Geography

269 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda basılmış coğrafya kitapları üzerine bir inceleme (1850-1900

XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda çok sayıda coğrafya ders kitabı yayımlanmıştır. Bu tezde XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda basılmış coğrafya kitaplarından H.1266 (M.1849-50) "Risâle-i Coğrafya: Avrupa Kıtası", H.1273 (M.1856-57) "Fenn-i Coğrafya", H.1285 (M.1868-69) "Hulâsa-i Coğrafya", H.1270 (M.1853-54) "Muhtasar Coğrafya-yı Musavver", H.1289 (M.1872-73) "Zübdetü'l- Coğrafya", H.1302 (1884-85) yılında basılan "Memâlik-i Osmanî Coğrafya-yı Ticariyesi", H.1304 (M.1886-87) "Coğrafya-yı Mufassal-ı Memâlik-i Devlet-i Osmaniye" ve H.1308 (M.1890-91) "Hulâsa-i Coğrafya-yı Osmanî" isimli kitaplar incelenmiştir. Kitaplara Atatürk Kitaplığı'ndan erişilip, İstanbul ve coğrafya ile ilgili bölümlerinden faydalanılmıştır. Yukarıda isimleri sayılan 8 coğrafya kitabı kendi içlerinde ve modern literatür ışığında incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bahsi geçen kitaplarda coğrafyanın tanımı, coğrafyanın bir bilim olarak gelişimi, coğrafyayla ilgili kitapların yazımı ve coğrafyanın okullarda okutulmasıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın temel amaçlarından biri XIX. Yüzyılın ikinci yarısında basılmış olan coğrafya kitaplarından hareketle İstanbul'un coğrafi konumunu incelemek ve İstanbul'u Osmanlı ile Bizans İmparatorluklarına başkentlik yapmış bir şehir olarak ele almaktır. Çalışmada şehrin neden pek çok millet ve kültür açısından ilgi odağı olduğu üzerinde durulacaktır. Çalışmada, şehrin İstanbul ismini almadan önceki isimlerinin neler olduğu ve kökenleri hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur. En eski ismi Bizantion, Antonia, Secunda Roma, Nova Roma, Konstantinopolis, Rumiyyetü'l-Kübra, Taht-ı Rum, Gulgule-i Rum, İstanbol, İslambol, Payitaht-ı Saltanat, Tahtgâh-ı saltanat şeklinde isimler almıştır. 1000 yıldan uzun bir süre Doğu Roma İmparatorluğu'na merkezlik yapan Konstantinopolis ardından Osmanlı İmparatorluğu'na da başkentlik yapmaya başlamış ve bu durum 500 yıl devam etmiştir. Çalışmamıza kaynaklık eden coğrafya kitaplarında İstanbul şehrinin tarihi yapıları (camileri, kiliseleri, okulları, kuleleri, limanları) ve şehrin coğrafi konumu hakkında bilgi verilmiştir. İstanbul şehrinden ayrı olarak coğrafyanın tanımı, coğrafya ilminin gelişimi, coğrafyayla ilgili yazılan kitaplar ve coğrafyanın okullarda okutulması ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı XIX. y.y'da basılmış Coğrafya Kitapları ve Coğrafya eğitimi konusundaki gelişmeleri değerlendirmektir. Anahtar Kavramlar: Türkiye'de Coğrafya, Coğrafya Ders Kitabı, Türkiye'de Coğrafya Öğretimi.

CoğrafyaCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+5
Neslihan Sönmez
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi yönleriyle Karacabey Tarım İşletmesi

İnsan ve mekân ilişkisinin çok yoğun olduğu tarımsal faaliyetler, coğrafya biliminin çalışma alanına girmektedir. Bu biliminin temel ilke ve prensiplerine bağlı kalınarak hazırlanan bu çalışmanın amacı, Karacabey Tarım İşletmesinde (TİM) yürütülen tarımsal faaliyetlere doğal ve beşerî çevre faktörlerin etkisini ve işletmenin tarımsal potansiyelinin bulunduğu bölge ve ülke tarımına sağladığı katkıları ortaya koymaktır. Bu tez çalışması, hem nitel hem de nicel veriler kullanılarak hazırlandığı için karma desenli bir çalışmadır. Bu araştırmayla, Karacabey TİM 'in kuruluşu, potansiyeli, üretim faaliyetleri ve bu faaliyetler ile bölge ve ülkemiz tarımına olan katkısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda konuyla ilgili literatür incelenmiş, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında veriler üretilmiş, farklı zamanlarda saha çalışmaları yapılarak belirlenen katılımcılar ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin içerik analizleri yapılmış, tablo, grafik ve haritalarla görselleştirilmiştir. Devletin tarım faaliyetlerini düzenlemek ve geliştirmek amacıyla kurduğu tarım işletmelerinden birisi olan Karacabey TİM'in kuruluşu Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerine kadar uzanmaktadır. İşletme, ülkemiz tarım ve hayvancılığına önemli hizmetlerde bulunmuştur. Karacabey Ovası'nın güney kesiminde kurulmuş olan işletme; verimli tarım toprakları, su kaynakları ve elverişli iklim şartları gibi avantajlı doğal ortam şartlarına sahiptir. İşletme çevresi ülkemizin önemli tarımsal nüfusa sahip alanlarından birisidir. Entansif tarım yöntemlerinin uygulandığı Karacabey TİM geçmişte daha çok damızlık hayvan üretiminde söz sahibi iken, son yıllarda ülkemizin tohumluk buğday ve mısır üretimine de katkı sağlamaktadır.

BursaBursa-KaracabeyCoğrafya+3
Nurullah Balşen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafya öğretmenlerinin uyguladıkları ders dışı etkinliklerin öğretim üzerine etkisi (İstanbul ili örneği)

Bilim, teknoloji ve iletişimin hızla gelişmesiyle birlikte coğrafya öğretiminde yaklaşımlar da değişmektedir. Coğrafi olayların nedenini araştırmayı kendine konu edinen coğrafya bilimi, okullarda kalıp bilgiler veren, olayların nedeni üzerinde durmayan bir ders olarak verilmesi bu bilimin değerinin yitirilmeye yüz tutmasına neden olmaktadır. Öğrencilerin, coğrafi düşünme becerilerine sahip olmaları ve dolayısıyla da olayların ?neden ve niçin sorularının yanıtlarını? anlayabilmeleri önemlidir. Eğitim sistemimizin ve toplumun bir ihtiyacı olarak bilgi üreten ve düşünen bireylerin yetiştirilmesi gereklidir.Bu çalışma, anket uygulanan okullardaki coğrafya öğretmenlerinin ders dışı etkinliklerin yararlarının öğrencilere ne düzeyde kazandırdıklarını ortaya koymak ve öğrencilerin farkındalıklarını ölçmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli'nde bulunan resmi, genel liselerde görev yapan 148 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen yedi okuldaki ortaöğretim öğrencilerinden 150 öğrenciye anket uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesi öncelikle yüzde, frekans ve aritmetik ortalama dağılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Ders dışı etkinliklerin uygulanmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Daha sonra anketten elde edilen ve görüşme sırasında elde edilen verilerle desteklenerek ?bulgular ve yorum? bölümüne yazılmıştır.Araştırma sonucunda, ders dışı etkinliklerin uygulanması konusunda öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafi Düşünme, Coğrafya Öğretimi, Coğrafya ve Uygulaması, Orta Öğretim, Düşünme Becerileri, Coğrafi Etkinlikler, Coğrafya Öğretmeni.

