Marketing communication
102 theses under this subject heading
Bütünleşik pazarlama iletişimi açısından bir destinasyon markalaması örneği olarak ulus markalaması üzerine detaylı bir araştırma: "Türkiye – gücünü ve potansiyelini keşfet"
Pazarlama anlayışı geçmişten günümüze büyük değişimler göstermiş, 21.yy. ile birlikte bütünleşik pazarlama hâkim anlayış haline gelmiştir. Benzer bir gelişim destinasyonların ekonomik kaynaklarını geliştirmek ve iyi bir imaj oluşturmak için destinasyonlarını birer marka olarak yönetme anlayışlarında da yaşanmaktadır. Ürün ve hizmetlerin marka yönetimi ile elde ettikleri yararlar destinasyonları bu anlayışa yöneltmektedir. Türkiye, 2000'li yıllarda başladığı ulus markalama çalışmalarında 2014 yılı itibari ile "Turkey Discover The Potential" markası ile devam etmekte, marka yönetimini ihracat ve doğrudan yabancı yatırım tutarları ekseninde yürütmektedir. Bu çalışmada, ihracat ve doğrudan yabancı yatırım tutarlarının uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanan ulus marka endekslerinde ülkelerin yer aldıkları sıralama ile ilişkisi incelenmiştir. Türkiye ulus markası örneği üzerinden, 2016 yılı en çok ihracat yapan 25 ülke örneklemi içerisinde üç farklı ulus marka endeksinin 2010-2016 yılları arası sıralamaları ile ihracat ve doğrudan yabancı yatırım tutarları veri seti olarak belirlenerek varyans analizi, t-testi ve pearson korelasyon katsayısı yöntemleri kullanılmıştır. Ulus marka endekslerinin doğruluğunun kabulü durumunda araştırma bulguları Türkiye açısından değerlendirildiğinde, ihracat ve doğrudan yabancı yatırım tutarları ile endeks sıralamaları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Animasyon filmlerindeki ürün yerleştirme stratejisinin çocuklardaki marka farkındalığındaki rolü
Günümüzde dijital medya tüketiminin artmasıyla birlikte, çocuklar reklamcılık faaliyetlerinin başlıca hedef kitlesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle animasyon filmleri gibi çocukların yoğun ilgi gösterdiği içeriklerde yer alan ürün yerleştirmeler, markaların görünürlüğünü artırmak amacıyla stratejik biçimde kullanılmaktadır. Bu tez çalışması, animasyon içeriklerinde yer alan ürün yerleştirmelerin çocukların marka farkındalığı üzerindeki rolünü incelemektedir. Çalışmada, çocukların medya içeriklerinden etkilenme düzeylerinin yaşa ve sosyal çevreye göre değiştiği ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, çocukların ürün yerleştirme stratejilerine karşı nasıl tepki verdikleri, ürün yerleştirme tür ve etkilerinin eğitim seviyelerine bağlı olarak değiştiğini, çocukların markaları ne ölçüde fark ettiklerini ve bu markalara dair ne tür anlamlar ürettikleri gibi konulara değinmiştir. Bu kapsamda, çalışmada 6-17 yaş aralığındaki 45 çocukla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak görüşme gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeden elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Görüşme için üç farklı animasyon içeriği seçilmiş ve bu animasyonlar içerisinden görsel ürün yerleştirme, işitsel ürün yerleştirme ve hem görsel hem de işitsel (karma) ürün yerleştirme çeşitleri bulunmasına özen gösterilmiştir. Çocuklara çeşitli animasyonlar üzerinden sorular yöneltilmiş; belirli markaları hatırlama, markalara dair duygu ve düşüncelerini ifade etme ve bu markalarla günlük yaşamda kurdukları ilişkiyi tanımlama biçimleri incelenmiştir. Bu sayede, çocukların medya içerikleri aracılığıyla nasıl bir marka farkındalığı geliştirdiği, animasyon içeriklerinin bu konudaki rolü ve bu farkındalığın onların tüketici davranışlarına potansiyel etkileri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Marka Farkındalığı, Animasyon, Çocuk Tüketici
Küresel markalarda tüketici etnosentrizmi ve algılanan iletişim tutarlılığının müşteri-marka ilişkisi sonuçlarına etkisinin incelenmesi: Kazakistan'da Türk giyim markaları üzerine bir çalışma
Bu çalışmada, tüketicilerin pazarlama iletişimi mesajları aracılığıyla algıladıkları tutarlılığın, markalarla olan ilişkilerini nasıl etkileyebileceği, Türk giyim markalarına odaklanarak incelenmektedir. Giyim endüstrisindeki büyüme ve bu durumu büyük ölçüde etkileyen yaşam tarzı değişiklikleri; müşterilerin giderek artan talepleri ile sonuçlanmış ve bu durum karşısında pazarlama yöneticilerini yeni ve tutarlı pazarlama iletişimi stratejileri geliştirmek için harekete geçirmiştir. Pazarlama ve iletişim stratejilerinde, ilişkisel pazarlama yaklaşımına ve bu yaklaşım sayesinde sadakat, güven ve bağlılık gibi faktörlere geçmiş zamanlara kıyasla daha fazla önem verildiği dikkat çekmektedir. Yeni medya, bütünleşik pazarlama iletişiminin hedef kitlelere ulaşması için ek fırsatlar sağlamaktadır. Bu nedenle, bütünleşik pazarlama iletişiminde algılanan tutarlılık ve bunun giyim markaları ile farklı müşteri-marka ilişkisi sonuçları üzerindeki etkisi, güncel ve ilgili bir araştırma konusu olarak değerlendirilmektedir. Çalışma doğrultusunda, Kazakistan'ın Almaatı şehrinde yaşayan 384 Kazak tüketiciden elde edilen veriler, Kısmi En Küçük Kareler-Yapısal Eşitlik Modeli (KEEK-YEM) paket programı Smart PLS 4.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Bulgular, Kazak tüketicilerin Türk giyim markalarıyla ilgili algıladıkları iletişim tutarlılığının marka bağlılığı, marka sadakati ve marka güveni üzerindeki olumlu etkilerini göstermektedir. Çalışmanın bir diğer amacını ortaya koymak üzere gerçekleştirilen düzenleyici etki analizinde, Kazak tüketicilerin Türk giyim markalarına yönelik algıladıkları iletişim tutarlılığı ve marka bağlılıkları arasındaki ilişkide, etnosentrik eğilimlerinin ılımlaştırıcı etkilerine rastlanmamıştır. Anahtar Sözcükler: Algılanan İletişim Tutarlılığı, Tüketici Etnosentrizmi, Marka Bağlılığı, Marka Sadakati, Marka Güveni, Türk Giyim Markaları, Kazakistan
Social media and advertising as a marketing tool in business
The study consisted of theoretical and empirical part. Aim of theoretical part is to clarify the role of advertising, social media applications and marketing channels. By using a qualitative approach, the empirical part aims was to investigate the actions and processes of FLO and Ayakkabı Dünyası that uses social media applications and advertising in often manner. The main aims of the research was to clarify the advantages of social media applications when they are used as a marketing communication tools, and to examine how they impact on indicated companies as FLO and Ayakkabı Dünyası. Another aim was to evaluate both companies' dependence on using social media or traditional channels as a primary marketing communication method. Thus, in this research I focused on both topics from the perspective of thematically companies. Study oriented only on social media and advertising. Companies' international and other activities are excluded in this research. As a conclusion, this study argues that social media and advertising are so important elements in modern marketing communication of the companies, that even if their current aim is to support mainly other channels, in nearest future social media will be considered as a major channel in various companies. Because, nowadays Internet and social media, as marketing channels, are offering potentially attractive tools for reformation. They are very effective tools to increase recognition of the company and attract the attention of its products. By using social media applications, companies are able to cover new and relatively large target groups in short term, than by using traditional marketing channels. According to the last marketing studies, this situation (usage social media) has been anticipated to become a part of everyday life in Turkey as well. Both companies have started to take for granted how fast and extensively marketing communication methods have been developed during the last years. Especially internet, social media and advertising have become 'even more important and effective distributors' of the marketing communication for FLO and Ayakkabı Dünyası. And also, consumer's competency on product and its price has also increased as a result of high information flow. Thus, we can say that it is not beneficial for both companies to count only on traditional sales and marketing methods. In order to become top marketing company, they will be find new ways to cover more demanding customers. Keywords: Social media, advertising, marketing, consumer, costumer.
Halkla ilişkilerin dijitalleşmesi bağlamında konum tabanlı pazarlama
Tüketicinin taleplerinin giderilmesi için yapılandırılan yeni medya teknolojilerinin pazarlama alanında da sıklıkla kullanıldığı gözlenmekte ve tüketiciye hızlı, kolay ulaşılabilme adına firmaların pazarlama stratejilerinin değişerek, mobil pazarlamaya kaydığını göstermektedir. Günümüz teknolojilerinin ışığında akıllı mobil telefonlar hayatımızı kolaylaştırmakta ve yaşamımızın vazgeçilmez bir öğesi olmaktadır. Bu bağlamda, tüketiciye mobil mesaj yoluyla ulaşılması maliyet düşüklüğü ve etkili olması nedeniyle tercih edilmektedir. Mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama, bireyin ağ-konum bilgileri doğrultusunda tüketiciye "sen neredeysen ben ordayım" algısını yerleştirdiği ve tüketicinin tüketim alışkanlıklarını değiştiren pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama bağlamında bireylerin konum tabanlı pazarlama mesajlarına yönelik tutum ve davranışlarının ölçülmesine yöneliktir. Araştırmanın konum tabanlı pazarlama stratejilerinin oluşturulmasında alışveriş tutumlarını ne yönde etkilediğine ilişkin başvurulabilecek bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
The effect of word of mouth marketing female consumers' decision making process in Afghan food brands
The critical and main mission of marketing communication and advertisement is to affect the consumer's purchasing behavior and word of mouth marketing communication goal is as well. Word of mouth marketing communication seems to be one of the cheapest ways of marketing communication activities across the world. WOMM is defined as any publicity and advertisement which is not sponsored by the company, but rather it is advertised by organic methods via customers. In this study, the effectiveness of word of mouth marketing on female consumers' buying decision making process is investigated in Afghanistan by taken 384 urban women as the sample of empirical study. The purpose is to explore how WOM can affect the females' buying decision making process and how it can be managed by commercial advertisement to gain new consumers for food products and how it can manage organization's existing customers with WOM communication as a significant and cheap method of marketing communication. This paper study contains five parts such as introduction, literature review, conceptual framework, research methodology including analysis and findings, and last one which is conclusion and recommendations. A research model which inspired by practical knowledge, experience in the field of study, and review of WOMM methods was developed for this study. After completion of the research, achieved data is tested by SPSS and finding are subsequently presented and the result is shown by tables with description and the last chapter is dedicated to the further studies and the conclusion of the research. According to the research, the WOMM impact differs among females depending on their age, marital status, behavioral interdependence characteristic and education except for occupation on females' buying decision making regarding buying products from the specific brand in Afghanistan.
Toplumsal cinsiyetin tüketici satın alma tarzları üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma
Bireyin günlük yaşamında gidermesi gereken birçok istek ve ihtiyacı bulunmaktadır. Bu istek ve ihtiyaçları gidermek için birçok satın alım gerçekleştirmektedir. Satın alım her bireyde farklı tarzda meydana gelmektedir. Toplumsal cinsiyet rolü bireyi yaşamı boyunca etkisi altına almakta ve onun satın alma kararına da etki etmektedir. Bu yüzden toplumsal cinsiyet rolünün satın alma karar tarzlarını ne şekilde etkilediğini bilmek işletmeler açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, toplumsal cinsiyet rolünün tüketici satın alma karar tarzlarına olan etkisini incelemektir. Bu amaç çerçevesinde Uşak il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzeri kadın tüketicilere yüz yüze anket uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 23.0 ve AMOS 22.00 paket istatistik programlarında faydalanılmıştır. Edinilen sonuçlara göre; toplumsal cinsiyet rolleri ile mükemmeliyetçilik-yüksek kalite odaklılığı, düşünmeden alışveriş/dikkatsizlik, çeşit karmaşası yaşama, marka odaklılık, yenilik ve moda odaklılık, eğlence ve haz odaklılık, alışkanlık ve marka bağlılığı arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Pazarlama iletişimi açısından Covid-19 pandemisi sürecinde sosyal medyada içerik analizi: Hava yolu işletmelerinden örnekler
Küreselleşen dünyada dijitalleşmenin de etkisiyle etkili iletişim ve pazarlama yöntemleri bilinenin aksine farklı platformlara da taşınmıştır. Pazarlama iletişiminin taşındığı en önemli platformlardan biri de sosyal medyadır. Sosyal Medyanın işletmelerin tanıtım yüzü olarak görünmesinin yanı sıra doğrudan tüketici ya da müşteri ile etkileşim halinde bulunulabilmesi sosyal medyanın ne denli güçlü bir pazarlama iletişim ağı kurabileceğini göstermektedir. Dünya üzerinde en güvenilir ve en kısa ulaşım yöntemi olan havacılık sektörünün iki önemli işletmesi Türk Hava Yolları ile Emirates Hava Yolları, 2019 Aralık ayında ortaya çıkan ve bir anda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi'nden oldukça etkilenmiştir. Bu etkiyi minimum seviyede tutabilmek ve kontrol altına alabilmek için iki işletme sosyal medya platformlarından Facebook, Twitter ve Instagram üzerinden etkili bir pazarlama iletişimi kurmaya çalışarak müşterileri ile iletişim halinde kalmaya çalışmışlardır. Küresel iki hava yolu işletmesinin pandemi sürecinde etkili bir şekilde sosyal medya platformlarını kullandıkları gözlemlenmiş ve bu platformlarda yapılan paylaşımlar doğrultusunda müşterileri ile etkileşim halinde yönettikleri kanısına varılmıştır. Araştırma içerik analizi yöntemiyle, 11 Mart 2020 ile 31 Ağustos 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre her iki işletmenin de sosyal medyada paylaştığı içerikler; haber, duyuru, destinasyon, kampanya, sponsorluk ve kutlama şeklinde kategorize edilmiştir. Haber ve duyuru kategorilerinin hem Facebook, hem Twitter hem de Instagram sosyal medya platformlarında en çok paylaşımın kategoriler olarak ön plana çıkmıştır. Genel olarak, her iki havayolu işletmesinin de Facebook, Twitter ve Instagram sosyal medya platformlarını, pazarlama iletişimi açısından halkla ilişkiler ve satış geliştirme amaçlı olarak kullandıkları tespit edilmiştir. Özellikle Covid-19 sürecinde, iki havayolu işletmesinin de ağırlıklı olarak halkla ilişkiler faaliyetlerine ilişkin paylaşımlarda bulunmuşlardır.
