Occupations

61 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

XIX. yy. ortalarında Hüdavendigar Eyaleti Domaniç Kazasına bağlı Burhanlar, Fıranlar, Göçebe, Güney, Karamanlar, Kozcağız, Kozluca, Omerler ve Yörgüç köylerinin sosyo-ekonomik yapısı (Temettuat Defterlerine göre)

Osmanlı Devleti'nin ıslahat ve yenilik hareketleri tarihi içerisinde Tanzimat dönüm noktası olmuştur. Ekonomik alandaki düzenlemeler ile maliyeyi merkezileştirme, vergilerin halkın kazancına göre aracısız olarak toplanması, vergi çeşitliliğinin azaltılması hedeflenmiştir. Mükelleflerin yeni vergilerini tespit için halkın kazançlarının, mal ve hayvanlarının sayımı yapılarak temettuat defterleri hazırlanmıştır. H. 1260/61 yıllarında hazırlanan bu defterler yerleşim yerlerinin demografik, sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilmesinde en değerli kaynak olmuştur. Bu çalışma Hüdavendigar Eyaleti Domaniç kazasına bağlı Burhanlar, Fıranlar, Göçebe, Güney, Karamanlar, Kozcağız, Kozluca, Ömerler ve Yörgüç köylerinin 1844-1845 tarihli temettuat defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkmıştır. Defterlerin transkripsiyonu yapılarak elde edilen veriler tablo ve grafikler eşliğinde değerlendirilmiştir. XIX. yüzyıl ortalarında Domaniç kazasına bağlı 9 köyün ekonomik yapısı tamamen tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Halkın yıllık gelirlerinin % 83'ünü tarım gelirleri oluşturmaktadır. Tarım faaliyetleri daha çok halkın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik geçimlik tarım şeklinde yapılmaktadır. Mevcut arazinin % 52.4'ü ekili olup % 95 oranında tahıl ekimi yapılmaktadır. Tarımın yanında kereste ve kürek ticareti ile hizmetkârlık, çobanlık ve orakçılık gibi tarım işçiliğinden de gelir elde edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Domaniç, Tarım, Hayvancılık, Temettuat, Vergi, Meslek, Ekonomi,

19. yüzyılHayvancılıkKöyler+7
Emin Erden
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ile diğer öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik özyeterliliklerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ve diğer bölümlerde öğrenim gören öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik yeterlik algısı düzeylerini belirlemek, bu yeterlik algılarının; öğretmen adaylarının kişisel bilgilerinden elde edilen bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak ortaya koymaktır. Beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik yeterlik algılarının yüksek olması eğitim açısından oldukça önemlidir. Çalışmaya, 175'i beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde olmak üzere farklı bölümlerde öğrenim gören toplam 904 öğretmen adayı gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak;'Aday Öğretmenin Kendine İlişkin Yeterlik Algısı Ölçeği'kullanılmıştır. Araştırma sonucunda beden eğitimi öğretmeni adaylarının öz yeterlik algılarının diğer eğitim fakültesi öğrencilerinden yüksek olduğu ve Öğretmen adaylarının, öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik algıları cinsiyet değişkenine göre farklılaştığı görülmüştür; Ayrıca ölçekten elde edilen puanlar arasındaki korelasyon katsayısı da hem tüm öğretmen adayları hem de beden eğitimi öğretmeni adayları için anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, Öğretmen adayı, Öğretmenlik mesleği, Öz yeterlilikler, Farklı değişkenler.

Beden eğitimiMesleki yeterlilikMeslekler+3
Tuğçe Özer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde meslekler üzerine halk bilimsel bir inceleme

Toplumların sözlü, yazılı ve elektronik kültür ortamlarına geçişleri kültürel ürünlerin ifade çeşitliliğini de arttırmaktadır. Kitle iletişim araçlarının kullanımındaki artış özellikle televizyon ve televizyon dizilerinin tüketimini yaygınlaştırmaktadır. Televizyon, toplumsal yaşamdaki kültürel değerleri, yaşam biçimlerini ve toplumsal ilişkileri yansıtması bakımından da son derece önemli olmaktadır. Bu bakımdan meslek dizilerinde yer alan meslek folkloruna ait kültürel değerler aktarılmaya çalışılmıştır. Meslek folklorunun incelendiği çalışma, üç bölümden meydana gelmektedir. Halk biliminin çalışma alanları içerisinde kitle iletişim araçlarının önemi ve televizyon dizilerinin toplum üzerindeki etkileri değerlendirilmiş, meslek folkloru tarihi ve sınıflandırılması incelenmiştir. Profesyonel ve geleneksel meslek konulu dizilerden seçilen örneklerin incelendiği ikinci bölümde geleneksel meslek dizilerinin SOKÜM ve kültür turizmi bağlamında değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde meslek folklorunun ve meslek konulu dizilerin değerlendirmesi yapılmıştır. Konu ile ilgili yazılı, sözlü ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır.

Halk bilimiKitle iletişimiMeslek folkloru+3
Büşra Sağır
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

الحخف المه ر اس خ اس خم/ ناوة دردعخة

The name of presented research The Crafts and Professions in the Holy Qur'an: An Objective Examination. This study aims to investigate the concepts of craftsmanship and profession in the Qur'an and shed light on their general importance in human life, specifically in the lives of Muslims. This study aims to introduce the crafts and professions mentioned in the Qur'an, examine the types and characteristics of these crafts and professions, and explain the crafts and professions prohibited by Islamic law. This study is based on an objective methodology that involves reviewing and analyzing relevant Quranic verses, as well as examining commentaries and Islamic sources related to this topic. Additionally, the aim of this study is to explain the obtained results. The following elements are as follows: The Qur'an necessitates that every Muslim exert effort, work, and strive to obtain the sustenance that Allah assists them in acquiring, and to fulfill beneficial deeds. In this context, without holding a condescending view towards any profession, it emphasizes the importance of enhancing crafts and professions, continuous learning, constantly improving skills, and acquiring the necessary knowledge. One of the most significant recommendations of the Quran is to recognize the importance of crafts and professions in society, make efforts to enhance them, and strengthen ethical standards and values in professional and occupational choices. Furthermore, it encourages the spirit of exertion and diligence in all fields, promoting the motivation for effort and hard work.

Alı Saad Hassan Hassan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa'da Kazazlık sanatı

Hayatın başlamasıyla oluşan temel ihtiyaçları giderme kaygısıyla insanoğlu çevresinde bulduğu yaşamına uygun materyalleri dönüştürmeye başlamasıyla yeni teknik ve yöntemlerin doğuşuna ortam sağlamıştır. Bu teknikler zamanla ihtiyaçların çoğalması ile zanaata dönüşmüştür. Böylelikle bazı mesleklerde zamanla zanaattan sanata geçiş yapmıştır. Günümüzde kazazlıkta zanaattan sanata geçiş yapmış mesleklerdendir. Kazazlık, ham ipeğin, iplik haline getirilmesi iken ipeği işleyen, satan ve zanaatı yapan kişiye de kazaz denilmektedir. Kadim bir şehir olan Şanlıurfa'da geçmişte Kazaz Pazarı'nda 30-40 usta bu zanaatı yaparken günümüzde bu mesleği icra eden tek usta yer almaktadır. Şanlıurfa giyim kuşam kültüründe olduğu kadar dokuma ve günlük yaşamda kullanılan birçok alanda da kazazlık teknikleri ile örülmüş ürünler yer almıştır. Günümüzde ise bu ürünler çağdaş yaşamla birlikte güncelliğini yitirmiştir. Tez çalışmamız 3 aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamasında kazazlık sanatının geçmişten günümüze durumu, kazazlık alanında kullanılan araç-gereç ve malzemelerin temini ve hazırlanması ve yörede geçmişten günümüze kazaz ustalarının kullanmış oldukları kazazlık tekniklerinin tespiti sağlanmıştır. İkinci aşamada ise tespit edilen tekniklerin iş ve işlem basamakları şeklinde uygulanışı ele alınmıştır. Aynı zamanda bu teknikler kullanılarak yörede üretilmiş kazazlık ürünleri tespit edilmiş ve yapım aşamalarına yer verilmiştir. Bu ürünlerin benzer örnekleri taranmıştır. Son aşamada ise geleneksel değerlerden uzaklaşmadan kazazlık teknikleri uygulanarak natürel malzemeler ile denemeler yapılmış ve bu denemeler sonucunda çağdaş yaşama ve modaya uygun yeni özgün ürünler tasarlanmış ve bu tasarımlar uygulanmıştır. Anahtar kelimeler: Kazazlık, Şanlıurfa, Kazaziye, Giyim- Kuşam, Dokuma, Kültür

DokumacılıkDokumalarGeleneksel Türk sanatı+6
Hanım Handan Ağırmatlı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin Holland kişilik tipleri ile mesleki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişki

Meslek, bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için belirli bilgi ve becerilere dayalı olarak yaptığı uğraş şeklinde tanımlanabilir. Kişi birçok meslek çeşidi arasından ilgilerine, yeteneklerine ve kişilik özelliklerine uygun olarak bir meslek seçer ve bunu sürdürür. Bu çalışmanın amacı lise 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin Holland kişilik tipleri ile mesleki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceleyerek, bu özellikler üzerinde yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerinin ne derece etkili olduğunu belirlemektir. Araştırma betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Kırşehir il merkezinde yer alan liselerde okuyan öğrenciler ile yapılmıştır. Çalışmaya 140 kız öğrenci ve 160 erkek öğrenci olmak üzere toplam 300 öğrenci katılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde uygun durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öğrencilerin mesleki kişilik tiplerinin belirlenmesi için "Holland Mesleki Tercih Envanteri" ve mesleki olgunluk düzeylerinin belirlenmesi için ise "Mesleki Olgunluk Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler mesleki olgunluk ile mesleki kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi (r) ile incelenmiştir. Değişkenlerin, cinsiyet türüne ve sınıf düzeyine göre farklılaşmasını tespit etmek için bağımsız örneklemler t test ve Mann Whitney U Testi; yaşa ve anne-baba eğitim seviyesine göre farklılaşmasını tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları; araştırmacı kişilik tipi, sanatçı kişilik tipi, sosyal kişilik tipi, girişimci kişilik tipi ve gerçekçi kişilik tipleri ile öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Sadece geleneksel kişilik tipi ile mesleki olgunluk düzeyi arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca Holland'ın mesleki kişilik tiplerinin tamamının (araştırmacı, sanatçı, sosyal, girişimci, geleneksel ve gerçekçi kişilik tipi) birbirleriyle arasında düşük, orta ve yüksek düzeyde olmak üzere pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. En fazla ilişki girişimci kişilik tipi ile geleneksel kişilik tipi arasında (r=0.66) olan ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. En düşük ilişkinin ise, sanatçı kişilik tipi ile geleneksel kişilik tipi arasında (r=0.17) olduğu görülmüştür.