Branş öğretmenleriCoğrafyaCoğrafya dersi+6
Yusuf Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm coğrafyası açısından İnegöl'de (Bursa) turizm

Bu çalışmanın amacı İnegöl'ün fiziki ve beşeri çevre özellikleri üzerinde durarak turizm coğrafyası açısından değerlendirmek, turizm sorunlarını ortaya koymak ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmektir. Çalışmamızın sınırlarını oluşturan İnegöl ilçesi birçok alternatif turizm türü için potansiyel oluşturmaktadır. Uzun yıllar sanayi ve tarım faaliyetlerinin gölgesinde kalan turizm, 2014 yılı itibariyle gelişmeye başlamış, kalkınma ajanslarından alınan çeşitli desteklerle var olan potansiyel tanıtılmaya başlamıştır. Günümüzde yerli ve yabancı turist anlamında termal turizmi ve alışveriş turizminin önemli oranda turist çektiği görülmektedir. Diğer turizm çekicilikleri arasında 19.yüzyıla ait mimari yapılar, Osmanlı erken dönem mimarisine ait camiler, külliyeler, müzeler, çeşitli kişilere ait anma etkinlikleri ve uluslararası düzenlenen kültür festivali, çalışma sahasında yer alan iki kültür rotasının varlığı ( Evliya Çelebi Yolu ve Avrasya Yolu) şelaleler, kanyonlar, yaylalar yer almaktadır. Bu doğrultuda literatür detaylı bir şekilde taranmış ve farklı zaman aralıklarında arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. İnegöl'de hüküm süren iklim şartları biyoklimatik konfor koşullarına göre değerlendirilmiş, turist çekicilik indeksine göre turizm potansiyeli sayısal olarak ifade edilmiş, doğal turizm faaliyetleri için en uygun alan belirlenmiş, rekreatif ve turizm faaliyetleri için taşıma kapasitesi belirlenmiş ve çalışma haritaları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yöntem ve teknikleri kullanarak hazırlanmıştır. Çalışma neticesinde turizm aktivitelerinin henüz yeni sayılabilecek bir tarihte başlamasından dolayı ulaşım, konaklama, park yeri sorunu, restorasyon çalışmalarının mimari yapıya uygun şekilde gerçekleştirilmemesi, bilgilendirme eksikliği gibi bazı yetersizliklerin turizmi kısıtladığı, ancak yetersizliklerin giderilmesiyle yüksek bir potansiyele sahip olduğu görülmüştür. Nitekim çalışma sahası Romanya Ulusal Turizm Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü tarafından hazırlanan turist çekicilik indeksine göre %78'lik bir çekiciliğe sahiptir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci kısmında resmi kurumlara ait veriler ilgi, nedensellik ve dağılış ilkeleri çerçevesinde coğrafi bir bakış açısıyla ele alınmış, ikinci kısımda turizm altyapısı turistik organizasyonlar, Türkiye turizminde İnegöl'ün yeri ve doğal ve beşeri turistik kaynaklar başlıkları altında değerlendirilmiş, üçüncü kısımda ise turizmin sosyo-kültürel, ekonomik ve çevre etkilerine değinilmiştir.

Bursa-İnegölCoğrafyaTurizm+1
Hatice Erdoğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe çocuk gazetelerinde Osmanlı kimliği (1869-1908) (Ahlak, ilim, dil, tarih ve coğrafya)

Bu tezde 1869-1908 yılları arasında yayınlanmış 19 Türkçe çocuk gazetesi, Osmanlı kimliği bağlamında incelenmektedir. Tanzimat döneminde yayın hayatına başlayan Türkçe çocuk gazeteleri, Osmanlı kamu eğitiminin önemli bir parçası olmuş, Osmanlı düzenine sadık, makbul bir vatandaş yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu tez, Osmanlı kimliğini oluşturan genel politikalarla birlikte, Osmanlı kimliğinin, ahlak, ilim, dil, tarih ve coğrafya unsurlarını, geleneklerden geniş bir biçimde yararlanan bir kimlik inşası bağlamında, Türkçe çocuk gazeteleri üzerinden okumayı ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Tezin ana kaynakları 1869-1908 yılları arasında yayınlanmış olan 19 Türkçe çocuk gazetesi olmuş, bu ana kaynaklarla birlikte, söz konusu dönemde yayınlanmış gazeteler, kitaplar ve arşiv belgelerinden de yararlanılmıştır. Tanzimat ve II. Abdülhamid dönemlerinde yayınlanan söz konusu gazeteler, tematik olarak süreklilik göstermişlerdir. Gazeteler genellikle kamu okulları aracılığıyla çocuklara ulaşmış, dolayısıyla daha çok Müslüman, erkek, kentli, rüşdiyeli çocuklara seslenmişlerdir. Gazetelerin yayın politikalarına bakıldığında inşa edilmek istenen Osmanlı kimliğinin şu unsurları öne çıkmaktadır: 1. İslam-Osmanlı geleneksel ahlak anlayışına bağlı olunmalıdır. 2. Modern bilimsel gelişmeler takip edilmelidirler. 3. Türkçe ortak ve milli bir dil biçiminde kabul görmeli, kullanılmalıdır. 4. İslam-Türk tarihi, milli bir tarih biçiminde öğrenilmelidir. 5. Osmanlı coğrafyası, tüm farklı etnik ve dini unsurlarıyla bir birlik oluşturmaktadır. Tüm bu unsurlarla birlikte tüm Osmanlı çocukları, Osmanlı toplumsal düzenine, başta Osmanlı hanedanına, ardından idarecilere ve ailesine sadık ve itaatkâr olmalıdır. Anahtar Sözcükler: Osmanlı kimliği, Türkçe çocuk gazeteleri, İslam-Osmanlı ahlak anlayışı, Osmanlı ilim, Osmanlı eğitim tarihi, Osmanlı okullarında tarih ve coğrafya.

AhlakCoğrafyaEğitim+7
Eray Yılmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili merkez ilçelerindeki resmi genel liselerde coğrafya öğretiminin coğrafi düşünme becerileri açısından değerlendirilmesi

Bilim, teknoloji ve iletişimin hızla gelişmesiyle birlikte coğrafya öğretiminde yaklaşımlar da değişmektedir. Coğrafi olayların nedenini araştırmayı kendine konu edinene coğrafya bilimi, okullarda kalıp bilgiler veren, olayların nedeni üzerinde durmayan bir ders olarak verilmektedir. Öğrenciler, coğrafi düşünme becerilerine sahip olmaları ve dolayısıyla da olayların "neden ve niçin"ini anlayabilmeleri önemlidir. Eğitim sistemimizin ve toplumun bir ihtiyacı olarak bilgi üreten ve düşünen bireylerin yetiştirilmesi gereklidir. Bu çalışma, resmi, genel lise öğretmenlerinin coğrafi düşünme becerilerini öğrencilere ne düzeyde kazandırdıklarım ortaya koymak amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Adana İli, Seyhan ve Yüreğir Merkez İlçeleri'nde bulunan resmi genel liselerde görev yapan 78 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen altı okuldaki lise ikinci sınıf öğrencilerinden 220 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket uygulanan bu öğrencilerin coğrafya dersine giren 16 coğrafya öğretmeniyle görüşme yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde öncelikle yüzde, frekans ve aritmetik ortalama dağılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Coğrafi düşünme becerilerinin kazandırılmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığım belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Daha sonra anketten elde edilen nicel veriler görüşme sırasında elde edilen nitel verilerle desteklenerek "bulgular ve yorum" bölümüne yazılmıştır.n Araştırma sonucunda öğretmenlerin coğrafi düşünme becerilerini "bazen", öğrenci görüşlerine göre "seyrek" olarak kazandırdıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre en fazla kullanılan beceri "coğrafi soru sorma" becerisi olduğu belirlenmiştir. Coğrafi düşünme becerilerinin kazandırılıp kazandırılmadığı konusunda öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler1: Coğrafi Düşünme, Coğrafya Öğretimi, Coğrafya ve Uygulaması, Orta Öğretim, Düşünme Becerileri

Beceri kazandırmaCoğrafi beceriCoğrafya+5
Abdullah Balcıoğulları
Çukurova University
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Irak'ın coğrafi özelliklerinin jeostratejik açıdan analizi

Irak'ın jeostratejik önemi, bölge olarak devlet kurma gücünün üzerine inşa edildiği en önemli temelleri temsil etmektedir. Devletin gelişimini belirlemede büyük öneme sahip olan, devletin güç yapısının oluşumuna doğa ve siyaset faktörü, Ülkenin sahip olduğu coğrafi ortamdan etkilenmektedir Irak, Ortadoğu'da ve dünyada önemli bir stratejik konuma sahiptir. Kuzeyden güneye, bu çeşitliliğin iklim çeşitliliği, tarımsal ürünler ve bunların üretim miktarları ve yoğunlukları üzerinde açık bir etkisi vardır. Nüfusun bir yerden başka bir yere, Suyun bolluğunun insanın tarımda elinden gelenin en iyisini yapmasına yardımcı olduğu yerlerde üretim potansiyeli yüksektir su genel olarak Arap dünyasında ve özelde Irak'ta devlet takviminin bel kemiğidir. Büyümeyi artırarak devletin kendi gücünü inşa etmesi sonucunda üretimin artmasında temel çekirdeğin oluşumuna katkıda bulunur ve endüstriyel ekipman ve makine kullanmada en iyi şansa sahip olan çalışma çağına giren yaşlar için, tarımla bağlantıdır çünkü bazı tarımsal ürünler ham olarak dahil edilmektedir. Sanayide ve bu alandaki malzemeler entegre bir yerel üretim çemberi oluşturmuştur. Öte yandan, Irak valiliklerinde nüfusun dağılımı ve sayılarının artması, tarımsal ürünlerin üretimini artırma ve bu alanda yani imalat alanında işçi sayısını artırma kabiliyetine sahip olup başka bir örnek ise, ham petrol veya diğer mineral maddelerin varlığı, bu elementi üretmek veya rafine etmek için çok büyük fabrikaların olması gerektiği ve bu nedenle, doğal üretim faktörü ve arasındaki bu karşılıklı bağımlılığı yaratan bu alanda yetenekli işgücü ve uzmanlığa ihtiyaç duymasıdır. Artan işgücünün temsil ettiği insan faktörü Ekonomik gücünü artıran ülkenin geliri, bu araştırmada, devletin gücünü inşa etmede doğal ve beşeri faktörlerin en önemli olduğunu ve buradan bazı komşu ülkelerin Irak'ın siyaset ve ekonomisinde önemli bir role sahip olması nedeniyle Irak üzerindeki uluslararası ve bölgesel rekabetin başladığını göstermiştir. Irak'ın maden ve tarım kaynakları aracılığıyla ve bunun için Irak ile komşu ülkeler arasındaki tüm ilişkiler, istikrarlı siyasi ve ekonomik ilişkiler olduğu sürece saygı, taahhüt ve uluslararası yasalara dayalı ilişkilerdir. Bu istikrarla birlikte ülkeyi inşa etmekte jeostratejik önem yatmaktadır.

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerCoğrafya+3
Abdulwahhab Ahmed Jalıl Jalıl
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kasaba merkezli ilçelerin nüfus özellikleri

Türkiye'nin tarihi, coğrafyası ,jeopolitik konumu, fiziki ve beşeri unsurları ile nüfus yapısı yerleşme çeşitliliğini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de kasaba merkezli ilçelerin sayısının ve nüfus özelliklerinin belirlenerek birbirleri ile benzer ve farklı yönlerinin ortaya konulmasıdır. Ayrıca kasaba yerleşmelerinin diğer yerleşme türleri içindeki yerini nüfus özellikleri bağlamında ortaya koymaktır. Çalışmada örneklem olarak bütün kasaba yerleşmeleri içinden ilçe merkezi konumunda olan ve nüfusu 2000 ile 20000 arasında olan yerleşmeler seçilmiştir. Buna göre 387 ilçe belirlenmiştir. Bu çalışma geniş bir alana yayılacağı için nitel ve nicel verilerin bir arada kullanılması kararlaştırılmıştır. Bundan hareketle karma bir yapı üzerine tez çalışması inşa edilmiştir. Öncelikle toplanan nicel veriler analiz edilip, ardından nitel verilerle desteklenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda kasaba merkezli ilçelerin nüfus büyüklüğü, yaş yapıları, eğitim durumları, cinsiyet yapıları, medeni hal durumları, sosyo-ekonomik statüleri ve demografik değişim unsurlarına ulaşılmıştır. Bu özelliklere göre toplan 387 kasabanın genel olarak 5-15 bin nüfus büyüklüğü arasında yoğunlaştığı görülmüştür. Bu ilçelerin Türkiye'deki dağılışı belli bölgelerde kümelenme ve koridorlar şeklindedir. Nüfus miktarına göre bu kümelenmeler'de değişiklikler'de görülmüştür. Kasaba nüfuslarında cinsiyet durumunun genel olarak dengede olduğu ama özelde bazı dikkat çeken durumlar olduğu belirlenmiştir. Bu noktada cinsiyet durumunun kasabalar için kırılgan bir nüfus özelliği olduğu söylenebilir. Yaş yapısında 15-64 yaş grubunun yoğunlukta olduğu, eğitim durumuna göre ise ilkokul mezunlarının oran olarak fazla olduğu tespit edilmiştir. Kasaba merkezli ilçelerde sosyo ekonomik düzey olarak 4. grubun daha yoğun olması ancak, nüfus arttıkça 3. grubun daha etkili hale geldiği saptanmıştır. Tüm değişkenler dikkate alınarak yapılan analizde cinsiyetin diğerlerine göre daha önemli rol oynadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Nüfus, yerleşme, kasaba, ilçe.

CoğrafyaKasaba
Muhammed Yekta Ağar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bernhardus Varenius (1622-1650) neden coğrafyacı oldu?

Coğrafya, hayatın içinde olan sürekli gelişen dinamik bir yapıya sahiptir. Coğrafyanın bu gelişimine katkıda bulunan pek çok unsur vardır, bunlardan biri de coğrafyanın tarihidir. Araştırmada, coğrafya tarihinin sürekliliği ve ilerlemesinde katkıda bulunan bilim insanlarından biri olan Bernhard Varenius'un coğrafyacı olma yolundaki süreçleri incelenmiştir. Buna göre bilimsel faaliyetlerin gelişiminde dönemin ruhunun, çevresel olayların, kişilerin ya da ortamların etkili olup olmadığı konusunda bir tartışma yapılmıştır. Bu nedenle veri elde etme yöntemleri de çeşitlendirilmiştir. Literatür taraması, doküman incelemesi, biyografi ve tarihsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Varenius'un üniversite eğitimi sırasında aldığı dersler ve hocalarından edindiği bilgilerin coğrafya konusundaki düşüncelerini şekillendirdiği, akademik çevreler ve dönemin diğer bilim insanlarıyla olan fikir alışverişlerinin Varenius'un bilimsel yolculuğunda önemli bir rol oynadığı görülmüştür. Dönemin Avrupası'nın keşifler nedeniyle yaşadığı değişimin de rolü büyük olmuştur. Keşiflerle kısa süre içinde Dünya'nın bilinmeyen bölümleri ortaya çıkmıştır. Eski dünya karaları içinde bilinen ve tanımlanan yerler dışında oldukça büyük bir kara ve deniz yüzeyinin tanımlanmasına ihtiyaç olmuştur. Bu gelişmelerin esasen coğrafyaya olan ilginin artmasında önemli rol oynadığı genel olarak zaten bilinmektedir. Varenius'un ifadelerinden de anlaşıldığı kadarıyla, coğrafya devletler için önemli bir bilgi alanıdır. Hem halkın ilgisini çekebilecek konuları hem de dönemin bilimcilerinin gözde alanı matematikle ilgili teknik bir kısmı vardır. Bu özellikleri onu saygıdeğer bir alan yapmaya fazlasıyla yeterli olmuştur. Varenius gibi parlak bir öğrencinin bu alanda eksiklik görüp çalışma yapmasının altında da bu temel durumlar yatmaktadır. Coğrafi bilgileri derleyen ve sınıflandıran Varenius, genel ve özel coğrafya alanlarına ayırarak, bugüne kadar gelen bir metodu kayıt altına almıştır. Bulgular, Varenius'un, aldığı eğitim, yaşadığı yer, ilişkide bulunduğu kişiler ve dönemin özellikleri ile coğrafyaya ilgisinin yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Böylelikle bilim tarihi incelemelerinde ortamdaki tüm unsurların bir arada ele alınarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bundan sonraki çalışmalarda da Alexander von Humboldt ve Carl Ritter gibi coğrafyacıların da benzer şekilde incelenmesi önemlidir.

Coğrafya
Kibar Şur
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgilerin görselleştirilmesi

İnsanın görsel sistemi, bilinen en güçlü algılama sistemidir. En eski iletişim aracı olan haritalar, geleneksel olarak çok eski çağlardan beri coğrafi mekandaki bilgilerin (verilerin) görselleştirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Bilgisayar bilimleri ve teknolojideki gelişmeler, coğrafi verilerin haritalar biçiminde görselleştirilmesinin yanı sıra yeni tekniklerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Görüntü işleme, bilgisayar grafikleri, animasyon, multimedya ve sanal gerçeklik tekniklerinin birleştirilerek bilgisayar ortamında yeni desenlerin oluşturulması problem çözümünde yeni bir yöntemle bilgilerin sunulmasına yardımcı olabilmektedir. Coğrafi mekandaki verilerin görselleştirilmesi için yukarıda söz edilen yeni teknikler son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Böylece gerçek dünyanın çok daha iyi algılanması mümkün olmaktadır. Bu tezin uygulama kısmında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nün sayısal topografik haritası bir CBS programı olan Map Info Pofessional ve bu program altında çalışan Vertical Mapper programı ve bir animasyon programı olan 3D Studio VIZ programı kullanılmıştır. Bu iki yöntemle yapılan görselleştirme işlemleri karşılaştırılmıştır. Tez sekiz bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm giriş bölümüdür. İkinci bölümde, görselleştirmenin genel tanımı verilmiştir. Üçüncü bölümde, modern kartografya ve coğrafi görselleştirme arasındaki ilişki açıklanmış, bununla ilgili farklı bilim adamlarının görüşleri sunulmuş ve karşılaştırılmıştır. Kartografik görselleştirme işlemi ve görselleştirme stratejilerine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde, coğrafi verilerin özelliklerinden ve klasik haritaların görselleştirilmesi ve signatür seçimlerinden söz edilmiştir. Beşinci bölümde, coğrafi bilgilerin dinamik görselleştirilmesi anlatılmış. Dinamik değişkenler ve dinamik görselleştirme yöntemleri olan animasyon, simülasyon, multimedya ve sanal gerçeklik kavramları açıklanmıştır. Altıncı bölümde, görselleştirme yazılımları ile ilgili bilgi verilmiştir. Yedinci bölümde, tezin uygulama kısmı anlatılmıştır. Son bölüm sonuç bölümüdür. Bu bölümde, önceki bölümlere anlatılanlar değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Görselleştirme, kartografik görselleştirme, coğrafi görselleştirme, üç boyutlu modelleme, harita, üç boyutlu harita, haritaların görselleştirilmesi, YTÜ Davutpaşa kampusu.

CoğrafyaGörselleştirmeHaritacılık+1
Mehmet Ali Yücel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir ilinde idari bölünüşün entropi tabanlı TOPSIS yöntemi ile yeniden düzenlenmesi

Türkiye'de bazı ilçeler, kamu yararı gözetilmeden popülist politikaların etkisiyle kurulmuştur ve bu durum kamu kaynaklarının israfına yol açmaktadır. Bu çalışmada Kırşehir'de varlığının kamu yararına uygun olmadığı düşünülen ilçelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması, diğer ilçelerle bütün olarak veya bölünerek birleşme gibi seçeneklerle değerlendirilmiştir. Bu çerçevede Kırşehir ilindeki idari merkez vasfını sağlamayan ilçeler, ilgili kanunlara dayanarak geliştirilen 36 kriterle, entropi ve TOPSIS yöntemleriyle belirlenmiştir. TOPSIS sonucunda diğer ilçelere göre daha yüksek rank değerine sahip olan Akçakent, Akpınar ve Boztepe ilçeleri idari birim olma koşullarını yerine getirmek noktasında sorunlu ilçeler olarak değerlendirilmiş; bu ilçeler dışarıda tutularak Çiçekdağı, Kaman, Mucur ve Merkez ilçelerine ArcGIS programı üzerinden Thiessen Poligonu metodu uygulanmıştır. Tüzel kişiliği kaldırılması gereken ilçelerin ildeki hangi ilçeyle birleştirileceği veya bu ilçelerin nasıl bölüneceği konusunda poligon sınırlarına yakın olan köylerin ilgili ilçelerle olan mesafeleri göz önüne alınmıştır. Bu köy merkezlerinin hangi ilçe merkezine daha yakın olduğunu belirlemek için karayolu gerçek mesafeleri hesaplanmış ve belirlenen köylerin muhtarlarıyla görüşmeler yapılmıştır. TP sınırındaki köylerin hangi ilçeye bağlanması gerektiği bu veriler sonucunda belirlenmiş ve köylerin idari bağlılık değişim önerileri bu görüşmelere dayandırılmıştır Çalışmada Kırşehir'de nüfusu azalan köylerin tüzel kişilikleri de değerlendirilmiştir. Köylerin birleştirme işlemi, yeni köy kurulmasına ilişkin yönetmelikte öngörülen asgari nüfus sınırı 150 kişi ve yerleşim yerleri arası azami mesafenin 5 kilometre olması dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu veriler değerlendirilerek iki ayrı model önerilmiştir. Birinci modelde Kırşehir ilinin Merkez ilçe, Kaman, Mucur ve Çiçekdağı ilçelerinden oluşması; ikinci modelde Merkez ilçe, Kaman ve Mucur ilçelerinin Kırşehir'e bağlı kalması fakat Çiçekdağı ilçesinin Yozgat'ın Yerköy İlçesiyle birleştirilmesi önerilmiştir.

Coğrafi bilgi sistemleriCoğrafyaTOPSIS+1
Meryem Tuncer Dağlı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde üretilen atlasların coğrafi açıdan incelenmesi

Coğrafya tarihi içerisinde kartografya geçmişten itibaren farklı süreçlerden geçerek bugünkü durumunu almıştır. Atlaslar da bu sürecin bir parçasını oluşturmaktadır. Mercator'un Atlas sive Cosmographicae Meditationes de Fabrica Mvndi et Fabricati (1595) adlı eseri ile atlas kavramı harita kitapları için kullanılmaya başlanmış, Mercator'la birlikte kartografik bir anlam yüklenmiştir. Atlaslar Avrupa devletlerinde matbaanın da etkisiyle ciddi miktarda basılıp satılmış, değişikliklere uğramış, coğrafi bilginin geliştirilmesiyle önemli bir ticari ürün olarak kullanılmıştır. Atlaslar Osmanlı Devleti tarafından da üretilmiştir. Bu doktora tezinin amacı, Osmanlı haritacılık faaliyetleri içinde yer alan atlasların özelliklerinin incelenmesi ve ortaya konulmasıdır. Osmanlı Atlaslarını hem içerik hem teknik yönüyle ele alarak, Osmanlı coğrafyacılığının evrimi ve Avrupa ile arasındaki farkları ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu amaçla öncelikle Osmanlı'da üretildiği bilinen 56 atlas listelenmiştir. Bunlar içerisinden 56 atlası temsil edecek 4 tanesi, daha ayrıntılı şekilde içinde yer alan her harita incelenmiştir. Tezde öncelikle atlas kavramı fenomenolojik bakışla ele alınmıştır. Atlaslar içerisindeki haritaların analizinde, Özür 'ün oluşturduğu (2019; 2021) harita analiz tekniği kullanılmıştır. Bu teknik kullanılarak, minyatür, portolan, erken modern projeksiyon ve modern projeksiyonlara sahip türde 4 atlas içerisindeki 176 harita genel ve içerik açısından değerlendirilmiştir. Osmanlıdaki atlasların durumu hakkında genel bir çerçeve çizilmiştir. Osmanlı Atlasları bulguları ile Avrupa Atlasları karşılaştırılmıştır. İnceleme sonucunda, Osmanlı atlaslarının üretim amacı ve sunum biçimi bakımından Avrupa atlaslarından ayrıldığı görülmüştür. Avrupa'da atlaslar büyük ölçüde ticari amaçlarla ve estetik kaygılarla üretilirken, Osmanlı'da atlaslar devlet ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış, bu nedenle süsleme yerine işlevselliğe, coğrafi bilginin doğru sunumuna önem verilmiştir. İlk örnekler arasında yer alan minyatür ve portolan haritalar, zamanla modern projeksiyonlara evrilmiş; Muhit gibi eserlerde geçiş dönemine ait haritalar yer almıştır. Bu geçiş, Osmanlı'da atlas üretiminin değişen ihtiyaçlara göre dönüşüm geçirdiğini de ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Osmanlı Devleti kendine özgü bir haritacılık geleneği geliştirmiş; atlas üretimi batıdakinin aksine, devlet eliyle gerçekleştirilmiş ve devlet işlerinde kullanılmıştır. Halkın veya özel girişimcilerin bu süreçte yeri olmamıştır. Oluşan bu gelenek, haritacılığın bir kaynaktan üretilmesine neden olmuş, atlas ticari bir ürüne dönüşememiş üretimin sayıca az olmasına neden olmuştur. Bu durum haritaların edinim ve kullanımının halk arasında yayılmasını da olumsuz etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya tarihi, kartografya, harita, atlas, Osmanlı'da atlaslar.

CoğrafyaCoğrafya tarihiOsmanlı Dönemi
Sefanur Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bîrûnî'nin coğrafya alanındaki çalışmalarının incelenmesi

Bu çalışmada Bîrûnî ele alınmıştır.Tez kapsamında Bîrûnî'nin günümüze kadar ulaşan ve Türkçe'ye çevrilen beş eseri analiz edilmiştir. Araştırmanın yöntemi doküman analizidir. Bu eserler, daha önce listelenen coğrafyanın temel kavramları kullanılarak taranmıştır. İçerik analizi ile elde edilen veriler sınıflandırılmış ve frekans tabloları oluşturulmuştur. Buna göre Bîrûnî'nin eserlerinde hangi kavramlara ne sıklıkta yer verdiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda Bîrûnî'nin coğrafyanın neredeyse her alanında bilgisinin olduğu ve ilgili alanlara dair kavramlardan sıklıkla bahsettiği tespit edilmiştir. Bulgulara göre Bîrûnî'nin incelenen eserlerinde önemli derecede coğrafi bilgi verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca fosil oluşumu, tortulanma, geodezik ölçüm ve hesaplamalar, kıta hareketleri, Amerika kıtasının varlığı gibi birçok coğrafi bilgiyi ilk kez onun eserlerinde bulmak mümkündür.

BiruniCoğrafyaCoğrafya tarihi
Sefanur Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Demir Çağında Ege coğrafyasının ticari yapısı

Tarihin ilk evrelerinden itibaren insanların toplumsal ve ekonomik manada gerçekleştirmiş oldukları alışveriş (ticaret) her dönem önemini korumaya devam etmiştir. "Demir Çağında Ege Coğrafyasının Ticari Yapısı" adlı bu çalışmada ise dünyada insanların varolmaya başladıkları ilk zamanlardan beri süregelen ticaretin Demir Çağ (M.Ö 1200-30)Ege Havzası kesiti ele alınmış ve derli toplu bir Ege ticaret coğrafyası sunulmaya gayret edilmiştir. Fenikeliler, Antik Yunanlılar (Hellenler) ve Büyük İskender ile ardıllarının ticari ve kültürel manada hüküm sürdükleri bu coğrafya, ticaretin dünya tarihindeki en önemli gelişim alanı olmuştur. Yelkenli ve kürekli gemiler ile sikkeyi ticarette kullanan Hellenler, ticaretin gelişimine katkı sağlayan toplumların başında gelmektedir. Demir Çağında Ege Coğrafyasının Ticari Yapısı adlı çalışmamız antik kaynaklar (Aristoteles, Herodot, Ksenophon vb) ve bu kaynaklar ile arkeolojik verilere dayanarak üretilmiş modern kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmıştır.

CoğrafyaDemir ÇağıEge bölgesi+2
Volkan Kılıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşar Kemal'in romanları üzerine coğrafya merkezli okuma denemesi

İnsan ve mekân ilişkilerini çeşitli boyutlarda ele alan, sentez yapan, ilişkiler kuran coğrafya, kültür ile yakından ilişkilidir. Doğal çevrenin farklılığı kültüre yansımakta, kültür hem doğal çevreyi hem de toplumu etkilemekte ve etkilenmektedir. Zira edebiyat da toplumu yansıtan, topluma ışık tutan bir sanat dalıdır. Ayrıca edebi metinlerin önemli unsurlarından biri de mekândır. Bundan dolayıdır ki edebî eserlerde coğrafyanın izleri görülmektedir. Çoğu yazar ve şair, eserlerine coğrafik unsurları, ele aldığı toplumun kültür ve medeniyet özelliklerini dâhil etmiştir. Bahsi geçen unsurları eserlerine dâhil eden bir yazar da Yaşar Kemal'dir. Yaşar Kemal, Türk edebiyatının önde gelen toplumcu yazarlarından biridir. Yaşar Kemal, sadece eserleriyle değil ortaya koyduğu medeniyet tasavvuruyla da Türk düşünce tarihinde önemli bir yer tutmuştur. Yaşar Kemal'in medeniyet algısında toplumcu bir yazar olmasının da etkisiyle önemle üzerinde durduğu hususlardan birisi coğrafyadır. Yazar, eserlerinde özellikle Çukurova coğrafyasına eğilir ve çeşitli meseleler etrafında bahsi geçen bölgeye ışık tutar. Ancak onun üzerinde durduğu coğrafya tabii bir unsur olmaktan öte tarihi, kültürel ve medeniyet noktasında bir kimliğe ve bütünlüğe sahip kültürel bir coğrafyadır. Çalışmamızda coğrafya merkezli bir okumayla Yaşar Kemal'in Dağın Öteki Yüzü Serisi, Bir Ada Hikâyesi Serisi, Binboğalar Efsanesi, Ağrıdağı Efsanesi, Üç Anadolu Efsanesi adlı romanları ve Bu Diyar Baştanbaşa (röportaj serisi) eserlerini inceledik. Çalışmamız, yazarın fikirlerinin coğrafya ve mekân ile nasıl beslendiğinin ve kendisine esin kaynağı olan edebiyat-coğrafya ilişkisinin nasıl ortaya konması gerektiği hususunda önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Yaşar Kemal, Coğrafya, Edebiyat, Çukurova, Mekân.

CoğrafyaDenemeKemal, Yaşar+6
Merve Türkoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İdrîsî'nin Nüzhetü'l-Müştâķ Fi'ĥtirâķı'l-Afâķ adlı eserinin batı lüteratürüne göre değerlendirilmesi

Çalışmada Orta Çağ'ın en önemli coğrafyacılarından biri olan Ebû Abdullah Muhammed b. Muhammed Şerif el-İdrîsî, gümüş tabla üzerine işlenmiş yuvarlak dünya haritası ve özgün eseri Nüzhetü'l-müştâķ fi'ĥtirâķı'l-Afâķ (Dünyanın Aşılmış Ufuklarında Zevkli Bir Gezinti) hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu Müslüman müellifin coğrafi anlayışı, ortaya çıkardığı eserler, bu eserlerin Batı ve İslam medeniyetlerinin bilimsel anlayışlarında nasıl bir etkiye sahip olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Türkiye'de coğrafya tarihi alanında yapılan çalışmaların, Batı dünyasında yapılanlara kıyasla çok daha az sayıda olduğu ve bilhassa Müslüman coğrafyacıları üzerine yapılan çalışmaların yetersizliği de göz önüne alındığında, bu çalışmanın Türkiye'deki coğrafya tarihi çalışmalarına katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öncelikle yabancı dilde yazılmış kaynaklara başvurulmuş ve araştırma konusu ile ilgili farklı fikirler ve bakış açıları ele alınmıştır. İdrîsî ve eserleri hakkında araştırmalar yapan Batılı bilim insanlarının konu ile ilgili karşıt ve benzer görüşlerine çalışmada yer verilmiş ve konuya derinlik kazandırılmaya çaba gösterilmiştir. Böylelikle bahsi geçen kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında ortaya çıkarılan bu çalışmanın, Türkçe literatürdeki boşluğu giderebilmesi ve araştırılmaya ihtyaç duyulan bir konuyu bilim camiasına sunması amaçlanmıştır. Bu çalışma kavramsal anlamda bilim, bilim tarihi, coğrafya, coğrafya tarihi, harita, kartografya, kartografya tarihi ve kişvar sistemi çerçevesinde şekillendirilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi olarak da, çalışmanın odak noktası olan İdrîsî, haritaları ve önemli eseri Nüzhetü'l-Müştâk'ı ele alınmıştır. Çalışmada karma bir yöntem kullanılmış ve amaca uygun bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın konusu hakkında öncelikle literatür taraması yapılmış ve ağırlıklı olarak yabancı kaynaklar ele alınmıştır. Veri toplama ve analiz yöntemi, vaka araştırması, biyografi yöntemi, tarihsel analiz yöntemi, doküman analizi çalışmada yararlanılan yöntemlerdir.

CoğrafyaKartografiOrta Çağ+1
Emel Akay Bozdoğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de deniz suyu sıcaklıklarındaki eğilimler

Son yıllarda, Dünya'da klimatolojik seriler üzerinde yapılan çalışmalar artış göstermiştir. Bu çalışmaların çoğu sıcaklık verilerinden faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışmalar neticesinde, iklimin çevreyi şekillendirici etkisinin önemi vurgulanmıştır. Bu çalışmada, Türkiye'deki deniz suyu sıcaklıklarındaki eğilimleri tespit etmek amacıyla, 22 deniz suyu sıcaklığı ölçüm istasyonunun verileri kullanılmıştır. İstasyonlar belirlenirken bölgenin geneli temsil etmesi için konumları dikkate alınmıştır ve kayıt uzunluğu çalışma için uygun bulunmuştur. Belirlenen istasyonların aylık, yıllık ve mevsimlik eğilim değerleri incelediğinde istasyonların büyük kısmında artan bir eğilim olduğu saptanmıştır. Aylık eğilimleri incelediğinde istasyonlarda beş ay için %98'sinde artış eğilimi görülmüştür. Yıllık eğilimler de %86,3 oranında artış tespit edilmiştir. Mevsimlik eğilimde de en yüksek eğilim değerleri yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde görülmüştür. Deniz sıcaklığı değerleri ile Kuzey Atlantik Salınımı değerleri arasında düşük düzeyde zayıf bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de yapılan klimatolojik çalışmalara yol gösterici bir kaynak olması bakımından önemli bir yere sahiptir. Ayrıca, deniz yüzeyi su sıcaklık değişimini etkileyen diğer iklim parametreleri arasında bir ilişki kurmak içinde kullanılabilecek önemli bir araştırmadır.

CoğrafyaDeniz suyuDeniz suyu sıcaklığı+4
Mustafa Erişmiş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'in ilanın'dan günümüze tarım coğrafyası alan yazını

Bu çalışma, Cumhuriyet'in İlânı'ndan Günümüze Tarım Coğrafyası Alanyazınının betimsel ve tarihi yöntemlerle bibliyografik çözümlemesini içermektedir. Geniş bir tarama kapsamında coğrafya disiplini ile coğrafya dışındaki tarımla ilgilenen diğer disiplinlerin çalışmaları da incelenmiştir. Bu kapsamda 7 coğrafya,36 tarım ve ziraat dergileri bunun yanında lisansüstü tezler ve sistematik tarım coğrafyası kitapları da taranmıştır. Cumhuriyet'in İlânı'ndan Günümüze Tarım Coğrafyası Alanyazını Kaynakçası:1923-2018 üzerinden başlıklar çözümlenerek tarım coğrafyası ile ilişkili olan fiziki ve beşerî unsurların etkileşimi dikkate alınarak konulara, yayın türlerine göre ve genel bibliyometrik analizi yapılarak coğrafyanın Türkiye'deki tarihi gelişimiyle ve tarım coğrafyası yayınları arasında doğrusal bir ilişki olduğu düşünülerek ilişkilendirilmiştir. Coğrafyacıların ve diğer disiplinlerdeki bilim insanlarının yapmış olduğu çalışmalar nicel olarak karşılaştırılıp alan yazındaki yerleri tespit edilmiştir. Böylece Cumhuriyet'in İlânı'ndan Günümüze Tarım Coğrafyasıyla ilgili geniş bir çalışmayla bu alandaki kaynakça eksikliğini gidermek hedeflenmektedir. Bu çalışma tarım coğrafyası çalışması yapacak olan bilim insanlarına bundan sonraki çalışmalarında yol haritalarını belirlemeleri adına faydalı olacaktır.

Bitki coğrafyasıCoğrafi özelliklerCoğrafya+3
Fatih Kıroğlan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ünye'de sürdürülebilir kentsel arazi kullanımı

Ünye şehri, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde, Ordu ili sınırları içerisinde ve ilin kuzeybatı kesiminde ilçe merkezi konumunda olan kentsel yerleşme alanıdır. Çalışmanın amacı Karadeniz sahil yolu üzerinde bulunan, Ordu'nun önemli limanlarından birinin yer aldığı Ünye şehir merkezinin kentsel arazi kullanımını sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirmektir. Ayrıca, Ünye'nin şehir içi arazi kullanımını ele almak ve mevcut yerleşim sorunlarını ortaya koymak, onlara yönelik çözüm önerileri geliştirmek ve böylece şehrin sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkı yapmaktır. Araştırmanın odak noktasını, "Arazi kullanımı açısından şehirsel fonksiyonlar şehrin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Şehirsel fonksiyonlar şehrin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde sürdürülebilir kullanım için nasıl planlanmalıdır?" soruları oluşturmaktadır. Araştırma literatür taraması, saha araştırması, nicel veri analiz yöntemi ve Coğrafi Bilgi Sistemi yardımı ile oluşturulmuştur. Çalışma sahası, 18 mahalleden oluşan kentsel alan sınırı dâhilinde 30,30 km2'lik alandan oluşmaktadır. Belediye hizmet alan sınırı, 18 mahalleden oluşan kentsel mahalle sınırlarını aşmakla birlikte doğu ve batı yönünde Karadeniz kıyı şeridi boyunca uzanıp yaklaşık 26 km2'lik sahadan oluşmaktadır.18 kentsel mahalleden oluşan Ünye şehri, 59 köy yerleşmesine, Büyük Şehir Kanununa göre ise 85 mahalleye (kentsel+kırsal) idari merkezlik yapmaktadır. Ayrıca komşu ilçeler ve bunlara bağlı yerleşmeler için de yönetim fonksiyonu açısından merkezi bir görev üstlenmektedir. Ünye şehri ve çevresinde genel arazi kullanılışı doğu-batı doğrultuludur. Şehir kuzeyden Karadeniz güneyden ise kıyıya paralel uzanan dağlar ve bunların uzantıları olan sırtlar tarafından sınırlandırılmıştır. Ünye şehrinin çok eski ve köklü bir yerleşme tarihi bulunmaktadır. Kültürel fonksiyonlar içerisinde yer alan eğitim fonksiyonu bakımından Ünye şehri, çevre yerleşmeler için merkezi bir konumda olup tercih edilen bir şehirdir. Ünye'de 81 okul bulunmakta ve bu okullarda 24.880 öğrenciye 1.709 öğretmen eğitim vermektedir. Sağlık fonksiyonu açısından da Ünye şehri; biri özel iki devlet hastanesi ve 10 aile sağlığı merkezi ile kırsal alanlar için etki sahası bakımından geniş bir hinterlanda sahiptir. Ünye'nin ticaret fonksiyonunun %51'ini perakende ticaret oluşturmaktadır. Karayolu, denizyolu ve havayolu ulaşım fonksiyonu yönünden önemli bir lokasyondadır. Ünye şehrinde yerleşmenin yönü batıya doğrudur. Fakat sürdürülebilir bir kullanım için şehrin batısında yer alan Atatürk, Gölevi, Göbü ve Sahilköy mahalleri hem jeolojik hem de jeomorfolojik unsurlara bağlı olarak konut alanları açısından sınırlı bir alanı bulunmaktadır. Ünye şehrinin doğusunda Yüceler, Güzelyalı, Eskikızılcakese ve Keş mahalleleri sürdürülebilir bir kullanım için yerleşme alanı açısından daha uygun ortam koşulları sunmaktadır. Bu mahallerin konut gelişme alanları doğal ve beşeri şartlar açısından da elverişlidir.

Arazi kullanımıCoğrafyaFonksiyonlar+3
Ali Yamak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ayaş kentinin engelli bireyler bağlamında değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı öncelikle Ayaş ilçesinin engelli bireyler açısından değerlendirilmesidir. Dolayısıyla çalışma kentsel alan özelinde değerlendirilmiştir. Araştırmada Ayaş ilçesinin kent kalitesine yönelik kuramsal çerçeveleri sorgulanmış, ardından engelli hakları bağlamında irdelenmiştir. Ayrıca kentsel alandaki engelli bireylere yönelik sosyal politikalar, uygulamalar ve kurumsal yapılar, Ayaş örneği üzerinden sivil toplum örgütleri, kent yönetimleri ile engelli bireyler bağlamında saha araştırması ile sorgulanmıştır. Sonuç olarak farklı şehirlerin deneyimlerinden ve saha araştırması bulgularından yararlanılarak kentsel alana yönelik daha iyi bir katılım modeli geliştirilmeye çalışılmıştır. Engelli bireyin izolasyona maruz kalmaması, özel alanla sınırlı bir dünyada yaşamaması için gerçekleştirilen çeşitli faaliyetlerin istenen düzeye ulaşması açısından kentsel mekânın özellikleri değerlendirilmiştir. Çalışma kentsel alanda engelli birey olmayı anlama teşebbüsüdür. Bir başka ifadeyle çalışma engelli bireyler açısından kamusal ve özel alandaki ihtiyaç durumunun, erişilebilirlik problemlerinin belirlenmesini merkeze alarak engelli bireyler bağlamında kent kalitesinin irdelenmesini amaçlamaktadır.

Ankara-AyaşCoğrafyaEngelli kişiler+1
Yunus İnan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tekkeköy ilçesinin (Samsun) doğal ortam özellikleri ve arazi kullanımı

Bu çalışma, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan Samsun ilinin en küçük merkez ilçesi olan Tekkeköy'ün doğal ortam koşulları ve arazi kullanımını ele almaktadır. Araştırmanın temel amacı, Tekkeköy ilçesinin doğal ortam özellikleri ve arazi kullanımını, dağılış, ilişki kurma, karşılaştırma ve nedensellik gibi coğrafya ilkeleri çerçevesinde ayrıntıları ile incelemek ve elde edilen verilerle var olan literatürü güncel bilgiler eşliğinde yeniden yorumlamaktır. Çalışmanın şekillenmesi üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada ilgili literatür taraması yapılarak saha ile ilgili makale, tez, uydu görüntüleri, resmi kurum ve kuruluşlardan alınan dokümanlar, veri setleri, haritalar ve raporlar bir arada incelenmiştir. İkinci aşamada, saha çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Tekkeköy ilçesindeki jeomorfolojik unsurlarla ilgili saha çalışmaları yapılarak, doğal ortam özellikleri incelenmiş ve sahaya ait fotoğraflar çekilmiştir. Üçüncü ve son aşamada ise elde edilen tüm veriler ile bulgular harita ve görsellerle desteklenerek bir arada değerlendirilmiş, gerekli analizler yapılmış ve çıkarımlarda bulunularak, ortaya çıkan sonuçlar sentezlenmiştir. Çalışma bulgularına bağlı olarak, Tekkeköy kıyı ovası ve delta düzlüğünde sanayi tesisleri, yerleşim merkezleri, oteller ve spor tesisleri kurulmasının önüne geçilerek çarpık kentleşmenin önlenmesi ve sürdürülebilir planlamaların yapılması, I. sınıf tarım alanlarının daralması ve amaç dışı yanlış arazi kullanımının önlenmesi, kıyılarda yapılan dolguların durdurulması, kıyıların doğal gelişimine bırakılması ve yanlış kıyı kullanımına son verilmesi gerektiği karar vericilere önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Tekkeköy, Doğal Ortam Koşulları, Arazi Kullanımı.

Arazi kullanımıCoğrafyaCoğrafya eğitimi+6
Fahri Okur
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dünya ekonomisinde bütünleşme ve çok uluslu şirketler ilişkisinin ekonomik coğrafya açısından değerlendirilmesi

1980 sonrasında yaşanan bütünleşme sürecine rağmen, dünya genelinde iktisadi faaliyetlerin giderek daha fazla belirli merkezlerde toplandığı görülmektedir. Dünya ekonomisi merkez ve çevre biçiminde bir yapı sergilemekte ve iktisadi faaliyetler dünya çapında eşit dağılmamaktadır. İktisadi faaliyetlerin belirli bölgelerde yığılması olgusu iktisadi araştırmalarda ekonomik coğrafyayı göz önüne almayı gerekli kılmaktadır. Ekonomik coğrafya temel olarak iktisadi faaliyetin mekânsal dağılımının ne olduğu sorusuyla ilgilenmektedir. Son yıllarda mekânsal konulara artan ilginin temel kaynağı ise Yeni Ekonomik Coğrafya olarak adlandırılan araştırma programıdır. Yeni Ekonomik Coğrafya yaklaşımıyla birlikte mekânsal konular üzerinde kapsamlı çalışmalar yürütülmektedir. Bunun yanında, ana akım dışında kalan heteredoks coğrafya yaklaşımları da mevcuttur.Bu çalışmanın temel amacı dünya ekonomisinde yaşanan bütünleşme sürecinin mekânsal yansımalarını, süreç içerisinde çokuluslu şirketlerin rolünü ve şirketlerin yerleşim yeri tercihlerini etkileyen faktörleri ekonomik coğrafya yaklaşımlarıyla araştırmaktır. Çalışmamız iki ana bölümden meydana gelmiştir. Dünya ekonomisinde yaşanan bütünleşme süreçlerinin mekânsal yansımalarını ve çokuluslu şirketlerin son dönemlerde artan rolü ilk bölümün konusunu oluşturmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde, iktisadi faaliyetlerin eşitsiz coğrafi dağılımının nedenleri ve çokuluslu şirketlerin yerleşim yeri tercihlerindeki rolü hem teorik hem de deneysel olarak incelenmiştir. Deneysel analizden elde edilen sonuçlar genel olarak Yeni Ekonomik Coğrafya modelinin çıkarsamalarıyla uyumluluk göstermiştir. Ancak, deneysel tahminlerin farklı bir teorik perspektiften de sorgulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada kapitalist dünya ekonomisinin her döneminde neyin nasıl üretileceğinin kararının sermayenin birikmek ve yeniden birikmek için gerekli kâr arayışları doğrultusunda gerçekleştiği, 1970 sonrası dönemde ise sermayenin çokuluslu şirketler olarak somutlaştığı ve küreselleşen dünya pazarında üretim kararlarının çokuluslu şirketlerin kâr maksimizasyonu hesapları ve buna yönelik stratejileri çerçevesinde belirlenmekte olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yeni Ekonomik Coğrafya, Yerel Piyasa Etkisi, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, Çokuluslu Şirketler, Mekânsal Düzenleme

BütünleşmeCoğrafyaEkonomi+6
Selim Çakmaklı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri destekli coğrafi düşünme becerileri öğretiminin öğrencilerin coğrafi düşünme becerilerine, akademik başarılarına ve bunların kalıcılığına etkisi

Bu deneysel araştırmanın genel amacı, coğrafi bilgi sistemleri destekli coğrafi düşünme becerileri öğretiminin öğrencilerin coğrafi düşünme becerilerine, akademik başarısına ve bunların kalıcılığına etkisini belirlemektir.Çalışma grubu, Adana İli merkez ilçeleri Seyhan ve Sarıçam'da bulunan, Adana İli ATO Anadolu Lisesi ve ÇEAŞ Anadolu Lisesi'nin onuncu sınıflarından yansız seçimle belirlenen iki şubeden toplam 55 öğrenciden oluşmaktadır. Yansız seçimle belirlenen bu şubelerden birisi deney ve diğeri kontrol grubu olarak seçilmiştir.Öğretim, deney grubunda coğrafi bilgi sistemleri destekli coğrafi düşünme becerilerine, kontrol grubunda ise mevcut programa dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler ?Coğrafya Başarı Testi? ve ?Coğrafi Düşünme Becerileri Ölçeği? ile toplanmıştır. Coğrafya Başarı Testi 36 sorudan, Coğrafi Düşünme Becerileri Ölçeği de toplam 42 maddeden oluşmaktadır.Araştırma verilerinin analizi için öğrencilerin ön test, son test ve kalıcılık Coğrafya Başarı Testi ve Coğrafi Düşünme Becerileri Ölçeği sonuçları üzerinde karışık ölçümler için ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, deney grubuyla kontrol grubu arasında öğrencilerin coğrafi düşünme becerileri, akademik başarıları ve kalıcılık düzeyleri açısından deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir.Sonuç olarak CBS destekli coğrafi düşünme becerileri öğretiminin mevcut programa göre yürütülen yönteme göre öğrencilerin coğrafi düşünme becerileri ve akademik başarıları toplam puanları bakımından daha etkili olduğu gözlenirken; bunların kalıcılık toplam puanları üzerinde etkili olmadığı gözlenmiştir.

Akademik başarıAnova testiBaşarı+4
Abdullah Balcıoğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin yerel coğrafi bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Günümüzde var olan küresele yönelme durumu insanı yaşadığı çevreden uzaklaştırarak hiç bilmediği dünyaların kapılarını aralamaktadır. Bu durum bir bakıma iyi olarak karşılansa da öğrencilerde yaşadıkları çevreye yönelik ilgi eksikliğini oluşturmaktadır. Bu küreselleşme dönemiyle birlikte yaşadıkları çevreden kopan insanların tekrar yaşadıkları çevreye yönelmesi hususunda coğrafyanın ne kadar etkili olduğu bilinmektedir. Bu etkinin temeli ise ilköğretimde sosyal bilgiler dersi ile başlayıp lise düzeyinde coğrafya dersi tarafından oluşturulmaktadır. Bu bağlamda küreselleşme ve küreselleşmiş bilgiler içerisinde öğrencilerin yaşadıkları çevrede var olan coğrafi unsurların farkındalık durumlarını ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilere başarı testi oluşturularak Kırıkkale ilinde 1577 ortaokul öğrencisine ulaşılırken, öğretmenler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak Kırıkkale ilinde görev yapan 38 sosyal bilgiler öğretmenine ulaşılmıştır. Bu bağlamda araştırmada nitel ve nicel araştırmaların ilişkili ve bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrenciler sınıf düzeyine göre 6.7. ve 8. sınıf; yerleşim yeri türüne göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılırken, öğretmenlerde ise yine yerleşim yeri değişkenine göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılmıştır. Araştırmadan elde ettiğimiz veriler de SPSS 17 ve Microsoft Excel programı ile işlenerek t-Testi ve One Way Anova sonuçlarına göre yorumlanmıştır. Günümüzde var olan küresele yönelme durumu insanı yaşadığı çevreden uzaklaştırarak hiç bilmediği dünyaların kapılarını aralamaktadır. Bu durum bir bakıma iyi olarak karşılansa da öğrencilerde yaşadıkları çevreye yönelik ilgi eksikliğini oluşturmaktadır. Bu küreselleşme dönemiyle birlikte yaşadıkları çevreden kopan insanların tekrar yaşadıkları çevreye yönelmesi hususunda coğrafyanın ne kadar etkili olduğu bilinmektedir. Bu etkinin temeli ise ilköğretimde sosyal bilgiler dersi ile başlayıp lise düzeyinde coğrafya dersi tarafından oluşturulmaktadır. Bu bağlamda küreselleşme ve küreselleşmiş bilgiler içerisinde öğrencilerin yaşadıkları çevrede var olan coğrafi unsurların farkındalık durumlarını ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilere başarı testi oluşturularak Kırıkkale ilinde 1577 ortaokul öğrencisine ulaşılırken, öğretmenler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak Kırıkkale ilinde görev yapan 38 sosyal bilgiler öğretmenine ulaşılmıştır. Bu bağlamda araştırmada nitel ve nicel araştırmaların ilişkili ve bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrenciler sınıf düzeyine göre 6.7. ve 8. sınıf; yerleşim yeri türüne göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılırken, öğretmenlerde ise yine yerleşim yeri değişkenine göre köy, ilçe ve il şeklinde tabakalara ayrılmıştır. Araştırmadan elde ettiğimiz veriler de SPSS 17 ve Microsoft Excel programı ile işlenerek t-Testi ve One Way Anova sonuçlarına göre yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ışığında öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik coğrafi bilgileri "orta" düzeydedir. Aynı zamanda araştırmada oluşturulan alt değişkenlerden cinsiyet değişkenine göre kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılırken sınıf düzeyi arttıkça öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgilerinin de arttığı gözlemlenmiştir. Fakat burada 8.sınıf-7.sınıf arasında anlamlı farklılığa ulaşılırken 7.sınıf-6.sınıf arasında anlamlı farklılığa ulaşılmamıştır. Yerleşim yeri değişkenine göre ildeki öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olduğu görülürken bunu köydeki öğrenciler ve ilçedeki öğrenciler takip etmektedir. Burada da il-ilçe değişkenine il lehine, ilçe-köy değişkeninde köy lehine manidar bir farklılığa ulaşılmıştır. Öğrencilerin sosyal bilgiler dersi not ortalamasına göre ise sosyal bilgiler dersi yıl sonu puanı yüksek olan öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olduğu, sosyal bilgiler dersi yıl sonu puanı düşük olan öğrencilerin yaşadıkları çevre bilgi düzeylerinin de düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin ilgi duyduğu sosyal bilgiler alt disiplinlerine göre tarih disiplinine ilgi duyan öğrencilerin yaşadıkları çevreye yönelik bilgi düzeyleri yüksek bulurken bunu diğer sosyal bilgiler disiplinine ilgi duyan öğrenciler ve coğrafya disiplinine ilgi duyan öğrenciler takip etmektedir. Aynı zamanda hazırlanan başarı testinde öğrenciler yaşadıkları çevre ile ilişkili "konum" sorularında en yüksek başarı ortalamasına sahip olurken, bunu "fiziki coğrafya" ve "beşerî coğrafya" soruları takip etmektedir. Araştırmada hem öğrenciler hem de öğretmenler derste, yaşadıkları çevreye yönelik bilgi verildiğini belirtse de iki grup arasında oransal farklılık vardır. Bununla birlikte hem öğrencilerin hem öğretmenlerin yaşadıkları çevreye yönelik yeterince gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılmadığını gözlemlenmiştir. Okullarda da bu tür etkinliklerin yeterince yapılmadığının belirlenmesinin yanı sıra yaşadıkları çevreye yönelik gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılan öğrenciler de gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinden edindikleri bilgileri başarı testine aktaramamışlardır. Bu bakımdan okullarda yapılan gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinin niteliği arttırılmalı bak-gör-geç mantığından uzaklaşılmalıdır. Yaşadığımız çevrenin öğretimi ile ilgili "şehrimiz ………………." dersinin ortaokul müfredatına yerleştirilmesi olumlu bir gelişme olarak görülse de yeterli kaynakların üretilmemesi, seçmeli ders olması da dersin etkililiğini yitirmesine sebep olabilmektedir. Araştırmada hem öğrenciler hem de öğretmenler derste, yaşadıkları çevreye yönelik bilgi verildiğini belirtse de iki grup arasında oransal farklılık vardır. Bununla birlikte hem öğrencilerin hem öğretmenlerin yaşadıkları çevreye yönelik yeterince gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılmadığını gözlemlenmiştir. Okullarda da bu tür etkinliklerin yeterince yapılmadığının belirlenmesinin yanı sıra yaşadıkları çevreye yönelik gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerine katılan öğrenciler de gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinden edindikleri bilgileri başarı testine aktaramamışlardır. Bu bakımdan okullarda yapılan gezi-gözlem-araştırma faaliyetlerinin niteliği arttırılmalı bak-gör-geç mantığından uzaklaşılmalıdır. Yaşadığımız çevrenin öğretimi ile ilgili "şehrimiz ………………." dersinin ortaokul müfredatına yerleştirilmesi olumlu bir gelişme olarak görülse de yeterli kaynakların üretilmemesi, seçmeli ders olması da dersin etkililiğini yitirmesine sebep olabilmektedir.

Bilgi düzeyiCoğrafi bilgiCoğrafya+3
Gün Erol Şahin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects