Cultural transfer

50 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kültür ve gelenek aktarımı bağlamında coğrafi işaret sisteminin işlevleri

Coğrafi işaret sistemi, birtakım hukuki yaptırımlara sahip üreticiyi, tüketiciyi ve ürünü koruyan bir sistemdir. Sistem; kalitesi, ait olduğu yöreden elde edilen hammaddesi, gelenekselliği ile belli bir üne sahip ürünlerin korunmasını sağlar. Coğrafi işaret tescili alan ürünler, kendine ait karakteristik özellikleri sayesinde yöresiyle özdeşleşen ürünlerdir. Bu ürünlerin oluşumunu belirleyen temel faktörler mevcuttur. Bu faktörler doğal ve beşeri kaynaklıdırlar. Doğal kaynaklı faktörler, ürünün oluştuğu coğrafyayı, iklimi, toprak yapısını, su kaynaklarını kapsarken beşeri kaynaklı faktörler ise, insan faaliyetlerini kapsar. Bu yönüyle coğrafi işaret tescili alan ürünler, yöre halkının kültürünü ve geleneğini yansıtır. Ürüne benzersizliğini veren faktörlerin birleşimiyle meydana gelen ürünler, yöre insanının maddi kültür ürünleridir ve kültürel miras niteliğindedir. Bu bağlamda halkbilimi disiplini kapsamına giren coğrafi işaret tesciline sahip ürünler, kültürü, kültürel mirası, geleneği ve geleneksel bilgiyi gelecek nesillere aktarma işlevine katkı sunar. Bu çalışmada, Türkiye'de coğrafi işaret uygulamasının mevcut durumu hakkında bilgi verilmiş ve coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alınan geleneksel bilgi ve becerilerle üretilen ürünlerin kültür ile gelenek aktarımı bağlamında işlevleri, İşlevsel Kuram temelinde incelenmiştir. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi ile Yaşayan İnsan Hazineleri Sistemi kültür ve gelenek aktarımı noktasında coğrafi işaret sistemiyle benzer işlevlere sahip olduğu ortaya konulmuştur. Böylece coğrafi işaretler sisteminin işlevleri halkbilimi disiplini kapsamında incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Coğrafi İşaret, Kültür, Kültürel Miras, Gelenek, Geleneksel Bilgi, Halkbilimi, İşlevsel Kuram.

Coğrafi işaretlerGeleneklerKültür+4
Yasemin Domaç Yaşar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli bireylerin kültüre dahil olmalarını mümkün kılan araç ve kurumların sosyal antropolojik analizi

Çalışmanın amacı, işitme engelli bireylerin yaşadıkları kültüre nasıl dahil oldukları, bunun için geliştirilen araçların neler olduğu ve bu araçların işlevselliğinin anlaşılmasıdır. İnsanlar sürekli iletişim halindedir. İnsanlar kültürlerini, konuşarak, dinleyerek ve bulundukları toplumla iletişime geçerek öğrenir. Bu çalışmada, işitme engelli bireylerin yaşadıkları toplumun kültürüne dahil olmaları ve kültür aktarımının devamlılığı için oluşturulmuş araç ve kurumların işlevselliği araştırılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Van'da yaşayan "Van İşitme Engelliler, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği"ne üye olan işitme engelli bireyler, işitme engelli bireylerin aileleri, çevreleri ve öğretmenleridir. Araştırma, derinlemesine görüşme tekniği, katılarak gözlem tekniği kullanılarak yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda işitme engelli bireylerin kültüre dahil olmalarında ailenin, işaret dilinin, teknolojinin, eğitimin ve sivil toplum kuruluşlarının etkili olduğu tartışılmıştır.

Aile içi ilişkilerDilEngelli kişiler+7
Hatice Müküs
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Keloğlan masallarını A1-C2 düzeylerine uyarlama çalışması

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında artan ilgi, beraberinde alan için kullanılan materyallerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Türkçe öğretiminde önem arz eden dört temel becerinin geliştirilip desteklenmesi için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Bu materyallerin başında okuma metinleri yer almaktadır. Alanla ilgili son yaklaşımlar yapay ve kurma metinler yerine edebî metinlerin kullanılması gerektiği yönündedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin ders dışında ek materyallere duyacakları ihtiyacı karşılamaya yöneliktir. Çalışmayla edebî metin türlerinden biri olan masalların yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında dil düzeyleri göz önüne alınıp okuma metni olarak uyarlanması ve ders kitapları dışında faydalanabilecekleri ek bir materyal oluşturmak amaçlanmıştır. Uyarlama işlemleri, Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti'nin A1-C2 seviyesindeki dil bilgisi yapıları ve Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni okuma-anlama, yazma ve konuşma kazanımları esas alınarak yapılmıştır. Sözcüksel değiştirimler konusunda Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Dinleme becerisi ile ilgili kazanımlar üzerinde çalışılmamıştır. Söz varlığı etkinliklerinin içerisinde Türkçe-Türkçe sözlüğe yer verilmiştir. Her düzey için iki masal seçilmiş olup toplam 12 Keloğlan masalı üzerinde uyarlama çalışması yapılmıştır. Uyarlanan Keloğlan masalları ile ilgili olarak söz varlığı, okuma-anlama, dil bilgisi, yazma ve konuşma etkinlikleri hazırlanmıştır.

KeloğlanKültürel aktarımMasallar+7
İrem Şimşek
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İran'da uygulanan politikalar bağlamında Türk kadınının kimlik ve dil aktarım sürecindeki rolü

Kültürel ve dilsel çeşitliliği ile bir toplumsal mozaiğe benzetilen İran'da, 1925 yılında Rıza Pehlevi'nin tahta geçmesiyle başlayan modern ulus devlet inşası sürecinde tek dil, tek millet politikasıyla Fars kimliğinin ve dilinin egemenliği sağlanmıştır. İran'ın kimlikle ilgili savları milli birliğin tamamlanması ve korunması için, etnik gruplar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasını amaçlamış ve bu doğrultuda Farsça, kökeni yüzyıllar öncesine dayandığı iddia edilen bir İranî kimliğin tanımlanmasında ve meşru kılınmasında özel bir rol oynamıştır. Buradan hareketle, bu araştırma İran'daki Türk kadınlarının kimlik tanımlamasını ve değerlendirmesini, kültürel aktarım sürecinde anadili tanımlamasını, değerlendirmesini ve aktarımdaki rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Modern İran devletinin inşasında, resmi eğitim sistemi önemli bir rol üstlenmiş ve bir homojenleştirme politikası olarak resmi eğitim yalnızca Farsça dilinde verilmiştir. Nitel yöntemle tasarlanmış bu çalışmada, katılımcıların Farsça eğitim deneyimleri ve uygulanan politikaların Türk kimliğinin kazanılmasına yönelik etkileri yarı yapılandırılmış mülakatlar ile incelenmiştir. Tahran, Tebriz ve Hoy şehirlerinde farklı yaş gruplarına mensup 68 kadınla üç kuşağın deneyimlerini kapsayacak görüşmeler yapılmış, verilerin analizi için Braun ve Clarke'ın tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre farklı grupları içinde barındıran ülkede, sadece Farsların kültürel miraslarının milli kimlik inşasının merkezine alınması, toplumda bir hiyerarşik düzene ve ilişkiye yol açmıştır. Bu yeni düzende Fars kimliği üstün ve egemen kimlik olarak görülürken; Türk kimliği ezilen konumuna itilmiştir. Millet inşası sürecinde uygulanan asimilasyon gibi çeşitli politikalar etkisinde Türk kadınlarının "kimlikleri parçalanmış", anadilleri özellikle eğitim sistemi vasıtasıyla "dilsel soykırıma" uğramış, kimlikleri ve dilleri "dehümanizasyon" politikasıyla ötekileştirilmeye maruz kalmıştır.

AsimilasyonDilKadınlar+7
Hajar Kabırı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli mülteci kadınların fiziksel aktivite deneyimlerinin kültürleşme bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Suriyeli mülteci kadınların göç sonrası fiziksel aktivite deneyimlerini kültürleşme süreçlerini dikkate alarak ortaya çıkarmaktır. Araştırmalar göç eden kadınların fiziksel aktivite düzeylerinin düşük olduğunu göstermektedir. Ayrıca Türkiye'de yaşayan Suriyeli mülteci kadınların fiziksel olarak aktif olmayan risk grubunda olduğu istatistiksel olarak bilinmektedir. Kültürleşme kuramı, bireylerin kültürel anlamda geçişleri nasıl deneyimlediğini göstermede bir bakış açısı sağlamaktadır. Bu sebeple mülteci kadınların yerleştikleri ülkedeki fiziksel aktivite deneyimlerinin iki kültürle bağlantılı olarak ortaya çıkarılmasında yol göstericidir. Nitel araştırma paradigması ile yürütülen bu tez çalışması 19-62 yaş aralığındaki 16 Suriyeli kadın katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri yarı-yapılandırılmış bireysel görüşmeler aracılığıyla inşa edilmiştir. Bireysel görüşmeler katılımcıların isteğine bağlı olarak Arapça veya Türkçe dillerinde gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda iki temaya ulaşılmıştır: "Türkiye'de Yaşam ve Kültürleşme" ile "Mülteci Kadınların Fiziksel Aktivite Deneyimleri". Yapılan analiz sonucunda elde edilen verilere göre mülteci kadınlar kültürleşme sürecinde, yasal ve toplumsal temelde kadınlara yönelik farklı yaklaşımları iki kültür temelinde kıyaslamıştır. Yeni kültür, kadınların Türkiye'de kendilerini görece özgür olarak hissetmelerine sebep olurken aynı zamanda fiziksel aktivite deneyimlerinde de olumlu anlamda değişime sebep olmuştur. Türkiye kültüründe kadınların toplumsal hayattaki konumu ve fiziksel aktiviteye katılımları, Türkiye'de yerel yönetimlerin fiziksel aktiviteye ilgisinin artması, Türkiye'deki spor medyası ve mültecilere sağlanan toplumsal desteğin kadınların fiziksel aktivite deneyimlerini olumlu yönde etkileyen kültürleşme faktörleri olduğu görülmüştür.

Cinsel kimlikFiziksel aktiviteGöçler+7
Beyza Canbaz Kılıç
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Moldova'daki Gagauz Türklerinin dil ve eğitim durumları üzerine sosyolojik bir araştırma

23 Aralık 1994'te Moldova parlamentosunda Gagauziya Özerk Bölge Birimi'nin (Gagauz Yeri) oluşturulmasına ilişkin bir yasa çıkarıldı. Bu yasanın resmi adı "Gagauziya'nın özel yasal statüsü (rus. "Zakon ob osobom pravovom statuse Gagauzii (Gagauz Yeri)") olarak geçmektedir ve yasanın asli amacı kısmında Gagauz Türk halkının özerklik statüsünün tanındığını görebilmekteyiz. Aynı yasaya göre Gagauziya'nın kendi milli bayrağı, marşı ve sembölü belirtilmiş ve bunlar Moldova devleti tarafından da tanınmış oldu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Gagauz Türklerinin siyasi statüleri değiştikçe, sosyo-kültürel yapısı ve kimlik inşasında değişimler gerçekleşmiştir. Bu çalışma kapsamında Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin kültürlerini sürdürme durumları, dil ve eğitim durumları, aile yapısı, sosyal etkileşim durumları, aidiyet duygusu ve kültürel aktarım süreçleri incelenmiştir. Araştırma bölgesi olarak özellikle Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin bulunduğu yerin seçilmesindeki amaç, Gagauz Türklerinin kendilerine ait sadece bu bölgede özerk bir yapıya sahip olmaları. Nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmanın alan araştırması Moldova'da gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise kartopu örnekleme tekniği kapsamında Moldova'da yaşayan Gagauz Türk toplumunun çeşitli kesimlerini temsil eden 29 katılımcı ile yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmış ve analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerine Sovyetler Birliği sonrasında uygulanan eğitim politikalarına göre, eğitim durumlarının yüksek seviyede olduğunu söylemek mümkündür. Gagauz okullarında eğitim ağırlıklı olarak Rus dilinde verilmektedir. Eğitimin kalitesi yüksek olup, yüksek eğitimde fakülte seçenekleri çoktur. Ancak ülkede ekonomik sıkıntılar mevcut olduğundan dolayı genç Gagauz Türkleri eğitim dili olarak Rus dilini benimsemektedirler. Bunun yanında Gagauz Türkleri kendi kültürünü ve Gagauz dilini sonraki nesillere aktarılabilmektedir. Gagauz Özerk Bölgesi yasal statüsünü aldıktan sonra, kendi ana Gagauz dilini koruyabilmektedir. Moldova'da yaşayan Gagauz Türklerinin, Sovyetler Birliği'ndeki gibi çekirdek aile yapısına sahip oldukları belirtilmiştir ve aile içi konuların karar alma sürecinde, tüm aile bireyleri eşit bir şekilde rol oynamaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte dini kısıtlamalar da ortadan kalkmıştır. Gagauz Türkleri için dini teamüllere uyulması önemli olduğunu ifade etmek mümkündür.

DilEğitimGagavuzca+5
Marına Zotovıcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Avusturya'daki Türk sivil toplum kuruluşlarının Türk kültürünün aktarımındaki rolleri ve faaliyetleri

Türkiye'den Batı Avrupa'ya yaşanan kitlesel iş gücü göçü hareketi, 1961-1974 yılları arasında yoğun bir şekilde devam etmiştir. Göç hareketine katılan işçilerden dönmeyi tercih etmeyerek kalan göçmenler zamanla aile birleşimi, evlilik ve kurulan ekonomik ve sosyal ağlar sayesinde Türkiye'den Avrupa'ya göç süreci devam etmiştir. Yaşanan bu göç süreci Avrupa'da Türk sivil toplum örgütlenmesini de beraberinde getirmiştir. Sivil toplum kuruluşları Türk göçmenlerin yaşadıkları ülkelerde kültürel, dini, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmıştır. Türkiye'den Avrupa'ya göç eden göçmenler gittikleri ülkelerde kurdukları dernek, vakıf, birlik ve platform gibi sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla Türk kültürünün yeni nesillere aktarılması ve Türk kültürünün yaşatılması için faaliyetler gerçekleştirmektedir. Türklerin sivil toplum olarak örgütlendiği ülkelerden biri de Avusturya'dır. Bu çalışmada; Avusturya'da Türk göçmenler tarafından kurulan sivil toplum kuruluşları incelenmiş ve bu bağlamda Avusturya'da yaşayan Türklerin sivil toplum örgütlenmesi ve sivil toplum kuruluşlarının Türk kültürünün aktarılmasında rolü ve yaptıkları faaliyetler incelenmiştir. Bu çalışmanın alan araştırması Avusturya'da gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yönteminin yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada ölçüt (Kriter) örnekleme tekniğiyle seçilen Avusturya'da bulunan Türk sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapılmıştır. 9 farklı STK'da çeşitli gözlemler ve izlenimler yapılmış, 15 STK başkanı, yöneticisi ve üyesi ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; Türk göçmenlerin Avusturya'da sivil toplum örgütlenmesi din, hemşericilik ve milliyetçilik temelinde bir bütün oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Avusturya'daki Türk toplumunun STK'lara ilgisinin önemli derecede yoğun olduğu, gerek STK'ların üye sayısı ve STK sayısının her geçen gün artması Avusturya'daki Türk toplumunun sosyal yaşantılarını sivil toplum kuruluşları etrafında geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Türk kültürünün aktarılması sürecinde din, dil, eğitim, sosyal ve kültür alanlarında STK'lar tarafından yapılan faaliyetler Türklere Türk kültürünün aktarılması ve Türk Kültürünün yaşatılmasında önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir.

AvusturyaGöçlerGöçmenler+5
Kenan Sala
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fransa'daki Türk çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeyleri ve atasözlerinin öğretimine yönelik araştırma

Bu çalışmanın amacı Fransa'da 6, 7, 8 ve 9. sınıflarda (11-15 yaş) öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeylerini incelemek, atasözlerini algılamada öğrencilerin hangi noktalarda sorun yaşadıklarını tespit etmek ve toplanan verileri öğrencinin Türkçe dersindeki akademik başarısı, Türkçe kitap okuma sıklığı ve aile içindeki dil kullanımı gibi farklı değişkenlere göre değerlendirmektir. Ayrıca, Fransa'daki Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenlerine atasözleri öğretimi anketi uygulanarak Türkçe ve Türk Kültürü dersleri atasözleri öğretimi açısından incelenip hem genel hem de 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için bir durum değerlendirmesi yapılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan Atasözlerini Algılama Düzeyi Ölçeği (Önel, 2008) ve Atasözleri Öğretimi Anketi (Önel, 2008) çözümlenmesi için tarama modeli kullanılmıştır. Bulgular betimleme yöntemi ile ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Fransa'da yaşayan ortaokul düzeyindeki iki dilli Türk kökenli çocuklar için kültürel değerlerin aktarımında ve Türkçe dil becerilerinin gelişiminde atasözleri kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

AtasözleriFransaKültürel aktarım+5
Zeynep Şeyma Hamurcu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde bir kültür aktarım aracı olarak kalıp sözler

Bu çalışmanın amacı, kalıp sözlerle ilgili araştırmalara katkıda bulunarak Türkçe öğrenirlerinin iletişimsel yeterliğini ve kültürlerarası etkileşim becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak bir veri tabanı oluşturmaktır. Çalışmamızın odak noktasını kalıp sözlerin iletişimsel ve kültürel boyutu ile bunun yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yansımaları oluşturmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle günümüzün en önemli iletişim kanallarından biri durumundaki sosyal medyada kullanılan kalıp sözler belirlenerek listelenmiştir. İki yıllık bir süreci kapsayan sosyal medya taramasında derlenen kalıp sözler, yabancı dil öğrenirinin ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak işlev ve bağlamlarına göre sınıflandırılmıştır. Çalışmamız 5 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın 1. bölümünde, ilk olarak kültür, dil ve iletişim kavramları, bunların birbiriyle etkileşimi ile kültürel iletişim kavramı üzerinde durulmuş; kültürün yabancı dil öğretimindeki yeri kültürlerarası iletişim çerçevesinde ele alınmıştır. Kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlar ile kalıp sözlerin kültür aktarımındaki işlevleri irdelenmiştir. Kalıp sözün tanımı ve özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden farkları üzerinde durulan 2. bölümde, Türkçe ve İngilizce literatürden hareketle "Kalıp söz nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Kalıp sözlerin fonolojik, biçimbilgisel, sözdizimsel, anlamsal ve pragmatik özellikleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın "Genel Bir Bakış" başlıklı 3. bölümünde; oluşturulan "Kalıp Söz Listesi"nden hareketle kültürel değerlendirmeler yapılmıştır. Dinî inanç, yaşam tecrübesi, dünya görüşü ile duygu ve tutumların ifade yollarının kalıp sözlere yansımaları söylem çözümlemesi yöntemiyle ele alınarak yorumlanmıştır. Çalışmanın 4. bölümü "Yabancı Dil Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yeri" başlığını taşımaktadır. Bu bölümde kalıp sözlerin yabancı dil öğretimindeki yeri, konuyla ilgili öğretim yöntemleri ile bu konuda Türkçe literatürde yer alan çalışmalar üzerinde durulmaktadır. vii Kalıp sözlerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimindeki yerini belirlemede kitap setleri önemli bir göstergedir. Çalışmanın 5. ve son bölümünde tarama ve doküman incelemesi yöntemiyle alanda yaygın olarak kullanılan setlerde yer alan kalıp sözler belirlenerek Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'ndeki yeterlikler açısından değerlendirilmiştir. Araştırma ve değerlendirmelerin sonunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kalıp sözlerin iletişimsel ve kültürel işlevlerinden yeterince yararlanılmadığı görülmüştür.

Dil öğretimiKalıp sözlerKültür+6
Semra Bayraktar
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yedi İklim Yabancı Dil Olarak Türkçe setindeki kültürel varlığın incelemesi

Bu çalışmada Yunus Emre Enstitüsü tarafından Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretilmesi amacıyla hazırlanan "Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti"ndeki kültürel varlık, araştırmacı tarafından geliştiren bir kontrol listesi ile büyük "K" kültür ve küçük "k" kültür temaları ve hedef kültür, uluslararası kültür ve kültürel tarafsızlık kategorileri açısından içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmada A1'den C2'ye kadar tüm düzeylerde toplam 144 okuma parçası incelemeye alınmıştır. Araştırmanın sonucunda tüm düzeyler göz önünde bulundurulduğunda okuma parçalarında büyük "K" kültür ve küçük "k" kültür bakımından kitabın neredeyse eşit bir dağılım gösterdiği fakat düzeyler ayrı ayrı incelendiğinde büyük "K" kültür ve küçük "k" kültür dağılımında oldukça büyük farklar ortaya çıktığı ve düzey arttıkça büyük "k" kültür temalarının, özellikle de C1 ve C2 düzeylerde dramatik bir artış gösterdiği gözlemlenmiştir. Ayrıca hedef kültürün, uluslararası kültür ve kültürel tarafsızlık kategorilerine kıyasla oldukça baskın bir şekilde yer aldığı saptanmıştır.

Ders kitaplarıDil eğitimiDil-kültür+7
Bükte Akkoyunlu
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşayan kültürel miras müzeciliği kapsamında Türkiye'deki oyun ve oyuncak müzelerinin kültürel ve eğitsel boyutu

Halkbilimin alt alanı olan çocuk folkloru kapsamındaki oyun ve oyuncak müzeleri, kültürel ve etnografik yönüyle halkbilim, öğretim yönüyle eğitim bilimlerinde önemli bir araştırma konusudur. Oyun ve oyuncak müzelerinin yapısal analizinin yapılması, halkbilim ve eğitim kuramları açısından işlevlerinin tartışılması, oyun ve oyuncak müzelerinin alan çalışması yoluyla çözümlenmesi ve yaşayan kültürel miras perspektifi ile oyun-oyuncak müzelerini birleştiren bir yapı önerilmesi bu tezin amacını oluşturmaktadır. Araştırma sonunda, Türkiye'deki oyun ve oyuncak müzelerinin mevcut durumlarına dair değerlendirme yapılarak çözüm önerileri sunulması ve yaşayan kültürel miras perspektifinin oyun ve oyuncak müzelerinde hangi yöntemlerle sürdürülebileceğinin araştırılması planlanmaktadır. Tüm dünyada formal eğitimi destekleyici ve bağımsız eğitim kurumları olarak her eğitim düzeyinde yararlanılan oyun ve oyuncak müzeleri Türkiye'de yirmi bir tanedir. Bu müzelerin uluslararası anlamda ve her yönden kendilerini geliştirmeleri ve yenilemeleri için bir rapor oluşturmak ve mevcut durumlarını saptamaya yönelik çalışmalar yapmak büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma, oyun ve oyuncak müzelerine yapılan alan çalışması sonucunda elde edilen bulgular analiz edilerek oluşturulmuştur. Çalışmanın 'Giriş' bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve yöntemi açıklanmış, oyun ve oyuncak müzeleri üzerine Türkiye'de ve dünyada yapılan ve bu çalışmaya kaynak oluşturan araştırmalar yöntem, yaklaşım ve kuram bakımından özetlenmiştir. Birinci bölümün birinci kısmında, yaşayan kültürel miras, yaşayan kültürel miras müzeciliği, çağdaş müzecilik, oyun, oyuncak, oyun ve oyuncak müzeciliği kavramları, dünyada ve Türkiye'de oyun ve oyuncak müzeciliğinin tarihsel gelişimi, oyun ve oyuncak müzelerinin konusu ve malzemesi, oyun ve oyuncak müzelerinin yöntem, yaklaşım ve çıktıları açıklanmıştır. Bu bölümün ikinci kısmında çözümleme yaklaşım ve yöntemleri, ilgili araştırmalar ve tezin iskeletini oluşturan çözümleme yaklaşımı sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye'deki oyun ve oyuncak müzelerinin yapısal çözümlemesi yapılmıştır. Ziyaret edilen müzeler, listesi verilen kriterler ışığında analiz edilerek, her analizin hemen ardından çözüm önerileri ve örnek modeller sunulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde oyun ve oyuncak müzelerinin işlevsel çözümlemesi yapılarak, sosyo-kültürel, ekonomik, eğitsel ve siyasi işlevleri tartışılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde ise genel bir durum tespiti yapılarak, sorunlar tartışılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur

Eğitsel değerlerEğitsel unsurlarHalk bilimi+7
Dilek İşler
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana Akıncılar Mahallesi Çingene/Roman kültürünün aktarımında dans ve eşlik unsurlarının etkileri

Çingeneler/Romanlar, yüzyıllar öncesinden Hindistan'dan dünyanın birçok farklı noktasına, neredeyse her yerine, göç ettikleri düşünülen topluluklardır. Ülkemize de göçler gerçekleştiren bu topluluk renkli görünen kişilikleri ve çoğunlukla sundukları eğlenceli hayatlarıyla söz konusu oldukları kadar aynı zamanda ötekileştirilmeye de maruz kalmışlardır. Yaşam tarzları, kimi zaman eğlenceli kimi zaman onları dışlanmaya maruz bırakan hayatları çeşitli çalışmalara konu edinilmiştir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, araştırmanın problemini içerisinde bulundukları tüm toplumlar tarafından ötekileştirmeye maruz kalan, kendilerinin de kapalı gruplar olmaları sebebiyle ötekileştirme sürecini karşılıklı hale getirdikleri etnik bir grup olarak ele aldığımız Çingene/Romanlar ve kültürel alanlarını nasıl muhafaza edebildikleri oluşturmaktadır. Bu çalışma da Adana Akıncılar Mahallesi'nde yaşayan Çingene/Roman grupları üzerinden müzikleri ve danslarıyla eğlence sektöründe oldukça bilinen bu grubun danslarının kültürel bir aktarım unsuru olduğunu ve kültürün devamlılığının sağlanmasında önemli bir rol oynadığını, kültürel bellek ve belleğin yaşatıldığı mekânlar çerçevesinde göstermeyi amaçlamaktadır. Araştırma sahası Adana İli Akıncılar Mahallesi olarak sınırlandırılmış ve sadece bu bölgede yaşayan Çingene/Roman grupları üzerinden çıkarım ve yorumlamalarda bulunulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji modelinden yararlanılmış; katılımlı gözlemlerde bulunulmuş, derinlemesine ikili görüşmeler gerçekleştirilmiş; saha süreci sonrasında alınan araştırmacının ses kayıtlarından saha notları oluşturulmuş, verilerin toplanmasında araştırma grubunun izni dâhilinde video kayıtları alınmış ve düğün ritüellerinin performans çözümlemeleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle; dansın, müziğin ve bu sanatları icra edenlerin Akıncılar Çingene/Roman grubu üzerinde kültürel bir muhafaza ve bir aktarım unsuru olduğu görülmüştür. Günlük yaşamlarında kendileri gibi olmayanlardan Çingene/Roman grubunu ayırmanın zor olduğu, dansların ve danslara eşlik eden unsurların bu ayrımın yapılabilmesinde önemli roller oynadığı sonucuna varılmıştır. Kültürlerini yaşatabildikleri yer olarak düğünler gibi törensel buluşmaların varlığının büyük önem taşıdığı, kültürel alanların kadın ve erkekler tarafından birlikte inşa edildiği, müzik ve dans repertuarlarında yer alan ithal ürün varlıklarının tespit edilmesi sebebiyle sanıldıklarının aksine tamamen dışa kapalı bir grup olmadıkları, aktarım sürecinde çocukların büyük rollerinin olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

AdanaDansDans etme+4
Ebru Akkuyu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde kültürel farkındalık ve ifade yetkinliği kapsamında kuşaklar arası kültür aktarımının incelenmesi

Bütün toplumlarda milletleri birbirine bağlayan, toplumları ayakta tutan millet bilinci ve şuuru kazandırmada önemli bir rolü olan kültürel değerlerin ne olduğu kadar nasıl öğrenildiği ve nasıl aktarıldığı da önemlidir. Çünkü bireylerin kültürel değerlerini öğrenme ve öğretme bilincinde olması kültürün ve birbirine bağladığı toplumun varlığını sürdürmesinde önem arz etmektedir. Bu çalışmada kültürel farkındalık ve ifade yetkinliği kapsamında anneanne-anne-çocuk olmak üzere üç kuşak arasında kültür aktarımı incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Kayseri ilinde yaşayan 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri, bu öğrencilerin anneleri ve anneanneleri olmak üzere 63 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için MAXQDA programı kullanılmış ve içerik analizi yöntemi ile analizi yapılmıştır. Verilen cevaplardan kategori ve kodlar ve oluşturulup tabloya aktarılmış ve görselleştirilmiştir. Kültürün ne olduğu ile ilgili kuşaklar arası bilgi aktarımının tam anlamı ile gerçekleşmediği saptanmışken; kültür aktarımının ne olduğu ile ilgili bilgi aktarımının gerçekleştiği ailelerin çoğunlukta olduğu saptanmıştır. Kültürün nasıl tanıtılacağı ile ilgili kuşaklar arası bilgi aktarımının tam anlamı ile gerçekleşmediği ve üst kuşaktan alt kuşağa doğru cevapların farklılaştığı saptanmıştır. Alt problemlere ilişkin analizlerin sonuçlarına göre kuşaklar arası bilgi aktarımı ve görüş benzerliği ile ilgili farklılıklar görülmüştür. Analizi yapılan verilere bulgular kısmında yer verilerek yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara ilişkin önerilere sonuç ve tartışma kısmında yer verilmiştir.

Kuşaklararası aktarımKültürel aktarımKültürlerarası farkındalık+6
Kamile Kılıçkaya
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturma çalışması

Hedef dilin kültürünü taşıyan deyimler, deyişler, alıntılar ve atasözleri gibi sabit kalıpların, yabancı dil derslerinin içeriklerine ve ders kitaplarına yansıtılması kültür öğretimi açısından önemlidir. Kültür öğretimine temel yabancı dil düzeyinden itibaren deyim öğretimine başlamak, öğrenenlerin hedef dilin kültürünü daha iyi içselleştirmelerine ve daha başarılı öğrenme süreçlerine ulaşmalarına katkı sağlayabilir. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi (AOÖÇ), yabancı dil öğretiminde deyimlerin temel yabancı dil düzeyi için; çok kısıtlı, sınırlı, ezberlenmiş, duruma özgü, basit, kalıplaşmış, günlük, alışılmış, temel, bazı somut durumlara ilişkin, devamlı kullanılan ve kısa deyimler olmaları koşulu ile derslere dâhil edilmelerinin uygun olduğunu önermiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan "Gazi TÖMER Ders ve Çalışma Kitabı A1, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1, TÖMER Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1 ve Yedi İklim Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1" ders ve çalışma kitapları araştırma materyali olarak seçilmiştir. Araştırma materyallerinin taranması sonucunda belirlenmiş olan deyimler (179 deyim) dereceli puanlama anahtarı olarak hazırlanmış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alan uzmanlarının (N:48) değerlendirmesine sunulmuştur. Uzmanlardan toplanan veriler sonucunda her bir deyimin puan ortalaması tespit edilmiştir. Deyimlerin ortalama puanlarının en yüksekten en düşüğe göre sıralanması ile yabancılara Türkçe öğretimi A1 düzeyine uygun olan ve daha az uygun olan deyimler ortaya çıkarılmıştır. Böylece deyimlerin aldıkları ortalama puanlarına göre çeşitli düzeylerde uygunluklarının saptanmasıyla yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyi için bir deyim seti oluşturulmuştur.

Ders kitaplarıDeyimlerKültürel aktarım+4
Kübra Çakır
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel aktarım bağlamında yabancılara Türkçe öğretiminde halk anlatılarından yararlanma

Yabancılara Türkçe Öğretimi son yıllarda önemi artarak devam eden bir alan hâline gelmiştir. Bu alan gerek yapılan akademik çalışmalar gerekse hayata geçirilen yöntem ve projelerle gelişme göstermektedir. Fakat yabancılara Türkçe öğretiminde çalışmaların daha çok dil bilgisi öğretimi üzerinde yoğunlaşması özellikle bu alanın önemli bir unsuru olan kültür aktarımını geri plana itmiştir. Kültürel değerlerimizin hassasiyetle korunduğu folklor (halk bilimi) ürünlerimizin ise yapılan çalışmalarda nadiren yer almasının alan için büyük bir eksiklik olduğuna kanaat getirerek alana katkı sağlama amacıyla Türk halk edebiyatı nesir türleri (halk hikâyesi, masal, destan, efsane ve fıkra) kültürel unsurlar göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Türk halk edebiyatı başlı başına bir edebi alan olmak üzere kendi içinde "Anonim Türk Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı ve Dini Tasavvufi Türk Halk Edebiyatı" olarak çeşitli kollara ayrılmaktadır. Söz konusu edebiyatın mahsulleri; halkın yaşam tarzı, fikirleri, inançları, acıları, sevinçleri, gelenekleri ve görenekleri ile yoğrularak meydana gelmektedir. Bu bağlamda Türk halk edebiyatı, Türk kültürünün hassasiyetle ve şeffaflıkla yer aldığı bir hazinedir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ise kültürel aktarımın da sağlanması gerekliliği göz önüne alınarak Türk halk anlatılarından faydalanmak, dil bilgisel ve kültürel bağlamda ciddi bir materyal olma özelliği kazanmaktadır. Bu çalışmada literatür tarama ve belgesel tarama sonucu elde edilen halk anlatıları, kültürel ögeleri içermesi bakımından incelenmiş ve çalışmaya uygunluğu göz önüne alınarak belirlenmiştir. Çalışma; giriş, sonuç ve öneriler, kaynakça ve ekler dışında üç ana bölümden oluşmaktadır. Anlatıların kültürel bağlamda incelenmesi için "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" metninde belirlenen ve dil öğretiminde aktarılması uygun görülen kültürel ögeler, Türk kültürü ve Türk sözlü geleneği içinde oluşmuş halk anlatıları temel alınarak yeniden şekillendirilmiş ve özgün bir tablo oluşturulmuştur. Alana hizmet noktasında malum tablonun sonraki benzer çalışmalarda fayda sağlayacağı beklentisiyle çalışma şekillenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Kültürel Aktarım, Türk Halk Anlatıları, Kültürel Ögeler.

DestanlarEfsanelerFıkralar+7
Rabia Sekitmen
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ders kitaplarında yer alan millî kültür temasına ilişkin metinler üzerine bir içerik analizi

Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyi için hazırlanan (5.-8. Sınıflar) Türkçe ders kitaplarındaki "Millî Kültür" temasına ilişkin metinleri kültür unsurları açısından incelemektir. Araştırmanın veri setini 2005-2006 eğitim öğretim yılından itibaren okutulan ortaokul (5.-8. Sınıf) Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Bu kitaplar içinden araştırmacı tarafından ulaşılabilen toplam 22 ders kitabı veri seti olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan verilerin analiz edilmesi amacıyla nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizine başvurulmuştur. Sonuç olarak incelenen metinlerdeki tüm kültür unsurlarının 18 tema yoluyla verildiği belirlenmiştir. Bu temalar "destanlar, el sanatları, duygular, gelenek ve görenekler, kişiler, dil, sanat, halk oyunları, yöresel ürünler, efsaneler, ninniler, türküler, bayramlar, Türk mutfağı, geleneksel oyunlar, tarih, geleneksel sporlar ve zanaat" şeklindedir. Türkçe ders kitaplarında kültür unsurlarının aktarıldığı 18 tema tüm sınıf düzeylerinde 74 defa tekrar etmektedir. Bu temalar en fazla 7. sınıf düzeyinde (f=27) tekrar etmekte, onu sırasıyla 6. sınıf (f=19), 8. sınıf (f=17) ve 5. sınıf (f=11) takip etmektedir. Türkçe ders kitaplarındaki kültür unsurlarının aktarıldığı temalar arasında en fazla kullanılan tema duygular (f=17) olarak tespit edilmiştir. Gelenek görenekler, yöresel ürünler, ninniler, geleneksel sporlar ve zanaat temaları tüm sınıf düzeylerinde sadece 1'er defa kullanılmıştır.

Ders kitaplarıKitaplarKültürel aktarım+4
Ahmet Bayraktar
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir el sanatı ustalarının yaşayan insan hazinesi bağlamında değerlendirilmesi

UNESCO tarafından 2003 yılında imzalanan "Somut Olmayan Kültürel Miras" sözleşmesiyle kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılması amaçlanmıştır. Kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarımını sağlayan ustaların bilgi, beceri ve donanımlarının koruma altına alınması için Yaşayan İnsan Hazinesi ulusal sistemi ortaya çıkmış ve geliştirilmiştir. UNESCO'nun ortaya koyduğu ve geliştirdiği Somut Olmayan Kültürel Mirasın taşıyıcılarının yer aldığı bu çalışmada Eskişehir ilinde bulunan Yaşayan İnsan Hazineleri kriterlerine uygun olan geleneksel el sanatı ustaları alan araştırmasıyla tespit edilmiş, ses kaydı ve fotoğraf çekimleriyle kayıt altına alınmıştır. Çalışmada yer alan el sanatı ustalarının icra ettikleri sanat ve zanaatların tarihsel serüvenlerine, icra ediliş aşamaları ve tekniklerine, ustaların kullandıkları malzemelere yer verilmiştir. Eskişehir'in geleneksel el sanatlarının dünü, bugünü ve gelecekteki durumları bu süreci etkileyen nedenlerle birlikte tartışılmıştır. Çalışmanın sonucunda; Eskişehir'de yaşayan geleneksel el sanatlarının günden güne azaldığı ve kültürel mirasın aktarılmasında önemli rol oynayan usta-çırak ilişkisinin birçok sanat ve zanaat dalında bitme noktasına geldiği gözlemlenmiştir. Bu nedenle, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, İl Kültür Turizm Müdürlükleri'nin, Belediyelerin, Üniversitelerin, Halk Eğitim Merkezleri'nin yok olmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatları ve bu sanatları icra eden ustalara maddi ve manevi her türlü desteğin verilmesi gerektiği düşüncesine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aktarım, Eğitim, Eskişehir El Sanatı Ustaları, Geleneksel El Sanatları, Somut Olmayan Kültürel Miras, Sürdürülebilirlik, Yaşayan İnsan Hazineleri

AktarımEl sanatlarıKuşaklararası aktarım+7
Esra Araç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İletişim ve kültür aktarımı olarak yemek: Trabzon örneği

Yemek, zaruri ihtiyaçtan ötürü yaşamın devamını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen fizyolojik bir eylem olarak bilinmektedir. Ancak yemek yemenin karın doyurma dışında farklı toplumsal anlamları da vardır. Yemek, toplumları anlamanın, onları çözmenin değerli bir anahtarıdır. Bu çalışmada yemek konusu; aileyi, toplumu ve toplumsal ilişkileri anlamak amacıyla sosyolojik bağlamda ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, yemek yemenin karın doyurma dışındaki işlevlerini anlama ve derinlemesine analiz etmektir. Bu sebeple, çalışmada yorumlayıcı paradigmaya dayalı olan nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma, yemek kültürü açısından çeşitliliğe sahip olan Trabzon'da gerçekleştirilmiştir. Trabzon il ve ilçelerinde toplam 40 katılımcı ile gerçekleştirilen görüşmelerin deşifre edilen verileri MAXQDA 2022 programı ile analiz edilmiştir. Ortaya çıkan tema ve kodlara göre bulgular değerlendirilmiştir. Çalışmadaki bulgulardan hareketle 'yemek' konusu sosyolojik açıdan; aile ve toplumsal bağın koruyucusu, aktarıcısı, geliştiricisi olarak ele alınmıştır. Yemek yemenin temel ihtiyacı karşılamanın yanı sıra kültür taşıyıcı fonksiyonel yönleri ile aile, arkadaş komşu iletişimini sağlayan işlevsel yönleri üzerinde durulmaktadır. Çalışma ile, görece az sayıda ve sınırlı olan yemek sosyolojisi literatürüne katkı sağlanması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile, İletişim, Kültür, Toplum, Yemek

AileKültürKültürel aktarım+4
Kübra Yıldızlar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kültürel aktarım açısından türkülerin önemi

Toplumlar arasındaki ilişkilerin gelişmesine bağlı olarak yabancı dil öğrenme ihtiyacının arttığı günümüz dünyasında, Türkçenin yabancı dil olarak öğrenimi ve öğretimi alanındaki çalışmalara da önem verildiği gözlenmektedir. Türkiye'nin dünya devletleri arasındaki konumuna bağlı olarak Türkçe öğrenme isteği ve ihtiyacı gün geçtikçe artmakta; buna bağlı olarak Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ile ilgili çalışmalar da hız kazanmaktadır. Dil ile kültür arasındaki ilişki göz önüne alındığında yabancı dil öğrenmenin aynı zamanda yabancı kültürü öğrenme olduğu sonucuna ulaşılabilir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen dil öğrenicileri de aynı zamanda Türk kültürünü tanımaktadır. Bu nedenle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sürecinde ve hazırlanan öğretim materyallerinde Türk kültürü ile ilgili ögelerin yer alması önem arz etmektedir. Milletimizin tarih boyunca yaşadığı olaylar karşısındaki duygu ve düşüncelerinin terennümleri olan türküler, Türk kültürünün zengin hazinelerindendir. Bu bağlamda türkülerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültürünün aktarımı açısından önemli kaynaklardan biri olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürel aktarım açısından türkülerde yer alan kültürel ögeleri tespit etmektir. Bu amaçla Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde belirtilen sosyokültürel ögelere göre türkülerde yer alan kültürel ögeler incelenmiş ve seçilen türkülerle örnek etkinlikler oluşturulmuştur. Bu çalışmada hazırlanan etkinlikler, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türk kültürünün aktarılması ile ilgili olarak türkülerden nasıl yararlanılabileceği hususunda öneriler içermektedir. Nitel araştırma deseninde oluşturulan bu araştırmada, veriler doküman analizi ile elde edilmiştir. Buna göre çalışma gurubunu oluşturan Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi ve Türk Halk Müziğinden Seçmeler kitaplarında yer alan 4265 türkü, Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde yer alan sosyokültürel ögeler kapsamında incelenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenerek 5130 adet kültürel öge tespit edilmiş; bulgular daha önceki çalışmalarla birlikte yorumlanarak türkülerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürel aktarım açısından yeterliliği ve kullanılabilirliği tespit edilmiştir. Dil öğretiminin kültür öğretimiyle birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, bu çalışmanın kültürel aktarım ile ilgili olarak dil öğreticilerine yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Dil öğretimiKültürKültürel aktarım+4
Sıla Türkay Yavuzel
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ürdünlü öğrencilerin Türkçe atasözleri ve deyimleri öğrenmede yaşadıkları güçlükler ve çözüm önerileri

Atasözü ve deyimler, bir toplumun duyuş, düşünüş ve yaşayış şekillerini yani kültürünü yansıtması açısından bakıldığında yabancı dil öğretiminin önemli parçalarından biridir. Bu anlamda, dil öğretiminin hedeflerinden biri olan kültür aktarımını gerçekleştirebilmek için de atasözü ve deyimlerin doğru şekilde ve doğru yerde kullanımının öğretilmesi gereklidir. Bununla birlikte; mecaz, benzetme gibi anlatım unsurları atasözü ve deyimlerde çokça görüldüğü için bu dil ögelerinin öğrenilmesi yabancı dil öğrenen öğrenciler için birtakım zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu noktadan hareketle, çalışmamızda Türkçeyi öğrenen Ürdünlü öğrencilerin atasözü ve deyimleri öğrenme konusunda yaşadıkları güçlükleri belirlemek ve çözümlerine ilişkin öneriler sunmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Ürdün Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi Türkçe ve İngilizce Bölümünde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile Amman Yunus Emre Enstitüsü B2 ve C1 seviyesindeki gönüllü öğrencilerden oluşan gruba atasözü ve deyimler hakkında bir bilgi testi uygulanmıştır. Ayrıca yine gönüllülük esasına göre bu grup içinden 20 kişi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Test ve görüşme sonuçlarının analizinde Ürdünlü öğrencilerin atasözü ve deyim kavramlarının anlamlarını, özelliklerini birbirine karıştırdıkları, nasıl ve hangi durumlarda kullanılması gerektiğini belirleyememeleri, benzer anlam taşıyan atasözü ve deyimleri birbirine karıştırmak gibi bir dizi sorunla karşılaştıkları görülmüştür. Ayrıca, Arapçada bire bir bulunan Türkçe atasözü ve deyimleri daha rahat öğrendikleri de gözlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle, atasözü ve deyim öğretimine yönelik hazırlanan örnek etkinlikler ve sınıf içi uygulamalarla birlikte, Âmmî Arapça ile Türkçe arasında ortak olduğu belirlenmiş olan 200 atasözü ve deyime çözüm önerileri kısmında yer verilmiş; bu dil ögelerinin öğretimine bir katkı olmak üzere tarafımızca hazırlanan ve kullanıma sunulan internet sayfasından örnek görüntüler de yine öneriler kısmında sunulmuştur.

AtasözleriDeyimlerKültürel aktarım+7
Baraa Ahmad
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde efsane türü metinlerden hareketle kültür aktarımının değerlendirilmesi

Son yıllarda yabancı bir dil öğrenmek, hayati öneme sahip konulardan biri haline gelmiştir. Bununla birlikte yabancı dil eğitimi, dil öğretimiyle birlikte "kültür öğretimi" ve "kültürlerarası etkileşime yönelik eğitim" gibi kavramlara yönelmiştir. Bu yönelimin amacı, kültürlerarası etkileşimin arttığı günümüz şartlarında, farklı kültürlere mensup bireylerin sağlıklı iletişim kurabilmesi, kültürel farkındalık kazanmaları ve kültürel farklılıklara saygı duymayı öğrenmeleridir. Bu tez çalışmasında yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, dil öğretimi ile birlikte kültür aktarımının da sağlanması durumu ele alınmıştır. Bu hususta, kültürel ögeleri içerisinde barındıran yazınsal metinlerin kullanımı üzerinde durulmuş ve bu metinlerde bulunması gereken kültürel ögeler belirlenmiştir. Bu amaçla efsane türünün kullanımı ve kültür aktarımını gerçekleştirme durumu değerlendirilmiştir. Efsanelerde yer alan kültürel ögelere dair gerekli incelemeler yapılmış ve bu efsaneler üzerinden örnek etkinlik çalışmaları oluşturulmuştur.Buradan hareketle çalışmamız, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde -kültürlerarası yaklaşım uyarınca- metin çalışmalarının nasıl yapılabileceği, alıştırmalarla nasıl desteklenebileceğini ve gelecekte öğretim sürecine ne gibi eklemeler yapılması gerektiğini anlatmaya yöneliktir. Tez çalışmasının amacı, kültürlerarası eğitimin yabancı dil öğretimindeki önemi ile efsane türünün sahip olduğu kültürel unsurlardan yola çıkarak, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylerde kültür aktarımını sağlamak amacıyla efsane türünün kullanımını değerlendirmek ve bu doğrultuda efsane odaklı ders materyali önermektir Bu tez çalışmasında, nitel araştırma yöntemi olan durum analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi içerik analizi ile yapılıp, veri toplama yöntemi olarak literatür tarama yöntemi ve doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Bu yöntemle, Türk efsaneleri içerisinde kültür aktarımına katkı sağlayabilecek efsaneler incelenmiş ve bu efsanelerde kültür öğretimine yönelik olarak; toplumsal normlar, özel günler, tarihî değerler, örf ve adetlere dair mesajları saptamaya yönelik kaynak taraması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda ele alınan 10 adet efsane; konuyla alakalı örnek çalışmalar ve Avrupa Birliği Ortak Öneriler Çerçeve Programında yer alan sosyokültürel ögelerden hareketle oluşturulan tablo kapsamında incelenmiştir. Söz konusu kültürel olgular ayrıntılı olarak ele alınıp bunlara dair örnekler verilerek bu bulgulara dönük önerilerde bulunulmuştur. Dil öğretiminin kültür öğretimiyle bir bütünlük oluşturduğu ve bu sayede anlamlı bir öğrenmenin gerçekleşeceği sonucuna ulaşılmış olup, kültür öğretiminin sağlanması amacıyla da yazınsal metinlerden yararlanmanın gerekliliği ortaya konulmuştur. Yazınsal bir metin türü olan efsanelerin sahip olduğu kültürel motifler sebebiyle kültür aktarımında gerekli yeterliliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları dil öğreticilerine, kültür aktarımında efsane türünden de faydalanılabileceği konusunda yol gösterici olacaktır.

Karşılıklı etkileşimKültürel aktarımKültürlerarasılık+6
İzem Dağdeviren
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sözcük öğretimi ile kültür aktarımı: Avrupa Ortak Çerçeve Metni'nden hareketle Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti'nin değerlendirilmesi

İletişimin temel ögesi olan dil aynı zamanda kültürün de taşıyıcısıdır. Kültürün dille olan etkileşimi özellikle bir yabancı dili öğrenirken ya da öğretirken daha da önem kazanmaktadır. Öğreniciler, öğrenilen yabancı dille eş zamanlı olarak söz konusu kültürün dile olan yansımalarını da doğrudan öğrenmektedir. Bu yansımalar, dil eğitimi ve öğretiminde yararlanılan ilk kaynak olan ders kitaplarında rahatlıkla görülebilmektedir. Yunus Emre Enstitüsü dünyanın çeşitli yerlerinde kendilerine ait Türkçe öğretim setiyle hizmet veren bir kurumdur. Bu çalışma Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarındaki kültür aktarımına yönelik ögelerin tespiti üzerine şekillenmiştir. Söz konusu kültürel ögeler Avrupa Ortak Çerçeve Metni'ne göre sınıflandırılmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yöntemine göre yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarının Avrupa Ortak Çerçeve Metni'yle büyük oranda örtüştüğü ancak A1-A2 dil seviyesi için bazı kültürel ögelerin ağır olduğu ve bu ögelerin aktarılmasında sadeleştirmeye gidilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Avrupa Ortak Çerçeve Metni, Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti, Kültür Aktarımı

Avrupa Diller İçin Ortak Başvuru ÇerçevesiKelime öğretimiKültürel aktarım+5
Nesibe Taşkın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Annelik deneyimlerinin nesiller arası karşılaştırılması: Manisa örneği

Çalışmanın amacı Manisa ilinde yaşayan aynı aileden üç nesil anne olan kadın görüşmecilerin annelik ile ilgili algı, tutum ve deneyimlerini karşılaştırmaktır. Böylelikle bu çalışmada kadınların nesiller arasında annelik deneyimlerini nasıl edindiği, deneyimlerinin zaman içerisinde farklılaşıp farklılaşmadığı ve anneliğe bakış açılarının anlaşılması amaçlanmıştır. Bunu yapmak için; kadınların kaç yaşında evlendikleri ve çocuk sahibi oldukları, emzirme süreçleri, anne olduktan sonraki sosyal hayatları, anneliğe yükledikleri anlam, annelik ile ilgili bilgi edinmeleri, annelik deneyimlerindeki güçlü ve zayıf yönleri, çocuklarıyla ilişkisi, kendi anneleriyle olan ilişkileri, çocuk bakımında zorlandıkları konular ve kimlerden destek aldıkları üç kuşak anne arasında benzerlikleri ve farklılıkları analiz edilmiştir. Araştırmada olasılıklı olmayan örneklem yöntemlerinden kartopu örneklem tekniği ile belirlenen 15 genç kuşak, 15 orta kuşak ve 15 yaşlı kuşak anne olmak üzere toplam 45 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 ve SPSS 20 programları kullanılmıştır.

Anne deneyimiAnnelikKadınlık+4
Nazlı Asena Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılar için Türkçe İstanbul (Istanbul Turkish for Foreigners Course Book) ve Yedi İklim orta seviye ders kitaplarının kültür aktarımı açısından incelenmesi

Bu çalışmada, İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi okutmanları tarafından hazırlanan, İstanbul Üniversitesi ile Çukurova Üniversitesi TÖMER'de (Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi) okutulan İstanbul ile Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan Yedi İklim orta seviye Türkçe öğretimi ders kitapları kültür ögeleri açısından incelenmiş ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu ders kitapları A1-A2 (Temel), B1-B2 (Orta) ve C1 +(İleri) seviyelerinden oluşmaktadır. İncelediğimiz Türkçe öğretim setleri; AODÇ (Avrupa Ortak Dil Çerçevesi) kriterlerince belirlenmiş, dil düzeylerine uygun biçimde düzenlenmiş, iletişim ve öğrenen odaklı yaklaşıma göre yapılandırılmıştır. Çalışmamızda sözü edilen ders kitaplarında Türk toplumunun ve kültürünün temel ve önemli özelliklerinin yansıtıldığı kültürel etkileşim, kültür aktarımı, çeşitli kültür ögeleri ve metinlerdeki kültürel bilgi içerikleri ile kültür kodları üzerinde durulmuştur. Çalışmada amaç, adı geçen yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki kültürel değerlerimizin tespitini yapmak ardından bazı değerlendirme ve önerilerde bulunmaktır.

Avrupa Ortak Dil ReferanslarıDers kitaplarıDil öğrenme yöntemleri+7
Filiz Ördek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects