Kocaeli

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında yalnız yaşayan yaşlı kadınların sorunları ve yaşam deneyimleri: Kocaeli ili örneği

Bu araştırma yalnız yaşayan yaşlı kadınların yaşam deneyimlerini, sorunlarını ve gereksinimlerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmanın öznelerini Kocaeli'nde ikamet eden 65 yaş ve üzeri yalnız yaşayan yaşlı kadınlar oluşturmuştur. Görüşmecilere kartopu örneklem yöntemiyle ulaşılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 15 yalnız yaşayan yaşlı kadınla yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi MAXQDA 12 nitel veri analiz programı yardımıyla çözümlenmiştir. Analizin gerçekleştirilmesinin ardından yalnız yaşayan yaşlı kadınların geçmiş yaşam deneyimlerinde maruz kaldığı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yalnız yaşama deneyimlerini zorlaştırdığı görülmüştür. Yaşlılık dönemine dezavantajlı olarak giren görüşmecilerin yalnız yaşama deneyiminin, yaşlılık dönemine özgü sorunların, yaş ayrımcılığının baş etmekte zorlandıkları ortaya çıkmıştır. Geleneksel cinsiyet ve yaşlılık rollerinin içselleştirilmesi görüşmecilerin yaşam deneyimlerini etkileyen önemli bir faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda yalnız yaşayan yaşlı kadınların toplumsal katılımını destekleyen ve baş etme pratiklerinin geliştirilerek kadınların güçlenmesine yönelik sosyal politika ve feminist sosyal hizmet uygulama önerileri sunulmuştur.

Kadın sorunlarıKadınlarKocaeli+6
Eda Öner
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ani kayıp ve beklendik kaybın yas süreci üzerine etkisi

Bu araştırma, son üç yıl içerisinde birinci dereceden yakınlarını ölüm nedeniyle kaybetmiş kişilerin, söz konusu kayıpları ani ya da beklendik şekilde algılamalarının yas sürecine etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın örneklemi, Kocaeli ilinde yaşayan ve yaşları 18 ile 65 arasında değişen 150 kişiden oluşmaktadır. Yas sürecindeki değişkenleri tespit edebilmek amacı ile "Teksas Düzeltilmiş Yas Ölçeği", "İki Boyutlu Yas Ölçeği" ve "Temel Yas Unsurları Ölçeği" uygulanmıştır. Sonuçlarda, birinci derece yakınını beklenmedik bir şekilde kaybeden kişiler ile beklendik şekilde kaybeden kişiler kıyaslandığı zaman, yas süreci değişkenlerindeki puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Kişilerin ölüm şeklini ani/beklenmedik ya da beklendik/sıralı algılamalarında cinsiyet, ölüm nedeni ve ölen kişinin yakınlığı ile anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca kişilerin sosyodemografik özelliklerinden cinsiyet, yaş, medeni durum ve dini tutumlarının; kayıp ile ilgili özelliklerden ise ölüm yaşı ve toprağa verilirken görme durumunun kaybın aniliği ile birlikte yas şiddetini anlamlı bir biçimde açıkladığı belirlenmiştir. Çalışmaların bulguları literatür ışığında tartışılmış; beklendik kayıplarda ölüme hazırlık kavramının önemi vurgulanmıştır.

Beklenmeyen halKocaeliYas+5
Zeynep Turan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük kentler ve küresel ısınma ilişkisi: Kocaeli-Şanlıurfa karşılaştırması

Küresel ısınma ve iklim değişikliği günümüzde uluslararası boyutta karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Atmosferdeki karbondioksit miktarında ve sera gazının miktarında meydana gelen artışlar ve bu artışların yeryüzüne etkisi olarak adlandırılan küresel iklim değişikliği hem şimdiki hem de gelecek nesillere daha yaşanılır bir dünya bırakmak açısından çözümlenmesi gereken önemli bir konudur. Birçok ekonomik faaliyet iklim değişikliğinden etkilenmektedir. Özellikle kalkınma ve ekonomiyi olumsuz yönde etkilemekte olan bu küresel problem ülkelerin iş birliği ile önlenmesi mecburi bir sorun olarak görülmektedir. Ülkeler gerek ulusal politikalarla gerekse uluslararası iş birlikleri ile yaşanan bu sorunun çözümü için ortak bir paydada buluşmaktadır. Uluslararası çalışmalarda önemli bir yere sahip olan iklim değişikliğini önleme konusunda IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) ile başlayan süreçle birlikte birçok anlaşma imzalanmıştır. İmzalanan anlaşmaların içeriği genel olarak devletlerin bu küresel krizle mücadele için uygulaması gereken mali politikalardan oluşmaktadır. Küresel ısınmanın önlenmesi için uluslararası kuruluşların da oluşturulması ve bu konuda çalışmalar yapmasıyla devletlerin mali politikaları içinde iklim değişikliği sorununu önlemeye yarayan yeşil politikalar uygulanmaya başlanmıştır. Küresel ısınmayla mücadelede öne çıkan çevresel ve temiz politikalar, uygulanan politikalar arasında en önemli konumdadır. Sanayinin ve sanayi faaliyetlerinin atmosferdeki kirli gaz oranlarını yükseltmesi sonucunda, özellikle sanayi faaliyetlerinden ortaya çıkan kirlenmelerin önlenmesi için yeşil ve çevresel politikalara başvurulmaktadır. Çevre vergilerinin uygulanmaya başlanması ve piyasa ekonomisi çözümlerinin küresel ısınmayla mücadelede kullanılmasıyla birlikte yeşil politikaların yaygınlaşması kolaylaşmıştır. Özellikle günümüzde kullanımı hızla yayılan yeşil şehir ve yeşil altyapı politikaları sayesinde yaşanan küresel iklim krizine çözümler bulunmaya başlanmıştır. Bu çalışmada küresel ısınmanın büyük şehirlere olan etkisi, Şanlıurfa ve Kocaeli şehirleri karşılaştırılarak analiz edilecektir. Anahtar Kelimeler: Küresel ısınma, iklim değişimi, yeşil şehirler, Şanlıurfa, Kocaeli, kent, büyük kentler.

BiyoiklimBüyükşehirlerEndüstri kentleri+7
Necati Çimen
Harran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İkinci Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Kocaeli Kenti'nde müzik (1908-1998)

ÖZET Kocaeli Kenti müzik yaşantılarının II. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e (1908-1998) kadar geçen süreçte dönemsel gelişmeler ışığında araştırıldığı bu çalışma sonucunda, müzik etkinliklerinin, beş başlıkta yapılandığını söylemek olanaklıdır. 1908'den Milli Mücadele dönemine kadar olan süreçte, İzmit Sancağı'nda yaşayan azınlıkların gündelik yaşantılarına ve inançsal müzik yaşantılarına ilişkin müzikleri tespit edilmiştir. Araştırma sürecinde, bu dönemde özellikle azınlıklar içinde Ermeniler, müzik yaşantıları hakkında en çok bilgiye ulaşılan topluluk olmuştur. Yine bu dönemde Türkler tarafından kurulan ilk müzik topluluğu olan Heveskâran Musikî Cemiyeti'nin kurulması dönemin en önemli gelişmesi olarak öne çıkmaktadır. Milli Mücadele dönemine gelindiğinde ise (1914-1921) kentte milli mücadele ruhunu yansıtan marşları çalan, karşılama törenlerine katılan askerî ve sivil bandolar müzik yaşantıları açısından öne çıkmıştır. Özellikle Mustafa Kemal Paşa'nın kenti ziyareti esnasında törenlere iştirak eden bando, dönemin mücadele ruhunu pekiştiren marşlara repertuvarında yer vermiştir. Cumhuriyet dönemiyle beraber Kocaeli kentinde müzik yaşamı çeşitlilik göstererek gelişmeye başlamıştır. Atatürk ve İnönü dönemlerinden oluşan (1923-1950) tek parti dönemi kentte müzik adına, ulus devlet ideolojisinin yön çizdiği müzik devrimi doğrultusunda yapılanmalar görülmüştür. Özellikle İzmit Halkevi ve Arifiye Köy Enstitüsü ses getiren müzik etkinlikleri düzenlemişlerdir. İzmit Halkevi bünyesinde açılan müzik kurslarında batı kökenli çalgıların eğitimi ücretsiz kurslarla gerçekleştirilmiş ve kurslara katılanlarla konserler düzenlenmiştir. Yine İzmit Halkevi bünyesinde oluşturulan "Koro" ve "Orkestra" topluluklarının da verdikleri konserlerle kent müzik yaşamına katkı sağladıkları görülmüştür. Kocaeli'nin diğer ilçelerinde açılan Halkevlerinde de çeşitli müzik etkinlikleri düzenlendiği görülmüştür. Kocaeli Arifiye Köy Enstitüsü ise köy enstitülerinin müzik derslerinin genel amaçları doğrultusunda müzik etkinliklerine yer verdiği ve kentte konserler düzenlediği ve köy ile kent arasında kültürel bir bağ oluşmasına katkıda bulunduğu görülmüştür. 1950 sonrası çok partili yaşama geçilmesi ile müzik yaşantılarının da çeşitli kurumlar ve yapılar bünyesinde düzenlenip kent yaşamında yerini aldığı görülmüştür. Türkiye'nin değişen sosyolojik yapısı ile köyden kente göçü en çok yaşayan kentlerden biri olan Kocaeli'de, ülke genelindeki müzik akımlarından etkilenmiş, popüler müzik alanında dönem ruhunu yansıtan grup müziği geleneğini kentte sergileyen pop müzik gruplarının konserlerine tanık olmuştur. Bu dönemlere ilişkin genel bir sınıflamayla etkinlikler şöyle gruplanabilir: 1. Dernekler ve dernekler yoluyla yapılan müzik etkinlikleri; 2. Düzenlenen Festivaller ve festival içeriğinde yer verilen müzik etkinlikleri; 3.Yerel yönetimlerin düzenlediği toplu etkinliklerde (düğün, sünnet, açılış vs.) yer verilen müzik etkinlikleri, 4. Sanayi kuruluşlarının sosyal yaşama katkıları doğrultusunda bünyelerinde gerçekleştirdikleri müzik etkinlikleri; 5. Kocaeli Fuarı'nda düzenlenen Halk Konserleri; olarak gruplandırılabilir. Dernekler içerisinde İzmit Türk Musikisi Derneği ve Yarımca Sinema ve Sanat Severler Derneği ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği düzenledikleri müzik etkinlikleri ve konserlerle kent müzik yaşamına yön vermişlerdir. Müzik türleri klasik batı müziği ve Türk Müziği ağırlıktadır. Festivaller ve yerel yönetimlerin düzenlediği diğer etkinlikler içerisinde yine müzik yaşantılarına geniş yer verildiği görülmüştür. Bir sanayi kenti olarak Türkiye'nin en önemli kentlerinden olan Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının da kentin sosyal yaşamını ve müzik yaşantılarını destekledikleri ve konserler ve müzik etkinlikleri düzenledikleri görülmektedir. Önce bir sanayi fuarı olarak açılan Kocaeli Fuarı, daha sonra bünyesine kültür ve eğlence fuarı kimliğini de alınca, fuar süresince fuar içerisinde düzenlenen halk konserlerinde popüler müzik adına her müzik türünde ünlülerin konserlerine yer verilmiştir. Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Halkevleri, Köy Enstitüsü; müzik yaşamında etkili olmuştur. Çok Partili dönemle beraber; dernekler, festivaller, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve Fuar alanındaki halk konserleri Kocaeli Kenti Cumhuriyet Dönemi Müzik Yaşantılarını oluşturduğu söylenebilir. Ayrıca TRT repertuvarında yer alan Kocaeli türkülerine de çalışmada yer verilmiştir. TRT repertuvarında henüz yer almayan Karamürsel ilçesine ait üç türkü de çalışmada yer almıştır. Sonuç olarak, imparatorluktan ulus devlete Kocaeli Kenti'nin müzik yaşantılarını tespit etmeye yönelik bu çalışmada, Kocaeli'de kentle birlikte yaşayan ve evrilen bir müzik yaşamı olduğu ve kentte müzik adına bir kültür oluştuğu tespit edilmiştir.

Cumhuriyet DönemiKocaeliMilli Mücadele+2
Gülşen Erdal
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hellenistik ve Roma döneminde Nikomedia

Antik çağ dönemlerinde Nikomedia adı ile anılan kent Bithynia bölgesine dahil bir şehir statüsündedir. Nikomedia kenti ile ilgili M.Ö. VIII. yüzyıldan öncesine dair yazılı bir kaynak bulunmamaktadır. Bu yüzyıldan sonra ise Astakos halkının bölgede yaşadığına dair bilgilere ulaşılmaktadır. Günümüzde Kocaeli olarak bilinen bu bölge coğrafi konumu ve verimliliği ile geçmişte de değerli bir statüye sahiptir. Kentin deniz ticaretine uygunluğu, topraklarının zenginliği ve Konstantinopolis yani bugün ki adı ile İstanbul'a yakın olması antik çağda da önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Bahsettiğimiz özelliklerin yanı sıra birçok alanda da kendini kanıtlamış olan bu kentin değerini, yaşadığı birçok istila ve depremlerin ardından yeniden inşa edilme süreçlerini takip ettiğimizde görebilmekteyiz. Onca sıkıntılara rağmen kent her defasında yeniden yapılandırılmış ve kaybedilmesi göze alınamamıştır. İstanbul'un tedarikçisi konumundaki kentlerinde en önemlisi olmakla birlikte Roma İmparatorluğu'na kadar varlığını Bithynia bölgesi altında idare ettirirken bu dönemden sonra Roma'nın bir eyaleti statüsünde devam ettirmiştir. Bu çalışmada Nikomedia kenti ile ilgili en eski kaynaklar dahil olmak üzere ele geçirebildiğimiz kadar bilgiyi değerlendirerek kısa bir Antik çağ Nikomedia'sına ışık tutmak istenmektedir. Anahtar Kelimeler: Nikomedia, Olbia, Astakos, Bithynia.

Bithynia bölgesiHelenistik DönemKent tarihi+3
Yeşim Arife Deniz
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli senatörleri ve Cumhuriyet senatosundaki faaliyetleri

1961 Anayasası'nda çift meclis sistemi ile oluşturulan yasama organı TBMM; Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak iki kanatta çalışmalarını sürdürmüştür. Denetleme görevi yapması amacıyla oluşturulan Cumhuriyet Senatosu 19 yıl boyunca çalışmalarına devam etmiştir. Cumhuriyet Senatosunun üyeleri günümüz tek sistemli meclisindeki gibi sadece halk tarafından seçilen üyelerden oluşmamaktadır. Bu Meclis; Tabii Üyeler, Cumhurbaşkanınca Seçilen Üyeler ve Genel Oyla Seçilen Üyeler olmak üzere üç üye grubundan oluşmaktadır. 1961-1980 yılları arasında toplam 26 Tabii Üye, 60 Kontenjan Üyesi, 412 Genel Oyla Seçilen Üye senatör görev yapmıştır. Kocaeli senatörlerinin tamamı genel oyla seçilen dört senatörden oluşmaktadır. A, B, C seçim grupları arasında B Grubu seçim bölgesinde yer alan Kocaeli her yasama yılında 2 senatörle temsil edilmiştir. Kocaeli senatörlerinin faaliyetlerinin incelendiği bu tez çalışmamda yerelden çok Türkiye geneli faaliyetler üzerinde durulduğu görülmüştür. 27 Mayıs İhtilali sonrası ülkede baş gösteren başta siyasi bunalımlar olmak üzere, toplumsal, sosyal, ekonomik, iç ve dış sorunların yaşandığı 19 yıllık bu süreçte Kocaeli senatörü olarak Lütfü Tokoğlu, Fatma Hikmet İşmen, Abdullah Köseoğlu ve Rifat Özdeş çeşitli konularda görüş bildirmiş ve faaliyetlerde bulunmuştur.

KocaeliSenatoSenatörler+1
Barış Patlar
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Learning strategies of fourth grade students in a primary school in Kocaeli (Pandemic time)

In Turkey, the second semester of the academic year of 2020-2021, due to the worldwide crisis of the Coronavirus disease 2019 pandemic, witnessed a closure of schools for a period of three months and this school-closure was compensated through emergency remote teaching. In primary schools while the mode of face-to-face teaching was brought to a halt, the deliverance of lessons temporarily shifted to online teaching. Based on this situation, the present study aims to investigate and compare the foreign language learning strategies preferred by fourth grade primary school students during face-to-face teaching and after the three months of online teaching. The study also aims to examine language learning strategy differences according to students' demographical features such as age, gender, supportive courses and number of siblings. The primary school students' opinions and views on how to improve their foreign language skills are also addressed. The present study was carried out with 110 fourth grade students who were registered at a state primary school during the 2020-2021 academic year in Kocaeli, Turkey. This study was designed as an explanatory sequential mixed method, hence, quantitative data was gathered via an inventory, and semi-structured interviews were performed to collect qualitative data from the students. The quantitative data were analysed by non-parametric tests on SPSS v.23, and the qualitative data were analysed by content analysis. The present research put forth that fourth grade students have high level use of language learning strategies in general, both before and after the emergency remote teaching which was three months of online education. The study also presents various significant differences between the changing demographical groups of students. Finally, the students' opinions, their demands and demographical hindrances are explained. Keywords: language learning strategies, online education, primary school, young learners.

Study of languagesLanguage learning methodsKocaeli+6
Feyza Havva Mandıralı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Din görevlilerinde meslekî doyum: İzmit örneği

Ülkemizde din hizmetlerini kamusal çerçevede Diyanet İşleri Başkanlığı yürütmektedir. Bu kurum, merkez teşkilatı, taşra teşkilatı, yurtdışı teşkilatı ve medya kanalları vasıtasıyla toplumumuzun ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadır. Genel anlamıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'nın temel iki görevi bulunmaktadır. Biri toplumu inanç, ibadet ve ahlak gibi konularda aydınlatmak, ikincisi de din hizmetlerinin ifası yoluyla ibadethaneleri yönetmektir. Başkanlığın faaliyet alanı ve faaliyet yelpazesi oldukça geniş kapsamlı olup, her geçen gün daha da artmaktadır. Bir yandan, başta Kur'an Kursları vasıtasıyla yaygın din eğitimi faaliyetleri yürütülmeye çalışılırken, diğer yandan, cami içi ve dışı din hizmetleri gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra, ailede din eğitimi faaliyetlerini desteklemek amacıyla, yetişkin bayanlara yönelik olarak devam ettirilen kurs ve seminerler ile il ve ilçe müftülükleri bünyesinde ailelerin dini konulardaki ihtiyaçlarına cevap vermek üzere Aile ve Dini Rehberlik Büroları da faaliyet göstermektedir. Bu araştırma; ortaya konulacak bilgi ve bulgularla din görevlilerinin meslekî doyumlarını ölçmek, meslekî doyumlarını engelleyen ya da destekleyen etkenleri belirlemek ve topluma daha verimli hale gelmelerine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket ve Mesleki Doyum Ölçeği 2018 yılında Kocaeli ili İzmit ilçesinde vazife yapan din görevlilerinden 124 İmam-Hatip, 23 Müezzin-Kayyım ve 123 Kur' an Kursu Öğreticisine uygulanmıştır. Anket sonuçları, SPSS 18.0 istatistiksel programında analiz edilerek, verilerin değerlendirilmesinde çeşitli teknikler kullanılmıştır. Bunlar, Frekans Analizi, Varyans Analizi (Analysis of Variance, ONE-WAY-ANOVA), t-testi (Independent-Samples T Tests), Post Hoc Multiple Comparisons (Tukey HSD) testleridir. Araştırmada din görevlilerinin mesleki doyumunu etkileyen faktörlere ilişkin elde edilen bulgular çalışmanın uygulama bölümünde tablo ve grafiklerle sunulmuş, sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yapılmış ve çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Kavramlar: Meslek, Doyum, Diyanet İşleri Başkanlığı, İzmit

Din görevlileriDin hizmetleriDiyanet İşleri Başkanlığı+3
İbrahim Akça
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kentsel dönüşüm uygulamaları: Kocaeli 28 Haziran Mahallesi örneği

Kentler tarihsel süreç içerisinde sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde yer almıştır. Özellikle sanayi inkılâbından sonra kent merkezlerine ve çevrelerine hızla oluşan plansız, programsız, alt yapısı olmayan göç hareketleri olumsuz yaşam alanlarını meydana getirmiştir. Bu durum aynı zamanda insanları sağlıklı kentsel alanların arayışına da itmiştir. Sağlıklı kent arayışı, kentsel dönüşümü gündeme getirmektedir. Kentsel dönüşüm fiziksel dokunun yenilenmesinin yanında ekonomik, sosyal ve kültürel sonuçları da beraberinde getirmektedir. Kocaeli, Türkiye'nin en büyük ekonomisine sahip illerinden bir tanesidir. Ekonomisinin temeli sanayi sektörüdür. Türkiye'de lider firmalarının büyük bir bölümü bu şehrin sınırları içerisindedir. Bu durum kentin sürekli göç almasına neden olmaktadır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi kentte büyük hasarlara neden olmuştur. Bu durum sonrası kentin yenilenmesi bu söz konusu yıkımın giderilmesine yönelik fikirler ortaya atılmıştır. Bu çalışmada Kocaeli'nin bir mahallesi olan 28 Haziran Mahallesi'nin, demografik, fiziksel, çevresel ve sosyal yapısı anket çalışması ile analiz edilmiştir. Kentsel dönüşüme bakış açısı anket çalışması ile detaylı analiz edilmiştir. Anket neticesinde, 28 Haziran Mahallesi sakinlerinim genelinin kentsel dönüşüm projelerine istekli davrandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent, Kent Planlaması, Kentsel Dönüşüm, 28 Haziran Mahallesi

Kent planlamaKentsel dönüşümKocaeli
Onur Asılı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim kurumlarındaki öğrencilerin (14-17 yaş) spor yaralanma sıklıkları, risk faktörleri ve oluşum şekillerinin incelenmesi (Kocaeli ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, Kocaeli ilinde lise düzeyinde14-17 yaş aralığında ki sporcu olan öğrencilerin spor yaralanma durumları, yaralanmadaki risk faktörleri, yaralanma sıklıklarını ve oluşum şekilleri incelendi. Araştırmaya konusuna uygun olarak literatür taramaları yapıldı. Konuya dair problemlerin spor yaralanmaları ve tedavi yolları hakkında bilgiler verildi. Kocaeli ilinde yapılan bu araştırmaya gönüllülük esas olarak290 erkek ve 110 kız öğrenci toplamda 400 sporcuya anket uygulaması yapıldı. Bu araştırmaya katılan sporcuların şahsi bilgilerinin değişkenleri verilerin cinsiyetlere göre karşılaştırılmasında yüzde dağılımları ve frekans kullanılarak tanımlayıcı istatistikleri yapıldı. Elde etmiş olduğumuz bu verilerin ilişkilendirilmesinde K-Kare testi kullanıldı ve çıkan sonuca göre anlamlı bir ilişkisi var mı , yok mu olduğu alfa 0.05 seviyesinde sonuç bağlandı. Kocaeli ilinde lise düzeyindeki okullarda eğitim gören sporcuların sakatlanma sıklıkları, sakatlanma durumları, yaralanma bölge ve şekilleri, spor yaralanmasına etki eden faktörler belirlendi. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğunun yaralanma geçirdiği (% 60) belirlendi. Sportif etkinliği yaparken koruyucu kullanmanın (%73.53) düşük olduğu gözlemlendi. Yaralanma bölgelerinin branşa ait bölgeler olduğu anlaşıldı. En sık sakatlık yaşanan bölge olarak el bilek kısmı olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Spor sakatlığı, ergenlik, yaralanma sıklığı, yaralanma faktörü

ErgenlerKocaeliOrtaöğretim kurumları+4
Abdullah Melih Karaduman
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin meslek seçimi yeterliliği ve meslek seçimini etkileyen faktörler

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi meslek liselerinde, öğrencilerin meslek seçimi yeterliliğinin ne düzeyde olduğu ve meslek seçimini etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yine bu araştırmada meslek lisesi öğrencilerinin seçtikleri mesleklerinden memnuniyeti sorgulanmıştır.Bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2007?2008 eğitim-öğretim döneminde Kocaeli ili Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası ilçelerindeki meslek lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, basit tesadüfî örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Meslek Seçimine Etki Eden Faktörler Anketi?, ?Meslekten Memnuniyet Anketi? ve ?Meslek Seçiminde Yeterlilik Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kuruskal Wallis H testi kullanılmıştır.Meslek seçiminde ailelerinin sosyo-ekonomik durumlarının etkili olduğunu kabul eden öğrenciler %41'dir. Meslek seçiminde ailelerin beklentisi ve öğrencilere yönelik düşüncelerinin etkili olduğunu kabul eden öğrenciler %59'dur. Meslek seçiminde arkadaşların ve çevrenin etkili olduğunu kabul eden öğrenciler %47dir. Ankete katılan öğrencilerin yaklaşık %80'i mesleklerini sevmektedirler. Ankete katılan öğrencilerin kendi meslek seçimi yeterliliklerini değerlendirmeleri 3 puan (katılıyorum) seviyesindedir.Anahtar Kelimeler: Meslek, Meslek Seçimi, Mesleki Gelişim Süreci, Mesleki Rehberlik

KocaeliMeslek seçimiMeslek ve teknik lise öğrencileri+3
Fuat Vurucu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ilköğretim ikinci sınıf Türkçe dersi etkinliklerine yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi (İzmit örneği)

Bu araştırma, ilköğretim ikinci sınıfı okutan öğretmenlerin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini; İzmit İlköğretim Okullarında ikinci sınıflara derse giren öğretmenler oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılabildiğinden örneklem seçilmemiştir.Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Bu anket 120 öğretmene uygulanmıştır. Anketler incelemeden geçirilmiş, 110 anketin çözümlemeye alınmasına karar verilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.İkinci Sınıf Türkçe Dersi Etkinlikleri ile ilgili olarak öğretmenlerin görüşleri değerlendirildiğinde bütün temaların programa uygun olduğu görüşünde birleştikleri görülmektedir. Öğretmenler ?Birey ve Toplum? teması ile ?Sağlık ve Çevremiz? temasının programa ?Uygun? olduğu görüşündedirler. ?Atatürk? ile ?Değerlerimiz? teması etkinliklerinin programa ?Kesinlikle Uygun? olduğu görüşünde öğretmenler birleşmektedirler.2.İkinci Sınıf Türkçe Dersi Etkinlikleri ile ilgili olarak öğretmenlerin görüşleri kıdemlerine, kadro durumlarına ve mezun oldukları fakülteye göre değerlendirildiğinde öğretmenler genel olarak etkinliklerin programa uygun olduğu görüşünde birleşmektedirler.Anahtar Sözcükler : Etkinlik, program geliştirme

Ders programlarıEtkinlikKocaeli+6
Asiye Danış
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'deki yerel yönetimlerin dış ilişkilerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi örneği

Bu araştırmanın amacı; "Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye'deki Yerel Yönetimlerin Dış İlişkilerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Örneği"nin incelenmesi ile Türkiye'nin önemli Büyükşehirlerinden birisi olarak gösterilen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ndeki küreselleşme ve yerelleşme zıtlığının yansımalarını belirlemektir. Bu çalışmada Nitel Analiz Yöntemlerinden içerik inceleme tekniği (analizi) kullanılmış olup, bu teknikle belirlenen araştırma konusu kapsamında kitap, dergi, makale, resmi yazışma ve belgeler ile internet kaynakları üzerinde literatür taraması yapılmış, bir sistem dahilinde kategorilere ayrılarak analiz edilmiştir. Çalışmada; Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde hızla ilerleyen Türkiye'nin, Avrupa Birliği tarafından benimsenen ve uygulanan kurallara uyum sağlama süreci ele alınmaktadır. Demokratik ülkelerde olması gerektiği gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de daha demokratik ve daha katılımcı yerel yönetimler kurmak önemli bir amaç haline gelmiştir. Avrupa Birliği yerel yönetimlerle ilgili daha sağlıklı politikalar geliştirebilmek amacıyla uluslararası konjonktürde yer alan gelişmelere uymuştur. Bu bağlamda daha geniş halk katılımı ve demokrasinin gereklerinin sağlandığı ilk basamağın yerel yönetimler olduğu ortaya çıkmıştır. Birliğe üye olma yolunda önemli adımlar atan Türkiye de bu gerçeğin farkına varmıştır. Demokratikleşme çabalarının yanı sıra yerelleşme ve küreselleşme sürecinin de etkisiyle kendi kurumlarını yenileyen Türkiye için Avrupa Birliği'nin normları yerel yönetimlerin daha etkin daha demokratik bir noktaya ulaşması için gerekli ve önemlidir. Ayrıca bu çalışmada Avrupa Birliği'nin Türkiye yerel yönetimlerinden beklediği dönüşümün nitelikleri, Türkiye deki mevcut mevzuatının bu beklentileri karşılama düzeyi ve özelde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Kocaeli, Yerel Yönetimler, Büyükşehir Belediyesi.

Avrupa BirliğiBelediyelerBüyükşehir belediyeleri+3
Uğur Işık
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi uyumu ve uyumsuzluğu sonucunda oluşan mükellef tiplerinin belirlenmesi: Kocaeli örneği

Vergi uyumu, beyannamenin verildiği tarihte uygulanan vergi yasaları, yönetmelikler ve yargı kararlarına uygun olarak vergi yükümlülüğünün beyannamede tam olarak belirtilmesi ve beyannamenin tam ve zamanında ilgili yerlere verilmesi şeklinde ifade edilmektedir. Vergi uyumu / uyumsuzluğu neticesinde dört tip mükellef tipolojisi oluşmaktadır. Bu tipolojiler vergi kaçakçısı, sosyal vergi yükümlüsü, içten vergi yükümlüsü ve dürüst (gönüllü) vergi yükümlüsüdür. Bu çalışmanın amacı vergi mükelleflerinin, vergi uyumu veya uyumsuzluğu sonucunda oluşan mükellef tiplerinin hangisinde kendilerini konumlandırdıklarını tespit etmek ve bu durumu nasıl algıladıkların belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için çalışmada yöntem olarak nitel analiz uygulanmıştır. Nitel analiz çeşitli alt yöntemlere sahip olup bu çalışmada nitel araştırmanın derinlemesine görüşme tekniği tercih edilmiştir. Çalışmada uygulanan derinlemesine görüşme tekniği Kocaeli ilinde ikamet eden 12 mükellefe uygulanmıştır. Vergi uyumu/uyumsuzluğu kavramına örtüşmesi açısından araştırmaya katılan katılımcılar beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükelleflerden oluşturulmuştur. Genel değerlendirme yapıldığında özellikle vatandaşlık görevi bilinci, vergi adaletinin güçlü olması gerekliliği, devletin olumlu politikaları, vergi otoritesinin olumlu davranışları, ülke ekonomisinde meydana gelecek pozitif gelişmelerin vatandaşların gelir düzeylerine ve hayat kalitelerine de yansıması mükelleflerin dürüst (gönüllü) vergi yükümlüsü tipolojisinde yer almalarını sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vergi Uyumu, Vergi Uyumsuzluğu, Mükellef Tipolojileri, Nitel Analiz, Derinlemesine Görüşme.

KocaeliMükellefTipler+3
Meltem Burcu Koçyiğit
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve İlçe Müdürlüklerinde görev yapan personelin çatışma yönetimi algıları ve iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan personelin çatışma yönetimi algıları ve iş doyumlarını belirlemek amaçlanmıştır.2010 Aralık ayında ölçek uygulanacak denekleri belirlemek için Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkililerine bir ön çalışma yapılmıştır. Ölçeğin uygulanabilmesi için gerekli izinler alınmıştır. Buradan edinilen bilgiler doğrultusunda yeteri kadar ölçek formu çoğaltılarak kuruma teslim edilmiştir. Personel tarafından doldurulan ölçek formları 31 Aralık tarihinde teslim alınmıştır. Deneklere çatışma yönetimi algılarını ölçmek için Ural (1997) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış, 25 sorudan oluşan Çatışma Yönetimi Ölçeği (ÇYÖ), iş doyumu düzeylerini ölçmek için ise Çetinkanat (1995) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış 32 sorudan oluşan İş Doyumu Ölçeği (İDÖ) uygulanmıştır. İstatistik yöntem olarak öncelikle, verilerin değerlendirilmesi için frekans ve yüzde dağılımları yapılmıştır. Gruplar arasında önemli bir fark olup olmadığını belirlemek için 0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (OneWay ANOVA) ve T-Test uygulanmıştır. Önemli bulunan farklılıkların hangi değişkenlerden kaynaklandığının tespiti için Tukey's HSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır.Araştırma sonuçları; Personelin Eğitim Durumu ile Çatışma Yönetimi Algıları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Yaş Değişkeni ile Çatışma Yönetimi Algıları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Mesleki Kıdem Değişkeni ile Çatışma Yönetimi Algıları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Kurumdaki Hizmet Yılı Değişkeni ile Çatışma Yönetimi Algıları arasındaki farkın önemli olduğunu (P<0.05), Personelin Cinsiyet Değişkeni ile Çatışma Yönetimi Algıları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Eğitim Durumu ile İş Doyumları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Yaş Değişkeni ile İş Doyumları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Mesleki Kıdem Değişkeni ile İş Doyumları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Kurumdaki Hizmet Yılı Değişkeni ile İş Doyumları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05), Personelin Cinsiyet Değişkeni ile İş Doyumları arasındaki farkın önemli olmadığını (P>0.05) göstermiştir.Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar önceki araştırmaları destekler niteliktedir. Personelin kurumdaki hizmet yılı değişkeni ile çatışma yönetimi stillerinden olan hükmetme stili arasındaki anlamlı farklılık, personelin yöneticilerinin çatışma yönetim tarzından duyduğu rahatsızlığın bir göstergesi olarak düşünülmektedir. Personelin eğitim durumu, yaş, mesleki kıdem ve cinsiyet değişkenleri ile çatışma yönetimi algıları arasındaki farkın önemli olmaması, eğitim durumu, yaş, mesleki kıdem, kurumdaki hizmet yılı ve cinsiyet değişkenleri ile de iş doyumları arasındaki farkın önemli olmaması, personelin yöneticilerinin çatışma yönetimi tarzlarından ve iş ortamındaki şartlardan duydukları tatmin duygusundan kaynaklanabilir. Çatışmaları etkin bir biçimde yönetebilmek ve personelin iş doyum düzeylerini belli bir seviyede tutulabilmek kurum adına yararlı sonuçlar doğurabilir.Anahtar Kelimeler: Çatışma Yönetimi, İş Doyumu, Personel, Spor

Gençlik ve Spor Genel MüdürlüğüKocaeliPersonel yönetimi+5
Rıdvan Kara
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli kenti parklarında peyzaj tasarımı kapsamında su kullanım olanaklarının belirlenmesi üzerinde bir araştırma

Su, tüm canlılar için yaşam kaynağı olmasının yanında ekolojik, ekonomik, psikolojik, duyusal (görsel, işitsel, dokunma, tatma), estetik ve sosyal yönden de çok önemli bir tasarım elemanıdır. Geçmişten günümüze kadar olan süreçte pek çok uygarlık için tarımsal faaliyetlerde, ulaşım ve şehir yerleşimlerinin belirlenmesinde öncelik oluşturmuştur. Ayrıca uygarlıklar inşa ettikleri yapılarda, sanat eserlerinde ve bahçe tasarımlarında suyu tasarım elemanı olarak kullanmışlardır. Günümüzde de kentsel meydanlar ile park ve bahçelerde önemli bir tasarım elemanı olarak kullanılmaktadır. Bu araştırmada, Kocaeli ilinde yer alan on beş adet park ve bu parklarda yer alan doğal ve yapay olarak oluşturulan su yüzeyleri çalışma materyali olarak belirlenmiştir. Su öğelerinin mevcut kullanım durumlarını belirlemek amacıyla değerlendirme formları oluşturulmuş ve her bir parkta yer alan su öğesi için bu formlar doldurulmuştur. Formlar doldurulurken alanda yapılan gözlem ve fotoğraflardan yararlanılmıştır. Sonuçlar uzman bakış açısı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; su esnek bir tasarım elemanı olması ve pek çok farklı tasarım olanağı sunmasına karşın, bundan yeterince yararlanılmadığı görülmüştür. Parklarda doğal su varlığı dışında su öğesi olarak tasarımlar çok kısıtlı tutulmuş ya da bakımsızlık sebebiyle atıl duruma düşmüş ve iptal edilmişlerdir. Genellikle birbirinin aynı su öğesi tasarımları mevcuttur. Günümüzde teknolojiden de faydalanılarak ilginç ve farklı tasarımlar uygulama fırsatı vardır. Kentteki su öğesi tasarımları gözden geçirilerek mevcut su öğelerinin iyileştirilmesi, revizelerin yapılması ve ilave olarak uygun su öğesi tasarımlarının yapılması gerektiği ortaya konulmuştur.

KocaeliPeyzaj tasarımıSu
Ziynet Yiğit
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik rekabet üstünlüğü sağlama aracı olarak inovasyon stratejileri: Kocaeli otel işletmeleri üzerine bir araştırma

Küreselleşme süreciyle birlikte yaşanan gelişmeler, işletmelerin değişen dünya koşullarına ayak uydurabilmek için birbirleriyle rekabet etmelerini zorunlu hale getirmiştir. Böylelikle işletmeler varlıklarını sürdürebilmek ve rakiplerinin gerisinde kalmamak için rekabet stratejilerine başvurmaktadır. Son zamanlarda inovasyon rekabette yeni bir yaklaşım haline gelmiştir. Dolayısıyla rekabet üstünlüğü sağlama adına yapılan çalışmalarda inovasyon faaliyetleri yer almaktadır. Ürün, hizmet, süreç, pazarlama ve organizasyon gibi aşamalı ve radikal inovasyon faaliyetleri uygulanmaktadır. Bu inovasyon faaliyetleri rakip işletmelere veya faaliyet gösterilen bölgeye göre saldırgan, savunmacı, taklitçi, bağımlı, geleneksel ve fırsatları izleyen inovasyon stratejisi olarak rekabet üstünlüğü sağlayabilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın ilk temel amacı; Kocaeli'nde faaliyet gösteren üç, dört ve beş yıldızlı otel işletmelerinin inovasyon faaliyetlerini belirlemek ve bu doğrultuda izlediği inovasyon stratejisini tespit etmektir. İkinci amacı ise; araştırmaya dahil edilen otel işletmelerinin rekabet stratejilerinin, uygulanacak olan inovasyon stratejilerinde belirleyici bir nitelik taşıyıp taşımadığını tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmaya Turizm Bakanlığından, Turizm İşletme Belgeli üç, dört ve beş yıldızlı toplamda 15 adet otel işletmesi dahil edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler otel işletmelerinin üst düzey yöneticileriyle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel veri analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarında otel işletmelerinde inovasyon faaliyetlerinin uygulandığı tespit edilmiştir. Otel işletmelerinde ağırlıklı olarak aşamalı inovasyon boyutu altında ürün, hizmet ve süreç inovasyonlarının uygulandığı görülmüştür. Ayrıca otel işletmelerinin uyguladığı rekabet stratejileri ile inovasyon stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Dolayısıyla maliyet liderliği stratejisi ile saldırgan ve fırsatları izleyen inovasyon stratejisi arasında olumlu bir ilişki vardır. Farklılaştırma stratejisi ile fırsatları izleyen inovasyon stratejisi arasında olumlu bir ilişki vardır. Odaklanma Stratejisi ile saldırgan ve fırsatları izleyen inovasyon stratejisi arasında olumlu bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Rekabet Üstünlüğü, Rekabet Stratejileri, İnovasyon, İnovasyon Stratejileri, Kocaeli Turizmi

KocaeliOtellerRekabet+3
Seval Coşkun
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme - yerelleşme bağlamında kentleşme ve yerel yönetimlerde vizyon arayışları:2023 Türkiye vizyonu ve sonrası için Kocaeli modeli

"Küreselleşme", "yerelleşme" ve "kentleşme "gibi birbiri ile yakından ilgili ve ilişkili üç kavramın, birbirlerini ve aslında her şeyi az veya çok bir şekilde etkilediği ve belirlediği günümüz dünyasında, devletleri ve dolayısı ile yapısal anlamda devletlerin örgütsel yapısını ifade eden kamu yönetim sistemlerini etkilememesi olanaksızdır. Bilindiği üzere, kamu yönetim sistemlerinin toplumun gereksinimlerini karşılayan etkin bir araç durumuna dönüştürülebilmelerinin başlıca koşullarından birisi, söz konusu bu sistemlerin gelişen ve değişen koşullara ayak uydurmasını sağlayacak şekilde ve sürekli bir biçimde yenilenerek geliştirilmesidir. Fakat Türkiye'de 2004 yılına kadar yapılan ve "yeniden düzenleme", "yeniden yapılanma" veya "idari reform" gibi farklı kavramlarla ifade edilen "idarede reform çalışmaları" dar ve kısa vadeli bir bakış açısı ile yapılmış olup, sistemin daha geniş ve daha uzun vadeli bir bakış açısı ile ele alınması ise ancak bu tarihten sonra mümkün olmuştur. "Vizyon" olarak da isimlendirilen bu yeni ve farklı bakış açısı ile hazırlanan "2023 Türkiye Vizyonu" kapsamında başlatılan idari reform çalışmaları ise Türk idari ve siyasi hayatını büyük ölçüde etkilemiştir. Çünkü söz konusu bu reformlar sonucunda «Kocaeli Modeli» ismi ile bilinen yeni bir yerel yönetim modeli Türk siyasi ve idari hayatına girmiştir. Kamuoyunca da bir yerel yönetim reformu olarak bilinen ve on yıl süre ile İstanbul ile birlikte Kocaeli ilinde de uygulandıktan sonra yirmi sekiz büyükşehirde daha uygulanmaya başlayan bu yeni yerel yönetim modeli aslında, Türk Devlet geleneğinde ve devletin görev ile sorumluluklarının dayanağı olan devlet felsefesinde köklü değişikliklere neden olacak bir reform çalışması niteliğine sahip bir çalışma olmuştur. Bu tez çalışmasının ana temasını, Kocaeli Modeli olarak adlandırılan ve yakın bir gelecekte ülkenin tamamında uygulanması beklenen söz konusu bu yerel yönetim modelinin sadece geleneksel yerel yönetim anlayışını ve yapısını değiştirmekle kalmayıp, Türk idari yapısının geleneksel yönetim felsefesini ve genel yönetim yapısını da etkileyeceği ve değişime zorlayacağı iddiaları oluşturmuştur. Ayrıca, bu model için İstanbul ve Kocaeli illerinin seçilmesinin nedenleri ile Türk yerel yönetim geleneğinin halen oluşamaması gibi daha birçok konu da bu çalışmada ana tema ile ilişkili olacak bir biçimde ele alınmaya çalışılmıştır. Neticede ise köklü bir yerel yönetim geleneği bulunmamasına rağmen oldukça uzun sayılabilecek bir süre örgütlenme tecrübesine ve bunun sonucunda ise merkeziyetçi bir yönetim geleneğine ve buna uygun bir örgüt yapısına sahip olan Türk Devletinin bu yapısının, söz konusu bu reform çalışmalarından genel olarak olumsuz etkilendiği/etkileneceği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri, Kentleşme,Kocaeli, Küreselleşme, Yerelleşme

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriKentleşme+5
Oktay Erdoğan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli çeşmeleri

?Kocaeli Çeşmeleri? konulu Yüksek Lisans tezi kapsamında İzmit'te tespit edilen 23 çeşme örneği incelenmiştir. Bu çeşmelerden 4 tanesi müstakil, 19 tanesi bitişiktir. Çeşmeler, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan bir süreç içerisinde tarihlendirilmektedir. Kitabesi olmayıp tarihi bilinmeyen 16 tane çeşme vardır. Çeşmeler; ortada kitabesi olan nişi çevreleyen bir kemer, aynalı taşında bir musluk, musluktan akan suyun biriktiği bir yalak, yalağın iki yanında dinlenme taşı formunda cephe düzenine sahiptir. Cephe gerisinde uzanan su haznesi ve genellikle düz dam, tonoz ya da kubbe ile tamamlanan örtü sistemi yoğun olarak görülür. Çeşmelerin cephelerinde yoğun bir bezeme görülmez. Çeşmelerde daha çok, kullanılan malzemenin ritmik veya düzensiz olarak sıralanmasıyla yapılan cephe süslemeleri kullanılmıştır. Sade çeşmelerin yanı sıra iki yada üç cepheli, büyük depolu ve ebatlarıyla dikkat çeken çeşme örnekleri de bulunur. Çeşme cephelerinde en çok göze çarpan unsur hemen hepsinde yuvarlak ya da sivri kemer kullanılmasıdır. Kemerlerde kullanılan malzeme ile süsleme yapılmasına pek rastlanmaz. Kocaeli çeşmelerinde kullanılan malzeme taş ve tuğladır.Anahtar Kelimeler1.İzmit2.Çeşmeler3.Çeşme tipolojisi4.Çeşme malzemeleri5.Çeşme süslemeleri

KocaeliÇeşmeler
Figen Ölmez
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli ili otomotiv sanayi

Türkiye ihracatında en büyük oran otomotiv sanayisi sektörüne aittir. Otomotiv sanayi ekonominin lokomotifi olarak kabul edilir. Bunun nedeni diğer sanayi dallarıyla olan yakın ilişkisidir. Dünya otomotiv sanayisinin temelleri 1769 yılında uzun süreli çalışan buhar makinasının İngiliz James WATT tarafından yapılmasıyla atılmıştır. Otomotiv sanayisinin gerçek kuruluşu 1860'lardan sonra çeşitli Avrupa ülkeleriyle başlamıştır. Türkiye otomotiv sanayisinin temelleri ise 1950'li yıllarda atılmıştır. Otomobil üretiminde ilk girişim KOÇ şirketi yapmıştır. 1961 yılında ilk Türk otomobili DEVRİM üretilmiştir. Ancak bu araç sadece 4 adet üretilmiştir. Kocaeli ilimizde otomotiv sanayi özellikle 1980'li yıllardan sonra başlamıştır. Günümüzde dört ana sanayi firması ve yüzlerce yan sanayi firması Kocaeli ilimizde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu dört otomotiv ana sanayi firması Ford Otosan A.Ş, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu firmalarıdır. Ford Otosan tesisleri Gölcük ilçesinde, Hyundai Assan İzmit ilçesinde, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu Gebze ilçesinde bulunmaktadır. Dört firmada Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşlarındandır. Anahtar Kelimeler: Kocaeli, Otomotiv, Sanayi, İstihdam

Endüstri işletmeleriKocaeliOtomotiv endüstrisi+2
Turgut Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni öğretim programına göre hazırlanan ortaöğretim 9. sınıf fizik ders kitabının öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi: Kocaeli ili örneği

Eğitim materyalleri içerisinde ders kitapları önemli bir yere sahiptir. Ders kitapları çağın gereklerine göre hazırlanmalıdır. Bu araştırmanın temel amacı: 2007 yılında yenilenen fizik öğretimi programına uygun olarak hazırlanan dokuzuncu sınıf fizik ders kitabını görsel tasarım, içerik, dil ve anlatım, ölçme ve değerlendirme açısından öğretmen görüşlerinin neler olduğunun belirlenmesidir.Bu amaç doğrultusunda hazırlanan 57 soruluk kitap değerlendirme ölçeği farklı okullarda görev yapan 88 öğretmene uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenler dokuzuncu sınıf fizik ders kitabına görsel tasarım, içerik, dil ve anlatım, ölçme ve değerlendirme açısından 5 üzerinden ortalama 3,02 puan vermişlerdir. Bu sonuç Milli Eğitim Bakanlığı'nın kriterleri olan 4,5 puandan daha az olduğu için kitabın öğretmenlerin beklentisini karşılayacak nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretim programı, fizik eğitimi, ders kitabı.

Ders kitaplarıDeğerlendirmeFizik dersi+5
İlhami Dülgeroğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin eğitim faaliyetlerinin ekonomiye katkısı: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi; KO-MEK örneği

Yaygın eğitim faaliyetleri bireye hayat boyu öğrenme imkanı sunmaktadır. Herhangi bir sebeple örgün eğitimden hiç faydalanamayan veya örgün eğitimini tamamlayamayan bireyler için yaygın eğitim faaliyetleri yaşamları süresince faydalanabilecekleri büyük fırsatlardan biridir.Eğitimin ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınmayı hızlandıran en önemli faktör olduğu bilinmektedir. Özellikle ülkelerin kalkınması, toplumların kalkınması toplumların kalkınması ise bireylerin eğitiminden geçmektedir. Beşeri sermaye dediğimiz bu kavram bireylere yapılan yatırımlarla anlam kazanır.Türkiye' de yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında yerel yönetimlerin yapmış oldukları çalışmalar gün geçtikçe artmaktadır. Onlardan biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yaygın eğitim faaliyetleri 2004 yılından beri devam etmektedir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu yaygın eğitim faaliyetleri Kocaeli ilinin on iki ilçesinde hız kesmeden yükselen bir çizgiyle, kursiyerleri sanatsal, mesleki, sosyal anlamda geliştirerek istihdam olanakları sağlamaya devam etmektedir.Türkiye' deki yerel yönetimlerden biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 2004 yılından bu yana yaygın eğitim faaliyetlerini sürdürmesinin (KO-MEK) gerekçesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) faaliyetleri, KO-MEK' nın devamını sağlayan sebepler, KO-MEK' nın Türkiye'deki profili, bireye ve kuruma katkısı, ekonomik çeşitliliğe katkısı, istihdam olanakları nicel ve nitel olarak aktarılmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelime: Yaygın Eğitim, Yerel Yönetimler

Belediye hizmetleriBelediyelerEkonomi+5
Canan Şükür
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kentsel dönüşüm: Kocaeli örneğinde sosyo-mekânsal bir analiz

Kentsel dönüşüm, 21. yüzyılın kentleşme politikalarının en çok tartışılan konularından birisidir.Bu kentleşme politikasının 20. yüzyılın ortalarında başladığı varsayılsa da geçmişi daha eskilere dayanmaktadır. Kentsel dönüşüm politikaları, kent dokusunun eskimesi ve çeşitli baskı gruplarının talebi üzerine ortaya çıkar. Özellikle metropol kentlerde karşılaştığımız bu politikalar fiziksel yenilenmenin yanında ekonomik ve sosyal sonuçlar meydana getirmektedir.Kentsel dönüşüm uygulama alanlarınagöre farklı amaçlar taşımaktadır. Bu konuda, dünyada uygulanan bir çok başarılı projeden bahsedilebilir. Dönüşümün neticesinde, toplumun belirli kesimlerinden eleştiriler gelebilir. Kentsel dönüşüm, Türkiye'nin yeni tanıştığı bir kavramdır. Özellikle Büyükşehir Belediyeleri sınırları içerisinde kalan alanlarda karşılaşılan bir durumdur. Yasal bir dayanağa sahip olması da bu kentsel dönüşümü hızlandıran etmenlerin başında gelmektedir. Kocaeli, Türkiye'nin en büyük ekonomisine sahip şehirlerinden birisidir. Ekonomisinin temelini sanayi oluşturmaktadır. Bu da 1970'li yıllardan itibaren, kentin yoğun göç almasına neden olup ve kentteki konut sayısını arttırdı. 17 Ağustos 1999 Depremi sonrası kent büyük hasar görünce, şehrin yenilenmesine yönelik fikirler ortaya çıktı. Bu çalışmada, Kocaeli'nin İzmit ilçesine bağlı eski yerleşim birimlerinden Tavşantepe Mahallesi'nin demografik, fiziksel ve sosyal yapısı anket çalışması ile analiz edildi. Anket neticesinde, Tavşantepe Mahallesi sakinlerinin genelinin kentsel dönüşüm projelerine isteklidavrandığı sonucuna ulaşıldı.

DönüşümKentleşmeKentsel dönüşüm+4
Emre Yıldız
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de atık yönetimi uygulamaları ve atıklardan enerji üretimi (Kocaeli-İZAYDAŞ örneği)

Günümüzde katı atıklar dünyada ve Türkiye'de büyük sorun haline gelmeye başlamıştır. Bu tez çalışmasında katı atık ve atıklardan enerji üretimi konusu Kocaeli (İZAYDAŞ) örneğiyle birlikte incelenirken, dünyadan örneklerle Türkiye'de katı atık kavramı ve katı atık yönetimi uygulamaları da incelenmiştir. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde araştırmanın amacı, araştırma alanı olan Kocaeli' nin coğrafi konumu, fiziki ve beşeri özellikleri, tezin yazımında kullanılan veri ve yöntem ile alan ve konu ile ilgili literatür taraması anlatılmıştır. Bu çalışmada Türkiye'de ve Kocaeli' de katı atıkların durumunu, katı atıkların ülkemize çevresel ve ekonomik etkisini, katı atıklardan enerji üretimi ve bertaraf tesislerinin durumuyla birlikte katı atıkların İZAYDAŞ örneğinde nasıl azaltılabileceğini ve değerlendirilebileceğini göstermek amaçlanmaktadır. Nüfus yoğunluğu, tüketim ve sanayi faaliyetleri ile birlikte katı atıkların yaygın olduğu Kocaeli, örneklem olarak seçilmiştir. Ağırlıklı olarak literatür taraması ile birlikte saha araştırması da yapılmış ve İZAYDAŞ yetkilileriyle görüşmeler yapılarak istatistiksel bilgiler tablo ve grafik haline getirilerek kullanılmıştır. İkinci bölümdeki kavramsal çerçeve kısmında; çevre, çevre kirliliği ve nedenleri, atık, katı atık ve çeşitleri, sürdürülebilir kalkınma, entegre atık yönetimi ve uygulama seçenekleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise bulgular ve değerlendirme kısmı gelmektedir. Bu bölümde Türkiye'de katı atıklar, belediye atıkları, katı atıkların sınıflandırılması, katı atıklardan enerji üretimi, Kocaeli' de katı atıklar ve katı atıklardan enerji üretimi ve son olarak dördüncü bölümde İZAYDAŞ örneğinde katı atıklar ve katı atıkların bertarafı anlatılmıştır. Türkiye' deki katı atık karakterizasyonu ile Kocaeli' deki katı atık karakterizasyonu benzerlikler göstermektedir. Bu karakterizasyonda katı atıkların en büyük kısmını mutfak atıkları oluşturmaktadır. Diğer yanabilen sınıfına giren kumaş, ayakkabı, çocuk bezi, çanta gibi katı atıklar da oldukça fazla yer kaplamaktadır. Kış mevsiminde ise kül ve cüruf atıkları artış göstermektedir. 2018 yılında kişi başına düşen katı atık miktarı Türkiye' de ve Kocaeli' de de günde ortalama 1.2 kg' ye yaklaşmaktadır. Türkiye' de atıkları depolama ve bertaraf yetkisi, yerel yönetimlere verilmiştir. Vahşi depolama ise yasaktır. Ancak yerel yönetimlerin ulaşamadığı küçük yerleşmelerde hala vahşi depolama yapılmaktadır. Düzenli depolama, yakma, biyogaz, biyometanizasyon, LFG gibi bertaraf yöntemleri Türkiye' de yaygınlaşmaya devam etmektedir. Kocaeli' de 2018 yılı itibari ile 195 adet atık işleme tesisi bulunmaktadır. Kocaeli' de 95 adet tehlikesiz atık geri kazanım tesisi, 60 adet lisanslı ambalaj atığı toplama ayırma tesisi ve geri kazanım tesisi ve 29 adet de tehlikeli atık geri kazanım tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerden en önemlisi Türkiye'nin ilk katı atık bertaraf tesisi olan İZAYDAŞ' tır. Bu tesis Türkiye'de kurulan diğer bertaraf tesislerine öncü olmuştur. Dördüncü bölümde ise İZAYDAŞ ve faaliyetlerine ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

Atık değerlendirmeAtık yönetimiAtıklar+7
Gamze Kızılçam
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects