Leisure activities

234 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çalışma etiği ve boş zaman etiği değerlerinin örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri üzerine bir alan araştırması

Günümüzde örgütlerde, örgütsel sisteme ve işe yönelik olumsuz tutum ve davranışlar giderek artmaktadır. Böyle bir ortamda, çalışanların işe ve örgüte olan bağlılık duygularının gelişmesi ise giderek zorlaşmaktadır. Bir taraftan çalışanların örgütsel bağlılık duygularının geliştirilmesi diğer taraftan ise onların iş performanslarını etkileyen çalışma etiği ve boş zaman etiği kavramlarının çözülmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu çerçevede çalışmada örgütsel bağlılık ile çalışma etiği ve boş zaman etiği arasındaki ilişki kavramsal olarak ortaya konulmuştur. Çalışmada örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın sağlanmasında etkili olan faktörler; çalışma etiği ve boş zaman etiği kapsamına giren davranışlar ve bu davranışlar ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Çalışma Etiği, Boş Zaman Etiği

Boş zamanları değerlendirmeEtikÖrgütsel bağlılık+1
Adnan Aldemir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde rekreasyon ve boş zaman değerlendirmeleri: Yönetimsel bir yaklaşım

Sanayi devriminden sonra boş zaman kavramı değer kazanmış, boş zaman değersizdir algısı anlamını yitirmiştir. Boş zamanların değerli hale gelmesi ile insanlar yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bu arayışların başında yer alan rekreasyon, turizm ve eğlence hizmetleri olgusu otel işletmeleri için birer çekicilik unsuru haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de rekreasyon, animasyon ve boş zamanı değerlendirme faaliyetlerinin otel işletmelerinde yönetimsel anlamda nasıl değerlendirildiği ve yönetim fonksiyonları içinde ne şekilde yer aldığını açıklamak, animasyon ve eğlence hizmetlerinin planlanması, bu faaliyetlerde çalışan personelin örgütlenmesi, işlerin yöneltilmesi, koordinasyonu ve kontrolü aşamalarında otel yöneticilerinin rolünü ve karar verme süreçlerinde yer alıp almadıklarını ortaya koymaktır. İnceleme (survey) yönteminin kullanıldığı bu araştırmada veri toplama tekniği olarak anket seçilmiştir. Anket sonuçlarından, otel işletmelerinin rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetlerinin faaliyetlerini belirleme ile ekibin görev paylaşımını belirleyen rekreasyon aktivite yöneticisi iken, personelin arasındaki koordinasyonu sağlayanlar aktivite birim şefleridir. Otel işletmelerinin rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetleri faaliyetlerini işletmenin kendi tarafından düzenlenmesi, faaliyetlerin programlarını gerçekleştirenin, işletmenin kendi animasyon ekibinin olması, personel ve bütçe denetimini yine işletme yönetiminin yapması, rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetleri yönetiminin, otelin işletme yönetimine bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Turizm, Animasyon ve Yönetim-Organizasyon

Boş zamanları değerlendirmeCanlandırmaOrganizasyon+4
Gülşah Dalkılıç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Boş zaman etkinliği yapan ve yapmayan üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin test başarı ve kaygı düzeylerinin incelenmesi

ÖZET BOŞ ZAMAN ETKİNLİĞİ YAPAN VE YAPMAYAN ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLANAN 12. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN TEST BAŞARI VE KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİMehtap ERDOĞANYüksek Lisans Tezi, Psikoloji Anabilim DalıDanışman: Yard. Doç Dr. Muzaffer ŞAHİNEylül, 2012 - 101 sayfaBu çalışma da boş zaman etkinliklerinin kaygı ve başarı üzerine olan etkisi incelenmiştir.Araştırma ?Sınav kaygısı yüksek olan üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin başarısı, düşük kaygılılara göre düşük olacaktır.? ?Boş zaman etkinlikleri yapanların, yapmayanlara göre sınav, durumluk ve sürekli kaygısı daha düşüktür.? ?boş zaman etkinliği yapanların başarısı yapmayanlara göre daha yüksektir.? ?sosyal faaliyetlerden bedensel faaliyetler, sanatsal faaliyetlerden kaygıyı düşürmede daha etkilidir.? Hipotezleri denenmek üzere düzenlenmiştir. Bu hipotezler, araştırmaya başlamadan önce sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerle ilgili gözlemler ve daha sonra bu araştırma için yapılan kaygı, ergenlik dönemi gelişim süreçleri, başarı, başarının algılanması ve boş zaman etkinlikleri üzerine yapılan literatür taraması sırasında ortaya çıkan bulgu ve görüşlere dayandırılmıştır. Dershaneye devam eden, lise ve özel liselerin son sınıfına giden öğrencilere anket uygulanmış boş zaman etkinliği yapanlar ve yapmayanların kaygı ve başarı durumları arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırmada; demografik bilgilerin ve boş zaman etkinliği yapıp yapmadıklarına ilişkin soruların, durumluk, sürekli ve sınav kaygısı ölçeklerinin bulunduğu bir anket uygulanmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre;Örneklem grubumuz dershaneye giden boş zaman etkinliği yapan 232; boş zaman etkinliği yapmayan 281 toplam 513 öğrenciden oluşmaktadır. İlk hipotez için veriler incelenmiş ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olmadığı saptanmasına karşın vasat ve orta düzeyde başarılı öğrencilere göre başarılı öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı puan ortalamalarının daha düşük olduğu; durumluk kaygı puan ortalamalarının ise daha yüksek olduğu görülmektedir.Boş zaman etkinliğinde bulunanların, bulunmayanlara göre sınav, durumluk ve sürekli kaygı puan ortalamalarının daha düşük olacağı hipotezi incelendiğinde, ortalamalar da sınav ve sürekli kaygının boş zaman etkinliğine katılanlarda daha düşük olduğu, durumluk kaygıda ise tam tersi bir sonucun olduğu yani boş zaman etkinliği yapan öğrencilerin durumluk kaygısının daha yüksek olduğu sonucu çıkmıştır. Sürekli kaygı ortalaması farkları anlamlı bulunmamış olsa da, sınav kaygısı ve durumluk kaygı ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.En son hipotezimiz olan spor faaliyetlerinin sanatsal faaliyetlere oranla kaygı seviyelerine etkileri konusunda yapılan incelemede ise spor etkinliklerinde bulunan başarılı öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı ortalamalarının, spor faaliyetlerinde bulunmayanlara göre anlamlı oranda düşük olduğu tespit edilmiştir. Durumluk kaygı ise spor faaliyetlerinde bulunan başarılı öğrencilerde, spor faaliyetlerinde bulunmayanlara göre daha yüksek çıkmıştır.Tüm başarı seviyelerinde, yani iyi, orta ve vasat başarı seviyesindeki öğrencilerin haftada 3 veya 4 gün sosyal bir faaliyete katıldıklarında sınav ve sürekli kaygı ortalamaları, sosyal faaliyete haftada 1 veya 2 gün, 5 gün ya da her gün katılan öğrencilerden daha düşük bulunmuştur. Boş zaman etkinliğine katılma sıklığı ile başarı arasında ilişki kurulamamıştır. Ortalamalar arasındaki fark anlamlı değildir.Araştırmada, kız ve erkek öğrencilerin kaygı ortalamaları karşılaştırılmış, kız öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı ortalamaları erkek öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Durumluk kaygı ortalaması ise erkek öğrencilerde kız öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Bu sonuç istatistiksel olarak anlamlıdır.Yapılan incelemede, sınav kaygısı durumluk kaygı ve sürekli kaygı ortalamaları açısından özel okullarla devlet okulları arasında çok büyük fark olmamakla birlikte, özel okul öğrencilerinin durumluk kaygı ortalamaları devlet okulu öğrencilerine göre daha yüksek çıkmıştır. Devlet okulunda eğitim gören öğrencilerin ise sürekli ve sınav kaygısı özel okulda eğitim gören öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştır. Grubun örneklemdeki oranları çok farklı olduğu için, bu verilerle yorum yapmanın doğru olmayacağı düşünülmüştür.Yapılan istatistiksel araştırmalar sonucunda ortalamalara bakıldığında ileri sürülen hipotezlerin doğrultusunda sonuçlar görülmekle birlikte, hipotezlerin bir kısmı istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Fakat bu araştırma doğrultusunda boş zaman etkinliğine ayrılan zamanın önemli olduğu görülmüştür. Ayrıca kız öğrencilerin, devlet okuluna giden öğrencilerin ve sanatla ilgilenen öğrencilerin sürekli ve sınav kaygılarının daha yüksek olması, buna karşın erkek öğrencilerin, özel okul öğrencilerinin ve spor yapan öğrencilerin durumluk kaygısının daha yüksek olması sonucu ileriki araştırmalara konu olabilecek nitelikte ki önemli bulgulardır.Anahtar Kelimeler: Boş zaman etkinlikleri, başarı, kaygı, üniversite sınavına hazırlanan öğrenci.ÖZETBOŞ ZAMAN ETKİNLİĞİ YAPAN VE YAPMAYAN ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLANAN 12. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN TEST BAŞARI VE KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİMehtap ERDOĞANYüksek Lisans Tezi, Psikoloji Anabilim DalıDanışman: Yard. Doç Dr. Muzaffer ŞAHİNEylül, 2012 - 101 sayfaBu çalışma da boş zaman etkinliklerinin kaygı ve başarı üzerine olan etkisi incelenmiştir.Araştırma ?Sınav kaygısı yüksek olan üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin başarısı, düşük kaygılılara göre düşük olacaktır.? ?Boş zaman etkinlikleri yapanların, yapmayanlara göre sınav, durumluk ve sürekli kaygısı daha düşüktür.? ?boş zaman etkinliği yapanların başarısı yapmayanlara göre daha yüksektir.? ?sosyal faaliyetlerden bedensel faaliyetler, sanatsal faaliyetlerden kaygıyı düşürmede daha etkilidir.? Hipotezleri denenmek üzere düzenlenmiştir. Bu hipotezler, araştırmaya başlamadan önce sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerle ilgili gözlemler ve daha sonra bu araştırma için yapılan kaygı, ergenlik dönemi gelişim süreçleri, başarı, başarının algılanması ve boş zaman etkinlikleri üzerine yapılan literatür taraması sırasında ortaya çıkan bulgu ve görüşlere dayandırılmıştır. Dershaneye devam eden, lise ve özel liselerin son sınıfına giden öğrencilere anket uygulanmış boş zaman etkinliği yapanlar ve yapmayanların kaygı ve başarı durumları arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırmada; demografik bilgilerin ve boş zaman etkinliği yapıp yapmadıklarına ilişkin soruların, durumluk, sürekli ve sınav kaygısı ölçeklerinin bulunduğu bir anket uygulanmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre;Örneklem grubumuz dershaneye giden boş zaman etkinliği yapan 232; boş zaman etkinliği yapmayan 281 toplam 513 öğrenciden oluşmaktadır. İlk hipotez için veriler incelenmiş ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olmadığı saptanmasına karşın vasat ve orta düzeyde başarılı öğrencilere göre başarılı öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı puan ortalamalarının daha düşük olduğu; durumluk kaygı puan ortalamalarının ise daha yüksek olduğu görülmektedir.Boş zaman etkinliğinde bulunanların, bulunmayanlara göre sınav, durumluk ve sürekli kaygı puan ortalamalarının daha düşük olacağı hipotezi incelendiğinde, ortalamalar da sınav ve sürekli kaygının boş zaman etkinliğine katılanlarda daha düşük olduğu, durumluk kaygıda ise tam tersi bir sonucun olduğu yani boş zaman etkinliği yapan öğrencilerin durumluk kaygısının daha yüksek olduğu sonucu çıkmıştır. Sürekli kaygı ortalaması farkları anlamlı bulunmamış olsa da, sınav kaygısı ve durumluk kaygı ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.En son hipotezimiz olan spor faaliyetlerinin sanatsal faaliyetlere oranla kaygı seviyelerine etkileri konusunda yapılan incelemede ise spor etkinliklerinde bulunan başarılı öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı ortalamalarının, spor faaliyetlerinde bulunmayanlara göre anlamlı oranda düşük olduğu tespit edilmiştir. Durumluk kaygı ise spor faaliyetlerinde bulunan başarılı öğrencilerde, spor faaliyetlerinde bulunmayanlara göre daha yüksek çıkmıştır.Tüm başarı seviyelerinde, yani iyi, orta ve vasat başarı seviyesindeki öğrencilerin haftada 3 veya 4 gün sosyal bir faaliyete katıldıklarında sınav ve sürekli kaygı ortalamaları, sosyal faaliyete haftada 1 veya 2 gün, 5 gün ya da her gün katılan öğrencilerden daha düşük bulunmuştur. Boş zaman etkinliğine katılma sıklığı ile başarı arasında ilişki kurulamamıştır. Ortalamalar arasındaki fark anlamlı değildir.Araştırmada, kız ve erkek öğrencilerin kaygı ortalamaları karşılaştırılmış, kız öğrencilerin sınav ve sürekli kaygı ortalamaları erkek öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Durumluk kaygı ortalaması ise erkek öğrencilerde kız öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Bu sonuç istatistiksel olarak anlamlıdır.Yapılan incelemede, sınav kaygısı durumluk kaygı ve sürekli kaygı ortalamaları açısından özel okullarla devlet okulları arasında çok büyük fark olmamakla birlikte, özel okul öğrencilerinin durumluk kaygı ortalamaları devlet okulu öğrencilerine göre daha yüksek çıkmıştır. Devlet okulunda eğitim gören öğrencilerin ise sürekli ve sınav kaygısı özel okulda eğitim gören öğrencilere göre daha yüksek çıkmıştır. Grubun örneklemdeki oranları çok farklı olduğu için, bu verilerle yorum yapmanın doğru olmayacağı düşünülmüştür.Yapılan istatistiksel araştırmalar sonucunda ortalamalara bakıldığında ileri sürülen hipotezlerin doğrultusunda sonuçlar görülmekle birlikte, hipotezlerin bir kısmı istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Fakat bu araştırma doğrultusunda boş zaman etkinliğine ayrılan zamanın önemli olduğu görülmüştür. Ayrıca kız öğrencilerin, devlet okuluna giden öğrencilerin ve sanatla ilgilenen öğrencilerin sürekli ve sınav kaygılarının daha yüksek olması, buna karşın erkek öğrencilerin, özel okul öğrencilerinin ve spor yapan öğrencilerin durumluk kaygısının daha yüksek olması sonucu ileriki araştırmalara konu olabilecek nitelikte ki önemli bulgulardır.Anahtar Kelimeler: Boş zaman etkinlikleri, başarı, kaygı, üniversite sınavına hazırlanan öğrenci.

BaşarıBaşarı düzeyiBoş zamanları değerlendirme+5
Mehtap Erdoğan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlının yaşadığı yerin depresyon, günlük yaşam aktivitesi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Bu araştırma yaşlının yaşam ortamının depresyona, günlük yaşam aktivitesine ve yaşam kalitesine etkisini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 65 yaş üzerinde farklı mekanlarda yaşayan (huzurevinde, evde yalnız ve evde aile ile yaşayanlar) toplam 180 yaşlı bireyden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan olgular demografik özellikleri yanında yaşlılıkla ilişkili hastalık ve özgeçmişleri yönüyle ilgili incelendi. Farklı ortamlarda yaşayan üç gruptaki geriatrik olgunun, sosyodemografik özellikleri, sağlık durumları kaydedildi. Her grubun depresyon durumu Geriatrik Depresyon Skalası ile, günlük yaşam aktiviteleri Lawton ve Brody'nin Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Skalası ve Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi ile, yaşam kalitesinin değerlendirilmesi Yaşlılar için Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-OLD) ile, boş zamanlarının değerlendirilmesi ise Boş Zaman Aktiviteleri Formu kullanılarak ölçüldü. Verilerin analizinde, Statistical Package for Social Science (SPSS) Windows version 23.0 kullanıldı. Gruplar kendi aralarında F Testi (ANOVA) ve Independent Samples T Testi ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilere göre gruplar arası Geriatrik Depresyon düzeyi anlamlı bulunamamıştır (p=0,219). Günlük yaşam, boş zaman aktiviteleri ve yaşam kaliteleri düzeyi gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Çalışmadan elde ettiğimiz sonuçlara göre yaşlıda yaşam yerinin Geriatrik Depresyon düzeyine etkisi bulunmazken, günlük yaşam, boş zaman aktivite seviyesine ve yaşam kalitesine etki ettiği bulunmuştur.

Boş zamanları değerlendirmeDepresyonEvler+6
Nafiz Koparan
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde lise öğrencilerinin serbest zaman etkinliklerine katılım ve fiziksel egzersiz durumlarının incelenmesi

Yapılan araştırmada covid-19 pandemisi sebebiyle sokağa çıkma kısıtlamasına tabi tutulan lise öğrencilerinin, söz konusu süreç esnasında serbest zaman etkinliklerine katılımlarının ve fiziksel egzersiz yapma durumlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öğrencilerden demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, ailenin spor yapma durumu, herhangi bir okul sporuna yönelik lisansı olma durumu ve maddi yönden spor malzeme erişim sıkıntısı) elde edilecek olup serbest zaman egzersiz anketi (…ortalama ne kadar egzersiz yapıldığı…), serbest zaman ilgilenim ölçeği ve serbest zaman engelleri ile baş etme stratejileri ölçekleri aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Bakırköy ve Zeytinburnu ilçelerinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemde ise seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen 997'si Zeytinburnu 1088'i Bakırköy ilçesinde öğrenim gören toplam 2085 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan araştırma neticesinde elde edilen veriler SPSS 25,0 programında değerlendirilmiştir. Araştırma grubuna yönelik tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için de Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, serbest zaman engelleri ile baş etmede fiziksel aktivite ve egzersiz yapmanın etkili olduğu ve serbest zaman ilgilenimi üzerinde de olumlu etkiler bıraktığı görülmüştür. Söz konusu değerler üzerinde de cinsiyet, sınıf düzeyi, lisanslı spor yapma, ailede spor yapan üye veya üyelerin olması, maddi erişim sıkıntısı yaşamanın etkili faktörler olduğu ve bu doğrultuda lise öğrencilerinin fiziksel aktivite ve egzersiz yapma düzeylerini artırmaya yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeye göre de farklılıklar olduğu göz ardı edilmemelidir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeCOVID 19+4
Yasemin Altuğ
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Serbest zaman doyumu, ilgilenimi ve algılanan özgürlük: Fiziksel aktivite yoluyla kadınların güçlenmesi

Bu araştırmanın amacı 12 haftalık fiziksel aktivite programı ile kadınların serbest zaman ilgilenimi, serbest zaman doyumu ve özgürlük algıları arasındaki ilişkinin incelenerek bunların kadınların güçlenmesine etkisinin araştırılmasıdır. Bu bağlamda araştırmanın kuramsal çerçevesini güçlenmenin kavramsal ilişkileri, feminist pedagoji ve öz belirlenim kuramı oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına uyğunluğu bakımından pragmatist ve dönüşümsel araştırma paradigmaları temel alınarak karma yöntem araştırması kullanılmış ve araştırma deseni olarak açımlayıcı sıralı desen tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde ön test son test yarı deneysel yöntem kullanılmış ve araştırmacı tarafından 12 haftalık pilates egzersiz programı geliştirilmiştir. Nitel bölümde ise fenomenoloji yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel bölümde Serbest Zaman İlgilenimi (SZİÖ), Serbest Zaman Doyumu (SZDÖ) ve Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük (SZAÖÖ) ölçekleri kullanılmış, nitel bölümde ise gözlem, alan notları ve bireysel görüşme teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada katılımcı grubu 3 ayrı gruptan oluşmaktadır. Ölçek yapı geçerliğinin test edilmesi amacıyla fitnes/pilates egzersizine katılan kadınlardan (n=209), Yapısal Eşitlik Modeli oluşturulması amacıyla fitnes/pilates egzersizine katılan kadınlardan (n=399) veriler toplanmıştır. Son olarak araştırmanın deney grubunu oluşturan ve 12 haftalık pilates egzersizine katılan 21 kadından veri toplanmıştır. Nicel veriler online ortama aktarılmış ve SPSS 20.00 ve AMOS 16.00 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeği"nin (SZAÖÖ) kadın katılımcılar için yapı geçerliğini test etmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan üç ölçeğin güvenirlik düzeyini test etmek için Cronbach's Alfa katsayıları hesaplanmıştır. 12 hafta boyunca uygulanan pilates programının kadın katılımcıların ilgilenim, doyum ve algılanan özgürlük düzeylerine etkisini belirlemek için bağımlı örneklemler için t-testi test tekniği kullanılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında modelin yapısal geçerliğini test etmek için Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeğinin yetişkin kadınlar için 10 madde ve tek boyutlu yapısı doğrulanmıştır. 12 haftalık pilates egzersiz programına katılan kadınların ilgilenim, doyum ve algılanan özgürlük ölçeklerinin tüm alt boyutlarındaki son test puanları-ön test puanlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Serbest zaman ilgileniminin hem algılanan özgürlük üzerinde doğrudan etkisinin olduğu hem de serbest zaman doyumu üzerinden dolaylı etkisi olduğu, bunun yanı sıra serbest zaman doyumu üzerine de doğrudan etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadınların güçlenme deneyimleri incelendiğinde güçlenmenin kavramsal ilişkileri bağlamında yapılan egzersiz programının psikolojik, fiziksel, sosyal, kültürel güçlenme ve aktif yaşam becerisi üzerinde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kadınların serbest zaman aktivitelerine ilgilerinin arttırılmasının özgürlük algılarını yükselterek güçlenmelerine katkı sağlayabileceği veya ilgilenimlerinin arttırılıp ihtiyaçlarının karşılanmasıyla doyuma ulaşan kadınların kendilerini özgür ve güçlenmiş hissedebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

AlgıBoş zamanları değerlendirmeFiziksel aktivite+6
Esra Emir
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Serbest zaman tercihinin belirleyicileri ve etkileri

This thesis consists of two essays about the determinants and impacts of weight of leisure in preferences.In the first essay, I investigate the determinants of weight of leisure in preferences. First, using a dynamic general equilibrium model, I back out the weight of leisure in preferences for 52 countries over the period from 1950 to 2009. Then, I perform several panel data regressions using the backed out values of the preference for leisure as the dependent variable. Estimation results imply that GDP per-capita, openness and average temperature positively affect the weight of leisure in preferences in a robust manner. I also find some evidence on the effect of unionization on leisure preference.In the second essay, I investigate how weight of leisure in preferences might affect informal sector size. First, I construct a two-sector dynamic general equilibrium model and investigate how the informal sector size in my model varies with respect to weight of leisure in preferences. My model implies that higher weight of leisure in utility relative to consumption increases informal sector size relative to the formal sector. Then, using a panel data framework for 152 countries over 9 years between 1999 and 2007, I also find empirical support for the theoretical implications of the model.

Leisure activitiesDynamic stochastic general equilibrium modelEconomy+5
Emekcan Yücel
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın çalışanların serbest zaman engelleri ve serbest zaman yönetim düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada, kadın çalışanların serbest zaman engelleri ile boş zaman yönetim düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenerek Konya ili Selçuklu ilçesinde sürekli ve devamlı ikamet eden 18-51 yaş üzeri arasında çalışan 1915 kadın katılımcıdan oluşmuştur. Veriler yüz yüze ve online anket tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara araştırmanın amacı doğrultusunda belirlenen sosyo-demografik veri formu, Serbest Zaman Engelleri Ölçeği Kısa Formu (SZEÖ) ve Boş Zaman Yönetimi Ölçeği (BZEÖ) uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine yönelik gerçekleştirilen Çarpıklık ve Basıklık test sonuçlarına göre verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği saptandıktan sonra verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra çeşitli değişkenlerin karşılaştırılması için Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Korelasyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında katılımcıların yaş değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, zaman, BZYÖ alt boyutlarından boş zaman tutumu ve programlama alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (P<0,05). Medeni durum değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, zaman, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutları arasında anlamlı ilişki tespit edilirken (P<0,05), diğer alt boyutlar arasında anlamlı farkın olmadığı belirlenmiştir (p˃0.05). Gelir durumu değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, arkadaş eksikliği, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (P<0,05). Çocuk sayısı değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, zaman, BZYÖ alt boyutlarından boş zaman tutumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0,05). Çocuk sayısı ile diğer alt boyutlar arasında ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (P˃0.05). Çalıştığı kurum ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, arkadaş eksikliği, zaman, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (P<0,05). Sonuç olarak; çalışan kadınların serbest zaman engelleri önündeki kısıtlayıcının daha çok bilgi eksikliği yönünde olduğu tespit edilirken boş zaman yönetimi açısından ise programlama yönünde olduğu saptanmıştır. Serbest Zaman Engelleri ile Boş Zaman Yönetimi arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda en kuvvetli ilişkinin BZYÖ alt boyutlarından Amaç Belirleme ve Yöntem ile Değerlendirme arasında olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Rekreatif Faaliyet, Çalışan Kadın, Serbest Zaman Engelleri, Boş Zaman Yönetimi

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeFiziksel rekreasyon+5
Nagihan Sucu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde rekreatif faaliyetlerin yaşam doyumu ve boş zamanın anlamına etkisinin farklı değişkenler ışığında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Üniversite öğrencilerinde yaşam doyumu ile boş zamanın anlamı ilişkisi incelenerek; rekreasyonel faaliyetlere yönelik üniversite öğrencilerinin görüşleri araştırılarak hangi sebeplerden dolayı bu faaliyetlere yöneldikleri ve yaşam doyumu ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Necmettin Erbakan Üniversitesinde okuyan toplam 406 bireye boş zaman katılım ve tatminine yönelik sorulardan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Katılımcıların yaşam doyumu ve boş zamanın anlamı ile ilgili görüşleri, cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, bölüm, boş zaman faaliyet seçimi ve sıklığı gibi demografik parametrelere göre karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. 406 veri SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine yönelik gerçekleştirilen Çarpıklık ve Basıklık test sonuçlarına göre verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği saptandıktan sonra, 2 seçenekli bağımsız değişkenler için bağımsız örneklemler t-testi, ikiden fazla seçeneğe sahip değişkenler için ise tek yönlü varyans analizi (Anova) gerçekleştirilmiştir. İlgili ölçekler arasındaki ilişkiyi tespit etmeye yönelik olarak ise "Pearson Korelasyon" analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak Yaşam doyumu ile Boş zamanın anlamı ilişkisinin incelendiği bu araştırmada örneklem grubunu oluşturan Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencilerinin rekreasyonel faaliyetlerin anlamı ile yaşam doyumu ilişkisine yönelik; cinsiyet, yaş ve gelir düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılıklar, fakülte ve öğretim türü değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Boş zaman, Yaşam doyumu, Boş zaman Anlamı

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeRekreasyon+4
Naile Şahin
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin rekreasyon etkinliklerini belirlemede kullanılan kaynaklar ve sosyal medya kullanımının rolü

Bu çalışmada öğrencilerin sosyal medya kullanım amaçlarının belirlenmesi, bireylerin rekreatif etkinliklere katılımlarında sosyal medyayı güvenilir bir kaynak olarak görüp görmediğinin tespiti ve sosyal medyanın rekreatif etkinlik seçimi üzerine etkisi olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya totalde 497 üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 22 ankette uç değer saptanmış olup bunlar çalışmadan çıkarılmıştır. Araştırma 286 (%60,2) kadın, 189 (39,8) erkek bireyle yürütülmüştür. Araştırmada tarama kullanılmış olup veri toplama aracı olarak "Sosyal Ağların Kullanım Amaçları Ölçeği" ve "Rekreasyon Etkinliklerine Katılırken Güvenilen Kaynaklar" ölçeği kullanılmıştır. Analizlerin kontrolleri sonucunda SAKAÖ ve alt boyutlarının çarpıklık basıklık değerleri kontrol edildiğinde normal dağılıma uygun olmadığı ortaya çıkmış olup parametrik olmayan (non-parametric) testler kullanılırken, REKKKÖ'nin ise normal dağılıma uygun olduğu ortaya çıkmış olup parametrik (parametric) testler uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizi için betimsel istatistiklerin yanı sıra T-testi, Mann Whitney-u testi, Kruskal Wallis testi, korelasyon ve regresyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında katılımcıların cinsiyet değişkeni ile sosyal medya kullanım amaçları ve rekreatif etkinliklere katılırken güvendikleri kaynaklar arasında herhangi bir anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Katılımcıların yaş gruplarına göre SAKAÖ'nin alt boyutlarından iletişimi başlatma, iletişimi kurma ve eğlence alt boyutlarında (p<.05) düzeyinde anlamlılık tespit edilirken, diğer alt boyutlarda anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Katılımcıların yaş grupları değişkeni ile REKKKÖ arasında herhangi bir anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Bireylerin sosyal medyada paylaşılan (fotoğraf, video, yorum) içeriklerinden etkilenerek katılacağım rekreatif etkinliklerde değişiklik yaptım/yapabilirim değişkenleri ile her iki ölçek arasında (p<.05) düzeyinde anlamlılık tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen çalışma doğrultusunda sosyal medya kullanımları ile bireylerin rekreatif aktivite seçmeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<.05). Bireylerin sosyal medya kullanımları ile rekreatif etkinliklere katılımları arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki vardır (r=0,582). Yaptığımız analizin sonucuna göre bireylerin sosyal medya kullanımlarının, rekreatif etkinliklere katılımını da etkiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonRekreasyonel aktiviteler+4
Murat Alpaslan Kaderoğlu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür aracı olarak sosyal medya kullanımının serbest zaman alışkanlıkları ve yaşam doyumu üzerindeki etkisi

Popüler kültürün ulaşılabilir olması kişilerde kültürel olarak onu medyanın alanına yerleştirmektedir. Popüler kültürün oluşturulmasında ve bireyler arası aktarılmasında sosyal medya; gündelik hayatımızın önemli bir parçası haline gelmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı; popüler kültür alanı olan sosyal medyanın kullanım düzeyini ve bu kullanımın serbest zaman alışkanlıkları ve yaşam doyumu üzerindeki etkileri ve çalışmada kullanılacak bazı değişkenler arasındaki olası ilişkileri incelemektedir. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak online ortamda n=411 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın evrenini sosyal medya kullanıcıları oluştururken, örneklemini ise ulaşılabilen 411 gönüllü sosyal medya kullanıcısı oluşturmuştur. İstatistiksel analizler çalışmamızdan elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada demografik bilgi toplama formu, sosyal medya kullanım ölçeği, serbest zaman motivasyon ölçeği ve yaşam doyum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 26.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma ampirik sonuçları doğrultusunda; araştırmaya katılan bireylerin sosyal medya kullanım ölçeğinde en çok "Günlük tüm etkinliklerimi (konuşma, oyun, banka alışveriş vb.) sosyal medya üzerinden yönetebilirim." ifadesine katıldıkları görülmektedir. Serbest zaman motivasyon ölçeğinde ise bireylerin serbest zaman aktivitelerini genellikle neden yapıyorsunuz? Sorusunda "Bana çekici gelen konular hakkında daha fazla bilgi edinmenin beni memnun etmesi" ifadesine katıldıkları görülmektedir. Araştırmaya katılan bireylerin yaşam doyum ölçeğinde ise en çok "Yaşamımdan memnunum." ifadesine katıldıkları görülmektedir. Ayrıca korelasyon analizi doğrultusunda elde edilen sonuçlara baktığımızda; serbest zaman motivasyonu bağımlı değişkeni üzerinde sosyal medya kullanımı faktörünün 0,316 (,000 ve p<0001) seviyesinde anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; sosyal medya kullanımları arttıkça bireylerin serbest zaman motivasyonları pozitif yönde geliştiği ifade edilebilir. Ayrıca yaşam doyumu üzerinde serbest zaman motivasyonun artması ya da azalmasının anlamlı bir etkisi yoktur. Son olarak sosyal medya kullanımın artması bireylerin yaşam doyumunu etkilememektedir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmePopüler kültür+4
Melek Aktaş Koç
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimde çalışanların serbest zaman ilgilenim düzeyleri ile psikolojik iyi oluş durumlarının incelenmesi (Konya Meram Belediyesi örneği)

Serbest zaman ilgilenimi, çok çeşitli faaliyetleri ve ilgi alanlarını kapsayan modern yaşamın önemli bir yönüdür. Kitap okumaktan fiziksel aktivitelere katılmaya kadar serbest zaman aktiviteleri, sağlıklı ve tatmin edici bir yaşam tarzı sürdürmenin önemli bir parçasıdır. Bu tezin amacı; yerel yönetimde çalışanların serbest zaman ilgilenim düzeyleri ile psikolojik iyi oluş durumlarını demografik değişkenler açısından değerlendirmek ve bu bağlamda ortaya çıkan sonuçların literatüre kazandırılmasıdır. Araştırma nicel bir çalışma olup betimsel tarama desenine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Konya İlinde Meram Belediyesi Merkez binasında çalışmakta olan tüm personeller oluşturmaktadır. Meram Belediyesi merkez bina idarecileri ile yapılan görüşme sonrası merkez binada çalışan 356 personel olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada tezin evreni 356 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi %95 güven aralığı ve %5 hata payına göre en az 186 kişi olmalıdır. Çalışmada olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden basit rastgele örneklem yöntemine göre belirlenmiş 220 kişi örneklemi oluşturmaktadır. Çalışma gönüllülük esasına göre yürütülmüş olup anketler yüz yüze doldurtulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde ve frekans tanımlayıcı istatistik yöntemleri, verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için verilerin çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Verilerin normal dağıldığı görülmüştür. İstatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistiksel modellerin yanı sıra t-testi, anova, post-hoc, SZİ ve PİO arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre serbest zaman da sportif, sosyal, kültürel ve sanatsal aktivitelere katılım sağlayan bireylerin serbest zaman ilgilenim düzeyleri yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca serbest zamanlarını etkili bir şekilde kullandığını düşünen ve aktivitelere aktif olarak katılım sağlayan bireylerin psikolojik iyi oluş durumları da yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra iş deneyim süresi, görev ve rutin işler dışında sahip olunan günlük serbest zaman süresi analizinde kullanılan SZİ ve PİO ölçekleri geneli ve alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmadığı, SZİ ve PİO arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, bulgular serbest zamanı aktif ve çeşitli aktivitelerle değerlendiren bireylerin genel olarak daha yüksek serbest zaman ilgilenimine sahip olduğunu ve bunun da psikolojik iyi oluşlarını desteklediğini göstermektedir. Yani bireyler serbest zamanlarını etkin bir şekilde değerlendirdiklerinde, genellikle psikolojik iyi oluş düzeyleri de artma eğilimi gösteriyor. Bu da serbest zaman aktivitelerinin bireylerin psikolojik sağlığına olumlu katkıda bulunabileceğini göstermektedir.

BelediyelerBoş zamanBoş zamanları değerlendirme+5
Merve Çapkan
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığının serbest zaman tutumuna etkisi: Gelişmeleri kaçırma korkusunun (FoMO) aracı rolü ve ait olma ihtiyacının düzenleyici rolü

Serbest zaman dinlenme, eğlenme ve yenilenme için bir fırsattır. Çoğu zaman, serbest zamanın aktif bir şekilde değerlendirilmesi içsel tatmin için bir ön koşuldur. Serbest zamanın öneminin farkında olmak, yaşamda daha fazla denge, mutluluk ve kişisel gelişim elde etme imkânı yaratır. Bu nedenle, serbest zamanın değerini tam olarak anlamak ve serbest zamana yönelik olumlu tutumlara sahip olmak önemlidir. Bu bilgiler ışığında, serbest zaman tutumunu (SZT) olumlu veya olumsuz yönde etkileyen değişkenlerin saptanması ve elde edilen sonuçlara yönelik önerilerin geliştirilmesi doğrultusunda araştırmada şu amaçlar benimsenmiştir: (a) Sosyal medya bağımlılığı (SMB) ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (b) SMB ve sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO) arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (c) SMB ve ait olma ihtiyacı (AOİ) arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (d) FoMO ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (e) AOİ ve FoMO arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (f) AOİ ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (g) SMB ve SZT arasındaki ilişkide FoMO'nun aracı etkisinin belirlenmesi, (h) SMB ve FoMO arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi, (i) FoMO ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi, (j) SMB ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi. Araştırma evrenini Necmettin Erbakan Üniversitesi Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi programında öğrenim gören öğrenciler (270 öğrenci) oluşturmuştur. Evreni temsil edebilecek ideal örneklem büyüklüğü Sample Size Calculator isimli program kullanılarak (%95 güven aralığı ve %5 hata payı) 159 öğrenci olarak belirlenmiş, ancak bununla sınırlı kalınmayarak 220 öğrenciye ulaşılmıştır. Veriler, Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ), Serbest Zaman Tutum Ölçeği (SZTÖ), Sosyal Ortamlarda Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği (GKKÖ) ve Ait Olma İhtiyacı Ölçeği (AOİÖ) kullanılarak anket yöntemi ile elde edilmiştir. Veri analizi doğrultusunda ilk olarak ölçme araçlarının yapı geçerliliği ve güvenirliği tekrar test edilmiş; ikinci olarak ölçme araçlarının ortalama dağılımları analiz edilmiş; son olarak SPSS programı üzerinde Process Model 4 ve Process Model 59 kullanılarak hipotez testi yapılmıştır. Elde edilen bulgular şu şekildedir: a) SMB ve SZT arasında bir ilişki yoktur, (b) SMB ve FoMO arasında pozitif bir ilişki vardır, (c) SMB ve AOİ arasında pozitif bir ilişki vardır, (d) FoMO ve SZT arasında bir ilişki yoktur (ancak FoMO ve davranışsal SZT arasında pozitif bir ilişki vardır), (e) AOİ ve FoMO arasında pozitif bir ilişki vardır, (f) AOİ ve SZT arasında pozitif bir ilişki vardır, (g) SMB ve SZT arasındaki ilişkide FoMO'nun aracı bir etkisi yoktur, (h) SMB ve FoMO arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici bir etkisi yoktur, (i) FoMO ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin pozitif düzenleyici bir etkisi vardır, (j) SMB ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin bir etkisi yoktur. Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili bölümde tartışılmış ve elde edilen sonuçlara yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Aidiyet duygusuBağımlılıkBoş zaman+7
Andaç Akçakese
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Leisure as criticism in architectural texts

Ideas around the concept of leisure, such as recreation, entertainment, education, culture, arts, happiness, and well-being are prevalent in culture today. On a planetary level, capital tends to organize and expand its course through these ideas in a continuous but changing fashion. Architectural practices operate in such contexts; they are not immune to capitalist relations. Often they work as motor forces behind capital oriented productions. This dissertation investigates different modes of criticism in architecture through the concept of leisure in the context of capitalism. I claim that (1) it is necessary to develop criticism in/of architecture constantly, since architecture continuously generates new ways of aligning with capital as power, and that (2) it is possible to attain such mission via leisure due to its rich and ever-changing connotations. Moving from the concept's etymology, I first look at the way critical theory addresses leisure. I bring together the connotations of the word, its interpretations, and criticisms delivered through it. This provides an advanced series of problems around leisure as well as a group of critical tools (or subsidiary concepts), all of which serve to deliver a criticism based on a demystification and a reconceptualization of leisure within socio-economic relations. Demystification stands for what criticisms reveal about existing relations, while reconceptualization allows for new ways of referring to and thereby discussing contradictions that stem from architecture's ongoing relationship with capital. With the framework of critical theory, I explore various texts from the literature of architecture that contain leisure and embody a criticism directed at architecture. I chose these texts through subsidiary concepts that critical theory on leisure presents. However, I group these texts according to the way they utilize leisure and the ideas around it (such as culture, education, recreation, entertainment, well-being). The first group renders leisure as a function, as a tool for classification to direct a criticism towards the context of architectural projects. The second group takes leisure as experimentation, as an idea that can challenge the limits of architecture. The final group of texts takes leisure as discourse, and use leisure and ideas around the concept to discuss and deliver meaning through architectural projects. These three approaches to the concept generate three different kinds of criticism: diagnostic criticism, reflexive criticism, and discursive criticism. These three modes of criticism are irreducible to one another, but they exist and operate together. It is possible to discuss the interconnectedness of the three spheres of criticism through recurring themes in these texts. These themes are public space, technology and spectacle, all of which provide a different modality in which spheres of criticism operate. They present the post-war conception of leisure, how this conception is used and how it is discussed in shaping criticism. Their successive discussion finalizes the pursuit of the dissertation, which is an inquiry on the concept of leisure as a tool for criticism of architectural practices. This includes detecting parallels and continuities, revealing contrasts and portraying the way architectural practices linger between becoming-spectacle and claiming autonomy, as well as taking architecture's ongoing relation with critical theory under a lens, joining other texts in the pursuit of a new quest for criticism in architecture.

Leisure activitiesCriticismCriticism methods
Berna Göl
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin boş zaman tutumlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı Balıkesir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin boş zaman tutumlarını incelemek, bireylerin boş zaman faaliyetlerine katılımını ve demografik bilgiler açısından farklılık olup olmadığını belirlemek ve bu sonuçlar doğrultusunda öneriler sunmaktır. Bu araştırmanın evrenini, Balıkesir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören bireyler oluşturacaktır. Araştırmamızda 436 kişiye ulaşılmış, yapılan analizler sonucunda eksik ve fazla veriler çıkarıldıktan sonra 420 kişinin anketleri incelenmiştir.Balıkesir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin boş zaman tutumlarının incelenmesini amaçlayan bu araştırmada; 1982 yılında Ragheb ve Beard tarafından geliştirilmiş olan, 2010 yılında Akgül ve Gürbüz tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan "Boş Zaman Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Boş zaman tutumları incelenen bireylerin demografik özelliklerini belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kişisel bilgileri içeren demografik bilgi formu katılımcıların; sınıflarını, yaşlarını, cinsiyetlerini, bölümlerini, yaşadıkları yeri, anne ve baba eğitim durumlarını, branşlarını ve aile gelir durumlarını içeren sorulardan oluşmaktadır. Boş Zaman Tutum Ölçeği, eşit dağılımlı (12'şer maddelik) 3 alt boyuttan (bilişsel, duyuşsal ve davranışsal) ve toplamda 36 madde içermektedir. Boş zaman tutum ölçeğinin Kruskal Wallis test sonuçlarında; cinsiyet değişkenine göre davranışsal, yaşanılan yer değişkenine göre duyuşsal ve davranışsal, spor branşı, yaşanılan yer, sınıf, bölüm, baba-anne, eğitim durumu ve aile gelir durumu duyuşsal, bilişsel ve davranışsal alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir

BalıkesirBoş zamanBoş zamanları değerlendirme+2
Caner Çorlak
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda serbest zaman ilgilenimi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, kadınların serbest zaman ilgilenimi ve yaşam kalitesi düzeylerinin çeşitli değişkenlerle karşılaştırılması ve arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu İstanbul ilinde yaşayan ve haftanın üç günü fiziksel aktivite yapan 18-65 yaş arası 1203 kadın katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılar "Serbest Zaman İlgilenim Ölçeği " (SZİÖ) ve "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kısa Formu"nu (DSÖYKÖ-KF) cevaplamışlardır. Verilerin analizi için değişkenler arasındaki farklılıkların belirlenmesinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ölçekler arasındaki ilişkinin belirlenebilmesi için ise Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçları; Çeşitli değişkenlere (medeni durum, yaş, eğitim, gelir durumu, fiziksel aktiviteye katılım şekli, fitness merkezine üyelik durumu ve fiziksel aktiviteye katılım süresi) göre "SZİÖ" ve "DSÖYKÖ-KF" ortalama puanlarında anlamlı farklılıklar göstermiştir. Korelasyon test sonucuna göre, "SZİÖ" ve "DSÖYKÖ-KF" puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kadınların serbest zaman ilgilenim ve yaşam kalitesi düzeylerinin bazı değişkenlere göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bununla birlikte, kadınların serbest zamanlarında fiziksel aktiviteye katılımlarının yaşam kalitesi düzeyleri üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Gelecekteki araştırmalarda kadınların fiziksel aktiviteye katılımı ile ilgilenim düzeyleri ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeKadınlar+2
Züleyha Safi
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırsal alanda ve kentte yaşayan yaşlılar ve boş zaman değerlendirme

Kırsal alanda ve kentte yaşayan yaşlıların farklılaşan ve benzerlik gösteren boş zaman değerlendirme algı ve davranışlarına odaklanan bu çalışma nitel olarak tasarlanmış fenomonolojik desende bir çalışmadır. Araştırma, yaşlıların kırsal ve kentsel alanlardaki boş zaman algıları üzerine olduğu için, görüşülenlerin temelde kırsal ve kentsel olarak mekânsal farklılıklarına vurgu yapmak uygun görülmüştür. Araştırma sonunda bütünsel olarak boş zaman algısı değerlendirildiğinde, kırsal alanda da kentsel alanda da yaşlıların olumlu boş zaman algısı betimlemelerinden kaynaklı genel olarak yaşlılıklarını aktif geçirdikleri göze çarpmaktadır. Ancak yine de mekân, eğitim, gelir, cinsiyet ve mevsim değişkenlerinin kırsal alandaki boş zaman aktivitelerine katılımı azalttığı, öte yandan kentsel alandaki boş zaman katılımını arttırıp, çeşitlendirdiği görülmüştür. Kentsel alan yaşlılarının yüksek eğitim ve gelir durumları ile yaşadıkları mekânla ilgili daha fazla fırsata sahip olmaları boş zaman katılımlarını ve aktivitelerini çeşitlendirse de, kırsal alanda yaşayan yaşlıların kendi düşük bütçe, fırsat ve kapasiteleriyle gerçekleştirebildikleri boş zaman katılımlarıyla benzer derecede kişisel fayda sağladıkları görülmüştür. Araştırma bulgularına göre kırsalda ve kentte yaşayan yaşlılara boş zaman aktivitelerinin sağladığı fizyolojik faydalara ilişkin görüşleri, boş zaman aktivitelerinin onlara zindelik kattığı, gençleştirdiği, rahatlattığı ve fiziksel yeterlilik kazandırdığı şeklinde; psikolojik faydalara ilişkin görüşleri, deşarj olmak, rahatlamak, huzur vermek, yaşama şevkini arttırmak, stres ve kaygıyı azaltmak şeklinde; sosyal faydalara ilişkin görüşleri de sosyalleşme ve kendini gerçekleştirme şeklinde ifade edilmiştir. Bu kapsamda yaşlıların yaşam kalitelerinin yükselmesini sağlayan boş zaman etkinlikleri ile ilgili olarak geliştirilebilecek yetişkin eğitimi olanaklarının kullanıcı merkezli olması, yerel yapıyı yansıtması ve yerel ihtiyaca cevap vermesi gerçekliğinin üzerinde durulması yönetimlerin, karar vericilerin, STK'ların ve halk eğitim merkezlerinin önceliği olmalıdır.

Boş zamanları değerlendirmeKentlerKentsel alanlar+2
Nurcan Domaniç
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jineonkolojik hastalarda kemoterapi sürecindeki meşguliyet terapisinin anksiyete ve depresyon üzerine etkisi

Araştırma Başkent Üniversitesi Hastanesi Jinekoloji Onkoloji Kemoterapi Ünitesi'nde jinekolojik kanser tedavisi gören bireylerin meşguliyet (uğraş) terapisi ile ilgilenme durumları ve bunun anksiyete-depresyon üzerine olan etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın örneklemi, evreni bilinen örneklem formülü ile hesaplanmıştır (n=200). Verilerin toplanmasında Anket Formu, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi, Ki-Kare ve One-Way ANOVA testinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kullanılmıştır. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 56.8 ± 10.5 olarak bulunmuştur. Çalışmada kemoterapi sürecinde hastaların sıklıkla dizi-sinema izleme (%51.3), hayal kurma (%32.7), müzik dinleme (%26.6), arkadaş-akraba ziyareti (%19.6), çiçek yetiştirme (%14) ve yürüyüş-egzersiz yaptıkları (%14) belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada hastaların %77'sinin uğraş terapi merkezini istediği belirlenmiştir. Yapılan analize göre hastaların %53'ünde anksiyete, %67.5'inde depresyon saptanmıştır. Kemoterapi sürecinde uğraş sayısı arttıkça hastaların anksiyete ve depresyon oranı azalmakta ve günlük yaşam aktivite skoru artmaktadır (p<0.05). Çalışmanın sonucunda uğraş durumunun kanser hastalarının hem psikolojilerini hem de bağımsızlık düzeylerini olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. Bu açıdan jinekolojik kanserli hastaların aktivite performanslarının değerlendirilerek bireylerin uğraş terapisine katılımının sağlanması ve bu konuyla ilgili ileri çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler; jinekolojik kanser, meşguliyet terapisi, anksiyete

AnksiyeteAntineoplastik ajanlarBoş zamanları değerlendirme+5
Hatice Kübra Yurdakul
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Yaşlı hastalarda aktif boş zaman kullanımının biyopsikososyal sağlığa etkisinin değerlendirilmesi

Giriş ve amaç: Giderek yaşlanan toplumumuzda yaşlı sağlığı önemi artan bir halk sağlığı konusudur. Yaşlı nüfusun sağlıklı olmasını etkileyen faktörlerin araştırılması bu anlamda önemlidir. Bu çalışmada boş zamanların aktif değerlendirilmesi ile hastaların sağlık durumları arasındaki ilişki biyolojik, psikolojik ve sosyal yaklaşımla değerlendirilmiştir. Gereç ve yöntemler: Çalışma, 1 Ekim 2016 ve 1 Kasım 2016 tarihleri arasında TC Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geriatri Polikliniklerine başvuran 65 yaş üzeri yaşlılar ile gönüllülük esas alınarak, yüz yüze anket çalışması şeklinde yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 34'ü kadın 37'si erkek toplam 71 birey katılmıştır. 65-70 yaş grubu ve 71-75 yaş gurubu rekreasyonel boş zaman aktivite skorları, 76 üstü yaş grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Kadınların rekreasyonel boş zaman aktivite skorları, erkeklere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Büyükşehirde yaşayanların dini boş zaman aktivite skorları, kasaba-köylerde yaşayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Evlilerin ve bekârların sosyal boş zaman aktivite skorları, dullara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yalnız yaşayanların, eşiyle yaşayanlar ve bakıcılarıyla yaşayanlara göre rekreasyonel boş zaman aktivite skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yaşlıların eğitim durumuna göre boş zaman aktivitelerinin karşılaştırılmasında entelektüel ve sosyal alanda anlamlı farklılık bulunmuştur. Okur-yazar olmayanların entelektüel boş zaman aktivite skorları, lise mezunu ve yüksekokul mezunlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Yine ilkokul mezunlarının entelektüel boş zaman aktivite skorları, lise mezunu ve yüksekokul mezunlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Okur-yazar olmayanların sosyal boş zaman, aktivite skorları, lise mezunu ve yüksekokul mezunlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. İlkokul mezunlarının sosyal boş zaman aktivite skorları, lise ve yüksekokul mezunlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Maaşlı olanların, maaşlı olmayanlara göre rekreasyonel boş zaman aktivite skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Komşusuyla-arkadaşıyla her gün görüşenlerin, haftada birkaç kez ya da ayda birkaç kez görüşenlere göre sosyal boş zaman aktivite skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Uykusuzluk çekenlerin rekreasyonel boş zaman aktivite skorları uykusuzluk çekmeyenlere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Yaşam kalitesine göre; duyusal fonksiyonlar alt alanıyla sosyal boş zaman aktivitelerine katılıma ait sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özerklik alt alanıyla sosyal boş zaman aktivitelerine katılıma ait sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Geçmiş, bugün ve gelecek faaliyetleri alt alanıyla entelektüel, sosyal ve rekreasyonel boş zaman aktivitelerine katılıma ait sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ölüm ve ölmek alt alanıyla entelektüel boş zaman aktivitelerine katılıma ait sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yakınlık alt alanıyla sosyal boş zaman aktivitelerine katılıma ait sonuçlarda istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Demans olmayanların entelektüel ve sosyal boş zaman aktivite skorları demans olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Depresyonu olmayanların sosyal boş zaman aktivite skorları depresyonda olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Sonuç: Yaşlı popülasyonda boş zamanların aktif değerlendirilmesi hastaların biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden sağlıklarını ve yaşam kalitelerini doğrudan ve dolaylı olarak olumlu etkilemektedir. Bu nedenle yaşlı sağlığına yönelik yapılacak sağlık politikalarında onların yaşama aktif katılımlarının teşvik edilmesi önemlidir. Anahtar Kelimeler: Yaşlı, Boş Zaman Aktiviteleri, Biyopsikososyal Yaklaşım, Geriatrik Sendromlar

Boş zamanları değerlendirmeGeriatriPsikososyal yapı+3
Esin Doğru
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Pedagojik formasyonda kayıtlı öğretmen adaylarının boş zaman yönetimleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, "Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı"na katılan öğretmen adaylarının boş zaman yönetimleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu yüzden de, bu çalışma kapsamında ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde açılan, "Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı"na kayıtlı toplam 516 mezun grubu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Wang ve ark. (2011) tarafından geliştirilen ve Akgül ve Karaküçük (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Boş zaman yönetim ölçeği", Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen ve Eser ve ark. (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan "Yaşam kalitesi ölçeği kısa formu" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel bilgi formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Betimsel İstatistik Teknikleri, Mann Whitney U ve Kruskall Wallis testleri kullanılmış, boş zaman yönetimi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi saptamak içinde Spearman Korelasyon Analizinden yararlanılmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi olarak "p<0.05" ve "p<0.01" değerleri kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; boş zaman yönetim ölçeği, amaç belirleme ve yöntem ve değerlendirme alt boyutları ile yaşam kalitesi ölçeği, bedensel, ruhsal, sosyal, çevre-kültürel ve genel yaşam kalitesi alt boyutları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca boş zaman tutumu alt boyutu ile bedensel, ruhsal ve sosyal alan alt boyutları arasında da düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Programlama alt boyutu ile yaşam kalitesi ölçeği alt boyutlarının tamamında düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki bulunurken, boş zaman tutumu alt boyutu ile çevre-kültürel ve genel yaşam kalitesi alt boyutları ilişkili bulunmamıştır. Sonuç olarak, boş zaman yönetim ölçeği ile yaşam kalitesi ölçeği toplam puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerBoş zamanları değerlendirmePedagoji+2
Çağrı Arı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan serbest zaman etkinliklerinin öğretmen görüşlerine dayalı olarak değerlendirilmesi

İlköğretim Anabilim Dalı Okulöncesi Öğretmenliği Programı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2002 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gültekin Okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanan programlarda belirlenen amaçlara çeşitli etkinliklerle ulaşılır. Bu etkinliklerden biri de serbest zaman etkinlikleridir. Serbest zaman etkinlikleri; çocukların kendi kendilerine öğrenmelerini gerçekleştirdikleri, kendi başlattıkları etkinlikleri geliştirdikleri, arkadaşlıklarını pekiştirdikleri, problem durumlarını çözdükleri ya da çözmeye çalıştıkları etkinliklerdir. Bu etkinlik diliminde öğretmen uygun eğitim ortamı hazırlayarak ve çocukların etkin öğrenmelerini sağlayarak, çocukları yönlendirir, destekler ve onları her yönden geliştirir. Serbest zaman etkinlikleri, kesinlikle çocukların başı boş amaçsızca geçirdikleri zamanlar olarak nitelendirilemez. Serbest zaman etkinlikleri yoluyla çocuklara önemli nitelikler kazandırılır; problem çözebilme, akıl yürütebilme, karar verebilme, yaratıcı düşünebilme, farklı bakış açıları kazanabilme, Öğrenmeyi öğrenebilme serbest zaman etkinliklerinin çocuklara kazandırdığı niteliklerden kimileridir. Tüm bu niteliklerin çocuklara etkili bir biçimde kazandırılabilmesinde serbest zaman etkinliklerinin okullarda etkili biçimde gerçekleştirilebilmesinin rolü büyüktür.m Bu araştırma, okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanmakta olan serbest zaman etkinliklerinin öğretmen görüşlerine dayalı olarak değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Eskişehir ilinde resmi ve özel okulöncesi eğitim kurumlarında çalışmakta olan okulöncesi eğitim öğretmenlerinin, serbest zaman etkinliklerinin amaç ve uygulanma ilkeleri ile ilgili görüşlerine dayalı olarak saptamaya çalıştığından, tarama niteliğinde bir çalışmadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak öğretmenlerin okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanan programlarda yer alan serbest zaman etkinliklerine ilişkin görüşlerini almak amacıyla 41 sorudan oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin çözümü için önce okulöncesi eğitim öğretmenlerinin anket formuna verdikleri yanıtlar bilgisayar ortamında işlenmiştir. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, okulöncesi eğitim öğretmenlerinin görüşleri sayı ve yüzdeler ile ifade edildikten sonra meslekteki hizmet süreleri, mezun oldukları yükseköğretim programı ve çalışmakta oldukları kurumlar arasında farklılıklar olup olmadığının anlaşılması için ikili karşılaştırmalarda bağımsız t testi; üç ve daha fazla karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları, okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanmakta olan serbest zaman etkinliklerinin amaç ve uygulanma ilkelerine uygun olarak gerçekleştirildiğini ve serbest zaman etkinliklerinin çocuklara kazandırması gerektiği düşünülen davranışları kazandırdığını göstermiştir. Buna karşın serbest zaman etkinliklerinde öğretmenlerin öğretim strateji, yöntem ve teknikleri ile pekiştireç kullanma düzeylerinin ise çok yüksek olmadığı görülmüştür. Ayrıca analiz sonuçlarında öğretmenlerin meslekteki hizmet sürelerine, mezun oldukları yükseköğretim programlarına ve çalışmakta oldukları kurumlara göre serbest zaman etkinliklerinin amaç ve uygulama ilkelerinin gerçekleşme düzeyinin çok az farklılaştığı görülmüştür.

Boş zamanları değerlendirmeEskişehirOkul öncesi eğitim+4
Banu Dikmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimlerinin sağlık algıları üzerindeki etkisi

Bu çalışma Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimleri ve sağlık algılarının bireysel değişkenler açısından incelenerek, mesai içi boş zaman değerlendirme biçiminin sağlık algısına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma nicel araştırma tekniklerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiş ve çalışmaya basit tesadüfi örneklem yöntemine göre seçilmiş Tayfur Ata Sökmen Kampüsü'nde yer alan fakülte ve yüksekokullarda görev yapan, 400 akademik personel katılmıştır. Çalışmada veriler kişisel bilgi formu, Mesai İçi Boş Zaman Değerlendirme Biçimi Ölçeği ve Sağlık Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Windows için SPSS 23 paket program kullanılmıştır. Verilere kayıp değer analizi yapılmış ve bir veri çalışma dışı bırakılmıştır. Ölçekler için iç tutarlık katsayıları hesaplanmış ve ortalama, standart sapma, basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiştir. Çalışmada hipotez testleri olarak 95% güven aralığında bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon testi kullanılmıştır. Sonuç olarak yapılmış olan bu çalışma, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik personelinin mesai içi boş zaman değerlendirme biçimlerinin cinsiyet, akademik unvan ve idari görevlerine göre farklılık gösterdiğini ve yaşları ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca çalışmada yer alan akademik personelin sağlık algılarının cinsiyetleri ve akademik unvanlarına göre farklılık gösterdiğini ancak yaşları ile ilişkili olmadığını göstermiştir. Katılımcıların mesai içi boş zaman değerlendirme biçimleri ve sağlık algıları arasında anlamlı ilişkiler olduğu ve mesai içi boş zaman değerlendirme biçiminin sağlık algısının yordayıcısı olduğu da çalışmanın diğer sonuçlarıdır.

Akademik personelAlgıBoş zaman+7
Akay Süner
Hatay Mustafa Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest zamanlarını gençlik merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, serbest zamanlarını Gençlik Merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezlerinde serbest zaman faaliyetlerine katılan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin farklı fakültelerinde eğitim alan 18-29 yaş aralığındaki 250 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Tatmin Ölçeğinin kısa versiyonu, Hills ve Argyle (2002) tarafından geliştirilen Oxford Mutluluk Ölçeğinin kısa versiyonu (OMÖ-K) ve Diener, Emmons, Laresen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t testi, Bağıntılı Örneklem t testi, Kruskal-Wallis Testi, ANOVA Testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları ışığında, serbest zaman doyum ortalama puanı ile cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Serbest zaman doyum, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları, yaş ve öğrenim durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Serbest zaman doyum ve yaşam doyumu ortalama puanları aile gelir durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Mutluluk ortalama puanları ile aile gelir durumu açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Aile gelir durumuna bağlı mutluluk düzeyinin artış göstermesi dikkat çekici bir bulgudur. Serbest zaman doyum ortalama puanı ile Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı her gün, haftada bir ve ayda bir olan öğrencilerin serbest zaman doyum ortalama puanlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan katılımcıların serbest zaman doyumu, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları arasında anlamlı derecede orta düzeyde bir korelasyon bulunmaktadır.

Boş zamanları değerlendirmeGençlik merkezleriMutluluk+4
İbrahim Dikici
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik tiplerine göre serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin kişilik tipleri ve serbest zaman engelleri ile baş etme stratejileri arasındaki ilişkileri ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada öğrencilerin serbest zaman engelleri ile baş etme stratejilerini değerlendirmek için Yerlisu Lapa (2014) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Serbest Zaman Engelleri ile Baş Etme Stratejileri Ölçeği ile öğrencilerin kişilik tiplerini belirlemek için Bacanlı, İlhan ve Aslan (2009) tarafından geliştirilen Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi kullanılmıştır. Çalışmaya Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kötekli yerleşkesinde lisans öğrenimi gören 233 kadın ve 263 erkek olmak üzere toplam 498 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinin ve kişilik tiplerinin cinsiyetler ve fakülteler arası farklılığı tespit etmek için bağımsız değişken t-testi, değişkenler arası ilişkiyi tespit etmek için ise basit korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, üniversite öğrencilerinin kişilik tiplerinin cinsiyet değişkenine göre ve okudukları fakültelere göre anlamlı farklılık bulunamamıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinden beceri kazanma stratejisinde cinsiyete göre farklılaştığı bulunmuştur (p < 0,05). İlişkisel analizler ise değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişki olduğunu ve kişilik tiplerinin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerini anlamlı olarak yordadığını göstermiştir. Sonuç olarak yumuşak başlılık, sorumluluk ve deneyime açıklık kişilik tiplerine sahip öğrencilerin serbest zaman engelleriyle baş etme stratejilerinden beceri kazanma, içsel onay ve fiziksel uygunluk stratejilerini kullandıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kişilik tipleri, serbest zaman engelleri, baş etme stratejileri.

Başa çıkmaBeş faktör kişilik modeliBoş zamanları değerlendirme+5
Zeynep Ünal
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects