Malatya
270 theses under this subject heading
Organize sanayi bölgelerinin kent ekonomisine katkısı: Malatya örneği
Sanayi, ülkelerin gelişmesinde ve ekonomik kalkınmada önemli rol oynamaktadır. 18.yüzyılda İngiltere'de başlayan ve kısa zamanda Avrupa'ya yayılan sanayileşme, Avrupa'da ve dünyada önemli değişikliklere yol açmıştır. Öncelikle toplumsal sınıfların yapısında önemli bir değişiklik yaşandı ve Burjuva-İşçi Sınıfı ayrımı derinleşmeye başladı. Sanayinin gelişmesi kentlerde nüfusun artmasına neden olmuş, kentleşmeyi etkilemiştir.Bir başka açıdan hızla sanayileşen ve üreten ülkeler, büyümeye başlamış ve uluslar arası alanda söz sahibi olmuşlardır. Sanayinin kalkınmada öncelikli olduğu kanıtlanmıştı. Bu durum ise, sanayinin daha planlı ve programlı yürütülmesi gerektiğini gösterdi. Bu planların başında Organize Sanayi Bölgeleri'ni yaygın hale getirmek vardı. Çünkü Organize Sanayi Bölgesi ile sanayi belirli bir alanda toplanmış olacak ve özellikle kentleşme açısından önemli katkı sağlayacaktı. Ayrıca yatırımcılara ekonomik kolaylıklar ve fırsatlar sunmaktaydı.Bu çalışmada öncelikle sanayinin ortaya çıkışı, sanayi bölgelerinin oluşturulması, sanayi bölgelerinin Organize Sanayi Bölgesi haline gelmesi konuları üzerinde durulmuştur. Çalışmada ayrıca, Malatya Organize Sanayi Bölgesi hakkında gerekli bilgiler aktarılarak sonuç bölümünde Organize Sanayi Bölgeleri'nin gelişimi için önerilerde bulunulmaktadır.
360 derece performans değerlendirme sistemi: Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Pasaport Şubesi'nde bir araştırma
Geleneksel performans değerlendirme sistemleri sadece çalışanları değerlendirirken, 360 derece performans değerlendirme sistemi ise kişinin kendisi, iş arkadaşları, astları, amirleri ve müşterileri tarafından yapılan çoklu değerlendirme sistemidir. Bir diğer fark ise geri bildirim vererek kurum içerisindeki farkındalığı artırmaktır. Bu farkındalık ile kişi kendisinin ne ölçüde faydalı olduğunu görebilmektedir.2011 yılı içerisindeki kanuni düzenlemeler ile Kamu Kurumlarında yıllardır uygulanan sicil notuyla yapılan performans değerlendirmeye son verilmiştir. Kamu kurumları önceden onayı alınmak suretiyle kendilerine ait performans değerlendirme sisteminin uygulayabileceğinin önü açık tutulmuştur. Henüz kurumsal açıdan herhangi bir performans ölçmeye yönelik uygulama başlatan kamu kurumu olmamıştır. Fakat kısa süre içerisinde kurumların performans ölçmeye yönelik sistemlerini geliştirmesi muhtemeldir. Çünkü kamu içerisinde yöneticilik için liyakat ölçme önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Emniyet Teşkilatı'nın da kendine ait performans değerlendirme sistemini oluşturması muhtemeldir.Uygulama bölümümüzün birinci bölümün de Performans Değerlendirme ve uygulamasına son verilen sicil sistemi ile ilgili sorular, ikinci bölüm de ise 360 Derece Performans Değerlendirme Sistemiyle ilgili sorular yöneltilmiştir. Uygulama bölümümüz 360 Derece Performans Değerlendirme Sistemi'ne Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün iki birimininin (Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve Pasaport Şube Müdürlüğü) bakış açısı ve bu sistemin uygulanabilirliğine yönelik çalışanlara ve hizmet alanlar sivil katılımcılara anket uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Performans Değerlendirme, 360 Derece Performans Değerlendirme, Malatya İl Emniyet Müdürlüğü, Pasaport Şubesi, Trafik Tescil Şubesi
`kültürel kimlik' ve `kültürel adaptasyon' kavramları çerçevesinde Malatya'da yaşayan Romanların müzik pratikleri
Bu araştırma, kültürel kimlik ve kültürel adaptasyon kavramları çerçevesinde, Malatya'da yaşayan Romanların müzik pratiklerini analiz etmek amacıyla oluşturulmuştur. Roman diasporası, Dünya'nın birçok yerinde bulunmakla birlikte, bu halkın ana vatanı, Hindistan'ın Kuzey Batısıdır. Dolayısıyla çalışmanın ilk safhasında Roman halklarının kökeni, genel özellikleri ve Türkiye'deki durumları üzerinde durulduktan sonra, ikinci safhasında Malatya'da yaşayan Romanlara geçilmiştir. Çalışmada Malatya bölgesi ile sınırlı kalınmasının nedeni, bölge bazında daha detaylı olarak veri toplanması sağlamaktır.Batıda genelde Roman havalarını, Sanat Müziğini ve yer yer Batı ve Çigan müziği türlerini icra etmekte olan Romanlar, Malatya'da bu müziğe bir de Türk halk müziğini, Malatya'yı temsil eden Arguvan ve Pütürge Havalarını ve arabeski eklemişlerdir. Ancak ne var ki Doğu'da tam ve gerçek olarak kökleşemedikleri için, Doğu kültürüne adapte olma konusunda, özellikle halk çalgılarından bağlamanın performansı için Malatya'nın yerel müzisyenlerinden yardım almaktadırlar.Malatya'da Romanlar tarafından icra edilen müzik türleri, çalışmada `elit' ve `avam' olarak iki ana kısma ayrılan müzik mekânlarına göre de isabetli bir dağılım göstermektedir. Restoran ve otel gibi elit mekânlarda Türk sanat müziğini ve popüler müziği daha fazla icra eden Romanların, avam mekânlar olan birahane ve pavyonlarda genelde halk müziğini ve arabeski, pavyon üslubuyla seslendirdikleri saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kültürel Kimlik, Kültürel Adaptasyon, Roman, Malatya'da yaşayan Romanlar.
Malatya merkez sağlık ocaklarında çalışan hekim, hemşire ve ebelerin şiddet deneyimleri ve kadına yönelik şiddetle ilgili tutum ve davranış düzeyleri
Kadına yönelik şiddet dünyada ve Türkiye'de gün geçtikçe artan bir halk sağlığı sorunudur. Bu araştırma sağlık ocaklarında çalışan personelin şiddete maruz kalma durumlarını ve sağlık personelinin kadına yönelik şiddet konusunda bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmış kesitsel bir çalışmadır.Çalışmanın evrenini; Malatya il merkezinde bulunan 28 merkez sağlık ocağında çalışan hekim, hemşire ve ebeler oluşturmuştur. Araştırma evrenindeki 541 kişiden 512`si araştırmaya katılmıştır. Verilerin toplanmasında; Tanıtıcı bilgi formu, ?Hemşire ve Ebelerin Kadına Yönelik Şiddet Belirtilerini Tanımalarına İlişkin Ölçek Formu? ve hemşire, ebe ve hekimlerin kadına yönelik şiddetle ilgili olarak tutum ve davranış düzeylerini belirlemek için Tutum formu kullanılmıştır.Katılımcıların; yaş ortalaması 33,6±6,4`tür. Çalışmaya katılanların; %81,8'i kadın, %18.2'si erkektir, Araştırmaya katılan kadınların %51,1'i, erkeklerin %54,8'i yaşamı boyunca en az bir kere şiddete maruz kalmıştır. Erkeklerin babaları tarafından daha fazla şiddete maruz kaldığı tespit edilmiştir. (P<0.05) Araştırma kapsamındaki hemşirelerin %58,7'si, ebelerin %53,1'i ve hekimlerin %49,5'i iş yaşamı boyunca hasta, yasta yakını ve kendi çalışma arkadaşı tarafından en az bir kere şiddet görmüştür. Çalışanların %77,1'i mezuniyet öncesinde kadına yönelik şiddet eğitimi almamıştır. Mezuniyet sonrasında ise personelin %31,6'sinin kadına yönelik şiddet eğitimi almadığı belirlenmiştir. Ebelerin %79,5`i, hemşirelerin %57,5`i ve hekimlerin %69,9'u mezuniyet sonrası kadına yönelik şiddet eğitimi almıştır. Hekimlerin %74,3`ü, hemşirelerin %73,2`si ve ebelerin %67,5`i kadına yönelik şiddet olayı ile karşılaşmış, %81,8'i bildirim yapacağını ifade etmiştir. Sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet belirtilerini tanımlarına ilişkin toplam ölçek puanı 18,6±3,7 olarak bulunmuştur. Katılımcıların ortalama14,7±3,2 tutum puanı aldığı saptanmıştır.Sonuç olarak; sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet belirtilerini tanımlamada yetersiz kaldıkları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şiddet, kadın, tutum, hemşire, ebe
Malatya ve çevresinde çocukluk çağında akut romatizmal ateş
Giriş: Akut romatizmal ateş A grubu beta hemolitik streptokoklar tarafından oluşturulan üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben geç dönemde gelişen enflamatuvar bir hastalıktır. Gelişmekte olan ülkelerde edinilmiş kalp hastalıklarının en önemli nedenidir. Yıllık insidansı gelişmiş ülkelerde 100 000'de 0,5-1 iken, gelişmemiş ülkelerde 100 000'de 100-200'e kadar çıkmaktadır. Türkiye ile ilgili insidans çalışmaları sınırlı sayıdadır.Yöntem: Bu çalışmada Malatya ve çevresinde akut romatizmal kardit sıklığını belirlemek amacıyla Ocak 2007- Aralık 2011 yılları arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediyatrik Kardiyoloji Bölümünde akut romatizmal kardit tanısı alan hastalar çalışmaya alınmıştır. Tüm hastaların kayıtları geriye dönük olarak değerlendirildi. Modifiye Jones kriterlerine göre 2 major veya 1 major ve 2 minor kriter kullanılarak ve DSÖ tarafından hazırlanmış olan 2002-2003 ARA ve RKH tanı kriterlerine göre akut romatizmal ateş tanısı konuldu. Hastaların EKG, telekardiyografi, ekokardiyografi, boğaz kültürü, ASO, sedimantasyon ve CRP sonuçları kaydedildi.Sonuçlar: Çalışmamız süresince 132 hastanın ARA tanısı almış olduğu belirlenmiştir. Kardit (% 83,3) en sık majör bulgu olarak saptanmış olup, sırasıyla onu artrit (% 47), kore (% 13,6), ve eritema marginatum (% 0,8) izlemiştir. Mitral kapak (% 76,5) en sık tutulan kapak olup, onu aortik kapak tutulumu (% 25,8) takip etmekteydi. Bu çalışmada Malatya ve çevresinde akut romatizmal kardit sıklığının 100 000'de 42,3 ile 104,8 arasında değiştiği saptanmıştır.Sonuç: Ülkemizde daha önce yapılmış olan birçok çalışmanın gerçek akut romatizmal kardit prevalansını yansıtmamaktadır. Ülkemizin nisbeten geri kalmış bölgelerin akut romatizmal ateş sıklığının diğer bölgelerden daha yüksek olduğuna inanmaktayız.Anahtar Kelimeler: Romatizmal ateş, kardit, Malatya
Anaokullarında örgüt iklimi ile öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Malatya ili örneği
Bu araştırma, resmi bağımsız anaokullarında çalışan okulöncesi öğretmenlerinin okullarının örgüt iklimine ilişkin algıları ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan 15 bağımsız anaokulundan 102 öğretmenle çalışılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, öğretmenlerin örgüt iklimi algılarını belirlemek amacıyla ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? ve öğretmenlerin sınıf yönetimi algılarını belirlemek amacıyla ?Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmış, frekans, yüzde, Cluster analizi, Pearson korelasyon katsayısı ve Regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmen algılarına göre çalışılan 15 okuldan 5 okulun iklim tipi ?Açık?, 2 okulun iklim tipi ?İlgili?, 3 okulun iklim tipi ?İlgisiz? ve 5 okulun iklim tipi ?Kapalı? olarak belirlenmiştir. Örgüt ikliminin alt boyutları ile öğretmenlerin cinsiyeti, yaşı, öğrenim düzeyi, öğretmenlikte çalışma süresi, bulunduğu okulda çalışma süresi ve günlük çalışma süresi arasında anlamlı bir fark bulunmazken, çalışılan yaş grubu ile örgüt ikliminin ?Mesleki Dayanışma? alt boyutu arasında, çalışılan yaş grubu ve çalışılan çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Samimi? alt boyutu arasında pozitif yönde, çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Destekleme? alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre büyük bir çoğunluğunun yeterli düzeyde sınıf yönetimi becerilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özellikleri ile öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgüt ikliminin ?Yakından Kontrol?, ?Engelleme? ve ?İlgisiz?alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, örgüt ikliminin ?Destekleme?, ?Mesleki Dayanışma? ve ?Samimi? alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından alğılanan örgüt ikliminin, öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerilerine etkisine ilişkin yapılan Regresyon analizi sonucunda istatstiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır.
Üretim hattı sorumlularının seri uyarlamaya ilişkin görüşleri: Malatya'daki üretici firmalarda bir araştırma
Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin sonucu olarak sürekli yenilenmek zorunda olan üretim sistemleri ve yönetim teknikleri işletmeleri seri uyarlama sistemi ile karşı karşıya getirmiştir. Sistem her ne kadar bir üretim stratejisi olarak görülse de aynı zamanda bir yönetim ve pazarlama stratejisidir aslında. Çünkü işletmelere bugün içinde bulunduğumuz yoğun küresel rekabet ortamında müşterilerini tanıma ve bu sayede rekabet üstünlüğü sağlama fırsatı sunmaktadır.Seri uyarlama sistemini yönetim boyutuyla ele almayı amaçlayan bu tez çalışmasında sistem diğer üretim sistemleri ile karsılaştırılmış, genel özellikleri, üretim sürecinin işleyişi ve bilişim teknolojileri uygulamaları ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Üretim hattı sorumlularının seri uyarlamaya yönelik düşüncelerini anlamak amacıyla bir anket çalışması düzenlenmiş ve sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir.
İlköğretim ikinci kademede branş derslik sistemi uygulamasına ilişkin idareci, öğretmen ve öğrenci görüşleri: Malatya ve Elazığ örneği
Araştırmanın temel amacı, İlköğretim ikinci kademede Branş Derslik Sistemi uygulamasına ilişkin idareci, öğretmen ve öğrenci görüşlerini alarak değerlendirmektir. Araştırmada nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, tarama modeli, nitel boyutunda ise, durum çalışması deseni kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ve Elazığ il merkezinde belediye sınırlarında bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi yedi ilköğretim okulu ve üç özel ilköğretim okulunda görev yapan idareciler, ikinci kademe öğretmenleri ve ikinci kademe öğrencileri oluşturmaktadır. Malatya il merkezi belediye sınırlarında altı adet resmi ilköğretim okulunda ve bir özel ilköğretim okulunda branş derslik sisteminin uygulandığı tespit edilmiştir. Elazığ'da ise bir devlet okulu ile iki özel okulda bu sistemin uygulandığını tespit etmiştir. Bu ilköğretim okullarının tamamına ulaşılarak 12 idareci ile görüşme yapılmış, 113 öğretmen ve 2221 öğrenciye anket uygulanmıştır. Bu okullardan birinde (Malatya-Mehmet Emin Bitlis İ.Ö.O.) öğretmenler anketleri doldurmak istemedikleri için, öğretmen anketleri dokuz okulda uygulanmıştır. Öğrenci anketleri ise okulların tamamında uygulanmıştır. İki okulun idarecileri görüşme yapmak istemedikleri için, idareci görüşmeleri sekiz okulda yapılabilmiştir.Araştırmada nitel verilerin toplanması amacıyla, idarecilere Branş Derslik Sistemine ilişkin görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel verilerin toplanması için, öğretmen ve öğrencilere Branş Derslik Sistemine ilişkin görüşlerini almak üzere anketler uygulanmıştır.Araştırmada toplanan nicel veriler bilgisayar paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizlerinde, her bir madde ile ilgili olarak öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerinin frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapmaları tablo halinde verilmiştir. Ayrıca öğretmenler için cinsiyet, mesleki kıdem, okul türü, devlet okulu öğretmenleri için eğitim türü (normal-ikili), branş derslik sistemi ile ilgili bir hizmet içi eğitime katılma durumlarına göre; öğrenciler için ise cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, devlet okulu ise eğitim türü (normal-ikili) göre branş derslik sistemi ile ilgili görüşleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı istatistiksel tekniklerden bağımsız gruplar için t-testi ve tek faktörlü ANOVA, Scheffe (post Hoc) ile yoklanmıştır. Çalışmada nicel verilerin analizinde anlamlılık düzeyi p?.05 olarak alınmıştır. Görüşme yöntemiyle elde edilen nitel veriler betimsel analize ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Branş Derslik Sistemini uygulayan okullarda fotoğraflar çekilerek, çalışma içerisinde uygun yerlerde kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, genel anlamda öğretmenlerin branş derslik sistemine dair daha olumlu düşünceleri olduğu, buna karşılık öğrencilerin branş derslik sistemine dair olumsuz düşüncelerinin daha ön planda olduğu; devlet okulunda öğrenim gören öğrencilerin, özel okulda öğrenim gören öğrencilere göre branş derslik sisteminin olumsuz yönlerine daha çok vurgu yaptığı ortaya çıkmıştır. Özel okul idarecilerinin branş derslik sistemine dair görüşlerinin devlet okulundaki idarecilere göre daha olumlu olduğu; bazı devlet okulu idarecilerinin uygulamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle branş derslik sistemi uygulamasından vazgeçmek istedikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca özel okullarda koridorlarda öğrenci dolaplarının olması, Branş Derslik Sistemini öğrencinin tüm gün sınıf sınıf çanta taşıdığı bir eziyet olmaktan çıkarmıştır. İlaveten, özel okullarda tam gün ve daha az sayıda öğrenciyle eğitim yapılması da branş derslik sistemi açısından bir avantajdır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Branş Derslik Sistemi, Eğitim Ortamları, İlköğretim okulları
Yaşlıların istismar ve ihmal ile karşılaşma durumları ve etkileyen faktörler
ÖZETBu araştırma Malatya il merkezinde bulunan Taştepe, Göztepe, Kernek ve İstasyon Aile Sağlığı Merkezlerinde kayıtları bulunan 65 yaş üstü bireylerin istismar ve ihmal ile karşılaşma durumları ve etkili olan faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini %95'lik anlamlılık düzeyi ve 0.05 yanılgı payı ile olasılıklı örnekleme yöntemlerinden evreni bilinen örneklem büyüklüğü belirleme formülü kullanılarak belirlenen 451 yaşlı oluşturmuştur. Veriler Ekim 2011- Ocak 2012 tarihlerinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulmuş Sosyo-demografik Özellikler Formu, İstismar Değerlendirme Formu, Katz'ın Günlük Yaşam Aktiviteleri İndexi ve Yetişkinler İçin Algılanan Duygusal İstismar Ölçeği kullanılmıştır. Veriler tek yönlü varyans analizi, t testi, ki kare ve korelasyon ile analiz edilmiştir.Yaşlı bireylerin %1.3'ünün fiziksel istismar, %0.8'inin ekonomik istismar, %5.3'ünün her zaman ihmal edildikleri, %2.9'unun sıklıkla cinsel istismar, orta düzeyde duygusal istismar yaşadıkları belirlenmiştir. Yaşlı bireylerin her zaman yaşadıkları istismar düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Yaşı ileri olanların, kadınların, bekarların, eğitim seviyesi düşük olanların, ev hanımlarının, yaşlılık aylığı alanların, gelir düzeyini kötü olanların, ailesi parçalanmış olanların, kronik hastalığı olanların, aile ilişkilerini çok kötü olarak değerlendirenlerin, evin mülkiyeti eşinde olan veya kirada yaşayan yaşlı bireylerin daha fazla istismar edildikleri belirlenmiştir. Eşi ve çocukları ile birlikte yaşayan yaşlı bireylerin istismar düzeyinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bakım veren bireylerde ilaç-alkol kullanımı istismar oluşmasında bir risk faktörü olarak belirlenmiştir.Bu sonuçlar doğrultusunda yaşlı istismar ve ihmali konusunda hemşirelerin değerlendirme yapmaları, yaşlıyı ve aileyi çok iyi gözlemlemeleri, istismar konusunda bireyleri bilinçlendirmeleri, özellikle risk gruplarından biri olan yaşlı bireyleri bu konuda eğitmeleri, istismar ve ihmale uğrayan yaşlı bireylerin nereden yardım alabileceği konusunda danışmanlık yapmaları önerilebilir.Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, İstismar, İhmal, Yaşlılar, Etkileşimli yaklaşım.
Türkiye'de türev piyasaları çerçevesinde vadeli işlemler ve varant piyasaları: Malatya örneği
Türkiye'de ve dünyada türev piyasaları çerçevesinde vadeli işlemlere ilk olarak tarımsal ürünler konu olmuştur. İlk organize vadeli işlem piyasası 1848 yılında, o dönemde bir ticaret merkezi olan CBOT (Chicago Board of Trade) bünyesinde kurulmuştur. Finansal vadeli işlem sözleşmeleri ise 1972 yılında Bretton Woods sisteminin terkedilmesi sonucu faiz oranları ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların yatırımcılar açısından risk oluşturmaya başlamasıyla birlikte faiz ve kur riskine karşı korunma sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Yatırımcıların bu ihtiyacını karşılamak amacıyla 1972 yılında ABD'de CBOT tarafından yedi yabancı para birimi için düzenlenen vadeli işlem sözleşmelerinin işlem göreceği piyasa olan IMM -Uluslararası Para Piyasası kurulmuştur. Daha sonra vadeli işlem piyasalarında işlem gören türev araçlar hızlı bir gelişme süreci içerisine girmiştir. Forward, futures, opsiyonlar, swap işlemleri ve menkul kıymet borsalarında işlem gören warrantlar sisteme eklenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde finansal piyasalar, ikinci bölümde vadeli işlem piyasaları çerçevesinde türev araçlar ve varrantlar tanıtılmıştır. Üçüncü ve son bölümde Malatya ilinde varantlara ilişkin bir anket uygulaması yapılmış, Malatya ilinde bulunan yatırımcıların varantlara bakış açısı incelenmiştir.Anahtar SözcüklerTürev Araçlar, Vadeli İşlemler, Futures, Forward, Swap, Opsiyon, varant, Warrant.
İlköğretim 3. sınıf hayat bilgisi dersinde öğrencilere yaratıcı düşünme becerisini kazandırmak için önerilen etkinliklerin öğretmenler tarafından kullanılma sıklıkları (Malatya ili örneği)
İlköğretim Hayat Bilgisi dersi öğretim programı incelendiğinde, toplumun en küçük yapı taşı olan bireyin, temel bilgi ve becerilerle donatılmış çevresine olumlu, başarılı ve etkin uyum sağlayabilen mutlu bireyler şeklinde yetiştirilmesine önem verildiği görülmektedir. Yaratıcı düşünme becerisinin kazandırılmasında kullanılan yöntem ve tekniklerle bireyin, nasıl farklı düşünebileceği ile düşüncelerini nasıl görünür kılabileceğini keşfedebilmesine imkân sağlanması hedeflenmektedir. Bu çalışma, Hayat Bilgisi dersinde, 2005 ilköğretim programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin, yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için programda önerilen etkinliklerin ne sıklıkta gerçekleştirdiklerinin ve bu süreçte karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma; tarama modelinde, anket ve görüşme tekniklerini içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bu nedenle nicel ve nitel modellerin ardışık olarak yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinde Merkez ilçede, yer alan 108 ilköğretim okulunda, üçüncü sınıflarda görev yapan 280 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi kullanılarak belirlenen 10 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılarak toplanmıştır. Görüşme soruları, anketten elde edilen verileri daha detaylı bir şekilde açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma) istatistik teknikleri; nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak; üçüncü sınıflarda görev yapan öğretmenlerin Hayat Bilgisi dersinde yaratıcı düşünmeyi geliştirmek için 2005 programında önerilen yöntemlerden en sık ?gösterip yaptırma? yöntemini kullandıkları ortaya çıkmıştır. Yine programda önerilen tekniklerden öğretmenlerin en sık kullandıkları ?soru- cevap? tekniği; önerilen etkinliklerden en sık kullanılan ?konuyu farklı kaynaklardan araştırabilme etkinliği ile benim de fikrim var etkinliğinin? olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan öğretmenlerin önerilen materyallerden en sık ?ders ve çalışma kitaplarını? kullandıkları ortaya çıkmıştır. Yaratıcı düşünme becerilerinin değerlendirilmesinde ise en sık ?kısa cevaplı sorular?ın kullanıldığı görülmüştür. En sık karşılaşılan sorunun ise, ?velilerin ilgisizliği? olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: ?lköğretim, Hayat Bilgisi, Düşünme, Yaratıcı Düşünme
Malatya yöresinde yetişen kayısı tohumlarında amigdalin miktarının HPLC yöntemiyle belirlenmesi
Amaç: Kayısı tohumu yenmesiyle ilgili toplumuzda iki farklı görüş mevcuttur. Bunlardan ilki tüm kayısı tohumları faydalıdır, zehirlenme yapmaz görüşüdür. Diğeri ise bütün kayısı tohumları zehirlidir, yenmesi zararlıdır düşüncesidir. Çalışmamızda bu iki görüşün doğruluğunu değerlendirmek amacı ile farklı kayısı çeşitlerinin tohumlarındaki amigdalin miktarını ölçmeyi planladık. Kayısı tohumunun yenmesi ile alınan amigdalin vücudumuzda HCN?e hidrolize olur ve akut siyanür zehirlenmesine neden olabilir. Çocuklar erişkinlere göre daha yatkın oldukları için akut siyanür zehirlenmesi ile klinikte karşımıza daha çok çıkmaktadır. Ancak hangi kayısı tohumunun ne kadar yenilmesiyle zehirlenme gözlenebileceği bilinmemektedir. Çalışmamızın amacı bu konuya açıklık getirerek toplum ve sağlık çalışanlarında farkındalık yaratmaktır. Gereç yöntem: Araştırmada 13 farklı kükürtsüz kayısı çeşit (Hacıhaliloğlu, Hasanbey, Kabaaşı, Çöloğlu, Çataloğlu, Soğancı, Şekerpare, Turfanda Eskimalatya, Alyanak, Paviot, Hungarian Best, Ninfa, Roksana) tohumu ve 2 kayısı çeşit (Hacıhaliloğlu, Kabaaşı) tohumunun kükürtlü, kavrulmuş, kükürtlü kavrulmuş şekillerinde HPLC yöntemi ile g başına düşen mg cinsinden amigdalin miktarı belirlenmiştir. Kayısı tohumları İnönü Üniversitesi Kayısı Araştırma Merkezinden alınmıştır. Literatürdeki verilere dayanarak bu miktardan salınacak olan HCN miktarı ve 6 yaşında vücut ağırlığı ortalama 20 kg olan bir çocukta akut siyanür zehirlenmesine neden olabilecek tohum adedi belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda acı kayısı tohumlarında tatlı tohumlara oranla amigdalin içeriği anlamlı olarak fazla bulundu. Acı tohumların ortalama amigdalin içeriği 26,27 ±14,4 mg/g olarak hesaplandı. Tatlı tohumların ortalama amigdalin miktarı ise 0,16 ±0,09 mg/g olarak tespit edildi. İki grup arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0,03). Tüm tohumların içinde Paviot kayısı çeşidinin acı tohumunda amigdalin miktarı en yüksek oranda 44,41 mg/g tespit edildi. Bu miktar amigdalinden oluşacak HCN miktarı 2,5 mg/g olarak hesaplandı. Altı yaşında vücut ağırlığı ortalama 20 kg olan bir çocukta akut siyanür zehirlenmesine neden olacak ortalama kayısı tohum adedi (ZNOTA) 7 olarak tespit edildi. Acı tohumların en düşük amigdalin içeriği bulunan çeşidi ise Turfanda Eskimalatya olarak belirlendi. Bu çeşitte amigdalin içeriği 13,96 mg/g olarak tespit ettik Tatlı tohumu bulunan kayısı çeşitlerinin içinde en yüksek amigdalin miktarını 0,4 mg/g olarak sofralık tüketimi fazla olan ve Malatya?da üretimi fazla olan Hasanbey çeşidinde tespit ettik. Bu çeşitten ortalama 852 adet (yaklaşık 680g) yenmesi ile zehirlenme gözlenebilir. Tüm tohumların içinde ölçülebilen en düşük amigdalin miktarı (0,09 mg/g) Kabaaşı çeşidinin kükürtsüz kavrulmuş şeklinde tespit edildi. Kabaaşı kükürtlü, Çataloğlu, Çöloğlu ve Şekerpare çeşitlerinin tatlı tohumlarında amigdalin düzeyinin kullandığımız yöntemle tespit edilemeyecek kadar (<0,08 mg/g) düşük olduğu gözlendi. Sonuç: Çocuklarda acı kayısı tohumu yenilmesine bağlı görülen ölümle sonuçlanabilen akut siyanür zehirlenmesinin önlenmesi önemlidir. Bunun için kayısı tohumlarının acı türlerinin yenilmemesi ve bu tohumlar için zehirli madde güvenliği kuralları uygulanması önerilir. Tatlı tohumların ise zehirli olduğuna dair mevcut olan algı düzeltilmelidir.
Yazarlık ve yazma becerileri dersi üzerine bir araştırma (Malatya ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Yazarlık ve Yazma Becerileri dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini değerlendirmektir. Bu nedenle içerik analizi modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Malatya il merkezindeki 4 ilköğretim okulunda görev yapan 4 Türkçe öğretmeni ve Yazarlık ve Yazma Becerileri dersini alan 63 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla öğretmenler ve öğrenciler için iki ayrı görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarında öğretmen ve öğrencilerin görüşlerini almaya yönelik açık uçlu sorular bulunmaktadır. Görüşme formlarında her soruya verilen cevaplar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırmanın sonucunda, Yazarlık ve Yazma Becerileri dersini veren Türkçe öğretmenlerinin Yazarlık ve Yazma Becerileri Dersi Öğretim Programını dikkate alarak ders işlemedikleri ve kendi görüş ve isteklerine göre ders işledikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin derste en çok kompozisyon ve şiir türlerinde yazdırdıkları ve drama yöntemine çok sık yer verdikleri tespit edilmiştir. Bazı öğretmenlerin dersin programından, beceri ve kazanımlarından haberlerinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin ise dersi sevdikleri, yazmaya istekli olup derse karşı genel olarak olumlu bir tutum geliştirdikleri dersi drama ve kompozisyon dersi olarak gördükleri ortaya çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yazarlık, Yazma becerileri, Yazarlık ve Yazma Becerileri Öğretim Programı.
Fen bilgisi öğretmenlerinin temel astronomi konularındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi(Malatya ili örneği)
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmenlerinin temel astronomi konularındaki bilgi düzeylerini belirlemek ve bu bilgi düzeylerinin cinsiyet, mezun olunan fakülte ve bölüm türü, kıdem, lisans hayatları boyunca astronomi dersi alma durumu, özel kurumlarda çalışıp çalışmama ve gökyüzü ve gökbilim ile ilgili herhangi bir etkinliğe katılma durumu gibi özelliklere bağlı olarak nasıl değiştiğini incelemektir. Bu amaçla araştırmanın ilk basamağında bir astronomi bilgi testi geliştirilmiştir. Geliştirilen 26 soruluk test 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezindeki ortaokullarda görev yapmakta olan 75 fen bilgisi öğretmenine uygulanmıştır. Bu uygulamadan elde edilen veriler ITEMAN (Version:3.0) madde analiz programı ile analiz edilip ? güvenirlik katsayısı 0,730 olarak bulunmuştur. Bu aşamadan sonra teste son hali verilip, asıl uygulamaya geçilmiştir. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Malatya?da görev yapmakta olan fen bilgisi öğretmenleri; örneklemini ise 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezindeki ortaokullarda görev yapmakta olan 100 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma betimsel modelde tasarlanmış ve nitel ve nicel araştırmayı birleştiren karma metot (mixed method) kullanılmıştır. Asıl uygulamadan 21 soruluk test ile 100 öğretmenden elde edilen veriler SPSS 17.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz işleminde bağımsız gruplar t-testi (independent sample t-test) ile tek yönlü anova (one-way anova) kullanılmıştır. Asıl uygulamadan elde edilen verilere göre 10 sorudan oluşan bir görüşme formu oluşturulmuştur ve 10 fen bilgisi öğretmenine uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, sadece Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi mezunu fen bilgisi öğretmenleri ile Eğitim Enstitüsü?nden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinin bilgi düzeyleri arasında anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin bilgi düzeyleri arasında cinsiyet, mezun olunan fakülte ve bölüm türü, kıdem, lisans öğrenimi boyunca astronomi dersi alıp almama, devlet ya da özel okulda çalışma ve gökyüzü ve gökbilim ile ilgili herhangi bir etkinliğe katılım durumu gibi değişkenler bakımından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmada öğretmenlerin; mevsimlerin oluşumu, tutulmalar, Ay ve Ay?ın evreleri gibi temel astronomi konularında ve üç boyutlu düşünme yetilerinde eksikliklerin olduğu, astronomi konularına karşı ilgilerinin son derece az olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Astronomi Bilgi Düzeyi, Astronomi Eğitimi, Fen Bilgisi Öğretmenleri
27 Mayıs askeri darbesinin Malatya basınında algılanması
Osmanlı Devleti'nin mirası üzerine kurulan genç, dinamik Türkiye Cumhuriyeti Devletinin inşa ettiği demokrasiye ilk darbe 27 Mayıs 1960 tarihinde askeri cuntanın gerçekleştirdiği darbe ile vurulmuştur. Türk demokrasisine vurulan bu darbe ülkenin bundan sonraki süreçte geçireceği sıkıntılı dönemlerin habercisi olmuştur. Bu çalışmamızda asker tarafından yapılan bu darbenin Malatya'daki etkilerini, halk nezdindeki yansımalarını, darbeden önceki ve sonraki yaşanılan süreci, şehrin yerel basın ve medya unsurlarının yaklaşımını inceleme fırsatını yakaladık. Malatya halkının dönem itibari ile en büyük iletişim ağı olan yerel gazeteler ve basın unsurları bu dönemde şehir ile ilgili olan bütün gelişmeleri istisnasız bir şekilde takip ederek bilgi paylaşımını sağlamıştır. Başlattığımız bu tez çalışmamızda öncelikle Malatya şehrinin tarihsel gelişim sürecini bir bütün olarak kronolojik bir düsturla incelemeye özen gösterdik. Ayrıca çalışmamızın devamında Demokrat Parti iktidarının başladığı 1950'li yıllardan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesine kadar olan dönemde ve bu dönemin de sonrasında Malatya'da değişen siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve toplumsal görünümü gazeteler aracılığı ile değerlendirme imkânı elde ettik. Yerel basının ana mekanizması olan yerel gazeteler farklı bakış açıları, değerlendirmeler ve birbirinden farklı tutumlar sergilemiştir. Malatya'da 1950-1960 dönemi siyasi rekabeti DP-CHP arasında yaşanmıştır. Malatya yerel basınının yaptığı yayınlarda bu iki parti arasındaki siyasi rekabeti görmek mümkündür.
Malatya halk kültüründe kayısı
Malatya, coğrafi konumu itibarıyla doğu ile batı arasındaki geçiş yolları üzerinde bulunan ve bu yönüyle birçok kültüre ev sahipliği yapmış bir Anadolu şehridir. Kadim Türk kültürünün izlerini taşıyan zengin bir halk kültürüne sahip olan Malatya'da, bu kültürün oluşumunda birçok değişkenin etkili olduğu görülmektedir. Bu değişkenlerden biri de çalışmamızın yapıldığı sırada Türkiye'nin Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tesciline sahip yedi ürününden biri durumundaki Malatya kayısısıdır. "Malatya Halk Kültüründe Kayısı" adını taşıyan çalışmada, şehirdeki halk kültürü ögeleri üzerinde kayısının etkileri ele alınmış; adlandırmalarda, halk mutfağında, oyunlarda, halkın içinde doğup halk tarafından yaşatılan çeşitli inanış, uygulama ve geleneklerde, halk edebiyatı ürünlerinde kayısının izi sürülmüştür. Bu bağlamda Malatya ve ilçelerinde derleme, araştırma ve inceleme faaliyetleri yapılmış, yazılı ve sözlü kaynaklardan elde edilen halk kültürü ürünlerinde kayısının etkisi örneklerle sunulmuştur.
Malatya (Merkez) halk kültüründe bitki
İnsan var olduğu günden itibaren çevresiyle ilişki içinde olmuştur. Bunun doğal bir sonucu olarak bitkiler insan hayatında çeşitli işlevlerle yer almıştır. Alan araştırması yöntemleri kullanılarak hazırlanan bu tez çalışmasında, bitkilerin halk kültüründeki uygulama alanları ve kullanış amaçları Malatya-merkez özelinde tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, görüşme, gözlem ve anket yöntemleri kullanılmıştır. İki bölümden oluşan bu tez çalışmasında Malatya şehir merkezinde ikamet eden 52 kişi ile görüşme sağlanıp konuya ilişkin sahip oldukları bilgi birikimleri kayıt altına alınmıştır. Araştırma ve araştırma alanı hakkında gerekli açıklamalar çalışmanın girişinde verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde "Kavramsal Çerçeve" başlığı altında halk biliminin gelişimi hakkında bilgiler aktarıldıktan sonra konunun daha iyi anlaşılabilmesi için insan-doğa ilişkisi ve bitkilerin Türk halk kültüründeki yeri ve önemi konuları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünü bulgular ve tartışma oluşturmaktadır. Araştırma alanında elde edilen malzemeler; geçiş dönemleri, halk hekimliği, halk inanışı, halk kozmetiği, halk mutfağı, halk edebiyatı başlıkları kullanılarak ilgili alanlarda ele alınmıştır. Çeşitli kaynaklardan yararlanılarak tespit edilen halk bilgisinin tarihi, dini ve mitolojik kökenleri açıklanmaya çalışılmıştır.
Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde Geometridae (Lepidoptera) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar
Bu çalışma, 2015-2020 yılları arasında Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde yayılış gösteren Geometridae türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma süresince Robinson ışık tuzağı, perde ışık tuzağı ve atrapla süpürme metotları ile araştırma bölgesinden toplam 2688 Geometridae ergin örneği elde edilmiştir. Yakalanan ergin örnekler etil asetatlı öldürme şişelerine alınıp öldürülerek saklama kavanozlarına aktarılmıştır. Araziden elde edilen ergin örnekler entomoloji laboratuvarına getirilmiş ve standart müze metotlarına uygun bir şekilde gerilerek teşhis işlemleri için Gaziantep Üniversitesi Biyoloji Bölümü Entomoloji Laboratuvarında bulunan böcek dolaplarında muhafaza altına alınmıştır. Teşhis işlemleri sonucunda Geometridae familyasından 4 altfamilya içerisinde, 54 cinse ait 99 tür tespit edilmiştir. Ayrıca, Adıyaman'dan 68 tür, Malatya'dan 58'tür ve Şanlıurfa'dan 16 tür bu çalışma ile ilk kez kayıt edilmiştir. Her bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve ergin büyüklükleri verilmiştir. Ayrıca bu türlere ait ergin, kanat ve genital yapılarının fotoğrafları sunulmuştur. Bunun yanı sıra, literatürlere göre türlerin konukçu bitkiler ve zoocoğrafik yayılışları verilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, Türkiye Geometridae faunasının ve yayılışının belirlenmesine katkılar sunmuştur.
Yeni kamu işletmeciliği ışığında belediyelerde norm kadro uygulamaları üzerine bir araştırma: Malatya ili örneği
Belediyeler, halkın ihtiyaç duyduğu kamu hizmetlerinin karşılanmasında ve bu hizmetlerin hızlı, etkin, verimli ve nitelikli bir şekilde yerine getirilmesinde ve halka en yakın yerde sunulmasında oldukça önemli pozisyonda bulunmaktadır. Türkiye'de kamu bürokrasisi içerisinde önemli bir yere ve köklü bir geçmişe sahip olan belediyeler, bugün gelinen noktada, bu hizmetleri sunarken, en nitelikli insan kaynağına sahip olması gereken yönetim kademesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, belediyelerinin tarihsel süreçte geçirdiği yasal ve yapısal reformlardan yola çıkarak, Yeni Kamu İşletmeciliği perspektifinde, belediyelerde norm kadro sistemini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, Norm Kadro alanında yapılan yasal düzenlemelerin, Malatya Büyükşehir, Battalgazi ve Yeşilyurt belediyelerindeki yansımaları ve belediye yöneticileri ile yürütülen alan araştırması sayesinde, Norm Kadronun belediyelerin personel sistemine olumlu veya olumsuz etkilerine yönelik genel bir çerçeve çizilmiştir. Nihayetinde, Belediyelerde Norm Kadro düzenlemesinin hem teorik hem de uygulama anlamında bazı eksiklikleri tespit edilmiştir. Bu çerçevede, belediye yöneticileri ile yapılan anket çalışmasından elde edilen veriler, literatür ile birlikte değerlendirilerek, belediyelerde daha nitelikli bir Norm Kadro sisteminin kurulması amacına yönelik bazı öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni Kamu İşletmeciliği, Belediyeler, Norm Kadro
Malatya, Elazığ, Erzincan ve Tunceli illerine bağlı bazı ilçelerden Ümitvar dut tiplerinin seçimi
Bu çalışma 1997 yılında Tunceli-merkez, Tunceli-Çemişgezek ilçesi Ulukale köyünde, Elazığ-Ağm ilçesi Beyelması köyünde, Malatya-Arapkir ilçe merkezinde ve Erzincan-Kemaliye ilçesi Apçağa köyünde en iyi dut tiplerini seçmek amacıyla yürütülmüş bir araştırmadır. Çalışmada meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu, yaprak eni, yaprak boyu, yaprak sapı uzunluğu, meyvelerde SÇKM ve asitlik değerleri gibi bazı pomolojik özellikler incelenmiştir. Çalışma sonucu kurutmalık olarak 24-BD-02 ve 62-BD-02 tipleri, Pekmezlik olarak 62-BD-03 ve 23-BD-02 tipleri belirlenmiştir. 44-MD-01 ve 24-KD-01 tipleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seleksiyon, beyaz dut, kara dut, mor dut
Malatya yöresinde kremadan ve yoğurttan elde edilen çeşitli tereyağlarının fizikokimyasal mikrobiyolojik ve duyusal nitelikleri üzerine karşılaştırmalı bir araştırma
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ MALATYA YÖRESİNDE KREMADAN VE YOĞURTTAN ELDE EDİLEN ÇEŞİTLİ TEREYAĞLARTNIN FİZİKOKİMYASAL, MİKROBİYOLOJİK VE DUYUSAL NİTELİKLERİ ÜZERİNE KARŞTLAŞTniMALI BİR ARAŞTIRMA A. Adnan HAYALOGLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GD3 A MÜHENDİSLİĞİ ANADİLİM DALI Danışman : ProfDr. Atilla KONAR Yıl: 1999, Sayfa: 74 Jüri : Prof.Dr. Atilla KONAR : Doç.Dr. Mehmet GÜVEN : Yrd.Doç.Dr. Zerrin ERGİNKAYA Bu çalışmada, iki ayrı hammadde (yoğurt ve krema) kullanılarak üretilen tereyağlanmn fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal nitelikleri incelenmiştir. Çalışmanın birinci aşamasında, Malatya Piyasasında tüketime sunulan tereyağlan, ikinci aşamasında ise, laboratuvarda üretilen tereyağlan ele alınmıştır. Tereyağlannm bazı fizikokimyasal özelliklerinden titrasyon asitliği, asit derecesi, kırılma katsayısı, RM sayısı, Polenske sayısı ve iyot sayılan, mikrobiyolojik özelliklerinden koliform, proteolitik, toplam bakteri ile maya ve küf sayılan ve duyusal özelliklerinden yapı ve kıvam üzerine, üretimde kullanılan hammadde çeşidinin (yoğurt ve krema) etkilerinin istatistiksel açıdan önemli olduğu saptanmıştır (p<0.05). Uzman panel tarafından yapılan duyusal değerlendirme sonucunda her iki tereyağı "Renk ve Görünüş"te eşit puan alırken, yoğurttan yapılan tereyağlanmn "Tat ve Koku" ve 'Toplam" puan açısından, kremadan yapılan tereyağlanmn ise, "Yapı ve Kıvam" puanlan açısından daha yüksek puan aldıklan görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yoğurt Tereyağı, Krema Tereyağı, Fizikokimyasal, Mikrobiyolojik ve Duyusal Nitelikler n
Yazıhan (Malatya) batısının tektono-stratigrafisi
Bu çalışmada Doğu Toroslar sistemi içerisinde yer alan Yazıhan ? Hekimhan havzasının bir kesimini kapsayan Yazıhan ve çevresinin tektono-stratigrafisi incelenmiştir. Bölgede, Üst Jura'dan Kuvaterner'e kadar geçen jeolojik dönemlerde değişik yaşlarda formasyonlar yüzeylemektedir.Bölgenin temelini Üst Jura-Alt Kratese yaşlı mikritik yapılı ve yer yer dolomitik kireçtaşlarından oluşan açık şelf ortamında çökelen Horasançal formasyonu oluşturmaktadır. Geç Kampaniyen sırası ve sonrasında olasılıkla kuzeyden güneye doğru bindermeler ile Hocalıkova ofiyoliti temelde yer alan Horasnaçal formasyonunu tektonik dokanakla üzerlemektedir. Geç Kampaniyen?Erken Maastrihtiyen'de tektonik aktivite ile denetlenen bir havzada transgresif olarak Hekimhan formasyonu havzanın kenar kesimlerinde (sıg denizel-sahil çizgisi çökelleri) çökelmiştir. Hekimhan Formasyonun tabanında bulunan Kesikköprü üyesi akarsu?delta ve kısmen de sığ denizel ortamlarda, Karatepe ve Kızılkaya üyeleri ise sığ deniz-resif ortamında çökelmiştir. Bu formasyonu havzanın güneyinde Paleosen yaşlı alüvyal yelpaze çamurtaşı ara tabakalı çakıltaşlarından oluşan Medik formasyonu açısal uyumsuzlukla üzerlemektedir. Medik formasyonunun üzerine başlıca çakıltaşı, kumtaşı, kireçtaşı-marn ardalanmasından oluşan Orta?Üst Eosen yaşlı ve genelde lagün, kumsal, şelf ortamlarında çökelen Tohma formasyonu açısal uyumsuzlukla gelmektedir. Bu birimi volkanik aktivite ile kesen ve uyumsuz olarak örten ve başlıca andezit, taraki-andezitlerden oluşan Üst Eosen yaşlı Leylek volkanitleri gözlenmektedir. Volkanitlerin üzerine uyumsuz olarak gelen sığ denizel (şelf) ortamda başlıca kırıntılı kireçtaşlarından oluşan Akitaniyen yaşlı Çavuş formasyonu gelmektedir. Çavuş formasyonu üzerine de sığ denizel (açık şelf) kökenli kırıntılı kireçtaşı, marn ve resifal kireçtaşı istifi ile belirgin olan Burdigaliyen yaşlı Ansurçay formasyonu açısal uyumsuzlukla üzerlemektedir. Ansurçay formasyonunu tabanda başlıca taban konglomerası ile başlayan çamurtaşı-kumtaşı ve tüf-killi kireçtaşı ardalanmasından oluşan Alt Miyosen yaşlı Akyar formasyonu açısal uyumsuzlukla üzerlemektedir. Akyar formasyonu üzerine de yine uyumsuz olarak başlıca bazaltlardan oluşan Orta?Üst Miyosen yaşlı Yamadağ volkanitleri gelmektedir. Yamadağ volkanitleri üzerinde Orta Miyosen yaşlı gölsel ortamda çökelmiş ve tektonik olarak aktif bölgeleri işaret eden yumuşak-sediman deformasyon yapılarını içeren Parçikan formasyonu yer almaktadır. Parçikan formasyonu üzerinde ise Pliyo-Kuvaterner yaşlı çakıltaşı, kumtaşı, çamurtaşlarının ardalanımından oluşan ve başlıca alüvyal yelpazesi ve örgülü nehir ortamlarında çökelmiş olan Mısırdere formasyonu yer almaktadır. Bölgedeki en genç birimler olan Kuvaterner yaşlı alüvyon yelpazeleri, taraça ve alüvyonlar diğer bütün birimler üzerinde açısal uyumsuzlukla yer almaktadır.Bölgede incelenen ve tanımlanan stratigrafiye göre, 2 farklı dönemde gelişen transgresif evreden söz edilebilir. Birinci dönem; Geç Maastrihtiyen'de Hocalıkova ofiyolitinin bölgeye yerleşmesi ile kabuk kalınlığı artmış, dolayısıyla bölge yükselerek denizel havzanın bazı kesimleri kara haline dönüşmüştür. Bu evrede gerilmeli kuvvetler etkisi ile Geç Kampaniyen'de Yüksekova-Baskil yayı kuzeyinde yay gerisinde (ensialik) bir havza açılmış, bu havza Geç Maastrihtiyen döneminde olgunlaşmış ve Orta Eosen'de havza kapanmaya başlamış, Üst Eosen döneminde gelişen karasal kökenli volkanizma ile de (Leylek volkanikleri) birinci transgresif evrenin sonuna gelinmiştir. Havzanın kapanma evresinin sonlarına doğru Oligosen döneminde bölge tamamen karasal ortam haline dönüşmüş olup taban kesimlerde Leylek volkaniklerinin çakıllarını kapsamaktadır. Oligosen sonunda ikinci dönem transgresif evre başlamış olup, bölge kısmen sığ deniz kısmen de göl ortamlarının bulunduğu bir çökelme havzası haline gelmiştir. Erken?Orta Miyosen döneminde başlayarak günümüze kadar geçen zamanda sol yanal doğrultu atımlı Malatya Faz Zonu'nun etkisi genç çökeller içerisinde gözlenmiştir. Özellikle Geç Miyosen ve Pliyosen yaşlı birimlerde yumuşak-deformasyon yapıları gelişmiştir. Yine Geç Miyosen döneminde havzayı sınırlayan Malatya Fay Zonu boyunca gelişen transtensional ve transpresyonal hareketler etkisi nedeniyle yersel çöküntü ve yükselim alanları gelişmiştir. Bu dönemde, deniz etkisinden uzak kesimlerde uzak transtension etkilerle gelişen çöküntü alanlarda fay zonu boyunca yersel kapalı havzalarda gölsel çökelimler (Parçikan formayonu) gelişmeye başlamıştır. Pliyo-Kuvaterner döneminde gelişen karasal çökellerin varlığı ikinci dönem transgresif evreninin son dönemini temsil etmektedir
Sağlıkta şiddete ilişkin bir araştırma
Bu çalışma, sağlık sektöründe görülen şiddetin Malatya ilinde hizmet veren bir kamu hastanesi özelinde incelenmesi, şiddetin yaygınlığının ortaya konulması, şiddete yönelik algının çalışanların kişisel ve demografik özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sağlık sektöründe görülen şiddete yönelik sorunların, paydaş görüşleri yardımıyla azaltılabilmesi için önerilerin belirlenmesi de bu çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerini içeren karma araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma için veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Analiz yöntemi olarak tanımlayıcı istatistik yöntemleri ve Ki-kare analizi kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında Malatya ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 334 sağlık çalışanına anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların %60,5'i meslek hayatları boyunca en az bir defa şiddet mağduru olduklarını belirtmiştir. En fazla görülen şiddet türü sözel/psikolojik şiddettir (%59,9). Şiddete en fazla hekimler (%70,7) ve hemşireler (%63,6) maruz kalmıştır. Nitel araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, içerik analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Görüşme formunda paydaşlara yöneltilmek üzere hazırlanmış sağlıkta şiddete ilişkin dört adet açık uçlu soru yer almıştır. Katılımcılar, şiddetin nedeni olarak ilk sırada eğitimsizlik ve bilinçsizliği görmüşlerdir. Katılımcıların %92,3'ü son yıllarda sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının arttığını düşünmektedir. Sağlıkta şiddetin önlenebilmesi için eğitim önemli bir faktördür. Caydırıcı cezaların ve hukuki yaptırımların uygulanması faydalı olacaktır. Ayrıca yazılı ve görsel medyanın da bu doğrultuda kullanılması önerilmektedir.
Malatya yöresi Türkü söyleme geleneği ve Malatya türküleri
Bu çalışmada Türk halk kültürünün en önemli taşıyıcısı olan sözlü geleneğin bir parçasını teşkil eden türküler ve türküler etrafında şekillenen türkü söyleme geleneği Malatya ili ekseninde incelenmiştir. Çalışmamız dokuz ana bölüm ve bunlara ait alt başlıklardan oluşmaktadır. Birinci bölüm olan "Giriş" bölümünde çalışmada kullanılan yöntem ve teknikler, araştırma alanının adı, tarihi, coğrafi, ekonomik, demografik ve sosyal-kültürel dokusuna dair bilgiler, türkü konulu çalışmalar ve Malatya türküleri üzerine yapılmış çalışmalara yer verilmiştir. İkinci bölümde "Türkü Türüne ve Türkiye Sahası Türkü Söyleme Geleneğine Bir Bakış" başlığı altında öncelikle türkü kavramı ile ilgili genel bilgiler bulunmaktadır. Burada türkü türü kelime ve kavram olarak ele alındıktan sonra türkülerin köken ve kaynaklarına, türkülerin oluşumlarına, türkülerin tarihi belgeler içerisindeki yerine, türkü türünün diğer halk edebiyatı verimleriyle olan ilişkisine ve türkülerin işlevlerine değinilmiştir. Ayrıca bu bölümde bütüncül bir yaklaşımla dünya üzerindeki en eski ve en köklü milletlerden biri olan Türklerin çok uzun bir tarihi geçmişten itibaren dünyadaki farklı coğrafyalarda yayılmış ve kök salmış Türk soylu halklarının edebiyatlarında önemli bir kültürel unsur olan türküleri hakkında bilgi verilmiştir. Küreselleşmenin son hızla sürdüğü ve dünyadaki milli kültürleri baskısı altına aldığı günümüzde, Türk kültürünün değerli varlıklarının korunup kuşaklara aktarılması büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan ikinci bölümde küreselleşmenin türküler üzerinde yarattığı etkilerden de bahsedilmiştir. Bütün bunlara ek olarak ikinci bölümde türküler biçim, içerik, dil ve üslup bakımından ele alınmış, türkü üzerine yapılan tasnif ve değerlendirmeler ışığında söyleyicilerine, ezgilerine, konularına ve yapılarına göre türkülere değinilmiştir. Üçüncü bölümde Malatya türkülerinin incelenmesinde bağlam merkezli kuramlardan performans teori kullanılmıştır. Burada icra bağlamında Malatya türkülerinin söylendikleri ve kullanıldıkları ortamlar, Malatya'da türkü söyleyenler ve dinleyiciler, türkülerin icrasında zaman ve müzik unsuru, karşılıklı icra unsuruna dair tespitler ve Malatya türkü söyleme geleneğinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Dördüncü bölümde Malatya türküleri ölçü, durak, kafiye, dize sayısı, nazım düzeni gibi açılardan değerlendirilerek biçim incelemesine tabi tutulmuştur. Beşinci bölümde Malatya türkülerinde yer alan konu, tema, zaman, mekân, kişiler üzerinde durulmuş ve içerik incelemesi yapılmıştır. Altıncı bölümde Malatya türküleri dil ve üslup açısından incelenmiş, türkülerde yer alan anlatım biçimleri ve anlatım kalıplarına yer verilmiştir. Çalışmamızın yedinci bölümünde ise Malatya türküleri ezgilerine göre değerlendirilmiş ve sınıflandırılmıştır. Sekizinci bölümde Malatya türküleri içinden çıktığı yörede üstlendikleri işlevler bakımından incelenmiştir. Bütün bu incelemelerin yer aldığı her ana bölümün sonunda konuya dair genel değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmamız dokuzuncu bölüm olan sonuç bölümü, alfabetik sıraya göre verilen Malatya türkü metinleri, sözlü bilgi kaynakları, yazılı bilgi kaynakları, genel ağ kaynakları, yerel kelimeler sözlüğü, fotoğraflar ve özgeçmişle sona ermiştir.