High schools teachers

258 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin örgütsel kültür ve değerlere göre yönetim algıları

Bu araştırma lise öğretmenlerinin örgüt kültürü ile değerlere göre yönetim algıları arasındaki ilişki incelenmek ve değerlere göre yönetimin örgüt alt kültürlerini yordama durumunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde görev yapan 483 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada ''Örgütsel Kültür Ölçeği'' ve ''Değerlere Göre Yönetim Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, okullarda kültürün alt boyutları olan rol, destek, güç ve başarı kültürünün hâkim olduğuna ilişkin algıları ile değerlere göre yönetime ilişkin algıları yüksektir. Öğretmenlerin, güç kültürü algıları mesleki kıdemlerine göre; değerlere göre yönetim algıları da cinsiyet değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Örgüt kültürü alt boyutları ile değerlere göre yönetim arasında orta düzeyde bir ilişki bulunduğu, değerlere göre yönetimin örgüt alt kültürlerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, okul kültürü, değerlere göre yönetim, değer, kültür

Değer algısıDeğerlerEğitim yönetimi+6
Su Buşra Birden
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolü

Bu araştırmada, Diyarbakır ilinde kamu ve özel liselerde görev yapmakta olan öğretmelerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumu arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolünün ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Diyarbakır ili dört merkez ilçesinde (Bağlar, Kayapınar, Yenişehir, Sur) görev yapmakta olan lise öğretmenleridir. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçme yoluna gidilmiş ve böylece 420 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki doğrudan etkisi: %7 iken; örgütsel bağlılık da modele dâhil olduğunda toplam etki %12 düzeyine çıkmaktadır. Bu toplam etkinin %5'i örgütsel bağlılığın aracı etkisinden kaynaklıdır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki etkisinde p değerinin değişimi izlendiğinde ilk adımda .00 iken, ikinci adımda .03 olmuştur. Bu durum öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının kısmi aracılık etkisine sahip olduğunu gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Kaytarma, İş Doyumu, Örgütsel Bağlılık, Öğretmen

Lise öğretmenleriSosyal kaytarmaÖrgütsel bağlılık+2
Turgay Yıldızöz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri ruhsallığının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi: Karma yöntemli bir araştırma

Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin işyeri ruhsallığına ilişkin algılarının incelenmesidir. Araştırma karma yöntemlerden açımlayıcı sıralı desene göre hazırlanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında; Siirt ilinde 2021-2022 eğitim-öğretim yılında görev yapan 2666 öğretmen evreni oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmadaki zorluktan ötürü örneklem alma yoluna gidilmiştir. Basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenen 341 öğretmen araştırmaya dahil edilmiştir. Nicel verilerin toplanmasında İşyeri Ruhsallığı Ölçeği (Özğan, 2017) kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesine betimsel istatistiklerden ve fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında; nicel analizler yapıldıktan sonra elde edilen bulgular ışığında 4 soruluk yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve 25 katılımcıya ilgili form görüşme esnasında uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizi için içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin işyeri ruhsallığı algıları yüksek düzeydedir. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin işyeri ruhsallığı algılarında yaş, medeni durum, meslekteki görev süresi ve branş değişkenleri anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Cinsiyet değişkeninde örgütsel değerler alt boyutunda, okuldaki görev süresi değişkeninde özalgı ve anlamlı iş boyutlarında, öğretmen sayısı değişkeninde örgütsel değerler alt boyutunda, okul kademesi değişkeninde ölçeğin genelinde ve örgütsel değerler alt boyutunda anlamlı farklılık oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Farkın kaynağına ilişkin öğretmenlerle görüşmeler yapılmıştır. Nicel ve nitel bulgular ışığında sonuçlar tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Açımlayıcı sıralı karma yöntemLise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+3
Fatih Selim Tan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgüt iklimi algıları ile mesleki iş birliğine yönelik tutumları arasındaki ilişki

21. yüzyılın çağdaş eğitim ve okul anlayışının önemli becerileri arasında yer alan (4C; 'Critical Thinking/eleştirel düşünme', 'Collaboration/iş birliği', 'Communication/iletişim' ve 'Creativity/yaratıcılık') iş birliği, önemli bir eğitimsel süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada örgüt iklimi ile mesleki iş birliği arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evreni Mardin il merkezindeki 26 ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan 819 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada tam sayı esasına göre evrenin hepsine ulaşılmak hedeflenmiş örnekleme yoluna gidilmemiştir. Bu kapsamda bütün öğretmenlere ulaşılmış ve analizler çalışmaya gönüllü katılan 470 öğretmenle yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, örgüt iklimi alt boyutunda okul müdürleri için açıklık düzeyinin ölçek değerlerine göre "çok yüksek" öğretmenler için ise "düşük" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre öğretmenler, okul müdürlerinin okulun iklimine yönelik pozitif katkısının çok yüksek; kendilerinin ve meslektaşlarının pozitif katkısının ise düşük düzeyde olduğunu düşünmektedirler. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerin, meslektaşlar arasındaki iş birliğine ilişkin tutumları oldukça yüksektir. Araştırmada elde edilen diğer sonuçlara göre meslekte yeni olan öğretmenler okul müdürlerini daha emredici bulmuştur. Erkek öğretmenler, kadın öğretmenlere göre okul müdürlerini daha kısıtlayıcı bulmaktadır.

Lise öğretmenleriMesleki iş birliğiOkul iklimi+7
Baran Selimoğlu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim ingilizce öğretmenlerinin programı bağlılıkla uygulama durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 2018 Ortaöğretim İngilizce Dersi Öğretim Programının bağlılıkla uygulanma durumunun ve bağlılıkla uygulanmasını etkileyen faktörlerin öğretmen görüşleri çerçevesinde incelenmesidir. Nitel araştırma desenlerinden iç içe geçmiş tek durum desenindeki bu çalışma, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen Van ili Muradiye ilçesindeki Anadolu Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesinde görev yapan yedi İngilizce öğretmeni ve bu liselerde 9-12. sınıflarda öğrenim gören 16 öğrenci ile yürütülmüştür. Yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığı ile elde edilen verilerin analizinde içerik analizi; sınıf içi gözlem formu aracılığı ile yürütülen gözlemlerden elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin çoğunluğunun kazanım öğesi haricindeki öğelerin bağlılıkla uygulanabilir olduğu görüşünde oldukları fakat programın bağlılıkla uygulanmasına ilişkin bileşenler kapsamında (uyma, doz, uygulamanın kalitesi ve katılımcı tepkileri) içerik ve eğitim durumları öğeleri haricinde 2018 ortaöğretim İngilizce dersi öğretim programını yeterli düzeyde bağlılıkla uygulayamadıkları belirlenmiştir. Öğretim programının bağlılıkla uygulanmasını etkileyen faktörler kapsamında ise en sık vurgulanan faktörün öğrenci özellikleri olduğu; program özellikleri, örgütsel özellikler, öğretmen özellikleri ve öğretmen eğitiminin de etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, programın bağlılıkla uygulanabilirliğinin artırılabilmesi için 2018 ortaöğretim İngilizce dersi öğretim programına ilişkin gerekli düzenlemeler ve öğretmenlerin sahip olması gereken nitelikler kapsamında mevcut uygulamalara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.

Ders programlarıLise öğretmenleriİngilizce
Ebru Dizman
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında öğrenci, öğretmen ve okul yöneticileri arasında etiketleme üzerine nitel bir analiz

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarındaki etiketleme olgusunun okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler açısından bütüncül bir şekilde incelenmesidir. Nitel durum çalışması olarak tasarlanan bu araştırmada Uşak ilinde öğrenci, öğretmen ve yönetici alımı bakımından farklılaşan iki ayrı ortaöğretim kurumuna odaklanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen ilk durum proje okulu olarak tanımlanmayan bir meslek lisesi, ikinci durum ise proje okulu olarak tanımlanan bir Anadolu lisesidir. Her durum kendi içinde öğrenci ve öğretmen-yönetici olmak üzere alt birimlere ayrılmıştır. Katılımcıları belirlemek adına amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler 18 öğrenci, 12 öğretmen ve dört okul yönetcisinden yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma sorularının geliştirilmesinde, desenlenmesinde ve verilerin analiz edilmesi ve yorumlanmasında, etiketleme ve sosyal kimlik teorilerinin destekleyici gücünden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde öncellikle her durum kendi içinde analiz edilmiş, daha sonra çapraz durum analizi ile durumlar arası karşılaştırma yapılmıştır. Araştırma bulguları, okul ortamında öğrenci, öğretmen ve yöneticiler arasında etiketleme olgusunun yoğun bir şekilde deneyimlendiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte okul ortamında üretilen etiketlerin özellikleri, etiketlemelerin gerekçeleri ve etiketlemelerin okul yaşamına yansımaları durumlar arası farklılıklar göstermiştir. Öğrenci, öğretmen ve yöneticiler için okul türü üzerinden üretilen etiketlerin değer yüklü terimler haline gelebileceği ortaya konmuştur. Ayrıca araştırmada, öğrenciler için kullanılan etiketlerin kendini gerçekleştiren kehaneti harekete geçirme etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Sonuç olarak, etiketleme olgusunun okul toplumu için önemli yansımaları olduğundan gelecek çalışmaların örneklemi genişletmesi ve etiketleme olgusunu farklı durumlarda derinlemesine araştırması önerilmektedir.

EtiketlemeKendini gerçekleştirmeLise öğrencileri+6
Hazal Takmak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesinde çalışan öğretmenlerin tükenmişlikleri ile maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının incelenmesi: Beykoz örneği

Bu araştırmada mesleki eğitim kurumlarında çalışan öğretmen ve yöneticilerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ile mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve çözüm önerileri getirmek amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul ili Beykoz İlçesindeki meslek liselerinde görev yapan 251 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin tükenmişlik durumlarını ölçmek için "Piers - Herrisen Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Maruz kaldıkları yıldırma davranışları için "İş Yerinde Yıldırma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ve mesleki tükenmişlikleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı, eşin çalışması, eğitim durumu, branş, mesleki kıdem ve okuldaki kıdem değişkenlerine göre değerlendirilmiştir. Verileri analiz etmek için t testi ve One-Way-ANOVA kullanılmıştır. Ayrıca maruz kalınan yıldırma davranışlarının tükenmişlik üzerine etkisi incelemek için regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının mesleki tükenmişlikleri üzerinde olumsuz etkisi olduğu belirlenmiştir. Demografik özelliklerden çocuk sayısı arttıkça öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının artığı tespit edilmiştir. Evli olan öğretmenlerin bekar olanlara göre daha fazla yıldırmaya maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Eğitim durumu arttıkça öğretmenlerin tükenmişliklerinin arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca kültür dersi öğretmenlerinin meslek dersi öğretmenlerine göre tükenmişlik durumlarının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinde maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının etkili olduğu, fakat tükenmişliği, maruz kalınan yıldırma davranışları ile açıklamanın yeterli olmadığı ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: 1. Psikolojik Yıldırma 2. Yıldırma 3. Duygusal incinme 4. Tükenmilik 5. Stres 6. Kültür Dersi 7. Meslek Dersi

Lise öğretmenleriMeslek liseleriMesleki stres+6
Mehmet Ergüner
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin demografik değişkenlere ve tükenmişlik düzeylerini etkileyebilecek bazı unsurlara göre tükenmişlik düzeylerini belirlemek ve tükenmişliğe neden olan faktörleri tespit etmeye çalışmaktır. Araştırmaya İstanbul ili Anadolu yakasındaki meslek liselerinde görev yapan 302 öğretmen katılmıştır. Çalışmada, araştırma grubunun kişisel özellikleri ile ilgili bilgi sahibi olmak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve 18 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu ile tükenmişliği ölçmek amacıyla Maslach tarafından geliştirilen ve 22 sorudan oluşan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (1981)" uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi, Oneway Anova testi, Tukey HSD testi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin ölçek puan ortalamalarına göre düşük seviyede olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri; cinsiyet, branş, mesleği isteyerek seçip seçmeme, öğretmen olarak çalışmaktan memnun olup olmama, eğitim sisteminden memnun olup olmama ve kendini öğretmenlik için yeterli bulup bulmama değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşırken, medeni durumlarına, öğretmenlik mesleğindeki kıdemlerine, halen çalışmakta oldukları meslek lisesindeki kıdemlerine, yaşlarına ve sahip oldukları çocuk sayısına göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Ayrıca iş yükü, ödüllendirme, hakkaniyet, aidiyet, kararlara katılabilme ve kişisel değerlerine ters düşen şeyler yapmak zorunda kalıp kalmama durumlarına göre de tükenmişlik düzeylerinin farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu, öğretmen, duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma, kişisel başarının azalması

DuyarsızlaştırmaLise öğretmenleriMeslek liseleri+5
Nursel Ak
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okullarındaki öğretmenlerin mesleki alanda eğitim teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi

Gelecek nesilleri bilgi toplumu bireyi olarak yetiştirmek, okulların temel amaçlarındandır. Özellikle, yeni teknolojilere en hızlı ulaşması ve teknolojileri en etkin kullanması gereken kurumların başında okullar gelmektedir. Teknoloji sadece eğitimi etkilemez, bütün yaşam biçimini ve kültürümüzü etkiler. Bu nedenle okulların bilişim teknolojilerinden ayrı düşünülmemesi ve öğretmenlerin bilişim teknolojilerini etkin kullanması bir zorunluluk haline gelmiştir. Günümüzde bilişim teknolojilerinden uzak durmak neredeyse imkansızdır. Okullar da toplumun ihtiyaçlarına uygun bireyler yetiştirmek zorundadır. Bu amaçla öğretmenlerin eğitim teknolojilerini aktif olarak kullanma yaklaşımlarını ve değişen öğretmen profilinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim okullarındaki öğretmenlerin mesleki alanda eğitim teknolojilerini kullanma düzeylerini incelemektir. Böylelikle öğretmenlerin eğitim teknolojilerini kullanmada ihtiyaç duydukları eğitim gereksinimlerini ortaya koymaktır. Araştırma, genel tarama türünde nicel bir çalışmadır. Çalışma 2012-2013 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde İstanbul ilinin Başakşehir ilçesinde resmi 10 ortaöğretim okulundan 200 öğretmene anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Uygulanan bu anketin ilk 8 sorusu katılan öğretmenlerin cinsiyet, yaş, meslek yılı, eğitim seviyesi, branşı, okulu ve daha önce öğretim teknolojileri ile ilgili bir kurs alıp almadığıyla ilgili demografik bilgilerdir. Kalan 55 soru ise eğitim teknolojileri kullanımını incelemektedir. Araştırma sonuçlarının analizinde SPSS 16 (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) paket programı kullanılmıştır. Önce öğretmenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, eğitim seviyesi ve branşa göre dağılımları, daha sonra da öğretim teknolojilerini kullanım düzeyleri frekans ve yüzde olarak hesaplanmıştır. Belirtilen değişkenlere göre öğretim teknolojilerinin kullanımında anlamlı fark olup olmadığı, Ki-kare testi ile hesaplanmış, anlamlı fark bulunanların frekans ve yüzdeleri çapraz tablolar kullanılarak belirtilmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, öğretmenlerin düz yapıya sahip teknolojileri ve öğrenme-öğretme yöntemlerini iyi düzeyde, internet temelli teknolojileri, görsel-işitsel teknolojileri ve bilgisayar teknolojilerini orta düzeyde, bilgisayar sistemlerini düşük düzeyde kullandıkları görülmüştür. Bunun sebepleri olarak, okulların yeterli teknolojik alt yapıya sahip olmaması ve öğretmenlerin eğitim teknolojileri ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamaları gösterilebilir. Anahtar Sözcükler 1. Eğitim teknolojileri, 2. Ortaöğretim öğretmenleri, 3. Bilgisayar Teknolojileri, 4. Öğretim teknolojileri, 5. Öğrenme-öğretme yöntemleri

Bilgisayar teknolojisiEğitim teknolojisiEğitim teknolojisi+6
Şennur Gegeoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretiminde öğretmenlerin öğretim yöntem ve teknikleri konusundaki yeterlilikleri

Eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi uygun bir öğretim yöntem ve tekniklerin seçilmesiyle sağlanabilir. Bu nedenle her ders için tek bir yöntem değil, çok farklı yöntemlerin kullanılması söz konusu olmaktadır. Sınıf içinde öğrenme-öğretme sürecinin etkili olabilmesi uygun yöntemlerin seçimiyle doğru orantılıdır. Öğretmenlerin yöntem konusunda seçici olabilmesi onların çok farklı yöntemleri tanımaları ve kullanabilmeleri ile olanaklıdır. Diğer bir tanımla, yöntem zenginliğine sahip olmaları gerekmektedir(Demirel, 2011, s. 68). Yöntem, genelde hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanırken; teknik ise bir öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi, ya da sınıf içinde yapılan işlerin bütünü olarak tanımlanabilir(Demirel, 2011, s. 92). Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin öğretim yöntem ve tekniklerini kullanma düzeyinin belirlenmesi ve eğilimlerinin hangi düzeyde olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmanın evreni, İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesi oluştururken, örneklemini bu ilçede görev yapmakta olan 5 lise Matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma, 5 öğretmenin 5 farklı dersinden elde edilen video kayıtlarının (döküman analizi) kullanılmasıyla nitel bir çalışmadır. Elde edilen video kayıtları, ilgili literatür taranarak araştırmacılar ve bir uzman görüşüne başvurularak oluşturulan analiz kriterlerine göre analiz edilmiştir. Ayrıca veri sonuçlarını derinlemesine değerlendirmek için örneklem gruba uygulanmak üzere araştırmacı ve danışmanı tarafından hazırlanan yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Analizlerin değerlendirilmesi sonucunda, öğretmenlerin düz anlatım, soru-cevap, problem çözme, beyin fırtınası, tanımlar yardımıyla öğretim, analiz yoluyla öğretim, kurallar yardımıyla öğretim, örnekler yoluyla öğretim yöntem ve tekniklerini kullanma düzeyi yüksek bulunmuştur. Grupla çalışma yöntemi, proje tabanlı öğrenme, gösterip yaptırma, benzetim tekniği, deney yoluyla öğretim, oyunlarla öğretim ve teknoloji destekli öğretim yöntem ve tekniklerini kullanım düzeyi düşük bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Matematik Öğretimi 2. Öğretim Yöntemleri 3. Öğretim Teknikleri 4. Öğretmen Yeterlilikleri 5. Öğretmen Eğitimi

Lise öğretmenleriMesleki yeterlilikOrtaöğretim okulları+4
Özcan Yulu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde çalışan öğretmenlerde örgütsel bağlılık ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkinin saptanması (Eyüp ilçe örneği)

Bu çalışmanın amacı, liselerde çalışan öğretmenlerin Örgütsel Bağlılık ile Örgütsel Sessizlik arasındaki ilişkilerinin duygusal bağlılıklarını karşılaştırmaya çalışmaktır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Eyüp ilçesi 2014-2015 eğitim – öğretim yılında, aktif olarak çalışmaya devam eden Liselerden oluşmaktadır. Bu araştırmada seçilen tüm örneklemler, İstanbul Eyüp İlçesinde bulunan 14 Lisede görev yapmakta olan toplam 260 okul yöneticisi ve öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın neticesinde; cinsiyet farklılığı açısından bayan çalışanlarının örgüt içi sessizlik durumlarının erkeklere oranla daha fazla sessiz kaldığı, branşları bakımından Dil (Türk Dili ve İngilizce) öğretmenlerinin diğer branşlardaki öğretmenlere oranla daha çok sessiz kaldığı, bu öğretmenlerin çalışma süresi bakımından 10 yıl ve daha fazla kıdeme sahip olan öğretmenlerin örgüte bağlılıklarının daha yüksek olduğu izlenmektedir. Yaşları ve mesleki çalışma süreleri bakımından ise öğretmenlerin örgütsel bağlılık ile örgütsel sessizlik algıları arasında çok büyük farklılıklar bulunmamaktadır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Bağlılık, Sessizlik, Lise, Örgütsel Bağlılık, Örgütsel Sessizlik, Çalışan

BağlılıkEğitim yönetimiLise öğretmenleri+3
Ahmet Sevgin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenlerin stres düzeylerinin karşılaştırılması

Son yüzyıla damgasını vuran ve toplumunun hemen her kesiminde sıklıkla rastlanabilen kavramlardan biri de strestir. Bu kavrama özellikle de insanların yoğun olduğu yerlerde çalışan kişilerde daha fazla rastlanabilir. Bu yerlerden biri de okullar ve bu okullarda çalışan öğretmenlerdir. Bu araştırma, liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenlerin stres düzeylerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın problem cümlesi "Liselerde görev yapan öğretmenlerin stres düzeylerini etkileyen faktörler nelerdir?" şeklindedir. Araştırma, nicel yöntemde tarama modelinde ile yapılmıştır. Ayrıca araştırmacılar tarafından geliştirilen, Stres Düzeyi Belirleme Ölçeği pilot çalışmadan sonra kullanılmış ve İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan Beşiktaş, Zeytinburnu ve Esenler ilçelerindeki liselerde görev yapan 100 öğretmene uygulanmıştır. Araştırmada liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenlerin stres düzeylerinin belirlenmesine yönelik, cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, öğretmenlikte kıdem yılı, şu an çalıştığı kurumda kaç yıldır görev yaptığı, öğrenci sayısı, okul türü, öğretim şekli ve branş değişkenlerine göre farklılıkları incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 15 programında t-testi, Anova (Tek yönlü varyans analizi) ve Scheffe testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkenine göre 9 maddede anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet faktörüne göre; kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere oranla ihtiyaçları karşılanmadığında, ailesiyle ilgili sorunlarında, olaylardan daha çabuk etkilendiklerinde, yaşadıkları hastalıklarda, okulda iletişimin az olduğu durumlarda, ders programının uygun olmadığı durumlarda, çalışmalarının karşılığını alamadıklarında daha fazla stres yaşadığı tespit edilmiştir. Yaş faktörüne göre; 22-27 yaş arası öğretmenlerin diğer yaş grubu öğretmenlere oranla okul ikliminin bozulma ihtimalinden ve öğretmenliğin zamanla kendisini yıpratacağını düşüncesinden dolayı stres yaşadığı tespit edilmiştir. Medeni durum faktörüne göre; evli öğretmenlerin bekâr öğretmenlere oranla ailesiyle ilgili sorunlardan ve maaşının yeterli olmamasından dolayı stres yaşadığı tespit edilmiştir. Öğrenim durumu faktörüne göre; ön lisans ve lisansüstü mezunu öğretmen grubu ihtiyaçları karşılanmadığında lisans mezunu öğretmen grubuna göre daha çok stres yaşadığı; ayrıca ön lisans mezunu öğretmen grubu kendini başkalarıyla rekabet halinde hissettiğinde stres düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Kıdem yılı faktörüne göre; 6-10 arası kıdeme sahip öğretmen grubunun diğer kıdem yılına sahip öğretmen gruplarına göre mesleğin kendilerini zamanla yıpratacağı endişesinden dolayı stres düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Öğrenci sayısı faktörüne göre; 2001-4000 arası öğrenciye sahip okullarda görevli öğretmenlerin öğrenci sayısı daha az okullar görevli öğretmenlere göre kendilerini genellikle stresli biri olarak gördükleri; okulun fiziki yapısının yetersizliğinden dolayı stres düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Okul türü faktörüne göre; devlet okulunda çalışan öğretmenlerin özel okulda çalışan öğretmenlere göre okuldaki gruplaşmalardan daha çok etkilendikleri ve bu gruplaşmaların stres düzeylerini arttırdığı tespit edilmiştir. Branş faktörüne göre; sayısal branşa sahip öğretmen grubun diğer branştaki öğretmenlere göre derste öğrencilerin sorularına cevap veremediklerinde stres düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere oranla daha stresli oldukları ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre kadın öğretmenlere iş yaşamındaki motivasyonu arttırmak için maddi ve manevi ödüllerin arttırılması ve hizmet içi eğitimlerin daha çok verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: stres düzeyi, lise öğretmenlerinde stres, stres nedenleri

ErkeklerEğitim psikolojisiKadın öğretmenler+4
Sefa Karakaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde çalışan kültür ve meslek dersi öğretmenlerinin motivasyonlarının karşılaştırılması

Eğitimde öğretmenlerden bir verim bekleniyorsa, öğretmenlerin ihtiyaçları dikkate alınmalı ve bu istekler yerine getirilmeye çalışılmalı. İhtiyaçları karşılanan ve isteklerine cevap verilen bir öğretmenden yüksek motivasyon görülebilir.Bu çalışmanın amacı, meslek liselerinde çalışan meslek ve kültür dersi öğretmenlerinin motivasyon düzeylerini çeşitli değişkenlere göre karşılaştırmaktır. Araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasında resmi meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Evreni temsil edecek şekilde örneklem grubu oluşturmak için rastgele yöntemle seçilen öğretmenler örnekleme alınmıştır. Çalışma kapsamında 320 öğretmene ulaşılmıştır. Katılımcıların 143'ü erkek, 177'nin ise kadındır. Yine katılımcılardan 155'i meslek dersi, 165'inin ise kültür dersi öğretmenidir. Çalışmada, araştırmaya katılan öğretmenlerin kişisel özellikleri ile ilgili bilgileri öğrenmek amacıyla araştırmacı tarafından 13 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu hazırlanmıştır. Motivasyon düzeylerini ölçmek içinse Tanrıverdi (2007) tarafından uyarlanan, 14 sorudan oluşan iş motivasyonu ölçeği uygulanmıştır. Öğretmenlerin motivasyon düzeyini inceleyen bu araştırmada kullanılan ölçeklerde likert türü beşli dereceleme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21.0 programı kullanılmıştır. SPSS 21.0 programından frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü ve çift yönlü varyans analizi, Tukey HSD testi analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, meslek liselerindeki meslek ve kültür öğretmenlerinin toplam motivasyon düzeyleri karşılaştırıldığında, kültür öğretmenlerinin motivasyon düzeylerinin meslek öğretmenlerine göre çok düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin genel motivasyon düzeyleri; mesleki deneyim, sahip oldukları çocuk sayısı, mezun oldukları okul türü, meslek-kültür branşı ve çalışma mesafesi değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşırken, cinsiyet, medeni durum, yaş, okuldaki görev süresi, eğitim seviyesi değişkenlerine göre ise anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Öğretmenlerin motivasyonları alt boyut düzeylerine göre karşılaştırıldığında; öğretmenlerin ekip uyumu ve kuruma bağlılıkları sadece medeni durumlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı, işle bütünleşmesi ve kişisel gelişimi düzeylerinde ise medeni durum, yaş (sadece işle bütünleşme), mesleki deneyim, mezun oldukları okul türüne göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Alanlarına göre öğretmenlerin motivasyonları tüm alt boyutlarda anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Meslek lisesindeki öğretmenlerin öğrencilerin meslek dersine daha çok önem verdiğini düşündükleri tespit edilmiştir.

Kültür dersiLise öğretmenleriMeslek dersleri+4
Yunus Erdoğan
İstanbul Aydın University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişki

ORTAÖĞRETİM OKUL MÜDÜRLERİNİN ÖĞRETİMSEL LİDERLİK DAVRANIŞLARI İLE ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ ÖZET Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık algılarının çeşitli değişkenler açısından ele alınması; müdürlerin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve öğretimsel liderlik davranışlarının örgütsel bağlılığı yordama durumunun test edilmesidir. Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakası ilçelerinde bulunan resmi ortaöğretim okullarında görevli öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini; basit seçkisiz örneklem yöntemiyle seçilen 28 okuldan araştırmaya katılmayı kabul eden 441 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Şişman (2012a) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları Anketi" ve Balay (2000b)' ın geliştirdiği "Örgütsel Bağlılık Ölçeği " ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Toplanan verilerin normal dağılıp dağılmadığı histogram, Q-Q grafikleri ile çarpıklık ve basıklık katsayıları ile test edilmiş ve normal dağılım koşulları sağlandığı için parametrik testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerden aritmetik ortalama, standart sapma, bağıl değişkenlik katsayısı; parametrik testlerden de bağımsız örneklemler T-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson moments çift yönlü korelasyon analizi kullanılmıştır. Öğretim liderliği davranışlarının örgütsel bağlılığı yordama durumu çoklu doğrusal regresyon analizi ile sınanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul müdürlerinin en sık okul amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması boyutundaki öğretim liderliği davranışlarını; en az ise öğretmenlerin desteklenmesi ve geliştirilmesi boyutundaki davranışları sergilediği anlaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları "uyum" boyutunda az, "özdeşleşme" ve "içselleştirme" boyutlarında ise orta düzeyde bulunmuştur. Kıdem, branş, hizmet süresi, eğitim derecesi, mezun olunan okul ve okul türü değişkenleri öğretmenlerin okul müdürlerine ilişkin öğretimsel liderlik algılarında; kıdem, branş, mezun olunan okul ve okul türü değişkenlerinin ise öğretmenlerin örgütsel bağlılık algılarında ayırt edici bir etken olduğu görülmüştür. Öğretim liderliği davranışlarından "düzenli öğretim çevresi ve iklimi oluşturma" boyutunun, örgütsel bağlılığın "özdeşleşme" ve "içselleştirme" boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öğretimsel liderlik, örgütsel bağlılık, okul müdürleri, liseler.

LiderlikLise öğretmenleriOkul bağlılığı+5
Nuray Sarıkaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin değişime karşı dirençleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Bakırköy ilçesi örneği

Bu araştırmada Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile değişime karşı gösterdikleri direnç düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014–2015 Öğretim Yılı İstanbul ili Bakırköy ilçesinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi statüsündeki devlet okullarında görev yapan müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise, bu kapsamdaki okullar içerisinde bulunan 4 okulda görev yapan ve rastgele seçilmiş olan 183 yönetici ve öğretmenden oluşmaktadır. Tarama ve ilişkisel tarama modeline uygun olarak anket tekniği ile yapılan araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu'yla birlikte iki ölçek (Öğretmenlerin Okullarda Değişime/Yeniliğe Karşı Direnme Nedenleri Ölçeği, Örgütsel Bağlılık Ölçeği) kullanılarak toplanmıştır. Bu çalışmada uygulanan ölçeklerdeki bilgiler SPSS 22 programında çözümlenerek güvenilirlik analizi yapılmıştır ve verilerin ne ölçüde rastlantısal olduğu incelenmiştir. Sosyo-demografik değişkenlere ait yüzde ve frekans dağılımları tablolaştırılarak ölçek sorularının standart sapma ve ortalama bilgilerini içeren betimleyici istatistikleri yorumlanmıştır. Örgütsel bağlılık ölçeği ve değişime direnç nedenleri ölçeğinin alt boyutları ile sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Anova Analizi ve Bağımsız Örneklem t Testi yapılmış, anlamlı farklılığın nedeninin tespiti için Post Hoc Çoklu Karşılaştırma Testleri uygulanmıştır. Ölçek soruları arasındaki ilişkiyi incelemek için Ki-Kare analizi ve Korelasyon Analizi yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda; değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden (BE) kaynaklanan direnişler alt boyutu ile öğrenim düzeyi ve bulunulan okuldaki çalışma süresi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin yeni görev, rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden (RS) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile bulunulan okuldaki çalışma süresi ve hizmetiçi eğitime katılma düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden (DY) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile görev ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan (ZG) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile hizmetiçi eğitime katılma düzeyi değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okulun kapasite eksikliğinden (KE) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu ile medeni durum, öğrenim durumu ve internet erişim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılanların devam bağlılığı puan ortalamaları ile cinsiyet değişkeni arasında; duygusal bağlılığı ile öğrenim düzeyi ve kitap okuma sıklığı değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Duygusal bağlılık ile devam bağlılığı ve normatif bağlılık arasında; devam bağlılığı ile de duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Dolayısıyla öğretmenlerin tüm örgütsel bağlılık alt boyutlarının birbiriyle pozitif yönde bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Örgütsel bağlılığın duygusal bağlılık ve devam bağlılığı alt boyutları ile bilgi eksikliğinden, öğretmenlerin yeni görev, rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden, öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan, okulun kapasite eksikliğinden, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan (BE, RS, ZG, KE, DY) olmak üzere tüm direniş nedenleri alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Örgütsel bağlılığın normatif bağlılık alt boyutu ile okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden (DY) kaynaklanan direniş nedenleri alt boyutu dışındaki diğer BE, RS, ZG, KE direniş nedenleri alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Değişim, Örgütsel Bağlılık, Değişime Karşı Direnç.

DeğişimDeğişime dirençLise öğretmenleri+4
Ayşe Özdemir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bahçelievlerde meslek lisesi öğretmenlerinin idareciliğe bakış açıları ve idareciliği tercih nedenleri

Okul yöneticiliği uzmanlık gerektiren alandır. Ülkemizde okul yöneticiliği yapacak olan kişide bulunması gereken niteliklere yönelik yapılan tartışmalar hep yöneticiliğin meslek olarak görülmesi noktasında yoğunlaşmaktadır. Ülkemizde okul yöneticilerinin yeterliklerinin belirlenmemesinin nedenlerini okul yöneticiliğinin henüz meslekleşmemiş olmasında aramak gerekir. Yönetici olmanın ilk ve en önemli önceliği öğretmenlik yapmaktan çok okul yöneticiliği eğitimi almaktır. Ülkemizde açık olan okul yöneticiliği kadrolarının gereği gibi doldurulamaması önemli bir sorundur. Yapılan bu araştırmanın amacı Bahçelievler ilçesinde görev yapan mesleki ve teknik anadolu lisesi öğretmenlerinin yöneticiliğe bakış açıları ve yönetici olma isteklerinin incelenmesidir. Bu bağlamda, araştırma tarama modeli esas alınarak yapılandırılmıştır. Tarama modellerinin içinden de genel tarama modeli tercih edilmiştir. Çalışmanın evrenini İstanbul ili Bahçelievler ilçesinde yer alan Teknik ve Meslek liselerinde görevli öğretmenler, Örneklem olarak, bu okullarda görevli öğretmenler içerisinden random yöntemi ile seçilen 252 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada veri toplama amacıyla Köse (2008) tarafından "Yöneticiliğe bakış açısı" ve "Yöneticiliği tercih nedeni" olmak üzere hazırlanan ölçekler kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonunda: Katılımcıların yöneticiliğe bakış açısı ve yönetici olma isteklerine gore katılıyorum düzeyinde olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Cinsiyet değişkeni incelendiğinde yöneticiliğe bakış açıları ve yönetici olma isteklerine göre erkek ve kadınlar arasında anlamlı düzeyde fark görülmemiştir. Ancak mesleki kıdem ve eğitim düzeyi incelendiğinde yöneticiliğe bakış açıları arasında anlamlı düzeyde farklılıkların olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetici, Öğretmen, bakış açısı, okul, yöneticilik

Devlet okullarıLise öğretmenleriMeslek liseleri+5
Bayram Çekiç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, çözüm önerileri ve beklentileri

Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri araştırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2015–2016 eğitim öğretim yılında Kocaeli Derince Zehra Emine Öçgüder Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesinde farklı branşlarda 13 ve ayrıca Kocaeli Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde farklı branşlardan 13 olmak üzere toplamda 26 öğretmendir. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan 10 sorudan oluşan görüşme soruları kullanılmıştır. Mülakat formlarından elde edilen bilgiler, sistematik bir hale getirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin isimleri kodlanarak (rakamsal), verdikleri yanıtlar değerlendirilmiştir. Betimsel analiz yapılarak elde edilen veriler yorumlanmıştır. Eğitimin kademeleri düşünüldüğünde zorunlu temel eğitim sonrasında engelli öğrenciler bireysel özellikleri dikkate alınarak genel veya mesleki eğitime yönlendirilmelidirler. Onların hayatta kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlayacak adımlar bu sayede atılmış olacaktır. Öğretmenlerin öğrencilerin sağlık durumlarını ve yetersizliklerini bilmeleri daha gerçekçi beklentiler geliştirmelerine ve buna uygun planlar yapmalarına yardımcı olur. Kaynaştırma uygulamalarına ilişkin olumlu öğretmen düşünceleri bu uygulamaların başarısını da getirecektir. Engelli olan her öğrencinin her şeyden önce bir çocuk olduğunu da asla unutmamak gerekir. Mesleki ve teknik eğitime devam eden kişilere programın amaçladığı kazanımlara işletme-okul işbirliği ile ancak ulaşılabilir. Bu kapsamda işletmelerin ihtiyaç duyduğu yeterliklere sahip bir meslek çalışanı için mesleki eğitim kendisini sürekli güncel tutmalı, programlar geliştirmeli, staj uygulamalarının verimliliğin sağlanması ve bu kapsamda gerekli düzenlemeleri yapması gerekmektedir. Okul-işletme işbirliğinde mezunların hayatlarını devam edecekleri iş kollarının beklentilerinin alınması ve yapılandırmanın bu beklentiler doğrultusunda yapılması verimliliğin sağlanması adına önemini korumaktadır. Hem okula hem de işletmeye dayalı bir sistem dinamik yapıda olmak zorundadır. Sadece teorik eğitimin verildiği bir meslek eğitimi düşünülemez. İşletmeler teorinin pratiğe dönüşmesini sağlayan uygulama ortamlarıdır. Bu yönüyle bir çeşit eğitim yeridir. Usta çırak ilişkisi temelli öğrencinin niteliğinin artırılmasında önemli roller üstleneceklerdir. Sadece ülkemizde değil Dünya genelinde işgücü piyasası istediği kriterleri iş görenlerde bulamamaktadır. Bu meslek eğitimin başarısını düşürmektedir. Bu sorunun birçok yapısal nedenden kaynaklı olduğunu düşünmek mümkündür. Ancak bireysel özellikler de ihmal edilmemelidir. Meslek eğitim bir beceri işidir. Kişilerin ilgileri göz ardı edilemez. Meslek seçiminde bu ilgiler dikkate alınmak zorundadır. Öyle ki kaynaştırma öğrencileri bu nitelikleri kazanmaya yönelik bireyselleştirilmiş bir meslek eğitim programına ihtiyaç duymaktadırlar. Bu yönüyle öğretmenlerin kaynaştırmaya tabi olan öğrencilere karşı tutumları ve algılamaları önemlidir. Öğretmen eğitim ortamında öğrenci üzerinde en etkili kişidir. Öğretmenin kaynaştırmaya ilişkin olumsuz tutum takınması sistemin doğru işlemesine engel olacaktır. Mesleki teknik eğitime devam eden kaynaştırma öğrencileri pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Eğitim ortamında karşılaştığı sorunlar yanında, iş yerlerinde karşılaştıkları sorunlar çözülmelidir. Bunun için Mesleki ve teknik eğitime devam eden bir kaynaştırma öğrencisinin staj yaptığı yerlerde, iş atölyelerinde ortamın düzenlenmesi yanında öğrenciyle ilgili işverenlere bilgi verilmesi, mezuniyet sonrası iş olanaklarının araştırılması ve işe yerleştirilmesi özel eğitim hizmetlerinin başarısı için gereklidir. Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri incelenmiştir. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde kaynaştırma uygulamalarının yapıldığı sınıfların durumları ile öğretmenlerin çalışma ortamlarına ilişkin eksikliklerinin giderilmesinde araştırma sonuçlarının katkısıyla çözüm önerilerinin sunulması hedeflenmiştir. Okullarda engelli çocukların kaynaştırma uygulamaları çerçevesinde bulundukları sınıflarında alacakları eğitimler için her okul uygun ortamı hazırlamak ve olumlu tutum sergilemek zorundadır. Yani özel eğitim etkinliklerinde başarı için öğretmen tarafından öğrencinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu yönüyle öğretmen çok önemli bir role sahiptir, tutumlarının incelenmesi ve belirlenmesi gereklidir. Ayrıca, öğretmenlerin düşüncelerine göre kaynaştırmaya ilişkin uygulamalardaki zorluklar ve sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi gerek uygulayıcılara gerekse alan yazına katkılar sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırma sonucunda; Öğretmenlerin öğrencilerin sosyalleşmesini desteklediği çalışmalar yaptığı, öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerine verdikleri eğitimden mutlu oldukları, ancak önemli bir çoğunluğun ise olumsuz etkilendiği, kaynaştırmaya ilişkin olarak öğretmenler, kendilerinden, engel türünden ve sitemden kaynaklanan sorunlar yaşadıklarını, sorunlarını çözmek için uzman yardımı aldıklarını, materyal hazırladıklarını ve derste tolerans gösterdiklerini, çalışılan okulların ve sınıfların kaynaştırmaya uygun hale getirilmesi gerektiği, ailelerle iletişime geçildiği ve işbirliği içinde çalışıldığı, öğretmenlerin diğer öğrencilere sorumluluklar verdikleri bilgilendirdikleri, yardım aldıkları ve sorunların çözümüne yönelik öneriler getirmişlerdir.

Kaynaştırma eğitimiLise öğretmenleriMeslek liseleri+3
Rumeysa Şen
İstanbul Aydın University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik anadolu liselerinde kültür dersi öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyinin tespiti: Beşiktaş ilçesi örneği

Bu çalışma ile Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan kültür dersi öğretmenlerinin tükenmişliklerini tespit etmek ve gereken tedbirleri almak için çözüm yolları bulabilmek amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı çerçevesinde; cinsiyet, yaş, mezun olunan okul, mesleki kıdem, medeni durum, eğitim düzeyi ve branş gibi değişkenlerin kültür dersi öğretmenlerinin mesleki tükenmişlikleri üzerindeki etkisi, kültür dersi öğretmenlerinin mesleki tükenmişliğe yol açan faktörler olarak neleri algıladıkları ile duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı boyutlarındaki tükenmişlik seviyelerinin ne düzeyde olduğu sorularına cevap arayan araştırma, uygulamalı bir araştırmadır. Araştırmanın evreni 2015- 2016 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili Beşiktaş ilçesindeki tüm Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan kültür dersi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini evren içerisindeki öğretmenlerden tesadüfi yöntemle seçilip çalışmaya dahil edilen 160 kültür dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek amacıyla demografik bilgi ölçeği ile öğretmenlerin tükenmişlik düzeyini belirleyebilmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS 21.0 İstatistik paket programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen bulgulara göre, kültür dersi öğretmenlerinin düşük kişisel başarı hissi ile yaş değişkeni arasında ve öğretmenlerin mezun oldukları okul ile tükenmişlik genel puanları arasında anlamlı bir farklılaşma bulunurken; öğretmenlerin duygusal tükenme, duyarsızlaşma, düşük kişisel başarı hissi ve tükenmişlik genel puanları ortalamaları sonuçlarına göre kıdem, branş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve medeni durum değişkeni açısından grup ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, mesleki ve teknik anadolu lisesi, kültür dersi öğretmeni, duygusal tükenme, duyarsızlaşma, düşük kişisel başarı hissi.

Branş öğretmenleriKültür dersiLise öğretmenleri+6
Şükran Çintiriz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde çalışan öğretmenlerin mesleki doyumu ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan çalışmada Meslek Liselerinde çalışmakta olan öğretmenlerde iş yaşamının verimi ve etkinliğinde etkileri olduğu kabul gören tükenmişliğin ve mesleki doyumun arasındaki ilişki düzeyinin saptanarak incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Ataşehir ilçesi Meslek Liselerinde görev yapan 175 öğretmen oluşturmaktadır. Anketler basit rastgele örnekleme yönteminden yararlanılarak elde edilmiştir. Araştırmaya ilişkin veriler, katılımcılara yönelik demografik bilgiler içeren kişisel bilgi formu, iş doyum düzeyi Mesleki Doyum Ölçeğinden (MDO), tükenmişlik düzeyi ise Maslach Tükenmişlik Ölçeğinden (MTÖ) yararlanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS.23 paket programı aracılığıyla analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Öğretmenlere yönelik mesleki doyum düzeyi ve tükenmişlik ve alt boyutları arasındaki ilişkinin belirlenebilmesi amacıyla MDÖ'den alınan puanların MTÖ'nün alt boyutlarından alınan puanlarla ilişkisi incelenmiş ve mesleki doyum düzeyi ile tükenmişlik boyutları arasında kabul edilebilir düzeyde, istatistiksel bakımdan anlamlı ve negatif bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Yapılan araştırma çerçevesinde; mesleki doyumun dolaylı birçok dış etkenden etkilendiği göz önüne alındığı takdirde; elde edilen bulgular doğrultusunda duygusal tükenme ve kişisel başarı eksikliği alt boyutlarının bu kavramın %45'lik kısmını açıkladığı tespit edilmiştir. Açıklanamayan diğer kısımların ise çalışma kapsamında değerlendirilmeyen diğer unsurlardan kaynaklanabileceğini söylemek mümkündür.

Lise öğretmenleriMeslek liseleriTükenmişlik+3
Teyfik Behiç Korkutan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarındaki öğretmenlerin çocukluk çağı travmatik yaşantı düzeyi ile çocuk istismarına yönelik farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

İstismar olgusu, çocukluk çağında yaşanan en ciddi travma biçimidir. Okul ise çocukların ev dışındaki zamanın geçirildiği mekânlardandır. Dolayısıyla öğretmenler, çocukların davranışlarındaki değişikliklerin farkına varma avantajlarına sahiptir. Zira çocuklarla sürekli bir iletişim içindedirler. Bu nedenle öğretmenler, çocuk istismarı olgusunu tanımlayabilecek bir konuma sahiptirler. Bazı araştırmalarda öğretmenlerin çoğunun, standart çocuk bildirim süreçlerinin farkında olmadıkları görülür. Bununla birlikte, ahlaki yönden bildirim zorunluluğu olduğu inancındadırlar. Bu araştırma ile, ortaöğretim kurumlarındaki öğretmenlerin çocukluk çağı travmatik yaşantı düzeyi ile çocuk istismarına yönelik farkındalıkları ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Travma, Çocukluk Çağı Travmaları, Çocuk İstismarı, Öğretmenler

Lise öğretmenleriÇocuk istismarıÇocukluk çağı travmaları+1
Arzu Açar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci arasındaki ilişki

Mekân bilinci, bireyde mekâna yönelik olarak oluşan algıların bütünü; yurttaşlık bilinci ise bir toplum veya ülkeye dahil olma sonrasında, yönetime katılma, bir parçası olduğu toplumu savunma, onu daha fazla kalkındırmaya özen gösterme yetisi olarak tanımlanabilir. Coğrafi düşünüşün toplumda yaygınlaştırılmasının, milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştireceği düşünülmektedir. Bu araştırma, lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci düzeyleri ile bu ikisi arasındaki ilişkiyi ve ayrıca bu iki bilinç düzeyinin bazı sosyo-demografik değişkenlere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bir mekân bilimi olan Coğrafya disiplininin kuramsal düzeyinin arttırılması, aynı zamanda yurttaşlık bilinci çalışmalarıyla arttırılabilecektir. Bu bakımdan mekân bilinci ve yurttaşlık bilincini inceleyen çalışmaların önemi büyüktür. Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Beşiktaş İlçesi'ne bağlı okullarda görev yapmakta olan 69 lise coğrafya öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak Sosyo-demografik Bilgi Formu, Mekân Bilincine Yönelik Soru Formu ve Yurttaşlık Bilinci Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları, örneklem grubundaki katılımcılara 2018 yılı Mart-Nisan ayları içinde gerek görev yapmakta oldukları okul müdürlüklerince A4 çıktısı olarak, gerekse internet ortamında doldurulabilen online form olarak ulaştırılmış, bu iki yolla toplanarak önce excel dosyasına dökülmüş, eksik anketler elenerek eksiksiz doldurulmuş anket verilerinin analizinde SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özellikleri frekâns ve yüzde dağılımları ile gösterilmiştir. Mekân bilinci ve yurttaşlık bilinci görüşlerine ait puanların cinsiyet, medenî durum ve görev yapılan okul türüne göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; yaş, doğum yeri, öğretmenlikteki süre değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ile yurttaşlık bilinci arasındaki ilişki analizinde Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; lise coğrafya öğretmenlerinin genel mekân bilinci düzeyleri 'yüksek', genel yurttaşlık bilinci düzeyleri ise 'çok yüksek'tir. Lise coğrafya öğretmenlerinin mekân bilinci ile yurttaşlık bilinci arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuş olup; mekân bilinci yüksek olan lise coğrafya öğretmenlerin yurttaşlık bilinci de yüksek; mekân bilinci düşük olan lise coğrafya öğretmenlerinin yurttaşlık bilinci de düşüktür. Anahtar Kelimeler : Lise Coğrafya Öğretmenleri, Mekân Bilinci, Yurttaşlık Bilinci.

Branş öğretmenleriCoğrafi bilgiCoğrafya eğitimi+6
Senar Devrim Sarp
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Orta ve lise düzeyi öğretmenlerinin olumsuz çocukluk çağı deneyimleri ile öğrencilere yönelik şiddet davranışları arasında duygu düzenleme becerilerinin aracılık etkisi

Bu çalışmada orta ve lise düzeyi öğretmenlerinin olumsuz çocukluk çağı deneyimleri ile öğrencilere yönelik şiddet davranışları arasında duygu düzenleme becerilerinin aracılık etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla İstanbul ilinde bir özel okulda görev yapan her branştan öğretmenler, müdür ve müdür yardımcıları olmak üzere toplam 129 kişiden veri toplanmıştır. Araştırmada demografik soru formu, Çocukluk Çağı Travmaları ölçeği (CTQ),Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği(DDGÖ) ve öğretmen istismar davranışları soru formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin çocukluk çağı travmaları ölçeğinden aldıkları puanlar ile öğretmenlerin öğrencilere yönelik toplam istismar davranışı puanları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Çocukluk çağı travmasının istismar davranışı üzerine etkisinde duygu düzenleme güçlüğünün tam aracılık etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulguların ayrıntıları ele alınmış ve yorumu yapılmıştır. Bu doğrultuda ilerideki uygulama ve araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Çocukluk çağı travması, duygu düzenleme, istismar, şiddet

Duygu düzenlemeLise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleri+6
Dilek Özbek
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında öğrenci mentorluğuna ilişkin öğretmen görüşleri

Son yıllarda, mentorluk uygulamaları farklı disiplinlerde gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu disiplinlerden biri de eğitimdir. Bu eksende makro düzeyde mentorluk, eğitim sistemine katkı sağlarken mikro düzeyde mentorluk, okulu bırakma oranlarının azaltılması, akademik başarı, kariyer yolculuklarında onlara destek ve bilhassa da öğrencilerin özel yaşantılarında karşılaştıkları herhangi bir soruna ve sağlıksız alışkanlıklara karşı korumaktadır. Bu bağlamda bu çalışmanın temel amacı, öğrenci mentorluğuna ilişkin öğretmen görüşlerini derinlemesine analiz etmektir. Bu amaçla bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen kullanılmış ve araştırma, yüz yüze görüşmeler ile gerçekleştirilmiştir. Fenomenolojik desende yapılan araştırmalarda, öğretmenlerin öğrenci mentorluğunu deneyimlemiş olması önemlidir. Dolayısıyla, bu deneyime sahip öğretmenlerin öğrenci mentorluğu sürecinde yaşadığı deneyimlerin derinlemesine ortaya çıkarılmasına odaklanılmıştır. Çalışmanın evrenini Marmara Bölgesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı meslek liselerinde çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Katılımcıları seçmek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Farklı branşlardan seçilen 15 öğretmen araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen veriler yazıya dökülmüştür ve ortaya çıkan temaları belirlemek için tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda beş tema ortaya çıkmıştır: Bunlar; tanımlama, öğrenci mentorunun rolü, öğrenci mentorunun kullandığı mentorluk türleri, öğrenci mentorunun kullandığı mentorluk stratejileri, öğrenci mentorluğu sürecinde karşılaşılan sorunlardır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mentorluk, Öğrenci Mentorluğu, Öğretmen Deneyimleri.

Eğitim kurumlarıLise öğretmenleriMentorluk+3
Sema Turgut
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde görev yapan öğretmenlerin algılarına göre yöneticilerin kullandığı güç tipi ile örgütsel adalet arasındaki ilişki

Bu çalışmada, liselerde görev yapan öğretmenlerin örgütsel güç tipi ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı Şanlıurfa ilindeki merkez ilçelerin devlet liselerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 419 öğretmen ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Şanlıurfa ilinin merkez ilçelerindeki devlet liselerinde çalışan öğretmenlere Google Formlar üzerinden gönderilen "Güç Tipi Ölçeği (GTÖ)", "Örgütsel Adalet Ölçeği (ÖAÖ)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ulaştırılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS 20 programı aracılığı ile yapılmıştır. Verilerin aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Değişkenlere göre toplanan verilerin demografik özellikler açısından farklılık gösterme durumunu belirlemede t-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi tercih edilmiştir. Tukey testi kullanılarak anlamlı bulunan F değerinde fark olan gruplar belirlenmiştir. Örgütsel güç tipinin örgütsel adaleti yordama düzeyini belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Ortaya çıkan bulgularla katılımcıların örgütsel güç tipi ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki ifade edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda; liselerde görev yapan öğretmenlerin, okul yöneticilerinin kullandıkları güç tipi boyutlarından uzmanlık gücü, ödül gücü ve yasal güç boyutlarıyla ilgili algılarının yüksek, zorlayıcı güç ile ilgili algılarının ise diğer boyutlara göre daha düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Liselerde görev yapan öğretmenlerin, okul yöneticilerinin kullandıkları örgütsel güç tipi hakkındaki görüşlerinin okul türü, branş ve görev yaptıkları okuldaki görev süresi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı; cinsiyet, yaş, mesleki deneyim ve görev yapılan lisedeki çalışma süresi değişkenleri bakımından anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, örgütsel adalet algılarının ise yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin, örgütsel adalet algılarının branş ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmazken, cinsiyet, eğitim durumu, yaş, mesleki deneyim ve görev yapılan lisedeki çalışma süresi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırma Şanlıurfa ili merkez ilçeleri ve 419 öğretmen ile sınırlıdır. Araştırmanın örneklemi genişletilerek kapsayıcılığı artırılabilir ve daha fazla veri elde edilerek çalışma yürütülebilir. Aynı araştırma nitel araştırma yöntemleri tercih edilerek betimsel analizler ile irdelenebilir. Araştırma sonucunda Örgütsel Güç Tipi ölçeğinin alt boyutlarından olan uzmanlık gücünün ve ödül gücünün örgütsel adaletin her üç boyutunda da anlamlı yordayıcılar olduğu elde edilmiştir. Yöneticileri bu anlamda güç tipi kullanımı konusunda bilinçlendirmek için düzenli seminerler yapılabilir.

ÖğretmenlerLise öğretmenleriÖrgütsel adalet+4
Ebrar Abuzar
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects