Burnout syndrome

178 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde tükenmişlik, hasta güvenliği ve aralarındaki ilişki: Bir hastane örneği

Hemşirelik mesleği yapısı gereği, birebir insan ilişkileri ile yoğun bir iletişim ve hizmet gerektirir. Bu sebeple hemşirelerin tükenmişlik yaşama ve tükenmenin etkisi ile hasta güvenliğini tehlikeye düşürme riskleri yüksektir. Bu bağlamda, hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile hasta güvenliği kültürü düzeylerini saptamak ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla bu çalışma yapıldı. Araştırmanın evrenini, hastanede görev yapan tüm hemşireler; örneklemini gönüllü olarak katılan 100 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları, "Sosyo-demografik Soru Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği"nden oluşmaktadır. PASW Statistics 18 for Windows istatistik paket programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Tüm ölçek puanları normal dağılıma sahip olmadığı için parametrik olmayan istatistiksel yöntemler tercih edildi. İki grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U test kullanıldı. İkiden fazla grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Ölçekler arası ilişki için Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre; tükenmişlik ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim, haftalık çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta güvenliği kültürü ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim ve haftalık çalışma saati arasında farka rastlanmamakla beraber kıdem ile arasında fark görüldü. Bu sonuçlara göre kıdemli hemşirelerin hasta güvenliği konusunda daha dikkatli olduğu görüldü.

Hasta güvenliğiHastanelerHemşireler+4
Neşe Kırçiçek Kocaman
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş hayatında stres ve tükenmişlik sendromu

Stres, bireylerin zihninde; güç, baskı, tehdit ve zor olan şeyler anlamlarını ifade etmektedir. Bireyler zihinlerinde stresi engellenme, çatışma ve endişe kavramları ile bağdaştırmaktadır. Bu nedenle bireyler strese maruz kaldıklarında birçok olumsuz durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada amaçlanan; "stres" ve "tükenmişlik" kavramlarını açıklamak, bireylerde, örgütsel stres kaynaklarını ve buna bağlı sonuçları belirleyerek, stresle başa çıkma yöntemlerini saptamak, tükenmişliğin nedenleri ve başa çıkma yollarını belirlemek ve örgütsel stresin swot analizini yapmaktır. Örgütler hızla değişen teknoloji ve rekabet ortamına ayak uydururken, bireyler kendilerine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirirken örgütsel strese maruz kalmaktadır. Bu sorunların başında performans düşüklüğü gelmektedir. Bu doğrultuda örgütsel yapıya bağlı stres kaynakları; merkeziyetçilik, aşırı uzmanlaşma, aşırı iş yükü, mobbing, ilerleme ve gelişme fırsatlarının azlığı ve bürokratik engeller; örgütsel stresin neden olduğu başlıca sorunlar ise işe yabancılaşma, iş devamsızlığı, iş kazaları, performans düşüklüğü şeklinde olabilmektedir. Örgütlerin başarıları, büyük ölçüde, bireysel strese ve örgütsel strese neden olan kaynakları ve nedenleri doğru şekilde belirlemek, tükenmişlik sendromuna neden olan faktörleri minimize etmek veya azaltmak, bunların neden olduğu olumsuz durumlara karşı alınan tedbirlere bağlıdır. Stresin ve tükenmişlik sendromunun neden olduğu olumsuz sonuçların doğru bir şekilde giderilmesi veya kontrol altına alınması gerekmektedir. Çalışanları olumsuz yönde etkilemeyecek çalışma ortamı ve koşulları yaratacak, örgütsel performansı yükseltecek optimum stres düzeyini yaratmaya çabalamalıdırlar. Bu konuda, örgütün tüm yöneticilerine de görev düşmektedir.

StresTükenmişlikTükenmişlik sendromu+2
Sultan Esra Gülhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin acil hemşirelerinde kaygı, tükenmişlik düzeyi ve uyku sorunlarına etkisi

Bu çalışma; acil servis hemşirelerinin COVID-19 pandemi sürecinde kaygı ve tükenmişlik düzeyleri ile uyku kalitelerini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiş tanımlayıcı türde bir çalışmadır. Araştırma verileri Kasım 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında, İstanbul ilinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı bulunan bir şehir hastanesinin acil servis biriminde çalışan hemşireler ile görüşülerek elde edilmiştir. Pandemi başından itibaren acil servis ünitesinde çalışan 142 hemşire araştırmaya katılmada gönüllü olmuştur. Veriler "Kişisel Veri Toplama Formu", "Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Sağlık Anksiyetesi Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerin yanısıra Ki-Kare Testi, t testi, Spearmann Testi, ANOVA ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılığı Cronbach-alfa katsayısı ile hesaplanmıştır. Acil hemşirelerinin yaş ortalaması 29,30±6,77 yıl olup, %61,4'ü kadın, çoğu (%75,4) lisans düzeyinde mesleki eğitime sahipti. Yarıdan fazlasının (%59,9) haftalık çalışma süresi 50 saat ve üzerinde idi. Çalışma verilerinin elde edildiği tarih itibari ile, pandeminin ilk 8 ayı geride kaldığında, acil hemşirelerinin %30,1'inde Covid-19 için PCR pozitifliği saptanmıştı. Acil serviste görev yapan hemşirelerin Maslach Tükenmişlik Ölçeği "Duygusal Tükenme" alt boyut puanı 22,02±7,30, "Duyarsızlaşma" alt boyut puanı 7,52±3,82, "Kişisel Başarı" alt boyut puanı 11,99±3,70 olarak hesaplandı. "Aşırı Duyarlılık" alt boyutundan 3,90±2,19, "Kaygı" alt boyutundan 17,70±6,32 olmak üzere Sağlık Anksiyetesi Ölçeği puanı 13,80±5,21 olarak bulundu. Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği'nden aldıkları ortalama puan 8,47±3,04 olup, hemşirelerin %89,4'ünün uyku kalitesi kötü idi. Tükenmişlik düzeyi ve uyku kalitesi arasında orta düzeyde pozisitf korelasyon saptandı. Maslach Tükenmişlik Ölçeği puanı üzerine kaygı puanı (p=0.006) 1.171 katsayı ile, uyku latansı (p=0.024) 2.541 katsayı ile, uyku ilacı kullanımı 4.502 (p=0.045) katsayı ile etkili bulundu. Sonuç olarak; pandemi döneminde acil hemşirelerinin uyku kaliteleri kötü, sağlık anksiyetesi düzeyleri düşük, tükenmişlik düzeyleri çoğunlukla orta ve yüksek düzeydedir.

Acil hemşirelikAnksiyeteCOVID 19+7
Sefa Ahmet Demir
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma

Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıLojistik+5
Sergen Mum
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan personelin COVID-19 hakkında görüşleri, tükenmişlik ve umutsuzluk düzeylerinin saptanması

COVID-19 tüm ülkeleri etkilemiş olan bir pandemidir. Pandemilerin sağlık sektörüne aşırı bir yük getirdiği ve hastanelerin pandemide kritik bir rol aldığı bilinmektedir. Hastane çalışanları ve özellikle COVID-19 hastalarına bakım sağlayan sağlık çalışanları pandemi esnasında birçok sorumluluk almaktadır ve COVID-19 açısından risk altında olabilmektedir. Bu çalışmada COVID-19 pandemi sürecini değerlendirmek için Bolu AİBÜ İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan tüm personelin COVID-19 hakkında görüşleri, tükenmişlik ve umutsuzluk düzeyleri incelenmiştir. Araştırmada 562 kişiye ulaşılmıştır. 87 soruluk 8 bölümden oluşan veri toplama formunda 22 soruluk Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve 20 soruluk Beck Umutsuzluk Ölçeği bulunmaktadır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması 1996 yılında Ergin tarafından yapılırken Beck Umutsuzluk Ölçeği'nin Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması 1994 yılında Durak ve Palabıyıkoğlu tarafından yapılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Analizlerde uygun koşullarda Bağımsız Örneklerde T Testi (Independent Sample T-Testi), Tek Yönlü Varyans Analizi (Oneway ANOVA), Post-Hoc analizi, Bonferroni Tamhane's testleri ve ileri analizler için "Stepwise" Hiyerarşik Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan personelin yaş ortalaması 35,8±8,8 ve meslekte çalışma süresinin ortalaması 9,1±8,3 yıl olarak bulunmuştur, Katılımcıların %61,2'si kadın, %37,9'u lisans mezunu, %59,6'sı evlidir. Yüzde 32,0'sinin COVID-19 birimlerinde en az bir kez çalıştığı, %31,1'inin COVID-19 hastalığına yakalandığı, %55,4'ünün COVID-19 hastasına müdahalede bulunduğu belirlenmiştir. Personelin %86,2'si COVID-19 salgınının Türkiye için bir afet olduğunu, %27,8'i COVID-19 salgınının kontrol altına alınamayacağını, %84,9'u COVID-19 hastalığına yakalanabileceğini, %86,0'ı COVID-19 pandemisinin kendisini psikolojik olarak olumsuz etkilediğini, %84,9'u COVID-19 hastalığının ağır geçen ciddi bir hastalık olduğunu ve %16,9'u COVID-19 pandemisinden önceki normal yaşantıya geri dönülemeyeceğini düşünmektedir. Kadın olmak, genç yaşta olmak, çocuk sahibi olmamak, hemşire olmak, meslekte çalışma süresinin az olması, personelin kronik bir hastalığının olması, hem nöbet hem vardiya hem de mesai usulü ile çalışmak, çalışılan birimde değişiklik olması, COVID-19 birimlerinde en az bir kez çalışmak, COVID-19 ile ilgili eğitim almak, COVID-19 sebebiyle bir yakınını kaybetmek, KKE kullanmadan COVID-19 pozitif hastaya müdahale etmek, personelin pandeminin kendisini psikolojik olarak olumsuz etkilediğini düşünmesi, COVID-19 hastalığı ile ilgili yeterince bilgili olmadığını düşünmesi, COVID-19 hastalığının ağır geçen ciddi bir hastalık olduğunu düşünmesi, COVID-19 pandemisinin kontrol altına alınamayacağını düşünmesi ve COVID-19 pandemisinden önceki normal yaşantıya dönemeyeceğini düşünmesi tükenmişliğin ve alt ölçeklerinin önemli bir yordayıcısı olarak tespit edilirken kadın olmak, personelin kronik bir hastalığının olması, hem nöbet hem vardiya hem de mesai usulü ile çalışmak, personelin pandeminin kendisini psikolojik olarak olumsuz etkilediğini düşünmesi, COVID-19 pandemisinin kontrol altına alınamayacağını düşünmesi ve COVID-19 pandemisinden önceki normal yaşantıya dönemeyeceğini düşünmesi umutsuzluğun önemli bir yordayıcısı olarak tespit edilmiştir.

COVID 19EpdemiHastaneler+6
Esra Demir
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İntörn hekimlerin tükenmişlik durumları, akademik başarıları, eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin (BEUNTF) intörn öğrencilerinde tükenmişlik durumu ile sosyodemografik özellikler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Çalışma tek merkezli, kesitsel, tanımlayıcı tipte olup 01 Ocak 2022 ile 31 Mart 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Öğrencilerde akademik tükenmişliği değerlendirmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri-Öğrenci Formu (MTE-ÖF), öğrenme yaklaşımları ve çalışma becerilerini değerlendirmek için Öğrenme Yaklaşımları ve Çalışma Becerileri Değerlendirme Ölçeği (ASSIST), eğitim ortamı ile ilgili algılarını değerlendirmek için Dundee Mevcut Eğitim Ortamı Değerlendirme Ölçeği Türkçe Formu (DREEM-TR) kullanılmıştır. Ölçekler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşülerek doldurtulmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. p değeri 0,05'in altında bulunduğunda gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu kabul edilmiştir. Eğitim gören 160 tane intörn öğrenciden 99 tanesi (%61.8) anketleri doldurmuştur. Çalışmamızda, erkek katılımcıların kadınlara göre daha duyarsızlaşmış oldukları görülmüştür. Buna karşın tükenmişlik ve başarısızlık hisleri bakımından kadın ve erkekler birbirlerinden ayrışmamışlardır. Akademik not ortalaması 3.3'ün altında olan katılımcılar MTE-ÖF'nun her üç alt başlığından daha olumsuz puanlar almışlardır. Okulda aldığı eğitimden memnun olmayan katılımcıların daha tükenmiş, daha duyarsız ve daha başarısız hissettikleri görülmüştür. DREEM-TR'ne göre öğretimle, eğitici ile ve öğrenme iklimi ile ilgili algı olumlu yönde bulunmuştur. Çalışmamızda, stratejik öğrenme yaklaşımını tercih eden öğrenciler daha az tükenmişlerdir. DREEM-TR toplam puan ortalaması düştükçe MTE-ÖF alt başlık puanları da düşmektedir. Araştırmanın bulguları alanyazınla uyumlu olarak katılımcıların akademik tükenmişlik düzeyleri ile eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının birbiri ile bağlantılı olduğunu göstermiştir.

Akademik başarıDoktorlarEğitim ortamı+7
Nalan Aktunç
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'daki özel hastanelerde çalışan hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir araştırma

İnsan kaynakları yönetiminde mobbing ve tükenmişlik önemli iş psikolojisi konuları arasında yer almaktadır. Sağlık sektöründe özellikle hemşireler olmak üzere insan kaynaklarının mobbing ve tükenmişlik durumları üzerine yapılacak çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada İstanbul' da ki özel hastaneler de hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik (duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı) düzeylerini açıklamak amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmada mobbing ve tükenmişlik düzeylerinin cinsiyete, medeni duruma, çalışılan tıp bilimleri alanına, yaşa göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğini belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul' daki özel hastanelerde çalışan hemşireler üzerinde yapılmıştır. Araştırma kapsamında 320 hemşireye ulaşılmıştır. Araştırmada hemşirelerin % 52,94'ü ölçüm araçlarındaki soruların tamamına yanıt vermiştir. Veri analizinde tek yönlü varyans analizinden faydalanılmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, mobbing tanımı ve uygulamaları açıklanmaktadır. İkinci bölümde tükenmişlik sendromunun tanımı ve içeriği açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışma yaşamında mobbing ile tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir uygulamadır. 320 anketin 22 tanesi eksik ve hatalı bilgiden dolayı elenmiştir. Analizlerin sonucunda mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin çok yüksek olduğu görülmüştür.

HemşirelerMobbingTükenmişlik+2
Hilal Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesinde çalışan öğretmenlerin tükenmişlikleri ile maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının incelenmesi: Beykoz örneği

Bu araştırmada mesleki eğitim kurumlarında çalışan öğretmen ve yöneticilerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ile mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve çözüm önerileri getirmek amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul ili Beykoz İlçesindeki meslek liselerinde görev yapan 251 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin tükenmişlik durumlarını ölçmek için "Piers - Herrisen Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Maruz kaldıkları yıldırma davranışları için "İş Yerinde Yıldırma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışları ve mesleki tükenmişlikleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sayısı, eşin çalışması, eğitim durumu, branş, mesleki kıdem ve okuldaki kıdem değişkenlerine göre değerlendirilmiştir. Verileri analiz etmek için t testi ve One-Way-ANOVA kullanılmıştır. Ayrıca maruz kalınan yıldırma davranışlarının tükenmişlik üzerine etkisi incelemek için regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının mesleki tükenmişlikleri üzerinde olumsuz etkisi olduğu belirlenmiştir. Demografik özelliklerden çocuk sayısı arttıkça öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının artığı tespit edilmiştir. Evli olan öğretmenlerin bekar olanlara göre daha fazla yıldırmaya maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Eğitim durumu arttıkça öğretmenlerin tükenmişliklerinin arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca kültür dersi öğretmenlerinin meslek dersi öğretmenlerine göre tükenmişlik durumlarının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinde maruz kaldıkları yıldırma davranışlarının etkili olduğu, fakat tükenmişliği, maruz kalınan yıldırma davranışları ile açıklamanın yeterli olmadığı ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: 1. Psikolojik Yıldırma 2. Yıldırma 3. Duygusal incinme 4. Tükenmilik 5. Stres 6. Kültür Dersi 7. Meslek Dersi

Lise öğretmenleriMeslek liseleriMesleki stres+6
Mehmet Ergüner
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında tükenmişlik sendromu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide presenteizmin etkisi

Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının tükenmişlik sendromu ve yaşam doyumu düzeylerinin presentezimin ve alt boyutları ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığını analiz etmektir. Bu araştırmadaki örneklem sayısı 58'kadın ve 58 erkek toplam 116 kişidir. Çalışmada anket-veri toplama yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla hazırlanan ankette Sosyo-demografik Veri Formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Yaşam Doyum Ölçeği, Presenteizm Ölçeği yer almaktadır. Çalışmadan elde edilen bulgular, sağlık çalışanlarının presenteizm düzeyleri ile en yüksek seviyede ilişkili değişkenin duygusal tükenmişlik olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte demografik özelliklerin presenteizm ve alt boyutlarına etkisi açısından bakıldığında eğitim durumunun artması presenteizm ve işi tamamlama tutumlarının artmasına etki etmektedir. Eğitim durumu ve iş yerinde sorunlar olduğunda yeterli çözümler üretilmesi presenteizm üzerindeki değişimin %29,2'sini açıklamaktadır. Eğitim durumu işi tamamlama üzerindeki değişimin %24,4'ünü açıklamaktadır. İş yerinde sorunlar olduğunda yeterli çözümler üretildiğini düşünme değişkeni ise dikkat dağıtıcıdan kaçınma boyutundaki değişimin %20,4'sini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: presenteizm, tükenmişlik, yaşam doyumu, ruh sağlığı

PresenteeizmRuh sağlığıSağlık personeli+5
Yasemin Solak
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemi döneminde hemşirelerinin tükenmişlik düzeyleri ile tıbbi hataya eğilimleri arasındaki ilişki

Covid-19 virüsü ile mücadelede sağlık sektörünün önemli mesleklerinden olan hemşirelik; uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü, ağır duygusal yük ve stres gibi nedenlerle tükenmişlik riskinin oldukça yüksek olduğu meslekler arasındadır. Artan tükenmişlik hemşirelerin tıbbi hata olasılığını artırmaktadır. Bu araştırma Covid-19 pandemi döneminde hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin tıbbi hataya eğilimleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yürütülmüştür. Araştırma İstanbul'da Aralık 2020 – Ağustos 2021 tarihleri arasında hastanelerde görev yapan 303 hemşire üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Demografik Özellikler Formu", "Mesleki Yorgunluk Tükenmişlik Toparlanma Ölçeği" (MYTTÖ) ve "Hemşirelerde Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği" (HTHEÖ) ile çevrimiçi yöntemle toplanmıştır. Hemşirelerin tükenmişlik ölçeği "kronik yorgunluk" alt boyut puan ortalamasının 69,95±28,36, "akut yorgunluk" alt boyut puan ortalamasının 67,27±18,86, "toparlanma" alt boyut puan ortalamasının 39,69±17,63 olduğu, Tıbbi hataya eğilim ölçeği toplam puan ortalamasının ise 216,64±28,32 olduğu bulunmuştur. Tıbbi hataya eğilim ölçeğinin tüm alt boyutları ile akut ve kronik yorgunluk alt boyutu arasında düşük düzeyde pozitif, toparlanma alt boyutu arasında ise düşük düzeyde negatif korelasyon bulunmuştur. Genç hemşirelerin, kadınların, çocuk sahibi olmayanların, yoğun bakımda çalışanların, vardiyalı çalışanlarda, haftada 48 saatten fazla çalışanlarda ve Covid(+) hastaya bakım verenlerde tükenmişlik seviyesi daha yüksektir. Hemşirelerin tıbbi hataya eğilim durumlarını çalıştıkları birim, çalışma saati ve sigara-alkol kullanımında artma durumu etkilemektedir. Sonuç olarak hemşirelerin tükenmişlik seviyeleri arttıkça tıbbi hataya eğilimleri artmaktadır. Anahtar Kelimeler: covid-19, tükenmişlik, tıbbi hata, hemşire

COVID 19HemşirelerHemşirelik+7
Nurcan Aksel
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak ilinde çalışan sağlık profesyonellerine yönelik şiddetin, mesleki profesyonel tutumlarına ve tükenmişlik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada Şırnak İlinde çalışan sağlık profesyonellerinin şiddete maruz kalma sıklıklarının, tükenmişlik düzeyinin belirlenmesi; şiddetle mesleki profesyonel tutumları ve tükenmişlik ilişkisinin değerlendirilmesi ile bunları etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini Şırnak Devlet Hastanesi (400), İdil Devlet Hastanesi (130), Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'nde (400) çalışan 930 sağlık profesyoneli, örneklemini ise olasılıksız örneklem yöntemlerinden olan gelişigüzel örneklem yöntemi ile seçilen 310 sağlık profesyoneli oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, "Sosyo-Demografik ve Araştırma ile İlgili Sorular Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" ve "Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri (MPTE)" kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılanların yaş ortalaması 29,71±4,9, aylık fazla mesai çalışma saati ortalaması 64,56±3,58 olarak bulunmuştur. 161'i (%51,9) çalıştığı kurumda şiddete uğramış, 143'ü (%73,3) sözel şiddete maruz kalmıştır. Şiddete maruz kalanların 138'i (%44,5) beklemeye tahammülsüzlük nedeniyle şiddete maruz kalmış, şikâyette bulunanlardan 102'sinin (%32,9) şikâyeti sonucunda hiçbir şey yapılmamış, 54'ünün (%61,4) şikâyeti sonucunda hiçbir ceza verilmemiş ve şiddet uygulayan serbest bırakılmıştır. 135'inin (%72,2) şiddet sonrası çalışma isteği azalmış, şiddete maruz kalanların 160'ı (%83,3) şiddete maruz kaldıktan sonra yöneticilerden destek görmemiştir. Yaş ile MTÖ alt boyutları arasında negatif, MPTE toplam puan ortalaması ile pozitif yönde ve zayıf düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Çalışmada katılımcıların MPTE toplam puan ortalaması ile MTÖ duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık alt boyutu puan ortalaması arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. MTÖ alt boyutlarının farklı değişkenlerde anlamlı farklılık gösterdiği bulunmakla birlikte duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın şiddet sonrası istifa etmeyi ve mesleki bırakmayı düşünenlerde anlamlı olarak yüksek çıktığı, kişisel başarısızlık alt boyutunun şiddet ile ilgili sorulardan etkilenmediği görülmüştür. MPTE'nin farklı değişkenlerde anlamlı farklılık gösterdiği bulunmakla birlikte şiddet nedeni ile mesleği bırakmayı düşünmeyenlerde anlamlı olarak yüksek çıktığı bulunmuştur. Sonuç: Şiddetin ve etkilerinin tükenmişliğin alt boyutları olan duygusal tükenme ve duyarsızlaşmayı daha fazla etkilediği görülmüştür. Mesleki profesyonelliğin ise şiddetten etkilenmediği tespit edilmiştir. Katılımcıların MPTE toplam puanları arttıkça daha az duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık yaşadığı görülmüştür. Çalışmamızda sağlıkta şiddetin artmasını önlemek için sağlıkta şiddete karşı uygulanan cezaların artırılması, sağlıkta şiddete ilişkin tek ve kapsamlı bir düzenleme bulunmaması ve yasa maddelerinin çok dağınık ve çeşitli kanunlar arasına serpiştirilmiş olması sebebi ile tek bir kanun içinde yer verilerek yasa uygulayıcılarının farkındalıklarının arttırılmasının sağlanması, sağlık profesyonellerine şiddet uygulan kişilere caydırıcı cezaların verilmesi, medyanın sağlık camiasına bakış açısının değişmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve bununla ilgili düzenli eğitimlerin verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, şiddet, meslekte profesyonel tutum, tükenmişlik

Meslek sağlığıMesleki tutumSağlık personeli+6
Cesur Gümüş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 hastalarına bakım veren hemşirelerde tükenmişlik düzeyleri ile işe bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki

Araştırma, COVID-19 hastalarına bakım veren hemşirelerde tükenmişlik düzeyleri ile işe bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla tanımlayıcı tasarımda, ilişki arayıcı, kesitsel bir çalışma olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan 510 hemşire oluşturdu. Örneklemi ise çalışmaya dahil etme kriterlerine göre belirlenen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 220 hemşire oluşturdu. Verilerin toplanmasında ''Demografik Özellikler Formu'', ''Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)'' ve Utrecht İşe Bağlılık Ölçeği (UİBÖ) kullanıldı. Araştırmaya ait veri analizleri, bilgisayar ortamında SPSS 24 adlı paket programı ile bulguların yorumlanmasında frekans tabloları, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı istatistikler kullanılarak yapıldı. Araştırmadaki bulgulara göre demografik değişkenlerin tükenmişlik ve işe bağlılık düzeyleri üzerinde önemli bir belirleyici unsur olduğu sonucuna ulaşıldı. Araştırmada hemşirelerin mesleki tükenmişlik alt boyutlarına ilişkin bulgularında tükenmişlik düzeyinin orta seviyede olduğu, işe bağlılık alt boyutlarına ilişkin bulgularda ise işe bağlılık düzeyinin yüksek seviyede olduğu tespit edildi. Araştırma sonucunda mesleki tükenmişlik ve işe bağlılık düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya kondu. Bu kapsamda, hemşirelerde işe bağlılık düzeyinin artmasına paralel olarak mesleki tükenmişlik düzeyinin azaldığı, işe bağlılık alt boyutlarındaki artışın da mesleki tükenmişlik alt boyutları ile negatif yönde ilişki içinde olduğu belirlendi.

Bakım verenlerBakım verme yüküBağlılık+7
Gülsüm Aksoy
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ameliyathane hemşirelerinde mobbing ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma hastanelerde önemli bir yeri olan ameliyathane hemşirelerinin mobbinge maruz kalma durumlarını, mobbingin yarattığı etkileri, mobbinge verilen tepkileri ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini İstanbul Üniversitesi hastanelerinde çalışan 112 hemşire oluşturdu. Veriler demografik özellikler anket formu, mobbing ölçeği ve tükenmişlik ölçeği kullanılarak, Aralık-2017 / Mart-2018 tarihleri arasında toplandı. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS programında analiz edildi. Hemşireler; verdikleri kararların ve önerilerin eleştirilerek reddedildiğini, yaptıkları işin değersiz ve önemsiz görüldüğünü, başkalarının yanında küçük düşürücü mobbing davranışlarıyla karşılaştıklarını belirtti. İş yerinde mobbing davranışlarına maruz kalan (ortalama skor > 1 olanlar ) hemşirelerin %42,85 olduğu saptandı. Hemşirelerin; yapılan düşmanca davranışları hatırladıklarında şiddetli üzüntü duydukları, işlerine karşı bağlılıklarının azalması, sürekli stresli ve yorgun hissetmeleri ve baş ağrılarının olması mobbingin yarattığı etkilerdir. Mobbingle karşılaşan hemşirelerin eleştiri almamak için işine daha çok özen gösterdiği, hemşirelerin mobbing davranışlarıyla karşılaşma sıklığının lise mezunlarında (2.00±1.08), meslekte 16-20 yıl aralığında çalışanlarda (1.36±1.11), steril-sirküle (1.04±0.80) ve sterilizasyon (1.31±1.32) hemşirelerinde, çalıştığı birimden memnun olmayanlarda (1.52±0.76), çalışma arkadaşlarıyla sorun yaşayanlarda (1.31±0.86) yüksek olduğu saptandı. Çalıştığı birimden memnun olmayan, ekonomik durumu yetersiz olan, çalışma arkadaşlarıyla sorun yaşayan hemşirelerde toplam tükenme puan ortalamaları daha yüksek bulundu. Toplam tükenmişlik ortalamaları incelendiğinde; hemşirelerin %23.2'sinde herhangi bir tükenmişlik durumu olmadığı, %23.2'sinin bir tükenmişlik durumu içinde olduğu ve %11.6'sının ise acilen yardım gerektiren bir tükenmişlik durumu içinde olduğu saptandı. Araştırma sonuçları, hemşirelerin mobbing davranışları ile karşılaşma sıklığı ile tükenmişlik düzeyleri ve tükenmişliğin tüm alt boyutları arasında, istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde kolerasyon olduğunu gösterdi.

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerHemşireler+5
Funda Akyol Aydın
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim merkezinde çalışan fizyoterapistler ile tıp merkezi veya fizik tedavi dal merkezlerinde çalışan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişlik ve iş doyum düzeylerinin karşılaştırılması

Çalışma koşulları birbirinden farklı olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan fizyoterapistler ile hastane, tıp merkezi veya fizik tedavi dal merkezlerinde çalışan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişlik ve iş doyumu düzeylerinin karşılaştırıldığı bu araştırmada; tükenmişlik ve iş doyumu puanlarının yaş, haftalık ortalama çalışma saati, aktif olarak meslekte çalışma süresi (yıl) ve çalışılan kurum ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Kasım 2014-Haziran 2015 tarihleri arasında İstanbul Anadolu yakasındaki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, özel tıp merkezi, özel hastane veya özel fizik tedavi dal merkezlerinde görev yapan ve çalışma kapsamında ulaşılabilen; hastane grubu 50 özel eğitim grubu 50 olmak üzere toplamda 100 fizyoterapist üzerinde yürütülmüştür. Ankete katılmayı kabul eden fizyoterapistlere; mesleki tükenmişlik ve iş doyumu düzeylerinin belirlenmesi için Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgiler formu anketleri uygulandı. Gruplar arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, yaş, çocuk sayısı ve meslekte aktif olarak çalışma süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Her iki grup kendi içinde iş doyumu açısından yüksek, tükenmişlik düzeyi açısından düşük seviyede bulundu. Özel eğitim grubu ile hastane grubu arasında tükenmişliğin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları arasında bir fark görülmezken; kişisel başarıda düşme puanı özel eğitim grubunda (10,1±3,3) hastane grubuna (8,1±3,6) göre daha yüksek çıkmıştır (p=0,004). İş doyumu puanları açısından iki grup arasında fark bulunmamıştır. Sonuç olarak; çalışılan kurum ve kıdem tükenmişlik puanları ile ilişkili bulunurken haftalık ortalama çalışma saati ile tükenmişlik puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Aynı zamanda iş doyumu ile çalışılan kurum, haftalık ortalama çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Fizik tedaviFiziksel tıpFizyoterapistler+7
Sevgi Der
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin tükenmişlik ve empati düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin tükenmişlik ve empati düzeylerini, bunlar arasındaki ilişkiyi ve öğrencilerin sosyodemografik özelliklerinin bu iki değişken üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışmanın örneklemini Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde 2020-2021 yılında öğrenim gören 416 öğrenciden çalışmamıza katılmayı kabul eden ve formları eksiksiz dolduran 363 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler 'Sosyo-Demografik Bilgi Formu', 'Maslach Tükenmişlik Envanteri - Öğrenci Formu' ve 'Jefferson Doktor Empati Ölçeği Öğrenci Versiyonu' kullanılarak elde edilmiştir. Veriler IBM SPSS 25 programına aktarılmış ve analizler AMOS 23 programında uygulamıştır. İstatistiksel analiz için Shapiro Wilk testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Post Hoc Bonferroni testi, Spearman korelasyonundan yararlanılmıştır. Analizler Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerinin %17.1-'inin yüksek tükenmişlik ve %20.1'inin yüksek empati düzeylerine sahip olduğunu göstermiştir. Bazı sosyodemografik değişkenlerin, öğrencilerin empati ve tükenmişlik düzeylerini etkilediği belirlenmiştir. Empatinin 'perspektif alma' alt boyutuyla tükenmişliğin 'duygusal tükenme' alt boyutu arasında pozitif yönde, tükenmişliğin 'yetkinlik' alt boyutu arasında ise negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Empatinin 'hastanın yerine kendini koyma' alt boyutuyla, tükenmişlik düzeyi ve tükenmişliğin duygusal tükenme alt boyutu arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (p<0.05) Öğrencilerinin büyük çoğunluğunun tükenmişlik ve empati düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Geleceğin diş hekimleri olan öğrencilerin empati düzeylerinin yükseltilmesi ve tükenmişlik düzeylerinin azaltılmasına yönelik yeni eğitim modellerinin geliştirilmesinin; ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Diş hekimliğiDiş hekimliği eğitimiEmpati+5
Hafize Gamze Demirbaş
Uşak University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde algılanan yönetici desteği ve tükenmişlik sendromu: Şırnak ili örneği

Küreselleşen günümüz dünyasında uluslararası işletmelerin yoğun bir rekabet içinde bulunmaları beklenen bir durumdur. Uluslararası işletmelerin bu yoğun rekabet ortamında tutunabilmeleri için doğru bir stratejiye sahip olmaları gerekmektedir. İşletmelerin en temel varlıklarından olan insan kaynaklarını doğru bir strateji ile yönetmeleri rekabet noktasında işletmeye rakiplerine göre önemli bir avantaj kazandırabilmektedir. İşletmelerin çalışanlarına yönetici kanallarıyla maddi, manevi veya duygusal yönden destek olmaları, çalışanları işletmeyi sahiplenme noktasında daha duyarlı davranmalarını sağlamasının yanı sıra çalışanların yaşadıkları tükenmişlik sendromunu azaltabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, rekabetin yoğun olduğu uluslararası arenada faaliyet gösteren işletme çalışanlarının yaşaması muhtemel tükenmişlik sendromlarının algıladıkları yönetici desteğinden nasıl etkilendiğini göstermektir. Şırnak ilinde faaliyet gösteren uluslararası işletmelerde çalışan 127 personelin katılımı ile yapılan bu araştırma sonucunda; algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan duygusal tükenme üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan duyarsızlaşma üzerinde negatif yönlü ancak anlamlı olmayan bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan kişisel başarı hissinde azalış üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür

TükenmişlikTükenmişlik sendromuUluslararası işletmeler+3
Abdullah Deniz
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 salgın sürecinde antrenörlerin öz yeterlik, tükenmişlik ve yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Günümüzde insanlar Covid-19 salgın süreci içerisinde gündelik hayatlarında yabancılaşmayı, tükenmişliği yoğun olarak yaşamakta, öz yeterlik inancını kaybetme durumlarına gelmektedir. Yeni dönemde pandemi sürecinin beraberinde getirdiği olumsuzluklar, insanoğlunun psikolojik açıdan birçok şeyi de kaybetmesine neden olmuştur. Ruhsuz bireyler, anlamsız bir hayatı yaşayan kişilere dönüşmüştür. Bu sebepten ötürü kişi; çevresindekilere hatta kendisine bile yabancılaşmış, umutsuzluk hissi içinde tükenmişlik duygusuyla karşı karşıya kalmıştır. Böylece özellikle kişinin iş ortamından uzaklaşmasıyla kendisinin yapabileceği yetkinlikler değerini yitirmiştir. Umutsuz boş bir hayatta yaşam mücadelesi içinde tükenmiş ve kişinin iş ortamından uzaklaşmasıyla kendisinin yapabileceği özelliklere sahip olduğu inancını kendinde bulamayıp öz yeterliklerini yitirmiş duruma gelmişlerdir. Bu çalışmada, Covid-19 salgın sürecinde antrenörlerin öz yeterlik, tükenmişlik ve yabancılaşmaları arasındaki ilişinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, verilerin araştırmanın amacı doğrultusunda toplanabilmesi için anket tekniği kullanılmış, pandemi koşulları nedeniyle katılımcılara elektronik anket (e-anket) uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Avrupa ve Asya yakasındaki, farklı spor branşlarına hizmet veren, 2020 yılında aktif olarak görev yapan antrenörler oluşturmaktadır. Gönüllülük usulüne uygun olarak araştırmaya katılan 330 antrenörün sosyo-demografik bilgilerini dökümante etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak ayrıca; Koçak'ın geliştirerek geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasını yaptığı Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği, Maslach ve Jackson'ın geliştirdikleri, Ergin tarafından Türk kültürüne uyarlanan Maslach Tükenmişlik Envanteri ve son olarak Dean tarafından geliştirilen Güğercin ve Aksay'ın uyarladıkları Yabancılaşma Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde, frekans analizi, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Sonuçlar, araştırmada ele alınan değişkenlerin cinsiyet, yaş ve eğitim süresi gibi demografik değişkenlere göre farklılaştığını ancak iş deneyimi ve antrenörlük deneyimi açısından farklılaşmadığını göstermiştir. Araştırma değişkenleri arasında, literatürle uyumlu, olarak korelasyonlar olduğu gözlemlenmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçları hem tükenmişliğin hem de antrenör öz yeterliğinin yabancılaşmayı yordayan alt boyutları olduğunu ortaya çıkarmıştır.

AntrenörCOVID 19Spor+4
Gizem Okur
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

25-65 yaş arası erkek ve kadın öğretmenlerin işitme kayıpları, işitme sağlığına verdikleri önem ve tükenmişlik düzeyleri

Yetişkin bireylerde işitme düzeyini gösteren ölçek ile bireyin yaşadığı çevrede duyduğu sesleri işitme, işittiğini anlama ve yer tespitinde ne kadar iyi olduğunu belirlemek amaçlanmaktadır. İşitme sağlığında meydana gelen bir problem istenmeyen sorunlara yol açmakta eğitimcinin ilerleyen yaşlarında zorlu süreçlere girmesine neden olmaktadır. İşitme kaybında kişinin dikkatinde azalma, sözlü iletişimde zorlanma, hafızada zayıflama, iş veriminde düşme, psikolojik sorunlar ve sosyal hayattan uzaklaşma görülmektedir. Duygu değişimlerini gösteren ölçek kısa zamanda duyguları gözlemlemek amacıyla geliştirilmiştir. Bireyler sosyal yaşantısında psikolojik sorunlarla başa çıkabilmek için çevresindeki insanların yardımları doğrultusunda bazı girişimlerde bulunup başarılı veya başarısız olabilmektedir. Meslek hayatlarında yaşadıkları problemlerin duygularına ne sıklıkla yansıdıklarını belirtmeleri amacıyla Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu ile tükenme durumlarını değerlendirme imkânı bulmaktadır. Tükenmişlik ile insanların bir arada yaşadığı toplumda çevresine karşı beslediği tüm olumlu duygu ve düşünceler zaman içerisinde azalmaya başlamaktadır. Bu tükenmişlik bedensel olabileceği gibi duygusal da olabilmektedir. Duygusal açıdan yaşanan tükenmişlik, karşılıklı ilişkilerde ilginin kaybolması, duygularda azalma bununla beraber sosyal yaşantıdan uzaklaşmaya neden olmaktadır. Tükenmişlik durumu olduğu düşünülen kişilerin topluma kazandırılması ve tükenmişliklerin tespitini yapmak amacıyla tükenmişlik düzeylerini ölçen materyaller geliştirilmiştir. Bu çalışma; 25-65 yaş arası öğretmenlerin işitme kayıplarının tespitini yapmak, işitme sağlığına verdikleri önemi belirtmek ve tükenmişlik düzeylerini saptamak amaçlı yapılmıştır. Öğretmenlere KUİK Ölçeği, Duygudurum Profili Ölçeği, Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu ve kısaltılmış versiyonu uygulanmış olup meslek hayatlarında yaşadıkları duyguların neler olduğunu ve ne sıklıkla yaşadıklarını, işitme kayıplarının tükenmişlik düzeylerine etkilerini ve normal işiten kişilerle karşılaştırmasının yapılmasını amaçlayan bir çalışma olmuştur. Çalışmada 25 katılımcıya erişilmiştir. Katılım sağlayan kadın (n=17) ve erkek (n=8) öğretmenler 25-44 yaş aralığı ve 45-65 yaş aralığı olarak iki grupta toplanmıştır. İşitme düzeyini gösteren ölçeğe bakıldığında normal işitmeli öğretmenlerin ortalamasının işitme kayıplı öğretmenlerinkinden daha yüksek olduğu görülmektedir. Duygu değişimlerini gösteren ölçek skorları ile işitme kayıplı bireylerin ortalamasının, normal işitmeli bireylerin ortalamalarından daha fazla değer aldığı bulunmuştur. Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu skorları gruplar değişkenine göre incelendiğinde, normal işiten kişilerde tükenmişliğin olmadığı işitme kayıplı kişilerde ise tükenmişlik durumu olduğu görülmüştür. Öğretmenlere ait Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış versiyonu skorları ile normal işiten kişilerde bir tükenmişlik olmadığı işitme kayıplı bireylerde ise tükenmişlik için tehlike sinyalleri verdiği söylenebilir. Öğretmenlerimize uygulanan ölçekler sonucu işitme düzeyleri, duygu değişimleri ve tükenmişlik düzeyleri tespit edilmiştir.

DuygudurumKadın öğretmenlerTükenmişlik sendromu+5
Tuğsem Melike Hardal
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu tanılı çocukların annelerinin sosyal destek algısı ile stres ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), bulguları bireyin yaşamının daha ilk döneminde oluşan, onun sosyal ve iletişimsel alanlarda gözle görülür yetersizlikler sergilemesi, sınırlı ve yineleyen hareket ve ilgi alanlarıyla karakterize olan nörogelişimsel bir bozukluk olarak ön plana çıkmaktadır. Çocuklar arasında en net gözlenen gelişimsel bozukluklardan biri durumundaki OSB, aynı zamanda hem çocuğun hem de ailelerin yaşamlarında da önemli değişimlerin yaşanmasına ortam hazırlamaktadır. Söz konusu değişimden en çok etkilenen gruplardan biri de OSB tanılı çocuk sahibi annelerdir. Bu araştırmanın amacı, OSB tanılı çocuk sahibi annelerin sosyal destek algısı ile stres ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda bu araştırmanın örneklemini 2022 yılında danışmanlık hizmeti alan 150 OSB tanısı almış çocuk sahibi anne oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Algılanan Stres Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi için SPSS 21 Paket Programı kullanılmıştır. Verilerin dağılımı kapsamında parametrik ve parametrik olmayan istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde t-testi, Pearson Correlation testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Post-Hoc test istatistiklerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular; OSB tanılı çocuk sahibi annelerin sosyal destek algılarının stres ve tükenmişlik durumlarını yordadığı, başka bir deyişle sosyal destek algıları ile stres ve tükenmişlik durumları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmada ayrıca annelerin yaş, medeni durum, eğitim durumu, sahip oldukları çocuk sayısı ve ortalama aylık gelirleri ile sosyal destek algısı, stres ve tükenmişlik durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

Algılanan sosyal destekAnnelerOtistik bozukluklar+7
Selin Şit Elgin
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Oyuncular sendikası üyelerinin iş sağlığı ve güvenliği koşulları ve tükenmişlik sendromu

Oyuncular Sendikası üyelerinin iş sağlığı ve güvenliği koşulları ile Tükenmişlik Sendromu düzeylerinin saptanması amacıyla yapılan tanımlayıcı araştırma Ağustos-Kasım 2019 tarihlerinde tamamlanmıştır. Duygusal Tükenme (DT), Duyarsızlaşma (Duy) ve Kişisel Başarı (KB) alt ölçeklerinden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeğini (MTÖ) içeren anket formu Sendika üyesi 1337 kişiye e-anket olarak gönderilmiştir. Araştırmaya 152 kişi katılmıştır (%11,3), %46,1'i kadındır, yaş ortancası 42,0 dir, %38,8'i SGK 4/B statüsü ile çalışmaktadır; %29,6'sının son 12 ayda çalıştığı işlerde iş kazası yaşanmıştır; en sık iş kazası yaşanan ortam dizi setidir. Elli yaş altında olanlar, çocuğu olmayanlar, kronik hastalığı olanlar, kendi sağlık durumunu orta olarak görenler, düzenli fizik aktivite yapmayanlar, çalıştıkları dönemlerde 6 saat ve altında uyuyanlar, uykularını düzensiz ve kalitesiz görenler, iş stresi düzeyi 6 puan ve üzerinde olanlar, son 12 ayda 8 aydan daha kısa süre çalışanlar, şimdi olsa oyunculuk hayatına başlamayı istemeyenler, işveren, rol arkadaşları ve diğer çalışanlar ile ilişkileri daha kötü olanlar, sözel şiddet ve "mobbing" yaşamış olanlar, sağlık hizmetlerinden yararlanmada her zaman-sıklıkla sorun yaşayanlar MTÖ üç alt ölçeğinden en az birine göre daha fazla tükenmiştir (p<0,05). Alt ölçek puanları ortancalarından bölünerek iki grup oluşturulmuş, her üç alt ölçek için iki lojistik regresyon modeli kurulmuştur. Çalıştıkları dönemlerde 6 saat ve altında uyuyanlar duygusal tükenme (DT) (OR=5,74; %95 GA=2,16-15,27) ve duyarsızlaşma (Duy) (OR=4,14; %95 GA=1,66-10,35), iş stresi düzeyleri 6 puan ve üzerinde olanlar DT (OR=8,23;% 95 GA=3,07-22,08) ve Duy (OR=3,18; %95 GA=1,30-7,73), "mobbing" yaşamış olanlar Duy (OR=4,10; %95 GA=1,63-10,34), kendi sağlık durumlarını orta olarak görenler kişisel başarı (OR=5,24; %95 GA=1,58-17,35) alt ölçeklerinde daha yüksek tükenmişliğe sahiptir (p<0,05). Oyuncuların iş sağlığı ve güvenliği ortam koşulları ve çalışma koşulları düzenlenmelidir, oyuncuların bu konulara ilişkin farkındalığını artıracak çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: İş sağlığı ve güvenliği, Oyuncu, Tükenmişlik Sendromu

OyunculukSendikalarTükenmişlik+4
Ahmet Koçak
Hacettepe University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelik lisans programlarında görevli akademisyenlerin duygusal emek düzeyleri ve duygusal emek, iş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Hemşirelik eğitiminin teorik ve uygulamayı içermesi, hemşire akademisyenlerin hem öğretim sürecinde öğrenciler ile hem de uygulamada birey, aile ve diğer sağlık bakım profesyonelleri ile etkileşim içinde olmalarını gerektirmektedir. Hemşire akademisyenler, eğitimle ilgili sorumluluklarının yanı sıra, akademik kariyerlerinde ilerleyebilmek için araştırmalar yapmak, bilimsel toplantılara katılmak, yayınlarla bilimsel bilgiye katkıda bulunmak ve idari işleri de yerine getirmek zorundadırlar. Bu nedenle duygusal emek akademik yaşamın önemli bir parçasıdır. Bu tanımlayıcı ve ilişkisel araştırma, hemşirelik lisans programlarında görevli akademisyenlerin duygusal emek düzeyleri ve duygusal emek, iş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesindeki devlet Üniversitelerinde çalışan 474 hemşire akademisyen üzerinde 2019 yılında yapılmıştır. Araştırmanın yürütülebilmesi için etik kurul onayı, ilgili Üniversitelerden resmi izin, ölçüm araçlarının Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapan yazarlar ve katılımcılardan aydınlatılmış onam alınmıştır. Veriler "Tanımlayıcı Özellikler Formu", "Duygusal Emek Ölçeği", "Kopenhag Tükenmişlik Envanteri" ve "Minnesota İş Doyumu Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Kolmogorov Smirnov, skewness ve kurtosis değerleri, t testi, tek yönlü varyans analizi, Hiyerarşik regresyon modeli ve yapısal eşitlik modeli olan yol analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; akademisyenlerin en fazla doğal, samimi duyguları sergilediği (4.38±0.65), onu sırasıyla derinden rol yapma (2.89±1.22) ve yüzeysel rol yapmanın (1.84±0.79) takip ettiği belirlenmiştir. Hemşire akademisyenlerin, tükenmişlik ve iş doyumu ile ilgili elde ettiği en yüksek puan ortalamaları "İş ile ilgili tükenme" (48.32±15.3) ve "İçsel iş doyumu" (46.32±6.79) alt boyutlarındadır. Duygusal emeğin tükenmişlik ve iş doyumunu etkileyen bir belirleyici olduğu saptanmıştır. Sonuçlar, yüzeysel rol yapma ile tükenmişlik tüm alt boyutları arasında pozitif, doğal duygular ile tükenmişlik arasında negatif ilişki olduğunu göstermiştir. Hemşirelik Fakültesi'nde çalışmak iş ve öğrenci ile ilgili tükenmeyi artırmış iken; araştırma görevlisi/öğretim görevlisi unvanında çalışmak ve kadın olmak kişisel tükenmeyi artırmıştır. Derinden rol yapmanın ve doğal duyguların, iş doyumunu artırdığı; araştırma görevlisi/öğretim görevlisi unvanında çalışmanın, kişisel tükenmenin ve iş ile ilgili tükenmenin ise iş doyumunu azalttığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, akademisyenlerin öğrencileriyle etkileşimleri sürecinde derinden rol yapmanın ve doğal duyguların önemine ilişkin farkındalığının artırılmasına yönelik bilimsel etkinliklere yer verilmesi, akademik ortamda tükenmişlik ve iş doyumunu etkileyen faktörlerin incelenmesine yönelik ileriye dönük araştırmaların yürütülmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademi, duygusal emek, hemşirelik, hemşirelik eğitimi, iş doyumu, tükenmişlik

Akademik personelDuygusal emekHemşirelik+6
Nadiye Barış Eren
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Nitelikli ve kaliteli hasta bakımı hasta güvenliği ile yakından ilişkilidir. Hasta güvenliğinin sağlanması için hasta güvenliği kültürünün oluşturulması gerekmektedir. Hemşirelerin hasta güvenliği kültürü algısı kurumun da hasta güvenliği kültürünün temelini oluşturmaktadır. Ancak hasta güvenliği kültürü pek çok faktörden etkilenmektedir. Bu araştırmanın amacı, cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tanımlayıcı türdeki bu araştırma 03.07.2020-14.12.2020 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi cerrahi kliniklerinde çalışan 60 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Tanıtıcı Bilgiler Formu, Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çalışma kapsamına alınan hemşirelerle yüz yüze görüşülerek elde edilmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin tamamı lisans mezunu ve %80'i kadındır. Hemşirelerin yaş ortalaması 30,97±4,80 yıl ve meslekteki ortalama deneyimleri 7,26±4,85 yıldır. Hemşirelerin %91.7'si servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Haftalık çalışma saati ortalama 48.05±4.52 saattir. Hemşirelerin %80'i daha önce hasta güvenliği konusunda eğitim almıştır. Hemşirelerin Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği (HGKÖ) toplam puanı 2,76±0,37; Tükenmişlik Ölçeği (TÖ) toplam puanı 4,52±0,81 puandır. TÖ toplam puanlarına göre hemşirelerin %73,4'ü tükenmiş olarak kabul edilmekte ve %6,7'sinin ise derhal yardım alması gerekmektedir. Hemşirelerin TÖ puanı arttıkça HGKÖ puanı azalmakta iken; TÖ puanı azaldıkça HGKÖ puanı artmaktadır (p<0.05). Hemşirelerin haftalık çalışma saati, haftalık gece vardiyası sayısı ve son bir yılda bulunduğu klinikte hasta güvenliği ile ilgili bir sorunla karşılaşma durumu HGKÖ puanını azaltıcı yönde etkilemektedir. Hemşirelerin yaşı, haftalık çalışma saati ve meslekten memnuniyet düzeyi TÖ puanını artırıcı yönde etkilemektedir. Çalışma sonuçlarına göre; hemşirelere hasta güvenliği konusunda verilen eğitimlerin içerik ve veriliş biçimi açısından gözden geçirilmesi, hemşirelerin meslekten memnuniyetini artırıcı faaliyetler düzenlenmesi ve kurumda gerekli hemşire istihdamının sağlanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, cerrahi hemşireliği, hasta güvenliği kültürü, tükenmişlik.

Hasta güvenliğiHemşirelerHemşirelik+4
Kübra Tosun
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinde tükenmişlik sendromu ile öğrenme yaklaşımları, eğitim ortamı ve akademik başarı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Günümüzde bir halk sağlığı krizi kabul edilen, hekimlerin tükenmişlik sendromunun, kariyerlerinin erken dönemlerinde, tıp eğitimleri sırasında ortaya çıktığını gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. Tükenmişlik sendromu; özellikle insanlarla yüz yüze çalışılan mesleklerde görülen, iş yerinde maruz kalınan yoğun stres durumuna karşı çalışanlarda gelişen bir fenomendir. Öğrenme yaklaşımının, bir kişilik özelliği olmadığı ve ortamsal etkenlere göre değişime uğradığı gösterilmiştir. Tıp öğrencilerinde görülebilen tükenmişliğin, öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını etkileyebileceği düşünülebilir. Yapılan çalışmalarda eğitim ortamı algısı ile tükenmişlik arasında güçlü bir ilişki saptanmıştır. Bu bağlamda, biz bu çalışmada, tıp fakültesi öğrencilerinin, tükenmişlik düzeylerinin belirlenerek, öğrenme yaklaşımlarının, eğitim ortamlarının ve öğrenme çıktıklarının, tükenmişlik düzeyinden etkilenip etkilenmediğini ve birbiriyle ilişkilerini göstermeyi amaçladık. Bu amaçla tek merkezli müdahalesiz, kesitsel olarak yapılan tanımlayıcı araştırma planlanmıştır. Veriler Anket formu aracılığı ile elektronik ortamda toplanmıştır. Anket formunda sosyodemografik özellikler ve akademik başarıyı inceleyen bölüm, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, ASSIST ve DREEM-TR ölçekleri bulunmaktadır. Araştırmaya HÜ Tıp Fakültesi' nde İngilizce ve Türkçe Tıp programına devam eden dönem-6 öğrencilerinden, katılmayı kabul eden ve anketi dolduran 241 öğrenci dahil edilmiştir. Öğrencilerin, yaş ortalaması 23,79 ± 1,13 ve %58,9' u kadındır (n:142). Araştırma kapsamındaki öğrencilerin Maslach Tükenmişlik Ölçeği, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt ölçekleri puanı ortalaması sırasıyla 17,54; 7,14 ve 12,95 olarak saptanmıştır. Öğrencilerinin en çok stratejik öğrenme yaklaşımını benimsedikleri, akademik başarı puanı düşük olan öğrencilerinse daha çok yüzeysel öğrenme yaklaşımını benimsedikleri ve bu öğrencilerin tükenmişlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin eğitim ortamı algılarının genel olarak problematik olduğu ve eğitim ortamı algıları olumsuz olan öğrencilerin tükenmişlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak tıp fakültelerinde etkili ve başarılı bir öğrenmenin gerçekleşmesi, tükenmişlik oranının azaltılması ve hasta güvenliğinin sağlanması için, eğitim ortamının yetersiz unsurlarını gidermek gerekmektedir.

Akademik başarıEğitim ortamıTükenmişlik sendromu+4
Lale Özışık
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Dahili ve cerrahi bilimler araştırma görevlilerinde tükenmişlik sendromu oranlarının karşılaştırılması ve işyeri doyumuyla olan ilişkisinin gösterilmesi

Tükenmişlik sendromu; özellikle insanlarla yüz yüze çalışılan mesleklerde görülen, iş yerinde maruz kalınan yoğun stres durumuna karşı çalışanlarda gelişen psikososyal bir fenomendir. Sağlık çalışanlarında, özellikle hemşireler-doktorlar gibi meslek gruplarında tükenmişlik sendromu gelişme oranlarının yüksek olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Tükenmişliğe karşı olumlu pekiştiricilik özelliği olan en önemli etkenlerden biri de iş doyumudur. Bu çalışmada amaç; Hacettepe Üniversitesi Hastanelerinde dahili ve cerrahi bilimler bölümleri altında çeşitli uzmanlık alanlarında çalışan araştırma görevlilerinin tükenmişlik düzeylerini karşılaştırarak, iş doyumu ile olan ilişkisinin gösterilmesidir. Araştırma; Hacettepe Üniversitesi Erişkin ve Onkoloji hastanesinde 11/2018- 04/2019 tarihleri arasında yapılmıştır, toplam 206 araştırma görevlisi doktor çalışmaya dahil edilmiştir. Veri toplama formları olarak; 18 sorudan oluşan "Sosyodemografik Veri Formu", tükenmişlik sendromunun alt boyutlarının ölçümü için "Maslach Tükenmişlik Ölçeği", iş doyumu değerlendirilmesi için "Minnesota İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya dahil edilen araştırma görevlilerinin yaş ortalaması 27,92±2,72 yıl olup, %48,50'i kadın %51,50'i erkek cinsiyetindedir. Katılımcıların %61,20'si dahili bilimler araştırma görevlisi, %38,80'i cerrahi bilimler araştırma görevlisidir. Araştırma görevlilerinde yüksek düzey duygusal tükenme, orta düzey duyarsızlaşma, yüksek düzey kişisel başarı saptanmıştır (19,35, 8,71, 13,75 sırasıyla). Minnesota İş Doyum Ölçeği (MİDÖ) genel doyum puan ortalaması ise 60,80 olarak saptanmıştır. Çalışmada dahili ve cerrahi bilimler gruplarının tükenmişlik düzeyleri karşılaştırıldığında; cerrahi bilimlerde daha yüksek düzeyde duyarsızlaşma olduğu (9,48 vs. 8,22, p<0,05), diğer iki alt boyutta ve iş doyumunda anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. 9 saatin üstünde çalışanlarda (20,31 vs. 14,97 and 9,21 vs. 6,43 both p<0,05), nöbet tutmayanlara göre nöbet tutanlarda (19,94 vs. 15,60 and 9,83 vs. 6,23 both p<0,05), hekimliğe devam etmek istemeyenlerde (23,84 vs. 17,19 and 10,67 vs. 7,76 both p<0,05), sigara-alkol kullananlarda (22,00 vs. 18,50 and 10,28 vs. 8,21 both p<0,05) daha yüksek duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeyleri bulunmuştur. Duygusal tükenme puanı ile genel doyum puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzey negatif bir ilişki, duyarsızlaşma puanı ile genel doyum puanları arasında orta düzey negatif bir ilişki, kişisel başarı puanı ile genel doyum puanları arasında orta düzey negatif bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak; çalışmamızda tükenmişlik sendromu tüm araştırma görevlilerinde yüksek düzeyde bulunmuştur, nöbet tutmanın-sigara-alkol kullanımının-uzun çalışma saatlerinin tükenmişlikle alakalı olduğu görülmüştür. İş doyumunu tükenmişlik üzerinde negatif ilişkisi olduğu gösterilmiştir. Tükenmişlik için daha genel yorumlar yapılabilmesi için daha geniş bir örneklem ile çok merkezli çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Araştırma görevlileriCerrahiDoktorlar+7
Musa Topel
Hacettepe University
2019
00

Related subjects