir kullanıcı, tüketici ya da izleyiciye dönüşmesine zorlamakta toplumsallığını sekteye uğratmaktadır. 21.yy. post modern kentinde gündelik hayatı üreten tektipleştirici aynı zamanda akışkan iktidar aygıtına karşı direnç ne kadar küçük veya ne kadar etkili (devrimci) olursa olsun, bir kültürün veya toplumun çalışma şeklinin değişmesi gerekliliğine bir vurgudur. İnsanlık tarih boyunca medeniyet adına çok önemli ilerlemeler katetmiş olsa da başta kapitalizm olmak üzere iktidar sistemlerinin yıkıcı etkilerinden sıyrılmayı bir türlü başaramamış, hiçbir zaman tam anlamıyla medeni olamamıştır. Hâkim küresele karşı özgün alternatifliği savunmak, böylece mücadele etmek/direnç göstermek ağ toplumunda akışlar uzamı (küresel ağ) ile mekanlar uzamı (yeni medyadaki alternatif gerçek kamusallıklar) arasındaki bireysel ya da gelip geçici kolektif toplulukların karşıt söylemleri etrafında cereyan etmektedir. Bu pratikler iktidar karşıtı gerçek kamu kültürünü oluşturan önemli değer, ifade ve beklentilerden oluşan insan-makine yapımı yaratıcı eserler seti ya da süreçleridir. Yeni medyada karşı direnç olarak geliştirilen sanat iii çalışmaları; var olan anlam ve biçimleri yeni perspektifler açacak şekilde yeniden yapılandıran yapısökümcü alternatif dijital kültürel içeriklerin yanı sıra aktivist/hacktivist bir tavırla sıfırdan üretilen verili iktidar sistemlerini saptırıcı müdahalelerdir: iktidar olan bir aktörün stratejik faaliyetleriyle bağlantılı olan bir ağının özelliklerini anlamak, ortaya dökmek/söylemlerini kırmak veya manipüle etmek yaygın başvurulan direnç odaklı yeni medya sanatı uygulamalarıdır. Sanat yapma biçimleri çoğunlukla işbirlikçi, katılımcı ve deneyseldir.

Adil kentAlternatif ve destekleyici iletişimBilgi ve iletişim teknolojileri+7
Gülçin Kubat
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının teknostres düzeyinin algılanan verimlilikleri üzerine etkisi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı bütün alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da yaygınlık kazanmıştır. Bu teknolojilerin hastane çalışanlarınca yoğun olarak kullanımı bir taraftan çalışanların verimliliğini artırırken, diğer taraftan stres, anksiyete, fobi, bağımlılık ve antisosyal davranışlar gibi çalışan üzerinde olumsuz etkilere de sahip olabilmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalarda teknoloji kullanımı genellikle zaman, emek, finansal kaynak tasarrufu, etkili, verimli ve kaliteli hizmet sunumu ile ilişkilendirilmekte, teknolojik transferin getirdiği teknostres etkenlerine (tekno-aşırı yüklenme, tekno-istila, tekno-karmaşa, tekno-güvensizik ve tekno-belirsizlik) odaklanan sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Mevcut çalışmalar bankacılık, dokümantasyon, sivil havacılık ve eğitim sektörlerinde yapılmış olup sağlık sektöründe bu nitelikte bir çalışmaya sınırlı sayıda rastlanmıştır. Bu kapsamda bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı ile katılımcıların bireysel özelliklerinin (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi, teknoloji kullanım süresi, kullanılan teknoloji türü) teknostres düzeyi üzerine etkisi ve teknostresin de çalışanların algılanan bireysel verimliliği üzerine olan etkisi ortaya konmuştur. Araştırma evrenini bir üniversite hastanesinde çalışan idari ve tıbbi personel oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Tarafdar ve arkadaşlarının (2007) geliştirdiği teknostres ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında genel olarak teknostresin verimlilik üzerine anlamlı etkisi görülmese de tekno-aşırı yüklenme boyutunun verimliliği düşürdüğü görülmüştür. Anahtar Sözcükler Teknostres, teknoloji, hastane, bilgi ve iletişim teknolojileri, algılanan bireysel verimlilik

Bilgi ve iletişim teknolojileriSağlık personeliTeknostres+2
Merve Nur Aydın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin bilgi ve iletişim güvenliği farkındalığının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin bilgi ve iletişim güvenliği farkındalık düzeylerini belirlemek ve bu farkındalık düzeylerinin çeşitli demografik ve dijital değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile düzenlenmiştir. Çalışmanın evrenini İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri oluşturmuştur. Örneklem, basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş 231 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Can Güldüren tarafından geliştirilen "Bilgi ve İletişim Güvenliği Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek toplam 34 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin genel güvenirlik katsayısı (Cronbach's Alpha) 0,89 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiş, tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve normallik testleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin genel farkındalık düzeyleri orta-yüksek düzeyde bulunmuştur. Bilgisayar ve internet kullanım süresi, bilgi güvenliği dersi alma ve bilgisayar eğitimi gibi değişkenlerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0.05). Buna karşılık cinsiyet, yaş ve öğrenim görülen bölüm gibi değişkenlerde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, dijital deneyim ve bilgi güvenliği eğitimi gibi etmenlerin öğrencilerin siber güvenlik farkındalıklarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin dijital ortamlarda karşı karşıya kaldığı güvenlik tehditleri konusunda ne düzeyde bilinçli olduklarını ortaya koyması açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonuçları, bilgi güvenliği konusunda teorik bilgiye sahip olmanın yanı sıra, pratik deneyimlerin ve eğitim süreçlerinin de farkındalık üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, üniversitelerde bilgi ve iletişim güvenliğine yönelik derslerin yaygınlaştırılması, öğrencilerin dijital ortamlarda daha bilinçli ve güvenli hareket etmelerine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Bilgi, İletişim, Bilgi ve İletişim Güvenliği

Ağ güvenliğiBilgi ve iletişim teknolojileriHaberleşmenin gizliliğini ihlal+4
Eren Tek
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik içerik bilgisi ile bilgi iletişim teknolojisi kullanımı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmada okul öncesi öğretmenlerin teknolojik pedagojik içerik bilgisi ile bilgi ve iletişim teknolojisi kullanımı arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca yaş, cinsiyet, mesleki deneyim ve yaşanan bölge etmenleri bağımsız değişkenler olarak ele alınmış ve bu değişkenlerin BİT ve TPİB üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlar etrafında, Türkiye'de bulunan ve MEB'e bağlı şekilde faaliyet gösteren resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 426 öğretmen, olasılığa dayalı olmayan örneklem yöntemiyle belirlenmiş ve araştırmaya dahil edilmiştir. "Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Ölçeği" ve "Erken Çocuklukta Bilgi İletişim Teknolojisi Kullanma Ölçeği" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 426 öğretmenden veriler toplanırken ikinci aşaması ilk aşamaya katılan 426 öğretmen içerisinden araştırmaya katılmaya gönüllü olan ve ulaşılabilen 226 öğretmen ile yürütülmüştür. Toplanan verilere betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve post hoc testi, Pearson çarpım momentler korelasyon katsayısı uygulanarak araştırma bulguları elde edilmiştir. Araştırma sonucunda teknolojik pedagojik içerik bilgisinin yaş, mesleki deneyim, cinsiyet ve yaşanan bölge değişkenlerinden etkilenmediği tespit edilmiştir. Bilgi ve iletişim teknoloji kullanımı yaşanan bölgeden etkilenmez iken BİT kullanımı ile mesleki deneyim ve yaş arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin BİT kullanımı ve TPİB düzeyleri iyi olarak tespit edilirken BİT ile TPİB arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır.

Bilgi ve iletişim teknolojileriOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+5
Neslihan Demircan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

The impacts of perceived Information and Communication Technology (ICT) demands and resources on burnout and intention to quit: A sample from health sector in Kosova

Information and Communication Technologies (ICT) offer not only demands but also some resources for employees in the workplace. The main purpose of this study was to explore the effects of perceived Information and Communication Technologies (ICT) demands and resources on health professional's Burnout and Intention to quit in Kosova. For that purpose a total of 311 Healthcare employees participated to the research by filling out questionnaire. The correlation and hierarchical regression analyses were used for testing the hypotheses and answering the research question. The results have shown that ICT demands have an impact on Burnout, in particular poor communication appear to have the biggest impact of Burnout subfactors like exhaustion, cynicism and inefficacy and ultimately on Intention to quit. Workload has been found the second most impactful sub-factor of the ICT demands on exhaustion and inefficacy as Burnout subfactors. On the other hand, the results showed that ICT resources, in a form of personal assistance and resources and updates, have on Burnout, in particular on the cynicism and efficacy. Furthermore, ICT personal assistance had also significant impact on the reduction on the Intention to quit. Finally, when all the variables (ICT demands & resources and Burnout) are considered, in addition to the poor communication that contribute to the Intention to quit, the exhaustion and cynicism as Burnout sub-factors influence Intention to quit among healthcare workers in Kosova. These findings are discussed using the literature while at the same time the Kosovo cultural context was considered.

Information and communication technologiesKosovoHealth personnel+3
Mımoza Pıra
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi iletişim teknolojilerinin iş gücü verimliliği üzerine etkisi

Bilgi ve iletişim teknolojisi, birleşik iletişim, telekomünikasyon ve bilgisayarların yanı sıra gerekli kurumsal yazılım, ara katman yazılımının entegrasyonunun rolünü vurgulayan bilgi teknolojisi için genişletilmiş bir terimdir. Kullanıcıların bilgilere erişmesini, bunları saklamasını, iletmesini, anlamasını ve değiştirmesini sağlar. Bazı gelişmiş ülkeler, hem sosyal hem de ekonomik olarak Bilgi ve iletişim teknolojilerinin benimsenmesinden ve kullanılmasından büyük fayda sağlamıştır. Konuyla ilgili literatür, elde edilen bu faydaların bu ülkelerin telekomünikasyon altyapılarının varlığına ve ekonomik kalkınmalarına bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojisinin verimliliğin geliştirilmesi üzerindeki etkisi literatürde çok tartışılan bir konu olmuştur. Teorik olarak, bilgi ve iletişim teknolojisinin üretkenlik üzerindeki etkisi, bu teknolojilerin üretim sürecinde girdi olarak oynadıkları rolden ve işlem maliyetlerini azaltma ve yalnızca firma içinde değil, aynı zamanda iş ortakları dışında da farklı faaliyetlerin koordinasyonunu geliştirme yeteneklerinden kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada, BİT'in iş gücü verimliliği üzerindeki etkisinin anlaşılması amacıyla, G7 ülkeleri ele alınmış, 1995-2018 yıllık verileri ile Panel Var analizi yapılmıştır. Analizde kullanılan değişkenlerden iş gücü verimliliği bağımlı değişken iken, doğrudan yabancı yatırımlar, sabit geniş bant aboneliği, GDP gibi değişkenler ise bağımsız değişken olarak konumlandırılmıştır. Yapılan Panel Var Analizinin sonucu ise bize literatürden farklı olarak bazı karmaşık sonuçları göstermektedir. Panel Var sonucuna göre, ekonomik büyüme, doğrudan yabancı yatırımlar ve bilgi iletişim teknolojilerinin ihracatı işgücü verimliliğini düşürücü etkiye sahip iken, araştırmacı sayısı değişkeni ve sabit geniş bant aboneliği değişkeni iş gücü verimliliğini artırıcı yönde etki sağlamıştır.

Bilgi ve iletişim teknolojileriG-7 ülkeleriGranger Nedensellik Testi+2
Funda Nur Sazlıdere
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim iletişim teknolojileri ve bir etkileşim biçimi olarak öznellik

Tarihsel süreç içerisinde "öznenin" ne olduğu incelendiğinde onun akış halinde olan bilginin bir ürünü olduğu görülmektedir. Özne, çeşitli "öznellik deneyimleri" gerçekleştirerek içinde bulunduğu dönemin egemen bilgisine göre "özneleşmektedir." Özne ile ilgili böylesi türden bir düşünce; bilginin üretim, dağıtım süreçlerinin önemli bir aracını oluşturan bilişim iletişim teknolojileri (BİT) ve öznelliği birlikte düşündürmektedir. BİT, öznelliği üreten bir araç, başka bir deyişle bir "dispositif" olarak görülmektedir. Öznenin dijital teknolojilerle haşır neşir olması bir "dijital öznellik deneyimidir." Günümüzde BİT, öznenin uzantısı, bedeninin bir parçası haline dönüşmüştür. Bu durum, özne meselesini posthümanizmin merkezine yerleştirmektedir. Eleştirel posthümanizm insanın merkezde olduğu diğer varlıkların ikincil olarak tanımlandığı hümanist düşünsel temelleri eleştirerek insan, makine, hayvan, bitki gibi tüm canlıların eşitlik içerisinde yaşayacağı yeni bir etik düzen önermektedir. "Öznenin dijital teknolojilerle eklemlenmesinin onu posthuman kılmasından hareketle öznenin bu yeni durumu eleştirel posthümanist düşünürlerin ileri sürdüğü türden bir etik düşünce çerçevesinde mi gerçekleşmektedir?" "Eleştirel posthümanist düşüncenin önerdiği türden bir öznellik mümkün müdür?" gibi sorulara bu tezde cevap aranmaktadır. Tezde yöntem olarak "literatür taraması" ve "dijital etnografi" yöntemi kullanılmıştır. Öznellik; düşünce tarihi içerisindeki yeri, BİT ve dispositif ilişkisi çerçevesinde incelenmiştir. Öznelliğin BİT'lerle yeniden üretim biçimi, portre sanatının geleneksel ve dijital biçimleri karşılaştırmasıyla ele alınmıştır. Öznenin dijital teknolojilere devamlı bağlanması bir "dijital öznellik deneyimidir. Bu deneyimin bir sonucu olarak öznenin en öznel yeri; "yüzü" değişime uğramaktadır. Bu noktada özellikle portre üretim araçları, dispositif olarak "öznelliği" biçimlendirmektedir. Yüzün bir temsili olan portre ve dijital portre üretim araçları olan; DALL-E, Midjourney, Meta Spark ve Instagram, Drawanyone tezin sınırlılığını oluşturmaktadır. Üretim aracının yapısı, üretim sürecinin nasıl gerçekleştiği, üreten özne, üretilen nesne; "öznellik deneyiminin" nasıl gerçekleştiğinin bunun bir sonucu olarak "posthuman öznenin" anlaşılmasının anahtarıdır. Anahtar Sözcükler: Öznellik, Özne, Bilişim İletişim Teknolojileri, Portre, Posthümanizm

Bilgi ve iletişim teknolojileriBilişim teknolojisiFotoğraf+6
Cansu Kösem İşık
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the role of computerized assessment and other correlates on students' science performance in PISA 2015

The aim of this study is to explore possible reasons for the decline in the Program for International Student Assessment (PISA) 2015 average science scores. Until 2015, the test was paper-based, but in 2015, for the first time, students took the test via computer. The decline was investigated based on data from Qatar, Peru, Turkey and Ireland as these countries represented various science scores and information and communication technologies (ICT) resources. By controlling student- and school-level variables, two-level regression was conducted for the analysis, taking into account plausible values and sample weights. The results indicated that there was a statistically significant positive relationship between ICT resources and science performance for Turkey and Peru, but not for Qatar and Ireland by controlling student- and school- level variables. On the other hand, almost all of the variables related to student characteristics were statistically significant predictors of science performance in these four countries, but significant variables related to school characteristics were different for each country. The science performance difference among schools was larger in Turkey compared to other countries. Overall, it could be concluded that the decrease in the PISA 2015 average science scores could be attributed to the computer based version of PISA as ICT resources were significant predictors for countries with low ICT resources when controlling major student- and school- level variables.

Information and communication technologiesComputer aided evaluationScience achievement+2
Sümeyye Arpacı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessEN

An adaptive GM-C filter based post-equalizer for wide-bandvisible light communication systems

Visible Light Communication (VLC), more commonly known as Li-Fi (Light Fidelity), has been a buzzword since it was first introduced by Harald Haas in 2011. The idea is that a light source can be used as both illumination and communication means. By switching the current of an LED at high speed, data transmission can be performed and the human eye is not disturbed by the flickering. With the recent research in this field, benefits, challenges, and proven solutions have been addressed. One of the big challenges is the limited modulation bandwidth of the transmitter LED which predominantly determines the achievable maximum data rate. Literature review shows that for the white LEDs, the modulation bandwidth is in the range of hundreds of kHz and a few MHz. Methods to extend the modulation bandwidth includes using: coding/modulation schemes, pre-equalizer, lenses/filters, and post equalizers. Among them, a post equalizer is most easily implemented as it deals with small signals at the receiver side. It can be realized with basic or active RC networks and as well as with ANNs as recent works show. In this work, a Gm-C filter-based post equalizer topology has been proposed. By employing 3-bit capacitors, the equalizer can provide eight distinct edge frequencies which correspond to modulation bandwidths of LEDs in the range of 0.7MHz to 5MHz and at least tenfold equalization is achieved. The circuit is realized by using 130nm low threshold MOSFETs and consumes only $240\mu W$. The overall chip area is $340 \times 340 \mu m^2$. Post layout simulations, with eye diagrams, show that data rate up to 200MBits is achievable given that a 5MHz modulation bandwidth is available at the receiver side.

Adaptive equalizationAdaptive filtersInformation and communication technologies+1
Emrah Haydar
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

IEEE 802.11ax (Wi-Fi 6) için çift yönlü zamanlama

In recent years, Wi-Fi, along with Broadband Wireless, has been at the center of wireless communication. End-users owning laptops, tablets, and mobile phones enjoyed connected mobility. This massive adaptation brought more bandwidth demands. Consecutive IEEE 802.11 standard amendments were developed to overcome these requirements. Since hitting the gigabit barrier in IEEE 802.11ac, the main focus has shifted to increasing efficiency and reducing power consumption. Motivated by this, the latest amendment, IEEE 802.11ax, aims to minimize channel contention among network devices due to the very nature of random access, especially in dense areas. In this respect, IEEE 802.11ax, or Wi-Fi 6, brings several improvements focusing on these demands for better user experience and environment protection. In this regard, it introduces Target Wake Time (TWT) to make certain nodes sleep a definite amount of time to preserve power, Overlapping Basic Service Set Preamble Detection (OBSS/PD) to exploit co-existence better, and finally, Orthogonal Frequency Division Multiple Access (OFDMA) based scheduled access to abandon previously used random access mechanisms by replacing it with scheduled access that allows an Access Point (AP) to schedule and manage traffic by making use of resource level parallelism and multiple spatial streams. This thesis investigates proper scheduling mechanisms and develops novel scheduler that work downlink and uplink directions. Our scheduler ensures maximum throughput delay. We tested our scheduler on state-of-the-art NS-3 network simulator and doubled the performance, leading to better power saving and greener Wi-Fi.

Information and communication technologiesInformation and communications technologyComputer communication+3
Abdurrahman Dilmaç
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Source localization for molecular communication via diffusion

Molecular communication is a type of communication that provides communication in mediums such as underwater, where traditional communication paradigms are insufficient, and in which information is carried by molecules in fluid environments. However, the fact that the information particles in molecular communication propagates by diffusion prevents us from solving problems such as finding the location of the transmitter with traditional methods. Especially, when the number of transmitters is more than one, the solution becomes more complicated. The solution described in this thesis is to find the locations of the transmitters by employing the coordinates of the molecules hitting the receiver in a fluid environment where there are multiple transmitters and a spherical receiver that absorbs the hitting molecules completely. For this localization solution, first the coordinates of the hitting molecules are clustered with models such as Gaussian, Bayesian mixture models, and K-means. By calculating the average values of the clustered data, the direction of the corresponding transmitter is determined. At the same time, the distance is determined based on the number of data belonging to separate clusters and the probability of the particles hitting the receiver. The results show that the most promising cluster algorithm is K-Means. By calculating the direction and the distance of the locations via clustered data, we can estimate the transmitter locations.

Information and communication technologiesWireless communication
Oğuzhan Yetimoğlu
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi özgüvenlerinin yordayıcılarının belirlenmesi

Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) konu alanının içerdiği kavramları teknoloji ile entegre biçimde pedagojik ilkelere uygun olarak sunmayı, öğrencilerin karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilmesi ve yeni bilgiler inşa etmeleri için teknolojiden nasıl yararlanması gerektiğini bilmeyi içeren, konu alanı, pedagoji ve teknolojinin kesişimden oluşan bir modeldir. Duyuşsal özelliklerin, bilgi ve beceri gelişimindeki önkoşul olma özelliği düşünüldüğünde, öğretmenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerinin ortaya konulması önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, öğretmenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerinin yordayıcıları araştırılmıştır. Bu bağlamda, bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik tutum, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve demografik değişkenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerini yordayıp yordamadığı ölçülmüştür. Bu doğrultuda ilişkisel tarama modeli ile yapılan bu araştırmada Aydın İl'inde yer alan toplam 432 ortaokul öğretmenine ölçekler uygulanmıştır Öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi özgüven seviyelerinin belirlenmesi için Graham, Burgoyne, Cantrell, Smith ve Harris (2009) tarafından geliştirilmiş olan ve Timur ve Taşar (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Özgüven Ölçeği kullanılmıştır. Bilgi ve İletişim Teknolojilerine yönelik tutumu belirlemek için ise Günbatar (2014) tarafından geliştirilen BİT ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutumu belirlemek için ise Demirel ve Ünişen (2018) tarafından geliştirilen öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada sonucunda toplanan verilerin SPSS programında veri analizi yapılmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi ile aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, TPAB'a ilişkin özgüven yordamaya ilişkin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumun alt boyutlarından, mesleki gelişimine açıklık (β= -.13, t = -2.14 p<.05), BİT (Bilgi İletişim Teknolojileri) Genel BİT Eğilimi ve Yazılım kullanımı (β=.21 t =3.68 p<.05), (β=.20 t = 3.01 p<.05) değişkenleri TPAB'nin yordanmasına ilişkin modele anlamlı katkı sunmaktadır. Genel anlamda TPAB (bağımlı değişken) toplam varyansın %27'sini açıklamaktadır. TPB'ye ilişkin özgüven yordamaya ilişkin, ilgisizlik (β=-,19, t = -2,86 p<.05) ile TPB arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki göstermiştir. BİT ölçeği alt boyutları ile (Bilgi İletişim Teknolojileri) Genel BİT Eğilimi(β=,27 t = 5,01 p<.05), Sanal Ortamda Bilgiye Erişim(β=,22 t = 3,24 p<.05), Bilgisayar Donanımı (β=,14 t =2,03 p<.05),Yazılım kullanımı (β=,13 t =2,00 p<.05) ile TPB arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Genel anlamda TPB toplam varyansın %36 'sını açıklamaktadır. TAB'a ilişkin özgüven yordamaya ilişkin, sadece genel BİT eğilimi (Bilgi İletişim Teknolojileri) ile TAB arasında (β= ,17 t =2,60 p<.05) pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Genel anlamda TAB toplam varyansın % .5 'ini açıklamaktadır. TB'e ilişkin özgüveni yordamaya ilişkin modele yalnızca, BİT sanal ortamda bilgiye erişme (β=.21, t=3.17, p<.01) ve BİT bilgisayar donanımı (β=.29, t =4.28, p<.01 boyutları anlamlı katkı sağlamaktadır. Genel anlamda TB toplam varyansın %41 'ini açıklamaktadır. Genel olarak bakıldığında, cinsiyet ve yaş değişkeni TPAB'e ilişkin özgüvenin yordanmasına hiçbir boyutta anlamlı katkı sunmazken, genel olarak en çok katkı sunan değişkenler bilgi iletişim teknolojileri (BİT) ile ilgili boyutlara ilişkindir. Öğretmenlik meslek tutumu ile ilgili boyutlarda, mesleki gelişime açıklık pozitif yönde, ilgisizlik negatif yönlü bir yordayıcı olarak görülmektedir.

Bilgi ve iletişim teknolojileriBranş öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+6
Mutlu Kılas
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bilgi toplumu görünümü ve çalışmanın dönüşümü

Bu çalışmada bilgi toplumu ve değişen emek süreci konusu ele alınarak, çalışmanın dönüşümü ve Türkiye'nin bilgi toplumu görünümü incelenmiştir. 21. yüzyılda bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde, tarihte sanayi toplumuna geçişte olduğu gibi; toplumsal ve ekonomik hayatın her alanında kendini gösteren bir dönüşüm yaşanmaktadır. Bilgi iletişim teknolojilerinin sosyal ve ekonomik hayata entegre edilmesi gelişmişlik için önem arz etmekte, toplumsal refahı arttırmaktadır. Üretim süreçlerine bilgi iletişim teknolojilerinin dâhil edilmesi tarih boyunca sürekli bir değişim içerisinde olan emek ve çalışmayı da etkilemiştir. Ekonominin asli üretim unsurunun değişmesi sosyal hayatı da etkilemiştir.

Bilgi ekonomisiBilgi toplumuBilgi ve iletişim teknolojileri+4
Mertcan Akgün
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating prospective ELT teachers' computer anxiety and their attitudes towards the implementation of ICT in English classrooms

As previous research indicates, the attitudes of prospective teachers toward technology integration in the classrooms have been the main focus of the studies that attempted to investigate the factors hindering the implementation of ICT in educational settings. However, the review of the current literature shows that the perceived anxiety regarding computers is usually overlooked as very few research has investigated the issue, and even fewer attempted to examine the issue in the field of foreign language teaching in the Turkish context. Therefore, following a mixed methods research design, the present study aimed to contribute to the existing literature by investigating these issues in the Turkish context. Attitudes Toward ICT Scale (Albirini, 2004) was adopted for the quantitative inquiry, while the qualitative data was collected through semi-structured interviews. A total of 75 senior prospective ELT teachers participated in the study. The analysis of the data revealed positive attitudes towards the implementation of ICT as well as a lower level of anxiety towards computers among Turkish prospective ELT teachers.

Candidate teachersInformation and communication technologiesComputer assisted education+7
Arif Ata Alkayalar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji ihracatı ve ithalatının gelir eşitsizliğine etkisi: Gelişmiş ülkeler için panel veri analizi

Serbest dış ticaretin gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini açıklayan Stolper-Samuelson'a göre, ticaretin serbestleşmesiyle birlikte artan ticaret hem ülke içinde hem de ülkeler arasında gelir eşitsizliği aleyhinde bir yakınsama eğilimi ortaya çıkaracağını ifade etmiştir. Gelir eşitsizliği değerlendirilirken ele alınan kıstas Gini endeksidir. Dolayısıyla Stolper-Samuelson Teoremi gelir eşitsizliği ile teknoloji ihracatı ve ithalatı arasında sıkı bir ilişki olduğu göstermektedir ve gelir eşitsizliği ile mücadele konularında teknoloji transferinin de ele alınması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 20 gelişmiş ülke için gelir eşitsizliği ile teknoloji ihracatı ve ithalatı arasındaki ilişki, 2002-2018 dönemi için dinamik doğrusal panel veri analizi yöntemleri kullanılarak araştırılmıştır. Analiz sonuçları, gelir eşitsizliği ile teknoloji ihracatı ve ithalatı arasında negatif bir ilişki olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca, Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testi sonuçları, gelir eşitsizliği ile teknoloji ihracatı arasında çift yönlü bir ilişki, teknoloji ithalatından gelir eşitsizliğine doğru tek yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Bilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileri
Onur Ercan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Applying self-regulated learning strategies with an ICT tool for out of class language learning and Its effect on students' academic success

Combining ICT with language teaching has become one of the most popular topics over the last two decades in ELT area. Technology can be considered as one of the most authentic and enjoyable platforms for the language learners if it is used effectively and truly. In order to understand the effectiveness of ICT related tools on language learning, learners should be engaged self-initiated use of technology in language learning. This study examined students' use of technology out of class to self-regulate their language learning and its effects on their achievement in an English preparatory school. In order to find out the possible effects of strategies on their perspectives regarding the use of such strategies and ICT based tools, the research was carried out with 57 students. It took place at English preparatory school of a university in İstanbul. Both quantitative and qualitative data collections were done through two questionnaires adapted from Lai and Gu (2011) and six open-ended questions are also asked to find out if using an ICT based application outside the classroom could develop English preparatory school students' self-regulated learning (SRL) and their academic achievements. The analysis of the collected data indicated that English language learners were tend to actually use both ICT and English Central (EC) - the name of the application used- for out of class learning. However, they were not exactly aware of how to regulate their ICT usage to improve their learning. The result of the research pointed out that there is an absolute need for a training to develop learners' metacognitive regulation to see more effective result of ICT usage out of class learning

Academic achievementInformation and communication technologiesOutdoor education+7
Gizem Girgin Öztürk
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring technology ownership and use patternsamong prep school learners

The purpose of the present study is to investigate how language learners in an English preparatory program make use of technology; which mainly comprises learners' technology ownership, use patterns, and levels of perceived technology-related skills. Additionally, it aims to explore whether gender, major, language proficiency level or language achievement of learners play a role in how much and in what ways they involve technology in daily and academic life. The study was administered in the fall semester of 2018-2019 academic year in the English preparatory program of a foundation university in Turkey.To collect both qualitative and quantitative data, this study was implemented by the use of an online survey for a total of 213 learners as well as a semi-structured focus group interview conducted with five students. The quantitative data obtained through the survey were analyzed using descriptive and inferential statistics whereas the qualitative data collected through the open-ended survey items and focus group interview were interpreted through thematic analysis. The findings may provide feedback for language teachers and raise their awareness on the future coordination of technology with teaching programs in higher education.

Information and communication technologiesLanguage educationPreparatory school+7
Kübra Erdem
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim teknolojileri politikalarına ilişkin doküman analizi ve meta-sentez çalışması

Bu araştırmanın amacı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından günümüze ülkemizde uygulanan eğitim teknolojilerine yönelik politikaların belirlenmesi ve son dönemlerde uygulanan eğitim teknolojileri politikalarının yansımalarına ilişkin genel bir çerçeve çizilmesidir. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen araştırmada, politika belgelerini incelenmesinde doküman analizi, politikalarla ilgili etkilerin incelenmesinde ise akademik çalışmalara yönelik meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Doküman analizi kapsamında; Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şura kararları, Hükûmet programları, siyasi parti programları, MEB ve diğer kurumların eğitim teknolojileri ile ilgili belgeleri doküman analizine tabi tutulmuştur. Eğitim teknolojileri politikalarına ilişkin meta-sentez çalışmasında ise; BT dersine ilişkin 26, BT öğretmenlerinin problemlerine ilişkin 17, FATİH projesi ve EBA ile ilgili 107 olmak üzere toplam 150 nitel veri içeren çalışma meta-senteze tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen doküman analizi sonuçlarına göre, politika belgeleri arasında çoğu dönemde uyumun düşük olduğu görülmektedir. Eğitim teknolojileri politikalarında ise altyapı ve teknik yetersizlikler, kaynakların dağıtımındaki dengesizlik ve düzensizlik, hedeflenen beceri ve yeterliliklere ulaşılamaması, bilgi yönetimi ve arşivleme konusundaki zafiyetler ile ulaşılabilir hedeflerin belirlenmemesi başlıca sorunlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, dünyadaki uygulamaların takip edilememesi, kurumlar arası iş birliği-koordinasyon eksikliği, planlama yetersizliği, uzun vadeli politikaların geliştirilememesi ve belirlenen politikaların kararlılıkla uygulanamaması politikaların uygulanması sürecinde gözlenen diğer problemlerdir. Eğitim teknolojileri politikaları bağlamında öğretmenlerin hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimlerinin yetersiz olduğu, öğretmen istihdamına yönelik planlama yetersizliği, öğretmenlerin teknolojik yeterlilikleri ile ilgili kapsamlı bir çerçevenin oluşturulamadığı görülmüştür. Politikalarda genel olarak niceliğe odaklanarak niteliğin ihmal edildiği, politikaların etkilerinin yeterince araştırılmadığı, teknoloji entegrasyonu için gerekli olan müfredat, öğretmen eğitimi, altyapı vs. bileşenlerin eş zamanlı (senkron) bir şekilde yürürlüğe giremediği tespit edilmiştir. Öte yandan, meta-sentez çalışması sonucunda ise; BT derslerinin hedeflerinin öğrenci seviyesine uygun olmadığı, kazanımların uygulanmasının imkanlara bağlı olduğu, hedef-kazanımların net olmadığı, ders kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı konusundaki eksiklerin derse olumsuz etkisinin olduğu, BT sınıfı eksikliği ve ekipman yetersizliğinin olduğu görülmüştür. BTR öğretmenlerine yönelik meta-sentez çalışması sonucuna göre ise BTR öğretmenlerinin görev tanımının ve çalışma saatleriyle ilgili problemler yaşandığı, norm kadro problemleri, mesleki tükenmişlik, BTY dersinin önemsiz olduğuna dair olumsuz algı en önemli problemler olarak öne çıkmaktadır. Araştırma sonucunda FATİH projesi ile ilgili olarak ise planlama, finansman, altyapı, donanım, teknolojilerin amaç dışında kullanılması, eğitimcilerin hazır bulunuşluklarının yetersizliği, e-içeriklerin nicelik ve nitelik olarak yetersizliği, hizmet içi eğitimlerin niteliğinin yetersizliği gibi birçok problemin öne çıktığı görülmektedir. Araştırma kapsamında yapılan doküman analizi ile meta-sentez sonuçlarının birbirini desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ve iletişim teknolojileriBilişim teknolojileri ve yazılım dersiBilişim teknolojisi+2
Muhterem Akgün
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojisi ve teknoloji yönetim sürecinde kamu kurumlarında dönüşüm: Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinin -e belediyecilik açısından analizi

Dünya küreselleşmeyle birlikte birçok alanda dönüşüm sürecine girmiştir. Bilişim teknolojilerinde küreselleşmeyle başlayan gelişmeler beraberinde bu teknolojileri kullanan kamu kurumlarını da etkilemiş; başta e-devlet kavramı ve bu kavramın yerel yönetimlere yansıması olan e-belediyecilik kavramlarının oluşmasını sağlamıştır. E-belediyecilik kavramının yerel yönetimlerden büyükşehir belediyelerine doğru uyarlanıp uyarlanmadığını, yalnızca bilgi verme ya da yerel yönetimlerin tanıtımının mı yapıldığı yoksa asıl amacına uygun olarak vatandaşın faydalanmak istediği hizmeti en doğru şekilde sunmak mı olduğunu tespit etmek maksadıyla büyükşehir belediyelerinin bu konudaki yeterlilik düzeyleri içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de bulunan 30 büyükşehir belediyesinin web siteleri 10 ana ölçüt ve bu ölçütlere bağlı 98 alt ölçüte göre analiz edilip büyükşehir belediyelerinin e-belediyecilik kapsamında yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma sonunda elde edilen verilere bakıldığında e-belediyecilik konusunda büyükşehir belediyelerin son zamanlarda oluşturdukları web sitelerinin genelinin yeterli düzeyde olduğu ve eksikliklerin olduğu konularda da büyükşehir belediyelerine önerilerde bulunulmuştur.

Bilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileriBilim ve teknoloji+1
Kübra Öner
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde vatandaşın e-katılım potansiyeli: Bursa il merkezinde bir alan araştırması

Bu çalışmada genel olarak, katılımcı demokrasinin gelişmesi, halkın bilgiye, kamu hizmetlerine erişiminin artırılıp, toplum yararına sunulmasına yönelik bir tespit amaçlanmıştır. Özel olarak, e-devlet ve e-yönetişimin temel kavram ve uygulamalarından olan e-katılım olgusunu yerel düzeyde ölçmek amaçlanmıştır. Bu amaçla Bursa il merkezinde yaşayan vatandaşların e-katılım potansiyeli öncüllerinin, ekatılım potansiyeli üzerindeki etkisi araştırılmış ve yerel yönetimlere stratejik birtakım önerilerde bulunulmuştur. E-bilgi sağlama, e-danışma mekanizmasını sağlama ve e-karar verme göstergelerinin e-katılım kavramı ile etkileşiminin analiz edilmesinde e-katılım olgusuna ait ölçütler temel alınmıştır. Bu kavram gelişmiş ülkelerde kabul görmüş, bireysel katılım ve karar vermeyi destekleyerek daha fazla bireyselleşmenin önünü açmıştır. Bu düzeyde karakterize edilen bir katılım, gerek yönetilenlerin kendi arasında gerekse de yönetenler ile yönetilenler arasında ulaşılabilirlik ve açıklık boyutu ile daha fazla çözüm odaklı bir iletişimi ifade etmektedir. Bu model politik katılım, demokratik katılım ve geleneksel politik davranışlara yeni bir bakış açısı getirmiştir. Günümüzde bireysel katılımın gerçekleştirildiği en yenilikçi ve etkili araç olarak sosyal medya araçlarını görmekteyiz. E-katılım başlığı ile tanımlanan, sosyal medya araçlarının yaygın olarak kullanıldığı bir katılım biçimini ifade etmektedir. E-katılım yeni bir kavram olarak kabul görmekte ve gelişmiş ülkelerde yönetişim süreçlerinde önemli bir model olarak gündemde yerini almış ve almaya devam etmektedir. Bu bağlamda bu doktora çalışması, yerel yönetimlerde e-katılım potansiyelini ölçmeyi, hangi faktörlerden nasıl ve ne şekilde etkilediğini, buna bağlı olarak yerel yönetim sistemlerinin yönetişim kavramı bağlamında iyileştirilmesine nasıl bir katkının sağlanacağının araştırılarak, yerel yönetimlere stratejik önerilerde bulunmak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Analizlerde ve model çalışmasında bu alanda kabul görmüş yayın ve çalışmalarda kullanılan, BM E-Devlet Araştırması için ek bir endeks olarak türetilmiş olan E-katılım endeksi (EPI) (https://publicadministration.un.org, 05/08/2020), veya ekatılım olgunluk düzeyi (unsurları) olarak da nitelendirilen ölçütler kullanılmıştır. Bu ölçütler, e-bilgi sağlama, e-danışma ve e-karar verme'dir. Çalışmada yerli ve yabancı yazında bulunan kaynakların tamamı incelenerek bir sentez oluşturulmuştur. Literatür taraması ve istatistik, sayısal yöntemler ve pazarlama alanındaki akademisyenlerin dâhil olduğu bir nitel araştırma ile veri toplama formu (anket) son haline getirilmiştir. Oluşturulan bu anket formu ile "E-katılım kavramının vatandaş nezdinde potansiyeli nedir?" ve "E-katılım potansiyeli unsurlarının e-katılım üzerindeki etkileri nedir?" sorularına cevap aranmıştır. E-katılım potansiyelini ölçmek için hazırlanan anket formunun her bir boyutu için yer alan sorular literatüre uygun olarak 5'li likert tipi olarak hazırlanmıştır. Araştırma evreni Bursa ili Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerinde 18 yaş üzeri bireyleri içermektedir. Araştırma örneklemine girecek birimlerin (ilçelerin) belirlenmesinde, ilgili oranlar, küme örneklemesi yöntemi ile belirlenmiştir. Her bir ilçe için örneklem hacminin belirlenmesinde ise kota örneklem yöntemi kullanılarak ilçenin Bursa nüfusu içerisindeki oranı örneklem oranına eşdeğer alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve PLS-SEM programları kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi iki temel kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, anket ile toplanan verilerin frekans analizi sonuçları yer almaktadır. İkinci kısımda ise, araştırma modelinin test edilmesi ile ilgili analiz bulguları yer almaktadır. Model sonuçları incelendiğinde, H1, H2 ve H4 nolu hipotezler kabul görmüş, H3 hipotez desteklenmemiştir. Ayrıca "e-bilgi sağlama"nın, "e-karar vermeyi" 0,516 katsayısı ile etkilediği tespit edilmiştir. "E-danışma sağlama"nın, "e-karar vermeyi" 0,354 katsayısı ile etkilediği tespit edilmiştir. Diğer bir hipotez olan "e-danışma sağlamanın", "ekatılım" üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. "E-karar verme"nin "e-katılım" üzerinde 0,592 katsayısı ile etkili olduğu bulunmuştur. Yol katsayıları incelendiğinde "e-karar verme"nin "e-danışma sağlama" ve "e-bilgi sağlama" tarafından açıklanma oranının 0,715 olarak bulunduğu benzer şekilde "e-katılım"ın "e-danışma sağlama" ve e-karar verme" tarafından açıklanma oranının da 0,676 olduğu görülmektedir. Elde edilen modelleme bulgularına dayanılarak yerel yönetimlere stratejik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: E-Devlet, E-Katılım, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, E-bilgi sağlama, E-danışma mekanizması sağlama, E-karar verme, Yerel Yönetimler, Bursa, Yapısal Eşitlik Modelleme, PLS-SEM

Bilgi ve iletişim teknolojileriElektronik bilgi kaynaklarıElektronik danışma hizmetleri+7
Serkan İnam
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital bölünme araştırma trendleri: Bibliyometrik bir yaklaşım

Yirminci yüzyılın sonlarını etkileyen en güçlü faktörlerin başında bilgi ve iletişim teknolojileri gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler, toplumsal yaşamın hemen her unsurunda büyük değişikliklere yol açmıştır. Gelişen bu teknolojiler sayesinde hayata geçirilen akıllı çözümler, toplumun yaşam kalitesini büyük ölçüde arttırmaktadır. Ancak Bilgi İletişim Teknolojileri erişim ve kullanım açısından, insanlar ve ülkeler arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıkların sonucu olarak "Dijital Bölünme" kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital bölünme, bilgi ve iletişim teknolojisine erişebilen ve erişemeyen, kullanabilen ve kullanamayan insanlar arasındaki boşluk olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada; uluslararası alanyazında dijital bölünmeyi konu alan ve Web of Science ile Scopus veri tabanlarında yayınlanan çalışmaların bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak, alandaki akademik durumuna ilişkin çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Alanda aktif olan yayınlar, kurumlar, dergiler, ülkeler vb. tespit edilerek, alana yaptıkları katkılar açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırma bulguları arasında, ilgili çalışmalarda kullanılan kelimelerin içerik analizinin yanı sıra kavramların zaman içindeki evrimi ve bağlantıları yer almaktadır. Araştırma sonucunda, uluslararası alanyazında dijital bölünme literatürüne en çok katkı sağlayan derginin Computers in Human Behavior olduğu; en çok katkı sağlayan kurumun University of Wisconsin olduğu; en çok katkı sağlayan yazarın Van Deursen Ajam olduğu tespit edilmiştir.

Bibliyometrik çözümlemeBilgi ve iletişim teknolojileriSayısal bölünme+4
Yeşim Karaman
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of information communication technologies on firm's innovation performance in Sub-Saharan African countries

The main aim of this study is to see the impacts of ICT on a firm's innovation performance in sub-Saharan Africa. The objective of this study is twofold: Firstly, we investigate the effect of ICT applications on firms' innovative behaviour. Secondly, we analyze empirically the impact of ICT tools on firms' innovation performance in sub-Saharan Africa countries. Therefore, we used data from the 2013 enterprise survey (BEEPS). According to our results, the most important ICT tools are emails and using the internet for online sales. Firms who have IT Teams are not creating any difference, however, if a firm purchase or develop in-house any software then they are more likely to produce innovation than the other firms.

Information and communication technologiesFirmsInstitutional performance+3
Soubaneh Omar Bouh
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects