Job performance
284 theses under this subject heading
Dijital liderlik ve teknolojik tutumun bireysel performans üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, bankacılık sektöründe çalışanların dijital liderlik algısı ve teknolojik tutumlarının bireysel performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma nicel araştırma yaklaşımıyla yürütülmüş ve ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Veriler, bankacılık sektöründe çalışanlardan çevrim içi anket yoluyla toplanmıştır. Analiz sürecinde betimsel istatistikler ile korelasyon analizi kullanılmış olup dijital liderlik ve teknolojik tutumun bireysel performansı yordama düzeyi basit ve çoklu doğrusal regresyon analizleriyle test edilmiştir. Ayrıca demografik değişkenlere göre farklılaşmaları belirlemek amacıyla fark testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular, dijital liderlik ile bireysel performans arasında ve teknolojik tutum ile bireysel performans arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Regresyon sonuçları, hem dijital liderliğin hem de teknolojik tutumun bireysel performansı anlamlı biçimde yordadığını, birlikte ele alındıklarında performansı açıklama gücünün arttığını ortaya koymuştur. Ayrıca teknolojik tutumun, dijital liderlik kontrol edildiğinde dahi güçlü bir yordayıcı olmayı sürdürdüğü belirlenmiştir. Demografik analizlerde ise bazı değişkenlerde anlamlı farklılıklar görülürken, bazı değişkenlerde anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç olarak, bankacılık sektöründe bireysel performansın güçlendirilmesi için dijital liderlik uygulamalarının geliştirilmesi ve çalışanların teknolojik tutumlarını destekleyen örgütsel uygulamaların yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Bankacılık Sektörü, Bireysel Performans, Dijital Dönüşüm, Dijital Liderlik, Teknolojik Tutum
Motivasyonun ve iş tatmininin iş performansı üzerindeki etkisi: Hatay ilinde bir uygulama
Günümüzde işletmeler üzerinde insan kaynakları rolünün ön planda tutulduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak işgörenlerin iş tatmini ve motivasyonlarının yüksek olması, iş performanslarını da yüksek oranda etkileyecektir. Aksi durumların yaşandığı işletmelerde çalışanların iş performansının düşmesi, büyük problemler yaratarak verimin düşmesine neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı; motivasyonun ve iş tatmininin iş performansı üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Ayrıca, motivasyonun iş performansı üzerindeki etkisinde, iş tatmininin aracı değişken rolü olup olmadığının belirlenmesi de amaçlanmıştır. Çalışmada, işgörenlerin motivasyon, iş tatmini ve iş performansı düzeylerinin bazı demografik faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Söz konusu amaçlara ulaşmak için yapılan araştırmanın kapsamını, Hatay ilinde faaliyet gösteren ve tekstil üretimi yapan özel bir işletmede çalışan işgörenler oluşmaktadır. Araştırma bulgularına göre, motivasyon ve iş tatmini iş performanısını pozitif olrak etkilemektedir. Ayrıca, motivasyonun iş tatmini üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, iş tatmininin, motivasyonuniş performansı üzerindeki etkisinde aracılık rolünün olmadığı saptanmıştır. İşgörenlerin motivasyon düzeylerinin yaş değişkenine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Eğitim ve yaş değişkenine göre, işgörenlerin iş tatmini düzeyleri farklılık göstermektedir. İşgörenlerin iş performans düzeyleri ise medeni durum ve yaş değişkenine göre farklılık göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER Motivasyon, İş tatmini, İş performansı
Kriz yönetimi uygulamalarının sağlık kurumlarında çalışan personelin iş performansına etkisi örgütsel desteğin aracılık rolü: Mersin ili örneği
Dünya genelinde sağlık kuruluşlarında artmaya başlayan kriz olayları gerek hastalar gerekse sağlık personelleri açısından iş performansını etkilemeye başlamış ve bu konu hakkında yapılan çalışmalarda artışlar gözlemlenmiştir. Kriz yönetiminin sağlanarak iş performansının değerlendirilmesi ve arttırılması gereklilik arz etmektedir. Bu çalışmada kriz ve kriz yönetimi kavram tanımları üzerinde durulmuş, iş performansını etkileyen etmenler ile sağlık kurumlarında gerçekleşen kriz olaylarının sağlık çalışanlarının iş performansı üzerindeki etkisi ve örgütsel desteğin aracılık rolü üzerinde araştırma çalışmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada amaç, sağlık kurumlarında kriz yönetiminin iş performansına etkisini ortaya koymak ve örgütsel desteğin aracılık rolünün kriz desteği uygulamalarındaki yeri ve önemi hakkında bilgilendirme yapmaktır. Bu bağlamda mevcut literatürün sistematik olarak incelenmesi ile araştırma gerçekleştirilmiştir. İlgili literatür, veri tabanlarından anahtar kelimeleri kullanarak taranmış ve elde edilen