Cultural transfer
26 theses under this subject heading
İşitme engelli bireylerin kültüre dahil olmalarını mümkün kılan araç ve kurumların sosyal antropolojik analizi
Çalışmanın amacı, işitme engelli bireylerin yaşadıkları kültüre nasıl dahil oldukları, bunun için geliştirilen araçların neler olduğu ve bu araçların işlevselliğinin anlaşılmasıdır. İnsanlar sürekli iletişim halindedir. İnsanlar kültürlerini, konuşarak, dinleyerek ve bulundukları toplumla iletişime geçerek öğrenir. Bu çalışmada, işitme engelli bireylerin yaşadıkları toplumun kültürüne dahil olmaları ve kültür aktarımının devamlılığı için oluşturulmuş araç ve kurumların işlevselliği araştırılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Van'da yaşayan "Van İşitme Engelliler, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği"ne üye olan işitme engelli bireyler, işitme engelli bireylerin aileleri, çevreleri ve öğretmenleridir. Araştırma, derinlemesine görüşme tekniği, katılarak gözlem tekniği kullanılarak yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda işitme engelli bireylerin kültüre dahil olmalarında ailenin, işaret dilinin, teknolojinin, eğitimin ve sivil toplum kuruluşlarının etkili olduğu tartışılmıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Keloğlan masallarını A1-C2 düzeylerine uyarlama çalışması
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında artan ilgi, beraberinde alan için kullanılan materyallerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Türkçe öğretiminde önem arz eden dört temel becerinin geliştirilip desteklenmesi için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Bu materyallerin başında okuma metinleri yer almaktadır. Alanla ilgili son yaklaşımlar yapay ve kurma metinler yerine edebî metinlerin kullanılması gerektiği yönündedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin ders dışında ek materyallere duyacakları ihtiyacı karşılamaya yöneliktir. Çalışmayla edebî metin türlerinden biri olan masalların yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında dil düzeyleri göz önüne alınıp okuma metni olarak uyarlanması ve ders kitapları dışında faydalanabilecekleri ek bir materyal oluşturmak amaçlanmıştır. Uyarlama işlemleri, Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti'nin A1-C2 seviyesindeki dil bilgisi yapıları ve Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni okuma-anlama, yazma ve konuşma kazanımları esas alınarak yapılmıştır. Sözcüksel değiştirimler konusunda Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Dinleme becerisi ile ilgili kazanımlar üzerinde çalışılmamıştır. Söz varlığı etkinliklerinin içerisinde Türkçe-Türkçe sözlüğe yer verilmiştir. Her düzey için iki masal seçilmiş olup toplam 12 Keloğlan masalı üzerinde uyarlama çalışması yapılmıştır. Uyarlanan Keloğlan masalları ile ilgili olarak söz varlığı, okuma-anlama, dil bilgisi, yazma ve konuşma etkinlikleri hazırlanmıştır.
İran'da uygulanan politikalar bağlamında Türk kadınının kimlik ve dil aktarım sürecindeki rolü
Kültürel ve dilsel çeşitliliği ile bir toplumsal mozaiğe benzetilen İran'da, 1925 yılında Rıza Pehlevi'nin tahta geçmesiyle başlayan modern ulus devlet inşası sürecinde tek dil, tek millet politikasıyla Fars kimliğinin ve dilinin egemenliği sağlanmıştır. İran'ın kimlikle ilgili savları milli birliğin tamamlanması ve korunması için, etnik gruplar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasını amaçlamış ve bu doğrultuda Farsça, kökeni yüzyıllar öncesine dayandığı iddia edilen bir İranî kimliğin tanımlanmasında ve meşru kılınmasında özel bir rol oynamıştır. Buradan hareketle, bu araştırma İran'daki Türk kadınlarının kimlik tanımlamasını ve değerlendirmesini, kültürel aktarım sürecinde anadili tanımlamasını, değerlendirmesini ve aktarımdaki rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Modern İran devletinin inşasında, resmi eğitim sistemi önemli bir rol üstlenmiş ve bir homojenleştirme politikası olarak resmi eğitim yalnızca Farsça dilinde verilmiştir. Nitel yöntemle tasarlanmış bu çalışmada, katılımcıların Farsça eğitim deneyimleri ve uygulanan politikaların Türk kimliğinin kazanılmasına yönelik etkileri yarı yapılandırılmış mülakatlar ile incelenmiştir. Tahran, Tebriz ve Hoy şehirlerinde farklı yaş gruplarına mensup 68 kadınla üç kuşağın deneyimlerini kapsayacak görüşmeler yapılmış, verilerin analizi için Braun ve Clarke'ın tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre farklı grupları içinde barındıran ülkede, sadece Farsların kültürel miraslarının milli kimlik inşasının merkezine alınması, toplumda bir hiyerarşik düzene ve ilişkiye yol açmıştır. Bu yeni düzende Fars kimliği üstün ve egemen kimlik olarak görülürken; Türk kimliği ezilen konumuna itilmiştir. Millet inşası sürecinde uygulanan asimilasyon gibi çeşitli politikalar etkisinde Türk kadınlarının "kimlikleri parçalanmış", anadilleri özellikle eğitim sistemi vasıtasıyla "dilsel soykırıma" uğramış, kimlikleri ve dilleri "dehümanizasyon" politikasıyla ötekileştirilmeye maruz kalmıştır.
Moldova'daki Gagauz Türklerinin dil ve eğitim durumları üzerine sosyolojik bir araştırma
23 Aralık 1994'te Moldova parlamentosunda Gagauziya Özerk Bölge Birimi'nin (Gagauz Yeri) oluşturulmasına ilişkin bir yasa çıkarıldı. Bu yasanın resmi adı "Gagauziya'nın özel yasal statüsü (rus. "Zakon ob osobom pravovom statuse Gagauzii (Gagauz Yeri)") olarak geçmektedir ve yasanın asli amacı kısmında Gagauz Türk halkının özerklik statüsünün tanındığını görebilmekteyiz. Aynı yasaya göre Gagauziya'nın kendi milli bayrağı, marşı ve sembölü belirtilmiş ve bunlar Moldova devleti tarafından da tanınmış oldu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Gagauz Türklerinin siyasi statüleri değiştikçe, sosyo-kültürel yapısı ve kimlik inşasında değişimler gerçekleşmiştir. Bu çalışma kapsamında Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin kültürlerini sürdürme durumları, dil ve eğitim durumları, aile yapısı, sosyal etkileşim durumları, aidiyet duygusu ve kültürel aktarım süreçleri incelenmiştir. Araştırma bölgesi olarak özellikle Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin bulunduğu yerin seçilmesindeki amaç, Gagauz Türklerinin kendilerine ait sadece bu bölgede özerk bir yapıya sahip olmaları. Nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmanın alan araştırması Moldova'da gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise kartopu örnekleme tekniği kapsamında Moldova'da yaşayan Gagauz Türk toplumunun çeşitli kesimlerini temsil eden 29 katılımcı ile yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmış ve analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerine Sovyetler Birliği sonrasında uygulanan eğitim politikalarına göre, eğitim durumlarının yüksek seviyede olduğunu söylemek mümkündür. Gagauz okullarında eğitim ağırlıklı olarak Rus dilinde verilmektedir. Eğitimin kalitesi yüksek olup, yüksek eğitimde fakülte seçenekleri çoktur. Ancak ülkede ekonomik sıkıntılar mevcut olduğundan dolayı genç Gagauz Türkleri eğitim dili olarak Rus dilini benimsemektedirler. Bunun yanında Gagauz Türkleri kendi kültürünü ve Gagauz dilini sonraki nesillere aktarılabilmektedir. Gagauz Özerk Bölgesi yasal statüsünü aldıktan sonra, kendi ana Gagauz dilini koruyabilmektedir. Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin, Sovyetler Birliği'ndeki gibi çekirdek aile yapısına sahip oldukları belirtilmiştir ve aile içi konuların karar alma sürecinde, tüm aile bireyleri eşit bir şekilde rol oynamaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte dini kısıtlamalar da ortadan kalkmıştır. Gagauz Türkleri için dini teamüllere uyulması önemli olduğunu ifade etmek mümkündür.
Fransa'daki Türk çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeyleri ve atasözlerinin öğretimine yönelik araştırma
Bu çalışmanın amacı Fransa'da 6, 7, 8 ve 9. sınıflarda (11-15 yaş) öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeylerini incelemek, atasözlerini algılamada öğrencilerin hangi noktalarda sorun yaşadıklarını tespit etmek ve toplanan verileri öğrencinin Türkçe dersindeki akademik başarısı, Türkçe kitap okuma sıklığı ve aile içindeki dil kullanımı gibi farklı değişkenlere göre değerlendirmektir. Ayrıca, Fransa'daki Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenlerine atasözleri öğretimi anketi uygulanarak Türkçe ve Türk Kültürü dersleri atasözleri öğretimi açısından incelenip hem genel hem de 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için bir durum değerlendirmesi yapılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan Atasözlerini Algılama Düzeyi Ölçeği (Önel, 2008) ve Atasözleri Öğretimi Anketi (Önel, 2008) çözümlenmesi için tarama modeli kullanılmıştır. Bulgular betimleme yöntemi ile ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Fransa'da yaşayan ortaokul düzeyindeki iki dilli Türk kökenli çocuklar için kültürel değerlerin aktarımında ve Türkçe dil becerilerinin gelişiminde atasözleri kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde bir kültür aktarım aracı olarak kalıp sözler
Bu çalışmanın amacı, kalıp sözlerle ilgili araştırmalara katkıda bulunarak Türkçe öğrenirlerinin iletişimsel yeterliğini ve kültürlerarası etkileşim becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak bir veri tabanı oluşturmaktır. Çalışmamızın odak noktasını kalıp sözlerin iletişimsel ve kültürel boyutu ile bunun yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yansımaları oluşturmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle günümüzün en önemli iletişim kanallarından biri durumundaki sosyal medyada kullanılan kalıp sözler belirlenerek listelenmiştir. İki yıllık bir süreci kapsayan sosyal medya taramasında derlenen kalıp sözler, yabancı dil öğrenirinin ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak işlev ve bağlamlarına göre sınıflandırılmıştır. Çalışmamız 5 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın 1. bölümünde, ilk olarak kültür, dil ve iletişim kavramları, bunların birbiriyle etkileşimi ile kültürel iletişim kavramı üzerinde durulmuş; kültürün yabancı dil öğretimindeki yeri kültürlerarası iletişim çerçevesinde ele alınmıştır. Kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlar ile kalıp sözlerin kültür aktarımındaki işlevleri irdelenmiştir. Kalıp sözün tanımı ve özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden farkları üzerinde durulan 2. bölümde, Türkçe ve İngilizce literatürden hareketle "Kalıp söz nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Kalıp sözlerin fonolojik, biçimbilgisel, sözdizimsel, anlamsal ve pragmatik özellikleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın "Genel Bir Bakış" başlıklı 3. bölümünde; oluşturulan "Kalıp Söz Listesi"nden hareketle kültürel değerlendirmeler yapılmıştır. Dinî inanç, yaşam tecrübesi, dünya görüşü ile duygu ve tutumların ifade yollarının kalıp sözlere yansımaları söylem çözümlemesi yöntemiyle ele alınarak yorumlanmıştır. Çalışmanın 4. bölümü "Yabancı Dil Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yeri" başlığını taşımaktadır. Bu bölümde kalıp sözlerin yabancı dil öğretimindeki yeri, konuyla ilgili öğretim yöntemleri ile bu konuda Türkçe literatürde yer alan çalışmalar üzerinde durulmaktadır. vii Kalıp sözlerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimindeki yerini belirlemede kitap setleri önemli bir göstergedir. Çalışmanın 5. ve son bölümünde tarama ve doküman incelemesi yöntemiyle alanda yaygın olarak kullanılan setlerde yer alan kalıp sözler belirlenerek Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'ndeki yeterlikler açısından değerlendirilmiştir. Araştırma ve değerlendirmelerin sonunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kalıp sözlerin iletişimsel ve kültürel işlevlerinden yeterince yararlanılmadığı görülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturma çalışması
Hedef dilin kültürünü taşıyan deyimler, deyişler, alıntılar ve atasözleri gibi sabit kalıpların, yabancı dil derslerinin içeriklerine ve ders kitaplarına yansıtılması kültür öğretimi açısından önemlidir. Kültür öğretimine temel yabancı dil düzeyinden itibaren deyim öğretimine başlamak, öğrenenlerin hedef dilin kültürünü daha iyi içselleştirmelerine ve daha başarılı öğrenme süreçlerine ulaşmalarına katkı sağlayabilir. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi (AOÖÇ), yabancı dil öğretiminde deyimlerin temel yabancı dil düzeyi için; çok kısıtlı, sınırlı, ezberlenmiş, duruma özgü, basit, kalıplaşmış, günlük, alışılmış, temel, bazı somut durumlara ilişkin, devamlı kullanılan ve kısa deyimler olmaları koşulu ile derslere dâhil edilmelerinin uygun olduğunu önermiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan "Gazi TÖMER Ders ve Çalışma Kitabı A1, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1, TÖMER Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1 ve Yedi İklim Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1" ders ve çalışma kitapları araştırma materyali olarak seçilmiştir. Araştırma materyallerinin taranması sonucunda belirlenmiş olan deyimler (179 deyim) dereceli puanlama anahtarı olarak hazırlanmış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alan uzmanlarının (N:48) değerlendirmesine sunulmuştur. Uzmanlardan toplanan veriler sonucunda her bir deyimin puan ortalaması tespit edilmiştir. Deyimlerin ortalama puanlarının en yüksekten en düşüğe göre sıralanması ile yabancılara Türkçe öğretimi A1 düzeyine uygun olan ve daha az uygun olan deyimler ortaya çıkarılmıştır. Böylece deyimlerin aldıkları ortalama puanlarına göre çeşitli düzeylerde uygunluklarının saptanmasıyla yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyi için bir deyim seti oluşturulmuştur.
Kültürel aktarım bağlamında yabancılara Türkçe öğretiminde halk anlatılarından yararlanma
Yabancılara Türkçe Öğretimi son yıllarda önemi artarak devam eden bir alan hâline gelmiştir. Bu alan gerek yapılan akademik çalışmalar gerekse hayata geçirilen yöntem ve projelerle gelişme göstermektedir. Fakat yabancılara Türkçe öğretiminde çalışmaların daha çok dil bilgisi öğretimi üzerinde yoğunlaşması özellikle bu alanın önemli bir unsuru olan kültür aktarımını geri plana itmiştir. Kültürel değerlerimizin hassasiyetle korunduğu folklor (halk bilimi) ürünlerimizin ise yapılan çalışmalarda nadiren yer almasının alan için büyük bir eksiklik olduğuna kanaat getirerek alana katkı sağlama amacıyla Türk halk edebiyatı nesir türleri (halk hikâyesi, masal, destan, efsane ve fıkra) kültürel unsurlar göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Türk halk edebiyatı başlı başına bir edebi alan olmak üzere kendi içinde "Anonim Türk Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı ve Dini Tasavvufi Türk Halk Edebiyatı" olarak çeşitli kollara ayrılmaktadır. Söz konusu edebiyatın mahsulleri; halkın yaşam tarzı, fikirleri, inançları, acıları, sevinçleri, gelenekleri ve görenekleri ile yoğrularak meydana gelmektedir. Bu bağlamda Türk halk edebiyatı, Türk kültürünün hassasiyetle ve şeffaflıkla yer aldığı bir hazinedir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ise kültürel aktarımın da sağlanması gerekliliği göz önüne alınarak Türk halk anlatılarından faydalanmak, dil bilgisel ve kültürel bağlamda ciddi bir materyal olma özelliği kazanmaktadır. Bu çalışmada literatür tarama ve belgesel tarama sonucu elde edilen halk anlatıları, kültürel ögeleri içermesi bakımından incelenmiş ve çalışmaya uygunluğu göz önüne alınarak belirlenmiştir. Çalışma; giriş, sonuç ve öneriler, kaynakça ve ekler dışında üç ana bölümden oluşmaktadır. Anlatıların kültürel bağlamda incelenmesi için "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" metninde belirlenen ve dil öğretiminde aktarılması uygun görülen kültürel ögeler, Türk kültürü ve Türk sözlü geleneği içinde oluşmuş halk anlatıları temel alınarak yeniden şekillendirilmiş ve özgün bir tablo oluşturulmuştur. Alana hizmet noktasında malum tablonun sonraki benzer çalışmalarda fayda sağlayacağı beklentisiyle çalışma şekillenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Kültürel Aktarım, Türk Halk Anlatıları, Kültürel Ögeler.
Türkçe ders kitaplarında yer alan millî kültür temasına ilişkin metinler üzerine bir içerik analizi
Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyi için hazırlanan (5.-8. Sınıflar) Türkçe ders kitaplarındaki "Millî Kültür" temasına ilişkin metinleri kültür unsurları açısından incelemektir. Araştırmanın veri setini 2005-2006 eğitim öğretim yılından itibaren okutulan ortaokul (5.-8. Sınıf) Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Bu kitaplar içinden araştırmacı tarafından ulaşılabilen toplam 22 ders kitabı veri seti olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan verilerin analiz edilmesi amacıyla nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizine başvurulmuştur. Sonuç olarak incelenen metinlerdeki tüm kültür unsurlarının 18 tema yoluyla verildiği belirlenmiştir. Bu temalar "destanlar, el sanatları, duygular, gelenek ve görenekler, kişiler, dil, sanat, halk oyunları, yöresel ürünler, efsaneler, ninniler, türküler, bayramlar, Türk mutfağı, geleneksel oyunlar, tarih, geleneksel sporlar ve zanaat" şeklindedir. Türkçe ders kitaplarında kültür unsurlarının aktarıldığı 18 tema tüm sınıf düzeylerinde 74 defa tekrar etmektedir. Bu temalar en fazla 7. sınıf düzeyinde (f=27) tekrar etmekte, onu sırasıyla 6. sınıf (f=19), 8. sınıf (f=17) ve 5. sınıf (f=11) takip etmektedir. Türkçe ders kitaplarındaki kültür unsurlarının aktarıldığı temalar arasında en fazla kullanılan tema duygular (f=17) olarak tespit edilmiştir. Gelenek görenekler, yöresel ürünler, ninniler, geleneksel sporlar ve zanaat temaları tüm sınıf düzeylerinde sadece 1'er defa kullanılmıştır.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kültürel aktarım açısından türkülerin önemi
Toplumlar arasındaki ilişkilerin gelişmesine bağlı olarak yabancı dil öğrenme ihtiyacının arttığı günümüz dünyasında, Türkçenin yabancı dil olarak öğrenimi ve öğretimi alanındaki çalışmalara da önem verildiği gözlenmektedir. Türkiye'nin dünya devletleri arasındaki konumuna bağlı olarak Türkçe öğrenme isteği ve ihtiyacı gün geçtikçe artmakta; buna bağlı olarak Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ile ilgili çalışmalar da hız kazanmaktadır. Dil ile kültür arasındaki ilişki göz önüne alındığında yabancı dil öğrenmenin aynı zamanda yabancı kültürü öğrenme olduğu sonucuna ulaşılabilir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen dil öğrenicileri de aynı zamanda Türk kültürünü tanımaktadır. Bu nedenle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sürecinde ve hazırlanan öğretim materyallerinde Türk kültürü ile ilgili ögelerin yer alması önem arz etmektedir. Milletimizin tarih boyunca yaşadığı olaylar karşısındaki duygu ve düşüncelerinin terennümleri olan türküler, Türk kültürünün zengin hazinelerindendir. Bu bağlamda türkülerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültürünün aktarımı açısından önemli kaynaklardan biri olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürel aktarım açısından türkülerde yer alan kültürel ögeleri tespit etmektir. Bu amaçla Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde belirtilen sosyokültürel ögelere göre türkülerde yer alan kültürel ögeler incelenmiş ve seçilen türkülerle örnek etkinlikler oluşturulmuştur. Bu çalışmada hazırlanan etkinlikler, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültürünün aktarılması ile ilgili olarak türkülerden nasıl yararlanılabileceği hususunda öneriler içermektedir. Nitel araştırma deseninde oluşturulan bu araştırmada, veriler doküman analizi ile elde edilmiştir. Buna göre çalışma gurubunu oluşturan Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi ve Türk Halk Müziğinden Seçmeler kitaplarında yer alan 4265 türkü, Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde yer alan sosyokültürel ögeler kapsamında incelenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenerek 5130 adet kültürel öge tespit edilmiş; bulgular daha önceki çalışmalarla birlikte yorumlanarak türkülerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürel aktarım açısından yeterliliği ve kullanılabilirliği tespit edilmiştir. Dil öğretiminin kültür öğretimiyle birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, bu çalışmanın kültürel aktarım ile ilgili olarak dil öğreticilerine yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Annelik deneyimlerinin nesiller arası karşılaştırılması: Manisa örneği
Çalışmanın amacı Manisa ilinde yaşayan aynı aileden üç nesil anne olan kadın görüşmecilerin annelik ile ilgili algı, tutum ve deneyimlerini karşılaştırmaktır. Böylelikle bu çalışmada kadınların nesiller arasında annelik deneyimlerini nasıl edindiği, deneyimlerinin zaman içerisinde farklılaşıp farklılaşmadığı ve anneliğe bakış açılarının anlaşılması amaçlanmıştır. Bunu yapmak için; kadınların kaç yaşında evlendikleri ve çocuk sahibi oldukları, emzirme süreçleri, anne olduktan sonraki sosyal hayatları, anneliğe yükledikleri anlam, annelik ile ilgili bilgi edinmeleri, annelik deneyimlerindeki güçlü ve zayıf yönleri, çocuklarıyla ilişkisi, kendi anneleriyle olan ilişkileri, çocuk bakımında zorlandıkları konular ve kimlerden destek aldıkları üç kuşak anne arasında benzerlikleri ve farklılıkları analiz edilmiştir. Araştırmada olasılıklı olmayan örneklem yöntemlerinden kartopu örneklem tekniği ile belirlenen 15 genç kuşak, 15 orta kuşak ve 15 yaşlı kuşak anne olmak üzere toplam 45 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 ve SPSS 20 programları kullanılmıştır.
Gençlik yazını ve kültür aktarımı: İpek Ongun'un Kamp Arkadaşları eserinin İngilizce çevirisi üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın adı "Gençlik Yazını ve Kültür Aktarımı: İpek Ongun'un Kamp Arkadaşları eserinin İngilizce çevirisi üzerine bir inceleme" olarak belirlenmiştir. Bu çalışma; gençlik yazınında kültür aktarımını konu almaktadır. Türkçe gençlik yazınına ait bir eserin İngilizceye aktarımında, kültürün çevirideki yeri ve kültürel ögelerin çevirisi açısından, çevirmenin; Newmark'ın çeviri stratejilerinden benimsediği stratejilerin incelenmesi söz konusu olacaktır. Bu çalışmada Türk gençlik yazınına ait bir eserin İngilizceye çevirisindeki kültürel ögelerin aktarımını incelemek amaçlanmaktadır. Kamp Arkadaşları romanının yabancı bir hedef kültüre aktarımında, kültüre ve kültürel ögelere ne derece önem verildiği incelenecek ve bu sayede çeviribilim alanına katkı sağlanmaya çalışılacaktır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, bu çalışma gençlik yazını alanında yapılan çalışmaların sayısını artırmak amacını da taşımaktadır. Bunun için gençlik yazını dizgesinde önemli bir yere sahip ve kendi döneminde belli bir jenerasyonu etkilemiş olan İpek Ongun'un Türkçeden İngilizceye çevrilmiş olan Kamp Arkadaşları eseri seçilmiştir.
Türkiye'deki Çerkes diasporasında müzik ve kültürel aktarım
Bu çalışma, Türkiye diasporasındaki Çerkeslerin siyasal sahneden dışlanmasının ardından, politik bir hamle olarak kültürel örgütlenme ve aktarım yoluna gitmesini incelerken, müziğin bu aktarımdaki rolünü açıklamaktadır. Kimliklerini korumak ve yaşatmak için Çerkesler, kültürel belleklerini sürekli olarak canlı tutmuşlardır. Kültürel belleğin güncellenmesindeki en önemli araç, müziktir. Müzik yoluyla aktarımı sağlayanlar ise kültürel belleğin uzman taşıyıcıları olan pşinavolardır .
Kültür aktarımı bağlamında yabancı dil olarak Arapça ve Türkçe öğretimi ders kitaplarının karşılaştırılması
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yalnızca Türkçenin dil sistemi, dil yapılarının öğretilmesi genel dil kurallarının gösterilmesi değil aynı zamanda kültürel aktarımın yapılarak Türk kültürünün tanıtılması da amaçlanmaktadır. Bu, aynı zamanda Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi bağlamında temele alınması gereken en önemli ilke niteliğindedir. Bununla birlikte kültür aktarımında bir dengenin olması gerektiği de söylenmelidir. Bu dengenin oluşabilmesi, dil öğretilecek hedef kitlenin kültürünün de tanınması hatta dil öğretiminde diğer kültüre yer verilmesi anlamına da gelmektedir. Bu çalışmada Arapçanın yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitapları ile Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültür aktarımı bağlamında karşılaştırılmasını amaçlanmaktadır. Yabancı dil öğretiminde en önemli basamaklardan biri öğrenilen dilin kültürünü de öğrenmektir. Çalışmada belirlenen kitapların A1 ve A2 seviyeleri kişiler arası ilişkilerin alt öğelerini oluşturan selamlaşma ve davranışlar, aile ilişkileri ve kuşaklar arası ilişkiler, misafir etme, ikram ve hediyeler bakımından incelemesi yapılmıştır. Araştırma yapılırken doküman analizi tekniği kullanılmış ve veriler tespit edilip bulgular kısmında tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmanın yapılmasındaki amaçlardan biri belirlenen kültür ögeleri bakımından Türk kültürüyle, Arap kültürünün benzer ve farklı yönlerini tespit etmektir. Bunun yanı sıra tespit edilen verilerin Türkçeyi öğrenen kişilere ve Arapçayı öğrenen kişilere faydalı olup olmadığına bakılmıştır. Betimsel nitelikli bu çalışmada veri topluma yöntemi olarak doküman taraması yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise frekans dağılımları ve yüzde oranları kullanılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında yapılan taramalar sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmış, araştırmayla ilgili çeşitli öneriler sunulmuştur.
Yeni nesil annelik ve yeni medya ilişkisi blogger anneler örneği
Toplumun sürekliliği ve kültürün aktarımı, neslin devamıyla sağlanır. Çocuk sahibi olmak ve nesillerin devamını sağlamak toplumun ve kültürün temel taşlarından biridir. Çocuk sahibi olma annelik rolü ve sorumluluğu, cinsiyetler arası bir dengesizliği de zorunlu olarak üretmiştir. Bir başka deyişle, çocuk sahibi olmak hem kadın hem de erkek için geçerli bir durum iken gerek insan doğası gerekse kültürün etkisine bağlı olarak annelik, çocuk sahibi olma durumunda daha öne çıkan bir rol taşımaktadır. Günümüzde medya ve iletişim teknolojilerinin hız kazanması bireylerin, medyada geleneksel medyanın tersine yeni medya teknolojileri ile medya pratiklerinin üretiminde daha fazla yer edinebilmelerini sağlamaktadır. Artık popüler kültürün de etkisiyle yeni nesil anneler sosyal medya kullanımı ile hem annelik rolünün yeniden üretimine dahil olmuş hem de farklı bir sosyalleşme sürecinin de başlatıcısı olmuşlardır. Tezde sosyal değişim temellerine bağlı kalınarak toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden yeni nesil annelik ve yeni medya ilişkisi ortaya konulmuş yeni ortaya çıkan özel alan içinden kamusala uzanan perspektifte annenin sosyalleşme süreci analiz edilmiştir. Bu yeni sosyalleşeme süreci sosyal medya üzerinden sağlanmaktadır. Bu bağlamda söz konusu durumun ortaya konulması amacıyla en çok takip edilen üç blogger annenin blogları ve paylaşımları söylem analizi ile incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda blogger annelerin Bu noktada seçilen anne blogların benzerlikleri ve farklılıkları şu şekilde özetlenebilir. Örnek blogların benzer özellikleri: Kendi annelikler ve çocukları hakkında paylaşımlarda bulunmaktadırlar, amaçları takipçilerin dikkatini çekip takipçi sayısını artırmaktır, yeni annelere bilgi ve deneyim desteğinde bulunmaktadırlar, blogger anneler genellikle çocuk sahibi olduktan sonra kariyer hayatına son vermişlerdir, bloglarını sosyalleşme ve ikinci bir kariyer gelişimi olarak kullanmaktadırlar, kendilerini tanıtma konusunda hassas davranmaktadırlar, takipçilerine karşı samimi bir dil kullanmaktadırlar, çocuklarla ilgili konulara ağırlık vermektedirler, bloglar ürün pazarlamaya yöneliktir Örnek blogların farklı olan özellikleri: Blogların dördünden biri (teknolojik anneler) genel olarak teknolojik ürünler hakkında paylaşımlarda bulunmaktadır, blogların dördünden ikisine (annekaz ve şafağındünyası) bloglarında sosyal sorumluluk projeleri kapsamında paylaşımlara rastlanmıştır, blogların dördünden biri (blogcu anne) bloğunda aile içi yaşam ortamını daha açık bir şekilde paylaşmaktadır, blogların dördünden biri (blogcu anne) takipçilerinde özel bir bölümde konuk yazar olarak blogda yazı paylaşabilme imkânını sağlamıştır, blogların dördünden biri (blogcu anne) kendi hayatını anlatan kitabını yayınlamıştır.
Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PIKTES) kapsamında kullanılan Türkçe öğreniyorum kitap seti ile hayat boyu Türkçe kitap setindeki Türkçe okuma metinlerinin değerler eğitimi ve kültür aktarımı açısından incelenmesi
Yabancı dil öğretim ve öğrenim faaliyetlerinin arttığı günümüzde hedef dilin birey tarafından edinilebilmesi için yalnızca dilsel yapıların öğrenilmesi yeterli değildir. Çünkü dil, toplumun kültürel unsurları ve değerlerini içerisinde barındırır. Bu anlamda dil, kelimelerden ve kelimelerin sözlüksel anlamlarından ibaret bir yapı değildir ve bir dilde yetkinlik kazanabilmek için o dili, kültürü ve değerleriyle birlikte öğrenme zorunluluğu vardır. Bu araştırmada, Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PIKTES) kapsamında okutulan kitaplardan Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan Türkçe Öğreniyorum kitap setiyle MEB - Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Hayat Boyu Türkçe kitap setinde yer alan okuma metinleri kültür aktarımı ve değerler eğitimi açısından incelenmiş, karşılaştırılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Her iki kitap seti de A1 ve A2 seviyesi kitaplardır. Çalışmada kültür aktarımı unsurlarını belirlemek için Okur ve Keskin (2013) tarafından hazırlanmış "Metinlere Yansıyan Kültürel Öge ve Alt Ögeler" ölçeği esas alınırken değerler eğitimi unsurlarının tespiti için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 27 değer esas alınmıştır. Yapılan araştırma ile amaçlanan, sözü edilen kitap setlerinde yer alan kültür aktarım ve değerler eğitimi unsurlarının tespitini yapmak, ardından bazı değerlendirme ve önerilerde bulunarak literatüre katkı sağlamaktır. Çalışma, nitel bir araştırma olarak kültür analizi modelinde desenlenmiş; veriler ise nitel veri toplama teknikleri olan doküman incelemesi ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Yapılan araştırmada kültür aktarımı unsurları bağlamında Hayat Boyu Türkçe kitap setinde Türkçe Öğreniyorum kitap setine göre daha fazla kültür aktarımı unsurunun yer aldığı tespit edilmiştir. Kültür aktarım unsurlarının niceliksel olarak fazlalığına rağmen her iki kitap seti de kültür aktarımı unsurlarının dağılımı açısından dengeli değildir. Değer unsurları açısından değerlendirildiğinde ise her iki kitap setinde de toplam olarak birbirine yakın değer unsuru yer almasına karşın değer unsurlarının dağılımı da dengeli değildir. Her iki kitap setinde de ihmal edilen pek çok değer vardır. Bu araştırma aracılığıyla bundan sonra hazırlanacak yeni öğretim materyallerinin oluşturulmasında konuya ilişkin veri sunularak faydalı olmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancılar için Türkçe eğitimi, PIKTES, değer, kültür, değerler eğitimi, kültür aktarımı
Tercüme Bürosu ve Türkiye'nin kültür politikası üzerine bir değerlendirme (1940-1946)
In this study, the cultural politics of the period is tried to be investigated through the activities of the Translation Bureau between 1940 and 1946. Hasan-Âli Yücel was appointed as the Minister of Culture in the government formed just after Atatürk's passing away. A fully Westernist approach was adopted by the cultural politics of the İnönü period and the ideological framework of this politics was identified as the Turkish humanism. According to this approach, severing all ties with the authentic culture belonged to the post-Islamic era and the constructing modern Turkish identity based on Western humanism consisting of Greek and Latin works was aimed. The translation movement functioned as a channel which bridged the political and literary fields in this period. A cultural transfer was aimed through Western classical works translated by the Translation Bureau. Additionally, these works were put at the centre of national literature system as canonical works. This thesis focused on the various writings and speeches of Yücel, who kept his position as a Minister of Culture/National Education for the longest time during the all-Republican era, and several studies on him. It was concluded that the ideology of Turkish humanism, which framed the cultural politics implemented during Yücel's ministry, was a kind of Westernist nationalism that was future-oriented rather than focused on past.
Metropol Yayınları TÖMER Yabancılar için Türkçe Öğretim Seti (A1-A2) ders kitabının yabancılara Türkçe öğretiminde kültür aktarımı bağlamında incelenmesi
Yabancılara Türkçe öğretimi sürecinde öğretim yeri, kullanılan araç-gereçler, dört temel dil becerisi ve dil bilgisinin aktarımının yanında kültür aktarımı gibi pek çok başlık önemli rol oynar. Hedef kültüre yönelik hedef kültürden uzakta gerçekleştirilen dil öğretim süreci, hedef kültürün içerisinde gerçekleştirilecek olan süreçten farklı şekilde yürütülmesi gerektiği için bu süreçte kullanılacak olan materyallerin de önemli bir role sahip olacağını söyleyebiliriz. Türkçe öğretimi sürecinde de en çok faydalanılan ders malzemesi şüphesiz ki ders kitaplarıdır. Ekonomik, pratik ve kolay ulaşılabilir olması ders kitaplarının diğer malzemelere oranla daha fazla tercih edilmesini sağlar. Bu kitaplarda yer alacak olan metinler ve bu metinlerden yola çıkılarak oluşturulacak olan etkinlikler ile dört temel dil becerisinin yanı sıra dil bilgisi öğretiminin de öğrencilere aktarılması hedeflenmektedir. Bu aşamada ders kitaplarında kültürel unsurların yeterince yer alıp almadığı sorusu akla gelmektedir. Bu nedenle de tezimizin konusu Metropol Yayınları tarafından hazırlanan TÖMER Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti (A1-A2) ders kitabının yabancılara Türkçe öğretiminde kültür aktarımı bağlamında incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmamızın amacı; Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarından olan TÖMER Yabancılar İçin Türkçe Öğretim Seti̇ (A1-A2) Ders Kitabında yer alan okuma metinlerinde kültür aktarımı yapılırken hangi kültürel ögelere yer verildiğinin tespit edilmesi, yapılan tespitler üzerinden Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanına katkı sağlamak ve yeni oluşturulacak olan ders kitapları için veri hazırlamak belirlenen amaçlar içerisindedir. Betimleyici nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmamızda doküman incelemesi tekniği kullanılarak incelemiş olduğumuz kitaptaki kültürel ögeler analiz edilmiştir. Ders kitabındaki kültürel unsurlar, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metninde sınıflandırıldığı şekilde değerlendirilmiştir. Kitap incelememiz esnasında okuma metinlerinde yer alan kültürel ögeler, sırayla yedi maddeye göre harflendirilmiştir. Yedi ana başlık ve alt başlıkların okuma metinlerinde kültürel unsurların varlığı incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ders kitabında bulunan toplam kültür unsurunun sayısının 99 olduğu tespit edilmiştir. Başlangıç düzeyi olan A1-A2 seviyesinin tek kitapta verilmesi ve bunların kitap içerisinde ayrı bölümler olarak yer almaması nedeniyle seviyeler arasında karşılaştırma yapma imkânı olmamıştır bu yüzden kitap Temel Düzey (A1-A2) olarak birlikte değerlendirilmiş ve tespit edilen ögelerin sayısı bu şekilde değerlendirilmiştir. Ayrıca kitapta tespit edilen kültürel değerlerden 71 tanesinin Türk kültürüne ait değerler olduğu, 28 tanesinin ise Evrensel kültüre ait unsurlardan olduğu tespit edilmiştir. Bu yönüyle kitapta gerçekleştirilmek istenen kültür aktarımında Türk kültürüne ait ögelere önem verdiği gözlenmiştir fakat bu kültürel ögelerin eşit şekilde dağılmamış olduğu da tespit edilmiştir. Kültürel öge olarak beden dilinin kullanımına ise yer verilmemiştir. Çalışmamız ile Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılması amacıyla hazırlanacak olan yeni materyallere veri sağlamaya çalışılmıştır.
Türkçenin yabancı bir dil olarak öğretiminde kültür aktarımı: Babam ve Oğlum filmi örneği
Tarih sahnesinde eskiden beri var olan Türkler, diğer toplumlarla dini, siyasi, ekonomik, askeri birçok farklı etkenden dolayı etkileşim içerisinde olmuş, bu durum da Türklerle iletişime geçmek isteyen diğer toplulukların Türkçe öğrenmelerine zemin hazırlamıştır. İlk Türk devletlerinden Osmanlı dönemine, oradan da günümüze kadar yabancılara Türkçe öğretimi ya da daha doğru bir ifadeyle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi amaç, ortam, yöntem değişse de canlılığını koruyarak devam etmiştir. 90'lı yıllardan beri yaşanan çeşitli gelişmeler Türkiye'nin bulunduğu konum itibariyle öneminin artmasını sağlamış; başta Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar olmak üzere çeşitli coğrafyalardan milletlerin Türkiye ve Türkçeye olan ilgisi yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi daha da önem kazanmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında oluşan ihtiyacı daha planlı ve profesyonel bir biçimde karşılamak için Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve farklı üniversiteler bünyesinde Türkçe öğretim merkezleri açılmıştır. 2019 yılında ise Maarif Vakfı bu alanda kullanılmak üzere Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni'ne dayanarak "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı" hazırlamıştır. Öğrenci merkezli eğitim anlayışıyla hazırlanan bu programlarda kültür aktarımı kavramı üzerinde de durulmuştur. Bir dilin yetkin bir biçimde kullanılması için temel dil becerilerine hakim olmanın yanı sıra hedef dilin ait olduğu toplumun kültürünü tanımak gerekmektedir. Bu yüzden Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde aynı zamanda kültür aktarımı da yapmak son derece önemlidir. Filmler, dil öğretimi yaparken kültür aktarımına da imkân tanıyan önemli materyaller arasında yer almaktadır. Öğrencilerin derse karşı ilgilerini çekmek ve onların motivasyonlarını yükselmenin yanında filmler, hedef dilin günlük yaşam içerisinde doğal kullanım halini gösterirken aynı zamanda o topluma ait birçok kültürel ögeyi de izleyicilere tanıtır. Bu araştırmanın amacı filmlerin Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kültür aktarımı açısından önemli bir kaynak olduğunu göstermektir. Bu amaç doğrultusunda ilgili alan uzmanları tarafından Türk dilini ve kültürünü iyi bir biçimde yansıttığı düşünülen "Babam ve Oğlum" filmi öğrencilere izletilmek üzere belirlenmiştir. Daha sonra öğrencilerin film sayesinde kültürel unsurları fark edip etmediklerini tespit etmeye yönelik hazırlanan etkinlik alan uzmanları tarafından incelendikten sonra Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Türkçe Uygulama Merkezinde bulunan B2 seviyesindeki 24 öğrenci ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezindeki C1 seviyesindeki 34 öğrenci ile uygulama yapılmıştır. Etkinlikten elde edilen veriler nitel araştırma modellerinden içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen sonuca göre filmlerin kültür aktarımı konusunda etkili bir materyal olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Materyal Kullanımı, Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Filmlerin Yeri
Kültürel mirasın aktarılmasında ve korunmasında yerel toplumun etkisi: Bergama örneği
Bu araştırmanın amacı kültürel mirasın korunmasında ve aktarılmasında yerel halkın öneminin anlaşılmasıdır. Çalışma kapsamında kültürel mirasını korunmasını etkileyen unsurlar incelenmiş, kültürel mirasın korunması ve aktarılması konusu ayrıntılı bir şekilde tartışılmıştır. Yerel halkın kültürel mirasa etkileri üzerine önemli bir yazın geliştiği halde kültürel mirasın sürdürülebilirliği konusunda yerel halkın kendinde bir sorumluluk bulmaması bu duruma ilişkin katkıya açık durduğu görülmüştür. Kültürel miras deneyimlerinin ve kültürel mirasın korunmasında ve aktarılmasında sorumluluklarının ne olduğu sorusundan hareketle hazırlanan bu tez çalışmasında nitel araştırma yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Veri setinin oluşturulmasında UNESCO tarafından Çok Katmanlı Kültürel Peyzajı Alanı olarak koruma altına alınan Bergama ilçesinde yaşayan yerel halk yüz yüze görüşme yöntemine başvurulmuştur. Fenomenolojik desene uygun olarak tasarlanan araştırma verisi tematik yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Kültürel miras fenomenine ilişkin kültürel miras, koruma, aktarım ve sorumluluk olmak üzere dört ana temaya ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının büyük ölçüde literatürle tutarlık gösterdiği görülmüş, bunun yanında kültürel mirasın korunması aktarılması ve sürdürülebilirliğinde yapılacak olan çalışmalarda toplumun göz önünde tutulması gerektiği konusunda fikirler sunulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültür ögelerinin aktarımına ilişkin öğrenci ve öğretim elemanı görüşleri ile ders kitaplarının incelenmesi
Günümüzde yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, çeşitli ülkelerdeki insanların değişik ihtiyaç ya da sebeplerle Türkiye'ye gelmesi sonucunda birçok farklı kurumda yapılmakta ve bu kurumlarda öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sayısının her geçen gün arttığı bilinmektedir. Bu durum Türkçeyi, yabancıların öğrendikleri bir dil hâline getirirken aynı zamanda da Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin de önemini ortaya koymaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde doğru ve etkili bir dil öğretiminin gerçekleştirilebilmesi için aynı zamanda toplumun kültürünün de yansıtılabilmesi gerekli görülmektedir. Dil aracılığıyla kültür öğretiminin gerçekleşmesi, bireyin o yabancı dilin konuşulduğu ülkede olması durumunda daha da kolaylaşır. Bu doğrultuda araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre desenlenmiştir. Nitel araştırma yöntemine uygun olarak doküman analizi, odak grup görüşmesi ve bireysel görüşmeler ile veriler elde edilmiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, kültür ögelerinin aktarımının öneminden yola çıkılarak ilk olarak Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde kullanılmakta olan yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında bulunan Türk kültürüne ait ögeler belirli ölçütlere göre incelenmiştir. Ders kitaplarında tespit edilen Türk kültür ögelerinden hareketle yine Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin Türk kültürü hakkındaki görüşlerine başvurulmuştur. Çalışmanın bir diğer veri toplama aracı olarak ise yine Akdeniz Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli olan öğretim elemanlarıyla gerçekleştirilen bireysel yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Bu çerçevede 32 yabancı uyruklu öğrenciyle odak grup görüşmesi, 11 yabancı uyruklu öğrenci ve 10 öğretim elemanı ile yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi, içerik analizi yoluyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda yabancı uyruklu öğrenciler Türk kültür ögelerini daha çok sosyal hayat, Türk arkadaşlar ve dizilerden öğrendiklerini bununla beraber ders kitaplarından ve öğretim elemanlarından da bu konuda yararlandıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca ders kitaplarında da Türk kültür ögelerinin yer aldığı fakat daha güncel ve yabancı uyruklu öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik kültür ögelerinin yer alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. TÖMER'de derslere girmekte olan öğretim elemanlarının görüşlerine bakıldığında ise öğretim elemanları; kültür aktarımının yabancı dil öğretiminde olması gereken, en temel unsurlardan biri olarak görmekle birlikte ders kitaplarını Türk kültür ögelerinin öğretimi açısından tam olarak yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil öğretimi, Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, dil ve kültür ilişkisi, kültürel etkileşim, kültür aktarımı.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Anadolu Hikâyeleri adlı metinlerin kültür aktarımı açısından değerlerlendirilmesi
Yabancı dil öğrenme sürecinde dilin kelimelerinin ve dil bilgisi yapılarının öğrenilmesinin yanı sıra hedef dilin içinde gelişen kültürün de öğrenilmesi öğrenicinin doğru ve etkin iletişim kurabilmesi için önemlidir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kültür aktarımını sağlamak amaçlı birçok materyal kullanılmaktadır. Bunlardan biri olan hikâye kitapları öğrenicinin ders dışında da öğrenmeye devam etmesini sağlarken Türkçenin edebî söyleyiş güzelliğinin ve Türk kültürünün zenginliğini fark etmelerini sağlamaktadır. Tez çalışmamızın konusu Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Anadolu Hikâyeleri adlı metinlerin kültür aktarımı açısından değerlendirilmesi olarak seçilmiş ve bu kapsamda örneklem olarak Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan "Anadolu Hikâyeleri Seti (A1- A2)" seçilmiştir. Tez çalışmasında Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanındaki gelişmelere katkı sunma ve yeni hazırlanacak yardımcı okuma kitapları için veri imkânı sağlama amacı güdülmüştür. Bu çalışma nitel araştırma desenlerinden tarama modellidir. Çalışmada doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Anadolu Hikâyeleri Seti'ndeki 5 kitaptaki kültürel ögeler analiz edilmiştir. Kitaplardaki toplam kültürel ögeler her kitap için ayrı ayrı ortaya konmuş ve kültürel ögeleri barındırması açısından değerlendirilmiştir. Çalışmada Okur ve Keskin (2013) tarafından kullanılan "Metinlere Yansıyan Kültürel Öge ve Alt Ögeler" ölçeği kullanılmıştır. Anadolu Hikâyeleri adlı 5 ayrı kitaptan oluşan hikâyelerde toplam 166 kültür ögesine rastlanmıştır. Bunlardan 29 tanesi günlük yaşam, 43 tanesi kişiler arası ilişkiler, 25 tanesi değerler ve eğitim, 7 tanesi edebiyat- sanat ve müzik, 23 tanesi gelenekler ve folklor, 8 tanesi sosyal yaşam, 31 tanesi coğrafya ve mekân kategorisi altındadır. Yılkı adlı hikâyede 30, Bayramlık adlı hikâyede 39, Bir Bardak Çay adlı hikâyede 20, Kırmızı Ayakkabılar adlı hikâyede 42, Lâleye Sor adlı hikâyede 35 kültür ögesine rastlanmıştır. Anadolu Hikâyeleri adlı 5 ayrı hikâyeden oluşan kitaplarda kültür aktarımını sağlayacak unsurların kitaplara eşit bir şekilde dağılım göstermediği, kitaplarda bazı kültür ögelerine hiç değinilmediği tespit edilmiştir. Kültür ögelerinin dağılımı açısından bakıldığında en fazla kültür ögesinin yer aldığı hikâyenin Kırmızı Ayakkabılar, en az kültür ögesinin yer aldığı hikâyenin ise Bir Bardak Çay olduğu görülmektedir. Sonuç olarak A1- A2 seviyelerinde kültür ögelerine çok yoğun olarak yer verilmese de kültür ögelerinin dengeli dağılımına dikkat edilmesi gerekmektedir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında kültür aktarımı: Türkçe Öğreniyorum seti (A1-A2 düzeyi)
Bu araştırmada Yunus Emre Enstitüsü tarafından yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için hazırlanmış ders kitaplarından biri olan "Türkçe Öğreniyorum Seti (A1 ve A2 Düzeyi)" kültür aktarımı bakımından incelenmiştir. Türkçenin küresel boyutta gün geçtikçe daha yaygın bir şekilde öğretilmeye başlanması kaynak çeşitliliği ve niteliğiyle ilgili tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ders ortamında öğrenici ve öğreticilerin ana materyal olarak kullandığı seviyeye göre hazırlanmış ders kitapları eğitimin niteliğini artıran en önemli araçlardan biridir. Bu amaçla yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının özellikleri ve kitapların hazırlanma sürecinde dikkat edilmesi gereken durumlarda yapılan araştırmalar incelenmiştir. Bu araştırmada Okur ve Keskin (2013) tarafından hazırlanan "Metinlere Yansıyan Kültürel Öge ve Alt Ögeler" ölçeği temel alınmış, Türkçe Eğitimi bölümünde görev yapan alan uzmanı dört öğretim üyesi tarafından incelenen bu ölçek araştırmaya göre uyarlanmıştır. Çalışma Türkçe Öğreniyorum Seti'nin A1 ve A2 düzeyindeki 6'şar üniteden oluşan dört adet ders kitaplarıyla sınırlı tutulmuştur.Tarama modelinde nitel bir araştırma olarak desenlenen bu çalışmada veriler doküman incelemesi tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda örneklem olarak seçilen ders kitaplarının kültür aktarımı açısında yetersiz olduğu tespit edilmiştir. İncelenen ders kitaplarında kültür ögelerinin dağılımının dengeli yapılmadığı ve kültürler arası karşılaştırma yapma imkanı sunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma aracılığıyla ileride hazırlanacak olan yeni öğretim materyallerine veri imkanı sağlanmaya çalışılmıştır.
Almanca yabancı dil dersinde kültür aktarımı aracı olarak "Menschen A1" ders kitabı: Ders kitabı analizi / "Menschen A1" as a medium of cultural transmission in German as foreign language lessons: An analysis of the teaching
The aim of this master's thesis is to show to what extent, in what way and with which methods the culture of the target country is transferred in German as a foreign language lessons by means of textbooks. In this context, it is shown how and to what extent German culture is presented in the textbook "Menschen A1" and what the goal is. With the help of source research, data was produced and analyzed in terms of topics and exercises in the specified textbook. It took into account through which skill and through which form of exercise the culture was transmitted. With this aim, the grid of Ammer, which divides the culture into sectors, was studied and taken as a basis. The reason for the relevance of the study is to show the intensity of cultural transmission in a textbook designed according to new knowledge. Keywords: Analysis of teaching book, Culture transmission, Menschen A1 Diese Masterarbeit bezweckt, zu zeigen, inwieweit und mit welchen Methoden die Kultur des Ziellandes im DaF-Unterricht mittels Lehrwerke übertragen wird. In diesem Zusammenhang wird versucht, darzulegen, wie intensiv und auf welche Weise die deutsche Kultur im Lehrwerk ,,Menschen A1'' präsentiert und welches Ziel dabei verfolgt wird. Mithilfe von Quellenrecherchen wurden Daten erhoben und im vorgegebenen Lehrwerk in Hinsicht auf Themen und Übungen analysiert. Dabei wurde zunächst in Betracht gezogen, dass es wichtig und nötig ist interkulturelle Aspekte im Lehrwerk zu widerspiegeln, denn Sprache und Kultur können allgemein als untrennbare variablen des Fremdsprachenunterrichts verstanden werden. Anschließend wurde mithilfe des Lehrwerks analysiert, durch welche Fertigkeit und mithilfe welcher Übungsform die Kultur übertragen wurde. Mit diesem Ziel wurde das Raster von Ammer, der die Kultur in Sektoren unterteilt, untersucht und als Basis genommen. Der Grund für die Relevanz der Untersuchung liegt darin, die Intensität der Kulturübertragung in einem nach neuen Erkenntnissen konzipierten Lehrwerk aufzuzeigen. Schlüsselwörter: Lehrwerkanalyse, Kulturübertragung, Menschen A1