Holland Kişilik KuramıKişilikKişilik tiplemeleri+4
Nazife Şener
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin meslekte profesyonel tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma, tanımlayıcı nitelikte olup, hemşirelerin meslekte profesyonel tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırmanın evreni, Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde çalışan 327 hemşireden oluşmaktadır (N=327). Araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen toplam 271 hemşire örneklemi oluşturmuştur (n=271). Araştırmanın verileri "Hemşireler İçin Tanıtıcı Bilgi Formu'' ve ''Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri-MPTE'' ile toplanmıştır. Araştırma analizleri SPSS 15.0 istatistik analiz programı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlere göre meslekte profesyonel tutum puan ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi, regresyon analizi, ileri analiz olarak Posthoc Tukeys HSD analizi, kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 31.19±6.11'dir. Hemşirelerin %55.4'ü lisans mezunu, %73.4'ü servis hemşiresi olarak görev yapmakta, %74.5'i haftada 40 saatten fazla çalışmaktadır. MPTE puan ortalaması 138.33±11.36 olarak iyi düzeyde saptanmıştır. Çalışmada, lisansüstü eğitim yapanların, sorumlu hemşire olarak çalışanların, kliniklerde ve polikliniklerde çalışanların, 11 yıldan daha fazla süre meslekte çalışanların, sadece gündüz çalışanların, hemşire olarak isteyerek çalışanların, mesleğini sevenlerin, mesleğini yeniden seçse yine hemşireliği seçecek olanların, meslekte profesyonel olduğunu düşünenlerin, kurum dışı bilimsel aktivitelere katılanların, mesleki yayınları takip edenlerin meslekte profesyonel tutum puan ortalamalarının yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç ve Öneriler: MPTE puanları üzerinde en fazla etkiye sahip değişkenler mesleki deneyim, meslekte profesyonel olduğunu düşünme ve meslekle ilgili yayınları takip etme durumu olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin profesyonel tutumlarını destekleyecek fırsatların geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.

HemşirelerMesleklerProfesyonellik+1
Cennet Ertürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı meslek gruplarındaki evli bireylerin narsisistik kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ve bazı kişisel değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, farklı meslek gruplarındaki evli bireylerin narsisistik kişilik özellikleri ile evlilik doyumu arasındaki ilişki ve narsisistik kişilik özelliklerinin bazı kişisel değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Gaziantep ilinde çeşitli kurumlarda avukat, akademisyen, doktor, mühendis ve öğretmen olarak çalışan 261 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Narsisistik Kişilik Envanteri", "Evlilik Yaşam Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklem t-testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan bireylerin narsisistik kişilik özellikleri ile evlilik doyumları arasında orta düzeyde, negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bazı kişisel değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda ise narsisistik kişilik özellikleri ile yaş, algılanan gelir düzeyi, meslek ve eş mesleği değişkenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunurken; cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu ve algılanan anne-baba tutumu değişkenleri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Yaş değişkenine göre 20-27 yaş aralığındaki bireylerin, 28-31 yaş aralığındaki bireylere oranla daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir düzeyini yüksek olarak algılayan bireylerinde daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde olduğu bulunmuştur. Bunun yanı sıra araştırmaya katılan avukatların narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin akademisyen ve öğretmenlere oranla daha fazla olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla beraber doktorların narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin de öğretmenlerden fazla olduğu belirlenmiştir. Eşi doktor, mühendis veya avukat olan bireylerin ise eşi öğretmen olanlara oranla daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde oldukları bulunmuştur. Ayrıca eşi avukat olan bireylerin narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin eşi diğer meslek grubundaki herhangi bir mesleğe sahip bireylerden de daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Evli çiftlerEvlilikEvlilik doyumu+4
Gülçin Gürsel Özkan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'teki geleneksel meslekler üzerine halkbilimsel bir inceleme

Geleneksel meslekler, bir toplumun estetik anlayışının, ince düşünüşünün ve kültürel kodlarının dışa vurum şekillerinden olan el sanatı ürünlerinden kazanç elde etme kaygısıyla oluşmuş iş kollarıdır. Bu iş kolları, ait olduğu toplumun geçmişle bağını güçlendirir. Türkiye'nin hemen her bölgesinde geleneksel meslek tanımı içerisinde yer alabilecek iş kolları mevcuttur. Gaziantep'te de ustalarıyla birlikte bu mesleklerden bazıları yaşamaktadır. Araştırmamızı Gaziantep'teki geleneksel meslekler üzerine yaparken geleneksel meslek ve bu mesleklere ait ürünleri tespit ve derleme çalışmalarının yanı sıra, geleneksel ögelerin saklanarak değil yaşatılarak korunması gerektiğini göz önünde tutup çalışmamızı bu yönde şekillendirdik. Ayrıca halk bilimi araştırmalarında üçüncü boyut olarak adlandırılan, ürünün sunumu ve temsilini vurgulayan çalışmaları da göz önünde bulundurduk.Anahtar Kelimeler: Gaziantep, geleneksel meslek, geleneği güncellemek

El sanatlarıFolklorik ögelerGaziantep+4
Mustafa Duman
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tükenmişlik sendromunun mesleki tükenmişlik ve iş tükenmişliği açısından incelenmesi: Öğretmenler üzerinde bir uygulama

Bu çalışmada, öğretmenlerin meslek ve işlerindeki tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ile bazı değişkenler açısından tükenmişlik düzeylerinin farklılaşmasının tespiti amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında KOÇ, ARSLAN ve TOPALOĞLU (2009) tarafından geliştirilen ?Gazi Tükenmişlik Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 14 ifadeden oluşan mesleki tükenmişlik düzeyi, ikinci bölümde ise 12 ifadeden oluşan iş tükenmişlik düzeyi ölçülmektedir. Gazi tükenmişlik ölçeği ile oluşturulan anket, Samsun ilinde bulunan ilk ve orta dereceli 22 okulda görev yapan 426 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Anket yoluyla elde edilen verileri test etmek için merkezi eğilim ölçüleri (frekans ve yüzdelik dağılımları) ile istatistiksel analiz yöntemleri (korelasyon, regresyon, t-testleri ve ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ile iş tükenmişliklerinin farklılaşması ele alınmıştır. Diğer yandan farklı demografik değişkenler açışından da tükenmişlik düzeylerindeki farklılaşması ölçülmüştür. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin iş ?teki tükenmişlik düzeyleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Bununla birlikte, analiz sonuçlarına göre mesleki tükenmişlik düzeyinde de anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Özellikle öğretmenlerin görev yaptıkları okul değişkeni açısından bu farklılaşmanın yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca kıdem değişkeni açısından da tükenmişlik farklılaşması test edildiğinde, en kuvvetli ilişkinin r=574 ile 11-15 yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerde olduğu, kıdem yılı azaldıkça bu farklılaşmanın da azaldığı tespit edilmiştir.

Mesleki tutumMesleklerTükenmişlik+6
Cem Dincerol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tunceli ili ekonomik faaliyetlerinin kültür coğrafyası açısından incelenmesi

Coğrafya, en basit tanımıyla insan ve mekân ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Kültür insanın doğa karşısında doğayla birlikte yaşamını sürdürebilmesi için ürettiği her şeydir. Kültürlerin ve toplumların mekansal farklılıkları kültür coğrafyası tarafından incelenir. Tunceli İli Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. Doğuda Bingöl ve Elazığ, batıda ve kuzeyde Erzincan, güneyde ise Elazığ iliyle komşudur. Tunceli, 7. 774 km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1'ini kaplamaktadır. Tunceli İli, Fırat nehrinin iki ana kolu olan Murat ile Karasu nehirleri arasında, etrafını tabii bir duvar gibi çevreleyen Munzur ve Mercan dağlık kütleleri yamaçlarında kurulmuştur. Tunceli ili arazisinin, %70'ini dağlar, %25'ini platolar ve % 5'ini ova alanları oluşturur. Tunceli ilinde Karasal iklim hüküm sürmektedir. Yıllık toplam yağış miktarı 550-1080 mm arasında değişmektedir. Doğal koşulların fazlası ile etkilediği bir yaşam sahası ve buna bağlı gelişen ekonomik yapı daha çok hayvancılık ve çok az tarım faaliyetleri üzerine şekillenmiştir. Sanayi ve ticaret yok denecek kadar az gelişmiştir. Şehirleşme, göç, teknolojik yenilikler vb etmenler ile beraber geleneksel üretim araçları ve yaşam uğraşları terk edilmiş, ya yok olmuş ya da yok olmaya yüz tutmuştur. Çalışma sahasında geleneksel halk kültürünün etkisi ile şekillenen 40 meslek tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: Kültür Coğrafyası, Tunceli, Munzur Dağları, Tunceli Sarmısağı (Allium Tuncelianum), Göç.

Coğrafi özelliklerEkonomik coğrafyaEkonomik faaliyetler+4
Songül Oğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans Devleti'nde meslek birlikleri

Esnaf, kelime anlamı olarak sınıflar anlamına gelir. Bağımsız çalışan, sermayesi olmayan, kol ve beden gücüne dayanarak iş yapan girişimcileri tanımlamak için kullanılır. Zanaatkâr ve küçük ticarethane sahipleri esnaf olarak anılır. Günlük yaşamımızın kolaylaşmasını sağlayan ve aslında her karşılaşmamızda da ahlakını sorguladığımız bu grupta, fırıncıdan çömlekçiye, kasaptan müzisyene, ayakkabıcıdan marangoza, dericiden demirciye ve kuyumcuya varana kadar pek çok meslek grubu yer almaktadır.İstanbul'u siyasi, sosyal ve iktisadi denetimi altında tutan Bizans esnaf ve teşkilatı, merkezin ekonomik ihtiyaçlarını sistemli bir şekilde karşılamıştır. Dini, ahlaki ve sosyal örgütlenmeyi bünyesinde barındıran lonca teşkilatı, toplumsal örgütlenmenin işleyişinin de mükemmel bir örneğidir. Ancak her yapı zamana bağlı olarak değişme, gelişme ve yok olmaya mahkûmdur. Bizans Lonca Örgütlenmesi de teknolojik ve demografik gelişmeye karşı zaman zaman direnmiş ancak 12. yüzyılda yaşanan Haçlı seferleri Bizans ekonomisini zarara uğratmış, Bizans ticaret ve endüstrisi İtalyanların eline geçmiştir. Son dönem Bizans ekonomisi güçlü bir feodalleşme dönemine girmiştir.Anahtar Kelimeler: Esnaf, Zanaatkâr, Lonca Örgütlenmesi, Feodalizm?

Bizans İmparatorluğuEsnaflarFeodalizm+5
Perihan Karaaslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin profesyonellik davranışlarının iş doyumuna etkisi

Araştırma, hemşirelerin profesyonellik davranışlarının iş doyumuna etkisine bakmak amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan birisi Sağlık Bakanlığı'na, biri Üniversite'ye diğeri Özel bir kuruma bağlı üç ayrı hastanede, hemşirelerin görev aldığı tüm ünitelerde yapılmıştır. Araştırmaya en az ön lisans mezunu eğitimi almış hemşireler dahil edilmiş ve araştırma 531 hemşire üzerinde yapılmıştır.Veriler, ?Kişisel Bilgiler?, ?Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter? ?Minnesota Doyum Ölçeği?, kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelere veri toplama formu verilerek araştırmacının gözetiminde doldurmaları sağlanmıştır.Veri toplama formu 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hemşirelerin tanıtıcı özelliklerini içeren 9 soru, ikinci bölümde profesyonelliğe ilişkin 39 soru, üçüncü bölümde iş doyumuna ilişkin 20 soru ve son olarak hemşirelerin profesyonellik ve iş doyumuna ilişkin görüşlerini içeren 4 soru olmak üzere toplam 72 soru yer almaktadır.Verilerin kodlama ve değerlendirme işlemleri SPSS 18.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Tek Yönlü Anova, Ki-Kare Testi, Tukey ve LSD Post Hoc testleri, Korelasyon analizi, Regresyon Analizi, sayı, yüzde, frekans ve ortalama SD hesapları kullanılmıştır.Araştırmada hemşirelerin sorulara verdikleri cevaplar bakımından, genel olarak orta düzeyde iş doyumu algıladıklarını (özel hastane =3.400±0.696; üniversite hastanesi =3.130±0.659; devlet hastanesi =2.770±0.682 ), özel hastanede çalışan hemşirelerin en yüksek profesyonellik ortalaması aldıkları ( = 8.410±3.213), profesyonellik ile iş doyumu arasında pozitif yönde bir ilişki ve bu ilişkinin anlamlı olduğu (r=0.299; p= 0.000) saptanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Hemşire-hasta ilişkileriHemşirelerHemşirelik+4
Serpil Çelik
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

XVII. yüzyılın ilk çeyreğinde Üsküdar

Bu çalışmada, XVI. yüzyılın sonu ve XVII. yüzyılın başında büyük bir değişim sürecine giren Osmanlı İmparatorluğu'nda, başkent İstanbul'a gerek fiziksel gerekse kültürel anlamda en yakın yerleşim yeri olan Üsküdar Kazasının XVII. yüzyılın ilk çeyreğindeki durumu, Üsküdar Şer`iye Sicilleri temel alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.Şer`iye Sicilleri kadıların tuttukları kayıtlar olup, XVII. yüzyılın ilk çeyreğindeki Üsküdar'ın ekonomik ve sosyal hayatını anlatmada birinci elden kaynaklar olma açısından son derece önemlidir.Bu tezde, Üsküdar adı, XVII. yüzyıla kadar olan Üsküdar'ın kısa tarihi, merkez organizasyonu içerisinde Üsküdar'ın yapısı ve Üsküdar taşra teşkilatı ile bu teşkilatta yer alan görevlilerin yanı sıra vergi uygulamaları, meslekler, aile, kadın, ticaret ve kölelik gibi konular üzerine durulmuştur.

17. yüzyılEkonomik hayatKölelik+7
Mustafa Akkaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Meslekler sosyolojisi açısından avukatlar ve avukatlık mesleği: Elazığ Barosu avukatları üzerine sosyolojik bir araştırma

ÖZET Yüksek Lisans Tezi Meslekler Sosyolojisi Açısından Avukatlar Ve Avukatlık Mesleği Elazığ Barosu Avukatları Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma Hasan UZUN Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı 2000; Sayfa: 163+X11 Bu çalışmanın konusu; 'Meslekler Sosyolojisi Açısından Avukatlar Ve Avukatlık Mesleği; Elazığ Barosu Avukatları Üzerine Sosyolojik Bir Araştırmayı' teşkil etmektedir. Bu araştırma, bazı varsayımların test edilmesi ve mevcut durumun tespitine yöneliktir. Araştırmanın amacı Elazığ Barosuna kayıtlı ve fiilen avukatlık yapan avukatların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumlarının yansıtılmasını ve toplumsal değişimdeki rolünü ortaya koymaktır/ Yapılan çalışma bizi şu sonuçlara ulaştırmaktadır; Avukatların birçoğunun geç olması ve gençlerin avukatlık sistemine daha eleştirel yaklaşmaları geçlerin olgulara daha duyarlı yaklaştıklarını göstermektedir. Avukatların büyük bir çoğunluğunun Elazığlı olması bu meslekteki çevre faktörünün önemini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bu mesleğin dikey hareketliliğe olan yatkınlığı, kişilerin bu mesleği sınıf atlama aracı olarak kullanmalarına imkan vermektedir. Avukatların siyasete olan yatkınlı ekonomik olmadığı, prestij amaçlı olduğu görülmüştür. Sistem bakımından iyi bir durumda olmayan avukatlar, ancak devletin reformcu girişimlerinin bu alanda da kendisini hissettireceği beklentisi içindeler ANAHTAR KELİMELER: Hukuk, Avukat, Meslek, Profesyonellik, Toplumsal Değişim, Rol, Statü, Tabakalaşma, Meslekler Sosyolojisi, Mesleki Tabakalaşma.

AvukatlıkMeslekler
Hasan Uzun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik mesleğinin algılanması konusunda bir araştırma

Bu araştırma; hekim, hemşire ve polikliniğe başvuran hastaların hemşirelik mesleğini nasıl algıladıklarını ölçmek ve hemşirelik mesleği ile ilgili görüş ve düşüncelerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu ve literatür taraması ile hazırlanan anket formu, 2013 yılı şubat ayında iki özel hastanede çalışan 170 poliklinik hastası, 100 hekim ve 180 hemşire olmak üzere toplamda 450 kişiye uygulanmıştır. Bu çalışmada, istatistiksel analizler NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah, USA) paket programı ile yapılmıştır. Hemşirelik mesleğinin daha çok iş bulma imkanlarından dolayı tercih edildiği, hemşirelerin mesleklerinden doyum aldığı, bağımsız uygulamalarını yeterli düzeyde yerine getirebildiği görüldü. Hemşirelik hizmetlerindeki izlenimin genellikle olumlu olduğu belirlendi. Hasta ve hekimlerin, hemşirelik hizmetlerindeki kalitenin, hemşirenin eğitiminden çok kişiliğine göre değiştiğini ifade ettikleri görüldü. Hemşirelik mesleğinin hastalar tarafından kadın mesleği olarak görüldüğü belirlendi. Hekim ve hastaların hemşireliği, hekimliğe bağlı bir meslek olarak gördükleri saptandı. Hekim ve hastaların, hemşirelerin görevlerini hekim kontrolü olmaksızın yaptıklarında, güven duymadıkları saptandı. Toplumun ve hekimlerin, hemşirelik mesleğine olan bakış açısının daha olumlu düzeye ulaşması için; hemşirelik eğitimi, hemşirelerin mesleki rolleri, bağımlı ve bağımsız fonksiyonları hakkında bilgilendirilmelilerdir.

AlgıHastalarHemşireler+3
Şefika Çalışkan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite yönetim sistemine sahip hastanelerde mesleksel yaralanmalar ile güvenlik kültürü arasındaki ilişkinin analizi

Araştırmanın temel amacı anket değerlendirilmesiyle güvenlik kültürünün ana bileşenleri (yönetimin desteği ve kurumsal organizasyonların varlığı, kurum içi ve çalışanlar arası iletişim, güvenli çalışma kurallarına uyum, güvenli ortamın oluşturulmasına ilişkin etkinlikler, eğitim ve geri bildirimler) ile mesleksel yaralanmalar arasındaki ilişkinin hangi değişkenlere bağlı olduğunu ortaya koymaktır.Bu araştırmada, İzmir ili içerisinde kalite belgesine sahip olan dört kamu hastanesi ve bir özel hastane seçilmiş, kan ve vücut sıvıları ile bulaş riski yüksek olan birimlerde çalışan toplam 1060 kişi araştırma evreni olarak belirlenmiştir. Seçilen bu evren üzerinden ankete 320 kişi katılmış olup, analizler bu sayı üzerinden yapılmıştır. Araştırmayı yapmak üzere, 75 soruluk güvenlik kültürü, çalışan güvenliği, mesleksel yaralanmaları içeren anket oluşturulmuştur. Verilerin analizinde SPSS 17.00 programından faydalanılarak, öncelikle geçerlilik ve güvenilirlik analizleri daha sonra tanımlayıcı istatistikler, frekans analizleri, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve ki-kare analizleri gerçekleştirilmiştir.Araştırma bulgularına göre güvenlik kültürünün oluşmasını etkileyen en önemli faktörler, hastane yönetimi (liderlik) ve iletişim olarak belirlenmiştir. En az etkili faktör ise korunma uygulamaları olarak belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre en güçlü pozitif yönlü ilişkinin iletişim ile mesleksel kaza bildirimi sistemi arasında olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre araştırmanın yapıldığı hastanelerde çalışan güvenliğine yönelik tedbirlerin yetersiz olduğu, olumlu güvenlik kültürünün yerleşmediği, özellikle yönetimin bu konudaki inancı ve çalışmalarının yetersiz olduğu, kalite çalışmalarının olumlu bir etki yarattığı ancak olay raporlama ile ilgili kültürün tam yerleşmediği, çalışanların olay raporlamada suçlama kültürünün etkisi altında kaldıkları, güvenlik kültürü için gerekli olan sistemin henüz yapılandırılmadığını söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Güvenlik kültürü, Mesleksel yaralanmalar, İletişim.

GüvenlikHastanelerKalite+4
Nuray Çınar
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kalaycılık' belgesel – Elle üretimden otomasyona yok olan zanaatlar

Sanayi devriminin ortaya çıkışı sonrasında, üretim şekilleri ve ilişkileri toplum hayatına nasıl yansımış, feodalitenin sarsılması ve yok olması sonucunda ortaya çıkan Fransız İhtilali, milliyetçilik ve ulus kavramlarının insan hayatına katkısı nasıl olmuştur. Sanayi devriminden sonra gelişen teknoloji ile birlikte yok olmaya başlamış değerlerin, mesleklerin öneminin vurgulanması "Kalaycılık" tez filmiyle amaçlanmıştır. Elle üretim şeklinden zamanla seri üretime, otomasyona geçen insanlığın sosyal hayatının nasıl değişime uğramasının araştırılması bu çalışmanın teması olmuştur. Tez filmi aracılığıyla, kalaycılığın halk bilimine katkısı tarihsel süreci içinde ele alınmıştır. Bu sürecin geçmişten günümüze gelişimi, uzman görüşü ile aktarılmış ve kalaycı ustası ile birlikte kalay yapımının bütün aşamaları görsel olarak sunulmuştur.

BakırcılıkBelgesel filmEl sanatları+6
Havva Okutan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşire profili: Priştina örneği

Amaç: Kosova Priştina'daki hastanelerde çalışan hemşirelerin profilini incelemektir. Yöntem: Araştırmanın evrenini, Kosova Priştina'da hizmet veren 7 hastanede çalışan hemşireler (1937 kişi) oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılması hedeflendiğinden herhangi bir örneklem yöntemi kullanılmamıştır. Veriler, çalışmaya katılmaya gönüllü, izinli/raporlu olmayan ve ulaşılabilen 707 hemşireden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında hemşire profili formu kullanılmıştır. Bu form literatür ışığında geliştirilmiş olup, 4 bölüm ve 54 sorudan oluşmaktadır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, frekans ve yüzde dağılımı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin %35,7'sinin 33-39 yaş arasında, %86,3'ünün kadın, %79,3'ünün Sağlık meslek lisesi mezunu, %86,3'ünün sosyo-ekonomik düzeyinin orta ve %83,5'inin genel sağlık durumunu iyi olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin %25,0'ının 11-15 yıl arasında hemşire olarak çalıştığı, günlük bakım verdikleri hasta sayısının ortalama 14,2± 9,00 olduğu, %54,7'sinin haftalık 40 saat ve %50,5'inin vardiya ile çalıştığı belirlenmiştir. Hemşirelerin %57,1'i mesleğini sevdiği için seçtiğini, %78,4'ü mesleki dernek/birliğe üye olmadığını, %85,1'i herhangi bir bilimsel araştırmaya katılmadığını, %62,9'u özel dal sertifikasına sahip olmadığını, %53,7'si mesleği yapmaktan, %68,9'u aldığı maaştan ve %56,6'sı çalışma ortamından kısmen memnun olduğunu ve %46,7'si hemşirelik mesleğinin statüsünün diğer meslekler ile eşit olduğunu ifade etmiştir. Hemşirelerin %66,6'sı kurumlarındaki ve %64,1'i Kosova'da mesleki otonomi düzeyinin orta düzeyde ve % 36,9'unun gelecek bir yıl içinde kurumdan ayrılmayı hiç düşünmediğini ifade etmiştir. Sonuç: Bulgularımız Kosova, Priştina'da çalışan hemşirelerin çoğunluğunun kamu hastanesinde çalıştığı, yeterli klinik deneyime sahip olduğu, çoğunlukla kadınlardan oluştuğu, eğitim seviyesinin düşük olduğunu, sosyo-ekonomik durumları ve otonomilerinin orta düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Hemşire profili, Hemşirelik mesleği, Kosova-Priştina, Profesyonellik

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Arta Dalipi
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de halkla ilişkilerin meslekleşme standartları: Akademisyenler ve uygulayıcılar üzerinden karşılaştırmalı bir analiz

Günümüz sanayi toplumlarında, tüm ekonomik sistemin merkezinde ?meslek? kavramı bulunmaktadır. Meslek, yerine getirdiği isler ile sosyal düzenin sürekliliğine katkıda bulunurken bir yandan da kazandırdığı statü ile meslek sahibinin toplum içerisindekonumlanmasını sağlamaktır. Bu nedenle meslek günümüz toplumları açısından büyük öneme sahiptir. Meslek, kendiliğinden ortaya çıkan bir olgu değildir. Mesleğin temelinde ?is? kavramı bulunmaktadır ve bir isin mesleğe dönüşebilmesi için birtakım süreçleri tamamlayarak, toplumsal kabul görmüş olması gerekmektedir. Halkla ilişkiler, meslekleşmesini çok yakın tarihlerde tamamlamış bir meslektir. Halkla ilişkilerin meslekleşmesine ilişkin literatür henüz yenidir ve halkla ilişkiler uygulamalarını manipülasyon ile özdeşleştirerek mesleğe karşı eleştirel tutum sergileyen akademisyenler tarafından kabul görmemektedir. Ancak halkla ilişkiler, gerek günümüzdeki mevcut durumu üzerinden gerekse kuramsal ilerlemesi açısından değerlendirildiğinde bir meslek olarak karsımıza çıkmaktadır. Mesleğe dönüşen diğer is kollarında olduğu gibi halkla ilişkiler de meslekleşme süreçlerinden geçmiştir. Bu araştırmada Halkla ilişkilerin meslekleşmesi üzerine derinlemesine bir literatür incelemesiyapılmış ve Türkiye'de halkla ilişkilerin meslekleşme standartlarının durumu uygulayıcıların ve akademisyenlerin görüşleri doğrultusunda araştırılmıştır. Uygulayıcıların ve akademisyenlerin görüşlerinin uyumlulukları değerlendirilmiş, Türkiye'de halkla ilişkilerin meslekleşmesinde tamamlanmış ve eksik standartları ortaya konmuştur.

Halkla ilişkilerMeslek standartlarıMeslekler
Mehmet Umut Tuncer
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kutsal ile mitoloji arasında klasik Türk şiirinde köken mitleri

Mitoloji; genel anlamda dünyanın yaratılışı, nereye gideceği, tanrıların nasıl var olduğu ve insanların nereden geldiğini araştırmaktadır. Köken mitleri genel mitlerin dışında özel mitler olarak değerlendirilmiş ve bu mitler diğer mitleri tamamlayıcı niteliktedir. Köken mitleri bir nesnenin, bir geleneğin, bir varlığın ilk olarak nasıl ortaya çıktığını bunların nasıl kutsallık kazandığını ifade eden ve bir inanış etrafında şekillenen mitlerdir. Bu bakımdan aynı zamanda kutsaldır ve sürdürülebilirliği vardır. İslam inanışında birçok nesnenin, olayın, geleneğin ilk defa ortaya çıkışı (kökeni) ilahi kaynaklı görülmektedir. Bunlar etrafında gelişen anlatılar kutsal kaynaklı olsa da mitolojik unsurlarla zenginleşmiş aynı zamanda edebi metinlere yansımıştır. İslam medeniyetinin bir ürünü olan klasik Türk şiirinde bu yansımanın örnekleriyle çokça karşılaşılmaktadır. Yapılan çalışma öncelikle klasik Türk şiirinde görülen kutsalla mitoloji arasında köken mitlerine ait örneklerin tespiti, tasnifi ve tahlilini amaçlamaktadır. Tüm bunlar gerçekleştirilirken bu çalışmada İslam düşünce dünyası dışındaki diğer inanışlarda da konu dâhilinde karşılaşılan anlatılar ana hatlarıyla mukayese yapmaya elverişli bir şekilde verilmiştir. Klasik Türk şiirinde varlıklar, nesneler, gelenekler, meslekler, önemli günler, ritüeller, kutsal mekânlar, icatlar, kötü hasletler ve gök cisimleri gibi hususların nasıl ortaya çıktığına dair inanışların anlatıların bir edebi malzeme olarak kullanıldığının tespiti çalışmanın en önemli yönlerinden biridir. Çalışmayı oluşturan bölümlerin çeşitliliği klasik Türk şiirinin bu husustaki zenginliğini göstermektedir.

Eski Türk edebiyatıKutsallıkKöken bilim+6
Özlem Düzcan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1844 - 1845 tarihli temettuat defterlerine göre Şuhud Kazası'nın sosyo-ekonomik yapısı

Osmanlı Devleti, Tanzimat Fermanı ile tüm alanlarda yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu amaçla mali alanda halktan vergi mükellefi olanların sahip oldukları mal ve mülklerin yıllık gelirleri üzerinden temettü vergisi alınması esası benimsenmiştir. Bu vergi kayıtları temettuat defterleri adı verilen defterlere yazılmıştır. Bu defterlerde vergi mükellefi hane sayıları, ilgili bölgedeki arazi miktarları, arazinin durumu, yetiştirilen ürünler, tüm gelirler, ödenen vergiler, hayvan sayıları, ticari faaliyetler ve dolayısıyla da halkın ekonomik durumu ile ilgili detaylı bilgiler bulunmaktadır. Bu çalışmada İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde bulunan Temettuat defterlerinden, Şuhud'a ait BOA, ML.VRD.TMT. 9299-09354-09362-09365-09372-09375-09385-17754-17790 numaralı defterler incelenerek değerlendirilmesi yapılmıştır.

Afyonkarahisar-ŞuhutEkonomik durumEkonomik yapı+7
Mustafa Özköse
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Meslekler sosyolojisi bağlamında aşçılık mesleğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı, aşçılık mesleğinin meslekler sosyolojisi bağlamında değerlendirilmesidir. Ayrıca bu çalışma, bürokrasi ve hiyerarşi, eğitim, örgütlenme/dernekleşme, toplumsal cinsiyet, medya ve sosyal medya konularının meslekler sosyolojisi ile ilişkilendirilmesini konu edinmektedir. Aşçılık mesleğini icra eden bireylerin profesyonelleşme sürecini, eğitim koşullarını, örgütlenmelerle bağlantısını; kadının profesyonel mutfaktaki konumunu, medya ve sosyal medyanın meslek üzerindeki etkilerini ortaya koymak üzere saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada nicel veriler elde etmek amacıyla Türkiye'de faaliyet gösteren bir restoran zincirinin yedi şehirdeki farklı şubelerinden 220 aşçı ile anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın bulgularında aşçılık mesleğinde bürokrasi ve hiyerarşik düzene sağlanan uyum ile mesleğin profesyonelleşme yolunda emin adımlarla ilerlediği sonucu ortaya çıkmıştır. Aşçılık mesleğinin alaylı olmaktan çıkıp okullu bir meslek olmaya doğru ilerlemesinde aşçılık ile ilgili okulların ve üniversitelerde bölümlerin artması etkilidir. Mesleğin seçiminde aile faktörünün etkisi devam ediyor olsa da medya ve sosyal medyanın meslek üzerindeki etkileri mesleği popüler bir hâle getirmektedir. Gün geçtikçe sayısı artan federasyonlar aşçılık mesleğini icra eden bireyler için önemli görülmekle birlikte bu federasyonlara üye olma durumunun oldukça az olduğu görülmüştür. Buna sebep Türkiye'deki federasyonların aşçılık mesleğini yeterince desteklemediği yönündedir. Aşçılık mesleğinde kadın çalışanların az olduğu, mutfak hiyerarşisinde daha alt konumlarda bulunduğu, profesyonel mutfakların erkeklerin egemenliğinde olmaya devam ettiği gözlemlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Aşçı, Aşçılık, Mutfak hiyerarşisi, Profesyonel meslek, Meslekler sosyolojisi

AşçılarAşçılıkAşçılık eğitimi+4
Fırat Çimen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Maksiller lateral kesici diş proporsiyonu ve bukkal koridor genişliği değişikliğinin gülümseme algısı üzerine etkisinin değerlendirilmesi

Giriş: Bu çalışma, lateral kesici diş proporsiyonu ve bukkal koridor genişliği değişikliğinin gülümseme algısı üzerine etkisinin farklı meslek, yaş ve cinsiyete sahip kişiler tarafından Q-sort ve Visual Analog Skala (VAS) yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesini ve meslekler, cinsiyetler, farklı yaş grupları ve kullanılan değerlendirme yöntemleri arasında farklılık olup olmadığını tespit etmeyi ve yöntemlerin tekrarlanabilirliklerini değerlendirmeyi amaçlayan prospektif, randomize bir anket çalışmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda maksiller lateral kesici diş proporsiyonu ve bukkal koridor genişliği değişikliği yapılmış olan 48 adet fotoğraf, 72 diş hekimi, 80 diş hekimliği öğrencisi, 70 ortodontist ve 83 meslekten olmayan bireyler tarafından Q-sort ve VAS yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 29,4'tür. Her bir fotoğrafa verilen ortalama Q-sort ve VAS puanlamaları, mesleklere, cinsiyete, yaş gruplarına, mesleki tecrübe sürelerine göre değerlendirilmiştir. Fotoğraflar ayrıca bukkal koridor genişlikleri ve lateral kesici diş proporsiyonlarına göre gruplara ayrılarak ayrı ayrı incelenmiştir. Çalışmamızda ayrıca Q-sort ve VAS yöntemleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışma sonuçlarına göre; en estetik olarak seçilen fotoğraf %7 bukkal koridor genişliğine sahip ve %68 lateral kesici diş proporsiyonu olan fotoğraftır. En az estetik fotoğraf ise %22 bukkal koridor ve %55 lateral kesici diş proporsiyonuna sahip olan fotoğraftır. VAS yöntemine göre %4 bukkal koridor genişliğine sahip olan fotoğraflar, Q-sort yöntemine göre ise %7 bukkal koridor genişliğine sahip olan fotoğraflar en estetik fotoğraflar olarak seçilmiştir. Her iki yönteme göre en az estetik fotoğraflar ise, %22 bukkal koridor oranına sahip olan fotoğraflardır. %68, %73 ve %81 lateral kesici diş proporsiyonlarına sahip fotoğraflar Q-sort yöntemi ile değerlendirmede en yüksek puanlamaları almıştır. VAS yönteminde ise %68 lateral kesici diş proporsiyonu olan fotoğraflar en estetik fotoğraflar olarak seçilmiştir. VAS ve Q-sort ortalama değer tabloları incelendiğinde, bukkal koridor genişlikleri arttıkça katılımcıların lateral kesici diş proporsiyonu fazla olan fotoğrafları daha estetik olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Farklı meslek gruplarının değerlendirmelerine göre meslekten olmayan bireyler ve diş hekimliği öğrencilerinin fotoğraflara daha düşük puanlamalar verdikleri görülmüş ve daha eleştirel oldukları sonucuna varılmıştır. Cinsiyetler, yaş grupları, diş hekimlerinin mesleki tecrübe süreleri ve ortodontistlerin mesleki tecrübe süreleri arasında fotoğrafların değerlendirilmesinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir. Q-sort ve VAS yöntemlerinin gözlemciler arası tekrarlanabilirlik değerlendirmesinde Q-sort yönteminin VAS yöntemine göre daha tekrarlanabilir ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gözlemciler içi değerlendirmeye göre ise VAS yöntemi daha tekrarlanabilir olarak bulunmuştur. Sonuç: Tüm bu veriler incelendiğinde %4-7 bukkal koridor genişliklerinin ve %68-73 lateral kesici diş proporsiyonunun daha estetik olarak değerlendirildiği sonucuna varılmıştır, bukkal koridor genişliği ve lateral kesici diş proporsiyonu parametrelerinden bukkal koridor genişliğinin katılımcılar tarafından daha fazla dikkat edilen parametre olduğu görülmüştür. Q-sort değerlendirme yönteminin gülümseme fotoğraflarında kullanılabilecek hızlı, basit ve tekrarlanabilir bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.

AlgıCinsiyetGülümseme+6
Ebru Akgül
Bolu Abant İzzet Baysal University
2017
20

Related subjects