metodolojik yaklaşımlar, makaleler, bulgular ve teorik katkılar açısından incelenmiştir. Araştırma kısmında Mersin ilinde kamu veya özel sağlık kurumlarında (hastaneler, 112 ASHİ'ler ve ASM'ler) çalışan 411 katılımcının doldurduğu anket analizlere dâhil edilerek elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışma iş performansı, kriz yönetimi ve örgütsel desteğe ilişkin mevcut bilgi birikimini sistematik bir şekilde sunmaktadır. Yapılan araştırma ile sağlık kurumlarında kriz yönetimi ve iş performansı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu ve örgütsel desteğin bu süreçteki aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Bu çalışma ileride yapılabilecek araştırmalar için temel oluşturmakta, aynı zamanda alandaki boşlukları belirlemekte ve gelecekteki çalışma için öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları, Kriz, Kriz Yönetimi, İş Performansı, Örgütsel Destek
Otel çalışanlarında kültür ve iş performansı ilişkisinin Hofstede modeliyle incelenmesi: Türkiye-Avusturya karşılaştırması
Örgüt kültürü, örgütsel yaşam içerisinde işgörenlerin tutum ve davranışlarına rehber olmaktadır. Örgütsel ortamda algılanan kültür, işgörenlerin iş performansını da etkileyebilmektedir. Örgütsel kültür boyutlarının farklı örneklemlerde iş performansı ile ilişkisi farklılaşabilir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, otel çalışanlarında kültür ve örgütsel performans ilişkisini Hofstede modeliyle incelemektir. Araştırmanın örneklemini, basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle alınan 554 otel çalışanı (277 Türkiye, 277 Avusturya) oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplanmasında İş Performansı Ölçeği ve Hofstede Kültür Boyutları Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler bilgisayar ortamına sayısal ifade olarak girilmiş ve bu veriler sosyal bilimler için istatistik paket programı (SPSS 25) kullanılarak istatistiksel analizleri yapılmıştır. Araştırmamızın bulgularına göre, güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireyselcilik-çoğulculuk, uzun dönem uyum sağlama boyutları her iki örneklem için iş performansı ile ilişki gösterirken, erillik-dişilik boyutu için yalnızca Avusturya örneklemi ilişki göstermektedir.
İnovasyon türleri ve performans ilişkisinde teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin aracı rolü
Araştırmamızda kamu sektöründeki eğitim kurumlarında inovasyon türleri ile okul performansı arasındaki ilişkide teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin aracı rolü incelenmiştir. Okul performansını arttırdığı düşünülen ancak çoğu kez performans üzerinde anlamlı bir etkisi olmayan uygulamalar ve yatırımlar yerine hangi tür inovasyonun okul performansına daha fazla katkı sağladığı araştırılırken, teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenmenin okul performansı üzerinde aracı bir rolünün olup olmadığı araştırılmıştır. Eğitim kurumlarının varlıklarını sürdürebilmeleri ve üst düzey bir performans sergileyebilmeleri öncelikle çevresel değişimleri algılayabilmelerine ve bir bütün olarak çevresel değişikliklere uygun yenilikler geliştirebilmelerine bağlıdır. Değişim ve gelişimin kesintisiz bir süreç olduğu gerçeğinden hareketle bu değişim ve gelişimleri içselleştirme sürecinde değişim ve yeniliklere uyum sağlanması aşamasında inovasyonun okullar açısından hayati öneme sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle okulların varlığını sürdürebilmeleri ve gelişimlerini sağlayabilmeleri için okul performansı ve inovasyonun birlikte ele alınması gerektiği söylenebilir. Ayrıca tek tip bir inovasyona yönelmek bir eğitim kurumunu bütün olarak dönüştürmek için gereken performansı sağlamayabilir. Bu nedenle hizmet inovasyonunun yanında yönetim ve süreç inovasyonlarının da performans üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Okul gibi öğrenmenin önemli olduğu örgütlerde örgütsel öğrenme ve teknoloji yeteneğinin inovasyon yaratma gücü dolayısı ile okul performansına etki etme sürecinde aracı rollerinin olup olmadığı incelenerek performansa etki eden kavramlar ortaya çıkartılmak istenmiştir. İstanbul geneli lise ve dengi eğitim kurumlarından orta ve büyük ölçekli ortaöğretim okullarında toplamda 306 idareci ve öğretmen üzerinde anket yöntemi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler olarak ele alınan ürün inovasyonu, yönetim inovasyonu, süreç inovasyonu ile teknoloji yeteneği ve örgütsel öğrenme kavramlarının bağımlı değişken olan okul performansı üzerindeki etkilerini incelemek üzere güvenilirlik analizi, faktör analizi, regresyon analizi SPSS.20.OO İstatistik programı kullanılarak yürütülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hizmet İnovasyonu, Yönetim İnovasyonu, Süreç İnovasyonu, Teknoloji Yeteneği, Örgütsel Öğrenme ve Performans.
Beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracı rolü: Özel sektör çalışanları üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracı rolünü incelemektir. Bu kapsamda önce, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerinde etkisi araştırılmış, daha sonra bu etkiye psikolojik sermayenin aracılık edip edemeyeceği ele alınmıştır. Örneklem grubunun çoğunluğu İstanbul ilinde özel sektörde çalışan 325 kişi oluşturmaktadır. Çalışanlara demografik bilgileri, beş faktör kişilik özellikleri, psikolojik sermaye ve iş performansıyla ilişkili sorular anket formu aracılığıyla yöneltilmiştir. Araştırma bulguları SPSS 24.0 istatistik programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmada veriler frekans analizi, tanımlayıcı istatistikler analizleri, güvenilirlik analizi, Kolmogorov-Smirnov testi, Pearson korelasyon analizi, basit regresyon analizi, çoklu regresyon analizi, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Tukey HSD karşılaştırma testleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, beş faktör kişilik özelliklerinin algılanan iş performansı üzerinde etkisinde psikolojik sermayenin kısmi bir aracı rolü bulunduğuna ulaşılmıştır. Beş faktör kişilik özelliklerinin sorumluluk boyutunun, psikolojik sermayenin iyimserlik ve dayanıklılık boyutlarının iş performansı üzerindeki etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışanların kişilik özelliklerinin pozisyon gücüne, yaş grubuna ve mevcut çalıştıkları şirketteki deneyimlerine göre farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Çalışanların psikolojik sermaye eğilimlerinin eğitim düzeyine, cinsiyete, pozisyon gücüne, toplam deneyimlerine ve mevcut çalıştıkları şirketteki deneyimlerine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş performansının ise çalışılan pozisyonun gücüne göre daha anlamlı hale geldiği tespit edilmiştir.
Fiziksel aktivite ile iş motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, fiziksel aktivite ile iş motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya en az bir ay düzenli fiziksel aktivite yapan 18-65 yaş arası 190'ı kadın (38,23±7,81 yıl), 194'ü erkek (38,55±8,05 yıl) olmak üzere toplam 384 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan sosyo-demografik özelliklerin yer aldığı bilgi formu ile birlikte fiziksel aktivite düzeyi değerlendirmesi için, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerileri referans olarak alınmıştır. Katılımcıların iş motivasyonu düzeylerini belirlemede Gagne, Forest, Gilbert, Aube, Morin, ve Malorni tarafından 2010 yılında geliştirilen Çok Boyutlu İş Motivasyonu Ölçeği (ÇBİMÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analiz olarak, Kolmogorov Smirnov, Mann Whitney U, Kruksall Wallis H, Dwass Steel Critchlow Flinger testi ve Spearman's Rho Korelasyon kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, katılımcıların, %51,04'ü (n=196) 2 gün ve altı, %48,96'sı (n=188) 3 gün ve üstü, %42,19'u (n=162) 149 dk ve altı, %57,81'i (n=222) 150 dk ve üstü aktivite yaptıkları; içsel motivasyon alt boyutunun, kadınlarda fiziksel aktivite türüne göre farklılık gösterdiği (p<0,042); motive olamama alt boyutunun, 45 saat ve üzeri çalışan kadınlarda daha yüksek olduğu (p<0,047) sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, cinsiyete göre fiziksel aktiviteye katılım süre ve sıklığı, fiziksel aktivitenin yapıldığı zaman ve alan ile iş motivasyonu alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Bu çalışma sonucunda, katılımcıların DSÖ önerilerine uyum sağlamadıkları, bununla birlikte yalnızca kadınlarda fiziksel aktivite türü bakımından içsel motivasyon alt boyutunun farklılık gösterdiği görülmektedir. Katılımcıların fiziksel aktivite önerilerine uyum sağlamaması, motivasyon alt boyutlarını etkilemiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bağımsız spor federasyonlarında çalışanların iş güvencelerinin çalışma performansına etkisi
Bu çalışmada bağımsız spor federasyonları bünyesinde çalışan sözleşmeli çalışanların iş güvencesizliği düzeylerinin saptanması yapılarak çalışma şartlarının iyileştirilmesi amacıyla yapılacak başka çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bağımsız spor federasyonlarında çalışan 287 çalışan ile anket yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada, katılımcıların iş güvencelerinin tespit edilebilmesi amacıyla Baird, Zelin II ve Marxen (1998) tarafından geliştirilmiş olan İş Güvencesi Ölçeği (Job Security Scale) kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) paket istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma grubumuzun %50,5'i erkek, %49,9'u kadın katılımcılardan oluşmaktadır. Bu katılımcıların yaklaşık olarak yarısı (%47,4) 30-39 yaş grubunda ve (%48,1) lisans mezunudur. Katılımcıların iş güvencesizliği ile iş gören performansı arasında %32 düzeyinde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bağımsız spor federasyonlarında çalışan sözleşmeli çalışanların iş güvencelerinin sağlanmasının performanslarına katkı sağlayacaktır.
Kurumsallaşma ve performans ilişkisi: Eskişehir ili örneği
Bu araştırmada kurumsallaşmanın işletmelerin artan rekabet koşullarında ayakta kalabilmeleri için işletme performansına, iş performansına etkileri ve kurumsallaşma ve performans ilişkisi incelenmiştir. Literatür taramasının ardından iş performansı görevsel ve bağlamsal performans olarak kurumsallaşma üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bu amaçla Eskişehir ilinde faaliyet gösteren 8 kurumsal işletmenin 310 çalışanına gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Kurumsallaşma örgütlerde iletişim ve etkileşimin belirli kurallar içerisinde yapılmasıdır. Bu kurallar bireyden topluma ulaşan süreçlerin belirli kurallar eşliğinde yapılmasıdır. Bu kuralların uygulandığı işletmeler farklılık yaratarak farklı olmaktadırlar. Bu farklılıkları yakalamada tek adam yönetiminden vazgeçmek ve işi profesyonellere kısmen/tamamen devrini de içermektedir. Bu holistik içerik örgütsel bazda performansa da etki ederek işletme hedef ve amaçlarına ulaşmada başat rol üstlenecektir. Yapılan korelasyon analiz sonucu elde ettiğimiz bulgularla kurumsallaşma ile iş performansı arasında (r=0,398) zayıf düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Kurumsallaşma ile işletme performansı arasında ise (r=0,609) yüksek düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular kurumsallaşmanın daha çok işletme performansı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Yapılan regresyon analizi sonucu kurumsallaşmanın iş performansını (β=0,245 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca kurumsallaşmanın işletme performansını (β=0,438 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir
Mobbing'in çalışan performansına etkisi: İnşaat mühendisleri üzerine uygulama
Hızla yaşanan küreselleşme nedeniyle işletmeler her geçen gün daha zor şartlar altında faaliyet göstermek zorunda kalmaktadırlar. İşletmenin başarılı ya da başarısız olmasında en büyük etkenin insan faktörü olduğu düşünüldüğünde bu durum da çalışanlara yansımaktadır. Çalışanların performanslarının yüksek olması işletmeler açısından istenen bir durumdur. Zaman zaman çalışanların duygusal açıdan yaralandığı veya baskı altında kaldığı durumlarda yönetimin de duyarsız olması nedeniyle çalışanlar mobbinge maruz kalmakta ve performansları düşmektedir. 1980'li yılların sonunda Heinz Leymann tarafından tanımlanan "mobbing" olgusu, iş yerleri için giderek büyük bir problem olmaktadır. Mobbing, oluşturduğu bireysel ve örgütsel sonuçlarla hiç kimsenin görmezlikten gelemeyeceği yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Buradan hareketle çalışmada, Ankara İnşaat Mühendisleri Odasına kayıtlı olan ve bir kurum veya işletmede çalışan mühendislerin, mobbinge maruz kalıp kalmadıklarını ortaya çıkarmak ve bunun da çalışma performansını ne yönde etkilediğinin bulunması amaçlanmaktadır. Anket tekniğiyle toplanan veriler SPSS 18 paket programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, mobbingin boyutlarından kendini gösterme ve iletişim, sosyal ilişkiler, itibara saldırı, yaşam ve iş kalitesi boyutlarıyla çalışan performansı arasında anlamlı bir ilişkinin ve etkinin olmadığı, çalışan sağlığı ile negatif yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, çalışan sağlığının çalışan performansını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Hofstede'nin kültürel boyutlar bağlamında yönetsel ve örgütsel değer farklılıklarının iş performansı üzerindeki etkisi
Hofstede ülkelerin kültürel yapısını boyutlar şeklinde ortaya koyarak çalışanların günlük yaşamlarını ve çalışma şekillerini belirlemeye çalışmıştır. Araştırmacılar Hofstede'in ortaya koyduğu kültürel boyutları veya Hofstede'a dayandırarak geliştirmiş oldukları ölçekleri kullanarak ülkelerindeki çalışanların hangi kültürel boyutlar çerçevesinde iş performanslarının nasıl etkilendiğini bulmuştur. Hofstede'in 1980 yılından itibaren ortaya koyduğu değerlerden yola çıkarak, ülkelerin, kültürel boyutlar bağlamındaki değerlerde birtakım değişikliklerin olduğu görülmüş ve bu durum çalışanların iş performansına yansımıştır. Bu çalışmanın amacı günümüzde hangi kültürel değer boyutlarının hem örgütsel anlamda hem de yönetsel anlamda iş performansını etkilediğini bulmaya çalışmaktır. Bu amaçla örgütsel değer farklılıkları ve yönetsel değer farklılıkları ölçeği kültürel değişim algısı adlı yeni bir boyut eklenerek geliştirilmiştir. Buna ek olarak iş performansı ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, hizmet ve üretim alanında faaliyet gösteren 1210 çalışan oluşturmuştur. Veriler anket yönetimi ile toplanarak SPPS (18) ve Amos (24) programında analiz edilmiştir. Verilerin analiz aşamasında açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile birlikte t-testi, anova, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda örgütsel değerler ile yönetsel değerlerin iş performansı ile pozitif ve anlamlı ilişki içerisinde olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonucu örgütsel değerlerin ve yönetsel değerlerin iş performansını pozitif etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Değerler, Hofstede'in Kültürel Boyut Farklılıkları, Kültür, Örgüt Kültürü, Örgütsel Değer Farklılıkları, Yönetsel Değer Farklılıkları
Takım çalışması bağlamında il millî eğitim müdürlükleri araştırma ve geliştirme (ARGE) birimi çalışanlarının işe tutkunlukları ve bireysel iş performansları
İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan ARGE birimlerinde genellikle öğretmenler çalışmaktadır. Bu birimlerde yoğun iş temposu, zorlayıcı iş yükü, sürekli projeler, hibeler, organizasyonlar olduğu için öğretmenlerde stres, tükenmişlik ya da işten ayrılma niyeti gibi durumlar ortaya çıkabilmekte, bunlar da işe tutkunluğu ve bireysel iş performansını etkileyebilmektedir. Bu araştırmada, takım çalışmasının ARGE birimlerinde görev yapan öğretmenlerin işe tutkunluklarına ve bireysel iş performanslarına etkisi araştırılmıştır. Çalışma nitel araştırma türlerinden Fenomenoloji (görüngübilim) deseninde planlanmıştır. Araştırmaya ARGE biriminde görev yapan on öğretmen katılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yoluyla ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Veriler betimsel içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda genel olarak takım çalışmasının hem işe tutkunluğu hem de bireysel performansı olumlu olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Takım içindeki birlikteliğin, ortak çalışma stratejilerinin, sinerjinin, takım liderinin, ödüllerin, konsantrasyonun, zaman yönetiminin zorluklara karşı mücadelenin bireysel iş performansı ve işe tutkunlukta önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Takım üyelerinin farklı çalışma stratejilerine, düşük bilgi, beceri, motivasyon, konsantrasyon ve takıma bağlılığa sahip olmalarının ise takımdaki diğer bireylere olumsuz etkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan işin niteliği, takımı oluşturan kişi sayısı, takımdakilerin işe karşı tutumları ve duygu durumları, yapılan işte alınan dönütler ve sağlanan başarı düzeyi çalışanların işe tutkunluklarını ve bireysel iş performanslarını etkilemektedir.
Psikolojik iyi oluş, iş stresi, salgın hastalık kaygısı ve çalışan performansı arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, salgın hastalık sürecinde (COVID-19) çalışanların psikolojik iyi oluşları, performansları, salgın hastalığa yönelik kaygıları ve iş stresi düzeylerinin birbirleri ile olan karşılıklı ilişki ve etkilerinin ortaya konulmasını sağlamak olup psikolojik iyi oluş, iş stresi, salgın hastalık kaygısı ve çalışan performansı değişkenleri arasındaki karşılıklı etki ölçülmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın evren ve örneklemini Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde üretim sektöründe hizmet veren iki firmanın mavi ve beyaz yakalı çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden faydalanılmış olup veri toplama aracı olarak anket tekniğinin kullanılması tercih edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırma, COVID-19 pandemisi sürecinde yürütülmüştür. Araştırmada psikolojik iyi oluş ile iş stresi arasında anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur. Ek olarak salgın hastalık kaygısı arttıkça iş stresinin de arttığı bulgusuna ulaşılmıştır. Öte yandan psikolojik iyi oluşun çalışan performansına, iş stresinin çalışan performansına, psikolojik iyi oluşun salgın hastalık kaygısına ve son olarak salgın hastalık kaygısının da çalışan performansına etki etmediği tespit edilmiştir.
The impact of financial and moral incentives on performance of employees organization
The purpose of this thesis is to analyze the Impact of Financial and Moral Incentives on Performance of Employees Organization, To analyze the impact of financial and moral incentives on employee performance in organizations experimentally, this chapter outlines the study's methodology, using a quantitative experimental method based on data collected through questionnaires. Numerical analysis is utilized, and tables and figures are used to present the results. The distribution of participants by gender is presented, with data obtained from a sample of 280 participants. Among them, 104 were identified as female, and 176 as male. The researcher relied on the Independent Samples T-Test to identify the differences between the categories regarding the gender dimension towards the study variables. The results of the analysis in indicate that the calculated t value for the first axis, which was (0.214) and based on the means of the arithmetic averages which were (40.96) for males and (39.63) for females, shows that there are no statistical differences between the viewpoints of the study sample regarding the first axis according to the gender dimension differences among the individuals in the sample. This can be confirmed by the calculated significance level value which was (0.176), higher than the default significance level for the study, which is (1%). The researcher highlighted some findings, and among the most important results: technology plays a dynamic role in employable economic growth at present. where measurable outcomes are closely linked to revenues and customer satisfaction, financial incentives such as bonuses, profit-sharing, and performance-based wages have been shown to significantly enhance employee motivation and productivity.
Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı çalışanlarında uyku kalitesi ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı çalışanlarında uyku kalitesi ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 01.09.2019 – 15.12.2019 tarihleri arasında Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan 187 kişiyle gerçekleştirildi. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi(PUKİ) ve İş Performans Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan çalışanların yaş ortalaması 34,36±8,18 olup tamamı erkektir. %21,8 'i lisans %34,1 'i önlisans %26,8 'i lise %17,3 'ü diğer eğitim grubundadır. %59,2 'si evlidir. Çalışanların %14,5 'i büro personeli %67,6 'sı itfaiye eri %13,4 'ü şoför %4,5 'i teknisyendir. %20,1 'i sürekli gündüz %79,9 'u gece ve gündüz değişen vardiyada çalışmaktadır. Çalışanlardan %79,3 'ü mesai saatlerindeki değişimin uyku problemine yol açtığını belirtti. Çalışanlar geçen ay boyunca uyku kalitesini %15,6 'sı çok iyi %40,8 'i neredeyse iyi %26,8 'i neredeyse kötü %16,8 'i ise çok kötü olarak ifade etti. Geçen ay boyunca uyku problemlerinin işlerini istekle yapmasında problem olma derece sıklığı dağılım bilgileri incelendiğinde %29,1 'i hiç %27,9 'u haftada 1'den az %31,8 'i haftada iki kez ve %11,2 'si haftada 3 veya daha fazla yanıtını verdi. Ankete katılanların iş performansları genel olarak orta seviyede (3,73) bulundu. Çalışanların iş performansları ile yaşları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunamazken (p=.388>.05), eğitim durumlarının da, iş performanslarını anlamlı etkilemediği görüldü. Çalışanların mesai saatlerindeki değişimin uyku problemine yol açtığını düşünmeyenlerin iş performansı, düşünenlere göre istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksekti. Uyku kalitesi çok iyi olanların; neredeyse kötü ve çok kötü olanlara göre iş performansları istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksekti. Ayrıca uyku kalitesi neredeyse iyi olanların çok kötü olanlara göre iş performansları istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksek bulundu. Çalışmanın sonunda kötü uyku kalitesinin itfaiye çalışanlarının performansını olumsuz yönde etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Uyku kalitesinin sık aralıklarla değerlendirilmesinin vardiyalı çalışan itfaiye personelinin iş performansını etkileyeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: İtfaiye, Uyku kalitesi, İş performansı, Vardiya.
Mesleki stresin iş performansına etkisi: Suq Alshuyukh Hastanesi örneği
İnsanların günlük yaşamlarında ve iş yaşamlarında karşılaştıkları birçok problem mevcuttur. Stres bu problemlerin sonucu olarak ortaya çıkar ve yaşam kalitelerini ve iş performanslarını olumsuz olarak etkiler. Değişiklikler, olaylar, çatışmalar veya gelişmeler strese neden olabilirler. Stres; bireyi fiziksel, sosyal, psikolojik ve davranışsal olarak etkileyen bir unsurdur. İnsanlar stres karşısında farklı tutumlar ve davranışlar gösterirler. Günümüzün hızlı hayat temposu insanları hızlı hareket etmeye ve karar vermeye zorlamaktadır. Bu durum da kişilerin daha stresli bir hayat yaşamalarına neden olmaktadır. Bunun da doğal bir sonucu olarak da çalışma esnasında çeşitli hatalar yapılmaktadır. Bu hataların bir kısmı da iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönünden problemlere neden olmaktadır. Bu tür hatalar özellikle sağlık çalışmalarında daha tehlikeli olabilmektedir. Sağlık çalışmalarında hataya toleransın diğer alanlara göre çok az olması, bu alanda çalışan insanların mesleki stresini artırmakta, bu durum da iş tatminlerine ve dolayısı ile performanslarına olumsuz olarak yansımaktadır. Bu çalışma, sağlık sektörü çalışanlarının stres düzeylerini tespit etmek ve yaşanan stresin performans üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla Irak'ın güneyindeki Zi Kar Valiliğinde bulunan Suq Alshuyukh Hastanesi'nde çalışan 250 sağlık personeline anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlardan çalışanların amirleri tarafından takdir edilmesinin ve dinlenmesinin stresle başa çıkmada etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca, çalışma esnasında çalışanlar için sağlanan güvenliğin, maaş ve terfilerin, çalışanlara verilen kişisel gelişim ve yükselme imkanının performansı artırmada en etkili faktörler görülmüştür.
The effect of knowledge management on employees' performance in Iraqi organizations
The modern knowledge revolution has led most organizations to think about adopting different kinds of knowledge management (KM) systems. Organizations have started new strategies to engage and apply different KM practices. Their main goal is to improve their employees' performance. Previous researches have shown that improving employees' performance benefits both the employees and organizations. This thesis assesses the knowledge management practices in a group of universities in Iraq. It investigates the impact of KM practices on the performance of their employees. This thesis presents evidence for the efficacy of KM practices in Iraqi universities. The research hypothesis is that KM practices can statistically and significantly affect the performance of employees in Iraqi universities. The number of employees who were chosen randomly as a sample was 650 employees. The sample size is set at 250. The data on the study dimensions were collected by the questionnaire method. The statistical tests and analyses were carried out using the SSPS 17.0 software. The findings revealed that the employees' performance is significantly impacted by knowledge management practices in Iraqi universities. Specifically, Perceptions of Knowledge, Intrinsic Motivation, Extrinsic Motivation, and Synthesis of Knowledge can improve the Task Performance and Contextual Performance of the employees in the universities. However, they cannot improve their Counterproductive Work Behavior. These results support partially the study hypotheses. According to the study, universities in Iraq should continue to use KM to improve the performance of their employees.
Muhasebe meslek mensuplarının iş stresi, iş performansı ve iş tatmini üzerinde kontrol odağının etkisi
Muhasebecilik, mesleğin yapısı gereği düşünsel bir faaliyet gerektirmesi, devamlılık arz etmesi ve dikkate dayalı olmasından dolayı mesleği icra eden bireylerle doğrudan ilgili bir meslektir. Özellikle de son dönemlerde teknoloji ve bilgi iletişim ağlarının da gelişimine paralel olarak örgütlerin, muhasebe birimlerinden beklentilerinin artması meslek mensuplarının iş stresini, iş performansını ve iş tatminini direkt olarak etkilemektedir. Meslek mensuplarının işle ilgili davranışsal sonuçlarının etkilenmesinde bireylerin kişilik yapısı oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Bu noktada da kişiliğin bir boyutunu ortaya koyan kontrol odağı kavramı, ortaya atılışının üzerinden geçen yıllara rağmen birçok araştırmaya konu olmuş ve çok sayıda kişilik değişkeniyle ya da davranışla ilişkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı; kişiliğin bir boyutu olarak kabul edilen kontrol odağının muhasebe meslek mensuplarının iş stresi, iş performansı ve iş tatminini nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Bu araştırmanın uygulama kısmında, Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 178 meslek mensubuna yapılan anket çalışması sonucunda kontrol odağı ile iş stresi, iş performansı ve iş tatmini arasındaki ilişki incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, meslek mensuplarının büyük bir çoğunluğu iç kontrol odaklı bir kişilik yapısına sahiptir. Kontrol odağıyla iş tatmini ve iş stresi arasında anlamlı, iş performansı ile arasında anlamlı olmayan bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, dış kontrol odaklı meslek mensupları, iç kontrol odaklı meslek mensuplarına göre daha fazla iş stresi yaşarlar ve daha az iş tatmin düzeyine sahiptirler.
Evaluating the effect of capital structure modeling on business performance
This thesis aimed to explore the influence that capital structure modeling has on Business Performance to come up with a conclusion. The data were gathred based on the inputs from twelve Turkish companies. The analysis of the collected data were then utilized to achieve the aim. In the first part of the study, the concept of capital structure was explained, and the theories were addressed, namely, Irrelevance Theory, Trade-Off Theory (TOT), and their types. Also, the determinants of all capital structures and the firm-specific and structural models of the capital structure were identified. The second part of the study was the practical part, the data of Turkish firms was used to accomplish the goal. An input analysis of the capital structure of the selected sector were undertaken in order to generalize and elaborate conclusions concerning the capital structure of the companies analyzed. Where the main problem is the identification of capital structure indicators that affect business performance. Performance was assessed using the Economic Value Added (EVA) metric, a correlation matrix, the Cohen scale, and the SPSS software. We developed a few capital structure measures to investigate the connections between these indicators and the organization's overall performance. These outcomes of the correlation research showed significant improvements by using regression analysis and Principal Component Analysis to investigate the effect of some unrelated elements on the overall success of the company. As a result, we recommend developing a new one that is prepared to take on the risks associated with both options. The outcomes of this study will serve as the foundation for more research, including collecting a more relevant data and another set of analysis.
Performans değerlendırme: Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünde bir uygulama
Performans değerlendirme; örgütlerde çalışan personelin işindeki başarısı ya da başarısızlığı hakkında karar verme süreci olarak tanımlanmaktadır. Memur sicil yönetmeliğinin 2011 yılında kaldırılmasıyla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarına kendi değerlendirme ölçütlerini belirleyerek (Devlet Personel Dairesi Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla), personel değerlendirme sistemlerini oluşturma yetkisi verilmiştir. Bu süreçte Emniyet Genel Müdürlüğünde de yeni bir performans değerlendirme sistemi için çalışmalar başlatılmış, bu çalışmaların sonucunda ''Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Sistemi'' oluşturulmuştur. 2012 yılından itibaren de bu sistem kurumda uygulanmaya başlanmıştır. Değerlendirme sonuçları personelin işinde başarılı olup olmadığının belirlenmesinin yanında, personelin eğitim ihtiyacı, branşlaşması, rütbe-terfi işlemleri, lojman sıralaması gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Bu da performans değerlendirmeyi her rütbe ve branşdaki personel için önemli kılmaktadır. Bu tez çalışması ile Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan, farklı rütbe ve branştaki 7 sıralı amirle birebir görüşülüp, yeni ve eski değerlendirme sistemleri hakkındaki görüşleri nitel araştırma yöntemi ile alınmaya çalışılmıştır. Görüşmeler sonucu toplanan veriler bilgisayar ortamında aktarılmış ve yapılan vak'a analizi sonucunda sıralı amirlerin görüşlerini eski ve yeni sistemi karşılaştırarak belirttikleri anlaşılmıştır. Sıralı amirler yeni sistemin eski sisteme göre daha şeffaf olduğunu, personelin yeni sistemle performans notunu daha kolay öğrenebildiğini, yeni sistemin daha kolay bir değerlendirme sunduğunu belirtmişlerdir. Değerlendirme sürecinin eski sisteme göre daha esnek olduğu, eski sitemin kâğıt ve zaman israfına neden olduğu, yeni sistemin ise elektronik ortamda yapılması ile bu israfın önlendiği, yeni sistemle değerlendirici amir sayısının arttığı ve bunun da daha adil bir değerlendirme için olumlu sonuçları olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Performans, Performans Değerlendirme, Bireysel Performans Değerlendirme, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü
Duygusal zeka, stresle başa çıkma yöntemleri, liderlik davranışları ve işletme performansı arasındaki ilişkinin analizi: Kadın girişimciler üzerine bir çalışma
Çalışma kadın girişimcilerin sahip oldukları duygusal zeka ve stresle başa çıkma yöntemlerini belirlemekte ve bunların etkili liderlik davranışına etkisi ile etkili liderlik davranışlarının, işletme performansına etkisini incelemektedir. Çalışma kapsamında Çukurova Bölgesi'nde faaliyet gösteren kadın girişimcilere anket uygulanmış ve 535 anketten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kouzes ve Posner (2002)'ın liderlik davranışları ölçeği, Chan (2003)'in duygusal zeka ölçeği, Moos (1993)'un başa çıkma ölçeği ve Zerenler (2005)'in işletme performansı ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışmada verilerin analizini gerçekleştirmek için; keşfedici faktör analizi, varyans analizleri ile korelasyon ve regresyon analizleri, tamamlayıcı istatistiki testlerle birlikte uygulanmıştır. Analiz sonuçları, hipotezlere ve araştırma sorularına ilişkin beklentileri destekler niteliktedir. Analiz sonuçlarına göre duygusal zekanın etkili liderlik davranışlarına, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin etkili liderlik davranışlarına ve etkili liderlik davranışlarının işletme performansına pozitif etkisi bulgulanmıştır. Bununla birlikte işletmenin faaliyet süresi, kadın girişimcinin eğitim durumu ve yaşı arttıkça duygusal zekanın, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin, etkili liderlik davranışlarının ve işletme performansının genel olarak artma eğiliminde oldukları görülmüştür.
Impact of human resource management processes on employees' performance: A study on humanitarian organizations
The study examined the impact of human resources processes on employees' performance in non-governmental organizations in the city of Gaziantep. The dimensions of the human resources management processes (independent variables) were: job analysis, job design, job security, job succession planning, job satisfaction. While the dependent variable was job performance. 12 non-governmental organizations in Gaziantep were selected by the criteria of having HR departments that apply HR systems and processes with the approximate number of 50 employees per organization. Out of these 12 NGOs, 122 employees completed the surveys. Electronic – and paper survey – were administered through links which were sent to human resources' managers at those organizations by email and other social media programs, in addition to the visits which were conducted. As a result, the depended variable of job performance of employees was predicted by the (HRM) processes, where the most predictor variable was job satisfaction. In this context, the study was of very few studies which examined the relationship between different human resources management processes and employees job performance in NGOs based in Gaziantep. Key words: Human Resource Management (HRM), NGOs, Job analysis, Job Design, Job Security, Job Succession planning, Job satisfaction, Job performance.
Training effectiveness on employee performance: A research on humanitarian organization employee
This study examined the impact of the training programs on the employee's performance and their engagement to the work as defined in some of empowerment literature in non-governmental organizations in the city of Gaziantep. The dimensions of training (independent variable) were: engagement and motivation while the dependent variable was job performance. Each independent variable has sub-variables who help to measure performance accurately. Out of 500 employees who work in humanitarian field, 103 employees completed the questionnaire. Employees were selected by the criteria of having training programs in their HR department or other departments in their organizations which consider training as important tool which leads to the overall development of the NGOs. Electronic – and paper survey – were administered through links which were sent to employee's emails and through social media programs like Facebook, Linked'in – reddit, in addition to in person visits. As a result, the depended variable of employee performance of organizations was predicted by the Human Resources Management (HRM) processes, where the most predictor variable was recognition. In this context, this study was of very few studies which examined the relationship between training effectiveness on employees' performance taking into consideration engagement and motivation as main dimensions in NGOs based in Gaziantep. Employees were the unit of analysis for this study. Keywords: Human Resources Management (HRM), Training effectiveness, Job performance, Non-Governmental Organization, Engagement, Motivation.
Spor kurumu çalışanlarının örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerine ve iş performanslarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, spor kurumu çalışanlarının örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerine ve iş performanslarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örnekleme tekniği olarak ise amaçlı ve kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma grubunu Ege Bölgesi'nde yer alan illerdeki, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri çalışanlarından araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 193 kadın, 207 erkek olmak üzere toplamda 400 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından düzenlenen kişisel bilgi formu, "Örgütsel İletişim Ölçeği", "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ve "İş Performansı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre cinsiyet değişkeni açısında katılımcıların örgütsel iletişim ölçeği, iş performansı ölçeği ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam boyutu ile bireysel, yönetsel, toplumsal alt boyutları arasında anlamlı farklılık bulunurken, örgütsel iletişim ve iş performansı ölçeği alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Medeni durum, eğitim durumu ve kurumdaki unvan değişkenlerine göre katılımcıların örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam puanı ile bireysel, yönetsel, toplumsal alt boyutları açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ile alt boyutlarına göre yaş, kurumdaki çalışma süresi ve gelir durumu değişkeleri açısından çeşitli ilişkilerin ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır. Örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ile alt boyutları arasında yapılan analiz sonuçlarında ise çeşitli ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, spor kurumlarında çalışanların örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerini ve iş performanslarını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Bu durumun ise kurumsal sürdürülebilirlik açısından olumlu bir gösterge olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Örgütsel iletişim, örgütsel yaratıcılık, iş performansı.