COVID-19 pandemi sürecinde pazarlama iletişim unsurlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi: Özel okullar örneği
Bu çalışmada Covıd-19 pandemi sürecinde pazarlama iletişim unsurlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi özel okullar örneği üzerinden incelenmiştir. Çalışmada sosyo-demografik form, araştırmacı tarafından geliştirilen Bütünleşik Pazarlama İletişimi Ölçeği ve İriç (2014) tarafından geliştirilen Okullarda Memnuniyet Ölçeği'nden oluşan anket formu kullanılmıştır. Çalışmaya Bursa ilinde bulunan 389 özel okul velisi katılımcı olmuştur. Veriler elektronik ortamda toplanmış ve SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde katılımcıların demografik özelliklerinin belirlenmesi için tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmış, Araştırma değişkenlerinin güvenilirlikleri incelenmiştir. Ayrıca Bütünleşik Pazarlama İletişimi Ölçeği ve alt boyutları ile Okuldan Memnuniyet Ölçeği ve alt boyutları da göz önüne alınarak, ölçeklerin yapısal geçerliliğini incelemek amacıyla iki aşamalı Doğrulayıcı Faktör Analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada araştırmanın değişkenlerinin katılımcıların demografik değişkenleri bakımından incelenmesi amacıyla t testi ve Anova testi ile analiz yapılmıştır. Değişkenler arasında farklılığın olduğu durumlarda farklılığın kaynağı olan gruplar TUKEY testiyle incelenmiştir. Ölçeklerin ve alt boyutlarının kendi aralarındaki ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda reklam çalışmaları, tanıtım faaliyetleri, halkla ilişkileri, uzaktan eğitim süreci ve yüz yüze eğitim süreci ile yaş grubu, cinsiyet, eğitim durumu ve çocuk sayısı arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okuldan memnuniyet ile yaş, eğitim durumu ve okul sayısı arasında anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Okuldan memnuniyet boyutlarından müşteri- ders dışı etkinlikler memnuniyeti, yemek hizmetleri, derslik dışı kurum mekanları ve kitap kırtasiye hizmetleri ile cinsiyet arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Müşteri-kurum personeli iletişim memnuniyeti, müşteri-kurum kültürü kurum iklimi memnuniyeti ile cinsiyet arasında ise anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Çalışmada pazarlama iletişimi ve okuldan memnuniyet araştırma değişkenleri arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Çalışmanın bir diğer sonucu ise pazarlama iletişimi boyutları olan reklam çalışmaları, tanıtım faaliyetleri, halkla ilişkiler, uzaktan eğitim süreci ve yüz yüze eğitim süreci değişkenlerinin okuldan memnuniyet üzerinde pozitif yönlü yüzde 62,2'lik bir etkiye sahip olduğudur.
Dijital çağda pazarlama iletişiminde yeni bir boyut: Sanal topluluklar ve kullanıcı merkezli içerik
Günümüzde gelişen bilgi iletişim teknolojileri ile birlikte her alanda birçok değişim yaşanmıştır. Bu değişim pazarlama, halkla ilişkiler, reklam ve iletişim çalışmalarına farklı bir boyut kazandırmıştır. Bilgi iletişim teknolojilerindeki gelişim beraberinde dijital çağın oluşmasına sebep olmuştur. Dijital çağ; yeni medya tanımını, sosyal ağ kavramlarını ve yeni pazarlama iletişimi çalışmalarını ortaya çıkarmıştır. Dijital çağ uzun süredir yaşantımızı etkisi altına almış ve giderek daha çok yaşantımızın içine dahil olmaktadır. Günümüzde yeni kavramların öneminin giderek artması ile birlikte markalar çalışmalarını bu doğrultuda düzenlemeye başlamışlardır. Markaların pazarlama, reklam ve iletişim çalışmalarında yeni medyanın etkisiyle özellikle sosyal ağ sitesi çalışmaları hem markalar hem de tüketiciler için ön plana çıkmaktadır. Markalar sosyal ağ sitelerinde tüketiciye yönelik yeni pazarlama anlayışının içerdiği çalışmalar ile markalarını yönetmektedirler. Sosyal ağ sitelerinde sosyalleşme, katılım ve etkileşim kavramları kullanıcılar için daha fazla popüler hale gelen ve markaların pazarlama iletişimi çalışmaları için önem taşıyan kavramlar olmuştur. Bununla beraber dijital çağın etkisi ile kullanıcılar markaların sanal topluluklarına üye olmakta veya sosyal paylaşım sitelerinde markaların yönlendirmesi sonucunda kullanıcı merkezli içerik paylaşımında bulunmaktadırlar. Bu bağlamda " Dijital Çağda Pazarlama İletişiminde Yeni Bir Boyut: Sanal Topluluklar ve Kullanıcı Merkezli İçerik" başlıklı bu tez çalışmasında, dijital çağda markalar için önem taşıyan sosyal ağ sitesi çalışmalarında markaların sanal topluluk uygulamaları ve kullanıcılar tarafından oluşturulan içerik üretimi araştırılmıştır.
Küresel bir iletişim platformu olarak fuar iç mekânları ve uluslararası fuarlar üzerinden bir irdeleme
Günümüzde fuar iç mekânları, ticari pazarlama aracı mekânlar olmak ile birlikte hızla büyüyen bir küresel iletişim platformu haline gelmiştir. Özellikle uluslararası fuarlar, geniş kitlelere ulaşabilen iletişim mekânlarıdır. Bu araştırmada, küresel anlamda etkili bir iletişim yolu olarak karşımıza çıkan ve tüm dünyayı buluşturan uluslararası etkinliklerin, bu iletişimin aracı olarak da fuar iç mekanlarının araştırılması düşüncesiyle yola çıkılmıştır. Çalışmanın amacı sürekli değişen ve gelişen dünyada küreselleşmenin bir sonucu olarak uluslararası fuarların, sergilenen ürünlerin ve fuar iç mekânlarının genel tasarım prensiplerinin yanı sıra nasıl etkilendiğinin araştırılması ve konuyla ilgili güncel perspektif sunulmasıdır. Bu çalışma kapsamında fuarların küresel bir iletişim platformu olması durumu tartışılmakta ve aynı zamanda küreselleşme, tüketim kültürü ve iç mekân tasarımı ara kesitinde fuar standları ve fuarlar eleştirel yaklaşımla örnekler üzerinden araştırılmaktadır. Yöntem olarak öncelikle uluslararası fuar etkinlikleri, stand tasarımları, küreselleşme, tüketim, iletişim konuları ile ilgili literatür araştırması yapılmıştır. Türkiye ve yurt dışındaki uluslararası fuarlar ile ilgili örnek ve tarihçe araştırması yapılmıştır. İkinci aşama olarak Türkiye'de uluslararası fuarlar için stand tasarımı yapan ve çalışma kapsamında seçilen tasarım firmalarıyla birebir görüşmeler yapılmıştır. Alan çalışması olarak İTÜ Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) biriminin desteğiyle Nisan 2016'da Milano'da yapılmış olan ve günümüzde önemli uluslararası fuarlar arasında yer alan Salone del Mobile'2016 Uluslararası Mobilya Fuarı'nda yerinde gözlem ve firma yetkilileriyle birebir görüşmeler yapılarak detaylı bir örnek analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, araştırmanın amacı ifade edilmiş; konunun kapsamı ve yöntemler açıklanmıştır. İkinci bölümde, küreselleşme, tüketim ve iletişim kavramları, ve süreçleri ele alınmış, bu kavramlar bağlamında marka, iç mekân ve kurumsal kimlik ilişkisine yer verilmiştir. Küreselleşmenin farklı ölçeklerde mekânsal etkileri araştırılmış, örnekler üzerinden tartışılmıştır. Sergileme ve fuar etkinliklerinin tanımlanması, tarihsel süreçlerinin ve türlerinin incelenmesi üçüncü bölümü oluşturmaktadır. Bu bağlamda Dünya'da ve Türkiye'de yapılan uluslararası fuarlar ve uluslararası fuarlarda stand tasarımın önemi ve tasarım kriterleri araştırılmıştır. Fuarlar ve fuar standları, mekânın hedef alıcılara kurumsal kimlik ve mesajları ileten bir aracı olması durumunu tanımlamış ve mekânsal iletişim araçları olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda fuar standı tasarımı ve tasarım kriterlerinin neye göre şekillendiği önem kazanmaktadır. Bu tartışmanın yapılabilmesi için çalışma kapsamında Türkiye'de uluslararası fuarlar için stand tasarımı yapan 2 tasarım firmasıyla birebir görüşmeler yapılmıştır. Dördüncü bölümde, küresel etkinlikler olarak uluslararası fuarların incelenmesini amaçlayan alan çalışması yer almaktadır. Alan çalışması kapsamında 2016'da, dünyaca ünlü bir etkinlik haline gelen Milano Uluslararası Mobilya Fuarı 'Salone del Mobile' ziyaret edilmiş, yerinde incelemeler ve gözlemler yapılmıştır. Milano tasarım haftası kapsamında yapılan fuarda, katılımcı firmalar ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan anket çalışmasına göre, Salone del Mobile fuarına katılım sürekliliğinin değerlendirilmesi Sergi mekânlarının şekillenmesinde etken faktörlerin katılımcı firmalar açısından değerlendirilmesi Küresel ölçekte katılımcı firmaların birbirinden farklılıklarının ve birbirlerine benzerliklerinin sorgulanması Fuarın Milano Tasarım Haftası kapsamında değerlendirilmesi Katılımcı firma deneyimlerinin incelenmesi ile ilgili olarak sorular sorulmuştur. Bununla birlikte çalışma kapsamında ele alınan Salone del Mobile Fuarı'ndaki stand tasarımlarının detaylı analizi yapılmış ve küreselleşme ve iletişim kavramlarıyla ilişkilendirilerek anket çalışmasıyla elde edilen verilerle birlikte değerlendirilmişlerdir. Bu bağlamda hem katılımcı firmalarla hem de tasarım firmalarıyla anket sorularının yöneltildiği röportajlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan röportajlar kapsamında, Katılımcı firmaların uluslarası firmalara katılma nedenleri ve beklentileri araştırılmış, Uluslarası fuarlarda temaların ürüne dolayısıyla stand tasarımına etkisi değerlendirilmiş, Farklı ülkelerde yapılan uluslarası fuarlarda kültürel veya diğer etkenlerin stand tasarımını nasıl etkilediği sorgulanmış, Ülke kimliğinin ve kurumsal kimliğin sergi mekanına nasıl yansıdığı incelenmiş, Stand tasarım firmalarıyla yapılan görüşmelerde, sürekli çalıştıkları firmaların katıldıkları fuarlara göre mekandaki benzerlikler/farklılıklar tartışılmış, Ulusal ve uluslarası fuarlarda stand tasarımına yansıyan benzerlikler/farklılıklar sorgulanarak küresel boyuttaki etkiler araştırılmıştır. Beşinci bölümde ise, örnek analizleri ve alan çalışmalarının sonuçlarını değerlendiren bir tartışma yapılmıştır. Elde edilen tüm veriler ile beraber küreselleşme, tüketim kültürü ve iç mekân tasarımı ara kesitinde fuar standları ve fuarların küresel bir iletişim platformu olması durumu tartışılmıştır. Araştırma ile birlikte küreselleşme ve iletişim bağlamında irdelenen örnek üzerinden konu alanında güncel bir perspektif sunmak hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Tüketim, İletişim, Marka, Kimlik, Fuar, Stand
Yapay zeka'nın pazarlama iletişimi ve marka tutundurmada kullanımı ve yapay zeka'nın reklam iletişiminde kullanımı üzerine bir araştırma
Bu çalışma, Yapay Zeka teknolojisinin reklam ve pazarlamada nasıl kullanılabileceğini incelemektedir. Yapay Zeka ve makine öğrenmesi, içerik oluşturma, hedefleme ve kişiselleştirme yetenekleri sayesinde pazarlamacıların daha geniş bir kitleye daha etkili bir şekilde ulaşmalarını sağlamak için büyük potansiyele sahiptir. Ancak, bu teknolojilerin uygulanması etik ve yasal zorlukları da beraberinde getirir, özellikle veri gizliliği ve tüketici hakları gibi konularda. Bu nedenle, Yapay Zeka ve makine öğrenmesinin reklamcılık ve pazarlama alanlarında uygulanması, yaratıcılık ve etkin iletişim ile etik ve yasal zorlukların dikkatli bir şekilde dengelenmesini gerektirir. Çalışma, bu dengelenmeyi nasıl başarabileceğimizi ve Yapay Zeka'nın bu alanlarda nasıl etkili bir şekilde kullanılabileceğini incelemeyi amaçlamaktadır.
Mobilya sektöründe tutundurma stratejileri; Gündoğdu Mobilya örneği
Pazarlama karması içerisinde önemli bir eleman olan tutundurmanın halkla ilişkiler faaliyetleri günümüzde şirketlerin gündemlerinde ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda halkla ilişkilerin ve tutundurmanın ne olduğu ve nasıl yapıldığı, üzerinde durulması gereken bir konudur. Halkla ilişkiler kavramının içeriğini ve uygulamalarını iyi bilmeyen işletmeler başarılı bir halkla ilişkiler politikası icra edemezler. Bu çalışmada halkla ilişkilerin ve tutundurmanın tanıtıcı kavram ve tanımları üzerinde durulmuştur. Eskiden pazarlama sektöründe halkla ilişkiler pek bilinmezdi. Pazarlama karmasındaki tanıtım ayağı, ağırlıklı olarak reklamdan oluşuyordu. Halkla ilişkiler, ürünlerle ilgili basında haberlerin yayınlanması ihtiyacı olduğunda hatırlanan sadece ekstra bir tanıtım aracıydı. Halkla ilişkilerin ağırlıkla kurumsal iletişimden sorumlu olduğu kabul edilirdi. Son yıllarda müşteri¬lerle uzun vadeli ilişkiler kurulması ve sürdürülmesi için halkla ilişkilerin kendine özgü kolaylaştırıcı özellikleri daha çok kullanılmaya başlandı. Ürün markası iletişiminde, halkla ilişkilere duyulan ihtiya¬cın artmasıyla Pazarlama Amaçlı Halkla İlişkiler alanı doğdu. Bu dönemde ortaya çıkan, tek bir mesaj ve ortak hedefler doğrultusunda, tüketicilerle bütün temas noktalarında buluşarak, bütün iletişim araçlarının uzun vadeli birbiriyle uyumlu yönetilmesi yaklaşımı olan bütünleşik pazar¬lama iletişiminin şekillenmesinde halkla ilişkiler disiplininin önemli etkileri bulunmaktadır. Bu tezin ilk bölümünde pazarlama iletişiminin kavramsal çerçevesi, halkla ilişkilerde müşteri ilişkileri, basın ve son yıllarda teknolojinin gelişiminden doğan yeni bir iletişim ağı olan sosyal medya ile olan ilişkileri ve pazarlamada tutundurmanın diğer öğeleri konu edilmiştir. İkinci bölümünde de nitel veri toplama yöntemi ile yerel bir pazarlama firmasının yapısı, pazarlama çalışması incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, pazarlama yönetimi, halkla ilişkiler, pazarlama iletişimi, pazarlama amaçlı halkla ilişkiler, halkla ilişkiler kampanyası
Medikal turizm pazarlamasında pazarlama iletişiminin önemi
Ülkelerin kalkınmasında turizmin önemli bir payı vardır. Turizm, her geçen gün gelişmekte ve çeşitlenmektedir. Önemli turizm türlerinden birisi ise sağlık turizmidir. Sağlık hizmetlerinin uluslararası düzeyde üretimi, tüketimi ve hastaların uluslararası düzeyde dolaşımı tarih boyunca var olmuştur. Ancak, günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hız kazanan küreselleşme süreci uluslararası hasta dolaşımını daha da artırmıştır. Son yıllarda, milyonlarca kişi kendi ülkesine kıyasla daha kaliteli ve daha az maliyetle sağlık hizmeti alabilmek maksadıyla farklı ülkelere seyahat etmektedir. Bu durum da ülkeler açısından sağlık turizminin öneminin her geçen gün artmasını sağlamıştır. Ancak, sağlık turizminin de kendi içerisinde farklı türleri mevcuttur. Bunlar; termal, yaşlı ve engelli bakımı, spa-wellness ve medikal turizmdir. 2020 yılı itibariyle dünyada medikal turizm pazarının 104,68 milyar dolar olduğu, Türkiye'nin ise bu pazardan aldığı payın sadece 548,88 milyon dolar olduğu görülmektedir. Türkiye'nin bu pazardan aldığı payın arttırılmasında pazarlama iletişimi araçlarının önemli bir yeri olduğu düşünülmektedir. Bu noktadan hareketle, çalışmanın temel amacı; medikal turizm kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden turistlerin bu tercihlerinde hangi pazarlama iletişimi karmasının daha etkili olduğunu ortaya koymaktır. Ayrıca, kaliteli hizmet sunumunun ve müşteri memnuniyetinin ise medikal turistlerin davranışsal niyetlerini etkilediği düşünülmektedir. Bu bağlamda araştırmanın diğer bir amacı, algılanan hizmet kalitesi ile davranışsal niyetler arasındaki ilişkide müşteri memnuniyetinin aracı etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmanın amacına uygun olarak literatür taranmış, araştırma değişkenlerine ilişkin ölçekler çalışmaya uyarlanarak anket formu oluşturulmuştur. Araştırmanın analizleri için gereksinim duyulan veriler, İstanbul iline medikal turizm kapsamında gelen turistler arasından, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği ile seçilen 53 farklı ülkeden 432 kişiye yüz yüze anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmada, SPSS 20.0 ve AMOS 24.0 paket programları kullanılarak verilerin analizi yapılmıştır. Bu süreçte, örnekleme ilişkin betimleyici istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik ve geçerlilik analizleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak, araştırma hipotezleri test edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, medikal turistlerin Türkiye'yi tercih etmelerinde en etkili pazarlama iletişimi araçlarının sırasıyla, reklam ve geleneksel ağızdan ağıza pazarlama iletişimi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, algılanan hizmet kalitesinin tüm boyutları ile davranışsal niyetler arasındaki ilişkide müşteri memnuniyetinin aracı etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlardan hareketle, araştırmacılara ve medikal turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelere çeşitli önerilerde bulunularak çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Medikal Turizm, Pazarlama İletişimi, Hizmet Kalitesi, Müşteri Memnuniyeti, Davranışsal Niyetler
Türkiye'de pazarlama iletişimi alanında hazırlanmış lisansüstü tezlerin bibliyometrik analizi
Bilimsel faaliyet kümülatif bir yapıda olduğundan veri üretimi kadar verilerin tasnifi de önem arz etmektedir. Çeşitli veri tabanlarından elde edilen verilerin pek çok parametre bağlamında betimlenmesine ve düzenlenmesine katkı sunan bibliyometrik analizler, bir alandaki yayınların araştırmacıların ihtiyaç duyacağı biçimde tasnif edilmesini de sağlamaktadır. Bu yolla literatürdeki boşluklar fark edilebilmekte ve yeni çalışmalar için yol haritaları üretilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı da 1994-2021 yılları arasında pazarlama iletişimi üzerine yayınlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin bibliyometrik analizinin gerçekleştirilmesidir. Çalışmada tezlerin türü, erişilebilirlik durumu, dili, yıllara göre dağılımı, anabilim dalı, üniversite dağılımı, danışman unvanı, araştırma yöntemi, veri toplama yöntemi, veri analiz tekniği ve tezlerde ele alınan konular incelenmiştir. Bu bağlamda 33'ü doktora 130'u yüksek lisans olmak üzere toplamda 163 lisansüstü çalışma ele alınmıştır. Analiz sonucunda lisansüstü çalışmaların %41,9'unda nicel yöntemin tercih edildiği, %39,7'sinde ise nitel yöntemin uygulandığı tespit edilmiştir. Veri toplama araçlarına göre dağılım parametresinde ise çalışmaların %41,9'unda anket, %29'unda ise doküman incelemesi yöntemleriyle veri toplandığı anlaşılmıştır. Görüşme + gözlem ve katılımcı + gözlem tekniklerinin ise %0,6 oranı ile en az tercih edilen veri toplama aracı olduğu görülmüştür. Veri analizi teknikleri açısından ise lisansüstü çalışmaların %11,5'inde t-testi, %10,5'inde içerik analizi, %10,1'inde ise anova kullandığı anlaşılmıştır. 2019 yılından sonra pazarlama iletişimi anahtar kelimesini içeren yüksek lisans tezlerinin sayısında bir düşüş olduğu ortaya çıkmış, bu durumun küresel pandeminin dijital pazarlamaya yönelik ilgiyi arttırmasının akademideki yansıması olabileceği şeklinde yorumlanmıştır. Çalışmamız aracılığıyla ilgili alandaki lisansüstü tezler bibliyometrinin ilkeleri doğrultusunda tasnif edilmiş ve alanda araştırma yapmayı amaçlayan bilim insanlarını yönlendirecek veriler üretilmiştir.
COVID-19 pandemisi sürecinde havayolu işletmelerinin hizmet kalitesi ve pazarlama iletişimi uygulamalarına yönelik bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, COVID-19 Pandemisi sürecinde havayolu işletmelerinin hizmet kalitesi ve pazarlama iletişiminin nasıl etkilediğinin belirlenmesidir. Araştırmada pandemi sürecinde havayolu işletmelerinin değişen hizmet kalitesi standartları ile pazarlama iletişimlerine olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmada nitel analiz yöntemlerinden doküman inceleme ve derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu THY ve Pegasus havayolu işletmelerinin hizmet kalitesi ve pazarlama bölümü yöneticileri ve uzmanları ile akademisyenlerden seçilen 5'er katılımcı olmak üzere toplam 10 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılacak verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Görüşme formlarından içerik analizi ile elde edilen verilerin kodlanması, kategorilere ayrılması ve temalarının bulunması ile bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, COVID-19 pandemisi havayolu sektörünü uçuş yasakları ve sınırlandırması, yolcu talebinin azalması, finansal kayıplar ve çalışma hayatına etkileri açısından olumsuz etkilemiş, buna karşılık hava kargo taşımacılığında iyileşmeye neden olmuştur. Havayolu işletmeleri pandemi sürecinde hava operasyonları ve çalışanlara yönelik önlemler almışlardır. Bu önlemler havayolu işletmelerinin hizmet kalitesinde radikal değişimlere neden olmuştur. Bu süreçte hizmet kalitesi standartları ikinci planda kalmış ve uçuş operasyonlarının toplum sağlığı açısından emniyet ve güvenlik içinde yapılması ön plana çıkmıştır. COVID-19 pandemisi süreci ve sonrasında toplum sağlığını korumaya yönelik yeni hizmet kalitesi, kriterleri havayolu işletmelerinin pazarlama iletişimi kitle iletişim araçları, dijital medya ve sosyal medya ile bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Havayolu işletmeleri yeni hizmet kalitesi standartlarına uygun olarak içsel ve dışsal pazarlama iletişiminde kriz yönetimi, halkla ilişkiler, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve toplumsal desteğin sağlanması açısından faaliyetler yürütmüştür. Araştırma sonucunda COVID-19 pandemisi sonrasında havayolu ulaştırma sektöründe hizmet kalitesi ve pazarlama iletişimine yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Dijitalleşme ekseninde pazarlama iletişimi: Endüstri 4.0'ın tüketici satın alma davranışlarına etkisinin klasik ve dijital boyutta karşılaştırmalı analizi
Sanayi devrimleri yıllar içinde ortaya çıkmış olup, insanların daha az zamanda daha fazla ürün ortaya çıkartmalarına imkan sağlayan sistemler olarak düşünülebilir. 4. Sanayi devrimi olarak da adlandırılan Endüstri 4.0 'da bu kapsamda ortaya çıkmıştır. Birçok kişi Endüstri 4.0'ın dijitalleşme ile eşdeğer olduğuna inanmaktadır. Ancak bu inanış doğru değildir. Dijitalleşme Endüstri 4.0'ın temel bir bileşenidir ve dijitalleşme olmadan firmaların Endüstri 4.0 dönüşümlerini gerçekleştirmeleri mümkün değildir. Yıllar içinde ortaya çıkan sanayi devrimleri, firmaların mal ve hizmetlerini pazarlamalarındaki yöntemleri de birebir etkilemiştir. Bu pencereden bakarak pazarlama faaliyetlerinin de farklı dönemlere ayrıldığı söylenebilir. Pazarlama'nın son geldiği nokta olan Pazarlama 4.0 kavramında da dijitalleşmenin büyük bir rolü mevcuttur. Endüstri 4.0 ve Pazarlama 4.0'ın ortak noktalarından biri olan dijitalleşmenin tüketici davranışlarına olan etkisi, akademisyenler tarafından araştırılan bir konudur. Bu noktada araştırmalar daha çok tüketim mallarına odaklanmıştır. Tüketim malları için ortaya çıkan sonuçların, endüstriyel malzeme satın almalarında da paralellik gösterip göstermediği araştırılması gereken bir konudur. Bu noktadan hareket ederek, daha özet bir biçimde, yapılan tez çalışması endüstriyel malzeme satan firmaların, tüketicilerini etkileyebilmek için hangi yöntemleri kullanmaları gerektiğini ortaya çıkartmaya yönelik olarak kurgulanmıştır. Firmaların yapacakları pazarlama faaliyetlerindeki Klasik yöntemler ile Dijital yöntemlerin dağılımlarının ne olması gerektiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu noktada kullanıcılardan bilgi toplamak amacı ile Anket yöntemini tercih edilmiştir. Ankette kullanıcıların satın alma yolculuklarının farklı aşamalarında dijital yöntemleri mi, klasik yöntemleri mi tercih ettiklerini anlayabilmek adına hazırlanmış sorular kullanılmıştır.
Artırılmış gerçeklik uygulamalarının bibliyometrik analiz ve meta sentez yöntemi ile incelenmesi
Gelişen ve değişen teknoloji birçok alanda olduğu gibi pazarlama alanını da derinden etkilemiştir. İşletmelerin pazarlama stratejilerindeki değişim, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarındaki değişimin ve teknolojik yeniliklerin bir sonucudur. Bu çalışmamızda Artırılmış Gerçeklik uygulamalarının bibliyometrik analiz ile hangi alanlarda kullanıldığını, işletmelere sunmuş oldukları avantaj ve dezavantajlardan, teknolojinin tüketiciler üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Araştırma verilerine 2000-2024 yılları arasında "Augmented Reality and Marketing", "AR Marketing", "Augmented Reality Marketing" anahtar kelimeleri ile Web of Science veri tabanından ulaşılmıştır. Veri tabanından elde edilen 1269 çalışma VOSviewer programında analiz edilmiştir. İkinci çalışma olarak tercih edilen meta sentez analizi 1269 çalışma içinden elde edilen 494 nitel çalışmalar üzerinde gerçekleşmiştir. Araştırma sonuçlarına göre artırılmış gerçeklik ile ilgili bilimsel çalışmaların her yıl arttığı, teknoloji uygulamaları alanında daha fazla çalışmalar yapıldığı ve pazarlama, turizm ve eğitim alanlarında yapılan çalışmalar da artırılmış gerçeklik uygulamalarının avantaj ve dezavantajlarını vurgulamaktadır. İlgili alandaki çalışmalar işletmelerin artırılmış gerçeklik teknolojilerini faaliyet alanlarına dahil ederek müşteri etkileşimi ve rekabet avantajı sağlayabilecekleri yönündedir. Bu teknoloji, fiziksel mağazaları ziyaret edemeyen müşterilere ürünler hakkında ayrıntılı bilgi ve destek sunarak, bilinçli satın alma kararları vermelerine yardımcı olmaktadır. Çalışma artırılmış gerçeklik uygulamalarının sunmuş olduğu avantaj ve dezavantajlar, sınır ve zorluklar göz önünde bulundurularak gelecek çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Turizmde pazarlama iletişimi
Günümüzde Turizm artık döviz girdisi olmaktan öte toplumlar arası kültür hareketlerim, gelişimi ve değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle Turizm kavramı ile birlikte Turizmin hedef kitlesi, bu kitlenin karar alma süreci, turizmde pazarlama iletişimi metodları incelemeye ve geliştirilmeye başlamıştır. Turizmin dağıtım kanalları seyehat acentalarını, tur operatörlerini de kapsamaktadır. Seyehat acentalarından hedef kitleye çeşitli medyalar aracılığı ile ulaşan tatil kavramım ürün olarak algılamak ve pazarlama iletişimi modelini de buna uygun bir şekilde geliştirmek gerekir. Turizm olayında, ülke imajı en önemli unsurlardan biridir. Ancak; ülke imajının oluşturulması amacıyla yapılacak olan pazarlama ve tanıtım etkinliklerini yalnızca resmi turizm örgütlerinden beklememek, özel kurum ve kuruluşları bu konuda araştırmaya ve çalışmaya motive etmek gerekmektedir. Bu nedenle metodoloji haline getirilen her turizm pazarlama iletişimi modeli, ülkelere yeni bir bakış açısı sunarken güçlü geri besleme olayını da kısa sürede elde etmeyi sağlayacaktır.
B2B pazarlama iletişiminde sosyal medya kullanımı: Keşifsel bir çalışma
Dijital teknolojilerin gelişimi ile birlikte insanlar iletişim için yeni kanallara sahip olmuşlardır. Bu kanalların en önemlisi olan internetin kullanıcılarına sunduğu en büyük iletişim aracı sosyal medyadır. Sosyal medya platformlarındaki yoğun trafiğe kayıtsız kalmayan işletmeler, pazarlama iletişimi faaliyetlerini söz konusu platformlara taşımakta gecikmemişlerdir. Sosyal medya başta olmak üzere dijital medya, pazarlama iletişimi anlayışını başka bir boyuta taşımıştır. Sosyal medyanın işletmelerce etkin ve faydalı kullanımı akademik ve pazar tabanlı olarak ilgi çeken bir konudur. Literatürde konu ile ilgili pek çok çalışma bulunmakla birlikte, B2B pazarları konu alan çalışmalar sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, alandaki söz konusu çalışma azlığından yola çıkarak ilgili leteratüre katkıda bulunmak amacıyla B2B işletmelerin sosyal medya platformu tercihlerini belirlemeyi ve hesaplarında paylaştıkları içerikleri pazarlama iletişimi kapsamında sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, paylaşılan içeriklerin etkileşimsel performansları da ölçümlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla 40 adet B2B firmaya ait 86 Türkçe sosyal medya hesabındaki toplam 6735 adet gönderi incelenmiştir. Araştırmada, sınıflandırma için nitel yaklaşımlı içerik analizi kullanılmış ve paylaşımların iletişimsel performansı etkileşim oranları hesaplanarak ölçülmüştür. Araştırma sonuçları B2B işletmelerin kapsamlı sosyal medya stratejilerinden yoksun olduklarını ve içerik paylaşımında B2C işletme hesaplarını taklit etme eğiliminde olduklarını ortaya koymaktadır.
Özel etkinlikler için genişletilmiş tüketici odaklı marka denkliği modeli önerisi
Marka denkliği ve pazarlama iletişim literatürü göz önüne alındığında, markaların ve onlara ait ürünlerin marka denkliğinin geniş çapta araştırıldığı görülmüştür. Ancak markalara ait hizmetlerin ve hizmet sunan markaların tüketici özelindeki denkliğinin araştırılmasına yönelik çalışmalar eksik kalmıştır. Bu çalışmada özel etkinlik olarak değerlendirilen hizmet sunumlarının tüketici odaklı marka denkliğinin ölçüm araçlarının neler olabileceği araştırılmıştır. Özel etkinliklerin tüketici odaklı marka denkliğinin araştırılmasında pazarlama iletişimi ve marka literatürü ile rekreasyon ve turizm literatüründen yararlanılmıştır. Bu bağlamda özel etkinliklerin tüketici odaklı marka denkliğinin ölçümlenmesinde etkinlik motivasyonu, etkinlik ilginliği tümsel marka denkliği ve deneyim, ölçüm modelinde kullanılan değişkenler olmuştur. Model testinde yer alan değişkenlerin, modeli büyük ölçüde açıkladığı görülmüştür (R2=0,72). Model önerisinde etkinlik deneyimi aracı değişken olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçları göstermiştir ki deneyim, özel etkinlikler için genişletilmiş marka denkliği modelinde kısmi aracılık etmektedir. Diğer bir değişle etkinliği deneyimleyenler ile deneyimlemeyenler arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.
Deneyimsel değer algısı: İlaç firmalarının sosyal medya faaliyetlerine dair bir saha araştırması
Küreselleşmeyle birlikte üzerinde yaşanılan dünyada yer alan her birey için ulaşılabilir olmanın öneminin giderek arttığından bahsedilebilir. Ulaşılabilirlikle birlikte tüketicilerin farklı deneyimler edindiği, deneyimlerle oluşan bir değer kavramının ortaya çıktığı düşünülebilir. Bireylerin ürün, hizmet ya da sunulara ulaşabilmesinde teknolojik gelişmelerin varlığından söz etmek gerekmektedir. Giderek dijitalleşen bir yaşam içerisinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin de dijitalleşmesinden bahsetmek gerekmektedir. Bu bağlamda sosyal medyanın önemine vurgu yapmak önemlidir. Web 2.0'ın doğuşuyla ortaya çıktığı ifade edilen sosyal medyanın bireyler tarafından hızlı biçimde kabul görmesi ve pazarlama alanında yaygın olarak kullanılmasıyla sosyal medya pazarlaması bir pazarlama modeli haline gelmiştir. İşletmeler tarafından sıklıkla tercih edilen sosyal medya pazarlamasıyla her an tüketiciye farklı deneyimler yaşatma çabası sonucunda sosyal medyanın deneyimsel değerin oluşmasında etkin rol oynadığı söylenebilir. Bu anlamda, ilaç sektöründe sınırlı ölçüde kullanılabilen geleneksel pazarlama modelinin yanı sıra sosyal medya pazarlamasının da kullanılabileceğinden bahsedilebilir. Bu çalışmanın amacı; ilaç firmalarının sosyal medya aktiviteleri aracılığıyla hedef müşteri grubu içerisinde yer alan hekimlerin deneyimsel değerleri üzerinde bir etki oluşturup oluşturmadığının test edilmesidir. Çalışmaya 388 hekim katılmıştır. Hekimlere uygulanan anket formunda Sosyal Medya Pazarlama Aktivite Algısı ile Deneyimsel Değer Algısının ölçüldüğü ifadeler yer almaktadır. Anketin son bölümünde demografik değişkenlere ilişkin sorular yer almaktadır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik ve normallik testleri kullanılmıştır. Çalışmanın Doğrulayıcı Faktör Analizleri (DFA) ve Yol analizleri ise IBM AMOS 24 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada DFA ile veri setinin modele uyumu test edilmiş ve veri setinin model uyum değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Bununla beraber yol analizleri oluşturularak kurulan hipotezler test edilerek çalışma bulguları değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, ilaç firması sosyal medya pazarlama aktivitelerinden bilgilendirme ve ağızdan ağıza (iletişim) faktörlerinin genel anlamda hekimlerin deneyimsel değer algısına etkisinin olduğu ve bu etkinin pozitif olduğu saptanmıştır.
Yenilenebilir enerji kullanan otel işletmelerinin uluslararası pazarlar için pazarlama iletişim kararlarının TOPSIS yöntemi ile belirlenmesi: Termal otel & SPA üzerine bir uygulama
Enerji, teknolojinin olmazsa olmazı en önemli parçasıdır. Teknolojinin nefes kesen hızı ve dünya nüfusunun hızlı artışı enerji ihtiyacını da aynı hızla artırmaktadır. TV, bulaşık makinesi, fırın, bilgisayar, cep telefonları, otomobil gibi hayatımızı kolaylaştıran daha pek çok şey enerjiyi vazgeçilmez kılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin, doğada mevcut her gücü enerji olarak değerlendirmeleri yenilenebilir enerji kavramını oluşturmuş bu sebeple küresel ısınma gibi dünya üzerinde olumsuz etkilere sebep olan fosil yakıt tüketimine alternatif çözümler üretilerek var olan doğal kaynaklar enerjiye çevrilmiştir. Yenilenebilir enerjiyi kullanarak hem çevreye verilen zararı azaltan hem de ekonomilerini destekleyen pek çok sektör gibi enerji gereksiniminin yoğun olduğu turizm sektörü için de yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, yenilenebilir enerji kullanan çevreye duyarlı Afyon İkbal Termal Otelin, uluslararası pazarda kullanacağı pazarlama iletişimi faaliyetleri için belirlenen kriterlere bağlı olarak TOPSIS yöntemi değerlendirilip önceliklerini belirlemektir. Bu yöntem belirlenirken, Afyon İkbal Termal Otelin, yenilenebilir enerji kullanan otelleri en çok tercih ettiğini belirttiği ABD, İngiltere ve Hollanda pazarında uygulayacağı pazarlama iletişimi faaliyetlerinin önceliği belirlenirken, Afyon İkbal Termal Otelin pazarlama müdürüyle değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, bu uygulamada belirlenen alternatifler reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, fuar ve promosyon olarak kriterler ise maliyet, kurumsal itibar sağlamak, rakiplerin stratejileri, teknolojik gelişmeler, hedef pazarın gelişmişlik düzeyi, tüketicilerin çevre duyarlılığı, çevreye yönelik değişen tüketici eğilimleri ve acentaların tutumu olarak belirlenmiştir. ABD ve İngiltere pazarı için öncelik sıralaması; reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, fuar ve promosyon olarak belirlenmiştir. Hollanda pazarının öncelik sıralaması ise, reklam, halkla ilişkiler ve tanıtım, promosyon ve fuar olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama İletişimi, Turizm pazarlaması, Yenilenebilir Enerji ve Turizm, TOPSİS
Butik otel pazarlaması: Türkiye'de Butik otel pazarlamasında sosyal medya kullanımı üzerine bir araştırma
Oteller, ekonomik ve sosyal katkıları sebebiyle Türkiye'de turizm sektörünün en önemli işletmeleridir. Bire-bir iletişimin mümkün olduğu butik oteller ise son yıllarda turist eğilimlerine bağlı olarak sayıca artış göstermişlerdir. Butik otel işletmelerinin de aynı büyük ve kurumsal otel işletmelerinde olduğu gibi varlıklarını sürdürüp, hedeflerine ulaşabilmeleri, başarılı pazarlama stratejileriyle mümkün olmaktadır. Profesyonel stratejik planlama ve uygulama çalışmaları, müşteri potansiyelini artırma ve amaçlanan iş hacmine ulaşma bağlamında, ihtiyaç ve aynı zamanda gereklilik arz etmektedir. Bu çalışmada, butik otel işletmelerinin kullandığı pazarlama karması elemanlarının, pazarlama stratejileri içinde ne derece yer aldığı ve pazarlama iletişiminde önemli rol oynayan sosyal medya pazarlamasını nasıl kullandıkları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda, Türkiye'deki butik otel işletmelerinde, pazarlama faaliyetlerinin düşük bütçelerle ve sosyal medya üzerinden yapılmakta olduğu ve bu çalışmaların her zaman profesyonelce yürütülemediği görülmüştür. Pazarlamanın önemi ve sosyal medya pazarlamasının yükselen değeri, butik otel işletmeleri tarafından dikkate alınmalıdır. Bu faaliyetlere ayıracakları zaman ve bütçe, onların gelecekte daha kalıcı ve başarılı hedeflere ulaşmalarını sağlayacaktır.