Business ethic

125 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İslam çalışma ahlakı ve iktisadına din sosyolojik bir bakış

XIX. yy'da Avrupa toplumlarında sanayileşmenin ve modernleşmenin etkisiyle kapitalistleşme sürecinin başladığı öne sürülmektedir. Günümüz dünyasında ise kapitalizm hemen hemen bütün toplumlara sirayet etmektedir. İslam öğretileri kapitalist bir düzene izin vermediği iddiaları karşısında dini hassasiyeti yüksek işadamlarının seküler tutuma dönük eğilimleri dikkat çekmektedir. Bu minvalde çalışmamıza, Marx ve Weber'in kapitalizm ve din hakkında ortaya atmış olduğu teorilerle yön verilmekte ve İslam çalışma ahlakı referans kaynaklarını oluşturan yaklaşım, uygulama ve tarihsel tecrübelerden istifade ederek günümüz modern toplumunda, geçmişten günümüze çalışma ahlakının tasviri yapılmaktadır. Çalışmamızda nitel analiz tekniği olan, tarihsel dokümantasyonlar ve belgeler veri olarak kullanılmaktadır. Çalışmanın nihayetinde ise, Osmanlı toplumunun kuruluş ve gelişme dönemlerinde Tımar sistemi, ahilik, lonca kurumu ve uygulanan iktisadi politikaların kapitalist sisteme kapı aralamadığı ancak Avrupa'da yaşanan endüstriyel devrimin etkisiyle kapitalizmin bu toplumda gelişme sergilemeye başladığı görülmektedir. Türkiye nezdinde ise, siyasi partilerin farklı çalışma ahlakı ve iktisadı benimsemiş olduğu, bunun da siyaset alanında etkilerinin görüldüğü ve çoğunlukla bu ahlak ve iktisat zihniyeti belirlenirken dinden bağımsız hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu siyasal söylemlerde, zaman zaman İslam'ın siyasal söylemi ile İslam dinine ait olan uygulamalara ekonomi ve iktisatta yer verilmeye çalışılsa da, bu uygulamalara askerî ve sivil bürokrasi müdahalelerinin kendi şartları içerisinde, böyle bir zeminin oluşmasına engel olduğu Türkiye pratiğinde görülmektedir. Buna karşın son dönem AK Parti iktidarlığında, dini hassasiyeti yüksek olduğu düşünülen işadamları sayısının ve kamusal görünürlüğünün artış gösterdiği ve bu iş adamlarının gündelik yaşamlarında İslam çalışma ahlakı ve kapitalist çalışma ahlakı arasında bir ikilem yaşadıkları ve çoğunlukla seküler davranarak, kapitalistleşme eğiliminde oldukları yapılan alan çalışmalarından ve bizim çalışmamızdan çıkarılabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, İslam çalışma ahlakı ve iktisadı, Türkiye'de çalışma ahlakı

AhlakDin sosyolojisiEkonomi+6
Fatma Nur Şengül
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebede etik ilkeler ve Mersin ilinde bir uygulama

Toplumlarda ahlak kuralları tüm toplumu alakadar etmektedir. Etik kavramı da toplumsal bir olgunun yanında aynı zamanda mesleki bir olgu olarak ta ifade edilmektedir. Meslek etiği genel olarak ifade edilen etik anlayışlarının mesleki alanlarda somutlaşmış şekli olarak ifade edilmektedir.Sorumluluk meslek etiğinin temelini meydana getirmektedir. Sorumluluk, toplumsal değerlere göre değişim göstermekle birlikte kişilerin yapacakları davranış ve sorumlu oldukları işlerle ilgili yaptıkları faaliyetlerin sonuçlarını kabul etme duygusu olarak ifade edilmektedir. Modern çağda ifade edilen toplum kavramına göre kişilerin etik davranışlarında destek aldıkları güç etik sorumluluklarıdır.Diğer tüm meslek dallarında olduğu gibi muhasebe mesleğinde de dikkat edilmesi gereken ve muhasebecilerin en önemli sorumluluklarından biri olan kavram etik kavramıdır. Günümüzde finansal bilgilerin doğru tarafsız, bağımsız ve güvenilir olarak kamuya sunulması muhasebecilerin meslek etiği algılarıyla doğrudan ilişkilidir.Toplumda yaşanan ticari, sosyal ve ekonomik yaşam muhasebe meslek mensuplarının etik kurallara uygun olarak davranmasıyla bağdaştırılabilir. Etik kural ve ilkelere uyan muhasebe meslek mensupları toplumda doğru kişi olarak algılanacak ve işinde daha başarılı hale gelecektir. Bu araştırma muhasebe meslek etiği algısını ifade etmek ve bu alanda yapılan çalışmalara örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde kavramsal açıdan etik kavramı değerlendirilmiştir. İkinci bölümde muhasebe meslek etiği ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise araştırmanın amacına yönelik anket çalışması yapılmıştır. Araştırmaya 200 kişi dahil edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiş ve bulgular ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırma sonuçlandırılarak tamamlanmıştır.

Ahlaki değerlerEtikMersin+4
İsmail Soner Gürbüz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe mesleğinde etik ve meslek mensuplarının etik algılamaları üzerinde bir uygulama

Muhasebe mesleği işlevi itibariyle büyük önem arz etmektedir. Meslek mensupları mesleği icra ederken etik kuralları göz önünde tutması gerekir. Mesleki bilgi ve becerinin yanı sıra etik kuralları bilip bu kuralları meslek hayatları içerisinde uygulamaları mesleğin itibari açısından da çok önemlidir. Etik neyin doğru neyin yanlış neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olduğunu belirten ilke ve kurallar bütünüdür. Meslek etiği ise etik kuralların meslek hayatına uyarlanmış şeklidir. Meslek mensuplarının uyması gereken ilke ve kuralların öğretilmesi ve anlatılması için ulusal ve uluslar arası olmak üzere eğitimler düzenlenmektedir. Düzenlenen eğitimlerin amacı; ahlaki sorunları tanıma, ahlaki ve kişisel sorumlulukları yerine getirmek ve karşılaşılan ahlaki sorunlarla baş etmektir. Etik eğitimlerin yanı sıra ulusal ve uluslar arası düzenlemeler söz konusudur. Bu düzenlemeler, etik kuralların etkisini artırmak, uygulamalarını yaygınlaştırmak, benimsenmesini ve yaygınlaşmasını amaçlamaktadır. Bu çalışmada Kahramanmaraş il merkezinde bulunan bağımsız Serbest Muhasebeci Mali Müşavir'lerin etik algılamaları, etik ile ilgili düşüncelerini tespit etmeye yönelik bir alan çalışması yapılmıştır. Çalışmada meslek etiği ile ilgili katkı sağlanma amaçlanmıştır.

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+2
Meliha Demir
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel ahlak ve kurum ahlakının muhasebecilerin ahlaki karar almalarındaki rolü

Bu çalışmanın ana çalışma konusu ahlak, işletme ahlakı, kişisel ahlak, kurum ahlakı ve ahlaki karar alma kavramlarını ele alıp tartışmak ve incelemektir. Ahlak, toplum tarafından genel kabul görmüş ve insanların birbirleriyle olan ilişkilerinin temelini oluşturan kurallardır. İşletme ahlakının işletmelerin varlığından beri var olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre, çalışanların uymak zorunda oldukları kuralların işletme menfaatlerine uymak kaydıyla çalışanlar üzerinde oluşturduğu ortak inanç ve beklentiler işletme kültürüdür. Kişisel ahlak felsefeleri, insanların ahlaki karar alma süreçlerindeki farklılıkları açıklamaya çalışmaktadır. Kişisel ahlak felsefelerinin, ahlaki düşüncesinin altında yatan iki temel boyutu vardır. Bunlar; idealizm ve göreliliktir. Araştırma sonuçlarına göre; hikayelerdeki yasal durumlar, yasal olmayan durumlar, fiziksel zarar veren durumlar ve finansal zarar veren durumlar analiz edildiğinde idealizmi ve kurumsal ahlakı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu çalışmada, işletme kültürü ve ahlak felsefelerinin muhasebecilerin ahlaki karar verme süreçlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Osmaniye, Adana, Gaziantep ve Kilis'teki muhasebe profesyonelinin bu yöndeki tutumlarını incelemek amacıyla anket yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, muhasebe çalışanlarının ahlaki karar alırken cinsiyete göre farklılık gösterdiği elde edilmiştir. Buna göre, kadın muhasebe çalışanları daha idealist bulunurken, erkek muhasebe çalışanları ise daha göreli çıkmıştır. Kurumsal ahlak; yasal, yasal olmayan, fiziksel zarar veren durumlar ve finansal zarar veren durumlarda ahlaki karar almayı etkiler. Anahtar Kelimeler: Ahlak, Ahlaki Karar Alma, Kişisel Ahlak Felsefeleri, Kurum Ahlakı

AhlakAhlak felsefesiAhlaki davranış+6
Hatice Kanbur
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıp etiği, mesleki değerler ve sağlık politikaları üzerine bir inceleme

Dünyada neo-liberal uygulamaların etkili olması ile devletin kamusal rol ve sorumlulukları değişmiştir. Neo-liberal paradigma ile birlikte kamu hizmeti kavramı da dönüşmüştür. Bu paradigma değişiminin sağlık hizmetlerine yansıması ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP) ile olmuştur. Sağlık hizmetleri, değişimin yaşandığı ve etkilerinin en güçlü hissedildiği kamusal alan olmuştur. SDP'nin sağlık hizmetlerinin örgütlenme, finansman, sunum ve emek ilişkileri üzerindeki etkileri uzun süredir analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Bu çalışma sağlığı sosyal belirleyicileri ile bir bütün olarak değerlendirmektedir. Sağlığı ekonomi politik bir yaklaşım ile sağlık politikalarının tıp etiği ilkeleri ile çatışmasını, sağlık hizmetlerinin niteliği ve tıp mesleğine etkileri hekimler ile yapılan niteliksel alan araştırması ile ortaya koymaya çalışılmıştır. Çalışmada sağlık politikaları ile tıp etiği ilkelerini bir araya getiren ve araştırmacı tarafından geliştirilen özgün hipotetik senaryolar yarı yapılandırılmış mülakat formu olarak kullanılmış, Muğla ilinin nüfusuna göre beş büyük ilçesinde, ikinci basamak hastanelerde görev yapan uzman hekimlerle gönüllük esasına göre derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

DoktorlarEtikHastaneler+7
Dilek Bulut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık konulu yayıncılıkta etik ilkeler

Sağlık haberleri hem taşıdıkları kamusal önem hem de okuyucuların özel/mahrem alanlarına yönelik olmaları nedeniyle özel bir konuma sahiptir. Aynı zamanda kaynağını insanın "insan olma değeri"nden alan ve bireyin temel, vazgeçilemez, devredilemez haklarından biri olan sağlık hakkını doğrudan etkilemektedir. Özensiz, eksik veya yanlış yapılan bir sağlık haberi, bireyin yaşamının sonlanmasına veya yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Bu bağlamda ayrıcalıklı bir sorumluluk ve özen gerektiren sağlık haberciliği ile ilgili olarak, sosyal sorumluluk kuramı çerçevesinde, Türkiye'de sağlık haberciliği etik ilkelerinin ortaya konulması amaçlandığı çalışmada, verilerin doküman incelemesi ve görüşme yoluyla toplandığı nitel yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmada ilk olarak ahlak, etik ve meslek etiği kavramları üzerinde durulmuş, tıp etiği, basın etiği açıklanmış ve sağlık haberciliğinde karşılaşılan etik sorunlar ortaya konulmuştur. İkinci olarak çalışmanın amacı doğrultusunda sağlık haberciliğinin etkin olarak gerçekleştirildiği ülkelerin basın ilkeleri, gazetecilere yönelik olarak hazırlanan medya kılavuzlarının analizi yapılmış ve uzman görüşleri alınarak sağlık habercilik etik ilkeleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sağlık habercisinin haber üretiminde profesyonel gazetecilik davranışlarının gereğiyle, kişinin vücut bütünlüğünü bozmamak, yaşam kalitesini olumsuz etkilememek, eşit ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşma hakkını engellememek adına, kişilik haklarını da gözeterek, sorumlu davranmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede gazetecinin sağlık haberi üretim sürecinde göz önünde bulundurması gereken Sağlık Haberciliği Etik İlkeleri ise şunlardır: Zarar vermeme ilkesi, doğruluk ve objektiflik ilkesi, mahremiyet ve özel hayat ilkesi, hakkaniyet ilkesi. Anahtar Sözcükler: Sağlık haberciliği, Meslek Etiği, Etik ilke, Sağlık haberciliği etiği

BasınBasın ahlakıEtik+5
Asuman Kaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluğun kültürlerarası boyutu: Polonyalı ve Türk yöneticiler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Bir insanın kabullendiği ahlaki değerlerin ve tutumların, yaşamakta olduğu yakın çevresine yansıdığı bilinmektedir. Günümüzde, özellikle küreselleşme sürecinin getirmekte olduğu olumlu ve olumsuz değişimlerin ışığında, bireylerin davranışları ve sorumlulukları insanların etkileşimi açısından daha önce olmadığı kadar önemlidir. Günümüzde işletmelerin misyon ve vizyonlarında kâr maksimizasyonuna ilişkin çabalarının dışında, iş yerindeki sağlam ahlaki standartların ve faaliyet gösterilen çevreye anlamlı katkılar sağlıyor olmanın gerekliliği artık yaygın olarak kabul görmektedir. Bununla birlikte, her iki kavramla ilgili sorunların devam ettiği gözlenmektedir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, farklı kültürlere göre iş ahlakı ve sosyal sorumluluk kavramlarının farklı anlaşılmasıdır. Bunun dışında, genel olarak ana dili İngilizce olan veya Batı kültürüne ait olan ülkelerde etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili konuların çok daha yaygın olarak ele alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili ana dili İngilizce olmayan ülkelerin görüşlerinin arka planda kaldığı akla gelmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, özellikle ulusal kültür boyutları açısından benzerlikler sergileyen Polonya ve Türkiye'nin işletme yöneticilerinin iş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili algılamaları ve bakış açılarının benzerlik ve farklılıklarının tespitidir. Bu amaçla, etik ve sosyal sorumluluk alanında daha önce geliştirilmiş olan bir ölçek, 80 işletmede çalışan 104 Polonyalı ve Türk yönetici üzerinde uygulanmış ve her iki ülke yöneticilerinin sözü edilen kavramlar açısından benzer algılamalara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Karşılaştırmalı analizKurumsal sosyal sorumlulukKültürel farklılık+5
Marta Kamıla Hancyk Başar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

X ve Y kuşağı mensubu öğretmenlerin mesleki etik algılarının karşılaştırılmasına ilişkin bir alan araştırması

ÇİNKILIÇ, Ahmet Melik. X ve Y Kuşağı Mensubu Öğretmenlerin Mesleki Etik Algılarının Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Alan Araştırması, Yüksek Lisans, Çorum, 2018. Etik kuralları; belli yasa, kural, ilke ya da yöntemlere ulaşılması için bir araç olarak kullanılmaktadır. Değişik bir açıdan bakıldığında bireysel çıkarları için hareket eden kişiye karşı ortak çıkarları koruduğu bilinmektedir. Bu amaçla yerel, ulusal hatta evrensel boyutta karşılaşılacak olan hukuksuzluk ve zorbalığa karşı çeşitli etik kategorilerin oluşturulduğu bilinmektedir. Uygulamaya konan; meslek etiği, çevre etiği, global etik, mesleki davranış ilkeleri gibi kategorilerle birlikte, oluşacak olumsuzluklara bir set oluşturulmaya çalışılmaktadır. Yapılan analizlerde kuşaklar arasında; sosyal, siyasal ve yetişme şartları bakımından çeşitli farklılıkların olduğu bilinmektedir. Bireylerin; cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve hizmet süreleri belirlenerek davranış, çalışma şekilleri ve bulundukları ortamdan beklentilerine göre mesleki etik algıları arasında farklılık olup olmadığı incelenmek istenmektedir. Anahtar Kavramlar: Meslek Etiği, X Kuşağı, Y Kuşağı

Meslek ahlakıX kuşağıY kuşağı+3
Ahmet Melik Çinkılıç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlamanın, örgütsel bağlılık ve iş ahlakı üzerine etkisi

İçsel pazarlama, çalışanın bir iç müşteri olarak benimsenmesi durumunda, işletmeler etkin ve kaliteli hizmet sunabilmektedir. Çalışanın istek ve ihtiyaçlarının karşılanması, motivasyon arttırılması asıl amaç olan dış müşteri üzerinde etkili olmasını sağlamaktadır. Öte yandan örgütsel bağlılık ve iş ahlakı, laiki ile uygulanmış olan içsel pazarlama felsefesi çerçevesinde kabul ve yön bulmaktadır. Bu çalışma ile en üst düzeyden en alt düzeye kadar tüm otel çalışanlara içsel pazarlama, örgütsel bağlılık ve iş ahlakı ile ilgili yüz yüze anket çalışması uygulanmıştır. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları SPSS 23.0 paket programıyla belirlenirken, geçerlik belirleme amaçlı yapılan doğrulayıcı faktör analizi için Mplus programı kullanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik-güvenirlik analizlerinin yapılasının ardından alt problemler çerçevesinde yapısal eşitlik modeli çalışması yürütülmüştür. Güral Premier Tekirova Otelinde gerçekleştirilen araştırmanın sonucunda elde edilen tüm değerler incelendiğinde, araştırmanın bağımsız değişkeni olan içsel pazarlamanın örgütsel bağlılık ve iş ahlakı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve oldukça yüksek bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Ahlakı, İçsel Pazarlama, Örgütsel Bağlılık.

PazarlamaÖrgütsel bağlılıkİç müşteri+2
Kudret Özgün
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi uygulayan işletmelerde yöneticilerin etik davranışlarının örgütsel performansa etkisi; İzmir ilindeki bankalarda bir uygulama

Küreselleşme olgusunun ortaya çıkmasıyla birlikte artan rekabet ortamında işletmelerin başarısı kalite, fiyat ve hız gibi faktörlere bağlı olmaktadır. Bu imhacı rekabet ortamında; müşterilerine kaliteli, düşük maliyetli ürün ve hizmetleri en hızlı biçimde, yeterince çeşitlilikte sunabilen işletmeler avantajlı duruma gelmektedir. Söz konusu ortamda faaliyette bulunmanın yolu Toplam Kalite Yönetimi felsefesidir.Toplam Kalite Yönetimi felsefesi insan odaklı bir felsefedir ve işletme çalışanlarının tatmin olması önemli bir noktadır. İşletmelerde çalışanların tatmininin sağlanması konusu ile doğrudan sorumlu bölüm insan kaynakları departmanıdır. Bu nedenle insan kaynakları yöneticileri departmanın tüm işlevlerinde iş etiği kurallarına bağlı kalmalı ve bu kurallar çerçevesinde hareket etmelidir.Yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davrandığını hisseden işgörenler o iş yerinde çalışmaktan mutluluk duyarlar, performansları artar işletmenin Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına katılımlarının sağlanması kolaylaşır bunlara bağlı olarak da örgütsel performans yükselir. Bu bağlamda, yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davranışları ile çalışanların toplam kalite yönetimi uygulamalarını desteklemeleri ve örgütsel performans arasında sıkı bir bağ vardır.Bu çalışma teorik ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik kısmın ilk bölümünde kısaca etik ve iş etiği kavramları tüm yönleriyle ele alınmış, ikinci bölümde kalite, Toplam Kalite Yönetimi kavramı ile Toplam Kalite Yönetiminin uygulamaları, üçüncü bölümde ise performans ve örgütsel performans kavramları açıklanmıştır. Uygulama kısmında da, İzmir ilinde bulunan ve toplam kalite anlayışını benimsemiş 60 adet banka şubesi yöneticisine anket yöntemi uygulanmıştır. Sorulan sorularla yöneticilerin insan kaynakları işlevlerinde etik davranmalarının, çalışanların toplam kalite yönetimi uygulamalarını desteklemelerini ve örgütsel performansı etkileyip-etkilemediği, şayet etkilediyse ne yönde etkilediği analiz edilmiş, sonuçlar tablolar halinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Etik, İş Etiği, İnsan Kaynakları Yönetimi, Performans, Örgütsel Performans, Toplam Kalite Yönetimi.

AhlakBankalarPerformans+7
Yeşim Kaya Koçyiğit
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve iş etiği arasındaki ilişkiye yönelik bir araştırma

Son yıllarda, örgüt kültürü kavramı, işletme yönetim ve organizasyon literatüründe önemli ve göze çarpan bir kavram olmuştur. Özellikle, 1980 li yıllardan itibaren işletmeler örgüt kültürünün önemini daha iyi anlamış, gelişen ve globalleşen dünyaya uyum sağlayabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek için bu konuda araştırma ? geliştirme çalışmaları yapmaya başlamışlardır. Örgüt kültürü, bireylerin değerleri kökeninde kültürel algılamalarının toplamıdır. Örgütteki her bir birey kendine özgü algılamalara sahiptir. Bireyler arasındaki etkileşim bireysel bakış açısını da etkileyen bir ortam oluşturmaktadır. Sosyal değerler yaratan paylaşılmış bakış açıları aynı zamanda örgüt kültürünün de temelidir.Günümüzün artan rekabet koşullarında, örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri için, gerek örgütsel güveni sağlamalarında gerekse yüksek iş yaşamı kalitesi sunmalarında iş etiğini benimsemeleri ve uygulamaları önemli hale gelmiştir. İş etiği örgütlerde hakim olan etik kurallardır ve bu kurallar örgütle ilgili kişi ve grupların etik değerlerini ortak paydada buluşturur. Bütün politikaları, kanunları, ilişki ve davranışları etkileyen kurallar önceleri sözlü ifade edilirken günümüzde yazılı ifade edilmektedir.Bu araştırma, örgüt kültürü ile iş etiği arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümünde; kültür ve örgüt kültürü kavramları, örgüt kültürünün öğeleri, örgüt kültürü ile ilgili yaklaşım ve modeller, örgüt kültürünün oluşturulması, etik ve iş etiği kavramları, iş etiğinin öğeleri, iş etiği ilkeleri ve iş etiği ile örgüt kültürü arasındaki ilişki konuları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kütahya ilinde gıda sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeden seçilen örneklem üzerinde örgüt kültürü ile iş etiği faktörleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi konusunda yapılan araştırmanın sonuçlarına yer verilmiştir.

EtikKültürÖrgüt kültürü+2
Rizvan Aliyev
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma

İş ahlakı uygulamalı bir ahlak bilgisi olup, iş hayatında karşılaşılan tüm ahlaki sorun¬ları incelemektedir. Bu sorunlar çalışanlar arasında, çalışanlarla yöneticiler arasında, işletme ile paydaşları veya diğer çevresel faktörler arasında olabilmektedir. Bu bağlamda, işletmelerde bir kişinin ahlaka uygun olmayan davranışlarda bulunması di¬ğerlerinin de ahlakdışı davranmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle bir tek alanda ahlaka uygun olan davranışların bulunması yeterli değildir, tüm alanlarda ahlaka uygun ilkelerin ve standartların uygulanabilir seviyede olması gerekmektedir. Bu çalışmanın araştırma için oluşturulan hipotezler, korelasyon ve regresyon analizleri yardımıyla test edilmiş ve çoklu regresyon analizi sonucunda kurumsal itibar üzerinde iş ahlakı boyutlarından "işletme uygulamaları", "kişisel algılar", "yönetici tutumlarını değerlendirme" ve "çalışma arkadaşlarını algılama" boyutları arasında "işletme uygulamaları" ve "yönetici tutumlarını değerlendirme" boyutlarının pozitif yönde etkisinin olduğuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada iş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine teorik olarak değinilmiş ve Kütahya İli'nde kurumsal itibarı yüksek olan bir işletmede, toplamda 123 yönetici ve çalışanın katılımıyla yapılan bir anket çalışması ile bu iki kavramın birbiri üzerindeki etkisi korelasyon ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, Ahlak ve İş Ahlakı, İtibar ve Kurumsal İtibar

AhlakKurumsal itibarKütahya+3
Murat Ordu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Spor ahlakının temel sorunları

ÖZET Öncelikle eğitsel bir etkinlik olan spor, kurumlaşınca güçlü bir toplumsal etmen olur. Sporların, toplumsal ilişkilerde birleştirici bir işlevi olması genellikle arzu edilir; ama uygulamada olumsuz sonuçlar istisna değildir. Sorunları doğrudan deneyimleyenlerin ve onlarla birlikte yaşayanların başında sporcuların kendileri gelir. Onları teknisyenler, organizatörler, yandaşlar, seyirciler ve sonunda da kamu izler. Sporcular, becerilerinin gelişmesi, estetik ve teknik yeteneklerinin yetkinleşmesi, yarışma etkinliklerinde iyinin, daha iyinin ve en iyinin başarılması gibi değerlerle motive edilirler. Her yaşam eyleminde olduğu gibi sporda da iyi-kötü, güzel-çirkin, uygun-üygunsuz gibi karşıt değerlendirmeler sık sık dile getirilir. Toplumsal ilişkileri temelden yönlendirip şekillendiren ekonomik ilişkiler, ipso facto, spor etkinliklerinde belirleyici etmenlerdir. Tarihsel bakışla, insanlığın hemen hemen her döneminde çeşitli sportif hareketlere ve bunların sistemleştirilmiş, kurallaştırılmış oyun formlarına rastlarız. Hem eski hem modern olimpik oyunlarda arzu edilmeyen hatta tiksinti uyandıran olaylar olmuştur. Bunlar, sporla oluşturulması amaçlanan erdemli karakterle bağdaşmayacak davranış biçimleridir. Bu çalışmada, spor ethiğinin sorunlarının bir çözümlemesine ve formulasyonuna girişilmektedir. Çözümleme altı başlıkta toplanabilir: doping öğelerinin üretimi ve uygulaması; şike ve aldatma; profesyonelliğin kötü kullanımı; yüksek performans için olumsuz tutku; ve meta fetişi olarak spor. Sporun amacı, adale ve akciğer ticaretiyle para birikimi olarak görülürse, sevinçli bir deneyim yada toplumsal bir hoşnutluk olmanın çok uzağına düşer. Her somut ahlak dışı olayda aynı engel görülebilir. Bu, ekonomik etkinliğin yanlış kullanılan biçimidir. Bu kullanım, spor yapan bireyin özgür IVseçmeyle katılma, bedensel ve zihinsel sağlıklı gelişme ve dürüst yarışma eylemlerini hiçe saymasına neden olur. Para etkeni bir araç olmaktan çıkıp amaç olursa, zalimce yarışma ve mutlaka kazanma bu amacın motivleri olur. Spor yapmak kendi başına bir değer olduğu halde, sporcu erkek ve kadın, sağlıkları pahasına rekor kırmak zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılmakta ve kışkırtılmaktadırlar. Böyle olunca, tek amaç, en güçlü, en yüksek ve en hızlı olarak sivrilmek, hatta tapınılmak olur. Sporda etik sorunlar, bir bütün olarak sosyo-ekonomik ve politik sorunların yansımalarıdır. Tüm dünyada ülkelerin politik dengelerini kaybetmiş durumda olmaları karşısında spor etkinliklerinin baskıcı öğelerden bağımsız yönlendiriImeleri olası değildir. Gerek dünya çapında gerek yerel spor organizasyonları şu taleplerde bulunurlar: "olimpik ruh", "fair play" ve "dostluk ve barışın anahtarı olarak spor." Bu tür sloganlar yahut mottolar çoğu kez ahlaklılığa dudak hizmeti olarak kalırlar; ama aynı zamanda sporun uluslararası konsensüs da artan toplumsal ve siyasal önemini ima ederler. Sporda ahlak dışı davranışlar, ne kadar uzun gizlenseler de, farkmedilmeye mahkumdurlar; ama bu sürede zarar verirler: Hem spor yapan bireyi hem sporsever kamuyu bozarlar. Büyük ölçekli zarar ancak büyük ölçekli araçlarla giderilebilir yahut tedavi edilebilir. Sonuç olarak, gerçek sportif bireyin, bu beden ve ruh birliğinin üstlendiği misyon, yarışmayla işbirliği misyonu, iradenin etkisiyle, insanlığın nihayi birleşmesine katkıda bulunabilir. VAnahtar Sözcükler 1-Spor :İnsanın bedensel ve düşünsel yeteneklerini bir bütün olarak geliştirmek amacıyla gerek bireysel eğlenme, gerek yarışma tarzında yapılan eylemler toplamıdır. 2-Felsefe :İnsanın insanla ve doğayla ilişkisinde en genel soruları soran ve yanıt arayan bilgi çeşididir. 3-Etik: Değerlerin davranışları belirlemesini inceleyen felsefe disiplinidir. 4-Doping: Sporcunun, performans gücünü artırmak amacıyla doğal olmayan araç ve yöntemler kullanmasıdır. VI

AhlakFelsefeSpor+2
Mehmet Şahin
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analizi: Gazi Üniversitesi Hastanesi örneği

Bu araştırma, hastane çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amacıyla ilişkisel-tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara il merkezinde bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesinde çalışan, yüz yüze ve online anket yöntemiyle ulaşılabilen 486 hastane yöneticileri ve çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Ocak 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında, Kişisel Bilgi Formu, Sanal Kaytarma Ölçeği (SKÖ) ve Etik Yaklaşım Ölçeği (EYÖ)'ni içeren anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının %69,5'inin kadın, %21'inin 26-30 yaş aralığında %47,7'sinin lisans mezunu olduğu, %53,5'inin sağlık sektöründe 10 yıldan fazla çalıştığı, %48,6'sının hemşire olarak çalıştığı ve %16,9'unun kurumda yönetsel görevi olduğu belirlenmiştir. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının %76,1'inin 10 yıldan fazla süredir internet kullandığı, %88,3'ünün internete mobil cihaz ile her yerde erişim sağladığı, kurum interneti kullananların %51,7'sinin diğer nedenlerle kurumun internetini kullandığı saptanmıştır. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ'nden 2,05±0,64 puan aldıkları ve düşük düzeyde sanal kaytarma davranışlarına sahip oldukları sahip oldukları; EYÖ'nden ortalama 3,41±0,58 puan ile mesleki etik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ toplam puanı ile EYÖ puanı arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0,160; p<0.001). Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının yaşı, eğitim durumu, sektörde çalışma süresi, mesleği, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre SKÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, mesleği, kurumda yönetsel görev durumu, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre EYÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışlarının düşük düzeyde, mesleki etik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

EtikHastane yönetimiMeslek ahlakı+7
Neslihan Aytekin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal pazarlama ve sosyal pazarlamanın ahlaki boyutlarına yönelik tutumların incelenmesi

Bu tezin amacı sosyal pazarlamanın ahlaki boyutunu, İşletme öğrencilerinin sosyal pazarlama uygulamalarına karşı tutumları doğrultusunda değerlendirmektir. İlk bölümde, sosyal pazarlama ve pazarlama ahlakı için genel kavramlar incelenmiştir. İkinci bölümde sosyal pazarlamada ortaya çıkabilecek ahlaki problemler ele alınmıştır. Son bölümde ise, yapılan anket sonuçları dikkate alınarak öğrenciler sosyal pazarlamaya karşı tutumları değerlendirilmiştir. Araştırmamızın bulgularına göre, öğrenciler sosyal pazarlamaya toplum için faydalı bulmakta fakat oluşabilecek ahlaki sorunlar için endişe duymaktadırlar. Bu yüzden sosyal pazarlamanın devlet tarafından daha iyi kontrol ve denetim edilmesini istemektedirler.

AhlakAhlaki davranışPazarlama+6
İbrahim Ayvaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Halk kütüphanesi çalışanlarında meslek etiği algısı ve davranışı: İzmir ili örneği

Kütüphaneler/Bilgi Merkezleri, bilgiye erişmede kullanıcı ile bilgi arasında köprü görevi üstlenmektedir. Bilginin derlenmesinde, düzenlenmesinde ve kullanıma sunulmasında önemli bir rol oynayan kütüphane çalışanlarının mesleğe karşı sorumluluklarını yazılı hale getiren mesleki etik ilkeler, tüm kütüphane çalışanlarında olduğu gibi, daha çok toplumla iç içe hizmet veren ve kapıları herkese açık olan halk kütüphanesi çalışanları için de mesleğin ve kurumun toplumsal saygınlığı açısından belirleyici rol oynayan, vazgeçilemez nitelikte olan değerlerdir. Çalışma, Türkiye'deki halk kütüphanelerinde görev yapan kütüphanecilerin mesleki etik algısını ve bu bağlamda mesleki etik ilkelerinin uygulanabilirlik durumunu İzmir ili örneği üzerinden saptamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İzmir ilinde yer alan 38 il/ilçe halk kütüphanesinde çalışan kütüphane çalışanlarına mesleki etik bilincini ölçmeye yönelik sorular derlenmiş ve bu sorulara verilen yanıtlar üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Sorular, anket tekniği yöntemi ile iletilmiştir. Yönetici ve kütüphane çalışanlarından oluşan toplamda 89 kişinin vermiş olduğu yanıtlar SPSS istatistik yazılım programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Anket çalışmasına katılan halk kütüphanesi çalışanlarının vermiş oldukları yanıtlar neticesinde, çalışanların mesleki etik ilkeler konusunda yeteri kadar farkındalık sahibi olmadıkları ve bu doğrultuda toplumun geniş bir kısmına hizmet veren halk kütüphanesi işleyişinde söz konusu duyarlılığı mesleki davranışlarına yeteri kadar yansımadığı sonucuna varılmıştır. Mesleki etik ilkelerin günümüzün değişen dinamikleri teknoloji ışığında güncellenerek yeniden revize edilmesi ve bilgi ve belge yönetimi bölümü mezunu olan/olmayan kütüphane çalışanlarının daha öz verili davranmaları hususunda etik ilkelerin rehberliğinin ne denli önemli olacağına dikkat çekilmiştir.

EtikHalk kütüphaneleriKütüphaneciler+2
Serenay Çakırer
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Arşiv çalışanlarının mesleki etik algısı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Arşivleri örneği

Etik, bir toplumda yaşayan bireylerin değerini koruması adına yapılması ya da yapılmaması gerekenlere ilişkin ilkeler bütünüdür. Meslek etiği ise bir meslekle uğraşan kişilerin o mesleği icra ederken daha iyi hizmet verebilmesi, aynı zamanda mesleki ve kişisel saygınlığını arttırması için yapması ya da yapmaması gereken normları ifade eder. Meslek etiği her meslekte olduğu gibi "arşivcilik" disiplininde de önemlidir. Bu kapsamda çalışmanın konusunu arşivcilik uygulamalarında etik ilkeler ve arşiv çalışanlarının mesleklerini icra ederken bilmeleri ve uygulamaları gereken etik ilkelere yönelik algıları oluşturmaktadır. Çalışmada arşivcilik mesleğinin etik boyutu tarihi perspektif içerisinde tartışılmış ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arşivlerinde görev yapan arşiv çalışanlarının mesleki etik algısı saptanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma boyunca arşiv çalışanlarının etik tutum ve davranışlarına yönelik veriler derlenmiş ve daha sonra elde edilen veriler üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin derlenmesinde betimleme yönteminin bileşenlerinden biri olan "görüşme" tekniğinden yararlanılmıştır. Bu doğrultuda katılımcılara mülakat formunda yer alan 18 adet soru yöneltilmiştir. Yüz yüze yapılan derinlemesine görüşmelerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda arşiv çalışanlarının mesleki etik algılarının düşük olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda meslek etiği konusunda hiçbir eğitim almadıkları, katıldıkları hiçbir etkinliğin olmadığı ve bu konuda eğitim ihtiyaçlarının olduğu anlaşılmıştır. Araştırma süresince elde edilen bulgular ışığında arşiv çalışanlarının meslek etiği farkındalığının arttırılması gerektiği anlaşılmıştır. Arşivlerde karşılaşılan etik sorunları çözmek ve personelin algı düzeyini yükseltmek için meslek etiği konusunda farklı düzeylerde eğitimler verilmelidir. Ayrıca kurumun etik olgusu üzerinde kurumsal politika geliştirmesine de gerek vardır.

ArşivcilikArşivlerDeniz Kuvvetleri Komutanlığı+4
Remzi Aydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının iş etiği algısı ve iş tatmini ilişkisi: Devlet ve vakıf üniversitelerinde bir araştırma

Bireylerin hayatında işin yeri, gerek kapladığı önem gerekse zaman açısından tartışılmaz bir olgudur. Benzer biçimde, çalışanlar da işletmenin varlığını, başarısını ve geleceğini etkileyen en önemli öğe olması açısından işletmeler için büyük değere sahiptir. Bu çalışmada çalışanlar ve işletmeler açısından son derece önemli olan iş tatmini ve iş etiği algısı demografik değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının iş tatminlerine etki eden iş etiği algısı ve demografik özellikler gibi faktörlerin belirlenmesi, iş etiği algıları ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Çalışma devlet ve vakıf üniversitesindeki akademisyenlerin iş etiklerindeki ve iş tatminlerindeki farklılaşmayı, iş etiğinin ve iş tatmininin farklı boyutlarına göre araştırıp karşılaştırmaktadır. Bu çerçevede Güneydoğu ve Akdeniz Bölgesindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan 521 öğretim elemanı ile uygulama yapılmıştır. İş etiği algısı, Mesleki İş Etiği Envanteri (OWEI) (Petty, 1995) ile iş tatminleri ise Minnesota İş Doyum Anketi (MSQ) (Weiss, David, England ve Lofquist, 1967) ile ölçülmüştür. Ampirik sonuçlara göre, akademisyenlerin genel mesleki iş etiği ile dışsal tatmin, içsel tatmin ve genel iş tatmini arasında da pozitif ancak zayıf bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Aynı zamanda demografik özelliklerden biri olan idari pozisyon ile genel iş tatmini arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Akademisyenlerin girişimci olmaları, olumsuz özellikleri ve genel mesleki iş etikleri; devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılaşmamıştır. Ancak akademisyenlerin kişiler arası becerileri, güvenilir olmaları devlet ya da vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılık göstermiştir. Akademisyenlerin içsel tatmini, dışsal tatmini ve genel iş tatminleri devlet ya da vakıf üniversitesinde çalışmasına göre farklılaşmıştır. Mesleki iş etiği faktörlerinden olan güvenilir olma, girişimci olma ve idari pozisyonun; genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilediği görülmüştür. Ancak, mesleki iş etiğinin kişilerarası beceriler faktörü, olumsuz özellikler faktörü ve demografik özelliklerden cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu veya devlet ve vakıf üniversitesinde çalışıyor olma durumunun genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilemediği görülmektedir. Anahtar kelime: İş etiği, iş tatmini, mesleki iş etiği envanteri, minnesota iş doyum anketi, kamuve özel üniversitesi akademisyenleri.

Akademik personelKamu kuruluşlarıMeslek ahlakı+6
Ayşe Özer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları, etik davranışları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarının onların sergilemiş oldukları etik davranışlar ve örgütsel vatandaşlık davranışları ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu genel amaç çerçevesinde Örgütsel Bağlılık, Etik Davranışlar ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışları arasındaki ilişkiler açıklanmaya çalışılacaktır. Araştırmamızda örgütsel bağlılık, etik davranışlar ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişki yapısal eşitlik modellemesi aracılığıyla incelenmiştir. Araştırmada; Karakuş ve Aslan (2009) tarafından geliştirilen "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", Dipaola, Tarter ve Hoy (2005) tarafından geliştirilen ve Taştan ile Yılmaz (2008) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan ''Okullar İçin Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Ölçeği" ve Çelebi ve Akbağ (2012) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Etik Davranışları Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmada ölçeklere güvenirlik analizi yapıldıktan sonra AMOS programı yardımıyla yapısal eşitlik modelleri oluşturulmuştur. Araştırma evrenini Adıyaman ilinde 2015-2016 eğitim-öğretim yılında çeşitli kademelerde görev yapmakta olan sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Adıyaman ilinde bulunan okullarda dağılımın kapsayıcı olması dikkate alınarak küme örnekleme yöntemiyle 33 okulda çalışmakta olan çeşitli kademelerdeki branş ve sınıf öğretmenleri bu araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu amaçla ulaşılan 400 kişilik öğretmen grubundan 365 tane ölçek toplanmış ve bu ölçeklerden 329 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma bulgularına göre; örgütsel bağlılığın hem etik davranışları hem de örgütsel vatandaşlık davranışlarını pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Ayrıca etik davranışlar, örgütsel vatandaşlık davranışlarını pozitif yönde etkilemektedir. Bunların dışında etik davranışların, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasında kısmi aracılık rolüne sahip olduğu da bulunmuştur.

EtikÖrgütsel bağlılıkÖrgütsel vatandaşlık davranışı+3
Abdurrahman Çoloğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından değerlendirilmesi ile örnek bir uygulama

Yapılan bu çalışmada, muhasebe mesleği ve meslek mensuplarının etiksel boyutları ile muhasebede yapılan hata ve hile konuları ele alınmıştır. Öncelikli olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında bilgi verilmiş, daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Meslek mensuplarını etik dışı davranışlara yönelten pek çok neden çalışmanın teorisi içinde incelenmiştir. Ancak bağımsız meslek mensuplarının etik dışı davranışlar dışında kasti olmayarak yaptığı hatalar da vardır. Bunlar, etik dışı kabul edilen, kasti olarak bir amaç için yapılan hatalardan diğer bir deyişle hilelerden farklıdırlar. Bu hataların etik dışı olup olmadıkları "kasıt" unsurundan anlaşılmaktadır. Bağımsız muhasebe meslek mensupları bazen istem dışında hatalar yapabilmektedirler. Bu hatalar genelde, ya meslek mensubunun dikkatsizliğinden ya da bilgisizliğinden kaynaklanmaktadırlar. Bu çalışmada İstanbul örnekleminde, bağımsız muhasebe meslek mensuplarını etik dışı davranışa ve hata yapmaya yönlendiren en güçlü faktör veya faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca araştırmada, bazı değişkenler ile etik dışı davranışa yönlendiren temel faktörler arasındaki ilişkiler de araştırma konusu yapılmıştır. Çalışma sonunda bir anket düzenlenmiş ve muhasebeci-mali müşavirlerin eğitim düzeyi, deneyim ve tecrübeleri, muhasebe mesleğinin etiksel boyutu ve muhasebe hata ve hileleri ile ilgili çeşitli görüşleri alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Etik.

EtikHataHile+4
Cem Akkılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının etik tutumlarının kurumsal itibar yönetimi üzerindeki etkisi

Bu araştırmada mesleki etik tutumları ve kurumsal itibar kavramları ayrıntılı olarak incelenmektedir. Ayrıca mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına olan etkisini araştırmak için TRC1 bölgesinde bulunan 515 muhasebe meslek elemanının samimi cevaplarından yararlanılmıştır. Oluşturulan 6 hipotez öncelikle SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla değerlendirilmiş, modelin uygunluğu faktör analizi, parametrelerin uygunluğu ve doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar tartışılarak mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına etkisi yorumlanmıştır. Örgütler için kurumsal itibarın önemi düşünüldüğünde mesleki etik kavramı büyük bir önem taşımaktadır.

AhlakAhlaki değerlerKurumsal itibar+5
Kadir Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

KOBİ'lerde iş etiği uygulamaları üzerine kültürlerarası bir çalışma

İşletmeler üzerindeki rekabet baskısı ve paydaşların işletmelerden beklentileri gün geçtikçe artmaktadır. İşletmeler artan bu rekabet sebebiyle günlük işlerinde sıklıkla etik ikilemlerle karşılaşmaktadırlar. Aynı zamanda paydaşlar işletmelerden etik performanslarını iyileştirmelerini beklemektedir. Bu nedenlerden dolayı, iş etiği konusu iş dünyasında ve buna bağlı şekilde akademik çalışmalarda güncelliğini korumaktadır. Ülkemiz de dahil olmak üzere, birçok ülkede KOBİ'ler hem ekonomik hem de sosyal yaşamın en önemli aktörleridir. Hem mevcut KOBİ'lerin geliştirilmesi hem de girişimciliğin desteklenmesi ile yeni KOBİ'lerin kurulmasının sağlanması ülkelerin önemli politikaları haline gelmiştir. Büyük ve kurumsal işletmeler, gerek maddi imkanlara gerekse de zaman ve nitelikli iş gücü gibi kaynaklara sahip olmaları sebebiyle iş etiği konusunu formel olarak ele alabilmektedirler. Fakat KOBİ'ler sınırlı kaynaklara sahip olmaları, bir takım karakteristik özellikleri ve KOBİ sahibinin günlük koşuşturmalar nedeniyle iş etiği konusunu gündemine alamaması sebepleriyle iş etiği prensiplerinin uygulanmasında büyük işletmelerden farklı bir durumdadır. Ayrıca, KOBİ niteliğindeki işletmelerde, işletme sahibinin kişisel etik değerleri işletmenin etik değerlerini yadsınamaz şekilde belirlemektedir. Bu nedenlerden dolayı iş etiği konusunun KOBİ'ler özelinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Günümüzde KOBİ'ler ve hatta tek başına iş yürüten solo girişimciler önemli hacimlerde dış ticaret işlemleri gerçekleştirebilmektedir ve küreselleşme sadece ekonomik bir olgu olmaktan çıkıp sosyal ve kültürel bir boyut kazanmıştır. Küresel ticaretin artışı, son tüketicinin haritadaki yerini bile bilmediği bir ülkeden kolaylıkla sipariş verebilmesi gibi konular iş etiği olgusunun kültürel açıdan ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Farklı ülkelerde de olsalar, KOBİ'lerin iş ortamında karşılaştıkları sorunlar benzer sorunlardır fakat kültürel etki nedeniyle KOBİ sahipleri iş etiğini ilgilendiren bu ortak sorunlara farklı çözümler getirebilmektedirler. Bu çalışmanın amacı, KOBİ sahiplerinin günlük iş yaşamlarında karşılaştıkları etik ikilemlere ilişkin tutumlarının ne yönde olduğunun anlaşılması ve kültürün ve kültür boyutlarının bu tutumları ne yönde etkilediğinin belirlenmesidir. Ayrıca, KOBİ sahiplerinin cinsiyetleri ve yaşları ile işletmenin büyüklüğünün, sektörünün ve ana müşteri grubunun etik tutumları etkileme durumu da araştırılmıştır. Çalışmada nicel bir araştırma yöntemi kullanılmış ve iş etiğine yönelik tutumları ölçmek için KOBİ sahiplerinin karşılaşabileceği etik ikilemlere yönelik kısa hikâyeler içeren bir anket formu geliştirilmiştir. Araştırmanın kapsamında Avusturya, Japonya, Slovenya ve Türkiye'deki KOBİ sahipleri bulunmaktadır. Toplam 104 KOBİ sahibinin vermiş olduğu bilgiler, SPSS programı ile istatistiksel değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, kültür, KOBİ sahiplerinin iş etiğine yönelik tutumları üzerinde anlamlı şekilde bir etkiye sahiptir. Bu kültürel etki, bir grup etik ikileme yansımakta, bir grup etik ikileme ise yansımamaktadır. Kısa hikâyeler faktör analizi yöntemi ile gruplanmış ve bu gruplanan etik ihlal durumları için kültürler arası benzerlikler ve farklılıklar kültür boyutları ile açıklanmıştır. Çalışmanın sonuçları yorumlanırken hem Hofstede hem de GLOBE çalışmasının kültürel boyutları dikkate alınmıştır. Girişkenlik özelliği gösteren kültürlerde agresif davranışlar olarak adlandırılan etik ihlaller daha kabul edilebilir durumdadır. Bireysellik kültür boyutu ile ilişkilendirilen ve "yakın ilişki" ile "uzak ilişki" olarak adlandırılan etik ihlaller için kültürler arasında herhangi bir farklılık görülmemiştir ve bu durum araştırma kapsamındaki ülkelerin bu kültürel özelliğinin benzer olduğu ile açıklanmıştır. "Günü kurtarmak" olarak adlandırılan etik ihlaller ise uzun dönem yönelimi kültür boyutu ile ilişkilendirilmiştir ve bu kültürel özelliğe sahip ülkelerde etik ihlaller daha kabul edilemez olarak nitelendirilmiştir. KOBİ sahiplerinin etik tutumlarının yaşa göre değiştiği ve daha büyük yaşta olan KOBİ sahiplerinin daha yüksek etik puan aldığı görülmüştür. KOBİ sahibinin cinsiyeti ile işletmenin büyüklüğünün, sektörünün ve müşteri grubunun ise etik tutum üzerinde etkisi olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

KOBİKültürlerarası ilişkilerKültürlerarasılık+1
Levent Arslan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hata ve hilelerinin meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesi: Adana ilinde muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma

Muhasebe meslek mensupları, karar alıcılara ihtiyaç duydukları finansal nitelikteki bilgileri sağlarken, toplum çıkarlarını gözeterek hareket etmek durumundadırlar. Ayrıca, muhasebe meslek mensuplarından mesleğin yürütülebilmesinde istenilen bilgi ve tecrübe kadar etik davranışlarda bulunmaları da beklenmektedir. Yanıltıcı finansal raporlamaların neden olacağı olası olumsuzlukları engelleyebilmek ve bu sayede sermaye piyasalarının etkin işleyişini koruyabilmek için muhasebe meslek mensuplarının finansal raporlamada yanlışlıklara yol açan hata ve hile konusundaki tutum ve davranışlarının tespit edilmesi ve bu davranışların meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının finansal raporlamada yanlışlıklara yol açan hata ve hile konusundaki tutum ve davranışlarının meslek ahlakı çerçevesinde değerlendirilmesini yapmak ve konuya ilişkin gösterilen mesleki algıların muhasebe meslek mensuplarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırma verileri, Adana ilinde faaliyet gösteren 331 muhasebe meslek mensuplarından anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, muhasebe meslek mensuplarının muhasebede hata-hile ve meslek ahlakı ile ilgili yargılara katılım düzeylerinin demografik özelliklerden etkilendiğine işaret etmektedir.

Meslek ahlakıMuhasebeMuhasebe hata ve hileleri+2
Hüseyin Geçici
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek etiği ve meslek mensuplarının mükellefin vergi uyumu üzerindeki etkileri (Manisa ili örneği)

Meslek etiği, bir mesleğin icrası esnasında toplum yararı gözetilerek uyulması gereken davranış kuralları olarak tanımlanabilir. Meslek etiğinin temelinde insanlarla ilişki yatar. Ayni meslekten bireylerin birbirleri ile ilişkilerinde belli bir davranış kuralarına uymaları meslek etiğinin gereğidir. Günümüzde her meslekte, mesleğin gereklerinin yerine getirilebilmesi için meslek mensuplarının bir takım kişisel, mesleki ve ahlaki niteliklere sahip olması gerekmektedir. Meslek mensuplarının bu niteliklere sahip olmaları, hem meslek mensubunun, hem de mesleğin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Bir hizmet mesleği olan muhasebecilikte etik oldukça önemlidir. Çünkü muhasebenin ve muhasebecinin kamuya karşı bir sorumluluğu vardır ve bu mesleki bir sorumluluktur. Muhasebe meslek etiği, müşterilere, halka ve diğer uygulamacılara yüksek standartlara bağlanmış ahlaki davranışlarla hizmet edilmesi demektir.Vergi kanunlarının karmaşıklığı ve uygulamanın belirsizliği mükelleflerin profesyonel yardım almalarına yol açar. Bu yardım hizmetini muhasebe meslek mensupları vermektedir. Mükellef ile vergi idaresi arasında bir köprü vazifesi gören muhasebeci ve mali müşavirlerin vergi kaybının önlenmesinde rolleri büyüktür. Muhasebe meslek mensuplarının mükellefin gönüllü vergi uyumuna etkisi konusunda iki görüş vardır. Birincisi hata oranını azaltarak gönüllü uyumu arttırdığı yönündedir. Diğeri ise denetimin ahlaki ve fiziksel maliyetini düşürmesi nedeniyle doğru beyanda bulunmama eğilimini artırması yönündedir.Çalışmamızda muhasebe meslek etiği üzerinde durularak, meslek mensuplarının, mükelleflerin vergi uyumuna olan olumlu veya olumsuz etkisi, Manisa İlinde yapılan anket çalışmasıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu etki, anket çalışmasıyla elde edilen bulguların analiz sonuçları ışığında değerlendirilmektedir

EtikManisaMuhasebe uygulamaları+6
Vehbi Koç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects