Lighting
88 theses under this subject heading
Amorium Kazısı 2013-2015 yılları cam buluntuları
Afyonkarahisar'ın Emirdağ İlçesi'nin 12 km. doğusunda yer alan Amorium'da 2013-2015 yıllarında yürütülen kazılar sırasında bulunan cam objeler bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Amorium M.Ö. 2000'li yıllardan itibaren Hitit, Phryg, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz yerleşim görmüş bir antik kenttir. Kent, Yukarı Şehir ve Aşağı Şehir olarak iki başlık altında değerlendirilmektedir. Amorium'da ilk çalışmalar, 1987 yılında Prof. Dr. R. Martin Harrison tarafından bir yüzey araştırması ile başlamıştır. Çalışmalar 1993 - 2009 yılları arasında Dr. Chris Lightfoot tarafından devam ettirilmiştir. 2013 yılında Amorium kazı çalışmaları Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp'in Bilimsel Danışmanlığında sürdürülmüştür. 2014 yılından itibaren kazı çalışmaları Bakanlar Kurulu kararı ile Anadolu Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi olan Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp'in kazı başkanlığında devam etmektedir. 2013-2015 yılları arasında 505 adet cam obje ele geçmiştir. Camın kırılmaya elverişli bir yapıya sahip olması nedeniyle buluntular küçük parçalar halindedir. Ele geçen buluntular sayısal yoğunluklarına göre bilezik, gövde, pencere camı, ağız kenarı, tessera, kaide, kulp ve kandillere ait parçalardır. Bunun yanı sıra buluntular arasında cam üretiminin dolaylı bir kanıtı olan cüruflar yer almaktadır. Amorium cam objeleri malzeme niteliği, renk, süsleme, ele geçtiği tabaka ve karşılaştırma örnekleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Amorium, Bizans, Cam, Aydınlatma, Bilezik.
Robotik sistemlerde görüntü işleme tabanlı nesne tanıma için akıllı ortam aydınlatması
Görüntü işleme tabanlı uygulamalarda ortam aydınlatması, nesnelerin doğru tespit edilmesi ve enerji kullanımı açısından önemli bir husustur. Klasik yöntemlerde ortam aydınlatması ışık kaynağı sürekli açık tutularak, ihtiyaca göre elle açılıp kapatılarak, zamanlayıcı kullanarak veya çeşitli sensörler yardımıyla aydınlık düzeyi ölçülerek otomatik olarak yapılmaktadır. Bu tez çalışmasında, robotik elleçleme uygulamalarına yönelik nesne tespiti ve pozisyon belirlenmesi amacıyla görüntü işlemeye dayalı referans-renk-tabanlı akıllı ortam aydınlatması yapan bir gömülü sistem tasarımı yapılmış ve performansı incelenmiştir. Sistemde asgari aydınlık düzeyinin elde edilmesi için harici bir sensöre ihtiyaç duyulmadan pozisyonları daha önceden belirlenmiş kırmızı, yeşil, mavi ve sarı renkli nesneler referans alınarak aydınlatma sisteminin gücü ayarlanmaktadır. Tasarlanan sistemde görüntü işleme, aydınlatma ve 3-eksen elleçleme işlemleri için Raspberry Pi 4B mini bilgisayar ve GRBL yazılım yüklü Arduino CNC shield kartı kullanılmıştır. Görüntü alma işlemi Raspberry Pi kamera modülü üzerinden, nesnelerin elleçlenmesi ise bir elektromıknatıs ile yapılmıştır. Aydınlatma için PWM sinyali ile sürülen 12V DC beyaz şerit LED lamba kullanılmış ve aydınlık düzeyi oransal olarak kontrol edilerek akıllı ortam aydınlatması yapılmıştır. Sistem arayüz yazılımı Python dilinde kodlanmıştır ve görüntü işleme ile nesne tanıma ve pozisyon belirlenme için OpenCV kütüphanesi kullanılmıştır. Tasarlanan sistemin performansının incelenmesine yönelik deneysel çalışmalar kapsamında beyaz ışık ile aydınlatma yapılmış, platform zemini için yansıma yapmayan beyaz mat renkli plastik fon kullanılmış ve platform üzeri siyah örtü ile örtülmüştür. Renk tabanlı görüntü işleme ile nesne tespitinde Kırmızı, Yeşil, Mavi ve Sarı olmak üzere farklı renklere sahip referans nesneler kullanılarak gerekli olan minimum platform aydınlık düzeyi değerleri araştırılmıştır. Elde edilen deneysel sonuçlara göre; tespit işleminde renk seçimin önemli olduğu anlaşılmış ve bu renkler içerisinde en az aydınlık düzeyine ihtiyaç duyulan rengin sarı olduğu tespit edilmiştir. Sarı rengi ise sırasıyla, yeşil, kırmızı ve mavi renklerin takip ettiği görülmüştür. Tasarlanan sistemde yaklaşık 50 lx aydınlık düzeyinde renk tabanlı nesne tespitinin başarılı bir şekilde yapılabileceği ve çevresel aydınlatma durumuna bağlı olarak yaklaşık 0-225 mW arasında değişen bir güce ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; akıllı ortam aydınlatması yapan gömülü sistemin çevresel koşullara bağlı olarak değişen enerji tasarrufu ile asgari aydınlık düzeyini sağladığı görülmüştür.
Dumlupınar Üniversitesi Merkez Kampus çevre aydınlatma elektrik enerjisinin; güneş enerjisi ile sağlanması
Günümüzde enerji ihtiyacı nüfus artışı, hızlı teknolojik gelişmeler, ekonomik büyüme ve küreselleşme gibi etmenlere bağlı olarak artmaktadır. Güneş enerjisi, enerji tüketimine cevap verebilmek amacıyla kullanılan alternatif enerji kaynaklarından birisidir.Bu tez çalışmasında Dumlupınar Üniversitesi merkez kampüsünde bulunan tüm dış aydınlatmaların, güneş enerjisi ile elektrik ihtiyacı karşılanırsa, uygulanabilir projesi nasıl olur sorusuna yanıt vermiştir. Bunun için mevcut aydınlatma armatürlerini besleyen enerji dağıtım panolarındaki akımlar ayrı ayrı ölçülmüştür. Bu ölçümler sonucunda kurulu güç hesaplanmıştır. Projede güneş pilleri on-grid inverter ile şebekeye bağlı olarak sistemi beslemiştir. Projede gerilim düşümü hesaplamaları yapılmış, buna bağlı dağıtım projesi de çizilmiştir. Kullanılacak olan güneş paneli sayısı ve inverter gücü hesaplandıktan sonra kampüste uygun bulunan arazi seçilerek yerleri proje üzerinde gösterilmiştir. Projede kullanılacak malzemelerin maliyet analizi çıkarılarak, projenin ne kadar sürede ekonomik olacağı hesaplanmıştır.
Şanlıurfa Kızılkoyun ve Kale Eteği Nekropollerinin kandil buluntuları
İnsanoğlu, ateşi keşfedip kontrolünde tutmaya başlamasıyla birlikte aydınlatmada da kullanmıştır. Aydınlatmada ilk olarak meşale, sonrasında mum devamında ise kandil kullanılmaya başlanmıştır. Kandiller birçok malzemeden yapıldığı gibi kolay taşınması kullanım pratikliğini doğurmuştur. Yapılan kazılarda en çok karşılaşılan buluntulardan biride, pişmiş toprak kandillerdir. Şanlıurfa Kale Eteği ve Kızılkoyun Nekropollerinde yapılan arkeolojik çalışmalarda, kaya mezar odalarının iç kısımlarında kalıp yapımı pişmiş toprak 162 adet kandil ele geçmiştir. Kandillerin burun ve gövde yapılarına bakılarak, 4 ana tip oluşturulmuştur. Her ana tip, kendi içerisinde farklı özellikler gösterenler için, alt tiplere ayrılmaktadır. Kandiller hakkında yerli ve yabancı kaynak taraması yapılarak benzer özellikler gösteren tipler ile karşılaştırılmıştır. Kandillerin tarihlendirilmesi, bulundukları nekropollerdeki diğer buluntular ve benzer özellikler taşıyan örnekleri ile karşılaştırarak yapılmıştır. Uygun görülen tarihler arasına, Hristiyanlık inancının girmesi sonucunda iki tarih verilmesi uygun görülmüştür. Kandillerin geneli M.S. 3.-5. yüzyıl arasına tarihlenirken üzerinde Hristiyanlık sembolü olan haç motifliler M.S. 4.-5. yüzyıl olarak tarihlemek uygun görülmüştür. Nekropollerde ele geçen kandiller, Şanlıurfa Müzesi Müdürlüğü'nün deposunda muhafaza edilmektedir. Arkeolojik kazılar sonucunda müzeye getirilen pişmiş toprak kandiller üzerine yapılacak ilk çalışma olması ve yapılan kataloglamayla da bundan sonra yapılacak çalışmalara katkı sunacaktır. Ayrıca, kandillerin üretildikleri yerin saptanması, bölgenin ticari, ekonomik ve inanç ilişkilerinin değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Üç boyutlu sanal gerçeklik ortamında mimari mekan temsilinin geliştirilmesi: Temel anlam ve yan anlam yaratma
Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi, mimari mekan temsil biçimlerini hem zenginleştirmekte hem dönüşüme uğratmaktadır. Üç boyutlu sanal gerçeklik ortamları da, bilgisayar destekli temsil biçimleri arasında en yenilerinden biridir. Temsiliyet evrenine yeni katılması nedeniyle, üç boyutlu sanal gerçeklik ortamları, geleneksel temsil biçimleri kadar etkili biçimde kullanılamamaktadır. Bu sorunun temelinde, bu ortamların, bir temsiliyet biçimi olmasından çok bir mekan algısı yarattığı yanılgısı yatmaktadır. Temsiliyetin tanımında yer alan, bir şeyi belirgin özellikleriyle yansıtma özelliği, tasarlanan sanal gerçeklik ortamlarında göz ardı edilmektedir. Oysa, kendisinden daha eski ve geleneğe sahip olan temsil biçimlerinde, mekanın temsili, yani mekanın aktarılması istenen özelliklerinin anlatımı başarıyla yapılabilmektedir.Bu çalışmada, bir görsel temsil biçimi olarak üç boyutlu sanal gerçeklik ortamlarının mekansal temsiliyet biçimi olarak geliştirilmesi için bir yöntem önerilmektedir. Öncelikle mekan algısına yönelik olarak bilişsel harita kavramı incelenmiştir. Geleneksel temsiliyet biçimlerinin bu bilişsel haritayı ve dolayısıyla mekan algısını yönlendirerek, mekansal anlatıya nasıl ulaştığı ortaya konulmuştur.Üç boyutlu sanal gerçekliğin bir görsel temsil biçimi olduğu göz önünde bulundurularak, kendisinden önce gelen ve mekanın temsiliyetine süreç kavramını da dahil eden sinemanın göstergebilimi incelenmiştir. Sinema ve fotoğrafın, temel anlam ve yan anlam oluşturma süreçleri ortaya konulmuştur. Bu süreçlerin, sanal gerçeklik ortamının özgün olanakları ile birlikte nasıl kullanılabileceği tartışılmıştır.Yöntem olarak, sinemanın göstergebilimi açısından önemli bir yere sahip ışıklandırma tekniği seçilmiştir. Işıklandırma tekniği, sanal gerçeklik ortamını diğer temsiliyet biçimlerinden ayıran etkileşim öğesi ile birlikte kullanılmış ve dinamik ışıklandırma yardımı ile bir mekan temsili oluşturulmuştur. Üç boyutlu sanal gerçeklik ortamında oluşturulan bu temsil, mimarlık fakültesi öğrencilerine deneyimletilmiş, yapılan gözlemlerin ve bilişsel ölçümlerin sonuçları tartışılmıştır.Sonuçta, mekansal algıyı yönlendirme amacı taşıyan dinamik ışıklandırma gibi anlatım tekniklerinin üç boyutlu sanal gerçeklik ortamlarının özgün dilini oluşturabilecek potansiyeli taşıdığı görülmüştür. Dinamik ışıklandırma yardımı ile oluşturulan yan anlam, kullanıcıların bilişsel haritalarını dönüştürmekte ve aktarılmak istenen mekansal anlatıya ulaşılabilmektedir. Üç boyutlu sanal gerçeklik ortamlarının mekansal temsiliyet olarak geliştirilmesinin ve kendi göstergebilimine sahip olabilmesinin bu teknikler üzerinde yapılacak çalışmalarla mümkün olacağı ortaya konulmuştur.
Tiyatro salonlarının aydınlatma düzenleri açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi
Aydınlatma tasarımının hedefi kullanıcı gereksinimlerine uygun koşulları oluşturmaktır. Bu koşullar her aydınlatma türü için farklı özellikler göstermektedir. Sahne performanslarının gerçekleştirildiği ortamlardan biri olan tiyatrolarda, izleyicilerin gösteriden hoşnut olabilmeleri ve oyuncuların rol aldıkları oyunda iyi bir performans ortaya koyabilmeleri amaçlanır. Bu iki kullanıcı grubundan herhangi biri için yapılmış olan aydınlatma, diğer grup için rahatsızlık oluşturmamalıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, sahne performanslarının gerçekleştirildiği ortamlardan biri olan tiyatroların sahne ve parter aydınlatma düzenlerinin özelliklerinin belirlenmesi, temel ilkelerin verilmesi, bu ilkeler doğrultusunda kullanıcıları olan izleyici ve oyuncular üzerindeki etkilerinin ortaya koyulmasıdır. Bu bağlamda çalışma kapsamında kapalı salonlardaki parter ve sahne aydınlatma düzenleri konusunda genel ilkeler verilmiş, İstanbul'da yer alan beş tiyatro salonunun parter ve sahne bölümlerinin aydınlatma düzenlerine yönelik nesnel ve öznel inceleme sonuçları sunulmuştur. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Bölüm 1'de konuya giriş yapılarak çalışmanın, literatür özeti, amacı ve hipotezi verilmiştir. Bölüm 2'de tiyatro aydınlatması ve çalışma yöntemi ele alınmıştır. Bölüm 3'te inceleme yapılan tiyatro salonları ve oyunlara ilişkin genel bilgiler verilmiştir. Bölüm 4'te parter aydınlatma ilkeleri, bu ilkeler doğrultusunda yapılan nesnel (ölçme) ve öznel (anket) incelemeler, inceleme sonuçlarının değerlendirilmesi verilmiştir. Bölüm 5'te sahne aydınlatması ilkeleri, bu ilkeler doğrultusunda yapılan nesnel (ölçme) ve öznel (anket) incelemeler, inceleme sonuçlarının değerlendirilmesi verilmiştir. Bölüm 6'da yapılan bu çalışma ile ilgili genel değerlendirme ve sonuçlar verilmiştir.
Aydınlatmada gölge niteliğinin irdelenmesi
Aydınlatma tasarımlarında görsel konfor gereksinimlerinin karsılanması, yaratılmak istenen estetik ve mimari özelliklerin vurgulanması bakımından, gölge niteligi konusu büyük önem tasır. Gölgenin iki ayrı niteliginden biri olan `sertlik-yumusaklık', gölge alan sınırlarının net bir biçimde algılanıp algılanamaması ile ilgilidir. Gölgenin ikinci özelligi olan `açıklık-koyuluk', gölgeli alan ile aydınlık alan arasındaki ısıklılık farkı ile ilgilidir. Bu çalısmada, aydınlıgın niteligi konularından biri olan gölgenin özellikleri sertlikyumusaklık ve açıklık-koyuluk olarak iki grupta ele alınmıs, bunları etkileyen degiskenler belirlenmis ve örnekler aracılıgıyla irdelemeler yapılmıstır. Gölge sınırları ile ilgili olan gölgenin sertligi-yumusaklıgı tanımlanmıs, yüzey büyüklüklerinin algılanmasına yönelik duyulanma büyüklügüne göre derecelendirilmistir. Sertligi-yumusaklıgı etkileyen degiskenler belirlenmis ve bunların gölgeye etkisi geometrik olarak incelenmistir. Kapalı hacimlerde, belirli durumlar için olusan degisik sertlik-yumusaklıktaki gölgelerin aydınlık dagılım özelligi arastırılmıs ve degerlendirilmistir. Aydınlık dagılımı, aydınlık düzeyi hesabı ve bir aydınlatma programıyla belirlenmis, geometrik hesap yoluyla elde edilen sertlik-yumusaklık dereceleri ile karsılastırılmıstır. Gölgeli alan ve aydınlık alanların ısıklılıkları ile ilgili olan gölgenin açıklıgı-koyulugu tanımlanmıs, ısıklılık farklarına baglı olarak derecelendirilmistir. Kapalı hacimlerde, belirli durumlar için olusan degisik açıklık-koyuluktaki gölgelerin aydınlık dagılım özelligi arastırılmıs ve degerlendirilmistir. Ayrıca, iç yüzey yansıtma çarpanlarının gölgenin açıklık-koyuluk özelligine etkisi incelenmistir. Birincil ısık kaynagı boyutu ve sayısı, engel boyutu, ikincil kaynakların ısık yansıtma çarpanı gibi degiskenlerin gölge niteligine etkisi çesitli örnekler aracılıgı ile incelenmis, elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve degerlendirilmistir. Anahtar Kelimeler: Gölgenin niteligi, gölge çekirdegi, yarı gölge, sertlik ve yumusaklık, açıklık ve koyuluk.
Hastane aydınlatması ve elektriki güvenliğinin incelenmesi
Bilindiği üzere hastaneler, topluma hizmet veren tüm diğer kurumlarda olduğu gibi, toplumun gelisim ve ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olmalıdır. Hasta için olusturulması mecburi görsel konfor ve elektriksel güvenliğin gelistirilmesi ile uygulamasının doğru yapılması önemlidir. Genel olarak bu çalısmada aydınlatma ve güvenlik sistemlerinin tüm hastane binalarındaki önemi ve gerekli çözüm önerileri ortaya konmustur. Hastanelerde aydınlatma sisteminin önemi büyüktür. Olabildiğince gün ısığından yararlanılmaya çalısılmalıdır. Yapay aydınlatmadaki amaç enerji tasarrufundan daha çok; ısığın renginin ve çevresel faktörlerin hasta üzerinde olumlu psikolojik etkiler yaratmasıdır. Hastaların kendilerini huzurlu bir ortamda hissetmeleri tedavi sürelerini hızlandıran en önemli etkenlerden bir tanesidir. Hastanelerin farklı bölümlerinde uygulanan aydınlatma sistemlerinin özelliklerine değinilmistir. Herhangi bir acil durumda, hastanenin güvenli bir sekilde bosaltılması acil aydınlatma sistemine bağlıdır. Sistemin seçimi ve isletimi sırasında dikkat edilecek hususlar belirtilmektedir. Hastanelerdeki elektriksel güvenlik sistemlerinin, hasta ve personelin can güvenliği açısından büyük önem tasıdığı bilinmektedir. Teshis ve tedavi yöntemlerinde modern tıbbi elektrik cihazlarının daha çok yer alması ile elektrik tesisatının güvenliği önem kazanmıstır. Elektrik tesislerindeki farklı topraklama sistemlerinin koruma özelliklerinden, güç beslemesinden ve özel koruma yöntemlerinden bahsedilmektedir. Ayrıca hastanelerde olması gereken hemsire çağrı sistemi ve havalandırma sistemlerinin özellikleri anlatılmaktadır. Bir hastane tesisatına ait örnek projeler verilmis ve bu kısımda hastane bölümlerinde bulunan özel odalara ait teknik detaylar ve uygulama örnekleri verilmistir. Anahtar kelimeler: Hastane elektriği, hastane aydınlatması, topraklama sistemleri, tıbbi alanlarda elektriksel güvenlik, koruma sistemleri.
Emotional influences of color in the design of interior spaces
Design researches and its association with emotions are new research in the world. There is an apparent lack in Iraq of research dealing with the emotional aspect of design. Selections of colors for interior spaces were usually accomplished either by the designer or by the investor based on imported formulas, especially in fast food restaurants. This was the main problem addressed in this research. One of the most important objectives of the research was to determine the emotional values of the primary and secondary colors based on the choices of samples from Iraqi society. The researcher examined color and its relationship with emotions in a theoretical framework. In addition, previous studies are reviewed and discussed. A survey study was conducted to reach the research data. The most important of these is the design of two questionnaires to determine the emotional vocabulary for each color based on the culture of Iraqi society. One of the questionnaires was created for abstract colors and the other for the interiors of fast-food restaurants. Participants in the questionnaire were students of the Department of Design, University of Baghdad. The research reached a number of results, the most important results were: a) each color has an emotional value that varies based on time, place, and society's culture. b) It is preferable to use yellow, separately or as a dominant color, in fast food interiors in Iraq, as it has achieved the highest emotional vocabulary, Acceptable and Attractive, followed by violet color.
Acil durum kaçış güzergahı tasarımında aydınlatmanın önemi ve Halkalı kültürel tesis projesinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında acil durum kaçış güzergahı tasarımında aydınlatmanın önemi ele alınmıştır. Günümüzde artan nüfusla beraber ortaya çıkan yeni mekan arayışı, bir çok mekanın yeniden tasarlanmasına ve yeni mekanların oluşturulmasına sebep olmuştur. Bu mekanların oluşturulması birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Herhangi bir acil durum anında, kullanıcıların hızlı bir şekilde ve karmaşaya sebep olmadan kaçış güzergahına ulaşarak, güvenli bir şekilde mekanları tahliye edebileceği önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu çalışmada, acil durum kaçış planları ve bu planlar üzerinde tasarlanan aydınlatma sistemleri ve özellikleri hakkında bilgi verilmektedir. Kullanıcıların, kaçış güzergahlarını zamanında ve doğru bir şekilde fark ederek tahliye olabilmeleri için çeşitli açıklamalara yer verilmektedir. Bu kapsamda, hem aydınlatma hem de acil durum kaçış planı üzerine kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışma konusu, genelden özele giden bir şekilde kapsamlı olarak ele alınarak çeşitli önerilere de yer verilmektedir. Halkalı Kültürel Tesis projesi üzerinden incelemeler yapılmıştır. Yapılan literatür araştırmaları sonucunda acil durum kaçış aydınlatması ile alakalı, her geçen gün yeni modeller ve tasarımlar geliştirildiği görülmektedir.
19.yüzyılın ikinci yarısında İstanbul'da aydınlatma aracı olarak havagazı
Bu çalışmada kent dediğimiz toplumsal yapının tarihsel dönüşümünü, Avrupa'da Sanayi Devrimi'nden sonra kapitalizm ile birlikte gelişmeye başlayan modern kent olgusunun Osmanlı Devleti'nde nasıl bir seyir izlediğini, bu seyir içerisinde önemli bir nokta olan şehir aydınlatmasının ilk örneği olan havagazı ile aydınlatmanın nasıl ve nerelerde gerçekleştirildiği incelenmiştir. Ayrıca batılılaşma evresinde aydınlatmanın Osmanlı toplum hayatına yansımalarını ve havagazı ile aydınlatma konusunda devletin müteşebbislere verdiği imtiyazlar ve bu imtiyazların şartları değerlendirilmiştir. Osmanlı Devleti'nde başkent İstanbul'da başlayan kentsel reformlar ve ilk cadde-sokak aydınlatmalarının gelişimi ile ilgili yaptığımız bu çalışmada havagazı aydınlatması konusunda ana kaynağımız Başbakanlık Osmanlı Arşivleri olmuştur. Arşivin çeşitli fonlarında bulduğumuz belgelerin konu ile alakası olmayan kısımlarını tefrik ettikten sonra belgeleri değerlendirmeye çalıştık. Ayrıca dönemin gazeteleri, dergiler ve konu ile alakalı diğer çalışmaları imkânlar dâhilinde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma, konu sınırlandırmamız sebebiyle modern kent bağlamında incelediğimiz aydınlatma hizmetlerinin sadece havagazı ile ilgili olan kısımlarını ihtiva etmektedir. Anahtar Sözcükler 1.Kent 2.Aydınlatma 3.Modern 4.Havagazı 5.Batılılaşma
Hasankeyf kazılarında 2007-2009 yıllarında bulunan aydınlatma ve depolama işlevli sırlı seramik kaplar
Hasankeyf Orta Çağın önemli ticaret kentlerinden biridir. Son zamanlarda yapılan Orta Çağ kazıları sonucunda İslam seramiği üzerine önemli çalışmalar yapılmaktadır. Ancak Orta Çağ depolama ve aydınlatma kaplarına yönelik çalışma bulunmamaktadır. Bu eksiğin giderilmesi düşüncesiyle ?Hasankeyf Kazılarında 2007-2009 Yıllarında Bulunan Aydınlatma ve Depolama İşlevli Sırlı Seramik Kaplar? başlıklı bu çalışmaya yönelerek, öncelikle arazi ve depo çalışmalarına başlanmıştır. Seramiklerin çizimi, katalog düzeni oluşturulup, ardından kütüphane çalışması yapılmıştır. Kataloga alınan 177 parçanın karşılaştırma ve değerlendirmesini yaparak, Türk İslam seramik sanatındaki yerlerini belirlemeye çalıştık.Bu çalışmada seramikler kapların işlevlerine göre gruplara ayrılmıştır. Kandil örnekleri 2 gruba ayrılmıştır. Bu çalışmada 24 adet kaidesiz, 18 adet kaideli kandil örneğimiz bulunmaktadır. Kandillerde tek renk sır tekniği kullanılmıştır. Yeşil, türkuaz, mor sırlı kandillerde bezeme görülmemektedir.Küp, testi, ibrik ve kavanoz gibi depolama kapları, 4 ayrı bölümde anlatılmıştır. Günlük yaşamda kullanılan bu kaplarda tek renk sır, sıraltı boyama, boya akıtma, kazıma teknikleri görülmektedir. Yeşil, şeffaf beyaz, türkuaz, kobalt mavisi ve mor sır kullanımı görülmektedir. Testi ve kavanoz örneklerinde bitkisel, yazı, geometrik süsleme çeşidi bulunmaktadır.Çalışmamızın diğer Orta Çağ merkezlerinin kandil ve depolama kapları çalışacak kimselere, tipoloji sayesinde karşılaştırma ve değerlendirme imkânı sağlamasını umut etmekteyiz.Anahtar Kelimeler:1. Hasankeyf2. Kandil3. Küp4. Testi5. Kavanoz
Aydınlatma amaçlı LED matrisi üretimi ve ısıl özelliklerinin çözümlenmesi
Günümüzde hızla gelişen teknoloji ile aydınlatmada yeni yöntemler kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan son zamanlarda en fazla ilgi göreni led aydınlatmadır. Bu tez çalışmasında, led'lerin matris bağlanması ile yapılan aydınlatma yönteminde ortaya çıkan sorunlar tespit edilerek bu sorunları ortadan kaldırmak veya en aza indirmek için yapılabilecek işlem ve yöntemler incelenmiş ve denenmiştir. Bu çalışmada denetleyici olarak PIC16F877 kullanılmıştır. Deneyler için 10x10 led matris, matris sürücü devresi ve mikrodenetleyici devresi oluşturulmuş, deneyler dış ortam etkilerini bertaraf etmek için kapalı kabin içerisinde gerçekleştirilmiştir. Deneylerde; gerilim, tarama frekansı, tarama yöntemi, görev periyodu ve ortam sıcaklığı değişkenleri donanımsal ve programsal olarak değiştirilerek alınan veriler kaydedilmiş ve tartışılmıştır.
Monokristal, polikristal ve amorf-silisyum güneş panellerinin verimliliğinin incelenmesi ve aydınlatma sistemi uygulaması
Yenilenebilir enerji kaynakları arayışları yaşadığımız son yüzyıl içerisinde giderek artan bir şekilde sürmektedir. 1970 yıllarındaki enerji krizinin ardından OPEC baskısından kurtulmak isteyen ve çevresel faktörleri göz önünde bulunduran bilim adamları ve ülkelerin yenilenemeyen enerji kaynaklarına olan bağımlılıktan kurtulma yönünde çalışmaları sürat kazanmıştır.Sınırsız ve güçlü bir enerji olan güneş enerjisi de bu çalışmalar arasında yerini almıştır. Henüz verimlilik yönündeki çalışmalar sürekli ve kesintisiz kullanımına izin vermese de oldukça büyük bir potansiyele sahip olan güneş enerjisi, şu an birçok ülkede aktif olarak diğer yenilenebilir enerji sistemleri ile kullanılmaktadır.Bu tez çalışmasında, özellikle şebeke sorunu yaşayan bölgelerdeki aydınlatma sorununu çözümleyebilmek için üç farklı tip olan monokristal, polikristal ve amorf-silisyum güneş panellerinin Ocak ve Temmuz aylarında Ankara'da verimlilikleri incelenmiş ve aydınlatma sistemlerinde kullanımlarına yönelik birer uygulama yapılmıştır.Şebekeden bağımsız olarak çalışan aydınlatma sistemleri için üç farklı tip panel ile tasarım gerçekleştirilmiştir. Verimlilikleri deneysel olarak incelendikten sonra verim artışı için önerilerde bulunulmuştur.
Bina tasarımında aydınlatma ve renk olgusunun biyoharmoloji ve biyosüreç açısından incelenmesi
Bir insanın dış dünyayla bağlantı kurmasında, hafızasının çalışmasında, beyninin öğrenme görevini yerine getirmesinde rengin önemi büyüktür. Çünkü insan, olaylar ve mekanlar, kişiler ve nesneler arasında ancak dış görünüşleri ve renkleri sayesinde sağlıklı bir bağlantı kurar. Sadece ses ya da dokunma, cisimleri tanımlamada yeterli olmaz. İnsan için dış dünya ancak renkleriyle bir bütündür ve bir anlam ifade eder.Mimari aydınlatmanın en önemli amaçları, görüş keskinliği ve doğru renk algılamasını sağlamak, mekanın mimari özelliklerini ve içindeki eşyaların özelliklerini ortaya koymak, elektrik enerjisini en az harcayarak en çok randımanı almak, baskın bir etki yaratarak istenilen atmosferi sağlamak ve belirli noktalara dikkat çekebilmektir.Bu çalışmada, günümüzün %90'nı geçirdiğimiz yapılarda, yeterli aydınlatma ve psikolojimizi olumlu yönde etkileyecek, hastalık, yorgunluk, depresif vb etkiler oluşturmayacak renk ve aydınlatma tasarımları, biyoharmoloji ve biyosüreç açısından incelenecektir.Yapılarımızdaki mevcut durumun belirlenmesi ve gerekli çözüm önerileri getirilmesi için, ilköğretim okulları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ve kütüphanelerde incelemeler yapılmış, mevcut durum çerçevesinde gerekli çözüm önerileri sunulmuştur.
Sultan II. Abdülhamit Devri (1876-1908) Osmanlı Devleti'nde bayındırlık faaliyetleri
XIX. Yüzyıl sonunda Osmanlı ekonomisinin çöktüğü ifade edilse de, Osmanlı tebaasının yaşam standardı diğer Avrupa ülkeleri ile aynı düzey olmuş ve Avrupa'daki gelişmeleri aynı hızda ve oranda takip edebilmiştir. Köklü bir devlet olma, hammadde bakımından zenginlik, devletlerin kendi ekonomilerinin gelişiminde Osmanlı coğrafyasının nüfus kapasitesinin, tüketen grubu temsil etmesi, pek çok sermayedarın Osmanlı ülkesinde farklı amaçlarla da olsa yatırım yapmaları, Osmanlı halkının diğer ülke halklarından geri kalmamalarını sağlamıştır.Bir toplumun sosyo-ekonomik kalkınmasında bayındırlık yapılarının yani kara-deniz ulaşımı, haberleşme, sulama, zirai ıslah, fabrika ve kent hizmetlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması önemlidir. Zirai, ticari, sanayi ve kentleşme alanında yapılan kamu hizmetleri sayesinde, kapalı bulunan alanlar arasında, kültürel, bilimsel ve işgücü hareketliliği görülür. Bu hareketliliğe bağlı olarak Sultan II. Abdülhamit devri bayındırlık yapısı da önemli değişikliklere uğramıştır. Yeni hizmet alanları yeni vergileri, yapıları, işletmeleri ve ekonomik kavramları gündeme getirirken, toplumsal yapı büyük oranda değişime uğramakta ve bilet-tarife-abonelik gibi kavramları yaygınlaştırmaktadır.Bayındırlıktaki iyileştirme ve yaygınlaştırmaya bağlı olarak ticaret, ziraat ve sanayi alanındaki sektörsel gelişmenin hangi yönde olduğunu görebilmek mümkün olmuştur. Köylü ve Kentli için değişen pek çok şey vardır. Köylü daha fazla üretmeyi ve daha fazla kazanmayı, Kentli ise daha modern yaşamayı ve şehirleşmeyi öğrendi. Kırsal ve şehirsel kesimin kent hizmetlerine olan gereksinimi doğrultusunda hizmet türleri çeşitlendi ve artış gösterdi.Anahtar Kelimeler: II. Abdülhamit, Osmanlı Devleti, Bayındırlık, Karayolu Ulaşımı, Raylı Ulaşım, Vapur, Aydınlatma, Zirai ıslah, Fabrika, Kent Hizmetleri?
Cephe aydınlatma kriterleri ve Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi cephe aydınlatmasıın irdelenmesi
Bu çalışmanın amacı genel tasarım süreci içerisinde, yapı tasarım kriterlerinden biri olarak cephe aydınlatma tasarımı konusunu araştırmak, irdelemek, veri toplamak ve bu konudaki temel kriterleri ortaya koymaktır. Çalışmanın ilk dört bölümünde belirlenen kriterler doğrultusunda, Karabük İli'nin Safranbolu İlçesi'nde yer alan Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi'nin mevcut cephe aydınlatması incelenmiş, AutoCAD ve 3DMax programları ile bina modellenerek simülasyonu hazırlanmıştır. Hazırlanan simülasyonlar ile teorik bölümlerde verilen bilgiler doğrultusunda yedi farklı cephe aydınlatma uygulama örneği hazırlanmıştır. Kullanıcı ve kullanıcı olmayan kişilerin beğenilerini saptamak amacı ile oluşturulan anket çalışması, Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ve Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencilerine uygulanmıştır. Son bölümde ise anket yöntemi ile elde edilen beğeniler yorumlanarak, cephe aydınlatmasındaki beğeni kriterleri saptanmaya çalışılmıştır.
Kapalı yüzme havuzlarında aydınlatma ve Gazi Üniversitesi Kapalı Yüzme Havuzu örneği
Bu tez çalışmasında; kapalı yüzme havuzlarında oluşturulması gereken aydınlatma kriterleri incelenmiştir. İzleyicinin ve yüzücülerin kullandığı yüzme havuzundaki aydınlatma aygıtlarının uygun biçimde yerleştirilmesi için gerekli olan doğal ve yapay aydınlatma niceliği ve nitelikleri araştırılmıştır. Özellikle kapalı yüzme havuzlarında yapay aydınlatmada kullanılan aydınlatma aygıtlarının izleyiciler ve yüzücüler üzerinde etkileri incelenmiştir.Uygulama bölümünde ise; Gazi Üniversitesi kapalı yüzme havuzu; örnek araştırma mekanı olarak seçilerek bu mekanın yapay aydınlatması teorik bölümde verilen bilgiler doğrultusunda eleştirilmiş ve sonuçlar değerlendirilerek, alternatif öneriler geliştirilerek tartışılmıştır.
Hayvancılık sektöründe fiziksel risk etmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi: Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Bingöl Et Kombinası Müdürlüğü örneği
Hayvancılık sektörü, yeterli ve dengeli beslenmede kilit bir rol oynamasının yanı sıra, insanların hayvansal kökenli gıda ihtiyacını karşılaması ve istihdam yaratması bakımından iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmeye değer bir alandır. Sektör, hem gıda üretim faaliyetlerinde hem de hayvancılık yan ürün sanayinde iş kolları olarak çok farklı istihdam alanları sunmaktadır. Bireylerin yaşamlarının her döneminde hayvansal kökenli besin ihtiyacının karşılanabilmesi, sektörün kesintiye uğramadan sürekliliğini korumasına bağlıdır. Ancak, hayvancılık sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları bu sürekliliği bozmakta, aynı zamanda maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Bu olumsuzlukların başlıca nedenleri arasında fiziksel risk etmenleri yer almaktadır. Bu risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının oranlarını önemli ölçüde azaltacaktır. Bu nedenle, işyerlerinde düzenli ölçümler yapılması ve risk değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, hayvancılık sektöründe fiziksel risk etmenleri iş sağlığı ve güvenliği yönünden ele alınmıştır. Araştırma kapsamında, uygulama alanı olarak Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Bingöl Et Kombinası Müdürlüğü seçilmiş ve fiziksel risk etmenlerinden gürültü, nem, sıcaklık ve aydınlatmaya ilişkin ortam ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirilmiş, ayrıca saha gözlemleri doğrultusunda Fine-Kinney yöntemi kullanılarak genel bir risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan risk değerlendirmesi sonucunda, çok yüksek risk grubunda 88, yüksek risk grubunda 130, önemli risk grubunda 31 ve olası risk grubunda 11 tehlike olmak üzere toplam 260 tehlike belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, hem ölçüm yapılan fiziksel riskler hem de genel risk değerlendirmesi sonuçları dikkate alınarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamında uygulanması gereken önlemlere yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Tünel aydınlatılması ve aydınlatmanın karşılaştırmalı analizi
Günümüzde ulaşımı sağlayan kara yolu, demir yolu ve yaya yolu gibi yolların yapımında gerek teknik yetersizlik gerekse ekonomik maliyetin yüksek olmasından dolayı yolun bir kısmı yer altından, tünellerden geçer. Sürücüyü zorlayacak, rahatsız edecek, doğa koşullarının durumuna göre sürüş güvenliğini tehlikeye atabilecek rampaları azaltmak ve seyahat mesafelerini kısaltmak için yol güzergahındaki engeller (dağ, tepe vb.) tüneller açılarak geçilmektedir. Bu şekilde yol güzergahındaki tüneller artmakta ve bu farklı özelliklerdeki tünellerin gece, gündüz aydınlatma yöntemleri değişmektedir. İyi bir tünel aydınlatmasında yaklaşılan yoldaki ile aynı rahatlık, hız ve emniyette trafik akışı sağlanması gerektiğinden tünel aydınlatma hesapları ve uygulamaları ayrı bir önem kazanmaktadır. Ayrıca tünel teknolojisinin gelişmesi ile tünel içinde ve dışında birçok donanımın kullanılmakta olup bu donanımların çeşitlerine göre elektrik ihtiyaçları çeşitlilik göstermektedir. Yapılan bu tez çalışmasında; Tünel aydınlatmasının öneminden bahsedilerek aydınlatmanın temel ilkeleri detaylı olarak incelenmiştir. Bu ilkeler ışığında Bitlis ilindeki 8 Ağustos Tünel'inin aydınlatılmasını ve aydınlatmanın karşılaştırılmalı analizi yapılmıştır. 8 Ağustos Tüneli mevcut durumdaki aydınlatması yüksek basınçlı sodyum buharlı armatürlerle yapılmakta olup gereken enerjinin tümü şebekeden sağlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında 8 Ağustos Tünel'inin mevcut durumda aydınlatma için harcadığı enerji gerçek verilerle elde edilmiş ve daha sonra aynı sistemin LED aydınlatma ekipmanları kullanılarak yapıldığında alınan sonuçlar ilk durumla karşılaştırılmıştır. Bu çıkan analiz sonuçları Matlab/Simulink programında modellenmiştir.
Yazılım destekli aydınlatma kalitesi ve verimliliği arttırma uygulaması
Günümüzde insanların ortamda bulunan renk sıcaklığı ve aydınlatma düzeyinden psikolojik olarak etkilendikleri, farklı renk ve tasarımdaki ortamlarda bulunan insanların aynı uyaranlara farklı tepkiler verebildikleri bilinmektedir. İnsanların bulunduğu ortamlarda kullanılan aydınlatmanın niteliği büyük önem taşımaktadır. Aydınlatmanın niteliğini belirleyen ana unsurlar, ışık akısının nicel ve nitel özellikleridir. Nicel özellikler; ışık akısı, büyüklüğü ve aydınlık düzeyidir. Nitel özellikler ise, ışığın renk sıcaklığı ve renksel geri verimdir. Bu ana unsurlar dışında parıltı vb. yan unsurlar da mevcuttur.Bu çalışmada; dikkate alınan ortamın renk sıcaklığı ve aydınlatma seviyesi değeri, sensör kullanılarak optimize edilmektedir. Optimizasyonda ölçülen değerler ile veri kümeleri oluşturularak, verimli ve ekonomik tarzda ideal aydınlatmaya yaklaşım hedeflenmektedir. Bu veri kümelerinden yararlanılarak, PIC mikrodenetleyici ve PLC birleşik sistemiyle, renksel ışık ve aydınlatma düzeylerinin, istenilen ayar değerlerine yaklaştırılması amaçlanmaktadır.Bu tez çalışmasında, kullanılan sensörün aydınlatma ortamında bulunduğu pozisyona bağlı olarak aydınlatma kalitesi ve verimdeki değişimin gözlemlenmesi amacıyla, farklı noktalarda ölçümler yapılmıştır. Yapılan ölçümler analiz edilerek, en uygun sensör pozisyonu tespit edilmiştir. Ortam aydınlatması için kullanılan set değerlerinin aydınlatma parametrelerine göre tanımlamaları yapılmış ve set değerlerinin daha anlaşılır olmaları sağlanmıştır. PIC mikrodenetleyici kullanılarak tasarlanan analog sayısal dönüşümü kartları ile hem set değeri, hem de sensörden okunan analog gerilim değeri, sayısal veri formuna sokulmuştur. Bu sayısal veriler, PLC cihazı kullanılarak karşılaştırılmış ve her iki veri arasındaki fark, uygulamada kullanılan ışık kaynakları ile telafi edilmiştir. Sensörün gün ışığından da bir gerilim değeri okuması sayesinde enerji tasarrufu sağlanmış olup, ölçülebilir tasarruf oranları elde edilmiştir.Anahtar KelimelerPLC (Programmable Logic Controller) , PIC16F877, aydınlatma otomasyonu, yazılım, renk, ışık
Flicker etkisi esaslı yol aydınlatmasında optimum direk açıklığının belirlenmesi
Yol aydınlatmasında aydınlatma seviyesi ve kullanılan ışık rengi niteliği kadar, aydınlatmanın bir diğer önemli kriteri olan flicker etkisi de önem taşır. Flicker etkisinin yaygın olarak alternatif akımın periyodik değişimi ya da sürücü devrelerin anahtarlama özelliklerinden kaynaklandığı bilinir. Burada ise; yol aydınlatmasında bilinen flicker esasları yerine direk ve armatür dizilimi esaslı flicker etkisi ele alınarak uygun tasarım modellemelerinin gerçekleştirilebilmesi amaçlanmıştır. Flicker esaslı direk ve armatür açıklıklarının belirlenmesinde yolun şehir içi ve dışı olmasının gerektirdiği hız ölçütleri, armatür ışık dağılımı ve kullanılan lambaların renksel özellikleri önem taşır. Yapılan bu çalışmada hıza bağlı olarak yol aydınlatmasında flicker etkisinin oluşumunu engellemeye yönelik uygun direk açıklıklarının tespitine yönelik analizler gerçekleştirilmiş olup, analiz sonuçları değerlendirilmiştir.
Aydınlatma/ optik laboratuvarlarının gelișimi ile kurulumve değerlendirme ölçütlerinin belirlenmesi
Bu tez çalışması, modern bilim ve teknoloji ekosistemindeki kritik rolüne rağmen, aydınlatma/ optik laboratuvarlarının tarihsel gelişim sürecinin sistematik olarak incelenmemiş olmasından ve bu alana özgü kapsamlı bir standardizasyon ile akreditasyon çerçevesinin bulunmayışından hareket etmektedir. Tezin amacı; aydınlatma/ optik laboratuvarlarının tarihsel gelişim sürecini incelemek; özelleşmiş bu laboratuvarlara özel ihtiyaçların karşılanmasında, mevcut uluslararası standart protokolleri ve akreditasyon düzenlemelerin yetersizliklerini tespit etmek ve nihayetinde disiplinlerarası ve sürdürülebilir bir kurulum ilke ve ölçütler bütünü önermektir. Üç ana hipotez üzerine kurgulanan araştırmada, kapsamlı literatür taraması, belge analizi ve meta analizi yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan tez çalışmasının sonucunda, hem akademik bir boşluğu dolduracak tarihsel bir analiz hem de sektör paydaşları için rehber niteliğinde, verimliliği ve güvenilirliği artırmayı hedefleyen bir çerçeve sunulması hedeflenmektedir. Bu çaba, yalnızca aydınlatma/ optik laboratuvarları için değil; benzer konumda bulunan laboratuvarlar için de alana özelleşmiş metodolojik bir model teşkil edebilme kapasitesi bakımından önemli görülmektedir.
Kurp eksenli tünellerde koordinat esaslı aydınlatma tasarımı
Tüneller, yol güzergâhlarında engebeli arazi geçişlerini kolaylaştıran önemli mimari yapılar olup, özellikle karayolları ve demiryollarında sıklıkla tercih edilirler. Tünel içi ortamların aydınlatılması parıltı değişiminin olumsuz etkisini azaltmak mümkünse ortadan kaldırabilmek için oldukça önemlidir. Demiryolları ve karayollarında da sıklıkla kullanılan tünel yapılar, yolcu ve sürücü emniyetinin sağlanması için hassas olarak aydınlatılmalıdırlar. Bu çalışmada, demiryolu ya da karayolu geçiş güzergahlarında bulunan kurp (viraj eğimli) eksenli tünellerde aydınlatma tasarımının özellikleri ve detayları üzerinde durulmuştur. Kurp eksenli tünellerde gerçekleştirilen aydınlatma tasarımları, lineer eksenli tünellerdeki aydınlatma tasarımlarına benzer olmakla birlikte, eğimin iç kısmında yer alan armatürlerin ve eğimin dış kısmında yer alan armatürlerin toplam ışık akısı olarak aynı olmamasını gerektirmektedir. Eğimin iç kısmında yer alan armatürlerin ve eğimin dış kısmında yer alan armatürlerin ışık akılarında sağlanan farklılık, tünel içi aydınlatmasının daha dengeli olmasını sağlamaktadır. Ayrıca, tünel giriş ve çıkışlarında gerçekleştirilen aydınlatma, gündüz saatlerinde kademeli soft geçiş şartları ile tasarlanarak, tünel yapıyı kullanan yolcu ve sürücülerin zebra etkisinden daha az etkilenmeleri hedeflenmiştir.