Islamic banking
124 theses under this subject heading
İslami iktisat perspektifinde Türkiye'deki faizsiz bankaların gelişim süreci ve bankacılık sisteminde yeri
İslamî iktisat alanında ortaya çıkan faizsiz bankacılık sistemi, mevduat bankalarından farklı bir yapıda faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır. İslam dininde faizin yasak olmasından dolayı kurulan faizsiz bankalar, Türk bankacılık sistemine bir alternatif olmaktan ziyade eksik kalan bir parçayı tamamlama görevini üstlenmiştir. Faizsiz olarak faaliyetlerini yürütmekte olan katılım bankacılığın birden çok hedefi vardır. Bunların içerisinde sağlam bir finansal sistem oluşturmak, ekonomik ve toplumsal hedeflere ulaşılmasına yardımcı olmak, bankacılık sektörü içerisindeki payını artırmak, toplumsal yapıya uygun yeni hizmetler geliştirmek, toplumsal dayanışmayı daha da iyileştirmektir. Bu çalışmanın amacı Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mevduat ve katılım bankalarının çalışmalarındaki farklılıkları göstermek, özellikle Orta doğu ülkeleri ile ekonomik ilişkilere yönelik fayda sağlamak, katılım bankacılığının hangi süreçlerden geçtiğine dair bilgi akışını sağlamak, günümüze kadar yaşanan bu gelişimi ve mali sistemimizin içerisinde var olan etkilerini gün yüzüne çıkarmaya çalışmaktır. Türkiye'de meydana gelen ya da yaşanan krizlerle birlikte farklı dönemlerde maruz kalınan finansal krizlerin etkileri incelendiğinde bunun negatif etkileri açıkça görülmektedir. Yaşanan bu etkileri minimum düzeyde atlatmayı başaran faizsiz bankalar, kendi iç dinamikleriyle devlete hiçbir maliyet yüklemeden çıkmayı başarmışlardır. Bu olumlu sonuçlar da dikkate alınmak suretiyle, ülkemizde bankacılık faaliyetlerini devam ettiren katılım bankalarının finansal sisteme yaptığı katkılar, bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Bankacılık, Ekonomik İstikrar, İslâmî iktisat, Finansal krizler, Katılım Endeksi
Comparison of conventional and Islamic banking in the context of crisis and its perspectives in morocco
The financial crisis of 2007-2008, which we faced, represented one of the worst crises that the world has known since 1929. Triggered in 2008 by what we all know as the subprime crisis, the latter has spread to the whole world thanks to a domino effect reinforced by the globalization of finance and the opening up of financial markets. Nevertheless, despite the relentless efforts of states to cope with this crisis and save the world from a collapse, the situation has not been saved to date, which has put the spotlight on one of the most the effectiveness of the capitalist system. Indeed, this situation that we experienced has highlighted the failure of the financial system and its foundations, forcing many researchers to ask questions about what could make the situation and save an economy from collapse. As a solution to this crisis, several analysts have seen in Islamic finance a solution to this crisis, by its different principles that do not advocate the current practices of modern finance namely speculation and the application of interest. Thanks to this, its growth is estimated to be twice as fast as that of conventional finance. To this end, and in order to understand to what extent Islamic finance can be a solution to this crisis, we will first try to present the fundamentals of Islamic finance and then try to see if this system can be an alternative solution to the current system and a solution to crisis. Finally we conclude this research with an empirical study including Moroccans who contracted a loan of not, to analyze measure the perception of Moroccans related to this system concerning the offer of alternative products in Morocco.
Finansman modeli olarak sukuk, Türkiye'deki işleyişi ve muhasebeleştirilmesi
İslami bankacılık sistemi, Müslümanların ihtiyaçlarından doğan ve bu sebeple Müslüman bilim insanlarının geliştirmiş olduğu bir sistemdir. Bu sistem Müslümanların dini hassasiyetlerini içeren İslamiyet dininin kurallarına ters düşmeden faiz sebebi ile finansal sistem dışında kalan sermayenin finansal sisteme katılmasını ve İslam dini hassasiyetleri olan toplumların finansal ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamaktadır. Tezde sukukun hareket alanı olan piyasalar tanımlanmış, sukuk sistemini veya sistemin çalıştığı piyasaları ilgilendiren islami finansal kuruluşları anlatılmış, sukukun diğer finansman araçları ile karşılaştırılması yapılmıştır. Tezin son üç bölümünde dünyada işlem gören sukuk tanımlanmalarına girilmiş ve sukuk türleri anlatılmıştır. Türkiye deki sukuk finansman modelinin Türkiye deki uygulaması olan kira sertifikaları ve kira sertifikalarının tarafları açısından muhasebeleştirilmeleri örneklerle açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sukuk, kira sertifikası, sukukun muhasebeleştirlmesi
Characteristics of the shariah supervisory board and CSR performance: The case of selected Islamic banks in the GCC and Malaysia
This study empirically examines the effects of the characteristics of the Shariah supervisory board (SSB) on the level of Corporate Social Responsibility (CSR) disclosure by a total of 30 selected full-fledged Islamic banks in the Gulf Co-operation Council (GCC) countries and Malaysia for the year 2018. Islamic banks have, without a doubt proven to be very successful over the years, yet the question as to whether they have been able to achieve the Islamic economic ideals based on which they emerged remains to be answered. In this study, we investigate the role that the SSB characteristics play in the CSR performance of IBs. CSR disclosure is used as a proxy for CSR performance. Building on previous studies, we examined the effects that SSB characteristics such as the board size, the shariah background of its members, doctoral qualification in Shariah, the internationality of the board, and professional qualification has on the level of CSR disclosure by Islamic banks (IBs). Using multiple regression analysis, we found CSR disclosure to be positively and significantly influenced by larger SSB size, higher numbers of scholars with a doctoral qualification in Shariah/fiqh, and increased shariah knowledge of SSB members. A pair-wise ANOVA comparison between the GCC and Malaysia found no significant difference in the CSR disclosure levels between the two regions. However, the same comparison made between the GCC countries confirmed the presence of intra-regional differences vi in CSR disclosure. The descriptive analysis of CSR shows disclosure levels to be moderate (55%) in general, and critically low when it comes to voluntary disclosures. Keywords: CSR, AAOIFI, Shariah supervisory board
Katılım bankları tarafından uygulanan kar zarar ortaklığı projelerinin muhasebe standartları yönünden incelenmesi
Günümüzde katılım bankalarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde faaliyetleri ve bankalar arasındaki piyasa payı giderek artmaktadır. Katılım bankaları kendine has fon toplama ve kullandırma yöntemleriyle klasik bankalardan ayrışmaktadırlar. Ayrıştığı yöntemlerden biri de fon kullandırma yöntemi olan kâr zarar ortaklığı projeleridir. Kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinde katılım bankalarının farklı muhasebe standartları kullanmalarından dolayı belirli zorluklar yaşanmaktadır. Bu çalışmada katılım bankaları tarafından uygulanan kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinin muhasebe standartları açısından incelenmesi ve AAOFI standartlarının uygulanmasından beklenen yararları incelenmiştir.
Türkiye'de konvansiyonel ve katılım bankacılığı karlılıklarını etkileyen faktörler
Finansal sektör ülke ekonomilerinin performansını arttırmak veya potansiyelini ortaya çıkarabilmek adına önemli yapı taşlarından birisidir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin fon ihtiyacını sağlama konusunda önemli görevleri bulunmaktadır. Bankacılık finansal sektörün en büyük oyuncusu olarak farklı türlere sahiptir. Bunlardan birisi katılım bankacılığıdır. Katılım bankaları diğer türlere göre çok yeni olsa da müslümanlar için önemli bir açığı kapaması nedeniyle önemlidir ve hızlı büyümektedir. Türkiye için de özellikle 2000'li yıllardan itibaren benzer durumdan bahsetmek mümkündür. İslami bankacılık başta bankacılık sektörünün en önemli enstrümanı sayılacak faizi ve diğer bazı unsurları yasaklamıştır. Bu sebeple iki banka türü arasında yapısal farklılıklar olması normaldir. Bu çalışmada bu farkların karlılık anlamında da farklara yol açıp açmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde karlılık göstergeleri olarak ROA, ROE ve NIM kullanılmaktadır. Bunların belirleyicileri olarak geniş yelpazede değişken bulunsa da bu çalışmada geçmiş dönemin verileri, sermaye, operasyonel maliyetler, takipteki krediler, net komisyon gelirleri, mevduat faizi oran farkı, market konsantrasyonu, likit aktifler, finansal derinleşme ve faiz kullanılmıştır. Her bir karlılık değişkeni için etkileri ayrı ayrı hesaplanmıştır. Genel olarak geçmiş dönem değişkenler, sermaye, net ücret komisyon, market konsatrasyonu ve finansal derinleşme genel olarak pozitif etki oluştururken operasyonel maliyetler, takipteki krediler, düşük faiz vermek karlılığı negatif etkilemektedir. İki banka türü arasında başta bu değişkenler özelinde anlamlı farklar bulunmaktadır. Özellikle faizin yasak olması nedeniyle katılım bankalara hem bazı ürünler ulaşamamakta hem de bazı ürünleri müşterilerine sunamamaktadır. Hatta bazı komisyon gelirlerini bile uygun görülmediği için alamamaktadır. Ancak faiz hassasiyeti bulunan müşteriler potansiyel müşteri olup başka tarafa gidemedikleri için bankaya önemli bir avantaj sağlayabilmektedir. İlgili çalışma Türkiye özelinde yapılmış olup bankaların çeyreklik verileri kullanılarak 2007-2017 yılları arasını kapsayacak şekilde yapılmıştır. Karlılık tespiti için ekonometrik model kullanılmış olup ilgili çalışma ve testler stata ile yapılmıştır
Bağımsız denetim kalitesinin finansal performansa etkisi; Kuveyt Türk örneği
Bu tez çalışmasında, bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerindeki etkisi, Türkiye'de faaliyet gösteren Kuveyt Türk Katılım Bankası örneği üzerinden incelenmiştir. Küreselleşen finansal piyasalarda şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilirlik gibi kavramların önemi artarken, işletmelerin sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücünü koruyabilmeleri açısından bağımsız denetim hizmetlerinin kalitesi kritik bir unsur haline gelmiştir. Özellikle faizsiz bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren katılım bankalarında, bağımsız denetim süreçlerinin etkinliği hem kurumsal itibarı hem de finansal istikrarı doğrudan etkileyen önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Araştırmada, öncelikle bağımsız denetim ve denetim kalitesi kavramları teorik olarak ele alınmış; ardından finansal performans kavramı ve performans ölçütleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Uygulama aşamasında, Kuveyt Türk Katılım Bankası'na ait 1989-2024 dönemine ilişkin finansal veriler kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Verilerin çok değişkenli yapısının etkilerini azaltmak ve değişkenler arası çoklu doğrusal bağlantıyı ortadan kaldırmak amacıyla Temel Bileşenler Analizi (PCA) uygulanmıştır. Bu yöntemle, bilgi kaybı minimumda tutulmuş ve analizde kullanılacak yeni bileşenler oluşturulmuştur. PCA sonrası elde edilen bileşenler kullanılarak, bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi daha etkin modelleyebilmek amacıyla Elastic Net regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bu yöntem, klasik regresyon tekniklerine kıyasla daha yüksek doğruluk sağlamış ve modelin tahmin gücünü artırmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, yüksek kaliteli bağımsız denetim hizmetlerinin finansal tabloların güvenilirliğini artırarak, yatırımcı güvenini pekiştirdiğini ve dolayısıyla banka performansının iyileşmesine katkı sağladığını ortaya koymuştur. Özellikle katılım bankacılığı sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar açısından, denetim kalitesinin artırılmasının sadece yasal uyumun bir gerekliliği değil, aynı zamanda finansal sağlamlık ve rekabet avantajı için de vazgeçilmez bir unsur olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu tez, bağımsız denetim kalitesinin işletme performansına olan etkisini teorik ve ampirik düzeyde bütüncül bir yaklaşımla ele almakta hem akademik literatüre katkı sunmakta hem de uygulayıcılara önemli çıkarımlar sağlamaktadır. Çalışmanın sonunda, denetim süreçlerinin etkinliğininiv artırılması ve finansal performansın sürdürülebilirliğinin sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.
Finansmana erişimde katılım bankacılığının kullanımı: Diyarbakır ili üzerine bir araştırma
İslami Bankacılık İslam'ın emirlerine uyan yasaklarından sakınan, Kur'an ve hadislerle çelişmeyen kâr-zarar ortaklığına dayanan finansal sistemdir. Faiz nedeniyle meydana gelen aşırı borçlanma dünyada büyük ekonomik krizlere zemin hazırlamaktadır. İslami finansal sistemlerin temelinde üretim ve ticaret olduğu için faizden kaynaklı ekonomik krizlerde bir nebze de olsa sistemi koruyabilmektedir. Bu nedenle İslami Bankacılık dünyada kendi içinde çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu gelişme ışığında İslami bankacılık faaliyetleri hem artmakta hem de çeşitlenmektedir. Çalışmada ülkemizde Katılım Bankaları olarak faaliyet gösteren bu kuruluşların, üretim odaklı faaliyet gösteren firmalarla finansal ilişkileri ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların finansmana erişimde Katılım Bankacılığının rolü araştırılmıştır. Çalışmada veriler, yüz yüze yapılan anket yöntemi ile firmaların Katılım Bankalarının hangi finansman yöntemlerini kullandığı, karşılaştıkları finansal sorunların neler olduğu, firmaların Katılım Bankası algısı ve Katılım Bankalarının tercih nedenleri araştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0programı ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, İslami Finans, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi, Finansal Katılım Araçları, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler
Bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Ankara ilindeki katılım banka şubelerine yönelik bir çalışma
Bu çalışmada, katılım şubelerindeki bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihlerini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla, Ankara ilindeki katılım banka şubelerinde araştırma kapsamında gerekli çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın amacına uygun olarak 2020 yılındaki birinci ve ikinci dönemde ilk altı ayda kredi kartı kullanan bireysel banka müşterileri ile anket çalışması yapılmış ve kredi kartı kullanan bireysel banka müşterilerinin verdikleri cevaplar doğrultusunda değerlendirme yapılmıştır. Bankacılık sektörü müşterilerinin kredi kartı tutumları ve tercihlerini etkileyen faktörler arasında önemli bir yere sahip olan "kişilik özellikleri", bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu bir dönemde banka müşterilerinin günümüzdeki tercihlerinde doğru tespitler yapabilmesine yol göstermesi açısından, yapılan çalışma önemlidir. Bu çalışma, korelasyonel araştırma modeli niteliğini taşımaktadır. Korelasyonel araştırma yöntemi, değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması ayrıca çıkan sonuçların da doğru tahmin edilmesinde oldukça önem teşkil etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve ilişkinin etki düzeylerini ortaya çıkarmak için değişkenler arasındaki ilişkiye ait yapısal eşitlik modellerinin doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmıştır. Kurulan yapısal eşitlik modelleri doğrulanmadan önce modellerde kullanılan ölçeklerin ölçme modellerinin doğrulandığı görülmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modellerinin de doğrulandığı görülmektedir. Müşterilerin kişilik özelliklerinin kredi kartı tercihini etkileyen faktörler aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin kişilik özellikleri, kredi kartı tutumları aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin cinsiyeti, medeni durumu, ödeme aracı olarak öncelikleri, yaş, eğitim düzeyi, meslek, aylık hane geliri, kredi kartı ile yapılan aylık harcama miktarları, kredi kartı sayısı, haftalık kredi kartı kullanım sıklık algısı ve günlük kredi kartı kullanım sıklık algısı değişkenlerine göre kullanılan ölçeklerden elde edilen puanlar arasında anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Afganistan ve Türkiye'de İslami finans sektörünün karşılaştırılması
Bu çalışmada temel amaç, Afganistan'da İslami bankacılık alanında tam teşekküllü tek banka olan Afganistan İslam Bankası ile Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörünün karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Bu amaçla Afganistan İslam Bankası ve Türkiye'de Katılım Bankacılığı Sektörünün 2018Q3- 2020Q4 dönemleri için finansal oran analizi yöntemiyle karşılaştırma yapılmıştır. Afganistan İslam Bankasına ait veriler, IBA(Islamic Bank of Afghanistan)'nın web sitesinden, Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörüne ilişkin veriler ise Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) internet sitesinden derlenerek oluşturulmuştur. Çalışmanın önemini Afganistan İslam bankası ile Türkiye'deki İslami finans sektörünün finansal rasyolarının karşılaştırılarak finansal performanslarında önemli farklılıklar olup olmadığının ortaya konulması oluşturmaktadır. Çalışmanın sonuçları Afganistan IBA(İslamic Bank of Afghanistan) İslami Bankasının cari oranının Türkiye'de katılım bankacılığı sektörüne göre daha yüksek olduğunu, Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörünün ideal cari orana yakın olduğunu göstermektedir. Borç/özkaynak ve borç/varlık oranının Türkiye'deki katılım bankacılığı sektöründen daha iyi olması IBA'nın borçtan çok öz sermayeyi finanse ettiğini göstermektedir. Aktif karlığı ve özkaynak karlılığı açısından değerlendirildiğinde Türkiye Katılım Bankacılığı sektörünün IBA'dan varlıklarını yönetmede ve mevcut varlıklardan etkin gelir elde etmede daha iyi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Katılım bankalarının ekonomiye katıkıları: Türkiye ve seçili ülkeler karşılaştırılması
Dünya hızla yaygınlaşan katılım bankacılığı, son yıllarda kamu bankalarının da faizsiz finans sektörüne girişi ile birlikte Türkiye‟de de gelişimini büyük bir hızla sürdürmektedir. Faizden uzak faaliyet gösteren katılım bankaları, İslami çerçevede finans sektöründe yer almakta ve diğer tüm bankalara bir alternatif niteliğinde bulunmaktadırlar. Ülke ekonomilerine ciddi katkıları olan bu kurumlar, insan yaşamından faizin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve faiz nedeniyle finans dünyasına katılmayan âtıl fonları sistem içerisine çekmeyi amaç edinmişlerdir. Bu tez çalışması, Türkiye ile seçilmiş ülkeler arasında karşılaştırmalı bir analize odaklanarak, katılım bankalarının ekonomik büyüme ve istikrarın sağlanmasında oynadığı önemli rolü incelemektedir. Ön bulgular, katılım bankalarının faize dayalı olmayan finansal modelinin, özellikle küresel finansal kriz dönemlerinde ekonomik istikrara önemli ölçüde katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bankalar, finansal kapsayıcılığı artırmada, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ve ekonomik oynaklık karşısında dayanıklılığı artırmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Ancak performans ve etki, farklı düzenleyici ortamlar, ekonomik gelişme düzeyleri ve kültürel faktörler nedeniyle ülkeler arasında farklılık gösterir. Bu çalışma, katılım bankacılığının ekonomik katkılarının kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağlayarak mevcut bilgi birikimine katkıda bulunmakta ve böylece Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki karşılaştırmalı çalışmalardaki boşluğu doldurmaktadır. Ayrıca, katılım bankalarının ekonomik büyümeyi ve istikrarı canlandırma potansiyelinin optimize edilmesine yönelik politika önerileri sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Katılım bankacılığı, finans sistemi, faiz, İslam
Katılım bankalarında elektronik bankacılık hizmetlerinin kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Lübnan örneği
Bu araştırma, Lübnan' daki İslami bankalardaki elektronik bankacılık hizmet kalitesinin boyutları (kullanım kolaylığı, zaman tasarrufu, gizlilik ve güvenlik) ile müşteri memnuniyeti arasındaki etkisini belirlemeyi amaçlanmaktadır. Araştırma hedeflerini gerçekleştirmek için veri toplama amacıyla araştırmacı bir anket oluşturarak bunu 212 katılımcıdan meydana gelen araştırma topluluğuna dağıttı. Bu anket (40) madde içermektedir. Bu doğrultuda, veriler toplandı, analiz edildi ve SPSS programı kullanılarak hipotezler test edildi. Likert ölçeğine tabi olan maddeler için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha hesaplandı ve tutarlılık katsayısı 0,939 olarak bulundu. Bu değer yüksek bir değer olduğu için çalışmanın amaçlarına uygundur. Bu çalışmanın sonunda, araştırmacı bazı önerilerde bulunmaktadır; Lübnan İslami bankalarının, Lübnan' daki mevcut krizler altında müşteri memnuniyeti seviyelerini korumak için o hizmetlerin kalite boyutlarına dikkat etmeleri ve bunları düzenli olarak gözlemlemeleri gerekmektedir. Bankaların, elektronik bankacılık hizmetlerinin etkililiğini ölçmek, müşteri memnuniyetini ölçmek ve korumak için periyodik çalışmalar yapmaları gereklidir. Müşteri beklentileri ve deneyimleri müşteriden müşteriye farklılık gösterdiği için, teknolojideki sürekli gelişmelere ve bankacılık sistemlerine de dikkat etmek gereklidir. Araştırmacı, yeni bankacılık teknolojilerinin gelişmelerine ayak uydurmaya yönelik çalışmalar yapmayı önermektedir. Bu doğrultuda müşteri ihtiyaçlarına uygun olarak elektronik kanallar eklemek, mevcut kanalları geliştirmek ve bu kanallar aracılığıyla sunulan hizmetlerin sayısını artırmak yararlı olacaktır. Bu sayede mevcut müşterilerin korunması, yeni müşterilerin kazanılması, rekabet avantajı elde edilmesi ve geleneksel bankalarla piyasada kalınması sağlanmış olacaktır.
Kapitalist iktisadi düzene bir eleştiri: İslami ekonomi ve finansal alternatifler
Bugün yaşadığımız tüm ekonomik buhranların ve bu buhranların yarattığı sosyal problemlerin temeli, bütün kurumları, ahlakı ve zihniyeti ile önce iktisadi yapıya ve sonra bireyden topluma tüm hücrelerimize kadar işlemiş olan kapitalizmdir. Kapitalizm, kitle üretim anlayışı ile güçlenmiş ve ihtiyaç sınırlarını aşan bu üretimin, tüketimin pompalanması yoluyla piyasada emilmesi, tüketim toplumunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. İhtiyacın sınırlı olduğu, tüketimin de israf kavramı ile sınırlandırıldığı, faizin olmadığı ve zekatın bir adil bölüşüm mekanizması olarak sisteminde yer bulduğu İslam iktisadı, sözü edilen ekonomik ve sosyal problemlerin çözümünü kendi özünde barındırmaktadır. İslam ekonomisinde, adil bölüşüm, felaha erme, verimliliği ve üretkenliği artırma, birey ve toplum çıkarları arasında dengeye ulaşma gibi birtakım politika amaçları mevcuttur. Söz konusu politika hedeflerine ulaşırken bir politika aracı olan İslami finans, ribanın olmadığı, İslam'ın haram olarak nitelediği yollardan edinilmemiş kazançlardan oluşan, spekülasyon, bahis ve kumara dayanmayan, ticari bir işlemi içeren finansal ağ yapılarıyla sınırlıdır. İslami finans sektörü ise, günümüz ekonomik şartlarında, bir İslam ekonomisinin varlığını sürdürebilmesi için hayati önem taşımaktadır. Bu öneme atfen, dünya ve Türkiye örnekleminde faizsiz finansa ilişkin mevcut konjonktür ele alınmıştır. Türkiye'de katılım bankacılığına ilişkin SWOT Analizi yapılarak, katılım bankalarının güçlü ve zayıf yönleri ile, kendilerine dönük fırsat ve tehditler değerlendirilmiştir. Katılım bankaları, reel varlıklar üzerinden işlemlerini yürütmekle, daha riskten uzak bir yapı sergilerken, müşterilere bu nedenle daha az finansal enstrüman ve daha fazla bürokratik işlem sunmaktadır. Kendi alanlarına özgü akademik çalışmalar ve alan eğitimi ile işgücüne dahil olan mezunlar açısından da dezavantajlı bir konumdadırlar. İnançları gereği kendilerine başvurmuş KOBİ ağırlıklı, sadakatli müşteri yapıları ise en önemli güçlü yönlerinden biridir.
Türkiye'de katılım bankacılığının gelişimi: Kuveyt Türk üzerine bir inceleme
Bu tez, Türkiye'de katılım bankacılığı sektörünün gelişimini ve performans dinamiklerini Kuveyt Türk Katılım Bankası örneği çerçevesinde incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, katılım bankacılığının finansal sistem içerisindeki konumu, reel ekonomiyle kurduğu ilişki ve sektörel büyümeye katkıları teorik ve uygulamalı bir çerçevede ele alınmıştır. Bankacılık sektörünün temel işlevleri ve katılım bankacılığının faizsiz finans ilkelerine dayalı özgün yapısı değerlendirilerek Türkiye'de bu sistemin oluşum süreci, yasal altyapısı, fon toplama-fon kullandırma yöntemleri ve sektörel dönüşümüne yön veren faktörler ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde Kuveyt Türk'ün kurumsal gelişimi, finansal büyüme göstergeleri, ürün-hizmet çeşitlendirmesi, dijitalleşme kapasitesi ve ulusal finansal yapıya yaptığı katkılar analiz edilmiştir. Bu kapsamda bankanın şube ve personel sayıları, fon toplama hacmi, fon kullandırma yöntemlerinin kompozisyonu, bireysel bankacılık performansı ve katılım bankacılığı sektörü içindeki konumu karşılaştırmalı veri analizleriyle değerlendirilmiştir. Ayrıca Kuveyt Türk'ün sosyal sorumluluk faaliyetleri, inovasyon çalışmaları, finansal teknoloji yatırımları ve uluslararası iş birlikleri ele alınarak bankanın hem Türkiye ekonomisi hem de küresel katılım finans ekosistemi üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, belge ve doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Bu yöntemle birlikte konuyla ilgili akademik yayınlar, raporlar, resmi istatistikler ve ilgili kurumlara ait olan veriler sistemli biçimde incelenmiştir. Bu yöntemin seçimindeki amaç, konuyla ilgili bilgi birikiminin bütüncül biçimde değerlendirilmesidir. Çalışmanın bulguları, Kuveyt Türk'ün Türkiye'de katılım bankacılığı sektörünün büyümesine yön veren başlıca kurumlardan biri olduğunu göstermektedir. Bankanın reel sektöre dayalı finansman modellerini etkin bir şekilde uygulaması, risk paylaşımı esaslı yapısı, ürün çeşitliliğini artırması, teknolojik dönüşüme uyum sağlaması ve uluslararası fon kaynaklarına erişim kabiliyeti sektördeki rekabet gücünü önemli ölçüde artırmaktadır. Değerlendirme sonuçları, Kuveyt Türk'ün sektörün kurumsallaşmasına, finansal kapsayıcılığın genişlemesine ve faizsiz finansın yaygınlaşmasına belirgin katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda çalışma, Türkiye'de katılım bankacılığının yapısal dönüşümünü açıklayan bütüncül bir çerçeve sunmakta ve Kuveyt Türk örneği üzerinden sektörün geleceğine ilişkin önemli çıkarımlar sağlamaktadır.
Filistin'de faaliyet gösteren yerel ve yabancı bankalardaki kredi riskinin karşılaştırmalı bir çalışması
Filistin'deki bankacılık sistemi, ekonominin gelişmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Filistin Para Politikası Kurumu (PMA)'nun 1994 yılında kurulmasından bu yana bankaların sayısı düzenli bir şekilde artmış ve 2013'ün sonlarında 232 şube ve ofisi olan 17 bankaya ulaşmıştır. Filistin'de faaliyet gösteren 7 yerel banka (Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren yerel bankalardan sadece 2'si İslami bankadır) ve 10 yabancı banka bulunmaktadır. Yabancı bankaların arasında 8 Ürdün, bir Mısır ve HSBC'nin sahip olduğu bir banka bulunmaktadır. Filistin'deki son eğilimler destek akışlarla faaliyetini sağlamanın yanında gelişmeyi kolaylaştırmakta ve ekonomik faaliyetlerin canlanması tarafından desteklenmektedir. PMA şimdi kararlı bir şekilde iyi işleyen bir bankacılık sistemi devreye sokmaktadır. Filistin'deki bankacılık faaliyeti toplam değer açısından artış göstermiştir. 2010 yılında 6,8 milyar ABD doları tutarındaki müşteri mevduatı 2013 yılında yaklaşık 8,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Toplam aktifler 2010 yılında 8,5 milyon ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Doğrudan kredi olanaklarındaki büyüme 2010 yılında 2,7 milyar ABD dolarından 2013 yılında 4,3 milyar ABD dolara yükselmiştir. Toplam öz kaynaklar ise 2010 yılında 8,3 milyar ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Bu çalışma, Filistin'deki yerel ve islami bankalar ile yabancı bankalar arasındaki kredi riskini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, yabancı bankaların yerel bankalardan daha düşük kredi riski taşıdığı uygulamalı olarak ortaya konmaktadır. Kredi riski, 2007'den 2013'e kadar olan temerrüde uzaklık (DD) ile temerrüde düşme olasılığını (DP) ölçmek için kullanılan ve Black ve Scholes opsiyon fiyatlandırma formülüne dayanan Merton modelini kullanarak 8 yabancı ve 7 yerel (bunlardan 2'si İslami bankadır) banka için hesaplanmaktadır. Yerel ve islami bankaların temerrüde uzaklık ortalaması (4,77) iken, yabancı bankaların ortalaması (7,26) ile daha yüksektir. Yerel ve islami bankaların temerrüde düşme olasılık ortalaması (2.86E-04) iken, yabancı bankaların ortalaması (3.43E-06) ile daha düşük, yerel bankalardan daha yüksek olmakta; bu da daha yüksek kredi riski olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, temerrüde düşme olasılığını temerrüde uzaklıktan elde etmek için kümülatif lojistik olasılık dağılımlarını kullanmaktadır. Kümülatif olasılıklar bir alt sınıra kadar kullanıldıklarında sonuçlar daha tatmin edici olmaktadır: 2007-2013 lojistik dağılımı kapsamında temerrüde düşme olasılığı dağılımının daha geniş uçları bulunmaktadır. Örneklem seviyesinde, temerrüde düşme olasılığı, (4.23E-03) olan yabancı bankalarla karşılaştırıldığında, yerel ve islami bankalar için (1.67E-02) seviyesinde ve halen yüksek olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Filistin Bankacılık Sistemi, Temerrüde Düşme Olasılığı, Yabancı Bankalar, Yerel Bankalar
Türkiye'de İslami bankacılığın etkinliği
Islam is complete code of life. It provides guidance to its followers in each field of life. It has its own educational, judicial, social and economic systems, and requires its believers to lead their lives accordingly. One of the important components of Islam is its financial system. Islamic financial system is unique in the sense that it provides guidance not only on the economic aspect but also covers the moral and ethical aspect of the transactions. Banking system is crucial constituent of any financial system. Islam recognizes the importance of banking and requires that the banking system must adhere to the principles of Islam. This thesis is written to show the development of Islamic finance and banking in Turkey, and to analyze which banking sector (Islamic/Conventional) is more efficient. The thesis consists of three chapters, the first chapter of the thesis answers two questions; what is Islamic finance and what are the modes of Islamic banking and finance. The Islamic modes of finance for retail, partnership and enterprises are explored with the capital market products of Islamic finance. The second chapter is about the development of Islamic finance and banking in Turkey, 4 participation banks with their products and services are explained in this chapter. This chapter also focuses on social responsibilities of the participation banks and their contribution to the Turkish economy. In chapter three of the thesis, DEA Data Envelopment Analysis model is used to measure the efficiency level of both sectors. Data from 3 participation banks and 26 conventional banks are used between 2010-2015. In the study, it was found out that participating banks in Turkey are more efficient than conventional banks for the period. Anahtar kelimeler: İslami finans, katılım bankacılığı, Türkiye'de İslami finans, İslamibankacılık.
İslami bankacılığa ilişkin algılar: Tanzanya'daki müslümanların ve gayri müslümlerin algılarının karşılaştırılması
This study investigated perceptions toward the introduction of Islamic banking in Tanzania, and measure the awareness of islamic banking products and services as well as the factors which influence citizens of Tanzania in choosing Islamic banking products and services in order to compare if there are any similarities and differences between Muslim and non-Muslim citizens. By using snow ball sampling techniques, a sample of 660 people has been surveyed, whereby 330 represented by Muslim and 330 by Non-Muslim. Chi-square test was used to explore if there is any significant difference between Muslims and non-Muslims perceptions toward islamic banking in Tanzania. With respect to the knowledge level about Islamic banking and perceptions towards Islamic banking it seems there is a significant difference between perception of Muslims and non-Muslims toward introduction of Islamic banking in Tanzania. It was found that nearly two thirds of Muslim respondents are aware of Islamic banking whereas only one third of non-Muslim citizens are aware of it. It seems that people learn about Islamic banking products and services mostly through friends or Islamic banks. Keywords: Islamic Banking, Perception, Awareness, Muslim, non-Muslim, chi-square test, Tanzania
Murabaha işlemleri ve muhasebe uygulamaları
Çalışmanın amacı; faizsizlik yapısına uygun araçlar geliştiren katılım bankalarının, murabaha işlemlerine muhasebe nasıl uygulanır sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS)-28 "Murabaha ve Diğer Vadeli Satışlar" ve mevcut düzenlemeler ile yapılan muhasebe kayıtları nitel araştırma yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de kullanılan murabaha sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili çalışmaların yeni olması sebebiyle, yapılan karşılaştırmanın ve katılım bankaları tekdüzen hesap planında önerilen yeni hesapların literatüre katkı sağlamasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak FFMS-28 ilk kez stok kavramından ve alıcının finansal tablolarından bahsetmiştir ve katılım bankalarının bu değişiklikleri önerilen hesaplar ile nasıl muhasebeleştirecekleri anlatılmıştır. Mevcut uygulamada Türkiye muhasebe standartlarına göre murabaha konusu varlık, alındığındaki maliyet fiyatı kadar borçlanıp, kar pay tutarı ve alınan vergiler ayrı kaydedilmiştir. FFMS'e de murabaha konusu varlık önce stok hesaplarına alınarak, müşteri kredi hesabıyla borçlandırılmış, ardından satış işlemi yapılarak, elde edilen fark (kar payı) düzenleyici bir hesap olan ertelenmiş kar hesaplarında gösterilmiştir.
İslami finans ve blok zincir sistemleri
Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.
The role of career satisfaction in the relationship between work overload and individual performance
The emergence of human resource management and firm performance literatures over the years have been among the most profound subject of research papers. This study considers Career satisfaction (CS) as second order construct and examines its mediating role between Work overload (WO) and Individual performance (IP). For this purpose, an online questionnaire was created and data was collected from 127 bank employees from main branch of IBA in Afghanistan. The data collected was analyzed with SmartPLS software program. The study results suggest that, CS is plays a very strong role in individual performance and has a strong impact on the performance of service firms. Furthermore, the study reports that, CS mediates the relationship between WO and IP and has a significant impact on the performance of the service firm. This study provides empirical evidence of the role of CS enhancing individual performance and firm's performance. Keywords: Career Satisfaction, Career Growth, Employee's Performance, Work Overload, Islamic Bank of Afghanistan.
Günümüz İslam bankacılığında murâbahaya dayalı yeni uygulamaların fıkhî açıdan değerlendirilmesi
Bu çalışmada, günümüzde birçok ülkede faaliyet gösteren İslamî bankalardaki murâbaha uygulamalarının fıkhî açıdan tahlil ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Tezde, klasik fıkhî anlayış yanında, bu amaçla kurulmuş modern uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenmiş olan şer'i standartlar esas alınmıştır. Çalışmanın giriş kısmında konuyla alakalı gerekli tanımlamalara yer verilmiş ve daha anlaşılır hale getirilmek için bazı örnekler üzerinde durulmuştur. Ayrıca Faizsiz Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetim Kurumu (AAOIFI) gibi finans kurumlarının standartlarını belirleyen bazı kuruluşlara değinilmiş ve bu kuruluşlar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde İslamî bankaların bazı murâbaha uygulamaları tanımlanmış ve detaylı bir şekilde analizleri yapılmıştır. İkince bölümde ise analizi yapılan uygulamaların birinci bölümde fıkıh kurallarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Bankaların murâbaha uygulamaları yine bu kurallar çerçevesinde birbirleriyle karşılaştırılıp genel bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, İslâm İktisadı, İslamî Banka, Murâbaha, Faizsiz Finans
Katılım bankalarında muhasebe sistemi ve İslami Mali Kuruluşlar Muhasebe ve Denetleme Kurumunun (AAOIFI) Türkiye'deki finans kurumlarına etkileri: Türkiye-Bahreyn karşılaştırması
Katılım Bankacılığı global finans sektöründe İslami bankacılık veya faizsiz bankacılık isimleri ile yayılmıştır. İlk olarak mısırda ortaya çıkmış ve daha sonra dünyaya yayılmış olan bu bankacılık şekli, İslam dininin özüne uymayan faiz ve faiz sistemi üzerine bina edilen modern finans sistemini Müslümanların benimseyememesi ve orta doğuya akan Petro-dolar dünya çapında yayılmasını hızlandırmıştır. Ülkemizde 1985 yılında Özel Finans Kurumları adı altında faaliyet göstermelerine izin verilen bu finans kuruluşları, 1999 yılında banka statüsüne alınmış ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi tutulmuşlardır. Daha sonra yapılan kanun değişiklikleri ile 'katılım bankaları' ismini almışlardır. Nisan 2018 itibari ile ülkemizde faaliyet gösteren 5 Katılım Bankasının toplam 1.035 şubesi, 15.076 çalışanı bulunmaktadır. Katılım bankalarının konvansiyonel bankalarından temel esaslar itibari ile ayrılması, ayrı bir muhasebe sistemi ihtiyacı doğurmuştur. Bu nedenle BDDK tarafından bazı düzenlemeler yapılmış ve Katılım bankaları için ayrı bir hesap planı düzenlenmiştir. Küreselleşen dünyada hızla yayılan İslami Bankacılık sistemi için, uluslararası geçerliliği olan muhasebe standartlarına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle 1991 yılında Bahreyn merkezliİslami Mali Kuruluşlar Muhasebe ve Denetleme Kurumu (AAOIFI) kurulmuş ve standart yayınlamaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Katılım bankalarının muhasebe sistemini incelemek ve küresel İslami Bankacılık sektörüne entegrasyonunu irdelemektir. Sektörün öncüsü konumunda olan bankalarca uygulanan ve birçok ülkede uygulanması zorunlu olan AAOIFI standartlarının ülkemizde uygulanan Katılım bankaları muhasebe sisteminden farklılıklarını Bahreyn islami bankalarıyla karşılaştırma yolu ile ortaya koymaktır.
Housing finance for conventional and Islamic banks in Turkish banking system
As it is known, the global financial crisis through 2008-2009 in the world had also affected Turkish economy. This crisis pushed Turkey to implement the macro-prudential policies to avoid potential future crises. In that respect, this thesis aims at examining the effectiveness of LTV policy in reducing systemic risk arising from property markets, and to examine if it has the same impact for conventional and Islamic banks in Turkey. For this purpose, housing finance in conventional and Islamic banks are reviewed, and impact of LTV policy in conventional and Islamic banks in Turkey is explained. Further, the relationship between the amount of housing loans and their delinquencies in conventional and Islamic banks and LTV policy is analyzed with tests of difference, Chow test and time-series regressions between the non-LTV period and LTV-period. These tests show that the response of the amount of housing loans and mortgage delinquency to LTV intervention in conventional banks is greater than in Islamic banks.
Bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyi ile bütçeleme ve tasarruf eğilimi: Türkiye değerlendirmesi
Bu çalışmanın amacı bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyini temel finans ve ekonomi, İslami finans prensipleri, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri olmak üzere dört alt boyutta ölçmek ve İslami finans okuryazarlık düzeyinin bütçeleme ve tasarruf eğilimleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de yaşayan 530 katılımcıya anket uygulaması yapılmış ve toplanan bu veriler SPSS 24 programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda bireylerin temel finans ve ekonomi bilgisi düzeyinin yüksek, İslami finans prensipleri bilgi düzeyinin düşük, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri bilgi düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ardından İslami finans okuryazarlık düzeyinin demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla dört alt boyut için ayrı ayrı analiz yapılmıştır. Buna göre bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi yaş, meslek, eğitim düzeyi, aylık gelir, ailelerinde finans sektöründe çalışan birinin olup olmaması, tercih edilen banka türü değişkenlerine göre her dört alt boyutta da farklılık göstermiştir. Bununla beraber bireylerin medeni durumu katılım bankacılığı bilgi düzeyinde, banka hesap sahipliği ise temel finans ve ekonomi bilgi düzeyinde anlamlı farklılık göstermezken faizli bankayı tercih eden bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi faizli bankayla çalışma nedenlerine göre hiçbir alt boyutta anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Çalışmada bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi bütçeleme ve tasarruf eğilimine göre de değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar tasarruf yapan bireylerin İslami finans prensipleri ve ürünlerine ilişkin bilgi düzeyinin daha yüksek olduğunu, yine her ay düzenli olarak tasarruf yapanların İslami finans prensipleri konusunda yılda bir defa tasarruf yapanlara göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Ayrıca tasarruf yapmayan bireylere gelecekte tasarruf planı olup olmadığı da sorulmuş ve görülmüştür ki yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlayanların temel finans ve ekonomi bilgi düzeyi tasarruf planı olmayanlardan daha yüksektir. Bireylere bütçe yapıp yapmadığı sorulduğunda ise aylık ya da haftalık bütçe yapanların temel finans ve ekonomi bilgisi ile İslami finans ürünlerine ilişkin bilgisinin bütçe yapmayanlara göre daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Son olarak bireylere son altı ay içinde ödeyemediği ya da son ödeme tarihini kaçırdığı bir borcu olup olmadığı sorulmuştur. Buna göre, son altı ay içerisinde ödeyemediği veya son ödeme tarihini geçirdiği borcu olmayanların İslami finans prensipleri bilgi düzeyi, olanlara göre daha yüksekken katılım bankacılığı bilgi düzeyinde tam tersi bir sonuç elde edilmiştir.