Information systems
149 theses under this subject heading
Veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özelliklerinin belirlenmesi
Öğretmenlerin, öğretimsel karar almada eğitsel veriye başvurmaları, ilgili alanyazında araştırılagelen bir konudur. Veri destekli öğretim kapsamındaki bu uygulamalar, öğretimsel kararların niteliğini belirlemede büyük bir rol oynamaktadır. Bu araştırmada, veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, yapılandırmacı temellendirilmiş kuram deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, ortaöğretim düzeyinde görev yapan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 13 farklı branştan 32 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler görüşme yoluyla toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma desenine uygun olarak, başlangıç ve odaklı olmak üzere iki aşamalı nitel veri analiz tekniği kullanılmıştır. Veri analizi sürecinde, sürekli karşılaştırma yöntemine uygun olarak, gerek toplanan veri ile kategorilerin karşılaştırılmasına gerekse ilgili alanyazın ile karşılaştırmaya başvurulmuştur. Araştırma bulguları doğrultusunda, veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özellikleri; süreç, teknoloji, paydaşlar ve veri boyutlarıyla açıklanarak sunulmuştur. Süreç boyutu, hazırlık, uygulama ve değerlendirme aşamalarını içermektedir. Teknoloji boyutunda katılımcı öğretmenlerin halen kullandıkları bilgi teknolojisi araçları ve geleceğe yönelik bilgi teknolojisi araçları hakkındaki beklentileri kategorileri yer almaktadır. Paydaşlar boyutunda beş paydaş belirlenmiştir. Belirlenen paydaşlar; okul rehberlik servisi, okul idaresi, meslektaşlar, veliler ve iş çevresi şeklindedir. Veri boyutunda, öğretmenler tarafından vurgulanan eğitsel veri türlerine yönelik bulgular sunulmuştur. Araştırma sonucunda veri destekli öğretime yönelik bir bilgi sisteminin özellikleri belirlenerek UML (Unified Modeling Language, Birleşik Modelleme Dili) kullanım senaryoları diyagramları aracılığıyla görselleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak gelecekteki araştırmalar ve uygulama alanına yönelik olarak çeşitli öneriler sunulmuştur.
Dergi yönetim sistemlerinde sunulan hizmetlerin sistem kullanıcıları açısından değerlendirilmesi: DergiPark analizi
Günümüzde bilgi sistemlerinin çevrimiçi ortama yönelik olarak tasarlanmasıyla birçok iş süreci zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde yönetilebilir hale gelmiştir. Bilgi sistemlerinin sağladığı bu avantajlar sayesinde kullanıcı kitleleri de artış göstermiş; birçok sektörde iş süreçleri bilgi sistemleri üzerinden izlenmeye ve yönetilmeye başlanmıştır. Bununla beraber bilgi sistemlerinin etkili bir şekilde kullanımı için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda kullanılabilirlik çalışmaları da çeşitli yöntemlerle bilgi sistemlerinde uygulanmıştır. Söz konusu çalışmalarda çoğunlukla pragmatik boyutlarla sistemlerin kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Günümüzde ise sistemlerin tasarımında kullanıcı deneyimi kavramı ortaya çıkmış ve pragmatik özelliklerin yanında hedonik olarak tanımlanan hazsal özellikler de değerlendirilmektedir. Literatürde farklı sektörlerde kullanılan bilgi sistemlerine yönelik olarak kullanıcı deneyimi ölçümlerinin yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede çalışmada akademik yayıncılıkta yoğun olarak kullanılan dergi yönetim sistemlerine Türkiye'de çok sayıda kullanılan bir platform üzerinden odaklanılmaktadır. TÜBİTAK ULAKBİM tarafından geliştirilen bir dergi yönetim platformu olan DergiPark, akademik dergilerde dergi yönetim süreçlerinin yönetilmesi ve dergilerin çevrimiçi ortamda barındırılması gibi hizmetleri sunan web tabanlı bir bilgi sistemidir. Bir dergi yönetim sistemi olarak bu platformun kullanımı ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Söz konusu sorunları ortaya koymak ve olası çözüm önerilerini geliştirmek amacıyla DergiPark'ın kullanıcıların deneyimleri açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmada DergiPark nitel ve nicel veri toplama teknikleri kullanılarak değerlendirilmektedir. Betimleme yönteminin kullanıldığı çalışmada DergiPark'ın dergi yönetim sistemi özellikleri sistemi deneyimleyen dergi yetkilileri ve sistem geliştirmelerinin gerçekleştirilmesinde görev alan DergiPark yetkililerinin görüşleri doğrultusunda analiz edilmiştir. Bu kapsamda literatürdeki kullanıcı deneyimi ile ilgili çalışmalardan hareketle geliştirilen anket ile 390 farklı dergiyi temsil eden yetkililerin DergiPark'ın kullanımına ilişkin değerlendirmeleri incelenmiştir. Ayrıca deneyimli dergi yetkilileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler de Anket tekniği ile toplanan verileri desteklemek amacıyla ayrıca sunulmuştur. Diğer yandan DergiPark yetkilileriyle yapılan görüşmelerle de dergilere sunulan hizmetlere yönelik olarak deneyimlenen süreçler incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, DergiPark'ın sistem güncellemelerinde, arayüzünde problemler olduğu, yayın değerlendirme süreçlerinde ihtiyaç duyulan bilgilere sunum ve erişim noktalarında eksikliklerin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise DergiPark'ın anlaşılır ve çekici bir sistem olmaya yönelik özellikleri taşımada eksikliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anket ve görüşmelerden toplanan verilerle birbirini destekleyen bulgular DergiPark'ın kullanım kolaylığının olmaması, menülerin düzenleme şeklinin karışık olması konuları DergiPark'ın eksi yönleri olarak, sorunların hızlı çözülmesi ve platformun dergilere itibar sağlaması konuları ise DergiPark'ın artı yönleri olarak ortaya çıkmıştır. Süreçlerin yönetiminde beklentilerin karşılanması ve sistemde verilerinin kaybolacağına yönelik bir kaygı taşımadıkları konuları ise anket ile görüşmelerde ayrışmıştır. Görüşmelerde bu konularda problemler olduğu saptanmıştır. Öneriler doğrultusunda DergiPark platformu üzerinde ekranlarda ihtiyaç duyulan bilgilerin düzenlenmesine ve arayüze yönelik bölümlerde iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında, yazar ve hakemlere yönelik kullanıcı deneyimi çalışmalarının yapılması da DergiPark'ın geliştirilmesine yarar sağlayabilir.
Modelling a university as a multi-agent system
Multi-Agent systems are an approach for designing and implementing complex social organizations in the software domain. In multi-agent systems; actors that interact with the system are modeled as software entities called "agents". These software agents can show autonomous and intelligent behavior. Also when a supporting runtime environment (or platform) is available, agents show mobility and can move between interconnected platforms that form the system. With these properties agents try to satisfy the expectations of their respective owner actors by using their knowledge and belief bases (derived from the actors). An implementation of a multi-agent system can both be used for simulation purposes (by initializing agents based on reference test data) and as an actual information system by attaching agents to real world actors.This work aims at analyzing a university as a complex social system and creating a corresponding multi-agent model. In the designed model academic and administrative units and students are represented by intelligent and mobile agents that can be implemented using JADE multi-agent system development framework. To provide a satisfactory mobile environment faculties and administrative units are defined to have their own (separate) agent platforms.
Kurumsal bilgi yönetiminde ürün yaşam döngüsü yaklaşımları:Bir savunma sanayi şirketindeki yapılandırma sürecinin analizi
Günümüzde artan rekabet ortamı ile beraber şirketlerin daha hızlı, daha az maliyetli ve daha hatasız ürünler geliştirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle de bilgi sistemlerine ve uçtan uca tüm üretim sürecini tek bir ortamda yönetilmesine ihtiyaç duymaktadırlar. Çalışmada, bütünleşik bir yapıya geçmek isteyen büyük ölçekli bir savunma sanayi şirketinde ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına almak için ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına duyulan ihtiyaçları tespit etmek ve bu yaklaşıma geçiş sürecinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Belirtilen amaç çerçevesinde çalışmanın kavramsal arka planı kurumsal bilgi yönetimi ve ürün yaşam döngüsü yönetimi üzerine kurgulanmıştır. Bu kurgudan hareketle şirketteki kurumsal bilgi yönetimi uygulamaları ve ürün yaşam döngüsü yönetimi ile ilgili çalışmalar iki boyutta betimlenmiştir. Bu boyutlardan ilkinde şirkette ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarının yapılandırılmasında sorumluluğu bulunan karar vericilerin görüşleri değerlendirilmiştir. İkinci boyutta ise pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü uygulamalarını deneyimleyen çalışanların konuyla ilgili değerlendirmeleri analiz edilmiştir. Söz konusu görüşlerin ve değerlendirmelerin analizi için yarı yapılandırılmış görüşme ve anket teknikleriyle veri toplanmıştır. Öne çıkan bulgularda (1) kurumsal bilgiye ulaşma konusunda sorunların yaşandığı (2) bilgi sistemlerinde kesintilerin olduğu (3) ürün yaşam döngüsüne geçiş aşamasında süreçlerin planlanmasına yönelik iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. Sonuçta ise çalışanların güncel bilgiye ulaşamama, çok fazla bilgi sistemi ile çalışma ve bu sistemler arasında veri aktarımına gereksinim duyma gibi sorunlar yaşadıkları anlaşılmıştır. Ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarında ise eğitim eksikliğinden ve verilen eğitimlerin şirkete özgü olmamasının bu uygulamaların kullanımına geçişi olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarını deneyimleyen çalışanlar bu uygulamaların şirketin bütününe yayılmasını ihtiyaç duyulan bir durum olarak değerlendirmiştir. Bulgular ve değerlendirmeler sonucunda çalışmanın ana hipotezi olarak "Büyük ölçekli ve çok sayıda bilgi sistemi ile ürün ve hizmet geliştirmeye dayalı iş süreçlerini yöneten bir savunma sanayi kurumunda bütünleşik bir yapıda, ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına alan ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına ihtiyaç duyulmaktadır" şeklinde oluşturulan hipotez doğrulanmıştır. Bu çalışmanın kurumsal yapılarda ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına geçiş sürecini resmetmesi açısından özgün değer taşıdığı düşünülmektedir.
Kültürel varlıkların yönetiminde semantik ağ ve coğrafi bilgi teknolojileri çerçevesinde bir sürdürülebilirlik yaklaşımı: Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) modeli
Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik sayısal koruma ve çevrimiçi erişimi sağlayacak sürdürülebilir bir bilgi sisteminin olmayışı, kültürel varlık yönetimi ve hatta bilgi hizmetlerinin geneline yönelik çalışmalarda coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve semantik ağ uygulamalarından faydalanılmamış olması bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki kültürel varlık bulunduran kurumların, sayısal ortamda kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik planlama, süreç ve uygulamaları sürdürülebilir değildir" olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetimine yönelik süreç ve uygulamaların mevcut durumlarını ortaya çıkartarak karşılaşılan sorunların hangi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmesi, CBS ile kültürel varlıkların yönetimi arasındaki ilişkinin belirlenerek semantik ağda bir coğrafi bilgi sistemi tasarlanmasında kavramsal ve teknik altyapının belirlenmesi ve sayısal ortama aktarılan bilgilerin yönetilmesinde içeriğin özgünlüğü bozulmadan uzun süreli korumayı ve çevrimiçi erişimi sağlayacak bir modelin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Modelin oluşturulmasında betimleme ve vaka çalışması yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin elde edilmesinde literatür derinlemesine incelenmiş, kültürel varlıklar ile bellek kurumları arasındaki ilişkiler saptanmış, kültürel varlıkların sayısal ortamda yönetimi konusu standartlar ve uygulama örnekleri üzerinden incelenerek CBS geliştirilmesine yönelik gereksinimler ortaya çıkartılmıştır. Bu bilgilerden hareketle görüşme ve anket formu olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirilen alan araştırmasında 23 adet kurum/kuruluş temsilcisi ile görüşme yapılmış, ilaveten 30 kişinin katılımıyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Arşiv, kütüphane, müze, araştırma merkezleri, vakıf/dernek, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları ile üniversiteler şeklinde kültürel varlıklar ile etkileşim içerisinde bulunan geniş bir yelpazeden yetkililerin görüşleri ile elde edilen bulguların değerlendirilmesi neticesinde hipotez ve alt hipotezlerimizin kabul edildikleri tespit edilmiştir. Yapılan alan araştırması ile literatür değerlendirmesinden sağlanan bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesi süreçlerinde kullanım imkânı bulacak, kamu ve özel kurum/kuruluşlar, bellek kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler, araştırmacılar ve vatandaşların kullanımına katkı sağlayacak "Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) Modeli" önerisi ve literatüre yön verecek tanımlamalar ortaya çıkartılmıştır. Sadece kültürel varlıkların yönetimi değil, farklı disiplinlerde de kullanılmak üzere tasarlanan model önerisi içerisinde yasal düzenlemeler, idari yapılanma ve teknik altyapıya yönelik öneriler de sunulmuştur. Türkiye'de ulusal kültürel varlıklar bilgi sisteminin oluşturulmasında, bu çalışmada elde edilen bulgular ile analizler sonucu sunulan önerilerin temel teşkil edeceği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi yönetimi, Kültürel varlıkların yönetimi, Sürdürülebilirlik, Coğrafi bilgi sistemleri, Semantik ağ, Konumsal semantik kültür ağı, Kültürel bellek kurumları
Harmanlanmış e-öğrenme ortamı bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin psikososyal algılarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moos'un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51'inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %20'sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79'unun, otantik öğrenme değişkeninin %72'sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42'sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47'sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür.
Teknoloji kabul modeli ölçeğinin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik güvenirlik çalışması
Amaç: Bu araştırmanın amacı; Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği (Technology Acceptance Model Scale)' nin Türkçe geçerli ve güvenilir bir araç olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Metadolojik tipte olan çalışma, bir üniversite hastanesinde Mart 2019- Ağustos 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Örneklemi çalışmaya katılmayı kabul eden 253 hemşirenin oluşturduğu bu çalışmada veriler Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmadaki verilerin geçerliğinin değerlendirilmesinde dil, kapsam ve yapı geçerliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesinde ise test tekrar test ve iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği'nin dil geçerliği için çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için 14 uzmandan görüş alınmış ve kapsam geçerlik indeks değerlerinin 0,80–1,00 arasında değiştiği bulunmuştur. Yapı geçerliğini sağlamak için Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Elde edilen değerlere göre RMSEA 0.068; NFI 0.91; CFI 0.949; χ2/df ise 2.176'dır. Ölçeğe iki hafta arayla test tekrar test analizi yapılarak zamana göre değişmezliği değerlendirilmiştir. Bu analizde Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı sonucuna anlamlı bir uyum olduğu gözlenmiştir (r:0.926, p:0.001). Sonuç: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği Türk toplumunda kullanılması için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler; Bilişim, elektronik sağlık kaydı, algılanan yararlılık, algılanan kullanım kolaylığı, geçerlik, güvenirlik
WeFlow: We follow the flow
Web applications, such as social networking platforms and Web X.0 applications have transformed average users from consumers to producers of content. While this transition has been very successful with respect to content, the same can not be said for behavior generation. Non-savvy Web users have practically no ability to introduce any behavior on the Web. The computational powers offered by the Web are limited to those who are in the know or can afford to develop applications. Yet, there are many simple applications that average users could conceive and utilize if they were empowered to introduce behavior. This work aims to empower average web users with the ability to create simple web applications for purposeful communities. We suggest an environment with information and processes specific to a communities needs, as opposed to the ad hoc information sharing and coordination achieved via social networking platforms, in order to retain the long term value of the generated information. An interesting class of Web applications are human computation applications, where tasks are distributed among humans and computers based on their suitability for performing those tasks. Web based human computation applications seem appropriate for purposeful communities. This thesis presents a framework for the development of human computation applications for purposeful communities. In order to create such an environment, we propose a web based workflow framework. The WeFlow Framework, supports the specification, generation, and execution of community specific virtual environments. These environments are based on a workflow model, which are defined by the communities that use them. The environment is based on a workflow model, which consists of tasks, control and data flow among tasks, and people who perform those tasks. A WeFlow framework prototype is shown by examples and case studies.
Evaluating and designing an internal control system for information systems using control self-assessment method
Information systems take its crucial role in the heart of business life today. Most of the business operations are held via information technology. Achievement of business objectives are strictly related with information systems (IS) internal control system in order to create effective and efficient business processes. It is very important for organizations to prevent undesirable events and operate activities effectively and efficiently in achieving business objectives. Fraud events took place in some of reputable organizations and the reasons for these events are concluded to be the lack of risk management and effective internal control system. After these fraudulent events in organizations, frameworks developed to manage risks and reconstruct their internal control systems. Designing an effective risk management and an internal control system is proposed as a solution for more effective and efficient operations. Recently, information systems became very important in operational activities since most of them are done by information technology. This dependency forced organizations to manage risks related with information systems and establish an IS internal control system. Control objectives for minimizing risks, their control practices and test steps of these controls are provided in reference guides. Control objectives are located under the IS processes. Risk and control specialists deal with risks in these processes and controls to minimize them. They are expected to work on making organizations compliant with related laws and regulations as well as internal policies and rules by designing controls. Several information can be found about importance of complying with the standards, frameworks, IS internal control system, control objectives, control practices. However, studies lack the answer for "How" to design internal control system in compliance with related frameworks and standards. This thesis provides an answer for the question of "How to design IS internal control system?" In this study "Control Self-Assessment Method" is proposed as an effective method by mentioning essential critical IS processes. Control Self-Assessment method is selected since it provides a flexible solution which is especially appropriate for designing an internal control system to achieve changing objectives of the companies.
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle malvarlığına karşı işlenen suçlar
İnternet araçlarının ve teknolojinin gelişimiye birlikte insanlar arasındaki etkileşim de hızla artmıştır, bunun sonucunda uyuşmazlıkların artması da kaçınılmaz olmuştur. Teknolojinin gelişimiyle birlikte malvarlığına karşı işlenen suçlarda da bazı değişimler ortaya çıkmıştır. Geçmiş yıllarda, failin mağdur ile yüz yüze gelmesi ve failin ikna kabiliyetiyle işlenmesi mümkün olan dolandırıcılık suçları; özellikle internet ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, bankacılık işlemlerinde bilişim sistemlerinin kullanılmasının artması sonucunda daha kolay bir şekilde işlenmeye başlamıştır. Basit ve kaba hırsızlık suçları ise teknolojik gelişimle birlikte internet üzerinden gerçekleşmektedir. Dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının işlenişinde bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması; failin mağdura ulaşmasında bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylık ve hız ile daha kolay olması, faillerin bilişim sistemlerini kullanarak kendisini saklamasının daha kolay oluşu, bir seferde çok fazla sayıda mağdura ulaşabilmesi gibi sebeplerle nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Çalışmamızın amacı; dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle oluşan nitelikli halini ayrıntılı bir şekilde incelemektir. Böylece, bir fiilin dolandırıcılık ve hırsızlık suçunu veya bu suçların incelemeye konu nitelikli halini oluşturup oluşturmayacağı hususunu tespit edebilmek amaçlanmaktadır. Bu nedenle çalışmamızda; dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının temel şekli ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmuştur. İncelemeye konu nitelikli hal ile ilgili kavramlar ve bu nitelikli halin oluşma koşulları, teorik açıklamalar ve uygulamadan örnek Yargıtay kararları ele alınarak ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ayrıca incelemeye konu suçlarda soruşturma usulleri ile soruşturmada karşılaşılan güçlükler, bu hususta dikkat edilmesi gereken hususlar Türk Hukuk Doktrini ile Yargıtay kararları ışığında değerlendirilmiştir.
The effect of organizational citizenship behavior and teamwork on the success of information systems projects
Information systems project success topics have been extensively researched along with its indicators, success criteria and possible improvement areas in the academic literature. Beside this background, it is aimed to provide a framework which will emphasize the behavioral part of project management processes. Thus, this study investigates the impact of organizational citizenship behavior and teamwork on information systems project success. Organizational citizenship behavior is analyzed along five dimensions, namely; altruism, courtesy, conscientiousness, civic virtue and sportsmanship. In addition, teamwork is analyzed along three dimensions as communication, collaboration and cohesiveness. Data was collected from information systems project managers through an online survey. In order to examine the effect of these dimensions on information systems project success, nonparametric statistical test techniques were used on a sample of 173 projects executed in several industries of Turkey. The findings of the study demonstrated that all OCB dimensions and the construct itself have positive relations with IS project success. In addition, teamwork construct and all of its dimensions are also found as positively related with IS project success. On the other hand, although project scale determinations are frequently used in project success evaluation reports, the results of statistical tests showed that there is no significant difference among different project sizes (small-medium and large) according to their project success or fail situations in information system projects.
Information systems continuance intention in gamified mobile applications: Exploring behavioral inhibition and activation systems
This thesis seeks to investigate the effects of Behavioral Activation System (BAS), known as approach motivation, and Behavioral Inhibition System (BIS), known as avoidance motivation, that are expected to influence individuals' post adoption behaviors in gamified mobile applications. The study uses a survey-based research methodology and examines the impacts of BAS and BIS on information systems continuance. The results show that confirmation, perceived usefulness and reward responsiveness have the biggest positive effect on user satisfaction. BIS has a significant and negative effect on satisfaction, but no effects were found related to information systems continuance intention. Satisfaction, perceived usefulness and reward responsiveness positively influence continuance intention. Fun-seeking plays an important role in continuance intention, however, it has no significant effect on satisfaction, as drive has no effect for neither. The findings of this thesis improve the understanding of the differences between these motivations related to information systems continuance. Significant practical implications that can be adopted by companies which offer gamified mobile applications are proposed.
Havaalanlarında fiyatlandırma açısından muhasebe bilgi sistemi
ÖZET Bu çalışmada, havaalanlarında çeşitli yönetim kararlarında yararlanılacak muhasebe bilgilerinin elde edilebilmesi için gerekli muhasebe bilgi sistemi ve bu sistemden sağlanan bilgilerin, havaalanı hizmetlerinin fîyatlandırılmasında nasıl kullanılabileceği incelenmiştir. Bu amaçla, önce ulaştırma sistemi içinde sivil havacılık faaliyetleri ve bu kapsamda havaalanları, işletme yönetimi bakış açısıyla, bir sistem olarak ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, havaalanlarında yönetim ve örgüt yapısı, yönetim bilgi sistemleri ve muhasebe bilgi sistemi genel hatlarıyla açıklanmıştır. Daha sonra, havaalanlarında muhasebe bilgi sistemi içinde maliyet muhasebesi alt sistemi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Havaalanlarında maliyet yapısı, giderler ve gelirler çeşitli yönleriyle ele alınarak, havaalanı hizmetlerinin fıiyatlandırılmasında hangi maliyet unsurlarının ne şekilde kullanılacağını gösteren yöntemler örneklerle açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümünde, ülkemizdeki havaalanlarında uygulanan muhasebe sistemi ve fiyatlandırma kararlarında muhasebe bilgilerinden ne oranda yararlanıldığı araştırılmıştır. Türkiye'deki havaalanlarının tamamının devlet mülkiyetinde olduğu, tüm havalanlarına ait muhasebe işlemlerinin Tekdüzen Hesap Planına uygun olarak ve fıyatlandırma kararlarının tek merkezden (DHMİ Genel Müdürlüğü 'nce) ve genellikle muhasebe bilgileri dışında, çeşitli verilere dayanılarak yürütüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. III
Bilgi sistemlerinin stratejik planlaması ve Zeytinoğlu Holding A.Ş.'de bir inceleme
Önemi giderek artan Bilgi Sistemlerinin, işletmenin genel stratejilerini gerçekleştirmeye yönelik geliştirilmesi, işletmeye bu yönde önemli bir katkı sağlayacaktır. Bilgi Sistemlerinin bu amaç doğrultusunda geliştirilmesi de ancak belli bir stratejik plan çerçevesinde mümkün olabilir. Bu ana düşünceden hareketle hazırlanan çalışma, Stratejik Planlama Süreci içerisinde, Bilgi Sistemlerinin geliştirilmesine ve stratejilerinin belirlenmesine ilişkin temel yaklaşımları içermektedir. Birinci bölümde bilginin genel bir tanımı verilerek, işletme içinde duyulan bilgi ihtiyacı tanımlanmaya çalışılmıştır. Bilginin işletme için stratejik önemi ve yarattığı avantajlar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Bilgi Sistemlerinin tanımı ve işletme içindeki gelişimi verilerek, üst yönetimin Bilgi Sistemlerine bakış açısı genel olarak tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, Bilgi Sistemlerinin stratejik planlama süreci aşamaları tanıtılmıştır. Bilgi Sistem stratejilerinin belirlenmesinde kullanılan genel tekniklerde bu bölüm içinde ele alınmıştır. Son bölümde ise, Zeytinoğlu Holding Bilg'r İşlem Merkezi tarafından yürütülen, Zeytinoğlu Topluluğu Bilgi Sistem yapısının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar, Stratejik Planlama Süreci içinde incelenmiştir.
Bilgi yönetim sürecinde kurumsal kaynak planlamasının finansal boyutları ve cam sektöründe uygulanması
Rekabette üstünlük sağlamak, işletmelerin bulundukları piyasalarda başarılı olmalarının temel koşulu olarak ortaya çıkmaktadır. Yüksek kalite, düşük maliyet, işletme içi ve dışı iletişim rekabette üstünlüğü sağlayan önemli faktörlerdir. İşletmelerin yapılarında oluşturulan, iyi tasarlanmış ve uygulanmış entegre bilişim sistemleri, sözü edilen faktörlerin elde edilmesinde büyük görevler üstlenirler. Bu sistemlerin en gelişmişi Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP)'dir. ERP, işletme bünyesinde gerçekleşen; insan kaynakları, safiş, satmalma, planlama, envanter yönetimi, üretim yönetimi, dağıtım, sevkiyat, finansal yönetim, çoklu depo, çoklu fabrika yapısı, uluslararası faaliyetler vb. arasında entegrasyonun kurulması gibi önemli ve zor bir görevi üstlenmiştir. ERP sistemlerini, diğer kurumsal kontrol yaylımlarından ayıran en önemli özellik, entegrasyona, esnekliğe ve değişime olan açıklıklarıdır. Rekabet ortamında yer alan bir işletmenin bilişim teknolojilerinden, uzak kalmasının olasılık dışı olduğu düşünülürse, iş süreçlerinin yeniden yapılandırılması, yeni stratejiler geliştirilmesi ve işletmeye uygulanması çalışmalarına, yardıma bir araç olan- ERP'nm önemi açıkça ortaya, çıkmaktadır.
İhale yönetimi bilgi sistemleri: İnşaat projelerinde elektronik ihale teklif yönetim sistemi (EİTYS)
ÖZET Doktora Tezi İHALE YÖNETİMİ BİLGİ SİSTEMLERİ: İnşaat Projelerinde Elektronik İhale Teklif Yönetim Sistemi (EİTYS) Gökhan Arslan Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Mustafa Tuncan II. Danışman: Doç. Dr. Talat Birgönül 2002, 116 sayfa Bu çalışma, inşaat şirketlerinde elektronik ihale yönetimi bilgi sisteminin örgütsel etkinliği arttırıcı yöndeki etkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. İnşaat projeleri ihalelerinde maliyet hesabı ve teklif hazırlama süreci en önemli süreçlerden birisidir. Dolayısıyla bu çalışmada, teklif hazırlama süreci ele alınmış ve bu sürecin daha hızlı, güvenilir, az maliyetli, etkin ve verimli bir biçimde işletilmesine çalışılmıştır. Elektronik ihale yönetimi bilgi sistemi, geleneksel teklif hazırlama adımlarının tümünü internet ortamına taşıyan bir sistemdir. Anahtar Kelimeler: Bilgi Sistemleri, Veri Tabanı, Elektronik İhale Yönetimi, Bilgi Paylaşımı, Web İletişimi
Bir kurumsal kaynak planlama yazılımı ve akıllı karar destek sistemi araçlarının geliştirilmesi
Kurumsal Kaynak Planlama (KKP, Enterprise Resource Planning-ERP) sistemleri çok katmanlı işletim kademelerine sahip kuruluşlar için günümüzde olmazsa olmaz bilişim sistemleri haline gelmiştir. Kamu kurumları, hastaneler, hava yolları gibi büyük ölçekli işletmeler yalnızca KKP yazılımlarını kullanarak hayatlarına devam edememektedirler. İşletmelerin ayakta kalabilmeleri için her geliştirme sürecinin sonucunda yaşandığı gibi faydalanılan her sistemin yeteneklerinin artırılması kaçınılmazdır. Bu çalışma kapsamında bir Kurumsal Kaynak Planlama (Enterprise Resource Planning-ERP) yazılımı modellemesi ve referans yazılım geliştirilmesi yapılmıştır. Büyük ölçekli bir üniversite hastanesinde ihtiyaç duyulan gereksinimlere dönük olarak geliştirilmiş bu ürüne ait detayların benzer ihtiyaçlara sahip özel ve kamu kurumları tarafından referans model olarak kullanılabileceği kanaatindeyiz. KKP modeline ait detaylar, tasarım sonrasında yazılım geliştirme süreçlerinin detaylarını ve kurumsal mimariye sahip bir yazılım ürününün ihtiyaçlarını da içine alacak şekilde genişletilmiştir. Bu modelleme ortaya konulurken N-Katmanlı mimarinin yazılım dünyası için öneminden bahsedilmiş, Hizmet Tabanlı Mimari ile yazılım ürünlerine ait bileşenlerin nasıl birbirinden soyutlanabileceği anlatılmış durumdadır. Sistemlerin güvenlik kıstaslarının belirlenmesi, ölçeklenme ihtiyaçlarına nasıl cevap vermesi gerektiği, kesintisiz hizmet sunumunun nasıl sağlanabileceğine ait cevaplar sıralanmıştır. Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsüne ait tarihsel gelişim ve günümüzde kullanılması gereken yöntemlerden bahsedilmiştir. Kodlama standartları, test odaklı geliştirme ve sürekli entegrasyon konuları da çalışma kapsamına dahil edilmiştir. KKP modelinde kapsam olarak insan kaynakları yönetimi, satın alma, muhasebe ve finans uygulamaları belirlenmiştir. İlgili kapsamda ana hatları ile veri yapıları ve ilişkisel veri yapıları dokümante edilmiştir. Kurumsal Kaynak Planlama'nın Akıllı olarak ifade edilebilmesi için veri madenciliği uygulamaları ile yetenekler kazanması gerektiğinden hareketle tasarladığımız KKP modelinde olan verileri işleyebilecek bir yazılım ürünü, algoritma paketi ve bu paketi kullanan bir denetim paneli geliştirilmiştir. Bu ürüne ait teknik detaylar, kullanılan veri madenciliği algoritmaları ve bu algoritmaların kullanıldığı vaka analizleri çalışma kapsamına dahil edilmiş, ilgili analizlerin yapılabilmesi için hangi veri yapılarına ihtiyaç duyulduğu detaylandırılmıştır. Benzer ihtiyaçların karşılanması için kullanılabilecek bu detayların tüm özel/kamu kurum ve kuruluşlarına yol gösterici olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca "Sık Rastlanan Öğe Madenciliği" (Frequent Item Set Mining) olarak ifade edilen, "Birliktelik Kuralları Analizi" olarak da isimlendirilen algoritmalar incelenmiş, eşdeğer bir algoritma olarak BVPE (Bit Vectors and Path Elimination) algoritması geliştirilmiştir.
Havaalanlarında değer odaklı yönetim yönelimli bilgi sistemlerinin kullanılması ve Atatürk Havalimanı terminal işletmeciliği uygulaması
Havaalanları hava taşımacılığı sisteminin temel elemanlarından biridir. Özellikle son yıllarda tüm dünyada ve hava taşımacılığı endüstrisinde meydana gelen ekonomik, siyasi, teknolojik, sosyo-kültürel, ekolojik, demografik ve örgütsel değişimler havaalanlarını da etkilemiş ve havaalanlarının yapısı önemli ölçüde değişme eğilimine girmiştir. Havaalanları günümüzde bir dizi işletme yetkinliği ve becerisi gerektiren karmaşık işletmelere dönüşmektedir. Bu süreçte havaalanı yöneticilerinin bilgi gereksinimi de her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pazar baskıları ile değer odaklı bir yönetim felsefesini benimsemek durumundaki havaalanları için etkin bir bilgi sisteminin rolünü ortaya koymak ve bu amaçla uygulanabilir öneriler geliştirmektir. Bu çalışmanın birinci bölümde genel olarak havaalanı sistemi ele alınmıştır. İkinci bölümde havaalanı sektörünü etkileyen gelişmeler ve değer odaklı yönetim incelenmiştir. Üçüncü bölümde havaalanı yönetiminde bilgi sistemleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, havaalanlarında değer odaklı yönetim yönelimli bilgi sistemlerinin kullanılması ile ilgili bir uygulamaya yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise, havaalanı yönetiminde yöneticilerin bilgi sistemlerinden etkin şekilde yararlanmalarının sağlayacağı katkı değerlendirilmiştir.
Otel işletmeleri temizlik sürecinde malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bir bilgi sistemi önerisi
İçinde bulunduğumuz postmodern çağda, veri takibinin ve günlük operasyonların çeşitli yazılımlar aracılığıyla takip edildiği bilinmektedir. Emek yoğun sektörlerden biri olan oteller için de bu durum kaçınılmazdır. Tez çalışması kapsamında; veri ve stok denetimini, sipariş ve satın almayı kolaylaştıracak, malzeme tüketimlerini ve temizlik sürecinin bir bütün olarak takip edilmesini sağlayacak bir bilgi sistemi tasarımı amaçlanmaktadır. Çalışma, beş yıldızlı zincire bağlı bir şehir otel örnekleminde gerçekleştirilen bir eylem araştırması (case study) olup, çalışmanın örneği, amaçlı (yargısal) örneklem türlerinden biri olan tipik durum örneklemesidir. Veri toplama araçları; gözlem, görüşme ve doküman analizi (prosedür ve formlar) kullanılmıştır. Böylece malzeme ihtiyaç planlaması modelinin girdileri olan; tahmini oda satışları, ürün ağaçları, stok durum kayıtları ve sipariş süreci elde edilmiştir. Sistem analizi ve tasarımı sonucunda, otellerin temizlik süreci için malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bilgi sistemi geliştirilmektedir. Bu yazılım, Web tabanlı olup, veri tabanı yönetim sistemi olarak SQL 2008 R2 kullanılmakta, kodlamalar C #'la yapılmıştır. Model tabanında yer alan öngörü aracı rezervasyon tahminlerini yapmaktadır. Yazılımda toplam altı modül yer almaktadır. Bu modüller; Yönetim, İşlemler, Raporlar, Tanımlamalar, Çamaşırhane ve Kullanıcı'dır. Bu yazılım, otel temizlik sürecinde malzeme kullanımını ve malzeme akışını kontrol ederken; aynı zamanda stokları takip eden ve raporlar sunan, kullanıcı dostu bir sistemdir. Anahtar Sözcükler: Otel, Temizlik Süreci, Bilgi Sistemi, Malzeme İhtiyaç Planlaması
Eğitim yönetiminde bilgi sistemleri
Bu bölümde araştırma özetlenmiş, elde edilen bulgulara ve bunlara dayalı olarak geliştirilen önerilere yer verilmiştir. 5.1. Özet ve Yargılar Günümüzde yönetimin büyük ölçüde bilgi teknolojilerine dayanması, onun etkililik ve verimliliğini artırmaktadır. Bilgi teknolojilerinden daha bilinçli yararlanmak isteyen yönetimler "Yönetim Bilgi Sistemleri"ni kurmaktadırlar. "Eğitim Yönetiminde Bilgi Sistemleri" konulu bu araştırmada, "Yönetim Bilgi Sistemleri nedir, eğitim yönetimindeki uygulamaları ve sınırlılıkları nelerdir?" sorusunun yanıtlanması amaçlanmıştır. Buna göre, problem üç alt probleme ayrılarak yanıtlanmıştır. Betimsel yöntemin kullanıldığı bu araştırmada, verileri toplamak amacıyla alanyazın taranmış ve nitel görüşme tekniği kullanılmıştır. YBS'nin gelişimi ve örgütler açısından önemi üzerinde durulmuş, öğeleri ve özellikleri açıklanmıştır. Yöneticilere ne tür bilgilerin gerektiği araştırılmış ve yönetime gereken bilginin; amaca uygunluk, doğruluk, tamlık, güvenilirlik, zamanlılık, doğru kişiye 116117 iletilme, doğru iletişim kanalı kullanma, yeterli ayrıntı, anlaşılabilirlik ve maliyetinin düşüklüğü gibi özellikleri taşıması gerektiği vurgulanmıştır: YBS türleri olarak; Uygulama Destek Sistemleri, Ofis Otomasyon Sistemleri, Yönetim Bilgi Sistemi, Karar Destek Sistemleri, Üst Yönetim Destek Sistemleri ve Uzman Sistemler diye sınıflandırılmıştır. YBS'nin yönetim süreçleriyle etkileşimi tartışılmış ve YBS'nin değerli bilgiyi hızla işlediği için yönetim süreçlerinde hız ve verimlilik artışı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. YBS'nin eğitim yönetimi uygulamalarına katkıları araştırılmış, bilgi teknolojilerinin halen Bakanlık örgütünde ve özellikle büyük okulların yönetiminde öğrenci işleri, bordro düzenlenmesi, yazışma vb alanlarda kullanıldığı ancak bu teknolojilerin tümleştirile- mediğinden dolayı tam kapasite ile kullanılamadığı görülmüştür. Bunu gidermek için MEB'nın geliştirmeye çalıştığı MEBSİS incelenmiştir. Eğitim örgütlerinde YBS uygulamalarını sınırlayan sorunlar üzerinde durulmuş ve bu sorunlar; YBS alanında kaynaklanan sorunlar, yazılım ve donanımdan kaynaklanan sorunlar, kullanıcı ve eğitimi sorunu, YBS'nin örgütsel yapı ve yönetim süreçleri üzerindeki etkileriyle ilgili sorunlar ve değişim sorunu olarak sınıflandırılmıştır. YBS alanından kaynaklanan en önemli sorun; yapılan araştırmaların özellikle YBS'nin teknik boyutu üzerinde yoğunlaşıp, kullanıcı boyutuna yeterince ağırlık verilmediği, sistem tasarımına kullanıcıların yeterince katlamadığı biçiminde özetlenebilir. Yazılım ve donanımdan kaynaklanan sorunlar ise; teknolojik yenilenmenin hızlı olması nedeniyle satın alman yazılım ve donanımın kısa zamanda ömrünü tamamlaması, böylece bilgi teknolojilerinin maliyetinin yükselmesidir. Eğitim yöneticilerinin sırf daha118 ucuz olduğu için eski teknolojileri satın almaları da yakın bir zamanda bunların kullanılamaması gibi bir takım sorunları ortaya çıkarabileceği görülmüştür. Bilgi teknolojileri, ancak onu kullanacak kişilerin eğitilmişliği oranında başarılı olabilirler. Buradan hareketle; gerek MEBSİS kullanıcılarına, gerekse okul yöneticilerine hizmet öncesi ya da hizmet içi yeterli bir kullanıcı eğitiminin verilemediği ve bu durumun, MEBSİS'in etkili kullanımını engelleyebileceği, ciddi bir kullanıcı eğitimi sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Yönetici yetiştiren fakültelerin bir çoğunda gerek lisans gerekse lisansüstü düzeylerde YBS ile ilgili dersler bulunmamaktadır. Eğitim yönetici ve deneticisi yetiştiren okullarda da bu konuda herhangi bir eğitimin bulunmaması ciddi bir sorun olarak görülmüştür. YBS'nin örgütsel yapı ve yönetim süreçleri üzerindeki etkilerinden kaynaklanan sorunlar da; YBS'nin yönetim süreçlerinin hız ve kapasitelerinde artış yarattığı için, var olan bürokratik yapı ve süreçleri değiştirmeden uygulandığında ortaya çıkmaktadır. YBS'nin yerleştirildiği örgütlerde geleneksel örgütsel yapıya bilgi işlem, bilgi kaynaklarının yönetimi, bilgi işlem/enformasyon merkezi gibi yeni birimlerin katıldığı, orta kademenin rolünün giderek azalmakta olduğu, alt kademelerde özellikle bürolarda işgören sayılarında azalma olduğu biçiminde bulgular elde edilmiştir. Araştırmada teknolojik yenilenmenin yaratacağı değişim ve işgörenlerin değişime karşı direnme sorunu üzerinde de durulmuştur. Sonuç olarak, YBS çağcıl örgütlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Amaç en gelişmiş teknolojiyle örgütleri donatmak değil, bu teknolojiyi örgütsel amaçlara daha etkili olarak ulaşmak için kullanmaktır. Bu ise her düzeydeki kullanıcının sistem ve olanakları. konusunda eğitilmelerim gerekli kılmaktadır.119 Anahtar Sözcükler: Yönetim Bilgi Sistemleri- YB S (Management Information Systems-MIS), Eğitim Yönetim Bilgi Sistemleri-EYBS (Educational Management Information Systems-EMIS), Bilgi Teknolojisi-BT (Information Technology-IT), Bilgisayar Destekli Bilgi Sistemleri-BDBS (Computer Based Information Systems-CBIS). Araştırma bulgularına dayanarak YBS'den etkili olarak yararlanabilmek için şu öneriler geliştirilmiştir: 5.2. Öneriler 1. Bilgisayarların bir eğitim yönetimi aracı olarak kullanılmasının eğitim örgütlerindeki etkileri kurumsal ve bireysel boyutlardan incelenmelidir. 2. Bazı üniversitelerin yönetici yetiştiren fakülteleri, Bilgi Teknolojileri ya da Bilgi Kaynaklan Yönetimi bölümü açarak lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim vermelidirler. Böylece hem öğretim kadrosu eğitilmiş olacak, hem de alana uzman yetiştirilmiş olacaktır. 3. Üniversitelerin hangi bölümlerinde ve hangi YBS derslerinin okutulacağı ile bu derslerin içerikleri belirlenmelidir. 4. Mezunların kullanıcı durumuna geçecekleri dikkate alınarak, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bilim Dalı programında lisans ve lisansüstü düzeylerde E YBS dersleri konulmalıdır. 5. Eğitim yöneticileri hizmet içi eğitim yoluyla bilgisayarlar ve bilgi sistemleri konularında bilgilendirilmeli/ bilinçlendirilmelidirler. 6. Eğitim Fakültelerinde öğretmen adaylarına bilgisayar okur yazarlığı kazandırılmalıdır.120 7. Nitelikli uzman sağlanması ve bunların kamu örgütlerinde tutulabilmesi için "bilgi işlem hizmetleri sınıfi" oluşturulmalı ve niteliklerine uygun haklara kavuşturulmalıdır. 8. Bakanlıklar yönetim bilgi sistemi tasarlanması ve uygulamaları konularında birbirlerinin deneyimlerinden ve uzmanlarından yararlanmalıdırlar. 9. Sayılan yetersiz olan bilgi uzmanlarının (işletmen, sistem çözümleyici, programcı vb) sayısının artırılması için uzun dönemli planlama yapılmalıdır.
Türk kamu yönetiminde e-devlet uygulaması olarak UYAP Bilişim Sistemi
Son yıllarda özellikle dijitalleşme alanında yaşanan gelişmelerle ile birlikte başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin kamu yönetimi alanında önemli değişimler yaşanmaktadır. Türkiye'de kamu yönetiminde yaşanan dijitalleşme süreci özellikle 2000 yılında sonra e-devlet uygulamasıyla başlamış ve bu alanda yaşanan gelişmeler hız kesmeden devam etmektedir. E-devlet uygulamasının temel amacı ise kamu yönetimindeki hizmetlerin daha etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde vatandaşlara sunulmasıdır. E-devlet uygulamasının yargı sistemindeki en önemli yansıması ise Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)'dir. Bu çalışmada da başta kurumlar, avukatlar ve vatandaşlar olmak üzere birçok kesime önemli katkılar sağlayan UYAP bilişim sistemi ele alınmaktadır. Üç bölümden oluşan bu çalışmada, öncellikle Türk kamu yönetiminin kavramsal çerçevesi ele alınmaktadır. Ardından e-devlet uygulaması üzerinde durulmaktadır. Daha sonra ise UYAP bilişim sistemine ve bu sistemin sağlamış olduğu katkılar ele alınmaktadır. Sonuç ve öneriler kısmında ise UYAP bilişim sistemine yönelik önemli öneriler getirilmektedir.
Information systems and applications in pharmaceutical reverse logistics
Reverse Logistics and reverse logistics operations have attracted increasing attention in recent years not only by businesses but also the academic world. The growing importance of recycling and re-production issues, the rise in regulations also made reverse logistics activities to become a significant factor of supply chains. Developing environmental consciousness in parallel, consumers are making different evaluations when choosing between alternatives for meeting their needs. Today, consumers prefer to use or buy environmentally friendly, recyclable products that give the least damage to the environment. Therefore, reverse logistics operations are becoming an important part of the business world today and the social life. However, compared to forward logistics, reverse logistics management is a new business process and by its nature, separated from the forward supply chain, and relatively unexplored research area. Healthcare is one of the industries with great potential to contribute further towards the economy. The pharmaceutical industry, which is the third largest sector in the world, is expected to continue to grow at a high rate in the coming periods. The pharmaceutical businesses depend more on logistics and operational management to compete in the global business environment. Therefore, looking into the determinants which will improve the performance of pharmaceutical supply chain is important. Keywords: Reverse Logistics, Reverse Logistics activities, Returns, Pharmaceutical supply chain, Reverse Logistics Information Systems, Reverse supply chain integration
Kişisel verileri verme, yayma veya ele geçirme suçu
Bilişim teknolojilerinin büyük bir devinimle geliştiği günümüzde 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 2016 yılında yürürlüğe girmesiyle kişisel verilerin korunması hukukunun yeniden yorumlanması ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacın son derece yoğun olduğu alanlardan birisi 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile ilk defa düzenlenen kişisel verileri verme, yayma veya ele geçirme suçudur ("TCK m. 136"). Çalışmamızda ilk etapta kişisel verilerin korunması hukukuna özgü kavramlar ile TCK m. 136 arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde kişisel verilerin korunması için ceza hukukunun mutlaka başvurulması gereken bir hukuk dalı olup olmadığı değerlendirilmiştir. Son olarak da TCK m. 136'ya yönelik şekil, içerik, kapsam bakımından olan ve olması gereken hukuka ilişkin eleştiri ve önerilerde bulunulmuştur.
The human body in new media art using medical science and bio-medical technologies
The proliferation of emerging information and new media technologies in every communication related area including art changed the world as we experience and understand it.The purpose of this research is to access and analyze the current artistic experience involved to the world of scientific research and its interpretation of the new perspectives on human body, which is redefined in social sciences with the help of information and new media technologies. The general structure of this research is based on the objectives of the term new media and new media art using medical sciences and biomedical technologies in cultural and social levels. Artists who work with these technologies are rewriting the human body in cultural and theoretical means with the concepts like identity, gender, embodiment, memory and other.