Music

1,102 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Müzikle şifreleme-veri gizleme sistemi tasarımı ve gerçeklenmesi

Gizli kalması gereken verilerin hızlı bir şekilde verinin kaynağından hedefe ulaşması için günümüzde internet gibi herkese açık ve güvensiz kanallar kullanılmaktadır. Bu verilerin güvenliğini sağlamak kimi zaman hayati önem taşıdığından farklı şifreleme yöntemleri dünyanın dört bir yanında geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Bu duruma bir başka yaklaşım ise; veri güvenliğini veriyi gizleyerek sağlayan steganografik yöntemlerdir. Bu çalışmada, güvenlik seviyesini arttırmak için şifreleme ve veri gizleme bir arada kullanılmaktadır. Şifreleme için öncelikle AES-256 algoritması kullanılmakta ve algoritmanın çıktısı olan veriler, gizlenirken kullanılacak taşıyıcı ses dosyasındaki müzik eserinin notalarının kullanılan özelliklerinden elde edilen değerlerle sonlu alanda çarpma yapmak suretiyle şifrelenmektedir. Daha sonra, yine bu nota değerlerinden oluşturulan kurala göre, şifrelenmiş veriler, taşıyıcı ses dosyası içerisine gizlenerek ortaya şüphe çekmeyen ve şifrelenmiş veri taşıyan ses dosyaları çıkarılmaktadır. Taşıyıcı ses dosyasındaki müzik eserinden elde edilen değerler, hem şifreleme aşamasında hem de veri gizleme aşamasında anahtar niteliğinde kullanıldığından, kaynaktan hedefe yapılacak dosya aktarımından önce herhangi bir veri aktarımına ve anahtar paylaşımına ihtiyaç duyulmamakta ve güvensiz kanaldan anahtar paylaşımı yapılması sorununu ortadan kaldırmaktadır. Tasarlanan sistem, girdiler ne olursa olsun oluşacak çıktıdan aynı nota değerlerinin elde edilebileceğini ve yapılan işlemlerin matematiksel olarak tersinin yapıldığı veri ayıklama ve çözme aşamalarının ardından doğru veriye kesin olarak ulaşılacağını garantilemektedir. Tasarlanan sistemin gerçeklenmesi birbirleriyle haberleşen yazılım ve donanım birimleri tasarlanarak yapılmıştır. Hız kısıtları göz önünde bulundurularak sistemin yazılım ve donanımda çalışacak alt sistemleri belirlenmiş ve donanımda 2524 Mbps gibi bir şifreleme hızına ulaşılmıştır.

FPGAKriptografiMüzik+8
Muhammet Hamdi Yavuz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Kaptan Corelli'nin Madolini'nde Orpheus ve Eurydice Miti

Since primordial times, myths have had an important effect on literature. Along with the influence of postmodernism, myths are deconstructed. Like myths, music is an indispensable part of man, and Orpheus Myth shows a close connection between music and myth. The aim of this thesisis to define myth and examine the artistic means used in Captain Corelli's Mandolin by Louis de Bernières through the lens of an appropriate comparative methodology such as Carl Gustav Jung's archetypes, Joseph Campbell's monomythical journey and Claude Levi-Strauss's my themes, focusing on the similarities and differences between the Myth of Orpheus and Eurydice and Captain Corelli's Mandolin as well as deconstructing the myth and focusing on the relationship between music and myth.

ArchetypeLiteratureJung, Carl Gustav+3
Pelin Angın
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Profesyonel müzisyenlerde mizaç ve karakter özelliklerinin incelenmesi

Müziğin; toplumlarda kaynaşmayı, eğlenmeyi sağlayan, insanlar arasındaki iletişimi güçlendiren, kültürlerin devamlılığına yardımcı olan birçok özelliği mevcuttur. Müziğin bireylerin kişilik ve sosyal gelişimindeki yeri ve öneminin oldukça açık olduğu düşünülmektedir. Müzisyenler; hayatının merkezine müziği alan, müzik olmadan yapamayan, müzik oluşturabilen, müzik kariyerlerini kendi parçaları, gelişimleri sayan ve benliğini müzik ile bütünleştiren, birlikte var eden kişilerdir. Kültürel ve mesleki olarak kişinin kimliğini ifade etmesini sağlayan müzikle ilgili davranışların büyük kısmı hayatı idame ettirme, geçimini sağlama amacıyla yapılmaktadır. Profesyonel müzisyen, ustalık kimliği ile estetik davranışlarını sentezleyip sunduğunda izleyici tarafından takdir edilir. Literatürde, müzik türü tercihi ile kişilik özelliklerinin bağlantısı inceleyen bazı çalışmalar bulunmaktadır; ancak, müzisyenlerin kişilik özelliklerini inceleyen çalışmaların sayısı kısıtlıdır. Çalışmamızda, profesyonel müzisyenlerin kişilik özelliklerini psikobiyolojik model çerçevesinde kontrol grubu ile karşılaştırarak, literatüre katkıda bulunmayı amaçladık. Çalışmamızın örneklemini, 18-60 yaş arası, profesyonel müzisyen olan 30 gönülllü katılımcı ile kontrol grubu olarak müzisyen olmayan 30 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılara sosyodemografik veri formu ve Mizaç-Karakter Envanteri Gözden Geçirilmiş Formu uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, profesyonel müzisyenlerin yenilik arayışı, sebat etme, kendini aşma skorlarının, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde yükseldiği saptanmıştır. Çalışma grubunda yaş ile sebat etme ve kendini aşma skorları arasında anlamlı ve pozitif korelasyon saptanmıştır. Çalışmamız, profesyonel müzisyenlerin kişiliklerini Mizaç-Karakter Envanteri ile psikobiyolojik model çerçevesinde inceleyen ilk çalışmadır, daha geniş örneklem grupları ile yapılacak çalışmalara ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.

KarakterMizaçMüzik+4
Berkay Baştuğ
Tekirdağ Namık Kemal University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ramazan ayında icra edilen musiki formlarının değerlendirilmesi

Bu çalışma, Ramazan ayının dini, sosyal ve kültürel boyutları çerçevesinde şekillenen musiki formlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Ramazan ayı, yalnızca oruç ve ibadetle sınırlı kalmayan; aynı zamanda toplumsal dayanışma, manevi derinlik ve kültürel üretimin yoğunlaştığı özel bir zaman dilimi olarak dikkat çeker. Bu bağlamda musiki, hem dini ritüelleri zenginleştiren hem de sosyo-kültürel etkinlikleri anlamlı kılan çok yönlü bir ifade biçimi olarak Ramazan'ın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Tezde öncelikle Ramazan ayına özgü dini merasimler incelenmiş; Kur'an tilaveti, mukabele, teravih namazı, huzur dersleri gibi uygulamalarda ezan, kamet, ilahi, kaside, na't, tevşih, mevlid, temcid-münâcaat ve salâ gibi geleneksel dini musiki formlarının rolü incelenmiştir. Ardından Hırka-i Şerif ve Sakal-ı Şerif ziyaretleri, iftar sofraları ve Ramazan yardımları gibi sosyo-kültürel etkinliklerde musikinin katkısı değerlendirilmiştir. Son bölümde ise Hacivat-Karagöz oyunları, fasıl musikileri ve konak eğlenceleri gibi din dışı etkinliklerde kullanılan musiki unsurlarına odaklanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Ramazan ayında icra edilen musiki formlarının bireysel ibadeti estetikle buluşturduğu, toplumsal birlik ve kültürel devamlılık açısından önemli roller üstlendiği görülmüştür. Bu geleneksel musiki formları, sadece dini duyguları derinleştirmekle kalmamakta; aynı zamanda Ramazan'ın hafızalarda yer eden manevi atmosferini oluşturmada da belirleyici olmaktadır. Çalışma kapsamında, bu kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için musiki formlarının arşivlenmesi, akademik olarak incelenmesi ve gençlere yönelik tanıtım çalışmalarının artırılması yönünde çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Sonuç olarak, Ramazan musikisi, hem dini hem de kültürel kimliğin yaşatılmasında vazgeçilmez bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Anahtar kelimeler: Dini Musiki, Musiki Formları, Ramazan Ayı doldurulacaktır.

Müzik
Gökçe Okşan Eriş
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ünitesinde yatan hastalara mekanik ventilasyon döneminde dinletilen doğa sesi ve kültürel müziğin fizyolojik yanıtlara etkisi

Bu araştırma, yoğun bakım cerrahi bölümünde yatan hastaların mekanik verntilasyon döneminde uygulanan doğa sesi ve kültürel müzik (türkü) dinletisinin kan basıncı, kalp hızı, solunum, saturasyon ve ağrı skoruna etkisini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Araştırma Gaziantep SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Hastanesi Araştırma ve Uygulama Merkezi cerrahi yoğun bakım ünitesinde uygulandı. Yoğun bakımda yatan 90 hastadan veriler Hasta Tanılama Formu, Yoğun Bakım Ağrı Gözlem Ölçeği, Doğa Sesi, Kültürel Müzik (Türkü Ezgisi) Dinletilen ve Dinletisi Olmayan Hastaların Fizyolojik Durumlarını Değerlendirme Formu ile toplandı. Hastaları Ailelerinden Alınan Onam Formu ile hasta onamı ve kurum izinleri ile gerekli yasal izinler alındı. Hastalardan 30'una tedavi sürecinde doğa sesi, 30'una kültürel müzik (sözsüz enstrümantal türkü ezgisi) dinletilirken, 30 hastaya ise herhangi bir şey dinletilmeden tedavi altına alındı. Bu bağlamda çalışma üç grupta incelendi. Yapılan inceleme sonucunda hastaların cinsiyet, medeni durum, yaşadığı yer, çalışma durumu, meslek durumu, sigara içme ve alkol kullanma varlıkları ile gruplar arasındaki farklılıklar istatistiksel açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Hastaların eğitim düzeyleri incelendiğinde doğa sesi dinlettirilen grupta lise ve üzerinde eğitim görenlerin oranı, diğer gruplara göre istatistiksel açıdan anlamlı bulundu (p<0,05). Doğa sesi dinleyen grupta yer alan hastaların yaş düzeylerinin, kontrol grubunda tedavi edilen hastaların yaş ortalamalarına göre istatistiksel açıdan yüksek olduğu saptandı. Hastalara uygulanan Yoğun Bakım Ağrı Gözlem Ölçeği aracı dört alana dayanmaktadır: Hastanın yüz ifadeleri, vücut hareketleri, ventilatöre uyum (veya entübe olmayan hastalar için ses kullanımı) ve kas gerginliği. Her alanın 0 ila 2 arasında muhtemel bir puanı vardır. Toplam puan 0 ile 8 arasında değişebilir. Burada 0 ağrı davranışının olmadığını ve 2 nin üzerinde puan alan hastalar ise ağrı davranışının açık belirtilerini göstermektedir. Yoğun bakım ağrı gözlem ölçeği (CPOT) a göre toplam puanlara bakıldığında da müzik dinletilmeden önce ( başlangıçta), müzik girişimi yapıldıktan 1 saat sonra anlamlı fark 3 grupta da yokken (p>0,05) , müzik girişimi yapıldıktan 2 saat sonra istatiksel fark olduğu ( p<0,05) farkın kültürel türkü müziği dinleyen hastalardan kaynaklandığı belirlenmiştir.Hastaların fizyolojik yanıtlarına bakıldığında müzik dinletisi yapılmadan önce, yapıldıktan 2 saat sonra ortalama arter basıncı doğa sesi, kültürel müzik dinletilen grupta değişmez iken, kontrol grubunda ise MAP artmış ve normal sınırın en üst seviyesinde 99,60 ± 8,02 mm/Hg olarak bulunmuştur (MAP ortalama arter basıncı 70-100 mm/Hg). Bu sonuç müzik girişimi yapılan gruplarda kan basıncının daha kontrol edilebilir olduğunu, hastaların strese verdikleri yanıtın kan basıncı düzeyinde daha iyi olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak; müzik dinletisinin YBÜ de yatan hastalara mekanik ventilasyon döneminde dinletilen doğa sesi ve kültürel müziğin fizyolojik yanıtlara olumlu etkisi oldugu görüldü.

DoğaMüzikMüzik tedavisi+4
Esra Akkaya
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Laparoskopik cerrahi geçirecek hastalara sanal gerçeklik (VR) ile verilen eğitimin hastaların yaşam bulgularına ağrı ve anksiyetelerine etkisi

Bu araştırma, laparoskopik kolesistektomi cerrahi geçirecek hastalara sanal gerçeklik ile verilen eğitimin hastaların yaşam bulgularına ağrı ve anksiyetelerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Deney ve kontrol grubu ile planlanmış yarı deneysel bir çalışmaydı. Araştırmada tik kuruldan hastaneden ve hastalardan izin alındı. Araştırmanın örneklemini SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Servisine yatışı yapılan, 18-65 yaş aralığındaki ve laparoskopik ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası, sözel, duyusal, iletişim sorunu yaşamayan ve görme engeli olmayan, araştırmaya katılmayı kabul eden, ruhsal tanı almamış, genel anestezi ile ameliyat edilecek olan hastalar oluşturuldu. Evreni bilinen gruplarda örneklem seçimi formülü ile 62 hasta örnekleme alındı. Kontrol grubuna (31 hastaya) broşür destekli eğitim, deney grubuna (31 hastaya) sanal gerçeklik gözlüğü ile görsel müzikli bir eğitim ameliyat öncesi verildi. Veriler Hasta Tanıtım Formu, Beck Anksiyete Ölçeği, Yaşam Bulguları Formu, Visual Analog Skala ile ağrı değerlendirme formu kullanıldı. Kontrol ve deney grubundaki hastaların verileri ameliyat öncesi, ameliyattan 1,8,24 sonrası toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ki-kare testleri kullanıldı. Tekrarlı ölçülen yaşam bulgular için tekrarlı ölçümlerde ANOVA kullanıldı ve anlamlılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için Benforenni testi kullanıldı. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayısı ile test edildi. İç tutarlılık için Cronbach's alfa kullanıldı. Sonuçlar yorumlanırken anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak alındı. 18 yaş altı 65 yaş üstü hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Ayrıca araştırma sadece bir özel hastane yapılacak olması araştırmanın sınırlılıklarından biriydi. Araştırma sonucu olarak; ameliyat öncesi VR (sanal gerçeklik gözlüğü) ile verilen eğitimin ameliyat sonrası 1. saatte ağrıyı ve anksiyeteyi broşür eğitimin göre daha çok azalttığı ayrıca solunum, kan basıncı, nabız, vücut sıcaklığı gibi yaşam bulgularını da olumlu etkilediği ve bu değerlerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu. Ameliyattan 8 ve 24 saat sonra broşür veya VR ile eğitim alan hastaların ağrı, anksiyete ve yaşam bulgularının bu eğitim materyallerinden hangisinden etkilendiği konusunda ilişki tam olarak ortaya çıkarılamadı. Ameliyat öncesi veya sonrası VR (sanal gerçeklik gözlüğü) ile verilen eğitimler, müzikli görsel efektler hastaların ağrı, anksiyete ve yaşam bulgularını olumlu etkileyebilir. Bu vii konuda diğer yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sanal Gerçeklik; Anksiyeti; Ağrı; Hasta; Müzik

AnksiyeteAğrıCerrahi+5
Dilvan Sultan Öskan
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi derleme fişlerindeki etnografik veriler

Türkiye'de kendi halk müziğini ve kültürünü tanımak, anlamak ve anlatmak ve halk müziği temelinde bir ulusal müzik inşa etmek amacıyla halk müziği derleme çalışmaları yapıldığı bilinmektedir. 1937-1952 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesindeki halk müziği derleme çalışmaları da bu çalışmalardandır. Derleme çalışmalarında dönemin önde gelen müzik ve bilim insanları yer almıştır. Yapılan derlemeler sonucunda Türkiye'nin her tarafından halk müziği ezgileri derlenmiştir. Derlemeler sonucunda ortaya çıkan derleme fişleri, plaklar, makara bantlar ve fotoğraflar Folklor Arşivi'nde bulunmaktadır. Bu tez, Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi'nde yer alan derleme fişlerindeki etnografik verileri ve söz konusu verilerin hangi konulara ilişkin olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Tezde doküman analizi, içerik analizi ve literatür taraması yöntemleri kullanılmıştır. 911 derleme fişinden oluşan bir örneklemde hem derleme fişlerindeki notlar hem de derlenen eserlerin sözleri incelenmiştir. Bulunan veriler MAXQDA programı ile tasnif edilmiş ve kodlanmıştır. Yapılan incelemelerde verilerin çalgılara, kültürel yapıya ve coğrafyaya ilişkin olduğu görülmüştür. Çalgılara ilişkin verilerde çalgı adları, çalgıların fiziksel özellikleri ve yapıldıkları materyaller ile çalgı icrasıyla ilişkilendirilecek unsurlar tespit edilmiştir. Kültürel yapıya ilişkin verilerin; âşıklık geleneği, dil ve ağız özellikleri, duygular, ekonomi, giyim-kuşam, günlük hayat, halk edebiyatı, hukuk, inançlar, müzik pratikleri, mutfak, oyun havaları, ölüm, ritüeller, tarih, teknoloji, siyasal ve toplumsal yapı hakkında olduğu saptanmıştır. Coğrafyaya ilişkin verilerin; yöre, yerleşim yeri, yer şekilleri, akarsu ve deniz adları, önemli mimari yapılar ve hayvan ve bitki türleri hakkında olduğu görülmüştür. İncelenen verilerin dönemin Türkiye'sine ve bölgeler arasındaki kültürel ortaklığa ışık tuttuğu belirlenmiştir. Ek olarak elde edilen verilerin pek çok yeni çalışmaya kaynaklık edebileceği de görülmüştür. Anahtar sözcükler: Halk müziği, derleme çalışması, derleme fişi, Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi, etnografik veri.

ArşivlerHalk bilimiHalk müziği+1
Ozan Civelek
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Franz Schubert op.15 Wanderer Fantasy eserinin incelenmesi

Franz Schubert'in Op.15 Do Majör Wanderer Fantasy eserinin genel bir bakış açışı ile incelendiği bu çalışmada, Schubert'in hayatı ve müzik stili, fantezi biçimi ve Wanderer Fantasy eserinin genel özellikleri incelenmiş, eserin formal analizi yapılmıştır. Bu çalışmalar yapılırken literatür taraması yapılarak veriler toplanmış, Franz Schubert ve Wanderer Fantasy hakkında yapılacak olan araştırmalara, eseri icra etmek isteyen icracılara kaynakça olması hedeflenmiştir. Anahtar sözcükler: F. Schubert, Schubert'in müziği, Wanderer Fantasy, piyano, fantezi biçimi

FanteziMüzikPiyano+1
Meral Gülgün Ünal
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan koklear implant kullanıcılarında müzikal algının değerlendirilmesi

Koklear implant, ileri/çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı olan bireylere uygulanan elektronik bir sistemdir Koklear implantlı bireyler, konuşmanın zamansal ince yapılarının implant tarafından nasıl iletildiğiyle ilgili bazı sorunlar nedeniyle, özellikle müziği algılamada normal işiten akranlarının gerisinde kalırlar. Birçok araştırma, koklear implantlı bireylerde müziği algılama becerisinin her zaman aynı olmadığını ve her iki alanın daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu çalışmanın amacı, adölesan koklear implant kullanıcılarında müzik algısının araştırılmasıdır. Çalışmaya 12-18 yaş aralığında tek taraflı koklear implant kullanıcısı 24 adölesan ve bilateral normal işitmeye sahip 12 adölesan dahil edildi. Katılımcıların müzikal algısını değerlendirmek için Perde Yönü Ayırt Etme ve Melodik Kontur Tanıma testleri sırayla uygulandı. Ayrıca katılımcılara müzik ile ilgili subjektif değerlendirme de yapıldı. Çalışmanın bulguları doğrultusunda, Perde Yönü Ayırt Etme (p = 0.07) ve Melodik Kontur Tanıma Testlerinde (p = 0.001) normal işiten grup ile koklear implant grubunu arasında anlamlı fark elde edildi. İki grup arasında şarkı sözü anlama durumunda anlamlı fark elde edildi (p = 0.001). Perde Yönü Ayırt Etme ve Melodik Kontur Tanıma testleri arasında anlamlı ilişki elde edildi (p < 0.001, r=-0.52). Normal işiten bireyler ile koklear implant yaşı 6 yıldan fazla olan grup arasında Perde Yönü Ayırt Etme (p = 0.028) ve Melodik Kontur Tanıma Testlerinde (p < 0.001) anlamlı fark elde edildi. Koklear implant kullanıcılarının perde yönü ve melodi algısında zorluk yaşadıkları sonucuna varılıp, erken yaşta koklear implant kullanımının müzik algısına katkısı olduğu düşünüldü.

AlgıErgenlerKoklea hastalıkları+5
Sevgi Kadıhanoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde bulunan T.C. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ortaokullarda öğrenimlerine devam etmekte olan 8. sınıf öğrencileri ve bu okullarda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı oranlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı II. döneminde, 445 öğrenci ve 8 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında okullarda uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle video konferans yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri alanyazın taraması, doküman analizi, araştırmacı tarafından hazırlanan "Müziksel Değerlendirme ve Bağlam Testi", "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, t-Testi, ve Mann-Whitney U testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda uluslararası temel müzik yeterlikleri ile Türkiye'de uygulanan öğretim programında kazanılması beklenen müzik yeterliklerinin büyük oranda benzerlik gösterdiği ancak çok seslilik, temel enstrüman çalma becerileri, müzik teknolojisi ve değerlendirme alanlarında farklılıkların bulunduğu görülmüştür. 8. sınıf öğrencilerinin müzik yeterliklerini kazanma ölçütüne yalnızca "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi"nin "Temel Müziksel Söyleme Becerileri" temasında yer alan "Şarkının sözlerini telaffuz etme" maddesinde ulaştığı, diğer yeterliklerin hiçbirinde bu ölçüte erişilemediği tespit edilmiştir. Yeterliklere ulaşma düzeyinin alt ve üst düzey okullara göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmen görüşleri doğrultusunda ise müzik dersi ortamlarının mevcut fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve müzik dersine paydaşlar tarafından verilen desteğin artırılması gerektiği tespit edilmiştir.

EğitimEğitim programlarıMüzik+5
Emel Eminoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin müzikten etkilenim düzeyleriyle prososyal eğilimleri arasındaki ı̇lişkinin ı̇ncelenmesi

Bu çalışma, lise öğrencilerinin müzikten etkilenimleri ile prososyal davranışlar arasındaki ilişkiyi ve bazı değişkenlerin bu davranışlar üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ağrı İl Merkezi'nde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı 19 lisede öğrenim gören 1401 öğrenci oluşturmuştur. Çalışma grubuna dahil olan öğrencilere önce araştırmacı tarafından geliştirilen genel bilgi formu sonra sırasıyla Prososyal Eğilimler Ölçeği ve Müzikten Etkilenim Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan; iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkinin incelenmesi ve neden-sonuç ile ilgili ipuçları elde etmek amacıyla korelasyonel (ilişkisel) tarama yoluyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Lise öğrencilerinin demografik bilgileri % ve frekans "f" alma teknikleri ile analiz edilmiştir. Ölçeklerden alınan puanların değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi yapılmıştır. ANOVA'nın anlamlı çıkması sonucunda ise örneklem büyüklüklerinin birbirinden farklı olması sebebiyle Post-Hoc testlerinden LSD testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre Müzikten Etkilenim Ölçeği ile ya da Prososyal Eğilimler Ölçeği'nin alt boyutlarının en az bir tanesi ile arasında anlamlı bir ilişki olan değişkenler şu şekildedir; cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, baba çalışma durumu, aile ve öğretmen yardım ettiğini düşünme durumu, sınıf düzeyi, lise türü ve müzik türü. Müzikten etkilenim ile prososyal davranışlar arasında yapılan basit doğrusal regresyon sonucuna göre de prososyal davranışların alt boyutlarından duygusal, acil, gizli ve itaatkâr prososyal davranışlar ile müzikten etkilenim arasında ilişki olduğu saptanmıştır.

Lise öğrencileriMüzikOlumlu sosyal davranış+5
Samet Ekin
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de toplumsal cinsiyet rollerinin klasik batı müziği bestecilerinin mesleki yaşamlarına etkileri

Bu tezde kadın bestecilerin tarih boyunca yaşadıkları ayrımcılıklara değinilmiş ve günümüzde toplumsal cinsiyet rollerinin kadın ve erkek bestecilerin yaşamlarını nasıl etkilediği konusu tartışılmıştır. Batı'da ve Osmanlı tarihinde yaşanan ayrımcılıklarla bugünkü durum arasındaki ortak noktalar araştırılmıştır. 11 kadın ve 11 erkek besteci ile görüşülerek, toplumsal cinsiyet rollerinin hayatları üzerindeki etkileri saptanmaya çalışılmıştır. Kadınların ve erkeklerin, eğitim hayatında nasıl yönlendirildiklerinin mesleğe olan etkileri incelenmiştir. Toplanan veriler, tarihsel arka plana yerleştirilerek Türkiye'de kadınların durumu ve kadın kimliği, besteci kadınlarla ilgili yorumlarla beraber incelenmiştir. Toplumun gerek bestecilik mesleğinin kendisine, gerekse bu meslekle uğraşan kadın ve erkeklere olan bakış açısı bu bağlamda ele alınmıştır. Bunun yanında, cinsiyet rollerinin bestecilerin eğitim hayatlarındaki ve bestecilik kimliğini tanımlayış biçimleri üzerindeki etkileri, kadın ve erkek bestecilerin mesleklerinde kadınların mı yoksa erkeklerin mi daha çok desteklendiğine, tercih edildiğine veya kazanç farklarına ilişkin görüşlerine de yer verilmiştir. Bütün bu verilerin ışığında Cumhuriyet'in toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine bestecilik özelinde ne ölçüde ulaştığı incelenmiştir.

BestekarlarBestelerCinsiyet rolleri+7
Müge Deniz Erişkin Karabey
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Koklear implant kullanan çocuklarda müzikal duygulanımın değerlendirilmesi

Koklear implant, işitme kayıplıların konuşma algısını ve üretimini geliştirmek üzerine dizayn edilmiş bir işitme aracıdır. Koklear implantasyon sonrası artan beklentiler doğrultusunda koklear implant performansının değerlendirilmesi ve kullanıcıların uygun eğitim programına dahil edilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, koklear implant kullanan çocuklarda müzikal duygulanımın değerlendirilmesi ve müzikal duygulanımla dil gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilip karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda 6 ile 9 yaş arasında, koklear implant kullanıcısı 26 çocuk araştırma grubu, normal işitmeye sahip 26 çocuk ise kontrol grubu olmak üzere toplam 52 çocuk yer almıştır. Katılımcılara dil gelişimlerini değerlendirmek için " Türkçe Okul Çağı Dil Gelişim Testi (TODİL)" ve müzikal duygulanımı değerlendirmek için "Montreal Emotion İdentification Test (MEİ)" uygulanmıştır. Değerlendirme kriterlerinde TODİL için tüm alt testlerin indeks ve bileşke performans puanları; MEİ için tüm koşullarda doğruluk yüzdesi belirlenmiştir. Çalışma sonucunda araştırma grubunun tüm koşullarda müzikal duygulanım doğruluk yüzdesi ve TODİLin tüm alt test indeks ve bileşke performans puanları kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük elde edilmiştir. Koklear implant kullanıcılarının mutlu melodilerde doğruluk oranı üzgün melodilere kıyasla daha yüksek elde edilmiştir. Müzikal duygulanım ile dil gelişiminin dinleme bileşke performans puanı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ulaştığımız sonuçlar koklear implant performansını değerlendirmesi için kaba motor, ince motor, duyusal entegrasyon, bilişsel durum gibi diğer genel gelişim alanlarıyla birlikte konuşma ve dil gelişiminin yanı sıra müzikal algı ve müzikal duygulanımın da değerlendirilmesinin ve implantasyon sonrası eğitim programlarında müzikal algı ve duygulanıma spesifik gelişim sağlayacak eğitim programlarının da genel eğitim programlarıyla entegre biçimde uygulanmasının yararlı olabileceğini düşündürmüştür. Anahtar Kelimeler: Koklear İmplant, Müzikal Duygulanım, Okul Çağı Dil Gelişimi, MEİ, TODİL

Dil gelişimiKoklear implantlarKulak hastalıkları+3
İrem Düşünmez
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edward Macdowell 2. piyano konçertosu üzerine bir inceleme

Bu çalışmada Edward MacDowell'ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun incelenmesinin yanı sıra, kısaca Amerikan müzik tarihi de araştırılmıştır. 1. bölümde araştırma yöntemi açıklanmış, 2. bölümde Edward MacDowell' ın yaşamı ve eserleri incelenmiş, 3. bölümde Edward MacDowell' ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun yapısal analizine yer verilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Edward MacDOWELL' ın Re Minör 2. Piyano Konçertosunun yapısal açıdan incelenmesi yoluyla, piyano edebiyatının önemli eserlerinden olan bu konçertoyu çalışmak ya da tanımak isteyenlere bir kaynak sunmaktadır. Araştırmanın, Amerikan müziğine ve bu bağlamda yazılmış piyano konçertolarına yönelik araştırmalarda, konu ile ilgili bilgi vermesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.

BestekarlarBestelerKonçerto+6
Dengin Ceyhan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, İstanbul Avrupa Yakasının çeşitli semtlerinde görev yapan 294 müzik öğretmenine Maslach Tükenmişlik Envanteri uygulanarak, öğretmenlerin duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık puanlarının demografik özelliklerle ilişkisi incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre öğretmenlerin cinsiyet, eğitim durumu, haftalık girilen ders saatleri, sınıflardaki ortalama öğrenci sayılarına ve öğretmenin mesleğini sevme durumuna göre mesleki tükenmişlik boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Öğretmenlerin yaşlarına göre ise duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları arasında anlamlı bir farklılık görülürken (p<0,05), kişisel başarısızlık puanları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0,05). Öğretmenlerin medeni durumlarına göre duygusal tükenme puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmüş olup (p<0,05), duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık puanları arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Çalışma süresine göre duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları anlamlı bir farklılık göstermiş olup (p<0,05), kişisel başarısızlık ise anlamlı bir farklılık göstermemiştir (p>0,05). Görev yapılan okul sayısına göre duygusal tükenme boyutu anlamlı farklılık göstermiş olup (p<0,05), diğer tükenmişlik boyutları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Korelasyon analizi sonuçlarına göre duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutları hem yaş, hem de sınıftaki öğrenci sayılarına göre pozitif ve anlamlı ilişki göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Duygusal Tükenme; DuyarsızlaĢma; KiĢisel baĢarısızlık; Müzik öğretmeni.

Branş öğretmenleriMüzikMüzik dersi+5
İbrahim Çolakoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin müzik dersi uygulamalarında karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik öğretimsel liderlik tutumlarının incelenmesi: İstanbul - Bağcılar örneği

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda gerçekleştirilmekte olan müzik dersi uygulamalarında çeşitli sorun ve zorluklarla karşılaşıldığı bilinmektedir. Müzik öğretmenlerinin, programın amacına ulaşmadığını işaret eden saptamaları Dersin hedeflenen düzeyde gerçekleştirilebilmesi için çeşitli öğretim materyallerinin mutlaka kullanılması gerekliliği ve benzer faktörlerin müzik derslerinin etkililiği üzerindeki baskısı müzik dersi uygulamalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Okul müdürleri eğitim kurumlarını her alanda ileriye götürme konusunda birinci dereceden sorumlu kişilerdir. Bu nedenle Okul müdürlerinin müzik dersi uygulamalarında karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik öğretimsel liderlik tutumlarının incelenmesi ve bu doğrultuda elde edilen sonuçların milli eğitim bakanlığı bünyesinde görev yapmakta olan okul müdürlerine yansımaları oldukça önem arz etmektedir. Bu amaç doğrultusunda elde edilen verilerin analizleri sonucunda birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar İlçesi ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapmakta olan okul müdürleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Bağcılar ilçesindeki ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde görev yapan okul müdürlerinden basit tesadüfî örnekleme yoluyla seçilmiş araştırmaya katılmaya gönüllü 74 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada, Gün (2009) tarafından geliştirilen "öğretimsel liderlik tutum ölçeği" (Okul Müdürlerinin Müzik derslerine ilişkin yaklaşımları) anketi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS 21.0 İstatistik paket programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Lilliefors Significance düzeltmeli Kolmogorov - Smirnov dağılım testi, niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup durumunda, normal dağılım göstermeyen parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Sonuçlar % 95 güven aralığında, p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Okul müdürleri müzik derslerini gerekli görürken, müzik dersi için teknik araç-gereç sağlama, yetenekli öğrencilerin yönlendirilmesinde müzik öğretmenine yardımcı olma, müzik öğretmeninin müzikle ilgili hizmet içi eğitim çalışmalarına katılmalarını destekleme, müzik öğretmeninin yaptığı çalışmaları ödüllendirme, gibi davranışları yerine getirdikleri fakat okuldaki eksikliklerin giderilmesinde önceliğin başka derslerde olduğunu düşündükleri, müzik derslerinin yapılabileceği bir sınıf sağlama, öğrenci ve velilere müzik derslerinin önemini vurgulama davranışlarında ise kararsız oldukları sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul müdürü, Öğretimsel liderlik, Müzik dersi.

Eğitim sorunlarıLiderlikLiderlik modelleri+7
Ertunç Aksan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş çocuklarda müzik ve dans derslerinin psikolojik etkileri

Dans ve müzik eski zamanlardan beri insanları etkilemiş; şifa, terapi, hipnoz olarak kullanılmış ve bir çok hastalığa dans ve müzik çeşitleriyle tedavi aranmıştır. Bu çalışmada 3-6 yaş çocuklarda dans eğitiminin motivasyon, fiziksel ve psikolojik etkilerinin araştırılması hedeflenmiş, bu doğrultuda çocukların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişiminin ölçülmesi amaçlanmıştır. Günümüzde milli eğitim programında okul öncesi dönemde ve ilkokul döneminde müzik ve dans dersleri zorunlu görülmemektedir. Ancak 3-6 yaş çocukların psikolojik gelişimlerini tamamlarken müzik ve dans derslerinin onların gelişimlerini desteklediği görülmektedir. Bir çok özel anaokulda 3-6 yaş çocukların temel müzik derslerini aldıkları; bedenlerini tanımak, vücut dilini kullanma becerilerini kavramak ve duygularını yansıtabilmek için de dans derslerini branş dersi olarak aldıkları görülmektedir. Bu konunun seçilme nedeni ise, okul öncesi dönemden itibaren dans dersleriyle çocukların gelişimine destek olunmasının onların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerine önemli katkılarda bulunacağı fikridir. Araştırmaya 40 erkek, 47 kız olmak üzere 87 öğrenci katılmıştır. 27 sorudan oluşan kontrol listesi hazırlanarak, ilk 4 maddesi sadece Birinci Dönem sonunda, diğer 23 maddesi ise hem Birinci Dönem sonunda (ilk dersten dört ay sonra) hem de İkinci Dönem sonunda (ilk dersten yedi ay sonra) olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Soruların dördünün yanıtları veli gözlemi yardımıyla, diğerleri ise araştırmacının gözlemiyle toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; 3-6 yaş arası çocuklarda dans terapi yöntemlerinin yaş gruplarına göre uyarlanarak işlendiği dans dersleri, çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerini arttırmaktadır. Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, cinsiyete göre farklılık göstermemekte (p>0,05) ancak erkek çocuklar kız çocuklara göre ders öncesi girişte sohbete anlamlı düzeyde daha fazla katılmaktadırlar (p<0,05). Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, yaş gruplarına göre ise farklılık göstermektedir (p<0,05).

DansMüzikMüzik eğitimi+4
Merve Sezince Erenler
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon program jeneriklerinde, müzik ve hareketli grafik tasarım ilişkisi

Kitle iletişim araçlarından olan televizyon, gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Televizyon kanalları izleyici kitlesini kendisinde tutabilmek için, çok çeşitli programlar sunar. Çabuk tüketilen bu sunumların sürekli yeniliklerle dolu olması ve izleyiciyi sürekli etkilemeye çalışması, televizyon kanalının izlenme oranlarını arttırır. Kanal logosu altında, hedef kitleye en çarpıcı televizyon grafik tasarımlarının sunumu ve çeşitli programların yayınlanması, birçok kanalın birbirinden ayrılarak, izleyici tarafından fark edilmesini sağlar ve televizyon kanalının görsel kimliğini ön plana çıkarır. Görsel kimlik unsuru olarak jenerik, kurum kimliğini, kanal logosu kadar etkili biçimde izleyiciye aktaran grafik tasarımlarıdır. "Televizyon Program Jeneriklerinde, Müzik ve Hareketli Grafik Tasarım İlişkisi" başlıklı bu araştırma kapsamının ilk bölümünde, program jeneriğinin tanımı, açılış ve kapanış jeneriklerinin özellikleri, kurumsal jenerikler, haber bülteni, spor haberleri, hava durumu jenerikleri, reklam jenerikleri ve program jenerikleri üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde ise hareketli grafik tasarımın tanımı, hareketli grafiklerde tasarım kuralları, renk ve ton, yazı ve görüntü ilişkisi, hareket, form, derinlik, ses ve görüntü ilişkisi incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, müzik kavramı ve müziği oluşturan temel öğelerden ses, ritim, melodi, armoni hakkında bilgi verilmektedir. Dördüncü bölümde ise müzik ve hareketli grafik tasarım ilişkisi üzerinde durularak, müzik ve iletişim, müzik ve sinema ilişkisi, müzik ve jenerik ilişkisi, jenerik türlerine göre müzik seçimi, araştırıldı. Türkiye'den ve dünyadan örnekler incelendi, program jeneriği tasarlayıp uygulayan profesyonellerle röportajlar yapılarak televizyon program jeneriği tasarımı hakkında, görüşlere yer verildi. Anahtar Kelimeler: Televizyon Program Jeneriği, Müzik, Hareketli Grafik Tasarım

Grafik tasarımıHareketli görüntüJenerik+2
İlyaz Olgun
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Maveraünnehir'den Anadolu'ya; İran ve Türk müziğinin yaklaşımının incelenmesi

The whole territory of the Islamic East, from Uighur to Morocco, has been fertilized by the distribution of traditional Makam music which rooted in same tradition. Such a wide distribution in historical geography has been made possible by the leverage of Islam and wars and by the transmission of cultural trade. This thesis aims to investigate the diffusion of music from Transoxiana to Anatolia with the focus on the Iranian music and Ottoman music. In this research, we mainly focused on Iranian and Turkish Traditional Makam music which had been developed in courts and important cities of dynasties through history. The role of court musicians and musician immigrants was crucial in diffusion of music within this geography. 'Herat' and 'Samarkand' in Transoxiana region and 'Bursa' and 'Istanbul' in Anatolia were among important cities in diffusion and interaction of different music and cultures. Great musicians like Farabi, Abu Ali-Sina, Safi al-Din Urmawi, and Abd al-Qadir Maraghi which were known as Makami music predecessors, had significant role in the diffusion of music from Transoxiana and Anatolia. This qualitative research is mainly based on historical documentary content analyses. I mainly used the methodology of documentary research and content analyses. My data also was the combination of primary and secondary sources I also used and examined the cultural diffusion theory which belongs to cultural anthropology field. According to historical sources and musical analyzes, it can be concluded that the Ottoman music had been interacted with Iranian music mostly in Timurid and Safavid periodsaccording to musical anylysis and comparison in Terms of Intervals, Tetrachords, and Dastgahs and Makams, it can be concluded that for the three of Intervals; "Tanini", "Bakiyye", and "Mujannab", we can say that while in Turkish music Mujnnab is divided into two big and small Mujannab and in Iranian music there is only one Mujannab. Coming to the Tetrachords of Both music it is obvious that "Kurdi" and "Chargah" Tetrachords in Turkish music are similar to the "Dashti" and "Mahour" Tetrachords in Iranian Classical music. It can be concluded that the Iranian Classical music and Turkish Classical music both carry the same or very identical musical culture and tradition which is known as makam music, and it is common music of Iranians, Turks and Arabs which has been fertilized and developed through history by the cultural interactions and exchanges in this region. Keywords: Ottoman Music, Iranian Music, Makam Music, Transoxiana, Anatolia, Cultural Diffusion.

Persian musicClassical Turkish musicClassical music+7
Rohoullah Vakılzadeh Dızajı
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve batı resminde müziksel imge çözümlemesi

Bu çalışma Batı ve Türk resim sanatında müzikle bağı bulunan sanatçıların müziksel duyarlılıklarının sanatlarına nasıl yansıdığının incelenmesine yöneliktir. Sanatçıların sanat anlayışları üzerinden müziksel çözümlemeler yapılmaya çalışılmış; İmgede varolan müzik, sanatçılar ve eserleri üzerinden değerlendirilmiştir.19.yüzyılla beraber sanat, hem resim hem de müzik alanında köklü değişimleri de beraberinde getirir. İki sanat arasındaki etkileşimin tarihsel sürecini ve birbirlerinden ne denli etkilendiklerini ilk bölümde ele alınmıştır. İkinci bölümle beraber bir çok gelişmenin ışığında bilimsel yöntemler de dahil edilerek sesten renge incelenmiştir. Resim ile müzik arasındaki bağ ve ressamların görsel yaratı süreçlerinde müziğe olan ilgisi 20.yüzyılda soyut sanatla beraber oldukça güçlenir. Sanatçılar, müzikte duyumsadıkları güçlü etkiden resimde de yaralanmaya giderler. Soyut bir yapıya sahip olan müzik, sanat dalları içinde güçlü etkisini her daim göstermiştir. Soyut sanatla beraber ressamlar müzikten daha verimli bir şekilde yararlanma olanağı bulur. Böylelikle resim sanatındaki soyut anlayış müziği imgede aramada büyük kolaylık sağlar. Müziğe duyarlı ressamların sanat anlayışları içerisinde müziği konumlandırışları büyük farklılıklar taşır. Bu soyut olguyu resim yüzeyine aktarışları her sanatçının kendi sanat anlayışıyla şekillenir. Türk resminde de müziksel anlayış benzerlik göstermekle beraber süreç 1950 sonrasına tekabül eder. Türk sanatçıların resimsel sorunsallarına aradıkları müziksel cevaplar batılı sanatçılar gibi batı müziğinde yoğunlaşır. Buna karşın köklü Türk müziği kültüründen herhangi bir yararlanma görülmemektedir. Türk müziğine, sanat içerisindeki yerine, batı müziğiyle karşılaştırılmasına ve ressamların tutumlarına üçüncü bölümde yer verilmiştir.Sanatçıların müziği sanatlarına ne şekilde dahil ettikleri çalışmamızın dördüncü bölümünde dört ana kategori altında çözümlenmeye çalışılmıştır. Son kategori (müzik nesnesi ele alma) müzikle direk bir bağ kurmamakla beraber, tezin bütünündeki müzik çözümlemesine yardımcı işlevinden dolayı dahil edilmesi çalışmaya büyük fayda sağlamıştır. Diğer üç bölüm ise müziğin görselleştirilmesi ve müziğin etki gücünden resimsel yönde yararlanmaya yönelik çalışmaları içerir. Her sanatçı kendi kategorisinde resim yüzeyinde ya da derinlerde duyumsanan müziğiyle ele alınmıştır. Sonuç bölümüyle beraber ayrı ayrı ele alınan sanatçılara genel bir bakış yapılmış, bununla beraber benliğe işleyen müziğin ve yüzeysel etkili müziğin resimdeki rolüne açıklık getirilmiştir.

Batı resim sanatıMüzikMüzik sanatı+5
Berrak Aktan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin medya tercihleri ile kişilik özellikleri ve üstbilişleri arasındaki ilişki

Amaç: Araştırmamızın amacı, kişilik özellikleri, üstbiliş ve medya (film/müzik) tercihleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: 247'si kadın, 169'u erkek olmak üzere toplam 416 katılımcıya (yaş ortalaması 41,72±12,62) Sosyodemografik ve Medya Tercihleri Bilgi Formu, Eysenck Kişilik Anketi-Gözden Geçirilmiş Kısa Formu (EKA-GGK) ve Üstbiliş Ölçeği-30 (ÜBO-30) uygulanmıştır. Bulgular: Farklı cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyindeki katılımcılar EKA-GGK ve ÜBO-30 puanları bakımından farklılık göstermektedir. EKA-GGK nörotisizm ve dışa dönüklük puanları kadınlarda, nörotisizm ve psikotisizm puanları daha genç ve daha yüksek eğitimli gruplarda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Erkeklerin ÜBO-30'dan bilişsel güven ve düşünceleri kontrol ihtiyacı hariç tüm alt ölçek puanları kadınlara oranla, lise ve altı eğitim düzeyindekilerin olumlu inançlar ve bilişsel güven hariç diğer alt boyutlardaki puanları yüksek eğitim grubundakilere oranla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda farklı medya tercihlerine sahip katılımcılar arasında EKA-GGK ve ÜBO-30 puanları bakımından anlamlı farklar gözlenmiştir. Farklı sıklıkta film izleyenler arasında tüm EKA-GGK ve ÜBO-30'dan olumlu inançlar puanları, farklı türlerde film izleyenler arasında tüm EKA-GGK ve ÜBO-30 puanları, farklı amaçlarla film izleyenler arasında EKA-GGK'dan dışa dönüklük, ÜBO-30'dan kontrol edilemezlik ve tehlike hariç tüm alt ölçek puanları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Farklı sıklıkta müzik dinleyenler arasında EKA-GGK'dan dışa dönüklük ve psikotisizm, ÜBO-30'dan düşünceleri kontrol ihtiyacı, farklı türlerde müzik dinleyenler arasında EKA-GGK'dan pskitotisizm, ÜBO-30'dan düşünceleri kontrol ihtiyacı, farklı amaçlarla müzik dinleyenler arasında EKA-GGK'dan nörotisizm ve dışadönüklük, ÜBO-30'dan bilişsel farkındalık puanları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bulgularımız literatür eşliğinde incelenmiş, kişilik özellikleri ve üstbiliş düzeylerinin medya tercihleriyle olan ilişkisi tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Kişilik özellikleri, üstbiliş, medya tercihleri, film, müzik

FilmKişilik özellikleriMedya+4
Ayşegül Gacal
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Göstergebilimsel açıdan sesin görselleştirilmesi ve Robert Schumann Carnaval op.9 eseri

İnsan yaşamında anlam ve anlamın oluşturulması önemlidir. Anlam yaratma, anlamı bulma aşamalarında göstergelerin önemi göz ardı edilemez. Belirli sistematik yöntemler ile göstergelerin incelenmesi ve bilimsel açıdan ele alınması, anlamın saptanmasında kullanılan bir yöntem olarak göstergebilimi ortaya çıkarır. Bu bilim, insanlara işaretler yoluyla belirtilen dünyayı yorumlama ve anlama olanağı tanımaktadır. İletişimin temel yapı taşlarından biri olan anlamlandırma sistemleri, insanın duyuları ile alımladığı dünyaya, yeniden farklı bir bilinçle bakmasını sağlar. Günümüz dünyasının disiplinlerarası etkileşim ve iletişim ortamında ilerlemekte olduğunu kabul ederek oluşturulan bu çalışma, aynı zamanda metinlerarası birlikteliği ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu çalışma, işitsel yöntemlere bağlı oluşturulan anlamların, görsel yöntemler kullanılarak, grafik dilinde yeniden oluşturulmasını içermektedir. İşitsel göstergelerin analizlerinin, görsel iletişim alanında illüstrasyon yöntemi ile yeniden kurgulanmasına çalışılmıştır. Uygulama çalışması, somut olmayan kültürel miras olan bir Klasik batı müziği eserinin, dijital illüstrasyon yardımı ile görsel iletişim ürünü olabilecek yapılara dönüştürülmesinden oluşmaktadır. Bu uygulamaların amacı ise, görsel iletişim tasarımı alanında ürün örnekleri çeşitliliği yaratarak, bu konuda daha geniş bir perspektif sunmak ve farklı disiplin alanlarının bir arada, 21. yüzyıl medya platformlarında etkili bir biçimde kullanılabilirliğini anlatmaktır.

Dijital illüstrasyonGörsel iletişimGörsel iletişim tasarımı+7
Selmanur Bozdoğan Egemen
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Çağ'dan günümüze Anadolu'da müzikle tedavi yöntemleri ve hastaneleri

Genellikle insanoğlunun sevinç ve üzüntülerini ve aynı zamanda ruh halini yansıtan en önemli kavram olarak adlandırılan müzik, eskiden beri kullanılagelen tedavi yöntemlerinden biri olmuştur. Bu çalışmada, antik çağdan günümüze kadar geçen zaman içerisindeki belli dönemlerde hekim ve şaman gibi tedavi uygulayıcı kişiler tarafından uygulanan müziğin, zamanla modern tıp ve hekimliğin meydana çıkması ve tedavi yöntemlerinin daha belirgin olmasından dolayı geri planda kalmış faydaları ve insan sağlığına etkileri ele alınmıştır. Çalışmada, tarih süresince sırasıyla Antik Dönem'de müziğe verilen önem ve tedavi merkezlerinden, Anadolu'da tedavinin uygulandığı Bergama Asklepionu'nda müzikle tedavinin uygulanış biçimleri, Selçuklu ve Osmanlı Şifahaneleri'nde tedavi amaçlı kullanılan müzik ile tedavide kullanılan musiki makamlarının hangi hastalıklara iyi geldiği, Selçuklu ve Osmanlı dönemi müzik tedavinin uygulandığı hastaneler olan Darüşşifalar, müzikle tedavinin uygulandığı bir takım hastalıklar ve tedavide kullanılan enstrümanlar, kullanım alanları ve tedavinin uygulandığı vaka örnekleri ele alınmıştır. Müzikle tedavinin geçmişten itibaren kullanıldığı, günümüz gelişmiş tıp tekniklerinin yanı sıra müzikle tedavinin de tıp alanında ek olarak tedavide yardımcı alternatif bir unsur olduğu düşünülmektedir.

AnadoluAsklepeionDarüşşifa+3
Hüsniye Eren
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Transformations of Kurdish music in Syria: Social and political factors

Bu tez, Suriye'de ve özellikle Kobani'de Kürt müziğinin gelişimine ilişkin sosyal ve politik engelleri ortaya koymaktadır. Tezin tartışması iki konuya odaklanmaktadır: Birinci tartışma, Kürt toplumunun müziğe ve müzisyene yönelik yaklaşımı iken; ikinci tartışma siyasetin müzikal nitelik ve yaratıcılık üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu iki tartışma açısından "kimlik meselesi" temel bir konu olarak ele alınmıştır. Başka bir deyişle, Kürt kimliğini tanımlayan unsurlar, müziğin de önemli bir parçası olarak incelenmiştir. Bu nedenle tez, Kürt müziğinin ayırımlarını, Kürt halkının sosyal ve politik olarak ayrımları ışığında ele alan tarihsel bir çalışmadır. Tezin araştırması büyük oranda kişisel deneyim ve birikimlere dayalı bilgilerin yanı sıra tarihsel, politik ve sosyolojik kaynaklara dayanmaktadır. Bunlara ek olarak Suriyeli Kürt müzisyenler ile derinlemesine görüşmeler yaptım. Bu görüşmeler araştırmaya önemli bilgi ve deneyimleri katmıştır. Bu çalışma, sosyal ve politik engelleri görmek için tarihsel olarak müziğin izinden gitmektedir. Kürtlerin müzik üslupları, eski zamanlardan günümüze olmak üzere, ortaya konulmaktadır. Kürt müziğinin ve kimliğinin bir parçası olan "şarkı söyleme" merkezi bir yere sahiptir. Bu çalışmanın büyük bölümü Kürt edebiyatı ve Kürt müziği arasındaki yakınlığa odaklanmaktadır. Edebi ürünler, Kürtçe şarkıların konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışma genel olarak, yirminci yüzyılın başlarına yani modern tarihe gitmekte ve Kürt müziği ve müzikal çıktılara dair ayrımları ortaya koyarak, Suriyeli Kürtlerin ve özelde Kobani'nin sosyal ve politik koşullarına ışık tutmaktadır. Çalışma, Suriye'de Kürt kimliğinin oluşumuna eşlik eden rasyonelleri ve müzikal süreçleri etkileyen yanı sıra ozan, popüler şarkıcılar, müzik grupların koşullarını Kürt aşiret toplumu ve Suriye resmi makamların Kürt müziği üzerindeki etkisini bağlı olarak ele almıştır. Bir yandan Kürt siyasetinin Suriye'deki ve özellikle Kobani'deki Kürt müziğindeki yaratıcı çeşitliliğe olan etkisi görülmeye çalışılmıştır. xviii Çalışma, Kürt aşiret ve dini sınıfın Suriye'deki Kürt müziğini nasıl etkilemekte olduğunu inceleyerek sona ermektedir. Suriye'deki iktidar üretim sürecini kontrol etti ve kısıtladı. Ve dünyanın, hem siyasi hem de sosyal baskılardan kurtulan Suriyeli Kürt müzisyenlere açılması, kimliğin kaybolmasına ve müzik üretiminde yaratıcılığın azalmasına neden oldu. Bu nedenle, bu tezde Kürt müziği üretimi, performansı ve icrasının kökenlerini araştırarak modern vizyonlara ve zevklere uygun olarak yeniden inşa edilmesi önerilmektedir.

KurdishMusicSyria+1
Hussain Hajj
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects