Macroeconomic variables

149 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik değişkenlere dayalı kredi riski modellemesi ve stres testi analizi

Bu tez çalışması, küreselleşen finansal piyasaların etkisiyle önemi daha iyi kavranan bankacılık sektörünün en önemli riski olan kredi riskini esas alarak, Türk bankacılık sektörü için makroekonomik değişkenlere dayalı, kredi riskini açıklamaya yönelik yeni bir model oluşturmayı ve bunun üzerinden sistemin risk duyarlılığının belirlemek üzere stres testleri yapmayı amaçlamıştır. İlk olarak risk ve kredi riski kavramlarına ilişkin literatür bilgisi sunulmuştur. İkinci olarak mevcut kredi riski modelleriyle ilgili olarak literatür taraması yapılmış ve bu konudaki eksikliklere dikkat çekilmiştir. Son olarak da Türk bankacılık sektörü için seçilen makroekonomik değişkenlere dayalı olarak yeni bir model oluşturulmuş, kredi riskini etkileyen önemli değişkenler belirlenmiş ve stres testleri yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, takipteki alacak oranındaki değişimlerin özellikle faiz oranı, enflasyon, kredilerin GSYİH içindeki payı ve büyüme verilerinden önemli ölçüde etkilendiği saptanmıştır. Yapılan stres testleriyle ise sistemin yaşanan son finansal krizle birlikte geçmişe göre biraz daha dayanıksız ve duyarlı hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Banka kredileriBankacılık sektörüBankalar+5
Özlem Yüksel
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bütçe açıklarının başlıca makroekonomik değişkenler üzerine etkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada Türkiye'de bütçe açıklarının başlıca seçili makroekonomik değişkenler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bütçe açıklarının, cari denge, M3 para arzı ve GSYH gibi değişkenler üzerindeki etkisi, 2006Q1-2020Q2 çeyreklik veriler elde edilerek seçili değişkenler üzerinde araştırma yapılmıştır.Çalışmada verilerin durağanlık mertebeleri yapısal kırılmalı perron 1997 birim kök testi ile ADF(Agumented Dickey Fuller) ve Philisps Perron geleneksel birim kök testleri ile belirlenmiştir. Daha sonra ARDL sınır testi ile değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisi incelenmiştir. Son olarak Toda yamamato nedensellik testi ile değişkenler arasındaki nedenselliğin varlığı ve yönü tespit edilmiştir.Birim kök testlerinin sonuçlarına göre değişkenlerin farklı mertebede durağan oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca bütçe açıklarının seçili makroekonomik değişkenlerler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla kurulan üç farklı regresyon modelinde ARDL sınır testi prosedürüne göre eş bütünleşme ilişkisi kanıtlanmıştır. Toda yamamato nedensellik testine göre bükçe açıkları ile cari denge arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusu iken, GSYH 'dan bütçe dengesine tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca M3 para arzı ile cari denge arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusudur. Anahtar Kelimeler: Bütçe Açıkları, Makroekonomik Değişkenler, GSYH, Cari Açık, M3 para arzı, Toda Yamamato Nedensellik Testi, ARDL Sınır Testi

ARDL Sınır TestiBütçeBütçe açıkları+7
Safiye Sürmen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol fiyatları ile seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Türkiye gibi gelişmekte olan ve aynı zamanda petrol ithal eden ülkeler enerji sektöründe büyük payı bulunan petrole dolaylı ya da doğrudan bağımlıdır. Bir ülkenin kalkınması ve sürdürülebilirliği için enerji sektörünün önemi çok büyüktür. Sanayileşme ile birlikte ülkelerin ekonomilerinde enerji kaynakları giderek daha önemli bir yer tutmaktadır. Birincil enerji kaynaklarından olan petrol, tüketicilerin günlük hayatında kullandığı birçok malın içerisinde yer almakta ve üretim sektörü için önemli bir girdi olarak kullanılmaktadır. Özellikle petrol ithal eden ülkelerdeki petrol fiyatlarındaki artış yani şoklar enflasyon ve girdi maliyetlerinde yükselişe sebep olurken kamu harcamaları, vergi gelirleri, bütçe, faiz oranları, cari açık ve ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu amaçla bu çalışmanın temel amacı, petrol fiyatları ile seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkileri analiz etmektir. Bu çerçevede, 1980-2019 dönemi verileri ile Türkiye ekonomisi için zaman serisi tekniklerinden olan birim kök testleri (ADF, PP ve Zivot Andrews) ile eşbütünleşme testi (ARDL sınır testi) kullanılarak değişkenler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Analiz sonuçları, Türkiye ekonomisinde petrol fiyatları ile makroekonomik değişkenler arasında güçlü ilişkiler bulunduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, Türkiye ekonomisiyle ilgili önemli bazı politika önerileri sunabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Petrol fiyatları, Türkiye ekonomisi, Makroekonomik değişkenler, ARDL sınır testi.

ARDL Sınır TestiEkonomik etkiEnerji fiyatları+6
Kübra Mülayim
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki konut fiyatları ve değişkenliğinin modellenmesi

Konut piyasası, 2008 Küresel Finans Krizinde de tecrübe edildiği üzere ekonomiler için bir taraftan ekonomik büyümenin motoru olurken; diğer taraftan hızla yayılan derin resesyonlara yol açabilmektedir. Son dönemde Türkiye'de konut fiyatlarındaki hızlı artış ve yaşanan yüksek oynaklık; araştırmacıların ve politika yapıcıların bu alana olan ilgilerini artırmıştır. Bu çalışma, Türkiye konut fiyatlarının belirleyicilerini ve konut fiyat değişkenliğini değişen varyansı dikkate alan AR(1,1)-TGARCH(1,1) modeli aracılığıyla analiz etmektedir. Modelde 2010 ocak – 2021 aralık dönemi için konut fiyatını etkileyen talep kaynaklı değişkenler ekonomik büyüme, enflasyon oranı, kur getirisi ve konut kredi faiz oranı olarak alınırken; konut arzının bir göstergesi olarak yapı kullanım izin sayıları kullanılmıştır. Ampirik bulgular konut fiyatları ile enflasyon ve reel üretim arasında pozitif; konut kredi faiz oranı ve sepet kur arasında negatif; konut arzı (yapı kullanım izin belgeleri) arasında negatif fakat anlamsız ilişkinin olduğunu göstermektedir. Ayrıca konut fiyat endeksindeki değişkenliğin kısa dönem şoklardan ziyade; uzun dönemli şoklar tarafından belirlendiği tespit edilmiştir. Konut fiyat endeksindeki değişkenliğin asimetri etkisi negatiftir, fakat istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Diğer bir deyişle konut fiyat değişkenliği üzerinde negatif ve pozitif şokların ayırt edici bir etkisi bulunmamaktadır. Model sonuçları, Türkiye'de konut faiz oranlarının konut fiyatları üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle konut sektörü ile ilgili alınan kararların başta konut kredi faizi olmak üzere; büyüme, kur ve enflasyon üzerindeki etkileri de dikkatle değerlendirilmelidir.

Fiyat hareketiKonut fiyatlarıKonut sektörü+4
Abdullah Tayyip Soylu
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Egemen kredi notu ne kadar önemli: Türkiye örneği

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının tarihi Amerika demir yolları tahvillerine kadar dayanmaktadır. Demiryolları tahvilleri ile ilgili yatırımcılara bilgi vermeyi amaçlayan kuruluşlar yüzyılı aşkın süredir aynı amaçla varlıklarını sürdürmektedirler. Günümüzde ülkelere ve özel sektörlere verdikleri derecelendirme notları ile uluslararası sermaye akışına yön vermektedirler. Kuruluşların 2008 Küresel Krizinde iflas eden şirketlere iflastan hemen önce verdikleri yüksek derecelendirme notlarından dolayı literatürde ciddi eleştirilere maruz kalmışlardır. Bu çalışmada uluslararası alanda kabul görmüş ve eleştirilerin merkezinde yer alan üç büyük derecelendirme kuruluşuna: Moody's, S&P ve Fitch'e odaklanılmıştır. Kuruluşların derecelendirme metodolojileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Böylece değerlendirme kriterlerinde dikkat ettikleri faktörlerden -1992'den kesintisiz olarak devam etmesi şartıyla- Türkiye için temel makroekonomik göstergeler seçilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde, kuruluşların Türkiye'ye verdikleri egemen değerlendirme notları ile seçilen temel makro göstergelerin etkileşimlerinin olup olmadığı araştırılmıştır. 1992-2021 dönemlerinde Türkiye'ye verilen derecelendirme notları ile büyüme, enflasyon, borçlanma ve kur arasındaki ilişki VAR modeli ile analiz edilmiştir. VAR analizi sonucunda etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri yapılmış olup çalışmanın ülke derecelendirme notları ile ilgili genel bulgusu; Türkiye'nin makroekonomik göstergelerinin kredi notlarından etkilenmediği ancak derecelendirme notlarının başlıca büyüme, enflasyon ve kurdan etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Kredi derecelendirmeMakroekonomik büyüklüklerMakroekonomik değişkenler+3
Elif Mehtap Bilgili
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the relationship between sovereign credit ratings and credit default swaps: A comparative study for Turkey and selected countries

Financial globalization in the 21th century has led the sovereign credit ratings and credit default swaps (CDS), which drive the global capital flows, to become the most important factors of the individual country economies, as well as global economy. The global financial crisis and European debt crisis afterwards have demonstrated the importance of understanding the determinants of sovereign credit ratings and CDS premiums. Within the scope of this study, it has been investigated whether the sovereign credit ratings and CDS premiums change according to the political and economic factors and CDS premiums can explain the sovereign credit ratings. Panel data method, with annual economic and political data of 68 countries for 2004-2017 period, is used for the study. It is found that real GDP per capita, political stability and regulatory quality positively affect sovereign credit ratings, while GDP share of general government gross debt, unemployment and default history have negative affect on sovereign credit ratings. These variables have mostly significant opposite effects on CDS premiums, as expected except for political stability. It is observed that inflation and exchange rate volatility also positively affect CDS premiums. Lastly, it is found that the power of CDS premiums to explain sovereign credit ratings alone is close to the explanatory power of other macroeconomic and political variables.

RatingRating agenciesCredit rating+7
Fatih Bahadır Haspolat
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of monetary policy shocks on macroeconomic variables: A case for Turkish economy

The study analyzes the response of macroeconomic variables to monetary policy and foreign shocks in a small open economy. This study follows Structural Vector Autoregressive model (SVAR) with block exogeneity approach to identify these shocks in Turkey. Some previous studies followed VAR approach (recursive order) to analyze the monetary policy shocks in small open economies but produced price and exchange rate puzzles while using SVAR approach this research does not produce such puzzles. The study uncovers the significance of SVAR approach and reveals that it is a better approach than VAR approach to determine the monetary behaviors in small open economies. This dissertation finds that currency appreciates, and prices diminish in response to tight monetary policy. All results are in accordance with well-known theories. The study discloses that prices are sticky in the short-run. The output increases, but it is not critical. It is not in accordance with theoretical expectations. The interest rate rises as expected in reaction to monetary shock but not significant. The analysis also shows a consistent decrease in the money stock. The contractionary policy helps to increase export and import but only for short term. The research also finds that trade balance initially worsens, and then improves in response to tight monetary policy shock. There is an Inverse J-curve trend in the trade balance. There are some deviations from Uncovered Interest party (UIP) but only for short period. Further, the study displays that foreign output shocks are not critical for domestic economic fluctuations in Turkey except some fluctuations in prices. So, this study tries to find that how much domestic and foreign shocks influence the overall economic conditions in the open economy like Turkey. The study reveals that transmission mechanism works better through the exchange rate.

Open economyEconomic policiesMacroeconomic variables+3
Abdur Rehman
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Makroekonomik belirsizliğin firma kârlılığı üzerine etkisi: Borsa İstanbul taş ve toprağa dayalı sanayi örneği

1980'li yıllardan itibaren hız kazanan küreselleşme ve finansal serbestleşme sonucu tüm dünya genelinde reel ve finansal piyasalar arası bütünleşme artmış, finansal krizlerin sıklığı ve şiddeti geçmişe oranla göreceli olarak yükselmiştir. Ayrıca ülke ekonomileri yurtdışında meydana gelen ekonomik ve sosyal değişimlere karşı daha duyarlı hale gelmiştir. Bu durumun sonucunda, yurtiçi ve küresel makroekonomik istikrarın sağlanması ve sürdürülmesi güçleşerek, makroekonomik belirsizlik faktörü firmaların karar verme süreçlerinde önemli bir değişken haline gelmiştir. Bu çalışmada; Borsa İstanbul Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi sektörü örnekleminde 2003-2016 yılları arasında çeyreklik veriler kullanılarak, makroekonomik belirsizliğin firmaların aktif ve faaliyet kârlılıkları üzerindeki etkisi panel regresyon analizi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda döviz kuru, faiz oranı ve büyüme oranındaki belirsizliğin hem aktif kârlılığı hem de faaliyet kârlılığını negatif yönde etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca kaldıraç oranının firma kârlılığını negatif, cari oranın ise firma kârlılığını pozitif etkilediği tespit edilmiştir.

BelirsizlikBorsa İstanbulHisse senetleri+7
Işıl Erem Ceylan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Determinants of fiscal space: An empirical analysis for OECD countries

The concept of fiscal space, which has gained importance especially after the 2008 global crisis, can be broadly defined as a budgetary possibility that provides resources to a government for a targeted purpose without negatively affecting the sustainable financial position of the government. Fiscal space is mostly associated with the concepts of fiscal sustainability and debt sustainability in the literature and generally discussed in terms of creation methods, measurement methods, and its relationship with other policies. The main objective of this study is to empirically reveal the impacts of the determinants of fiscal space and to present policy recommendations within this framework. For the empirical analysis, two different fiscal space indicators are calculated within the de facto fiscal space approach put forward by Aizenman and Jinjarak (2010) and the debt limit-based approach of Ostry et al. (2010). Accordingly, this study analyzes the impacts of selected macroeconomic, institutional, political and global variables (determinants of fiscal space) on the calculated fiscal space indicators by using panel data techniques for 27 OECD countries in between 1999 and 2020. Our findings suggest that in addition to macroeconomic variables, institutional and political variables also have significant impact on fiscal space. On the other hand, global variables do not have direct impact on fiscal space but have an indirect impact by characterizing the global environment in terms of global liquidity.

Financial riskFinancial sustainabilityPublic debts+6
Okan Aslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde tarım sektörünün makroekonomik değişkenlerle ilişkisinin analizi

Türkiye sahip olduğu jeopolitik konum, iklim ve arazi koşulları ile tarımsal üretime elverişli bir ülkedir. Bu noktada Türkiye'de sektöre yönelik farklı dönemlerde plân, strateji ve politikalar üretilmeye başlanmış ve gereken teşviklerin hayata geçirilmesi için yeni adımlar atılmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye açısından tarım sektörünün öneminin korunması ve tarımsal üretimin özendirilmesi gerektiği, tarımsal ürünlerin dış ticaret açısından avantajlı bir statüye sahip olduğunun farkına varılmasını sağlamaktır. Bu nedenle çalışmada tarımsal göstergelerin makroekonomik değişkenler üzerine etkisi Türkiye açısından 1991-2021 dönem aralığı kapsamında ve üç ayrı model kurularak ARDL sınır testi ve Granger nedensellik testi aracılığıyla değerlendirilmiştir. Model I, II ve III ARDL sınır test sonuçlarında değişkenler arasında uzun ve kısa dönemli bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Nedensellik test sonuçlarında ise; Model I'de tarımsal hammadde ithalatı ve tarımsal hammadde ihracatının dışa açıklık oranı ile çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin bulunduğu, tarım, ormancılık ve balıkçılık katma değerinin dışa açıklık oranının Granger nedeni olmadığı saptanmıştır. Model II'de tarım, ormancılık ve balıkçılık katma değerinden ve tarımsal dış ticaret dengesinden kişi başına GSYH'ya doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi, tarımda istihdam oranı ile kişi başına GSYH arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine rastlanılmamıştır. Model III'de enflasyon oranından tarımsal hammadde ithalatına doğru tek yönlü, tarımsal hammadde ihracatından enflasyon oranına doğru tek yönlü ve tarım ÜFE'den enflasyon oranına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

Dış ticaret dengesiMakroekonomik değişkenlerOrtak tarım politikası+1
Merve Ekici
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi politikalarının makroekonomik etkileri: OECD ülkeleri örneği

İnsanlık tarihi kadar geçmişi olan vergiler günümüzde kamu harcamalarının finansmanında önemli bir paya sahiptir. Devletlerin tekelinde toplanan vergiler, 1929 yılında meydana gelen büyük buhrana kadar sadece kamu geliri niteliğine sahipken, 1929 yılı sonrasında etkin olarak faydalanılan bir maliye politikası aracı özelliğine bürünmüştür. Zaman içerisinde ortaya çıkan iktisadi akımlarla birlikte vergilere yüklenen görevler artmış ve vergiler ekonomik konjonktürün seyrinde önemli bir istikrar politikası aracı haline gelmiştir. Günümüzde ise vergilerin mali ve mali olmayan amaçlara yönelik kullanımı ülkeden ülkeye farklılıklar gösterse de, küresel ekonomide vazgeçilmez bir rolü olduğu gerçeği tüm ülkeler tarafından kabul edilmektedir. Nihayetinde kimi ülkeler dolaylı vergilere ağırlık verirken kimi ülkeler dolaysız vergilere ağırlık vermekte ya da vergilerin konusunu oluşturan gelir, servet ve harcama üzerinden alınan vergilerin dağılımında farklılıklar meydana gelebilmektedir. Ancak bu farklılıklar vergilerin devletler açısından önemini hiçbir zaman değiştirmemektedir. Çalışma kapsamında ilk olarak vergilerin ortaya çıkışı ve evrimi ele alınmış olup sonrasında ise vergilerin iktisadi düşünceler çerçevesindeki rolü incelenmiştir. Bazı iktisadi düşüncelerde verginin ön plana çıkarak önemli bir rol üstlenmesi, özellikle 1929 yılında meydana gelen büyük buhran ve Keynesyen düşüncenin hâkimiyetiyle daha da etkili olmaya başlamıştır. OECD ülkeleri kapsamında vergilerin tasnifinin ele alındığı ikinci bölümde, vergiler; dolaylı-dolaysız ve gelir-servet-harcama üzerinden alınan vergiler olarak ele alınmıştır. Yapılan tasnif sonucunda ülkelerde; sağlıklı işleyen, basit ve anlaşılır, sık sık değişmeyen, yeterli ve kalifiye elemanın olduğu bir vergi altyapısının olup olmaması, verginin adil dağılıp dağılmaması ve vergi bilincinin yerleşmiş olup olmaması faktörlerinin vergi gelirleri üzerinde önemli derece de etkili olduğu görülmüştür. Son bölüm de ise, OECD ülkelerinde uygulanan vergi politikalarının seçilmiş makroekonomik değişkenler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu araştırma yapılırken panel veri analizinden faydalanılmış ve bağımlı değişken olarak vergi gelirleri, bağımsız değişkenler olarak da işsizlik, enflasyon, kişi başına milli gelir, dış ticaret dengesi ve doğrudan yabancı yatırımlar tercih edilmiştir. Veri kısıtı nedeniyle 33 OECD ülkesinin 1995-2019 yılları arasındaki göstergeler analize dâhil edilmiş ve vergi gelirleri ile her bir bağımsız değişken arasındaki ilişki ayrı ayrı ele alınmıştır. Sonuç olarak, OECD üyesi 33 ülke genelinde, bağımlı değişkeni temsil eden vergi gelirleri ile bağımsız değişkenlerin hiçbiri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

EkonomiEkonomik etkiMakroekonomik değişkenler+5
Ayşin Buyrukoğlu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 döneminde e-ticaretin makroekonomik değişkenler üzerine etkileri: Türkiye örneği

Geçmişten günümüze yaşanılan teknolojik gelişmeler insan hayatının her alanını etkilemiştir. Teknolojinin ticaret ile birleşmesiyle e-ticaret kavramı ortaya çıkmıştır. Perakende mağazalar yerine sanal mağazalar ortaya çıkmış, alıcılar hiçbir zahmete girmeden alışveriş yapma imkânına kavuşmuştur. E-ticaret kolaylığı sayesinde günden güne kullanımı yaygınlaşırken tüm dünyada Covid-19 salgınının yaşanmasıyla e- ticaret kullanım oranı daha da artmıştır. Salgın döneminde bireyler sosyal mesafe ve hijyen sebebiyle çevrimiçi alışverişe yönelmişlerdir. Covid-19 bireylerin sadece kişisel hayatını değil ülkelerin ekonomisini de etkilemiştir. Çalışmada, Türkiye üzerinde Covid-19 döneminde e-ticaretin makroekonomik değişkenlere etkisini incelemektedir. E-ticaret, makroekonomik değişkenleri etkileyen bir sektör olma özelliği taşımaktadır. Ayrıca, e-ticaret sayesinde müşterilerin zaman ve para tasarrufu sağlanmakta ve bu da tüketimi artırmakta ve enflasyonu etkileyebilmektedir. E-ticaret ayrıca, işletmeler için yeni iş olanakları yaratabilmekte ve bu da işsizlik oranını düşürmeyi desteklemektedir. E-ticaretin dış ticaret üzerindeki etkisi de önemlidir; e- ticaret sayesinde ülkeler arasında ticaret hacmi artabilmekte ve bu da dış ticareti desteklemektedir. Pandemi sürecinde bireyler, evlerinde kalmayı tercih ederek, ihtiyaçlarını internet üzerinden satın alabilecekleri ürün ve hizmetlere yönelmişlerdir. Bu durum, e-ticaret sektöründeki işletmelerin büyümesine ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktadır.

COVID 19Elektronik ticaretMakroekonomik değişkenler+2
Rukiye Başer
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Introducing forward looking information to expected credit loss under IFRS 9 : Different time series approaches for Turkish banking system

Credit risk is the most critical type of risk to manage for banks, which are the most important part of the financial system. It is expected that the capital of banks, whose most important activity is to provide loans, will be well structured and will be at a level that will protect the bank against risks. Credit risk is an element that must be managed not only against its realization, but also against the possibility of its occurrence. Credit risk should be managed against both internal factors (such as bank portfolio characteristics, characteristics of bank customers) and external factors (such as economic conjuncture, political and political outlook, natural disasters). When considering the credit risk management against the external factors, finding a relationship between the risk factors such as non-performing loans ratios of the banks and key macroeconomic indicators and modelling them become an issue for the banks. It has become critical to develop time series models by establishing a relationship between credit risk factors and macroeconomic indicators, in order to include forward-looking information in expected credit loss calculations in accordance with the International Financial Reporting Standard (IFRS 9), which entered into force at the beginning of 2018 and both as a stress test. In this study, it has been tried to measure the effectiveness of different time series algorithms comparatively, especially since a certain method is not imposed within the scope of IFRS 9 standard. Different time series models were established between the non-performing loan rates published by the Banks Association of Turkey and all potential macroeconomic indicators officially published, and diagnostic tests were applied to measure the robustness of the models. As algorithms, Stepwise Regression, Autoregressive Distributed Lag Model (ARDL) and Extreme Gradient Boosting Model (XGBoost) were chosen. As a result of this study, Autoregressive Distributed Lag Model showed the best performance. As expected credit loss models are regulative models, they are subject to the examination of many regulatory authorities. It has been demonstrated that ARLD model which also has high explainability and interpretability, is a method that can be used frequently by banks.

Credit riskMacroeconomic variablesStress testing+2
Berrak Oğuz Ayvaz
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Point in time probability of default modeling for international financial standards - a Turkish bank case study

Point in time probability of default modeling plays a crucial role in the context of International Financial Reporting Standards 9 (IFRS 9), which expects the measurement and recognition of expected credit losses (ECL) for financial instruments. IFRS 9 introduces a forward-looking approach, necessitating the estimation of one-year and lifetime PDs to capture credit risk over the entire expected life of financial assets. This thesis presents an in-depth analysis of PiT PD modeling in the framework of IFRS 9, highlighting its significance, methodologies, and implications for financial institutions. A case study of a Turkish Bank examined and established an autoregressive macroeconomic model to forecast the default rate (DR) of small and medium enterprise loan segments using the autoregressive linear model (ARLM) method. Results indicate that interest rates positively affect DR, and the USD-TRY exchange rate negatively affects DR. A basic quantitative validation of the DR model is implemented, and the forecast power of the DR model is examined by using out of time (OOT) period of DR. Finally, forward PDs for 10 years are calculated using adjusted Weibull distribution. Forward PDs are calibrated with the result of the ARLM model forecast under different scenarios. Thus, an applicable PiT PD term structure for SME portfolio is created.

Default probabilityMacroeconomic variablesWeibull distribution+1
Ömer Özsütçü
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kayıt dışı ekonomi kavramı, makro değişkenler üzerinde etkisi: Türkiye örneği

Kayıt dışı ekonomi; kamu otoritesinin denetimi altında bulunmayan her çeşit ekonomik faaliyetlerin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Kayıt dışı ekonomi, GSYH hesaplamalarının dışında kalan ve kayıt altına alınamayan gelir yaratan ekonomik faaliyetlerden kaynaklanmaktadır. Kayıt dışı ekonomi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hepsinde farklı düzeylerde var olan evrensel bir olgudur. Günümüzde ülkelerde büyük sorunlar teşkil etmeye başlayan kayıt dışı ekonomi; nedenleri, sonuçları ve işleyişi bakımından çok karmaşık ve zor bir problemdir. İlk kayıt dışı ekonomiyi ölçmeye yönelik çalışma 1958 yılında A.B.D'nin kayıt dışı ekonomisini ölçmeye yönelik Philip CAGAN tarafından yapılmıştır. Türkiye'de ise kayıt dışı ekonomi kavramı ilk olarak Prof. Dr. Osman ALTUĞ tarafından yapılmıştır. Çalışmada kayıt dışı ekonomi üzerinde etkisi olduğu düşünülen; enflasyon, vergi yükü ve işsizlik değişkenleri analiz edilmiştir. Bu bağlamda 1971-2016 yıllarını kapsayan veri seti oluşturulmuş ve zaman serisi analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda 1971-2016 yılları arasında vergi yükü değişkeninin kayıt dışı ekonomi üzerinde 1.3170 katsayısı ile tahmin edilmiş pozitifi bir etkisinin olduğu, işsizlik değişkeninin 0.6233 katsayısı ile tahmin edilmiş pozitifi bir etkisinin olduğu ve son olarak enflasyon değişkeninin 0,0853 katsayısı ile tahmin edilmiş pozitifi bir etkisinin olduğu saptanmıştır.

Kayıt dışı ekonomiMakroekonomik değişkenlerMakroekonomik etki+1
Muhammet Ali Arıcı
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Makro ekonomik göstergelerin ülke riski göstergesi olan kredi temerrüt takasları (CDS) üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Kredi Temerrüt Takasları (CDS), taraflar arasında kredi riskinin transferini sağlamaya yarayan finansal sigortalama sözleşmesidir. Küreselleşen dünya ekonomilerinde yatırım kararları ve ekonomik ilişkiler, ülkelerin kredi notlarından etkilenmektedir. Ülke kredi notları ülkenin borçlarını ödeyebilme kapasitesi hakkında bilgi vermekte olup yatırımcılar için kritik bir öneme sahiptir. CDS Primleri kredi derecelendirme kuruluşlarının belirlemiş oldukları kredi notlarına alternatif olarak değerlendirilir. Moody's, Standard & Poor's ve Fitch Ratings gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri kredi notları uzun zaman boyunca ülke kredi riskinin ölçülmesi amacıyla uzun zaman boyunca kullanılmıştır ancak özellikle 2008 yılında yaşanmış olunan küresel çapta yaşanan finans krizi sonrasında kredi derecelendirme kuruluşlarına eleştiriler başlamıştır. Kredi derecelendirme kuruluşları yüksek faizli bankacılık krizini öngörme konusunda yetersiz kalmıştır bunun en büyük örneği ise Amerikan yatırım bankası olan Lehman Brothers'ın o dönemdeki kredi notları çok yüksek olmasına rağmen bankaya bağlı kredi riskinin arttığına ilişkin göstergelere sahipti ve bunun sonucunda bankanın temerrüde düşmesidir. Kredi derecelendirme kuruluşlarına olan güvenin azalması, CDS primlerini alternatif ülke kredi riskini gösteren bir türev ürün olarak öne çıkmasını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda yüksek lisans tezimizde makro ekonomik değişkenlerin ülke riski göstergesi olarak kabul edilen CDS primleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Tez çalışmamızın birinci bölümünde risk, devlet kredi riski ve ülke riski kavramlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise kredi temerrüt takaslarının genel işleyişinden, unsurlarından, CDS'lerin belirleyicilerinden, kullanım amaçlarından, türlerinden, CDS'lerde meydana gelebilecek risklerden, CDS'leri düzenleyici kuruluşlardan ve CDS primlerinin hesaplanması ve fiyatlanmasından bahsedilmiştir. Tezimizin son bölümünde ise makro ekonomik değişkenler ve Bist100 endeksi verileri ile CDS primleri arasındaki ilişkilerin araştırılması için öncelikle Johansen Eş Bütünleşme Analizleri yapılmış ve daha sonrasında veriler arasında kısa dönemde dengeden sapma eğilimleri test edilmesi için Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) analizi yapılmıştır. CDS Primleri ile değişkenler arasındaki iki yönlü nedensellik ilişkisinin saptanması için ise Granger Nedensellik Testinden yararlanılmıştır. Yapmış olduğumuz analiz sonuçlarında CDS primleri ile değişkenler arasında uzun dönemde ilişkilerin olduğu ve değişkenler arasında granger nedensellik ilişkisi olduğu bulunmuştur.

CDSEkonomik kırılganlıkGranger Nedensellik Testi+7
Deniz Karaca
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bütçe açıklarının makro ekonomik dengeler üzerindeki etkileri

YÜKSEK LİSANS TEZ OZü TÜRKİYE'DE BÜTÇE AÇIKLARININ MAKROEKONOMİK DENGELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Yaşar Tamer ERGÜL İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 1999 Danışman: Doç. Dr. İlyas ŞIKLAR Günümüzde birçok ekonomide kamu kesiminin finansman açığı verdiği gözlemlenmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu açıkların GSMH içindeki paylan önemli derecede yüksektir. Bu yüzden bütçe açıklan, çeşitli ülkelerdeki ekonomik istikrarsızlık sorununun kaynağı ya da en önemli sebeplerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu yanıyla bütçe açıklannm ekonomik etkilerinin bilinmesi önemlidir. Gerek iktisat politikalannı oluşturmak için, gerekse iktisat teorisindeki tartışmalara ışık tutmak için, bütçe açıklannın etkileri birçok kantitatif çalışmaya konu olmuştur. Bu çalışmanın birinci bölümünde iktisat teorisinde bütçe açıklan hakkındaki tartışmalar incelenmiştir. İktisat teorisinde bütçe açıklan sorunu iktisadi ekoller açısından ele alınmıştır. Bu amaçla Keynesyen, Neoklasik ve Yeniklasik iktisadın kamu açıklan hakkında ortaya koydukları kuramsal modeller tartışılmıştır. Kamu açıklannın sebepleri ve etkileri ülkelerin ekonomik yapılarıyla da ilgili olduğu için, ikinci bölümde Türkiye'de kamu kesiminin gelir ve harcama yapılan incelenmiştir. Son bölümde Türkiye'de kamu açıklannın etkileri ekonometrik model ve teknikler yardımıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmada Türkiye'de bütçe açıklannın enflasyon, faiz oranı, ödemeler dengesi gibi belli başlı ekonomik göstergelerle ilişkili olduğu görülmüştür.

BorçlanmaBütçe açıklarıMakroekonomi+2
Yaşar Tamer Ergül
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyedeki makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisi

İlk çağlardân başlayıp günümüze kadar devam eden korunma, sosyal güvenlik ihtiyacı, ülkeleri insanların mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklerden dolayı meydana gelebilecek risklerin şiddetini azaltmak ve ortadan kaldırmak için devleti, halkın tamamını güvence altına alacak bir sistem arayışına sokmuştur. Bu gelişmeler ile birlikte özel emeklilik sistemi olan bireysel emeklilik sistemini gündeme gelmiştir. Bireylerin emeklilik dönemlerinde rahat refah bir hayat yaşam isteği, emeklilik gelirlerine ek bir gelir oluşturma gibi nedenler ile sisteme katılım sağlamaktadır. Ülkeler ise kamu üzerinde artan finansal yükün dağıtılması, sermaye kaynağı elde ederek istikrar ve finansal piyasalarda gelişme amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı seçilmiş makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisinin incelenmesidir. Bu doğrultuda fon büyüklüğü ve katılımcı sayısı bireysel emeklilik değişkeni olarak alınmış, enflasyon, GSYİH ve faiz oranı makro ekonomik değişken verisi olarak alınmıştır. Çalışmada, 2010-2020 yılları arasındaki çeyrek dönemlik veriler Vektör Otoregresif Modeller (VAR) ile analiz edilmiştir. Çalışmada hem katılımcı sayısı hem fon büyüklükleri üzerinde makroekonik değişkenlerin etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara göre değişkenler arasında en fazla faiz oranları ve enflasyon oranları bireysel emeklilik katılımcı sayısı ve fon büyüklükleri üzerinde etkili olmaktadır.

Bireysel emeklilikEmeklilik sistemiGranger Nedensellik Testi+7
Bülent Balçin
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru volatilitesi ve makroekonomik bileşenler

Küreselleşme dünya ekonomilerini yakından ilgilendirmektedir. Uluslararası piyasalar açısından döviz kurunun önemli bir makroekonomik göstergelerden biri olması, zaman içerisinde sergilediği hareket hızına göre finansal boyutta büyük etkilere yol açmaktadır. Bu hareketlerin varlık portföyü üzerindeki mevcut durumu küresel çapta birçok alanda yayılım göstermektedir. Finansal piyasaların ilgi odağı konumunda olan ve makro-iktisadi birçok opsiyonel unsurları barındıran volatilite, bu çalışmada 2012:12 - 2019:12 dönemi için Türkiye'de dolarizasyon ve döviz kuru arasındaki ilişki incelenmiştir. Ampirik sonuçlar, Nilson (1991) tarafından geliştirilen E-GARCH (2,1) modelinin en uygun model olduğunu ve dolarizasyonun döviz kurunun Granger nedeni olduğunu ifade etmektedir. VAR modeli ve Çok Değişkenli Sabit Koşullu Korelasyon modelleri (CCC-GARCH) yardımı ile kalıntılarda bulunan ve ARCH-LM testine göre, serisel korelasyonun reddi sonrası yapılan Tse-CC test istatistiği bulguları, dolarizasyon ve dolar kuru arasında sabit bir ilişki olduğunu destekler niteliktedir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıMakroekonomi+4
Duygu Şahbaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

BİSTt-100 endeksi ile makroekonomik değişkenler arasındaki nedensellik: 2005-2015 yılları arasında Türkiye uygulaması

Çalışmada BİST-100 Endeksi'ni etkileyen makroekonomik faktörler arasında ilişkinin varlığı ve yönü araştırılmıştır. "Çoklu Doğrusal Regresyon" analizi ile makroekonomik faktörlerin birleşik halde etkisi, "Granger Nedensellik Testi" ile yönü tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenimiz BİST-100 Endeksi için, günlük kapanış fiyatlarının oluşturduğu aylık ortalama baz alınmıştır. Bağımsız değişkenlerimiz; para arzı, enflasyon, döviz kuru, faiz oranları, altın fiyatları, öncü göstergelerden oluşan makroekonomik faktörlerdir ve bunların da gün sonu fiyatlarından oluşan aylık ortalama değerleri analiz edilmiştir. Çalışmada analiz edilen veriler, TCMB web sayfasından temin edilmiş olup, Aralık 2005- Haziran 2015 tarihleri arasındaki aylık ortalama değerleri kapsamaktadır. Çalışma sonucunda, "para arzı" ve "altın fiyatları" dışında tüm faktörlerin BİST-100 Endeksi ile "tek yönlü nedensellik ilişkisi" olduğu anlaşılmıştır. BİST-100 Endeksi enflasyon, faiz oranları değişkenlerinden negatif etkilenirken, öncü göstergeler endeksinden pozitif yönlü etkilenmektedir. Ayrıca BİST-100 endeksi, döviz kuru fiyatlarını ise negatif yönde etkilemektedir. Oluşturulan "VAR" modeli sonucu zaman serisi verileri durağan hale getirildiği için, uzun dönemli etkileri yerine "Granger Nedensellik Testi" ile 1 (ay) dönemlik gecikmelere bakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bist-100 Endeksi, Makroekonomik Faktörler, Çoklu Doğrusal Regresyon, VAR, Granger Nedensellik Testi.

Borsa endeksiBorsa İstanbulGranger Nedensellik Testi+6
Muhammed Emin Aykut
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu taşımacılığının makroekonomik belirleyicileri: Türkiye üzerine bir zaman serisi analizi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de havayolu taşımacılığı ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda 1983-2015 dönemi ampirik olarak ele alınmıştır. Çalışmada havayolu taşımacılığına ilişkin iç hat yolcu, dış hat yolcu ve dış hat kargo değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmada iç hat yolcu, dış hat yolcu ve dış hat kargo değişkenleri esas alınarak bunlarla ilişkili olduğu varsayılan makroekonomik faktörlerin dâhil edildiği üç farklı model oluşturulmuştur. Birinci modelde iç hat yolcu sayısı değişkeni ile kişi başına gayrisafi yurtiçi hâsıla (GSYH), faiz oranı ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) arasındaki ilişki incelenmiştir. İkinci modelde dış hat yolcu sayısı değişkeni ile gayrisafi yurtiçi hâsıla (GSYH), faiz oranı ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) arasındaki ilişki ele alınmıştır. Üçüncü ve son modelde ise, dış hat kargo miktarı değişkeni ile gayrisafi yurtiçi hâsıla (GSYH), dış ticaret hacmi, sanayi üretim endeksi ve doğrudan yabancı yatırım tutarı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmanın bulguları iç ve dış hat yolcu sayısında kişi başına gelir, gayrisafi yurtiçi hâsıla ve tüketici fiyat endeksi değişkenlerinin etkili olduğunu göstermektedir. Dış hat kargo miktarında ise gayrisafi yurtiçi hâsıla ve sanayi üretim endeksi değişkenlerinin önemli ölçüde etkili oldukları gözlemlenmektedir.

Ekonomik zaman serisiHava yolu taşımacılığıMakroekonomik değişkenler+7
Kasım Kiracı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Makroekonomik ve firmaya özgü değişkenlerin gayrimenkul yatırım ortaklıkları getirileri üzerindeki etkisi: Borsa İstanbul üzerine bir uygulama

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ilk olarak 1961'de ABD'de kurulmuş olup daha sonra başta Avrupa ve Asya- Pasifik bölgesi olmak üzere bütün dünyada hızlı bir gelişim göstermiştir. GYO'lar kuruluşlarından itibaren tüm dünyada gayrimenkul piyasasının en önemli kurumsal yatırımcıları haline gelmişlerdir. Bu tez araştırmasının amacı, Türkiye açısından gerek makroekonomik ve gerekse firmaya özgü bazı değişkenlerle sermaye piyasalarının en önemli kurumlarından biri olan GYO'ların getirileri arasında bir ilişki olup olmadığı ve eğer bir ilişki varsa bu ilişkinin yönü ve derecesinin belirlenmesidir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; GYO kavramı, GYO'ların tarihçesi ve dünyadaki gelişimi, GYO'ların örgütlenme biçimleri ve türleri, ikinci bölümde; GYO'ların öğeleri, faaliyetleri, önemi, yararları, vergi ve hukuki boyutu, risk, getiri ve değerlemeleri, üçüncü ve son bölümde ise literatür taraması ve uygulama bölümü yer almaktadır. Çalışmada kullanılan makroekonomik değişkenler; altın fiyatları, Dolar/TL döviz kuru ve gösterge tahvil faiz oranı; firmaya özgü değişkenler ise GYO portföy büyüklüğü, GYO piyasa değeri / defter değeri ve GYO fiyat/kazanç oranıdır. Araştırmada verilerin analiz edilmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda her üç makroekonomik değişkenle GYO getirileri arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu, buna karşın firmaya özgü değişkenlerden sadece GYO piyasa değeri/defter değeri ile GYO getirileri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, Makroekonomik Değişkenler, Firmaya Özgü Değişkenler

Borsa İstanbulFirmalarGayrimenkul yatırım ortaklıkları+3
Cumhur Şahin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Makro-ekonomik değişkenlerin Pakistan Karachi Borsası üstündeki etkileri

Bu çalışmada Pakistan Karaçi Borsası endeksi (KSE) ve temel makro-ekonomik değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmektedir. Çalışmada, 2005 Temmuz ayından 2014 Nisan ayına kadar olan zaman dilimindeki aylık veriler göz önüne alınmıştır. Enflasyon oranı (TÜFE), döviz kurları, GSYİH, faiz oranları ve altın ve petrol fiyatları çalışmada incelenen makro-ekonomik değişkenlerdir. Yöntem olarak, Johansen ve Juselius (1990) Eşbütünleşme Analizi, VECM çerçevesinde Granger Nedensellik Testi'nin yanı sıra Sims (1980) Varyans Ayrıştırması ve Etki Tepki Fonksiyonu Analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, çalışmada ele alınan makro-ekonomik değişkenler ve KSE arasında uzun vadede eş bütünleşme olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, uzun vadede tüm makro-ekonomik değişkenlerle KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi, kısa vadede ise sadece döviz oranları ile KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

BorsaBorsa endeksiEşbütünleşme+3
Waqar Badshah
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizmin seçilmiş makroiktisadi değişkenlerle ilişkilerinin ekonometrik analizi

Türkiye'de turizm talebi ile uluslararası ticaret, diğer sektörlere ait faaliyet gelirleri ile istihdam ve enflasyon arasındaki ilişkilerin analiz edildiği bu tez üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede uluslararası turizm talebi ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiler, Balcılar, Arslantürk ve Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Zamanla Değişen Nedensellik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. İkinci makale uluslararası turizm talebinin diğer sektör faaliyet gelirleri üzerindeki uzun dönem etkileri, Maki (2012) çok kırılmalı eşbütünleşme testi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü makale ise toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel ve sektörel istihdam ile bölgesel enflasyon üzerindeki etkileri Swamy (1970) tarafından geliştirilen Rassal Katsayılar Regresyonu ile tahmin edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, uluslararası ticaret ile uluslararası turizm talebi arasında zamanla değişen nedensel ilişkiler vardır. Uluslararası turizm talebi, diğer sektör faaliyet gelirleri üzerinde uzun dönemde, çok yüksek olmayan etkiler yaratmaktadır. Toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel istihdam ve enflasyon üzerinde, bölgeden bölgeye değişen anlamlı etkileri vardır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de turizm talebini etkilemeye dönük turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin politikaların yaşama geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Turizm Talebi, Zamanla Değişen Nedensellik,Maki Çok Kırılmalı Eşbütünleşme Testi, Swamy Rassal Katsayılar Regresyonu

EkonometriEkonometrik analizEşbütünleşme+6
Mustafa Kırca
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

Related subjects