High schools teachers

211 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim yönetici ve öğretmenlerinin mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşleri

Bu araştırmada mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin nasıl olduğunun cevabı aranmıştır. Kavramsal alt yapının oluşturulmasına dönük olarak öncelikle özelleştirme kavramı ile ilgili siyasi, iktisadi ve toplumsal alanlarda alan yazın taraması yapılmıştır. Bunun ardından özelleştirme ile ilgili eğitim alanındaki algılara yönelik alan yazın taraması yapılmıştır. Tüm bunlarla beraber araştırmanın konusunu oluşturan mesleki eğitim ile ilgili alan yazın taramasının yapılmasıyla beraber özelleştirme ve mesleki eğitim konusu ele alınmıştır. Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği çalışma için araştırmacı tarafından mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşler ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek araştırma için gereken verileri toplayacak toplumsal fayda, insan kaynakları ve finansman olmak üzere üç boyutlu bir model oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan tüm öğretmenler içinde 378 öğretmen oluşturmuş ve araştırmaya katılan 484 öğretmenin görüşleri değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde mesleki eğitimde özelleştirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin tüm boyutlarda olumlu olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin verdiği cevaplar göz önünde bulundurulduğunda özelleştirme ile ilgili en büyük kaygının toplumsal fayda boyutunda yaşandığı anlaşılmıştır.

Anadolu meslek liseleriEğitim yönetimiLiberalizm+7
Yalçın Sever
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve sosyal bilimler lisesi öğretmenlerinin yenilikçilik durumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görevli öğretmenlerin yenilikçi öğretmen özellikleri bağlamında genel durumlarını öğretmenlerin kendi ve yönetici görüşlerine göre belirlemek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Bilim insanı yetiştirilmesine kaynaklık etmek amacıyla kurulan fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan öğretmenlerin bilimsel ve teknolojik gelişimlerin yaşandığı çağımızda bilim insanına kaynaklık yapacak öğrencileri yetiştirmeleri için yeniliklere, bilişim teknolojilerine, öğrenmeye, gelişim ve işbirliğine açık olması gerekmektedir. Bundan dolayı araştırmanın fen ve sosyal bilimler liselerinde yapılması tercih edilmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesi için "Yenilikçi Öğretmen Özellikleri Ölçeği" geliştirilmiştir. Nitel verilerin elde edilmesinde yenilikçi öğretmen özellikleri bağlamında öğretmenlere ve yöneticilere yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. "Yenilikçi Öğretmen Özellikleri Ölçeği" Türkiye'nin Ankara ilindeki kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan 384 katılımcı öğretmene, yarı yapılandırılmış görüşme formu kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan 18 öğretmene ve 19 yöneticiye uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin, yenilikçi öğretmen özelliklerinin alt boyutları kapsamında yani yeniliklere, bilişim teknolojilerine, öğrenmeye, gelişime ve işbirliğine açık olma durumlarını yüksek düzeyde algıladıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin yenilikçi öğretmen özelliklerini gösteren faktörlerin puan ortalamaları okul türüne (kamu / özel), kıdeme, yabancı dil seviyesine ve branşa göre anlamlı farklılık göstermekte, cinsiyete ve öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Yenilikçilik kavramını öğretmenler en çok "Teknoloji"; yöneticiler ise "günceli takip etmek" olarak algılamışlardır. Öğretmenler kendilerini, yöneticiler de öğretmenleri çoğunlukla yenilikçi olarak algılamaktadır. Öğretmenler bilişim teknolojilerinde meydana gelen değişim ve gelişimleri takip etmektedir. Bu durumu yöneticilerin görüşleri de desteklemektedir. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu kendilerini öğrenmeye açık olarak nitelendirmiştir. Yöneticiler de öğretmenlerin öğrenmeye açık olduğunu belirtmektedir. Öğretmenler kendilerini, yöneticiler de öğretmenleri gelişime ve işbirliğine açık olarak algılamaktadır. Öğretmenlerin çoğunluğu üniversite eğitimi ile yenilikçi öğretmen özellikleri arasında bir ilişkinin olmadığını belirtmiştir. Yöneticilerin bir kısmı üniversite eğitimi ile yenilikçi öğretmen özellikleri arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu, bir kısmı ise olmadığını düşünmektedir.

Fen liseleriLise öğretmenleriSosyal bilimler lisesi+3
Hüseyin Kocasaraç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre örgütsel özdeşleşme ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişki

Bu araştırmanın genel amacı; Isparta ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet liselerinde 2017-2018 eğitim öğretim yılında görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre liselerde örgütsel özdeşleşme ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu genel amaç kapsamında, liselerde görev yapan öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeye ilişkin görüşlerinin "uyum" , "özdeşleşme" ve "içselleştirme" boyutlarında ve örgütsel muhalefet ilişkin görüşlerinin "dikey muhalefet" , "yatay muhalefet" ve "dışsal muhalefet" boyutlarında nasıl olduğunu, lise öğretmenlerinin örgütsel özdeşleşmeye ve örgütsel muhalefete ilişkin görüşlerinin; cinsiyet, yaş, kıdem, okulda çalışma süresi, okulda çalışma nedeni, eğitim durumu, okul türü, sendika üyesi olup olmama, sosyal medya kullanıp kullanmama değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve örgütsel özdeşleşmenin, örgütsel muhalefetin anlamlı bir yordayıcısı olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" ve "Örgütsel Muhalefet Ölçeği" kullanılmıştır. Genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 291 lise öğretmeni oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerden frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapmadan yararlanılmıştır. Öğretmen görüşleri üzerinde karşılaştırma ve ilişki analizlerinde anlam çıkarıcı istatistiklerden bağımsız örneklemler T-testi, tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, lise öğretmenlerinin örgütsel özdeşleşme ve örgütsel muhalefete ilişkin görüşleri orta düzeydedir ve çeşitli demografik değişkenlere göre öğretmen görüşleri farklılaşabilmektedir. İki değişkenin boyutları arasında anlamlı ilişki saptanmış ve örgütsel özdeşleşmenin özdeşleşme boyutunun örgütsel muhalefetin dikey muhalefet boyutunu ve örgütsel özdeşleşmenin uyum boyutunun örgütsel muhalefetin yatay muhalefet boyutunu anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Örgütsel Özdeşleşme, Örgütsel Muhalefet

Lise öğretmenleriÖrgütsel muhalefetÖrgütsel özdeşleşme+2
Rozerin Yaşa
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen güçlendirmeye ilişkin lisede görev yapan öğretmenlerin algıları

Bu araştırmanın amacı öğretmen güçlendirmeye ilişkin lisede görev yapan öğretmenlerin algılarının belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini İzmir iline bağlı kamu liselerinde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. İzmir il merkezine yakın ve ulaşılabilirlik açısından kolay olmaları sebebiyle araştırma Balçova, Bornova, Çiğli, Gaziemir, Güzelbahçe, Konak, Narlıdere ve Urla ilçelerinde yürütülmüştür. Bu ilçelerde kamu liselerinde görev yapmakta olan 627 öğretmene rastlantısal örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırma verileri "Öğretmen Güçlendirme Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin ölçeğe verdikleri cevapların genel aritmetik ortalamasının (x̄=3.59) "katılıyorum" düzeyinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca öğretmenlerin mesleki gelişim (x̄=3.64), statü (x̄=3.89), özyeterlik (x̄=3.94), özerklik (x̄=3.49) ve etki (x̄=3.47) alt boyutlarına verdikleri cevapların aritmetik ortalaması da "katılıyorum" düzeyinde tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucuna göre araştırmaya katılan öğretmenlerin genel anlamda mesleki gelişime açık oldukları, yaptıkları öğretmenlik mesleğinin statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri ve fikirlerini uygulayabilme gücüne sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmenler çalıştıkları kurumda kendilerini inisiyatif sahibi görmekte, kararlarını herhangi bir dış baskı olmadan kendi iradesiyle alabilen ve okul yaşamında etkili olan öğretmenler olarak hissetmektedirler. Ancak öğretmenler karara katılım (x̄=3.29) alt boyutu için okulda kendilerini "kararsızım" düzeyinde gördüklerini ifade etmişlerdir. Bundan dolayı çalıştıkları kuruma olan aidiyet hislerinin ve motivasyonlarının artması maksadıyla, eğitim-öğretim faaliyetlerinin ana unsuru olan öğretmenlerin okulda kendilerini ve eğitim-öğretim faaliyetlerini ilgilendiren konularda karara katılımı artırılmalı ve teşvik edilmelidir. Değişkenlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde Öğretmen Güçlendirme Ölçeği'ne verilen cevaplara göre cinsiyet, mesleki kıdem ve okul türü değişkenlerinde anlamlı bir farklılık olduğu fakat yaş, eğitim durumu ve mevcut kurumdaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir.

GüçlendirmeKararlara katılmaLise öğretmenleri+7
Abdullah Ökmen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlere yönelik şiddetin okul iklimi açısından değerlendirilmesi: Niğde ili örneği

Bu araştırmanın amacı, görüşlerine dayalı olarak öğretmenlerin okullarında maruz kaldıkları şiddet olayları, bu olayların nedenlerine ilişkin bireysel ve örgütsel faktörleri ortaya çıkarmak ve bunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirmektir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılı Niğde ili Merkez ilçede yer alan resmi liselerde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmenlere yönelik şiddet anketi ve okul iklim ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlere yönelik şiddet anketi araştırmacı tarafından geliştirilmiş, okul iklim ölçeği ise alanyazında var olan bir ölçeğin uyarlamasıdır. Araştırmanın bulgularına göre, erkek öğretmenler kadın öğretmenlere, lisansüstü mezunu öğretmenler lisans mezunu öğretmenlere, 6-10 yıl arası mesleki kıdeme sahip öğretmenler 1-5, 11-15, 16-20 ve 21 yıl üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlere göre daha sık şiddete uğramaktadır. Ayrıca C tipi liselerdeki öğretmenler A ve B tipi liselerdeki öğretmenlere göre, meslek liselerindeki öğretmenler genel liselerdeki öğretmenlere göre, kırsaldaki liselerdeki öğretmenler şehirdeki liselerdeki öğretmenlere göre ve büyük liselerdeki öğretmenler daha küçük liselerdeki öğretmenlere göre daha sık şiddete uğramaktadır. Araştırmanın bulgularına göre okul ikliminin başarı baskısı ve kurumun savunmasızlığı alt boyutlarının öğretmenleri şiddetten korumada, meslektaş liderliği ve profesyonel öğretmen davranışı yaşanan olay sonrası öğretmenlerin iyileşme süreci adına daha önemli olduğu söylenebilir. Fakat öğretmenlere yönelik şiddet sorununa öğretmenlerin ve okulların belirli özelliklerinden ziyade öğrencilerin akademik başarı düzeyi, sosyoekonomik ve sosyokültürel seviyeleri açısından yaklaşılmasının daha önemli olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Okul şiddeti, Öğretmenlere yönelik şiddet, Okul iklimi

Lise öğretmenleriNiğdeOkul iklimi+3
Mustafa Özdere
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni ortaöğretim matematik programı kapsamında, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin çoklu zekâ kuramı uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu çalışma, yeni ortaöğretim matematik programı kapsamında, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin çoklu zekâ kuramı uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak ve uygulamadaki aksaklıkları tespit ederek buna uygun çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama metodu kullanılmış, araştırmanın kuramsal boyutunda konuya ilişkin literatürden yararlanılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini 2011?2012 eğitim öğretim yılında Malatya ili merkez ilçesi belediye sınırları dâhilindeki ortaöğretim okullarında görev yapan 47'si bayan, 136'sı erkek olmak üzere 183 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplamak amacı ile 3 seçenekli bir anket kullanılmıştır. Ankette 3'ü kişisel bilgilere, 25'i ise Çoklu Zekâ Kuramı uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik olmak üzere toplam 28 madde bulunmaktadır.Verilerin istatistiksel analizi için bilgisayar paket programı kullanılmış, araştırmaya katılan öğretmenlerin kişisel bilgileri ile ilgili tanımlayıcı istatistiksel analizler için frekans ve yüzde alma teknikleri uygulanmış, sonuçlar tablo halinde verilmiş ve yorumlanmıştır. Öğretmen görüşlerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve mezun olunan kurum değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ki kare (chi-square) testi kullanılarak incelenmiş, sonuçlar tablolar halinde verilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırma; öğretmenlerin ortaöğretimde uygulamaya konulan çoklu zekâ kuramına dayalı yeni matematik programına karşı olumlu tutuma sahip olduklarını ortaya koymakla birlikte, öğretim süreci içerisinde bazı problemlerle karşılaştıklarını da göstermektedir. Bununla birlikte öğretmenler, okulun fiziki imkânlarının çoklu zekâ kuramına dayalı etkinliklerin kullanımına uygun hale getirilmesi ve hizmet içi eğitim alınması gibi düzenlemelerle, matematik öğretiminin çok daha verimli hale geleceğini düşünmektedir. Çalışmanın ?sonuç ve öneriler? bölümünde bu veriler ışığında birtakım öneriler sunulmuştur.

Eğitim programlarıLise öğretmenleriMatematik dersi+7
Mehmet İlker Ulusoy
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine etkisi

İnsanın ekonomi, siyaset, eğitim gibi yaşamının her alanında liderlik söz konusudur ve lideri olmayan bir toplumsal yapı ve organizasyon bulunmamaktadır. Eğitimin en aktif örgütü olan okul yöneticilerinin liderlik stilleri, tüm paydaşlarla birlikte en çok etkileşimde bulundukları öğretmenlerin örgüte bağlılıklarını ve iş tatmin düzeylerini olumlu ya da olumsuz yönde değiştirmektedir. Bu araştırmanın amacı okul müdürlerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine olan etkilerini betimsel tarama modeliyle tespit etmektir. Araştırma, Çorum merkezi sınavlı veya sınavsız ortaöğretim düzeyi okul müdürleri ile bu okullarda görev yapan 1206 öğretmen üzerinde yürütülmüştür. Google form aracılığı ile çoklu faktör liderlik ölçeği, örgütsel bağlılık ölçeği ve iş tatmini ölçeği uygulanmıştır. Toplanan veriler Python programlama dili ile analiz edilmiş, öğretmenlerin demografik özelliklerinin oransal dağılım değerlerinin grafiksel gösterimi yapılmıştır. Hipotezlere ilişkin normallik sınamalarında veri sayısı 353 olduğu için Kolmogorov-Simirnov test sonucundan yararlanılmıştır. Demografik değişkenlere göre hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi ile liderlik stillerinin hem örgütsel bağlılık hem de iş tatmini üzerinde genel ölçekte anlamlı ve pozitif etkilere sahip olduğu tespit edilmiştir. Ancak alt boyutlar kapsamında serbest bırakıcı liderlik ve sürdürümcü liderlik tipleri ile iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır, birinci bölümde yönetim, yönetim yaklaşımları, örgüt, örgütsel bağlılık, iş tatmini kavramlarının, ikinci bölümde liderlik yaklaşımları ve liderlik stillerinin kuramsal çerçevesi çizilmiştir. Üçüncü bölümde ise hipotezler, verilerin analizleri ve bulgular incelenmiştir.

LiderlikLise öğretmenleriOkul yöneticileri+5
Nihat Şener
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi Balıkesir ilindeki kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan 354 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Özerkliği Ölçeği ve İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışlarını ve iş doyumlarını belirlemek için betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t testi, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin özerklik davranışlarının iş doyumlarını anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin genel özerklik davranışları orta düzeyin üzerindedir. Öğretmenler özerklik davranışları arasında en yüksek katılımı sırası ile mesleki iletişim özerkliği, öğretme süreci özerkliği, öğretim programı özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği boyutlarında göstermektedir. Öğretmenlerin özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, kıdem, yaş ve çalışılan okul türü değişkenlerine göre bazı boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; haftalık ders yükü ve okuldaki hizmet süresi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler orta düzeyin biraz üzerinde iş doyumuna sahiptirler. Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; çalışılan okul türü, eğitim durumu, branş, haftalık ders yükü, kıdem, okuldaki hizmet süresi, ve yaş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin mesleki iletişim özerkliği, mesleki gelişim özerkliği ve öğretme süreci özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve orta; öğretim programı özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Mesleki iletişim özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği öğretmenlerin iş doyumlarının anlamlı yordayıcılarıdır. Anahtar kelimeler: İş doyumu, öğretmen, öğretmen özerkliği

Lise öğretmenleriÖzerklikÖğretmenler+1
Caner Şentürken
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih öğretmenlerinin kullanmayı tercih ettikleri öğretim yöntem ve teknikleri ile bunlara ilişkin karşılaştıkları güçlükler (Kütahya ili örneği)

Bu araştırma; Kütahya ilindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan tarih öğretmenlerinin kullandıkları yöntemler, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerilerinin tespiti için hazırlanmıştır. Bu bağlamda Kütahya ilinde görev yapan bazı tarih öğretmenleriyle görüşme yapılıp, verdikleri bilgiler neticesinde anket maddeleri hazırlanarak en çok kullandıkları yöntemler, karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır.Konu ile ilgili verileri toplamak için üç bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Tarih öğretmenlerinin kişisel ve mesleki bilgilerini tespit etmek için kişisel bilgilerden sonra birinci bölümde, öğretim yöntem ve teknikleriyle ilgili 12 anket maddesi bulunmaktadır. İkinci bölümde, karşılaşılan güçlüklerle ilgili 10 anket maddesi bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise, çözüm önerileri ile ilgili 8 anket maddesi yer almaktadır. Son olarak öğretmenlerimizin kişisel düşüncelerine yer verilmiştir.2009-2010 eğitim-öğretim yılında uygulanan otuz maddeden oluşan anket 27'si kadın ve 89'u erkek öğretmenlerden oluşan toplam 116 tarih öğretmenine uygulanmıştır. Anketin Cronbach Alpha katsayısı 0.74'dir. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde t-testi, Kruskal Wallis testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Kütahya ilinde görev yapmakta olan tarih öğretmenlerinin en çok kullandıkları öğretim yöntem ve teknikleri belirlenmiş olup, bu yöntem ve teknikleri kullanırken karşılaştıkları güçlükler tespit edilmiştir. Bunun neticesinde sorunların çözümü için önerilerde bulunulmuştur. Yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin kullandıkları öğretim yöntem ve tekniklerine ilişkin olarak en çok birden fazla öğretim yöntemini, en az beyin fırtınası yöntemini kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarının dil ve anlatım yönünden anlaşılmasının güç olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenin konuya uygun bir öğretim yöntemi seçerek dersi işlemesi derse ilgiyi artıracağı gibi öğretimde kalıcılığı sağlaması bakımından da önemlidir.Anahtar Kelimeler: Tarih, Tarih öğretimi, Kütahya, Yöntem ve Teknikler, Öğretmen, Anket, Harita, Empati.

Branş öğretmenleriLise öğretmenleriOrtaöğretim okulları+5
Aynur Çukurcalıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafya öğretmenlerinin uyguladıkları ders dışı etkinliklerin öğretim üzerine etkisi (İstanbul ili örneği)

Bilim, teknoloji ve iletişimin hızla gelişmesiyle birlikte coğrafya öğretiminde yaklaşımlar da değişmektedir. Coğrafi olayların nedenini araştırmayı kendine konu edinen coğrafya bilimi, okullarda kalıp bilgiler veren, olayların nedeni üzerinde durmayan bir ders olarak verilmesi bu bilimin değerinin yitirilmeye yüz tutmasına neden olmaktadır. Öğrencilerin, coğrafi düşünme becerilerine sahip olmaları ve dolayısıyla da olayların ?neden ve niçin sorularının yanıtlarını? anlayabilmeleri önemlidir. Eğitim sistemimizin ve toplumun bir ihtiyacı olarak bilgi üreten ve düşünen bireylerin yetiştirilmesi gereklidir.Bu çalışma, anket uygulanan okullardaki coğrafya öğretmenlerinin ders dışı etkinliklerin yararlarının öğrencilere ne düzeyde kazandırdıklarını ortaya koymak ve öğrencilerin farkındalıklarını ölçmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli'nde bulunan resmi, genel liselerde görev yapan 148 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen yedi okuldaki ortaöğretim öğrencilerinden 150 öğrenciye anket uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesi öncelikle yüzde, frekans ve aritmetik ortalama dağılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Ders dışı etkinliklerin uygulanmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Daha sonra anketten elde edilen ve görüşme sırasında elde edilen verilerle desteklenerek ?bulgular ve yorum? bölümüne yazılmıştır.Araştırma sonucunda, ders dışı etkinliklerin uygulanması konusunda öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafi Düşünme, Coğrafya Öğretimi, Coğrafya ve Uygulaması, Orta Öğretim, Düşünme Becerileri, Coğrafi Etkinlikler, Coğrafya Öğretmeni.

Branş öğretmenleriCoğrafyaCoğrafya dersi+6
Yusuf Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Onuncu sınıf öğrencilerinin yaratıcı problem çözme becerisini etkileyen öğrenci ve öğretmen özellikleri

Ülkemizde zaman içerisinde bir çok kez eğitim öğretim sistemi değişmiş olmasına karşın öğrencilerin yaratıcılık becerileri henüz istenilen düzeye çıkamamıştır. Bir öğretmenin dersine girdiği öğrenciler üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin matematik öğrenme süreçlerine ve matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla Ernest'in öğretmen modellerinin lise öğrencilerinin yaratıcılık becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerle ilgili toplanan verilerin arasındaki ilişkinin irdelenmesi kısmı itibariyle nicel olup, öğretmenlerden toplanan verilerin içerik analizi ile yorumlanması itibariyle niteldir. Araştırma bu yapısından dolayı açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın katılımcıları toplam 341 10.sınıf lise öğrencisi ve bu öğrencilerin bir önceki yıldan itibaren matematik derslerine giren 9 matematik öğretmenidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşaması nicel verilerin sıralı lojistik regresyon analizi ile sonuçlarının ortaya konduğu nicel kısım, ikinci aşaması ise öğrenci görüşmelerinin tümevarımsal içerik analizine tabii tutulduğu ve öğretmen öğrenci eşleştirmesi yapılarak model-yaratıcılık becerisi ilişkisinin ortaya konduğu nitel kısımdır. Öğretmenlerin dersleri sekizer saat gözlenmiştir ve bu gözlemler sonucunda Ernest(1989)'in öğretmenlerin matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşleri doğrultusunda öğretmenlerin modelleri belirlenmiştir. Öğrencilere ait veriler birinci düzey, öğretmenlere ait veriler ikinci düzey olarak oluşturulmuş ve cinsiyetin kadın olması erkek olmaya göre tam puan elde etmede negatif yönlü bir değişken olarak tespit edilmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise öğrencilerin güleryüzlü, iletişim becerileri yüksek öğretmenlerle konuşmalarına fırsat verildiği tartışma ortamlarının yaratıldığı, kendi denemeleri için fırsat verildiği ortamlarda günlük hayat örneklerinin yer aldığı öğretim yönteminin tercih edilmesi ile yaratıcılık becerilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen modellerinde ise kolaylaştırıcı(facilitator) ve açıklayıcı(explainer) öğretmen modeli öğrencilerin yaratıcılık becerilerini belli bir ölçüde etkilediği ortaya çıkmıştır. Eğitim öğretim yönteminden çok öğretmenlerinin sınıf içerisinde öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ortamlar sunabilen ve tartışma ortamları oluşturarak öğrencilerin kendi fikirlerini açıkça ortaya koyma ve savunma yapabilmeleri için fırsatlar veren, ezberden çok anlamaya yönelik davranışlarla dersi destekleyen, öğrencilerin özgürce deneme yapmalarına fırsatlar veren öğretmenlerin güleryüzlü ve espirili olması öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına dâhil edilen sınıflardan matematik başarısı çok yüksek olan sınıfların değil, matematik başarısı yüksek ve orta düzeyde olup, hareketli ve sınıf yönetiminde zorluk çekilen sınıfların yaratıcılık becerilerinin yüksek çıkmış olması araştırmanın beklenmeyen sonuçlarındandır. Öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirici yeni etkili öğretmen modelinin güzleryüzlü, esprili, iletişim becerileri yüksek, öğrencilere tartışma ortamları yaratabilen ve öğrencilerin deneme girişimlerini destekler nitelikte olması gerektiği tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriLise öğrencileriLise öğretmenleri+7
Çiğdem Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Stres kaynaklarının iş doyumuna etkileri: Kütahya ilk ve ortaöğretim okullarında uygulama

ÖZET Bu araştırmanın amacı; İlk ve orta dereceli okullarda görev yapan öğretmenlerin iş doyumları üzerinde etkili olan stres kaynaklarının belirlenmesi ve söz konusu öğretmenlerin iş doyumları ile belirlenen stres kaynaklan arasındaki ilişkilerin analiz edilmesidir. Araştırma örneklemini 2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında Kütahya il merkezinde bulunan okullarda görev yapan öğretmenler arasından küme örnekleme yöntemiyle seçilmiş 89 okul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan ve deneklerle yüz yüze görüşülerek uygulanmış olan anket formlarından elde edilmiştir. Anket 100 okul öğretmenine dağıtılmış, dağıtılan anketlerden 89 adedi cevaplanmıştır. Anketlerin geri dönüşüm oranı %89 olmuştur. Anket sorularına verilen yanıtlar, yanıtların içeriğine göre önce anlamlı gruplar haline getirilmiş daha sonra da tablolara dönüştürülerek her madde için verilen yanıt sayısı ve yüzdelikler hesaplanmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla Ki-Kare Analiz Tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; yaş, medeni durum, görev süresi gibi kişisel faktörler ile; iş yükünün fazlalığı, görevin gerektirdiği sorumluluk duygusuna sahip olma, programı yetiştirmede yaşanan zaman baskısı, kurumda yaşanan araç-gereç eksikliği, yapılan işin monotonluğu, mesleki yönden yeterlilik, idarecinin mesleki yönden rehberlik edememesi, fiziki çalışma ortamının yeterliliği ve idareciyle yaşanan mesleki ilişkiler gibi kurumsal faktörler ile iş doyumu arasında bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Cinsiyet, kurumda yaşanan rol belirsizliği, mesleğin sağladığı maddi kazanç, mesleğin toplumsal statüsü, mesai arkadaşları ile yaşanan mesleki ve bireysel ilişkiler, görev yapılan kuruma ulaşmada yaşanan sorunlar ile iş doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Lise öğretmenleriOrtaöğretim okullarıStres+3
Yasemin Gürbüzler
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

İngilizce öğretmenlerinin telaffuz öğretimine ilişkin inançları ve uygulamaları üzerine bir araştırma Diyarbakır örneği

Teaching pronunciation impacts learning the four main skills of language so, research on this aspect can help improving the quality of language learning, and the subjects of EFL teacher' beliefs and practices are essential subjects relate to this notion. Therefore, this study was conducted to investigate EFL teachers' practices and cognitions regarding pronunciation instruction at secondary and high schools in Diyarbakir, Turkey. The teachers' pedagogical ability also was in the scope. A quantitative method was adopted and a questionnaire that was originally developed by Buss (2015) was used to collect the data. This questionnaire contains open-ended questions and Likert type questions, and the data were analyzed through statistical software program. The participants of the study were 105 volunteer EFL teachers from 20 private schools. Results of the study manifested that although the bulk of the participants reported spending good time on teaching pronunciation, they spend just a third of this time teaching prosodic aspects of pronunciation. It was also obvious that teachers revolved in teaching segmental aspects by following segmental-focused activities such as repetition drills. Regarding beliefs, findings revealed that teachers deem intelligibility, the role of native speakers as a model, rejecting the use of mother tongue in pronunciation teaching in addition to other convictions. The training competency uncovered that despite teachers' self-assurance to teach pronunciation, their desire was big to receive more intensive training. The independent samples t-test results uncovered no statistically significant difference between male and female participants; however, the same test detected differences in practices between secondary and high school teachers.

Branch teachersHigh schools teachersSecondary school teachers+6
Ziyad Alcuma
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumları

Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumlarım belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlan oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 1 1 orta öğretim kurumunda görev yapan 207 branş öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ölçeğin uygulanması ile elde edilmiştir. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgiler, ikinci bölüm 19 maddeden oluşan demokratik tutum cümlelerinden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 19 maddelik tutum ölçeğinin Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlukları, Ayrımcılık ve Adalet alt ölçeklerine ilişkin olarak aldıkları tutum puanlarına göre ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin; katılımcı, bilimsel düşüncelere sahip, eşitlikçi, hoşgörülü (ırk, dil, din, toplumsal sınıf Vb. aynım gözetmeyen), adalete ve devletin bireye karşı sorumluluklarını yerine getirmesine önem veren tutumlara sahip oldukları söylenebilir. Çalıştıkları lise türüne, mezun oldukları kurum düzeyine, hizmet içi eğitim programlarına katılıp katılmamalarına, kıdem ve medeni durumlarına göre ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin Katlimi, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireyen Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet ak ölçeklerine ilişkin olarak tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin branşlarına göre Katılım, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bilimsellik alt ölçeğinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark Resim-Müzik-Beden Eğitimi öğretmenleri lehine anlamlı bulunmuştur. Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin yaşlarına göre Katılım, Bilimsellik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Eşitlik alt faktöründen aldıkları tutum puanlan arasındaki fark ise (p<.05 anlamlılık düzeyi) 21-25 yaş grubu lehine anlamlı bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetine göre Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Ayrancılık alt faktöründen alman tutum puanlan arasındaki fark bayan öğretmenler lehine anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Demokratik tutum, Ortaöğretim

Demokratik tutumLise öğretmenleriLiseler+2
Reyhan Yurtseven
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve alanlarına göre karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğası inanışlarını ve görüşlerinı incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili merkezinde ve ilçelerinde bulunan okullarda ortaöğretim kademesindeki görev yapan 160 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 100'ü doğa bilimleri (biyoloji, fizik, kimya) 60'ı ise sosyal bilimler (tarih) alanında gelmektedir. Elde edilen veriler öğretmenlerin bilim doğasına ilişkin inanışları genel düzeylerinin orta seviyede olduğunu ve cinsiyet, eğitim düzeyi, lisans eğitiminde bilim tarihi dersi alma durumu ve diğer derslerden yardım alma durumu gibi faktörlerin öğretmenlerin inanışları üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin bilimin doğası inanışları eğitim ve öğretim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca, doğa bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından gelen öğretmenler arasında bilimin doğasına ilişkin birçok konuda görüş farklılıkları olduğunu tespit edilmiştir. İlk grup genellikle daha gerçekçi bir bakış açısına, ikincisi ise daha kabul edilebilir bir perspektife sahiptir. Çalışmadan elde edilen veriler dikkate alınarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için farklı öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, öğretmenlerin bilim doğası ile ilgili inançlarını ve görüşlerini iyileştirmeyi ve öğrencilere daha etkili eğitim sunmak için stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Bilgi okuryazarlığıBilim okuryazarlığıBilim tarihi+7
Ahmet Okcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Beyoğlu ilçesindeki lise öğretmenlerinin empatik davranma eğilimlerinin sınıfın sosyal atmosferine etkisi

Bu araştırmada, lise düzeyinde eğitim yapan kurumlarda görevli öğretmenlerin empatik davranma eğilimlerinin, sınıfın sosyal atmosferine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 43 öğretmen ve 1213 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Öğretmenlerin % 44'ü erkek, % 56'sı kadındır. Öğrencilerin %43'ü erkek, %57'si kızdır. Öğretmenlerin empatik davranma eğilimlerini ölçmek için Dökmen (1990) tarafından geliştirilen Empatik Beceri Ölçeği (E.B.Ö) A formu kullanılmıştır. Sınıf ortamının olumluluğunu ölçmek için Moss ve Trickett (1974) tarafından geliştirilen Sınıf Ortamı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilere regresyon istatistiksel analizleri kullanılarak elde edilen bulgular aşağıda verilmiş olan şekliyle özetlenebilir: 1- Öğretmenin empatik davranma eğiliminin, öğrencinin öğretmenden gördüğü desteği açıklamada yeterli etkiye sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenin empatik davranma eğilimi, öğrencinin öğretmenden gördüğü destek üzerinde %.10 oranında etkilidir. Başka bir deyişle, öğrencilerin öğretmenden gördükleri desteğe ilişkin varyansın.10'unun, öğretmenin empatik davranma eğilimi ile açıklanabileceği anlaşılmaktadır. 2- Öğretmenin empatik davranma eğilimi, öğretmenin sınıftaki kuralları öğrenciye açıkça ifade etmesinde etkiye sahiptir. Öğretmenin empatik davranma eğilimi, sınıftaki kuralların açıklığı üzerinde %0.7 oranında etkilidir. Sınıftaki kuralların açıklığına ilişkin varyansın.07' sinin, öğretmenin empatik davranma eğilimi ile açıklanabileceği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin gösterdikleri empatik davranma eğilimlerinin, öğrencilerin sınıf etkinliklerine katılımları, öğrencilerin birbirlerine karşı hissettikleri yakınlık derecesi, öğrencilerin aynı amaca birlikte yönelmeleri, öğrenciler arasındaki rekabet ortamının oluşması, sınıf düzeninin oluşturularak korunması, öğretmenin sınıf içerisinde kuralları uygulamadaki kararlılığı, öğrencilerin sınıf içi yaratıcılıkları üzerinde etkisinin olmadığı saptanmıştır. n

Empatik beceriEmpatik eğilimEğitim ortamı+6
Serdar Karaman
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencileri ve öğretmenlerinin evrensel değerlere ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma, lise öğrencileri ve öğretmenlerinin evrensel değerlere ilişkin tutum düzeylerini çeşitli değişkenler açısından inceleyerek, öğrenci ve öğretmenlerin tutum düzeylerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim öğretim yılında Hatay ili İskenderun İlçesindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler ve mevcut öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde ise yansızlık ilkesine bağlı kalınarak oranlı küme örneklemi yöntemi kullanılmış ve araştırmaya toplam 14 liseden gönüllülük esasına dayalı olarak 1365 öğrenci ve 313 öğretmen katılmıştır. Araştırmanın verileri, Demir ve Koç (2009) tarafından geliştirilen "Evrensel Değerlere İlişkin Tutum Ölçeği" (EDTÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencileri ve öğretmenlerinin evrensel değerlere ilişkin tutum düzeyleri çok yüksek düzeyde olumludur. Cinsiyet açısından kadın öğretmenlerin ve kız öğrencilerin evrensel değerlere yönelik tutumları erkek öğretmen ve öğrencilerden daha olumlu olmuştur. Elde edilen bulgulara göre sınıflardaki öğrenci sayısı daha fazla olan öğretmenlerin tutum düzeyleri sınıf mevcudu daha az olan öğretmenlerden; akademik başarı düzeyini orta ve yüksek algılayan öğrencilerin tutum düzeyi de başarı algısı düşük ve çok düşük olarak öğrencilerden daha olumludur. Araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç ise, öğretmenlerin evrensel değerlere ilişkin tutum düzeylerinin öğrencilere göre daha yüksek düzeyde olumlu olmasıdır.

DeğerlerDeğerler eğitimiEvrensellik+5
İbrahim Şafak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal medya bağımlılığı, öğretmenlik öz-yeterlilikleri ve motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin sosyal medya bağımlılıkları, motivasyon ve öz-yeterlikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Adıyaman ili Besni ilçe merkezinde resmi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan 289 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Polat (2010) tarafından uyarlanan Öğretmen Motivasyon Ölçeği, Tschannen-Moran ve Hoy (2001) tarafından geliştirilen ve Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) Türkçeye uyarlanan Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği ile Tutgun-Ünal ve Deniz (2015) tarafından geliştirilen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-Test, ANOVA, Pearson Korelasyonu testleri kullanıldı. Araştırma sonucunda; i) öğretmenlerin sosyal medya bağımlığı ile öz-yeterlik puanları arasında negatif ve düşük düzeyde, ii) sosyal medya bağımlılığı ile motivasyon puanları arasında yine negatif ve düşük düzeyde ve iii) öz-yeterlik puanları ile motivasyon puanları arasında pozitif ve orta düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, bazı demografik değişkenlerle öz-yeterlik, motivasyon ve sosyal medya bağımlılığı düzeyleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya Bağımlılığı, Öğretmen, Motivayon, Öz yeterlik

BağımlılıkBranş öğretmenleriLise öğretmenleri+7
Cuma Özşahin
Gaziantep University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin bilişim teknolojilerini kullanım düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, lise kademesindeki öğretmenlerin bilişim teknolojilerini kullanma düzeylerinin cinsiyet, branş, görev yaptığı okul türü, kıdem yılı, sınıf mevcudu, bilişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin hizmet içi eğitim alma durumu, görev yaptığı okulda bulunan teknolojik araçların çeşitliliği değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin eğitim öğretim sürecinde bilişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin görüşlerinin de belirlenmesi amaçlanmaktadır. Karma araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın deseni açıklayıcı sıralı desen olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2018-2019 öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinin Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı tabakalı örnekleme ile belirlenmiş on beş okulda (6 Anadolu Lisesi, 1 İmam Hatip Lisesi, 1 Fen Lisesi, 7 Meslek Lisesi) görev yapan toplam 513 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak 'Öğretmenlerin Bilişim Teknolojisi Kullanım Düzeyleri Belirleme Ölçeği' ile görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde yüzde, frekans, bağımsız gruplar t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin yaşı ve meslekteki kıdem yılı artıkça bilişim teknolojilerini kullanma düzeylerinin azaldığı, okulda bulunan teknolojik araçlarının çeşitliliği arttıkça ise öğretmenlerin bilişim teknolojilerini kullanma düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin bilişim teknolojilerini kullanım düzeylerinin cinsiyet ve hizmet içi eğitim alma değişkenlerine göre anlamlı farklılaştığı ve bu farklılığın kadın ve erkek öğretmenler arasında erkek öğretmeneler lehine, hizmet içi eğitim alan ve almayanlar arasında ise hizmet içi eğitim alanlar lehine olduğu tespit edilmiştir. Ancak araştırmada branş, sınıf mevcudu ve görev yapılan okul türüne göre öğretmenlerin bilişim teknolojilerini kullanma düzeylerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde ise, öğretmenlerin dersin verimini artırmak ve görsellik sağlamak amacıyla bilişim teknolojilerini eğitim öğretim sürecinde kullandıkları belirlenmiştir. Bilişim teknolojilerinin kullanılmama sebebinin ise öğretmenlerin bilgi ve pratik eksikliği olduğu tespit edilmiştir. Bilişim teknolojilerinin daha etkin kullanabilmesi için öğretmenlere bu konuda verilecek eğitimlerin içeriklerinin uygulamaya dönük oluşturulması, öğretmenlerin bu eğitimlere katılımının arttırılması ve takibi önerilmektedir.

Bilişim teknolojisiLise öğretmenleriTeknoloji kullanımı+1
Nermin Eroğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise müdürlerinin yönetim tarzlarının öğretmenlerin örgütsel sessizliklerini yordama düzeyi

Bu araştırmada, resmi lise müdürlerinin yönetim tarzının öğretmenlerin örgütsel sessizliğini yordama düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada "ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evrenini, İstanbul Pendik ilçesindeki resmi liselerde görev yapan 1985 öğretmen oluşturmaktadır. Hedef evrenden örneklem yoluyla 300 kişiye ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında "Yönetim Tarzı Ölçeği" ve "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; madde analizlerinde aritmetik ortalama ve standart sapma testleri, görüşlerin cinsiyete ve eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlemek için t-testi, mesleki kıdem ve branş değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için ANOVA ve Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Yönetim tarzlarının örgütsel sessizliği yordama düzeyini belirlemek için regrasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenler, müdürlerin işbirlikli yönetim tarzı sergilediklerine katılırken otoriter yönetim tarzı sergilediklerine kısmen katılmışlardır. Öğretmenler, müdürlerin ilgisiz ve karşı koyucu yönetim tarzı sergilediklerine katılmamışlardır. Öğretmenler, duygularından dolayı sessizlik yaşadıklarını belirtirken kısmen yöneticilerinden, izole olmaktan, örgütten ve okul ortamından dolayı sessizlik yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler, sessizliklerini sessizlik kaynağına bağlamamışlardır. Öğretmen görüşleri mesleki kıdem, branş değişkenlerinde müdürlerin yönetim tarzları açısından anlamlı farklılıklar gösterirken, cinsiyet, eğitim düzeyi değişkenlerinde ise anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öğretmen görüşleri örgütsel sessizliği değerlendirmede mesleki kıdemlerine göre farklılaşırken; cinsiyet, eğitim düzeyi ve branşa göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. İşbirlikli ve otoriter yönetim tarzları örgütsel sessizliğin tümü ve alt boyutları üzerinde anlamlı birer yordayıcıdır. İlgisiz ve karşı koyucu yönetim tarzları ve okul ortamı sessizliği hariç, örgütsel sessizlik üzerinde anlamlı bir yordayıcı çıkmamıştır. Yönetim tarzı alt boyutları örgütsel sessizliğin %49'unu açıklamaktadır. Yönetim tarzı alt boyutları tümü birden okul ortamı sessizliğinin %49'unu, duygusal sessizliğin %36'sını, sessizliğin kaynağının %41'ini, yönetici sessizliğinin %22'sini, izolasyon sessizliğinin %38'ini açıklamaktadır. Örgütsel sessizlik ve alt boyutlarıyla en yüksek ilişkiyi işbirlikli yönetim tarzı ve otoriter yönetim tarzı göstermiştir. İşbirlikli yönetim tarzı örgütsel sessizliğin alt boyutlarıyla anlamlı negatif ve orta düzeyde bir ilişki gösterirken otoriter yönetim tarzı anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim Tarzları, Örgütsel sessizlik, Lise öğretmenleri

Eğitim yönetimiLise öğretmenleriOkul yöneticileri+4
Kıymet Yıldırım Sevindim
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa il merkezinde görev yapan lise öğretmenlerinin bilişsel esneklik ve fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Manisa il merkezinde görev yapan lise öğretmenlerinin bilişsel esneklik ve fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın alanı Manisa il merkezidir. Çalışma evreni ise 2023–2024 Öğretim Yılında Manisa il merkezinde yer alan liselerde görev yapan 1440 öğretmenden oluşmaktadır (N=1440). Bilinen evren büyüklüğü, beklenen prevalans %50 ve 0,04 yanılma payı, desen etkisi 1,0 alınarak güven aralığı %95 olarak en küçük örneklem büyüklüğü 424 hesaplanmıştır. Kasım - Aralık 2024 tarihleri arasında seçilen liselerde görev yapan ve gönüllü olan 440 öğretmene ulaşılmıştır (n=440). Araştırmada veriler üç adet veri toplama aracı ile yüz yüze ve çevrimiçi toplanmıştır. Kullanılan veri toplama araçları; "Öğretmen Tanıtıcı Bilgi Formu", "Bilişsel Esneklik Ölçeği" ve "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" dir. Etik Kurul onayı ve kurum izni alınmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler kapsamında, sayı ve yüzde dağılımı ile birlikte ortalama, standart sapma ve ortanca değerleri hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği analiz edildikten sonra, bu duruma uygun olarak parametrik test yöntemleri tercih edilmiştir. Öğretmenlerin bilişsel esneklik düzeyleri yüksek düzeyde bir eğilim göstermektedir (Bilişsel Esneklik Ölçeği puan ortalaması 56,69±7,30, Min: 28 Maks: 72). Araştırmaya katılan öğretmenlerin Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi puanları üzerinden değerlendirildiğinde; %36,4'ü inaktif, %26,1'i minimal aktif, %33'ü yeterince aktif bulunmuştur. Öğretmenlerin fiziksel aktivite şiddeti arttıkça, bilişsel esneklik düzeylerinin arttığı saptanmıştır (r= 0,149; p<0,05). Öğretmenlerin fiziksel aktiviteye katılımını teşvik edici okul temelli programlar geliştirilmesi önerilmektedir

Bilişsel esneklikFiziksel aktiviteLise öğretmenleri+2
Pelin Sevgil Atlı
Manisa Celal Bayar University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişimi üzerine bir olgubilim çalışması

Bu araştırma Milli Eğitim Bakanlığına bağlı meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişim olgusuna bakış açılarını açıklamaya çalışan nitel bir araştırmadır. Araştırma olgubilim desenine göre yürütülmüştür. Araştırmada amaçlı örnekleme türlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi seçilmiştir. Aydın ilinde bulunan meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinden gönülülük esasına dayalı olarak altısı kadın, sekizi erkek, toplam 14 meslek dersi öğretmeni belirlenmiş ve bu öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulan verilerden elde edilen bulgulara göre meslek öğretmenleri, mesleki gelişimi, kendini yenilemek, kurslara katılmak, kendini güncellemek, hizmet içi eğitim almak, gündemi takip etmek, yeniliklere uyum sağlamak, alanyazın taramak, yeni şeyler öğrenmek, çağa ayak uydurmak, teknolojiye uyum sağlayabilmek olarak tanımlamaktadırlar. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre meslek öğretmenleri, meslek hayatlarının ilk yıllarında mesleki anlamda gelişime ihtiyaç duyarken, ilerleyen yıllarda bu ihtiyaç özel alan bilgisine doğru kaymıştır. Öğretmen görüşlerine göre düzenlenen mesleki gelişim etkinliklerinin eksik tarafları, farkındalığın olmaması, sürenin yetersizliği, içeriğin çok yoğun ya da yetersiz olması, eğitmenlerin yeterli bilgiye sahip olmaması, eğitimlerin içeriklerinin eski olması, sunumların sıkıcı olması, eğitimlere ulaşımın zor olması, eğitimlere amacı dışında katılım gösterilmesi ve öğretmenlerde öğrenmeye karşı direnç oluşması şeklinde ifade edilmiştir. Öğretmenler, mesleki gelişimlerine yönelik olarak üniversitelerle işbirliğine gidilmesini, yüksek lisans yapma isteklerinin okul yönetimleri tarafından desteklenmesini, sektör ile işbirliğine gidilerek yenilikleri ve alanlarıyla ilgili gelişmeleri takip etmek istediklerini söylemişlerdir. Araştırmada öğretmenlerin mesleki gelişimi önündeki engellerin öğrenci hazırbulunuşluğunun yetersiz olması, uygulama alanlarının yetersizliği, fiziki şartların olumsuzluğu, öğrenci güdülenme düşüklüğü, yönetsel yaklaşım, okula öğrenci seçim şekli, iş yükü fazlalığı veli önyargısı ve ilgisizliği olarak tanımlandığı görülmüştür. Ağırlıklı olarak sınıf mevcutlarının azlığı, okul yönetiminin desteği, öğrenci hazırbulunuşluğunun oluşu ve kişisel güdülenmelerinin meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişim anlamında öğretmenleri motive ettiği öğrenmen ifadelerinden anlaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişim kavramını genelde hizmetiçi eğitim, kurs, seminer ya da temel hazırlayıcı eğitim olarak düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yönelik ihtiyaçlarını, olumsuz düşüncelerini, planlarını ve önerilerini sunarken farkında olmadan mesleki gelişimin farklı etkinliklerle de yapılabileceği gerçeğine ulaştıkları görülmüştür.

FenomenolojiHizmet içi eğitimLise öğretmenleri+5
Muammer Bayrak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşam dengesi ve iş yaşam dengesinin çalışan verimliliği üzerine etkileri: İstanbul ili Kağıthane ilçesi lise ve dengi okul öğretmenleri üzerinde bir alan araştırması

Kendimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını karşılamaktan başlayıp bir çok yönüyle bize kişisel tatmin ve özgüven sağlayan ve dünyada bir iz bırakma imkanı veren çalışma hayatı her geçen gün toplam zaman ve enerjimizden daha fazlasını talep eder duruma gelmiştir.Çalışanların çalışma sürelerine,yaşlarına,kariyer hedeflerine ve ailelerindeki dönemsel gelişmelere göre işlerinin ve özel yaşamlarının önceliği değişmektedir. Ortalama insan ömrünün yükselmesine paralel emeklilik yaşının da yükselmesiyle hayatlarının büyük bölümünü ev dışında çalışarak geçirecek insanların iş yaşamlrının özel ve aile yaşamlarıyla uyumlu olarak yürütülmesi zorunluluk olmuştur.Bu sayede iş yaşamında yetenekleri değerlendirilen insan kaynağı,ülke ekonomisi için itici bir güç olurken kendine ve ailesine yeterli zamanı ayırabildiği için sosyal dokuyu da güçlendirebilecektir. Anahtar Kelimeler: Çalışan, verimlilik, iş-yaşam dengesi.

Lise öğretmenleriVerimlilikÖğretmenler+2
Ali İmran Bostancıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öfke düzeyi ile örgütsel bağlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, İstanbul ili Esenler ilçesinde bulunan ilk, orta ve lise düzeyindeki okullarda görev yapan öğretmenlerde ortaya çıkan öfke düzeyi ile örgütsel bağlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma, İstanbul ili Esenler ilçesinde ilk, orta ve lise düzeyinde görev yapan çeşitli branşlardaki öğretmenleri kapsamaktadır. Çalışmanın konusu sürekli öfke ve öfke tarzı düzeyleri ile duygusal, devam ve normatif örgütsel bağlılık boyutlarını kapsamaktadır. Araştırmanın modeli "tarama modeli" olarak tasarlanmış ve araştırmaya 222 erkek; 178 kadın olmak üzere toplam 400 kişi katılmıştır. Araştırmada Örgütsel Bağlılık Ölçeği ile Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler işlenirken anlamlandırıcı istatistiksel yöntemler (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Niceliksel dataların karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden çok grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (Oneway) Anova testi ve çeşitliliğe neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişkiyi Pearson korelasyon, etki ise regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin sürekli öfke düzeyi ve kontrol altına alınan öfke düzeyi çok yüksek; dışa vurulan öfke düzeyi ile içte tutulan öfke düzeyleri yüksek olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin duygusal, devam ve normatif bağlılık düzeyleri ise orta derecede bulunmuştur. Öğretmenlerin öfke düzeyi ve öfke tarzı değerleri ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Ayrıca, içte tutulan öfke düzeyinin devam bağlılık; kontrol altına alınmış öfke düzeyinin ise normatif bağlılık düzeylerini arttırdığı saptanmıştır. Anahtar sözcükler: Öfke, öfke tarzı, örgüt, örgütsel bağlılık, öğretmen.

Lise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleriÖfke+2
Hidayet Aslan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects