Object

108 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıldan günümüze plastik sanatlarda sandalye nesnesinin temsiliyetleri

Bu tez çalışmasında sandalye imgesinin ve sandalye nesnesinin sanat tarihi içerisinde 19. yüzyılda bir imge olarak, günümüz sanatında ise bir nesne olarak nasıl kullanıldığı, neleri temsil ettiği incelenmiştir. Sanatın farklı dönemlerinde ve farklı pratiklerde kullanılan sandalye, sanatçıların yeni temsiller yarattıkları bir nesne olmuştur. I. Bölümde ilk olarak sandalyenin tarihçesine, tanımına ve işlevsel olarak kullanım amaçlarına yer verilmiştir. II. Bölümde 19. Yüzyılın sonlarından başlayarak 1960 yılı aralığında olan tarihsel süreçte sandalyenin resimde bir imge olarak kullanımına yer verilmiştir. Van Gogh'un eserleri ile başlayan inceleme, plastik sanatlarda günlük kullanım nesnelerinin bir sanat nesnesi ya da malzemesine dönüşümüne katkı sağlayan Picasso'nun kolaj oluşturması ve Duchamp'ın hazır nesne kavramı ile devam etmektedir. II. Bölümün devamında ise 1960 ve sonrası sanat pratiklerinde sanatçıların, sandalyeye bir nesne olarak yaklaşımları bulunmaktadır. Bu dönemde Rauschenberg'in tuval ve nesneyi birleştiren asamblajları, Kosuth'un temsiliyet için alternatif olarak dil, fotoğraf ve nesne kullanarak enstalasyon oluşturması gibi yine plastik sanatlarda önemli etkileri olan eserlere yer verilmiştir. II. Bölümün son kısmında ise 1980 ve günümüze uzanan süreçte, özellikle Duchamp, Kosuth ve Beuys'tan etkilenerek sandalye kullanan sanatçılara yer verilmiştir. II. Bölümün son kısmında ise, Füsun Onur, Sarkis gibi sandalyeyi insan ve sanatçı ile ilişkilendiren eserlere ve İsmet doğan gibi temsil sorununu sorgulamak için sandalye kullanan eserlere yer verilmiştir. III. Bölümde sandalyeyi bir imge, bir temsil ve de bir nesne olarak kullanan sanatçılardan etkilenerek ürettiğim resimlerime yer verilmiş, kendimi bu nesneyi kullanarak ne ifade etmek için kullandığım açıklanmıştır. Örnek olarak verilen eserlerin seçilme sebebi, figür bulunmayan yani insanı temsilen sandalyenin kullanıldığı eserlerdir. Eserleri tek tek inceliğimizde, konusu değişmekte ancak akla gelen ilk şeylerden biri bu olacaktır. İnsan ve insana özgü problemlerin altını çizmeye çalışan sanatçıların sandalye nesnesini seçtiği görülmüştür. Bazı sanatçıların ise temsil, imge, nesne gibi sanata özgü problemleri yine sandalye nesnesi veya imgesi kullandığı görülmüştür. Çalışmada kronolojik bir sırayla yer alan eserler, konusu ve biçimi bakımından birbirine benzeyen eserler ile karşılaştırılmış ve çalışmada belirtilmiştir. Eserler, resim ya da enstalasyon olarak sınırlandırılmamış resim, kolaj, tiyatro oyunu, enstalasyon eserlerden örnekler verilmiştir. Sonuç olarak, modern dönemden günümüze kadar farklı disiplinlerde sandalye temsili sıkça yapılan bir nesne olmuştur.

Görsel imgeHazır nesneNesne+1
Nurdan Coşkun
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz Atay'ın roman ve öykülerinde eşya-insan ilişkisi

Modern Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Oğuz Atay, eserlerinde genel olarak kentlerde yaşayan, yalnız, hayata tutunamayan, aydın kişileri anlatmıştır. Atay, roman ve öykülerinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerini işlerken eşya-insan ilişkisine de sık sık değinir. Bu metinlerde genel olarak olumlu anlam taşımayan eşyalar karakteri sıkıntıya sokar, bunaltır ve karakterin kendini gerçekleştirmesini engeller. Bundan dolayı karakterler eşyaya yabancılaşır ve onunla hesaplaşır. Üç ana bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Oğuz Atay'ın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri verilmiştir. İkinci bölümde eşya-insan-kurmaca metin bağlamında kuramsal çerçeve ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Atay'ın Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan, Eylembilim romanları ile Korkuyu Beklerken adlı öykü kitabında eşya-insan ilişkisi incelenmiştir. İnceleme sonucunda Atay'ın eserlerinde karakterlerin eşya ile ilişkisini farklı işlevlerde ve rollerde ortaya koyduğu tespit edilmiştir. Bu eserlerde eşya; kurgu belirleme, psikolojik, atmosfer/karakter oluşturma ve tarihsel/sosyokültürel işlevlerde kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oğuz Atay, roman, öykü, eşya, insan.

Atay, OğuzEşyalarHikaye+5
Yusuf Bulut
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat nesnesi- mekân ilişkisinde yeni medya sanatının yeri

Mekân kavramı, tarih boyunca mimari disiplinin temel kavramı olmasının yanı sıra, sanat ve diğer disiplinlerde de önemli bir konu olmuştur. Özellikle 20. yüzyılın başlarında Dada etkileriyle üretilen eserlerde, sanat yapıtının yerini sanat nesnesine bırakması ve nesnenin mekânla kurduğu ilişki, mekân kavramına sanatta önemli bir konum edindirmiştir. Sanatçılar, mekânı eserlerinin anlatım dili olarak kullanarak, eserlerinin anlamını ve etkisini arttırmışlardır. İlerleyen süre içerisinde ortaya çıkan farklı sanat disiplinleri, sanat nesnesi-mekân ilişkisine bağlı kalarak yeni eserlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu sanat disiplinlerinden birisi de ilk etkilerini 1950 yılında gösteren yeni medya sanatı olmuştur. Yeni medya sanatı, sanat ve teknolojiyi bir araya getirerek yeni ve çağdaş bir anlatım yöntemi olmuştur. Bu disiplinin en önemli özelliği, Dada akımını benimseyerek eserlerin düşünce yapısını ön plana çıkarmıştır. Bu bağlamda ortaya konulan eserlerde nesne ve mekân ilişkisi sıklıkla görülmektedir. Yeni medya sanatı, 20. yüzyılın başlarında televizyon, kamera, projeksiyon gibi teknolojik araçların gelişimiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu araçlar, ortaya konulan eserlerde iletişim aracı olarak kullanılır ve sanatçının amacı, izleyicilere farklı bir dilde düşünce yapısını aktarmaktır. Bu sanat çalışması raporunun birinci bölümünde, mekân kavramının genel tanımıyla birlikte bu kavramın sanat tarihindeki önemi ve yeri incelenirken, sanat nesnesiyle olan ilişkisinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve değişimi örneklerle açıklanmıştır. Sanat nesnesi başlığı altında, gündelik nesnelerin sanat nesnesine dönüşüm süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, yeni medya sanatının, sanat tarihindeki oluşumu ve gelişimi incelenerek bu disiplinde üretilmiş olan eser örnekleri; seramik sanatı özelinde yeni medya sanatının etkileri ve izleri gösterilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yeni medya teknolojilerinin sunduğu imkanlar eşliğinde seramik yüzeyler üzerine özgün sanat çalışmaları uygulanmış ve bu sanat çalışması raporunda ele alınan konulara bağlı kalınarak çalışmalar, kavramsal boyutta irdelenmiştir.

DadaizmMekanNesne+4
İhsan Berke Saraçoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gündelik yaşamda zaman algısı ve nesneleşen özne

Gündelik yaşam, bireyin hayat düzenini oluşturduğu, eylemlerini belirli zaman dilimi içinde gerçekleştirdiği hareketlilikten oluşmaktadır. Bu hareketlilik ev ortamında, iş hayatında ve boş zamanlarda yapılan aktiviteleri kapsamaktadır. Gündelik yaşamdaki krizlerin etkisiyle öznede izolasyon süreci hakim olmuştur. Bu krizler ise beklenmedik durumun ortaya çıkması ve planlanmış bir aktivitenin engellenmesi durumunu akıllara getirmektedir. Çalışma raporunda anlatılmak istenen, beklenmedik kriz olarak görülen pandemi ve bunun beraberinde gelen 'izole' olma sürecidir. Bu sürecin kişiye psikolojik olarak etkisi ifade edilmiştir. Bundan dolayı bireyin, kendini özne gibi hissetmemesi durumu söz konusudur. Pandemi, can kayıplarını, ekonomik krizleri, iş kayıplarını, eğitim ve sosyal hayatı vs. etkileyerek insan hayatında unutulmayacak izler bırakmıştır. Bu doğrultuda, pandeminin getirdiği yeni düzen, sıradan olan gündelik yaşamı değiştirmiştir. Bu durum insanların evlerinde daha çok vakit geçirmesini gerektirmiştir. Evde sürekli kalan ve sosyalleşemeyen bireyin kendine karşı ve çevresine karşı yabancılaşması incelenmiştir. Nesnelere kişilik özelliği yükleyerek sosyalleşme çabasının giderilmesi beklenmiştir. Evde bulunan gündelik kullanım nesneleri hem kişinin kendi ruh halini ifade etme aracı olmuş hem de aile bireylerinin nesnelerde vücut bulması o an ki psikolojinin etkisini açıklanmasında etkili olmuştur. Nesne, duyular ile algılanabilen, zaman içinde somut varlığı olan, bilincin ayırt ettiği sürece öznede yer alan bir kavramdır. Nesneye bakış, öznenin onu belirlemesi ve ona anlam katması ile oluşmaktadır. Özne ilk olarak nesneyi algılamasıyla ona anlam vermektedir, böylece aralarındaki ilişki açığa çıkmaktadır. Ancak bu anlam, öznenin önyargılarını, deneyimlerini nesneye atfederek nesne ile ilişki kurması ile gerçekleşmektedir. Bu sayede öznenin yüklediği anlamlar sayesinde nesne, öznenin zihinsel dünyasında bir varlık kazanmaktadır. Böylece kişilerin nesneye bakış açıları onlara yüklediği anlamlardan dolayı kişiden kişi değişiklik gösterebilmektedir. Önceliklerin değiştiği, hayata karşı anlam aramanın ve yeni ilişkilerin doğması bu çalışma raporunun çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu krizler ve izolasyon süreci ise öznede zaman algısının değişmesine yol açmıştır. Zaman algısının da değişime uğramasıyla özne kendini nesnede var etmektedir. İzolasyon süreci ardından gündelik yaşam eski haline dönmüş ve birey, kendini nesnede var etmemiştir. Anahtar sözcükler: Özne, Benlik, Nesne, Gündelik Yaşam, Zaman Algısı.

Benlik kavramıGünlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleri+4
Esra Polat
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özne-nesne ilişkisinde sanatçının hazır nesnesi

Bu tez önerisinde kişisel hazır nesnenin, yaşanmışlığı ile sanatta kullanılması sürecinin ele alınması hedeflenmiştir. Hazır nesne ve kişisel hazır nesneyi ayıran "yaşanmışlık" olgusunun sanat alanındaki bağlamı nasıl değiştirdiği konusu, tezin ana konusu olacaktır. Bu sürecin sanat tarihindeki gelişimi hem tarihsel, hem de kavramsal açıdan ele alınacaktır. Aynı zamanda sanatsal pratiklerinde bu şekilde çalışan sanatçıların stratejileri, işlerini anlamlandırma süreçleri ve pratikleri irdelenecektir. Kişisel yaşantının bir parçası olmuş nesne özelinde, sanatçı özne ile kişisel veya buluntu nesne ilişkisi, bu ilişki bağlamında mekan ve izleyici etkileşimi boyutlarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda sanatçı olarak kişisel deneyimler, uygulamalar analiz edilecek ve yeni anlamlandırma ve ifade etme olanakları araştırılacaktır.

GerçeklikHazır nesneHeykel+7
Ahmet Güven
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta biçim - temas ilişkisi

"Sanatta Biçim – Temas İlişkisi" başlıklı raporda nesnenin birey için özdeş bir biçim olduğu, bu özdeş biçimin ise bir tür teması doğurduğu saptanarak bugün bireyin nesneyi nasıl algıladığı, nesneye ve mekâna nasıl temas ettiği incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda birinci bölümde insanın nesneleri salt bir bilme yetisi ile algılamadığı, aksine bir özdeşleyim içtepisi ile nesnelere yaklaştığı, bu özdeşleyim içtepisinin de nesnelere yeni bir anlam kazandırdığı ifade edilmek istenmiştir. Estetik bir tutumla beraber nesnenin değişen kullanım alanları göz önünde bulundurularak sanatçı – nesne ilişkisi incelenmiştir. Sanat yapıtında nesnenin değişen biçimleri üzerinden biçimin yeni yeri sorgulanmıştır. İkinci bölümde biçimin yeni yeri etkileşim, iletişim, rastlantısallık ve karşılaşma gibi faktörler üzerinden incelenerek mekânın da bir ilişkisel dünya olduğu ifade edilmiştir. Değişen biçim anlayışları ile beraber nesne ve mekân, bir tür etkileşim içinde olarak dış / iç dünya verileriyle kendi biçimini yaratmaktadır. Bu doğrulta biçim, nesnel ve mekânsal anlamda bir temasla oluşmakta ve sürekli bir değişim / dönüşüm geçirmektedir. Temas kavramı göz önünde bulundurularak nesnel ve mekânsal anlamda biçimin yeni yeri, uygulamalar ile pekiştirilmiştir

BireyBiçimHeykel sanatı+4
Zeynep Üçöz
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Madde bağımlılığında nesne kavramının psikanalitik kuramla incelenmesi: Bir olgu sunumu

Bu çalışma, madde bağımlılık öyküsü bulunan bireylerin ilk bakım veren kişiler/nesnelerle kurdukları ilişki üzerinden ruhsallıklarında oluşan nesne kavramını incelemeyi amaçlamıştır. Bağımlı bireyin hem kendisini algılama biçimi hem de çevresiyle kurduğu ilişkiden hareketle maddenin ruhsallığında nasıl bir yeri olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Bağımlılıkla ilgili sorunsallar psikanalitik kuramın nesne ilişkileri ve nesne kavramına dair görüşlerinden yararlanılarak ele alınmıştır. Çalışma, 18 yaş üstü, madde kullanımını bırakmış ve tedavi aşamasında olan bir katılımcı ile yapılan klinik görüşmeler şeklinde gerçekleşmiştir. Ekim 2018-Şubat 2019 tarihleri arasında toplamda dokuz görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme içerikleri tematik söylem analizi ile incelenmiştir. Görüşmeler sonucu yapılan analiz doğrultusunda vakanın aile ile ilişkilerinin yeterli ruhsal dinginliği sağlayacak nitelikte olmadığı, anne ve babasının kendisine dair duygularını olumsuz değerlendirdiği görülmüştür. Anne babanın ilgi ve müdahale alanı dışında kalan arkadaş çevresi aracılığı ile başladığı madde ise bir nesne olarak vakanın ruhsallığında bir yeri olması gereken eksikliğin üstünü örtme işlevini gördüğü düşünülmüştür. Vakanın daha çok eşiyle kurduğu ilişkiyi dayanak alarak kendi hayatında olumlu adımlar attığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Madde Bağımlılığı, Nesne, Nesne İlişkileri, Psikanaliz, Lacan, Söylem Analizi

Bakım verenlerLacan, JacquesMadde bağımlılığı+5
Handan Türkal
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hume ve Kant'ın nedensellik anlayışı itibariyle nesnenin kuruluşu ve a priori olumsal nedensellik

Nedensellik felsefenin en temel problemlerinden biri olup felsefenin bütün dalları ile ilgilidir. Özellikle bilim ve fizik felsefesinde nedensellik en merkezi problemdir. Bu tezde Hume ve Kant'ın nedensellik hakkındaki görüşlerini karşılaştırmayı amaçladık ve Kant'ın nedensellik kavramının tecrübeye öncelikli olarak belirlediğimiz sentetik a priori koşullardan biri olduğunu savunarak Hume'a cevap verdiğini açıkladık. Bununla birlikte, nesnenin dilde var olmasından önce, bir nedensellik senaryosuna sahip olmamız gerektiğini ve Kant'ın nedensellik hakkındaki görüşlerinin aksine bu senaryo fikrinin kuantum fiziğindeki nesnelerle uyumlu olduğunu iddia ettik. Anahtar Sözcükler: nedensellik, nesne, a priori, zorunlu, Hume, Kant, Kripke, Bohm

FelsefeHume, DavidKant, Immanuel+2
İbrahim Türkmen
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kripke semantiğinin Kantçı metafizik bakımından sonuçları

Felsefe'nin en temel özelliklerinden birisi düşünme üzerine katlanmaktır. Bu sayede düşünen varlık olarak insan hem kendisini hem de kendisi dışındaki şeyleri düşünme-nin nesnesi kılabilmektedir. Felsefe'nin yetkin bir biçimde gerçekleşmesi için düşünme faaliyetindeki bu söz konusu katlanmanın bahsettiğimiz her iki yönde de gerçekleşmesi gerekir. Bu sayede bir şeyin varlığı söz konusu olduğunda varlık felsefesi (İng. Ontology), bilgisi söz konusu olduğunda da bilgi felsefesi (İng. Epistemology) alanları ortaya çıkmaktadır. Biz de tezin konusunu seçerken felsefenin en önemli bu iki alanını içerecek bir konu seçmeyi tercih ettik. Bütün bir tezde işlenen problem genel olarak dil (algı) ve gerçeklik arasındaki ilişki üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bir varlık felsefe-si sorunu olarak varlığın zorunlu ilkelerini ele alması bakımından Kantçı metafizik ile klasik metafizik mukayeseli olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kant'ın bilmenin sınırlarını nasıl çizdiği ve neyin bilinebilir olduğu yönündeki görüşleri de tezde ifade edil-miştir. Aynı zamanda klasik metafiziğin nesne anlayışını büyük oranda yıkıma uğratan Kantçı metafizik ile dil felsefesinin önemli filozofları olan Frege, Russell ve Kripke'nin nesne anlayışları mukayese edilmiştir. Bu doğrultuda analitik felsefenin, özellikle de Frege ve Russell'ın nesne anlayışlarının Kantçı metafizik çizgiyi nasıl devam ettirdikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Kantçı metafiziğin felsefe tarihinde ne kadar etkili olduğu ve günümüze kadar da etkisini sürdürdüğü dile getirilmiştir. Günümüzün yaşayan filozoflarından birisi olan Saul A. Kripke mümkün dünyalar semantiği fikri üzerinden modal mantığın tamlığı gibi önemli bir çalışmayı felsefi düşünmeye dahil etmiştir. Bu doğrultuda Kripke hem Kantçı metafiziği hem de Frege ve Russell'ın devam ettirdikleri nesnenin mekanının yargı olması görüşünü karşı olgusal önermeler üzerinden çürütmüştür. Böylece Kripke yargı üzerinden gönderimde bulunan dolaylı gönderim kuramı yerine doğrudan gönderimi mümkün kılan nedensel gönderim kuramını geliştirmiştir. Bu semantik kuram, Kantçı metafiziğin dolaylı gön-derim fikrine karşı doğrudan gönderimi savunduğu gibi bir çeşit özcülüğün de felsefi anlamda savunulabilir olduğunu göstermiştir. Tezin nihayetinde ise Kripke'nin seman-tik görüşlerinin Kantçı metafiziğin altını oyacak büyük bir potansiyele sahip olduğu tespit edilmiştir. Fakat aynı zamanda da Kripke semantiğinin mümkün kıldığı özcülük biçiminin Kantçı metafizikten ne anlamda esintiler taşıdığına da dikkat çekilmiştir.

AnlamAnlam bilimDil+4
Ümit Taştan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Chomsky'nin evrensel gramer teorisinin Kant ve Frege bağlamında değerlendirmesi

Chomsky, evrensel gramer teorisinde dilin insana içkin olarak var olup evrimsel olarak aktarılan bir yeti olduğunu, bu yetinin sunmuş olduğu sistemde sentaksın semantiğe önceliği olduğunu ve bir bakıma semantiğin sentakstan türetildiğini öne sürmüştür. Chomsky, dildeki terimlerin zihinsel veya fiziksel nesneler ile nasıl ilişkilendiği konusuna dair bir açıklama sunmamıştır. Çünkü o, terimlerin nesnelere gönderimi problemini bilimdışı olması sebebiyle konu dışı bırakmış ve bir semantik kuram öne sürmemiştir. Ancak dilin yapısına dair felsefi bir bakış açısından gönderim probleminin aydınlatılması gerekmektedir. Bu sebeple tezimizde Kant ve Frege'nin kavramların nesnelerle bağına odaklanan teorileriyle Chomsky'nin teorisini bir arada düşünebilme imkânını araştırdık.

AnlamChomsky, Avram NoamDil edinimi+5
Rumeysa Ateş
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

John Heartfield ve nesne yorumu

Bu araştırma, Berlin Dada Hareketi'nin kurucuları arasında yer alan Alman fotomontaj sanatçısı John Heartfield'ın yaşamı ve yapıtları üzerinden nesne yorumuna ilişkin bilgi ve bulguların tespiti ve yorumunu amaçlamaktadır. Çalışma sürecinde, öncelikle, 20. yüzyılın en önemli karşıt sanat hareketlerinden biri olan Dada hareketlerinin Zürih'te doğuşu ve gelişimi üzerinde durulmuş; Almanya'da, özellikle Berlin'de yoğunlaşmış olan Dada etkinliklerine ilişkin tarihsel belge ve bilgilere yer verilmiştir.John Heartfield'ın fotomontaj teknikleri, Berlin Dada Hareketi'nin 20. yüzyıl Avangart sanat yönelimleri üzerindeki etkileri konusunda bugüne kadar yapılan araştırmaların odağını oluşturmaktadır. Siyasal tarih içinde Berlin Dada, fotomontajı, Zürih Dada'dan daha keskin bir hiciv formu olarak kullanmış ve bu tekniklerle,"Weimar Cumhuriyeti"ne yönelik aktivist muhalefetin temelini oluşturmuştur. Nitekim birçok sanat kuramcısı ve siyaset bilimcisi, Alman Komünist Partisi (KPD) üyesi olan ve bu hareketin Berlin'deki sol kanat temsilcileri arasında bulunan John Heartfield'ı, politik amaca yönelik sanatsal etkinlikleriyle öne çıkan bir sanatçı olarak tanımlarlar.Bu çalışmanın son aşaması John Heartfield'ın yapıtlarını yorumlamaya yöneliktir. Bu da, estetik araçlardan politik amaçlara giden bir sürecin irdelenmesi niteliğinde bir takım yorum ve düşünceleri gerektirmektedir. Başka bir deyişle bu bölüm, John Heartfield'ın bir sanat biçimi olan fotomontaj tekniği ile diğer estetik araçları, büyük kitlelere ideolojik düşüncelerini nasıl aktardığı üzerindeki araştırmaları kapsamaktadır. Basılı medya ve görsel iletişim ürünlerinin kullanıldığı tüm bu süreçlere bağlı olarak son bölüm, John Heartfield'ın gerçek yaşamının trajik ve coşkulu izlerini taşıyan, yapıtlarının kategorizasyonuna yönelik analizlerle, kantitatif yöntem araştırmalarını içermektedir.

DadaFotomontajHeartfield, John+1
Meral Bostancı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Modern ve sonrası dönemde nesnelerin sanatta temsil ve ifade biçimlerinde popüler kültürün etkisi

Bu tez çalışması modern ve sonrası sanatların anlam ve temsiliyet paradigmalarının temelini oluşturan 20. yüzyılın sosyo-kültürel yapısı ve popüler kültür bağlamında sanat-nesne ilişkilerini ele almaktadır. Bu bağlamda modernist ve sonrasındaki süreçlerin, tüketim toplumunun ve pop-kültür hareketi ve kavramlarının toplumlar ve bireyler üzerinde yarattığı değişimler betimlenerek, imgeler dünyasında oluşan yeni ifade biçimlerinin hayata geçişleri izlenmiştir. Bu bağlamda Avangart sanat tan Romantizme, Sembolizmden, Sürrealizme kadar kimi sanat akımlarının nesne-anlam, nesne-kavram ve nesne-söylem ilişkileri bakımından irdelenmesi öngörülmüştür. Temsiliyetin her sanat akımında farklı ele alınışına eşlik eden nesne ve bu ilişkiye şahitlik eden değer kavramı üzerinden, pop kültürün, marka, ikonizm, fetişizm, yozlaşma, taklit, mahremiyet, geçicilik, kimlik, benzeştirme, yeniden üretme, taşıma, manipülasyon vb. paradigmalarının modern ve sonrasında sanatın sorgulama alanında nasıl şekillendiğinin incelenmesi yapılmaktadır. Kuramcıların ve eleştirmenlerin savlarının eşliğinde ve örneklemler üzerinden gidilerek, Modern ve sonrası sanat ruhunun ve bu çerçevede pop kültür kavramlarının, geleneksel kabuller ile yer değiştirme süreçlerinin tespiti yapılmış, çağdaş sanata zemin hazırlayan sosyal-sanatsal etkilerin tartışılması öngörülmüştür.

Görsel temsilModern DönemModern sanat+4
Ayfer Tutkan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nesne ilişkileri ile empati ve zihin kuramı arasındaki ilişkide narsisizmin aracı rolü

Bu araştırmanın ana amacı, bireylerde nesne ilişkileri ile empati ve zihin kuramı arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerde narsisizmin aracı rolünü incelemektir. Çalışma 18-45 yaş aralığında, normal popülasyondan seçilmiş 409 katılımcı ile yürütülmüştür. Veri toplama aşamasında katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Bell Nesne İlişkileri ve Gerçeği Değerlendirme Ölçeği, Patolojik Narsisizm Ölçeği, Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ve Gözlerden Zihin Okuma Testi online form şeklinde verilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular SPSS (Statistical Package for Social Sciences) v.26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Cinsiyetler arası farkları belirlemek için bağımsız gruplar t-testi; empati, zihin kuramı, nesne ilişkileri ve narisisizm arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi ve doğrusal regsesyon analizi; son olarak aracı etki analizi için PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda nesne ilişkileri ile empati arasındaki ilişkide narsisizmin tam aracı rolü olduğu görülse de nesne ilişkileri ile zihin kuramı arasındaki ilişkide narsisizmin aracı bir rol üstlenmediği bulunmuştur. Bulgular, nesne ilişkileri ve empati arasındaki ilişkinin narsisizm ile sağlandığını göstermekte olup narsisizmin bu ilişki için önemini vurgular niteliktedir. Son olarak, araştırmanın bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış, çalışmanın sahip dolduğu sınırlılıklarla birlikte gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Empati, Zihin kuramı, Nesne ilişkileri, Narsisizm

EmpatiNarsisizmNesne+2
Merve Hazal Develi
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Çağdaş paradigmada nesne yorumları

Natürmort resim geleneğinin esas aldığı nesne temaları zaman içerisinde değişip dönüşmüş ve çağdaş sanat uygulamalarında tarihsel avangardın açtığı yolda sınır tanımaz bir anlayışa bürünmüştür. Modern dönemde dünyayı görme biçimlerimiz genişlemiş ve değişen paradigma ile natürmort resim türünden ne resim ne de heykel olan melez yeni alternatifler doğmuştur. Natürmort ve günümüz üç boyutlu nesne düzenlemeleri arasındaki ilişkiler sanattaki paradigma değişimi çerçevesinde incelenmiştir. Kitle ve tüketim kültürünün tanımladığı yeni toplumsal düzende, insan nesneleri karşısında edilgen duruma düşmüştür. Nesneleri merkeze alan natürmort geleneğinin sembolik anlatım olanakları bugün her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Nesneler, toplumsal ve sanatsal söylemin dönüşümleri ile doğrudan ilişki içinde gelişen bir temsil tarzı haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında natürmort geleneğinin beş ana temasını oluşturan flora, fauna, gündelik ev eşyaları, yiyecekler ve vanitas resimleri, çağdaş sanatta nesnelerin yüklendiği metaforik roller bakımından, nesnenin beş yeni hali olarak yorumlanmıştır. Zamanın ruhunu yansıtan çağdaş paradigmanın en önemli özellikleri disiplinlerarasılık ve postprodüksiyondur. Bu doğrultuda natürmort geleneğinin ana temaları yeniden ele alınarak, geleneksel olanla güncel temaları birleştiren anlayışıyla öznel yorumlar ortaya konulmuştur. "Nafile Gerçeklik" başlığı altında üretilen yapıtlar, güncel toplumsal konulara eleştirel bir bakış sunarken diğer taraftan da yaratıcı özne olarak kişinin kendi yaşanmışlıkları, deneyimleri ve nesneleri ile kurduğu bağlarla oluşan otoetnografik içeriğe sahip yorumlardır.

Modern resim sanatıModern sanatNatürmort+5
Hatayhan Koraltan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda nesne ve mekan ilişkisi

Bu çalışma, nesnelerin mekan ile arasındaki bağlamları dönemsel olarak ele alan, sanatçıların nesneleri hangi alanda nasıl kullandıkları, Marchel Duchamp'ın hazır nesnenin sanat eseri olabilme kavramını, Joseph Beuys'un hazır nesne kullanımı ile sanat eseri ortaya çıkarma fikrini kendi işlerimdeki nesnelerin mekân boyutunda kavramsal anlamlara dönüşmesini sağlayan temel fikri oluşturma sürecimi nasıl etkilediğini ele alır. Çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. I. Bölüm, nesne nedir ve mekan nedir sorularının açıklandığı ve nesnenin natürmort ile ilişkisi ile başlayan, natürmort sanatçılarının kompozisyonlarında kullandıkları nesnelerin mekan ile bağlamlarını irdelemektedir. II. Bölüm ise, endüstri ürünü nesne kullanımlarının hazır nesne kullanan sanatçıların hazır nesnenin sanat eseri olabilme durumunu ele almaya çalışıyor. III. Bölüm ise çalışmalarımda sanat nesnelerimi oluşturma sürecimde yaşadığım ve gözlemlediğim durumları ortaya koyduğum, çalışmalarımın hazır nesne ile bağlantılarının görselleri ile anlatımları arasında bağlantıların açıklanmasını, bu sürecimin oluşmasındaki çocukluğumda demir atölyesinde büyümenin bilinçaltımda oluşturduğu demir heykel düşünesinin sanatımı nasıl etkilediği açıklanacaktır.

Görsel sanatlarKültürMekan+3
Mehmet Yakut
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışmanın sanatsal temsilleri

Geçmişten bugüne insanlığın ayrılmaz bir parçası olan çalışma faaliyeti, insan bedeni ile doğrudan ilişkili bir durumdur. Çeşitli ihtiyaçların karşılanması için girişilmek zorunda kalınan bu durum bize çok normal gelmeye başlasa da bedenin ve derinin hissizleşip yabancılaşması bir sorunsala dönüşmektedir. Toplumsal çelişkiler ve bireyin yabancılaşması ile ilgili konularda oldukça duyarlı olan Sanatçı için bu durum üzerinde çalışılacak önemli bir kavramsal içerik haline gelmiştir. Çalışma eylemi ile insan bedeni arasındaki ilişkiyi sanatsal açıdan ele almak için, konu ile bağlantılı olabilecek eserler incelenmiş ve literatür taramalarından destek alınmıştır. Farklı dönemlerde farklı etkilere maruz kalan çalışan bedenin bütün şartlarda nesneleştiriyor olması yapılan araştırmalar ve incelenen eserler tarafından desteklenmiştir. Araştırmalar kapsamında yapılan sanatsal üretimler, çalışan bedenin nesneleşmesi bağlamında beden ve nesne arasındaki ilişkiyi sorgulatacak nitelikte olmuştur. Tez sürecindeki sanatsal üretimlerde çalışan birey nesne olarak imgeleştiriliştir. Sanatçıya göre çalışma eylemi, şartlara bağlı etkisi azalıp artsa da insanı duyulardan uzaklaştırması insani özelliklerini azalttığı anlamına gelmektedir. Bu yüzden daha çok iş malzemeleri üzerinde yapılan üretimler hem çalışanla hem de nesne kavramına bir bağ niteliği oluşturacak şekilde ele alınmıştır. Üretimlerde resim, video ve yerleştirme gibi farklı alanlar üzerinden anlam arayışına girilmiştir.

Fiziksel nesneNesneResim sanatı+4
Dilan Akan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Eleştirel bir inşa için heykel sanatının olanaklarını araştırmak

20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar devam eden süreçte politik ve eleştirel bir sanat pratiğine ilişkin birçok strateji geliştirilmiştir. Genellikle farklı araçların bir arada kullanıldığı mekâna özgü yerleştirme ve kavramsal sanata ağırlık verilen bu alanda, heykelin olanakları yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, günümüz heykel sanatının olanaklarını, eleştirel bir inşanın gerçekleştirilmesi için harekete geçirecek yeni kavram ve pratikler doğrultusunda genişletmektir. Bu rapor, güvencesiz, kararsız yapıların inşasına ve heykel-yerleştirme ilişkisinin politika üretme olanağının ortaya çıkarılmasına odaklanır. Bunu yapabilmek için, 1960 sonrası ve günümüz heykel sanatı arasındaki ilişkiyi nesne, inşa, yapı, süreç, mekân ve izleyici yaklaşımları açısından araştırır. Heykel sistemine transfer olarak heykelsi nesne haline gelen gündelik nesne, uzamsal kuvvetlerin yeniden dağılımında üstlendiği etkin rol ile heykelin maddi ve kavramsal sınırlarını genişleten politik bir araç olarak önerildi. Kapitalist sermaye birikimi modeli ile kent mekânının üretimi arasındaki bağlantılar araştırılarak kapitalist mekânın dışarıda bırakarak görünmez kıldığı alana yerleşecek strateji ve kavramlar geliştirildi. Yerleştirme Sanatının sınırları gösterilerek heykel ve yerleştirme ilişkisinin daha genişlemiş yeni kavrayışına ait kavramlar tanımlandı. Tanımlanan bu yeni alanda, değişen nesne, mekân, izleyici ilişkileri, heykelsi yerleştirmenin eleştirel politik olanağını ortaya çıkarır. Heykel, içine girdiği mekânın kuvvetleri ile karşılaştığı bu alanı kendi uzamsal politikasının alanına dönüştürür. Anahtar Sözcükler: Heykel, inşa, yapı, nesne, yerleştirme.

HeykelHeykel sanatıNesne
Yasemin Tıgın
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gölgenin sanatsal çalışmalar üzerinden araştırılması

Sanat çalışma raporunun birinci bölümünde gölge kavramı, sözlük anlamları ve kavram ile ilgili temel öğeler, çalışmanın sorun edindiği alan üzerinden açıklanmaya çalışılmış, gölgenin sanat alanındaki yeri ve sanat nesnesiyle olan ilişkisi üzerinde durulmuş, konunun tarihsel gelişimi ve değişimi incelenmiştir. Bu bölümde sanat nesnesi başlığı altında, gölgenin nesne olarak var olma süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, çalışmalarında farklı açılardan ışık, gölge ilişkisini ele alan sanatçılar tartışılmıştır. Üçüncü bölümde, kişisel uygulamalar ile gölgenin içinde olan kavramlar tartışılarak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Işık, gölge, sanat yapıtı, bilgi, gerçeklik, nesne, algı, imge, dil

AlgıBilgiDil+7
Buse Çalpan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Evsel atık nesnelerin sanat objelerine dönüşümü

Evsel atık nesnelerin sanat objelerine dönüşümünde, objelerin bir durumdan başka bir duruma geçişi söz konusudur. Evsel atık nesnelerin ve teknolojinin gelişmesi, sanatta kullanılması, gelişmelerin seramik sanatına yansıması, sanat modernizm ile birlikte alışıla gelen geleneğin yıkılması, sürekli yenilik ve değişim, teknolojiyle aynı yola girmiştir. Teknoloji bugün, insan gücünü aşan mekanik bir üretim gücü olarak geçirdiği gelişim sonrası, her alanda olduğu gibi sanatsal üretim içinde çeşitli olanaklar sağlamaktadır. Günümüzde seramik sanatı, teknoloji ve estetik ile bir bağ kurmakta, düşünce ve kavram ile birlikteliği, yeni bir konsept ortaya koymaktadır. Sanatta atık nesne kullanımı, günlük kullanılan eşyaları atıl çevreden alıp, yeni bir ad ve yeni bir soyutsal bir anlam kazandırılmasıyla, sanat türünü geliştirmek suretiyle atık nesnelerin realist bir yaklaşımla yeniden üretimi değil onların seramik malzeme ile birlikte yeni bir eser oluşturabileceğini görmek mümkündür. İnsanoğlu, varoluşundan bu yana sürekli olarak keşfetme modelini benimsemiş bir yaşam süreci içindedir. Bu süreç içinde yaşanan keşiflerle insan oğlu hayatını ve yaşamını kolaylaştırmış aynı zamanda güzelleştirmiştir. Günlük kullanım nesnelerinin sanata girmesi ile sanat eserinde birçok olgu yıkılmış, sanatçı sorgulayan ve öneren bir pozisyona gelmiştir. Sanatçı, sanat eseri ve izleyici üçlüsünün sürekli etkileşim halinde olduğu eserler özellikle seyirciyi içine alan ve düşünmeye, sorgulamaya yönelten bir biçim almıştır. Sanat salt biçimsel olarak değil aynı zamanda bir düşüncenin ve kavramın da ürünü olduğunu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak diyebiliriz ki hazır nesnenin, seramik malzeme ile birlikte yeni bir kimlik kazandığı ve farklı bir düzlemde yeniden anlamlandırıldığı ortaya çıkmıştır.

AtıklarAtığın dönüştürülmesiDeğişim+4
Sadık Ramazan Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kültür nesnesi olarak duvar halısı üzerine görsel çözümlemeler

Bu tezde bir kültür nesnesi olarak resimli duvar halıları ve bunların sanat nesnesine dönüştürülmesi konu edinilmiştir. Kültür nesnelerinin sanatla olan ilişkileri ve sanatçıların kültür nesnelerini nasıl ele aldıkları konusu çalışılarak, kültür nesnesi olarak resimli duvar halılarının kişiselleştirilişini çözümlemek ana konu olmuştur. Çağa ayak uydurmak için sürekli kulanım şekilleri değişen kültür nesneleri, tarihsel süreçte farklı şekillerde yorumlanmışlardır. Bu yorumlama şeklinde resimli duvar halıları kültürün içerisinde fiziksel ve duygusal olarak kendine yer bulmaya çalışmıştır. Duvar halılarına çeşitli şekillerde müdahale edilmiş, belirli bir teknik bulana kadar çamaşır suyu, yağlıboya, akrilik boya, mürekkep, çimento, dolgu ve yapıştırma malzemeleri kullanılmıştır. Bazı halılar tıraşlanarak resimlere uygun malzeme arayışları yapılmıştır. Resimli duvar halılarının üzerindeki geleneğe ait görseller şimdiyle bir hesaplaşma içerisinde yeniden ele alınmıştır.

Duvar halı sanatıHalıcılıkHalılar+3
Hasan Doğan Yılmaz
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Heykelde antropomorfik nesneler ve biçim araştırmaları

"Heykelde Antropomorfik Nesneler ve Biçim Araştırmaları" isimli sanat çalışması raporunda gündelik nesneler bağlamında insan- nesne ilişkiselliği kurularak heykel sanatı içerisinde uygulamalar üzerinden araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların dayanağı olarak Antropomorfizm kavramının tarihsel kökeninlerinden yola çıkılmıştır. İnsan temelli biçimsellik üzerinden oluşturulan çalışmalar çerçevesinde bir takım kavramlara başvurulmuş (tekinsizlik, güvencesizlik, hibriditasyon vb.), bu kavramlara bağlı antropomorfizm konusunu destekleyici nitelikte olan zoomorfizm, biyomorfizm, metamorfizm gibi alt okumalardan da faydalanılmıştır. Bu çalışmada birinci bölümde Antropomorfizm kavramı üzerinde yoğunlaşılmıştır. Kavrama genel tanımlamalardan yola çıkılarak, anlaşılabilirliği açısından fenomenolojik bir yaklaşımla alt kavramların (hibrit, zoomorfik, biyomorfik, vb.) açıklanması üzerinde durulmuştur. Herhangi bir imgenin Antropomorfik bağlamda nasıl ele alınıp düşünülebilmesi gerektiği ile ilgili açıklamalara yer verilmiştir. Ayrıca, konu üzerinde çalışmış olan pek çok sanatçı incelenmiştir. İkinci bölümde çağdaş sanat üzerinden yapılan çalışmalarla tasarım ve projeler üreten sanatçılara yer verilmiştir. Ayrıca sanat tarihi açısından kronolojik bir sıra takip edilerek 19, 20 ve 21. yüzyıldaki Antropomorfizm ve sanat kavramı detaylandırılmıştır. Bu arada kavramın vücut sanatı ile olan etkileşimi de incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Antropomorfizm ile ilgilenen sanatçıların heykel alanı üzerinden üretilen yapıtların, geçmiş ile günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen durumu kendi sürecimin bağlantılarıyla ilişkileri çok boyutlu olarak açıklanmaya çalışılmıştır.

BiçimHeykelHeykel sanatı+5
Mehmet Kemal İçden
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yer yapıt bütünleşikliği

Bu raporda, yer-yapıt bütünleşikliği bağlamında üretilen uygulamalar geçmişten günümüze kadar sanat tarihi ve günümüz dinamikleri referans alınarak incelenmiştir. Temellerini ilk topluluklara kadar dayandırabileceğimiz yer-yapıt bütünleşikliği, bugünkü anlamlarını 1960'larda sanat kurumlarına karşı geliştirdiği tavırlarla kazanmıştır. İlk başlarda mekânın fiziksel bileşenleriyle sınırlı anlatım dili olan yer-yapıt bütünleşikliği zamanla yerin sosyo-ekonomik, toplumsal, tarihsel gibi anlamlarını da konu edinerek dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm sürecinde yeryüzü sanatı, kavramsal sanat, beden sanatı, enstalasyon gibi diğer sanat pratikleri ile iç içe geçmiş ve çoğu zaman uygulamalarda izleyicinin rolü önemsenmiştir. Yer-yapıt bütünleşikliğinde karşılıklı aidiyet söz konusu olduğundan mekâna anlamı kazandıran yapıt, yapıta anlamı kazandıran mekandır. Bu nedenle mekânın tarihsel, toplumsal gibi anlamlarıyla ilişki kurulurken fiziksel koşulları göz önünde bulundurulur. Bu raporda yer-yapıt bütünleşiklği bağlamında uygulamalar yapılmıştır. Bu uygulamalar kamusal alan, kurumsal mekân, sanal ortam gibi yerlerde gerçekleştirilmiştir. Uygulamalarda deneyselliğe önem verilmiş ve birçok sanat pratiği kullanılmıştır.

EserMekanNesne+1
Doğancan Yıldırım
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel bellekten imgelerin sanat nesnesine dönüşümü

Araştırma, gündelik kullanım nesnelerinin bireyle olan teması ve iletişimi üzerine şekillenmiştir. Nesnenin gün içerisindeki dolaşımı, gündelik nesnenin sanat nesnesine dönüşüm süreci, sanatçının algısı üzerinden incelenmiştir. Nesnenin dönüşümü sırasında sanatçının nesneye yaklaşımı kişisel ve toplumsal bellek yoluyla araştırılmıştır. Sanayi devrimiyle beraber sınıfsal gösterge haline gelen nesnenin algıda yarattığı imgeler ve bu imgelerin dönüşümü irdelenmiştir. Nesnenin sınıfsal anlamlar kazanmasıyla beraber nesnenin endüstrideki değişimi ve ekollerle olan ilişkisi incelenmiştir. Sanayi Devrimi'ni takip eden Arts and Craft hareketi ve Bauhaus ekolünde nesnenin tasarımının ve algısının değişimi üzerinde durulmuştur. Tasarım kavramıyla birlikte nesnenin fonksiyonunun yanı sıra şekillenen yeni estetik anlayış ve beraberinde oluşan hafıza ele alınmıştır. Gündelik nesnelerin, endüstride çeşitlenen formlarıyla beraber nesnenin sınıfsal göstergesi de değişmektedir. Bu kapsamda, sanatçının gündelik nesneyle olan bağı, gündelik nesnenin sanat nesnesine dönüşümünde belleğin etkisi araştırılmıştır. Gündelik nesneleri çalışmalarında farklı açılardan ele alan sanatçıların yaklaşımları incelenmiştir. Nesne, bellek ve sınıf kavramlarından yola çıkılarak şekillenen kişisel uygulamalar ve sanatsal yaklaşım tartışılmıştır.

AlgıBellekDönüşüm+3
Lütfullah Genç
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Elişi net: Tekno kadın ve yeni materyalizm

Bu tez sosyolojik, politik ve ekonomik dinamiklerin cinsiyetçi yaklaşımına dahil edilen sanatın ve teknolojinin cinsiyetleştirilmesine karşı yeni bir method geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında ele alınan metod melez bir kurgu alanı yaratmaktadır, birleştirici, homojen, akışkan, yumuşak ve tümcül olmak üzerine kavramsallaşmaktadır. Kadın sanatı olarak tanımlanan elişini yüceltir ve dijitalinde bir elişi gibi işlenmesi arzusundadır ve bunun pratikteki olasılıklarını araştırır. Bu konuyu ele alınmasının bir diğer nedeni ise kadının obje ve materyalle olan ilişkisi üzerinden yaratılan ötekileştirme ve değersizleştirmeye karşı, kadının materyal ve teknolojiyle tarihsel ilişkisini anlamaktır. Bu bağlamda kişisel üretimde materyal ve teknoloji ile olan ilişki yeniden inşa edilirken, öte yandan sanat üretimine sağladığı olanaklarla yeni metodlar geliştirmeye yönelik alan açmaktadır. Böylelikle bugün dayatılan hipermaskülen, tamamen hıza ve güce dayalı nobran ve toksik dijitalleşmeye karşın; düşünceli, duyarlı ve incelikli bir dijital alan yaratabilmenin olanakları araştırılmaktadır. Global olarak deneyimlediğimiz siber alan ve fiziksel yaşam arasındaki farkın eridiği günümüze bu yıllara adaptasyon sürecindeyken, gelecek için nasıl bir siber toplum kurgulanmalı sorusunun sanırım tam zamanıdır. Bu tez kapsamında insan sonrası teorilerinin bir parçası olan cinsiyetcilik sorunsalına yanıt vermeden, baskıcı patriarkanın sadece insana değil tabiata ve objeye yönelik hegemonyasıyla başa çıkması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle araştırma aynı temelden beslenen antroposentrik, cinsiyetçi, ırkçı, ayrımcı ve sınıfçı tüm yapılanmalara karşın, yeni materyalle ilişimizi farkındalıkla ve dirençle yeniden ekip, biçip, filizlendirmeyi ummaktadır.

CinsiyetçilikEl işlemeleriKadınlar+6
Cevahir Özdoğan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00

Related subjects