Students-nursing

151 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin terapötik iletişim becerilerinin manevi bakım yeterliliklerine etkisi

Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin terapötik iletişim becerilerinin manevi bakım yeterliliklerine etkisini incelemek amacıyla yapılan kesitsel, tanımlayıcı/ilişkisel bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Döneminde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünde öğrenim gören, araştırmaya katılmayı kabul eden, veri toplama formlarını eksiksiz dolduran toplam 468 öğrenci (n=468) oluşturmuştur. Veriler, "Sosyodemografik Veri Formu", "Manevi Bakım Yeterliliği Ölçeği" ve "Hemşirelik Öğrencileri için Terapötik İletişim Becerileri Ölçeği" ile toplanmış, aritmetik ortalama, standart sapma, Kruskal Wallis, Mann Whitney U, Kolmogrow Smirnov testleri, Spearman Korelasyon ve parametrik olmayan Benforrini analizleriyle değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 21.29±2.45, %62.18'i kadın ve %26.92'si dördüncü sınıf öğrencisidir. Hemşirelik öğrencilerinin %55.13'ü iletişim becerilerini iyi olduğunu, %62'si terapötik/nonterapötik iletişim kavramlarıyla ilgili herhangi bir ders almadıklarını, %50.25'i terapötik/nonterapötik iletişim becerilerini kullanırken zorlanma yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Hemşirelik öğrencilerinin %82.48'i manevi bakım ile ilgili bir eğitim/ders almadığını, %68.2'si manevi bakım vermede kendini yeterli hissetmediğini, öğrencilerin %96.79'u hemşire olarak hastaya/bireye manevi bakım vermenin gerekli olduğunu belirtmiştir. Hemşirelik Öğrencileri İçin Terapötik İletişim Becerileri Ölçeği alt boyutlarına göre, öğrencilerin ortalama düzey nonterapötik iletişim becerilerine ve yüksek düzey terapötik iletişim becerilerine sahip oldukları, Manevi Bakım Yeterliliği Ölçeği toplam puan ve alt boyutlarına göre, öğrencilerin manevi bakım yeterliliklerinin ortalamanın üstünde olduğu ortaya çıkmıştır. Hemşirelik Öğrencileri için Terapötik İletişim Becerileri Ölçeği ile Manevi Bakım Yeterliliği Ölçeği arasındaki ilişkinin incelenmesinde, Nonterapötik İletişim Becerileri Alt Boyutu ile Manevi Bakımın Değerlendirilmesi ve Uygulanması Alt Alanı, Manevi Bakımda Profesyonellik ve Hasta Danışmanlığı Alt Alanı, Hastanın Maneviyatına Karşı Tutumu ve İletişimi Alt Alanı ve Manevi Bakım Yeterliliği Ölçeği toplam puanı arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Terapötik İletişim Becerileri Alt Boyut I ve Terapötik İletişim Becerileri Alt Boyut II ile Manevi Bakımın Değerlendirilmesi ve Uygulanması Alt Alanı, Manevi Bakımda Profesyonellik ve Hasta Danışmanlığı Alt Alanı, Hastanın Maneviyatına Karşı Tutumu ve İletişimi Alt Alanı ve Manevi Bakım Yeterliliği Ölçeği toplam puanı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Belirlenen bu ilişkiler istatistiksel olarak da anlamlıdır. Hemşirelik bölümü müfredatına manevi bakım ve terapötik iletişim becerileri ile ilgili ders konulması, öğrencilerin uygulamalı derslerinde manevi bakıma ve terapötik iletişime yönelik örnek vaka çalışmalarının yapılması, önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, İletişim, Terapötik kullanım Hemşirelik bakımı, Maneviyat.

Hasta bakımıHemşirelerHemşirelik+6
Fatmanur Özcan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin cerrahi sonrası hızlandırılmış iyileşme uygulamalarına ilişkin yaklaşımlarının belirlenmesi

Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin ameliyat sonrası hızlandırılmış iyileşme uygulamalarına ilişkin yaklaşımlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel tipte olup, Kasım 2021 – Mart 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışma, Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünde okuyan 199 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, COVİD-19 pandemi kurallarına uyarak, "Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme Uygulamalarına İlişkin Yaklaşımlar Anketi" kullanılarak Google Formlar üzerinde toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 24 istatistik paket programında yapılmıştır. Verileri değerlendirmek için ortalamalar, yüzdelik dağılımlar, Mann-Whitney U, Ki-Kare testleri ve çapraz tablolar kullanılmıştır. Katılımcıların %76,9'u (n=153) kadın, %62,3'ün (n=124) genel akademik not ortalaması 3,00-4,00 arası, %78,4'ü (n=156) Nitelikli Liseden mezunu olduğu belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan anket sorularının genel doğru yanıtlanma düzeyi %62,17 olarak belirlenmiştir. Genel akademik not ortalaması yüksek olan ve Fen/Anadolu lisesinden mezun olan öğrencilerin doğru cevap ortalamasının daha yüksek olduğu görülmüştür. En yüksek bilinirliğe sahip olan sorular "Erken Mobilizasyon" ve "Ağrı Yönetimi" bileşenlere ait, en düşük bilinirliğe sahip olan sorular ise "Sonda ve Dren Kullanımı", "Erken Mobilizasyon" ve "Hipotermi" bileşenlere ait olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların cinsiyet, genel akademik not ortalaması ve okudukları lise grupları ile cevapların ERAS'a uyumlu olması ve olmaması arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak hemşirelik öğrencilerinin cevapları ERAS uygulamalarına uygunluğu orta düzeyin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Hemşire öğrencilerin kanıta dayalı uygulamalarla ilgili farkındalığını oluşturmak için, ders programı dışında farklı etkinliklerin/programların yürütülmesini önermekteyiz.

ERAS protokolüHemşirelerHemşirelik+2
Jasmına Hoxha
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gülhane Askeri Tıp Fakültesi ve Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Özarslan, S. GATF ve HYO öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2015. Bu araştırma, GATF VE HYO öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından belirlemeye yönelik olarak düzenlenmiştir. Gülhane Askeri Tıp Fakültesi ve Hemşirelik Yüksekokulunda okuyan erkek ve kadın öğrenciler araştırma grubunu oluşturmaktadır. Bu araştırmada bilgi toplama aracı olarak Geçerliliği ve güvenilirliği kabul edilmiş "Fiziksel Aktivite Biçimlerini Belirleme Anketi''(Childhood and Adolescent Physical Activity Patterns Questionnaire and Aerobics Center Longitudinal Study Physical Activity Questionnaire) "anket formu" kullanılmıştır. Verilerin analizine yönelik olarak, öncelikle araştırma kapsamında yer alan Fakülte ve Yüksekokul öğrencilerinden elde edilen veriler SPSS paket programında işlenmiştir. İstatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı, grup değişkenlerine göre Mann Whitney U ve Kruskall Wallis H testlerinden faydalanılmış ve α=0,05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet, yaş, VKİ, bölüm, branş ve sigara kullanımı met puanı üzerinde etkili bir faktör olarak gözükmektedir.

Fiziksel aktiviteGülhane Askeri Tıp AkademisiHemşirelik araştırmaları+4
Serdar Özarslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hemşirelik öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen nedenler

Bu araştırma, Türk hemşirelik öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen nedenleri belirlemek amacıyla kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma 15 Ocak - 10 Mart 2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini yedi bölgedeki üniversite hemşirelik öğrencileri, örneklemini ise çalışmaya katılmayı kabul eden 2774 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği (HMSÖ) kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 21.0 paket programında ortalama, yüzdelik, ANOVA, Mann Whitney U bağımsız gruplar t testi kullanılarak değerlendirildi. Araştırmaya katılan öğrencilerin HMSÖ "Mesleki Uygunluk" alt boyutundan aldıkları puanlar ortalama 70.5 ± 20.8 olarak, "Yaşamsal Nedenler" alt boyutundan aldıkları puanlar ortalama 30.9 ± 10.2 olarak ve ölçek toplamından aldıkları puanlar , ortalama 101.4 ± 24.8 olarak saptanmıştır. Öğrencilerin %65.2'si bölümü isteyerek seçtiği, %67.9'u ilk beş tercihine yazığı , %56.8'i eğitime başladıktan sonra olumlu bakış açısı kazandığı belirlenmiş ve büyük çoğunluğunun (%83.3) bölümünü değiştirmek istemediği saptanmıştır. Öğrencilerin HMSÖ sorularına verilen cevapların dağılımı değerlendirildiğinde en yüksek oranda seçilen ilk madde 'Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir', en düşük oranda seçilen madde 'Hemşirelikte iyi para kazanılır' ifadesi olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda meslek seçiminin bölgelere göre farklılık gösterdiği, öğrencilerin hemşirelik mesleğini yardım etme isteği ve iş imkanları için seçtikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin "Mesleki Uygunluk" boyutundan aldıkları yüksek puan ortalaması bilinçli tercih yaptıklarını ve hemşirek mesleğini benimsedikleri belirlenmiş. Anahtar Kelimeler:Meslek seçimi,öğrenci hemşire, hemşirelik

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+2
Burçin Selçuk
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerinin (1,2,3,4) hemşirelik sürecini bilme durumları

Bu araştırma, Bezmialem Vakıf Üniversitesi hemşirelik bölümü öğrencilerinin hemşirelik sürecini bilme durumlarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde eğitim öğretim gören 154 hemşirelik bölümü öğrencisi ile 16.06.2020- 22.06.2020 tarihleri arasında covid-19 salgını nedeniyle online olarak gerçekleştirildi. Veriler; ''hemşirelik süreci bilgi ve uygulama düzeyi belirleme formu'' kullanılarak toplandı. Analizler SPSS 21 (IBM Corp., Armonk, NY) istatistik programı ile yapılmış olup önemlilik yüzdesi p˂0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verilerinin normalite dağılımı Kolmogorov Simirnov testi ile gerçekleştirildi. Değişkenlerin tümünde p˂0.05 bulunduğu için analizler nonparametrik testler kullanılarak gerçekleştirildi. Tanımlayıcı testler için sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, karşılaştırmalı analizler için Anova, Kruskal Vallis, Mann Whitney U ve Pearson korelasyon katsayısı kullanıldı. Hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalaması 20,44 ± 2,20 olup, %93,5 'i kadın hemşirelik öğrencisidir. Toplam bilgi puan ortalamaları kadın hemşirelik öğrencilerinin 11,50±2,04 ve erkek hemşirelik öğrencilerinin 10,10±3,69 olarak tespit edildi. Mezun oldukları okul göz önüne alındığında fen lisesi mezunu olanların toplam bilgi puan ortalaması en yüksek olup 12,00±1,00'dir. Anne-baba eğitim durumu incelendiğinde anne-baba eğitimi lisans olan hemşirelik öğrencilerinin toplam bilgi puan ortalamaları 11,50±1,24 olarak daha yüksek bulundu. Öğrencilerin hemşirelik süreci ile ilgili soruları %41,6 ile %98,7 arasında doğru cevaplandırdığı saptandı. Toplam bilgi puan ortalaması ise 1. Sınıfların 10,67±1,66, 2. Sınıfların 11,03±2,15, 3. Sınıfların 11,42±2,46, 4. Sınıfların 12,64±2,12 olarak tespit edildi. Araştırma sonucunda, hemşirelik bölümü öğrencilerinin yaşı büyüdükçe hemşirelik sürecini bilme durumlarının daha yüksek (p <0.05) olduğu saptandı.

HemşirelikHemşirelik araştırmalarıHemşirelik eğitimi+2
Nurşen Üçkardeş
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinde internet bağımlılığı ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışma, hemşirelik öğrencilerinde internet bağımlılığı ve uyku kalitesi düzeylerini belirlemek, internet bağımlılığı ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışmanın evrenini, Kasım 2021-Şubat 2022 tarihleri arasında Çankırı Karatekin Üniversitesi Hemşirelik Bölümünde eğitim-öğretim gören 400 öğrenci oluşturmuştur. Örneklemini ise çalışmaya katılmayı kabul eden, verilerin toplandığı tarihlerde eğitimine devam eden öğrenciler oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği (YİBÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; ortalama, standart sapma, ortanca, Kolmogorov-Smirnov Testi, Spearman'ın Rho Katsayısı, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi, Dunn Testi ve Lojistik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre YİBÖ puan ortalaması 30,61±16,71 ve PUKİ puan ortalaması 5,96±2,68 olarak bulunmuştur. Çalışmaya katılan öğrencilerden 17-20 yaşında olanların, 21 yaş ve üzerinde olanlardan (p=0,047), 1. sınıf öğrencilerinin, diğer sınıflardaki öğrencilerden (p<0,001), ev ortamında yaşayanların yurt odasında kalanlardan (p=0,010), günlük internet kullanım süresi 4 saat ve üzerinde olanların daha az kullananlardan (p=0,030), interneti sosyal medya amacıyla kullananların diğer amaçlarla kullananlardan (p=0,028) internet bağımlılığının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Uyku kalitesi bakımından, sigara kullananların (p=0,032), yurt odasında kalanların (p=0,026), günlük internet kullanım süresi 4 saat ve üzerinde olanların (p=0,001) istatistiksel olarak daha fazla düzeyde kötü uyku kalitesine sahip oldukları saptanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin YİBÖ ve PUKİ puanları arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.001). Sonuç olarak, internet bağımlılığı yüksek olan hemşirelik öğrencilerinin daha kötü uyku kalitesine sahip olması, internet bağımlılığının uyku kalitesi ile ilişkili önemli bir etken olduğunu göstermektedir. Bu nedenle iyi uyku kalitesi ve bilinçli internet kullanımının sağlanabilmesi için, gerekli eğitim planlamaları ve psikososyal destek programlarının ivedilikle yapılması önerilmektedir.

BağımlılıkHemşirelerHemşirelik+3
Şemsi Karabulut
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of knowledge and practice of nursing students in the prevention of surgical site infection relation coping strategies

Objective: The aims of thise study is to determine and assessment the knowledge and practice of nursing students in the prevention of surgical site infection. Sample of this cross-sectional descriptive study included 217 nursing students from Kirkuk university and Alkitab university in Iraq. Methodology: A descriptive cross-sectional study was conducted between September - December at Kirkuk university and Al_Kitab National university. Nursing students are made up of these universities. The study sample consisted of 217 male and female students who agreed to participate in the study at the time of data collection. The Personal Information Form, Nurses' Knowledge Scale and Nurses Practice were used to collect data. Results: According to the findings, it was seen that the level of knowledge about the prevention of surgical site infection of the students studying at both universities was above the average (91.2%). At the same time, it is seen that the vast majority of students perceive their practice skills as sufficient (76%). When the demographic variables related to the applications are examined, it is seen that the application skills of the individuals in the 23-26 age group are perceived to be higher than the individuals aged 18-22 and 27-30 years. At the same time, women see themselves as more competent than men in terms of practice skills. While there is a differentiation in the level of knowledge of the students according to the university of education, there is no difference in perception of the level of practice. In the study, no difference was found in terms of SSI knowledge level and practices according to the grade level, marital status and time they studied. When analyzed according to income level, it is seen that students who are not satisfied with their income level perceive their SSI knowledge level more than students who are satisfied. However, the same difference was not found to be significant in terms of perception of application competencies. Conclusion: The results of the study showed that the knowledge and practices of nursing students about the prevention of surgical site infection are generally good.

Level of knowledgeSurgerySurgical wound+4
Khalıd Sabhan Khakaf Khalaf
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of the prevalence of anxiety and depression among nursing students in middle euphrates of Iraq in pandemic process

This research aims to evaluate the prevalence of anxiety and depression among nursing students in the Middle Euphrates, Iraq, in the pandemic process.The study used a descriptive and observational study method in 4 universities in Iraq in the period between March to June 2022. The sample of the study consists of 812 nursing students by the sample calculation method. Data were collected online through Google Forms. "Sociodemographic Characteristics Form", "The State-Trait Anxiety Inventory scale", and "Beck Depression Scale" were used to collect data, Mann-Whitney U or Kruskal￾Wallis and Post-Hock tests were used to analyze the data. These results most of nursing srudents 58% of the study group were female and 77.4% were single. The State-Trait Anxiety Inventory scale' mean score of students was 50.9 ± 10.1 Beck Depression Scale mean score 21.00 ± 12.00 moderate depression among nursing students mean. It was also shown that there is a statistically significant negative relationship between the total score of The State-Trait scale Anxiety Inventory scale and the Beck score is positive. As the scores for the subdimension of anxiety increase, the total scores for depression increase. There is a positive relationship between BDI scale and STAI scale. This study concluded that nursing students' scores on the anxiety scale were high, and that this score had a significant impact on depression among nursing students during the pandemic and its spread among students. The study recommends the need to provide psychological counseling to the unemployed, those with negative income, sSmoker use and chronic diseases.

AnxietyCOVID 19Depression+6
Kadhım Abdulhaleem Kadhım Al-haddad
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşire yardımcılığı bölümü öğrencilerine yapılan film destekli iletişim eğitimin terapötik iletişim becerilerine, yansıtıcı düşünme ve empati düzeylerine etkisi

Hasta birey ile çalışmak sadece bakım verme değil aynı zamanda hasta ve hasta yakınlarıyla iletişim içerisinde olmayı gerektiren ayrıca hasta ve yakınlarına karşı empati yapabilmeyi gerektiren bir olgudur. Mevcut çalışmada sağlık meslek lisesinde eğitim gören 11 ve 12. Sınıf hemşire yardımcılığı bölümü okuyan öğrencilere film destekli yapılan iletişim eğitiminin terapötik iletişim becerilerine, yansıtıcı düşünme ve empati düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Çalışmada Yarı-Deneysel Tasarım türlerinden biri olan tek gruplu ön test – son test tasarımı kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini ve örneklemini Yerköy İbn-i Sina Mesleki ve Teknik anadolu lisesinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında 11 ve 12. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. İletişim dersi öncesinde hemşirelik öğrencileri için terapötik iletişim becerileri ölçeği, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisi ölçeği ve empati düzeyi belirleme ölçeği anketleri doldurulmuş ve hemen ardından Patch Adams ve İçimdeki Deniz filmleri öğrencilere izletilmiştir. Filmler aynı hafta içinde farklı günlerde izletilmiştir. Her film sonrasında öğrenciler ile 1 saat boyunca teorik bilgi çerçevesinde iletişim becerileri tartışılmıştır. Sınıf içerisinde öğrencilerle birlikte filmin analizi yapıldıktan sonra tekrar aynı anketleri doldurmaları istenmiştir. Toplamda hemşire yardımcılığı bölümü öğrencilerinden 140 öğrenciyle çalışma yapılmıştır. Öğrencilerin sosyodemoğrafik özelliklerinde öğrencilerin yaş ortalaması 16,96± ,690 ve %61,4'ü kadın cinsiyette idi. Öğrencilerin %61,4'ü maddi durumunu iyi olarak değerlendirmekte ve %71,4'ü 12. sınıf öğrencisiydi. Öğrencilerin %78,6'sı eğitim gördüğü sağlık bölümünü kendi isteği ile seçtiğini ifade etmiştir. Tüm öğrenciler iletişim dersini ilk defa almaktaydı. Öğrencilerin Hemşirelik Öğrencileri İçin Terapötik İletişim Becerileri Ölçeği, Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Empati Düzeyi Belirleme Ölçeği değerlerinin ön test son test değerleri karşılaştırıldığında ölçeklerin toplam puanı ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı olarak artış görülmüştür (p<0,05). Sonuç olarak hemşire ve/veya hemşire yardımcılığı bölümü öğrencilerine iletişim becerilerini öğretmek için filmleri kullanan yenilikçi bir eğitim stratejisi kullanılabileceği görülmektedir.

EmpatiHemşirelerHemşirelik+5
Ali Şahingöz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik eğitim modellerinin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine etkisi: Çok merkezli çalışma

Hemşirelerin, hemşirelik problemleri ile başa çıkabilmeleri, karmaşık hasta bakım gereksinimlerini saptayabilmeleri ve sistemik bakım verebilmeleri için aldıkları eğitim doğrultusunda eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Bireylere eleştirel düşünme becerilerinin kazandırılmasında en önemli görev eğitim kurumlarına düşmektedir. Ülkemizde, son yıllarda hemşirelik eğitiminde klasik eğitime alternatif olarak probleme dayalı öğretim (PDÖ) ve entegre eğitim gibi farklı eğitim modelleri hayata geçirilmiştir.Araştırmanın evrenini PDÖ modelinin uygulandığı Dokuz Eylül Ü. Hemşirelik Yüksekokulu (n=131), entegre eğitim modelinin uygulandığı Cumhuriyet Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi (n=144) ve klasik eğitim modelinin uygulandığı Çukurova Ü. Adana Sağlık Yüksekokulu'nun (n=115) hemşirelik bölümlerinin 2008?2009 akademik yılı bahar döneminde birinci ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören toplam 513 öğrenciden çalışmaya katılmayı kabul eden 390 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin 229'u (%58,7) birinci sınıf, 161'i (%41,3) dördüncü sınıf öğrencisidir. Veriler, öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri, sosyal faaliyetleri ve eğitimleri ile ilgili bilgileri belirleyen anket formu ve California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (CEDEÖ) ile toplanmıştır.Araştırmaya katılan öğrencilerin CEDEÖ toplam puan ortalamaları; entegre eğitim modelindeki öğrencilerde 267,4±31,8, PDÖ modelindeki öğrencilerde 262,6±29,1 ve klasik modeldeki öğrencilerde 256,4±23,8 olarak saptanmıştır (p=0,008). Dördüncü sınıftaki öğrencilerin puanı 266,3±32,2 olarak bulunurken, birinci sınıftaki öğrencilerin puanı 260,4±25,8 olarak bulunmuştur (p=0,020). Dördüncü ve birinci sınıf ortalamaları arasındaki fark PDÖ'de anlamlı bulunurken diğer eğitim modellerinde anlamlı bulunmamıştır. PDÖ eğitimi almak (OR:3,21, %95 GA:1,21-8,54, p=0,020), 4. sınıfta olmak (OR:3,55, %95 GA:1,62-7,79, p=0,002), demokratik (OR:3,94, %95 GA:1,55-10,01, p=0,004) ve yoksul sosyoekonomik düzeyde aileye sahip olmak (OR:3,61, %95 GA:1,02-12,76, p=0,046) yüksek düzeyde eleştirel düşünme eğilimini arttıran bağımsız etkenler olarak saptanmıştır.Çalışmanın sonuçları eğitim modellerinin eleştirel düşünme eğilimini etkilediğini göstermektedir.

Eleştirel düşünceHemşirelerHemşirelik+6
Figen Şengül
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ebelik/ hemşirelik 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının belirlenmesi

Araştırma, ebelik ve hemşirelik birinci ve dördüncü sınıfında öğrenim gören kız öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını ve tutumlarını etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla metodolojik ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Çukurova Üniversitesi Adana Sağlık Yüksek Okulu'nda öğrenim gören 209 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur.Veri toplama aracı olarak, anket formu ile ZEYNELOĞLU tarafından geliştirilen ?Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) (Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı 0.92)? kullanılmıştır. Anket formu ve TCRTÖ birinci sınıfta öğrenim gören öğrencilere 03.10.2008'de (dönem başında) ,dördüncü sınıfta öğrenim gören öğrencilere ise 29.05.2009'da (dönem sonunda) uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS for Windows 11.5 (Statistical Package for Social Sciences) bilgisayar programında; ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler ile yüzdelik sayılar, t-testi, Anova testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin ?eşitlikçi cinsiyet rolü? (1.sınıf puan ortalaması 34.72, 4.sınıf 35.10) ve ?kadın cinsiyet rolü? (1.sınıf puan ortalaması 27.29, 4.sınıf 29.64), ?evlilikte cinsiyet rolü? (1.sınıf puan ortalaması 34.94, 4.sınıf 36.62), ?geleneksel cinsiyet rolü? (1.sınıf puan ortalaması 28.13, 4.sınıf 31.19) ve ?erkek cinsiyet rolü? (1.sınıf puan ortalaması 23.23, dördüncü sınıf 24.59) alt boyutlarına ilişkin eşitlikçi tutuma sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını belirleyen TCRTÖ puan ortalamaları ile öğrencilerin öğrenim gördüğü sınıf ve annelerinin eğitim düzeyleri arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutuma sahip oldukları (1.sınıf TCRTÖ puan ortalaması 148.28 ? 18.61, 4.sınıf 157.14 ? 17.80 ) saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutumların kazandırılmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Üreme sağlığı, Cinsiyet Eşitsizliği, Ebelik ve Hemşirelik Öğrencileri.

Cinsel kimlikCinsel kimlikCinsiyet farkları+4
Filiz Atış
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özelliklerine bağlı olarak hemşirelik ve tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin seçeceği uzmanlık alanlarının belirlenmesi

Kariyer seçimi bir insanın hayatı boyunca vereceği en önemli kararlardan biridir. Kişiliğine uygun kariyer planlaması ülkemizde nadir uygulanan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, hemşirelik ve tıp öğrencilerinin uzmanlık alanı seçimi ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışma Çukurova Üniversitesinde 95'i hemşirelik, 107'si tıp fakültesi son sınıf öğrencisine beş faktör kişilik envanteri uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin demografik özellikleri ve seçecekleri uzmanlık alanları anket formu ile belirlenmiştir. Çalışmak istedikleri uzmanlık alanları 3 seçenekli yanıt ile belirlenmiştir (kesinlikle evet, olabilir, kesinlikle hayır). Sosyal yönelim, düşünsel yönelim ve odaklanma toplam puan ortalamaları hemşirelik öğrencilerinde tıp öğrencilerine göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (sırası ile p=0,05, p=0,005, p=0,001). Kesinlikle dahili branşları tercih oranı %37,6 (n=76), cerrahi branş %45,6 (n=94), laboratuar bilimleri %31,7 (n=64), koruyucu hekimlik %7,9 (n=16) psikiyatri %15,8(n=32) olarak saptanmıştır. Cerrahi branşları tercih etmek isteyenlerin duygulanım, uzlaşma, sosyal yönelim ve odaklanma puanları istemeyenlere oranla anlamlı olarak yüksek bulunurken, düşünsel yönelim puanları anlamlı fark göstermemiştir. Dahili branşları tercih edenlerin etmeyenlere oranla sosyal yönelim puanları daha düşük olarak saptanırken odaklanma puanları daha yüksek olarak belirlenmiştir (p=0,05 ve p=0,02). Psikiyatri alanını tercih edenlerin etmeyenlere oranla duygusal yönelim puanları düşük iken sosyal yönelim ve düşünsel yönelim puanları anlamlı olarak yüksek olarak saptanmıştır (p=0,01, p=0,05, p=0,001). Uzmanlık alan seçimi konusunda karar vermiş olan öğrencilerin genellikle karakter özelliklerine uygun branşlar seçme eğiliminde olduğu, buna karşılık son sınıf öğrencileri olmalarına rağmen çoğunun alan seçimi konusunda kararsız olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin kişilik özelliklerine uygun alan seçebilmelerinde, kişilik envanteri kullanılarak kariyer planlaması danışmanlığı verilmesi faydalı olacaktır.

DoktorlarHemşirelerHemşirelik+7
Ferda Boroğlu Yatangaç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin bireysel inovatiflik profillerinin, temel motivasyon kaynakları ve bilişsel tamamlanma ihtiyaçları ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma, bir davranış şekli olarak ele alınan bireysel yenilikçiliğin hemşirelik bölümünde öğrenim gören üniversite öğrencilerinde başarı ihtiyacı, güç ihtiyacı, bağlanma ihtiyacı, düşünme ihtiyacı ve bilişsel tamamlanma ihtiyacı gibi çeşitli ihtiyaçlarla olan ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. İlişki arayıcı modelde tasarlanan çalışma evrenini, verilerin toplandığı yılda öğrenim görmekte olan 988 oluşturmuştur. Tüm evrene ulaşmaya çalışılarak dahil etme/dışlama kriterleri sonrası 566 hemşirelik öğrencisi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; 'Kişisel Bilgi Formu', 'Hemşirelikte Bireysel İnovatiflik Ölçeği (HBİÖ)', 'Temel Motivasyon Kaynakları Ölçeği (TMKÖ)' ve 'Bilişsel Kapalılık İhtiyacı Ölçeği (BKİÖ)' kullanılmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin ortalamanın (HBİÖ=44.03±9.13) altında yenilikçi oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin %92.6'sının gelenekçi profile uygun davranışlar gösterdiği belirlenmiştir. HBİÖ alt boyutlarından Fikir Önderliği puanının orta düzeyde, Değişime Direnç puanının ortalamanın üzerinde ve Risk Alma puanının ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin temel motivasyon kaynakları en yüksek bağlanma ihtiyacında olduğu bunu sırayla düşünme, başarı ve güç ihtiyaçlarının izlediği ve tüm bu ihtiyaçların ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bireysel yenilikçilik puanları ile bağlanma, düşünme ve güç ihtiyaçları ve bilişsel kapalılık ihtiyacı negatif yönde ilişkili bulunmuştur (p<0.01). Öğrencilerin bilişsel kapalılık ihtiyacının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Alt boyutlar açısından değerlendirildiğinde; Düzen Tercihi, Belirsizlikten Rahatsızlık ve Tahmin İhtiyacı alt boyutlarının ortalamanın üzerinde olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin bireysel yenilikçilik puanı kızlardan daha yüksek, temel motivasyon kaynakları ve bilişsel kapalılık ihtiyaçları daha düşüktür (p<0.05). İnovatif hemşirelerin yetiştirilebilmesi için onların psikolojik ihtiyaçların ele alınarak hem eğitim hem de çalışma hayatında bireysel yenilikçiliğin oluşturulması önerilir.

Bireysel yenilikçilikÖğrenciler-hemşirelik
Yasemin Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek öğrenci hemşirelerin bakım verirken yaşadığı zorlukların belirlenmesi

Bu araştırma erkek öğrenci hemşirelerin bakım verirken yaşadığı zorlukların belirlenmesi amacıyla kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini; İç Anadolu Bölgesinde bulunan ve araştırmaya izin veren 7 üniversitede öğrenim gören, klinik uygulamaya çıkmış ve araştırmaya katılmayı kabul eden 300 erkek öğrenci hemşire oluşturmuştur. Araştırma 01.10.2019/01.11.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için etik kuruldan, kurumlardan yazılı izin, erkek öğrenci hemşirelerden sözlü izin alınmıştır. Veriler araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda hazırlanmış olan "tanıtıcı özellikler formu" ve "öğrencilerin bakım verirken yaşadığı zorluklar formu" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik testleri Ki-kare testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamaları 21,30 ± 2,00 olup %38,3'ünün 2. sınıf, %30,7'sinin 3. sınıf ve %31,0'ının 4. sınıf olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin %73,3'ünün mesleği ilk 5. sırada tercih ettikleri ve %47,0'ının kısmen isteyerek mesleğe geldiği saptanmıştır. Öğrencilerin %60,0'ının bazen stresli olduğu ve %55,0'inin klinik stres yaşadığı bulunmuştur. Erkek öğrenci hemşirelerin; kliniklerde kadın hastalarla çalışırken %72,0 oranında bakım sırasında utangaçlık-çekingenlik hissetmeleri, erkek hastalarla çalışırken %44,7 oranında kendilerine güvenmemeleri, hasta yakınlarıyla çalışırken %67,0 oranında sürekli hastalarının yanında olmak istemeleri, meslektaşlarıyla çalışırken %76,7 oranında fiziksel güç gerektiren görevlerde iş yükünün erkek hemşirelere bırakılması, hekimlerle çalışırken de %37,7 hekimlerin streslerini kendilerine yansıttıkları konularında sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin sınıf düzeyi, mesleği isteyerek seçme, kendini tanımlama durumu, aile tutumu, klinik stres yaşama durumu ve stresle baş etme yöntemleri gibi özelliklerinin klinikte yaşadığı zorlukları etkilediği bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, erkek öğrenci hemşirelerin çoğunlukla hasta ve hasta yakınlarıyla sorun yaşadıkları, hekimlerle ve meslektaşlarıyla daha az sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Araştırmanın farklı bölgelerde daha geniş popülasyonda yapılması önerilir.

Bakım verenlerBakım verme yüküCinsiyet+7
Habibe Zeybek
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olan radyasyonun zararlı etkileri henüz toplum tarafından iyi bilinmemektedir. Sağlık personelinin kendisini ve hizmet sunduğu insanları radyasyonun zararlı etkilerinden koruyabilmesi, hizmet sunumu esnasında gerekli önlemleri alması ve aynı zamanda bilgilendirici eğitimler verebilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Hemşirelik ve Ebelik Bölümü öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerini değerlendirmek amaçlandı. Araştırma, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu'nda 2014-2015 eğitim - öğretim döneminde hemşirelik ve ebelik bölümleri 1,2,3. ve 4. sınıflarda öğrenim görmekte olan toplam 583 öğrenci ile görüşülerek tanımlayıcı kesitsel tipte yapıldı. Evrene ulaşım hızı %85,2 olarak gerçekleşti. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan sosyo-demografik değişkenleri içeren "kişisel bilgi anketi" ve güvenilirliği 0.88 olarak belirlenmiş olan "radyasyon tutum ölçeği" kullanılarak toplandı. Araştırmaya katılan öğrencilerden %81'i kız (472) %19'u ise (111) erkekti. Elde edilen veriler Kruscal Wallis, Anova, Levene, Bonferroni ve bağımsız gruplar t testleri kulanılarak analiz edildi. Araştırma verilerine göre hemşirelik öğrencilerinin, ebelik öğrencilerine oranla radyasyonun zararları hakkındaki farkındalıklarının daha yüksek olduğu (p=,000) ve birinci sınıf öğrencilerin diğer sınıf öğrencilerinden radyasyon farkındalıklarının daha yüksek olduğu görüldü (p=,000). Anne ve baba eğitim durumuna göre öğrencilerin radyasyon farkındalık düzeyleri annesi ilköğretim mezunu olan öğrencilerin annesi diğer öğrenim düzeylerine sahip öğrencilere oranla yüksek bulunurken (p=.030), baba öğrenim düzeyi lisansüstü mezunu olanların diğer öğrenim durumlarına göre anlamlı düzeyde düşük olduğu görüldü (p=,000). Katılımcıların "radyasyon tutum" ölçeği toplam puan ortalamalarına bakıldığında, öğrencilerin radyasyonun zararlı etkilerine yönelik farkındalıklarının yeterli düzeyde olmadığı şeklinde yorumlandı. Araştırma sonuçlarına göre, Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyon farkındalık düzeylerinin yükseltilmesine yönelik, Sağlık Yüksekokulu hemşirelik ve ebelik eğitim programlarının radyasyon zararlarına yönelik içeriklerinin yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, ebelik öğrencileri, radyasyon, farkındalık, eğitim

AdıyamanFarkındalıkRadyasyon+5
Meral Çapuk
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik hisleri ve potansiyelleri ile hemşirelik eğitimindeki inovasyona ilişkin düşünceleri

Araştırma; hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik hisleri ve potansiyelleri ile hemşirelik eğitimindeki inovasyona ilişkin düşüncelerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Evreni; 2015-2016 Eğitim- Öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünde eğitim gören 862 öğrenci oluşturmuştur. Evrenin tamamının alınması planlanmış örneklem seçimine gidilmemiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve anketleri sorunsuz şekilde dolduran 554 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir Veriler; sosyo-demografik özellikleri içeren anket formu, eğitim ve inovasyon ilişkisi formu ve Girişimcilik Hisleri ve Potansiyeli ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Girişimcilik hisleri ve potansiyeli ile tanımlayıcı özellikler karşılaştırıldığında, erkeklerin; risk alma eğilimi, yaşamının çoğunu il merkezinde geçirenlerin; içsel kontrol hisleri ve girişimcilik potansiyelleri, süper lise mezunlarının; risk alma eğilimi puan ortalamaları istatistiksel olarak daha yüksektir Alınan eğitimin hemşirelik alanında meydana gelen yenilikleri kısmen içeridiğini düşünenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelikteki yenilikleri içermediğini düşünenlerin; bağımsızlık arzusu, derslerin yeniliklere açık olarak işlendiğini belirtenlerin; risk alma eğilimi, yeniliklerden haberdar bir eğitim aldıklarını ifade edenlerin; içsel kontrol hissi ve risk alma eğilimi, hemşirelik eğitimi alırken gelenekçi bir eğitim aldığını düşünenlerin; risk alma eğilimi, derslerin güncel konuları içermediğini belirtenlerin; içsel kontrol hissi ve bağımsızlık arzusu, modern yaklaşımların tartışılmadığını belirtenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelik eğitiminin fikir üretebilen bir birey olarak yetişmesine katkı sağlamasında uygulama derslerinin etkili olduğunu düşünenlerin; risk alma eğilimi, hemşirelik ile ilgili yeni şeyler düşünme düzeyine gelmemiş öğrencilerin; risk alma eğilimi, alternatif fikirler üretebilenlerin; girişimcilik potansiyeli istatistiksel olarak daha yüksektir.

GirişimcilikGirişimcilik eğitimiHemşirelik+3
Filiz Ekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik özellikleri ve eğilimleri

Araştırma hemşirelik öğrencilerinin girişimcilik özelliklerini ve eğilimlerini belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Evreni; 2015-2016 Eğitim-Öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi, Sağlık Bilimler Fakültesi, hemşirelik bölümünde eğitim gören 862 öğrenci oluşturmuştur. Evrenin tamamının alınması planlanmış, örneklem seçimine gidilmemiştir. Çalışmayı katılmayı kabul eden ve anketleri sorunsuz şekilde dolduran 591 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler; tanımlayıcı ve girişimcilik özelliklerini içeren anket formu, Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programında değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı Özellikler ile Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeğinin alt boyutları karşılaştırıldığında; Risk Alma Eğilimi; erkek, devlet yurdu ile özel-arkadaş evinde kalan, çalışan, süper lise mezunu, Yeniliklere Açık Olma; babası lise ve üstünde bir okuldan mezun ve çalışan, yaşamının çoğunu şehirde geçiren, Algılanan Eğitim Desteği; 20 yaş ve altı, 2.sınıf, çalışan ve hemşireliği isteyerek seçen öğrencilerin puan ortalamaları istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur. Girişimcilikle İlgili Özellikler ile Girişimcilikle İlgili Eğilimler Ölçeğinin alt boyutları karşılaştırıldığında; Risk Alma Eğilimi; projeleri tamamlamak için son anı bekleyenlerde, dikkati kolay dağılmayanlarda, işler istediği gibi gitmezse kolaylıkla hayal kırıklığına uğramayanlarda, Yeniliklere Açık Olma; ısrarcı olanlarda, Yeniliklere Açık Olma ve Algılanan Eğitim Desteği; odaklanmak için başkasına ihtiyacı olmayanlarda, Risk Alma Eğilimi ve Algılanan Eğitim Desteği; baskı dolu ortamları arayanlarda, kendisi bir iş kuranlarda, yeni kurulmuş bir işte çalışanlarda ve girişimcilik konusunda eğitim alanlarda, Risk Alma Eğilimi, Yeniliklere Açık Olma ve Algılanan Eğitim Desteği; sınırlı kaynaklarla çalışmak gerektiğinde yaratıcı olanlarda, iyimserlerde, hiçbir şey amaçlarını başarmada daha önemli olmayanlarda istatistiksel yönden anlamlı şekilde daha yüksektir

GirişimcilikHemşirelerHemşirelik+2
Ayşe Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Son sınıf hemşirelik öğrencilerinin çocuk sevme düzeyleri ve çocuk haklarına ilişkin tutumları

Bu çalışmada hemşirelik bölümü son sınıf öğrencilerinin çocuk sevme düzeylerinin ve çocuk haklarına ilişkin tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Veriler Barnet's Çocuk Sevme Ölçeği, Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenci tanıtım formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırıkkale ve Bozok Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve parametrik testler kullanılmıştır. 153 öğrenci ile yapılan bu çalışmada, araştırmaya katılan öğrencilerin %79.08 'kadın, %20.91'i erkektir. Öğrencilerin %43.79 'unun çocuk hemşiresi olarak çalışmak istediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Çocuk Sevme Ölçeği puan ortalaması 78.62±16.03, Çocuk Haklarına İlişkin Tutum ölçeği puan ortalaması 28.27±7.65 olduğu görülmektedir. Çocuk sevme puan ortalaması arttıkça çocuk haklarına ilişkin tutum puanı ortalaması azalmaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda hemşirelik öğrencilerinin çocuk sevme düzeyi yüksek, çocuk haklarına ilişkin tutumlarının olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. mesleki yaşamında çocuklarla çalışacak olan hemşirelik öğrencilerinin sağlıklı ve etkili bakım sunması için, çocuk hakları konusunda yeterli bilgi ve becerilerle donatılması önerisinde bulunulmuştur.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Emine Karabacak
Yozgat Bozok University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlikleri

Öğrencilerin kaliteli bir üniversite hayatı geçirmeleri, akademik özyeterlik seviyeleri ile yakından ilişkilidir. Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi ve akademik öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel türde yapılmıştır. Evrenimizi, Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik bölümünde 2016-2017 eğitim öğretim yılında eğitim gören 920 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem sayısı ise; 1000 kişilik evren için α 0.05 örneklem büyüklüğü, ± 0.03 örneklem hatası(d) ile p=0.5, q=0.5 için belirlenen minimum örneklem büyüklüğü olan 416 öğrenci olarak hesaplanmıştır. Örneklemi ise; tabakalama örnekleme yöntemi ile her sınıf tabaka kabul edildikten sonra her bir tabaka ağırlığına orantılı olarak örneklem sayısı ve öğrenciler belirlenmiştir. Araştırmaya 1.sınıflardan 144 öğrenci, 2.sınıflardan 172 öğrenci, 3.sınıflardan 131 öğrenci, 4.sınıflardan 66 öğrenci katılmıştır. Araştırma toplam 513 öğrenci ile tamamlanmıştır. Veriler; Tanıtıcı Özellikler Formu, Akademik Öz Yeterlik Ölçeği ve Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği ile toplanmıştır. Öğrencilerin akademik öz yeterlik puanı 18.6±3.5, üniversite yaşam kalitesi ölçeğinin öğretim elemanı-öğrenci iletişimi alt boyutu puanı 14.0±4.2, kimlik alt boyutu puanı 14.0±4.1, sosyal olanaklar alt boyutu puanı 14.6±3.0, kararlara katılım alt boyutu puanı 16.5±4.5, öğrenci-öğrenci iletişimi alt boyutu puanı 12.6±3.5, gelecek alt boyutu puanı 9.3±3.1, sınıf ortamı alt boyutu puanı ise 13.1±2.6 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin akademik öz yeterlilik düzeyi ile üniversite yaşam kalitesi alt boyutlarından; öğrenci- öğretim elamanı iletişimi (r=.018,p=0.000), sosyal olanaklar (r=.261,p=0.000), gelecek (r=.244,p=0.000), sınıf ortamı (r=.203,p=0.000) ve toplam puan ortalamaları (r=.262,p=0.000) arasında pozitif yönlü, anlamlı ve zayıf bir ilişki bulunmaktadır. Sonuç olarak; öğrencilerin akademik özyeterlik puanları ve üniversite yaşam kalitesi puanları ortalamanın üzerinde bulunmuştur. Söz konusu alanlardan alınan puanların birbiri ile pozitif yönde bir ilişki içinde olduğu saptanmıştır.

Akademik başarıAkademik yetkinlikHemşireler+5
Adem Avci
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışları üzerine etkileri

Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin spor yapma davranışlarının algılanan stres, biyo-psiko-sosyal cevap ve stresle başetme davranışı üzerine etkilerini incelemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan 920 hemşirelik lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemi ise evren sayısının bilindiği durumlarda uygulanan minimum örneklem büyüklüğü formülü yardımıyla (evren=920, anlamlılık düzeyi α=0.05, örnekleme hatası d±0.03, p=0.5 q=0.5) 416 olarak belirlenmiştir. Öğrenciler örnekleme; her bir sınıf bir tabaka olarak kabul edildikten sonra tabaka ağırlığına (öğrenci sayısı) göre orantılı tabakalama örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Araştırmaya 1.sınıflardan 132 öğrenci, 2. sınıflardan 144 öğrenci, 3. sınıflardan 70 öğrenci, 4. sınıflardan 130 öğrenci katılmıştır. Araştırma toplam 422 öğrenci ile tamamlanmıştır. Araştırma verileri; Tanıtıcı Özellikler Formu, Hemşirelik Öğrencileri için Algılanan Stres Ölçeği, Hemşirelik Öğrencileri için Biyo-Psiko-Sosyal Cevap Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencileri için Stresle Başetme Davranışları Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programında değerlendirilmiştir. Algılanan Stres Ölçeği alt boyutlarından; Mesleki bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan stres (6.90±2.87), Hastaya bakım verirken yaşanan stres (19.01±6.84), ödevlerden ve iş yükünden kaynaklanan stres (12.26±4.07), öğretim elemanları ve hemşirelerden kaynaklanan stres (13,26±5,18) ve ortamdan kaynaklanan stres (6.24±3.16) düzeyleri hiç spor yapmayanlarda anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Stresle başetme toplam puanları ile biyopsikososyal cevap ve algılanan stres (r, p) toplam puanları arasında, biyopsikososyal cevap toplam puanları ile algılanan stres toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Algılanan Stres, Biyo-Psiko-Sosyal Cevap, Hemşirelik Öğrencisi, Spor, Stresle Başetme Davranışları.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Eren Bozyılan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin human papilloma virüsü ve aşıları hakkında bilgi düzeyleri ve tutumlarının incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin Human papilloma virüsü [HPV] ve aşıları hakkında bilgi düzeyleri ve tutumlarının incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 527 hemşirelik öğrencisi ile yürütülmüştür. Veriler öğrencilerin tanıtıcı özellikleri soru formu ve "Human Papilloma Virüsü Bilgi Ölçeği" ile toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %57,7'si Human papilloma virüsü'nü, %45,0'ı Human papilloma virüsü testini ve %52,8'i Human Papilloma Virüsü aşısını duyduğunu belirtmiştir. Human Papilloma Virüsü Bilgi Ölçeği toplam puan ortalaması kadın, 20 yaş üzerinde olan, dördüncü sınıfta eğitim alan, sosyal güvencesi olan, cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında bilgisi olan, Human papilloma virüsü hakkında eğitim alan, derslerde Human Papilloma Virüsü konusunun işlendiğini belirten öğrencilerde istatistiksel anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Bu çalışmada öğrencilerin Human Papilloma Virüsü ve aşıları konusunda bilgi seviyelerinin düşük olduğu belirlenmiştir.

AşılamaAşılarHemşireler+7
Şehriban Çiftçi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinde manevi bakım eğitiminde kullanılan reflekşın (yansıtma) yönteminin manevi bakım algısı ve manevi iyi oluş üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı hemşirelik öğrencilerinde manevi bakım eğitiminde uygulanan reflekşın (yansıtma) yönteminin öğrencilerde manevi bakım algısı ve manevi iyi oluş üzerine etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma randomize kontrollü ön test-son test düzeninde deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemi Manisa ilinde bulunan bir devlet üniversitesinde hemşirelik bölümünde eğitim gören 2.sınıf (müdahale grubu=31, kontrol grubu=32) 63 öğrenci oluşturdu. Müdahale grubuna online manevi bakım eğitimi verildi ve yüz yüze reflekşın öğretim yöntemi uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir eğitim verilmedi. Veriler ön test, müdahale ve son test sonucunda toplandı. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Spiritüel İyi Oluş Ölçeği, Maneviyat ve Manevi Bakım Derecelendirme Ölçeği ve Reflekşın Yöntemine İlişkin Öğrencilerin Algılarını Değerlendirme Formu kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamasının 20,35±1,27 olduğu ve girişim ve kontrol grubunun tanımlayıcı istatistikleri karşılaştırıldığında, iki grup arasında anlamlı fark olmadığı belirlendi (p>0,05). Müdahale grubunun spiritüel iyi oluş ölçeği toplam puanı ve aşkınlık, doğayla uyum alt boyutlarında anlamlı fark olduğu (p<0,05), müdahale grubunda eğitim sonrası spiritüel iyi oluş ölçeği toplam puanı arttığı bulundu. Müdahale grubunda manevi bakım dereceleme ölçeği toplam puanında eğitim sonrası artış saptanmış olup istatiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Ayrıca gruplar arasında manevi bakım dereceleme ölçeği son testi istatiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Müdahale grubunda reflekşın yöntemine ilişkin öğrencilerin algılarını değerlendirme formuna göre öğrencilerin reflekşın yöntemi hakkında olumlu düşünceleri olduğu saptandı. Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinde reflekşın yöntemi kullanılarak verilen manevi bakım eğitiminin manevi iyi oluş ve manevi bakım algısı düzeyleri üzerinde etkisi olduğu ve reflekşın yönteminin manevi bakım eğitiminde etkili bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Manevi bakımManevi iyi oluşYansıtma+1
Burcu Uslu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinde hasta bakım sürecinin uygulanmasında kaçış odasının etkisi

Amaç: Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinde hasta bakım sürecinin uygulanmasında kaçış odası yönteminin etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın tipi son-test tek gruplu araştırma tasarımı şeklinde gerçekleştirildi. Araştırma, Temmuz-Aralık 2023 tarihlerinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde 2. sınıf hemşirelik bölümünde öğrenim gören 60 öğrenciyle gerçekleştirildi. Veriler, Birey Tanılama Formu, Zaman, İpuçları ve Puan Çizelgesi ve Memnuniyet Anketi ile toplandı. Kaçış odası 6 kişiden oluşan toplam 10 grup ile gerçekleştirildi ve her grup sadece bir defa aktiviteye katıldı. V erilerin değerlendirilmesinde, SPSS 21.0 paket programı kullanıldı. V erilerin analizinde, demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı ve tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Gruplardaki n sayısı 30'un altında olduğundan Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin memnuniyet puanlarını incelendiğinde, çoğunun (%85,2) kaçış odası yönteminin uygulanmasından memnun olduğu saptandı. Grupların toplam işlem süresi ortalaması 20,85±5,15, toplam puan ortalaması ise 56,80±2,50 olarak saptandı. Öğrencilerin gruplara göre toplam işlem süresi ve toplam puanları karşılaştırıldığında, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı belirlendi (p>0,05). Grupların hepsi (%100) 1-3 ipucu kullandı. Öğrencilerin toplam işlem süreleri ile toplam puanları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon olduğu belirlendi. Öğrencilerin kaçış odası yönteminin uygulanması sırasında kullandıkları süre, toplam puanları ve memnuniyet düzeyleri arasında ilişki olmadığı saptandıSonuç: Öğrencilerin hepsi verilen süre içerisinde oyunu tamamladı. Çoğu yüksek puan aldı, çok az ipucu kullandı ve çoğu oyundan memnun kaldılar. Öğrenciler kaçış odası yönteminin uygulanmasında kendilerini motive ettiğini, öğrenmelerine, el becerilerinin ve problem çözme becerilerinin gelişmesine yardımcı olduğunu, uygulamadan keyif aldıklarını, teori bilgilerini pratiğe aktardıklarını bildirdiler ve bu tür uygulamalara hemşirelik eğitiminde yer verilmesini önerdiler. Anahtar Kelimeler: Kaçış odası, oyunlaştırma, hemşirelik eğitimi, öğrenci, bakım 2024, 76 sayfa

Eğitsel oyunlarHemşirelik bakımıÖğrenciler-hemşirelik
Ezgi Taşkın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve mutluluk düzeyleri

Çocukluk çağı örselenmesi dünyada ve ülkemizde yaygın bir şekilde görülen, bıraktığı izlerle bireyin tüm yaşamını etkileyen ve olumlu duyguların azalmasına neden olan çocuk sağlığının önemli bir sorundur. Araştırma hemşirelik öğrencilerinin çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve mutluluk düzeylerini incelemek amacıyla nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının örneklemini bir üniversitenin Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden araştırmaya katılmayı kabul eden 349 öğrenci, nitel kısmının örneklemini ise araştırmanın ilk basamağına katılan, ikinci basamağına da katılmayı kabul eden 25 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın nicel kısmında veriler Kişisel Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği Kısa Formu ve Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu, nitel kısmında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde SAS 9.4 paket programı ile tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Nitel verilerin değerlendirilmesinde ise MAXQDA 2020 paket programı kullanılmış, tematik analiz yapılmıştır. Nicel araştırma sonucunda; Çocukluk çağında erkek öğrencilerin fiziksel olarak daha fazla ihmal edildiği, gelir durumu düşük olan öğrencilerin daha fazla örselendiği, eğitim düzeyi düşük olan anneye sahip olan öğrencilerin daha faza fiziksel ihmale maruz kaldığı, kardeş sayısı arttıkça örselenmenin de arttığı, otoriter ebeveyn tutumuna sahip ebeveynleri olan öğrencilerin daha fazla örselendiği, örselenme yaşantısı olanların yetişkinlik döneminde daha fazla psikiyatrik rahatsızlığa sahip olduğu, çocukluk çağı örselenmesi ve mutluluk düzeyinin ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel araştırma sonucunda ise öğrencilerin ihmal-istismar, ebeveyn kaybı, savaş, göç, hastalık ve erken yaşta çalışma yaşamına başlama gibi örselenme deneyimlerinin mevcut olduğu görülmüştür. "Çocukluk Örselenmesi", "Çocukluk Örselenmesinin Etkileri", "Çocukluk Örselenmesi ile Baş Etme", "Travma Sonrası Büyüme", "Gelecekteki Self-Ebeveynlik Algısı", "Hemşirelik Eğitimi ile Güçlenme" başlıklarını içeren 6 tema ve 17 alt tema belirlenmiştir. Bu karma yöntem araştırması sonucunda katılımcıların ihmal-istismar olgularından farklı olarak pek çok çocukluk çağı örselenme deneyimi olduğu, örselenmenin yetişkinlik dönemi üzerine yansımalarının olduğu görülmüş ve kavramlar hemşirelik bakış açısıyla açıklaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Çağı Örselenmesi, Hemşirelik Öğrencileri, Mutluluk, Karma Yöntem

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Selin Söyünmez
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2020
00

Related subjects